20 Temmuz 2016 Çarşamba

20.07.2016 Genel Gündem



20.07.2016 Çarşamba

GÜNDEM

1577 Dekan İstifa Etsin 
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), bütün devlet ve vakıf üniversitelerinin tüm dekanlarının istifasını istediğini açıkladı. Buna göre, 1577 dekanın istifa etmesi talep ediliyor. Bunların 1176'sı devlet, 401'i ise vakıf üniversitelerinde görev yapıyor. İsimlerin dün akşama kadar gönderilmesi istendi. Dekanların alınması için rektörlerin YÖK'e teklifte bulunması gerekiyor. Bu yazı YÖK Genel Kurulu'nda görüşülüp karara bağlanacak. Dekanlar, bugün yapılacak YÖK Genel Kurulu'na kadar görevlerinin başında olacak. Genel Kurul bu istifaları kabul ettikten sonra dekanların yerine vekaleten bakacak isimler belirlenecek.
Hürriyet
 

Meydanlar Boş Kalmıyor 
Darbe girişinin bastırılmasının ardından başlayan demokrasi nöbeti önceki akşam da sürdü. Ankara: 15 Temnuz darbe girişimi sonrasında sokağa dökülen yaşlı ve çocukların da aralarında olduğu çok sayıda vatandaş, ellerinde Türk bayraklarıyla Kızılay Meydanı'nı önceki akşam da doldurdu. Büyükşehir Belediyesi'nin kurduğu platformdan mehter marşlarının yanı sıra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha önce okuduğu şiirler meydandaki vatandaşlara dinletildi. Hakkari: Valilik binası bahçesinde saat 21.00'de başlayan darbe karşıtı eyleme Ak Parti İl Başkanı Nurettin Fırat, CHP Hakkari il Başkanı Aytekin Karahanlı, bazı STK temsilcileri, avukatlar ve 300'e yakın vatandaş ve kurum amiri katıldı. Siirt: Darbe girişiminin elebaşı olmakla suçlanan Fethullah Gülen için kartondan bir tabut yaptırıldı. Protestocu grup Fethullah Gülen'in adı yazılı ve üzerinde resmi bulunan karton tabutu omuzlarına alıp kent sokaklarında tur attı. Ordu: Kent merkezinde ve Ünye Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan vatandaşlar, darbe girişimini protesto etmeye devam etti. Araç sürücüleri korna çalarak şehir turu atarken, bazı vatandaşlar da ellerinde büyük Türk bayrağını taşıyarak yürüyüş yaptı.
Milliyet

Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Soruşturması 
Darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturmalarda FETO bağlantılı Başbakanlık, bazı MİT personeli, Diyanet, yüksek yargı mensuplarının da aralarında bulunduğu kamuda çalışan 30 binden fazla kişi görevlerinden uzaklaştırıldı. Görevden almalar çeşitli kurumlarda dün akşam saatlerine kadar sürdü. Milli Eğitim Bakanlığı'nda (MEB) 15 bin 200 kamu personeli açığı alınırken, özel okullarda görev yapan 21 bin öğretmenin de lisansı iptal edildi. Bakanlıkta son dönemde emeklilik için dilekçe verenlerin dosyaları da yeniden incelemeye alındı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da görevden alınan personel hakkında Cumhuriyet döneminin en büyük soruşturmasını başlattı. Başbakanlık: Başbakanlık'ta görev yapan 230'u raportör, 19 uzman altı müşavir, iki hukuk müşaviri olmak üzere toplam 257 personel görevden uzaklaştırıldı ve kurum kimliklerine de el konuldu. MİT: Milli İstihbarat Teşkilatı'nda (MİT) haklarındaki teftiş dolayısıyla pasif görevde bulunan 100 kişi görevden alındı. İstihbarat kaynaklarından alınan bilgiye göre, bu kişiler MİT'te haklarındaki teftiş nedeniyle pasif görevde bulunuyordu. MEB: Merkez ve taşra teşkilatında görev yapan 15 bin 200 kamu personelinin açığa alındı ve bu kişiler hakkında soruşturma başlatıldı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "FETÖ/PDY bağlantılı cuntacı grubun 15 Temmuz'da ülkenin demokratik hukuk düzeni, kamu kurum ve kuruluşlarının işleyişine yönelik darbe teşebbüsünde bulunduğu, girişimin devlet ve milletin ortaya koyduğu ortak dayanışma ve üstün gayret sayesinde bertaraf edildiği" belirtildi. Bu olayın, "mezkur terör örgütüyle bağlantılı tüm kişi, kurum ve kuruluşlarla etkin şekilde mücadele edilmesi ve örgütün bütün faaliyet alanlarının ortadan kaldırılması gerektiğini" gösterdiği vurgulanan açıklamada, "Bu kapsamda, Milli Eğitim Bakanlığı olarak yapıya ait tüm özel eğitim kurumları ve okullar ile barınma merkezlerinin yanı sıra bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatında görev yapan FETÖ ile irtibatlı kamu personeline yönelik kapsamlı çalışma yürütülmektedir. Bugün itibarıyla bakanlığımızın merkez ve taşra teşkilatında görev yapan 15 bin 200 kamu personeli açığa alınmış, bu kişiler hakkında soruşturma başlatılmıştır" denildi. Bakanlık ayrıca çoğunluğu dersanelerden dönüşen özel okullarda görev yapan 21 bin öğretmenin lisansını iptal etti. Bakanlıkta son dönem emeklilik dilekçe verenlerin de durumlarının yeniden inceleneceği belirtildi
Milliyet

Hainler Dağdan Saldırdı; 3 Şehit 
Maçka girişinde ekip minibüsüyle yol kontrolü yapan polislere, yaklaşık 50 metre mesafedeki dağlık alandan teröristlerce saldırı gerçekleştirildi. El bombaları ve uzun namlulu silahlarla yapılan saldırı sonrası polisler ile teröristler arasında çatışma yaşandı. İki polis memurunun şehit olduğu, 5 polis memuru ve bir sivil vatandaşın yaralandığı saldırı sonrası teröristler, dağlık alana kaçtı. Olay yerine gelen ve kaçan teröristleri takip eden Özel Harekat ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri arasında sıcak temas sağlandı. Teröristlerin yerlerinin tespit edilebilmesi için güvenlik güçlerince insansız hava aracı olarak bilinen drone havalandırıldı. Emniyet Müdürlüğüne bağlı olay yeri inceleme ekipleri, olayın olduğu yerde çalışma başlattı. Polis aracının altında patlamamış el bombası bulunması nedeniyle çevreyi güvenlik şeridine alan polis, vatandaşları bölgeden uzaklaştırdı. Aracın altındaki el bombası, bomba uzman ekiplerince kontrollü patlatıldı. Saldırının ardından ilçeye giriş ve çıkışlar kapatılırken, ilçeden geçen Trabzon- Gümüşhane karayolu da ulaşıma kapatıldı. Yaklaşık bir saat kapalı kalan yolda ulaşım, güvenlik güçlerince kontrollü sağlanmaya başlandı. Öte yandan saldırı sonrası Maçka'nın yanı sıra Trabzon il merkezinde de belediye hoparlörlerinden kan anonsu yapıldı. Bunun üzerine çok sayıda vatandaş ve emniyet mensubu kan vermek için hastaneye gitti. Saldırıda yaralanan polis memurlarından biri daha kaldırıldığı hastanede şehit oldu. Trabzon Valiliği'nden yapılan açıklamada, "Saat 08.30'da igörevli emniyet mensuplarımıza terörist saldırı gerçekleştirilmiş olup, 2 polis memurumuz yaralı 5 polis memurumuzdan tedavi gören bir polis memurumuz daha şehit olmuştur" denildi.
Vatan

Ekonomi 

Gram Altın 130,4397-130,5780 
ABD Doları 3,0442-3,0464/Euro 3,3547-3,3587/İngiliz Sterlini 3,9867-3,9971

Memurluk Sil Baştan 
15 Temmuz gecesi yaşanan kanlı darbe girişimi sonrası, kamu personeli için yeni dönem başlıyor. Görevden almalar, yasal değişikliklerle kamu personelinin iş güvencesinde değişiklik yapılması ve daha sıkı güvenlik tatbikatı bundan sonra ilk aşamada yapılacaklar olarak sıralanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun yılın ilk çeyreği verilerine göre Türkiye'de 3.6 milyon kamu personeli bulunuyor. Bunun 2.9 milyonu kadrolu, 390 bini sürekli işçi. Son 10 yıldır tartışılan kamu personel reformunun, normal takvimde bu yıl sonuna kadar çıkarılması planlanıyor. Kamu personel reformunda çalışanın performansının ölçülmesine yönelik düzenlemeler olacak. Ama aynı zamanda görevden alınan memurların işe geri dönüşü de sınırlandırılacak. Görevden alınan memurlar, yargı kararıyla eski görevine iade edilebiliyordu. Bunun değiştirilmesi için, düzenleme yapılacak. Bu yaz bitmeden 657 sayılı devlet memurları yasasında belirtilen düzenlemelerin meclise sevk edilmesi bekleniyor. İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Emniyet gibi kurumlarda büyük dalgalar halinde görevden almalar oldu. Bundan sonra da birçok kurum ve bakanlıkta seri görevden almalar bekleniyor. 17-25 Aralık sonrasında da kamuda büyük çaplı bir görevden alma ve yer değiştirme operasyonu yapılmıştı. Kamuya yapılacak personel alımlarında güvenlik incelemesi arttırılırken; bu yıl içinde tamamlanması öngörülen taşeron yasa düzenlemesi de etkilenecek. Kamuda çalışan 720 bin taşeron işçi için bir yasal düzenleme hazırlığı söz konusu. Kadroya alınmayacak ancak özel sözleşmeli yapılacak olan taşeron çalışanlar için bir güvenlik incelemesi öngörülüyor. Güvenlik incelemesinin kapsamının genişletilmesi de planlanıyor. Bu nedenle, hem yasal düzenlemenin, hem de diğer süreçlerin gecikmesi bekleniyor.
Hürriyet

'Merkez'den Çeyrek Puanlık Moral 
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), temmuz toplantısında faiz koridorunun üst bandını 25 baz puan indirerek yüzde 8.75'e çekti. Banka, bir hafta vadeli repo oranını (politika faizi) yüzde 7.50'te, gecelik borçlanma faiz oranını da (faiz koridorunun alt bandı) yüzde 7.25'te sabit bıraktı. Geç likidite penceresi borç verme faiz oranı da yüzde 10.50'den yüzde 10.25'e çekildi. Sadeleşme adımları çerçevesinde dün yapılan faiz indirimiyle beraber koridorun alt ve üst bandı 1.50 puana kadar daraldı. Yapılan açıklamada yakın dönemde yurt içi gelişmelere bağlı olarak piyasalarda dalgalanmalar yaşandığına dikkat çekilerek, "Kurul, alınan likidite tedbirlerinin piyasalardaki oynaklığı sınırladığı değerlendirmesinde bulunmuştur" ifadeleri kullanıldı. İntegral Menkul Değerler Araştırma Direktörü Tuncay Turşucu, "Son gelişmelerin ardından yapılan bu faiz indirimi, aynı zamanda piyasalara normalleşme sinyali vermektedir. Ancak karar metninde, enflasyon konusunda bir uyarı var. İşlenmemiş gıda ve tütün fiyatlarındaki gelişmelere bağlı olarak, kısa vadede artış beklentisi belirtiliyor. Bu sebeple önümüzdeki dönemde 50 baz puanlık indirimlerin olmayabileceği mesajını aldık" dedi.
Türkiye

Gün Birlik Olma Günüdür 
İş dünyası darbe kalkışmasını ortak bir dille kınadı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından 81 il ve 160 ilçedeki 365 oda ve borsa başkanı, yönetim kurullarıyla birlikte ortak bildiri yayınladı. Aynı anda başlatılan açıklamada, halkın tüm demokratik kurumlarıyla birlikte sandık ve demokrasiye sahip çıkıldığı belirtilerek, "Darbe girişimine direnen, tavır sergileyen herkese, başta kahraman emniyet görevlilerimize, TSK'nın şerefli mensuplarına gönül dolusu teşekkür ediyoruz. Onlara minnettarız ama en çok darbecilerin silahları karşısında kahramanca direnen milletimizin azim ve cesaretiyle kıvanç duyuyoruz. Bizler, gücünü sandıktan, yetkiyi milletten almayan bir idare istemiyoruz" mesajı verildi. Hayatını kaybeden şehitlere Allah'tan rahmet, ailelerine sabır, yaralılara acil şifa dilediklerini belirten iş dünyası, "Milletimiz onları daima minnetle ve rahmetle anacaktır. Değerli Basın mensupları, Allah'a şükür milletimizin sağduyusu, feraseti, cesareti ve Allah'ın yardımıyla bu belayı, bu fitneyi durdurduk. Bu şerden, hem demokrasimizi, hem de birlik ve beraberliğimizi güçlendirerek çıktık. Hepimiz demokrasi konusunda toplumda sağlanan bu büyük mutabakatın değerini bilmeliyiz. Şimdi çok daha güçlü olmak, birbirimize daha fazla sarılmak, birbirimizi daha fazla sevmek zorundayız" ifadesini kullandı.
Türkiye

Pokemon Avı Faturası: İki Haftada 25 Milyar Dolar 
Dünyada çılgın gibi yayınlan Pokemon Go oyununun yaratıcısı Nintendo'nun piyasa değeri ikiye katlanarak 42 milyar dolar oldu. Salı günü borsada hisseleri yüzde 14 oranında yükselen firmanın piyasa değeri 25 milyar dolardan fazla yükseldi. Tokyo Borsası'nda işlem hacmi rekoru da yine Pokemon GO ile kırıldı. Pokemon Go oyununun yayınlandığı 7 Temmuz'dan bir gün önce 6 Temmuz'da, 14 bin 380 Japon Yeni olan Nintendo hisse fiyatı, 19 Temmuz'da 31 bin 770 Japon Yeni'ne yükseldi. Hisse fiyatının yüzde 120 arttığı bu dönemde Nintendo'nun piyasa değeri de 17 milyar dolardan 42.5 milyar dolara fırladı. Pokemon Go, 35 ülkede yayınlandı. Bu ülkelerin çoğu Avrupa'da. Henüz Türkiye'de resmi olarak yayında değil. Pokemon Go, bugün itibariyle de Japonya'da yayında olacak. Yeni açıldığı ülkeler de hisse değerinin artışında daha da etkili olacak. Piyasa uzmanları, borsada değeri bu kadar hızlı şekilde artan başka bir firma görmediklerini söyledi.
Milliyet

Piyasada Ciddi Toparlanma Olur 
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Hüseyin Aydın, darbe girişiminin ardından piyasalarda iniş çıkışların olabileceğini belirterek, Türkiye'nin hikayesinin doğru anlatılması ve şeffaf olunması durumunda bu hafta sonuna doğru ciddi toparlanma görebileceklerini söyledi. Katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Aydın "Dün döviz satışları vardı, özellikle günün ilk yarısında. Yaklaşık 2.5 milyar dolar düzeyinde yerlilerin satışlarını gördük. Yabancılar alıcılı düzeydeydi. Satan sattı alan aldı. Esas olan da buydu" dedi. Tasarruf sahiplerine tavsiyeleri sorulan Aydın, şunları söyledi: "Şimdi tabii biz parayı yönetiyoruz doğru. TL'de kalmalarını salık veriyoruz. Zaten cuma gününe kadar hep bugün öyle konuştuk, yabancı paradan TL'ye bir dönüş vardı. Kurlarda istikrar görününce, bu olumlu bir gidişat. Biz TL'yi tavsiye ediyoruz salık veriyoruz. Halen faiz oranları dün ile bugün arasında da oynamadı ama iyi oranlar iyi yerde, enflasyonun üstünde bir getiri sağlıyoruz. Mümkün olduğunca uzun vade tavsiye ediyoruz çünkü kısa vadede faizlerin yönünün aşağı olduğu düşünüyoruz. Biz hem iç talebe yönelik kredi talebinde bulunan bireylere, hem tasarrufu olan bireylere TL cinsi yatırım yapmalarını tavsiye ediyoruz. Reel sektörün şu anda kredi talebine ilişkin herhangi bir problem yoktur. Normal bankalar işlevlerini yerine getiriyor. Reel sektörün günlük krizlerden kaynaklanan sorunları olursa, Türk bankacılık sistemi onları yapılandırma adı altında da yönetmeye gayret göstermektedir."
Star

Turizm Devinden Türkiye'ye Destek 
Avrupa'nın önde gelen turizm şirketlerinden TUI'nin CEO'su Sebastian Ebel, Türk turizmine destek için Antalya'ya geldi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'i ziyaret eden Ebel, Antalya'nın güvenli bir şehir olduğunu göstermek için kente geldiğini bildirdi. Şirket müşterileri için Antalya'nın çok iyi bir seçenek olduğunu ifade eden Ebel, şöyle devam etti: "Antalya, turistler için ürün kalitesi noktasında dünyada rekabet edilemez. Bu ürün kalitesi ile Antalya turizm sektöründe vazgeçilmezlerden biri. Turizm payında yüzde 20 müşteri portfolyosu içerisinde Türkiye yer alıyor. Antalya için her türlü desteği vereceğiz." Turizmine bir destek de Arap turistlerden geldi. Darbe girişimine rağmen Arap turistler Doğu Karadeniz'e yönelik gezi programlarını değiştirmediler ve 'Türkiye'ye ve Recep Tayyip Erdoğan'a destek için geliyoruz' mesajı gönderdiler. Alınan bilgiye göre Riyad'dan gelen ilk uçakta 150 Arap turist olacak. Bu arada dün sabah Rus İzvestiya gazetesinde yayınlanan açıklamasında Türkiye'nin Rus turistlere bu yıl açılmasının mümkün olmayacağını ifade eden Rusya Tur Operatörleri Birliği Yürütme Müdürü Maya Lomidze, birkaç saat sonra bu beyanın geçerli olmadığını belirterek, Türkiye'de herhangi bir kargaşa yaşanmazsa ağustosta charter seferlerine başlanabileceğini söyledi.
Star

Moody's Bu, Hiç Vakit Kaybetmez 
Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, darbe girişimin ardından Türkiye'nin kredi notunu indirim için gözden geçirmeye aldı. Gözden geçirmede darbe girişiminin ekonomik büyüme, politika üreten kurumlar ve dış tamponlara yönelik orta vadeli etkileri değerlendirilecek. Türkiye sadece iki kredi derecelendirme kuruluşundan yatırım yapılabilir düzeyde kredi notu aldığı için Moody's gözden geçirmesi yakından izlenecek. Moody's, Türkiye değerlendirmesini 5 Ağustos'ta yapacak. Moody's Türkiye'nin kredi notunu 'negatif' görünüm ile yatırım yapılabilir en düşük düzey olan 'Baa3' seviyesinde derecelendiriyor. Türkiye'nin diğer yatırım yapılabilir notu Fitch'ten geliyor. Moody's tarafından dün gece saatlerinde yayımlanan açıklamada, darbe girişiminin başarısız olduğu ancak gerçekleşebilmesinin geniş çaplı siyasi sorunları yansıttığı belirtildi. Açıklamada siyasi sorunların yanı sıra hükümetin ekonomik reformları beklenenden daha yavaş ele alması nedeniyle kredi notu görünümünün 'negatif'te tutulduğu da hatırlatıldı. Moody's Türkiye için 2016 büyüme tahminini yüzde 3'e indirirken, cari işlem açığının GSYİH'nin yüzde 3.4'ü olarak kalacağını öngördü.
Vatan

Alarmdaydık, Harikaydınız 
Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Christine Lagarde, Tükiye'de yaşanan darbe girişimi sonrası Merkez Bankası ve diğer kurumlar tarafından alınan hızlı önlemlerin finans piyasalarının sakinleşmesini sağladığını söyledi. Bloomberg'e konuşan Lagarde, "Hafta sonu hepimizi alarmdaydık, durumu izliyor ve doğru önlemleri alıp almayacaklarını merak ediyorduk" dedi. Lagarde, darbe girişimi sonrası Merkez Bankası ve finans kurumlarının bankaların düzgün çalışması ve likidite erişiminin devam edebilmesi için hepsinin çok güçlü ve organize bir tepki verdiğini söyledi. Merkez Bankası, Cuma gecesi gerçekleşen başarısız darbe girişiminin ardından Pazar günü yaptığı açıklama ile finansal piyasaların etkin işleyişinin sürdürülmesi amacıyla sınırsız likidite sağlanması da dahil olmak üzere 7 önlem aldığını bildirmişti. Bu tedbirler sayesinde piyasa tepkisinin sınırlı kaldığını belirten Lagarde, "İnanılmaz derecede düzensiz bir olaydan sonra piyasalar düzgün bir şekilde çalıştı" diye konuştu. Piyasaların Başbakan Binali Yıldırım'ın tabiri ile 'tıkır tıkır' çalışmasının ardından uluslararası yatırımcıların pozisyonlarında değişiklik yapıp yapmayacağı merak konusu. Türkiye'de darbe girişimiyle oluşan belirsizlik ortamının uluslararası yatırımcılar açısından Rusya'yı daha cazip hale getirdiği yorumu yapılıyor. Bloomberg ajansı, dün rublenin dolar karşısında yüzde 1.1 değer kazanarak uzun bir aradan sonra ilk kez 63 rublenin altına inmesini de "Türkiye faktörüne" bağladı. Dolar güne 62.8 ruble civarında başladı. Böylece Türkiye'deki gelişmelerden olumlu yönde en fazla etkilenen para birimlerinden biri ruble oldu. Bazı Rus analistler, uluslararası yatırımcıların sık sık Türkiye ile Rusya'yı birbirinin alternatifi olarak gördüğünü vurguladı. Ancak Türkiye'nin bu büyük şoku çabuk atlatmış olması ve özellikle hisse senedi piyasasında fiyatların çok cazip görünmesi çıkışın sınırlı kalacağını gösteriyor.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

Başbakan'ın Konvoyuna Ateş 
Darbe girişiminin başladığı saatlerde, Başbakan Binali Yıldırım İstanbul'daydı. Anadolu Yakası'nda bulunan Yıldırım hemen Ankara'ya dönme kararı aldı. NTV'nin haberine göre, havayolunun taşıdığı güvenlik riski nedeniyle Başbakan karayolunu tercih etti. Başbakan Yıldırım'ın içinde bulunduğu konvoy Ankara yolundayken, Başkent'teki çatışmaların artması üzerine güzergah değiştirildi. Kastamonu'ya geçme kararı alındı. Başbakan ve beraberindekiler Ilgaz yakınlarındaki bir karayolu şantiyesinin idare binasında 1.5 saat kadar mola verdi. Başbakan Yıldırım, bu süre içinde sürekli olarak Ankara'dan bilgi aldı. Ilgaz'dan çıkıldığında Kastamonu il sınırlarındayken beklenmedik bir olay yaşandı. Başbakan'ın konvoyunun arkalarında bulunan bir araca jandarma tarafından ateş açıldı. Başbakan Yıldırım, Başkent'teki güvenlik durumunun normale dönmemesi üzerine bölgedeki bir ilçenin kaymakamının evinde misafir edildi. Yıldırım, kaymakamın evini adeta karargaha çevirdi. Gece boyunca Ankara'daki gelişmeler kaymakamın evinden takip edildi. Başbakan ve berabserindekilerin Ankara'ya dönmesi 12 saat sürdü.
Hürriyet

Mehmetçiğin Başında Bozkurt Yapan Şerefsiz 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, darbe girişimi sırasında Mehmetçiğin darp edilmesi görüntülerine sert tepki gösterdi. Grup toplantısındaki konuşmasında "Vakay-i Hayriye'den beri ilk defa asker linç edilmiştir" diyen Bahçeli, "Teslim olan askerlere demir çubuk, kemer, kesici aletlerle saldırılmıştır. Mehmetçiklerin yüzüstü yatırılışları, kafalarına vura vura polis otolarına bindirilmeleri skandaldır, milli vicdana terstir. Hayatını kaybetmiş bir Mehmetçiğin başında bozkurt işaretiyle fotoğraf çektirip sosyal medyada paylaşan iblis uşağı yaratık, neredeyse bulunup darbecilerle birlikte cezalandırılmalı, bu şerefsiz doğduğuna pişman edilmelidir. Biz 12 Eylül'de haklı olmamıza rağmen askere el kaldırmadık" dedi. Bahçeli, konuşmasında özetle şunları söyledi: "Komuta kademesinin mahreminde çalışan yaver, özel kalem ve emir subayı gibi asker şahıslar darbe işbirlikçisi olarak başından beri komplonun içinde bulunmuşlardır. Genelkurmay Başkanı'nın emrinde çalışanlar, namertçe, kalleşçe paşanın başına silah dayamışlardır. Dünya tarihinde kendi milli meclislerine saldırıp bombalayan çok az sayıda saldırgan ve melun vardır. Bu rezillerin PKK veya IŞİD'den ne farkı vardır? TSK'ya gizlenmiş, asker görünümlü bu caniler ilelebet vatan hainidir, Türkiye düşmanıdır. Bunun arkasında ise Gülen Cemaati olduğu anlaşılmaktadır. TSK moralman çökmüş, itibarı dibe vurmuş, savaşma kabiliyeti yıpranmıştır. Hiçbir şeyden haberi olmadan kamuşaj giydirilip silah başı yaptırılan, tatbikat oluyor diye sokaklara çıkarılan suçsuz günahsız Mehmetçikler de dayaktan geçirilmişlerdir. Kardeş kardeşin boğazına sarılmıştır. Mehmetlerimize kıymayalım. İdam talebi çok sık dillendirilmektedir. AKP hazırsa biz de varız."
Hürriyet

15 Temmuz Sonrası İlk Kez Beştepe'de 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, darbe girişiminin ardından dün ilk kez akşam saatlerinde İstanbul'dan Ankara'ya geldi. Erdoğan dün Ankara'ya gelir gelmez Gürcistan Başbakanı Giorgi Kvirikaşvili ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi. Görüşmeye Başbakan Binali Yıldırım da katıldı. Erdoğan görüşme sonrası Başbakan Yıldırım ile de bir süre görüştü. Ayrıca birçok bakan da Erdoğan ile görüşmek için Külliye'ye geldi. Erdoğan darbe girişiminin ardından Marmaris'ten İstanbul'a geçmişti. Böylece darbe girişiminin ardından Erdoğan dün ilk kez Ankara'ya gelmiş oldu. Darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi de helikopterlerin ve uçakların hedefi haline gelmişti. Darbeci girişimcilerinin kullandığı uçaklar Külliye çevresine bomba atmıştı. Erdoğan'ın gelişi sırasında hem Külliye çevresinde hem de güzergahta yoğun güvenlik önlemi alındı. Erdoğan, bugün de saat 11.00'de Külliye'de son dönemin en kritik Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısına başkanlık edecek. Erdoğan, darbe girişiminin ele alınacağı toplantıda atılması gereken adımların yanısıra alınacak yeni tedbirler masaya yatırılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, MGK'nın ardından da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık edecek. Cumhurbaşkanı, Kısıklı'da yaptığı konuşmada MGK ve Bakanlar Kurulu toplantılarının ardından önemli bir karar açıklayacağını dile getirmişti.
Milliyet

'Erleri Linç Edemezsiniz' 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında darbe girişimine ilişkin yaptığı açıklamada, "Hangi gerekçe ile siz darbe girişiminde bulunuyorsunuz. Bir sorun varsa Parlamento'da çözülebilir. Sokağa çıkan vatandaşlarıma sağduyulu hareket etmelerini, taşkınlık yapmamalarını özellikle istirham ediyorum. Birileri provokasyon yapabilir. Orduya biz Peygamber ocağı diyoruz Bir grup cuntacı orada var diye hedef tahtasına koymak doğru değil. Özellikle ülkeyi yönetenlerin sağduyulu olması lazım" dedi. Kılıçdaroğlu, er ve erbaşlara linç girişimiyle ilgili şunları söyledi: Askerlik yapan şunu çok iyi bilir. Komutan talimat verir, itiraz edemez gereğini yaparsınız. Talimat verilmiş dışarı çıkmışlar. Siz eri ve erbaşı linç edemezsiniz. Öldüremezsiniz. Ne günahı var onların, çocukların. O çocuklarımızı biz ellerine kına yakarak askere gönderdik biz. Anneleri hangi şeylerle gönderdiler. Rütbelileri bırakıp gariban askeri linç ediyorsun. Darbecilerden ne farkı onların. Böyle bir şey olamaz yazık günah. Arkadaşlarıma talimat verdim kesinlikle bu aileleri bulun sahip çıkın diye. Sayın Başbakandan da istirham ettim."
Vatan

DÜNYA 

AB Gelişmelere Göre Tavır Alacak 
Darbe girişimini güçlü şekilde kınayan ve seçilmiş hükümetin yanında duran AB, idam cezası ve hukukun üstünlüğünün hâkim kılınması konularını kırmızı çizgi olarak görmeyi sürdürüyor. Gerek önceki gün AB dışişleri bakanları tarafından yapılan açıklamalar gerekse dün olağanüstü nitelikli Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komisyonu'nda (AFET) yapılan konuşmalar denge arayışının ve bekle-gör yaklaşımının zemin kazanmaya başladığını gösterdi. AFET oturumunda konuşan AB Komisyonu'nun Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn, "Her şey yaşananların gölgesinde kaldı, gelişmelerin nasıl şekilleneceğine bakmak gerekiyor. Yaşananlar hukuk devletine saygı konusunda güven vermiyor" dedi. 'Coğrafyanın kader olduğunu' söyleyen ve AB'ye komşu bölgelerde istikrarın önemine dikkat çeken Hahn, "Bu bağlamda Türkiye'ye destek olmalıyız. Bu bizim de çıkarımıza" diye konuştu. AB'nin Türkiye'yle iyi ilişkiler kurmaya ihtiyacı olduğu kadar Türkiye'nin de AB'ye ihtiyacı olduğunun altını çizen Hahn, "Bu konuda bir denge söz konusu. Bu bir al-ver ilişkisi. Türkiye için mücadele etmeliyiz" ifadelerini kullandı. Türkiye raportörü Kati Piri, darbe girişimcilerinin peşine düşmenin ve sorumluları adalet önüne çıkarmanın hükümetin hakkı olduğunu belirterek, "Hükümetin ilk tepkileri cadı avı başlatıldığı korkusuna neden oluyor" dedi. Piri, darbe girişimi sonrası demokrasi ve hukuk devletinin zayışayarak değil güçlenerek çıkması gerektiğini söyledi. AFET Başkanı Elmar Brok da "Erdoğan ile Putin bir araya gelecek. Umarım bu bir otokratlar partisine dönüşmez" dedi. AB, Türkiye'den en üst düzeyde gelen idam cezasına yönelik açıklamaların olayın sıcaklığıyla benimsenen bir söylem olup olmadığını tartmaya çalışıyor. Genel kanı Türkiye'nin Avrupa'yla olan ilişkilerini ve ekonomisini ciddi şekilde etkileme potansiyeli taşıyacak bu adımı atma konusunda temkinli davranacağı yönünde olmakla birlikte uyarılar sürüyor. Hahn, "Bu cezanın geri getirilmesi potansiyel bir üyenin dışlanmasının zemini olur" dedi. "İdam cezasının getirilmesi müzakere sürecini bitirir" diyen Brok, şu anda bir sonuca ulaşmalarının mümkün olmadığını, konuşmalardan ziyade bu konuda atılacak yasal adımlara bakacaklarını söyledi. Piri de idam cezasının müzakerelerin derhal bitirilmesi anlamına geleceğini belirterek, "Zaman intikam değil adalet zamanı" diye konuştu. Hahn'ın önceki gün tutuklanacak ya da görevden alınacakların listenin önceden belli olduğu yönündeki açıklamalarına Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu sert tepki göstermişti. Hahn, sözlerinin arkasında durarak, "Birkaç saat içerisinde böyle listeler ortaya çıkarmak birçok yönetimin yapabileceği bir şey değil. Aylar önce Türkiye'deyken bana Gülen hareketi taraftarlarının yargı ve güvenlik güçleri gibi kurumlarda yer aldığına dair kayıtların olduğu söylenmişti. Bu bir sır değildi" dedi.
Hürriyet

Erdoğan, Başkan Obama'dan Gülen'in İadesini İstedi 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama ile dün akşam telefonda görüştü. Obama, darbe girişimini kınadıklarını ifade ederek Türkiye'de demokrasinin yanında olduklarını belirtti. ABD Başkanı Obama, darbe girişimine yönelik soruşturmayla ilgili olarak her tür iş birliğine hazır olduklarını da vurguladı. Erdoğan da, darbe girişiminin ardında Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) bulunduğuna da değinerek, Gülen'in Türkiye'ye iadesi meselesini de gündeme getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iadeyle ilgili dosyanın ABD'ye iletileceğini belirtti. ABD Başkanı Obama da Gülen'le ilgili olarak gönderilecek dosya ve delillerin ciddi olarak inceleneceğini ifade etti. Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest ise, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in iadesiyle ilgili resmi başvurunun kendilerine ulaştığını ve değerlendirme sürecinin başladığını bildirdi. Sözcü Earnest, "ABD teröristleri desteklemez. ABD, demokratik olarak seçilmiş yönetimleri devirme komplosu kuran kişileri de desteklemez. ABD hukukun üstünlüğü ilkesine bağlıdır. Biz, iade anlaşmasında belli olan süreçlere uygun şekilde hareket edeceğiz" dedi.
Türkiye

Almanya'daki Baltalı Saldırıyı Işid Üstlendi 
Almanya'nın Würzburg kenti yakınlarındaki yerel trende yolculara bıçak ve balta ile saldıran kişi, 2'si ağır 5 kişiyi yaraladı. Bavyera Eyaleti İçişleri Bakanı Joachim Herrmann, yolculara saldıran kişinin 17 yaşındaki Afgan bir sığınmacı olduğunu ve polis tarafından öldürüldüğünü açıkladı. IŞİD terör örgütü, Amaq haber ajansı üzerinden saldırıyı üstlendi. Bakan Herrmann, iki yaralının hayati tehlikesi bulunduğunu vurgularken, trenin Heidingsfeld'de durdurulduğunu, saldırganın da burada trenden indiğini anlattı. Tesadüfen bölgede bulunan özel polis ekibinin dur ihtarına saldırarak karşılık veren kişi, polis tarafından öldürüldü. Herrmann, saldırganın sığınmacı olarak ülkeye geldiğini ve Ochsenfurt kentinde bir ailenin yanında yaşadığını söyledi. Afgan kökenli saldırganın evinde IŞİD şaması ve "kafirleri öldüreceğini" belirten yazılar bulundu. Afgan gencin sırasında "Allahu Ekber" diye bağırdğı açıklandı. Herrmann, IŞİD'in bu saldırıyı üstlenmesine rağmen saldırganın örgüt liderleriyle bağı olduğuna dair herhangi bir ipucunun olmadığını bildirdi. Bakan, saldırganın evinde bulunan yazıların, muhtemelen son dönemde radikalleştiğine işaret ettiğini açıkladı. Polis ise belgelerin, saldırganın motivasyonunun "radikal İslam" olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirtti.
Milliyet

Batı Sınıfta Kaldı 
FETÖ'ye bağlı militanların 15 Temmuz teşebbüsü Batı medyasının adeta karanlık yüzünü gösterdi. Dünyanın en prestijli medya kuruluşları denilen tv ve gazeteler, seferber olup tam bir demokrasi dersi veren Türkiye halkının direnişini ve suçluları görmezden gelerek, yoğun bir iftira ve hakaret kampanyasına girişti. Bunun son örneği New York Times gazetesinin attığı şu başlık oldu: "Erdoğan destekçileri koyundur, o ne derse takip ederler". Türkiye 15 Temmuz gecesinden bu yana büyük bir sınavdan geçip tüm dünyaya demokrasi dersi verirken, Batı, medyası ile birlikte bu sınavın kalanı oldu: Reuters, Guardian ve France 24 gibi kuruluşlar terörist başının açıklamalarına yer vererek 15 Temmuz'un 'tezgah' olabileceğini söyledi. Independent editoryelinde "Erdoğan darbeyi atlattı. Türkiye'nin geleceği iyimser değil" ifadelerine yer verirken, Robert Fisk imzalı bir yazıda 'ikinci darbe'nin geleceği söylendi. ABD'deki Fox Tv'ye bağlanan bir asker "darbe başarısız olursa biz kaybederiz" dedi. CNN International, darbe sırasında "kontrol kimde belirsiz" ifadelerini kullanırken, teşebbüs bastırıldıktan sonra "Türkiye'de demokrasi baskı altında" haberi geçti. Bu sırada benzer ifadeleri New York Times da geçti. Gazete ayrıca direnişe geçen İstanbul'u Arap şehirlerine benzetti. Foreign Policy'de, Edward Luttwak "Başarı için lider öldürülmeliydi" demeye bile cüret etti.
Star

First Lady'den Kopya Çekti 
Kasım ayında yeni başkanı belirlemek için sandık başına gidecek olan ABD'de Cumhuriyetçi Parti'nin adayının açıklanacağı kurultayı olaylı başladı. Ohio eyaletinin Cleveland kentindeki Quicken Loans Arena'da partinin kesin başkan adayını belirlemek üzere gerçekleştirilen kurultayın ilk günü, Trump karşıtları ve yandaşlarının kavgalarına sahne oldu. Öte yandan eşine destek için sahneye çıkan Melania Trump, konuşma metninin, Başkan Barack Obama'nın eşi first lady Michelle Obama'nın 2008 yılında yaptığı kongre konuşmasından alıntılar içerdiği suçlamasıyla karşı karşıya kaldı. Trump'ın konuşma metninde, "Ailem bana şu değerleri aşıladı; hayatta ne istiyorsan onun için çok çalış, sözün söz olsun, söylediğini yap ve sözünü tut, insanlara saygılı davran" ifadesinin, Michelle Obama'nın 2008'de okuduğu metinde geçen bir cümleyle benzerliğine dikkat çekildi. Slovenya asıllı eski bir manken olan Trump'ın konuşmasını bir ekibin yardımıyla hazırladığı belirtildi. Melania Trump konuşmasında eşinin yorulmak bilmeyen bir savaşçı olduğundan, seçilmesi durumunda ülkenin güvenilir ellerde olacağından bahsetti. Donald Trump'ın alışılmışın dışına çıkan söylemi ve davranışlarıyla ilgili tepkilere de yanıt veren Melanie Trump, dram ve heyecanın Donald Trump'ın bir parçası olduğunu belirterek, "Sert olması gerektiğinde serttir. Ama aynı zamanda dostane, adil ve ilgili biridir" diyerek eşinin iyi kalpli biri olduğunu söyledi. Trump, eşinin başkan olması durumunda halk içinde hiçbir grubun dezavantajlı konuma düşmeyeceğini belirterek, "Donald tüm halkı temsil edecek. Buna Hristiyanlar, Yahudiler, Müslümanlar da dahil. Latinler, Afro-Amerikalılar, Asyalılar, yoksullar ve orta sınıf da dahil" diye konuştu.
Vatan

SPOR 

Galatasaray hâlâ Serdar Aziz ve Emrah Başsan dışında bir transfer hamlesi yapamadı. Takıma mutlaka bir ön libero ve forvet kazandırılması hedeflenirken, beklenen haberlerin gelmemesi teknik direktör Jan Olde Riekerink'i harekete geçirdi. 4-2-3-1 formasyonunu benimseyen ve en uçta, nokta santrfor kullanmayı arzulayan Hollandalı, Umut Bulut'un da yetersiz olduğuna kanaat getirince "Santrforsuz sisteme" yöneldi. Golcü transferi yapılmazsa sarı-kırmızılı takımın en ucunda Ziraat Türkiye Kupası finalinde olduğu gibi nokta forvet Lukas Podolski yer alacak. Fenerbahçe ile oynanan finalde Podolski, orijinal bölgesinde görev yapmasa da gol atmış ve G.Saray'a kupayı getirmişti. Fakat Riekerink bu planı da mecburiyetten oluşturmuştu. Tecrübeli teknik adamın gönlünde yatan oyun sistemi bu şekilde olmasa da, transfer döneminin sonuna kadar istediği tarz golcü alınamazsa, Alman yıldızı santrfor bölgesinde kullanacağı ifade edildi. Öte yandan Riekerink'in şu ana kadar ismi geçen golcül er arasın d a en çok istediği futbolcunun Wilfried Bony olduğu belirtildi. Bu konuda da çalışmalarının sürdüğü ifade edildi.
Türkiye

Fenerbahçe'ye geçtiğimiz sezon büyük umutlarla transfer olan ancak ilk sezonunda şampiyonluk ve kupa sevinci yaşamayı başaramayan Robin van Persie'nin Premier Lig'e döneceği iddia edildi. Sarı-lacivertli takımda teknik direktör Vitor Pereira ile yıldızı bir türlü barışmayan ve sezon içerisinde Portekizli teknik adam ile birçok problem yaşayan Hollandalı yıldızın Middlesbrough, West Ham ve Crystal Palace ile de temaslarda bulunmasına rağmen Stoke City'ye yakın olduğu öğrenildi. Fenerbahçe yönetiminin de ligde 31 maçta 16 gol kaydeden Van Persie ile yolları ayırmaya sıcak baktığı belirtilirken, Başkan Yıldırım'ın geçtiğimiz günlerde yıldız oyuncu için yaptığı, "Teklif gelirse satacağız" açıklaması da hafızalardaki tazeliğini koruyor. Fenerbahçe yönetiminin Van Persie ile yolları ayırma kararının arkasında Hollandalı futbolcunun yüksek maliyeti var. Garanti yıllık ücreti 4.9 milyon avro olan ancak maç başı ücretleriyle birlikte geçtiğimiz sezon 6 milyon avroya yakın kazanan 32 yaşındaki yıldızla yolların ayrılması sarı-lacivertli kulübü mali anlamda çok rahatlatacak. Yüksek maaşı sebebiyle elden çıkartılmaya çalışılan Van Persie ile Stoke City'nin yanı sıra bu sezon uzun bir aranın ardından yeniden Premier Lig'e dönen Middlesbrough'nun da yakından ilgilendiği belirtildi. Ancak yıldız oyuncunun yıllık ücretinin tıpkı Fenerbahçe gibi Ada ekibinin de geri adım atmasına neden olduğu öğrenildi.
Türkiye

Beşiktaş Asbaşkanı Deniz Atalay, takımda kalmak istemediğini belirterek kriz çıkaran Jose Sosa'nın yalnızca kendi isteğiyle ayrılamayacağını söyledi. Arjantinli oyuncunun idmanlara çıkmaya başladığını hatırlatan Atalay, "Zaten öyle de olması gerek. Profesyonel futbolcu ve yükümlülükleri var. İki yıllık sözleşmesi var. İdmanlara çıkacak. 'Ben memnun değilim' diyerek çekip gitme şansı yok" dedi. Mario Gomez'in durumunu da değerlendiren Siyah-Beyazlı yönetici, "Transfer komitesi başkanlığına getirilen Umut Güner kendisiyle görüşüyor. Her halde Gomez de şu an geleceğiyle ilgili ne olacağını bilmiyor. İhtiyaç olan mevkilere gerekli takviyeler yapılacak. Çalışmalar sürüyor. 2-3 oyuncu alacağız. Önemli olan doğru transfer yapmak" diye konuştu. Bu arada Sosa'nın yıllık 2 milyon 350 bin euro karşılığında takımda kalmayı kabul ettiği iddia edildi.
Star

Trabzonspor, yeni stadı Akyazı'da ilk resmi maçını Akyazı Belediyespor ile yapacak. Asbaşkan Ahmet Çubukçu, "Fenerbahçe maçı sonrası aldığımız ceza nedeniyle ilk 2 maçımızı seyircisiz oynayacağız. Bir karşılaşmada da o maçta tribünde olan kişiler mücadeleyi izleyemeyecek. Dolayısıyla 3 maç sayılacak bir cezamız var. Bu maçları Avni Aker'de tamamladıktan sonra Akyazı Stadı'na geçmeyi planlıyoruz. Akhisar maçı 7. haftaya denk geliyor. Stadın yetişmesi konusunda bir aksilik olmaması halinde Akyazı'da oynayabiliriz" dedi.
Star

Samsun'da düzenlenen Dünya İşitme Engelliler Şampiyonası'nda Türkiye'yi karate branşında temsil edecek 3 kardeş Rezzan Işık, Kader Işık ve Zelih Işık organizasyon öncesi açıklamalarda bulundu. Rezzan, "Sofya'daki Deaşympics'te üçüncü olduk. Oraya hazırlanırken köprücük kemiğim kırıldı. Doktorlar yarışmamı tavsiye etmedi ve son kararı bana bıraktı. Ben de ne olursa olsun yarışmaya karar verdim ve Sofya'da katada Deaşympics 3.'sü oldum. Türkiye'nin ilk kez katıldığı şampiyonada madalya kazanmış oldum" dedi. Kader ise "İstanbul'da 2005 yılında karateye başladık. Amcamız karate antrenörüydü ve bize yardımcı oldu. Eskiden çok kötü şartlarda yaşıyorduk. 6 ay önce komitede Avrupa Şampiyonası'nda birinci oldum. Samsun'daki şampiyona için çok heyecanlıyız. Hem dünya şampiyonasında, hem de gelecek yıl Deaşympics'te şampiyon olmak istiyoruz" diye konuştu.
Vatan


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme