19 Temmuz 2016 Salı

19.07.2016 Gündem Haberleri



19.07.2016 Salı

GÜNDEM

61 Generale Tutuklama 
Darbe girişiminin ardından 112 general ve amiral gözaltına alındı. 61 general ve amiral çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, diğerleri hakkındaki işlemler devam ediyor. İstanbul'da gözaltına alınan askerlerden 13'ü, İstanbul Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Başsavcılığı'nda sorgulandıktan sonra tutuklama talebi ile 10. Sulh Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. 12 general ile 1 amiral tutuklandı. İstanbul Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Başsavcılığı tarafından mahkemeye gönderilen tutuklamaya sevk belgesinde 13 general hakkında, 'silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütüne üye olmak, (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütünün faaliyetleri kapsamında cebir-şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, anayasayı ihlal, cebir ve şiddet kullanarak TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya TBMM'nin görev yapmasını engellemeye teşebbüs, Cumhurbaşkanı'na fiili saldırıya teşebbüs, silahlı terör örgütü kapsamında kasten adam öldürme ve kasten yaralama' suçlamaları yöneltildi. İzmir'de aralarında Ege Ordusu Kurmay Başkanı Tümgeneral Memduh Hakbilen'in de bulunduğu, 13 general tutuklandı. Ankara'da ise gözaltına alınan 27 generalden 26'sı tutuklandı. Malatya'da 4, Kayseri'de 1, Manisa'da 1, Şırnak'ta 2, Siirt'te 1 olmak üzere dün toplam 61 general tutuklandı.
Hürriyet


Başkan Yardımcısı Başından Vuruldu 
İstanbul'da Şişli Belediyesi'nin Darülaceze Caddesi üzerinde bulunan yeni binasında dün saat 15.30 sıralarında 4-5 el silah sesi duyuldu. Makamında silahlı saldırıya uğradığı belirlenen ve başından vurulan imardan sorumlu belediye başkan yardımcısı Cemil Candaş, ağır yaralı olarak Florence Nightingale Hastanesi'ne kaldırılarak ameliyata alındı. Görgü tanıklarının iddiasına göre, Serdar Şerdar Şif ve Şenol Şahin adlı saldırganların, aralarında husumet bulunan Candaş'ın odasına girdikleri ve silah seslerinin duyulduğu belirtildi. Polis ekipleri iki saldırganı yakalayarak Asayiş Şube Müdürlüğü'ne götürdü. Fenalık geçiren ve bayılan çalışanlara belediye önünde hazır bekletilen ambulanslarda müdahale edildi. Gözaltına alınan Şenol Ş.'nin ilk sorgusunda, "Param yoktu. Ondan para istedim. Vermeyince vurdum" dediği öğrenildi. Ancak polis çelişkili ifade üzerine şüphelinin kiralık katil olarak tutulmuş olma ihtimaline karşılık soruşturmayı derinleştirdi.
Milliyet

Halk Meydanları Terk Etmiyor 
Darbe girişiminin bastırılmasının ardından halk meydanlardan ayrılmıyor. Önceki akşam da vatandaşlar, tüm kentlerde demokrasi nöbetini sürdürdü. İstanbul: Taksim Meydanı'nda toplanan vatandaşlar, darbe girişimini protesto etmeye devam etti. Ellerinde Türk bayrakları, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın posterleri ve çeşitli dövizler taşıyan vatandaşlar sık sık darbe girişimi ve FETÖ aleyhine sloganlar attı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konutunun bulunduğu Üsküdar Kısıklı'da öne çıkan protestolarda vatandaşlar meydanlara sığmadı. Üsküdar Belediyesi tarafından, FETÖ'nün askeri darbe girişimi sırasında hayatını kaybedenler için Kısıklı Caddesi'nde mevlit okutuldu. Vatandaşlar, 'Millet burada darbeciler nerede' sloganları attı. İzmir: Konak Saat Kulesi Meydanı'nda toplanan darbe karşıtı vatandaşlar gösterilerine devam ediyor. Sık sık idam isteriz sloganları atan kalabalığa çevre ilçelerden gelen eylemciler de destek veriyor. Konak Meydanı'na kurulan sahneden sık sık mehter marşları çalınıyor. Malatya: Darbe girişimini protestoları sırasında araçlarla konvoy yapan kalabalıktan bazı kişiler Alevi vatandaşların çoğunlukta yaşadığı Paşaköşkü ve Çavuşoğlu mahallelerinden geçerken, "Ak Partililer burada, Aleviler nerede?" diye bağırdılar. Bunun üzerine Paşaköşkü mahallesinde toplanan yaklaşık bin kişi araçlara gelenlere müdahale etmek istedi. Kısa süreli arbede yaşanırken mahalleye gelen polis, kalabalığı dağıtmak için havaya ateş açtı. Bu arada Alevi derneklerinin temsilcileri Malatya Valisi Mustafa Toprak'ı arayarak bazı provokatörlerin olay çıkartmak için mahallelerine geldiklerini, acil önlem alınması gerektiği ilettiler. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da darbe karşıtı gösterilerin özellikle Alevi vatandaşların yaşadıkları mahallelerde provokasyona dönüşme ihtimalinin çok yüksek olduğunu, acilen önlem alınması gerektiği yönünde uyarıda bulundu. Polisin gruba müdahalesiyle Paşaköşkü Mahallesi'nde durumun sakin olduğu ve çoğunluğu Alevi mahalle sakinlerinin de evlerine çekildiği belirtildi. Karabük: Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde Sağlık Sen Karabük Şubesi'nce düzenlenen protestoya İl Sağlık Müdürü Ahmet Sarı, sağlık çalışanları ve vatandaşlar katıldı. Darbe girişiminde şehit olanlar için saygı duruşunda bulunulduktan sonra Kuran okundu. Daha sonra şehitler için gıyabi cenaze namazı kılındı. Sağlık Sen Karabük Şubesi Başkan Yardımcısı Bülent İpek'in basın açıklamasını okumasından sonra kalabalık dağıldı. Protestoda, darbe girişimiyle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan Safranbolu 125'inci Jandarma Eğitim Alay Komutanı İstihkam Kurmay Albay Sedad Arıcan'ın eşi İlkay Arıcan da yer aldı.
Milliyet

'Yöneten Ben Değilim' 
Darbe girişiminin ardından gözaltına alınan ve Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince bugün adliyeye getirilen şüphelilerin savcılık sorguları tamamlandı. Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosunda görevli Cumhuriyet Savcılarınca sorgulanan eski Hava Kuwetleri Komutanı Akın Öztürk'ün de aralarında bulunduğu 26 şüpheli, sulh ceza hakimliklerindeki sorguları sonucu "anayasayı ihlal", "Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı", "yasama organına karşı suç", "hükümete karşı suç", "silahlı örgüt kurmak veya yönetmek" ile "adam öldürmek" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Eski Hava Kuwetleri Komutanı Öztürk ilk ifadesinde hakkındaki iddiaları reddederek şunları söyledi: "Askeri darbeyi planlayıp yöneten bir kimse değilim. Kimin planlayıp, yönettiğini bilmem. Tecrübelerime göre göre bu askeri darbeye teşebbüsü paralel yapının gerçekleştirdiğini düşünüyorum ancak bu işi TSK içerisinde kimin organize edip gerçekleştirdiğini kestiremiyorum. Ben bu yapıya yönelik çok mücadele ettim. Hava Kuwet Komutanlığım döneminde bu yapıdan olduğu için birçok kişiyi Hava Harp Okullarına almadım. Hatta İzmir Casusluk olayının olmadığını, konunun bir fuhuş konusu olduğu ile ilgili birçok faaliyette bulundum. TSK milletin bir kesitidir. TSK öğrenci seçim aşamaları çok sıkı yapılmaktadır. Buna rağmen yine de sızmalar gerçekleşmektedir."
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 127,3901-127,5748 
ABD Doları 2,9806-2,9839/Euro 3,3001-3,3028/İngiliz Sterlini 3,9521-3,9583

TMSF Bank Asya'nın Faaliyetlerini Durdurdu 
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Asya Katılım Bankası AŞ'nin (Bank Asya) faaliyetlerinin geçici durdurulmasına karar verildiğini bildirdi. TMSF açıklamasında, "29 Mayıs 2015'te temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi fona devredilen Asya Katılım Bankası A.Ş.'nin faaliyetlerinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107'nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında geçici olarak durdurulmasına Fon Kurulu tarafından karar verilmiştir" denildi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 3 Şubat 2015 tarihli ve 6187 sayılı kararı ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında Asya Katılım Bankası AŞ'deki imtiyazlı pay sahipleri açısından Kurumun etkin denetimini engellemeyecek şeffaf ve açık bir ortaklık yapısının Banka tarafından sunulamadığı gerekçesiyle mezkur ortakların paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasına karar verdiğini duyurmuştu. 29 Mayıs 2015'te de 'temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimini' TMSF'ye devretmişti. TMSF ise bankanın çözümlenmesine ilişkin öngörülen 9 aylık sürenin, 29 Şubat 2016'dan itibaren 3 ay uzatıldığını duyurmuştu. Aynı açıklamada bankanın belirtilen sürenin sonuna kadar satış, birleşme ya da devir yoluyla çözümleneceği, bunun mümkün olmaması halinde de tasfiye edilmesinin gündeme geleceğini bildirmişti. Daha sonra satışa çıkarılmasına karar verilmişti. TMSF, 15 Temmuz'daki açıklamasında Asya Katılım Bankası AŞ Hisseleri'nin satış ihalesine herhangi bir teklif sunulmadığını ve konunun Fon Kurulu'nda verilecek karara göre işlem tesis edileceğini bildirmişti.
Hürriyet

Piyasalarda Kalkışma Faturası 
Darbe girişiminin ardından finans piyasalarında dün ilk işlemler yapıldı. Cuma akşamı dış piyasalarda 3.05 TL'ye kadar yükselen dolar, dün 2.95 TL'nin üzerinde tutundu. Borsa da ise gün içinde yüzde 8'i aşan kayıplar yaşandı. Cuma günü 83 bin puana yakın seviyelerden kapanan endeks, dün 77 bin seviyesinin de altına çekildi. Endeksteki gerileme 7 bin puana yaklaştı. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek derin kayıpların önüne geçmek için hafta sonu 500 yabancı yatırımcıyla görüşmüştü. Şimşek; Asya, Avrupa ve ABD'deki küresel yatırımcıları kapsayacak şekilde, Merrill Lynch, Deutsche Bank, Renaissance Capital gibi küresel büyük yatırımcılarla telekonferans yaptı ve onların kafasındaki sorularına rahatlatıcı cevaplar verdi. "Amacımız, piyasalarda bir panik havası oluşmaması, yanlış bilgi üzerine irrasyonel kararlar verilmemesini sağlamak" diyen Şimşek, şunları söyledi: "Temeller sağlam, bunlar geçici iniş çıkışlardır. Mesajımız çok açık ve net, panik yapmaya gerek yok, sakin olmak lazım. Çok hızlı şekilde işimizin başına döndük. Olağanüstü bir durum olsaydı, piyasalar açılır mıydı? Bütün kurumlarımız, Merkez Bankamız, Borsa İstanbul, SPK, BDDK, Hazine, bütün ilgili birimler, hepsi işlerinin başında. Piyasaların etkin bir şekilde, sorunsuz bir şekilde işlem görmesi için gerekeni yaptılar, yapacaklar, yapıyorlar. O konuda tereddüt yok. Çok kısa vadede turizm kanalıyla geçici birtakım etkiler yaşanabilir. Onun dışında kalıcı bir etki olamaz. Türkiye'de değişen tek şey varsa, o da demokrasimiz daha da güçlendi. Toplumsal uzlaşmanın da zemini güçlendi. Yaşananları, çok kötü bir rüya sonrasında hızla normalleşmenin başladığı bir süreç olarak görüyorum. Şimdi hızlı bir şekilde Türkiye'nin meselelerini çözme zamanı. Bu paralel ihanet kesiminin sistemden temizlenmesi de bir reformdur. Milletimizin talebi bu yönde."
Türkiye
 
Üretmeye Ve Demokrasi Nöbetine Devam Edeceğiz 
İş dünyasının önemli temsilcilerinden, Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON), Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Deniz Ticaret Odası (DTO), İstanbul Sanayi Odası (İSO), İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB), İstanbul Ticaret Odası (İTO), Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (TAMPF), Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD), Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ve Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanları İstanbul'da bir araya gelerek darbe girişimini kınadı. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Nail Olpak, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarının darbe girişimine yönelik iş dünyasını temsil eden 12 kuruluş adına okuduğu ortak bildiride, "Anti demokratik her türlü girişimin karşısında kararlılıkla duruyoruz. Darbecileri lanetliyor, hükümetimizi destekliyor ve milletimizin iradesinden başka bir irade tanımıyoruz. İş dünyası olarak, üretmeye ve demokrasi nöbeti tutmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Olpak'ın okuduğu ortak metinde şu ifadeler yer aldı: "Ülkemiz, 15 Temmuz Cuma gecesi önce karanlığı, ortaya konan büyük inanç ile de aydınlığı yaşadı. Artık 15 Temmuz, öznesi millet olan demokrasinin kazandığı bir gündür. Bu gün, yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın tarihine geçecek 'Milli İrade' günüdür. Ülkemizin büyük demokrasi yürüyüşüne yönelik 15 Temmuz saldırısında, millet ile iradesi arasındaki köprüye atılan her bomba, sıkılan her kurşun, aslında bunu yapanların karanlık planlarının aydınlığa çıkmasını sağladı. Milletin iradesinden başka irade tanımıyoruz. Ülkemizdeki iş dünyasının temsilcileri olarak, demokrasimizin derinleşmesi ve ekonomimizin güçlenmesinin sivil bir yönetimle mümkün olduğunun bilinci ile demokrasi dışı güçlerin müdahalelerinin en başta ekonomimize büyük zarar vereceğini, tüm birikimlerimizi heba edeceğini biliyoruz. Seçilmiş hükümeti yıkmaya yönelik teşebbüsler demokrasimizi ve ekonomimizi katledecektir. Anti demokratik her türlü girişimin karşısında kararlılıkla duruyoruz. Darbecileri lanetliyor, hükümetimizi destekliyor ve milletimizin iradesinden başka bir irade tanımıyoruz. Milletin istikrarı en iyi cevaptır. Bu hain girişimin çökertilmesinin orta ve uzun vadede ülkemiz ekonomisine olumlu yansımalarının olacağı kanaatindeyiz. Çünkü iş dünyası huzur, güven ve istikrar ister. Yaşananlar, tüm bu bileşenleri perçinlemiştir. İstikrarın sadece hükümetle olmayacağını söyleyenlere, siyasi risk olduğunu söyleyenlere, her görüşten milletin istikrarı cevap vermiştir. Güçlü millet iradesi her türlü zorlukla baş edebileceğimizi, ülkemizin uluslararası arenada da siyasi ve ekonomik gücünün kat be kat artacağını ortaya koymuştur. Çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz. Başbakanımızın dünkü açıklamalarında söylediği gibi ekonomimizin temelleri sağlamdır. Hükümetimiz ile Merkez Bankası ve ilgili kuruluşlar da gereken tedbirleri almıştır. Türkiye, global krizlere karşı ayakta durmayı başaran, G20 üyesi ve AB adayı, serbest piyasa ekonomisini ve çok partili siyasi sistemi içselleştirmiş güçlü bir ülkedir. İlk reşeks olarak olumsuz etkiler hissetsek de ülkemizin güçlü imajı, kısa sürede hem iç pazarda hem de dış pazarlarda bu olumsuzlukları bertaraf edecektir. Keza, kamuoyunun da izlediği gibi bütün piyasalar süratle normal seyrine ulaşmıştır. Bundan sonra da bizler daha çok çalışarak ve üreterek ekonomimizi büyütmeye devam edeceğiz. Şimdi 'sağduyu ve hukuk' zamanı. Şimdi, paralel terör örgütü darbecilerinin hukukla yüzleşme ve milletin derin hafızasında mahkûm olma zamanıdır. Bu ihanet tezgahını tasarlayan hainlerin hukuk çerçevesinde yargılanarak, en ağır ve caydırıcı cezaları almasını bekliyoruz. Artık darbe kelimesinin literatürden kalkmasını istiyoruz. Meclis'te siyasi partiler arasında takdir edilen bir yaklaşım varken toplumda ayırımcılık yapılması teröristlerin amacına ulaşmasına sebep olur. Sağduyu içerisinde hareket etmeliyiz. Gün birlik günü, milletimize teşekkürler."
Türkiye

TÜSİAD: Piyasalara Güven Telkini Önemli 
Darbe girişimi gecesinde 'demokrasiye açık destek' açıklaması yapan TÜSİAD, dün yayımladığı mesajda, "Demokrasimize karşı yapılan müdahale girişimi sonrasında gerek hükümetimizin, gerekse Merkez Bankamız başta olmak üzere ekonomiden sorumlu denetleyici ve düzenleyici kurumlarımızın yaptığı girişimler ve aldıkları tedbirler ile piyasalara güven telkin edildi" dedi. "Demokrasimize karşı gerçekleştirilen bu darbe girişimine karşı, siyasi partiler ve toplum kesimleri, hep bir arada ortak bir duruş sergiledi. Bu ortak duruş çok değerli; sergilenen bu tutum demokratik standartların daha da yükseltilmesi ve hukukun üstünlüğünün perçinlenmesi için devam etmelidir" denilen TÜSİAD açıklamasınde ekonomiyle ilgili sağlanan uyumun önemine değinilerek şunlar kaydedildi: "Burada en önemlisi şeffaşığın ve öngörülebilirliğin sağlanmasıydı. Yabancı yatırımcılar ile önceki akşam yapılan toplantı (Başbakan Yardımcısı ve Merkez Bankası katılımıyla) önemli bir adım oldu. Bu çabaların karşılık bulmasını bekliyoruz. Elbette burada Türkiye'nin güçlü kamu mali disiplinine ve sermaye yapısı güçlü bir bankacılık sistemine sahip olmasının önemli bir payı da var. Demokratik düzenin tüm kurumlarının ve denetleyici ve düzenleyici özerk kurumların güçlendirilmesi, ekonomik dayanıklılığın daha da ileri bir seviyeye taşınmasında önemli rol oynayacaktır. Gayet iyi biliyoruz ki, çeşitli olumsuzluklara rağmen Türkiye yatırım için bir cazibe merkezi olma potansiyelini koruyor, bu potansiyeli güçlendirmek için gerekli reformlar belli ve bu reformların süratle hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda iş dünyası olarak üzerimize düşeni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz."
Milliyet

Merkez Bankası'ndan Faiz İndirimi Beklentisi 
Darbe girişimi sonrasında yarın yapılacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faiz indirimi beklentisi ağırlık kazandı. Cuma günkü darbe girişiminin ardından değişen piyasa koşulları, ekonomistlerin faiz kararlarında değişikliğe neden olurken, ekonomi yönetiminin aldığı proaktif kararların, Türk Lirası varlıklara destek olduğu belirtiliyor. Ekonomistler, dolar/TL'de sert oynaklıklar olması durumunda Merkez Bankası'nın faiz indirimine ara verebileceğini, aksi durumda ise 25 ila 50 baz puan indirim yapabileceğini kaydediyor. İş Yatırım Araştırma Bölüm Yönetmeni Muammer Kömürcüoğlu da, merkezin yarınki toplantısında üst bantta 50 baz puan indirime gideceği yönündeki görüşlerinde bir değişikliğe gitmediklerini söyledi. Halk Yatırım Başekonomisti Banu Kıvcı Tokalı ise, TCMB'nin tüm politika araçlarıyla finansal istikrarı sağlamaya yönelik proaktif yaklaşım gösterdiğini, kalıcılığı konusunda güven ortamı oluşana kadar politika faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe gitmeyeceğini belirtti. Finansinvest Başekonomisti Burak Kanlı, "Merkez, darbe girişiminin daha önceden beklenen faiz indirimini engellediği gibi bir izlenim vermek istemeyecektir. Temkinli bir söylem benimseyerek faiz indirimlerinin sonuna gelindiği ya da yaklaşıldığı mesajını vererek piyasanın kaygılarını giderme yoluna gidecektir" dedi.
Milliyet

Bankacılık Faaliyetleri Etkilenmedi 
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, darbe girişimi ile ilgili olarak, bankaların rutin çalışmasını sürdürdüğünü ve Atm'lerde likidite sorunu bulunmadığını bildirdi. Aydın, hafta sonu piyasa yapıcı bankaların hazineden sorumlu yöneticileri ile toplantı yaptıklarını, toplantıda ciddi anlamda problemler görmediklerini, piyasaların da kendilerini haklı çıkardığını söyledi. Halkbank Genel müdürü Ali Fuat Taşkesenlioğlu da ihanet çetelerinin planladıklarının aksine, çok hızlı bir şekilde işlerinin başına döndüklerini söyledi. Alınan tedbirlerin de etkisiyle hiçbir problem yaşamadığını vurgulayan Taşkesenlioğlu, "tedirginliğe gerek yok" dedi. Denizbank Genel müdürü Hakan Ateş ise "ülkemizde likidite ve finansal kriz söz konusu değildir" dedi. Vakıfbank'tan yapılan açıklamada da "yaşanan elim hadiseye karşı toplumun her kesiminin güçlü bir reaksiyon göstermesi milletimizin demokrasiye olan inancını gösteriyor" denildi.
Star

Yatırıma Devam 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi, ülke ekonomisine inancını sürdüren iş dünyası temsilcilerinin yatırımlarında herhangi bir değişikliğe yol açmadı. Darbe girişiminin ekonomiyi olumsuz etkilemesini beklemediklerini ifade eden iş adamları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) aldığı önlemlerden memnuniyetini de dile getirdi. İstanbul 3. Havalimanı dahil Türkiye'nin vizyon projeleri hız kesmeden yükseliyor. Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, Başbakan Yardımcıları Mehmet Şimşek ve Nurettin Canikli'nin yaptığı konuşmalar ile Merkez Bankası, Türkiye Bankalar Birliği ve Borsa İstanbul gibi ekonomi alanındaki önemli kurumların aldığı tedbirlerin iş adamlarını çok rahatlattığını söyledi. İş dünyası olarak, alınan tedbirler nedeniyle ilgililere teşekkür ettiklerini belirten Özdemir "Aslında dünkü toplantılarda alınan kararlar çok olumluydu. Hepimizin endişe ile beklediği 'acaba ne olur?' sorusunun cevabı dün (önceki gün) verildi. Bu sayede piyasalar, 15 Temmuz Cuma gününe yakın bir rakamdan açıldı. Küçük bir düşüş yaşandı" şeklinde konuştu. Özdemir, Türkiye ekonomisinden hiçbir zaman tereddüt etmediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Dün bile yatırımlarımız nedir, ne oluyor, onun değerlendirmesini yaptık. Ülkenin birlik ve beraberliğinden hiçbir endişemiz olmadı. Ancak bu olay çok büyük üzüntü verdi. Darbe girişimine karşı büyük birlik gösterilmesi bizi haksız çıkarmadı. İnanın, dün bile yatırımlarla ilgili çalışmalarımız devam etti. Hiç durmadık. Ülkemize, Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, bakanlarımıza çok güveniyoruz. Bu zor günde dahi basiretli toplantılar yapıldı. Çok güzel ve yerinde kararlar alındı. Hem iç hem de dış piyasa rahatladı." Nihat Özdemir, aynı zamanda Cumhuriyet tarihinin en büyük projesi olan İstanbul 3. Havalimanı'nın inşaatını gerçekleştiren IGA Havalimanı İşletmesi'nin de Yönetim Kurulu Üyesi. Şu anda dünyanın en büyük şantiyesi olan 3. havalimanında çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Nihat Özdemir, mayısda yaptığı açıklamada 3. havalimanının yüzde 25'nin tamamlandığını ve 1.8 milyar Euro harcama yapıldığını söylemişti. Özdemir, 3. havalimanının Şubat 2018'se yetiştirilmesi için büyük bir çaba içinde olduklarını belirtti.
Star

Tıkır Tıkır Çalıştı 
Başbakan Binali Yıldırım, başarısız darbe girişimi sonrasında Türkiye'de finansal sistemin sorunsuz çalıştığını söyledi. Çankaya Köşkü'nde Bakanlar Kurulu'na verilen arada FETÖ'nün (Fetullah Terör Örgütü) darbe girişimine ilişkin açıklamalarda bulunan Başbakan Yıldırım, "Çeşitli çevreler Türkiye'de ekonominin alt üst olacağı, Türkiye'de pazartesi günü adeta hayatın duracağı şeklinde propagandalar yaptılar. Bu propagandaların maksatlı olduğunu biliyorduk" diye konuştu. Yıldırım, şunları kaydetti: "Ekonomiden sorumlu arkadaşlarımız gerek yurt içinde gerek yurt dışında gerekli temasları yaptılar. Durum tespiti yaptılar. Allah'a şükür bugün itibariyle finansal sistemimiz tıkır tıkır çalışıyor. Bankalarımız, borsamız çalışıyor. Merkez Bankası işin başında ihtiyaç olunca gereken her türlü tedbiri almak için hazır bekliyor. Bugün ekonomik göstergelerde yaşanan değişim Türkiye'nin normal günlerdeki değişiminden farklı değil. Ne risk biriminde ne borsa işlemlerinde ne kursa ne faizde değişim normal sınırlarda seyrediyor. Bu darbe demokrasinin, milli iradenin temsilcisi siyasi otorite tarafından, hükümet tarafından bastırılmış; hayat normale dönmüştür. Piyasanın verdiği mesaj budur."
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

İdam Gelirse Onaylarım 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, TBMM'de idam cezasının geri getirilmesi yönünde karar alınırsa bunu onaylayacağını söyledi. CNN International'dan Rebecca Anderson'un sorularını yanıtlayan Erdoğan, darbe girişiminin vatana ihanet suçu olduğunu vurgulayarak, idam talebinin anayasal karara dönüşeceği yerin parlamento olacağını hatırlattı. Erdoğan, "Dolayısıyla, parlamentoda liderler görüşmek suretiyle gündemine almaları halinde, Cumhurbaşkanı olarak parlamentodan çıkacak böyle bir kararı onaylarım" diye konuştu. Erdoğan şöyle devam etti: "Terör olayları karşısında, halkımızın aldığı karar şudur, kesinlikle teröristler öldürülmelidir. Bunun başka bir çıkış noktası yok. Ben niye müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılanı yıllarca besleyeyim, vatandaş bunu söylüyor, 'Benim canım gitmiş, canım'. 8 yaşında, 15 yaşında, 20 yaşında gençler, taze fidanlar son olaylarda maalesef öldürüldü. Bunların tabii anneleri, babaları, tabii hepsi şu anda dertli. Bunun için bu konuda çok hassas davranmamız gerekiyor." Darbe girişimin arkasında olduğu belirtilen Fethullah Gülen'in ABD'de ikamet etmesi nedeniyle konuşmasında, Türkiye ile ABD arasında suçluların iadesi anlaşması olduğunu anımsatan Erdoğan, "Siz benden istediğiniz zaman, sen benim stratejik ortağımsın, ben veriyorum, ama sen bana niye vermiyorsun" ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Marmaris'te kaldığı otele darbecilerin yaptığı baskında iki korumasının şehit olduğunu söyledi. Erdoğan, "Eğer Marmaris'te 15 dakika daha kalsaydım ya kaçırılmış olacaktım ya da öldürülecektim. Oradaki arkadaşlarımızla yaptığımız değerlendirme neticesinde oradan hareket ettik. Bu karar planlarının engellenmesine neden oldu" diye konuştu. Erdoğan darbe girişiminin olduğu gecenin devamında neler yaşadığını da şöyle anlattı: "Atatürk Havalimanı'nda kontrol kulesinin kontrolünü ele geçirmişlerdi. İstanbul Emniyet Müdürü'ne darbecilerin buradan boşaltılması emrini verdim. Operasyon sonrası kule temizlendi. Uçuş sırasında pilota havada ne kadar kalabileceğimizi sordum, 3-4 saat kalabileceğimizi söyledi. O andan itibaren F-16 uçaklarıyla üzerimizde kısa mesafede ses hızını aşarak uçuş yaptılar. Bu yapıldığında bombalamaya benzer bir ses çıkıyor. Hiçbir şekilde endişemiz olmadı. İlk açıklamamızdan itibaren Türk devleti, hükümet görevi başında olduğunu söyledik. Zaten 12 saatte her şey kontrol altına alındı."
Hürriyet

İç'te Deprem 
İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın talimatı doğrultusunda bakanlığa bağlı merkez ve taşra teşkilatları ile Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nde gece yarısı paralel yapıya yönelik operasyon başlatıldı. Talimat doğrultusunda, ilgili kurumlarda 8 bin 777 personel açığa alındı. Sinop Valisi Yasemin Özata Çetinkaya ve 29 merkez valisi, 52 mülkiye müfettişi, 16 hukuk müşaviri, bir genel müdür yardımcısı, 2 daire başkanı, 3 şube müdürü, 2 hukuk işleri müdürü, 92 vali yardımcısı, 47 kaymakam ve bir kaymakam adayı olmak üzere 246 mülki idare amir açığa alındı. Aynı saatlerde Jandarma Genel Komutanlığı'nda da 2 tümgeneral, 9 tuğgeneral, 61 albay, 44 yarbay, 55 binbaşı, 93 yüzbaşı, 92 üsteğmen, 42 teğmen, 171 astsubay, 44 uzman çavuş ve bir sivil memur olmak üzere 614 jandarma personeli açığa alındı. Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hakan Üstem de görevden alındı. Üstem'in yanı sıra Sahil Güvenlik'ten 3 albay, 9 binbaşı, 2 yüzbaşı, 3 astsubay da görevden uzaklaştırıldı. İçişleri Bakanlığı bünyesinde en büyük görevden almalar emniyette yaşandı. Emniyet Genel Müdürlüğü, dün saat 02.00'de 81 il emniyetine ve Emniyet Genel Müdürlüğü Daire Başkanlıkları'na talimat yazısı gönderdi. Emniyetin talimatıyla 3 bin 21 polis amiri, 4 bin 774 polis memuru, 92 sivil memur, 12 bekçi olmak üzere toplam 7 bin 899 emniyet personeli FETÖ/PDY içerisinde yer aldıkları iddiasıyla açığa alındı. Polislerin silah ve kimliklerine el konuldu. Zonguldak Emniyet Müdürü Osman Ak, EGM'nin talimat yazısında belirtilen beylik silahlarına el konulmasının yeterli olmayacağı, bu kişilerin üzerine kayıtlı ruhsatlı silahlara da el konulması gerektiği, aksi halde bu silahlarla yeni bir kalkışmaya girişebilecekleri değerlendirmesini içerin bir yazı paylaştı. Bunun üzerine EGM'nin saat 03.00 gibi ikinci bir uyarı yazısı daha geçerek beylik silahlarının yanı sıra üzerlerine kayıtlı ruhsatlı silahlara da el konulması gerektiği uyarısında bulundu. İkinci uyarı yazısının ardında açığa alınan 7 bin 795 polis üzerinde beylik silahlarının dışında kayıtlı bulunan 22 bin 500 silaha da el konuldu
Hürriyet

Soruşturun 
CHP Parti Meclisi ve TBMM Grubu adına yapılan ortak açıklamada, darbe girişimine katılan er ve erbaşlara yönelik linç girişimlerinin soruşturulması istendi. Açıklamada özetle şu ifadelere yer verildi: "Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki bir cuntanın parlamenter demokrasimize yönelik darbe girişimini lanetliyoruz. Her türlü darbe ve kalkışmaya karşı halkın demokratik direnme hakkı kutsaldır. Parlamenter demokrasinin yarattığı tarihsel birikimin gücüyle halkımız, darbeye karşı direnme hakkının bir örneğini vermiştir. Bu bağlamda, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da asker sivil ayrımı yapmaksızın her türlü darbe girişimine ve vesayete şiddetle karşı olduğumuzu ifade ederiz. Siyasi partilere önümüzdeki dönemde çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Darbeciler, tüm işbirlikçileriyle birlikte hukuk düzeni içinde yargı önünde hesap vermelidir. Hesap sorma sürecini ve soruşturmaları, anayasa ve hukuk sınırları dışına taşıyıp bir cadı avına dönüştürmek, anayasayı ihlal eden darbecilerle aynı konuma düşmek olur. Soruşturmalarda özellikle sorumlu olanla olmayanı ayırmak, sorumlulardan hukuk sınırları içinde hesap sormak, bundan sonraki normalleşme ve demokratikleşme sürecinin selameti açısından büyük önem taşımaktadır. Soruşturmalar intikam ve tasfiye fırsatı gibi görülmemelidir. Öte yandan hukuk devletinin gereği olarak er ve erbaşlara dönük linç girişimleri de aynı biçimde soruşturulmalıdır. Siyaset kurumu ve devlet organları, halkın kutuplaştırılmasına, kışkırtılmasına, çatışma potansiyelinin tahrik edilmesine, TSK'nın düşman gibi gösterilmesine dönük her türlü girişim ve ortamı ortadan kaldırmakla sorumludur. Siyasi partilere açık çağrımızdır: Güçlü bir parlamenter sistem ve özgürlükçü demokrasi için her türlü çabayı göstermeye hazırız. Bu bizim tarihi sorumluluğumuzdur." Muhalefet, hükümete "Artık insanları sokağa çıkmaya çağırmaktan vazgeçin" çağırısı da yaptı. CHP'li Bekaroğlu Twitter'dan "Güvenliği, güvenlik güçleri sağlamalı" mesajını paylaşırken, MHP'li Atila Kaya da, "Yüzlerce şehidimiz varken neyin kutlaması yapılmaktadır?" dedi.
Hürriyet

'Her Damlanın Hesabını Öyle Bir Soracağız Ki!' 
Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin olarak, "Türk medyası bu süreçte mili bir duruş göstermiştir, teşekkür ederim" dedi. Yıldırım, "Her ne kadar bu darbe girişimi Türk Silahlı Kuvvetleri'nde başlatılmış olsa da bunlar canilerdir, teröristlerdir. Bu canilerle silahlı kuvvetlerimizi aynı tutmayın. TSK bizim göz bebeğimizdir" diye konuştu. Başbakan Yıldırm, "208 şehidimiz, 1491 yaralımız var. 7 bin 543 gözaltı sayısı var. Bunlardan 100 tane polis, 6 bin 38 tane asker, 755 hakim-savcı, 650 sivil" açıklaması yaptı. Yıldırım, darbe girişimi sonrası meydanlara inen vatandaşların idam talebine ilişkin olarak, "Halkın idam talebi bizim için emirdir ancak aceleci karar vermek yanlış olur" açıklamasını yaptı. "Bu işe kalkışanlar şunu bilmelidir ki; dökülen her damla kanın hesabını öyle bir çetin soracağız ki bunu görecekler" diyen Yıldırım, "Eğer bu hesapları görmezsek bize bu dünyada da öbür dünyada da rahat yok. Bu, bizim milletimize karşı en ulvi görevimizdir. Bunu yaparken hırsla değil, kanun içinde hareket edeceğiz. Duygusal olmaktan uzak, ama insan hayatının da ne kadar önemli olduğu bilinciyle hareket ederek bunların hesabını soracağız. Bu darbeyi planlayanlar tam 12 Eylül darbesi gibi bir plan ortaya koymuşlar. Bunların her ne kadar kainat imamı dedikleri, bunu 'Bizim haberimiz yok. Hükümet kendi oyunlarını oynuyor, kendi emellerini gerçekleştirmek için oynuyor' deseler de 7 bin 555 kişilik gözaltı listemizle, çok net olarak belgeleriyle elimizde olduğunun da kamuoyunun bilmesinde fayda var" "Her ne kadar bu darbe girişimi TSK bünyesinde başlatılmış olsa da, bunu yapmaya kalkışanların TSK'nın, vatanını, milletini, bayrağını seven mensuplarıyla zerre kadar alakası yoktur. Bunlar, eli kanlı canilerdir, terör örgütünün mensuplarıdır. Aziz milletimden hükümetiniz olarak talebimiz şudur: Bu canilerle silahlı kuvvetlerimizi bir tutmayın, silahlı kuvvetlerimiz bu ülkenin göz bebeğidir. Askerimize ordumuza onların itibarına zarar verecek, kurumsal yapısını yıpratacak hareketlerden vatandaşlarımız lütfen uzak olsunlar.
Vatan

DÜNYA 

Kazakistan'da Saldırı Ermenistan'da İşgal 
İki eski Sovyet cumhuriyetinde karışıklık çıktı. Kazakistan'ın eski başkenti ve en büyük şehri Alma Ata'da dün sabah saatlerinde kimliği belirsiz kişiler güvenlik güçlerine saldırdı. Kazakistan İçişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, kimliği belirsiz kişilerin, emniyet müdürlüğüne ve istihbarat binasına saldırdığı, yaraladıkları nöbetçi polisin silahına el koyduktan sonra olay yerinden kaçtığı bildirildi. Olayda 6 polis öldü, 8 kişi yaralandı. Ermenistan'da ise geçen pazar sabahı başkent Erivan'daki Polis Trafik Şubesi'ne düzenlenen işgal eylemi sürüyor. "Yeni Ermenistan" adlı radikal siyasi hareketten silahlı kişilerin gerçekleştirdiği baskında hareketin lideri Jiarir Sefilyan'ın serbest bırakılması ve hükümetin istifası talep edilmişti. Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın ilgili bakanlar ve üst düzey güvenlik yetkilileri ile yaptığı toplantı sonrası operasyon fikrine çok kan akacağı gerekçesiyle şimdilik mesafeli durduğu açıklandı.
Hürriyet

Seçilmiş Hükümetin Yanındayız 
Türkiye'deki FETÖ'cü darbe girişimini ilk günden beri an be an takip ettiği bildirilen ve kurmaylarından sürekli bilgiler aldığı öğrenilen ABD Başkanı Barack Obama, Ulusal Güvenlik Konseyi'ni topladı. Obama'nın Konsey'de de Türkiye'deki darbe girişimiyle ilgili son durumu değerlendirmek üzere bilgi aldığı bildirildi. Konsey sonrasında Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada, "Başkan Obama, Türkiye'nin demokratik yollardan seçilmiş sivil hükümetine şartsız desteğinin altını çizdi" belirtildi. Açıklamada, "Başkan Obama, ABD yönetimi olarak, seçilmiş hükümetin yanında olduklarını vurguladı" denildi. Obama'nın, ABD'li yetkililerin Türk muhataplarıyla yakın çalışmaya devam etmesi talimatını verdiği kaydedilen açıklamada, Türkiye'de bulunan Amerikalı personelin güvenlikleriyle ilgili konuların da görüşüldüğü belirtildi. Olaylarda herhangi bir Amerikan vatandaşının hayatını kaybettiği veya yaralandığı yönünde henüz teyit edilmiş bir bilginin olmadığı ifade edilen açıklamada, Türkiye'deki tüm taraşarın hukuk devleti sınırları çerçevesinde hareket etmesi ve başkaca şiddet ve istikrarsızlığa yol açabilecek eylemlerden kaçınması çağrısında bulunuldu.
Türkiye

Mültecilerin Yüzde 50'sini Altı Ülke Üstlendi 
Britanya merkezli yardım kuruluşu Oxfam tarafından hazırlanan yeni bir rapor, dünyanın en zengin altı ülkesinin mültecilerin yüzde 9'undan daha azına ev sahipliği yaptığını ortaya çıkardı. ABD, Çin, Japonya, Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık'ın global ekonominin yarısından fazlasına sahip olduğu vurgulanan raporda, bu ülkelerdeki mülteci sayısının 2,1 milyonu geçmediği belirtildi. Oxfam, bu sayının dünya üzerindeki mültecilerin yüzde 8,8'ine karşılık geldiğini belirledi. Raporda, Türkiye, Ürdün, Pakistan, Lübnan, Güney Afrika ve Filistin'in yaklaşık 12 milyon mülteciye kapılarını açtığının altı çizildi. Bu rakam, dünyadaki mülteci nüfusunun yüzde 51,4'üne denk. Birleşmiş Milletler (BM), dünya üzerinde yerlerinden edilmiş insan sayısının rekor seviyeye ulaştığını vurgularken, bu sayının İkinci Dünya Savaşı'nda yaşanan krizi de aştığını açıkladı. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, 65 milyondan fazla kişinin iç savaş ve çatışmalar nedeniyle ülkesini terk ettiğini belirtirken, bu sayının bir önceki yıla oranla 5 milyon 800 bin artış göstermesine dikkat çekti. Oxfam yöneticilerinden Winnie Byanyima, hükümetlerin büyük çoğunluğunun milyonlarca mülteciye sırtını dönmesini "utanç verici" olarak nitelerken, yoksul ülkelerin sorumluluğu omuzladığını vurguladı.
Milliyet

Dış Basında İkinci Darbe Tehdidi 
15 Temmuz darbe girişimi dünya basının da gündemindeydi. Çoğu gazete, teşebbüsü, okuyucularına manşetten duyurdu. Adeta 'darbe tetikçiliği' yapan bu haberler ve makaleler arasında en dikkat çekici olan Ortadoğu muhabiri Robert Fisk'in Independent için yaptığı değerlendirmeydi. Fisk, 15 Temmuz'un darbe olmadığını savunarak, "Gelecek ay ya da yıl içinde başka bir girişim için hazır olun" ifadelerini kullandı. Küstahlığı bu noktada sınırlandırmayan Fisk, ayrıca, darbenin başarıya ulaşması durumunda Erdoğan'a da Mursi gibi davranılacağından emin olunması gerektiğini yazdı. ABD'de yayınlanan Wall Street Journal gazetesinin başyazısında da "Darbe başarısız olmayı hak etti. Halk ve muhalif partiler hükümetten yanaydı. Kimse askerin yönettiği iç karışıklık dönemlerine dönmek istemedi" dendi. Fakat gazete, darbe teşebbüsü sonrasında yapılan tasfiyelerden rahatsız olduğunu göstererek, "Erdoğan'ın tasfiyeleri ülkede karışıklığın devam etmesine neden olacak" dedi. Financial Times da gündemine darbe girişimi sonrası başlayan gözaltıları aldı. Gazete, Erdoğan'ın yaveri Albay Ali Yazıcı'nın dahi gözaltına alınması, darbe komplosunun ne kadar derinlere kadar gittiğini gösterdi dedi ve 15 Temmuz gecesinde Erdoğan'ın uçağının iki F-16 tarafından taciz edildiğini aktardı. Guardian Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Erol Olçak ve oğlunun cenaze töreninde gözyaşlarını tutamadığını ön plana çekti. Times, "Başarısız darbe girişimi sonrası Cumhurbaşkanı iktidarı elinde topluyor" ifadelerini kullandı. Süddeutsche Zeitung, Münchner Merkur, Frankfurter Allgemeine Zeitung, Frankfurter Rundschau, Braunschweiger Zeitung gibi Alman gazeteleri 15 Temmuz girişimini AB yöneticilerine ve Times gazetesine paralel ifadelerle haberleştirdi. Hepsi de FETÖ yapılanması tehlikesini görmezden gelerek teşebbüsün 'Erdoğan'ı güçlendirme tehlikesi' barındırdığını ifade etti.
Star
 
Pakistan'ı Sarsan Namus Cinayeti 
Pakistan'ın sosyal medya ünlüsü Kandil Baluş, ağabeyi Muhammed Vasim tarafından İslam'a aykırı hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle öldürüldü. Cuma günü Multan kentinde cesedi bulunan 26 yaşındaki genç kadın, Twitter ve Instagram'da yayınladığı pozları nedeniyle 'Pakistan'ın Kim Kardashian'ı olarak anılıyordu. Hafta sonunda tutuklanan Vasim, savcılık çıkışında basına yaptığı açıklamada, kız kardeşini 'aile namusunu temizlemek' için öldürdüğünü kabul etti. Genç kadını ilaçla bayılttıktan sonra boğarak öldüren Vasim, "Yaptığım şeyden utanç duymuyorum" diye konuştu. Batı tarzı yaşantısı nedeniyle özellikle genç Pakistanlıların takip ettiği Baluş, uzun süredir ülkedeki muhafazakarların hedefindeydi.
Vatan

SPOR 

Fenerbahçe bugün özel ve hazırlık gibi görünen ancak resmi maçı aratmayacak bir mücadeleye çıkacak… Sarı-lacivertliler, Çek ekibi Sparta Prag ile Prag'da karşılaşacak… Maçın anlam ve önemine bakıldığında kendi içerisinde farklı başlıkları var… Nedeni ise 26 Temmuz'da Monaco ile oynanacak Şampiyonlar Ligi ön eleme mücadelesi… Lyon ile yapılması gereken özel maçı Türkiye'deki darbe girişimi nedeniyle iptal edilen Kanarya, Sparta Prag maçını en ciddi sınavı olarak görüyor. Teknik direktör Vitor Pereira Prag maçına "Pragmatik" gözle bakıyor. Çünkü en önemli test mücadelesi olacak. Takım için yararı fazla… Yeni transferler bir arada oynayacak. Sakat ve cezalılar nedeniyle forma giyemeyecek oyuncuların yerine görev alacak isimlerin son durumları görülecek. Maç eksiği giderilmeye çalışılacak. Portekizli hoca, Monaco mücadelesinde sahaya süreceği ilk 11'i deneyecek. Aynı zamanda da taktik anlayışı hayata geçirilmeye çalışılacak. Sonuçtan çok takımın genel durumuna ve 90 dakikalık oyun anlayışına bakılacak. Şunu da hatırlatalım Teknik ekip, Monaco sınavına kadar Samandıra'da bir özel maç daha ayarlamaya çalışıyor.
Türkiye

Kara Kartal'da transferde son durum Sol bek bölgesine takviye için görüşmeler devam ederken öne çıkan isim bonservisi D.Moskova'da olan Alexander Büttner… Sona gelinmiş durumda. Yönetimin ve teknik ekibin canını sıkan gelişme ise elde kalan isimler… Geçen sezonun devre arasında alınan iki isim ile kan uyuşmazlığı yaşandı… Kulüp bulmaları istenen Denys Boyko ve Alexis Delgado satış listesine konurken beklenen teklif gelmedi… 30 yaşındaki Delgado için İspanyol kulüpleri devredeydi ancak maliyeti yüksek bulundu… Kartal'ın isteği ödediği 1.5 milyon avroluk bonservis ücretini geri almak… Boyko'dan beklenti ise 3 milyon avro. Kaleye Fabricio ve genç Utku takviyesi yapan Kartal, Ukraynalı eldiveni kesinlikle elden çıkarma düşüncesinde. Beşiktaş'ta bir diğer stoper Milosevic'te ise durum çok daha can sıkıcı… Siyah-beyazlılarda bir türlü bekleneni veremeyen ve 2018'e kadar sözleşmesi bulunan İsveçli oyuncunun yine kiralık gitmesi söz konusu… Siyah-beyazlılar üç ismi göndererek hem maliyetinden kurtulmak hem de kadro genişliğini aza indirme planında…
Türkiye

İşitme Engelliler Dünya Şampiyonaları'nın açılış töreni büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Türkiye'de son dönemde yaşanan terör olayları ve darbe girişimi gibi birçok sarsıcı gelişmeye karşın geri adım atılmadan yapılmasına karar verilen etkinlik için Samsun'da start verildi. Batıpark Tören Alanı'nda mücadele edecek ülke delegasyonlarının yanı sıra Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, ICSD (Uluslararası İşitme Engelliler Spor Konseyi) Başkanı Valery Rukhledev, Samsun Valisi İbrahim Şahin, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan ve çok sayıda sporsever açılışa katıldı. Boy gösterecek 25 ülkenin gerçekleştirdiği bayrak geçişi ile başlayan törende yaptığı konuşmada Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç "Yurtdışından gelen misafirlerimiz, büyük, aziz bir milletin misafirleri. Demokrasi, birlik ve beraberlik için örnek bir duruş sergileyen, dünyaya örnek olan bir ülkedesiniz. İlerde büyük bir dönüm noktasında Türkiye'de olduğunuzu hatırlayacak, 'Biz oradaydık' diyerek gururlanacaksınız" dedi. Düzenlenen törende ayrıca 2017 İşitme Engelliler Olimpiyatları için geri sayıma başlandı. Etkinlikte canlı yayında Cumhuriyet Meydanı'nda bulunan sayaca bağlanıldı ve sayaç 365 günden geri saymaya başladı. Masa tenisi, plaj voleybolu, tekvando, karate ve judo olmak üzere beş farklı dalda gerçekleştirilecek İşitme Engelliler Dünya Şampiyonlarında müsabakalar bugün başlayacak.
Milliyet

Bruma "PSV'ye gitmem" demedi. Galatasaray'ın Portekizli futbolcusu basın toplantısında, "PSV'den gelen teklif doğru. Benim de bilgim var. Sonuçta buradayım Galatasaray'ın oyuncusuyum. O kısım artık iki kulüp arasındaki konu" dedi. "Bahsettiğimiz iki kulüp, ikisi de Avrupa'nın en önemli kulüplerinden. İkisinde de herkes oynamak ister. Şu an ben birinde oynuyorum zaten. Ama bir anlaşma sağlanırsa o zaman konuşuruz. Kontratıma saygı duyuyorum" diye konuştu. İyi bir kamp dönemi geçirdiğini belirten Portekizli, "Hem hocamız, hem yöneticiler benimle sürekli ilgileniyor. Galatasaray bana güvendi. Ben de karşılığını veriyorum. La Liga'da deneyim kazandım. Üzerimde bonservis baskısı yok" ifadelerini kullandı.
Star

Futbolda heyecan yeniden başlıyor. Spor Toto Süper Lig Turgay Şeren Sezonu fikstürü dün Riva'da çekildi. 19 Ağustos'ta start alacak 2016-2017 sezonunun ilk haftasında son şampiyon Beşiktaş, ilk kez Süper Lig'de mücadele edecek olan Alanyaspor'u konuk edecek. Fenerbahçe, Medipol Başakşehir deplasmanına giderken, Galatasaray Süper Lig'e yeniden dönen Kardemir Karabükspor'u ağırlayacak. Seyircisiz oynama cezası devam eden Trabzonspor ise Kasımpaşa ile kendi sahasında oynayacak. Ligin ilk büyük derbisi ise Beşiktaş ile Galatasaray arasında 5. haftada Vodafone Arena'da oynanacak. FENERBAHÇE ile yollarını ayıran Gökhan Gönül ve kaleci Fabricio'yu kadrosuna katan son şampiyon Beşiktaş, şu ana kadar Gregory Van der Wiel, Roman Neustadter, Martin Skrtel, kaleci Fabiano ve Kartal'dan İsmail Köybaşı'nı transfer eden Kanarya ile 13. haftada Ülker Stadı'nda karşı karşıya gelecek. Bursaspor'dan Serdar Aziz, Antalya'dan Emrah Başsan'ı kadrosuna katan Galatasaray ile Fener'in ilk yarıdaki düellosu ise 11. haftada yine Kadıköy'de. Yeniden yapılanmaya giden Ersun Yanal yönetimindeki Trabzonspor ise 8. haftada Galatasaray'ı, 16. haftada ise Fenerbahçe'yi konuk ederken, 10. haftada Beşiktaş'la deplasmanda karşılaşacak. İlk yarıda üç büyükler arasında Fener derbileri kendi sahasında, Cim-Bom deplasmanda, Kartal ise birini içerde, birini dışarda oynayacak. Spor Toto Süper Lig'de sezonun ilk yarısı 16 hafta, ikinci yarısı ise 18 hafta oynanacak. İlk yarı, 24 Aralık 2016 tarihinde sona erecek, ikinci yarı ise 7-8-9 Ocak 2017 tarihlerinde başlayacak. Sezon 21 Mayıs 2017 tarihinde oynanacak 34. hafta müsabakalarıyla sona erecek.
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme