6 Ağustos 2016 Cumartesi

06.08.2016 Genel Gündem

06.08.2016

GÜNDEM

Kumpasın Başındaydı
Darbe girişimi soruşturmasında 9 gün gözaltında kaldıktan sonra tutuklanan eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'nun mahkemedeki ifadesinin detayları ortaya çıktı. 7 Şubat 2012'de MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın terör örgütü KCK soruşturması kapsamında ifadeye çağrılmasını 'kumpas' olarak değerlendiren Mutlu, "Ben bu kumpasın başında Ali Fuat Yılmazer'in olduğunu biliyordum, zaten onu da görevden aldık" dedi. Mutlu'nun ifadesi özetle şöyle: Hatırladığım en önemli değişiklik orada bu kumpas girişiminin başında İl Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer ile ilgili bir değişiklik yaptık. Bize söylenen bu kumpası yürüten kişinin Ali Fuat Yılmazer olduğu bilgisiydi. Bu nedenle il müdür yardımcılığı görevinden kendisini bir gece onayı ile aldık. Bunun ekinde de il emniyet müdürümüz Hüseyin Çapkın'ı ekinde getirmiş olduğu bu atamalara ilişkin oluru verdim. Ben bu kumpasın başında Ali Fuat Yılmazer olduğunu biliyordum, zaten onu da görevden aldık. Bana emniyette sorulan bu atamaların 17-25 Aralık kumpas soruşturma dosyaları ile Selam Tevhid Kumpas soruşturmalarının devam etmesini ve sızmamasının sağlanmasına yönelik olarak böyle bir kasıtla hareket etmedim. Bu iddiayı kabul etmiyorum. Böyle bir kumpası bilseydim, 17-25 Aralık hukuk darbesi ve Selam Tevhid soruşturmalarını açığa çıkartmamak gibi bir amaçla yapıldığını bilseydim zaten gereğini o vakit yapardım. 17 Temmuz 2016'da açığa alındım. Açıkcası böyle bir şeyi hiçbir zaman beklemiyordum. Çünkü açığa alınma gerekçemizi oluşturan suç yapılanmaları ile hiçbir şekilde hayatım boyunca irtibatım olmamıştır. Meslek hayatımı şerefle, bu devlete ve aziz millete, onun birliğine, refahına, milli egemenliğimizin muhafazasına ve ülkemizin yüksek idealine bağlı olarak yerine getirmeye çalıştım. Merkez Valisi olduğum gün de en ufak bir yüksünme küsme olmamıştır. Soruşturulursunuz tekrar göreve iade edilirsiniz, bunların hepsini memuriyet içerisinde kabul edebilirim. Ama 246 vatan evladının şehadetine, 2 bin 500'e yakın insanımızın yaralanmasına ve milli irademize silah çekilmesine sebebiyet veren ihtilal kalkışmasının ardından iki gün sonra açığa alınmayı bin yıl ömrüm olsa bin yıl boyunca reddederim. FETÖ terör örgütü ve bütün terör örgütleri ile 17 yaşımdan beri mücadele ediyorum. Bir tek cemaatim var ümmetim, bir tek önderim var peygamberimdir. Bunun dışında önder ve cemaat tanımam beni bu şerefsizlerin arkasında takıp cuntacılarla birlikte yargılanmayı asla kabul etmiyorum.
Hürriyet

İnceleme Zaman Alacak
ABD Adalet Bakanlığı Sözcüsü Peter Carr, Fethullah Gülen'in Türkiye'ye iadesiyle ilgili kendilerine çeşitli sayıda dosyanın ulaştığını ve bu belgeleri incelemeye aldıklarını söyledi. Carr yaptığı açıklamada, "Türkiye'nin gönderdiği dosyalar elimizde. Şu anda inceliyoruz. Bu konuda henüz bir sonuca varılmadı" dedi. Carr, "1979'da ABD ile Türkiye arasında imzalanan anlaşmaya göre tutukluların karşıklı iadesine karar verilmişti. Biz de bu anlaşmaya bağlı kalacağız" diye konuştu. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner da günlük basın toplantısında, Gülen'in iadesiyle ilgili kendilerine çeşitli sayıda dosyanın ulaştığını ve ABD Adalet Bakanlığı'nın bu belgeleri incelediğini kaydetti. Belgelerin incelenmesinin zaman alacağına dikkati çeken Toner, "Şu anda benim anladığım kadarıyla Adalet Bakanlığı kendilerine iletilen bu belgelerin resmi iade isteği şartlarıyla örtüşüp örtüşmediğini anlamaya çalışıyor" ifadelerini kullandı. ABD'deki bazı siyasi uzmanlar ise Gülen'in davasının siyasi bir dava olduğu ve 1979'daki anlaşmayı kapsamadığını yorumunu yapıyor.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 129,0524-129,3686       
ABD Doları 3,0027-3,0092/ Euro3,3309-3,3374/ İngilizSterlini 3,9233-3,9233 

Ekonomide Gözler St. Petersburg'da
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindeki heyet, Rusya ve Türkiye arasında yaşanan uçak krizinden sonra temaslarda bulunmak, uluslararası gündemi değerlendirmek ve normalleşme sürecini pekiştirmek için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmek üzere 9 Ağustos tarihinde St. Petersburg şehrine hareket edecek. Ekonomi camiasında, başta enerji ve turizm sektörlerinde gözler bu görüşmeye çevrilmiş durumda. Enerji çevrelerinden edindiğimiz bilgilere göre, iki liderin zirvesinde başta Türk Akımı olmak üzere enerji projeleri de gündeme gelecek. Hatta Türk Akımı projesinde yeni bir mutabakat zaptının imzalanması da ihtimaller arasında. Ayrıca, Akkuyu nükleer santral projesindeki çalışmaların, St. Petersburg zirvesinin ardından hızlanması bekleniyor. Diğer yandan, özel sektör temsilcilerinden edindiğimiz bilgilere göre, Türkiye'nin Rusya'dan doğalgaz alım kontratlarında bazı değişiklikler de gündeme gelebilir. Bazı grupların, gaz ithalat şirketlerindeki ortaklıklarına son verilebileceği kaydediliyor. Bosphorus Gaz, Enerco Enerji, Batı Hattı, Kibar Enerji, Avrasya Gaz ve Shell Enerji, Rusya ile yapılan anlaşma doğrultusunda yıllık 10 milyar metreküp doğalgaz ithal ediyor. Karadeniz altından geçerek, Rusya'dan Türkiye'ye doğalgaz nakli için boru hattı inşasını öngören Türk Akımı projesi, daha önce taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı için rafa kaldırılmıştı. Proje, doğalgazın, Türkiye üzerinden de Avrupa'ya taşınmasını öngörüyor. Böylece Rusya, Avrupa'ya doğalgaz ihracatında Ukrayna'yı by-pass edebilecek. Türk Akımı'na yönelik ilk tartışma, Rusların gazdaki yüzde 10.25'lik indirimi, projenin onayı için pazarlık unsuru olarak masaya getirmesiyle başladı. Rusya'nın, indirimi yürürlüğe koymayıp pazarlıkta diretmesiyle projede anlaşma sağlanamamış, Türk hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesinin ardından iki ülke yetkilileri projedeki görüşmelerin durdurulduğuna dair açıklamalarda bulunmuştu. Son olarak Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türk Akımı ve Akkuyu nükleer santralinde çalışmaların tekrar başlaması için siyasi karar alındığını söyledi. Reuters ajansı, ismini açıklamadığı diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberinde ise Türk Akımı'nın hayata geçirilmesi halinde Ukrayna'nın Avrupa'ya doğalgaz transitinde by-pass edilecek olmasının AB'de rahatsızlık konusu olduğunu yazdı. Türkiye, eğer proje hayata geçerse Karadeniz'in altından geçecek yeni bir hatla yıllık 15.7 milyar metreküp doğalgaz almayı hedefliyor. İnşa edilmesi planlanan ikinci hatla ise Türkiye üzerinden Yunanistan aracılığı ile Güney Avrupa'ya gaz taşıması planlanıyor.
Hürriyet

E-Devlet'te Kullanıcı Sayısı 28.5 Milyon
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, e-Devlet Kapısı'nın 22 hizmetle başlayan yolculuğuna bugün 28.5 milyona yakın kayıtlı kullanıcı, 1532 entegre elektronik hizmetle devam ettiğini belirterek, "e-Devlet ile ülkemizde bürokrasi 'tuş' oldu" dedi. Arslan, "e-Devlet Kapısı zamandan tasarruf sağlayarak, vatandaşların yaşam kalitesini ve devlet memnuniyetini de artırıyor" diye konuştu. Arslan, 15 yaşını doldurmuş kişilere hizmet sunulduğu dikkate alındığında Türkiye'nin nüfusunun yaklaşık yüzde 50'sinin şimdiden e-Devlet Kapısı kullanıcısı olduğunu dile getirdi. Her ay yaklaşık 30 milyon defa giriş yapılan e-Devlet Kapısı ile vatandaşların devletle olan işlerini bilgisayarının ya da telefonunun başında yapar hale geldiğine işaret eden Arslan, "Tüm hizmetlerin ülkemize ve vatandaşa sağladığı yarar yılda milyarlarca lirayı buluyor" dedi. Bakan Arslan, Türksat tarafından geliştirilen yeni uygulamayla artık vatandaşların, e-Devlet Kapısı şifresini PTT şubelerinden zarf yerine SMS ile alabileceklerini, cep telefonu olmayan vatandaşlara e-Devlet Kapısı şifrelerinin zarf ile verilmeye devam edileceğini söyledi.
Milliyet

Özel Sektöre De Sızdılar Gerekli Adımlar Atılıyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, doğrudan milleti hedef alan Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) özel sektörün de içine sızdığını belirterek kamu kurumlarında olduğu gibi özel sektörde de gerekli adımların atıldığını söyledi. Albayrak, Azerbaycan devlet enerji şirketi SOCAR'ın Başkanı Rövnak Abdullayev ile SOCAR Türkiye ve Petkim Yönetim Kurulu Başkanı Vagıf Aliyev'i kabul etti. Görüşmede, SOCAR'ın Türkiye'de devam eden yatırımları ve hedefleri değerlendirildi. Görüşmede 15 Temmuz darbe girişimi süreci ve sonrasında yaşanan gelişmeler de ele alındı. Albayrak, güçlü işbirliği ve Türk ekonomisine yaptığı katkılar nedeniyle SOCAR'a desteklerinin devam edeceğini vurguladı. SOCAR'ın Türkiye'deki yatırımlarının yanı sıra, yaşanan tüm süreçlerde Türk milletinin yanında yer almasından duyduğu memnuniyete dikkati çeken Albayrak" 18 milyar dolarlık yatırımı ile Türkiye'deki en önemli yatırımcılardan biri olan SOCAR'ın yaşanılan süreçte yanımızda olduklarını, Türk milletine ve ekonomisine güvendiklerini görmek bizim için oldukça önemliydi. TANAP gibi ortak stratejik projelerimiz, Türkiye'nin diğer projeleri gibi, akamete uğramadan devam ediyor" dedi. Bakan Albayrak, SOCAR'ın önemli yatırımlarından Petkim'de FETÖ'ye karşı yapılan operasyonlara değinerek, şunları kaydetti: "Her yapının içine sızdıkları gibi özel sektörün de içine maalesef sızdılar. Doğrudan milleti hedef alan bu terör örgütüne karşı tüm kamu kurumlarında olduğu gibi özel sektörde de gerekli adımlar atılmaktadır, tedbirler alınmaktadır. Petkim'in Aliağa yerleşkesinde yapılan incelemeler de bu kapsamda atılan adımlardandır. Doğrudan SOCAR ile bir ilgisi olmadığı gibi, buradaki yetkililer de güvenlik güçlerimizle işbirliği içinde olmuşlardır." Albayrak, Azeri yetkililere FETÖ'ye karşı hassasiyetlerinden ötürü de teşekkür etti. Görüşmede işbirliğinin bu alanda da güçlü bir şekilde devam etmesi noktasında mutabık kalındığı belirtildi.
Star

İstanbul Altın Saklamada Londra'ya Rakip Olacak
Borsa İstanbul Yönetim Kurulu (BİST) Başkanı Himmet Karadağ, İstanbul'un dünya için ticari önemini arttıran bir binası olacağını söyledi. Merkez Bankası'nın zorunlu karşılık için kabul ettiği altınları Londra'ya verdiğini belirten Karadağ, Türkiye'nin altın rezerv miktarını arttırmak için yapılması planlanan çalışmaları şöyle anlattı: "Halihazırda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın altın rezervleri 479 ton civarında. Bu altınların ne kadar fazlasını Türkiye'de saklayabiliriz diye Merkez Bankası ile yakın çalışma içerisindeyiz. Önemli olan, piyasaların güvenini maksimum düzeyde tutabilmek. Bu konuda yatırımlarımız devam ediyor. Kuyumcukent taraflarında hem saklamanın hem fiziki anlamda koşullarının iyileştirildiği binamız yakın zamanda devreye girecek. Saklama kapasitemizi önümüzdeki dönemde ciddi miktarda artıracağız. Mevcut kapasite 10'a katlanacak" Kapasitenin. 1.600 ton altın ve gümüş saklamaya uygun olacağını anlatan Karadağ "Fiziken kapasiteyi artırdıktan sonra Merkez Bankası ve sektörün diğer oyuncuları ile daha rahat çalışmaya ya da daha fazla altın stokunu Türkiye'de tutabilmeyi sağlayacağız. Nasıl Londra'da diğer ülkelerin altın saklaması yapılıyorsa, bu anlamda biz de diğer ülke altınlarının saklamasına talip olacağız. Bu alanda genişleme eksenlerimiz var" dedi.
Star

Düzenli Ödeyene De Jest
Vergi borçlularından alacaklar yeniden yapılandırılırken vergilerini düzenli ödeyen mükelleflere de jest yapılacak. Bu durumdaki mükelleflere belli oranda vergi indirimi sağlanacak. Geçmişte borcunu düzenli ödeyip de zora düşen iyi niyetli mükellef için de yeni bir düzenleme yapılacak. Açıklama, Maliye Bakanı Naci Ağbal'dan geldi. Bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin kanun düzenlemelerini bir basın toplantısıyla açıklayan Naci Ağbal, vergi borçlarını tam ve zamanında düzenli bir şekilde ödeyen vatandaşa da iyilik yapılması gerektiğini dile getirerek, "Bu yasa çalışması içinde yapmadık, inşallah önümüzde aylarda yapacağımız düzenlemelerden biri de bu olacak. Vergi borçlarını düzenli bir şekilde ödeyen, geçmişe ilişkin yükümlülükleriyle ilgili herhangi bir sorunu olmayan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerimize belli bir oranda bir indirim nasıl yapabiliriz, bu çalışmayı da inşallah yapınca sizlerle paylaşacağız. Hali hazırda bu çalışmayı yapıyoruz" dedi. Maliye Bakanı Naci Ağbal, yasadan yararlanmak için Ekim sonunun beklenmemesini istedi. Önümüzdeki dönemde vergi incelemelerinin artacağını ve çok daha profesyonel olarak yapılacağı uyarısında bulunan Ağbal, yeniden yapılandırma kapsamındaki borçların kredi kartlarıyla da ödenebileceğine dikkat çekti.
Vatan

Ekonomiye Güvendi
Darbe girişimi sonrası Türkiye'nin kredi notunu negatif izlemeye alan uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, S&P gibi aceleci davranmadı. Moody's, piyasaların beklentilerine paralel Türkiye'nin not değerlendirmesini pas geçti. Darbe girişiminin ardından Türkiye'nin kredi notunu ve not görünümünü "negatif" izlemeye alan kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, bu durumun Türkiye üzerindeki etkilerini izlemeye devam edeceğini belirtti. Ancak Moody's, başarısız darbe girişimi sonrasında Türkiye'deki zorlukları alevleneceğini uyarısında bulundu. Moody's'in bu kararında ekonomi kurmaylarının tam saha presi etkili oldu. Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan ve Maliye Bakanı Naci Ağbal, bu hafta Moody's yetkilileriyle zirve yaparak, yapıcı ve olumlu görüşmelerin geçtiğini açıklamıştı. Moody's darbenin orta vadeli etkilerini şu konularda değerlendireceğini kaydetti: Türkiye'nin politika yapıcı kurumlarını ve iş ortamını Olası şokları absorbe edecek dış tamponları, Türkiye'nin yüksek derecede bağlı olduğu zarar görmüş yatırımcı beklentisi Büyüme beklentileri Moody's, Türkiye'nin kredi notu değerlendirmesinin 18 Temmuz'dan itibaren 90 gün içerisinde sonuçlanacağını bildirmişti. Moody's, "Eğer Türkiye ekonomisi, kurumları, dışsal pozisyonu artan politik riskten kaynaklı baskıya karşı durabilir, güven ve büyümeyi koruyabilirse, ekonomik reformlarını artırabilir, döviz rezervi ve ödemeler dengesinde daha fazla bozulmanın önüne geçebilirse, Moody's Türkiye'nin 'Baa3' olan kredi notunu teyit etmeyi değerlendirebilir" ifadelerine yer vermişti.
Vatan

'Faiz Nasıl % 9'a İner' Buluşması
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konut alımlarında faiz oranlarının yıllık 9'a doğru çekilmesi yönündeki çağrısının ardından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve bankacılar dün İstanbul'da toplandı. Sektördeki en büyük bankalar ile Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) yöneticileri, BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben başkanlığında bir araya geldi. Vatandaşlar ve hükümetin gösterdiği milli duruş ve seferberliği bankalardan da beklediklerini ifade eden Akben, "Bireysel tarafta, konut tarafında, şirketlerin kredilerle desteklenmesini, faizler konusunda aşağı doğru bir yönün olmasını bekliyoruz. Bunları da konuşup değerlendireceğiz" dedi. Halkbank Genel Müdürü Ali Fuat Taşkesenlioğlu'nun "Kredi kartı taksit sayısının 9'dan 12'ye, belki 14'e yükseltilmesi mümkün olabilir. Tüketici kredilerinde 36 ay olan vade süresi biraz daha uzatılabilir. Bunlar ekonomide hareketlilik sağlayabilir. Tabii bunlar bir duyuma dayalı değil. Bizim bankacılık sektörü olarak beklentilerimiz bu yönde" şeklindeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine de Akben, şunları kaydetti: "Makroekonomik dengeleri de göz önüne alarak bu konuya da bir çözüm bulma konusunda rakamları çalışmamız lazım. Konuyu Merkez Bankası ile birlikte çalışacağız. Çalıştıktan sonra bu konuyu hükümetin gündemine getireceğiz. Bu konuda bir takvim vermek doğru olmaz."
Vatan

DÜNYA

Toner: 'Abd İddiası Saçmalık'
ABD Dışişleri Sözcüsü Mark Toner günlük basın brifinginde bir gazetecinin "Türkiye'de hemen hemen herkes, ABD'nin darbeyle bir ilişkisi olduğunu düşünüyor" yorumu üzerine "Bu tamamen saçmalık. Böylesine bir olayda, bir sürü komplo teorisinin oluşacağının, suçlamaların havada uçuşacağının bilincindeyiz. Fakat ABD'nin herhangi bir şekilde, NATO'nun büyük bir müttefiki olan ülkenin hükümetini devirme teşebbüsünde parmağı olduğunu öne sürmek, saçmalıktan ibaret" dedi. Toner, Türkiye'den gelen Gülen'in iadesiyle ilgili belgelerin de Adalet Bakanlığı'nda değerlendirildiğini belirtti. Öte yandan ABD Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, ABD'li yetkililerin delillerden ikna olmadıkları için Washington'un Fetullah Gülen'i iade etmesinin beklenmediğini ve Türk yetkililerin tehdit açıklamalarından rahatsız olduklarını yazdı.
Hürriyet

Gülen'in İadesi İçin Dosyalar İnceleniyor
ABD Dışişleri Bakanlığı, Fethullah Gülen'in iadesiyle ilgili kendilerine çeşitli sayıda dosyanın ulaştığını ve ABD Adalet Bakanlığının bu belgelerin resmi iade isteği şartlarıyla örtüşüp örtüşmediğini anlamaya çalıştığını bildirdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, günlük basın toplantısında, Türkiye'de FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimini organize eden FETÖ elebaşı Gülen'in iadesine ilişkin konuştu. Toner, Türkiye'nin kendilerine çeşitli sayıda belgeler sunduğunu belirterek, halen bu belgeler üzerine çalıştıklarını söyledi. Belgelerin incelenmesinin zaman alacağına dikkati çeken Mark Toner, "Şu anda benim anladığım kadarıyla Adalet Bakanlığı kendilerine iletilen bu belgelerin resmi iade isteği şartlarıyla örtüşüp örtüşmediğini anlamaya çalışıyor" dedi. Toner, ABD Dışişleri Bakanlığına konuya ilişkin Türkiye'den daha önce belgeler ulaştığını, fakat bu belgelerin resmi iade isteği şartlarıyla örtüşmediğini Türk makamlarına ilettiklerini ve daha sonra kendilerine Türk hükümeti tarafından yeni belgeler ulaştığını belirtti. Mark Toner, "Şu anda inceliyoruz. (ABD Adalet Bakanlığı) Tam isteğin olup olmadığını anlamaya çalışıyorlar ve bu konuda bir sonuca henüz varılmadı" diye konuştu.
Türkiye

Esad'ın Askerleri Halep'ten Çıkarılacak
Suriyeli muhalifler, rejimin kuşatması altındaki bölgelere ulaşmak için Halep'in güneyinde başlattığı operasyonunun beşinci gününde bir köy ile bir tepenin kontrolünü ele geçirdi. Fetih Ordusu'nun (Ceyş el-Feth) saha komutanlarından Huzeyfe Binnişi, "Amiriye köyü ve Cemiyet tepeleri çevresinde şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Rus ve rejime ait uçakların muhalif bölgeleri havadan bombalamasını engellemek amacıyla uçakların görüş mesafesini karartmak için lastik yakıyoruz. Birinci hedefimiz kent üzerindeki kuşatmayı kırmak, ikinci hedefimiz ise Halep'i rejimden tamamen kurtarmaktır" dedi.
Türkiye

Işid, Irak'ta 3 Bin Sivili Ele Geçirdi!
Birleşmiş Milletler Müşteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), IŞİD'in Irak'ta ülke içinde göç eden 3 bin sivili ele geçirerek esir aldığını açıkladı. BMMYK tarafından dün açıklanan raporda, Irak'ın Havice bölgesinden Kerkük'e göç etmeye çalışan kişilerden 12'sinin IŞİD tarafından öldürülmüş olabileceği belirtiliyor. Sahadaki kaynaklardan alınan bilgilere dayanan BMMYK raporunda, olayın tam olarak doğrulanmaya çalışıldığı açıkladı. ABD liderliğinde IŞİD'e karşı kurulan koalisyonun hava saldırıları nedeniyle oldukça zayıflayan IŞİD'in ele geçirdiği sivilleri hava saldırılarına karşı 'kalkan' olarak kullandığı biliniyor. IŞİD'in Irak'ın kuzeyi ve batısında büyük toprak kazanımı sağladığı 2014 senesinde ele geçirdiği binlerce sivilin önemli bir kısmının hâlâ örgütün elinde olduğu, esirlerin ya köle ticaretinde satıldığı ya da örgüte bağlı çocuk askerler yetiştirmek için kullanıldığı biliniyor. BM İnsan Hakları Konseyi tarafından oluşturulan araştırma komisyonu ise hafta içinde IŞİD'in Irak'ta yaşayan Ezidi azınlığa yönelik 'soykırım' işlemeye devam ettiğini açıklamıştı. Cenevre'de yapılan açıklamada, Irak'ın Sincar bölgesindeki Ezidilere yapılan katliam sonrası Suriye'ye kaçırılan Ezidilerin ağır insan hakları ihlallerine maruz kaldığı, örgütün halihazırda 3 bin 200 Ezidi'yi elinde tuttuğu belirtildi. ABD Başkanı Barack Obama, IŞİD ile mücadeleyi görüşmek üzere ABD Savunma Bakanlığı'nda Ulusal Güvenlik Konseyi üyeleri ile bir araya geldi. Toplantının ardından basın toplantısı düzenleyen Obama, IŞİD'in Suriye ve Irak'ta elindeki alanları yitirmesinin örgütü taktik değişikliğine ittiğini belirterek, IŞİD'in ABD'nin de aralarında bulunduğu dünya genelindeki ülkelerde büyük çaplı terör eylemlerine yöneldiğini vurguladı. Başkan Obama, IŞİD'i kalıcı olarak yok etmek için Suriye'deki kaosu bitirmek gerektiğini ifade etti. Suriye rejiminin çatışmaların durdurulması anlaşmasını ihlal etmeye devam ettiğine değinen Obama, Rusya'nın Suriye'deki eylemlerinin de Moskova yönetiminin bu ülkedeki niyetlerine dair soru işaretleri oluşturduğunu söyledi.
Milliyet

Çavuşoğlu: John Kerry 24 Ağustos'ta Geliyor
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 15 Temmuz'daki başarısız darbe girişiminin ardından Avrupa Birliği'nin (AB) yaklaşımı ve AB Komisyon Başkanı Jean Claude Juncker'in açıklamaları hakkında, 'AB'nin son 10 yılda Avrupa halklarının ve çevresinin sorunlarına karşı yetersiz kaldığını' belirtti. Avrupa ülkelerinin çoğunda medyanın özgür olmadığını belirten Çavuşoğlu, "Hele hele Almanya'da hiç özgür değildir. Tamamen, sağ- sol ve değişik görüşlerdeki gazetelere bakın. Aynı manşetler ve aynı başlıklar. Bunlar tamamen bir kontrol mekanizmasından idare ediliyor. Çok iddialı bir şey söylüyorum ama doğru. Hiçbir zaman bir araya gelmeyen gazetelerin bile Türkiye ve Cumhurbaşkanımız konusunda aynı kelimeler ve cümlelerle başlık atmaları ve haber yapmaları tesadüf değildir" dedi. Fethullah Gülen'in iadesi konusunda, 'Türkiye'nin talep ve beklentilerinin hem kamuoyu hem de ABD'ye iletildiğini ve gerekli çalışmaların yapıldığını' söyledi. Çavuşoğlu, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'in 24 Ağustos'ta Türkiye'ye geleceğini belirterek, Kerry'in 24-25 Ağustos'ta Türkiye resmi ziyarette bulunmak istediğini, bunun da olumlu karşılandığını dile getirdi. Soru üzerine Çavuşoğlu, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın ne zaman geleceği konusunda henüz teyit olmadığını kaydetti. Gülen'i ABD'den istediklerini anımsatan Çavuşoğlu, "Şimdi Amerika'dan bir uzman grup gelecek, sonra Dışişleri Bakanı gelecek. Daha sonra biz de Adalet Bakanımızla dosyalar hazırlandıktan sonra ABD'ye gideceğiz. ABD'den beklentimiz, terörist başını Türkiye'ye vermesidir, verecektir" diye konuştu. Çavuşoğlu, yurtdışına kaçan bazı savcıların da iadesi için çalışma yapıldığını dile getirdi.
Milliyet

Belçika'da Türk Başkana Şarbonlu Tehdit
Brüksel'in 19 ilçesinden Saint-Josse Belediye Başkanı Emir Kır'a içinde tehdit notu ile beyaz toz bulunan mektup gönderildi. Mektuptaki tozda şarbon bakterisi olması ihtimaline karşın belediye binasının bir kısmı tahliye edildi ve mektubun açıldığı oda karantinaya alındı. Mektupla temas eden belediye çalışanları ise hastaneye sevk edildi. Polis, tozun mahiyetini ve tehdit içeren notun yer aldığı mektubu kimin gönderdiğini tespit etmek için çalışma başlattı. Kır, mektubun, ırkçılığın yoğunlaştığı bir dönemde gelmesine dikkati çekerek, "Bunu kınıyorum. Avrupa'da Türkofobi döneminden geçiyoruz" dedi. Polisten araştırmalarını istediğini ve bir netice çıkmasını umut ettiğini kaydeden Kır, "Belçika belediye başkanı olmuşum ama hala kökenimin sorun olması beni üzüyor" diye konuştu. Tehdit mektubundaki Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ilişkin ifadeye tepki gösteren Kır, "Tamamen demokratik yollardan seçilmiş olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı, Nazi lideri Adolf Hitler gibi bir diktatörle kıyaslamak ağza bile alınmaması gereken bir şey" değerlendirmesini yaptı.
Vatan

POLİTİKA

Anlaştık
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile darbe girişiminin ardından Türkiye'yi ziyaret eden ilk Cumhurbaşkanı olan Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, ortak basın toplantısı yaparak Kazakistan'daki FETÖ okullarıyla ilgili atılacak adımlar konusunda anlaşma sağlandığını açıkladı. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda resmi törenle karşıladığı Nazarbayev'e "Aziz kardeşim, aksakalımız" diye hitap eden Erdoğan, özetle şunları söyledi: Sayın Nazarbayev hain girişim sonrası Türkiye'ye ilk ziyaret eden, milletimizle dayanışmasını açık ve net şekilde ortaya koyan ilk devlet başkanıdır. Şüphesiz bu dönemler gerçek, hasbi, kara gün dostlarıyla diğerlerinin ayrıştığı dönemleridir. Bu ziyaret ile vücut bulan bu kardeşliği asla unutmayacağız. Bir Kazak atasözünün dediği gibi 'Kötü yiğit kendini düşünür. İyi yiğit dostunu düşünür.' 15 Temmuz sonrasında yapılan bu ziyaret, Kazakistan'ın, Türk dünyasının Aksakalı Nazarabayev'in, bu ülkeyi ve milleti düşünen bir kara gün dostu olduğunu ortaya koymuştur. Bu darbe girişimi FETÖ'nün karanlık yüzünü, sinsi planlarını ve asıl niyetini ifşa etmiştir. Bu terör örgütü, sadece milletimize değil, iyi niyetlerini istismar ettiği rahmetli Özal'a, rahmetli Demirel'e de ihanet etmiştir. FETÖ, varlık gösterdiği tüm ülkelere tehdit teşkil ediyor. Açıkçası bizim yüreğimiz yanıyor, bizim yaşadığımız acıları, ihaneti, hayal kırıklığını kardeşlerimiz, dostlarımız yaşamasın istiyoruz. Örgütün ipliğini pazara çıkarmaya kararlıyız. Mücadelemizi hem yurtiçinde hem de yurtdışında kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Dost bildiğimiz, kardeş gördüğümüz tüm ülkeler nezdinde de bu endişelerimizi dile getireceğiz. Kazakistan'daki FETÖ okullarıyla alakalı görüşmemizi yaptık. Bizim Maarif Vakfı, Kazakistan Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşmelerini yapacak. Değerli aksakalımızın şu ifadesi çok çok önemli geldi. 'Türkiye'ye düşman olan bize de düşmandır' ifadesi. Bugün bize yarın başka yerde de aynı şeyi bunlar yapabilirler. Cibiliyetlerinin, karakterlerinin gereği bu. Kazakistan'da 33 okulları var, tüm listeyi kendilerine takdim ettik. Maarif Vakfı ile Kazakistan Milli Eğitim Bakanlığı'nın müşterek çalışmasıyla inşallah Kazakistan'da bu adım atılmış olacak.
Hürriyet

Dombra Çalınmasın
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı'nın ilk davetinin ardından yarın Yenikapı'da yapılacak 'Demokrasi ve Şehitler Mitingi'ne bir heyet gönderme kararı almıştı. Başbakan Binali Yıldırım'ın bizzat aradığı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin mitinge katılacağını açıklamasının ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Kılıçdaroğlu'nu da mitingte görmek isterim" diyerek davetini yineledi. Başbakan Yıldırım önceki gün Kılıçdaroğlu'nu arayarak davet etti. Kılıçdaroğlu, dün MYK'yı olağanüstü toplayarak kurmaylarıyla konuyu yeniden değerlendirdi. Hürriyet'in edindiği bilgiye göre kurmaylar, parti örgütünden mitinge katılım olması yönünde ısrar olduğunu ifade etti. Miting alanının Atatürk posterleri ve bayraklarla donatılmasının önemli bir gösterge olduğunu kaydeden kurmaylar, Kılıçdaroğlu'nun olumlu yanıt vermesinin uygun olacağı görüşünü savundu. Toplantıda, Kılıçdaroğlu'nun, Başbakan'ı arayarak, "CHP, mitingin düzenlenmesi için oluşturulan sekreteryada aktif görev almalı, meydanda Atatürk vurgusu yapılmalı, parti bayrağı olmamalı ve platformda dev Atatürk portresi bulunmalı, parti müzikleri çalınmadığı gibi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın seçimde kulandığı Dombra da çalınmamalı, konuşmacılara eşit sürede söz hakkı tanınmalı" taleplerini iletmesi kararlaştırıldı. Kılıçdaroğlu'nun mitinge katılma kararını ve MYK'da ele alınan koşulları Başbakan Yıldırım'ı dün arayarak ilettiği belirtildi. Kılıçdaroğlu'nun MYK'da özetle şu değerlendirmeyi yaptığı öğrenildi: "Katılırız ve kendimizi orada anlatırız. Hukukun üstünlüğü, demokrasi ve darbecilerden hukuk içinde hesap sorulmasının yanı sıra parlamenter sistemin bu ülke için öneminin bu meydanda dile getirilmesi lazım. Demokrasiye olan bağlılığımız, hukukun üstünlüğüne olan ihtiyaç ve inancımız, şehitlerimize duyduğumuz sonsuz saygı sebebiyle verdiğimiz kararlarda, kararlılığımız devam etmektedir. Parti örgütlerinden de mitinge katılmamız için çağrı geldi. Sosyal demokrat bir parti olarak, ülkemizin ihtiyacı olan uzlaşma kültürünün yerleşmesi için bizim öncü olmamız gerekiyor. Bu, bir ülke meselesidir. HDP'nin son bir yıldır izlediği siyaset beni de rahatsız ediyor. Ama HDP'nin bu mitinge davet edilmemesi, temsil ettiği kitle için duygusal kopuş yaratabilir. HDP'nin temsil ettiği kitle, kendini ötekileştirilmiş hissedebilir. Hem 'uzlaşı' denilecek, hem de en zayıf anımızda böyle davranılacak. Bu doğru değil."
Hürriyet

Provokasyonlara Dikkat Edilecek
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, tüm teşkilatlara 7 Ağustos'ta İstanbul Yenikapı'da düzenlenecek mitingle ilgili genelge gönderdi. Genelgede "7 Ağustos Demokrasi ve Şehitler Mitingi'nde olası provokasyonlara, tahrik ve tacizlere dikkat edilecek, hiçbir tartışma ve kavganın içinde yer alınmayacaktır" denildi. MHP'nin 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsüne ilk andan itibaren karşı geldiğini ve korkusuzca direndiğini belirten Bahçeli, aldığı davet gereğince 7 Ağustos'ta İstanbul Yenikapı'da olacaklarını kaydetti. MHP lideri'nin partilileri provokasyona karşı uyardığı genelgede şunlar kaydedildi: "7 Ağustos Demokrasi ve Şehitler Mitingi'nde olası provokasyonlara, tahrik ve tacizlere dikkat edilecek, hiçbir tartışma ve kavganın içinde yer alınmayacaktır. İstanbul Yenikapı'da yapılacak miting partiler üstü bir anlayış ve fedakârlığın tezahürüdür. Bu itibarla parti bayrak, flama ve dövizlerin alana getirilmemesi, siyasi sloganların atılmaması, yalnızca Türk bayrağının kullanımı, müşterek söz ve çağrıların seslendirilmesi sağlanacaktır. Herhangi bir olay, taşkınlık, gerginlik karşısında sağduyulu ve vakur hareket edilecek, sataşma ve saldırı ihtimalleri karşısında güvenlik güçleri gecikmeksizin haberdar edilecektir. 7 Ağustos'ta teşkilat yöneticilerimiz mitingin düzen ve denge içinde yapılması konusunda özenli ve duyarlı davranacaklar, kardeşlik ve milli ruhun beklentilerini sadakatle ifa ve ifade edeceklerdir. Her dava arkadaşım, milletimin her güzel insanı, 7 Ağustos'ta Türkiye'nin şeref ve itibarına yakışır ve yaraşır şekilde, el ele, gönül gönüle milli kaynaşmanın ve kaderdaşlığın emsalsiz örneğini sergileyeceklerdir. Ağustos'u gölgelemeye, karartmaya, mana ve muhtevasından koparmaya çalışanlara izin ve fırsat verilmeyecektir. Siyasi ayrım gözetmeksizin her kardeşimizle, her arkadaşımızla, her vatandaşımızla tam bir gönül seferberliği içinde kalınacak, kucaklaşma sağlanacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatları, 7 Ağustos günü, miting meydanına intikalden ayrılış anı da dahil olmak üzere, her aşamada çok titiz, saygılı ve tedbirli olmakla mükelleftir. Buna uymayan kim olursa olsun derhal uyarılacak, lazım gelen önlemler alınacaktır."
Milliyet

Karargâha 'Geçmiş Olsun' Ziyareti
Başbakan Binali Yıldırım, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından ilk kez Genelkurmay Başkanlığı'nı ziyaret etti. Yıldırım, karargâha gelişinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ümit Dündar ve Genelkurmay Genel Sekreteri Tümgeneral İrfan Özsert tarafından karşılandı. Askeri tören mangasını selamlayan Yıldırım, Genelkurmay Şeref Defteri'ni imzaladı. Karşılamanın ardından Yıldırım, Orgeneral Akar ile görüşmeye geçti. Başbakan cuma namazını da Genelkurmay karargâhında Akar'ın da aralarında bulunduğu askerlerle birlikte kıldı. Görüşme, namazın ardından öğle yemeğinde de devam etti. 2.5 saat süren görüşmede Akar'ın, önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan'a olduğu gibi Yıldırım'a da karargâhta yaşananlara ilişkin kamera kayıtlarını izlettiği ve yaşananlarla ilgili ayrıntılı bilgi verdiği öğrenildi. Yıldırım'ın Genelkurmay Başkanlığı'na girişi sırasında polis tarafından yoğun güvenlik önlemleri alındı. Genelkurmay Başkanlığı ana giriş nizamiyesinin üstünde silahlı özel harekat görevlileri yer aldı. Ayrıca karargah içinde uzaktan kumandalı silah sistemlerine sahip zırhlı araçlar bekledi. Genelkurmay karargahı, FETÖ'nün darbe girişiminde, askerlerin ilk hedeflerinden biri olmuş, başta Orgeneral Akar olmak üzere bazı komutanlar burada rehin alınmıştı. Başbakan Yıldırım, Genelkurmay ziyaretinin ardından Milli Savunma Bakanlığı'na geçti ve Bakan Fikri Işık'ı makamında ziyaret etti. Yıldırım, dün ayrıca Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan ve Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'i de kabul etti. Görmez'in Din Şurası'nın sonuç bildirgesini Yıldırım'a sunduğu ifade edildi.
Milliyet

Yıldırım'ı Görünce İkna Oldu!
Başbakan Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanlığı önünde darbeci askerlerin kullandığı tanktan düşerek ağır yaralanan Çetin Yıldız'ı Güven Hastanesi'nde ziyaret etti. Ziyarette, Yıldız'ın kendine gelir gelmez ilk olarak darbe girişiminin başarıya ulaşıp ulaşmadığını sorduğunu söyleyen yakınları, "Başarısız oldu" demelerine rağmen kendisini ikna edemediklerini Başbakan Yıldırım'a anlattı. Yaralı genç, Başbakan Yıldırım'ı karşısında görünce ikna oldu. Darbe girişiminin başarısız olduğunu söyleyen Yıldırım, Yıldız'a, "Onlara hesabını soracağız. Siz onlara en güzel cevabı verdiniz. Allah sizden razı olsun" dedi. Başbakan Yıldırım'ın ziyaretine kadar anlamlı cümle kurmakta ve hareket etmekte zorlanan yaralı gencin, dünkü ziyaret sırasında Başbakan Yıldırım'ın elini öpmesi ve onunla konuşması doktorları ve ailesini şaşırttı. Konuşma güçlüğü çeken ve sol tarafında felç riski olan Yıldız'ın sağlık durumuyla ilgili bilgi veren doktorları, çok ağır yaralanmasına rağmen Yıldız'ın yeniden sağlığına kavuşması konusunda umutlu olduklarını söylediler. Sağlık durumu iyiye giden Yıldız'ın, önümüzdeki haftalarda birkaç operasyon daha geçireceği öğrenildi.
Vatan

SPOR

Geçen sezon tarihinin en kötü dönemlerinden birini geçiren Trabzonspor, teknik direktör Ersun Yanal'ı takımın başına getirip "sil-baştan" yapmıştı. Bir yandan takımın iskeletini kurmaya çalışan Yanal, diğer yandan da yarışmacı bir ekibi yaratmanın peşindeydi. Macaristan kampında tecrübeli teknik adam umut veren açıklamalar yaptı. Önlerinde iki hedef olduğunu vurgulayan Yanal şöyle konuştu: "Süper Lig ve Türkiye Kupası'nda mücadele edeceğiz. Kadrodaki oyuncuların rekabeti bizi yukarıya çekecek. Önemli olan önümüzdeki sezonun iskeletini oluşturmak ve bu iskeletten vazgeçmeyip uzun süre bunu kullanmak. Ben rekabetin takıma olumlu yansıyacağına inanıyorum." Taraftara da seslenen Yanal, "Beklentiler belirli noktalara ulaştığında çok ciddi umutlar yeşeriyor. Ben umutların karşılıksız kalmasını istemiyorum. Bunun için sabır istiyorum" dedi
Star

Yeni sezonda takımda olmayacağını açıklayan Mario Gomez ile onun yerine düşünülen Samuel Eto'o konusunda somut bir ilerleme sağlayamayan Beşiktaş, rotasını yeniden Loic Remy'ye çevirdi. Stoper ve orta saha transferi için Londra'ya giden Başkan Fikret Orman'ın, Teknik Direktör Şenol Güneş'le yaptığı tele değerlendirme sonrası Omeruo için masaya oturduğu Chelsea'ye Loic Remy için de teklifte bulunduğu ortaya çıktı. Orman'ın Chelsea'den bonservisi 9 milyon euro civarında olan Fransız forvet için indirim talep ettiği bildirildi. Maviler'in ise yeni menajer Robertto di Matteo'nun görüşünü aldıktan sonra Beşiktaş'a son cevabını vereceği ifade ediliyor. İngiliz kulübü, Fransız golcünün bonservisinde beklenen indirimi yapmazsa, Kartal'ın Başkanı, stoper Kenneth Omeruo için olduğu gibi kiralama formülünü devreye sokmaya çalışacak. Siyah-Beyazlılar, Omeruo'da olmasa bile Gomez ve Eto'o'da beklenen gelişme sağlanamadağı için Remy'yi kiralamayı çok istiyor. 29 yaşındaki forvetin, Şampiyonlar Ligi'nde olması nedeniyle Beşiktaş'ın teklifine sıcak baktığı iddia ediliyor.
Star

Fenerbahçe'de dün kıritik bir zirve yaşandı. Sarı-Lacivertli taraftarların Şampiyorlar Ligi'nde- Monaco'ya elenmesinin ardından hakkında "istifa et" kampanyası başlattığı teknik direktör Pereira ile başkan Aziz Yıldım ve Asbaşkan Mahmut Uslu biraraya geldi. İki saatlik zirvede hem takımın hem de Portekizli hocanın geleceği masaya yatırıldı. Başkan Aziz Yıldırım'ın kıritik toplantıda Pereira'nın yüzüne "Geçen sene takımı şampiyon yapamadın, sana yine de sahip çıktım. Monaco deplasmanında bu kadar kötü oynanır mı? Sahada gezinenleri oyunda tutuyorsun, değişiklikleri çok geç yapıyorsun. Avrupa Ligi Play-Off turundaki maçlara kadar takımı toparla. Bu kadar transfer yaptık. Milyon eurolar harcadık, Monaco'ya elenmenin faturasını herkes zamanı gelince öder" diye rest çekti. Pereira ve yardımcıları ile yolların ayrılmamasındaki en büyük engel 4 milyon euroluk tazminat bedeli. Çünkü Fenerbahçe, UEFA ile mali Fair-Play anlaşması yaptı. Yönetim bir çırpıda bu bedeli ödemek istemiyor. Ancak Avrupa Ligi'nde guruplara kalınamaması halinde yönetimin Pareira'ya 4 miyon euroluk tazminat bedelinin yarısını vermek için anlaşma zemini arayacak. Pereira ise Yıldım'a "Size söz veriyorum başkanım. Takımın üzerindeki kara bulutları dağıtacağım"dedi.
Star

Galatasaray nihayet golcüsüne kavuştu. Sarı-Kırmızılılar dün Florya Metin Oktay Tesisleri'nde Türk asıllı İsviçreli futbolcu Eren Derdiyok ile 3 yıllık sözleşme imzaladı. 28 yaşında olan ve Kasımpaşa'dan transfer edilen Eren Derdiyok'un imza töreninde Galatasaray Sportif A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Levent Nazifoğlu da hazır bulundu. Nazifoğlu Eren Derdiyok'la forvet transferini kapattıklarını açıkladı. Galatasaray'a transfer olmanın mutluluğunu yaşadığını dile getiren Eren Derdiyok, "Küçüklükten beri hayal ettiğim kulüpteyim. Yaklaşık 9 yıl önce bir görüşmemiz olmuştu. O zaman farklı bir karar verip başka yol seçmiştim. Beşiktaş ile görüşmeler vardı. Ancak Galatasaray'dan teklif gelince benim yönüm belli oldu. Hayallerimin takımına gideceğim için diğer kapı benim için kapanmıştı" diyerek şöyle devam etti: "Türkiye'nin en büyük camiasına geldim. Kesinlikle her kulvarda şampiyonluğa oynayacağız. Bunun için taraftarımızla tek yumruk olup başarıya ulaşacağımıza inanıyorum. Kasımpaşa ile kamptaydım, hazırım. Forveti çok iyi besleyen bir takıma geldim. Süper Kupa maçında sahada olmak istiyorum."
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme