25 Temmuz 2016 Pazartesi

25.07.2016 Genel Gündem



25.07.2016

GÜNDEM

Annem 'Teslim Ol Oğlum' Dedi
Darbe girişiminde 28. Mekanize Piyade Tugayı'ndan tanklarla Genelkurmay Başkanlığı'nın önüne gelen erler ifadelerinde, o gece "Genelkurmay'a saldırı var" denilerek kandırıldıklarını savundu. Erlerden biri, telefonda annesinin kendisine teslim olmasını söylediğini aktardı. Askerlerin ifadeleri özetle şöyle: S.Ö.: Cuma akşamı 'yat içtimasını' bekliyorduk. Acilen toplanmamız gerektiği söylendi. Tanklar hazırlandı. Kısa bir süre sonra Genelkurmay önüne geldiğimizi fark ettim. Saat 02.00 - 03.00 sıralarında ailemle görüştüğümde babam darbe olduğunu, kesinlikle kimseye ateş etmememizi söyledi. Darbe olacağını bilmiyordum. Genelkurmay'a saldırı düzenlendiğini, bu sebeple çevre güvenliğini alacağımızı söylüyorlardı. T.I.: Tabur komutanının emriyle tanklarla harekete geçtik. Saat 23.30 sıralarıydı. Bize nereye gittiğimizi kimse söylemedi. Saat 01.00 sıralarında annemle konuştum. Bana 'Bir fırsatını bulup teslim ol oğlum' dedi. Genelkurmay nizamiyesinin önünde tankın içinde sabaha kadar bekledik. Ben 155'i arayarak polisten yardım istedim. Tanktan indiğimizde karşımızda tabur komutanını gördük. Tabur komutanımız bize basında çıkan haberlerin yanlış olduğunu, elinde yazılı emir olduğunu, bizim buraya Genelkurmay Başkanı'nı korumak için geldiğimizi söyledi. Su içme bahanesi ile nizamiyeden içeri girdik. Orada beyaz gömlekli, siyah pantolonlu bir kişi 'hepimizin kandırıldığını' söyledi. S.A.: Tankla yola çıktık, yolda bize Genelkurmay Başkanlığı'na saldırı var, çevre emniyetini almak için oraya gittiğimiz söylendi. Telsizden 'altınızdaki araç oyuncak değil, ezin geçin' şeklinde emir verildiğini duydum. Emri verenin kim olduğunu bilmiyordum. T.T.: Bölük komutanımız, tabur komutanı ile görüşmeden yukarıdan helikopterden ateş açıldı. Ateş, aracımızın hemen yakınındaki halka isabet etti. Bölük komutanımız da sağ gözünden yaralandı. Tabur komutanımız Kurmay Yarbay Ertuğrul Terzi'yi aradı. Tabur komutanı, 'Gerekirse polise ve halka ateş açın, sakın dışarı çıkmayın' diye emir verdi. Emri yerine getirmedik. Polisler gelip aldı bizi. S.U.: Hareket etmeden önce Genelkurmay'a saldırı olduğu bize söylendi. Halk dağılınca Genelkurmay nizamiyesine girdik. Saat 04.00 sıralarında bölük komutanımız araç komutanını arayarak oyuna geldiğimizi, polise teslim olmamızı söyledi. S.D.: Saat 23.00 sıralarında birlikten araçlarla çıktık. Yolda vatandaşların ellerinde bayraklarla tezahürat yaptıklarını gördük. İşin bize kaldığını düşünerek vatan savunması duygusuyla yolumuza devam ettik. Saat 01.00 sıralarında halkın kalabalıklaştığı anda ne olduğu göremediğimiz bir hava aracından bulunduğumuz bölgeye ateş açıldı. Saat 01.30 sıralarında sela okunduğunu, Cumhurbaşkanımız ve Diyanet İşleri Başkanımız'ın halktan sokağa çıkmalarını istediği yönünde bir duyuru yapıldığını duydum. Bazı şeylerin ters gittiğini anladım. Saat 04.00 sıralarında JÖH ve PÖH olduğunu giyimlerinden anladığımı bir grup asker ve polis teslim olmamızı söyledi. S.B.: Saat 18.00 gibi izinden gelmiştim. Çıkıp yattım. Saat 21.30'da alarm zili çaldı. Yola çıktık, havada savaş uçaklarının uçtuğunu fark ettim. Bölük komutanlarından bu eylemin bir tatbikat olduğu bize söylendi. Kimseye ateş açmadık. Bizi bu durumlara düşüren komutanlarımızdan şikayetçiyim. R.Y.: Araçtaki komutanlarımız aileleriyle görüştüler. Onlara darbe girişimi olduğu söylendi. Albay tanktan ayrılıp 45 dakika sonra elinde sivil bir elbiseyle geri geldi. Tankların arasında üzerini değiştirip Genelkurmayın nizamiyesinden ayrıldı.
Hürriyet


Temizleyeceğiz
Darbeci askerler tarafından bombalanan Ankara Emniyeti, Özel Harekât Daire Başkanlığı ve Meclis'e "geçmiş olsun" ziyaretinde bulunan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar "Silahlı Kuvvetlerimize sızmış yılanların ülkemize verdiği zarar çok büyük ama biz bunları temizleyeceğiz" dedi. Akar, özetle şunları söyledi: "TÜRK Silahlı Kuvvetleri'nin içine sızmış, asker üniforması giyen bir grup millete saldırdı. Hiçbir zaman böyle çeteler, teröristler bu memlekette inisiyatif alamayacaktır. Bu memleketin gidişatına yön veremeyecektir, önünü kesemeyecektir. Bundan sonra da bu tür işlere girişenler altında kalacaktır ama girişebilme ihtimallerini de ortadan kaldıracak inşallah inisiyatifleri alacağız. Bunlar adalet önünde mutlaka en ağır şekilde cezalandırılacaktır. Biz aynı kararlılıkla, azimle, gayretle asker, polis birlikte ülkemiz, milletimiz için 'ölürsek şehit, kalırsak gazi' düsturuyla güvenlik konusunda bize düşen görevleri en iyi şekilde yapmaya birlikte devam edeceğiz. Özellikle Doğu ve Güneydoğu'da bugüne kadar asker, polis, jandarma ve korucuların birlikte, omuz omuza ülkenin güvenliği için çok güzel işler başardı. Asker ve polis ülkenin güvenliğine büyük katkılar sağladı. Azimle kararlılıkla bu zorlu mücadele bugüne kadar devam etti. Ancak asker elbisesi giymiş bazı alçakların, urlaşmış bazı çete mensuplarının, Silahlı Kuvvetlerimize sızmış yılanların ülkemize verdiği zarar çok büyüktü ama biz bunları bir şekilde temizleyeceğiz, inşallah Allah bizlere bu lekeyi temizlemek için imkân ve fırsat verecek. Polis, asker daima kardeştir, bir bütündür, güvenlik bir bütündür, güvenlik mimarisi bir bütündür, bunda hiçbir şekilde ayrım yapılamaz. Bu geçmişte kalmayacağız, ileri bakacağız, gerekli temizliği yapacağız." Orgeneral Akar, ziyaretlerini beraberinde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal, Jandarma Genel Komutan Vekili Korgeneral İbrahim Yaşar ve Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ile birlikte gerçekleştirdi. Akar ve kuvvet komutanları önce İçişleri Bakanı Efkan Ala ile birlikte Ankara Emniyet Müdürlüğü ve Gölbaşı Özel Harekat Dairesi'ne gitti. Akar, Ala ve kuvvet komutanları Ankara Emniyet Müdürlüğü ve Gölbaşı'nda kırmızı karanfiller bıraktıktan sonra şehitler için dualar etti. Emniyet mensuplarına "Hepinizi, başta mağdur ve mahzun milletimiz olmak üzere selamlıyorum" diyen Akar, bombalanan noktalara kırmızı karanfil bıraktı. Akar ve komutanlar daha sonra Meclis'e giderek Başkan İsmail Kahraman'la görüştü.
Hürriyet

Darbeye Hayır Manifestosu
CHP'nin çağrısıyla Taksim Meydanı'nda düzenlenen Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi'ne, Türkiye'nin dört bir yanından gelen on binlerce kişi katıldı. Mitinge AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Müezzinoğlu ile TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, TBMM Grup Başkanvekili Mehmet Muş ile partililer de destek verdi. Müezzinoğlu, "Çanakkale ruhunun bugün de var olduğunu, bu milletin kaderiyle hiçbir hainin oynayamayacağını milletçe gösterdik" dedi. Meydanda toplananlar ellerinde yalnızca Türk bayrakları ve Atatürk posterleri taşıdı. Gezi Parkı eylemleri sırasında hayatlarını kaybeden Ali İsmail Korkmaz, Mehmet Ayvalıtaş, Berkin Elvan, Ahmet Atakan ve Ethem Sarısülük'ün aileleri mitingin onur konuğu oldu. Meydana, "Darbelere Hayır", "Cumhuriyete ve Demokrasiye Sahip Çıkıyoruz" pankartları ile dev Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle "Darbeye ve diktaya karşı gençlik ayakta" yazılı dev bir pankart asıldı. Kızılay başta olmak üzere çeşitli STK'lar ve belediyeler meydanda su ve yiyecek ikramında bulundu. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu eşi Selvi Kılıçdaroğlu'yla saat 18.15'te mitinge katılanları selamladı. 10 maddelik Taksim Manifestosu'nu okuyan Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi: "Hep birlikte bir tarih yazdık. Demokrasiye sahip çıktık. Hep birlikte Cumhuriyetimize sahip çıktık. Taksim manifestosu, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokrasi tarihinde yerini alacaktır. Dünyada ilk kez kabul ediliyor, destek veren, gönül veren, bütün yurttaşlarıma hepinize gerçekten de yürekten şükranlarımı sunuyorum. Buradan Türkiye'ye çağrıda bulunacağım. Ben söyleyeceğim hep beraber tekrar edelim. İstanbul Taksim'den, Hakkari'ye, Edirne'ye, Muş'a, İzmir'e, Yozgat'a, Balıkesir'e, Antalya'ya, Karadeniz'e, Zonguldak'a, Trabzon'a selam olsun. Demokrasi için selam olsun. Özgürlük için selam olsun. Biz Taksim'de olanlar bütün Türkiye'ye gönlümüzü açıyoruz. Ne darbe, ne dikta. Yaşasın özgürlükçü demokrasi." 1 15 Temmuz darbe girişimi, parlamenter demokrasimize karşı yapılmıştır. TBMM bombalanmış ama bombalar altında parlamento görevini yapmış ve darbeyi püskürtmüştür. Bu darbe girişiminin sorumlularını, iç ve varsa dış destekçilerini kınıyor ve lanetliyoruz. 2 Bütün siyasal partiler darbe girişimine karşı çıkmış, demokrasi konusunda Türkiye'de tartışmasız bir ortak payda oluşmuştur. Bu ortak tutum ve anlayış, siyasette uzlaşma kültürünün güçlenmesine de katkı vermek zorundadır. 3 Her türlü darbeye ve parlamenter sistem üzerindeki her türlü vesayete karşı çıkmak, tüm demokratların, demokrasiden yana olanların bu ülkeye namus borcudur. Hep birlikte ve her zaman, 'Ne darbe, ne dikta, yaşasın tam demokrasi' demeliyiz ve söylemeye de devam etmeliyiz. 4 Demokratik parlamenter sistemimize karşı yapılan darbe girişimi, halkın direnme hakkını kullanmasıyla ayrı bir anlam ve boyut kazanmıştır. Direnme hakkı, demokrasiyi korumanın meşru bir yolu olarak ortaya çıkmıştır. 5 Demokrasimizin teminatı olan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkesinin, Türkiye için ne kadar yaşamsal olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır. Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti bizi çağdaş uygarlığa taşıyacak olan en temel anahtardır. 6 Bu darbe girişimi, Anayasa'da yasama, yürütme ve yargı olarak yer alan güçler ayrılığı ilkesinin, demokrasideki denge ve denetleme işleminin güvencesi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. 7 Balyoz, Ergenekon, Casusluk gibi davalarda mağdur edilen insanların itibar ve haklarının iadesi kaçınılmaz olarak bütün siyasal partilerin gündeminde olmak zorundadır. 8 Bu darbe girişimi, devlet yönetiminin liyakata dayanması gerektiğini çok açık biçimde ortaya koymuştur. Devletin yapılanmasında siyasal yandaşlık, akrabalık, cemaatçilik, tarikatçılık değil, bilgi, birikim ve deneyim gibi ilkeler esas alınmalıdır. Bir başka anlatımla, devleti yönetme yerine, devleti ele geçirme anlayışını tarihe gömmeliyiz. Bu bağlamda devletin yeniden inşası zorunludur. 9 İnancı, kimliği, yaşam tarzı ne olursa olsun, bu ülkenin güzel insanları, bu ülkenin caddelerinde, sokaklarında, meydanlarında, parklarında özgürce gezebilmelidir. Hiç kimse unutmasın, 15 Temmuz darbe girişimi 3. sınıf demokrasin ortaya çıkardığı bir tablodur. Bu ülkenin insanları, 3. sınıf demokrasiye değil, özgürlükçü demokrasiye yani tam demokrasiye layıktır. Türkiye, tümüyle darbe hukukundan arınmalıdır. 10 Devlet kinle, öfkeyle, ön yargıyla yönetilmez. Darbe girişiminde bulunanlar, hukuk içinde, hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalınarak yargılanmalıdır. Devletin vakarı ve ciddiyeti, bunu zorunlu kılmaktadır. İşkence, kötü muamele, baskı, tehdit, devlet darbecilerle aynı duruma düşürür. Buna izin verilmemelidir.
Hürriyet

Vatandaşın Evinden Yönetti
İçişleri Bakanı Efkan Ala, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi kendisini arayıp "Jandarma Harekât Merkezini ele geçireceğim" diyen Jandarma Harekât Başkanı Arif Çetin'e yetki verdiğini belirterek, "Arif Paşa, önce bir camiden, sonra bir inşaattan sonra bir vatandaşın evinden harekâtı yönetiyor" dedi. Bakan Ala'nın darbe girişimine ilişkin açıklamaları özetle şöyle: "Darbeciler çeşitli daireleri ele geçirmeye başlayınca özel harekâtı devreye soktuk. Güneydoğu'dan ve Karadeniz'den uçaklarla getirdik. 1500 özel harekâtçıyı Nevşehir'e, 1500 özel harekâtçıyı da İstanbul'a indirdik. TRT Genel Müdürü'ne, 'TRT alınacak, alınamazsa TRT yıkılıp enkazı üzerinden yayın yapacağız. O kadar kararlıyız' dedik. Aynı şey TÜRKSAT için de geçerliydi. CNN Türk'ü ele geçirdiler. Oraya güç transfer ettik. 'Kesin olarak onlardan alınacak' dedim. Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı aradı. 'Ben planı yaptım Genelkurmay Başkanımızı kurtaracağım sizden talimat ve yetki istiyorum' dedi. 'Size sadece kendi adıma değil, Cumhurbaşkanı ve hükümet adına tam yetki veriyorum' dedim. Jandarma Harekât Başkanı Arif Paşa (Çetin) 'Jandarma Harekât Merkezi'ni ele geçireceğim' dedi. 'Yetkilisin' dedim. Arif Paşa, önce bir camiden, sonra bir inşaattan sonra bir vatandaşın evinden harekâtı yönetiyor. 'Bacım kusura bakmayın' diyor ve eve giriyor. 'Harekât Merkezi'ni ele geçirin' diye talimat veriyor. Vatandaşlar önce Arif Paşa'yı darbeci zannediyor. Telefonla televizyonlara bağlanıp açıklama yapınca vatandaşlar darbe karşıtı olduğunu anlayıp börek ve çay getiriyorlar. Vatandaş bu kadar hassas."
Hürriyet

2023 Hedefl Erinden Hiçbir Güç Alıkoyamaz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Aziz milletimiz, kendi seçtiği temsilcileri eliyle kullandığı iradesine yöneltilen her türlü darbe teşebbüsüne karşı kurtuluş mücadelesi ruhuyla, birlik, beraberlik ve dayanışma içinde cevap vereceğini yaşanan son hadiselerle bir kez daha göstermiştir" dedi. Erdoğan, Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasının 93. yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı. Erdoğan'ın yayınladığı mesaj şöyle: "Cumhuriyetimizin kurucu belgesi olan Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasının 93. yıldönümüdür. Aziz milletimizin inanç, cesaret ve fedakârlıkla elde ettiği zafer, Lozan Antlaşması ile diplomasi ve uluslararası hukuk alanına taşınarak tescil edilmiştir. Bu anlaşma, yeni kurulan devletimizin tapusu niteliğindedir. Lozan Antlaşması'nın içeriği, bu anlamda başta milli irade ve demokrasi olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti'nin sahip olduğu temel ilkelerin değeri, bugünlerde çok daha iyi anlaşılmaktadır. Aziz milletimiz, kendi seçtiği temsilcileri eliyle kullandığı iradesine yöneltilen her türlü darbe teşebbüsüne karşı kurtuluş mücadelesi ruhuyla, birlik, beraberlik ve dayanışma içinde cevap vereceğini, yaşanan son hadiselerle bir kez daha göstermiştir. Milletimizin farklı mihraklardan gelen ihanet girişimleri karşısındaki asil ve kararlı duruşu, önümüzdeki süreçte ülkemizin demokrasi, özgürlük ve kalkınma yolunda ilerleyeceğinin en açık delilidir. Aradan geçen 93 yılda Avrupa'nın en büyük 6'ncı, dünyanın en büyük 17'nci ekonomisi haline gelen Türkiye Cumhuriyeti'ni 2023 hedeflerini gerçekleştirmekten, 2053 ve 2071 vizyonu doğrultusunda ilerlemekten hiçbir güç ve odak alıkoyamayacaktır. Bu düşüncelerle Lozan Barış Antlaşması'nın 93. yıldönümünde, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere anlaşmanın mimarı olan tüm devlet adamlarımızı rahmetle anıyorum."
Milliyet

Tsk'da General, Amiral Sayısı 301'e Düşebilir
Yüksek Akseri Şura (YAŞ) toplantısı, bu yıl ilk kez Genelkurmay Karargâhı yerine Çankaya Köşkü'nde 28 Temmuz'da yapılacak. Darbe girişimi nedeniyle orduda "yeniden yapılandırma" talep eden Ak Parti hükümetinin ilk etapta darbe girişimiyle ilişkilendirilen 100'ü aşkın general ve amiralle, bini aşkın subay ve astsubayın durumunun ne olacağına yönelik bir karar alması bekleniyor. Ak Parti hükümeti, ilk etapta darbe ile ilişkilendirilen bu general ve amirallerden rütbe bekleme süresini dolduranları doğrudan emekli etme yöntemini seçeceği gibi, uzun süredir YAŞ'ta uygulanmayan ihraç mekanizmasını da devreye sokmayı tercih edebilir. Ancak, kulislerde hangi komutanın gerçek anlamda darbe ile ilişkili olup olmadığının henüz belirlenemediği ve kafalardaki soru işaretlerinin bulunduğundan hareketle, bu komutanlara yönelik YAŞ'ta doğrudan bir adım atılmayabileceği, önceki gün Resmi Gazete'de yayımlanan KHK çerçevesinde verilen yetki doğrultusunda ilgili kuvvet komutanının teklifi doğrultusunda Kara, Deniz ve Hava kuvvetleri personeli için Milli Savunma Bakanı, Jandarma ve Sahil Güvenlik personeli için İçişleri Bakanı'na tanınan, "kamu görevinden çıkarma" hakkının, OHAL süresi boyunca saklı olduğundan hareketle soruşturma sürecinin biraz daha beklenmesi yönünde karar alınabileceği de ileri sürülüyor. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından hükümetin Genelkurmay Başkanı ya da kuvvet komutanlarına yönelik bir tasarrufta bulunup bulunmamaya henüz karar vermediği, bu yönde bir olası tasarrufun, 2011 Şurası tarzı bir yeniden yapılanmayı da beraberinde getireceği belirtiliyor. Eğer, şuranın sivil kanadı komuta kademesine yönelik bir tasarrufta bulunmayı tercih etmezse, bugüne kadar getirilen yerleşik teamüller çerçevesinde Orgeneral Akar, Orgeneral Çolak ve Orgeneral Ünal'ın görevlerine devam etmesi bekleniyor. 2015 Şurası'nda görev süresi 1 yıl uzatılan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu'nun görev süresinin 1 defa uzatılmasına TSK Personel Kanunu izin veriyor. Bu uzatma hakkının bir kez daha kullanılabileceği konuşuluyor. Eğer Bostanoğlu'nun görevi uzatılmazsa bu kez Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele'nin Deniz Kuvvetleri Komutanı olması gerekiyor. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi, bu yıl yaş haddi nedeniyle emekliye ayrılacak. İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın Jandarma'nın doğrudan İçişleri Bakanlığı'na bağlanacağına yönelik açıklamaları çerçevesinde, Jandarma Genel Komutanlığı'na yeni bir orgeneral atanıp atanmayacağı sorusunun da henüz yanıtı bilinmiyor. Eğer bu göreve bir orgeneral getirilecekse TSK teamülleri Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ya da EDOK Komutanı Orgeneral Kamil Başoğlu'nu işaret ediyor. Öte yandan TSK Personel Kanunu, mevcut koşullarda TSK bünyesinde 301 general ve amiral kadrosu bulundurulmasına olanak tanıyor. Ancak yine kanun çerçevesinde getirilen istisnalarla bu rakam 367'ye kadar çıkartılabiliyor. Halen görevde 358 general ve amiral bulunduruluyor. Yaşanan yeniden yapılandırılma çerçevesinde istisnaların kullanılmayarak TSK bünyesinde general ve amiral sayısının bu şurada 301'e çekilmesi, ilerleyen süreçte daha da düşürülmesinin Ak Parti hükümetinin gündeminde bulunabileceği de ileri sürülüyor.
Milliyet

İncirlik Komutanı Sivillere Görev Dağılımı Yapmış
Ankara ve İstanbul'da cuntacıların kontrolündeki uçaklara havada yakıt ikmali yaptıran, darbe başarısız olunca da ABD'den 'sığınma' isteyen İncirlik Komutanı Tuğgeneral Bekir Ercan Van'ın hem 15 Temmuz'dan önceki gün yaptığı, hem de 8 gün sonra yaklaşık 400 kişi ile yapacağı toplantının detayları belli oldu. Soruşturmada elde edilen bilgilere göre, 14 Temmuz'da gündüz saatlerinde çeşitli mesleklerden 1'i kadın 25 dolayında çoğu işadamı ile önce karargahında toplantı yapan Van, "Gelecek günler çok güzel olacak, merak etmeyin" dedi. Ardından da yarı şaka yarı ciddi bir ifade ile bir kaç kişiye dönerek, "Sen belediye başkanı olmak istemez misin?", "Sen başhekim olmak istemez misin?" dedi. Tuğgeneral Van, güçlü olduğunu kanıtlamak için toplantı yaptığı gruba uçak hangarlarını, mühimmat depolarını, 'gizli' bazı özel yerleri gezdirip, bunlarla neler yapılabileceğini anlattı. Böylece toplantıya katılanlara hem gücünü gösterdi, hem de onlara güvendiğini ortaya koydu. Tuğgeneral Bekir Ercan Van'ın, bir ay önce de yine benzer toplantı yaptığı bilgilerine ulaşıldı. İncirlik Üssü'ndeki bu toplantılara katılan kişilerin FETO örgütüyle bağlantıları olup olmadığı araştırılırken, İncirlik Üssü imamının da firardaki sivil bir kişi olduğu belirlendi. İncirlik'e son 2 ayda olağanın dışında ve sıkça yabancı heyetler geldiği de soruşturmada dikkati çekti. 'Nezaket ziyareti' ya da 'turistik gezi' görünümündeki bu heyetlerin tümünün Üs Komutanı Tuğgeneral Bekir Can Van ile görüşmeler yaptığı, o tarihlerde dikkat çekmemekle birlikte bir anlam verilemediği belirtildi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 130,3335-130,5875  
ABD Doları 3,0659-3,0709/ Euro3,3660-3,3713/ İngilizSterlini 4,0167-4,0290


Komşular Kurtardı
15 Temmuz darbe girişimi sırasında sermaye piyasaları açısından stratejik öneme sahip Borsa İstanbul (BİST) da saldırıya uğrayan kurumlar arasındaydı. O uzun gecede polisle birlikte halk da darbecilere direnmek için Borsa İstanbul'un İstinye'deki genel merkezinin önünde toplanmıştı. Borsa İstanbul'un ele geçirilmesine engel olundu. Ancak burada biri polis biri de sivil halktan iki şehit verildi. Bütün bunlar yaşanırken o gece Ankara'da olan Borsa İstanbul Başkanı Himmet Karadağ da, Beştepe'de Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın önünde hakla birlikte darbecilerle mücadele ediyordu. Karadağ, "Darbecilerin girmeye çalıştıkları borsamıza ilk koşan o bölgede yaşayan komşularımız oldu. Bu da o gece halkımızın demokrasiye ve ülkenin saldırı altındaki tüm kurumlarına nasıl sahip çıktığını gösteriyor" dedi. Darbe girişiminin püskürtülmesi ve ilk şokun ardından ekonomi yönetiminin hızla harekete geçerek pazartesi açılacak piyasalara yönelik kriz stratejisi geliştirmeye başladıklarını gördük. Bu kapsamda Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, uluslararası yatırımcılarla temasa geçip 'durum kontrol altında' mesajı verirken, Merkez Bankası'ndan döviz piyasaları için bir dizi önlem açıklaması geldi. Borsa İstanbul da yaptığı yazılı bir açıklama ile ilgili kuruluşlar Takasbank ve Merkezi Kayıt Kuruluşu'nda (MKK) sistemin kesintisiz çalışmakta olduğunu duyurdu. Borsa Başkanı Karadağ'a 15 Temmuz Cuma gecesinden, borsanın ilk seansının başladığı 18 Temmuz Pazartesi sabahına kadar nasıl bir yol izlediklerini sorduk. Karadağ darbe girişiminin olduğu ilk gece Ankara'da bulunduğunu ancak ilk andan itibaren Borsa İstanbul üst yönetiminin hazır bulunduğu borsada bir kriz masası kurduklarını ve sürekli temas halinde olduklarını söyledi.
Hürriyet

Hızlı Büyüyen Türkiye Yabancı İçin Güvenli Liman
Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Arda Ermut, "Türkiye zaten hak ettiği puanın altında. Darbe girişiminin ekonomimiz üzerinde muhtemel olumsuz etkilerinin gerçekleşmeyeceğinin anlaşılmasından dolayı, Moody's'in ülkemizin kredi notuyla ilgili olumsuz bir karar almayacağını düşünmekteyim" dedi. Ermut; Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından, kredi derecelendirme kuruluşlarının yaklaşımına ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin, G20 ve OECD ülkeleri arasında Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'sı (GSYH) en hızlı büyüyen ülkelerden biri olduğuna işaret eden Ermut, şunları söyledi: "Özellikle 2014 yılının sonu itibarıyla yapısal reform sürecine ivme kazandırılmış, tasarruf oranı artırılmış ve Türkiye'yi dış şoklara açık hale getiren cari açık istikrarlı şekilde düşüş göstermiştir. Ülkemizi güvenli bir yatırım limanı olarak gören uluslararası doğrudan yatırımcılar, 2015'in başından bu yana yaklaşık 21 milyar dolar yatırım yapmışlardır. Bu tablo bize ülkemizin ekonomik, yapısal ve mali gücünün 2014 yılına kıyasla gözle görülür bir ilerleme kaydettiğini göstermektedir." Türk demokrasisini hedef alan kalkışmanın, Türkiye'nin kredi derecelendirme puanının bir bileşeni olan siyasi risk faktörü üzerinde baskı oluşturduğunu anlatan Ermut, "Ancak bu kalkışma milletimizin topyekun verdiği tepkiyle kısa sürede püskürtülmüş, siyasi partilerimizin birlik ve beraberlik içinde olması da siyasi risk unsurunun ülkemizin gündeminde olmadığını kanıtlamıştır" diye konuştu.
Türkiye

Sabotaja Rağmen Ekonomi Rayında..
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Adeta darbecilerle kol kola çalışan bir takım güçlerin sabotajlarına rağmen ekonomimiz kendi rayında, istikrar içinde işleyişini sürdürüyor. Ülkemizin kredi notunu indiren o kuruluşun veya kuruluşların böyle bir yetkisi yoktur. Not indirimi için sadece bizi değil, hiç kimseyi ikna edecek bir gerekçeleri de yoktur. Ekonomimizin tüm göstergeleri dünyanın pek çok ülkesinden çok iyi durumda" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gece Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen canlı yayınla meydanlardaki vatandaşlara hitap etti. Darbe girişiminin millet, hükümet, Meclis ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri'ne de yapıldığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ve Mehmetçiğimiz bizim gözbebeğimizdir. 15 Temmuz'da aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetlerimizi de bu asker elbisesi giymiş teröristlerin saldırısından kurtardık. Bu silahlı darbe girişiminin akamete uğratılmasıyla Türkiye artık yeni bir döneme girmiştir." Fetullahçı Terör Örgütü'nü (FETÖ) tüm unsurlarıyla ülkeden kazımak için gereken önlemleri peyder pey almaya devam ettiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları da kaydetti: "Adeta darbecilerle kol kola çalışan birtakım güçlerin sabotajlarına rağmen ekonomimiz kendi rayında, istikrar içinde işleyişini sürdürüyor. Ülkemizin kredi notunu indiren o kuruluşun veya kuruluşların böyle bir yetkisi yoktur. Not indirimi için sadece bizi değil hiç kimseyi ikna edecek bir gerekçeleri de yoktur. Ekonomimizin tüm göstergeleri dünyanın pek çok ülkesinden çok iyi durumdadır." Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmeleri yaptı: "Her şey serbest piyasa kuralları içerisinde yürüyor, yürümeye devam edecektir. Mali disiplinden taviz yoktur. Milletimiz ülkesine ve ekonomisine güveniyor. Yatırımlarımız aynı kararlılıkla devam edecek. İşte şimdi 26 Ağustos geliyor. İnşallah boğazın üzerinde üçüncü gerdanlık, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün açılışını yapacağız. İnşallah 20 Aralık'ta yine boğazda Marmaray'ın kardeşi geliyor. Marmaray, raylı sistem, bu ise otomobillerin denizin altından geçeceği Avrasya Tüneli. Bu da geliyor. Osmangazi, Yavuz Sultan Selim, Avrasya Tüneli. Ama şimdi bir de yeni adımlar atıyoruz. Bunlardan bir tanesi Kanal İstanbul Ardından artık Çanakkale'yi köprüyle geçecek hale geleceğiz ve Çanakkale Köprüsü Türkiye'nin büyümesini, kalkınmasını, gelişmesini esas alan ekonomi politikasından asla taviz vermeyeceğiz."
Milliyet

İş Dünyası Tek Ses
İş dünyası, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin engellenmesinin ardından Türk ekonomisinin geleceğine umutla bakıyor. 15 Temmuz'daki darbe girişiminin boşa çıkarılmasıyla iş dünyasından gelen açıklamalar piyasalara güven veriyor. Ülke ekonomisine inancını sürdüren iş dünyası temsilcileri, Türkiye'ye yönelik yatırım planlarında bir değişikliğe gitmedi. Darbe girişiminin ekonomiyi olumsuz etkilemesini beklemediklerini, hatta Türkiye'nin bu süreçten daha da güçlü çıkacağını dile getiren iş dünyası, hükümetin aldığı önlemlerden de memnun. Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yıldırım Demirören, "15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan hain, dehşet verici ve kabul edilemez saldırılar karşısında sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan'ımız Binali Yıldırım ile siyasi iradenin dik duruşu, milli iradenin siyasi parti gözetmeksizin demokrasinin yanında sergilediği tavrı sevinç ve minnetle karşılıyoruz" dedi. Demirören şöyle devam etti: "Devlet içinde yuvalanan paralel terör örgütü yalnızca sıkı sıkı bağlı olduğumuz demokrasimize darbe girişiminde bulunmamış, aynı zamanda da bu yüce milletin geleceğini, refahını, barış ve istikrarını yok etme gayretine girişmiştir. Cumhuriyetimizin gücünü aldığı demokrasimizin garantisi hukuk devletimizdir. Titiz ve kararlı adımlarla, adaletin ve hakkaniyetin ışığında kaygı verici unsurların sistemimizden temizleneceğinden, hayatın olabilecek en kısa sürede normale döneceğinden zerre kadar kuşkumuz bulunmamaktadır. Akıl ve sağduyunun galip gelişini kutladığımız bu günleri, iç huzur ve barışın tesis edildiği, ekonomik istikrarın hüküm sürdüğü günlerin habercisi olarak görüyoruz. 60 yıldan beri Kurucumuz ve Yönetim Kurulu Başkanımız Erdoğan Demirören'in 'Vatanımız ve milletimiz varsa bizler varız' ilkesiyle büyümüş ve yetiştirilmiş olan bizler; kardeşlerim Demirören Holding Yönetim Kurulu üyeleri Meltem Oktay Demirören ve Tayfun Demirören ile Demirören Holding çatısı altındaki Milangaz, Moil, Total ve diğer tüm şirketlerimiz ile Demirören Medya Grubu olarak, Türkiye'nin geleceğine yaptığımız yatırımlara ve devletimizin, hükümetimizin daima yanında durarak, Türk halkının hizmetine yönelik çalışmalarımıza kesintisiz devam edeceğiz. Daha güzel yarınlar yaşayabilmemiz için demokrasi uğrunda cesaretle ve cefakarca gözü kapalı hayatını feda eden şehitlerimizi bu vesileyle bir kez daha rahmetle anıyor, milletimize başsağlığı diliyor, fiziksel ve duygusal tüm yaralarımızın tez vakitte sarılamasını canı gönülden temenni ediyoruz. Gün yarınların inşası için birlik ve beraberlik günüdür. Bu ülke, bu yüce Türk milleti ve onun siyasi iradesi tüm kurum ve kuruluşları ile birlikte beraberlik içinde aydınlık günlere çıkacaktır."
Milliyet

Krizde Bankadan Para Çekilir, Millet 24 Milyar Yatırdı
Geçen cuma gecesi yaşanan darbe girişimi başarısız olunca, finansal kriz çıkarma peşinde olan Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) planı boşa çıktı. Bankalardan geçen bir haftada mevduat çekilişi olmazken tam aksine vatandaş döviz ve altınını bozdurup bankalara yatırdı. Böylece darbe girişiminin piyasalarda kriz havası yaratmasının da önüne geçildi. Başbakan Binali Yıldırım, darbe girişimi sonrası vatandaşların 8 milyar dolar bozdurduğunu ve bankaya yatırdıklarını söyledi. Yıldırım "Bu asil milletle kimse oyun oynayamaz. 8 milyar dolar ne demek, 24 milyar lira parayı bankalara yatırdı. Krizde millet bankalardan para çeker, bizim millet gidiyor para yatırıyor. İşte bizim farkımız bu" dedi. NTV-Star TV ortak yayınına katılan Yıldırım, ekonomiyle ilgili maksatlı olarak bir takım haberler yayıldığına dikkati çekerek "Maksatlı, bir takım dış finans çevreleri, Türkiye hakkında kopya vererek Türkiye'ye borç vereceklere, 'siz daha fazla faizle borç verin' şeklinde mesajlar vermeye çalışıyor. Yatırımcının şartları zorlaştırılacak, paralara el konulacak, şöyle olacak böyle olacak. Bunların hepsi yalan dolan. İki tane özel sektör firmamız dört yıl vadeli borçlanma yaptılar, faizleri de darbe girişiminden öncekinden daha iyi, vadeleri de daha iyi faizleri de daha iyi. Türkiye güçlü bir ülke. Türkiye, AB ülkelerinden ekonomik göstergelerden bakımından fersah fersah ileride" değerlendirmesinde bulundu. AB'de borçların milli gelire ortalamasının yüzde 93, Türkiye'de ise yüzde 32.9 olduğunu belirten Yıldırım, değerlendirme kuruluşları ne yaparsa yapsın milletin her şeyi daha iyi değerlendirdiğini söyledi. Yıldırım "Ekonomik göstergeler, olağanüstü hale rağmen, Rusya'yla uçak krizi olduğu günkü göstergelerle aynı. Uçak krizinin ne kadar olumsuz etkisi olduysa, olağanüstü halin de o kadar etkisi oldu"
Star

Finansal Darbe Girişimini Bozdular
15 Temmuz darbe girişiminin ardından kamuda cuntacı bürokratlar temizlendi. Daire başkanı, genel müdür, müsteşar seviyesinde kritik koltuklarda oturan FETÖ yapılanmasına bağlı bürokratların 'ekonomik kriz çıkarma' oyunu bozuldu. Ekonomi yönetiminin kritik koltuklarında oturan 'milli bürokratlar' ise 16 Temmuz sabahından itibaren hem piyasalarda hem de ekonominin diğer alanlarında sorun yaşanmaması için yoğun çaba gösterdi. Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vahdettin Ertaş, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, Hazine Müsteşarı Osman Çelik ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz bu bürokratlar arasında ön plana çıkıyor. EPDK Başkanı Yılmaz, 15 Temmuz gecesi hizmet vermeyen veya fahiş fiyata satış yapan akaryakıt istasyonlarını ortaya çıkarırken, Hazine ise kredi derecelendirme kuruluşları üzerinden Türkiye ekonomisinde kriz çıkarılmasına yönelik kulis çalışmalarını bertaraf etti. BDDK bankacılık sisteminde herhangi bir sorun yaşanmaması için finans sektöründeki tüm oyuncularla anlık görüşme gerçekleştirdi. ATM, EFT ve internet bankacılığı sisteminde herhangi bir sorun yaşanmazken, BDDK Başkanı Akben önemli bir yatırımı da Türkiye'ye kazandırdı. Darbe girişimine rağmen Türkiye ekonomisine güvenen Lübnanlı Odeabank, Cuma günü Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile görüşme gerçekleştirdi. Lübnanlı bankacılık heyeti görüşmede 1 milyar liralık sermaye artışına gideceklerini aktardı. Darbe girişimi sonrasında Türkiye ekonomisinin zarara uğramaması için gece gündüz çalışan ve fırsatçılara göz açtırmayan 'milli bürokratlar' değil de darbeciler galip gelseydi milyarlarca dolarlık bir zarar ortaya çıkacaktı. Ekonomistler darbenin başarılı olması halinde dolar üzerindeki etkisini en az yüzde 20 değer kaybı olarak hesaplıyor. Uzmanlar darbe girişiminin başarılı olması halinde Türkiye ekonomisine aylık maliyetinin en az 100 milyar Türk Lirası olacağını belirtiyor. Milli gelirin büyümeyerek yerinde sayması halinde 90 milyar liralık daha bir kayıp oluşacaktı. Türkiye ekonomisinde kırılmaları önlemeye yönelik yapılan çalışmalarda Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Hüseyin Aydın da aktif rol oynadı. Aynı zamanda Ziraat Bankası Genel Müdürü de olan Aydın bu süreçte kritik rol oynayan isimlerin başında geliyor. Merkez Bankası ve BDDK ile sürekli temasta olan Aydın, bankaların Hazine yöneticiler ile de bir araya gelerek olası risklerin önlenmesine yönelik görüşmeler gerçekleştirdi. Üzerinden 10 gün geçen darbe girişimi ekonomi bürokrasisindeki isimlerin yoğun çalışması ile herhangi bir yara açılmadan hasarsız olarak atlatıldı.
Star

Piyasalar Daha Sakin Olacak
Türkiye ekonomisinde kriz çıkarmayı hedefleyen cunta girişimi piyasaların işleyişini bozamadı. Bu süreçte piyasaların yara almaması için yoğun çaba harcayan bürokratların başında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vahdettin Ertaş geliyor. Darbe girişimi sonrasında piyasaların seyrini Star'a değerlendiren Ertaş "Darbe girişimi Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Başbakanımızın, hükümetimizin ve milletimizin kararlı tutumuyla çok kısa sürede bertaraf edildi. Sermaye piyasalarımız, borsamız ve tüm ilgili kuruluşlarımız ilk iş günü olan Pazartesi sabah 9.00'dan itibaren rutin faaliyetlerine başladı, hamdolsun herhangi bir aksama yaşamadan piyasalarımızda işlemler yürüyor" dedi. İlk gün yatırımcılara nasıl hareket etmeleri konusunda tavsiye mahiyetinde açıklama yaptığını dile getiren Ertaş, "Bugün de aynı görüşlerimizi tekrarlıyoruz. Yatırımcılarımızın bu tür durumlarda fevri hareket etmemesi gerekir dedim. 5. işgününde hamdolsun borsa yükselişle kapandı, faiz ve kurlarda da düşüş başladı. Bundan sonraki günlerde de bir süre daha soğukkanlı olmaya ihtiyacımız var, önümüzdeki günler inşallah daha sakin ve aydınlık olacak" diye konuştu. Ertaş, "Türkiye Cuma akşamı bıraktığı yerden yeniden büyümeye, yatırıma, yapısal tedbirleri almaya, ihanet çetelerini temizlemeye başlamıştır. Türkiye ekonomisinin makro ekonomik göstergeleri, siyasi istikrarı o kadar güçlü ki böyle büyük bir kalkışmada bile faizler, kurlar ve borsa endeksindeki değişimler yüzde 10 bandı içinde kalmıştır. Kısa vadede ortaya çıkan oynaklık en kısa süre içinde yeniden normal seyrine dönüşecektir" şeklinde konuştu. Ertaş, OHAL ilan edilmesinin sermaye piyasalarına olan güvenin daha da artmasını sağlayacağını dile getirdi.
Star

DÜNYA

'Abd İstihbaratının Bildiğinden Eminim'
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, dün Kanal 7 televizyonunda yayınlanan "Başkent Kulisi" programında başarısız darbe girişimi ve sonrasındaki sürece ilişkin soruları yanıtladı. Bozdağ şöyle konuştu: "Fetullah Gülen'in talimatıyla, onun emir komutası altında gerçekleştirilmiş bir darbe olduğu konusunda adımdan nasıl eminsem o kadar eminim. Amerika Birleşik Devletleri'nin de bu darbeyi Fetullah Gülen'in yaptığını, Sayın Obama kendi adını nasıl biliyorsa o kadar bildiğinden eminim. Amerikan istihbaratının bildiğinden eminim. Amerika Dışişleri Bakanı'nın bildiğinden eminim. Yani şu saatten sonra bunda bir tereddütleri olmadığından çok netim, çok eminim. Başka ülkeler de bunu biliyor, çünkü her ülkenin istihbarat örgütü var, her ülke dünyada neler olup bittiğini biliyor, büyük ülkelerin tamamı bu bilginin kati derece de sahibidir. ABD yönetimi ya da başka yönetimlerin dediği şey; bu bir prosedürdür ama bu işi gerçekleştiren terörist elebaşının, bu FETÖ'nün lideri Fetullah Gülen olduğunda hiçbiri tereddüt yok." Bozdağ, "İçişleri Bakanı Efkan Ala ile ABD'ye gidip Gülen'in iadesi için görüşeceğiz. Elektronik ortamda da Gülen'in geçici olarak acilen tutuklanması talebinde bulunduk. Bir ülke talep ettiğinde diğer ülke talep edilen kişiyi geçici olarak 60 gün süreyle tutuklayabilir. Geçici tutuklanma talebimizi, elektronik ortamda ABD'li yetkililere ilettik. Onlar da bunun değerlendirmesini yapıyorlar. Bakanlığımızla da irtibata geçtiler ve neden acil olduğunu soruyorlar. Gülen'i ABD yönetiminin tutması, onlar açısından da Türkiye-ABD ilişkileri açısından da büyük zorluklar getirecektir" dedi. Bozdağ, Gülen'in ABD'den iade süreciyle ilgili olarak, "Ama ben buradan Adalet Bakanı olarak, çok net söylüyorum. Bu iade konuları, bilgi, belgeye göre yapılmıyor. Bu belge, bilgi şekli işlerin tamamlanması için, uluslararası sözleşme gereği yapılan şeyler. İade, siyasi bir karardır" diye konuştu. Bakan Bozdağ, Gülen'in iadesinin Türkiye-ABD ilişkileri açısından çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Amerika Birleşik Devletleri yöneticileri, Fetullah Gülen'i savunmakta ve onu Amerika Birleşik Devletleri'nde tutmakta haklı bir nedene sahip değiller. Bunu söylerlerse, bu siyasi değerlendirmelerdir. Bu karar, hukuki bir karar olmayacaktır. Şimdi, iade etmesine uluslararası hukukta bir engel var mı? Hiçbir engel yok" ifadesini kullandı.
Hürriyet

'Katıl İle Göz Göze Geldim'
Almanya'nın Münih kentinde Ali David Sonboly adlı saldırganın 9 kişiyi katletmesinin şoku sürüyor. Saldırıda Hüseyin Dayıcık adlı oğlunu kaybeden Batı Trakyalı Süleyman Dayıcık acı haberi duyunca kalp krizi geçirdi. Hastaneye kaldırılan yaslı baba anında müdahaleyle hayata döndürüldü. Hüseyin Özdemir adlı görgü tanığı yaşadıklarını şöyle anlattı: "Tatil hazırlığı için ailece alışveriş merkezine gittik. Saldırgan gözümün önünde dört kişiyi vurdu. Bir ara katil ile göz göze geldim. Nasıl kurtulduğuma halen inanamıyorum." Olayda 15 yaşındaki oğlu Selçuk Kılıç'ı kaybeden Engin Kılıç ise şunları söyledi: "Türkiye'ye tatile gitmek için hazırlık yapıyorduk. Yeni bir araba alacaktık. Olaydan 10 dakika önce oğlumu aradım. Gel beraber arabaya bakmaya gideceğiz dedim. Evimiz olayın olduğu yere çok yakın. 'Baba McDonald's'tayım yemeğimi yiyip geliyorum' dedi. Yemeğini yemeye fırsat vermediler. Acı haberle yıkıldık." Saldırının kurbanlarından 15 yaşındaki Can Leyla'nın babası Hasan Leyla, acılar içinde "Neden biz" diye feryat ederken, yakınları tarafından sakinleştirilmeye çalışıldı. Kurbanlardan 45 yaşındaki Sevda Dağ'ın kısa bir süre önce sosyal medya üzerinden paylaştığı ölümden bahseden şiir yürekleri dağladı. "Farkında mısın arkadaş! Eceliyle ölmeyi özledi insanoğlu" diye başlayan şiir, "Doya doya üzüldük sevindik. Fena da değildin be ömür" diye son buluyor. Geçen cuma akşamı meydana gelen olayda, 18 yaşındaki İran asıllı Alman vatandaşı Sonboly, Norveç'te 77 kişiyi öldüren ırkçı Anders Behring Breivik'e özenerek Olympia adlı alışveriş merkezinde ateş açarak biri Yunanistan vatandaşı 4 Türk, 2 Kosova, 1 Macar, 1 Alman vatandaşı ve 1 mülteciyi öldürmüştü. 10'u ağır 35 kişi yaralanmıştı. Saldırgan daha sonra intihar etmişti.
Hürriyet

Menbiç'te Işid'e Kıskaç Daralıyor
Suriye'nin kuzeyinde terör örgütü IŞİD militanlarının kuşatıldığı Menbiç çevresindeki operasyon kapsamında ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kent merkezine girmeye başladı. PKK'nın Suriye kolu olduğu gerekçesiyle Türkiye'nin terör örgütü kabul ettiği PYD'ye bağlı YPG'liler ve Arap müttefiklerinin oluşturduğu SDG, IŞİD üyelerine Menbiç'i terk etmeleri için perşembe 48 saat süre tanımıştı. Ancak IŞİD'in buna cevabı olumsuz olunca çatışmalar yeniden başladı. Suriye ve Irak merkezli Kürt haber sitelerine göre kentin yüzde 80'i IŞİD'den temizlendi. IŞİD ise dün 3 ayrı koldan saldırı düzenledi. Püskürtülen saldırılarda 40'a yakın IŞİD üyesinin öldürüldüğü bildirildi. Yoğun çatışmaların ardından El-Benawi mahallesi de SDG'nin kontrolüne geçti. Öte yandan, Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan SDG komutanlarından biri, "48 saatlik süre doldu. Artık IŞİD'e böyle bir fırsat tanınmayacak" dedi.
Hürriyet

Abd'de "Daeş'e Hayır" Mitingi
ABD Kongre binasıyla Washington Anıtı arasındaki "National Mall" denilen yeşil alanda DAEŞ karşıtı düzenlenen mitinge yoğun katılım oldu. Çeşitli bölgelerden gelen yüzlerce Müslümanla birlikte farkı inançlara mensup Amerikalıların da katıldığı gösteride, "İslam barış dinidir", "Müslümanlar DAEŞ'e karşı çıkıyor" yazılı dövizler taşıdı. Etkinlikte yapılan konuşmalarda, Müslümanların ABD toplumunun parçası olduğu hatırlatılarak, ülkenin ana akım medyasında sürekli Müslümanlarla ilgili önyargılı haberlerin sona erdirilmesi çağrısı yapıldı. Öte yandan, "Müslümanlarımızı seviyoruz" yazılı dövizle etkinliğe katılan Amerikan vatandaşı Caroline Jones ise Müslümanlarla dayanışma içinde olduklarını dile getirdi.
Türkiye

Esad Rejimi: Barış Görüşmelerine Hazırız
Suriye'de Beşar Esad rejimi, Birleşmiş Milletler (BM) desteğiyle Suriyeli muhalifl erle barış goruşmelerine yeniden başlamaya hazır olduğunu açıkladı. Suriyeli bir dışişleri bakanlığı yetkilisinin sozlerinden alıntı yapan Suriye devlet ajansı SANA "Suriye, Suriyeliler arasında herhangi bir dış mudahale ya da on koşul olmadan, BM'nin desteğiyle yurutulen goruşmelere devam etmeye hazır" ifadelerine yer verdi. BM Suriye Özel Temsilcisi Steff an de Mistura, ağustos ayında Esad rejimi ve muhalifl er arasında yeni bir goruşme etabına başlamayı umut ettiğini soylemişti. Öte yandan, Suriye İnsan Hakları Gozlemevi, Esad rejiminin Halep'in kuzeyinde duzenlediği hava saldırılarından 5 sağlık tesisinin hedef alındığını ve bu tesislerin kullanılamaz hale geldiğini açıkladı. Halep Sağlık Mudurluğu'nun yaptığı yazılı açıklamada ise "Saldırılarda Beyan, Dekak, Hakim hastanesi, Seyide Zehra hastanesi ile Kan merkezi ve Tabib Şeri hastaneleri hasar gorerek kullanılmaz hale geldi" denildi.
Milliyet

Bağdat'ta Saldırı: 20 Ölü
Irak'ın başkenti Bağdat'ta düzenlenen intihar saldırısında en az 20 kişinin olduğu, 35 kişinin ise yaralandığı bildirildi. Guvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bağdat'ta yoğunlukta Şiilerin yaşadığı Kazimiyye bölgesindeki Aden meydanında düzenlenen intihar saldırısını IŞİD üstlendi. Birleşmiş Milletler Terörle Mücadele Komitesi Direktoru Jean Paul Laborde ise IŞİD'in Ramazan ayı boyunca 16 farklı ülkede gerçekleşen 393 saldırıdan, doğrudan veya dolaylı olarak sorumlu olduğunu söyledi. Laborde, bölgesel büyümesi durdurulsa veya tersine dönse dahi 'askeri örgütten gerçek bir terör örgütüne' dönüşmesiyle IŞİD'in saldırılarının sürebileceğini ifade etti. Laborde, saldırıların büyük bir kısmının Suriye ve Irak'da gerçekleştirildiğinin altını çizdi.
Milliyet

SPOR

655. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Başpehlivan'ı Recep Kara oldu. Rakipleri Fatih Koyuncu, Hasan Zeybek, Ali Gökçen, Serhat Balcı, Şaban Yılmaz'ı yenen Ordulu Recep Kara; Ali Rıza Kaya, Ünal Karaman, Abdullah Güngör, İsmail Koç, Ali Gürbüz'ü mağlup eden Mehmet Yeşil Yeşil'e karşı şampiyonluk için Sarayiçi Er Meydanı'nda çayıra çıktı. Kırkpınar'da 2004, 2007 ve 2008 yıllarının başpehlivanı Kara, 2009 ve 2010 yılları başpehlivanı olan ve 2009'da altın kemerin ebedi sahibi olmasın engelleyen Yeşil Yeşil'i "altın puan" bölümünde çift kol kasnak oyunuyla finalin 61. dakikasında yenerek 655. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Başpehlivanlığı'nı kazandı. Ordulu pehlivan dördüncü kez bu unvanı aldı. Altın kemerini Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ile Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan'ın taktığı başpehlivan Recep Kara, "Allah'a şükürler olsun bize bu günleri de yaşattı. Ben bu şampiyonluğu, darbe girişimini engelleyen milletime ve bu millet için şehit olan tüm şehitlerimize armağan ediyorum. Bu milletteki dirlik ve birlik olduğu müddetçe, aynı Çanakkale'de olduğu gibi bizi dize getiremeyecekler. Er Meydanı'nın yiğitleri olarak yeri gelir bu sahalarda cenk ederiz, gerekirse de tankın karşısına geçer vücudumuzu siper ederiz" diye konuştu.
Star

Gökhan Gönül'ü kaptığı ezeli rakibi Fenerbahçe'ye İsmail Köybaşı'nı kaptıran Beşiktaş aradığı solbeki İspanya'da buldu. Kartal'ın Arda Turan'ın takımı Barcelona'dan 600 bin euro karşılığında transfer ettiği solbek Adriano Correia Claro dün saat 14.30 sularında İstanbul'a geldi. Özel uçakla Atatürk Havalimanı'na inen 31 yaşındaki Sambacı'yı 200 kadar Siyah-Beyazlı taraftarlar karşıladı. İzdiham nedeniyle zor anlar yaşayan Adriano'nun yine de taraftarlarla selfie çektirmesi dikkat çekti. Yöneticiler Umut Güner ve Emre Kocadağ'la tezahüratlar eşliğinde güçlükle aracına binen Brezilyalı star bugün sağlık kontrölünden geçirilecek. Bu arada Beşiktaş transferi KAP'a bildirdi. Üç senelik sözleşme imzalanacak olan Adriano'ya yıllık 2.4 milyon euro ödeneceği öğrenildi. Avusturya'ya giderek kampa katılacak olan Adriano, 6 sezon Sevilla'da, 7 sezon da Barça'da forma giydi. Sol kanadın her bölgesinde görev yapabilen Brezilyalı oyuncu, Beşiktaş'a tranfseriyle ilgili olarak, "Arda ve diğer arkadaşlarımdan bilgi aldım. Türkiye'ye güçlü bir takım olan Beşiktaş'a güç katmaya geldim. Hedefimiz tabii ki şampiyonluklar ve kupalar kazanmak" dedi.
Star

CİM-BOM'da sürpriz şekilde Aleksandar Kolarov ismi gündeme geldi. Teknik Direktör Jan Olde Riekerink, Lionel Carole bir türlü beklenen düzeye gelmeyince yönetimden sol bek transferi de istedi. Sarı-Kırmızılılar da daha önce adı Beşiktaş ve Fenerbahçe ile anılan Aleksandar Kolarov için Manchester City ile görüşmelere başlama kararı aldı. Manchester City'nin yeni teknik direktörü Guardiola'nın gelecek sezon kadrosunda yer vermeyi düşünmediği 30 yaşındaki Sırp futbolcuyu transfer etmek için Galatasaray, tüm kozlarını oynayacak. Jason Denayer'ın transferi sayesinde İngiliz kulübü ile iyi ilişkiler kuran Sarı-Kırmızılılar, 1 milyon Euro kiralama bedeli ile kapıyı çalacak. Galatasaray Yönetimi, Aleksandar Kolarov'a da 2 milyon Euro'luk teklif yapacak. Tecrübeli ismin, vergi avantajı nedeniyle Türkiye'ye gelmeye sıcak bakacağı belirtildi.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme