14 Ağustos 2016 Pazar

14.08.2016 Genel Gündem



14.08.2016

GÜNDEM

İtirafçı Olun
FETÖ üyesi olduğu iddia edilen hâkim ve savcılar hakkındaki soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcı vekili Hakan Pektaş, Facebook hesabından ilginç bir paylaşımda bulundu. Pektaş, 'cemaatçi' hâkim ve savcılara itirafçı olmaları çağrısında bulunarak, "Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için gelin, anlatın, deşifre edin" dedi. Darbe girişimin ardından önce açığa alınan, daha sonra haklarında gözaltı kararı verilen hâkim ve savcılarla ilgili soruşturmayı koordine eden Memur Suçları Soruşturma Bürosu'ndan sorumlu Ankara Cumhuriyet Başsavcı vekili Hakan Pektaş, Facebook'ta şunları yazdı: "Buradan; akrabalarım, arkadaşlarım veya alakasızca bu yazıyı okuyanlar arasında bulunan eski 'cemaatçilere' sesleniyorum Cemaat ehli olmaktan teröristliğe level atladınız ya da atlamak üzeresiniz. Sizden rica ediyorum karşınızdakinin 'yöneticilerini veya yönetiliş biçimini' sevmeseniz bile devlet olduğunu unutmayın. Şu yaptıklarınızın Patrona Halil isyanından daha beter olduğunu görün. Başındakini sevmiyoruz diye devlete başkaldırmak hangi kitapta yazar, hangi töremizde var? Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için gelin, anlatın, deşifre edin Yoksa biliyorsunuz; Türk devletlerinin hiçbiri bir-iki çapulcuya pabuç bırakmadı. Yoksa biliyorsunuz; ya devlet başa, ya kuzgun leşe" Soruşturmada bugüne kadar eski Şemdinli Savcısı Ferhat Sarıkaya ile Danıştay'da tetkik hâkim olarak görev yapan Ebubekir Başel, taşrada bir ilçe adliyesinde görev yapan savcı çift 'etkin pişmanlık' hükümlerinden yararlanarak, 'yargıdaki Gülen cemaati yapılanmasına' ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunmuştu.
Hürriyet


Erdoğan'ı Takip İçin Teleskop Almışlar
17 Aralık operasyonları için hazırlanan fezlekeye o süreçte başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan için 'Dönemin Başbakanı' ifadesini yazan polisin itirafçı olduğu ortaya çıktı. 17-25 Aralık soruşturmalarını yürüten savcılar Zekeriya Öz, Celal Kara ve Mehmet Yüzgeç hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ömer Faruk Aydıner tarafından hazırlanan iddianamede 'Gizli Tanık Fatih' olarak ifade veren polis memuru 'Dönemin Başbakanı' ifadesini kendisinin yazdığını kabul etti. Gizli tanık, 17 Aralık operasyonlarını yapan ekibin Erdoğan'ı takip etmek için 'teleskop gibi' özel bir cihaz aldığını da ifadesine anlattı. Polis memuru iddianameye yansıyan ifadesinde 'Dönemin Başbakanı' ifadesini fezlekeye kendisinin yazdığını itiraf ederek "Komiser Hüseyin Korkmaz'a 'Dönemin başbakanı diye yazıyorum' dediğimde Hüseyin de bu durumu memnuniyetle karşıladı. Henüz ortada 17 Aralık operasyonu da yoktu. Bir şema hazırlanmıştı, Başbakan (Erdoğan) örgüt lideri olarak gösteriliyordu. Ama henüz hiçbir ihale yapılmamış, iş adamları bile dinlenilmemişti" diye konuştu. Dinleme yapılırken görüşmelere birçok polis ve emniyet müdürünün de düştüğünü, bunu tape yapıp yapmama konusundaki tutumlarının ses kaydı düşen emniyet müdürünün cemaatçi olup olmamasına göre değiştiğini, hemen ses kaydı düşen emniyet görevlisi ile ilgili istihbarattan ideoloji araştırmasına girdiklerini anlatan 'Gizli Tanık Fatih' şunları söyledi: "17 Aralık'ı takip eden Gürkan Tok, takipte yakalandı ve deşifre oldu. Bunun üzerine bu bilgiler İçişleri Bakanlığı'na kadar ulaştı. 25 Aralık da bu şekilde deşifre olmasın diye panik yaptılar ve dosya hazır değilken operasyon yapmaya kalktılar." Gizli Tanık Fatih, polislerin Erdoğan'ın evini görüntüleyebilmek için özel bir cihaz aldıklarını anlatarak "Mustafa Latif Topbaş'ın Kuleli Askeri Lisesi'nin yakınındaki evinin bahçesinden Başbakan'ın görüntüsünü alabilmek için Avrupa yakasından Anadolu yakasını görebilen bir cihaz satın aldılar, bu cihazı gördüm, teleskopa benziyordu. Ayakları olan, belli bir kurulum gerektiren, çok uzakları zumlayabilen bir makineydi" diye konuştu. Gizli Tanık, ifadesinin devamında Fetullah Gülen'in Amerika'dan Anadolu Yakasında bulunan bir FEM şubesini arayıp oradan kurulan telefon bağlantısıyla soruşturma kapsamındaki bir iş adamıyla görüştüğünü, bu görüşmenin dinlemeye takıldığını ancak tape edilmeden silinerek kayıtlardan çıkarıldığını, daha sonra bu iş adamının da soruşturma dışında kaldığını anlattı. Gizli Tanık, dinlemeyi yapan Hüseyin adlı komiserin 'Hocaefendinin sesini dinleme şerefine nail oldum' diye sevindiğini de söyledi.
Milliyet

Belediyelere Kayyum Yolu
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, terör operasyonlarının sürdüğü Güneydoğu'da stratejik öneme sahip Yüksekova ve Cizre'nin il yapılmasını içeren torba tasarı kabul edildi. Hakkari "Çölemerik" adıyla, Şırnak ise "Nuh" adı verilerek ilçeye dönüştürülüyor. Öte yandan teröre destek veren belediyelere kayyum atanmasının da yolu açılıyor. Teröre bulaşan belediye başkanı, yardımcısı veya meclis üyeleri görevden alınabilecek ve 15 gün içinde yerlerine yeni isimler atanacak. Hendek kazma gibi terör eylemlerinde kullanılan kamu araçlarına da el konulabilecek. İçişleri Bakanlığı'na istediği kamu kurum ve kuruluşunun taşınırlarına ve mallarına el koyma yetkisi verilecek. FETÖ operasyonlarının yapıldığı bir süreçte kurumlarda soruşturma yürüten müfettişlere, hakim ve savcılar gibi koruma zırhı getirilecek. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen ve önümüzdeki hafta Genel Kurul'da yasalaştırılacak olan torba tasarıdaki bazı düzenlemeler şöyle: FETÖ operasyonları kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında kritik soruşturmaları yürütenler dahil olmak üzere müfettişlere koruma zırhı getirilecek. Denetim ve soruşturma elemanlarının işlemleri ve hazırladıkları raporlara ilişkin kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk halleri de dahil sadece idareye dava açılabilecek. Ancak kin, garez ve hatır icabı bir işlem yaptığı belirlenirse tazminat ilgili kişiye rücu ettirilecek. Bu hüküm sadece hakim ve savcılar için uygulanabiliyor. Koruma bölge kurullarından izin alınmaksızın sit alanlarına inşaat yapan veya tarihi binalara fiziki müdahalelerde bulunanlara, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası uygulanmayacak.
Milliyet

Darbe Sonrası Türkiye En Çok Polise Güveniyor
A&G Araştırma Başkanı Adil Gür, FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişiminin ardından gerçekleştirilen anketin sonuçlarını açıkladı. 30 Temmuz-1 Ağustos tarihleri arasında, Türkiye genelinde 42 ilde toplam 3 bin 13 kişiyle yapılan ankette Türkiye'de en güvenilir kurum yüzde 84,8 ile Polis, yüzde 81,7 ile Cumhurbaşkanlığı, yüzde 81,0 ile TBMM, yüzde 78,1 ile Başbakan- Hükümet olarak tespit edildi. Ankete katılanların yüzde 38,5'i yargıya, yüzde 38,4'ü ise muhalefete güvenmediğini söyledi. Ocak 2016 yılında yapılan güven anketiyle darbe girişimin ardından yapılan anketin sonuçları arasındaki farklılıklar ise şu şekilde: Parti seçmenlerinin verdiği cevaplara göre yapılan ankette ise, AK Parti seçmeninin en güvendiği kurum yüzde 99,6 ile Cumhurbaşkanlığı, yüzde 96,6 ile Başbakanlık- Hükümet olarak belirlenirken, CHP seçmeninin en güvendiği kurum yüzde 94,0 ile polis, yüzde 86,9 ile TBMM; CHP seçmenin en güvendiği kurum yüzde 78,8 ile muhalefet, yüzde 71,0 ile TBMM oldu.
Vatan

2011 Ygs'nin Şifreleme Skandalı Yeniden Yargıda
2011 yılında yapılan ve 1 milyon 700 bin öğrencinin girdiği üniversite giriş sınavı YGS'de soruların çalındığı ve cevap anahtarlarının şifreli olarak verildiği iddiası ile savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. İzmir Barosu avukatlarından Ahmet Gürol Şağban'ın yaptığı suç duyurusunda 2011 yılında tartışmalara sebep olan sınavın yeterince araştırılmadığı ve üstünün örtüldüğü iddia edildi. Geniş kapsamlı sınav yolsuzluğu olduğunu söyleyen avukat Şağban, "Ankara 7. İdare Mahkemesi o dönemde ODTÜ Eğitim Bilimleri Fakültesi ve Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi'nin hazırladığı raporları yok sayarak sadece savcılık soruşturmasına göre takipsizlik kararı verdi. Soruşturma kapsamında bilirkişi raporları dikkate alınmadığını gibi, mahkeme bilirkişi heyetinin kim olduğunu da açıklamadı" dedi. Savcılığa yapılan suç duyurusunda, o YGS'de, bu sınava özgü bir şifreleme tekniği ile rakamsal yanıta dayalı tüm soruların doğru cevabına ulaşılabildiğini belirten Şağban, savcılığın takipsizlik kararında şifreleme tekniği ile sadece Matematik testinde 18 soruda cevaba ulaşılabileceğini tespit ettiğini, ancak bunun doğru olmadığını söyledi. Şağban, bastırılan kitapçığın tamamında 35 matematik sorusunun 31'inin, 13 Sosyal Bilgiler sorusunun tamamının, 15 Fen sorusunun 12'sinin, Türkçe 'den 18 sorunun yine 12'sinin bu şifreleme tekniği ile soruları dahi okumadan doğru cevaplandırılabileceği ve YGS 2011'de soruları dahi okumadan 59 net çıkarılabileceğini ifade etti.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 127,1220-127,2929  
ABD Doları 2,9569-2,9601/ Euro 3,3021-3,3061/ İngilizSterlini 3,8178-3,8233 

Laiklik Ve Liyakat Vurgusu
İstanbul Sanayi Odası'nda (İSO), düzenlenen "Türkiye'ye Güvenenler, Türkiye'de Üretenler" konulu toplantıda konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç, eğitimde 'laiklik ve liyakata' da vurgu yaptı. Koç, "Eğitim sistemimizin laik ve çağdaş standartlara sahip olması ve bilim odağındaki gelişiminin desteklenmesi de toplumsal ve ekonomik açıdan geleceğimizin teminatı olacaktır. Bunun önemini 15 Temmuz'da hepimiz çok daha iyi anladık. Unutmayalım bir ülkenin en önemli sermayesi, insan kaynağıdır. Nasıl ki 15 temmuz süreci kamuda sorumluluk sahibi yerlere gelmenin tamamen ve sadece liyakat temelli olmanın önemini gösterdiyse, aynı şekilde özel sektör muhatap olduğu her türlü sürecin de şeffaf bir şekilde olması herkesi teşvik edecektir. Unutmayalım ki hepimiz aynı gemideyiz" dedi. Koç, şöyle konuştu: "15 Temmuz'da memleketimizin karşı karşıya kaldığı darbe girişimiyle Türkiye cumhuriyetinin birlik ve beraberliği hedef alındı. Bu girişim; halkımızın devletimizin, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, liderlerimizin ve kolluk kuvvetlerimizin demokrasiye olan inancıyla bertaraf edildi. Millet olarak demokrasimize sahip çıktık. Ancak felaketin eşiğinden döndüğümüz de bir gerçek. Bunu unutmayalım, hatırlayarak bu noktaya nasıl gelindiğini, iyi tahlil ederek, bir daha böyle şeylerin yaşanmaması için önlemlerin alınması, sistemlerin ve süreçlerin inşa edilmesi geleceğimiz açısından son derece önemlidir." Son beş yılda yaptıkları 30 milyar TL'lik yatırımın, ülkenin geleceğine duydukları güvenin göstergesi olduğunu da söyleyen Ali Koç, "Türkiye'nin daha fazla yabancı yatırım çekebilmesi için olmazsa olmaz hususları; güvenilir ve adil bir hukuk sistemi, uluslararası standartlarda bir demokrasi, nitelikli işgücü ve Ar-Ge, inovasyon, girişimcilik ve katma değeri teşvik eden bir ekosistemdir. Hükümetimiz, sanayicilerimize Cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı teşviklerini sundu. İnanıyorum ki, bu teşvikler ve bütünsel stratejiler ile ihtiyacımız olan yeni bir 'Yatırım Hamlesi'ni başlatabileceğiz" dedi.
Hürriyet

Özelleştirme 'Torba'sı Geliyor
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda önceki gün kabul edilen tasarıyla, 100'den fazla kuruma varlıklarını ve ticari hisselerini özelleştirme idaresine devretme ve bu şekilde özelleştirme yolu açılıyor. Tasarıya göre aralarında Atatürk Orman Çiftliği, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu'nun da olduğu kurumlar, varlıklarını özelleştirme idaresine devrederek, ihale yasasının kapsamı dışında özelleştirebilecek. CHP'li Aykut Erdoğdu, tasarıyı "Bu maddeyle bütün devlet satılabilir" diyerek eleştirdi. Söz konusu düzenleme torba yasa tasarısının 35. maddesinde bulunuyor. Buna göre, özel bütçeli idarelere ait ticari amaçlı kuruluşlardaki hisseler ile varlıklardan bu idarelerce, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na bildirilenler, Özelleştirme Yasası kapsamında özelleştirilecek. Tasarıyla ilgili komisyona bilgi veren Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Hukuk Müşaviri Mehmet Kilci, özelleştirme kanununda hangi kuruluşların özelleştirme kapsamına alınacağının belirtildiğini, ancak özel bütçeli kuruluşlara ait herhangi bir düzenleme getirilmediğini belirtti. Kilci, zaman zaman özel bütçeli kuruluşların varlıklarının kendilerine devredilmek istendiğini, ancak yasa nedeniyle bunun yapılamadığını ifade etti. Kilci, özel bütçeli kuruluşun talebi durumunda, istenen varlığın özelleştirme kapsam ve programına dahil edileceğini belirtti. Kilci, kapsama giren kuruluşlardan bazılarını şöyle sıraladı: "Atatürk Orman Çiftliği Genel Müdürlüğü, Atatürk Kültür Merkezi, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, TRT, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu, GAP Başkanlığı, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü." Eleştiriler üzerine söz alan Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan da, "'Değerininin altında gider mi' diye sordunuz. Arkadaşlar 'tam tersi' diyor. ÖİB'in imar yapma yetkisi olduğu için öyle araziler var ki örneğin Spor Toto'yu örnek verdiler bana. Burada imarı olmayan bir araziyi, ÖİB'in imarla ilgili düzenlemeyi yapıp daha değerli hâle getirip o şekilde satacağını ifade ettiler" açıklamasında bulundu.
Hürriyet

Türkiye Darbe Girişimini Fırsata Dönüştürüyor
Para piyasalarında 15 Temmuz darbe girişimi ile başlayan olumsuz dalga yerini pozitif gelişmelere bırakıyor. Hem dışarıda, hem de içeride bir ay gibi bir sürede 'güçlü Türkiye' algısının büyük bir vurgu ile altı çiziliyor. Komşu ülkelerle uzlaşmacı adımların atılması ticari anlamda gelişmelerin de kapılarını aralayacak. Darbe girişiminin gelişmekte olan ülkelere fon akışının yaşandığı bir döneme denk gelmesi, aynı zamanda toparlanmanın da hızlı şekilde gerçekleşmesine imkan tanıdı. Bu dipten yaşanan dalganın bir trende dönüşebilmesiyse hem ekonominin çarklarının, hem de hukuk sisteminin tam işlemesinden geçiyor. Neticede yatırımcılar önlerini görebildikleri ve güvenli hareket edebildikleri ortamda yatırım yapar. Getiri vaadi ne kadar yüksek olursa olsun güvenli görülmeyen limanlar hemen terk edilmeye hazır alanlar olarak görülür. Türkiye'nin gelişmekte olan ülkeler içerisinde öne çıkması çok daha ucuz maliyetlerle kredi bulmasını sağlarken ülkeye yeni para girişi kaynak yaratılmasına da imkan sağlayacaktır. Borsa 70 binli seviyelerden başladığı çıkış ile en yüksek 79.366'lı seviyelere yükseldi. Endeks son bir haftada yüzde 2.84 değer kazanarak 78.228 seviyesinden kapattı. Ancak BİST 100 Endeksi hâlâ 15 Temmuz kapanışı olan 82.825 seviyesinin altında bulunuyor.
Milliyet

Faiz Lobisine Değil Türkiye'ye Yatırım
Kuruluşunun15. yıldönümünü bugün kutlamaya hazırlanan AK Parti, 14 yıllık kesintisiz iktidarı döneminde Türkiye'yi dünyanın en hızlı büyüyen ülkeleri arasına sokmayı başardı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki 'Erdemliler hareketi' ile 14 Ağustos 2001'de siyaset sahnesine çıkan AK Parti bugüne kadar 2 cumhurbaşkanı ve 4 başbakan çıkararak siyaset sahnesine damgasını vururken, ekonomide de devrim niteliğinde ciddi hamleler yaptı. Bu dönemde enflasyon, faiz ve işsizlik gibi temel ekonomik göstergelerde tek hane dönemi başladı. Yoksulluk göstergelerinde de önemli iyileşmeler sağlandı. Günlük 2.15 doların altında geçinen nüfus 2002 yılında yüzde 3 iken 2013 yılı itibariyle sıfırlandı. Kişi başına milli gelir ise 4.492 dolardan 9 bin 261 dolara çıktı. Şüphesiz gelirdeki bu iyileşmede Türkiye'nin son 14 yılda hızlı büyümesinin etkisi büyük oldu. Türkiye, 2008'deki global kriz sürecinde bile dünyanın en hızlı büyüyen ülkelerinden biri oldu. Türkiye 2002'den 2006'ya kadar ortalama yüzde 7.2 büyüdü. Bu tarihten sonra ortalama büyüme ise yüzde 3.5 olarak gerçekleşti. AK Parti döneminde Türkiye, Osmangazi Köprüsü'nden Marmaray'a, Yüksek Hızlı Tren'den 3. Köprü ve 3. Havaalanı'na kadar birçok devasa projeyle de tanıştı. Savunma alanında önemli millileşme adımları atıldı. Birtürlü yapılamayan kamu yatırımları tarih oldu. Birçok proje ise özel sektörün önü açılarak gerçekleştirildi. Böylece Türkiye bütçesi faiz lobisi yerine yatırımlara aktı. AK Parti döneminde faize gitmeyen para 600 milyar doları aştı. Bu dönemde IMF'ye borcunu da bitiren Türkiye uluslararası piyasalara borçlu olmaktan çıktı. AK Parti döneminde Türkiye'nin kredi notu da 'yatırım yapılabilir' seviyeye geldi. Bunun sonucunda Türkiye, Cumhuriyet tarihi boyunca toplam 15.1 milyar dolar yabancı yatırım çekerken, 2003-2015 döneminde 148 milyar dolara çıktı.
Star

Keçiören Metrosu 4.5 Aya Bitiyor
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, sene sonunda 'Keçiören Metrosu' diye de adlandıralan hattın hizmete sunulmuş olacağını söyledi. Bakan Arslan, Keçiören Metro Hattı'nda incelemelerin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. AKM ile Keçiören arasında yapımı devam eden 9.2 kilometre uzunluğundaki, 9 istasyonu içeren Keçiören Metrosu projesinin araçlar dahil toplam yatırım bedelinin 1 milyar lira olduğunu belirtti. Yaklaşık 15 gün sonra söz konusu hatta tren indirileceğini ve test sürüşlerine başlanacağını belirten Bakan Ahmet Arslan "Test sürüşlerine başlattığımız andan itibaren de 4 ay sonra, bu projeyi Keçiörenliler'in, Ankaralılar'ın, insanımızın hizmetine sunmuş olacağız. Yani bugünden itibaren 4.5 ay sonra, sene sonunda AKM-Gazino arası, 'Keçiören Metrosu' diye de adlandırdığımız bu hattı bitirmiş ve insanımızın hizmetine sunmuş olacağız" diye konuştu. Arslan, projenin tek yönde saatte 50 bin, günlük olarak ise yaklaşık 800 bin yolcuya hizmet edeceğini ve 1-1.5 saat süren yolculuğu 16 dakikaya indireceğini kaydetti. Projeyle vakit ve yakıt tasarrufu yapacaklarına dikkati çeken Arslan, böylece milli ekonomiye katkı anlamında da önemli bir görevi yerine getirmiş olacaklarını dile getirdi. Metro hatlarının gidiş-geliş tünellerinden ibaret olmadığına dikkati çeken Arslan, her istasyonun altında sistemin çalışabilmesini sağlayan adeta bir fabrika bulunduğunu anlattı. Gelecekte istasyonların arka planlarını da vatandaşlara göstereceklerine değinen Arslan "Keçiören- AKM'yi daha sonra Yüksek Hızlı Tren Garı ve oradan da Kızılay'a bağlayacağız. Ayrıca Kuyubaşı'ndan başlamak üzere 27 kilometrelik yeni bir hatla bu raylı sistemi, Esenboğa'ya ve oradan da Yıldırım Beyazıt Üniversitesine kadar bağlayacağız ki o güzergahtaki yoğun trafiği de toplu taşımayla kolaylaştırmış olalım" ifadesini kullandı.
Star

Sinyaller Pozitif Kazançtan Ödün Yok
2016 yılının ekonomik açıdan bir hayli zorlu geçeceği henüz yılın başında öngörülürken, Borsa'nın büyük oyuncularının açıkladıkları bilançolar bu zorlu şartlara uyum sağlamayı başardıklarını ortaya koydu. Bilançolarını Borsa'ya bildiren şirketler arasında dikkat çeken nokta ikici çeyreğin birinci çeyreğe göre daha başarılı geçtiği yönünde. Ancak darbe kalkışması ile birlikte üçüncü çeyrekte karlarda bir miktar erime yaşanabileceğini de gözardı etmemek lazım. Açıklanan bilançolar incelendiğinde Afyon çimento, Otokar ve Kordsa en başarılı şirketler olarak dikkati çekiyor. Bu şirketlerin en önemli özelliği ise maliyet düşürücü sert önlemler ve piyasada fark yaratan yeni ürünlerle yer almaları olarak belirleniyor. Bir önceki yılın 6 aylık döneminde 2.7 milyar TL kar elde eden Afyon Çimento bu yılın aynı döneminde ise karını 11.3 milyar TL'ye çıkardı. Kordsa da karını 35.5 milyon TL seviyesinden 87.5 milyon TL seviyesine çıkararak dikkati çekti. Son dönemde özellikle yabancı ilgisinin arttığı Kordsa yüksek temposuyla BİST 50 listesine de girmeyi başardı. Petkim de karını 6 aylık dönemde hatırı sayılır şekilde artıran dev oyuncular arasında yer aldı. Petkim'in bir önceki yıl 178 milyon TL olan karı bu yılın 6 aylık döneminde 226.9 milyon TL seviyesine çıktı. Borsa'nın devleri arasında kötü performans sayılabilecek performans Ereğli Demir Çelik'ten geldi. Ancak dünyada demir çelik sektörünün genel durumu dikkate alındığında Erdemir'in düşen karlılığına rağmen hala kar üreten bir şirket olarak yer alması bile analistler tarafından önemli bulundu. Adel, Alarko Carrier, Netaş gibi şirketler bir önceki yıl performansına yakın başarı ortaya koyarken, Batı Söke'nin karlılığı düştü. Good Year, İzocam, Kent Gıda performansı düşen şirketler oldular. Hatay Tekstil'in sadece 154 bin TL'lik kar göstermesi de bu dönemin en dikkat çeken notlarından biri oldu.
Vatan

Suriyeliyi Kaçak Çalıştıran 6 Bin Lira Ceza Ödeyecek
Türkiye'de kaçak olarak çalışan yabancılar ile çalıştıran işverenleri ağır para cezaları bekliyor. Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Uluslararası İşgücü Kanunu'na göre, yabancılar çalışma izni olmadan Türkiye'de çalışamayacak veya çalıştırılamayacak. Çalışma izni olmaksızın bir işverene bağlı olarak çalışan yabancıya 2 bin 400 lira, bağımsız çalışan yabancıya 4 bin 800 lira, yabancı çalıştıran işveren veya işveren vekiline her bir yabancı için 6 bin lira idari para cezası verilecek. Sağlık ve eğitim hizmetlerinde çalışacak yabancıların çalışma izni başvurularının değerlendirilmesinde ön izin alınacak. Türkiye'de bir yükseköğretim kurumunda örgün öğretim programlarına kayıtlı yabancı öğrenciler, çalışma izni almak kaydıyla çalışabilecek. YÖK tarafından tanınmış üniversitelerden mezun olan yabancı mühendis ve mimarlar, proje bazlı ve geçici süreyle çalışma izni alarak mesleklerini yapabilecek. Kanun, Uluslararası İşgücü Politikası Danışma Kurulunun önerisiyle, başvurusu Bakanlıkça uygun görülen yabancılara "Turkuaz Kart" verilmesine de imkan tanıyor.
Vatan

DÜNYA

Pentagon: Menbiç, Arap Şehri Olarak Kalmalı
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Basın Sözcü vekili Gordon Trowbridge de önceki gün düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada IŞİD'in Menbiç'te açıkça 'çökmek üzere olduğunu' söylemişti. ABD'nin kentin kurtarılmasının ardından PYD'nin burada kalmayacağına dair Türkiye'ye verdiği taahhüdünün hatırlatılması üzerine Trowbridge, şunları kaydetmişti: "Türkiye'nin hassasiyetlerini kesinlikle anlıyoruz. Menbiç tarihsel olarak bir Arap şehri ve beklentimiz de kentin kurtarılmasından sonra bu şekilde devam etmesine yönelik. Menbiç askeri konseyiyle sadece operasyonların tamamlanmasını değil, aynı zamanda şehrin alınması sonrasında sivillerin dönüşü, temel hizmetlerin başlaması gibi konuları da görüşüyoruz. Türklerin, Irak hükümetinin ve yerel Arapların tarihi hassasiyetlerini kesinlikle anlıyoruz ve kaygılarını dikkate alıyoruz. " Menbiç operasyonuna katılan SDG güçleri arasında Kürt ve Arap savaşçıların ne kadar ağırlıkta olduğu tartışma konusu olmuştu.
Hürriyet

Alkollü Araç Kullanan Bakan İstifa Etti
İsveç koalisyon hükümetinin Lise ve Yüksek Öğrenim Bakanı Aida Hadzialiç (29), önceki akşam Danimarka'nın başkenti Kopenhag'daki bir konserden ülkesine dönerken trafik kontrolünde alköllü olduğunun belirlenmesi üzerine dün görevinden istifa etti. Başkent Stockholm'de düzenlediği basın toplantısıyla istifa kararını açıklayan ve yaşamının en büyük yanlışını yaptığını söyleyen Hadzialic "Alkol ile araç kullanımı birlikte anılamaz, düşünülemez" dedi. Sosyal Demokrat Partili ve Boşnak kökenli olan Hadzialiç, kabinenin en genç bakanıydı. Kanında 0.2 promil alkol belirlenen Hadzialic, konserden çok önce iki bardak şarap içtiğini, konser sonrasında alkolün etkisinin geçmiş olabileceğini düşünerek direksiyona oturduğunu belirtirken, "Demek ki geçmemiş. Bu şimdi sonuçlarına katlandığım büyük bir hataydı. Yaptığımın büyük bir hata olduğunun bilincinde olduğum için istifa ediyorum" diye konuştu. İsveç'te alkol sınırı yasalarda 0.2 promil olarak kabul edilirken, 0.2-0.3 arası durumlarda, para cezası ile ehliyete bir süre el koyma ön görülüyor.
Milliyet

Türkiye'ye Uyarılar İnandırıcı Değil
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Avrupa Birliği'nden (AB) Türkiye'ye gelen ilk isim olan Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjörn Jagland, yaşanan süreçten ötürü "Türkiye AB ile yollarını ayırabilir" uyarısında bulundu. Norveç televizyon kanalı NRK´ya konuşan Jagland, Türkiye'de iktidar gibi muhalefetin de darbe girişiminin ardından AB'nin yeterli destek vermemesinden ötürü endişeli olduklarını belirterek, 'siz darbe girişimini kınamıyorsanız insan hakları ile ilgili kaygılarınızda bir inandırıcılık olmaz' dedi. AB liderlerini Türkiye´ye yeterli desteği vermemekle eleştiren Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjörn Jagland, "Charlie Hebdo ve Avrupa ´da diğer saldırılardan sonra, bunların hepimize karşı yapılmış saldırılar olduğunu söyledik. Ancak Türkiye´de 250 insan ölmesine rağmen Türkler, hiç kimsenin yanlarında olmadığı duygusundalar. Ülkedeki muhalefet Türkiye ´ye gösterilen yetersiz desteğin Avrupa´yı Türkiye´deki gelişmelerde sadece seyirci konumuna getirmesinden endişeli" diye konuştu. Jagland, darbe girişiminin ardından beraberindeki heyet ile birlikte Türkiye´yi ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, muhalefet liderleri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile görüşmüştü. NRK´ya verdiği demeçte, Jagland, bu ziyaretinde uyarılarda bulunduğunu fakat AB liderlerinden Türkiye'ye destek çıkmadığı için bu uyarıların inandırıcı bulunmayacağını açıkladı. Muhalefetin de Türkiye'de iktidarın yanında olduğu hatırlatmasını yapan Genel Sekreter, "Avrupa'nın gelecekteki gelişmeler üzerinde etkisi azalabilir. Bu beni korkutuyor" dedi.
Star

Kanada'da Türk Camiine Pkk Saldırısı
Kanada'nın Montreal kentindeki bir Türk camisinin girişi ve duvarlarına, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce terör örgütü PKK'nın propagandasını yapan yazılar yazıldı. yunus Camisi'nin bağlı olduğu Montreal Türk Kültür derneği yöneticilerinden İsmail Ayık, yaptığı açıklamada caminin girişi ve duvarlarına terör örgütü PKK propagandası içeren yazılar yazıldığını söyledi. yönetim olarak derhal polise başvurduklarını anlatan Ayık, "Zorlu bir mücadelenin ardından polis raporu aldık. Yasal süreç başladı." diye konuştu. Öte yandan Türkiye'nin Ottawa Büyükelçiliği'nin saldırı ile ilgili diplomatik girişim başlattı. Türkiye'nin Ottawa Büyükelçisi Selçuk Ünal, "saldırı sonrası toplanan deliller ve polis raporu üzerine, Türkiye olarak Kanada makamlarına nota verdik. Aynı camiye 2015 yılında da Ermeniler saldırmıştı. Bunu da notamızda hatırlattık. saldırının, Kanada'da temaslarda bulunan TBMM parlamenterler heyetimizin ziyaretinin hemen sonrasında yapıldığına dikkati çektik." değerlendirmesinde bulundu.
Star

Trump'a Karşı Siber İttifak
ABD'de Kasım ayında gerçekleştirilecek olan başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti'nin adayı olan Hillary Clinton'ın önde gelen Amerikan basın- yayın organlarının ardından teknoloji ve sosyal medya şirketlerinin de desteğini aldığı belirtiliyor. Muhafazakar Amerikan basını, sosyal medya ve teknoloji firmalarının, Cumhuriyetçi Parti adayı Donald Trump'ı karalama kampanyası yürüttüğünü de öne sürüyor. İşte Clinton'a destek verdiği söylenen firmaların tartışma yaratan faaliyetleri: Apple, Hillary'yi hedef alan oyun ve uygulamalara mağazasında yer vermiyor, haber akışında Trump karşıtı yazıları üstte yayınlıyor. Arama motoru Google, Clinton'la olumsuz içerikleri arama listelerinden kaldırıyor, buna karşın Trump'la ilgili her türlü olumsuz haber ve içeriği üst sıralara çıkarıyor. Mikro mesajlaşma sitesi Twitter, muhafazakar kesimin önde gelen isimlerini yasaklarken, Trump yanlısı etiketlerin birçoğunu da sansürlüyor. Fotoğraf paylaşım sitesi Instagram, Hillary Clinton'ı olumsuz gösteren her türlü hesabı kapatıyor, görselleri de yayından kaldırıyor. Sosyal paylaşım sitesi Facebook, Cumhuriyetçi Parti mensuplarının sayfalarını yayından kaldırıyor.
Vatan

POLİTİKA


Başka Uzlaşma Yolu Yok Gelecek
Başbakan Binali Yıldırım, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in ABD'den iadesiyle ilgili "Terörist başının Türkiye'ye gelip, yargılanmasından başka bir uzlaşı yolu yok. 240 şehidimiz, 2 bin 195 gazimiz var, diğer tahribatı, toplumsal, psikolojik, maddi onları hiç saymıyorum. Bunlar ortadayken bir uzlaşma diye bir şey olmaz" dedi. Çankaya Köşkü'nde medya temsilcileriyle dün bir araya gelen Başbakan Yıldırım özetle şunları söyledi: (Gülen'in iadesi) Ayan beyan, ayna gibi bu adamın bunu yaptığı, yaptırdığı belli. Adamlar bülbül gibi ötmeye başladı. Kendini kurtarmak için doğruları söylüyor. Bütün bunlar ortadayken, kalkıp aksine bir tutum içine girmeye devam ederse, o zaman bu milletin, 79 milyonun hissiyatını görmemiş olur ve bizden de şunu bekleme hakkı yok, 'Niye sizin vatandaşlarınız, bize kötü gözle bakıyor?' Ne yapsın vatandaş yani? İyi mi ettiniz vermemekle, bunu mu bekliyor? Bu konuda olumlu adımlar atılmıyor mu? Atılıyor. Hakkı teslim etmek lazım. 15 Temmuz sonrası Amerika'nın yaklaşımı, 15 Temmuz öncesine göre çok farklı. 22'sinde bir heyet gönderiyorlar, teknik heyet, hukukçular gelip burada bizimkilerle görüşecek. 24'ünde Başkan Yardımcısı (ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden) geliyor, onunla değerlendireceğiz. Daha önce Genelkurmay Başkanları geldi. Bizden heyet gidecek, dosyalar orada, inceleniyor. Ben burada olumlu bir sonuç çıkacağını düşünüyorum. Aksi bir durum söz konusu olamaz. Bunu Amerika kendisine izah edemez, Türkiye ile ilişkileri bakımından izah edemez. Amerika hakkında yayılan kanaati önlemenin tek yolu bu adamı buraya teslim etmektir ve Türk adaletine yaptıklarının hesabını sormasını temin etmesidir. Kayıtlarda (emniyet istihbarat birimlerinin) 17-25 Aralık öncesine de var, sonrasına da var. Burada milat 17-25 Aralık olarak belirlediğimiz için önceki kayıtları dikkate almayacağız. Bir başka konu, MİT'in tespitleri var. Devlet Denetleme Kurulu'nun tespitleri var. Bir de bakanlıkların kendi tespitleri var. Herkesin ortak kanaati şu şu isimler, örgütle doğrudan temaslı, bunlar biliniyor. Kuvvetli şüphe böyle bir şey var, kanaat var. Kılıçdaroğlu'na, 'Sizde paralelci var mı yok mu?' diye sormuşlar. 'Biz bilmiyoruz, Hükümet söylesin, biz de gereğini yapalım' demiş. Herkes bizden bekliyor yani. Şimdi orada da ölçü aynı. 17-25 Aralık. Onun öncesine gidersek bu işin içinden çıkamayız. Siyasette de ölçü bu. Biz yan yana çalıştığımız arkadaşlarımızla ilgili endişe duyarak, kuşku duyarak bir arada olamayız. Bir genel başkan yardımcımızın kardeşi asker de tutuklandı. Şimdi onun hesabını bundan sormamız doğru bir şey değil. Bu tip ilişkiler olabilir, yakınındakilerin birtakım ilişkileri olabilir ama o ilişkilere bizim arkadaşlarımız bilfiil destek veriyor, onu savunuyorsa ayrı bir şey, değilse ayrı bir şey.
Hürriyet

'Antidemokratik Uygulamaların Takipçisi Olacağız'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL'e ilişkin olara farklı izleme grupları oluşturduklarını anlatarak, "Antidemokratik bütün uygulamaların takipçisi olacağız" dediği belirtildi. Kılıçdaroğlu, önceki gün parti genel merkezinde eski CHP milletvekilleri Melda Onur ve Rıza Türmen, eski HDP milletvekili Levent Tüzel, Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy ve eski Erbil Başkonsolosu Aydın Selcen tarafından oluşan Demokrasi için Birlik Koordinasyon Komitesi'ni kabul etti. Milliyet'in aldığı bilgilere göre ekim ayında İstanbul'da geniş katılımlı bir "Demokrasi Buluşması" gerçekleştirmek isteyen heyet, Kılıçdaroğlu'nu da davet etti. Heyetin, Kılıçdaroğlu'na 15 Temmuz darbe girişiminin ardından izlenen politikalara yönelik duydukları endişeyi aktararak, "Bir darbeden kurtulduk ama darbeden kurtuluşun ertesinde yaşanan olayların demokrasiyle bağdaşır yanı yok. Bu süreci bir an önce atlatalım" ifadesini kullandıkları belirtildi. Kılıçdaroğlu'nun endişelere kısmen hak verdiğini anlattığı, "Antidemokratik bütün uygulamaların takipçisi olacağız. Birden fazla alanda izleme grubu oluşturduk. Yargıya yönelik, eğitime yönelik olarak Elbette darbeyle ilgili bütün önlemlerin alınmasını darbe girişimine katılanların yargı önüne çıkarılmasını istiyoruz ancak, bu sürecin bir cadı avına dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz" ifadesini kullandığı kaydetti.
Milliyet

SPOR

Kulüpler Birliği Vakfı, hafta içinde deplasman yasağının kaldırılması için anlaşmış ve bu haber taraftarlarca sevinçle karşılanmıştı. Ancak dün Konya'daki Süper Kupa finali öncesi yaşanan olaylar, yasaklama kararını haklı çıkarır nitelikteydi. G.Saray ve Beşiktaş taraftarları arasında çıkan kavgada biri bıçakla hafif olmak üzere 4 kişi yaralandı. Şehrin 60 kilometre dışındaki Altınekin ilçesi kavşağında G.Saray taraftarları, Beşiktaşlıların otobüsünü taş yağmuruna tuttu. Bir taraftarın elindeki döner bıçağı dehşet yarattı. Olayda şoför yaralanınca otobüs bölgedeki bir akaryakıt istasyonuna çekildi. Burada da Beşiktaşlı taraftarlar karşılaştıkları Galatasaraylı taraftarlara saldırdı. Öyle ki akaryakıtçı silahını çıkarıp iki tarafı ayırmaya çalıştı. Üçüncü olay stada giderken yaşandı. G.Saraylılar, Beşiktaşlıların olduğu bölgeye girmeye çalıştı. Polis biber gazı ve TOMA ile müdahale etti. Olayda 5 kişi yaralandı. Maç için toplam 3 bin güvenlikçi görev yaptı.
Hürriyet

Fenerbahçe, Pereira dosyasını FIFA'ya götürecek. Sözleşmenin karşılıklı feshi için maddi konularda anlaşamayan iki taraf ipleri kopardı. Vitor Pereira ve yardımcıları dün sabahki antrenmana çıkmayınca Fenerbahçe, noter tespiti yaptırdı ve pazartesi günü FIFA'ya gidileceğini açıkladı. Portekizli teknik adama tazminat ödememek için tüm kozlarını kullanan Kanarya'dan yapılan açıklamada "Pereira Portekiz basınına, anlaşılmaz, kabul edilemez ve gerçek dışı gerekçeleri ileri sürerek ülkesine döndüğünü söylemiştir. Nitekim Pereira ve yardımcıları antrenmana katılmamıştır" denildi. Açıklamanın devamında "Pereira'nın bu davranışı açıkça sözleşmeye aykırıdır ve tarafımızca kabul edilmesi mümkün değildir. Pereira'nın sözleşmeyi açık ihlali karşısında kulübümüz bugün (dün) itibarı ile doğmuş hukuksal haklarını, pazartesi günü kullanacaktır" denilerek FIFA'ya gidileceği ima edildi.
Star

Süper Kupa'da Galatasaray, Beşiktaş'ı penaltılarla saf dışı bıraktı: 4-1.. 11'de sağdan kullanılan köşe vuruşu sonrası Sneijder'in yeniden içeriye kestiği topa Chedjou kafayı vurdu, topu Tolga rahatlıkla kontrol etti. 26'da Bruma uzaklardan vurdu, Tolga için kolay top oldu. 45+2'de Oğuzhan, Cenk'i gördü. Onun sol çaprazdan vuruşunda top yan ağlarda kaldı. 54'te Cenk, Muslera'yla karşı karşıya pozisyonda dokunuşunu yaptı. Top direği yalayıp auta çıktı. 55'te Quaresma'nın sol çaprazdan çektiği şutta top Musera'da kaldı. 56'da Sneijder, vurdu, Tolga topa rahatlıkla sahip oldu. 71'de kornerden gelen topa Chedjou kafayı vurdu, aut. 85'te Sneijder, ceza sahası dışından şutunu çekti, Tolga topu kontrol etti. 100'de Sneijder'in serbest atışından gelen ortada Hakan Balta kafayı çaktı: 0-1. 105'te Quaresma'nın frikiğinde kaleci gole izin vermedi. 107'de Olcay ortaladı, Q7'nin kafayla indirdiği topta, Chedjou'nun ters vuruşu sonrası eşitlik geldi: 1-1..
Star

RİO'da neler oluyor neler Yüzmenin altın çocuğu efsane isim Michael Phelps, 2012 Londra olimpiyatlarının ardından ilk olimpiyatta ilk kez bir finalde geçildi. Önceki gece yapılan 100 metre kelebek finalinde sürpriz bir isim Singapurlu Joseph Schooling 50.39'luk derecesiyle altın madalyanın sahibi oldu. 21 yaşındaki yüzücü ilk olimpiyat altınını kazandı. Schooling şampiyon olurken, efsane Michael Phelps ile Macarlar'ın ünlü yüzücüsü Lazslo Cesh ve Güney Afrikalı Chad Guy Bertrand Le Clos'u da geride bıraktı. Singapurlu yüzücünün ardından ikincilik için müthiş bir mücadele yaşandı. Bu üç yüzücü de finiş noktasına 51.14'te aynı anda dokundu. Bu nedenle her üç sporcu da gümüş madalyanın sahibi olurken, 100 metrede bronz madalya verilmedi. Bu arada efsane yarışın ardından Joseph Schooling'in ilginç bir fotoğrafı sosyal medyaya düştü. Singapurlu yüzücünün annesi May Schooling oğlunun 2008'de Pekin Olimpiyatları döneminde Phelps ile çektirdiği bir fotoğrafı paylaştı. Schooling yıllar önce idolü olarak gördüğü ve birlikte fotoğraf çektirdiği ABD'li yüzücüyle ile tam 8 yıl sonra bu kez havuzda ve madalya kürsüsünde yan yana geldi.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme