22 Temmuz 2016 Cuma

22.07.2016 Genel Gündem



22.07.2016

GÜNDEM

Çiğli Üs İmamı
Marmaris'te 15 Temmuz Cuma gecesi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ayrıldığı oteli basıp 2 polisi şehit eden özel timdeki firari askerlerin yakalanması için operasyonlar sürerken saldırıya karışanlarla ilgili çarpıcı detaylar da ortaya çıkıyor. Baskındaki en önemli isimlerden biri Hava Astsubay Zekeriya Kuzu oldu. Polisin araştırmalarından ve gözaltındaki Muharebe Arama Kurtarma (MAK) timi askerlerinin verdiği ifadelerden, saldırıyı Ankara'da Hava Kuvvetleri Komutanlığı karargâhında görev yapan Tümgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'le birlikte, cemaatin Çiğli 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığı'ndaki 'imamı' olan MAK timi komutanı Astsubay Zekeriya Kuzu'nun organize ettiği belirlendi. Saldırıya katılan özel eğitimli MAK timlerini bizzat Astsubay Kuzu'nun seçtiği öğrenildi. Polisin elindeki firari askerlere ait fotoğraflar arasında görüntüsü bulunmayan Astsubay Zekeriya Kuzu'nun fotoğrafı Çiğli 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığı'nda arama yapan ekiplere verildi. Bu fotoğraf, yine operasyonun yönetildiği kriz merkezine ulaştırıldı. Ekipler de en önemli firari asker durumunda olan Zekeriya Kuzu için özellikle uyarıldı ve 'en tehlikeli firari' olarak çatışmaya girebileceği ifade edildi. Rütbesi düşük olmasına rağmen Astsubay Zekeriya Kuzu'nun, Çiğli 2'nci Ana Jet Üssü'ndeki cemaat üyesi tüm askerlerin, rütbesi ne olursa olsun başında yer aldığı anlaşıldı. Astsubay Zekeriya Kuzu'nun üsteki lakabının da 'paşa' olduğu öğrenildi. Üsteki en önemli birimlerden Muharebe Arama Kurtarma (MAK) timi komutanı olan Zekeriya Kuzu'nun, ayrıca diğer birimlerden de sorumlu ve personele dair kararlarda etkili olduğu ifade edildi.
Hürriyet


Öldürme Kastıyla Geldiler
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, CNN Türk'te darbe girişimine ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşurken gözleri dolan Kalın, OHAL düzenlemesinin askeri yönetim kurulması anlamına gelmediğini vurgulayarak şunları kaydetti: MİT, Genelkurmay kendi raporlarını analiz edip raporluyorlar. Baktığınız zaman MİT'in verdiği istihbaratla başlıyor. Kendi aralarında bu koordinasyonu sağlarken. Bizim tahminimize göre darbe erkene alınıyor. Yaklaşık 5-6 saat önceye alınıyor. O sırada da tabi herkes imkanı ölçüsünde, elindeki imkanı seferber ederek harekete geçti. Resmi açıklamalardan biliyoruz ki, 18:30'da toplantıdan sonra Genelkurmay bir dizi tedbiri hayata geçiriyor. (Cumhurbaşkanı neden aranmadı?) Şimdi o saatlerde cumhurbaşkanımıza ulaşmaya çalışırken, benim bilgilerim dahilinde söylüyorum bunu. Ertesi gün Antalya'da futbol etkinliği vardı. O sırada zaten hareketlilik başlayınca, ilk saldırdıkları yerlerden bir tanesi Özel Hareket ve MİT. Tabii olaylar çok hızlı gelişiyor, ilk haberler geliyor, bir şeyler oluyor belli noktalarda, Akıncılar Üssü'nde. Bunlar toparlanıp bir şey haline gelene kadar bu adamlar harekete geçiyor. Tablo netleşmeye başladığı anda cumhurbaşkanımızla temas ettik, talimatlarını istedik. İlk söylediği şeylerden birisi vatandaşlarımızı sokağa davet ediyoruz. Biz yayın hazırlığı yaptık, yerel gazeteci şu bu falan otele gönderdik. Onlar gittiler çekimi yaptılar, 3-4 dakikalık bir çekim. Ben İçişleri Bakanımızla, Milli Savunma Bakanımızla görüşüyordum. Komutanlara ulaşılamıyor. Hasan Bey'le, kaydı yaptık ve TV'lere yükleyelim dedi. Yarım saat 40 dakika gecikti. Helikopterler kayıttan hemen sonra geldi. Kaydı yapıp çıkıyor cumhurbaşkanımız. Olağanüstü bir şey olduğunun farkındaydı ama ben ne ses tonunda, en ufak bir korku endişe hissetmedim. Biz MİT müsteşarıyla pek çok defa görüştük. Bir anda başlayınca, şöyle söyleyeyim o trafik bir başladı, o arada ben TV'lere bağlandım. O arada sizin (CNN Türk) yayınınız devreye girdi. O çok kritik bir andı. Cumhurbaşkanı işinin başında, milleti demokrasiye çıkmaya davet ediyor. Vatandaş o gece o cesareti gösterip, sokağa çıkmasaydı olay çok başka yere gidecekti. Hadi kalkıyoruz kararı alınıyor, arkadaşlarımız Cumhurbaşkanını çıkarıyor. Maksimum yarım saat önce ayrılıyorlar. Daha sonra indirme yapıyorlar. Özel kuvvetler, özel eğitilmiş, lazer dürbünlü silahlarla oda oda cumhurbaşkanımızı arıyorlar. Çatışmada koruma görevlisi arkadaşımızı şehit ettiler, bayan koruma görevlisini tartakladılar. Öldürme kastıyla geldikleri çok açık. Olayın sonra seyri rengi değişti.
Milliyet

Firari Sat'çı Otostop Yaparken Yakalandı!
15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a saldırı düzenlemek için Marmaris'te bulunduğu otele gelen, ancak ayrılması üzerine amaçlarına ulaşamayan; buna rağmen çatışmaya girdikleri polislerden 2'sini şehit eden darbeci askerlerin yakalanması için ilçede başlatılan arama çalışmaları sürüyor. Saldırı sonrası ormanlık ve dağlık alana kaçan bordo bereli, SAT komandosu ve muharebe arama kurtarma (MAK) ekiplerinden oluştuğu belirtilen karma timin yakalanması amacıyla ilçe ve çevresinde aramalar yapılıyor. Marmaris'te karayolu üzerinde otostop yapan SAT komandosu Deniz Üsteğmen Ali Sarıbey, ihbar üzerine bölgeye hareket eden güvenlik güçlerince önceki gece saat 01.30'da yakalandı. Üzerinde şort ve gömlek bulunan bu kişinin, arananlardan biri olduğu belirlenip, emniyete götürüldü. Darbeci Sarıbey'in olaydan sonra dün akşama kadar dağlık bölgede kaldığı, bir köyden sivil kıyafet çalarak üzerine değiştirdiği anlaşıldı. Kıyafetlerini değiştirdikten sonra güvende olduğunu düşünüp otostop yapmak üzere Marmaris'te karayoluna indiği belirlendi. Bu sırada devriye gezen polis ekiplerinin durdurduğu üsteğmen Sarıbey'in çatışmaya girmeden, elini kaldırıp teslim olduğu öğrenildi.
Vatan

İstihbarat Zaafı Olduğunu Mit Müsteşarı'na Söyledim
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimine dair yaşananları aktardı, Marmaris'ten İstanbul'a geliş sürecini anlattı. İstihbarat konusunda da bir zaaf olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, darbe girişimini haber aldığında MİT Müsteşarı'na ulaşamadığını ifade etti. İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları: İstanbul'da pistin karartıldığını öğrendik. O arada İstanbul Emniyet Müdürümüzle görüştüm. Havaalanını kısa sürede boşaltacaklarını söylediler. O arada pist de aydınlandı. Uçaklar üzerimizde alçak uçuş yapmaya başladı. Ses hızını aşarak üzerimizden geçtiler. Akıncı Hava Üssü pisti bombalandı, darbeciler kalkış yapamadı. 12 saatte kontrol ele geçirildi. Ben pilotumuza şunu söyledim. Biz her türlü riske hazırız. Sen inebilir misin, bunu söyle. O da inebilirim ama riski var dedi. O arada havaalanının aydınlatılması için görüştük. İstihbarat servisleri her şeye dört dörtlük hakim değildir. Burada ciddi bir istihbarat zaafı var. Bunu müsteşara da söyledim. Ben eniştemden duyana kadar haberim olmadı. Bunun muhakkak öncesi vardır. Bu olay millete karşı yapılmıştır. TBMM'yi bombalamakla kalmıyorlar külliyemizi bombalıyorlar. Bütün bunlar olurken tabii millet burada işi ele alıyor. Demek ki millet kendisinin seçtiği reise anında cevap veriyor ve bu FETÖ'ye bu ülke sizin değil, bizim diyor. 246 şehidimiz, 2185 yaralımız var. 4 bin 60 tutuklu var. Hemen OHAL yasasını çıkardık. Gazi Meclisimiz bu kararı alarak yeni bir İstiklal mücadelesinin adımını attı. 3 ay içinde çok yoğun bir çalışma yapacağız. Kanun Hükmünde Kararname süreci vardır ki. Hükümete ne lazımsa çıkarılacaktır. Bütün bakanlıklarımızda işgalleri söz konusuydu. Milleti için çalışmayan bu hainler bunun bedelini ödemeli. 3 ay bittiğinde lazım olduğunda bir uzatma daha yapılabilir. Nasıl bölücü terör örgütüyle mücadelemiz devam ediyorsa bunlarla da nerde varsa aynı şekilde sürdüreceğiz. Bunlar devlet yapılanmasına kast ettiler. Ülkenin tankını topunu ele geçirmek suretiyle kendi milletinin üzerine böyle bir şey yapılabilir mi? TSK'nın YAŞ toplantısıdır. YAŞ Genelkurmay'ın talebiyle bir hafta öne alınabilir. YAŞ'ın başkanı Başbakanımızdır. İlgili birimlerle çalışmalar yürütülüyor. Darbe girişiminde OHAL kararı için 346 oy çıkıyor. Böyle bir halde bile Meclis 346 oyla bana göre güzel bir duruş sergiliyor. Tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. FETÖ bu ülkede yaşadığı zaman benim vatandaşım olarak, kendisinin talepleri üzerine birkaç görüşmemiz oldu. 99'dan sonraki süreçte bazı gelişmeler bizde soru işareti doğurdu. Ama son 3 yılda ihanet içinde oldular. Bunlara ülkemizin vatandaşları olarak elimizden gelen desteği yaptık. Her türlü maalesef iki maske taşıdılar. Türkiye S&P'nin açıkladığı şartlarda değil. Bir defa biz üyesi değiliz. Bu açıklama siyasidir. Moody's bu defa şu anda bir açıklama yapıyorsa bu da dürüst değil. Buyur Osmangazi Köprüsü'nü yeni açtık. Bunlar darbenin yanında yer aldılar. Türkiye gibi demokrasiyi baş tacı etmiş bir ülkede bu tür uluslararası bazı davranışları anlamak doğru değil. Yakında Kanal İstanbul'u Çanakkale Köprüsü'nü, açılacak olan havalimanını göreceksiniz.
Vatan

'Olağan Hal' İçin Ohal!
Darbe girişimi üzerine alınan önlemlerin uygulanması için hazırlanan olağanüstü hal tezkeresi, dün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden (TBMM) geçti. TBMM, olağanüstü hal tezkeresini görüşmek üzere toplandı. Olağanüstü hal tezkeresi, elektronik oylama sonucunda 115 ret oyuna karşılık 346 oyla Genel Kurul'da kabul edildi. Buna göre Anayasa'nın 120'nci maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre, ülke genelinde 21.07.2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren 90 gün süreyle olağanüstü hal ilan edilecek. Oylamanın ardından Genel Kurul'a hitap eden Başbakan Binali Yıldırım, "OHAL kararı 15 Temmuz gecesi başlatılan silahlı darbe teşebbüsünün doğurduğu sonuçları ve yaptığı tahribatı ortadan kaldırmaya yöneliktir. Geçmiş dönemlere baktığımız zaman OHAL tedbirleri vatandaşın yaşamını sınırlamaya yönelikti. Ama 15 Temmuz'da gerçekleştirilmeye çalışılan darbe teşebbüsüyle millet hükümetiyle, başkomutanıyla bir olmuş ve bu darbe bozuntularını bertaraf etmiştir" dedi. Başbakan Yıldırım şöyle devam etti: "Bu süreç içerisinde çok insan, çok kurum büyük bir kadir şinaslıkla, ülke sevgisiyle bu kalkışma hareketine en net şekilde duruş sergilemiş ve Türkiye dünyaya bir demokrasi destanı yazdığını göstermiştir. Bugün alınan karar ile devlet millete değil kendisine OHAL ilan etmiştir. Şunu herkes bilmelidir ki Türkiye ekonomisi dünyaya açık bir ekonomidir. İlk mesai günü normal piyasa şartları neyse hiçbir kesintiye uğramadan hayat devam etmiş ve bütün ekonomik faaliyetler sürdürülmüştür. Bütün bunlar ortadayken Türkiye'nin risk primiyle oynama faaliyetlerini iyi niyetten yoksun buluyoruz. Şu Gazi Meclis'in çatısı altında, bombalanma altında bile demokrasiden, milli iradeden asla ödün verilmedi. Bizim siyasi parti gruplarından beklentimiz bu birlikteliğin yapılacak düzenlemelerde de devam etmesidir. Özellikle yatırımlara, ekonominin büyütülmesine yönelik getireceğimiz düzenlemeler, OHAL dışında önümüzdeki haftadan itibaren devam edecek." Hepimizin, insanımızın artık bu olayın etkisinden kurtulmasını temin edeceğiz. 15 Temmuz gününü artık demokrasinin günü olarak kutlayacağız, demokrasi şehitlerini anma günü olarak kutlayacağız. Tankın gücü halkın gücü önünde yetersiz kalmıştır. Cuntacılar conta yakmıştır."
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 130,0009-130,2323       
ABD Doları 3,0689-3,0733
Euro 3,3848-3,3883
İngilizSterlini 4,0615-4,0683

Bankacılıkta Ohal Yok
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, bu gibi zamanlarda durumdan vazife çıkartmaya çalışan bazı kuruluşlar olduğu gibi, bazı bankaların da olabileceğini belirterek, "Ama buna meydan vermeyeceğiz. Böyle bir ortamda fırsatçılık yapılmasına elbette göz yummayız" dedi. Akben, AA muhabirlerine yaptığı açıklamada, bankacılık sisteminin çalışmalarına dün ne ise bugün de aynı şekilde devam ettiğini söyledi. OHAL ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Akben, bankacılık sisteminin çalışma düzeni ile ilgili herhangi bir olumsuzluk, farklı bir düzenlemenin söz konusu olmadığını belirterek, bankacılık sisteminin güçlü yapısını muhafaza ettiğini, bu olayların sisteme herhangi bir olumsuz yansımasının bulunmadığını ifade etti. Rasyolarda, likidite durumunda ya da bankacılıktaki diğer alanlarda herhangi bir olumsuzluk ile buna yönelik herhangi bir beklentinin olmadığını da vurgulayan Akben, "Bu karışıklıkların birkaç gün içerisinde düzelerek normale dönülmesini bekliyoruz. Hükümetimiz tarafından gerekli açıklamalar yapılıyor. Ama teknik olarak bakıldığında bankacılık sistemimiz bütün rasyo, kurum ve kurallarıyla dimdik ayakta. Herhangi bir endişeye mahal yok" şeklinde konuştu.
Hürriyet

Vergi Ve Prime Af
Maliye Bakanı Naci Ağbal, 30 Haziran 2016 tarihi itibariyle ödenmemiş vergi, prim ve gümrük vergisi borçlarının yeniden yapılandırılacağını açıkladı. Ödenmemiş 90 milyar liralık vergi borcu olduğunu söyleyen Ağbal, 72 milyar liralık da prim borcunun söz konusu olduğunu söyledi. Düzenlemeden 4-4.5 milyon mükellefin yararlanması bekleniyor. Ağbal, 18 taksit imkanın sağlanacağı yeni yapılandırmada peşin ödeme imkanı getirildiğini belirterek, yeni hesaplanacak faiz kısmının yüzde 50'sinin alınmayacağını kaydetti. Ağbal ayrıca geçen hafta torba yasadan geri çekilen varlık barışının yurtiçini de kapsayacak şekilde genişletildiğini bildirdi. TBMM'ye sunulacak yasa teklifinde trafik cezalarının olmadığı öğrenildi. Ağbal dün vergi ve prim borcuna ilişkin yapılandırmaya ilişkin ilk açıklamalı NTV'de yaptı. Daha sonra Meclis'te ayrıntılarını açıklayan Ağbal, geçmiş yapılandırmalardan farklı olarak bu sefer peşin ödeme yapmak isteyenlere önemli bir avantaj getirdiklerini söyledi. Daha önce yapılan yeniden yapılandırma kanunları kapsamında vergi borcunun aslı ödenmediği zaman gecikme zammı hesaplandığını, bunun yanı sıra yurtiçi üretici fiyatları enflasyonu (Yİ-ÜFE) oranlı daha düşük oranlı bir faiz uygulandığını anlatan Ağbal, "Peşin ödemeye büyük bir teşvik getiriyoruz. Diyelim ki vatandaşımızın 100 lira vergi borcu var. 70 lira da bunun üzerine geçmişte hesaplanmış şu anda cari faiz var. Vergi dairesi 170 lira alacağı takip ediyor. Biz şimdi 70 liralık olan faiz kısmını normal gecikme zammı oranında değil de Yİ-ÜFE, yani ödenmeyen dönemlerdeki enflasyon oranında değiştiriyoruz. 70 liralık faiz borcunu önce 40 liraya düşürüyoruz. Yenilik, daha önce 140 liralık peşin olarak ödeme imkanı vardı. Bunu 18 ay taksitle ödemek istediğinizde de 18 aylık döneme isabet eden ek taksite göre bir faizi ayrıca alıyorduk. Bu defa vatandaşımızın böyle bir borcu varsa, 170 liradan 140 liraya düşürdük. Peşin öderse faiz ve gecikme zammının yüzde 50'sini de almayalım. 40 liranın da 20 lirasını siliyoruz böylelikle 140 lira olan tutarı 120 liraya düşürelim. Peşin ödeme 2,3 ya da 4 yıllık borcu olanlara rahatlama getirecek" dedi.
Hürriyet

Bu Belgeleri Almadan Yurtdışına Çıkış Yok
Türkiye'den yurtdışına çıkışlar 15 Temmuz'da yaşanan darbe girişimi sonrası bir hayli zorlaştı. Yurtdışına çıkmak isteyenlerden birçok farklı belge istenebiliyor. Yeşil pasaportlu memurlar için alınan belgeler yeterli olmayabiliyor. Yeşil pasaportlu olup aktif olarak kamuda çalışan kişilerin havalimanlarında, önce vize ihlal bölümüne gitmesi gerekiyor. Bu kişilerin burada, Genel Bilgi Taramaları (GBT) inceleniyor. Başvuru yapan kişinin yurtdışına çıkış onayı Ankara'dan bekleniyor. Eğer onay gelmezse yurtdışına çıkışına izin verilmiyor. Darbe sonrasındaki ilk günlerde Ankara'dan 'yurtdışına çıkabilir' onayının gelmesi 5-6 saati bulurken, son bir kaç gündür bu sürenin 2-3 saate indiği ifade ediliyor. Seyahat acenteleri yetkilileri bu kişilerin uçuş saatinden en az 6 saat önce havalimanına gitmesi gerektiğinin altını çiziyor. Ancak yurtdışına çıkışlarda istenen belgelerde 'ıslak imza' belirsizliği yaşanıyor. Havalimanındaki pasaport görevlileri DHA muhabirine dün ıslak imzalı SGK belgesine gerek olmadığını söyledi. Ancak seyahat acenteleri yurtdışına çıkacak müşterilerinin bu belgeleri yanında bulundurması gerektiğini iletiyor.
Hürriyet

Notçularla Darbeciler Aynı Safta
Türkiye bütün kurumlarıyla darbe girişimini püskürtmesine ve normale dönme sürecine girmesine rağmen, kredi derecelendirme kuruluşları ve yabancı spekülatörler finansal piyasalardaki kalkışmayı sürdürüyor. Geçmişte "yüksek not verdikleri ülkelerin sırayla krize girdiği" bilinen ve böylece "dünya ekonomisini doğru değerlendiremedikleri tescillenmiş" not kuruluşları, kuruldukları plazalardan ahkam kesmeye devam ediyor. Önceki akşam Türkiye'de sanki "darbe girişimi başarılı olmuşçasına" karanlık senaryolar çizen S&P'nin anlamsız not indirimi, dolarda yeni zirveleri getirmişti. Dün de borsada düşüş sürdü ve endeks yüzde 5'e yaklaşan kayıpla 72 bin puanın altını gördü. Çoğunlukla objektif kriterlere dayanmayan, spekülasyonla ve suistimallere açık değerlendirmelerle yapılan açıklama ve yorumlar, bu kurumların ciddiyetini yine erozyona uğrattı. Şimdi piyasalar 5 Ağustos'ta Moody's tarafından yapılacak açıklamayı bekliyor. Öte yandan Türk lirasını dış dalgalanmalardan korumak için seferber olan sağduyulu yatırımcılar ve Türkiye'nin sağlam yapısını bilen yerliler de dış saldırılara karşı cephede savaş veriyor. Merkez Bankası'nın aldığı tedbirlere ek olarak yerlilerin bu hafta 10 milyar dolara yaklaşan dolar satışı, döviz kurunu önceki akşam gördüğü 3.09 TL zirvesinden 3.05 TL'ye kadar geriletti. Türk lirasını savunan yatırımcılardan iş dünyasına kadar, her kesim, "Başka ülke ve kurumların kredileri ile uğraşırken, kendi kredilerini yıpratmaya ve itibarsızlaştırmaya başladılar. Kredi derecelendirme kuruluşları artık kendilerini negatif izlemeye alsa iyi olacak. Türkiye ekonomisinin temelleri sağlam. Milletin iradesinin ortaya konduğu bugünlerde S&P'nin açıklamasını kayda değer görmüyoruz. Geçmişte yaptıkları yanlışlara yenisini eklediler. Objektiflikleri ve bağımsız davranma iddiaları şaibeli hâle döndü. Bu olumsuz revize, karşı tarafın ödüllendirilmesi anlamına geliyor. Moody's de acelecilik ederek, milletin bu kadar teveccühüne rağmen belirsizlikten bahsederlerse, iyi niyetlerini sorgulamak gerekir" görüşünde birleşti.
Türkiye

Tüm Vergi Borçlarına Yeniden Yapılandırma
Bakanı Naci Ağbal, vergi borçlarına ilişkin, "Geçen ay itibariyle olup da ödenmemiş olan vergi borçlarına, prim borçlarına, gümrük vergi borçlarına bir yeniden yapılandırma getiriyoruz" dedi. Ağbal, varlık barışının kapsamının da genişletileceğini kaydetti. Katıldığı bir televizyon programında soruları yanıtlayan Maliye Bakanı Ağbal, vergi borçlarına ilişkin, "Vatandaşlarımızdan vergi, prim veya gümrük vergisi borcu olanlar var. Geçen ay itibariyle olup da ödenmemiş olan vergi borçlarına, prim borçlarına, gümrük vergi borçlarına bir yeniden yapılandırmaya getiriyoruz. Vatandaşlarımız bu kanun ile getirilen düzenlemeler çerçevesinde vergi dairelerine, sosyal güvenlik dairlerine müracaat etmek şartıyla 18 aya kadar bu borçlarını yeniden yapılandıracak" diye konuştu. Ağbal, "Büyük bir teşvik getiriyoruz. Örneğin 100 lira vergi borcu, 70 lira da gecikme zammı var. Bu 70 liralık faiz kısmını gecikme zammı değil de, 40 liraya düşürüyoruz" dedi. Söz konusu düzenlemenin, geçmişe dönük tüm alacaklıları kapsayacağını vurgulayan Ağbal, "Bizde kayıtlı 90 milyarlık yeniden yapılandırılacak tutar var. SGK primleri olarak da 72 milyarlık tutar var. Kabaca 160 milyarlık tutarı yeniden yapılandırmış olacağız" ifadesini kullandı.
Milliyet

Kesintisiz Uçuyoruz
Türk Hava Yolları (THY), tüm uçuş operasyonunu aynı ivme ile kesintisiz devam ettirdiğini duyurdu. THY'nin yazılı açıklamasında şöyle denildi: "Türkiye'nin bayrak taşıyıcı havayolu şirketi, 15 Temmuz 2016 gecesi gerçekleşen kanunsuz girişim sonrasında tüm aile fertleriyle birlikte olağanüstü bir gayret sergilemiş, kahraman ve necip Türk milletinin bir parçası olarak, planlanan hain kurguyu bertaraf etmede önemli bir rol üstlenmiştir. Demokrasinin korunmasına yönelik bir tedbir olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 3 ay süreli olağanüstü hal, yaşanan süreçle ilgili gerekli tüm önlemlerin Türkiye Cumhuriyeti hükümetince alınması adına ilan edilmiştir. Olağanüstü halin sadece ülke değerlerini olası tüm tehlikelerden korumak amacıyla, demokrasinin, hukuk devletinin, temel hak ve özgürlüklerin normal düzenli devamına yönelik hayata geçirilecek bir tedbir faaliyeti olduğu devlet erkânınca bildirilmiştir" denildi. Bu süreçte de Türk Hava Yolları'nın tüm uçuş operasyonunun aynı ivme ile kesintisiz devam edeceğinin belirtildiği açıklamada, "Büyüyen filosu, dünya havayolu trafiğinin merkezi olan İstanbul'daki konumu ve bu benzersiz konumun getirdiği zengin kültür birikiminden aldığı güçle Türk Hava Yolları, eşsiz yolcu deneyimini dünyanın dört bir tarafındaki misafirlerine sunarak, onları özel ve değerli hissettirmeyi aynı performansla sürdürecektir. 116 ülkede uçuş sağladığı 290 destinasyonla bugün dünyanın en çok ülke ve en çok uluslararası destinasyonuna uçan tek havayolu şirketi unvanına sahip Türk Hava Yolları, bugüne dek olduğu gibi önümüzdeki süreçte de, benzersiz uçuş operasyonuyla tüm dünyayı yolcuları için daha da ulaşılabilir kılmaya devam edecektir" ifadesi yer aldı.
Milliyet

Malezyalı Fondan Film Gibi Hırsızlık
ABD'li savcılar Malezya ulusal varlık fonundan çalındığını düşündükleri 1 milyar dolardan fazla değeri olan varlığı el koymaya çalışıyorlar. Savcılar çalınan parayla gayrimenkul ile sanat eserleri alındığı ve "Para Avcısı" (Wolf of Wall Street) adlı filmin finanse edildiğini bildiriyor. Leonardo DiCaprio'nun başrol oyuncusu ve yapımcılarından olduğu film, gerçek bir hikayeye dayanıyor. ABD'li savcıların bazı suçlamalarının Malezya'nın yürüttüğü ve Başbakan Najib Razak'ın hesabına 681 milyon dolar aktarılması hakkındaki soruşturmadakiyle aynı olduğu görülüyor. ABD federal mahkemesinde önceki gün açılan dava dosyasında Malezya Başbakanı Necip Rezzak'ın adı geçmiyor, ancak 'Malezyalı 1. Yetkili' olarak anılan bir kişi bulunuyor. ABD Adalet Bakanlığı, 2013 yılında ulusal varlık fonu 1MDB'den yapılan 681 milyon dolarlık tutarındaki tahvil satışından sağlanan gelirin 'Malezyalı 1. Yetkili'nin hesabına aktarıldığını açıkladı. Soruşturmaya yakın bir kaynak 'Malezyalı 1. memur'un Najib Razak olduğunu doğruladı. Razak ise iddiaları daha önce defalarca reddetti. Soruşturma, ABD Adalet Bakanlığı Kleptokrasi Malvarlıklarının Geri Alınması Girişimi'nin yürüttüğü en kapsamlı davalar bütünü oluşturuyor. Bundan önceki en büyük dava Şubat ayında 850 milyon doları ele geçirmek için açılmıştı.
Vatan

DÜNYA

Abd'den Türkiye'ye Çok Kritik Gülen Teklifi
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Barack Obama arasında yapılan telefon görüşmesinden sonra Washington Yönetimi, Fetullah Gülen konusunda yeni adımlar attı. ABD, Türkiye'de üç ay olağanüstü hal ilan edilmesiyle ilgili eleştirel bir dil kullanmaktan özellikle kaçınıp Türkiye'yi "anladığını" belirtirken, Gülen için Türkiye'nin başlattığı iade teklifi sürecinde de Ankara'ya yardımcı olacak karma bir ekip kurma önerisinde bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, perşembe günkü basın toplantısında Türkiye'de ilan edilen olağanüstü hal uygulaması konusunda, "Demokratik yollarla seçilen hükümetlerine yönelik bir tehdit vardı. Ve sanırım bu tür bir tehdide ciddi yaklaşmalarını hepimiz anlayabiliriz" dedi. Kirby, Gülen'in iadesi konusunda Türkiye'nin yolladığı belgelerin incelenmesinin halen sürdüğünü ifade edip şöyle devam etti: "Biz süreç için onlara yardım edecek biçimde bir Türk ekibine burada (Washington) ev sahipliği yapma ya da oraya karma bir ekip gönderme önerisinde bulunduk. Hem Bakan Kerry'nin dün dediği hem de bizim birçok kez dile getirdiğimiz gibi eğer bir iade başvurusu olacaksa bu kanıt bazında olmalı." Kurulması önerilen karma ekibe ABD Dışişleri ve Adalet Bakanlığı'ndan yetkililerin katılacağını belirten Kirby, "Biz öneride bulunduk. Buna mecbur değildik ama talep sürecinde yardım etmeyi önerdik. O yüzden iade anlaşması sorumluluklarımızı dikkate aldığımızı göstermek için çok uğraşıyoruz. Öneriler samimiydi." ABD Savunma Bakanı Ashton Carter önceki gün, elektrikleri kesilen İncirlik üssündeki durumun yakın zamanda normale döneceğini söyledi. Carter, Türkiye Savunma Bakanı Fikri Işık ile telefonla görüştüğünü belirterek şöyle konuştu: "(Bakan Işık), İncirlik'te durumun kısa sürede normale döneceği konusunda bana güvence verdi. IŞİD'e karşı yürüttüğümüz kampanya bu durumdan etkilenmedi."
Hürriyet

Işid'e Menbiç'te 48 Saat Süre
Suriye'nin kuzeyinde terör örgütü IŞİD'in elindeki Menbiç'e yönelik kuşatma daralırken, yaşanan sivil kayıplar üzerine, ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri'ne bağlı Menbiç Askeri Konseyi, IŞİD militanlarına kenti terk etmeleri için 48 saat süre tanıdı. Bu açıklama, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun pazartesi ve salı günü Menbiç yakınlarında düzenlediği ve toplam 77 sivilin öldüğü hava saldırılarının ardından geldi. Menbiç'in kuzeyinde meydana gelen saldırıların ilkinde 21, ikincisinde 11'i çocuk 56 kişi ölmüştü. Sivillerin vurulduğu saldırılar üzerine yerel aktivistler dün protesto çağrıları yaptı. Suriye Ulusal Koalisyonu Başkanı Enes el-Ubde ise önceki akşam uluslararası koalisyon güçlerindeki ülkelerin dışişleri bakanlarına yazdığı mektupta "Bu olayları araştırmak için Suriye'de IŞİD'e yönelik askeri operasyonlarının durdurulmasını" istedi. Bunun bir katliam olduğunu ifade eden Ubde, bunu yapanların sorumlu tutulmasını da istedi. Tepkiler üzerine adım atan Menbiç Askeri Konseyi'nin açıklamasında bunun IŞİD üyelerine kentten ayrılmaları için tanınan son şans olduğu vurgulandı. Terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı PYD ve Arap muhalif savaşçıların oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri'nden bir komutan ise AFP'ye yaptığı açıklamada "Bu kararı, IŞİD'in sivilleri canlı kalkan olarak kullanmasından sonra aldık. Medya kentteki sivillerin korunması için üzerimizde baskı yaptı" dedi. Bu arada, İngiltere merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü Rami Abdülrahman, SDG savaşçılarının Menbiç'in güney tarafını ele geçirdiğini ve "daha önce olmadığı kadar kent merkezine yaklaştıklarını" açıkladı.
Hürriyet

Darbeyi Biz Haber Verdik
Arap basınından Fars Haber Ajansı'na açıklamalarda bulunan Rusya Savunma Bakanlığı yetkilileri, Türk istihbarat birimlerine bir askeri darbe hazırlığı ile ilgili bilgi verdiklerini iddia etti. Rus diplomatların açıklamalarına göre, bölgede bulunan Rus askerlerinin bazı askeri görüşmeler tespit ettiği ve şifrelerini çözdükleri konuşmalarda, ordunun Ankara'da yönetime karşı darbe hazırlığı hakkında konuştuklarını tespit ettikleri öne sürüldü. Görüşmeler sırasında Erdoğan'ın Marmaris'te bulunduğu otelde tutuklanması ya da öldürülmesi için askeri helikopterler gönderme emri verildiği belirtildi. Diplomatlar, Rusya'nın bu sinyalleri nasıl tespit ettiklerini söylemeyeceklerini, ancak Rus Hava Kuvvetleri'nin Suriye'deki Hmeymim hava üssünde bu sinyalleri yakalayacak sistemlerin olduğunu bildiklerini söylediler. Haberde Ankara'daki üst düzey yetkililer ve ordudan bazı isimlerin Milli İstihbarat tarafından darbeden beş saat kadar önce bilgilendirildiklerini doğruladıkları da belirtildi.
Türkiye

Ohal'de Fransa'ya Bak
FETÖ'nün 15 Temmuz başarısız darbe girişiminin ardından Türkiye'de 3 aylığına olağanüstü hal (OHAL) ilan edilmesi yurt dışında da yankı uyandırdı. Haber ajansları, gazete ve tv'ler gelişmeleri son dakika olarak duyururken, siyasilerden de yorumlar gelmeye başladı. Ortada, terör örgütü DAEŞ'in saldırıları nedeniyle Kasım 2015'ten bu yana OHAL durumunda olan ve bu süreyi sürekli uzatan Fransa örneği varken, Almanya Dışişleri Bakanı Frank - Walter Stienmeier, Türkiye'ye 'süre sınırlandırması' hatırlatması yaptı. En son, Fransa, OHAL durumunu 6 ay daha uzatma kararı almıştı. Darbe girişimini ilk anında kınamaktan ve püskürtüldükten sonra Türkiye'nin yanında yer almaktan geri duran AB ülkelerinin siyasileri, bu tutumunu OHAL kararından sonra da değiştirmedi. FETÖ'yü devlet kurumlarından temizlemek için alınan karar hakkında Alman Dışişleri Bakanı Steinmeier, Fransa'daki örneği görmezden gelerek"Türkiye darbe girişimine itidal ile karşılık vermeli. Sadece yasadışı işler ile kanıtlanabilir suçları olanların üzerine gidilmeli; kuşku altındaki politik grupların üzerine değil. Bu nedenle, olağanüstü hal durumunun yalnızca gereken süreyle sınırlanması kritik önemdedir" dedi. Fransa'da OHAL Türkiye'de uygulanacak olandan çok daha katı ve sivillere karşı uygulanıyor: İzinsiz aramalar yapılıyor, karşı çıkana hapis cezası var. İzinsiz baskınlar yapılabiliyor. Mahkûmlar 24 saat izlenebiliyor. Toplantı ve mitingler yasak. Şüpheli kişiler trafiğe çıkamıyor. OHAL'de sadece sosyal medyadaki paylaşımlarından dolayı 100'ü aşkın kişi tutuklandı. Fransa bu durumdayken ülkenin Dışişleri Bakanı Ayrault da Türkiye'ye FETÖ için 'hukuk' çağrısı yapmıştı.
Star

Rusya Nato'yu Eleştirdi: Ankara'yı Uyarmadınız
Moskova yönetimi, 15 Temmuz darbe girişiminde NATO'yu eleştirdi. Sputnik haber ajansına konuşan Dışişleri Sözcüsü Mariya Zaharova "NATO, birlik üyesi olmasına rağmen Türkiye'yi muhtemel tehdit konusunda uyarmadı. En büyük askeri yapı olan ve güvenlik konusunda her imkâna sahip olan NATO, Türkiye'nin güvenliğiyle ilgili tehdit hakkında tek bir bilgi dahi vermedi" dedi. Darbe girişiminin Varşova'da yapılan NATO zirvesinden sadece bir hafta sonra gerçekleştiğine dikkat çeken Zaharova, "Türkiye'deki meşru hükümetin devrilmesi halinde bu hem ülkede trajediye yol açardı, hem de bölge istikrarını bozardı" yorumunda bulundu.
Star

Erivan'daki Rehine Krizinde Çatışma
Ermenistan'ın başkenti Erivan'da beş kişinin rehin tutulduğu karakolun önündeki protestolar sırasında çıkan çatışmalarda 136 kişinin gözaltına alındığı, 51 kişinin de yaralandığı açıklandı. Interfax haber ajansına göre, polis merkezi önünde toplanan protestocular ile polis arasında çıkan çatışmaların ardından 136 kişi gözaltına alındı. Çatışmalar sırasında 29'u polis olmak üzere 51 kişinin de yaralandığı ancak hiçbirinin durumunun ağır olmadığı belirtildi. Protestocuların önünde toplandığı polis merkezi, pazar günü 'Sasna Tsrer' adlı silahlı bir grubun üyelerince ele geçirilmişti. Eylemcilerin rehin aldığı 5 kişi arasında Ermenistan Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Vardan Egiazaryan ve İçişleri Bakan Yardımcısı Valeriy Osipyan da var. Grup üyeleri, başta 22 Haziran'da tutuklanan 'Nor Hayastan' (Yeni Ermenistan) siyasi hareketinin lideri Jirayr Sefilyan olmak üzere tüm siyasi tutukluların serbest bırakılmalarını, Devlet Başkanı Serj Sarkisyan'ın da görevinden istifa etmesini istiyor. Grup üyeleri, hükümete karşı halkı da sokaklara dökülmeye çağırmıştı.
Vatan

POLİTİKA

Teminatı Biziz
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, OHAL ile ilgili "Temel hak ve özgürlüklerle ilgili en ufak bir kısıtlama olmayacağının teminatının Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve hükümet olduğunu" söyledi. Alınan bilgiye göre, önceki gece Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında OHAL kararının toplumda endişeye neden olabileceği görüşü dile getirildi. Toplantıda, Başbakan, bakan ve parti yöneticilerinin muhalefete ve kamuoyuna OHAL çerçevesini anlatmaları istendi. Canikli, "Resmi olarak söylüyorum" diyerek, Hürriyet'e şunları anlattı: "OHAL uygulaması endişe edildiği gibi hak ve özgürlüklerin kısıtlanması için kullanılmayacak. Çok net söylüyorum, OHAL kararını iki konu için aldık. Biri darbe çetesinin kamudan hızlı temizlemek ve sonuç almak, ikincisi gözaltı sürelerini uzatabilmek. Anayasa bize gözaltı sürelerinin uzatılması konusunda OHAL dışında bir seçenek bırakmıyor. OHAL yasasından kaynaklanan kaygılar olduğunu biliyorum. Ancak göreceksiniz ki darbecilerle ve cemaatle mücadele dışında kullanılmayacak. Hiç kimse OHAL'i hayatında görmeyecek ve hissetmeyecek. Darbeciler ve cemaatle mücadele dışında hiçbir karar alınmayacak. Ne yayın organları, ne kitaplar, ne gösteri ve yürüyüş, ne temel hak ve hürriyetlerle ilgili sınırlama kısıtlama gelecek. En ufak bir engellemeyle karşılaşılmayacak. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere hükümetimiz bunun kefilidir, teminatıdır. Bu darbe girişimin ardından bir fırsat yakaladık. Milli mutabakatın tadına vardık. Çatışma ortamının yaratılmaması için elimizden geleni yapacağız. Yüzde 99 değil, yüzde 100 emin olmadan kimseyle ilgili bir karar alınmayacak. Meclis'i kapatmayacağız. Ekonomi yasalarının hiçbirini KHK ile yapmayacağız."
Hürriyet

Aihs'yi Askıya Alacağız
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş , Olağanüstü Hal (OHAL) kararıyla ilgili "Millete hiçbir şey olmayacağının sözünü verdiklerini" söylerken, bu süreçte Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) de askıya alınacağını açıkladı. Basının Ankara temsilcileriyle buluşan Kurtulmuş, özetle şu mesajları verdi: "Amacımız OHAL'i mümkün olduğu kadar kısa tutmak. İnşallah 3 aya dahi gerek kalmadan, 1-1.5 ay içerisinde işimizi bitirip bu süreci tamamlarız ve Türkiye normale dönmüş olur. Bugüne kadarki OHAL'lerin tamamı millete karşı ilan edilmişti. Bu, millete karşı değil, devlet için yapılmış bir OHAL'dir. Yani devletin içinde örgütlenmiş bir çeteye karşı yapılmış olan OHAL'dir. Milletimiz şundan emin olsun; asla günlük hayatını etkileyecek bir uygulama olmayacaktır. Bunun garantisini ve sözünü veriyoruz. Temel hak ve özgürlüklerden vatandaşımız bakımından hiçbir geri adım atılmayacaktır. Serbest piyasa kurallarının işlemesi, ekonomik kurum ve kuruluşlarının kendi kuralları çerçevesinde hareket etmesi bakımından en ufak bir taviz, kısıtlama olmayacak. Asla toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin, vatandaşların gece sokağa çıkmasının yasaklanması gibi işler olmayacak. Hiçbir başka partiden arkadaşımızın, vatandaşımızın rahatsız olmaması, toplumdaki farklı hayat tarzları, siyasi kanaatler, düşüncelere sahip hiçbir vatandaşımızın rahatsız olmayacağı bir uygulamayı ortaya koymaya çalışacağız. Gündeme gelecek husus OHAL'in Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) aykırı olup olmadığıdır. Hayır AİHS'ye aykırı değil. Sözleşmenin 15. maddesi gereği aynen Fransa'nın uyguladığı gibi Türkiye de bu maddeye istinaden, diğer uluslararası yükümlülüklerle çelişmemesi kaydıyla AİHS'yi askıya alacak. Ortada devletin kurumları bakımından maalesef ciddi eksikliklerin olduğu aşikar. Zaten bu dönemde ilk işimiz bu bir takım yerlere sızmış olan FETÖ mensuplarının tasfiye edilmesini hızlı bir şekilde sağlamak, suçluların mahkemeye gönderilmesini temin etmek, hemen ikinci işimiz de devlet yapısında eksiklikler, noksanlıklar varsa, bunu kişilere indirgemeden söylüyorum, bunları giderecek olan her türlü çalışmanın yapılması. Bunun bir kısmı zafiyetten kaynaklanabilir, bir kısmı da devletin yapısından kaynaklanan eksiklikler olabilir. Bireysel zafiyetler ya da kurumsal zafiyetler kolay kısmıdır. Bunların da giderilmesi lazım. Türk milletinin yapısını tamamıyla sivil iradenin kontrolü altına alacak değişiklikler zaruri. Bu anlamda istihbarat zafiyeti çok vahim bir durum. Detaylar çıktıkça, daha da vahim olduğu anlaşılıyor. İstihbarat örgütlerinin yeniden gözden geçirilmesi Bunların hepsi konuşulabilir. Bunları kişisel olarak ifade ediyorum. Asker-sivil ilişkileri, buradaki mekanizmaların yeniden gözden geçirilmesi, ilgili askeri birimlerin sivil otoritenin kontrolünde, emri altında olması gibi bir sürü alanda yeniden ne varsa ortaya koyacağız.
Hürriyet

SPOR

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Olağanüstü Hal'in (OHAL) sporu etkilemeyeceğini açıkladı. Kılıç, "Spor camiası, sporseverlerimiz sakın endişeye kapılmasın. OHAL, ulusal ve uluslararası spor organizasyonlarımızı ve müsabakaları etkilemeyecek. Her türlü organizasyon ve müsabaka aynı tempo ve heyecanla devam edecek. Samsun'da 16 Temmuz'da başlayan İşitme Engelliler Dünya Şampiyonası büyük bir katılım ve heyecanla devam ediyor" dedi. Kılıç, mayısta Sapanca'da İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı ile ortaklaşa yapılan 'Sporda Şiddetin Önlenmesi ve Tahkim Çalıştayı'ndaki sonuçları değerlendirmek için bir toplantı yapacaklarını da vurguladı. Yeni futbol sezonunun da centilmence geçmesini temenni eden Kılıç, "Zor günlerden geçtiğimiz ve demokrasi için şehit verdiğimiz bugünlerde; kadirşinas milletimizin sergilediği birlik, beraberlik ve kardeşliğin sahalara da yansıtmasını temenni ediyorum" dedi.
Hürriyet

Galatasaray forvet ve ön libero transferi için girişimlerini hızlandırdı. Teknik direktör Jan Olde Riekerink'in ısrarla bir golcü ve orta alana Melo ayarında bir oyuncu istemesi üzerine Galatasaraylı yöneticiler, Wolfsburg'ta forma giyen santrfor Max Kruse ile anlaştılar. Ancak 28 yaşında forvet arkasında da görev yapabilen Kruse, darbe girişimi sonrası Türkiye'ye gelmekte tereddüt etti. Almanya'nın dünyaca Ünlü Bild gazetesi, 1.81 m. boyundaki Kruse'nin, darbe girişiminin başarısız kalması ve ülkede hayatın normale dönmesi üzerine fikir değiştirdiğini ve Galatasaray'dan resmi teklif beklediğini yazdı. Sarı- Kırmızılı yöneticilerin bu oyuncuyu mali şartlar uygun olursa Wolfsburg'tan kiralamak istediği de vurgulandı. Bu arada Cim-Bom'un Toronto forması giyen İtalyan forvet oyuncusu Sebastian Giovinco'yu da mercek altına aldığı bildirildi. Galatasaray'ın ön libero için Liverpool'lu Lucas Leiva ısrarı da sürüyor. İngiliz kulübüyle bonservis konusunda el sıkıştığı iddia edilen Aslan'ın, Leiva'yı ikna etmeye çalıştığı öğrenildi. Bu oyuncuya Newcastle'dan da teklif olduğu Leiva'nın kararsız kaldığı belirtildi. Bu arada Leiva'ya alternatif olarak menajerlerin Sarı-Kırmızılılar'a Chelsea'li Obi Mikel'i önerdiği öğrenildi. Mikel'de en büyük sorun yıllık 5 milyonluk ücreti.
Star

Beşiktaş, Mario Gomez'in dönmeme kararının ardından Kasımpaşa'nın forveti Eren Derdiyok için resmi transfer teklifinde bulundu. Kasımpaşa Kulübü Başkan Vekili Hasan Hilmi Öksüz, Siyah-Beyazlılar'ın resmi teklifini kendilerine gönderdiğini söyledi. Lacivert-Beyazlılar, Beşiktaş'ın girişimine olumlu yaklaştı. Basında adı Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor ile de anılan 28 yaşındaki Eren Derdiyok için kulübe ilk resmi teklifin Beşiktaş'tan geldiğini belirten Öksüz, kulüp başkanı Turgay Ciner'in bu teklifi değerlendirdikten sonra Siyah-Beyazlılar'a kısa bir süre içinde yanıtını ileteceğini açıkladı. Ancak Beşiktaş'ın Eren Derdiyok ile yaptığı ilk görüşmede anlaşma çıkmadığı öğrenildi. Siyah-Beyazlılar'ın önerdiği 1.8 milyon euroyu az bulan Türk asıllı İsviçreli futbolcunun 2.5 milyon euro talep ettiği öğrenildi. İlk temasta anlaşma çıkmamasına rağmen iki tarafın yeniden bir araya gelecekleri bildirildi.
Star

Fenerbahçe'de Robin Van Persie konusundaki belirsizlik yönetimin açıklaması ile son buldu. Bir süredir Sarı-Lacivertli kulüpte kalmak istemediği dile getirilen Hollandalı ile ilgili yönetimden resmi bir açıklama geldi. Kulübün internet sitesinden "Son dönemde Robin van Persie'nin kulübümüzden ayrılacağına dair bazı haberler yer almaktadır. Bu haberler gerçeği yansıtmamaktadır" açıklaması yayınlandı. Fenerbahçe'nin açıklamasının devamında "Hollandalı futbolcunuzun menajeriyle gerekli görüşmeler yapılmış olup, futbolcumuzun herhangi bir kulübe transferi söz konusu değildir" denildi. Öte yandan Van Persie'nin menajeri Kees Vos ile son toplantıda Stoke City'nin teklifinin masaya yatırıldığı öğrenildi. Fenerbahçe'nin Hollandalı yıldız için Manchester United'a ödediği bonservis bedeli ve geçen yıl oyuncuya ödediği ücreti talep ettiği bildirildi. Kanarya'nın 12 milyon euroyu bulan talebini çok bulan Stoke City'nin kiralama formülünü masaya koyduğu ve Van Persie'nin Fenerbahçe'den aldığı yıllık ücreti karşılamaya hazır olduğunu bildirdiği ifade edildi. Ancak Kanarya'nın teklifi reddettiği belirtildi. Hazırlık döneminde takımla idmanlara katılmayıp genellikle ayrı çalışan, Panathinaikos maçında oynamayan ve son olarak Sparta Prag karşılaşmasına gitmeyen Van Persie'nin ayrılmak istediği gündeme gelmişti.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme