16 Temmuz 2016 Cumartesi

16.07.2016 Genel Gündem



16.07.2016

GÜNDEM

Geçti O Günler
Ankara'da jetlerin alçak uçuş yaptığı saatlerde askerler Fatih Sultan Mehmet ve Boğaziçi köprülerinde de ulaşımı durdurdu. Köprü gişelerinin olduğu bölgede yola barikat kuran askerler darbe girişimini protesto etmek için Boğaz Köprüsü'nü yürüyerek geçmek isteyen vatandaşlara izin vermedi. Askerler öfkeli vatandaşları durdurmak için ateş açtı. 5 sivil yaralandı. Vatandaşlar geri döndü. Dün gece 22.00 sıralarında bir grup asker İstanbul'da Fatih Sultan Mehmet ve Boğaziçi köprülerine giderek ulaşımı kapadı. Aynı saatlerde Ankara'da savaş uçakları alçak uçuş yaptı. Kısa süre içinde bu askerlerin darbe girişiminde bulunduğu ortaya çıktı. Kendilerine 'Yurtta Sulh Konseyi' adını veren askerler Ankara'da TRT binasını basıp yönetime el koyduklarını duyurdu. TRT'de spiker darbe bildirisini okuduktan sonra TÜRKSAT, TRT'nin yayınını kesti. Bunun üzerine darbeci askerler helikopterle TÜRKSAT'ın Ankara Gölbaşı'ndaki tesislerine ateş açtı. Darbeciler İstanbul Vatan Caddesi'ne, Bayrampaşa'daki Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nün önüne, İstanbul Boğazı'na ve Atatürk Havalimanı'na da çok sayıda tank gönderdi. Atatürk Havalimanı'nda uçuş kulesini basan askerler tüm uçuşları durdurdu. Ankara'da jetlerin alçak uçuş yaptığı saatlerde askerler Fatih Sultan Mehmet ve Boğaziçi köprülerinde de ulaşımı durdurdu. Köprü gişelerinin olduğu bölgede yola barikat kuran askerler darbe girişimini protesto etmek için Boğaz Köprüsü'nü yürüyerek geçmek isteyen vatandaşlara izin vermedi. Askerler öfkeli vatandaşları durdurmak için ateş açtı. 5 sivil yaralandı. Vatandaşlar geri döndü. Askerler Boğaz Köprüsü'nü trafiğe kapadıkları sırada çevrede şüpheli olarak gördükleri bazı kişileri gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında sivil polislerin de olduğu ileri sürüldü. Şüphelileri yere yatıran askerler, polislerin silahlarına da el koydu.
Hürriyet


Devletin Arşivini Kopyalamışlar
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Ankara 4. Ağır Mahkemesi'ne sunulan, Fetullah Gülen'le birlikte 73 kişinin şüpheli olduğu iddianamede, ilginç değerlendirmelere yer verildi. İddianamede örgütün, 2005'ten sonra kitlesel şekilde mensuplarını her kuruma yerleştirerek, devleti ele geçirmeye başladığı belirtildi. Yargı, Mülkiye ve Emniyet ile başlayan ele geçirmenin Türk Silahlı Kuvvetleri ve diğer kurumlarla devam ettiği anlatıldı. İddianamede özetle şu değerlendirmeler yer aldı: Örgütün, 'kendinden olmayan veya örgüte katılmayan herkesi düşman görüp kurumdan imha ettiği' ifade edilerek şöyle denildi: "Siyasi iktidar dahil ülkedeki herkes bu örgütün gücünden endişe etmeye ve çekinmeye başlamıştır. Örgüt, devleti artık ele geçirdiğini ve hiçbir şekilde durdurulamayacağını, artık siyasi alana hâkim olup ülke ekonomisini yönetme zamanı geldiğini düşünerek fiili hâkimiyeti için operasyonlara başlamıştır. FETÖ, siyaseti ve Türkiye'nin idaresini kendine göre dizayn etmek ve onun içinde rol alan insanları gerektiği zaman, gerektiği şekilde tehdit edebilmek, belki yönlendirebilmek için her zaman bilgi toplamış ve bu bilgileri ileride kullanmak için elinde tutmuştur. Cemaat, bütün devlet kurumlarının arşivlerine sahiptir ve bu ülke güvenliği açısında çok büyük bir tehlikedir. Örgüt, devletin bütün hafızasını kopyalayıp elde etmiştir. Bütün arşivlerini ve depolanan her türlü gizli veya gizli olmayan bilgiyi, devlet sicillerini, depolanan her belgeyi ve tapu, nüfus, okul, üniversite, hastane, adli sicil, istihbari bilgiler ve her türlü bilgiyi 1995 yılından beri elde etmiştir. Devletin her tür bilgisi halen bu örgütün de elinde bulunmaktadır. Devletin siber güvenliği sağlaması, örgütün elinden kamu kurum ve kuruluşlarını kurtarması acil ve öncelikli mutlak bir zorunluluktur. Örgütün çok önemli gizli bilgileri elektronik ortamda ele geçirmesi basit bir iştir. Örnek olarak 12 bin hâkim-savcının açık ve gizli sicil bilgileri, basit bir harici diske yüklenip örgüt merkezine gönderilebilmekte, yabancı ülke istihbaratı bu bilgileri kopyalayıp elde edebilmektedir. Bir ülkenin yargı teşkilatının her türlü bilgisinin diğer devletin istihbaratının elinde olması korkutucu bir durumdur." "Mahkeme kararlarıyla veya karar alınmadan yapılan eski dinleme arşivi silinmiştir" denilen iddianamede, "Örgütün elindeki bütün kuruluşlar, 17 - 25 Aralık 2013 sonrası sakıncalı belge ve bilgileri silmişlerdir. Buralarda kullanılan bilgisayar hard diskleri değiştirilmiştir. Türkiye genelinde arama yapılan örgüt kuruluşlarında, bilgisayar hard disklerinin değiştirildiği tespit edilmiştir. Kamu kurum ve kuruluşlarında hukuka aykırı yapılan işlerin üzerini örtmek için bilgi ve belgeleri yok etmeleri de örgütün konusu suç teşkil eden bir faaliyetidir" değerlendirmesi yapıldı.
Hürriyet

Askeri Kalkışmayı Köse Planladı İddiası
İstanbul ve Ankara'daki askeri kalkışmanın bir süre önce görevden alınan Genelkurmay Adli Müşaviri Albay Muharrem Köse başkanlığında planlandığı belirtildi. Askeri kaynaklar, İstanbul ve Ankara'daki askeri kalkışmanın görevden alınan Albay Köse başkanlığında planlandığını kaydetti. Albay Köse'nin yanı sıra Albay Mehmet Oğuz Akkuş, Binbaşı Erkan Ağın, Yarbay Doğan Uysal gibi isimlerin olduğu ifade edildi. Bu arada kalkışmayı gerçekleştiren askerlere yönelik operasyon başlatıldığı ve bir kısmının gözaltına alındığı bildirildi. Dün saat 22.30 sıralarında TRT ve Telekom gibi kurumların askeri kalkışmayı yaptığı belirtilen grup tarafından ele geçirildiği bilgisi sosyal medyaya yansıdı. Bu dakikalarda TRT kanallarında yayın durduruldu. TRT Haber'de bu saatten itibaren yalnızca hava durumu haberleri yayınlandı. Daha sonra Yurtta Sulh Konseyi adıyla TRT Spikeri Tijen Karaş tarafından saat 00.13'te bir bildiri okundu. Bildiride, şunlar kaydedildi: "Cumhuriyetimizin karşı karşıya kaldığı hukuk devleti önündeki yolsuzluğu engellemek, devletin yönetimini teşkil edilen Yurtta Sulh Konseyi her türlü tedbiri almıştır. Meşruiyetini kaybetmiş siyasi iktidara görevden el çektirilmiştir. Mahkemeler önünde hesap vermesi için gereken yapılacaktır. Tüm yurtta sıkıyönetim ilan edilmiştir. İkinci bir emre kadar sokağa çıkma yasağı vardır. İlave tedbirler getirilmiştir. Yurtta Sulh Konseyi din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın yeni bir anayasa tesis edilene kadar Yurtta Sulh Konseyi tedbirleri almıştır. Tüm vatandaşlarımıza saygıyla duyurulur. Bu metnin tüm Türkiye Cumhuriyeti kanallarında yayınlanması Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bir emridir. Türkiye Cumhuriyeti'nin değerli vatandaşları. Sistematik bir şekilde sürdürülen anayasa ve kanun ihlalleri devletin temel nitelikleri ve hayati kurumlarının varlığı açısından önemli bir tehdit haline gelmiş, Türk Silahlı Kuvvetleri de dahil olmak üzere devletin tüm kurumları ideolojik saiklerle dizayn edilmeye başlanmış ve dolayısıyla görevlerini yapamaz hale getirilmiştir. Gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde olan Cumhurbaşkanı ve Hükümet yetkilileri tarafından temel hak ve hürriyetler zedelenmiş, kuvvetler ayrılığına dayalı laik ve demokratik hukuk düzeni fiilen ortadan kaldırılmıştır. Devletimiz uluslararası ortamda hak ettiği itibarını yitirmiş ve evrensel temel insan haklarının gözardı edildiği, korkuya dayalı otokrasi ile yönetildiği bir ülke haline getirilmiştir. Siyasi idarenin aldığı hatalı kararlarla mücadaleden geri durduğu terör tırmanarak birçok masum vatandaşımızın ve teröristle mücadele eden güvenlik görevlilerimizin hayatına mal olmuştur. Bürokrasi içerisindeki yolsuzluk ve hırsızlık ciddi boyutlara ulaşmış, ülke sathında bununla mücadele edecek hukuk sistemi işlemez hale getirilmiştir. Hiçbir vatandaşımızın zarar görmesine izin verilmeyecek. Kamu düzeninin bozulmasına fırsat verilmeyecektir. Hiçbir ayrım yapılmaksızın tüm vatandaşlarımızın ifade özgürlüğü, mülkiyet hakkı, evrensel temel hak ve hürriyeti, Yurtta Sulh Konseyi'nin teminatı altındadır. Yurtta Sulh Konseyi üniter devlet yapısı içinde dil, din, etnik köken ayrımı yapmaksızın toplumun tüm kesimlerini kapsayacak bir anayasa hazırlanmasını en kısa zamanda sağlayacaktır. Çağdaş, demokratik, sosyal, laik hukuk ilkelerine dayalı anayasal düzen tesis edilene kadar Yurtta Sulh Konseyi ulusumuz adına her türlü tedbiri alacaktır. Tüm vatandaşlarımıza saygıyla duyurulur. Yurtta Sulh Konseyi."
Milliyet

Meclıs'e Bomba
Askeri kalkışmanın ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Genelkurmay Başkanlığı da bombaların hedefi oldu. Saat 02.30 sıralarında TBMM kampusune tankla ateş edildi. Muhalefet kulisinin camlarının kırıldığı, binanın toz içinde kaldığı ifade edildi. Aynı dakikalarda İçişleri Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve TBMM'nin bulunduğu yerleşkenin üzerinde bulunun bir savaş helikopterine doğru İçişleri Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı tarafından ateş açıldı. Bu sırada helikopter tarafından kamu kurumlarına doğru ateş açıldığı görüldü. TBMM Genel Kurul Salonu'nda toplanan 100 kadar milletvekili bombaların atılmasının ardından başka bir salona geçti. Saat 03.20 sıralarında meydana gelen patlamada Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ın makam odasının bulunduğu bölümün hedef alındığı belirtildi. Genelkurmay Basın Dairesi'ne girerek, "korsan" bildiriyi kaleme alan askerlerden ikisinin öldürüldüğü iddia edildi. Öte yandan Anadolu Ajansı'nın haberine göre, savaş uçakları Çankaya Köşkü semalarından alçaktan uçuş yaparken iki şiddetli patlama sesi duyuldu. Çankaya Köşkü etrafında yoğun güvenlik önlemi alan polis ekipleri, havaya uyarı ateşi açtı. Zaman zaman Çankaya Köşkü etrafında sorti yapan uçakların geçişi sırasında iki şiddetli patlama sesi duyuldu. Darbe girişimini protesto etmek için Çankaya Köşkü'ne çıkan yollara araçlarıyla barikat kuran vatandaşlar, bu sırada Çankaya Caddesi'nde ilerleyen dört zırhlı muharebe aracının önüne geçmeye çalıştı. Vatandaşların bu girişimleri sırasında askeri araçlar, Çankaya Köşkü etrafından uzaklaştı.
Milliyet

'Demokrasiden Taviz İstiklalden Kopmak Demektir'
Başbakanlık kaynaklarından yapılan açıklamaya göre, Bahçeli, Başbakan Yıldırım'ı telefonla aradı. Devlet Bahçeli, kalkışmanın kabul edilemez olduğunu belirterek, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin yanında olduklarını kaydetti. Devlet Bahçeli yazılı bir açıklama da yaptı ve açıklamasında şunları söyledi: "Türkiye Cumhuriyeti olağanüstü ve gayri meşru bir durumla karşı karşıyadır. Türk Silahlı Kuvvetleri içinden bir grubun askeri müdahalede bulunmak, yönetimi devralmak istediği iddia edilmektedir. Demokrasiyi askıya alma, millet iradesini yok sayma teşebbüsünün ülkemize yapılacak büyük bir hata olacağı açık ve meydandadır. Türkiye yakın tarihinde defalarca askeri darbe girişim ve tecrübesini yaşamıştır. Türk milleti her seferinde darbelerin yıkım ve acı sonuçlarına muhatap kalmıştır."
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 131,0834-131,2599       
ABD Doları 3,0469-3,0500/ Euro3,3488-3,3731/ İngilizSterlini 4,0154-4,0288


Büyüme Yüksek Ama Size Yetmez
Eknomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nden (OECD) Türkiye'ye büyüme ve tüketim uyarısı geldi. OECD Genel Sekreteri Angel Gurria, "Büyüme yüksek ama yetmez. Daha hızlı koşmanız lazım. Otomatik pilota bağlanıp devam edilemez. Büyümenin dengelenmesi lazım" dedi. Tüketime yönelik de uyarlarda bulunan Gurria, parası olmayanların dahi borçlanarak para harcadığını vurgulayarak, "Sattığınızdan fazla alıyorsunuz, aradaki farkı karşılamanız lazım. Haneler harcama yapıyor, delik oluşuyor" diye konuştu. OECD'nin Türkiye Ekonomik İnceleme Raporu'nun tanıtımı dün Fransa'dan gelen OECD Genel Sekreteri Gurria ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'in katılımı ile Gaziantep'de yapıldı. Toplantıya, OECD Türkiye Daimi Temsilcisi Erdem Başçı da katıldı. Gurria, Türkiye'nin yüzde 4 ile pek çok ülkeden fazla büyümesine rağmen ilerlemek için daha hızlı koşması gerektiğini belirterek, "Koşu bantları vardır ya. Gerçekten ilerlemek için makineden hızlı olmanız lazım. Yoksa durduğunuz yerde koşarsınız. Türkiye, büyümesini ikiye katladı. Ancak daha fazlasını denemeye ihtiyacınız var. Türkiye'nin hata yapmak için küçük bir alanı var. Büyümeniz yüksek duruyor ancak ihtiyacı karşılaması için yeterli değil" dedi. Yalnızca otomatik pilotla yola devam edilemeyeceğini kaydeden Gurria, "Büyüme dengesiz, dengelenmesi gerekiyor. Tüketim artıyor. Tüketici borçları kontrol dışına çıkınca balon oluşur. Balon da her zaman patlar. Herkes borç alarak bile olsa para harcıyor. Sattığınızdan fazla şey alıyorsunuz. Sonrasında rakamlar bozuluyor. Dış açık fazla olursa da piyasa endişelenir. Bir yatırım bankası uyarı notu yayınlar, derecelendirme kuruluşu devreye girer ve psikoloji bir anda değişir. Krediler maliyetli olur" uyarısında bulundu. Haneler harcamaya devam ederse delik oluşacağına dikkat çeken Gurria, "Deliği kapatmak için de dış borç alırsınız. Bu sefer güveni kaybedersin ve para gelmez" dedi.
Hürriyet

Karşılıksız 'Çek'e Hapis
Şirketlere kayyum atanması ve çekte yeni dönem düzenlemelerini içeren, torba yasa önceki gece geç saatlerde yasalaştı. Varlık barışı düzenlemesi ise metinden çıkarıldı. Yasa ile iflas ertelemeye yeni kurallar getirilirken, karşılıksız çeke hapis cezası kesinleşti. Yeni düzenlemeye göre belli bir miktarın üzerinde ihracat yapanlara da yeşil pasaport verilecek. 77 maddelik yasa şu düzenlemeleri içeriyor: Çek hesabı açtırmak isteyenler bankaya adli sicil kaydı verecek. Kişinin kimlik numarası, şirket ise MERSİS numarası çek üzerine yazılacak. Çek hesabı sahibi ile düzenleyenin farklı kişiler olması halinde, ayrıca düzenleyenin kimlik numarası da yazılacak. Böylece, çekin karşılıksız çıkması durumunda çek hesabı sahibine karşı yapılacak başvurularda doğru kişiye ulaşılması hedefleniyor. Çeklerde seri numarasıyla karekod bulunması zorunlu hale gelecek. Yabancı banka tarafından bastırılan çeklerde seri numarası veya karekodun bulunmaması senedin çek olarak geçerliliğini etkilemeyecek. Karekodlu çek düzenlenen lehtar, teslim aldığı çeki sisteme kaydedecek. Çek alacaklıları, çek sahibine karekod aracılığıyla ulaşacak. Çeki karşılıksız çıkan kişi hakkında, hamilin şikayeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, 1500 güne kadar adli para cezasına hükmolunacak. Adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması halinde yasağın devamına hükmedecek.
Milliyet

Trafik Sigortasında İndirim Olmazsa Müdahale Edilecek
16.5 milyon taşıt sahibini ilgilendiren trafik sigortasında beklenen indirim gelmeyince Hükümet harekete geçiyor. Konuyla ilgili şikayetler Başbakan Binali Yıldırım'a kadar ulaşınca ekonomi yönetimi konuya el attı. Bakanlar Kurulu'nda net bir tavır sergilenmesine yönelik görüş çıktı. Edinilen bilgilere göre birkaç hafta içerisinde tatmin edici indirim olmaz ise Hazine Müsteşarlığı tarafından fiyatlara müdahale edilerek tavan fiyat uygulamasına geçilecek. Sigorta şirketlerinin talebi doğrultusunda yapılan değişiklikleri içeren Kanun bu yılın nisan ayında yürürlüğe girmesine rağmen firmaların indirime yanaşmadığı gözlendi. Sigorta şirketlerinin Hazine'nin tüm uyarılarına rağmen 10-15 liralık göstermelik indirim yaptığına dikkat çeken üst düzey bir ekonomi yetkilisi, "Şikayetler Başbakan Yıldırım'a kadar ulaştı. Kabine seviyesinde konu gündeme geldi. Bakanlar Kurulu'nda sabrın taşmak üzere olduğu ve şirketlerin son şanslarını kullandığı ifade edildi. Firmalar göstermelik indirime devam ederse Kanunun 12. maddesindeki tarife yapma yetkisi kullanılacak" diye konuştu. Hazine, trafik sigortasında 10-15 liralık değil en az yüzde 15-20 oranında indirim bekliyor. Hazine Müsteşarlığı'nın verilerine göre ortalama 800 lira olan fiyatın 500-600 TL'ye kadar gerilemesi bekleniyor. Hazine'nin elinde bu kapsamda iki yaptırım bulunuyor. Birincisi tavan fiyat uygulamasına gidilmesi ikincisi ise tarifelerin Hazine tarafından belirlenmesi. Tarife sistemi 2008 yılına kadar uygulanıyordu. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'in uyarılarının ardından sektörün göstermelik indirim yaptığı ortaya çıkmıştı. Hazine verilerine göre Aralık 2015'te ortalama 400 TL civarında olan bir poliçe bedeli 1 Haziran itibariyle 800 Türk Lirası'na yükseldi. Sadece otomobillerde ortalama fiyat 700 lirayı buldu.
Star

Sorunlu Krediden Korkmuyoruz
Bankaların KOBİ kredilerinde tahsili geciken alacak oranı yüzde 5'e yaklaştı. Buna karşın Türkiye Bankalar Birliği'ne (TBB) göre sorunlu kredilerde korkulacak bir şey yok. TBB Başkanı Hüseyin Aydın tahsili gecikmiş alacakların seyrinin beklenti aralığında ve kredi risklerinin yönetebilir düzeyde olduğunu bildirdi. Aydın, bankacılık sektöründe 2016 yılının ilk yarısındaki gelişmeleri değerlendirdi. Aydın, bankacılık sektörünün büyümenin finansmanına katkı vermeye devam ettiğini, ilk yarıda sabit kurlarla ve 12 aylık bazda kredilerin yüzde 10 arttığını, kurumsal krediler yüzde 12 büyürken; bireysel kredilerdeki artışın yüzde 6 olduğunu belirtti. Aydın, sorunlu kredilere ilişkin de şu değerlendirmede bulundu: "Tahsili gecikmiş alacakların toplam kredilere oranı yıl sonuna göre 0.6 puan artarak yüzde 3.4 olmuştur. Bu oran kurumsal kredilere yüzde 3, bireysel kredilerde yüzde 4.5, KOBİ kredilerinde ise yüzde 4.6 düzeyindedir. Tahsili gecikmiş alacakların seyri beklenti aralığındadır. Büyümeyi destekleyen proaktif politikalar, likiditeyi destekleyen uluslararası sermaye akımlarının yeniden artması, kurlardaki oynaklığın azalması ve faiz oranlarının aşağı yöndeki seyri yanında teminat yapısı ve bankaların mali bünyelerinin sağlamlığı dikkate alındığında kredi riskleri yönetilebilir düzeydedir. "
Vatan

Thy'de Yolcu Sayısı 30.1 Milyona Ulaştı
Türk Hava Yolları'nın (THY) yolcu sayısı, yılın ilk yarısında 30.1 milyona ulaştı. THY'nin Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yer alan açıklamasına göre, Ocak-Haziran 2015 döneminde 28.5 milyon olan yolcu sayısı, bu yılın aynı döneminde yüzde 5.5 artış kaydetti. Yolcu sayısındaki artış, iç hatlarda yüzde 7.7, dış hatlarda yüzde 3.9 oldu. Dış hatlar Business Class yolcu sayısı ve dıştan dışa transfer yolcu sayılarında Ocak-Haziran 2015 dönemine göre sırasıyla yüzde 5.2 ve yüzde 18.5 artış sağlandı. THY'nin yolcu doluluk oranı 3.9 puanlık düşüşle yüzde 73.7 oldu. Ocak-Haziran 2015 döneminde 71.4 milyar olan toplam arz edilen koltuk Km (AKK), bu yılın aynı döneminde yüzde 14.6 artışla 81.8 milyara ulaştı. Geçen yılın Ocak-Haziran döneminde 55,4 milyar olan ücretli yolcu Km (ÜYK), 2016'nın aynı döneminde yüzde 8.7 artarak 60.3 milyara ulaştı. Uçulan şehir sayısı 290, iç hat şehir sayısı 49, dış hat şehir sayısı 241 ve uçak sayısı da 329'a yükseldi. Geniş gövde yolcu uçak sayısı 85, dar gövde yolcu uçak sayısı 233, kargo uçak sayısı 11'e çıktı.
Vatan

Tam 26 Ay Sonra
Sanayi üretiminde çarkların hızlanması ve ekonomik aktivideki iyileşme, işsizliğe derman oldu. Türkiye'de işsizlik 6 aydır düşmeye devam ediyor. İşsizlik güçlü sanayi üretimiyle son 11 ayın en düşük seviyesine geriledi. İşsizlik oranı Nisan ayında 0.3 puan düşüşle yüzde 9.3 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılımın artmasına rağmen son 1 yılda 1 milyon kişi iş sahibi oldu. İstihdam edilenlerin sayısında tüm zamanların en yüksek rakamına ulaşıldı. Genç nüfusta işsizlik 23 ayın dibine geriledi. TÜİK'in verilerine göre, tarımdışı işsizlik 0.6 puan gerileyerek yüzde 11 olarak gerçekleşti. İstihdam edilenlerin sayısı 27 milyon 638 binle rekor kırdı. İstihdam artışlarının ağırlıklı olarak sanayi sektöründe olduğu göze çarptı. İstihdam, Nisan'da Mart'a göre tarımda 37 bin kişi gerilerken, inşaatta 7 bin kişi arttı. Turizmdeki kan kaybı nedeniyle hizmetlerdeki istihdam artışı 65 binde kaldı. Sanayide istihdam artışı 86 bin gibi yüksek düzeye ulaştı. Bu, Şubat 2014'te sanayide yakalanan 127 binlik artıştan sonra en büyük zıplama oldu. Böylece sanayide 26 ayın en yüksek istihdam artışı yakalandı. Deniz Yatırım Başekonomisti Özlem Derici, işsizlik oranındaki gerilemenin ekonomik aktivitedeki iyileşmenin bir sonucu olduğu belirtti. Derici, ikinci çeyreğe ilişkin büyüme göstergeleri doğrultusunda önümüzdeki birkaç ayda da bu trendin devam edebileceğine dikkat çekti.
Vatan

Dünya
'İslami Terör Tehdıdı Altındayız'
Ocak ayında 17 kişinin öldüğü Charlie Hebdo, kasım ayında 130 kişinin öldüğü Paris saldırıları sonrasında Fransa, bu kez ülkenin temelini oluşturan "Liberte, Egalite, Fraternite" (Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik) değerlerini kutladığı Bastille Günü'nde hedef alındı. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, ilk yaptığı açıklamada, "Fransa gözyaşları içinde, acı içinde. Ama güçlü, bize zarar vermek isteyen fanatikler karşısında her zaman güçlü olacak" dedi. Tüm Fransa'nın "İslami terör tehdidi" altında olduğunu söyleyen Hollande, kasım ayındaki saldırılar sonrasında getirilen ve 26 Temmuz'da sona ermesi beklenen olağanüstü hal uygulamasını üç ay daha uzattığını açıkladı. Oysa Hollande, sadece birkaç saat önce OHAL'in kaldırılacağını açıklamıştı. Yine aynı konuşmada Fransa'nın Irak'ın ikinci büyük kenti Musul'un terör örgütü IŞİD'den geri alınması için askeri danışmanlarını bölgeye yollayacağını söylemişti. Paris hükümeti, kısa bir süre önce de Charles de Gaulle savaş gemisi filosunun sonbaharda IŞİD ile savaşa destek için bölgeye geri döneceğini ilan etmişti. Nice dehşeti sonrasında "(Saldırının) terörist karakteri reddedilemez" diyen, Fransa'nın sınırlarının güçlendirileceğini belirten Fransa Cumhurbaşkanı, polise güvenliğin sağlanması için 10 bin askeri gücün de destek vereceğini açıkladı. Hollande, daha önceki açıklamalarında 'İslami terör' dememeyi yeğlemişti. Fransa İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve de "Ne pahasına olursa olsun bize saldırmak ve bunu en sert bir şekilde yapmak isteyen teröristlerle savaştayız" dedi.
Hürriyet

Washington Ve Moskova Suriye'de Yine Anlaşamadı
Surıye'deki iç savaşa diplomatik çözüm bulunması için Rusya ile ABD arasında Moskova'da yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadı. Moskova'yı ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında önceki gün yapılan görüşmeler hakkında bilgi veren Kremlin, "Görüşme yapıcı ve samimi ortamda geçti. Ancak kilit maddelerde ortak çizgi oluşturulamadı" dendi. Putin'in basın danışmanı Dimitri Peskov, "ABD Dışişleri Bakanı ile Putin görüşmesi dün (önceki gün) geceyarısına sarktı. Temasın yapıcı ve samimi ortamda gerçekleştiğini söyleyebilirim. Ancak Suriye krizi hakkında dönüm noktası diyebileceğimiz bir gelişme olmadı. Rusya, Suriye krizine nihai siyasi çözüm bulunması için Cenevre sürecinin devam ettirilmesinden yana görüş belirtti. Ayrıca Esad'ın akıbeti konusunda biz tavrımızı değiştirmedik. Suriye'de terörle mücadele meselesinde de Rusya ile ABD arasında ortak hareket etme anlaşmasına varılamadı.
Hürriyet

Paralar Ortaya Saçıldı
Görev yaptığı dönemde sebepsiz zenginleştiği iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında banka hesapları dondurulan eski Arjantin Devlet Başkanı Cristina Kirchner'in özel kasasından yaklaşık 5 milyon dolar nakit para çıktı. Eski Devlet Başkanı'nın Galicia Bankası'ndaki özel hesabının 26 yaşındaki kızı Florence'nin adına kayıtlı olduğu belirtildi. Federal Hakim Julian Ercolini'nin talimatıyla açılan diğer özel kasanın ise boş olduğu ifade edildi. Kasaların kontrol edilmesinin Kirchner'in hesaplarının yeniden işleyebileceği anlamına gelmediğini belirten Hakim Ercolini, "Hesaplar hala dondurulmuş durumda. Ayrıca kasa içindeki paraları fotoğrafladık ve video görüntülerini çektik" diye konuştu. 2007-2015 yılları arasında iktidarda olan Kirchner, iktidarı döneminde ülkedeki dolar piyasasını hileyle kontrol ettiği iddiasıyla devleti dolandırmakla suçlanıyor. Fernandez ve eski eşi Nestor Kirchner'in kurucusu olduğu Los Sauces şirketinin kiraladığı mülklerin, Kirchner çiftine para aktarma amacı taşıdığının ortaya çıkmasının ardından muhalefetten bir milletvekilinin tutuklanmasıyla başlayan soruşturma, 1 Temmuz'da eski devlet başkanının ülkenin güneyindeki mülklerine düzenlenen baskınlarla devam etmişti. Baskınları sert bir dille kınayan Kirchner, halefi olan devlet başkanı Mauricio Macri'yi siyasi zulüm yapmakla suçlamıştı.
Vatan

Çırak Mı Yoksa Yardımcı Mı Olacak?
ABD medyası, Kasım ayında gerçekleştirilecek başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti'yi temsil edecek olan iş adamı Donald Trump'ın başkanlık yarışında kendisine eşlik etmesi için Indiana Valisi Mike Pence'i seçtiğini aktardı. 'Emlak milyarderi' lakaplı işadamının, kızı ve damadıyla birlikte geçtiğimiz çarşamba günü Pence'le bir araya geldiğini ifade edildi. ABD'de 12 yıl süreyle Indiana eyaletinden temsilciler meclisi üyeliği yapan Mike Pence, 2012 yılında eyalet valiliğine seçildi. Cumhuriyetçi Parti'nin muhafazakar kanadını temsil eden gruplarla, özellikle "Çay Partisi" hareketi ile yakın işbirliği içerisinde olan Pence, eşcinsel hakları, göçmenlik yasaları ve dış politika gibi konularda geleneksel cumhuriyetçi çizgiden ayrılmadı. Amerika'nın Irak işgalini destekleyen ve Amerikan ordusunun Irak'tan çekilmesine muhalefet gösteren Mike Pence, Guantanamo'daki hapishanesinin kapatılmasına da karşı çıkıyor. Koyu bir Evanjelist Hristiyan olan ve hitabetteki başarısıyla bilinen Pence, Trump'a olan hayranlığını "Gerçek bir savaşçı, üretken ve birleştiren bir milliyetçi" diyerek dile getirmişti.
Vatan

Postallı Koşu Yerine Bale
Güney Kore ile Kuzey Kore arasındaki askerden arındırılmış bölgenin sınırında görev yapan Güney Koreli askerler, görevleri gereği maruz kaldıkları yoğun stresle mücadelelerine yardımcı olması için bale kursuna gönderiliyor. Sınırda görevli 25. Tümen'e mensup onlarca asker, her hafta düzenli olarak bale kursuna gidiyor. Geçen yıl başlatılan program kapsamında Kore Ulusal Balesi'ne bağlı balerinler, askerlere düzenli olarak ders veriyor. Kurstan geçen yıl mezun olan askerlerin, profesyonel balerinlerle birlikte Tchaikovsky'nin ünlü eseri 'Kuğu Gölü'nü sahneledikleri belirtiliyor. Kore Savaşı'ndan bu yana fiili olarak Pyongyang yönetimiyle savaşta olan Seul'un Kuzey Kore sınırı, dünyanın en fazla silah yığınağı yapılmış sınırı olarak biliniyor.
Vatan

POLİTİKA

Milleti Meydanlara Davet Ediyorum
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, haber kanallarının yayınlarına telefonla görüntülü olarak bağlanarak, yaşanan gelişmenin Silahlı Kuvvetler içerisindeki bir azınlığın kalkışma hareketi olduğunu ve paralel yapılanmanın teşvik ettiği bir hareket olduğunu ifade etti. Erdoğan, şunları kaydetti: "Şu anda bu milletin imkanlarıyla ortaya konmuş olan tankı, topu, uçağını, helikopterini kullanarak milletin üzerine gelmenin bedelini bunlar çok ağır ödeyeceklerdir. Bu konuda gerek Cumhurbaşkanı olarak gerek Başbakanımız, hükümetimiz olarak bizler atılması gereken adımlar neyse dik durmak suretiyle bu adımı atacağız. Bunun bedelini asla bizler farklı bir şekilde yorumlayamayız ve meydanı da onlara bırakamayız. Yapmış oldukları işgalide çok kısa sürede ortadan kaldıracağımıza inanıyorum. Kararlı bir şekilde bu işin üzerine gideceğimizi özellikle bildirmek istiyorum ve bu konuda bu kararlılığımızı kimsenin test etmeye de gücü yetmeyecektir. Bu arada milletime de bir çağrı yapıyorum, oda şudur, milletimizi illerimizin meydanlarına davet ediyorum. Havalimanlarına davet ediyorum ve milletçe meydanlarda, havalimanında toplanalım ve bunların o azınlık grubu, tanklarıyla, toplarıyla gelsinler ne yapacaklarsa halka orada yapsınlar. Halkın gücünün üstünde bir güç ben tanımadım bugüne kadar."
Milliyet

'Fötrünü Alıp Kaçacak Bir Hükümet Yoktur'
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ askeri kalkışma konusunda, "Fötrünü alıp kaçacak hükümet yoktur. Bizim cesetlerimizi çiğnemeleri lazım" açıklamasında bulundu. A haber canlı yayınında soruları yanıtlayan Bozdağ, "Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde herkesin bildiği bir grubun emir-komuta zinciri dışında, FETÖ'nün emir-komuta zinciri altında demokrasiye, hukuk devletine, Meclisimize, hükümetimize, milletin iradesine, Türkiye Cumhuriyeti Devletine, Türk milletine karşı bir hukuk dışı kalkışma söz konusudur" dedi. Bozdağ, şöyle devam etti: "Belli bir yapının fedaileri tarafından yapılmaktadır. Bununla ilgili hükümetimiz gereken her türlü tedbiri almaktadır, gereken yapılmaktadır. Fötrünü alıp kaçacak hükümet yoktur. Bizim cesetlerimizi çiğnemeleri lazım. Demokrasiyi askıya almak için bizi tek tek kurşuna dizmeleri lazım. Buna biz asla izin vermeyeceğiz. Ben bu milletin de buna izin vereceğine asla inanmıyorum. Lütfen, herkes demokrasiye sahip çıksın. 'Demokrasi, hukuk, insan hakları' denirken buna yapılmış bu harekete karşı herkesin bugün sesini yükseltme vaktidir. CHP'sinin, MHP'sinin, HDP'sinin, Meclis dışındaki partilerin, inanan herkesin bunun karşısında sesini en yüksek noktada ifade etmesi lazım. Herkesin bu noktada tavır koyması ve demokrasiye, milli iradeye sahip çıkması lazım. Mesele AK Parti meselesi değil, mesele Türkiye, demokrasi, hukuk devleti meselesidir. Onun için de bizim demokrasimize, hukuk devletimize, anayasamıza, milli irademize sahip çıkma vaktidir."
Milliyet

SPOR

Dünyaca ünlü futbolcular, Antalya Arena'da yapacağı Eto'o Vakfı özel futbol maçında Türk karması ile bir süre futbol oynayacak. Mücadalede Drogba, Arda Turan, Okocha, Demba Ba, Cannavaro, Fabio Capello, Jose Mourinho, Puyol, Deco, Essien, Eden Hazard gibi futbol dünyasının yıldızları da yer alacak. Karşılaşma bu akşam saat 20.45'te başlayacak.Müsabakanın ATV ekranlarının yanı sıra 15 ülkede de canlı olarak yayınlanacağı açıklandı. Yardım maçının galası dün gece Belek Turizm Merkezi'ndeki Regnum Carya Otel'de yapıldı.Geceye, Hazard, Deco, Abidal, Puyol, Essien, James, Okocha, Appiah, Kanu, Desailly gibi eski ve yeni yıldızları katıldı. Salona gelen Eto'o, masaları dolaşarak geceye katılıp organizasyona destek verenlere teşekkür etti. Samuel Eto'o, kendi adıyla kurduğu vakfı aracılığıyla Afrika'daki çocukların gelişimi için çalışıyor.
Star


Felipe Melo'nun ayrılmasından sonra ön libero bölgesinde sorun yaşayan Galatasaray'ın Lucas Leiva'yı gündemine aldığı ortaya çıktı. Geçen sezonun devre arasında Kasımpaşa'dan aldığı Donk konusunda hayal kırıklığı yaşayan Sarı-Kırmızılılar'ın Riekerink'in Obi Mikel'i veto etmesinin ardından rotasını çevirdiği Leiva için Liverpool'un kapısını çalarak 4 milyon euroluk bir teklif yaptıkkları kaydedildi. Yönetim, bir yıl daha sözleşmesi olan 29 yaşındaki İtalyan asıllı Brezilyalı futbolcu için kapıyı 7 milyon eurodan açan İngiliz kulübünü 3 milyon euroluk bir indirime ikna etmeye çalışıyor. Bu arada Marsilya'da forma giyen Lassana Diara'dan yüksek maliyeti nedeniyle vazgeçen Cim-Bom, Kopenhag'ta oynayan 24 yaşındaki Thomas Delaney'in transferini de aynı nedenle askıya almıştı.
Star


Martin Skrtel, Fenerbahçe'nin başarısına katkı yapmak için Türkiye'de olduğunu söyledi. Dün düzenlenen törende Sarı-Lacivertliler'le 3 yıllık sözleşme imzalayan 31 yaşındaki Slovak stoper "Saha içi ve dışında iki farklı yönüm var. Sahada esas görevim olan rakip forvetleri durdurmak için elimden geleni yaparım. Yüzde yüzümü sahaya yansıtır, her şeyimi ortaya koyarım. Artık bunu Fenerbahçe'nin başarısı için yapacağım" şeklinde konuştu. Skrtel "İngiltere'de lig agresif değil ama sert. Dikkatli oynadığım için sadece 2 kez kırmızı kart gördüm. Biraz da şansım var. Umarım Fener'de en iyi performansımı gösteririm. Kuyt, Liverpool'dan transfer olunca Fenerbahçe'nin skorlarına bakmaya başladım. Teklif alınca Stoch ile konuştum. Bana olumlu ve iyi şeyler söyledi" dedi. Monaco eşleşmesini de değerlendiren Slovak oyuncu "Rakip harika ve güçlü. Ama elemelerden çıkmak istiyorsak en iyi şekilde mücadele etmeliyiz. Maça hazır olacağız" dedi.
Star


Beşiktaş Başkanı Fikret Orman'ın "Bedelini ağır ödetirim" restinden sonra Beşiktaş'la idmanlara çıkan Sosa'ya ikinci şok. Arjantinli, menajeri Bilardo aracılığı ile Orman'la görüşmek için yeni bir randevu istedi ama reddedildi. Sosa'nın temsilcisi ile bir araya gelen Beşiktaş Başkanı "Benim artık onunla konuşacağım birşey yok" şeklinde konuştu. Orman'ın Sosa'nın menajeri Favio Bilardo ile yaptığı toplantıda "Bizimle 2 yıllık kontratı var. Ya gelir oynar, ya sonuçlarına katlanır. Oynamak istemezse kenarda bekler, kariyeri biter. Gitmeyi çok istiyorsa bunun da koşulları var. 8 milyon euro bonservis bedeli getirin, istediğiniz yere gidin" dediği belirtildi. Sosa, bu görüşmenin ardından Orman ile bir kez daha yüz yüze konuşmak istediğini iletti. Ancak Orman talebi reddederek "Ben son sözümü söyledim. Görüşecek bir şey kalmadı. Beşiktaş'ın prensipleri var. Sosa ile görüşürsem, diğer futbolcular için de kapı açılır. Bu prensiplerimize ters gelir" yanıtı verdi.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme