1 Ağustos 2016 Pazartesi

01.08.2016 Genel Gündem



01.08.2016 Pazartesi

GÜNDEM

26 Gözaltı 
AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink suikastına ilişkin soruşturmayı yürütürken Ocak 2016'da Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturması Bürosu Savcılığı görevinden alınan Gökalp Kökçü, 6 ay sonra yeniden Terör ve Örgütlü Suçları Bürosu Savcısı olarak görevlendirildi. Savcı Kökçü, soruşturmayı derinleştirirken, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından suikastle ilgili olarak gözaltına alınanların sayısı da 26'ya ulaştı. Dönemin İstanbul Jandarma İstihbarat Müdürü Yarbay M.D ve Trabzon Jandarma İstihbarat Müdürü Binbaşı Metin Yıldız da gözaltına alınanlar arasında. Jandarma görevlileri hakkındaki soruşturma kapsamında ilk etapta İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul ve Trabzon'da eş zamanlı yapılan operasyonda bir jandarma yarbay, iki jandarma astsubay, jandarma uzman çavuş ve bir yayınevi sahibi gözaltına alınmıştı. Önceki gün de Dink cinayetinin işleneceğini önceden öğrendiği iddia edilen Jandarma Binbaşı Metin Yıldız ile bir polis memuru gözaltına alındı. Toplam gözaltı sayısının 26 olduğu öğrenildi.
Hürriyet


4 Şehit 
Ordu'nun Mesudiye ilçesine bağlı Topçam Jandarma Karakolu yakınlarında PKK'lı teröristlerin açtığı ateşle 3 asker şehit oldu, 2 asker yaralandı. Bölgede terör örgütünün geçiş yapabileceği ihbarı üzerine askeri birlikler dün, Mesudiye ilçesinde Topçam Karakolu'nun bulunduğu Güzelce Mahallesi'nde arama faaliyeti başlattı. Ekipler öğle yemeği için mola verdiği sırada ormanlık alandan uzun namlulu silahlarla ateş açıldı. Jandarma Uzman Çavuş Hamdi Karagöz, Jandarma Er Doğan Kaya (21) ve Jandarma Er Muhammed Ali Sarı açılan ilk ateşle şehit oldu, 2 asker de yaralandı. Teröristler, askerlerin karşılık vermesi üzerine ormana kaçtı. Bölgeye çok sayıda komando birliği sevk edildi. Operasyonun olduğu bölgeye takviye olarak giden jandarmaya ait bir 'kobra' zırhlı araç da ormanlık alanda devrildi. Araçtakiler yara almadan kurtarıldı. Hakkâri'de ise Şemdinli ilçesine bağlı Altınsu Köyü'nün İncesu mezrası yakınlarında dün sabah operasyon yapan güvenlik güçleri ile PKK'lı teröristler arasında çıkan çatışmada 1 asker şehit oldu 6 asker yaralandı. Bölgeye takviye birlik sevk edilirken, Kobra helikopterler teröristlerin bulunduğu bölgeyi yoğun ateş altına aldı.
Hürriyet

'Demokrasi Nöbeti' 16'ncı Gününde 
Darbe girişiminin bastırılmasının ardından meydanları dolduran halk, 16. günde de demokrasi nöbetini sürdürdü. Gaziantep'te Türk bayraklarıyla nöbet tutanlar, uyuyakalmalarına rağmen bayraklarını ellerinden bırakmadı. Bolu'da ise 82. yaşındaki Ahmet Söğütoğlu, her gece aksatmadan nöbete katılıyor. Meydana kurulan sahneden çalınan müziklerle dans eden Ahmet Söğütoğlu ilgiyle izleniyor. Gaziantep: İslahiye'de, Demokrasi Meydanı'nı dolduranlar, ellerinde Türk bayraklarıyla nöbet tutmayı sürdürüyor. Önceki gece de binlerce İslahiyeli, Demokrasi Meydanı'nda darbe karşıtı gösterilere katıldı. Gecenin ilerleyen saatlerinde birçok kişi oturduğu bankta göz kapaklarına çöken ağırlığa dayanamayıp uyuyakaldı ancak elinde tuttuğu bayrağı bırakmadı. Aileleriyle birlikte protesto için meydana gelen çocuklar ise üzerine annelerinin örttüğü Türk bayrağı altında uyudu. Konya: Binlerce kişi önce gece de Mevlana Meydanı'nda buluştu. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının da desteğiyle gerçekleşen organizasyonda vatandaşlar, darbe girişimine tepki gösterdi, birlik mesajı verdi. Bazı vatandaşlar araçlarıyla konvoy eşliğinde şehir turu atarak darbe girişimine tepki gösterdi. Samsun: Havza ilçesinde darbe girişimine tepki göstermek amacıyla ellerinde bayraklarla Kevser Cami önünde bir araya gelen vatandaşlar, FETÖ aleyhine slogan atıp tekbir getirdi. Kuran-ı Kerim okunan demokrasi nöbetinde, darbe girişimi sırasında hayatını kaybedenler için dua edildi. Erzurum: Büyükşehir Belediyesi'nin organizasyonuyla binlerce vatandaş, tarihi Narmanlı Camisi önünde toplandı. Vatandaşlar, bin metrelik Türk bayrağı ve meşalelerle Havuzbaşı Kent Meydanı'na yürüdü.
Milliyet

İhraç Edilen Asker Sayısı 3073'e Çıktı 
Bakanlar Kurulu, OHAL kapsamında çıkardığı 2. kararname ile, 9'u general toplam 1389 subay ve astsubayın daha, TSK'dan ihracına karar verdi. İhraç edilen askerler arasında cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaveri Ali Yazıcı da bulunuyor. Böylelikle ilk kararname ile Silahlı Kuwetlerden çıkarılan 149'u general toplam 1684 subay ve astsubayla birlikte, 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle, bugüne kadar TSK'dan ihraç edilenlerin sayısı 3073'e yükseldi. İkinci grup ihraçlar arasında, 15 Temmuz gecesi Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi'nin başına silah dayayıp rehin alan Konya Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Timurcan Ermiş bulunuyor. Ayrıca tümü Jandarma kadrosunda olan Tümgeneral Murat Kırkaya, Tuğgeneraller Celal Şahin, Birol Şimşek, Sadık Köroğlu, Ali Osman Gürcan, Faruk Bal ve Osman Aslan'da TSK'dan ihraç edildi. İhraçlar arasında Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ı 15 Temmuz gecesi rehin alan ekipte bulunan emir subayı Yarbay Levent Türkkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaveri Ali Yazıcı, Genelkurmay Başkanlığı Özel Kalem Müdürü Albay Orhan Yıkılkan, Milli Savunma Bakanlığı Özel Kalem Müdürü Albay Tevfik Gök de bulunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast planlamasının yapıldığı Muhafız Alayının eski komutanı Albay Tanju Poshor ile Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın ifadesinde "Ürkütücü biriydi" dediği Albay Fırat Alakuş da TSK'dan ihraç edildi.
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 129,9872-129,9888 
ABD Doları 2,9872-2,9888/Euro 3,3400-3,3424/İngiliz Sterlini 3,9524-3,9569

İflas Erteleme Yasaklandı 
Olağanüstü hal kapsamında dün Resmi Gazete'de yayımlanan kanun hükmündeki kararnameden (KHK), ekonomi dünyasını yakından ilgilendiren bir karar çıktı. Kararnameyle, iflas erteleme talepleri OHAL süresince yasaklandı. Bu yönde yapılan taleplerin de mahkemece reddedilmesi benimsendi. Halen, İcra İflas Yasası'nın 179. maddesi, iflas ertelemelerinin temelini oluşturuyor. Bu maddeye göre, sermaye şirketleri ile kooperatiflerin borçlarının aktifinden fazla olduğu beyan edilip, bu mahkemece onanırsa bu yapılar için iflas kararı verilebiliyor. Ancak yine bu kişiler, şirket veya kooperatifin mali durumunun iyileştirilmesinin mümkün olduğuna dair bir iyileştirme projesini mahkemeye sunarak iflasın ertelenmesini isteyebiliyor. Mahkeme projeyi ciddi ve inandırıcı bulursa, iflasın ertelenmesine karar veriliyor. İflas erteleme verildiğinde, borçluyla ilgili hiçbir takip yapılamıyor. Hatta daha önce başlamış takipler duruyor. Bu da şirketlere, 2 yıllık bir zaman kazandırıyor. İflas ertelemeye yönelik yoğun talep tartışmaları da beraberinde getirmişti. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamada, "İflas erteleme bir ihtiyaç ama 'iflas ertelemenin' simsarları da ortaya çıktı. Anadolu'da 'iflas erteleme mali danışmanlığı' ilanlarına bile rastlıyoruz" yorumunu yapmıştı. İş dünyasından gelen talepler üzerine haziran ayında yasalaşan torba kanuna, iflas ertelemeyi sınırlandırmaya dönük hükümler konuldu ve şirketlerin iflas erteleme başvurusunu, son bir yıldır bulunduğu yerleşim merkezinde yapması şartı getirildi. Resmi veriler de iflas ertelemedeki artışı gösteriyor. Buna göre 2015 yılına 2 bin 564 adet iflas davası devroldu. Yıl içinde de 571 yeni dava açıldı. 2015 yılında 258 dava sonuçlandırılırken 48 dava işlemden kaldırıldı. Böylece 2016 yılına toplamda 2 bin 831 dava devroldu. 2016 yılında açılanlarla birlikte bu sayı 3 bini aştı.
Hürriyet

Gram Altının Da Sahtesini Yaptılar 
Altın fiyatlarının bütün dünyada yükselmesiyle, düğünlerin geleneksel hediyeliği çeyrek altın, 218 lirayı buldu. Bu hızlı artış vatandaşları çeyrekten gram altına yönlendirdi. Düğünlerde yarım gram ya da 1 gramlık altınlar hediye olarak kullanılmaya başlandı. Artan talebi gören kalpazanlar, sahte bilezik ve çeyrek altını bırakıp bu yolla gelir elde etmeye başladı. Finans analisti İslam Memiş, "Vatandaşların, dışarıda ve tanımadıkları insanlardan aldıkları altınlar genelde sahte çıkıyor. 24 ayar gram altının sahtesine sık rastladıklarını söyleyen Memiş, "Kalpazanlar gram altının birebir benzerini yapıyorlar. Dışı sarı, normal kabında oluyor. Ama kestiğimiz zaman içinin gümüş olduğunu görüyoruz" dedi. Kuyumcular ya da vatandaşların şüphelendikleri altını kesmeden, test etmeden sahte olduğunu anlamalarının çok zor olduğunu vurgulayan Memiş, ağırlığı normalde 1 gram olan gram altının sahtesinin teraziye konulduğu zaman 0.75 gram civarında geldiğini dile getirdi. İslam Memiş, kalpazanların sahte altın satarken bazı taktikler uyguladığını söyledi. Tüketicilere tanımadıkları insanlardan değil, sadece kuyumculardan altın almaları tavsiyesinde bulunan Memiş, vatandaşların özellikle hastane kapılarında dolandırıldığını dile getirdi. Memiş, konuyla ilgili sözlerine şöyle devam etti: "Örneğin hastanede tesadüfen bir yakınınızı ziyarete gittiniz. Hastane kapısında otururken yanınıza bir kalpazan geliyor ve 'İçeride hastam var, para ödemem lazım. Yanımda param yok, bunu bozar mısın?' diyerek gram altın veriyor. Tabi siz de yardımcı olmak adına altını alıp karşılığında para veriyorsunuz. Ama kuyumcuya geldiğinizde sahte olduğunu anlıyorsunuz."
Türkiye

Sigorta Primini Düzenleme Azaltacak 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, zorunlu trafik sigortalarında primlerin daha etkin bir şekilde düşürülmesi için yeni bir mevzuat hazırladıklarını söyledi. "Yeni mevzuat ile mevcut durumda şirketlerce belirlenen ve 1 ay süresince değiştirilemeyen zorunlu trafik sigortası tarifelerinin şirketlerce günlük olarak değiştirilebilmesine imkan verilmiş olup, prim belirleme sıklığının serbestleşmesi sağlanmıştır" diyen Şimşek, düzenlemenin, zorunlu trafik sigortası primlerinin değişen şartlara daha süratli uyumunu sağlamayı ve primlerin şirketlerce makul seviyelerde belirlenebilmesini amaçladığını vurguladı. Araç sahiplerine poliçe vadesi gelmeden rekabetçi ortamda belirlenen primleri araştırıp en uygun teklifi bulmaları tavsiyesinde bulunan Şimşek, yaptıkları düzenlemelerle sektörün rahat nefes almasını ve zararlarının azaltılmasını sağladıklarını kaydetti. Sıranın sigorta şirketlerinde olduğuna işaret eden Şimşek, "Sektörün de Hazine'nin yetkilerini kullanmasına gerek bırakmadan, yeni düzenlemeleri fiyatlara mutlaka yansıtması lazım" dedi.
Türkiye

KKTC'ye 'İç Hatlar' Veya Özel Kontuar 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) turizminin 15 Temmuz darbe girişiminden etkilenmemesi amacıyla, 6 aylık süre için Türkiye'den KKTC'ye yapılacak uçuşların iç hatlardan veya dış hatlara konulacak özel kontuarlardan sağlanması için teknik çalışma başlatıldı. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminden sonra 'dış hatlar'da yaşanan yoğunluk ve kontroller nedeniyle turizm açısından ciddi iptaller yaşayan KKTC yönetimi, sorunun çözülmesi amacıyla Ankara'nın kapısını çaldı. Ankara'ya resmi bir ziyaret gerçekleştiren KKTC Başbakanı Hüseyin Özgürgün, geçen hafta Başbakan Binali Yıldırım'la görüşmesinde konuyu gündeme getirdi. Çankaya'da yapılan toplantıda KKTC Turizm Bakanı Fikreti Atgaoğlu yaşadıkları sorunları anlattı. Ada'ya giden yaklaşık 70 bin öğrenci ve turistin sorunlar yaşadığı üzerinde duruldu. Yurtdışı çıkışlarda kontrollerin sıklığı ve izin alınmalarda yaşanan sorunların KKTC turizmine büyük darbe vuracağı anlatıldı. Başbakan Yıldırım'ın da, KKTC yönetiminin isteği karşısında, "Gereği yapılsın" talimatı verdiği öğrenildi. KKTC turizminin rahat bir nefes alması için KKTC'nin 6 aylık bir geçiş döneminde 'iç hatlar' veya 'Schengen ülkelerindeki' gibi giriş çıkış uygulamasına tabi olması fikri ortaya çıktı. Kıbrıslı Türklerin sorunlarıyla yakından ilgilenen Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş de, yetkililere gerekli talimatları verdi ve sorunun çözülmesi için çalışma başlattı. KKTC'nin geçici süre "iç hatlar" uygulaması görmesi çalışmaları başlatıldığını anlatan Atgaoğlu, "Böylece dış hatlardan alınan vergiler alınmayacak. Örneğin Ankara'dan 15 euro vergi varken, bu iç hatlar olunca 3 euro. Böyle olunca uçak biletlerinden önemli bir ucuzlama olur" dedi. KKTC yönetimi, iç hatlar uygulamasından sonra otellerin de fiyatlarında yeni bir düzenleme yapmasını isteyecek. Ankara'nın, vergilerden dolayı ortaya çıkacak maliyet nedeniyle, KKTC için 'özel bir kontuar açılması" fikrine daha sıcak baktığı belirtildi
Milliyet

TOKİ'den Borcunu Kapatana Yüzde 20 İndirim 
FETÖ'nün darbe girişiminin ardından ekonomiye destek kampanyaları devam ediyor. Emlak Konut'un ardından Başbakanlık Toplu Konut idaresi Başkanlığı da peşin ödemede yüzde 20 indirim yapacak. 175 bin alıcının yararlanacağı indirim kampanyasını 22 Ağustos'ta başlatacak. TOKİ Başkanı Ergün Turan, yaptığı açıklamada, borcunu erken kapatıp tapusunu almak isteyen konut ve iş yeri sahiplerinden yoğun talep geldiğini vurguladı. Talepler üzerine her yıl olduğu gibi bu yıl da borcunu ödeyerek tapusunu almak isteyen vatandaşlar için indirim kampanyası başlattıklarını belirten Turan, yüzde 20 indirim uygulanacak kampanyaya başvuruların 22 Ağustos-30 Eylül tarihleri arasında yapılacağını söyledi. İndirim kampanyasından yararlanmak isteyen konut ve iş yeri alıcılarının bu tarihler arasında ilgili bankaya başvuruda bulunabileceğini ifade eden Turan, "Bu tarihten sonra yapılacak borç kapatmalarında söz konusu indirim oranından yararlanılması mümkün olmayacak" dedi. Kampanyadan, satışları 2013 yılı sonuna kadar gerçekleştirilmiş ve geri ödeme taksiti 2013 yılı sonuna kadar başlamış konut ve iş yerleri sahiplerinin yararlanabileceğini söyleyen Turan, şu değerlendirmede bulundu: "Vadesi 12 ay ve daha az kalan projeler indirim kampanyasına dahil edilmeyecek. İndirim uygulaması kapsamına alınan projelerdeki konut ve iş yeri alıcılarının başvuru tarihi itibarıyla İdareye ödemekle yükümlü oldukları aidat, emlak vergisi gibi herhangi bir borçlarının bulunmaması gerekiyor."
Star

Arkanızdayız Ne Gerekiyorsa Yaparız 
Darbe girişiminin püskürtülmesi, tüm Türkiye'yi tek yumruk haline getirdi. İş dünyasından siyasete kadar farklı seslere sahip olanlar, sırt sırta vererek ülkenin birlik ve beraberliği için çaba harcadı. Türkiye'de yatırımı olan yabancı yatırımcılar da bir bir Türkiye'ye olan desteklerini açıkladı. Türkiye'ye bir destek de Japon otomotiv devi Nissan'dan geldi. Türkiye'nin çok büyük bir tehlikenin eşiğinden döndüğünü ancak şu anda her şeyin kontrol altında olduğunu belirten Nissan Türkiye Genel Müdürü Sinan Özkök, "Bir daha da tekrarlanmasını istemiyoruz. Milli iradeye karşı olan her türlü girişimin karşısındayız" diye konuştu. Özkök, 15 Temmuz'dan itibaren Nissan Global'le de devamlı iletişim halinde bulunduğunu belirterek, "Onlara içinde bulunduğumuz durumu, ekonomik yapıyı ve ne şekilde gelişmeler olduğunu aktarıyorum. Her gün telekonferanslarımız oluyor ve her defasında 'Arkanızdayız. Desteğe ihtiyacınız var mı? Ne gerekiyorsa yaparız' diyorlar. Çünkü Türkiye çok önemli bir pazar. Dolayısıyla Türkiye'ye yatırım yapmış markalar da bizim arkamızdadır, buraya inançları ve güvenleri tamdır" dedi. Geçen yılı üretim, ihracat ve satışta rekorlarla kapatan otomotiv sektörü, bu yıldan da oldukça umutlu. Sektör temsilcileri darbe girişimine rağmen pazarın iyi seyrettiğini ancak devletin sektöre destekte bulunması gerektiği görüşünde birleşiyor. ÖTV indirimi ve hurda teşviki bu destek taleplerinden bazıları. Sinan Özkök, herhangi bir destek olunmazsa geçen seneye göre yüzde 7-8 gibi bir daralma olacağını belirterek, "Bizim netice itibarıyla yapmamız gereken satışı destekleyecek kampanyalara hız vermektir. Biz üzerimize düşeni yapacağız. Üzerimize düşeni yaptığımızda gideceğimiz yer aşağı yukarı 900 bin bandıdır. Bunu tekrar yukarıya çekmek ve tüketiciye güveni sağlamak için devletin bir takım önlemler almasında fayda var" dedi.
Star

1.2 Milyon Mükellefe Defter Kolaylığı 
Maliye Bakanı Naci Ağbal, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin kesin mizan bildirimi verme yükümlülüğünü kaldırdıklarını açıklayarak, "Böylece yaklaşık 1.2 milyon mükellefimizin üzerindeki bu yükü kaldırmış olduk" dedi. Bilanço esasına göre defter tutan yaklaşık 1 milyon 200 bin mükellefe, 2011'de yapılan bir düzenlemeyle kesin mizan verme yükümlülüğü getirildiğini söyleyen Ağbal, "Mükellefler ya da mükellefler adına muhasebe meslek mensuplarınca hazırlanarak Gelir İdaresi Başkanlığına iletilen kesin mizan bildirimi verme yükümlülüğünü geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete'de yayımlanan bir tebliğ ile kaldırdık" diye konuştu.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

TSK Silbaştan 
Başbakan Binali Yıldırım dün kahvaltıda buluştuğu bazı gazetecilere 15 Temmuz darbe girişimi bilançosunu ve 2. Kanun Hükmünde Kararname'yle (KHK) Silahlı Kuwetler'de yapılan değişikliği anlattı. AK Parti'nin 14 yıllık iktidarında mili iradeye, demokrasiye çeşitli kılık, görünüm altında hep müdahaleler olduğunu anlatan Yıldırım, FETÖ'nün yargı darbesinden sonra yavaş yavaş siyasi iradeye kafa tutacak güce eriştiğini hissettirmeye başladığına dikkat çekerek şöyle konuştu: "Her seferinde darbeden güçlenerek çıkan bir siyasi iktidardan bahsediyoruz. Geçmiş dönem darbelerinde anahtarlar teslim ediliyordu, ceket giyiliyor, şapka takılıp tıpış tıpış gidiliyordu. Bizim AK Parti iktidarındaki darbe girişimleri hep püskürtülmüştür. Hiçbirisine pabuç bırakmadık. Ne 27 Nisan ne 17-25 Aralık ne de şimdiki FETÖ'nün kanlı, silahlı darbe girişimine pabuç bıraktık. Dimdik ayaktayız. Niye? Millet sahip çıktı. Dünyanın buna aklı ermez. Dünya, bütün bilimsel kriterleri koyuyor, bu darbecilerin kaybetmemesi gerektiği sonucuna varıyor, ama darbeciler kaybetti. Halkın gücü hiçbir güçle test edilemez, alt edilemez. Hakkın ve halkın gücü tankın gücünü yenmiştir, darbeciler boylarının ölçüsünü almıştır. Bu darbe girişiminin özeti budur. Mutlak güç halkın gücüdür. Bu darbe nasıl bastırıldı? Başkomutanımız Cumhurbaşkanımız çok net bir duruş ortaya koydu. 'Bizi öldürürsünüz ama yolumuzdan döndüremezsiniz. Biz milletimizin emanetini size teslim etmeyiz' dedi. Biz de hükümet olarak kararlılığımızı ortaya koyduk. Dedik ki 'Bir dakika arkadaş kimsin sen? Hangi hakla milletin iradesine el uzatıyorsun' ve milleti göreve çağırdık. FETÖ darbecileri, biz de milleti göreve çağırdık. Sonuç ortada. Bu beyinsizler beyinlerini, kafalarını kiraya vermiş asker kılığı içindeki teröristlerdir. O kadar büyük zarar verdiler ki ülkeye, asırlık Silahlı Kuvvetlerimize… Tarifi imkânsız. Milletimiz şunu iyi bilsin. Bizim Silahlı Kuvvetlerimiz Avrupa'nın ikinci, dünyanın dördüncü büyük gücüne sahip. Bu ordunun bu ve buna benzer olaylarla itibarının yok edilmesini asla tasvip etmeyiz. Asker kılığındaki teröristlerle Silahlı Kuvvetlerimizi, ülkesini, vatanını, milletini, bayrağını seven subaylarımızı askerlerimizi birbirinden ayırt etmemiz lazım. İntikam duygusuyla değil, adaletle hareket edeceğiz. Darbecilerin hesabını soracağız. Şehitlerimizin, gazilerimizin hesabını soracağız. Burada da FETÖ'ye katılan, onlarla birlikte hareket edenlerin tespitinde de kılı kırk yaracağız. Bir sürek avına çıkmayacağız, elimizdeki sağlam verilerle hareket edeceğiz. Yaşla kurunun birlikte yanmasına da asla izin vermeyeceğiz. Bu dönemler, karambol dönemleridir. Birbirlerine karın ağrısı olanlar piyasaya çıkar, haksızlığa neden olabilirler. Onun için Başbakanlık'ta kriz merkezi kurduk, bakanlıklarda kurullar oluşturuldu. Haksız yere işlem görmüş olanlar olabilir, yoktur diye iddia etmiyoruz. Onun için yeni baştan ele alınacak, haklıyla haksız suçluyla suçsuz ayırt edilecek.
Hürriyet

Kırk Dereden Su Getirilecek 
Eski TBMM Başkanı ve Ak Parti Ankara Milletvekili Cemil Çiçek, Ankara'nın Polatlı ilçesindeki 'Demokrasi Şehitlerimize Saygı Yürüyüşü'nde yaptığı konuşmada, darbe girişimi sürecinde PKK terör örgütünün eylem yapmadığına dikkat çekti. Çiçek, "14-17 Temmuz'da birden PKK terör örgütü eylemi durdurdu. Neden? Çünkü 15 Temmuz gecesi yürütülen alçaklığa güvendi. Çünkü bunlar vekâlet savaşıdır. İş birliği yapıyorlar, koalisyon yapıyorlar. Bunları söyledik" ifadesini kullandı. "Bu zındık hareket ve PKK dahil, cezaevlerinde şu veya bu ad altındaki 38 terör örgütü dahil, bunların her birinin arkasında bir veya birden fazla uluslararası güç var" diyen Çiçek, sözlerine şöyle devam etti: "Mesela PKK terör örgütüyle uzunca bir zamandan beri, 40 yıldan beri uğraşıyoruz. 50 bine yakın insanımızın kanına girdi. 300 milyar dolardan fazla bu millete zarar verdi. Halen iç barışımızın bozulması için canını dişine takmış alçaklığa devam ediyor. Ama bilesiniz ki bu alçak örgütün arkasında 28 tane devlet var. Artık her şeyi olduğu gibi anlamanın ve anlatmanın zamanı geldi. Biz 28 devletle uğraşıyoruz. "Avrupa ile beraber olmak istiyoruz" diyen Çiçek, şunları söyledi: "Şimdi bu yaşadığımız en kanlı zındık hareketin arkasında da uluslararası güçlerin olduğunu asla unutmamak lazım. Ama bakınız bu melaneti, bu alçaklığı çok açık, yüksek sesle kınayamadılar. Doğru dürüst bir dayanışma örneği vermediler, göstermediler. Şimdi devlet olarak diyoruz ki 'Bu çetenin bu kanlı örgütün başını iade edin. Göreceksiniz iade etmeyecekler. Neden etmeyecekler? Ben Yozgatlıyım. Bizim orada çok güzel bir söz vardır. Hiçbir büyük devlet süt vermeyen ineğe saman dökmez. Çoğunuz köylüsünüz, ahırınızdaki inek süt vermiyorsa saman döker misiniz, arpa verir misiniz, yem verir misiniz? Ne yaparsınız süt verdiği sürece beslersiniz, vermezse kesimhaneye gönderirsiniz. Şimdi demek ki bu inekler süt veriyor. İade etmeyecekler, etmemek için kırk dereden su getirecekler. 'Dosya eksik' diyecek. 'Şurada şu var, burada bu var' diyecek."
Milliyet

Suikast Timine Baskın 
Muğla Marmaris'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı otele 15 Temmuz gecesi saldırı düzenledikten sonra kaçan darbeci askerlerin Muğla'nın Ula ilçesi Şirinköy bölgesinde bulunduğu ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda özel ekip kaydırıldı. Muğla Valisi Amir Çiçek, operasyonda firari komandolardan Binbaşı Şükrü Seymen dahil 9'unun yakalandığını kaçan 2'sinin de arandığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Muğla'nın Marmaris ilçesinde konakladığı otele saldırı düzenleyen darbeci askerlerden 5'inin görüldüğü ihbarı üzerine, arama çalışmaları Ula ilçesine bağlı Şirinköy Mahallesi'nde yoğunlaştırıldı. Şirinköy Mahallesi'nde bir vatandaşın kaçan darbeci askerlerden 5'ini bir su kanalında gördüğü ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda Jandarma özel harekat ekibi sevk edildi. Aramalar sırasında ekiplerin, sık sık "Teslim olun" diye çağrıda bulunduğu duyuldu. Görgü tanığı Üzeyir Çalcı, gazetecilere yaptığı açıklamada, mısır tarlasına domuzların gelmesini önlemek için bölgede nöbet tuttukları sırada su kanalından sesler geldiğini, önce seslerin domuzdan kaynaklandığını düşündüklerini anlattı. Kanala ışık tuttuklarında, bellerine kadar suyun içinde 5 asker gördüklerini belirten Çalcı, sudan çıkan askerlerin kendilerine tatbikatta olduklarını söyleyerek ışığı kapatmalarını istediğini aktardı.
Vatan

DÜNYA 

Tahliye Bilmecesi 
ESAD rejimi güçleri, Suriye'nin Halep kentinin muhaliflerin kontrolündeki doğu bölgelerini tamamen kuşatırken, açılan insani koridorlar ve tahliye süreci tartışma konusu olmaya devam ediyor. Suriye devlet televizyonu, kenti terk eden sivillerin görüntülerini yayınlıyor. Silahlarını bırakan muhaliflere bir daha Suriye hükümetine karşı silah kullanmayacaklarına dair bir belge imzalattırılıyor. Muhalif aktivistler ise bölgeden sivillerin ayrıldığı yönündeki haberlerin rejim propagandası olduğunu savunuyor. Suriye resmi haber ajansı SANA, Rusya ve Suriye'nin sivillerin kentten tahliyesi için birlikte oluşturdukları güvenlik koridorlarından geçen cuma gününden beri yaklaşık 170 sivil ve 69 muhalif savaşçının geçerek Halep'ten ayrıldığını bildirdi. Güvenlik koridorlarından geçen siviller otobüslerle Halep'in batısında Suriye rejiminin oluşturduğu sığınaklara taşınıyor. Halepli muhalif aktivist Bara el Halabi ise halkın ve savaşçıların kentin muhalif bölgelerinden hükümet kontrolündeki alanlara gittiği haberlerini reddetti. Halabi, "Bu rejimin bir oyunu. Tek bir kişi bile ayrılmadı. Rejim, sivillerin ayrıldı diyerek Halep'i yakmak istiyor" ifadelerini kullandı. İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi ise birkaç gün önce yaptığı açıklamada muhalif savaşçıların sivillerin kentten ayrılmasını engellediğini duyurmuştu. Muhalif kontrolündeki bölgeden ayrılan Suriye bir kadın, Suriye devlet televizyonuna yaptığı açıklamada "Artık iyi hissediyoruz. Ordunun koruması altındayız. Buraya gelebilmek için çok acı çektik" dedi. Muhalif bölgelerin kuşatma altında olması bölgeden yaralıların Türkiye'deki ve muhaliflerin kontrolündeki diğer bölgelerdeki hastanelere getirilmesini de engelliyor. Zarzour Hastanesi'nde görev yapan sağlık çalışanı Hasan Fatuh, durumu "Buradan çıkış yok" diye özetledi. 250 bin ila 300 bin kişinin yaşadığı Halep'teki durumun ülke içinde ve komşu ülkelere doğru yeni bir göç dalgası yaratmasından da endişe ediliyor.
Hürriyet

Balkanlar'da İran'a Darbe! 
İran'ın Balkanlar'da Şiiliği yayma yönündeki faaliyetlerine ciddi bir darbe vuruldu. Kosova'da sivil toplum kuruluşu görüntüsü altında terörizmi finanse eden ve havuzlarına aktarılan kara paraların aklatılması işini yürüten İranlı din adamı tutuklandı. Kosovalı yetkililer, 26 Temmuz'da gözaltına alınan Hasan Azeri Bejandi isimli İranlı din adamının Tahran ile bağlantısı olan beş adet Şii kuruluşun yönetim ağını idare ettiğini açıkladı. Bejandi, çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede şimdiye kadar gözaltına alınmış ve tutuklanmış olan en üst düzey İranlı din adamı olma özelliğine sahip bulunuyor. Bejandi, İran'ın Avrupa ve Balkanlar ile ilişkisini sağlayan ve Şiiliğin buralarda yayılması için maddi kaynak sağlayan kişi olarak biliniyor. Bejandi'nin, "Terörle Mücadele Faaliyetleri" çerçevesinde tutuklandığı bildirildi.
Türkiye

Tokyo'nun İlk Kadın Valisi Yuriko Koike 
Tokyo halkı, Yuriko Koike'yi kentin ilk kadın valisi olarak seçti. En büyük görevi 13 milyon nüfuslu kenti 2020 Olimpiyatları'na hazırlamak olacak olan 64 yaşındaki Koike, daha önce savunma ve çevre bakanlığı görevlerini üstlenmişti. Bu görevi üstlenen ilk kadın olan siyasetçi, iş dünyasının yoğun olarak desteklediği hükümetteki Liberal Demokrat Parti'nin desteği olmadan seçimleri kazanmayı başardı. Tokyo'nun önceki valisi Yoichi Masuzoe, usulsüz harcamalar yaptığı için istifa etmek zorunda kalmıştı. Masuzoe'nin selefi Naoki Inose de aynı suçlamalardan dolayı görevi bırakmıştı. Kampanyasında yeşil rengi sahiplenen, destekçilerinden de yeşil renkte giyinmelerini isteyen Koike, zafer konuşmasında "İnsanların daha iyi bir hayat yaşabileceği, kadın ve erkek, çocuk ve yetişkin, genç ve engelli herkesin parlayabileceği bir Tokyo için çalışacağım" sözlerini sarf etti. Kadın erkek eşitliği bakımından ilk sıralarda yer almayan Japonya'nın başkentini yönetecek olan Koike, kadınların erkeklerle eşit ücret alma hakkına, eşit iş imkanına sahip olmalarının öncelikli hedefi olacağını vurguladı.
Milliyet

Viyana Havalimanında Skandal Yazı 
FETÖ darbesini protesto eden Türklerin evlerine ve balkonlarına bayrak asmasının yasaklandığı Avusturya'da yeni bir skandala imza atıldı. Viyana Havalimanı'na gidenler 'Türkiye tatili Erdoğan'ı desteklemekten başka bir şey değil' yazısıyla karşılaştı. Bu gelişme, Avrupa ülkelerinin demokrasiyi savunan darbe karşıtı Türklere yönelik yeni bir baskısı olarak yorumlandı. Daha sonra Dışişleri Bakanlığı bu yazıyı kaldırttı.
Star

Almanya'dan Erdoğan'a Video Konferans Engeli! 
Avrupalı Türk Demokratlar Birliği'nin (UETD) öncülüğünde gerçekleştirilen 'Darbeye Karşı Demokrasi Mitingi' için Ren Nehri kıyısındaki Deutzer Werft meydanında toplanan onbinlerce kişi, Türk bayraklarıyla 15 Temmuz'da gerçekleşen darbe girişimini protesto etti. İstiklal Marşı ve Alman Milli Marşı'nın okunmasıyla başlayan mitinge Almanya'nın değişik kentlerinden gelen Türklerin yanı sıra, Fransa, Belçika, Avusturya, Hollanda ve İsviçre'den de Türk kökenli vatandaşlar katıldı. 15 Temmuz'daki darbe girişiminde şehit olanların yanı sıra Paris ve Münih'teki terör saldırılarında hayatını kaybedenler için de saygı duruşunda bulunuldu. Yaklaşık 100 derneğin destek verdiği mitingde Almanca ve Türkçe ortak bildiriler okunurken, Münih ve Ansbach kentlerinde yaşanan saldırılarda hayatını kaybedenler de anıldı. Mitingin organizatörleri Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın göstericilere meydanda kurulacak dev ekrandan seslenmesi için Köln'lü yetkililerden izin alamayınca Köln İdare Mahkemesi'ne başvurdular. Buradan çıkan olumsuz karar üzerine Münster Yüksel İdare Mahkemesi'ne giden organizatörler yine sonuç elde edemedi. Münster Yüksek İdare Mahkemesi, yabancı hükümet mensupları veya devlet başkanlarının açıklamalarının miting meydanlarında canlı olarak aktarımının kısıtlanabileceğini bildirdi. Organizatörler Münster Yüksek İdare Mahkemesi'nin ardından Federal Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Ancak Anayasa Mahkemesi de, cumartesi gecesi başvuruyu reddederek miting meydanında dev ekrandan canlı aktarıma izin vermedi.
Vatan

SPOR 

Bir dönem Fethullah Gülen'in en yakınında yer alan isimlerden olan ve 2009 yılında oluşumdan ayrılan gazeteci-yazar Hüseyin Gülerce, 3 Temmuz şike davası ile ilgili konuştu. Gülerce, CNN Türk'te katıldığı bir programda Fenerbahçe ile ilgili önemli ifadeler kullanırken şike davası ile ilgili olarak da şok açıklamalar yaptı. FETÖ ile ilgili bilgiler veren Gülerce, şike davasının Aziz Yıldırım'ı tasfiye etmek için başlatıldığını söyledi. Gülerce, "Aziz Yıldırım, uçakta bir arkadaşına Fethullah Gülen hakkında tepki gösteriyor. O da gidiyor bunu Gülen'e söylüyor. Gülen de buna takıyor. Şike operasyonu için de bu yüzden düğmeye basılıyor. Aziz Yıldırım'ın Gülen hakkındaki olumsuz görüşlerinin Türkiye'nin en çok taraftarı olan F.Bahçe camiasına sirayet etmesi istenmedi" derken, "Gülen, Aziz Yıldırım'ın kendisi ile ilgili olumsuz düşüncelerinden rahatsız olduğu için şike operasyonu yaptı. Ben Galatasaraylıyım. Yalovaspor'un eski başkanıyım. Şike, Türk futbolunda her zaman vardı ama o süreç şike süreci değildi" sözlerini kullandı.
Türkiye

Türkiye'deki hemen hemen tüm kurumları etkileyen Fetullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) Türkiye Futbol Federasyonu'nda da kurulları etkiledi. Ana statüye göre Federasyonun kurullardaki isimleri görevden alma yetkisi olmaması nedeniyle istifaları istendi. Kurullar da buna cevap verip istifalarını sundu… TFF'nin açıklamasında özetle "Bu olağanüstü dönemde, yürütülmekte olan güvenlik incelemesinin selameti için Federasyonumuz tarafından atanan tüm kurulların (Tahkim Kurulu, PFDK, UÇK, Etik, Kulüp Lisans, MHK, Temsilciler Kurulu, Sağlık Kurulu, Dopingle Mücadele Kurulu, Engelliler Koordinasyon Kurulu ve Dış İlişkiler İcra Kurulu) başkan ve üyeleri istifalarını Federasyonumuza sunmuştur" denildi. TFF incelemeleri temiz çıkan üyelerin istifalarının kabul edilmeyeceğini ve görevlerine devam edeceğini vurguladı. Gelişme bazı soruları da gündeme getirdi. Ağustos ayının hemen başında hakem semineri var. 13 Ağustos'ta Süper Kupa maçı oynanacak. Bu maça hakem ve gözlemcileri hangi kurul atayacak. Yeni sezon plan ve programı nasıl düzenlenecek?
Türkiye

Cim-Bom geçen sezon savaşçı kimliğiyle takıma büyük güç katan Melo'nun yokluğunu sürekli hissetmişti. Bu konudaki eksikliği gidermek için ön libero transferi de ince eleyip sık dokuyan Galatasaraylılar benzer özelliklere sahip olan Melo'nun vatandaşı Lucas Leiva ile her konuda anlaşıp el sıkıştılar. Aslan 3 senelik söz kestiği Sambacı'ya yıllık 2 milyon 750 bin euro garanti para verecek. Bu oyuncunun kulübü Liverpool ile yapılan görüşmeler de olumlu sonuçlanırken, 3 milyon euroya anlaşıldı. Leiva'nın menajerin bu hafta içinde İstanbul'a gelecek ve son detayların da halledilecek. 29 yaşındaki oyuncu bir aksilik olmazsa hafta sonuna kadar imza atacak. Bu arada bir sakatlığı olan Leiva sıkı bir sağlık kontrolünden geçirilecek.
Star

Beşiktaş'ta Jose Sosa krizi devam ediyor. Arjantinli oyuncu takımdan ayrılmak istediğini belirterek, kampa katılmadı. Menajeri de İbiza'da Milanlı yöneticilerle bir araya gelerek transfer görüşmesi yaptı. Tüm bu gelişmeler Siyah-Beyazlı camiada tepkiyle karşılanırken, Teknik Direktör Şenol Güneş de konuyla ilgili değerlendirme yaptı. Kartal'ın teknik patronu, "Sosa bizim için önemli bir oyuncu. Elbette takımda kalmasını isterim. Kararına saygı duyuyorum ama Sosa'nın en azından kampta yer alması lazımdı. Gelip antrenmanlara çıkmalıydı. Bunu kendisine de söyledim. Katkı yaptığı bu takımda Şampiyonlar Ligi'nde bizimle olmasını beklerdim" ifadesini kullandı. Başkan Fikret Orman ile görüştüğünü vurgulayan Güneş, "Gitmek için sebepleri varsa, yönetimle konuşur, ortak noktada buluşur. Ama başkanımız bana, 'Futbol hayatı bitebilir ama asla bu şekilde gitmeyecek' dedi. Bundan sonra ne olabilir, ben de bilmiyorum" dedi.
Star

Formula 1'DE sezonu 12. yarışı, Almanya'nın Hockenheim kasabasıyla aynı adı taşıyan 4 bin 574 metrelik pistte, 67 tur üzerinden yapıldı. Nefesleri kesen yarışa takım arkadaşının arkasında ikinci sırada başlayan Lewis Hamilton, Rosberg'i geçerek ilk virajda liderliğe geçti. RAKİPLERİNİN 6 saniyeden fazla yaklaşamadığı Hamilton, 1:30.44.200'lük derecesiyle üst üste 4'üncü, sezonun 6'ncı, kariyerinin 49. birinciliğine ulaştı. Ricciardo, liderin 6.9 saniye gerisinde ikinci, Verstappen ise 13.4 saniye arkada üçüncü sırayı aldı.
Vatan


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme