3 Ağustos 2016 Çarşamba

03.08.2016 Genel Gündem



03.08.2016 Çarşamba

GÜNDEM

Batı, Darbeyi Ve Terörü Destekliyor 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, darbe girişiminin arkasında Türkiye'nin yükselişini hazmedemeyen mihraklar olduğunu, Batı'nın teröre destek verdiğini ve darbelerin yanında olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Türkiye'de yatırım yapan 200 büyük yabancı firmanın 300 temsilcisiyle buluşan Erdoğan, şu mesajları verdi: Şu ana kadar bize Batı'dan ziyarete gelen hiçbir temsilci yoktur fakat Belçika'da, Fransa'da terör eylemleri olduğu zaman oralara nasıl gittiklerini biliyoruz. Hatta hatta isim vererek konuşacağım kusura bakmayın, bazı ülkeler havaalanlarında ne yazık ki 'Türkiye'ye gitmeyin, Türkiye'ye gidişiniz Erdoğan'ı güçlendirir' gibi reklamlar koymaktadır. Bu nasıl demokrasidir. Ben askeri darbeyle iş başına gelmiş değilim, halkının yüzde 52 oyuyla iş başına gelmiş bir Cumhurbaşkanıyım. Bize karşı yapılan bu darbe hareketinin arkasında da Türkiye'nin zaten bu yükselişini hazmedemeyen mihrakların olduğunu çok açık ve net söylemek durumundayım. Bu olay sadece içeride planlanan, tezgahlanan bir olay değildir. Ben açık sözlüyüm, bu olay içeride aktörleri olan ama senaryosu dışarıda yazılan bir darbe hareketidir. Dışarıdaki ve içerideki bu ortak darbe hareketinin aktörleri bu milletin kendisini hesap edemediler. Sayın Almanya Şansölyesi'ne, teröristlerle ilgili 4 bin dosya verdim, bunların hiçbirisi bize dönmedi. Fakat pazar günü, Almanya'daki vatandaşlarımızın oluşturduğu STK'lar, bunlar Alman vatandaşı aynı zamanda, orada 'Darbelere hayır demokrasiye evet' diye bir miting düzenledi, Köln'de. Bu mitingde Türkiye'den oraya video konferansla benim bağlanmamı hazmedemediler. Belediye her türlü aksiliği yaptı, yerel mahkeme 'hayır' dedi Anayasa Mahkemesi de anında 'hayır' kararı verdi. Ya 4 bin terörist, Şansölye geldiğinde, '4 bin 500 oldu' dedi, 500 dosya daha eklendi buna, 'geciken adalet adalet değildir, Sayın Şansölye' dediğimde, 'haklısınız' dedi. Peki niye çalışmıyor yargınız? Ama burada hemen 2 saatte karar veriyor, Anayasa Mahkemeniz. Geçmişte terör örgütü PKK'nın lider kadrosunda olanları kalkıyorsun, video konferansta konuşturuyorsun Almanya'da. Şimdi soruyorum; batı, burada teröre destek veriyor mu vermiyor mu? Batı, demokrasinin yanında mı, darbelerin ve terörün yanında mı? Maalesef bu Batı, teröre destek veriyor ve darbelerin yanında yer alıyor.
Milliyet


Bingöl'den Bir Acı Haber Daha 
Bingöl'de önceki gün havalimanı yolunda PKK'lı teröristlerin zırhlı polis midibüsüne yönelik bombalı araçla düzenlediği saldırıda polis memurları Hasan Koçer, Bekir Deniz, Abdullah Bıyık, Yunus Emre Doğan, Oğuz Sümbül ve Duran Melemir şehit olurken; Buğra Yıldırım, Ferit Akgün, Hasan Tendik ve Osman Eray Karademir adlı polis memurları da yaralandı. Yaralı polis memurlarından Ferit Akgün ile Hasan Tendik Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılırken, Buğra Yıldırım ile Osman Eray Karademir Bingöl Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Hastanenin yoğun bakımında tedavisi süren polis memuru Osman Eray Karademir, dün sabaha karşı yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu. Böylece şehit polis sayısı 7'e yükseldi. Şehitler dün Bingöl'de düzenlenen törenle memleketlerine uğurlandı.
Vatan
 
'Aynaya Bakabileceğim' 
15 Temmuz'da İstanbul'da hava kuvvetleri komutanlarının rehin alındığı kızının düğünüyle gündeme gelen Muharip Hava Kuvvet Komutanı Korgeneral Mehmet Şanver, istifa etti. Saygı Öztürk'ün dün Sözcü gazetesindeki köşesinde, Korgeneral Şanver ile yapılan söyleşiye yer verildi. Şanver, şunları anlattı: Allah terfi edenlerin yolunu açık etsin, milletimize zeval vermesin. Bazen insanlar, bazı makamları terk etmesini de bilmeli. Bunun bir örneği olsun istedim. Belki kimsenin haberi olmayacak, belki kimse umursamayacak ama ben aynaya bakabileceğim ve Mehmet Şanver olarak kendimi göreceğim. Terfi ettirilmememin düğünle hiçbir alakası yok. Ayrılmamın sebebi Yüksek Askeri Şura'nın tercihidir. Düğünle ve ondan önceki süreçle ilgili iki defa müşteki sıfatıyla ifadem alındı. Benden daha fazla Hava Kuvvetleri'nde irdelenen ve kendisini pırıl pırıl tertemiz ispatlayan yok. Düğünü de, çağrılı olanları da tek tek sordular. O gece planlamaları gereği Hava Kuvvetleri'ni darbede etkin kullanacaklardı. Haber almamız ve düğün bölgesinde kurduğumuz cep telefonuna dayalı harekat merkezimiz ve oradan yayınladığımız sözlü ve yazılı net emirler bu kalkışmanın hava harekatı bölümünü öncelikle durdurmaya başladı.
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 131,4894-131,6030 
ABD Doları 2,9942-2,9958/Euro 3,3581-3,3613/İngiliz Sterlini 3,9901-3,9951

Okul Parası İçin Maliye Devrede 
15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye genelinde yapılan operasyonla Fettullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) bağlı 1000'e yakın özel okul kapatıldı. Kapatılıp, tabelaları çıkartılan ve dış cephelerine Milli Eğitim Bakanlığı imzasıyla 'Bu bina devlet kurumu olmuştur' yazısı asılan okullarda öğrenim gören çocukların velileri ise isyanda. Bu veliler yeni öğretim yılı için yaptıkları ödemelerin akıbitenin ne olacağı konusunda endişeli. Kapatılan okullarda okuyan öğrencilerin hangi okullara nakledileceğine yönelik çalışmayı Milli Eğitim Bakanlığı yürütüyor. Ancak velilere yaptıkları nakit veya bankalardan aldıkları kredi ile ödeme konusunda son kararı Maliye Bakanlığı verecek. Veliler bu ödemeleri geri alıp alamayacakları konusunda endişe duyarken, Maliye yetkilileri bu konuda bir çalışma başlattıklarını duyurdu. Yetkililer, velilere ödeme yapılmasına ilişkin bazı alternatifler üzerinde durulduğunu, ancak henüz bir karar verilmediğini söylediler. Türkiye Özel Okullar Derneği Yönetim Kurulu Eşbaşkanı Cem Gülan ise Hürriyet'e yaptığı açıklamada, "Veliler her gün bizi arıyor. Ama net bir şey yok" dedi. Türkiye'de 8 bin 250 adet özel okul bulunduğunu ve bunların 1000'e yakınının kapandığını söyleyen Gülan, şu değerlendirmeyi yaptı: "Kapanan okullardaki öğrenciler diğer özel okullara ve devlet okullarına yönlendiriliyor. Okulların açılmasına kısa süre kaldı. Okulu kapanan 135 bine yakın öğrencinin biran önce bu kayıtları yaptırması gerekiyor. Ancak kayıt döneminde öyle büyük bir talep patlaması yok. Parası kalan veliler beklemede. Birçoğu buradan gelecek para ile farklı özel okullara çocuklarını kayıt ettirmeyi planlıyor. Birçoğu da devlet okullarına yöneliyor. Aslında veliler önce parasını kurtarmaya çalışıyor." Daha önce hiç böyle bir durumla karşılaşmadıklarını da hatırlatan Cem Gülan, "Kapanan özel okullar oluyordu. Ancak burada mağdur olan veliler parasını alabiliyordu. Normal şartlarda müfettiş gelip 'Bu okul eğitime uygun değildir, kapanacak' raporu verse veli tüm parasını geri alabiliyor. Bu okullar kapanmasa kayyum atanmış olsa belki de veliler paralarını daha rahat alabilirlerdi. Ancak şu an için böyle bir durum yok. Okulların alacak ve vereceklerini incelemek lazım. Gayrimenkul değerlerine bakılmalı. Bu konuda sanırım Maliye Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı bir çalışma yapacaklar. Parasını peşin ödeyen veliler var. Hatta 4 yıllık ücret ödeyenler de var. Biz de henüz ne olacağını tam bilmiyoruz" diye konuştu.
Hürriyet

Devlet Yatırıma Ortak Oluyor 
Devletin kontrolünde devlete ait kaynakların toplandığı bir çeşit havuz olan 'Türkiye Varlık Fonu'nun kurulmasına ilişkin tasarı dün TBMM'ye gönderildi. Tasarıyla 'Türkiye Varlık Şirketi' Başbakanlığa bağlı olarak kurulacak. Şirket de 'Türkiye Varlık Fonu'nu kuracak. Ana faaliyet konusu fonların kurulması ve yönetimi olan Varlık Şirketi profesyonel yönetim ilkelerine göre yönetilecek. 50 milyon lira kuruluş sermayesi olacak. Şirketin kuruluş sermayesi Özelleştirme Fonu'ndan karşılanacak. Borsalarda işlem gören yerli ve yabancı şirketlerin hisse senetleri, Türkiye'de kurulan ihraççılara ait paylar, alım satımı yapılabilen yabancı kamu, özel sektör ve kamu borçlanma araçları, vadeli mevduat, katılma hesabı, tüm tahsisli Hazine taşınmazları, mevduat sertifikaları, altın ve diğer kıymetli madenler ile bu madenlere dayalı olarak ihraç edilen sermaye piyasası araçları şirket tarafından 'Türkiye Varlık Fonu' adına gerçekleştirilecek. Fon katılma payları, repo ve ters repo işlemleri, kira sertifikaları, gayrimenkul sertifikaları, varantlar ve sertifikalar, takasbank para piyasası işlemleri, türev araç işlemlerinin nakit teminatları ve primleri, özel tasarlanmış yabancı yatırım araçları ve ikraz iştirak senetleri, ulusal yatırımlar ile uluslararası alanlarda diğer devletler veya yabancı şirketler tarafından yapılacak yatırımlara iştirak ve diğer yatırım araçları işlemleri de bu şirket tarafından Varlık Fonu adına yapılacak. Tasarıyla, fondaki kaynakları; Özelleştirme Yüksek Kurulunca özelleştirme kapsam ve programında bulunan ve fona devrine karar verilen kuruluş ve varlıklar ile Özelleştirme Fonu'ndan fona aktarılmasına karar verilen nakit fazlasından oluşacak. Şirket, Türkiye Varlık Fonu ve bu düzenleme çerçevesinde kurulacak veya pay sahibi olunacak diğer şirket ve fonların denetimi Sayıştay Kanunu'na tabi olmayacak. Tasarının gerekçesinde, finansal risklerin artmasıyla ekonomik dalgalanma dönemlerinde Varlık Fonu'nun stabilize edici bir görev üstleneceği belirtilerek, güven ortamı yaratacağı belirtildi.
Hürriyet

Gündemimiz Dev Yatırımlar 
Uluslararası yatırımcılarla bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin büyüme, gelişme, işsizliği bitirme ve yatırım kararlılığına dair net mesajlar verdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde Uluslararası Yüksek Düzeyli Ekonomi Toplantısı için yatırımcılarla bir araya gelen Erdoğan, "Bizim gündemimizde 26 Ağustos'ta açılacak Yavuz Sultan Selim Köprüsü var. Bizim gündemimizde, 20 Aralık'ta açılışını yapacağımız Avrasya Tüneli var. Bizim gündemimizde, en kısa sürede inşasına başlamak üzere sabırsızlandığımız 1915 Çanakkale Boğaz Köprüsü var. Bizim gündemimizde, mutlaka hayata geçirme kararlılığında olduğumuz Kanal İstanbul Projesi var. Gündemimizde, inşası süren hızlı tren hatlarımızı tamamlama, yenilerine başlama heyecanı var" dedi. Darbe girişiminin ardından sınırlı bir dalgalanma dışında ekonomik göstergelerin hızla toparlanıp normalleşmeye başladığını, doların yeniden 3 liranın altına inip borsanın yükselmeye başladığını vurgulayan Erdoğan, "Merkez Bankası rezervleri azalmadı, 125 milyar doların üzerine çıktı. İşsizlik ve faiz oranları yüzde 10'un altında. Yılın ilk çeyreğindeki yüzde 4'lük büyüme hedefimizi koruyacağımıza inanıyorum. Eskiden OHAL ilan edildiğinde insanlar marketleri, bakkalları boşaltırdı. Şimdi meydanlara koşmuştur" diye konuştu. Rusya'yı 9 Ağustos'ta bir heyetle ziyaret edeceğini hatırlatan Erdoğan, yapacakları çalışmalarla 2023'te Türkiye'nin 2 trilyon dolarlık ekonomi haline geleceğini ifade etti. Bunun tüm yatırımcılarla birlikte yapılacağını söyleyen Erdoğan, "Dolayısıyla, yatırımcılara zarar verecek, yatırımcıları üzecek hiçbir işe kalkışmayız. Başta şahsım, izin vermeyiz" vurgusunu yaptı. Erdoğan, "Mesela TİB'i (Türkiye İletişim Birliği) kapatacağız. Çünkü bütün pisliklerin olduğu yerlerden bir tanesi de orası. Orayı tamamen kapatıp, burayı kapattıktan sonra oranın içerisinde çalışanların hepsini de, hazırlıklarımızı yaptık, gereği neyse onun da gereğini yapacağız" ifadesini kullandı.
Türkiye

Moody's'in İndirim İçin Bahanesi Yok! 
Sadece piyasaların değil bütün kesimlerin merakla beklediği kredi derecelendirme kuruluşu Moddy's'in kararına iki gün kaldı. Otoriteler ve piyasa analistleri, Türkiye'nin 15 Temmuz sonrasında hızla normalleştiğini, bütün piyasa araçlarının çalıştığını, dolayısıyla not indirimini gerektirecek bir durumun olmadığını vurguluyor. Türk Eximbank Genel Müdürü Hayrettin Kaplan, S&P'nin aksine Moody's'in o tarihlerde Türkiye'nin kredi derecelendirme notuna ilişkin ani bir karar almamış olmasını, daha doğru ve soğukkanlı bir tavır olarak değerlendirdiğini dile getirdi. Ayrıca Moody's'in, Türkiye'nin kredi notunu izlemeye aldığı Nisan 2014'e göre daha iyi bir ekonomik görünüme sahip olduğunu belirten Kaplan, şunları kaydetti: Önümüzdeki dönemde reform iradesinin sarsılmadığının görülmesi, olağanüstü hâl uygulamalarının piyasanın işlerliğini bozmadığının anlaşılması ve büyüme üzerinde kuwetli bir baskı oluşmadığının ortaya çıkmasıyla birlikte not indirimi için bir gerekçe olmadığı da anlaşılacaktır. Ekonomi yönetiminin attığı adımlar ve bunların sonuçları değerlendirildiğinde, Moody's not indirimine ihtiyaç duymayacaktır. Nisan 2014'teki döneme baktığımızda, cari açığımızın yüksek seviyesi ve küresel likiditenin geleceğine ilişkin olumsuz beklentilerin hakim olduğunu ve bu çerçevede Türkiye'nin tasarruf açığını finanse etme yeteneğine ilişkin kimi olumsuz değerlendirmelerin ön planda olduğunu hatırlıyoruz. Bugün ise bir yandan Türkiye'nin cari açığının 60 milyar dolardan 27 milyar dolara gerilemesiyle finansman gereksiniminin azaldığı, diğer yandan küresel likidite koşullarına ilişkin korkulan senaryoların gerçekleşmediği görülmektedir. Türkiye'nin, büyüme konusunda pek çok gelişmiş ve gelişen ülkeden daha başarılı bir performans sergilediği de gözardı edilmemelidir."
Türkiye

Dış Ticaret Açığı Yüzde 32 Azaldı 
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı öncü verilere göre dış ticaret açığı temmuz ayında yüzde 32.2 azalarak 4.78 milyar dolar oldu. İhracat temmuzda yüzde 11.5 azalarak 9.86 milyar dolar, ithalat yüzde 19.5 azalarak 14.64 milyar dolar olarak gerçekleşti. Buna göre ilk 7 ayda dış ticaret açığı yüzde 18.85 düşüşle 32.77 milyar dolar, ihracat yüzde 3.6 azalışla 81.53 milyar dolar, ithalat yüzde 8.5 azalışla 114.29 milyar dolar oldu. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Twitter'dan açıklamasında, "2016 yılı ilk 7 aylık dönemi itibariyle, ihracatın ithalatı karşılama oranı 3.6 puan arttı ve yüzde 71.3'e yükseldi. Bavul ticareti ve Serbest Bölgelerden yaptığımız ihracat da eklenince ihracatın ithalatı karşılama oranı daha da yükselecek. Yılın geri kalanında dış ticaret açığımızdaki bu azalışı sürdürecek, karşılama oranımızı artırmaya devam edeceğiz" dedi.
Milliyet
 
BES'e Otomatik Katılana 1.000 Lira Da Devletten 
Tasarrufların artırılması amacıyla bireysel emeklilik sisteminde 'otomatik' katılım dönemi başlıyor. 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren 45 yaşını doldurmamış çalışanlar bireysel emeklilik sistemine otomatik olarak dahil olacak. Çalışanın katkı payı, prime esas kazancının yüzde 3'üne karşılık gelen tutar olacak. Bu oranı iki katına kadar artırmaya yüzde 1'e kadar azaltmaya veya katkı payına maktu limit getirmeye Bakanlar Kurulu yetkili olacak. Söz konusu tutarın en geç çalışanının ücretinin ödeme gününü takip eden işgünü işven tarafından şirkete aktarılması gerekiyor. Çalışan cayma hakkını kullanmaması halinde sisteme girişte bir defaya mahsus olmak kaydıyla 1.000 Türk Lirası tutarında ilave devlet katkısı alacak. Bakanlar Kurulu bu tutarı yarısına kadar artırmaya veya yarısına kadar azaltmaya yetkili olacak. Emeklilik hakkının kullanılması halinde hesabında bulunan birikimi en az 10 yıllık gelir sigortası sözleşmesi kapsamında almayı tercih eden çalışana birikiminin yüzde 5'i karşılığı ek devlet katkısı ödemesi yapılacak. TBMM Başkanlığı'na sunulan tasarıya göre çalışan emeklilik planına dahil olduğunun kendisine bildirildiği tarihi müteakip iki ay içinde sözleşmeden cayabilecek. Cayma halinde ödenen katkı payları varsa hesabında bulunan yatırım gelirleri ile birlikte 10 iş günü içinde çalışana iade edilecek. Tasarıya göre, Türk vatandaşı olup 45 yaşını doldurmamış olanlardan ücret karşılığı çalışanlar, işverenin, kanun hükümlerine göre düzenlediği bir emeklilik sözleşmesiyle emeklilik planına dahil edilecek. İşveren, çalışanını ancak otomatik katılım için emeklilik planı düzenleme konusunda Hazine'ce uygun görülen bir şirketin sunacağı emeklilik planına dahil edebilecek. Emeklilik sözleşmesi bulunan çalışanın işyerinin değişmesi halinde yeni işyerinde bir emeklilik planı var ise çalışanının birikimi ve sistemde kazandığı emekliliğe esas süresi yeni işyerinde emeklilik sözleşmesine aktarılacak.
Star

Otomotiv Pazarı Yüzde 30 Daraldı 
Otomotiv pazarı Temmuz'da 9 günlük uzun bayram tatili ve darbe girişimi sonrası tüketici güveninin gerilemesiyle yüzde 30.18 daralarak 58 bin 533 adet olarak gerçekleşti. Otomotivciler, daralmanın normal olduğunu belirterek, pazarın Eylül'de yeniden yükselişe geçeceğini belirtti. Geçen yılın aynı döneminde binek otomobil ve hafif ticari araç satışları 83 bin 836 adet çıkmıştı. Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin (ODD) verilerine göre, geçen ay oto satışları 2015'in aynı dönemine oranla yüzde 29.04 azaldı ve 45 bin 566 adet oldu. 2015'te bu rakam 64 bin 218 adetti. Hafif ticari araç pazarı da yüzde 33.9 küçülerek, 12 bin 967 adede indi. Yılın ilk 7 ayında toplam pazar yüzde 3.69 azalışla 497 bin 350 adet olarak gerçekleşti. Otomobil satışları söz konusu dönemde yüzde 2.04 gerilemeyle 384 bin 48'e düştü. Ticari araç sınıfı da 7 ayda yüzde 8.86 düşüşle, 113 bin 302 adedi gördü. Temmuz ayı sonunda dizel otomobil satışlarının payı yüzde 62.87'ye ve otomatik şanzımanlıların payı yüzde 57.13'e ulaştı. Bu yılki satış tahminini revize ederek 950 bin-1 milyon adede yükselten ODD, Temmuz ayı raporunda öngörüde bulunmadı. Önümüzdeki dönemi bekleyip görmek isteyen ODD, tahmin yapmadı.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

İstihbaratta Dağınıklık Var 
Başbakan Binali Yıldırım, istihbaratın yapısının yenilenme ihtiyacını, "Bir dağınıklık var. Buradaki koordinasyonsuzluğu, dağınıklığı ortadan kaldırıp, bilgi kirliliğine meydan vermeden, görev tanımlarını yeniden yaparak sağlıklı işlemesini sağlamak" diye anlattı. Yıldırım, dün akşam reklam gelirlerinin 15 Temmuz Dayanışma Kampanyası'na bağışlandığı ve CNN Türk, Kanal D, TV2, Euro D, CNN Türk Radyo ile Radyo D'den canlı yayınlanan programda, Hande Fırat'ın sorularına özetle şu yanıtları verdi: İstihbaratta yeni yapılanma) Çalışma yapılıyor. Nasıl olacağı ile ilgili tam bir karar vermiş değiliz. Cumhurbaşkanımızla son olarak değerlendireceğiz ve ona göre karar vereceğiz. Bir dağınıklık var. Emniyet, Jandarma, MİT var Yapacağımız yeniden yapılanma iç ve dış tehditleri aynı derecede ele alacak ve onlara yönelik etkin operasyonel tedbirler, istihbarata karşı koyma tedbirlerini içerecek. Gelişmiş ülkelerin sahip oldukları istihbarat altyapısı, bizim var tabi, ama önemli olan buradaki koordinasyonsuzluğu dağınıklığı ortadan kaldırıp, bilgi kirliliğine meydan vermeden, görev tanımlarını yeniden yaparak sağlıklı işlemesini sağlamak. TİB'i de kapatacağız. Epey yıprandı. Yerine başka bir kuruluş gelmeyecek. Bu yapı yeni kurulacak istihbarat sistemi içinde yerini alacak. (TİB'in kayıtları ne olacak?) Kayıtları ile ilgili mahkemeler var. Bir kısmına erişildi. Bir kısmı da silinmiş. Kurumsal hafıza yok olmayacak, bir kenarda duracak. (İstihbarat nasıl geldi?) Bana MİT Başkanı'nın naklettiği şu: Bir binbaşı, önemli bir bilgi için MİT'e gelmek istiyor. Daha erken geliyor. 15.00 civarında kabul ediliyor. Kabul edilince, 'Ben izindeydim, beni çağırdılar, dediler ki '19.00'da hazır ol, görevin helikopterle gidip MİT'i bombalamak, Hakan Fidan'ı alıp gelmek.' Onun üzerine Genelkurmay Başkanı Hakan Bey'i çağırıyor. 8'e kadar bir arada oluyorlar ve o ara Genelkurmay Başkanı sağa sola talimatlar gönderiyor. Sonrası malum. (Darbe girişimini Cumhurbaşkanı eniştesinden, Başbakan eşten dosttan nasıl öğreniyor?) Ben bunu MİT Müsteşarı'na sordum, 'Nasıl olur' dedim. Başbakan'ın haberi yok, Cumhurbaşkanı'nın haberi yok. Bunun cevabını veremedi. Herhangi bir şey söylemedi. Bana da Cumhurbaşkanımıza neden iletilmediğinin izahati yok. (MİT Müsteşarı devam edecek mi) Bizim için işlerin önceliği var. Bunları bitirdikten sonra özeleştirisini tabii ki yapacağız.
Hürriyet

Başkomutanlık Meclis'in Namusudur, Devredilemez 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kanun Hükmünde Kararname'yle TSK'nın hiyerarşik yapısında değişiklikler yapan düzenlemeyi, "Mete Han'dan bu yana orduda bir hiyerarşi vardır ve bozulmamıştır" sözleriyle eleştirdi. Kılıçdaroğlu, grup toplantısında özetle şunları söyledi: "Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset girmez. Girerse işte bunlar olur. 'Orduyu ele geçireceğiz, okulları ele geçireceğiz, sınav sorularını çalıp yandaşlarımızı harp okullarına sokacağız' Niçin göz yumdunuz bugüne kadar? Orduyu siyasetin içine sokmak Türkiye'yi felakete sürükler. Bugün geldiğimiz nokta budur. Devleti bir partiye, aileye, cemaate teslim ederseniz sonu böyle olur. 'Liyakat sistemiyle oynarsanız devleti çökertirsiniz' dedim. Adım adım geldiler. Efendim devlete sızmışlar. Devlete sızma yok. Bilerek, istenerek yerleştirildi. OHAL uygulamalarının amacını aşan şekilde kullanılması kaygı yaratıyor. OHAL'in sonunda da uygulanacak düzenlemeler yaparsanız, parlamentoyu devre dışı bırakmış olursunuz. Hâkimiyet milletin değil yürütme organının olur. Devletin yeniden yapılanması gerekebilir. Belli kurumlar yapılanmalı. Ama parlamentoya gelmeli, tartışmalıyız. Siz ne yapıyorsunuz? 'Devleti yeniden inşa edeceğiz, KHK'larla sıfır devlet projesi yapacağız.' Kimsin sen? Bu devlet senin devletin mi? Yeniden yapılandıracaksan adres yasama organıdır. Kuwet komutanlarını düşünün Önce Cumhurbaşkanı, sonra Başbakan sonra da Bakan talimat verebilecek. Böyle bir yapı olabilir mi? Amerika'da olabilir, biz kendi tarihimize kendi kültürümüze bakarız. Mete Han'dan bu yana orduda bir hiyerarşi vardır ve bozulmamıştır. Ordu sivilleşmez arkadaş. Sivil yönetime ordu hesap verir. Bunu istiyoruz. Başkomutanlık görevi TBMM'dedir. Cumhuriyetin kuruluşundan beri TBMM, başkomutandır. Gazi Meclis dememizin temel nedeni de budur. Atatürk'e Başkomutanlık yetkisi veren TBMM'dir. Başkomutanlık yetkisi Atatürk'e üçer aylık sürelerle verilmiştir, sürekli verilmemiştir. Dördüncü kez verilirken kendi yetkilerini kısıtlayarak Parlamento'yu güçlü kılmıştır. Bütün sağır sultanlara sesleniyorum, bu Cumhriyet'i kuran kişi, kendi yetkilerini kısıtlamayı kabul edip yetkiyi Parlamento'ya devrederken, birileri 'ben komutanım, kumandanım' diye ortalarda geziyor. Anayasa çok açık. Bu yetki, bu Meclis'in namusudur, namusunu devredemez, yetkisini devredemez. Bu Meclis Gazi Meclis'tir, yetkisini devredemez."
Hürriyet

TSK İlkeleri Çiğnenirse Saddam'la Kaddafi'nin Ordusuna Benzer 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dünkü grup toplantısında Kanun Hükmünde Kararname ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) yapılan köklü değişiklikleri tarihten örnekler vererek eleştirdi. Bahçeli, özetle şunları kaydetti: "TSK'nın ana gövdesinde yapılan düzenlemeler aceleye getirilmiş, enine boyuna hesap edilmeden, istişare mekanizmaları işletilmeden düğmeye basılmıştır. TSK'nın yeniden yapılanması önemlidir, ihtiyaçtır. Ancak kuvvet komutanlarını Milli Savunma Bakanı'na bağlamanın yeni sorunlar getireceğini, emir komuta birliğini bozacağını görmek durumundayız. İkinci Mahmut, Yeniçeri Ocağı'nı kaldırarak yapmak istediği değişikliklerin önünü açtı, yeni bir ordu kurdu. Ordudaki iyileştirme ve yeni arayışlar ne kadar yoğun ve çok boyutlu olsa da, 1859 Kuleli Vakası'nın önüne geçilemedi, 1876 darbesi engellenemedi. Konu askerle hesaplaşma değil, darbe üreten kaynakları kurutmak olmalıdır. TSK'nın yapısal sorunlarını çözeyim derken, asırlar boyunca oluşmuş ve olgunlaşmış gelenek ve ilkeleri çiğnenirse geriye Saddam veya Kaddafi ordusuna benzer bir kalabalık kalacaktır ki, bu da vatan ve istiklal kaybıdır." Dün, MYK'yı toplayan Bahçeli'nin, devlet içindeki cemaat yapılanması konusunda 2009'dan beri teşkilatlarını uyardığını ve cemaatin sızamadığı tek partinin MHP olduğunu söylediği belirtildi.
Hürriyet

İadeye Kadar Tutuklansın 
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in tutuklanması amacıyla ABD'ye ikinci bir yazı gönderdiklerini ve tutuklanmasını istediklerini bildirdi. Bozdağ, Ak Parti grup toplantısı için geldiği Meclis'te soruları yanıtladı. Gülen'in ABD'den başka bir ülkeye kaçmasının, ancak ABD'nin izin vermesiyle mümkün olacağını vurgulayan Bozdağ, "Kaçarsa ABD kaçmasına ya göz yummuş ya da onay vermiştir. Çünkü şu anda Pensilvanya'daki ikameti ABD'nin güvenlik birimleri, istihbarat örgütlerince yakından takip ediliyor, kontrol altında. O kontrolün dışına ABD'nin izin ve onayı olmadan çıkma ihtimali yok. Türkiye'nin dışında bir ülkeye gitmesi kaçması anlamında değil de ABD'nin ülkeden ayrılmasına izin ve onay vermesi anlamına gelir. ABD'nin oradan çıkarması anlamına gelir" dedi. Türk-ABD ilişkileri ve Türkiye- ABD dostluğu bakımından Gülen'in Türkiye'ye iade edilmesi gerektiğini belirten Bozdağ, Gülen'in yargı huzuruna çıkarak adil bir şekilde yargılanması gerektiğini söyledi. Bozdağ, ABD'li yetkililerden empati yapmalarını isteyerek, şöyle devam etti: "Amerika'da Sayın Obama'nın yönetim yeri Beyaz Saray'ı bombalamış olsalar, etrafında onlarca insan ölmüş ve yaralanmış olsa, kongreyi bombalamış olsalar etrafında ölü ve yaralılar olsa, Pentagon'u bombalamış olsalar, Amerikan özel harekâtını bombalamış olsalar, Sayın Obama'yı infaz için timler gelse, Obama'nın bulunduğu yere kurşun yağdırsalar ve onun korumalarını şehit etmiş olsalar ve büyük bir darbe teşebbüsü Türkiye'de olduğu gibi 200'den fazla ölü, 2 binden fazla yaralıyla başarısız kalmış olsa ve bu darbe teşebbüsünü yapan, sevk ve idare eden kişi de Türkiye'de bulunsa ABD'nin yönetimi, mahkemeleri, Başkanı bunu Türkiye'den istemiş olsa, Türkiye vermese bu Amerikalıları üzmez mi, rahatsız etmez mi? Elbette rahatsız eder. Türkiye'ye verilmemesi halinde Türkiye-ABD ilişkilerini çok olumsuz etkileyeceği gibi Türk halkının ABD'ye bakışını da olumsuz etkileyecektir. Ben Amerika'da bulunan ABD vatandaşlarından demokrasi ve hukuk devletine inananların da ABD hükümetine bakışını olumsuz etkileyecektir. Böylesi bir suçluyu 'ABD hiçbir gerekçeyle Amerika'da daha fazla tutamaz' diye düşünüyorum. Bunun artık bir izahı yok, iadesi gerekiyor."
Milliyet

DÜNYA 

Vize Kalkmazsa Geri Kabul Biter 
RAI televizyonunun sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun ekim ayına kadar AB'nin vize serbestisini kabul etmemesi halinde Türkiye'nin Geri Kabul Anlaşması'nı iptal edebileceği yönündeki sözleri hatırlatıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bunun üzerine "Doğru söylemiş. Çünkü burada vize olayı olması halinde geri kabul işler. Vize olayı olmadığı takdirde geri kabul biter" dedi. Türkiye ile AB arasındaki anlaşmanın ardından Türkiye, Ege'den geçen mültecileri geri almaya başlamış ve aynı zamanda Türkiye'den Avrupa'ya geçişler de azalmıştı. AB, mülteci anlaşması çerçevesinde 72 şartın yerine getirilmesi halinde Türk vatandaşlarına vize uygulamasının kaldırılması sözünü vermişti. Cumhurbaşkanı ayrıca, Türkiye'deki idam tartışmalarına da değinerek şöyle konuştu: "Şu anda kara Avrupa'sının dışında dünyada birçok ülkede idam hâlâ var mı? Var. Amerika, Japonya, Çin, Hindistan, Endonezya, Bangladeş. Bunlarda hâlâ idam var. Sadece AB üyelerinde yok. Biz ne diyoruz? Halkımızın böyle bir talebi var mı? Var. Şu anda yaklaşık yüzde 75. Kamuoyu araştırmaları bunu gösteriyor."
Hürriyet

Darbeyi Niye Önlediniz? 
ABD'nin Teksas eyaletinde 21 yaşından büyük üniversite öğrencilerinin kampüslerde gizleyerek silah taşıyabilmelerine izin veren bir kanun yürürlüğe girdi. Yeni kanun uyarınca öğrenciler, gizlenmiş silahla sınıflara girebilecekler. Böylece, Teksas öğrencilerin üniversite binalarına silahla girebilmelerine izin veren sekizinci ABD eyaleti oldu. Teksaslı Cumhuriyetçi Partililer yasanın bir başka toplu katliamı önleyebileceğini söylüyor. Kanunu savunanlar, saldırganların direnişle karşılaşmayacaklarını bildikleri için, üniversite kampüsleri gibi silah bulunmayan yerleri hedef aldıklarına dikkat çekiyor.
Türkiye

Trump ABD Seçimlerine Hile Karışabilir Dedi 
ABD'de 8 Kasım'daki başkanlık seçiminde Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adayı Donald Trump, seçimde hile olmasından endişe ettiğini söyledi. Konu ile ilgili somut bir delil sunmayan Trump, giderek daha fazla sayıda kişiden seçimlerin adil olmayan şekilde düzenleneceğini duyduğunu söyledi. Trump, "Umarım Cumhuriyetçiler durumu yakından takip ediyorlardır yoksa bu bizim ellerimizden alınacak" dedi. Ohio eyaletinde bir konuşma yapan Trump, Demokrat Parti'nin başkan adayı Hillary Clinton için ise 'şeytan' yakıştırması yaptı. Partinin adayı olmak için yarışan Bernie Sanders'ın yarışı bırakması ve Clinton'u desteklemesini eleştiren Trump, "Sanders şeytanla anlaşma yaptı. O (Clinton) bir şeytan" şeklinde konuştu. ABD Başkanı Barack Obama ise dün Trump'ın ABD başkanı olmak için uygun olmadığını söyledi. Trump'ın, geçen hafta Demokrat Parti kongresinde konuşma yapan, Irak'ta ölen ABD askeri Humayın Khan'ın babası Khizr Khan hakkındaki küçük düşürücü yorumlarının ardından, The New Times gazetesi Trump'ın askerlik görevinden defalarca kaçtığını yazdı. Habere göre Trump, 1968 yılında Vietnam savaşına gitmemek için doktordan 'topuk dikeni' alarak askerlik görevini tecil ettirdi.
Milliyet

Mısır Müftüsü'nden Eşcinsel Açılımı 
Mısır'ın büyük müftüsü Şevki Allam'ın, eşcinsel toplumuna yönelik saldırıları kınaması, ülkede yeni bir tartışma başlattı. Allan, geçtiğimiz günlerde Alman Süddeutsche Zeiting'a verdiği röportajda, ABD'nin Orlando kentindeki bir eşcinsel kulübüne düzenlenen terör saldırısını kınarken, "Kimsenin eşcinselleri incitmeye ya da kendisini yasaların üzerinde görmeye hakkı yok" diye konuştu. Allam, Mısır'daki Kıpti Hristiyan toplumunun da eşcinselliği günah saymalarına karşın, gey ve lezbiyenlerin herkesle eşit muamele görmesinden yana olduğunu hatırlattı. Allam'ın sözleri, eşcinsellerin sık sık saldırıya uğradığı ülkede şaşkınlık yarattı. Mısır yönetimi, eşcinselliği yasaklayan bir yasal düzenleme bulunmamasına karşın, eşcinselleri toplumun ahlak kurallarını zedeleme suçlamasıyla tutukluyor. Mısır'da son dönemde pek çok eşcinsel saldırıya uğradı.
Vatan

Işid 84 Saatte Bir Vuruyor 
ABD'de istihbarat kurumları için raporlar hazırlayan 'IntelCenter' adlı kuruluşun son araştırması, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütünün küresel terör faaliyetlerine dair korkutucu sonuçlar ortaya koydu. 8 Haziran'dan bu yana gerçekleşen terör saldırılarını inceleyen IntelCenter uzmanları, 84 saatte bir IŞİD bağlantılı bir büyük eylem gerçekleştirildiğini belirledi. Uzmanlar, bu rakamın, örgütün Suriye, Irak, Mısır'daki Sina Yarımadası ve Libya gibi güçlü olduğu bölgelerde gerçekleşen saldırıları kapsamadığının da altını çizdi. Araştırmaya göre Haziran ayı başından bu yana yaşanan terör saldırılarının yarısı, Avrupa ve diğer Batılı ülkelerden büyük kentlerin dışındaki yerlerde yaşandı. Anti-terör uzmanları, hedef alınan yerlerin büyük bölümünün, 'geleneksel terör hedeşeri' arasında yer almadığının da altını çiziyor. Bu saldırılara en büyük örneği 12 Haziran'da ABD'nin Orlando kentinde gerçekleşen eşcinsel barı saldırısı oluşturuyor. Ömer Metin adlı IŞİD sempatizanı tarafından gerçekleştirilen saldırıda 'Pulse' adlı gece kulübünde bulunan 49 kişi yaşamını yitirmişti. Saldırı modern Amerikan tarihinin en kanlı katliamlarından birisi olarak kayıtlara geçti. Uzmanlara göre, Fransa ve Almanya'da son haftalarda gerçekleşen IŞİD bağlantılı saldırılar, örgütün eylem merkezini Ortadoğu'dan Avrupa'ya kaydırdığını gösteriyor. IŞİD'in son aylarda yayınladığı video mesajlarında da Avrupa başkentlerinin hedef alınacağı tehditleri yer almıştı. IntelCenter uzmanları, mevcut veriler ışığında IŞİD'in küresel terör eylemlerinin sıklaşmasından endişe duyduklarını belirtiyor.
Vatan

SPOR 

Kara Kartal'ın transfer sürecindeki planda… Neredeyse tüm işaretlerinin hepsinde Se, Sa var… Avusturya kampını tamamlayan ve evine dönen Kartal'da teknik direktör Şenol Güneş, an önce çözülmesini bekliyor… Ne mi bunlar? Stoper konusu… Samuel Eto'o olayı ve Sosa'nın Başkan Fikret Orman ise eden açıklamada bulunarak sakin ve sabırlı bir şekilde problemlerin üstesinden geleceklerini vurguluyor. Stoper konusunda "Sürprize hazırlıklı olun" mesajı konu Sosa'ya geldiğinde başkan Fikret Orman'ın tavrı da tarzı değişiyor. Nedeni ise Arjantinli olan kızgınlığı… Daha önce buna benzer bir içsel gerginliği Quaresma'da yaşayan Sosa'nın ayrılmak adına disiplinsiz sergilemesinden çok rahatsız. Milan ile görüşmesine izin verilen Sosa'nın 8 milyon avroyu getirdiği takdirde yenileniyor. Samuel Eto'o olayında ise Antalyaspor ile gerilim yaşansa Orman bunun da zamanla görüşünde. Transfer için önlerinde uzun bir zaman dilimi olduğunu belirten başkan yakın çevresine Geçtiğimiz sezonlarda benzer durumları yaşadık ama sonrasında kazanan hep biz olduk. Bekleyelim görelim" modunda.
Türkiye

Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu rövanş karşılaşmasında bugün Fransa'nın Monaco takımı ile karşı karşıya gelecek. Kadıköy'de oynanan ilk maçtan Emenike'nin golleriyle 2-1'lik galibiyetle ayrılan temsilcimiz, rakibini elemesi halinde adını play-off'a yazdırmayı başaracak. Fenerbahçe'de geçtiğimiz hafta oynanan ilk mücadelede Braga maçından kalan cezası nedeniyle forma giyemeyen Mehmet Topal kafilede… Yine cezası sebebiyle maçı tesislerde izleyen teknik direktör Vitor Pereira da takımının başında yer alacak. İlk maçta sakatlığı sebebiyle yer alamayan Robin van Persie yine yok. Volkan Şen ve Alper Potuk cezaları, kaleci Volkan Demirel ise sakatlığı sebebiyle maçı İstanbul'dan izleyecek. Geçen hafta Kadıköy'de oynanan karşılaşmaya tıpkı Fenerbahçe gibi çok sayıda eksikle çıkan Monaco'da ise ilk maçta yer almayan futbolcuların takıma dönmesi bekleniyor. EURO 2016'da şampiyonluğa ulaşan Portekiz kadrosunda yer alan Joao Moutinho ve Ricardo Carvalho'nun takıma dönmesi beklenirken, sakatlığı sebebiyle ilk maçta yer alamayan Hırvat kaleci Subasic ve yeni transferlerden Polonyalı stoper Kamil Glik'in de ilk 11'de yer almasına kesin gözüyle bakılıyor. Öte yandan Monaco Prensliği'nin aldığı karar sebebiyle Fenerbahçeli taraftarlar maç günü Monaco topraklarında bulunamayacak. Alınan karar doğrultusunda forma, kaşkol ya da tezahüratlarla Fenerbahçeli olduğunu belli eden taraftarlara yasal yaptırımlar uygulanacak. İşte böyle bir ortamda Fenerbahçe'den istediğimiz ve dileğimiz; Olağanüstü hali spor sahasından alıp siyasi boyutlara götürmeye çalışan, Türk halkına farklı gözle bakıp güvenliği bahane eden Fransızlara dersi sahada verelim, sporun barış dostluk ve kardeşlik olduğunu sadece ve sadece tabelada gösterelim… Haydi Fenerbahçe, turla gel…
Türkiye

Spor Toto Basketbol Ligi'nde 2016-2017 sezonu fiksturu İstanbul'da çekildi. Polat Renaissance Hotel'de gerçekleştirilen kura çekim törenine, Turkiye Basketbol Federasyonu (TBF) yönetim kurulu üyeleri, Basketbol Super Ligi Direktörü Samer Şenbayrak ile takım temsilcileri katıldı. TBF Asbaşkanı Efe Aydan, törende yaptığı konuşmada, Spor Toto Basketbol Ligi'nde mücadelenin üst seviyede olduğunu belirterek, "Basketbol otoriteleri geçen sezon ligimizi 'en değerli lig' olarak değerlendirdi. Önumuzdeki sezon da aynı güzellikte, aynı çekişme içerisinde ve herkesi tatmin eden bir lig olmasını diliyorum. Yeni sezon tüm spor camiasına ve siz değerli kulüplerimize hayırlı olsun" dedi. Samer Şenbayrak da ligin kalitesinin her geçen yıl arttığını vurgulayarak, "Yeni sezonda da tüm paydaşlarımızla çok önemli başarılara imza atacağımıza inanıyorum." ifadesini kullandı. Ligde normal sezon 8 Ekim'de start alacak ve ilk 8 takım play-off oynama hakkı kazanacak. Ligin ilk derbisi, 6. haftada Fenerbahçe ile Galatasaray Odeabank arasında, Ülker Sports Arena'da oynanacak.
Milliyet

Brezilya'da düzenlenecek olan 2016 Rio Olimpiyatları için geri sayım devam ederken, Türkiye'nin son kafilesi de Rio de Janeiro'ya ulaştı. Rio'ya giden ilk kafilede olan Basketbol Kadın A Milli Takımı ise Fransa ile olimpiyatlarda oynayacağı ilk maçın hazırlıklarını sürdürüyor. Potanın Perileri Fransa maçı öncesinde İspanya ile yaptığı hazırlık karşılaşmasını 71-66 kazandı. Karşılaşmaya Işıl, Birsel, Bahar, Sanders ve Nevriye 5'iyle başlayan Ay-Yıldızlı ekip, ilk yarıyı 37-35 önde kapattı. 3'üncü periyot 48- 48'lik beraberlikle sonuçlandı. Ancak son periyotta oyuna ağırlığını koyan A Milli Takımımız müsabakayı güçlü rakibi karşısında 5 sayı farkla 71-66 kazanmayı bildi.
Star

Galatasaray Eren Derdiyok transferini sonunda bitirdi. Sarı-Kırmızılılar'ın Umut Bulut ve Ryon Donk'n yanı sıra 1.2 milyon euroluk teklifini kabul etmeyen Kasımpaşa kulübünün sahibi Turgay Ciner ile bir araya gelen Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Eren için 4 milyon euro bonservis bedeli ödemeyi kabul edince transfer bitti. Eren'in 5 Ağustos Cuma günü kendisini Sarı-Kırmızılı renklere bağlayacak 3 yıllık sözleşmeyi imzalayacağı bildirildi. Her iki kulübün de en yetkili kişileri tarafından bitirilen transferin mali detayları bugün her iki kulüp tarafından da kamuoyuyla paylaşılacak. Takasta adı geçen Donk ve Umut Bulut'un ise transferi ayrı yapılacak. K.Paşa her iki futbolcuyu Eren transferinden bağımsız olarak gerçekleştirecek. Lacivert-Beyazlılar'ın Umut Bulut'a yıllık 500 bin euroluk teklifi milli golcü tarafından komik bulunarak reddedildi. G.Saray'dan yıllık 1.8 milyon euro alan Umut'un menajeri Ali Egesel'in 2 yıllık teklif için futbolcusunu ikna etmeye çalıştığı, eğer ücretin bir kısmı G.Saray tarafından verilirse bu transferin bitebileceği bildirildi.
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme