11 Ağustos 2016 Perşembe

11.08.2016 Genel Gündem



11.08.2016 Perşembe

GÜNDEM

648 Hakim Savcı Daha Fetö'den Açığa 
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 2. Dairesi dün Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliği iddiasıyla 648 hakim ve savcıyı daha geçici olarak görevden uzaklaştırdı. HSYK'nın yeni kararıyla açığa alınan hakim-savcı sayısı dün itibarıyla 3 bin 489'a yükseldi. HSYK Genel Kurulu bugün FETÖ üyeliği iddiasıyla açığa alınan ve bazıları tutuklanan 2 bin 851 hakim savcının ihracını görüşüp karara bağlayacak. HSYK Başkanvekili Mehmet Yılmaz, "Çok titiz bir çalışma yapıyoruz. Mağduriyete yol açmamak için geçici uzaklaştırma yolunu seçtik. Şimdi Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinin bize verdiği yetki uyarınca, muhtemelen yarın ilk açığa aldığımız 2 bin 851 hakim hakkındaki değerlendirmeyi, yarınki genel kurulda yapacağız ve onların meslekten çıkarılıp çıkarılmayacağını değerlendireceğiz" dedi. "Zor çözülen, gizli hücre sistemiyle örgütlenmiş bir yapıyla karşı karşıyayız" değerlendirmesi yapan Yılmaz, şöyle konuştu: "Böyle bir örgütü ancak itiraflarla çökertirsiniz. Etkin pişmanlığa dayalı çok sayıda itiraf gelirse o itiraflarla yol alırsınız. O yüzden itiraflar bizim için önemli. Her itirafa çok büyük değer veriyoruz. Bu soruşturmaya da böyle bakmak lazım. Soruşturma son derece titiz yönetiliyor, hiç kimse kayırılmıyor. Kim FETÖ terör örgütü üyesiyse, hakimlik ve savcılık mesleğinin dışında kalacak."
Hürriyet


8 Darbeci Askerin İade Süreci Başladı 
15 Temmuz darbe girişimi sonrasında TSK'ya ait Sikorsky helikopter ile Yunanistan'a kaçarak Dedeağaç Havalimanı'na iniş yapan Pilot Binbaşı Gencay Böyük, Pilot Binbaşı Ahmet Güzel, Pilot Yüzbaşı Süleyman Özkaynakçı, Pilot Yüzbaşı Feridun Çoban, Pilot Yüzbaşı Abdullah Yetik, Pilot Yüzbaşı Uğur Uçan, Astsubay Mesut Fırat ve Astsubay Bilal Kurugül'ün iadesi için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı hukuki süreci başlattı. 'Yunanistan Cumhuriyeti Yetkili Makamına' yazılan yazıda, 15 Temmuz gecesi FETÖ/PDY üyesi asker tarafından silahlı darbe girişimi yapıldığı belirtilerek gece yaşanan süreç anlatıldı. Darbeci askerlerin sivil halka yerden ve havadan ateş açtığı ve bunun sonucunda 239 kişinin şehit olduğu belirtilen yazıda, "Bu darbe teşebbüsü sırasında yukarıda açık kimlikleri ve rütbeleri yazılı şüphelilerin de bu kalkışmaya iştirak etmek suretiyle, cebir ve şiddet kullanarak anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suç işledikleri, Cumhurbaşkanı'na suikast organize etmek, şiddet kullanarak TBMM'yi ve hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçlarına iştirak ettikleri, darbe girişiminin bastırılmaya başlamasıyla Türkiye Cumhuriyeti Silahlı Kuwetleri'ne ait 1 adet Sikorski S70 Black Hawk S/N 11308 marka Türk askeri helikopterini görevli ve yetkili olmaksızın silahla, birden fazla kişiyle birlikte gece vaktinde yağma suçunu işleyerek çaldıkları" ifadeleri kullanıldı. Şüphelilerin farklı birliklerde görevli olmalarına rağmen alınan HTS kayıtlarıyla darbe gecesi sürekli birbirleri ile iletişim halinde olduklarının kanıtlandığı da yazıda anlatıldı.
Milliyet

Şırnak'ta Hain Saldırı: 4 Şehit 
Şırnak'ın Beytüşşebap ile Uludere ilçeleri arasında bulunan Habur-2 köprüsü yakınlarında zırhlı askeri aracın geçişi sırasında, PKK'lı teröristler önceden yola yerleştirdikleri el yapımı patlayıcıyı infilak ettirdi. Patlamada 4 asker şehit oldu, 9 asker yaralandı. Olay yerine takviye olarak gönderilen güvenlik güçlerine de teröristler tarafından ateş açıldı. Habur-2 köprüsü ile Andaç Köyü yakınlarında dün saat 07.30 sıralarında Habur-2 Gümrük Kapısı'ndaki üs bölgelerine asker taşıyan zırhlı aracın geçişi sırasında, PKK'lı teröristlerin önceden yola tuzakladığı el yapımı patlayıcıyı infilak ettirmesi sonucu patlama meydana geldi. Saldırı sonucu hasar gören zırhlı araçtaki 4 asker şehit olurken, 9 asker ise yaralandı. Kuzey Irak sınırına sıfır noktada bulunan Andaç Köyü'ne 2 kilometre kala meydana gelen saldırıdan sonra Uludere ve Beytüşşebap ilçelerinden patlamanın olduğu yere çok sayıda asker sevk edildi. Zırhlı araçlarla olay yerine giden askerlere, dağlık alanda gizlenen teröristler tarafından roketatar ve uzun namlulu silahlarla ikinci bir saldırı düzenlendi. Askerlerin de anında karşılık vermesiyle çatışma çıktı ve teröristler sınırı geçip Irak tarafına kaçtı. Yaralı 9 asker helikopterlerle Şırnak Asker Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, kaçan PKK'lıların etkisiz hale getirilmesi için Irak sınırında geniş çaplı operasyon başlatıldı. Operasyonun ağırlıklı olarak sürdüğü Andaç Köyü çevresinde, terörist hedeşer helikopterlerle ateş altına alındı. Şehit er 20 yaşındaki Tayfur Çankaya'nın acı haberi, Afyonkarahisar'da 'Su borusu patladı' diye eve çağrılan baba Ömer Çankaya'ya verildi. İlk başta oğlunun şehit olduğuna inanmayan Çankaya, "Kuzum, daha küçüktü o" diye feryat etti. İş yerinden servisle eve getirilen anne Şerife Çankaya'yı da bir yakını bahçe önünde karşıladı. Bahçeye girdiğinde evdeki ağlama seslerini duyan anne, 'Eyvah Tayfur'um mu gitti yoksa' diye kendini yere bıraktı. Şehitlerden Uzman Erbaş 24 yaşındaki Ahmet Hilmi Yiğit'in Isparta'da oturan ailesine de haber verildi. Şehit Yiğit'in 15 Temmuz darbe girişiminden bir gün sonra sosyal medyada "Ben ki Mehmet Selçuk oğlu Ahmet Hilmi. Dişimle, tırnağımla, anamın ak sütü gibi helal hakkımla saflarına katıldığım şanlı Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kanun ordusu Kara Kuvvetleri Genel Komutanlığı'nın bu şerefsiz çıkışma ile hiçbir bağlantısı yoktur. Devletimin, şanlı ordumuzun ve şanlı Türk milletinin adını lekelemek isteyen hainlere fırsat vermeyeceğiz. Görevimin başında Yüce Türk milletinin emrindeyim" yazdığı görüldü.
Milliyet

5 Jandarma Tutuklandı 
Gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin İstanbul Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada jandarma görevlileri Volkan Şahin, Şeref Ateş, Okan Şimşek, Hüseyin Yılmaz ve Gazi Günay, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun beraberinde başka suç işleme" ve "Silahlı terör örgütüne üye olma"dan tutuklandı. Beş şüphelinin kasten öldürme suçundan tutuklanma talebi ise delil yetersizliğinden reddedildi. Adnan Acar, Cevat Eser ve Ünsal Gürel ise yurt dışına çıkış yasağı konularak serbest bırakıldı. İstanbul nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'nce verilen tutuklama kararında, Şahin, Ateş, Şimşek, Yılmaz ve Günay'ın, Hrant Dink'in öldürülmesi olayında yargılanan bir kısım şüphelilerle irtibatlarının olduğu öne sürüldü. Sanıkların bazılarının Dink'in ev ve iş yeri çevresinde olaydan 4 ay önce görevlendirme yazısı olmaksızın bulunmaları, diğer şüphelilerle ve yargılananlarla fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek cinayetin işleneceğini bildikleri halde örgütün hedefleri doğrultusunda, İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü'nü görev ve kadro itibari ile ele geçirebilmek için bu cinayetin sonucuna hizmet edecek şekilde hareket ettikleri iddia edildi. Dosyadaki HTS raporları, baz ve sinyal bilgileri raporları, cinayet öncesi ve sonrasında hareket tarzları göz önüne alındığında sanıkların suçu işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu ifade edildi.
Vatan
 
EKONOMİ 

Gram Altın 127,9853-128,1407 
ABD Doları 2,9553-2,9579/Euro 3,3079-3,3129/İngiliz Sterlini 3,8495-3,8554

Düzenli Vergi Ödeyene Bonus  
Maliye Bakanı Naci Ağbal, Hürriyet'e yaptığı özel açıklamada mükellef haklarını güçlendirecek bir paket üzerinde çalıştıklarını belirterek, bütün vergilerini düzenli ödemiş hakkında hiçbir inceleme raporu yazılmamış mükelleşere bonus verilmesinin planlandığını açıkladı. Mükelleflere yapılacak vergi indiriminin bütçeye bir maliyeti olacağına dikkat çeken Ağbal, ilk çalışmada gelir ve kurumlar vergisini düzenli ödeyenlerin elektronik ortamda çıkarıldığını, buna ilave olarak KDV'sini ödeyenlerin de çıkarılacağını anlattı. Maliyeti yönetecek bir rakama ulaşmaları gerektiğini kaydeden Ağbal, "Bütün mükelleflerin kayıtlarına baktırıyorum. Örneğin 'bankalara bu ölçüyü uygulayım desem' hakkaniyetli olmaz çünkü bankalar zaten kurumsal. Bonus uygulamasını getireceksek daha çok küçük ve orta ölçekli işletmelere getirmemiz lazım. Büyük işletmeler zaten kurumsal. Küçük işletmelere uygularsak vergiye gönüllü uyumu da artırabiliriz. Yoksa sadece 'sen vergini ödedin indirim uygulayalım' düşüncesinde değiliz. Vazgeçilen vergiden daha fazla vergi toplamalıyız. Şu anda senaryo çalışmaları yapılıyor" dedi. Geçen ay açıklanan vergi rekortmenleri listesinde ismini gizleyenlerin sayısının artmasına yönelik olarak Ağbal, mevzuata göre isminin açıklanmasını istemeyen mükellefe bu hakkın verildiğini, açıklamak istemeyenin de kendince haklı nedeni olabileceğini kaydetti. Bazen "Bu listede yer alırsam farklı talepler olur" diyenlerin de çıkabildiğini ifade eden Ağbal, "O liste bir onur listesi. O listenin içinde olmak bir insanın isteyebileceği en güzel şeylerden bir tanesi. 'Ben bu ülke için bu kadarlık bir vergi verdim kazandığımı da bu milletle paylaştım' diyor. Listede olan her mükellef bu millet açısından takdire şayan. Kazanıyorlar, kazandıklarını da milletle paylaşıyorlar ama listede ismini açıklamayanlara da şahsen saygı duyuyorum" açıklamasını yaptı. Vergi denetimine ilişkin bazı düzenlemeler yaptıklarını ama hala iyileştirmeye imkan verecek alanlar olduğunu anlatan Ağbal, "Denetim sırasında mükellef daha fazla bilgi sahibi olmalı. Denetim başlıyor sonunda başınıza ne gelecek bilmiyorsunuz. İnceleme sürecinde ve sonunda mükellefin kullanabileceği daha fazla mekanizma getireceğiz. Tutanak tutuluyor, mükellef imza atıyor ama ne kadarlık vergiyle karşılaşacağını bilmiyor ya da İdare'nin raporundaki iddialar hakkında bilgi sahibi değil, bu doğru değil" dedi. Vergi incelemesi yapılırken iyi niyetle işbirliği yapan mükellefe yardımcı olmak istediklerini belirten Ağbal, "Diyelim ki ben acaba faturasız alışları var mıdır diye araştırma yaparken mükellef gelip incelemenin ortasında (benim faturasız alışlarım var, ben şu anda size ibra ediyorum) derse ben vergi aslından vazgeçmem ama cezada önemli indirim yapabilirim" bilgisini verdi. Maliye'nin kötü gün dostu da olması gerektiğini vurgulayan Ağbal, "Gerçekten durumu kötüyse faiz oranlarını düşürelim, taksit sayısını artıralım, teminat almayalım. Belirli bir süre ödeme yapmasın. İşlerini ancak 1 yıla toparlarsa 1 yıl sonra gelsin. Ancak sistemi kurarken de suistimale açık, İdare'de bir kişinin iki dudağı arasında olmasın" dedi.
Hürriyet

Kartta Düzenleme 20 Güne Hazır Olur 
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, hükümetin kredi kartlarında taksit sayısını artırmaya yönelik genel bir eğiliminin olduğunu belirterek, bu konuyla ilgili kararın 20 gün içerisinde alınabileceğini söyledi. "Sadece sınırlı taksit sayılarındaki bir iyileştirme sağlanırsa cari açığı olağanüstü bir şekilde veya çok ekonominin genel gidişatını bozacak şekilde bir etkisi olmaz diye düşünüyorum" diyen Bakan Tüfenkci, şöyle devam etti: "Çünkü netice itibariyle sayıyı da biz sınırlayacağız, sınırsız bir taksit imkanı sağlamamış olacağız. Bu noktada arkadaşlarımızın etki analizleri sonuçlarını ortaya koyduğunda daha net cevaplar verebiliriz. Yeniden yapılandırma belki faizler noktasında böyle bir iyileştirme sağlanabilir ama bunu geniş bir manada tutarsak da bunun zamanında ödeyenler için de haksızlık olur diye düşünüyorum. Bilgisayar, cep telefonu, beyaz eşya gibi tüketim araçlarının fiyatına etki analizlerinden sonra karar verilecek. Bu konuda da 15-20 gün içerisinde bir karar verilir."
Türkiye

Nükleerde Gaza Basılıyor 
Akkuyu'da Ruslar, Sinop'ta Japonlarla yapılan iş birliğinin ardından üçüncü nükleer santral için Çin'le süreç hızlandırılıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın haziran sonunda Çin'de imzaladığı işbirliği anlaşması sonrası, önemli bir adım da TBMM'de atıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, tarihi Rusya gezisinde, "Akkuyu Nükleer Santrali konusunda çalışmaların hızlandırılması" yönünde varılan mutabakatın ardından, Çin'le yapılan anlaşma da Meclis onayından geçti. Anlaşma, nükleer enerji santralleri ve araştırma reaktörlerinin saha etüt çalışmalarından tasarımına, inşasından işletmeye alınmasına ve işletilmesine kadar süreçleri kapsıyor. Ayrıca, santralin modernizasyonu, test edilmesi, bakımı, kullanılmış yakıt yönetimi ve sökümü de iş birliğine dahil olacak. Türkiye ve Çin, nükleer enerjinin barışçıl kullanımlarında temel ve uygulamalı ARGE yapabilecek. Nükleer minerallerin araştırılması, madenlerden çıkarılması ve bertarafı konusunda iş birliği yapılacak. Anlaşma ile özellikle yenilikçi reaktör ve yakıtla ilgili teknolojilerin ortaklaşa geliştirilmesini de kapsıyor. Bu çerçevede, güvenlik, yayılmayı önleme, ekolojik sağlamlık ve ekonomik etkinlik konularında çalışmalar gündemde. İnsan kaynaklarının geliştirilmesi de anlaşmanın maddelerinden biri. Türk mühendisler daha önce Rusya ve Japonya'ya gitmişti. Benzer bir çalışma Çin'le de yapılabilecek.
Türkiye

Yılport Ekvador'da Dev Liman Devraldı 
Yıldırım Holding'in iştiraki olan Yılport Holding, Ekvador'daki Puerto Bolivar Limanı'nın işletme haklarını 50 yıllığına devraldı. Şirket açıklamasına göre, 2025 yılına kadar dünyanın en büyük ilk 10 uluslararası liman işletmecisi arasına girmeyi hedefleyen Yılport Holding, 21. global limanını portföyüne ekledi. Ekvador'un Machala kentinde bulunan Puerto Bolivar Limanı'nda Ekvador Devlet Başkanı Rafael Correa, Ekvador Ulaştırma Bakanı Walter Solis, Yılport Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Yıldırım ve yaklaşık bin kişinin katıldığı törenle limanın imtiyaz sözleşmesi imzalandı. Atılan imzalarla Puerto Bolivar Limanı'nın 50 yıllık işletme haklarını, 750 milyon dolar yatırım yapmak kaydıyla Yılport Holding devraldı. İmzaların ardından, 90 gün süreceği öngörülen devir teslim süreci başlatılmış oldu. Bir Türk şirketinin Ekvador'da yaptığı en büyük yatırım olarak kayda geçen imtiyaz anlaşması, devlet özel sektör iş birliğinin bir örneğini temsil ediyor. Sözleşmenin yürürlüğe girmesiyle Yılport Holding, dünyanın 8 ülkesinde 21 terminal operasyonundan gelen limancılık birikimini Puerto Bolivar'a aktaracak. Puerto Bolivar, dünya standartlarında üstün hizmet verecek ve Latin Amerika'nın en büyük konteyner terminaline dönüştürülecek. Puerto Bolivar Limanı halihazırda meyve ve deniz ürünlerinin ticareti için kullanılıyor. Yılport, limanın genişletilmesi ve modernizasyonu için toplam 750 milyon dolar yatırım yapacak. Geliştirme projesi 5 fazda tamamlanacak. Liman, Latin Amerika'nın Pasifik Okyanusu kıyısındaki en büyük ve en gelişmiş konteyner terminali olacak. Yılport, Puerto Bolivar ihalesini 2015'te birincilikle tamamlamıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Şubat 2016'da düzenlediği resmi Ekvador ziyaretinde, Ekvador Devlet Başkanı Correa'nın da katılımıyla Puerto Bolivar'ın devir çerçeve anlaşması iki liderin huzurunda imzalanmıştı.
Milliyet

Üçüncü Ülkelerde İşin Önünü Açacak 
Moskova ile Ankara arasındaki siyasi yakınlaşma, ekonomik alanda da yeni umutlar doğurdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in önceki günkü tarihi görüşmesinde alınan önemli kararlardan biri de Türk-Rus Ortak Yatarım Fonu oldu. Fon iki ülkenin ortak yatırımlar yapmasına olanak sağlayacak. Ayrıca Türk işadamlarının üçüncü ülkelerde iş yapmasının önünü açacak. Önceki günkü görüşmeler sırasında Rusya Doğrudan Yatırımlar Fonu Başkanı Kirill Dmitriyev, Türkiye ile Rusya arasında kurulması planlanan ortak yatırım fonu konusunda çalışmalara hız verileceğini açıkladı. Rusya'nın Türkiye'nin ulusal varlık fonu oluşturmasına destek olacağını kaydeden Dmitriyev "Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin ile kurduğumuza benzer mekanizmalar oluşturacağız. Altyapı, tarım, tıp gibi alanlardaki projelerde ortak yatırımlar hayata geçireceğiz" diye konuştu. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ise "Önümüzdeki süreçte, şu anda başlattığımız Serbest Ticaret Anlaşması görüşmelerini çok hızlı bitirmemiz, alanını genişletmemiz lazım. Türkiye ile Rusya'yı, Rusya'da ve Türkiye'de iş yapan, yatırımlar yapan ülkeler değil, üçüncü ülkelerde de işbirliği yapabilir hale getirmek lazım. Onun için Türk-Rus Ortak Fonu'nun bu amaca da hizmet edeceğini düşünüyorum. Türk Yatırım ve Varlık Fonu bir hafta, 10 gün içinde Rus ortağı ile bu konuları görüşmeye hazır hale gelecek. Dolayısıyla iki ülke arasındaki yatırımlar ve üçüncü ülkelerde ortak projeler hayata geçirebilir.
Star

O Bankaları Not Ediyoruz Hesap Sormaktan Çekinmeyiz 
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) üyeleri ile istişare toplantısında bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bankaları uyardı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ihracatçılara seslenen Erdoğan ihracattaki olumlu yönde seyrin 15 Temmuz'daki FETÖ'nün darbe girişiminde dahi ciddi manada kesintiye uğramadan sürdüğünü söyledi. "Artık geriye gidiş dönemi kapanmış, ilerleme, atılım dönemi başlamıştır" diyen Erdoğan ancak finans sektöründe bazı engellemelerin olduğuna ilişkin duyumlar aldığını belirterek "Kamu ve özel sektör bankaları bunu eğer fırsata dönüştürmeye kalkarlarsa, kusura bakmasınlar, biz de devlet olarak üzerimize ne düşerse onun gereğini yaparız ve onlar da kapımızı kolay kolay açamazlar, çalamazlar" dedi. Erdoğan "Zaten milletin parasıyla çalışıyorsunuz, milletin parasıyla çalıştığınız böyle bir dönemde eğer kalkıp da bu ülkede yatırımcımızın önünü açmaz, onu daha da daraltır ve hemen basit bir olayda 'geriye çağırma' gibi bir anlayışın, mantığın içerisine girerse, kusura bakmasınlar açık ve net söylüyorum ben bunu 'ihanet' diye değerlendiririm" dedi. Mali disiplinden asla taviz vermediklerini ve vermeyeceklerine işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu: "Bankacılık sektörümüz güçlü ama gücünü böyle bir dönemde fırsata dönüştürmeye kalkarsa onlar da karşısında bizi bulacaktır. Hep söylüyorum, sadece faiz oranları konusunda bankacılarımızla benim aramda bir anlaşmazlığımız var. Hele hele bu dönemde, sürümden kazanacaksın. Böyle yüksek faizlerle bu iş olmaz. Milleti veya girişimcimizi aldatmanın hiçbir anlamı yok. Finans sektörünü bu noktada, kusura bakmasınlar, sıkıştıracağız." Erdoğan, şunları söyledi: "Ülkemizin bu döneminde kredi vermekten imtina etmek şöyle dursun, uyduruk bahanelerle kredilerini geri çağıran bankalar kendilerine bir saf belirlemiş demektir, bunu da duyurmak istiyorum. Ama bu saf, ülkemizin ve milletimizin safı değildir. Hiçbir banka kârı azaldığı için bundan kalıcı zarar görmez ancak faiz ve kredi politikasında olumsuz yönde kırılma gördüğümüz bankaları not etmekten ve kurallar çerçevesinde bunun hesabını sormaktan da çekinmeyiz. Şu andan itibaren tüm bankalarımızdan birlik-beraberlik ruhuna uygun adımlar atmalarını bekliyorum. Cumhurbaşkanı olarak hepsinin takipçisi olacağım."
Star

1 Haftada 6 Aylık Satışa Yaklaştı 
Türkiye'nin en büyük gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketi Emlak Konut GYO'nun ilk 6 aylık kârı 630 milyon 769 bin TL olarak açıklandı. Daha önce yıl sonu kâr hedefini 1.5 milyar TL olarak açıklayan Emlak Konut GYO, gayrimenkul projelerinde 1 Ocak-30 Haziran arasında toplam 2 bin 643 bağımsız bölümün satışını yaptı, toplam satış geliri de 1 milyar 726 milyon lira olarak gerçekleşti. Emlak Konut GYO'nun 6 aylık rakamları, Ağustos ayında başlattığı düşük faizli 'tarihi kampanya'nın da önemini ortaya koydu. Şirketin, Ağustos ayının ilk haftasında 1 milyar lira değerinde 1.500 bağımsız birim sattığı belirtilmişti. Yani faiz oranlarının yüzde 1'in altına çekilmesiyle Emlak Konut, 6 aylık satış gelirinin yarısından fazlasını bir haftada yakalamış oldu. Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat Kurum, şu değerlendirmeyi yaptı: "2016 yılından beklentilerimizi yüksek tutmuş ve Emlak Konut olarak yıl sonu kar hedefini 1.5 milyar TL olarak açıklamıştık. Bugünkü verilerle ilk 6 aylık kârımızın 630 milyon 769 bin TL olarak gerçekleştiğini görüyoruz. Bu da bize, hedefimize ulaşacağımızı ve hatta geçebileceğimizi gösteriyor. Ülke olarak tarihi bir dönemden geçiriyoruz. Bu süreçte Emlak Konut GYO, üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye devam edecek. Devreye aldığımız ve tüm kesimler tarafından destek gören 'Ülkemizin Yarınlarına Güveniyoruz Kampanyası'nın sektöre ciddi ivme kazandırmaya başladığını gözlemliyoruz. Ağustos ayı boyunca geçerli olacak bu kampanyanın da sonuçlarını değerlendirdiğimizde hedeflerimizi aşacağımızı tahmin ediyoruz. En başında olduğumuz gibi 2016 yılında beklentilerimizi yüksek tutmaya devam ediyoruz."
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

Demokrasi Nöbeti'ne Saray Finali 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Ankara Beştepe'de Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda toplanan vatandaşlara seslendi. 'Demokrasi nöbetlerine artık ara veriyoruz' diyen Erdoğan, "İhanet nöbetini FETÖ bırakıyor, PKK devralıyor, o bırakıyor DAEŞ devralıyor. Biliyoruz ki hepsinin cibiliyetinin gereği bu" diye konuştu. Erdoğan, "Kandil'den birileri açıklama yapıyor, şehirlere ineceklermiş. Kırsaldan ineceklermiş. Geleceğiniz varsa göreceğiniz de var, bunu böyle bilin. Bir taraftan PKK, bir taraftan FETÖ, PYD, DAEŞ, YPG, topunuz gelin! Allah'ın izniyle bu milleti aşamayacaksınız" diye konuştu. İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları: 15 Temmuz Türkiye'nin tamamı ile Ankara'nın da kurtuluş günüdür. Milletimiz, kendini kaosa mahkum etmek isteyenlerin heveslerini kursaklarında bırakmıştır. 15 Temmuz bu ülkede yaşayanların, millet olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Ne diyor Ankara Marşı'nda; "Biz düşmanı esir ettik, şu feleğin işine bak." Finali Ankara'da yapalım istedik. Şimdi görüyorum ki, milletimiz hala meydanları bırakmak istemiyor. Gazi M. Kemal'in İstiklal Harbi'nin en sıkıntılı günlerinde ifade ettiği bir ilke vardı; hatt-ı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Biz de diyoruz ki demokrasi nöbeti sadece belli saatlerde, belli yerlerde yapılmaz. Günün 24 saati, yılın 365 günü, evlerimizde, iş yerlerimizde, demokrasimize her yerde sahip çıkacağız. Er veya geç ABD tercih yapacaktır; ya Türkiye ya FETÖ. Ya darbeci terörist FETÖ, veyahut demokrasi ülkesi Türkiye. 85 koli dosya gitti. Böyle bir darbe yanlısını yaklaşık 17 yıldır ülkesinde barınan bu alçağı, bu şarlatanı herhalde artık ABD daha fazla saklamayacak, gönderecektir.
Hürriyet

Ezanlarda Atatürk'ün Alın Teri Var 
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Anafartalar Zaferi'nin 101'inci yıldönümü nedeniyle Gelibolu Yarımadası'ndaki Eceabat ilçesine bağlı Büyük Anafarta köyünde düzenlenen anma programına katıldı. Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet bize altın tabak içersinde sunulmadı. Bu ülkenin minarelerinde beş vakit ezan okunuyorsa, Cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandırabiliyorsak bunların temelinde Mustafa Kemal'in alın teri vardır" dedi. Kılıçdaroğlu özetle şunları söyledi: "Binlerce evladımız bu topraklarda yatıyor. O nedenle bu topraklar şehit fışkıran topraklardır. Kefenli, kefensiz yatan binlerce evladımız var burada. Bunları aradan 101 yıl geçmesine karşın unutmadık, unutturmayacağız. Çanakkale zaferini kazansalardı, bir imparatorluğun başkentini ele geçirmiş olacaklardı. Çanakkale Savaşı, sadece bizim tarihimizi belirleyen bir savaş değil, dünya tarihini belirleyen önemli bir savaştır. Bu savaşın ortaya çıkardığı bir gerçek daha var. Bu savaş Gazi Mustafa Kemal gibi bir kahramanı tarih sahnesine çıkaran bir savaştır. Cumhuriyet bize altın tabak içersinde sunulmadı. Her kilometresinde, her metresinde, her santimetresinde kan var, gözyaşı var. Cumhuriyetimiz bu kadar değerlidir. Mustafa Kemal'den birileri hoşlanmayabilir. Ama şunu hiç kimsenin unutmaması lazım; bu ülkenin minarelerinde beş vakit ezan okunuyorsa, bu ülkenin caddelerinde sokaklarında rahat gezebiliyorsak, bu ülkede kadın, erkek eşitliğini sağlayabiliyorsak, biz Cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandırabiliyorsak bunların temelinde Mustafa Kemal'in alın teri vardır. Atatürk, savaşın ne olduğunu en iyi bilen kişidir. Bütün hayatı savaş meydanlarında geçmiştir. 'Savaş zorunlu olmadıkça bir cinayettir' der. Ama 'Ülkeme saldırırsanız, kendimi savunmak zorundayım. Çocuklarıma, ülkeme iyi bir miras bırakmak zorundayım' der ve ellerine kına yakıp cepheye asker gönderen anneleri de Mustafa Kemal Atatürk hiç unutmamıştır. Cumhuriyet, sadece bizim olmanın ötesinde bütün mazlum milletlerin örnek cumhuriyeti haline dönüşmüştür. Bütün İslam dünyasına bakın, o dönemle beraber, Türkiye Cumhuriyeti'nde sonra yeni cumhuriyetler kurulmuştur. Bunlar kurulurken hep Mustafa Kemal örnek alınmıştır. "
Hürriyet

'Batı Suçüstü Yakalandı!' 
Başbakan Binali Yıldırım İhracatçılar Meclisi üyelerini kabulünde konuştu, "Vatandaşlarımız arasına ayrılık tohumları eken bir örgütü çökerttik" dedi, Batı'nın tavrını eleştirdi: Herhalde farklı bir sonuç bekliyorlardı, suçüstü yakalandılar. Başbakan Yıldırım, TİM üyelerine yaptığı açıklamalardan satır başları şöyle: Millet olarak hep birlikte ayağa kalktık ve büyük bir belayı defettik. Himmet diye haraç toplayan, soruları çalan, şantaj yapan, tehdit eden, insanların haremine giren, onları fişleyen bu alçak örgütü çökerttik. Kaos ve kriz bekleyenlerin hevesleri bir kez daha kursağında kalmıştır. Darbeyi boşa çıkaran millet sayesinde demokrasimiz o arbededen güçlenerek çıkmıştır. Siyasi istikrar, güven, hukukun üstünlüğü daha da pekişmiştir. Yatırım döneminde bütün kazançlar üzerinden vergi indirim oranı, yüzde 80'e çıkacak. Konfeksiyon usulü teşvikten ısmarlama usule geçiyoruz. En uygun teşvik hangisiyse o teşviğe yöneleceğiz. Orman ürünlerindeki bütün fonları kaldırıyoruz. Taşıma maliyetlerini azaltacağız. 15 Temmuz'da patronun millet olduğunu gördük. Dostlarımıza çağrımız şu, bırakın, Türkiye'nin dostluğu sizin de bölgenin de dünyanın da barışı ve esenliği için vazgeçilmezdir. Nasıl İsrail ile sorunlarımızı çözdüysek, nasıl Rusya ile işleri tekrar rayına soktuysak, Suriye'de de bölgedeki diğer ülkelerde de çok daha güzel gelişmeleri inşallah yaşayacağız.
Vatan

DÜNYA 

'Türkiye'nin Üyeliği Tartışma Konusu Değil' 
NATO, Türkiye'nin Rusya'ya yaklaştığı iddialarının ardından dün "Türkiye'nin üyeliği tartışma konusu değil" diye açıklama yaptı. NATO s özcüsü Oana Lungescu'nun açıklamasında Türkiye'nin, NATO'nun ortak çabalarına önemli katkılarda bulunan değerli bir müttefik olduğu ifade edilerek, "Nesillerdir görülmeyen bir şekilde en büyük güvenlik sorunlarıyla karşı karşıyayken, Türkiye ittifakın uzlaşmaya dayalı kararlarında tam olarak yer almaktadır. Türkiye'nin NATO üyeliği tartışma konusu değildir" denildi. İttifakın toplu savunmaya bağlı ve demokrasi, bireysel özgürlük, insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkeleri üzerine kurulu olduğu belirtilen açıklamada, "NATO, Türkiye'nin sürekli katkılarına güveniyor ve Türkiye de NATO'nun dayanışma ve desteğine güvenebilir" ifadesine yer verildi. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in darbe girişimi gecesi ve sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşmeler gerçekleştirdiği, darbe girişimini şiddetle kınadığı ve Türkiye'nin demokratik kurumlara olan tam desteğini yinelediği hatırlatıldı. Genel Sekreter'in aynı zamanda seçilmiş Türk hükümetine desteğini ve Türk halkının cesaretine olan saygısını ifade ettiği, darbe girişimi sırasında hayatlarını kaybedenler için de taziyelerini ilettiği belirtildi.
Hürriyet

Kosova Meclisi 'Gaz'a Boğuldu! 
Kosova Meclisi'nde bir milletvekili göz yaşartıcı gaz kulandı. Karadağ ile sınırın yeniden çizilmesi anlaşmasının görüşüldüğü Kosova Meclisi Dışişleri Komisyonu'na ana muhalefet partisi Vetvendosye Harketi milletvekili ve komisyon üyesi Driton Çauşi göz yaşartıcı gaz attı. Duman altında kalan vekiller salonu terk ederken Çauşi polis tarafından gözaltına alındı. Üyeler, ortalığın gazla kaplandığı oturumda muhalefetin engellemeye çalıştığı oylamayı yaparak tasarıyı onayladı.
Türkiye

Donald Trump, Clinton'ı 'Silahlara' Hedef Yaptı 
Kendi partisinin bile arkasını dönemeye başladığı Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adayı Donald Trump, silah sahibi olma hakkını savunan kişilerin, Demokrat Parti'nin başkan adayı Hillary Clinton'ı 'engelleyebileceğini' söyledi. Trump'ın sözleri, Clinton'ı 'hedef gösterme' olarak yorumlanırken, Trump sözlerinin çarpıtıldığını ifade etti. Clinton'un başkan olması durumunda Yüksek Mahkeme'ye liberal yargıçlar atayacağını ve silah satın alma hakkını kısıtlayacağını belirten Trump, sosyal medyada tepkiyle karşılandı. Connecticut Senatörü Chris Murphy, Twitter'daki dengesiz kişilerin Clinton'ı hedef alabileceğini söylerken, Trump'ın seçim kampanyası açıklamalarının tehlikeli olduğunu söyledi. Demokrat Partili Senatör Elizabeth Warren da Clinton'a karşı bir ölüm tehdidi bulunduğunu söyledi. Trump ise Clinton'a yönelik bir şiddet eylemini ima etmediğini, bunun medya tarafından bilinçli bir şekilde çarpıtıldığını savundu. Trump'ın kampanya ekibi, Trump'ın silah sahibi olma hakkını destekleyenleri kendisi için oy vermeye davet ettiğini söyledi. Clinton ise, seçim kampanyası sırasında yasaları sıkılaştıracağını açıklamıştı. Öte yandan, Cumhuriyetçi Parti'nnin dış politika alanında önde gelen 50 isminin yazdığı mektupta, Trump'ın başkan olması durumunda ABD tarihinin 'en pervasız' başkanı olacağı ifade edildi.
Milliyet

Westminster Dük'ünden Oğluna 12 Milyar Dolar Servet 
Önceki gün ani kalp krizi sonucu ölen İngiltere'nin en zengin üçüncü ismi 6. Westminster Dük'ü Gerald Cavendish Grosvenor, 25 yaşındaki oğlu Earl Grosvenor'a tam 9 milyar sterlin (12 milyar dolar) servet bıraktı. Medyadan uzak bir hayat süren Earl Grosvenor, böylelikle İngiltere'nin en genç milyarderi oldu. londra'nın en pahalı semtleri Mayfair ve Belgravia bölgelerinde 121 hektar arsaya sahip olan Grosvernor'ın, dünya çapında da birçok konut ve işyeri bulunuyor. Dük Gerald Cavendish Grosvenor, 1992'de Independent'a verdiği röportajında, "Tercih şansım olaydı böyle varlıklı bir hayatı asla seçmezdim" açıklamasında bulunmuştu.
Star

Çifte Vatandaşlığa Son 
Almanya'da iş başındaki koalisyon hükümetinin büyük ortağı Hristiyan Birlik (CDU/CSU), son haftalarda peş peşe meydana gelen saldırılar üzerine harekete geçti ve Hristiyan Birlik mensubu içişleri bakanları bir dizi yasanın sertleştirilmesini öngören bir paket hazırladı. Düzenlemenin "güvenlik kurumlarını aşırılık ve terörle mücadelede daha güçlü kılmayı hedeflediği" belirtildi. Paket kapsamında polis sayısı artırılırken, çarşaf yasaklanıyor. Camilere maddi desteğe yakın takip geliyor. Çifte vatandaşlık hakkı iptal ediliyor. Hristiyan Birlik mensubu içişleri bakanlarınca hazırlanan paketin önümüzdeki hafta "Berlin Açıklaması" adı altında son halini alması bekleniyor. Gerhard Schröder'in başbakanlığı döneminde, Sosyal Demokrat Parti-Yeşiller koalisyonunca getirilen çifte vatandaşlık hakkının geri alınması planlanıyor. Köln'de geçen hafta düzenlenen "Darbeye Karşı Demokrasi Mitingi" sonrası çifte vatandaşlık konusu tartışmaları alevlenmişti. CDU/CSU mensubu içişleri bakanlarınca hazırlanan belgede, "Yabancı hükümetlerin politikaları için seferber olmak isteyenlere Almanya'yı terk etmelerini salık veririz" deniliyor.
Vatan

SPOR 

2016 Rio Olimpiyat Oyunları'nın 5. gününde madalya ile tanıştık. Halter branşında erkekler 69 kiloda mücadele eden milli sporcu Daniyar İsmayilov, toplamda 351 kilo kaldırarak gümüş madalyanın sahibi oldu. Böylece Türkiye, Rio Olimpiyat Oyunları'ndaki ilk madalyasını kazandı. Ayrıca 2004'te Sedat Artuç ve Reyhan Arabacıoğlu'nun elde ettiği bronzların ardında Türkiye 12 yıl sonra olimpiyatlarda halter branşından madalya kazanmış oldu. İsmayilov, koparmada ilk hakkında 156, ikincisinde 160, üçüncüsünde 163 kilo kaldırdı. Başarılı sporcu, silkmede ise ilk hakkında 181, ikincisinde 185, üçüncüsünde 188 kilo kaldırmayı başardı. Toplamda 351 kiloya ulaşan 24 yaşındaki sporcu, gümüş madalyayı boynuna geçirdi. Altın madalyanın sahibi ise silkmede 190, koparmada 162, toplamda 352 kilo kaldıran Çinli sporcu Shi Zhiyong oldu. Koparmada 151, silkmede 188, toplamda ise 339 kilo kaldıran Kazakistanlı Izzat Artykov ise bronzda kaldı.
Türkiye

2016 Rio Olimpiyat Oyunları yüzme branşında kadınlar 200 metre kurbağalama dördüncü elemelerinde ikinci olan Viktoria Zeynep Güneş kafilemizi sevindirdi. Brezilya'nın Rio de Janeiro şehrindeki kadınlar 200 metre kurbağalama elemelerinde 2:23:69 derece elde eden Kanadalı Kierra Smith yarışı ilk sırada tamamladı. Ülkemizi temsil eden Zeynep Güneş ise 2:23:83 süre ile 2. olarak yarı finale yükseldi. Zeynep daha önce 100 metre kurbağalama yarı finalinde ve 400 metre karışıkta elenmişti.
Türkiye

Fenerbahçe, Grasshopers maçı için günler öncesinden kampa girdi. 18 Ağustos'taki ilk maç öncesi sarı-lacivertli takım tam gün mesai sistemine geçti. Teknik Direktör Vitor Pereira'nın yetkilerinin büyük bölümünü elinden alan yönetim çalışma sistemini de değiştirdi. Buna göre sarı-lacivertliler, İsviçre ekibiyle yapacağı kritik maça günde çift antrenman ve tam gün mesai ile hazırlanıyor. Futbolcular günün ilk çalışmasını taktik ağırlıklı yaparken günün ikinci antrenmanı ise kondisyon ağırlıklı geçiyor. Bu çalışmaların özel- likle kondisyon bölümüne Pereira ve ekibi karışmıyor. Sabah çalışmasının ardından akşam antrenmanını bekleyen futbolcularla Başkan Aziz Yıldırım ve yöneticiler yakından ilgileniyor. Son dönemde tesislerde her gün en az bir yönetici bulunuyor. Başkan Aziz Yıldırım da düzenli olarak tesislere geliyor. Pereira ile yaşanan krize rağmen futbolcuların morali ise yerinde. Tesislerde zaman geçiren futbolcuların en büyük hobisi ise masa tenisi turnuvası. Neşeli geçen bu turnuvaları zaman zaman yöneticiler de izliyor. İki çalışma arasında Başkan Yıldırım ve yönetim, futbolcularla bir araya geliyor. Sarı-lacivertli yöneticiler, Pereira'dan bağımsız olarak takımı bu kritik maçlara hazırlıyor. Başkan Yıldırım'ın tesislerde futbolculara hitaben yaptığı konuşmalarda, "Size inanıyor ve güveniyoruz. Hepiniz kaliteli oyuncularsınız. Grasshoppers'ı elememiz gerekiyor. Avrupa'da bu sezon hedeşerimiz var" ifadelerini kullandığı öğrenildi.
Milliyet

Beşiktaş stoper sorununu da çözmenin eşiğine geldi. Siyah- Beyazlılar, Mathieu (Barcelona), Vida (Dinamo Kiev), Kompany (Manchester City), Mauricio (Lazio) derken, sonunda Çin'in Shandong Luneng Taishan takımında forma giyen Brezilyalı Gil'de (Carlos Gilberto do Nascimento Silva) karar kıldı. 29 yaşında olan Gil ile her konuda anlaşan Beşiktaş, Çin Kulübü ile kıran kırana bir pazarlığa tutuştu. Sonunda Siyah-Beyazlılar'ın bu oyuncuyu satın alma obsiyonu ile kiralamak üzere S.Luneng'i ikna ettikleri öne sürüldü. Çin kulübünün Gil'i Asya Devler Ligi kadrosuna dahil etmemesi Beşiktaş'a transfer olduğu şeklinde yorumlandı. Beşiktaşlı iki yönetici Umut Güner ve Emre Kocadağ'ın bu transferde son aşamaya geldikleri ve Kartal'ın yeni stoperini her an açıklayabileceği öğrenildi. 10 defa milli olan Gil, Marcelo, Rhodolfo ve Adriano'dan sonra 4. Sambacı olacak.
Star

Maddi sıkıntılar içindeki Galatasaray'a nefes aldıracak anlaşma. Sarı-Kırmızılılar, tasarım ve inovasyon markası Nef ile ana sponsorluk anlaşması imzaladı. Lig, kupa ve Süper Kupa'yı kapsayan anlaşma gereği Aslan ilk sene 9.5 milyon lira, anlaşma devam ederse seneye 10.5, ondan sonra da 11 milyon lira, toplam 31 milyon lira kazanacak. Performans primleriyle birlikte rakam 52.5 milyon liraya çıkacak. Törende konuşan Başkan Dursun Özbek, "Galatasaray ilklerin, enlerin kulübü. Türkiye'yi yurt dışı ve içinde başarı ile temsil etmiş bir dünya kulübü. Nef ise inşaat sektörünün lider kuruluşlarından biri. Her iki kurumun da amacı sadece Türkiye değil, dünya markası olmaktır. Son derece mutlu ve başarılı bir birlikteliğe imza atacağız. Bu anlaşmanın iki kuruma da hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi. Özbek şöyle devam etti: "Nef ile birlikte bir sinerji doğuracağız. Çok örnekli bir anlaşma ve bu anlaşmanın uzun yıllar devam edeceğini umuyorum. Anlaşmanın hacmi 50 milyon TL'ye çıkıyor. Gelecekte, Şampiyonlar Ligi'nde de Nef'i taşımaktan gurur duyarız. Nef, TT Arena'nın yanındaki spor salonu için destek vermek isterse, şartlara bakarız. Süper Final maçına hazırız. Motivasyonumuz gayet iyi."
Star


  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme