15 Ağustos 2016 Pazartesi

15.08.2016 Genel Gündem



15.08.2016

GÜNDEM

Yurtdışında 'Hizmet Diyasporası'nda Birleşin Hicret Deyin
MİT'in deşifre ettiği kriptolu yazışmalarda FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in, örgütü tekrar toplamak için örgüt mensuplarına, "Yurtdışında 'Hizmet diyasporası' çatısı altında birleşin, Hizmet hareketini bulunduğunuz ülkeden yürütün. Türkiye'deki ailenizi de yanınıza alın, firar ve kaçma kelimelerini kullanmayın, yerine 'Hicret ettik' deyin" talimatları gönderdiği tespit edildi. Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) lideri Fetullah Gülen'in darbe girişiminden sonra dağılma sürecine giren, moral çöküntüsü yaşayan örgütü tekrar toparlamak için harekete geçtiği bildirildi. FETÖ üyelerinin kullandığı Eagle ve ByLock isimli mesajlaşma uygulamasının şifresini kıran MİT, önemli bilgilere ulaştı. MİT'in rapor ettiği bilgilerde, Gülen'in 'acil eylem planı' adı altında örgüt mensuplarına talimatlar gönderdiği kaydedildi. Dört maddelik talimatta, yurtdışına kaçan örgüt üyelerinin neler yapmaları gerektiği anlatılıyor. Gülen'in talimatlarda, "Yurtdışına çıkan hizmet ehli olanlar, aileleri ve çocuklarını da yanlarına alsın. Eşleri ve çocukları da en yakın zamanda yurtdışına taşınsın. Yurtdışında 'Hizmet diasporası' çatısı altında birleşin, hizmet hareketini bulunduğunuz ülkeden yürütün. Türkiye'deki ailenizi de yanınıza alın, firar ve kaçma kelimelerini kullanmayın, yerine, bunun yerine zulüm ve baskılar nedeniyle 'hicret ettik' deyin. Hizmetinizi bulunduğunuz ülkelerde devam ettirin" dediği belirtildi. MİT raporunda Gülen'in talimatında örgüt mensuplarından 'Hizmet diasporası' kurarak Türkiye'yi yönetenler aleyhinde faaliyette bulunmalarının istendiği kaydedildi. Kriptoplu mesajlarda, örgüt mensuplarının hangi ülkelere nasıl geçiş yapacakları konusunda yönlendirme yapıldığı belirtildi. Örgüt mensuplarına, Romanya, Gürcistan, Ukranya ve Kuzey Irak'ın geçiş güzergahı olarak kullanmaları, bu ülkelerde uzun süre kalınmaması, Türkiye ile ilişkileri iyi olan bu ülkelerde yakalanmaları durumunda geri gönderilebilecekleri uyarısı yapıldı. MİT raporunda, Gülen'in örgüt mensuplarına yerleşmeleri tavsiyesinde bulunduğu ülkeler arasında 'Arnavutluk, Kırgızistan, Makedonya, Bosna-Hersek, Belçika, Hollanda, Almanya, Kanada, Amerika, Güney Afrika ve Mısır' bulunuyor.
Hürriyet


Harekât Başkanı İzindeydi
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'da yaptığı darbe girişimi kapsamında tutuklanan Genelkurmay Komuta Kontrol ve Hava Füze Savunma Komutanı Tuğgeneral Mehmet Arif Pazarlıoğlu'nun ifadesi ortaya çıktı. Darbe soruşturması kapsamında tutuklanan Pazarlıoğlu, savcılıkta verdiği ifadesinde şunları anlattı: "Ben Genelkurmay Komuta Kontrol ve Hava Füze Savunma Daire Başkanı olarak görev yaparım. Rütbem tuğgeneraldir. 25 Haziran 2016-15 Temmuz 2016 tarihleri arasında izinde bulunuyordum. İzin dönüşü 15 Temmuz 2016 günü sabah 09.00'da görevime başladım. 20 günlük boşluğu doldurmak için görevimizde yoğun olduğundan ve evraklar biriktiği için gün boyu çalışmalar yaptım ve akşam normal mesai saatinde de çıkış yapmadım. Saat 20.30-20.50 sıralarında hava kararmış vaziyetteyken silah sesleri duydum. Odam ön tarafa bakıyor ve ben pencereyi açarak aşağı baktım. Birkaç askerin duvarın köşesinde yan yana siper almış vaziyette durduklarını gördüm. Bu sırada ara ara silah sesleri geliyordu. Hemen ardından koridorun sonundaki büyük camdan aşağı baktım. Bu arada iki sivilin yerde yattığını, diğer iki üniformalının ise bu sivillerin üstüne bastığını gördüm. Bu arada bizim kattaki ismini hatırlayamadığım posta benim yanımdaydı. Karşı odamda olan Alpaslan Çetin Paşa derhal harekat merkezine indi. Ardından ben de harekat merkezine indim. İndiğimde kimliğimi okuttum ancak geçersiz kart yazdı. Bu sırada görmediğim ancak şu an darbeci olduğunu değerlendirdiğim kişiler komutanımızın emri giriş çıkışlar yasaklandı diye seslendiler. Bunun üzerine üçüncü kata çıktım." Pazarlıoğlu, ifadesinde, soruşturmada bugüne kadar ortaya çıkmayan çarpıcı bir bilgi de verdi. Pazarlıoğlu, ifadesinde, tutuklanan Genelkurmay Harekat Başkanı Korgeneral Satı Bahadır Köse'nin darbe günü izinde olduğu için yerine Tümgeneral Baki Kavun'un vekalet ettiğini söyledi. Pazarlıoğlu, şöyle devam etti: "Harekât başkanı izinde olduğu için yerine vekalet eden Tümgeneral Baki Kavun'un yanına gittim ve durumu izah ettim. Çatışma olduğunu, nizamiyenin kapatılmış olduğunu söylediklerini söyledim. Baki Paşa bana kendisini de harekât merkezine almadıklarını söyledi. Karargâh içinde silah taşımak yasak olduğu ve bizde silah olmadığı için güvenlik almak amacıyla odalarımızı kilitleyip içeride oturmaya karar verdik. 4. kattaki odama çıktım. 1-2 kez tuvalete çıktım. Uçaklar alçak geçiş yapmaya başlayınca odamdan çıkmadım. Tuvalet ihtiyacımı poşetlerle giderdim."
Milliyet

Darbe Planını 6 Günde Yaptı, Gülen'e Onaylattı
İzmir'de gözaltına alınan özellikle üst rütbeli askerlerin darbeye ilişkin ifadeleri ve itirafları önemli ayrıntılara ışık tuttu. Tutuklanan askerlerden itirafçı olan bir general ile farklı rütbedeki askerlerin anlattıkları, 15 Temmuz darbe girişimi öncesindeki sürece ilişkin önemli noktaları aydınlattı. Darbenin bir numarası olarak da kabul edilen, Akıncı Üssü'nde yakalanan, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılan Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Adil Öksüz'ün, iki günlük ABD ziyaretinin sırrını da ortaya çıkardı. Polisin belirlemelerine göre 'Hava Kuvvetleri imamı' olan Yrd. Doç. Dr. Adil Öksüz, 15 Temmuz'dan önce Ankara'da belirlediği adreslerde ilk olarak FETÖ'nün asker ve polisteki imamlarıyla toplantılar yaptı. Bu toplantılardan ortaya çıkan taslak planlara, FETÖ üyesi generallerle son halini verdi. Hemen her ildeki darbe yapılanmasında görev alacakların isim isim belirlenmesinden sonra da Yrd. Doç. Dr. Adil Öksüz bu planları yine polisin tespitlerine göre 11 Temmuz günü ABD'ye götürdü. Pensilvanya'da bulunan Fethullah Gülen'in, örgüt lideri olarak darbe planlarını inceleyip onaylamasından sonra da Yrd. Doç. Dr. Adil Öksüz bu kez 13 Temmuz tarihinde tekrar Türkiye'ye göndü. Bundan iki gün sonra 15 Temmuz 'da, FETÖ üyelerinin darbe teşebbüsü yaşandı.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 127,3566-127,4812       
ABD Doları 2,9599-2,9617/ Euro 3,3012-3,3048/ İngilizSterlini 3,8261-3,8309

Trafikte Hatayapan Yandı
Trafikte kusurlu hareket yapan sürücüler de kazalarda sorumlu tutulacak. Hazine Müsteşarlığı, trafik sigortasının genel şartlarında değişik yaptı ve yeni uygulama, geçtiğimiz hafta Resmi Gazetede yayımlanarak, başladı. Buna göre, doğrudan kazaya karışmasa bile trafikte kural ihlali yaparak hem maddi hem de bedeni zarara neden olan sürücüler de artık, kazalarda sorumlu tutulacak ve zarar, kusuru oranında kendi trafik sigortasından karşılanacak. Böylece yeni düzenleme ile trafik sigortası kapsamına 'temassız kaza' kavramı da girmiş oldu. Sigortacılar, yeni düzenlemenin, trafik kurallarına uymayarak, trafikte sakıncalı hareket yapan sürücülere yönelik olduğunu belirterek, bu şekilde araç kullanarak kazaya neden olan sürücülerin bazı durumlarda temas olmadığı gerekçesiyle hukuken kazadan sorumlu tutulmadıklarını söyledi. Yeni genel şartlara, 'kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz' maddesi eklendiğini vurgulayan sigortacılar, şu açıklamaları yaptı: "Örneğin, bir araç, dikkatsizce ara yoldan ana yola çıkıyor ve o sırada ana yoldan gelen de çarpmamak için aracı ani kırıp, başka bir araca çarpıyor. Ya da siz normal yolunuzda seyrederken, başka bir araç aniden önünüze çıkıyor, siz de ona çarpmamak için direksiyonu kırıp, kaldırımdaki yaya çarpıyorsunuz. Bu tür kazalar çok oluyor. Sizin hiçbir suçunuz yokken bir anda suçlu hale geliyorsunuz. Bazı durumlarda mahkemeler de, kusurlu hareket edenin hiçbir teması olmadığını gerekçe gösterip, tüm sorumluluğu kazayı yapana yüklüyor ve zararı çarpan sürücünün sigorta şirketi karşılıyor. Oysa yeni düzenleme ile kazaya sebebiyet veren de artık sorumlu olacak, kusuru oranında zarara katılacak ve sigorta açısından hasarlı sürücü olarak değerlendirilecek."
Hürriyet

Körfez Turu
Başarısız darbe girişimi sonrası gayrimenkul sektörü güç birliği kararı almıştı. Emlak Konut GYO ile Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) 60 bin konut ve ofis için bir kampanya düzenledi. 1 ay süre ile peşinat yüzde 20'ye, faiz 0.7'ye çekildi, vade 120 aya uzadı. Ağustos sonuna kadar sürecek kampanya sayesinde satış ofisleri doldu. Şimdi de güç birliği kararının ikinci adımı olarak yurtdışı turuna çıkılacak. Şirketler yurtdışı gayrimenkul fuarlarına birlikte katılacak ve yabancı yatırımcıya Türkiye'ye yatırımın avantajlarını anlatacak. Gayrimenkul sektörünün üreten, vergi veren, 2 milyon kişiye istihdam sağlayan ve 200 alt sektörü besleyen ve dolayısı ile milyonlarca kişiye dokunan bir sektör olduğunu söyleyen GYODER Başkanı Aziz Torun, büyüyen ve gelişen, 2023 hedefleri olan Türkiye için gayrimenkul sektörünün stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti. Yurtiçinde yapılan kampanyaya ek olarak Türkiye'nin yurtdışında tanıtımı için de projeler geliştirdiklerini belirten Torun, "Ekonomi Bakanlığı'nın önderliğinde oluşturulan TİM, DEİK, TÜSİAD, MÜSİAD, gibi STK'larla birlikte GYODER olarak yurt dışında Türkiye algısını güçlendirmek üzere çalışmalara katılacağız. Bunun yanı sıra sadece gayrimenkul özelinde bir çalışmamız daha olacak. GYODER olarak 3 ay içinde yurtdışında 3 ayrı fuara katılıyoruz. Eylül ayında Dubai, ekim ayında Kuveyt ve kasım ayında da Cidde Cityscape fuarlarında olacağız" dedi. Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat Kurum Fransa'da gerçekleşen uluslararası gayrimenkul fuarı Mipim ile Dubai'de gerçekleşen Cityscape'e her yıl katıldıklarını ancak bu yıl daha da güçlü bir katılım yapacaklarını dile getirdi. Emlak Konut GYO tarafından yapılacak yurtdışı turlarının Körfez ülkeleri ile sınırlı kalmayacağını dile getiren Kurum, "Eylül ayında Londra, Amerika, Frankfurt ve Paris'e 'roadshow'a gideceğiz. Hem şirketlerimizin hem de ülkemizin yarınları bugünden daha iyi olacak ve bunu yabancı yatırımcılara anlatacağız. Sırtımızdaki yükten kurtulduk ve artık daha hızlı koşacağız" dedi.
Hürriyet

Tam Vardiya
Cumhuriyet tarihinin en büyük projelerinin başında gelen İstanbul Yeni Havalimanı'nın 90 milyon yolcu kapasiteli ilk etabının yüzde 30'u tamamlandı. İlk etap için 2 milyar avro harcanırken, şu anda 17 bin 500 kişinin çalıştığı havalimanı inşaatında çalışan sayısı 30 bine ulaşacak. İGA Üst Yöneticisi (CEO) Yusuf Akçayoğlu, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından çalışmalarına hiç ara vermediklerini belirterek, "Darbe girişiminin sabahı her zamankinden daha fazla motivasyonla işimize sarıldık ve o hafta sonu faaliyetlerimize 24 saat devam ettik" dedi. Yollarına kararlı bir şekilde devam edeceklerini ifade eden Akçayoğlu, havalimanı inşasında hızlarının gittikçe arttığını, özellikle yaz aylarında yüzde 4-5 civarında fiziki hızı yakalamayı amaçladıklarını vurguladı. Akçayoğlu, "Bu ilerleme hızı böylesine büyük projeler için çok önemli. Kaynak olarak 3'te birini harcadık ama kaynak aktarımının hepsi hemen fiziki ilerlemeye yansımıyor. Havalimanının ilk etabının yüzde 30'u tamamlandı diyebiliriz" diye konuştu. Havalimanını Şubat 2018'de bitireceklerini kaydeden Akçayoğlu, şu bilgileri verdi: "Şu an 17 bin 500 kişi çalışanımız var ve bu sayı gittikçe artıyor. Gece çalışmalarına biraz daha hız verdik. Bu anlamda alt yüklenicilerle görüştük. Her ne kadar geceki üretim ile gündüzki üretim aynı olamasa da gece çalışan sayısını artırarak ilerleme hızını eşitlemek istiyoruz. Çalışan sayımız gittikçe artacak ve her ay güncellenecek. Öngörümüz, işin pik noktasında 30 bin çalışana ulaşmak."
Türkiye

Geçici İşçiliğe 'Sınırlı' İzin
Geçici istihdam ile ilgili taslak tamamlandı. Taslağa göre, mevsimlik tarım işlerinde, askerlik ve doğuma giden işçi yerine, ev hizmetlerinde, geçici işçi çalıştırılabilecek. Greve gidenin yerine geçici işçi alınamayacak. Özel istihdam bürolarına geçici iş ilişkisi kurma yetkisi veren Özel İstihdam Büroları Yönetmelik Taslağı tamamlandı. Taslağa göre, mevsimlik tarım işlerinde, askerlik ve doğum izni gibi iş sözleşmesinin askıda kaldığı hallerde, ev hizmetlerinde, günlük işlerden sayılmayan aralıklı işlerde, mevsimlik işler hariç dönemsel işlerde, işverenler, geçici iş ilişkisi kurma yetkisi bulunanözel istihdam büroları aracılığıyla öngörülen süreler dahilinde geçici işçi çalıştırılabilecek. Özel istihdam büroları geçici süreli çalıştıracağı işçi ile iş sözleşmesi, işveren ile geçici iş sağlama sözleşmesi yapacak. İşveren ile yapacağı sözleşmede, sözleşmenin başlangıç, bitiş tarihi, işin niteliği, özel istihdam bürosunun hizmet bedeli gibi yükümlülüklere yer verilecek. Geçici işçi, sözleşmesi bittikten sonra başka yerde çalışabilecek.
Milliyet

3. Havalimanı'nın % 30'u Tamamlandı
Türkiye ekonomisine büyük ivme kazandıracak mega projelerden İstanbul 3. Havalimanı inşaatı tam gaz devam ediyor. İlk etap inşaatın yüzde 30'u tamamlanırken, 2 milyar Euro harcanan inşaat için 17 bin 500 kişilik mühendis ve işçi ekibi gece gündüz mesai harcıyor. 3. Havalimanı inşaatının yüklenici firmalarının ortak konsorsiyumu İGA'nın üst yöneticisi Yusuf Akçayoğlu, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından çalışmalarına hiç ara vermediklerini belirterek, bu menfur girişimin çalışma azimlerini artırdığını söyledi. Akçayoğlu, darbe girişimiyle Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde 2023 hedeflerine yürümesinin bazı kesimleri rahatsız ettiğinin daha iyi görüldüğünü aktardı."Darbe girişiminin sabahı her zamankinden daha fazla motivasyonla işimize sarıldık ve o hafta sonu faaliyetlerimize 24 saat devam ettik" diyen Akçayoğlu,havalimanının 90 milyon yolcu kapasiteli ilk etabının Mayıs 2015'te başladığını anımsatarak şöyle konuştu: "Bugüne kadar 6 milyar Euro'luk ilk paket kredinin 3'te birini projemize aktardık.Özellikle yaz aylarında yüzde 4-5 civarında fiziki hızı yakalamayı amaçladık.Bu ilerleme hızı böylesine büyük projeler için çok önemli. Kaynak olarak 3'te birini harcadık ama kaynak aktarımının hepsi hemen fiziki ilerlemeye yansımıyor. Havalimanının ilk etabının yüzde 30'u tamamlandı diyebiliriz."
Star

Geçici İşçinin Hakkına Özel İstihdam Koruması
Uzun süreli işsizliği azaltacak yeni bir uygulama daha hayata geçiyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Özel İstihdam Büroları'na (ÖİB) ilişkin yönetmelik taslağını tamamladı. Buna göre mevsimlik tarım işlerinde, askerlik ve doğum izni gibi iş sözleşmesinin askıda kaldığı hallerde, ev hizmetlerinde, günlük işlerden sayılmayan aralıklı işlerde, mevsimlik işler hariç dönemsel işlerde, işverenler ÖİB aracılığıyla geçici işçi çalıştırabilecek. Taslak, mevcut işçilerin de haklarını koruyor. Buna göre, geçici işçi sayısı, işyerinde çalışan işçi sayısının dörtte birini geçemeyecek. Büro, geçici süreli çalıştıracağı işçi ile iş sözleşmesi, işveren ile geçici iş sağlama sözleşmesi yapacak. İşveren ile yapacağı sözleşmede, sözleşmenin başlangıcı, bitiş tarihi, işin niteliği, özel istihdam bürosunun hizmet bedeli gibi yükümlülüklere yer verilecek. Sözleşme, geçici işçinin kurumdan veya bir başka özel istihdam bürosundan hizmet almasını, iş bitimi sonrası geçici işçi olarak çalıştığı yerde ya da farklı bir işyerinde çalışmasını engelleyen hükümleri içermeyecek. Geçici işçi sözleşmesi, mevsimlik tarım işleri ve ev hizmetlerinde süre sınırı olmaksızın, aralıklı ve dönemsel işlerde ise en fazla 4 ay süreyle kullanılabilecek. Dönemsel işler hariç diğer işlerde sözleşme toplam 8 ayı geçmemek üzere iki defa uzatılabilecek. İşveren, belirtilen sürenin sonunda aynı iş için altı ayı geçmedikçe geçici işçi çalıştıramayacak. Toplu işçi çıkarılan işyerlerinde 8 ay süresince, kamu kurum ve kuruluşları ile madencilik sektöründe özel istihdam bürolarınca geçici iş ilişkisi kurulmayacak. Geçici işçiler, işyerlerinde sosyal hizmetlerden diğer çalışanlarla aynı oranda yararlanabilecek. Maaşlarının ödenip ödenmediği ise, çalıştığı süre boyunca her ay işveren tarafından kontrol edilecek. İşçinin maaş alacağının olması halinde işveren, özel istihdam bürosunun alacağından mahsup ederek, işçinin 3 aylık maaşını banka hesabına yatıracak.
Star

Brent Petrol Kritik Seviyede
Eylül-Ekim aylarında Cezayir'de yeni bir OPEC toplantısı yapılabileceği dedikodusu, Suudi Arabistan'ın petrol piyasasının dinamiklerinde ortaya çıkabilecek değişiklikleri yakından izledikleri açıklamasından sonra fiyatlar, geçtiğimiz haftanın ikinci yarısını sert bir yükselişle tamamladı. Geçen haftanın kapanış seviyesi olan 47.17 seviyesi; 47.19'dan geçen kısa vadeli düşüş trendi ile 47.37'deki 50 günlük BHO'ya oldukça yakın olması açısından önemli ve kritikti. Neredeyse bu seviyelere kadar yükselip, kritik seviyelerin hemen altında bir kapanış oldu. Brent petrolde 9 Haziran'da 52.83 görüldükten sonra başlayan, 2 Ağustos'taki 41.49'a kadar devam eden düzeltme hareketinin de bir düzeltmesini yaşıyoruz bu aralar. Cuma günkü kapanış da son düşüş hareketinin önemli düzeltme seviyelerinden birine denk geldi. Daha fazla bir yükseliş olur mu? Olsa bile arızi olacağını, Brent'te bu seviyelerden yeniden bir düşüşün başlayacağını tahmin ediyorum. Düşüş gelmediği ve yükselişin devam ettiği durumda yeni çıkışların görülme ihtimali artacaktır. Ancak ABD'deki stokların yeni rekorları sürdürdüğü bir ortamda "finansal petrolün" bu hareketi sürdürmesi zor görünüyor. Bu seviyelerden yaşanacak bir düşüşün brent petrolü yeniden 42.10-42.50 bandına getirebileceğini düşünüyorum. Not indirimi gölgesinde yaşarken; petrol fiyatlarındaki bir düşüşün, yükselmeye başlayan cari açığa katkısı olması açısından iyi bir haber olabilir.
Vatan

DÜNYA

Cami Çıkışı İmama İnfaz
ABD'nin New York kentinde öğle namazının ardından camiden çıkan bir imam ve yardımcısı sokakta başlarından vurularak öldürüldü. New York'un Queens bölgesinde Bangladeşli göçmenlerin gittiği El Furkan Camisi'nin çıkışında öldürülen 55 yaşındaki İmam Maulama Akonjee, 2 yıl önce Bangladeş'ten ABD'ye gelmişti. Akonjee'nin yanındaki yardımcısı 64 yaşındaki Thara Uddin de saldırıda öldü. Polis, olayı araştırmayı sürdürürken, şu ana kadar kurbanların dini inançları nedeniyle hedef alındıklarına dair bir delile ulaşmadıklarını açıkladı. Cami önünde saldırıyı protesto etmek için toplananlar bunun bir nefret suçu olduğunu savundu. Bazıları, Cumhuriyetçi Parti'nin ABD Başkanlık seçimindeki adayı Donald Trump'ın Müslümanlara yönelik ayrımcı ifadelerinin bu tür olayları tetiklediğini ifade etti. Eylemciler, gösteride "Adalet İstiyoruz" pankartları taşıdı. Saldırıyı protesto edenlerden Khairul Islam, "Amerika böyle bir yer değil. Bundan dolayı Donald Trump'ı suçluyoruz. Trump ve konuşmaları İslamofobi oluşturdu" diye konuştu. Rahi Majid adlı bir başka kişi ise öldürülen imam için "Bir sineği bile incitmezdi" dedi. Polis, saldırganın robot resmini yayınladı. Görgü tanıklarının ifadelerinden sakallı ve gözlüklü olduğu belirlenen saldırganın olay anında koyu bir gömlek ve mavi şort giydiği tespit edildi. Ayrıca, saldırganın uzun boylu ve Hispanik kökenli olduğu yönünde de tanıklıklar yapıldı. Polis kaynakları, saldırganın, kurbanlarına arkadan yaklaşarak ateş ettiğini ve ardından elinde silahla koşarak kaçtığını bildirdi. Şüphelinin görüntüleri güvenlik kamerasına da takıldı. İmamın 7 çocuğundan biri olan 28 yaşındaki kızı Naima Akonjee, babasının kimseyle sorun yaşamadığını anlattı. Arap Amerikalılar Derneği'nin yöneticilerinden Linda Sarsour, konuyla ilgili açıklamasında "Bu olayın arkasından nefret suçu çıkmasa bile bu insanların için şartlar zor. Eğer yoksul ve göçmen bir topluluktansanız ve İngilizce ana diliniz değilse, bu durumda ne kadar korkmuş olabileceğinizi düşünün. İnsanlar şokta" diye konuştu. Yakınlardaki bir başka caminin imamı Kobir Chowdhury ise "Dudaklarımı okuyun. Bu bir nefret suçu" dedi.
Hürriyet

Avusturya'dan Yeni Bir Rezalet
Türkiye düşmanlığını artık gizlemeyen Avusturya hükümeti, yeni bir skandala daha imza attı. Avusturya'nın başkenti Viyana'da Schwechat Uluslararası Havalimanı'ndaki panoda ikinci defa Türkiye aleyhtarı haber yayınlandı. Avusturya medyasında kullanılan, "Türkiye, 15 yaş altı çocuklarla cinsel ilişkiye izin veriyor" başlıklı haber havalimanındaki panoda yer aldı. Türkiye'ye yönelik kara propaganda amacı taşıyan haberin panoda yayınlanması buradaki Türk vatandaşlarının büyük tepkisine yol açtı. Olay, Türk Büyükelçiliği'ne bildirildi. Elçilik de Ankara'yı durumdan haberdar etti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da söz konusu haberin kaldırılması için girişimde bulundu. Viyana Büyükelçiliği'nin müdahalesi sonucu Türkiye'yi karalama amacı taşıyan skandal haber havaalanındaki panodan kaldırıldı. Havalimanındaki ikinci skandal sonrası Avusturya Maslahatgüzarı, Dışişleri Bakanlığı'na çağrılarak Türkiye'nin tepkisi dile getirildi. Ankara'nın, Avusturyalı diplomata, "Avusturya'nın Türkiye'ye karşı hasmane tutumunu anlamak mümkün değil. Bir daha tekrarlanması halinde cevabımızın çok daha sert olacak" dediği öğrenildi. Geçtiğimiz haftalarda da Viyana Schwechat Uluslararası Havalimanı'ndaki ekranda "Türkiye tatili ile sadece Erdoğan'ı destekliyorsunuz" başlıklı Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıtı ilanları yayınlanmıştı. Olayın ardından Dışişleri Bakanlığı, Avusturyalı makamlarla temas geçmiş ve bu çirkin ilanların yayınına son verilmişti.
Türkiye

Barzani Liderliğinde Musul Operasyonu
Suriye'nin kuzeyindeki Menbic'in PKK'nın Suriye uzantısı YPG önderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri tarafından IŞİD'den alınmasından sonra, Irak'ın kuzeyinde Musul'a bağlı köy ve kasabalara yönelik üç cephede kapsamlı operasyon başlatıldı. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani komutasında sürdürülen operasyonlarda yedi köy IŞİD'den geri alındı. Barzani, kendisini ziyaret eden ABD Başkanı Barack Obama'nın IŞİD'le Mücadele Özel Temsilcisi Brett Mc- Gurk'a, IŞİD sonrası Musul yönetimine azınlıkların da katılmasını istedi. IŞİD'in Musul'dan çıkarılması için ABD'nin Irak ve Kürt yönetimi ile uzun süreden beri kapsamlı operasyon hazırlığı sürerken Barzani komutasındaki Peşmerge güçleri dün sabah saat 05.30 sıralarında IŞİD'e yönelik ağır silahlarla üç cephede kapsamlı operasyon başlattı. Koalisyona bağlı savaş uçaklarının desteği ile Musul'un Mahmur, Güwer ve Hazır kasabaları çevresinde cephelerinde IŞİD'e karşı kapsamlı bir operasyon başlattı. Erbil merkezli Kürt TV'leri ve internet siteleri, operasyonu canlı yayınlarken operasyona Barzani'nin 'Başkomutan' sıfatı ile komuta ettiği açıklandı. Barzani'nin yanı sıra oğullarının da üniformaları ile harekâta katılması dikkat çekti. IŞİD mevzileri koalisyon uçaklarının da desteğiyle gün boyu bombalanırken Werdek köyü ve Güwer ilçesinden ilerleyen Peşmerge Güçleri, yoğun çatışmaların ardından 7 köyü IŞİD'den aldı. IŞİD'e ait bomba yüklü iki araç ise Milan tanksavarla vuruldu. Çatışmalarda 5 IŞİD'li öldürülürken çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirildi. IŞİD'den alınan köylerde ise mayın arama çalışmaları başlatıldı. Peşmerge güçleri, dün öğleden sonra bölgede 15 kilometrelik alanı kontrol altına alırken 500 haneli Steyha köyünü ise kuşatmaya aldı. Kürt kaynakları, operasyonla, Güwer, Dibege, Erbil ve Erbil Uluslararası Havaalanı üzerindeki IŞİD tehlikesinin kaldırılmasının hedeflendiğini, diğer yandan Peşmergelerin Hamam Ali başta olmak üzere IŞİD'in elinde bulunan petrol kuyularına bir adım daha yaklaştını belirtti.
Milliyet

90'ıncı Yaş Gününde Obama'ya Eleştiri
KÜBA'nın efsanevi lideri Fidel Castro, 90'ıncı yaş günü kutlamaları için Nisan ayından bu yana ilk defa halkın karşısına çıktı. Konuşma yerine bir mektup kaleme alan Castro, doğumgünü kutlamaları için Kübalılara teşekkür etti. Castro, Hiroşima ziyareti sırasında Japon halkından özür dilemediği için Obama'yı eleştirdi. Obama'nın Hiroşima'da yaptığı konuşmada yeterince dik durmadığını kaydededen Castro, Rusya ve Çin hakkında ise şu ifadeleri kullandı: "Rusya ve Çin gibi büyük ülkeler, karşılığında nükleer silah kullanmak zorunda kalabilecekleri tehditlere maruz kalmamalı. Bunlar, cesaret ve zekanın ulusları. Barışı korumanın gerekliliği hakkında bıkıp usanmadan konuşmak önemli."
Vatan

Belçika'dan Pkk'ya Gösteri İzni
Belçika, terör örgütü PKK'nın 15 Ağustos 1984'teki ilk kanlı saldırısına yönelik gösteriye izin verdi. Terör örgütleri üyeleri, Brüksel şehir merkezi yakınlarındaki Spanjeplein Meydanı'nda, 1984 yılında Siirt'in Eruh, Hakkari'nin de Şemdinli ilçelerinde iki askerin şehit olduğu PKK'nın ilk saldırısıyla ilgili gösteri düzenledi. Terör örgütünü simgeleyen bez parçaların asılmasına da müsaade edilen gösteride, PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılması istendi. Brüksel Belediyesi yetkilileri, PKK üyelerinin sadece toplanacağını, bildiri okunması ya da konuşma yapılması yönünde izin verilmediğini söyledi. Buna karşın eylemde, konuşmalar yapıldığı görüldü. Polis gösterinin izinsiz olduğunu iddia etse de herhangi bir müdahalede bulunmadı. Gösteri yaklaşık 3 saat sürdü. Ülkede yetkililer, terör örgütü PKK'ya verilen izinlere rağmen Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin gösterilere, 'taşkınlıklar olabileceği' gerekçesiyle izin vermeyeceklerini belirtmişti.
Vatan

POLİTİKA

İçen De Gelecek Içmeyen De
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tek işinin vatan savunması olduğunu belirterek, "Siyasete müdahale etme histerisi içerisinde olmayan bir Türk Silahlı Kuvvetleri'nin inşa edilmesi lazım" dedi. FOX Tv'de katıldığı Çalar Saat programında, gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Kurtulmuş, özetle şunları söyledi: "Bu adamlar tarih boyunca birçok ezoterik grubun olduğu gibi, bir çok batıni unsurun olduğu gibi geniş Müslüman kitlesinin içerisinde sadece kendi çok dar kitlelerini Müslüman olarak tanımladılar, kendi aralarında bir hukuk geliştirdiler ve diğerlerini kendi İslam çerçevelerinin dışında gördüler. En büyük namussuzluk buradaydı, en büyük ihanet buradaydı. Bu anlamda tarih olarak belki Hasan Sabbah örgütünden daha batıni bir örgüttür bu örgüt. Ama sosyolojik anlamda en büyük sapkınlığı burada ortaya koydular. Bunlar hem İslami cemaat fikrinin köküne kibrit suyu ekmişlerdir hem de sosyolojik olarak cemaati dağıtmışlardır. Benim gibi düşünen adam devlette olsun değil, esas meselemiz ehliyet, liyakat ve millete sadakat olmalıdır. Dini, seküler fark etmez, gerçekten ehliyeti, liyakati ve millete sadakati olan insanlar gelsinler, devletin kadroları içinde yer alsınlar. Ümit ederim ki 15 Temmuz saldırısı böyle bir dönüşüme de vesile olur. Bu anlamda Türkiye büyük hayır sağlamış olur diye düşünüyorum. Herkes kendi düşüncesiyle, mezhebiyle, meşrebiyle, siyasi görüşüyle, kendisine bir kariyer imkanını devletin çatısı altında bulabilmelidir. Bu olursa zaten bu örgütlere ihtiyaç yok. O tür (geleneksel, muhafazakâr) ailelerden gelen insanların önünü kapatırsanız, FETÖ gibi adamlar da çıkıp diyor ki 'merak etme ben seni yükseltirim' diyor. Bu sefer bir gizli örgütlenme, paralel bir yapılanmaya zemin hazırlıyorsunuz. İçkisini içen de gelecek, içmeyen de gelecek, hanımı başörtülü olan da gelecek, olmayan da gelecek. Böylesine bir özgürlük ortamını devletin kadroları içinde sağlarsanız, FETÖ'ye ihtiyaç duymayacak kimse. Esas kırmamız gereken şey bu. Hem demokratikleşmeyi sağlayacağız, siyasal katılımda kimsenin önünde engel kalmayacak hem de şeffaflaşmayı sağlayacağız. Ekonomik ve siyasi kararlar, sadece devlet aygıtı tarafından alınırsa devlet çok cazip bir yer haline geliyor. Bunu mümkün olduğu kadar halkla paylaşmak, halkın siyasal katılım süreçlerine daha muktedir bir şekilde girebilmesini temin etmek gerekiyor. Ama yeterli değildir. Demokratikleşmeyi ve şeffaflaşmayı, bütün unsurlarıyla ortaya koyarsanız, hatta devlet memuriyeti için liyakat esaslı yeni bir yapılanma yaparsanız, devleti ele geçirilecek bir kurum olmaktan kurtarırsınız. İtirazımız şunadır; Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tek işi var. Vatan savunmasıdır, ülke savunmasıdır. Sadece ülke savunmasına kendisini tahsis etmiş olan, siyasette aklı olmayan, siyasette gözü olmayan, siyasete bir türlü müdahale etme histerisi içerisinde olmayan bir Türk Silahlı Kuvvetleri'nin inşa edilmesi lazım. İnşallah bu 15 Temmuz saldırısı Türkiye'ye böyle bir zemin hazırlayacak ve bunda da muvaffak oluruz diye ümit ediyorum."
Hürriyet

15 Temmuz Öncesi Gibi Davranamayız
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ak Parti'nin 15. kuruluş yıldönümü nedeniyle Ak Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen törene İstanbul'dan videokonferansla bağlandı. Erdoğan, şunları kaydetti: Kurucu genel başkanı olmaktan iftihar ettiğim AKP ile olan hukuki bağımı 27 Ağustos 2014 tarihindeki olağanüstü kongrede kopartmak zorunda kalmıştım. O gün tam 13 yıl sonra partimden ayrılıyor olmamın hüznünü ve milletimin tamamiyle kucaklaşacak olmamın sevincini birlikte yaşamıştım. Partimle bağım kopmuş olsa da partiyi birlikte kurduğum dava arkadaşlarımla gönül bağım bitmemiştir, bitmeyecektir. 26 Mart 1999 tarihinde Pınarhisar Cezaevi'ne doğru yola çıkarken ne diyorduk: Beraber yürüdük biz bu yollarda. Cezaevinden çıktıktan sonra milletimize koştuk. 3 Kasım 2002'de milletimiz bize ülkeyi yönetme sorumluluğunu verdi. Farklı vesayet odaklarıyla giriştikleri saldırılardan sonuç alamayanlar Gezi olaylarıyla toplumsal kaos denemesi yaptılar, tutmadı. Emniyet ve yargı içinde yuvalanmış ihanet çetesi vasıtasıyla 17/25 Aralık darbe girişimini başlattılar, netice alamadılar. 15 Temmuz gecesi ülke tarihimizin de kendi geçmişimizin de en alçak, en kanlı, en sinsi tehditiyle karşı karşıya kaldı. O gece meydanlarda Ak Partilisiyle diğer partilerin mensuplarıyla tek yürek tek ses olarak istiklaline ve istikbaline sahip çıkma mücadelesi verildi. Yenikapı'da bir araya gelen siyasi parti genel başkanları ve her kesimden vatandaşlarımız, ülkemizin önünde yeni bir kapının açılışının müjdecisi olmuştur. Sizlere büyük görevler düşüyor. 15 Temmuz'a kadar Ak Parti'ye oy verenlerden aldığınız güçle, tüm Türkiye'ye hizmet etmenin çabası içindeydiniz. 15 Temmuz'dan sonra hangi partiye oy vermiş olursa olsun, artık Türk milletinin tamamına karşı kayıtsız şartsız sorumluluğunuz vardır. O başlangıcı meşhum bitişi zafer olan gecede hep birlikte şu gerçekleri gördük: Bu millet varsa biz varız, bu ülke varsa biz varız. Bu devlet varsa biz varız. Bu bayrak varsa biz varız. Bu ezanlar varsa biz varız. Tüm bunlara şahit olduktan sonra artık 15 Temmuz öncesi gibi davranamayız. En başta cumhurbaşkanı olarak ben davranamam. İktidar partisi olarak Ak Parti böyle davranamaz. Muhalefet partilerinin de aynı anlayışla olduğuna bu süreçte şahit oldum. Sivil toplum kuruluşlarının, medyanın, meslek örgütlerinin de aynı anlayışta olduğunu ümit ediyorum. Türkiye'nin 2002 yılı sonundan bu yana gerçekleştirmiş olduğu ekonomik ve demokratik dönüşümün mimarı olan Ak Parti'den yeni dönemde de aynı öncü misyonunu devam ettirmesini bekliyorum.
Milliyet

'Yeni Mağdurlar Yaratılmasına Karşıyız'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun İzmir programı sırasında, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yayımlanan KHK'lar kapsamında kapatılan üniversitelerin akademisyen ve öğrencileriyle biraraya geldiği öğrenildi. Öğrenci ve akademisyenlerin "toptancı" bir anlayışla yapılan uygulamaları eleştirdiği, Kılıçdaroğlu'nun da sorunla ilgilenileceğini, yeni mağduriyetler yaratılmasına karşı olduklarını ifade ettiği belirtildi. Kılıçdaroğlu'nun geçtiğimiz hafta Seferihisar'da katıldığı Sanat Çalıştayı'na verilen arada, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yayımlanan KHK'larla kapatılan vakıf üniversitelerinin öğrenci ve akademisyenleriyle ayrı ayrı biraraya geldiği öğrenildi. Görüşmede öğrencilerin ve akademisyenlerin, yaşananlar nedeniyle "toptancı" bir anlayışla o üniversitelerde çalışan tüm akademisyenler ve öğrenim gören tüm öğrencilerin mağdur edildiğine değindiği, bu konuyu CHP'nin gündemine almasını istediği belirtildi. Kılıçdaroğlu'nun bu süreçte yeni mağduriyetler yaratılmasına karşı olduklarını ifade ettiği, bu doğrultuda kurdukları izleme komisyonları aracılığıyla hem hak ihlallerini not aldıkları hem de hükümete ve iktidar partisine bu mağduriyetlere ilişkin bilgi verdiklerini anlattığı kaydedildi. Kılıçdaroğlu'nun İzmir'de yaşanan bu sorunu da not alarak ilgileneceği sözünü verdiği kaydedildi.
Milliyet

'Mahremi Telefonla Konuşmuyoruz'
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin, "Yargıdaki, polisteki, ordudaki kümelenme ortaya çıkıyor. Bütün bu yakın dönem olaylarını, yakın dönem felaketlerini ve Türkiye'nin itibarsızlaştırılmasını bu çerçeveye oturtmazsak, bu çerçevede olaylara yaklaşmazsak bence yakın tarihin doğru analizini yapamayız" dedi. CNN Türk televizyon kanalında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Şimşek, telefon dinlenmeleri ile ilgili bir soru üzerine de, "Daha önce örgütlü bir şekilde 100 binlerce vatandaşımız illegal bir şekilde terör örgütünce dinlendi. Aslında dünyada mutlaka birileri dinliyordur diye insanın içinden geçmiyor değil. Siz şeffaf, net, açık olduktan sonra ben sorun görmüyorum. Zaten devletin mahremiyet ve gizlilik içeren konularını biz genelde telefondan veya elektronik yazışma ile yapmıyoruz. Yüz yüze görüşmeyle veya gizli notlarla. Dolayısıyla o konuda rahatım ama birileri de dinliyor olabilir mi, bu dönemde herkes herkesi dinliyor. Sadece Türkiye bağlamında değil, tüm dünyada" ifadelerini kullandı. 14 Ağustos spekülasyonlarıyla ilgili başka endişe verici bir olay beklemediğini söyleyerek olası bir siber saldırı konusunun aylar öncesinde Milli Güvenlik Kurulunda görüşüldüğünü, ne tür tedbirler alındığına ve bundan sonra yapılacaklara ilişkin kendilerinin bilgilendirildiğini anlattı. "Hiç bir zaman yüzde yüz bu saldırılara engel olunamayacağını ancak bu saldırıların minimize edilmesi konusunda gönlümüz rahat" dedi.
Vatan

SPOR

RİO Olimpiyatları'na Michael Phelps damga vurdu 5 altın, 1 gümüş madalya ile oyunları kapatan ABD'li yüzücü, Yaz Olimpiyat Oyunları'nda en fazla madalya elde eden sporcu olarak artık bir efsane oldu Son 5 olimpiyata katılma başarısı gösteren Phelps, 23 altın, 3 gümüş ve 2 bronz madalyayla kürsüden inmedi 2008 Pekin'de 8 altın madalya elde eden ABD'li yüzücü, bu başarısıyla aynı zamanda, bir olimpiyatta en fazla altın madalya kazanan sporcu unvanının da sahibi. Phelps son olarak ABD'nin 4x100 metre karışık bayrak finalinde kazandığı altın madalyayı boynuna geçirdi. Başarılı sporcu kürsüde ise gözyaşlarını tutamadı. ABD'li yüzücü 23 altın madalyayla, oyunlar tarihinde en fazla altın madalya kazanan sporcu unvanını da elinde bulunduruyor. Phelps, 2004 Atina'da 6 altın, 2 bronz, 2008 Pekin'de 8 altın, 2012 Londra'da 4 altın, 2 gümüş, 2016 Rio Olimpiyatları'nda ise 5 altın ve 1 gümüş madalya kazanmayı başardı. SSCB'li kadın cimnastikçi Larissa Latynina, 1956-1964 yılları arasında katıldığı 3 olimpiyatta 9 altın, 5 gümüş ve 4 bronz olmak üzere toplam 18 madalyayla Phelps'in ardından ikinci sırada yer aldı. Fin atlet Paavo Nurmi, 9 altın, 3 gümüş, ABD'li yüzücü Mark Spitz de 9 altın, 1 gümüş ve 1 bronz madalyayla ikilinin ardından geldi.
Hürriyet

Aykut Kocaman adım adım Fenerbahçe'ye yaklaşıyor. Pereire'nın yerine ilk aday olarak düşünülen Konyaspor teknik direktörü ile Sarı-Lacivertli kulübün asbaşkanı Ali Yıldırım, dün İstanbul Kanlıca'da bir zirve gerçekleştirdi. Görüşmede Yıldırım, yakın arkadaşı olan Kocaman'ı büyük oranda ikna etti. Aykut hocanın toplantıda "Benden önce Konyaspor Başkanı Ahmet Şan'ı ikna etmeniz gerek" dediği öğrenildi. Ali Yıldırım'ın da Kocaman'a "Sen 'Evet' de, gerisini bize bırak. Biz Ahmet Bey ile anlaşır, onu ikna ederiz" şeklinde karşılık verdiği belirtildi. Ancak Ahmet Şan, dün sert bir açaklama yaptı. Konyaspor Başkanı "Fener'de ne zaman kriz çıksa Kocaman ismi ortaya atılıyor. Bizim hocamızı bırakmaya niyetimiz yok. Aykut hocanın yakasından düşsünler" şeklinde konuştu. Buna rağmen Ali Yıldırım'ın bugün Şan ile temasa geçip, Kocaman için resmi teklif yapacağı bildirildi.
Star

Cim-bom'da bu sezon öncesi en büyük kazanç Fernando Muslera olacak gibi Geçen sezona çok kötü başlayan ve hatalı goller yiyerek tepki çeken Uruguaylı file bekçisi tüm maçlar tamamlandığında da en fazla golü yediği dönemi geride bırakmıştı. Ancak Muslera, Süper Kupa'da Beşiktaş ile oynanan karşılaşmada, Sarı-Kırmızılı takıma ilk geldiği yıllardaki görüntüsünden enstantaneler verdi. Muslera öncelikle 120 dakikalık normal süre ve uzatma bölümünde kalesinde adeta devleşti. Oyun içerisinde özellikle Cenk ve Quaresma'dan gollük şutlar geldi. Bunların hepsinde kalesini başarıyla koruyan Muslera sadece takım arkadaşı Chedjou'nun ters vuruşunda çaresiz kaldı. Başarılı kaleci asıl penaltı atışlarına damga vurdu. Beşiktaşlı Oğuzhan ve Atiba'nın vuruşlarında gole geçit vermeyerek, takımının Süper Kupa'yı almasını sağladı. Öte yandan Sarı-Kırmızılı file bekçisi, önceki akşamki başarısını daha önce iki kez tekrarlamıştı. Muslera, Uruguay Milli Takımı ile 2010 Dünya Kupası çeyrek finalinde Gana ile karşılaştıkları ve penaltılara giden maçta 2 kez topu çıkarmayı başarmıştı. Muslera, Lazio forması giydiği dönemde de 2009'da Sampdoria'ya karşı görev yaptığı İtalya Kupası karşılaşmasında da penaltılarda iki atışın golle sonuçlanmasını önlemişti.
Star

Beşiktaş stoper arayışlarında ilk hamlesini tamamladı. Siyah-Beyazlılar uzun süredir görüşme halinde oldukları Chelseali Kenneth Omeruo ile kiralama konusunda anlaşmaya vardı. Geçen sezonu Kasımpaşa'da kiralık olarak geçiren Omeruo, transfer sezonunun başlamasıyla Beşiktaş ile anlaşmış, ancak teknik direktör Şenol Güneş'in farklı profilde bir stoper istemesinden dolayı bekletilmişti. Şenol Güneş'in ikna edilmesiyle Chelsea ile tekrar görüşüldü ve 1 yıllık kiralama ile 4 milyon euro satın alma opsiyonu karşılığında söz kesildi. Nijeryalı oyuncuya ise 1 yıllık sözleşme karşılığında 700 bin euro ödenecek. Omeruo, geçen sezon 25'i Spor Toto Süper Lig, 1'i Ziraat türkiye Kupası toplam 26 maçta Kasımpaşa forması giydi. Nijeryalı futbolcu ligde 1 asist yaptı, 10'u lig maçında 11 sarı kart gördü.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme