23 Temmuz 2016 Cumartesi

23.07.2016 Genel Gündem



23.07.2016

GÜNDEM

Kaçış Çantası
Darbe gecesinin üzerindeki sis perdesi aralandıkça, çarpıcı bilgiler ortaya çıkıyor. 15 Temmuz gecesi çatışmalara sahne olan Genelkurmay Karargâhı'nda görevli personel, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'a darbenin başına geçmesini teklif eden Tümgeneral Mehmet Dişli'ye ait olduğu sanılan bir bond çanta bulunuyor. Genel Sekreterlik makamının girişindeki fotokopi makinesinin altına gizlenmiş olarak bulunan çantayla ilgili savcılığa haber veriliyor. Savcılık tarafından tutanak altına alınan çantanın içinden 1 adet kısa namlulu Sig Sauer marka tabanca ile yüklü miktarda doların çıktığı söyleniyor. Arama sırasında fotokopi makinesinin yerinin değiştirilmesi sırasında ortaya çıkarılan şifreli bond çantanın içindeki dolarların ne maksatla kullanılacağı öğrenilemedi. Çantadan silah ve dövizin çıkması, Dişli'nin kaçma planı olarak değerlendiriliyor. Bond çanta içinde ele geçirilen döviz, bir tutanakla tespit edildikten sonra adli emanete alındı. Bu arada Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar kurtarıldıktan sonra helikopterle Çankaya Köşkü'ne gelişi sırasında onun yanında yer almıştı. Tümg. Dişli'nin darbe gecesini yöneten 4 kişilik komitenin başı olduğu ortaya çıktı.
Hürriyet


Açık Delil
"Burası Suriye, Filistin değil. Burası Ankara'nın kalbi; vatandaşın dişinden, tırnağından arttırarak verdiği paralarla alınan bombalar, füzeler, uçaklar. Yine bu ülkenin güvenliği için çalışan polis kardeşlerinin üzerine acımasızca saldırıyorlar. Bu örgütün ne kadar cinnet noktasına geldiğini, ne kadar insanlıktan çıktığını gösteren bundan daha açık bir delil olamaz. Bize 'delil' diye ipe un serenlere buradan yüce Türk milleti adına şunu söylüyorum; bundan daha büyük delil var mı kardeşim? Kendi halkının üzerine tankları süren, halkını tarayan, uçaklarla bomba yağdıran bu ölüm makinelerinin, bu canilerin arkasında artık durmaktan vazgeçin. Tehlike bitmiş değildir. Vatandaş tedirgin olmasın. Zayıf da olsa intikam duygusu ile yenilmişlik hissi ile harekete geçmeye çalışan çılgınlar olabilir. Zaman zaman sosyal medyada tezviratlar yapılıyor. Muhtemelen insanları korkuya, paniğe sevk edip, bir kalkışma planları yapmak için fırsat kollayanlar olabilir. İtimat edilecek olan, resmi görevlilerin açıklamalarıdır. Herhangi bir kışkırtmaya imkân vermeyelim. Türk medyası fevkalade büyük bir başarı ile bu sınavdan geçti. Darbecilerin işine gelecek hiçbir habere yer vermedi. Ama yabancı basın maalesef her zamanki gibi tek taraflı, haşhaşi örgütün etkisi altında kalarak aktarmaya devam ediyor. (İstihbarat zafiyeti sorusu üzerine) Darbe girişiminin başladığını 15 dakika sonra öğrendik. Kimden öğrendik? Yakın korumalarımızdan, vatandaştan, eşimizden, dostumuzdan öğrendik. Ondan önce tehdidin boyutu, neler olduğu konusunda herhangi bir bilgi gelmiş değil. Önceliğimiz, en ufak bir tereddüt kalmadan, halkın huzurunu, güvenini tesis edecek tedbirleri almak. En ufak bir zafiyet olmayacak şekilde kurumları yeni baştan elden geçirmek, kontrol etmek. Bu olayın yaşanmasında meydana gelen kişisel zafiyetler varsa tabii ki bakılacak. Çalışmalar yapılıyor."
Hürriyet

İade-İ Muhakeme Başvuruları Artacak
Darbe girişimi sonrası tutuklanan hakim ve savcılar arasında Ergenekon, Balyoz, Şike ve Dink soruşturmalarında kararlara imza atan yargı camiasından pek çok ismin bulunması, bu kişilerin verdiği kararlar da tartışmalı hale getirdi. Hukukçular, tutuklanan hakim ve savcıların mesleklerini sürdürdükleri dönemde verdikleri kararlarla ilgili şaibelerin ortaya çıkabileceği görüşünde. Hukukçular, tutuklanan hakim ve savcılar hakkındaki yargı kararının kesinleşmesi gerektiğini, kesinleştikten sonra geçmişte baktıkları dava dosyalarının başvuru üzerine zaman aşımı olmaksızın açılabileceğini belirtti. İstanbul Barosu eski Başkanı Turgut Kazan, öncelikle tutuklanan hakim ve savcılar hakkında yargı kararının kesinleşmesi gerektiğine vurgu yaparak, şu yorumu yaptı: "Bu hakim ve savcıların haklarında hüküm verdikleri kişiler, terör bağlantıları yargı kararıyla kesinleştikten sonra yeniden yargılama talep edebilir. Öyle bir süreç yaşıyoruz ki, kurunun yanında yaşların yandığı bir dönem. Mesela bu hukukçular, iş mahkemesine hakim olmuş, boşanma davasına bakmış ya da kıdem tazminatı davalarına bakmış. Böyle bir tartışmada bunun dikkate alınması mümkün değil tabi. Verilen çarpıcı mahkumiyet kararları ise bir biçimde çözülüyor ve çözüldü. Kumpas davası gibi. Kendi içlerinde çözüldü. Böyle bir örnek yaşanıp yaşanmayacağını göreceğiz. Ama bu talep artacak gibi görünüyor."
Milliyet

Darbecilerde F Tipi Okunmuş 1 Dolarlar!
FETÖ'nün darbe girişimi soruşturması kapsamında gözaltına alınan bazı şüphelilerin üzerinden, terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'in 'okuduğu' iddia edilen 1'er dolarlar çıktı. Alınan bilgiye göre, FETÖ'nün darbe girişiminin ardından ülke genelinde düzenlenen operasyonlarda, gözaltına alınan ve tutuklanan bazı şüphelilerin cüzdanından 1 dolar çıktığı öğrenildi. Soruşturmada, 1 dolarlık banknotların ilginç sırrı da çözüldü. Örgüt içerisindeki hiyerarşide şifre amaçlı kullanıldığı da değerlendiren paraların, FETÖ'nün elebaşı tarafından sözde 'Bereket ve işlerinin yolunda gitmesi' amacıyla okunarak gönderildiği iddia edildi. Muş'ta darbe girişiminin yaşandığı gece, kendisine verilen talimatlara uymayarak polislerden darbeyi desteklemelerini istediği gerekçesiyle gözaltına alınan ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Malazgirt İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli emniyet amiri Beyhan Ceylan'ın da üzerinde de 1 dolar bulundu. Kocaeli'de de FETÖ'nün darbe girişimi soruşturması kapsamında gözaltına alınan bazı asker ve iş adamlarının üzerinden birer dolarlık banknotlar çıktı. Örgüt için önemli olduğundan şüphelenilen bazı isimlerin üzerinde seri numarası 'F' ile başlayan 1 dolar çıkması dikkati çekti. Diğer zanlıların cüzdanlarında ise J ve C seri numaralı 1 dolarlık banknot bulundu. Dolarları iş adamlarının bereket, askerlerin ise örgüte mensup olduğunu göstermek için yanında taşıdığı iddia edildi. Paraların birinin üzerinde '03.06.2012' tarihi bulunduğu görüldü. Emniyet yetkilileri,10'u aşkın şüphelinin üzerinden 1 dolarlık banknot ele geçirildiğini bildirdi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 130,3335-130,5875       
ABD Doları 3,0659-3,0709/ Euro3,3660-3,3713/ İngilizSterlini 4,0167-4,0290


Gelin yerinde görün
Eski Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Ankara Milletvekili Ali Babacan, Türkiye'nin kredi notunu düşürmek için şu anda geçerli hiçbir sebep olmadığını, sadece beklenti kanalıyla değerlendirmeler yapıldığını belirtti. Uluslararası yatırımcı ve analistlere çağrıda bulunan Babacan, "Beklentiler kanalından ölçmenin en iyi yolu, yerinde tespittir. Gelin yerinde görün. Uzaktan telefonla ya da bazı örgütlerin, ki bu FETÖ'nün yurt dışında da oldukça etkili yapıları var. Bunlar piyasalar, kredi derecelendirme kuruluşları ve yabancı basın üzerinde de etkili olabiliyorlar. Yıllardır geliştirdikleri kişisel ilişkileri böyle dönemlerde milletin, devletin aleyhine kullanabiliyorlar. Türkiye'yi terör örgütlerinden değil, yetkililerden, Türk halkından dinlesinler, doğru intiba edinsinler, ondan sonra ne karar vereceklerse versinler" dedi. Babacan hem reel, hem bankacılık sektörünün önemli bir sınav verdiğini belirterek, "Hepsi de dik durdu. Türkiye kriz yönetim tecrübesine sahip bir ülke. Genel resime bakacak olursak, çok endişe edecek bir durum yok, ama dikkatli yönetilmesi gereken bir süreçteyiz" ifadelerini kullandı. Babacan, NTV canlı yayında, yaşananların ekonomiye bir miktar etkisi olduğunu, en fazla etkinin ise beklentiler kanalında gerçekleştiğini belirtti. Babacan, belirsizlik ortamı ve bir kredi derecelendirme kuruluşunun çok aceleci şekilde Türkiye'nin kredi notunu düşürmesinin, yurt dışında bir miktar kafa karışıklığına sebep olduğunu, Türk iş dünyasının ise çok rasyonel ve yapıcı tepkiler verdiğini ifade etti. Bu tür olağanüstü durumlarda piyasalarda dalgalanmalar olabileceğine işaret eden Babacan, yaşanan dalgalanmaların yüksek işlem hacimlerine ulaşmadığını kaydetti. Babacan, "Daha çok Türkiye'nin risk priminin artması ve artan risk priminin varlık fiyatlarına yansıtılmasıyla ilgili bir süreç yaşıyoruz. Bunun nasıl normale döneceği, bundan sonraki sürecin nasıl yönetileceğiyle yakından ilgili olacak ama şunu görmek lazım Türkiye ekonomisinin temelleri sağlam" dedi. Babacan, olağanüstü hal (OHAL) sürecinde ekonominin kendi kurallarının çalışacağını, piyasa kuralları içinde kalınacağını belirtti. "Tüm vatandaşlarımıza önerim; Türkiye'nin geleceğine güvensinler, bu ülke büyük, güçlü bir ülke" diyen Babacan, Türkiye'nin badireler atlatmaya alışık olduğuna vurgu yaptı. Babacan, yapısal reformların herkesi şaşırtacak bir hızla devreye sokulmasının piyasalar için önemli olacağını söyledi.
Hürriyet

1000 Yatırımcıya 'Olağan' Mesaj
Başta Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ile hükümetin ekonomi kurmayları ve Merkez Bankası yönetimi, 15 Temmuz darbe girişimi ve daha sonra ilan edilen olağanüstü hal uygulaması (OHAL) ile ilgili yoğun görüşme ve mesaj trafiğini sürdürüyor. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yabancı yatırımcılarla bir araya gelen Şimşek, önceki akşam yaklaşık bin uluslararası yatırımcı ile telekonferans sistemiyle görüştü. OHAL'in sebebi, amacı ve sürecini açıklayan Şimşek daha sonra G-20 için Çin'e gitti. Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya ise piyasaların yakından takip etmek için Ankara'da kaldı. Merkez Bankası da yeni bir iletişim politikasına geçti. Merkez Bankası yurtdışındaki finans merkezlerinde yatırımcılarla düzenli toplantılar yapacak. Pazartesiden bu yana kayıpta olan Borsa İstanbul dünde günü yüzde 0.2 yükselişle 71 bin 738 puandan kapattı. Böylece darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz'dan bugüne borsadaki kayıp yüzde 14'ü buldu. Dün kapanışa kadar toparlanmaya çalışan borsayı yeniden düşüşe Standard&Poor's'un bankaların kredi notlarını indirmesi oldu. S&P, Garanti, İş Bankası, Yapı Kredi ve Vakıfbank'ın kredi notlarını BB+'dan BB'ye indirdi. Dolar yüzde 0.8'e yakın değer kaybetti ve 3.0412 liraya kadar düştü. Serbest piyasada dolar günü 3.0600 liradan tamamladı.
Hürriyet

Vergi Ve Prim Affı Meclis'te
Vergi ve prim borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik yasa teklifi dün TBMM'ye sunuldu. 90 milyar lirası vergi 72 milyar lirası da prim borçları olmak üzere toplamda 162 milyar liralık borcu kapsayacak olan yasa teklifine göre borçlar; 6, 9, 12 ve 18 taksitte ödenebilecek. Yasa teklifiyle varlık barışı yurtiçine de getirilirken, gemi ve yatlar da varlık barışına dahil edildi. 30 Haziran 2016 tarihine kadar ödenmemiş vergi borçları, prim ve gümrük vergileri yeniden yapılandırılabilecek. Ancak 2016 yılı için tahakkuk eden Motorlu Taşıtlar Vergisi'nin ikinci taksidi kapsam dışında kalacak. 6 taksit için 1.08, 9 taksit için 1.12, 12 taksit için 1.16 ve 18 taksiti için de 1.24 katsayı uygulanacak. İl özel idareleri, belediyeler, Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Futbol Federasyonu ve özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş olan ve Türkiye'de sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüpleri ikişer aylık dönemler halinde azami 36 eşit taksitte borçlarını ödeyebilecekler. Matrah artırımının yer aldığı yasa teklifine göre, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri vermiş oldukları yıllık beyannamelerinde vergiye tabi mahtrahlarını 2011 için yüzde 35, 2012 yılı için yüzde 30, 2013 için yüzde 25, 2014 için yüzde 20 ve 2015 yılı için de yüzde 15 oranından az olmamak üzere artırabilecekler. Yasa teklifiyle tekrar getirilen varlık barışı düzenlemesine göre; yurtdışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile her türlü gemi, yat ve diğer su araçlarını 31 Aralık 2016 tarihine kadar Türkiye'ye getirebilecekler.
Hürriyet

Moody's Ve Fitch Bekleyecek
Türkiye ekonomisini uzun yıllardır yakından takip eden Nomura Stratejisti Timothy Ash; S&P'nin not düşürmesiyle ilgili olarak, "Zaten Türkiye'ye karşı temkinli ve negatifler" dedi. S&P'nin kararını anlamakta zorlandığını belirten Ash; Fitch ve Moody's'in daha objektif ölçütlere ağırlık verdiğini hatırlattı. Ash, "Önemli olan, bir ülkenin borç ödeme geçmişi. S&P, buna bakmadı. Türkiye'yi 'yatırım yapılabilir' not ile değerlendiren Fitch ve Moody's, 'bekle-gör' politikası uygulamayı tercih edebilir. Çünkü Türkiye'nin daha önce ispatlanmış geri ödeme gücü; notun, yatırım yapılabilir seviyede olması gerektiğine işaret ediyor. Ülkenin milli gelirine oranla kamu borcu düşük, bütçe açığı düşük, bankacılık sektörü kuvvetli. Bunlar, son derece önemli ölçütler. Ben Moody's'in notu değiştireceğini sanmıyorum. Türkiye'nin mali ölçütlerinde de herhangi bir bozulma görülmedi. Ülkenin büyüme dinamikleri, demografisi, kamu finansmanı gayet iyi durumda. Türkiye'nin yeterli gücü mevcut" diye konuştu.
Türkiye

İŞ DÜNYASI KENETLENDİ BU BİZE CESARET VERDİ
Türkiye'nin Önde Gelen İletişim Şirketi Turkcell, Türk Ekonomisine Destek Veriyor. Turkcell CEO'su Kaan Terzioğlu, "Bu başarısız bir darbe girişimidir, ekonomimiz ve finansal kurumlarımız ayaktadır ve görevlerinin başındadır. Böyle bir terörist girişimin Türkiye'yi istikrarsızlığa savurmamış olması, önümüzdeki günlerin daha parlak olacağının habercisidir, bu da bize cesaret veriyor" dedi. Yazılı açıklama yapan Terzioğlu, geçen haftanın sonunda Türkiye'nin, ülkeye ve demokrasiye yönelik önemli bir tehdide omuz omuza karşı koyduğunu ve bir darbe girişimini başarıyla önlediğini belirterek, şunları söyledi: "Halkımız ve bizim de bir parçası olduğumuz iş dünyamız kenetlendi, hükümetimizin arkasında durdu, sivil yönetime ve demokratik kurumlara bağlılığını bütün dünyaya gösterdi. Bu gelişmelerin Turkcell'e olası etkileri konusunda oluşabilecek sorulara cevabımız öncelikle, ülkemize ve ekonomimize inancımızı teyit etmek olacaktır." Şimdi yeniden reformlara odaklanmanın zamanı olduğunu vurgulayan Kaan Terzioğlu, Turkcell özelindeki birkaç konuyu da kamuoyunun bilgisine sundu.
Milliyet

Dolara Müdahale Yapılmaz
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Merkez Bankası'nın döviz piyasasına müdahale etmeyeceğini belirtti. Nihat Zeybekci, TV söyleşisinde, yıllık GSYİH artışının en az yüzde 5.5 6 düzeyinde olması gerektiğini bildirdi. Zeybekci, üçüncü çeyrek ihracatının büyümeyi güçlü bir şekilde destekleyeceğini belirtti. Şu anki döviz hareketlerinin geçici olduğunu ifade eden Zeybekci, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) döviz piyasasına müdahale etmeyeceğini aktardı. Zeybekci, döviz spekülatörlerinin eninde sonunda kendi ellerini yakacaklarını söyledi. Zeybekci, "Eğer mümkün olursa, olağanüstü hal (OHAL) 40 günde bitecek" diye ilave etti.
Vatan

Gelin Matrah Artırın
Matrahlarını artıran vergi mükellefleri geçmiş 5 yıla ilişkin incelemeden kurtulacak. Açıklamayı Maliye Bakanı Naci Ağbal yaptı. Vergi, prim ve gümrük vergisi borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik düzenlemenin en önemli yönlerinden birinin matrah artırımı olduğunu vurgulayan Ağbal, şöyle devam etti: "2011-2015 dönemlerinde ister Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, ister KDV, Gelir Stopaj Vergisi olsun, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine diyoruz ki 'kendi beyan ettiğiniz tutarları belli nispetlerde artırabilirsiniz, zarar beyan etmişseniz, asgari tutarlarda bir beyanda bulunmanızı istiyoruz. Onların üzerinden belli bir tutarda vergi öderseniz geçmiş 5 yıla ilişkin olarak artık biz vergi kayıtlarınızı incelemeyeceğiz.' Böylelikle vatandaşın geçmişe yönelik herhangi bir şekilde tedirginlik duymayacağı bir döneme geçiyoruz." Bunun sadece gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden defter tutanlarla sınırlı olmadığına işaret eden Ağbal, basit usul mükelleflerinin, kira ve ücret geliri, menkul sermaye iradı, değer artışı kazancı elde edenlerin düzenlemeden yararlanabileceğini söyledi. Ağbal, yaklaşık 13 milyon vatandaşın doğrudan doğruya yararlanabileceği vergi, prim ve gümrük vergisi borçlarının yeniden yapılandırılması düzenlemesine ilişkin kanun teklifinin Meclis Başkanlığı'na verileceğini, salı günü Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşmelere başlanacağını söyledi. Ağbal, "İnanıyorum ki muhalefet partilerimizin de desteğiyle süratli bir şekilde komisyondan geçecek, Genel Kurul'da da yine süratle görüşülerek, yasalaşacak" dedi. Ağbal, Varlık Barışı'nın da gerek yurtdışındaki varlıkların Türkiye'ye getirilmesi bakımından, gerekse yurt içi varlıkların işletme kayıtlarına alınması bakımından büyük bir rağbet göreceğine inandığını dile getirdi.
Vatan

DÜNYA

'Bilmiyorduk Kınıyoruz, Anlıyoruz'
ABD Başkanı Barack Obama, Türkiye'deki darbe girişimi sonrası dün ilk kez kapsamlı bir açıklama yaptı. Darbe teşebbüsü hakkında ABD'nin önceden bilgisi olduğu yönündeki iddiaları yalanlayan Obama, "Bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a söyledim. Ona ayrıca sadece onun değil kabinesindeki herkesin de bu haberlerin tamamen yanlış olduğunu anlaması gerektiğini söyledim. Çünkü böyle dedikodular etrafta dönmeye başlayınca, bu bizim Türkiye'deki vatandaşlarımızı ve Türkiye ile ABD arasındaki kritik müttefiklik ilişkisini riske sokar. O yüzden elimden geldiğince net ve açık olmaya çalışıyorum. Darbe girişiminden derin üzüntü duyuyoruz. Bunu herkesten önce erkenden söyledik ve Türk halkının demokratik yollarla seçilen bir hükümeti hak ettiği konusunda da tutarlıydık" dedi. Gülen'in iadesi konusunda Türkiye'nin yönelttiği suçlamaları ciddiye aldıklarını kaydeden Obama, sürecin ABD Adalet Bakanlığı tarafından yürütüldüğünü anımsatarak, Erdoğan'dan darbe girişimine Gülen'in dahli olduğu yönünde kanıt sunmalarını istediklerini söyledi. Obama, darbe girişiminin ardından yaşanan, Türkiye'de üç aylığına olağanüstü hal ilan edilmesi ve binlerce kişinin gözaltına alınmasıyla başlayan önlemler konusunda ise şu yorumda bulundu: "Türkiye'nin dostu ve ortağı ABD ve ben de Cumhurbaşkanı Erdoğan'la uzun süredir kişisel olarak çalışmış biri olarak, teşvik ettiğimiz, bu darbenin soruşturulması sırasında sorumlu tutulacak kişilere uygulanacak adaletin hukukun üstünlüğüne ve Türk halkının savunduğu temel özgürlüklere uygun olması. Elbette sadece Türk Hükümeti'nin değil Türk toplumunun da nasıl korkmuş ve sarsılmış olduğunu göz ardı edemeyiz. ABD'de bir askeri grubun F-16'larla uçtuğunu, hükümet binalarına tanklarıyla ateş ettiklerini, insanların öldürülüp yaralandıklarını hayal edin. İnsanlar korkarlardı. Ancak demokratik hükümet için zorluklardan biri de olağanüstü bir durumun ortasında bile hukuk, adaletin temel kuralları ve özgürlüğün galip gelmesini sağlamaktır. Benim umudum, ortaya çıkacak olanın da bu olması."
Hürriyet

Münih'te Avm'ye Kanlı Baskın
Almanya'nın Münih kentindeki Olimpia Alışveriş Merkezi'nde üç kişi oldukları tahmin edilen silahlı saldırganlar dehşet saçtı, en az altı kişi yaşamını yitirdi. Münih'e bağlı Moosach semtinde yaşanan olayın öncesine ait video kaydında, saldırganlardan biri olduğu iddia edilen kişinin "Pis Türkler, siz bana yedi yıl baskı yaptınız. Ben de silah aldım" dediği duyuluyor ancak Alman polisi bu bilgiyi doğrulamadı. Saldırıyla ilgili sosyal medyada paylaşılan bir diğer videoda ise, saldırganın alışveriş merkezinin dışında 6-7 kişilik bir gruba doğru yaklaşarak arka arkaya ateş ettiği görülüyor. Saldırının ardından büyük panik yaşanırken, karşı kaldırımda bulunanların bir binaya sığınıyor. Bu esnada kaçanlardan birinin Türkçe "Abla kaç" sesleri işitiliyor. Saldırının hemen ardından polis olayı "Aktif terör durumu" olarak nitelendirdi ve kaçan saldırganları yakalamak için helikopterlerin de destek verdiği geniş çaplı bir operasyon başlatıldı. Moosach'ta giriş-çıkışları kontrol altına alan polis ekipleri, semt sakinlerinden evlerinden çıkmamalarını istedi. Almanya'da geçtiğimiz hafta Afganistanlı bir göçmenin bıçaklı saldırısında beş kişi yaralanması ve olayın IŞİD tarafından üstlenilmesi polisi alarma geçirmişti.
Hürriyet

Bm Genel Sekreterliği İçin Portekizli Guterres Önde
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-moon'un yerine geçecek ismin belirlenmesi için BM Güvenlik Konseyi'nde yapılan ilk gizli oylamanın sonuçları belli oldu. Reuters'a göre, BM Güvenlik Konseyi üyesi 15 ülkenin oy verdiği seçimlerde, 12 aday içinde ilk sırayı Portekiz eski başbakanı Antonio Guterres aldı. Guterres'i Slovenya eski cumhurbaşkanı Danilo Turk ve BM Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) Bulgar genel direktörü İrina Bokova izledi. Güvenlik Konseyi, tek adayda uzlaşana kadar gizli oylama yapmaya devam edecek. Seçilen aday, BM Genel Kurulu'nun onayına sunuculacak. Yeni genel sekreter Ocak 2017'de göreve başlayacak. Genel sekreterlik için aday gösterilen 12 isimden altısı kadın, sekizi ise Doğu Avrupalı. Teamüllere göre, görev sırası bir Doğu Avrupa ülkesinde. Ancak aralık ayına dek BM Mülteciler Yüksek Komiseri görevini yürüten Guterres, mülteci krizindeki deneyimi nedeniyle öne çıktı. Guterres, Sosyalist Enternasyonal'in liderliğini de üstlenmişti.
Milliyet

Ivanka Trump, Babasını Gölgede Bıraktı
ABD'de 8 Kasım'dan gerçekleşecek başkanlık seçimleri öncesinde, Cumhuriyetçi Parti'nin Cleveland'da gerçekleşen kurultayında Donald Trump'ın adaylığı resmiyet kazanırken, sosyal medyada "yeni bir yıldız" konuşuluyordu. Donald Trump'ın en büyük kızı Ivanka Trump, babasını gölgede bırakarak gecenin en çok konuşulan ismi oldu. Perşembe gecesi gerçekleşen kurultayda yaptığı konuşmayla babasından rol çalan Ivanka Trump, söylemleriyle milyonları etkilemeyi başardı. Cumhuriyetçi siyasiler, "aradığımız yıldızı bulduk" yorumları yaparken, sosyal medyada birçok kişi "Neden Ivanka Trump başkanlık için yarışmıyor" sorusunu gündeme getirdi. Google'da yapılan aramalarda Ivanka'nın adı babasından daha çok geçerken, yine perşembe gecesi Twitter'da en çok konuşulan konuların başında Ivanka geldi.
Milliyet

'Amerikan Halkı Bana İnansın'
ABD'de Kasım ayında gerçekleşecek başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti'nin adayı olması kesinleşen iş adamı Donald Trump, partinin adaylığını 'tevazu ve minnettarlık içinde' kabul ettiğini açıkladı. Partinin Cleveland kentinde düzenlenen kongresinde sahneye çıkan Trump, 76 dakika süren konuşmasında dış politika, güvenlik, ABD siyasetine değindi. "Bu ülkenin çok çalışan ve sesi duyulmayan, unutulmuş erkek ve kadınları; sizin sesiniz olmaya geldim" diyen Trump, ülkesinin zor günler geçirdiğini ve kendisi gibi bir 'kurtarıcıya' ihtiyacı olduğunu savundu. Trump, ABD'de ciddi bir güvenlik açığı olduğunu, bu nedenle de terör saldırısı ve cinayet vakalarının arttığını söyleyerek, "Önümüzdeki yıl yemin ettiğim zaman bu ülkedeki kanun ve düzeni yeniden tesis edeceğim. Bana inanın" ifadelerini kullandı. "Ülkemizi yeniden güvenli kılacağız, refahı ve barışı geri getireceğiz. Cömert ve sıcakkanlı bir ülke olacağız. Ancak hukuku da her zaman gözeteceğiz" diyen Trump, parti geleneğinin dışına çıkarak eşcinsel haklarına da değindi. Trump, eşcinsel haklarının korunması için elinden gelen her şeyi yapacağını söyledi. Konuşmasında Demokrat Parti'li rakibi Hillary Clinton'ı da hedef alan Trump, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütünün, eski first lady'nin dışişleri bakanlığı döneminde ortaya çıktığını, Libya ve Mısır'ın yine aynı dönemde karıştığını vurguladı. Barack Obama'yı da eleştirmeyi ihmal etmeyen Trump, ABD Başkanı'nın Clinton'ı bakan yapmasının ardından dünyanın daha az güvenli hale geldiğini savundu.
Vatan

En Pahalı Savaş Gemisi Çalışmıyor
Amerikan Savunma Bakanlığı, donanmaya 12.9 milyar dolara mal olan ve 'dünyanın en pahalı savaş gemisi' olarak kayıtlara geçen USS Gerald R. Ford'un, yaşanan bazı teknik sorunlar nedeniyle hizmete sokulamadığını açıkladı. Pentagon'un 'Operasyonel Test ve Değerlendirme' bölümünce hazırlanan rapora göre uçak gemisinin silah ve uçuş sistemlerinde belirlenen sorunların giderilmesi için daha fazla zamana ihtiyaç var. Geminin donanmaya teslim tarihi başta Eylül 2014 olarak açıklanmış, ancak yaşanan teknik aksaklıklar nedeniyle bu yılın Kasım ayına kadar ertelenmişti. İnşasında 5 bin kişinin görev aldığı USS Gerald R. Ford, hizmete sokulduğunda 4 bin 660 personele ev sahipliği yapacak. 3 boyutlu modelleme teknolojisi yardımıyla tasarlanan gemide 75 savaş uçağı bulunacak. Geminin tam kapasite hizmete sokulduğunda, günde 220 sorti yapmaya imkan tanıyacağı vurgulanıyor. Toplam ağırlığı 100 bin tonu bulan geminin saatte 30 deniz mili hız yapabileceği belirtiliyor. Gemi, 2012'de emekli edilen USS Enterprize uçak gemisinin yerini alacak.
Vatan

POLİTİKA

Ne Kadar Etabınız Varsa Gelin
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, başarısız darbe girişiminin 2. ve 3. etabının olabileceği iddiaları için, "Birçok virüsler dolaşıyor, 'ikinci etabı, üçüncü etabı gelecek.' Ne kadar etabınız varsa hepsiyle beraber gelin" dedi. Erdoğan darbe girişimi sırasında bombalanan Meclis'i dün ziyaret etti. MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile görüşmesi nedeniyle 2 saat gecikmeyle gelen Erdoğan'ı Muhafız Alayı yerine polis tören kıtası karşıladı. Meclis'in bombalanan bölümlerinde de incelemelerde bulunan Erdoğan ardından da Meclis Başkanı İsmail Kahraman ile birlikte kendisini karşılayan bakanlar ile AK Partili yeni ve eski milletvekillerine tören salonunda hitap etti. Erdoğan şunları söyledi: "Az önce gezerken Meclisimizin halini görünce büyük bir hüsran yaşadım. Meclisimize bunu yapanların bu ülkenin evlatları olduğunu düşünmüyorum. Bunlar çok açık ve net asker kıyafeti giymiş teröristlerdir. Ülkemizde bölücü terör örgütünü biliyorduk, DAİŞ'i biliyorduk, PYD'yi biliyorduk, YPG'yi biliyorduk, bunları biliyorduk fakat tanımı farklıydı. Bunları nasıl savunuyorlardı, bunların işi eğitimle bunların silahla işi yoktur diyorlardı. Bunların silahla olan işi diğerlerinden çok daha farklı bir şekilde, bunlar bu milletin vermiş olduğu vergilerle, bu milletin parasıyla elde ettikleri silahı tüm uçaklarıyla, helikopterleriyle, tanklarıyla, toplarıyla, ağır silahlarıyla millete karşı kullanacak kadar alçak, hain, namussuzdurlar. 2. bir talimata kadar sakın meydanları boş bırakmayın. Nihai kararı milletimizle birlikte vereceğiz, ama biraz sabır. Bu öyle bir virüs ki metastaz yapmış. Bunun tam manasıyla kazınması, bazen bu kazımalar bile yetmez. Hiç ummadığınız bir yerden tekrar üreyebilir. Bunlar, takiyeyi çok çok başarılı yapıyorlar, kendilerini çok iyi gizliyorlar. Bunlar, bukalemuna saygısızlık olur, ondan öteler. Allahın izniyle çoğu gitti azı kaldı. Bu kadar kişinin içeriye alınması doğru mu diyenler var, asıl adalet şimdi çalışıyor, çünkü gecikmiş adalet, adalet değildir. OHAL çıktı, çıktı da millet evine mi koştu yoksa tam aksi millet meydanlara mı koştu. Burası önemli. Eskiden vatandaş OHAL çıkınca marketleri doldurur evine stok yapardı. Şimdi tersi oldu. Neden? Çünkü bu OHAL demokratikleşmenin teminat altına alınması adımıdır. OHAL'de ekonomi çökmez, herkes görevinin başında. Türkiye asla finans sıkıntısı da çekmeyecek. Finans sektörüne sesleniyorum, faizleri düşürün ki yatırımcı vereceğiniz ucuz kredilerle farklı adımlar atabilsin."
Hürriyet
'Eşimizden Dostumuzdan Darbeyi Öğrendik'
Başbakan Binali Yıldırım cuma namazını 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi sırasında darbe yanlısı pilotların kullandığı savaş uçaklarınca vurulan Gölbaşı'ndaki Özel Harekât Daire Başkanlığı yerleşkesinde bulunan Şehitler Camii'nde kıldı. Yıldırım ardından F-16'ların bombalarının düştüğü helikopter sahasındaki çukurları inceledi. Yıldırım, şunları söyledi: Şu manzaraya bir bakın. Burası Suriye, Filistin değil, burası Ankara'nın kalbi ve vatandaşın dişinden, tırnağından, ekmeğinden artırarak verdiği paralarla alınan bombalar, füzeler. Polis teşkilatı mensupları sonuna kadar direndi. Genelkurmay'ı, MİT'i, Meclis'i, havaalanlarını ve bütün kritik yapıları kurtardı. Tehlike bitmiş değil. Vatandaşımız tedirgin olmasın. Hukuk devleti, Türkiye intikamla hareket etmez, onların yaptığını yapmaz. İntikam yerine adaletle davranılacak ama dökülen hiçbir kan, hesapsız, hesap sorulmadan kalmayacak. Bu dönem yargı da çok güzel çalıştı. Yapanlar mutlaka teker teker adaletin önüne çıkarılacaklar. 15 Temmuz, 'Şehitler Günü' olarak kabul edildi. Jandarma Genel Komutanlığı ile Beştepe Külliyesi arasındaki alan yeniden düzenlenecek. Bunun iki anlamı var, bir tanesi; maalesef bu hain yapılanmanın karargahlarından biri Jandarma Genel Komutanlığı'ydı. Hedef de Külliye'ydi. Orada şehitlerimiz var. İnsan hafızası nisyan ile malumdur. Unutmayacağız, unutturmayacağız. Yabancı basın maalesef her zamanki gibi bilgileri tek taraflı, bu haşhaşi örgütün etkisi altında kalarak aktarmaya devam ediyor. Ne yaparlarsa yapsınlar, bütün dünya biliyor ki bu alçakça bir darbe teşebbüsüdür ve büyük Türk milleti, onun bağrında çıkardığı polis teşkilatı, vatanını, milletini, bayrağını seven gerçek askerleri, subayları gerekli mukavemeti göstermiş ve bu alçak girişimi başarısızlıkla sonuçladırmıştır. Bu vesileyle asker kılığı içerisindeki bu FETÖ'cü çeteleri askerlerimizle, silahlı kuvvetlerimizle, onun asil kurumsal yapısıyla karıştırmamamız lazım. Her kurumda yanlış yapılar olabilir. Bugün artık temizlik günüdür. Darbe girişiminin başladığını biz hemen hemen bir 15 dakika sonra öğrendik. Kimden öğrendik? Yakın korumalarımızdan ve vatandaştan öğrendik. Eşimizden, dostumuzdan öğrendik. Yani bize ondan önce bu konudaki tehdidin boyutu, neler olduğu hakkında herhangi bir bilgi gelmiş değil. Madem bu iş kamuoyuna açık hale geldi, ben de bu kadarını söyleyeyim. Ama bunların şu anda önemi yok. Şu anda önemi olan şey, biz bertaraf ettiğimiz bu belanın tekrar dönüp dolaşıp bir tehdit olmaması için ne lazımsa onu yapıyoruz.
Milliyet
Hedef Tek Kararname
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CNN Türk televizyonuna verdiği röportajda OHAL kapsamında çıkarılacak kanun hükmünde kararname ya da karanamelere ilişkin, "Şu anda hazırlıklar bitmek üzere. Bizim mümkünse tek kararname ile meselenin üzerine gidip çözüme kavuşturma gibi bir düşüncemiz var. Eğer ihtiyaç olursa, yetmezse başka kararnameler de gelebilir. Ama Sayın Başbakan'ımızın düşüncesi bir kararname çıkararak bütün konuları onun içerisinde tanzim etmenin, bir daha çıkarmamanın doğru olduğu yönünde. Tabii bu ihtiyaç olduğunda çıkmayacağı anlamına da gelmez" dedi. Bozdağ, yargılamaların Ankara'nın Sincan ilçesinde yapılacağını duyurarak "Ciddi sayıda gözaltı, tutuklama var. Bu davaların görülmesi ve duruşma salonlarını bizim düşünmemiz gerekiyor. Ankara'daki duruşma salonlarında bunların görülmesi imkanı yok. Bizim büyük bir alana ihtiyacımız var. Bakanlık olarak tedbir aldık. Yargılamaların yeri Sincan tarafında. Yargılamaların sağlıklı yapılabilecek bir mekanı oluşturmaya ihtiyacımız var" dedi. Bozdağ, OHAL sürecinde, gözaltı süreleriyle ilgili soruyu ise şöyle yanıtladı: İlk etapta 7-8 gün uygulanıp, daha sonra bunun gerektiğinde uzatılması şeklinde bir düşüncemiz var. Ama bunun azami sınırı ne olacak ona en nihayetinde karar vereceğiz. Gerekirse uzatılma imkanı verilecek. Ama gerekirse uzatılmanın da bir sınırı olacak. 8 gün ilk etapta olabilir veya 7 gün olabilir. Belki iki defa şu kadar ama bir rakamdan fazla olamayacak. Belli bir rakam koyacağız
Vatan

SPOR

Trabzonspor Jan Durica transferini de resmen duyurdu. Kulüpten yapılan açıklamada, 'Serbest statüde bulunan profesyonel futbolcu Jan Durica İstanbul'da sağlık kontrolünden geçtikten sonra iki yıllık sözleşme imzalamıştır' denildi. Kızılyıldız'dan Arjantinli Luis Ibanez, Zenit'ten Azeri asıllı Rus Ramil Sheidayev'i kadrosuna katan bordo-mavililer, Trencin'den Matus Bero'nun ardından bir Slovak futbolcu ile daha anlaşma sağladı. Matus Bero gibi Durica için de ilk temasın, geçt i ğ i m i z günlerde sona eren Slovakya kampında kurulduğu ve transferlerin burada sonuçlandırıldığı ortaya çıktı. Yurt dışı kampını, sezon hazırlıklarının yanında, kadrosunu zenginleştirmek için de bir fırsat olarak gören Karadenizli yöneticiler, buradaki çalışmalar sırasında yoğun bir görüşme trafiğinin içine girdi. Bu çaba meyvelerini, biri genç diğeri tecrübeli iki önemli ismin kadroya kazandırılmasıyla verdi. Fenerbahçeli Skrtel'in Slovakya Milli Takımı'ndaki partneri olan 34 yaşındaki stoper, Lokomotiv Moskova ile kontratının sona ermesinin ardından bonservisi elindeydi. 81 kez milli olan Durica, yeni takımında yıllık 1.3 milyon euro kazanacak. Slovak futbolunun yıldız adayları arasındaki Matus Bero ise takımı Trencin'in geçtiğimiz sezon elde ettiği şampiyonlukta 15 gol-8 asistle büyük pay sahibi olmuştu. Orta sahanın ortasında görev yapan 20 yaşındaki oyuncuyu bazı Ada ekipleri de takip ediyordu.
Milliyet

Robin Van Persie'nin fizyoterapisti artık Can Bartu Tesisleri'ne gelerek Hollandalı oyuncuya özel çalışma yaptıramayacak. Manchester United'ta görev aldığı dönemde Van Persie ile tanışan ve İngiliz ekibinden ayrıldıktan sonra yıldız futbolcunun özel antrenörü ve fizyoterapisti olan Matt Radcliffe bundan böyle Samandıra'ya giremeyecek. Alınan bu kararın temel sebebinin Van Persie'nin genelde takım çalışmalarına katılmayarak özel fizyoterapisti ile idman yapması olduğu öğrenildi. Bu durumun uzun süredir hem teknik heyet hem de yönetimin tepkisini çektiği belirtildi. Bu konuda sıkıntı Hollandalı futbolcunun özel fizyoterapisti ya da antrenörünün olması değil. Van Persie tesis dışında istediği gibi çalışma hakkına sahip. Temel problem takım çalışmalarına genellikle katılmayan yıldız oyuncunun, tesislerde Radcliffe'in programına göre hazırlanması ve takım antrenmanı yerine bu özel çalışmaları tercih etmesi oldu. Van Persie neredeyse Radcliffe'in programı ile yeni sezona hazırlanıyordu. Yönetimin devreye girmesi ile artık bu durum değişti. Bundan böyle Radcliffe futbolcuyu tesislerde çalıştıramayacak. Van Persie'den artık takımın çalışma ve antrenman sistemine uyması istendi. Ayrıca ihtiyacı olduğunda yine kulüp bünyesinde bulunan kondisyoner ve fizyoterapistlerden faydalanabileceği bildirildi. Tesis dışında ise özel fizyoterapisti ve antrenörü ile çalışmasına bir engel konulmadı.
Milliyet

Fenerbahçe, Robin Van Persie'ye iki konuda garanti verince Hollandalı yıldızı kalmaya ikna etti. Sarı-Lacivertliler'in deneyimli yıldızla yaptığı görüşmenin perde arkasına Star ulaştı. Van Persie'nin yanı sıra menajeri Kees Vos'un da katıldığı belirlenen toplantıda, Hollandalı futbolcu taleplerini sıraladı. Teknik Direktör Pereira ile geçen sezon sık sık ilk 11'de yer almadığı için sorun yaşayan Van Persie'nin "Aynı sıkıntılar bu sezon da olmasın. Ayrıca yerime forvet arandığı söyleniyor. Bundan rahatsızım" dediği öğrenildi. Yönetimin de buna karşılık "Takımda kaldığın sürece ilk 11'de oynayacaksın" dediği öğrenildi. Ayrıca "Sen sağlam olduğun ve en iyi performasını sergilediğin sürece yerine kesinlikle adam alınmayacak" sözü verildiği belirtildi. Başkan Aziz Yıldırım'ın da Van Persie'ye "Artık futbola odaklan. Bir an önce antrenmanlara başla. Seni Monaco maçında sahada görmek istiyoruz" diye uyardığı belirtildi.
Star

Cim-Bom'a Arnavut Kral Sadiku
Transfer çalışmalarını sürdüren ve bir forvet transferi yapmak için girişimlerde bulunan Galatasaray'ın Armando Sadiku ile anlaşmaya vardığı iddia edildi. Arnavut basını, Sarı-Kırmızılılar'ın İsviçre kampında FC Zürih ile yapılan hazırlık karşılaşması öncesi 26 yaşındaki golcü oyuncuyla bir görüşme yaptığı ve prensipte anlaşma sağladığı kaydedildi. Cim-Bom'un teklifini kabul ettiği için son idmanda yer almayan ve hazırlık karşılaşmasında da forma giymeyen Sadiku için İsviçre kulübünün 4 milyon euro bonservis bedeli talep ettiği belirtiliyor. Yönetimin, geçtiğimiz sezon İsviçre Ligi'nde kiralık olarak formasını giydiği Vaduz'da 37 maçta 17 gol atan Arnavavut forvetin transferini 3.5 milyon euroya bitirmeye yakın olduğu öğrenildi. Bu arada Euro 2016'da da Arnavutluk Milli Takımı'nda forma giyen ve Romanya'ya 1 gol atan 1.86'lık Sadiku'yu Riekerink'in de çok istediği ifade ediliyor.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme