18 Temmuz 2016 Pazartesi

18.07.2016 Genel Gündem



18.07.2016 Pazartesi

GÜNDEM

Emir Subayıyla Gırtlak Gırtlağa 
Darbe girişiminin yapıldığı 15 Temmuz Cuma gecesi Genelkurmay Karargâhı'nda yaşananların ayrıntısına ulaşıldı. İddialara göre, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın özel kalem müdürü Tümgeneral Mehmet Dişli ile bazı emir subayları ve korumaları, darbecilerin yanında yer aldı. Tümgeneral Dişli, Orgeneral Akar'ın hazırlanan bildiriyi imzalamasını ve hatta Türk kamuoyuna okumasını istedi. Ancak Orgeneral Akar, son derece sert ifadelerle yapılanlara karşı çıktı. Orgeneral Akar ile emir subayları zaman zaman gırtlak gırtlağa geldi. Tümgeneral Dişli, Akar'ı başına silah dayayıp ölümle tehdit etti. Akar'a sert fiziki müdahalede bulunuldu; bir ara boynuna kemer geçirildi. Orgeneral Akar'ın boynundaki yara izinin de kemer sıkmadan kaynaklandığı ve bu nedenle önceki gün TBMM'deki oturuma boynunu kapatacak şekilde üniforma ile geldiği öğrenildi. Orgeneral Akar, bildiriyi okumayınca, bu kez karargâhtaki yine yakın çalışma çevresinden olan personelden sorumlu Tuğgeneral Mehmet Partigöç, "Komutanım bildiriyi imzalayın, bakın göreceksiniz çok iyi şeyler olacak" dedi. Orgeneral Akar, Partigöç'ü de sert sözlerle geri çevirdi. Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ile Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak ve darbe girişimi sırasında bir düğünde olan Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal'ın da emir subayları ve korumalarınca derdest edildikleri ileri sürüldü. Tümgeneral Dişli ve Tuğgeneral Partigöç gözaltına alındı. Tümgeneral Dişli'nin AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli'nin kardeşi olduğu belirtildi. O gece Genelkurmay Karargahı'ndaki üst düzey bir isim Hürriyet'e şunları anlattı: "Saat 21.30 sıralarıydı. Genelkurmay'da çalışıyorduk. Komutan katından sesler gelmeye başladı. Hemen komutan katına çıktım. Özel kuvvetlerden askerler vardı. Önce 'Tatbikat var' dediler. Komutanın özel kalem müdürü Tümgeneral Mehmet Dişli dışarı çıkıp, beni işaret ederek, 'Bunu da alın' dedi. Yere yatırıldım. Telefonlarım alındı. Ellerim, ayaklarım ve ağzımı bağladılar. Komutan odasından bağırış çağrışlar geliyordu. Komutanın en yakınındaki emir subayları, korumaları, hepsi darbecilerin yanındaydı. Kafamı kaldırmaya çalıştığımda, benim altımda çalışanlardan da darbeciler olduğunu tespit ettim. Komutanların ellerinin arkadan bağlandığını gördüm. Bunu yapan bu insanların emir subayları, özel kalem müdürleri, korumaları. Gözlerimizi de kapadılar. Bazılarımızı sırt sırta ayakta tuttular. Bizleri yaklaşık 10 kişilik bir grup halinde helikoptere götürdüler. Nereye indiğimizi bilmiyorduk. Sonradan Akıncı Hava Üssü'ne getirildiğimizi anladık. Yüzüstü yere yatırılmış olarak tutulduk. Bazı komutanları seslerinden tanıyordum. Komutanlar ayrı ayrı odalarda tutuluyordu. Aç susuz bırakıldık. Uzun bir zaman geçtikten sonra darbecilere operasyon yapan bir grup özel kuvvet gelip serbest kaldığımızı söyledi. Bir ara Akın Öztürk ile damadı Hakan Karakuş'u da gördüm."
Hürriyet


6 Bin Gözaltı 
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, darbe soruşturması kapsamında 6 bine yakın kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Bozdağ, "Şu anda temizlik devam ediyor. 6 bini de geçecektir" dedi. Bozdağ dün TRT Haber'e konuşurken Fethullah Gülen'in ABD'den iadesiyle ilgili de şunları söyledi: "Darbe teşebbüsünün Gülen'in emir komuta zinciri altında yapıldığından Türkiye'de tek bir Allah'ın kulunun şüphesi var mıdır? Yoktur. ABD Başkanı Obama'nın, Dışişleri Bakanı Kerry'nin, dünyadaki bütün liderlerin eğer zerre kadar şüpheleri varsa o zaman 'tamam' desinler. ABD yönetiminin bu saatten sonra Gülen'e sahip çıkamayacağına inanıyorum. Şu an Gülen'le ilgili pek çok iade dosyası hazırlandı. Onlar hazır ama bu darbe teşebbüsüyle ilgili işlemler sürüyor. Darbe teşebbüsüne ilişkin hukuksal deliller de eklenecek ama bu Türkiye'nin ABD'den siyaseten iade talep etmesine engel değildir. ABD, bu belgeleri beklemeden de pekala iade edebilir çünkü biz de ABD'ye pek çok iade yaptık, yapıyoruz da."
Hürriyet

Bunlar Asker Değil Terörist 
'Yurtta Sulh' ismi verilen cuntanın yaptığı darbe girişiminin önlenmesinin ardından Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ da sert açıklamalarda bulundu. Bodrum'da tatilin geçiren eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ darbe girişimini hakkında "Bu tehlikeye 2009 yılında dikkat çekmiş bugün bize yarın size demiştim. Bunları yapanlar Türk askeri olamaz. TSK'nın birçok yerinde uzun süre yapılan bu planın tespit edilememesi düşündürücü. Gözaltına alınan ve kandırılan Mehmetçikleri aynı teraziye koymamak gerekir" dedi ve şunları söyledi: "15 Temmuz 2016 gecesi bekli de Türkiye Cumhuriyeti tarihinin yaşanılan hep birlikte yaşadığımız en korkunç gecelerinden birisi oldu. Bu darbe kalkışımını, girişimini, bu hareketi ve bu harekete katılanları lanetliyorum. Onlar Türkiye'nin ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tarihine bir kara leke sürdüler. 25 Ocak 2010 tarihinde yani Genelkurmay Başkanı olduğum dönemde, balyoz iddialarının görevlendirilmiş bir gazetede yer alması üzerine, şunu söylemiştim. Allah Allah diye askerine hücum ettiren bir ordu nasıl Allah'ın evine bomba atmayı düşünür, bu vicdansızlıktır lanetliyorum bunları demiştim. Bugün de diyorum ki kendi meclisini bombalayan, kendi halkına ateş açanlar Türk askeri olamaz. Bunlar birilerinden, bir yerlerden emir alan teröristlerdir. Yine 25 Ocak 2010'da aynı gün şunu da söylemiştim. Demokraside demokratik yöntemlerle en önemli olan unsur iktidarların seçimlerle, yeni demokratik yöntemlerle el değiştirmesidir dedim 14 Nisan 2009'da yaptığım konuşmada da demokrasi konusuna değinmiştim." "Bu söylediklerimin doğruluğuna canı yürekten inandığım gibi bugün de o sözlerimin arkasında olduğumu bir kez daha tekrarlıyorum. Belki de bu olayda sevindiğimiz önemli noktalardan bir tanesi TSK'nın büyük çoğunluğu bu yaşanılan olaylar karşılığında başta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar olmak üzere gösterdiği davranış ile demokrasinin yanında yer aldılar. Bu nedenle gerçekten hepsini yürekten kutluyorum. Yine dün gece TSK'nın büyük bir çoğunluğu ile beraber omuz omuza örnek bir davranış gösteren güvenlik kuvvetlerimize özellikle polisimize ki çünkü onlar da dün gece canları pahasına görevlerini yerlerine getirdiler. Onlarında hepsini kutluyorum. Yine dün Türk milleti darbenin karşısında olduğunu çok net olarak bütün dünyaya ilan etti. Bu da hepimizi için bir gurur vesilesi. Bu gün çok kimse bu darbeciler ile cemaat arasında bir ilişki olduğunu düşünmektedir. Ben de aynı düşünceyi taşıyorum. Ama bu vesileyle 14 Nisan 2009 günü Harp Akademileri'nde yaptığım konuşmada söylediğim bir hususu burada tekrarlama hakkına sahibim. O gün yaptığım konuşmada. Aslında belki de Türkiye'de açık şekilde cemaat ile ilgili tehdide dikkat çeken kişi bendim. O gün yani tam 7 yıl önce dedim ki, bazı cemaatler hedeflerine ulaşmada kendileri için en büyük engel olarak TSK'yı görmektedirler. Bu nedenle TSK aleyhine faaliyette bulunmaktadırlar.
Vatan

Yargıda Paralel Avı! 
Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin yurt genelinde 426 hakim ve savcı gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanmasına mensup olduğu belirtilen 132 hakim ve cumhuriyet savcısı hakkında gözaltı kararı verildi. Savcılığın talebi üzerine İstanbul Sulh Ceza Hakimliği, söz konusu hakim ve savcıların yurt dışına çıkışlarına yasak koyarak, ikametlerinde arama yapılmasına karar verdi. HSYK Genel Kurulunca, FETÖ'nün darbe girişimiyle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı çıkarılan 5 HSYK üyesinin, üyeliğinin düşürülmesine karar verildi. HSYK 2. Dairesi de 541'i ilk derece idari yargıda, 2 bin 204'ü ilk derece adli yargıda olmak üzere 2 bin 745 hakimi açığa aldı. Darbe girişimine ilişkin soruşturma başlatan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, tüm Ağır Ceza Cumhuriyet Başsavcılıklarına yazı göndererek, "aynı örgüte üye oldukları değerlendirilen" idari ve adli yargıda görev yapan 2 bin 745 hakim ve savcının gözaltına alınması ve haklarında soruşturma yürütülmesini istedi. Bakırköy Başsavcılığı tarafından FETÖ'nün darbe teşebbüsüne ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, Bakırköy Adalet Sarayı ve Küçükçekmece Adliyesinde görevli 140 hakim ve savcı hakkında gözaltı kararı verildi ve adliyelerdeki odalarında arama başlatıldı. Bakırköy Savcısı Fikret Gönen hakkında, "Silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyet hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek" suçlarından çıkarılan gözaltı kararı alındı ve imajınında alındığı öğrenildi. Gönen polisler tarafından İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı da, HSYK'nın talebi doğrultusunda Anadolu Adalet Sarayı'nda görevli 39'u savcı ve 71'i hakim olmak üzere 110 kişi hakkında gözaltı kararı verdi. Anadolu 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin kararıyla hakim ve savcıların evlerinde, iş yerlerinde arama ve el koyma kararı çıkarılırken, hakim, savcılara ait tespit edilen 58 adreste arama yapıldı.
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 127,2066-127,3401 
ABD Doları 2,9675-2,9695/Euro 3,2821-3,2866/İngiliz Sterlini 3,9238-3,9375

Piyasalar Normal Seyrinde Çalışacak 
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, "Bankacılık sektöründe olağanüstü tedbir alacak bir durum bulunmamaktadır. Piyasalar, normal seyrinde çalışmaya devam edecektir" dedi. Aydın, AA'ya yaptığı açıklamada, bankaların Hazine'den sorumlu yöneticileri ile durum değerlendirmesi yapmak üzere TBB'de bir toplantı gerçekleştirdiklerini belirtti. İlgili tüm kurumlarla iletişim halinde olduklarını vurgulayan Aydın, "Bankacılık sektöründe olağanüstü tedbir alacak bir durum bulunmamaktadır. Piyasalar bugün açık ve normal seyrinde çalışmaya devam edecektir. Her şey normal seyrindedir ve bu şekilde de devam edecektir" diye konuştu.
Hürriyet

Merkez Rahatlatacak 
Darbe girişiminin püskürtülmesinin ardından piyasalarda sarsıntı yaşanmayacağı görüşü ağırlık kazanırken, finans kuruluşları da sistemin normal seyrinde yürüdüğünü açıkladı. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, kaygıya sebep olacak bir şey olmadığını belirtirken, dün bir araya gelen bankacılık sektörünün aktörleri, Merkez Bankası, BDDK ve Türkiye Bankalar Birliği üyelerinin katılımıyla yaptıkları toplantının ardından endişe edecek bir durum olmadığını açıkladı. Yapılan açıklamada, sektörde olağanüstü tedbir almayı gerektirecek bir gelişmenin söz konusu olmadığı belirtilen toplantının ardından açıklama yapan Merkez Bankası ise, muhtemel likidite taleplerinin tamamının karşılanacağını duyurdu. Buna göre, Merkez Bankası, bankalara gerekli likiditeyi limitsiz olarak sağlayacak. Sağlanan likidite imkânının komisyon oranı ise sıfır olarak uygulanacak. Döviz tarafında talep oluşması halinde bankaların limitsiz tutarda teminat döviz deposu getirebilmesine imkân sağlanacak. Bankaların kullanabilecekleri 50 milyar ABD Doları seviyesindeki mevcut limitleri gerektiğinde artırılacak ve kullanım maliyetinde iyileştirme yapılabilecek. Ayrıca Merkez Bankası nezdindeki tüm işlemler ve fon transferleri tamamlanıncaya kadar sistemler açık tutulacak.
Türkiye

Bankacılık Sisteminde Hiçbir Sıkıntı Yaşanmaz 
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, otomatik para çekme makinesi (ATM), kredi kartları ya da sistemin herhangi bir noktasında sorun olmadığını söyledi. "Ülkemizin böyle olumsuz şeylerle anılması hepimizi derinden yaralıyor. Milletimizin desteğiyle inşallah bir daha böyle olaylar yaşamayız" temennisinde bulunan Akben, sistemin tıkır tıkır çalıştığını, herhangi bir sıkıntı bulunmadığını ifade etti. Akben, "Şu günlerde ATM'lerimizde, kredi kartlarımızda ya da sistemin herhangi bir noktasında sorunumuz yok. Sistemimiz normal, rutin çalışmasına devam ediyor. Endişe edecek, herhangi bir olumsuzluğa sevk edecek bir durum söz konusu değil. İnternet bankacılığı ile bütün EFT (elektronik fon transferi) sistemi çalışıyor" diye konuştu. Olayın cereyan ettiği sırada bile sektörde herhangi bir telaş yaşanmadığını vurgulayan Akben, "Tabii endişeli olan vatandaşlarımız ATM'lerden para çekti ve bu talepleri karşılandı. Hiçbir likidite problemi yok. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın açıklamaları herkesi rahatlattı. Yurt dışı bağlantılı bankalarımızın bir kısmıyla da görüştüm. Onlar açısından da sıkıntı söz konusu değil" dedi.
Türkiye

'Para Cezaları Yapılandırılsın' 
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, trafik ve diğer idari para cezalarının yeniden yapılandırılması gerektiğini belirterek, "Trafik cezalarının faizi silinsin" dedi. Palandöken, yazılı açıklamasında, 2015 yılında 4 milyar 389 bin 704 TL trafik cezası kesildiğini ve bu cezaların sadece yüzde 47'si, yani 2 milyar 68 milyon 278 bin lirasının tahsil edilebildiğini hatırlatarak, trafik ve diğer idari para cezalarının yeniden yapılandırılmasını, trafik cezalarına uygulanan faizin silinmesini istedi. Geçen yıl tahsil edilmeyen 2 milyar 321 milyon 426 liranın faiz uygulanarak cezalandırıldığını hatırlatan Palandöken, "Sadece 2015'de tahsil edilemeyen anaparanın oranı yüzde 53. Geçmişe dönük son 10 yıla bakıldığında ortalama trafik cezalarından sadece devletin alacağı rakam 15-20 milyar. Cezalar artık ödenemez noktaya geldi" dedi.
Milliyet

Efsane Geri Döndü 
Fluence ile üretimi durdurulan Renault Megane sedan yeniden yollara döndü. Kardeşi Megane hatcback ile neredeyse aynı tasarıma sahip olan Megane Sedan'ın ön bölümünde bulunan C şeklindeki LED farları, otomobildeki en dikkat çekici tarafların başında geliyor. Talisman'da gördüğümüz büyük logo, kabartmalı motor kaputu ve arka stoplar yeni sedanda ilk dikkat çeken özellikler İç mekanı Talisman ile aynı olan sedanın bagaj hacmi ise 508 litre ile geniş tutulmuş. Ayrıca eller serbest teknolojisi ile bagaj kapağının açılması kolaylaştırılmış. Ayrıca otomobilde 7 inçlik TFT renkli dijital ekran, 8.7 inçlik tablet bilgisayar görünümlü multimedya ekranı, R-LINK 2, MULTI-SENSE, Head-up Display gibi teknolojik donanımlar da bulunuyor. 2015 sonunda Yeni Megane HB ve 2016 Mart ayında Yeni Megane Sport Tourer'ın lansmanında sonra Yeni Megane Sedan, Megane ailesinin en yeni ve son üyesi. Buna rağmen satışlarda başı çekeceğe benziyor. Yeni Megane Sedan, Türkiye'deki Bursa fabrikasında üretilecek ve dünyanın dört bir yanında 20'den fazla ülkede satışa sunulacak. Açıklamalara göre yeni Megane Sedan Ekim 2016'da Türkiye'de satışa sunulması bekleniyor. Yeni Megane Sedan'ın 1.6 litre hacimli benzinli motoru 115 beygir güç üretiyor. Ayrıca bir diğer benzinli motor seçeneği için 130 beygir ile beslenen 1.2 litre motor. 1.5 litre hacimli turbo dizel motorun 90 ve 110 beygir güç üretebilen seçenekleri 6 ileri vitesli manuel şanzımanla alınabilirken yüksek güçlü ünite 6 ileri vitesli EDC ile de sunulacak. 130 beygir gücündeki 1.6 litre hacimli turbo dizel motorsa sadece 6 ileri vitesli manuel şanzımanla alınabilecek.
Star

TL ve Borsa'da Sert Düşüş Beklenmiyor Seyredecek 
Hafta sonu tatiline girilen 15 Temmuz Cuma akşamı yaşanan kalkışma girişiminin bugün piyasalar üzerinde etkilerinin sınırlı olacağı tahmin ediliyor. Uzmanlar, yabancı yatırımcıların darbe girişimine yönelik olumsuz ortamın dolar üzerinde yüzde 60 civarında fiyatlandığını belirterek, kalkışma girişiminin başarısız olması nedeniyle bugün TL'de sert hareketlerin görülmeyeceğine dikkat çekti. Uzmanlar, yurtdışı piyasalarda özellikle ABD Merkez Bankası'nın aralık ayına kadar faiz arttırmayacağına yönelik beklentilerin yarattığı pozitif ortamın, Türk Lirası'na da destek olacağını ifade etti. Borsada açılışta ilk tepki olarak düşüş yaşanabileceğini de belirten uzmanlar, bunun nedenini de doların aksine borsada darbe girişimine yönelik hiçbir fiyatlanmanın yaşanmamış olmasını gösteriyorlar. Borsada açılışta yaşanabilecek düşüşün yüzde 3 gibi düşük seviyelerde olabileceğini kaydeden analistler, yurt dışına bağlı olarak borsanın kısa sürede toparlanacağını kaydettiler. Özellikle son dönemde artan risk iştahına bağlı gelişmekte olan borsalardaki ralliye rağmen Borsa İstanbul'un daha ucuz kaldığını kaydeden analistler, kısa süre içerisinde borsanın da yurt dışın ayak uyduracağını kaydettiler.
Star

Gün Dayanışma Birlik Olma Günü 
İş dünyası darbe girişimini şiddetle kınadı ve birlik mesajı verdi. İş dünyasının önde gelen isimleri, "Türk ulusuna yakışan yönetim şekli demokrasidir. Bizler birlikte böyle dik durdukça bizi kimse bölemeyecek ve yıkamayacaktır. Şimdi birlik olma, dayanışma zamanı" dedi. Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, Türkiye'nin istikrara her zamankinden çok ihtiyaç duyduğunu ifade ederek, "Memleketin huzura ihtiyacı var. Böyle şeylerin olmaması lazım. Zaten bir sürü sıkıntı varken biz kendi kendimize sıkıntılar yaratıyoruz. Demokrasiyi herkesin sahiplenmesi lazım" diye konuştu.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

Bu Hafta Meydandayız 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Gevşemek yok, özellikle bu hafta çok önemlidir. Aynı şekilde meydanlardan ayrılmayacağız. Bu iş 12 saatlik bir operasyon değildir. Devam edeceğiz" dedi. Erdoğan, Fatih'te katıldığı cenaze törenininden sonra ve dün akşam Kısıklı'daki evinin önünde yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi: "Ülkemizin birliğine, beraberliğine, milletimizin bütünlüğüne, kardeşliğine tahammül edemeyenlerin üst akıllardan aldıkları talimatla ne yazık ki devletimizi ele geçirme hareketi 15 Temmuz'da fiilen silahlı eyleme dönüşmüştür. Silahlı eyleme dönüştüğü zaman sadece milletimize yaptığımız bir çağrıyla (Fethullah gelecek hesap verecek sloganları)… Kardeşlerim yaptığımız davete ülkemizin dört bir yanından tüm vatandaşların icabet etmesi, meydanları gümbür gümbür doldurması ve hiçbir şeye, onların tankı topu varsa bizim de imanımız vardır diyerek karşı çıkması. Bu genç kardeşlerimin, tankların, paletlerin altına yatması sıradan bir olay değildir. An itibariyle 161 şehidimiz var. (İdam isteriz sloganları) Demokrasilerde halkın talebi bir kenara konulamaz. Bu sizlerin bir hakkıdır. O hak özellikle anayasal olarak gerekli olan mercilerde değerlendirilir ve kararı verilir. Biz bugüne kadar hep duygusallıkları geri attık. Kararlarımızı da bin düşündük bir verdik. Şimdi de aynı şekilde bizler gayet olumlu şekilde bu adımı atarız. Öyle zannediyorum ki hükümetimiz, anamuhalefetiyle muhalefetiyle görüşmek suretiyle burada bir karara muhakkak varacaktır. Bu kararı fazla da geciktiremeyiz. Bizler intikamcı değiliz. En büyük intikam sahibi Allah'tır. Bu bakımdan sloganik değil, attığımız her adımı düşünerek ilimle, akılla, tecrübeyle atmamız lazım. İşte bunun neticesidir ki, bu Fetullahçı terör örgütünün attığı adım karşılığını bulmuştur. Nasıl buldu karşılığını? En güzel cevabı benim aziz milletim verdi. "Bu ülkede yasama organı vardır, yürütme vardır, yargı vardır. Bunlar bu organları bile çatıştırmaya kalktılar ama başaramadılar. Bakınız şu anda, dün itibariyle yargıyı eline geçirmiş olan bu örgüt şimdi teker teker dökülüyor. Şu anda da yargı bunlardan binlercesini gözaltına, açığa almış durumda. Bakınız HSYK üyelerinden tutunuz, AYM üyelerine varıncaya kadar gözaltına alınıyorlar, açığa alınıyorlar. Fakat yeterli değil. Şu anda Silahlı Kuwetlerimizi ne yazık ki perişan eden bu örgüt generallerinden tut, en alt kademeye kadar şimdi onlar da tutuklanmaya başladılar. Devletin tüm kurumlarında bu virüsleri temizleme dönemi devam edecektir. Çünkü bu vücut metastaz yaptı. Maalesef kanser virüsü gibi bu devletin her yerini sardı. Biz bunları biliyorduk. İlgili olan birçok mercilere de bunu söyledik, söylüyoruz. Fakat bu olayda her olayda hayır vardır kelamınca şu anda çok çok farklı bir noktaya geldik."
Hürriyet

Meydanlarda Demokrasi Nöbeti 
Darbe girişimine karşı çok sayıda vatandaş, önceki gece meydanlardaydı. Ankara'da vatandaşlar Kızılay Meydanı ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi etrafında bekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım'ın 'meydanlara inilmesi' çağrısının ardından Kızılay'da toplanan vatandaşlar ellerinde bayraklarla sloganlar atarak darbe girişimini protesto etti. Vatandaşlar, güvenlik önlemi nedeniyle bölgeye sevk edilen özel harekat polislerinin bulunduğu otobüsü alkışlarla durdurdu. "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" sloganı atan vatandaşlar, demokrasi nöbetine devam etti. Kızılay Meydanı'na çıkan bazı yollarda da güvenlik tedbirleri alınırken, araçlarıyla trafiğe açık yollardan geçen vatandaşlar da protestoya korna çalarak destek verdi. Bir grup vatandaş da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin 1 numaralı nizamiyesi önünde toplandı. İddiaya göre, Ankara'da elinde bayraklarla Tuzluçayır'dan geçenlere ise kimliği tespit edilemeyen kişilerce tabancayla ateş açıldı. Yaralanan 2 vatandaş kendi imkânlarıyla Ankara Hastanesi'ne gitti. Gelişmeler üzerine Tıp Fakültesi Caddesi'nin, Abidinpaşa- Tuzluçayır istikameti tek yönlü trafiğe kapatıldı. Bölgeye çevik kuwet ekibi ile TOMA ve çelik yelekli polisler sevk edildi. TOMA'nın müdahalesi ile kavşağa yakın noktada bekleyen küçük bir grup dağıtıldı. Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde ellerinde Türk bayrakları ile toplanmaya başlayan vatandaşlar tekbir getirerek ve zılgıt çekerek askeri kalkışmayı protesto etti. "Vatan sana canım feda", "Asker, polis omuz omuza", "İşte vatan, işte bekçiler", "Darbeye karşı omuz omuza" sloganları atan kalabalık Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a destek verdi. Çanakkale'de yüzlerce kişi ellerinde Türk bayrakları ile darbe girişimini protesto etmek için İskele Meydanı'nda toplandı. Grup ellerinde Türk bayraklarıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan lehine slogan atarak sevgi gösterisinde bulundu. Vali Hamza Erkal, vatandaşlara hitap ederek Türk milletinin kendi kaderine sahip çıktığını söyledi. Kalabalık içinden "idam isteriz" sloganları atan vatandaşlara Çanakkale Valisi Hamza Erkal da "İnşallah o da gelecek" diyerek karşılık verdi.
Milliyet

Gündüz İş Akşam Nöbet 
Başbakan Binali Yıldırım, hayatın normale döndüğünü, ancak demokrasi nöbetlerinin bir süre daha devam edeceğini söyledi. Vatandaşları sakin olmaya çağıran Başbakan, özellikle silahlı kuvvetlere zarar verecek davranışlardan kaçınmalarını istedi, "Olay ordumuza mal edilemez" diye konuştu. Yıldırım, TRT Genel Müdürlüğü'nü ziyaret ederek darbe girişiminde yaşananlara ilişkin geçmiş olsun dileklerini iletti. Yıldırım, burada şunları söyledi: Darbe kalkışmasına mücadele eden aziz milletimizi bir kez daha teşekkür ediyorum. Kalkışmacılar paralele terör örgütü çeteleri mağlup olmuştur. Bu darbe kesinlikle başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Hayat artık normale döndü. Gündüz işinde gücünde olacak, dükkanında tarlasında işinde pazarda. Normal hayata devam edeceğiz. Bu çok büyük bir olay. Türkiye için değil dünyadaki demokrasilerin geleceği açısından da önemli bir olay. İşi gücü bitince vatandaşlarımız Ankara Kızılay, İstanbul Taksim başta olmak üzere 81 vilayetimiz 960 ilçemiz, köylerimiz, her yerde adeta şenlik havasında demokrasi nöbetlerine devam edeceğiz. Gündüz normal hayat, akşamları da hem demokrasi nöbeti hem demokrasi şöleni devam edecek. Bir müddet daha böyle devam edeceğiz. Şunu ifade etmek istiyorum. Bir; Türkiye'de darbe girişimi yüzde 100 başarısızlıkla sonuçlanmıştır, nokta. İki; ticari hayat kültürel hayat sosyal hayat normale dönmüştür, nokta. Bugünlerde darbe henüz tamamlanmadı, Türkiye'ye karşı darbe devam ediyor algısı yaymaya çalışanlara karşı kamuoyu bilsin ki tezvirattır, aslı astarı olmayan haberlerdir. Bankacılık sistemimiz tıkır tıkır işlemektedir, İstanbul borsamız faaliyetine başlamıştır. Merkez Bankamız gerekli çalışmalarına başlamıştır. SPK ve bütün finansal kuruluşlar hiçbir kısıtlama olmadan faaliyet sürdürmektedir. Karalama kampanyalarına içeriden ve dışarıdan finansal çevrelerin itibar etmemesini istiyoruz. Vatandaşlarımız sakin olsun, olayın heyecanı ile aşırı tepkiler vermekten sakınalım. Silahlı kuwetler geleceğimizdir güvencemizdir. Bu işi yapanlar asker değil, vatandaşın üzerine acımasızca tankları süren onları tarayan ve milletini öldürmek için gözünü kırpmayan canilerdir. Bu olay vesilesiyle gözbebeğimiz silahlı kuvvetleri rencide edecek davranışa girmeyelim. Bir bela daha def edilmiştir. Millet rahat bir nefes almıştır. Ancak işimiz bitmedi. Temizlik harekatını süratle yapacağız. Darbeci bozuntularına hak ettiği cezayı vereceğiz. Dış güçlerin sırtını sıvazladığı bölücü terör örgütünün destekçilerini de unutmayacağız. Gerekli cevabı vereceğiz. Bu olay ordumuza mal edilemez. Bizim ordumuz peygamber ocağıdır. Onların morallerini mücadele azmini zayıflatacak provokasyona, hiçbir olumsuz propagandaya asla ve asla izin verilmemelidir.
Milliyet

DÜNYA 

Şimdi De Ermenistan Karıştı 
Ermenistan pazar sabahı silah sesleriyle uyandı. Ermenistan başkenti Erivan'da İçişleri Bakanlığı Trafik Şubesi binasını basan silahlı kişiler, tutuklu bulunan arkadaşları, rejim karşıtı Jirair Sefilyan'ın serbest bırakılmasını talep etti. Grup, sosyal medya üzerinden "Ermenistan'da halk karşıtı rejimi devirmek için herkesi isyana çağırıyoruz" açıklaması yaptı. "Darbe girişimi" olarak nitelendirilen olaylar pazar sabahı saat 05.00 civarında patlak verdi. Damperli kamyonla Erivan Trafik Şubesi merkezinin demir kapısını kırarak bahçeye giren grup, el bombaları attıktan sonra binayı ele geçirdi. Bir polis öldü, iki polis yaralandı. Saldırganlarla görüşme başlatan Ermenistan Güvenlik Servisi açıklamasına göre işgal edilen binada 7 polis ve Erivan Emniyet Müdürü Valeriy Osipyan rehin alındı. Saldırganlarla güvenlik güçleri arasında eylemin daha fazla kan dökülmeden sonlandırılması için görüşmeler devam ediyor. "Yeni Ermenistan" adlı radikal partiye mensup olan saldırganlar, tutuklu bulunan liderleri Safilyan'ın serbest bırakılmasını istiyor. Görgü tanıklarına göre, özel komando birliğiyle Sefilyan, darbe hazırlığıyla suçlanıyordu.
Hürriyet

Türkler Ülkesini Geri Aldı 
Darbe olaylarını birinci sayfasından okurlarına duyuran İngiliz Sunday Times gazetesi, ellerinde Türk bayraklarıyla bir tankın üzerine tırmananları gösteren fotoğrafın üzerine "Türkler darbeyi ezdi" manşetini attı. Gazete, "Ülkede daha önce yaşanan darbelerin başarısından ilham alan darbeciler yanlış hesap yaptı. Erdoğan'a karşı olanlar bile çözümün darbe olmadığını biliyor. Erdoğan'ı sandıkta yenmek istiyorlar" dedi. Sunday Telegraph da Boğaziçi Köprüsü'nde teslim olan askerlerin fotoğrafının altına, darbe girişimi sonrasında ordu ve yargıdaki tutuklama dalgasına atışa "Darbecilerden intikam" başlığını kullandı. Gazetede, "Bu darbe büyük bir hesap hatası. Erdoğan büyük bir desteğe sahipken, iktidarına muhalif liberal siviller de hiç şüphesiz geleceklerinin askerler tarafından çizilmesindense Erdoğan'ı demokratik yöntemlerle devirmek ister" yorumunda bulundu. Alman Bild am Sonntag gazetesi, "Halk tankların üzerine çıktı, vücudunu siper edip tankları durdurdu" başlığını atarken, Welt am Sonntagg gazetesi de, "Erdoğan demek halk demek, halk demek Erdoğan demek" ifadelerini kullandı. Fransız Derniers gazetesi ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın akıllı telefon aracılığıyla halkını sokaklara çağırdığını ve tarihî bir zafere imza attıklarını belirtti. İngiliz Economist ise, "Cumhurbaşkanı Erdoğan daha etkili bir konuma geldi, başkanlık sistemi ise elini güçlendirdi" yorumunda bulundu. Yine İngiliz Daily Mail gazetesi, haberinde "Cesur siviller, başarısız darbe girişimine karşı ayaklandı, askerleri tanklarından çekip çıkardı, yeni isyan korkusu altında onları sokakta dövdü. Halk Türkiye'yi geri aldı" cümlelerini kullandı.
Türkiye

Putin'den Erdoğan'a Destek Telefonu 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı telefon ile arayarak destek verdi. Kremlin'in resmi sayfasından yapılan açıklamada şöyle dendi: "Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye'nin seçilmiş hükümetine karşı yapılan darbe girişimi sebebiyle, Rusya'nın anayasa karşıtı eylemlerin ve şiddetin kabul edilemeyeceğine ilişkin prensiplerinin altını çizdi. Putin, Erdoğan'a birçok kişinin hayatını kaybetmesi sebebiyle başsağlığı diledi ve en kısa zamanda Türkiye'de istikrarlı anayasa düzeninin sağlanması dileklerini iletti. Putin, kısıtlamaların kaldırılmasının ardından Türkiye'de Rus turist sayısının ciddi anlamda arttığını belirterek, Türkiye'nin en üst düzeyde turistlerin güvenliklerini sağlamasını ümit ettiğini dile getirdi. Recep Tayyip Erdoğan, bu konuda gerekli tüm adımların atılacağının altını çizdi."
Milliyet

ABD İle Darbeye Destek Gerilimi 
ABD Dışişleri Sözcüsü John Kirby, Dışişleri Bakanı John Kerry'nin Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu'nu bir kez daha telefonla arayarak darbe girişiminin soruşturulması için işbirliği yapabileceklerini söylediğini belirtti. Sözcü, Kerry'nin 'ABD'nin darbe girişiminde payı olduğu yönündeki ima ve iddiaların tamamen yanlış ve ABD-Türkiye ilişkilerine zarar verici nitelikte olduğunu' dile getirdiğini söyledi. Kerry, görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, Türkiye'de darbe girişimiyle ilgili olarak başlatılan soruşturmaya yardımcı olmak istediklerini açıklamış, Türk hükümetini, ABD'de yaşayan Fethullah Gülen ile ilgili her tür kanıtı paylaşmaya çağırmıştı.
Vatan

SPOR 

Galatasaray, Uhrencup kapsamında oynanan hazırlık maçında İsviçre'nin Zürih takımını 3-0 mağlup etti. Sarı-kırmızılılar Thun maçına nazaran mücadeleye tutuk başladı. Orta sahada oyuna hakim olmakta zorlanan sarı-kırmızılılar rakip kalede de etkili olamadı. Bireysel çabalarla etkili olmaya çalışan Cimbom, 35'te topu rakip ağlarla buluşturmayı başardı. Bruma, orta sahada topu rakipten kapıp müthiş bir süratle ceza sahasına indi. Adeta bir atlet gibi koşu yapan Portekizli, harika bir ayak içiyle de kaleciyi mağlup etti: 1-0. İkinci yarıya alternatif isimlerle başlayan Galatasaray, Zurih'e karşı oyun üstünlüğüne ele aldı. Hem merkezi hem de kanatları kullanarak hücum eden Cimbom 83'te Endoğan, 86'ta da Berk İsmail Ünal ile fileleri havalandırarak farka gitti: 3-0.
Türkiye

Şenol Güneş'in elinden tuttuğu ayağa kalkmakla kalmıyor adeta şahlanıyor… Hele ki futbol hayatı bitti gözüyle bakılan sönmüş golcüler onunla birlikte "Krallık" tacını takıyor. Burak Yılmaz ve Mario Gomez en sıcak örnekleri… Beşiktaş'ta şu anda en çok merak edilen, sürekli cevap aranan ancak bulunamayan konu Mario Gomez'in durumu… Kalacak mı? Gidecek mi? Gelmezse yerine forvet takviyesi olacak mı? Cevap olumsuz gibi görünüyor. Nedeni ise ülkemizde yaşanan son olaylar… Buluttan bile nem kapan ve biraz da son olayları bahane eden Gomez, risk almak istemiyor. Bu tercihinde eşinin de payı var. Gomez'in 1 yıllık opsiyonu kullanmaması halinde yerine forvet düşünülüyor ama Gomez gibi değil. Çünkü gerek başkan Fikret Orman gerekse Şenol Güneş'in geçen sezonun nöbetçi golcüsü Cenk Tosun'dan beklentisi büyük. Sebebi ise rakamsal verileri ve Tosun'un çok çalışıyor olması… Güneş'in geçen sezona dair üzüntüleri arasında Cenk Tosun'u hak ettiği halde ilk 11'de oynatamaması olduğunu da belirtelim… Beşiktaş yönetimi gerek ekonomik gerekse Güneş'in tercihine bağlı olarak eldeki golcülerin durumunu görme düşüncesinde… Mevcut forvetler Cenk Tosun, Ömer Şişmanoğlu ve Mustafa Pektemek… Güneş, Cenk Tosun'u 1. forvet olarak düşünürken ikinci sırada ise Ömer Şişmanoğlu geliyor… Sebebi de Mustafa Pektemek'in sürekli sakatlıklarla boğuşması ve yaşadığı şanssızlıklar. Şu sıralarda taraftarın satılması yönünde sosyal medyada kampanyalar düzenlediği Pektemek'i Göztepe istiyor. Mustafa Pektemek ise kalıp kendini göstermek ve Beşiktaş'a olan borcunu ödemeyi planlıyor ama uygun teklif gelmesi halinde yüksek ihtimal satılacak… Özetle, Gomez dönmezse Beşiktaş Cenk Tosun'la durumu idare edecek. Ki milli forvet de bu şansı iyi değerlendirmek ve "kulübe golcüsü" unvanını silme düşüncesinde.
Türkiye

Filipinler'in başkenti Manila'da düzenlenen Olimpiyat elemelerinde başarısız olan ve Rio 2016'nın dışında kalan A Milli Basketbol Takımı'nda antrenör konusunda bu hafta önemli adımların atılması bekleniyor. Kısa süre önce 'Milli takım antrenörü, artık kulüp çalıştırmayacak' açıklaması yapan Basketbol Federasyonu Başkanı Harun Erdenay ile geçiğimiz sezon Eurocup şampiyonluğu yaşadığı ve Euroleague'e taşıdığı Galatasaray Odeabank'taki görevini sürdürme kararı veren A Milli Takım Antrenörü Ergin Ataman'ın bir araya geleceği ve bir görüşme gerçekleştireceği belirtildi. TBF Başkanı Harun Erdenay, FIBA'nın Avrupa ve Dünya Şampiyonaları'na katılma statüsünün değiştirmesi ve milli maçların sadece yaz aylarıyla kısıtlı kalmayacak olması gerekçesi ile milli takım antrenörünün artık kulüp çalıştırmasının doğru olmayacağını açıklamıştı. Ancak Ergin Ataman da, gelecek sezon milli takımın resmi maçının bulunmayacağını, eleme maçlarının bir sonraki yıl başlayacağını belirterek, 1 yıl daha iki görevi bir arada yürütebileceğini ve 2017 Avrupa Şampiyonası'nda ay-yıldızlı ekibin başında bulunmayı istediğini ifade etmişti.
Milliyet

Darbe girişimine Fenerbahçe, dün antrenmanda Türk bayrağı ile poz vererek tepkisini bir kez daha gösterdi. Teknik Direktör Pereira ise "Gördüm ki oyuncularım bu olaydan etkilenmişler. Sadece bizim takımımız değil, tüm Türkiye bu olaydan etkilendi. Ama umarım hızlı bir şekilde bu durum artık geride kalır ve hızlı bir şekilde çözülür" dedi. Portekizli hoca, darbe girişimi nedeniyle Lyon maçının iptalinin kendilerini olumsuz etkileyeceğini de dile getirirken "Şampiyonlar Ligi'ndeki Monaco öncesi iyi bir hazırlık olacaktı. Güçlü bir rakiple karşılaşacağız. Ama biz de güçlüyüz" dedi.
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme