16 Ağustos 2016 Salı

16.08.2016 Genel Gündem



16.08.2016

GÜNDEM

Vuranlar Belirlendi
Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı teslim almaya gelen darbeci Tuğgeneral Semih Terzi'yi vurarak darbe girişiminin püskürtülmesine büyük katkı sağlayan kahraman Astsubay Ömer Halisdemir'i şehit eden cuntacılardan ikisi belirlendi. 15 Temmuz gecesi yaşananları kaydeden kamerayı inceleyen başsavcılık, Halisdemir'e ilk kurşunu Binbaşı Fatih Şahin'in sıktığı, ardından Üsteğmen Mihrali Atmaca'nın da yaylım ateşine tuttuğu belirlendi. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı ele geçirmek isteyen Tuğgeneral Semih Terzi'yi vuran Astsubay Ömer Halisdemir'i şehit edenlerle ilgili Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın titiz çalışması sürüyor. Başsavcılık, Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda darbe gecesi yaşananları kaydeden kamera görüntülerini incelemeye aldı. Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı teslim almaya gelen Tuğgeneral Terzi'yi vurarak kalkışmanın püskürtülmesine büyük katkı sağlayan Astsubay Halisdemir'i şehit eden cuntacılar, çatışma görüntülerinin izlenmesi sonucu tespit edildi. Kamera kayıtlarından, M16 tüfeği ile yaylım ateşine tutarak Astsubay Halisdemir'i şehit eden cuntacı subayların Kurmay Binbaşı Fatih Şahin ile Üsteğmen Mihrali Atmaca olduğu anlaşıldı. Görüntülerin incelenmesi sonucu ilk etapta Halisdemir'in arkasından yoğun ateş açan kişinin Kurmay Binbaşı Şahin olduğu, ardından Üsteğmen Atmaca'nın da Halisdemir'i kurşun yağmuruna tuttuğu belirlendi. Astsubay Halisdemir'e ateş açan diğer askerlerin de tespit edilmesi için darbe girişiminin gerçekleştiği gece Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda kullanılan bütün silahlara el konuldu. Silahlar, balistik inceleme için kriminal laboratuvarına gönderildi. Kriminal inceleme sonucunda Halisdemir'in üzerinden çıkarılan 30 kurşunun hangi silahlara ait olduğu kesinlik kazanacak. Fatih Şahin'in, cuntacı Semih Terzi'nin yakın adamı olduğu bildirildi. Şahin, 15 Temmuz gecesi Tuğgeneral Terzi ile birlikte Silopi'den Ankara'ya gelen bordo bereliler arasında yer alıyordu. Şahin, Terzi'nin can güvenliğini sağlayacak yakın koruma ekibinin başındaydı. Koruma çemberine rağmen Astsubay Halisdemir, cuntacı Terzi'yi beylik tabancasıyla vurdu. Başından vurulan Terzi, Şahin'in refakatinde GATA getirildi. Cuntacı Tuğgeneral Terzi, burada öldü. Bunun üzerine GATA'dan kaçmak isteyen Şahin, hastanedeki bir asker tarafından yakalanarak emniyet güçlerine teslim edildi. Şahin tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Hürriyet


Ayrılanlar Dönecek
FETÖ darbe girişimi sonrası 248 savaş pilotunun atılmasıyla yaşanan büyük açığın nasıl giderileceğinin yanıtı Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'tan geldi. Kurtulmuş, "Yeni pilot alımı ve bir vesileyle TSK'dan ayrılmış olanların yeniden TSK'ya kazandırılmasıyla ilgili düzenleme 671 sayılı KHK ile yapılmıştır" dedi. TÜRK Hava Kuvvetleri'nin (TKH) pilot açığının kapatılması için üretilen formüller, OHAL kapsamında çıkarılacak 4'üncü kararname olan 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) hazırlıkları sırasında gündeme geldi. Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın önerileri arasında, en önemli kaynak, sayıları 700'ü bulan, Hava Harp Okulu mezunu olup pilot olmayan teğmen ve üsteğmenler. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, dünkü Bakanlar Kurulu toplantısından sonra yaptığı açıklamada, 671 sayılı KHK'da Türk Hava Kuvvetleri'nin pilot ihtiyacının karşılanması için gerekli düzenlemeler olacağını söyledi. Kurtulmuş, "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin pilot açığının kapatılmasıyla ilgili düzenlemelerin gerçekleştirilmesi çalışmaları yapılmış, yeni pilot alımı ve bir vesileyle TSK'dan ayrılmış olanların yeniden TSK'ya kazandırılmasıyla ilgili düzenleme 671 KHK ile yapılmıştır" dedi. Hürriyet'in edindiği bilgiye göre Hava Kuvvetleri'nden 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle atılan savaş pilotu sayısı 248 oldu. Bu durum, mecburi hizmet bitince özel sektöre geçmek için ayrılan ya da emekli olan pilotlara ilişkin rakamla birleşince önemli bir açık ortaya çıktı. Dünyada koltuk sayısı/pilot sayısı oranı 1/1.5 olarak kabul ediliyor. Türkiye'de ise bu oran 1/0.8'e düştü. Bunun üzerine Hava Kuvvetleri ihtiyacın karşılanması için kapsamlı bir çalışma hazırladı. Bu çalışmada şu öneriler yer aldı: Hava Kuvvetleri'nde halihazırda Harp Okulu mezunu teğmen ve üsteğmenlerin sayısı 700'ü buluyor. Bu subaylar, sağlık raporları gibi nedenlerle uçuş okuluna gidemedikleri için piyade gibi sınıflarda. Kendilerine yeni şans tanınsın, kriterlere uygun olanları uçuş eğitimine alalım. Üniversitelerin mühendislik fakültelerinden Endüstri, Elektronik, Havacılık ve uzay bilimleri ile bilgisayar bölümlerinden ara sınıf öğrencileri Milli Savunma bünyesindeki Harp Okulu'na alınsın. 15 yıl olan mecburi hizmet 18'e çıksın. 25 yıl olan emeklilik süresi de 18'e indirilsin. Böylece pilotlar, 15 yılı doldurur doldurmaz ayrılmayıp emekliliği beklemeye teşvik edilmiş olur. Sivil üniversitelerin uçuş bölümlerinden öğrenci alıp savaş pilotu eğitimine tabi tutabilir. ABD'de muharip pilotlar, özel sektöre geçseler bile sürekli harbe hazır tutuluyor. Uygulama çerçevesinde özel sektöre geçen Hava Kuvvetleri pilotları, iki ayda bir hafta seferberlik görev emri gibi savaş uçaklarıyla uçuş yapabilir. Böylece olağanüstü haller için her daim hazır olan bir yedek kuvvet yaratmak mümkün. Bu önerinin hayata geçmesi, özel sektörün insafına bırakılmamalı, yasal zorunluluğa dönüştürülmeli.
Hürriyet

Dink Cinayetinden Ali Öz'e Tutuklama
Hrant Dink'in 19 Ocak 2007'de öldürülmesine ilişkin soruşturmada tutuklama istemiyle dün mahkemeye sevk edilen dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz, Trabzon Jandarma istihbarat görevlisi Astsubay Veysel Şahin, İstanbul İl Jandarma İstihbarat Komutanlığı'nda görevli Astsubay Ecevit Emir, sivil Adem Sarıgöl tutuklandı. Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 7'si daha dün adliyeye sevk edildi. Dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz, Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevli Astsubay Veysal Şahin, Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Tefik Cantürk, Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevli Astsubay Önder Araz, İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevli Uzman Jandarma Osman Kırçalı, İstanbul İl Jandarma İstihbarat Komutanlığı'nda görevli Astsubay Astsubay Ecevit Emir, sivil Adem Sarıgöl, soruşturma savcısı Gökalp Kökçü'ye ifade verdi. Şüpheli 7 kişi, "FETÖ örgütüne üye olmak", "icra ve ihmal suretiyle adam öldürme" suçlarından tutuklanmaları talebiyle İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi. Şüpheliler arasındaki Sarıgül'ün gözaltında olan şüphelilerden Yüzbaşı Metin Yıldız ile irtibatı olduğu ve cinayetten sonra birlikte görüldükleri iddia edildi. Hakimlik sorgularının ardından Ali Öz, Veysel Şahin, Ecevit Emir ve Adem Sarıgöl tutuklandı. Osman Kırçalı, Önder Araz ve Tefik Cantürk ise serbest bırakıldı. Cantürk hakkında adli kontrol kapsamımda yurt dışına çıkış yasağı getirildi. Albay Öz, Dink'in öldürüleceğini bildiği halde, cinayete engel olmamakla suçlanıyor. 2006 yılının Ağustos ayında Hrant Dink'i takip ettiği iddia edilen jandarma görevlilerinin de Öz'e bağlı olan Trabzon Jandarma Komutanlığı'ndan geldikleri iddia ediliyor.
Milliyet

Kanlı Yıl Dönümü!
Çocuk katillerinin yaptığı kanlı saldırı PKK'nın 1984 yılında Eruh ve Şemdinli'ye baskın düzenleyerek Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde kanlı eylemleri başlatmasının yıl dönümü olan dün saat 13.10 sıralarında düzenlendi. Çınar-Bismil yol ayrımındaki Şehit Emniyet Amiri Murat Uçar Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliği önünde şiddetli bir patlama meydana geldi. PKK'nın bomba yüklü kamyoneti uzaktan kumandayla patlatması sonucu, Bölge Trafik Denetleme binası, önündeki beton duv ara rağmen ağır hasar görürken, karşısında ve yakınında bulunan iki akaryakıt istasyonunda da saldırının etkisiyle hasar meydana geldi. Saldırı sırasında çevreden geçmekte olan yolcu otobüsü başta olmak üzere birçok aracın camları kırıldı. Patlama yerinde 5 metre genişliğinde ve derinliğinde büyük bir çukur açıldı. Olay yerine Diyarbakır'dan karadan ve havadan ambulanslarla polis ekipleri sevk edildi. Patlama ardından yakın bölgede teröristlerle güvenlik güçleri arasında çatışma sürerken, yaralılar ambulanslarla çevrediki hastanelere kaldırıldı. Korkunç saldırıda biri polis çocuğu olmak üzere 2 sivil yaşamını yitirdi. 5 polisimiz ise şehit oldu.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 127, 0646-127, 1578     
ABD Doları 2, 2,9409-2, 2,9409/ Euro 3, 2888-3, 2916/ İngilizSterlini 3, 7884-3, 7925

2.8 Milyarlık 'Finans' Temeli
İstanbul'u dünyanın önde gelen 'küresel finans merkezlerinden biri yapma' hedefiyle geliştirilen İstanbul Uluslararası Finans Merkezi (İFM) projesinin inşaatında çok önemli bir aşamaya geçiliyor. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türkiye ekonomisi aleyhine algı oluşturmaya çalışan çevrelere güçlü bir mesaj olacak şekilde, toplam satış geliri hedefi 2.8 milyar lirayı bulması beklenen iki büyük kompleksin temeli büyük ihtimalle önümüzdeki hafta atılacak. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) binalarının (kompleks) daha önce ihale edildiğini hatırlatan Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı M. Ergün Turan, "BDDK ve SPK için inşaat süreci başlıyor. İFM hükümet programlarında ve orta vadeli programda yer alıyor. Haftaya iki projede daha ilk kazmayı vurabiliriz" dedi. İmzalanan protokol kapsamında 25.11.2014 tarihinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Hizmet Binasının Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi ihalesi gerçekleştirilmiş ve yüklenici firma ile 11.02.2015 tarihinde sözleşme imzalanmıştı. Sözleşme gereği yüklenici firma, Arsa Karşılığı Satış Toplam Geliri; 1 milyar 861 milyon TL, Arsa Satış Karşılığı İdare Payı Gelirini 372 milyon 200 bin TL (yüzde 20) taahhüt etmişti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı onayının dün verilmesi bekleniyordu. Projenin inşaat ruhsatı için belediyeye başvuru da hemen yapılacak. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) projesi ihalesi ise SPK, TOKİ ve Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından daha önce onaylandı ve Ümraniye Belediyesi'nden ruhsatı da alındı. Bu projede Arsa Satış Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi ihalesi gerçekleştirdiklerini söyleyen Başkan Turan, yüklenici firma, Arsa Karşılığı Satış Toplam Geliri; 915 milyon 417 bin TL, Arsa Satış Karşılığı İdare Payı Geliri olarak 215 milyon 123 bin TL (yüzde 23.5) taahhüt etti" dedi. Projenin en önemli finans komplekslerinden biri olacak Merkez Bankası binası içinse TOKİ ile Merkez Bankası arasında 28.07.2015 tarihinde protokol imzalandı. İnşaat için çok yakında TOKİ tarafından "Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı Modeli" ile ihale yapılacak. Merkez Bankası kampüsünde de ofis, ticaret alanı, otel yer alacak. Projeye yüksek teklif bekleniyor.
Hürriyet

Tib, Btk'ya Devredildi
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın (TİB) kapatıldığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında üçüncü kez yapılan Bakanlar Kurulu'nun ardından konuşan Kurtulmuş, "TİB kapatılmış ve bütün yetkileri, sorumlulukları, personeli teknik bütün imkanları Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (BTK) devredilmiştir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan daha önce yaptığı açıklamada, TİB'in kapatılacağını söyleyerek, "Çünkü bütün pisliklerin olduğu yerlerden biri de orası" diye konuşmuştu. Kurtulmuş, olağan üstü hal (OHAL) kapsamında iki yeni Kanun Hükmünde Kararname (KHK) hazırlandığını açıklayarak, şöyle konuştu: "670 sayılı KHK'da, öncelikli olarak bazı bakanlıklarımız ve kurumlarımızdan gelen, kamu personeli olma vasfını yitirmesi gereken, yani FETÖ üyesi olduğu tespit edilen kişilerle ilgili düzenlemedir. Dışişleri, Sahil Güvenlik, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere çeşitli kurumlardan gelen liste, KHK ile yayınlanarak yürürlüğe girecek ve bu listede ismi geçen FETÖ mensupları devlet memuriyeti vasfını kaybedeceklerdir. Bu kararname çerçevesinde görevden alınanların unvan ve meslek adlarını kullanmaları da mümkün olmayacak. Bu unvanları milleti yok etmek için, devleti yok etmek için terör örgütüyle irtibatlı olanların kullanmaya hakları yoktur. Amaç budur, son derece yerinde ve doğru bir amaçtır." Kapatılan kurum ve kuruluşların mal varlıklarıyla ilgili olarak da konuşan Kurtulmuş, "670 sayılı KHK ile; FETÖ'cü terör örgütüyle irtibatlı olduğu için kapatılan kurum ve kuruluşların hakları, alacakları, yükümlülükleri ve taşınmazlıklarının ne olacağı Maliye Bakanlığı'nın uhdesine bırakılmıştır. Bunların bir kısmını da diğer kamu kurumlarına, ihtiyaç ortaya çıkarsa, onlara bedelsiz olarak tahsisini yapacak, mülkiyetini değil. Kapatılan vakıfların mal varlıkları, taşınmazlıkları ve alacaklarıyla ilgili sorumluluklarsa Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne tevdi edilmiştir" dedi. Kurtulmuş, şöyle devam etti: "2010 KPSS'de soruları çaldıkları ve bu şekilde devlet memuriyetine girdikleri tespit edilenler, devlet memuriyetinden ihraç edileceklerdir. Ancak 2010 KPSS ile girmiş olup yapılan soruşturmalar sonucunda gerçekten hakkıyla devlet memuriyetine girdiği tespit edilenlere ise hiçbir şey olmayacak. Onlar devlet memuriyeti sıfatını bulundukları, sıfatı kullanmaya devam edeceklerdir. 2010 KPSS ile ilgili sayı veremiyorum. Onların listeleri var. Kimler bu yolsuzluğun içinde oldular, onlarla ilgili gerekli düzenlemeler yapılacak."
Hürriyet

Kredide 2. İndirim Şart
Birçok bankanın geçen hafta konut kredi faiz oranlarını çeşitli vadelerde aylık yüzde 1'in altına düşürmesine rağmen beklentilerin karşılanmaması piyasalarda ikinci indirimi gündeme getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bankalara, konut kredilerinde yıllık faiz oranlarını yüzde 9'a doğru çekmeleri çağrısı yapmıştı. Söz konusu çağrılara destek veren bankalar, geçen haftadan başlayarak en düşüğü yüzde 0.80 olmak üzere konut kredisi faiz oranlarını çeşitli vadelerde yüzde 1'in altına çekti. Uzmanlar, konut kredi faiz oranlarının yüzde 1'in altına düşmesine karşın konut kredilerinin ağırlıkla 5-10 yıllık vadelerde kullanıldığı göz önüne alındığında yıllık faiz oranlarının hala yüzde 11.5'in üzerinde seyrettiğine dikkati çekiyor. Bankacılık analistleri ise konut kredi faizlerinin düşmesinin kar marjları üzerinde baskı oluşturduğuna dikkati çekerek, Türkiye'deki tasarruf açığı nedeniyle mevduatın kısıtlı kaldığını, bankaların mevduat konusunda rekabetçi oran vermekte zorlandığını belirtti. Analistler, "Merkez Bankasının zorunlu karşılıkları düşürmeye başlaması bankaların kaynak maliyetini gözeten bir karardı. Alternatif olarak, MB, bankalara konut kredileri için ayrı bir fonlama gerçekleştirebilir ya da BDDK'nın uygulamaya alacağı diğer makroihtiyati yöntemlerle konut kredilerindeki maliyet unsuru risk parametreleri, Basel kriterleriyle ters düşmeyecek şekilde bankaları rahatlatıcı şekilde kullanılabilir" görüşünü dile getirdi.
Türkiye

Patronlardan Cibuti'ye Yatırım Turu
Darbe girişimi sonrası özellikle Avrupa ve Asya ülkelerine "yaşanan durumu doğru şekilde anlatmak için" seferler düzenleneceği mesajları verilmişti. Bir yandan bu çalışmalar yürütülürken, diğer yandan da Afrika ülkelerine yatırım turları sürüyor. 20-22 Eylül tarihlerinde Afrika'nın en küçük ülkelerinden Cibuti'ye bir yatırım heyeti gönderilmesi planlanıyor. Söz konusu heyet, Ekonomi Bakanlığı'nın koordinasyonunda oluşturulacak. Organizasyonu Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) yürütecek. Firmaların 1 Eylül'e kadar gerekli başvuru ve ödemeleri yapmaları gerekiyor. Heyette, Cibuti'de yatırım yapmayı düşünen ve Kenya, Uganda, Somali gibi çeşitli Doğu Afrika ülkelerine ihracat yapan firmalar yer alacak. Ziyarette, Türk iş adamlarının Cibutili yetkililer, kurumlar ve şirketlerle birtakım görüşmeler yapması bekleniyor. Söz konusu çalışmalarla pazar payı ve iş imkanlarının artırılması planlanıyor. Görüşmelerde özellikle liman, demiryolu, karayolu, baraj, havaalanı, yol, tersane, jeotermal enerji, inşaat gibi altyapı sektörlerinin öne çıkacağı belirtiliyor. Cibuti'nin en çok ithalat yaptığı ülkeler arasında Çin, Endonezya, Etiyopya ve Hindistan bulunuyor. Türkiye'den yapılan ithalat miktarı ise geçtiğimiz yıl 98 milyon doları buldu. Ülkenin yaklaşık 2 milyar dolar değerinde milli geliri mevcut
Türkiye

Turizmde 'Bayram' Var
Kurban Bayramı'nın 9 gün olacağı beklentisi ve okulların bayramdan sonra açılacak olması hem turizmcilere, hem de yerli turistlere tam bir bayram yaşatıyor. Özellikle eylülün ilk haftalarına denk gelen tatilde havanın da sıcak olacağı beklentisiyle rezervasyonlar hızlı gidiyor. 15 Temmuz darbe girişimi ve ardından gelen kamuya izin yasağının etkisiyle kayıplar yaşayan turizm sektörü, hem kamuda izinlerin normale dönmesi, hem de Kurban Bayramı beklentisiyle çifte bayram yapacak. Yurtdışı turlar ise darbe girişiminin ardından sıkı kontroller nedeniyle uzayan pasaport kuyrukları ve vize işlemleri için kısalan zaman nedeniyle daha az tercih ediliyor. Geçen yıl Kurban Bayramı tatilinde otellerde konaklayan yerli turist sayısının 350 bin kişi olduğu tahmin ediliyor. Ancak toplamda Kurban Bayramı turizm trafiğinin 600 bin kişiye yaklaştığı ifade ediliyor. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Başaran Ulusoy, 9 günlük bayram tatilinin büyük ihtimalle kesinleştiğini belirterek, önceden açıklanmasının programlara daha da hız kazandıracağını söyledi. Geçen yıla oranla yüzde 30 artış beklendiğine dikkat çeken Ulusoy, "İçeride bir bayram havası olacak diyebiliriz. Özellikle Türkiye'nin tüm sahilleri, Kıbrıs, Orta Avrupa tercih ediliyor. Ayrıca Karadeniz'in de en güzel olduğu zamanlar. Çok fazla talep var" dedi. Devlet okullarının açılış tarihinin 19 Eylül olduğunu hatırlatan Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Ayık, bu sayede yoğun bir iç pazar trafiği olacağını kaydetti. Rezervasyon akışlarında bu etkiyi gördüklerini dile getiren Ayık, "Okullardan önce, hava soğumadan önce kalan son blok tatil. Bu nedenle tüm vatandaşlarımız değerlendirmek istiyor. Hem yerli turist, hem de bayramda memleketine ya da günübirlik yerlere giden pek çok insan önemli bir ekonomik hareketlilik yaşatacak" diye konuştu. 9 güne çıkacak tatille yerli turizm hareketinin hızlanacağını anlatan Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Yönetim Kurulu Başkanı Timur Bayındır, bayram öncesi rezervasyon artışlarının başladığına dikkat çekti. Bayramın bu anlamda sektöre ve vatandaşlara moral kaynağı olacağını söyleyen Bayındır, "Yerli tatilcinin oluşturduğu yüksek turizm hareketinin bu sezon sektörün kayıplarını tam olarak karşılayacağını söyleyemeyiz. İstanbul'a bayram döneminde Ortadoğu'dan gelen turist sayısında bir miktar artış beklentimiz bulunuyor" diye konuştu.
Milliyet

Bütçe Çok Sağlam
Maliye Bakanı Naci Ağbal, bütçenin temmuzda 129 milyon lira, ocak - temmuz döneminde ise 1.3 milyar lira fazla verdiğini bildirdi. Ağbal, bu yılın ocak - temmuz dönemine ilişkin bütçe gerçekleşmelerini değerlendirdi. Bütçedeki güçlü performansını bu yılın temmuz ayında da sürdüğüne işaret eden Ağbal, temmuz ayında bütçenin hem aylık hem de kümülatif olarak fazla verdiğini vurguladı. Geçen yıl temmuz ayında 5.4 milyar lira açık veren bütçenin bu yıl 129 milyon lira fazla vererek, 5.5 milyar liralık iyileşme gösterdiğini belirten Ağbal, benzer şekilde ocak - temmuz döneminde de bütçe dengesinin geçen yılın aynı dönemine göre 5.9 milyar lira iyileşerek, 1.3 milyar lira fazla verdiğini kaydetti. Faiz dışı fazlada da güçlü bir performans gerçekleştiğine dikkati çeken Ağbal, şöyle devam etti: "Bu yılın temmuz ayında faiz dışı fazla 4.3 milyar lira ile geçen yılın aynı dönemine göre 4.7 milyar lira iyileşme gösterdi. Yılın ilk 7 ayında faiz dışı fazla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5.6 artarak 31.9 milyar lira oldu. Ekonomimizin en güçlü yanlarından birini oluşturan mali disipline kararlılıkla devam ediyoruz. Global ekonomideki kırılganlık ve belirsizliklerin devam ettiği bir ortamda, Türkiye ekonomisi güçlü yönlerini devam ettirme ve daha da pekiştirme görünümünü koruyor. Bütçe disiplini yanında, ekonomimize daha da güç katacak yapısal reformlara da hız kesmeden devam edeceğiz."
Milliyet

Fitch 'Yatırım Yapılabilir' Notunu Koruyacak
Türkiye'yi 'yatırım yapılabilir' notla değerlendiren Moody's'in Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından Türkiye'nin kredi notunu negatif izlemeye almasına karşın korumaya devam etmesi, uluslararası finans uzmanlarında, Türkiye'nin kredi notunu 'BBB-' ile 'yatırım yapılabilir', not görünümünü ise 'durağan' seviyede tutan Fitch'in 19 Ağustos'ta yapacağı değerlendirmeye ilişkin daha pozitif bir beklentinin oluşmasına neden oldu. Nomura Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Stratejisti Timothy Ash, Fitch'in 19 Ağustos'taki değerlendirmesinde Moody's'i takip edeceğini ve herhangi bir not indirimine gitmeyeceğini düşündüğünü ifade etti. Capital Economics Başekonomisti William Jackson "Türkiye'nin mali pozisyonu oldukça güçlü. Borcunu ödeyememe riski düşük görünüyor" diye konuştu.
Star

DÜNYA
Sdg'nin Hedefi Menbiç'ten Sonra El Bab
Büyük bölümünü terör örgütü PKK'nın Suriye kolu PYD/YPG'nin oluşturduğu ve bazı Arap grupların da yer aldığı Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Menbiç'i IŞİD'den temizlemelerinin ardından yeni hedeflerinin El Bab olduğunu açıkladı. SDG, IŞİD'i El Bab kentinden çıkarmak üzere El Bab Askeri Konseyi'nin oluşturulduğunu ilan etti. SDG, Menbiç'e yönelik harekât sırasında kendilerine hava desteği sağlayan ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyondan El Bab operasyonu için de destek istedi. Türkiye sınırına yaklaşık 30 km uzaklıkta olan El Bab, Menbiç ile Halep arasında yer alıyor. Menbiç'in 45 km batısındaki El Bab'a yönelik planlanan taarruz Türkiye'nin kırmızı çizgi ilan ettiği Mare Hattı'nda YPG ağırlıklı SDG'nin daha fazla ilerleyeceği anlamına geliyor. Buna ek olarak, El Bab'ın SDG'nin eline geçmesi, PYD'nin Afrin kantonunun diğer iki kanton Kobani ve Cezire ile birleşmesine yönelik önemli bir adım olacak. Ankara ise Suriye sınırında PYD'nin liderliğinde bir Kürt kuşağı oluşmasından rahatsız.
Hürriyet

Anlaşmalar Eşzamanlı Uygulanmalı
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Alman Bild gazetesine güncel konuları değerlendirdi. Ekim ayından itibaren Türkler için Schengen vizesinin serbest kalmaması halinde sonbaharda Türkiye'den Avrupa'ya yine yüzbinlerce mültecinin gelmesinin söz konusu olup olmadığının sorulması üzerine Çavuşoğlu, AB ile halen görüşmelerin sürdüğünü ve en kötü senaryo hakkında konuşmak istemediğini belirterek şu yanıtı verdi: "Ancak şu açık: Ya anlaşmaları eş zamanlı olarak uygularız ya da bir kenara bırakırız." "AB'nin kararlaştırdığı 3 milyar Euro'luk desteği talep ettiğimizde eleştirilmemiz beni hayal kırıklığına uğratıyor. Bu para bizim için değil, sığınmacılar için" ifadesini kullanan Çavuşoğlu, Türkiye'nin bu konuda en ağır yükü taşıdığını, bugüne kadar 25 milyar dolar harcadığını vurguladı. Bakan Çavuşoğlu, Türkiye'de tartışılan idam cezasının AB'nin prensiplerine aykırı olduğunun hatırlatılması üzerine, Avrupa'da sanki Türkiye idam cezasını geri getirmiş gibi davranıldığını ifade ederek, şunları söyledi: "İnsanların idam cezasına ilişkin talepleri var ve bunu anlamak gerek Bu talebi görmezden gelmek yerine Meclis'te ele almalıyız. Zira biz bu tür ciddi konuların böyle duygusallıkla değil, sakin bir şekilde tüm taraflarla konuşulmasını istiyoruz." Avrupa Konseyi'ndeki görevi sırasında idam uygulamasına karşı çıktığını, ABD ve Japonya'ya da idam cezasını kaldırmaları çağrısı yaptığını belirten Çavuşoğlu, "Ben şahsen prensip olarak buna karşıyım" dedi. Ancak şu anda Türk halkında büyük bir duygusallık olduğu, bunun görmezden gelinmemesi gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, "Örneğin eşim idam cezasını destekliyor. Kendisi üniversite mezunu ve kamuda görev yaptı. Ama bu darbeyi yaşadıktan sonra diyor ki 'İdam cezasına ihtiyacımız var'. Kızımla ve eşimle sakin bir şekilde idamın artısı, eksisi ne beraber konuştuk. Türk halkı travma yaşadı ve Avrupalıların anlamadığı da işte bu. Avrupalılar, Türkiye'ye yardım etmek yerine bizi aşağılıyor."
Hürriyet

Türkiye-Suriye Sınırına Bm Denetimi Masada
Rusya'da Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ile bir açılışa katılan Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye'nin Suriye sınırında uluslararası bir denetim mekanizması oluşturulması konusunu değerlendirme sözü verdiğini söyledi. Lavrov, "Türkiye, Suriye sınırının kontrolüyle ilgili kararların uygulanması için ek önlemler alınması gerektiğini idrak ediyor. BM'nin 2165 sayılı kararı, uluslararası toplum tarafından sınırda iki kontrol noktasında gözlem yapılmasını öngörüyor. Bu noktalara BM gözlemcilerinin yerleştirilmesi için çağrı yapılmıştı. (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin, (Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip) Erdoğan'ın ziyareti sırasında bu meseleyi gündeme getirdi" dedi. Lavrov'un atıfta bulunduğu mekanizma, Birleşmiş Milletler'in (BM) 14 Temmuz 2014'te kabul ettiği 2165 sayılı kararda yer alıyor. 2165 sayılı kararın 3'üncü maddesinde, süratle kurulması talep edilen gözlem mekanizmasına tüm insani yardım mallarının sevkiyatının ve dağıtımını takip etme görevi veriliyor. BM Genel Sekreterliği'ne bağlı olan mekanizmanın çalışması için komşu ülkelerin izni şart koşuluyor. Yardımlar için kullanılacak Türkiye'deki sınır kapıları ise Bab el Selam ve Bab el-Hava olarak gösteriliyor. 14 Temmuz 2014'te alınan kararda, ayrıca tüm malların sevkiyatı ile ilgili Suriye rejiminin bilgilendirilmesi de vurgulanıyor.
Milliyet

Tatili Basından Tam Not Aldı
İngiltere Başbakanı Theressa May'in, eşi Philip ile beraber İsviçre Alpleri'nde yaptığı doğa tatili İngiliz basınından tam not aldı. Selefl erinin ozel jet ve yatlarla, İbiza ve Barbarosa gibi luks yerlerde yaptıkları tatilleri hatırlatan Independent gazetesi, May için "Sırtında çanta, ellerinde bastonu, uzerine aldığı iki kumaş parçasıyla, eşinden goruntusunu ayıran tek şey tişortlerinin farklı renkleri. Ortam için doğru giysiyi giydiği için, bunları hiç umursamıyor" yorumunu yaptı.
Milliyet

Avrupa'dan Mısır Taktiği
FETÖ'nün 15 Temmuz girişimi sonrası açıkça cuntanın yanında yer alan Avrupa ülkeleri, Türkiye düşmanlıklarını farklı bir boyuta taşıdı. Avrupa'dan, artık 2013 Mısır darbesinden önce olduğu gibi Türkiye'ye 'ahlaksız iftiralar' geliyor. İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallström, önceki gün Viyana Havalimanı'ndan yer alan 'Türkiye'de 15 yaşındaki kızların cinsel ilişkiye girmesine izin veriliyor' şeklindeki utanmaz iddialara destek veren bir tweet atarak sözde "Türkiye bu uygulamaya son vermeli" çağrısı yaptı. Sisi'nin 2013'te gerçekleştirdiği Mısır darbesinden önce de Avrupa'da Mursi iktidarı aleyhinde 'kadınların muz ve havuç yemesi yasaklandı' gibi kara propagandalar üretiliyordu. Daha önce de Türkiye aleyhinde tweetler atan ve çıkışlar yapan Wallström'e cevap Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'ten geldi. Şimşek, Wallström'ün tweetine "Açıkça yanlış şekilde bilgilendirilmişsiniz, Türkiye'de böyle aptalca uygulamalar yok" yanıtını verdi. Wallström küstah tweetini silmediği gibi Şimşek'e cevap da vermedi. Wallström bir hafta önce de 'Türkiye'ye baskı yapmalıyız' diyerek FETÖ'cüleri savunmuştu. İsveç'in Ankara Büyükelçiliği geçici maslahatgüzarı Hedvig Klara Erika Hogg Lohm ise Dışişleri Bakanlığına çağrıldı. Öte yandan Viyana havalimanındaki o yazı ise Türk Dışişleri'nin 'enerjinizi ırkçılığınızın tedavisi için harcayın' şeklinde sert tepkisi üzerine kaldırıldı.
Star

Yeni İstila Hedefi Bab
Terör örgütü PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD'nin Menbiç sonrasındaki yeni istila hedefi Bab kenti. Çoğunluğu PYD unsurlarından oluşan Suriye Demokratik Güçleri, (SDG) şimdiki hedeflerini Bab'ı almak olarak açıkladı. Terör örgütü DAEŞ'in elindeki Bab'a operasyon Menbiç'e olduğu gibi ABD desteği ile ve sözde 'Arap - Kürt koalisyonu' ile gerçekleştirilecek. SDG Menbiç'in ardından hedeflerinin Bab olduğunu açıklamalarına ek olarak, aynen Menbiç operasyonundan önce yapıldığı gibi Bab Askeri Konseyi'ni oluşturduklarını açıkladı. Bab kenti, terör örgütü DAEŞ'in Halep'in kuzeyi ile Rakka arasındaki bağlantısı durumunda. Operasyon, DAEŞ'i zayıflatmak ve kuzey ile bağlantısını kesmek için gerçekleşecek gibi görünse de; PYD için 'devletleşme yolunda yeni bir fırsat' olarak görünüyor. Menbiç, 'ortak güçler tarafından alındı' dense de, operasyon sonrası çıkan görüntülerde PYD'nin ağırlığı dikkat çekmişti. Öte yandan bölgeden gelen görüntülerde 'zaferin PKK'nın elebaşı Öcalan'a armağan edildiği' görülmüştü.
Star

Başkanın Aklını Çelecek Bomba
Amerikan Enerji Bakanlığı tarafından geliştirilen yeni nesil 'akıllı' nükleer bomba B61-12'nin deneme testleri başarıyla tamamlandı. 2020 yılında seri üretimine başlanacak olan B61-12'ler, klasik nükleer bombaların aksine, 'güdümlü' seyir özelliğine sahip, yani uçaktan bırakıldıktan sonra rotasını belirleyebiliyor. Uzmanlar, hedefi bulma konusunda son derece 'başarılı' olan yeni nesil nükleer bombaların patlama şiddetinin de azaltılıp artırılabildiğini belirtiyor. Savunma uzmanları, bu özellikleri nedeniyle B61-12'lerin ABD başkanlarına, 'nükleer güç kullanma' konusunda daha rahat karar verme imkanı sunacağını söylüyor. ABD yönetimi, 400 adet B61- 12'nin üretimi için 11 milyar dolar harcayacak. Nükleer silah stoğunun gelecek 30 yılda tamamen yenilenmesi içinse 1 trilyon dolar ayrıldı.
Vatan

POLİTİKA

'Memuriyetten Atılacaklar'
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yapılan üçüncü toplantıya ilişkin basın toplantısı düzenledi. Toplantıda iki KHK'nın (Kanun Hükmünde Kararname) ele alındığını kaydeden Kurtulmuş, Diyarbakır'da meydana gelen patlamayı da kınayarak 4'ü polis; 1'i polis çocuğu olmak üzere 2'si sivil toplam 6 vatandaşın şehit olduğunu da söyledi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan da toplantıya katılarak Kurul'a bilgi verdi. Kurtulmuş, toplantıda ele alınan KHK'lara ilişkin şu bilgileri verdi: Toplantıda 15 Temmuz Türkiye'yi işgale hazırlama teşebbüsü, darbecilerle ilgili çalışmalar ve FETÖ'nün ortadan kaldırılması için gerekli adımlar üzerinde durulmuş ve bu konuda yapılanlar tartışılarak yol haritası paylaşılmıştır. OHAL yasası çerçevesinde 2 KHK gündeme geldi. 670 sayılı KHK ile bazı düzenlemeler yapıldı. Kamu personelini yitirmesi gereken Dışişleri, İçişleri, Sahil Güvenlik, Emniyet ve TSK başta olmak üzere çeşitli kurumlardan gelen liste, FETÖ mensupları, devlet memuriyeti vasfını kaybedeceklerdir. Görevden alınanların unvan ve meslekleri de; vali, hakim, savcı, büyükelçi, subayların rütbeleri gibi bir takım meslek unvanlarını kullanmaları mümkün olmayacak. Buradan kaynaklı haklarını kullanamayacaklar. Bunlar liste olarak KHK'da yayınlanacak. Diyelim ki yüksek yargı mensubu büyükelçi sıradan suç ile atılmıyorlar. KHK ile atılanlar devlete karşı işlenmiş, hain bir tertibin içinde yer aldıkları için atılıyorlar. Bunu örgütleyen silahlı terör örgütü ile iltisaklı oldukları için atılıyorlar. Hakimlik, valilik makamı devleti korusunlar devletin işlerini yapsınlar diye verilmiştir. Bu unvanları millete karşı silah doğrultanların kullanmaya hakları yok. Kapatılan kurum ve kuruluşların hakları alacakları ne olacağı Maliye Bakanlığı uhdesine bırakılmıştır. El konulan kurumların alacağı yükümlülükleri kendileri belirleyecek. Bir kısmını da diğer kamu kurumlarına ihtiyaç çıkarsa bedelsiz tahsisini yapacaktır. Kapatılan vakıfların mal varlığı, hak ve alacakları ile ilgili sorumluluk; Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne tevdi edilmiştir. 2010 KPSS ile ilgili düzenleme de yapıldı. Soruları çaldıkları ve bu şekilde devlet memuriyetine girdikleri tespit edilenler memuriyetten ihraç edilecektir. 2010 KPSS ile giren ama soruşturma sonucu hakkı ile girdiği tespit edilenlere hiçbir şey olmayacak, göreve devam edecektir.
Milliyet

'Çözümden Sonra Suriyeliler Dönecek'
Başbakan Binali Yıldırım, Suriye'deki gelişmelerle ilgili olarak "Yeni dönümde mezhepsel, etnik ve bölgesel yapıların birinin üstünlüğüne dayalı devlet yapısı olmayacak. Bu, uzun vadede Esad'ın da olamayacağı anlamı taşır. Çözüm devreye girdikten sonra Suriyeliler belirli programla ülkelerine dönecek" ifadelerini kullandı. Yıldırım, Suriye konusunda yakın gelecekte beklenenlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Karar'ın haberine göre Yıldırım, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunacağını belirterek "Dolayısıyla da bu ülkede PYD gibi bir devlet yapılanması söz konusu olmayacak" dedi. "Yeni dönümde mezhepsel, etnik ve bölgesel yapıların birinin üstünlüğüne dayalı devlet yapısı olmayacak" diyen Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yani, Suriye'de şu anda yaşanan kanlı problemin temelindeki arızanın giderildiği bir yapılanma tesis edilecek. Mezhepsel yapılanma olmayacağına göre bu, uzun vadede Esad'ın da olamayacağı anlamı taşır." Yıldırım, "Çözüm devreye girdikten sonra Türkiye dahil bölge ülkelerine sığınmak ve kaçmak zorunda kalan Suriyeliler belirli programla ülkelerine dönecek. Sadece Türkiye'dekiler değil Ürdün, Lübnan ve diğer noktalardaki sığınmacılar da" ifadelerini kullandı.
Milliyet
Bütçe Yeniden Artıya Geçti
Bütçe Haziran ayında gözlenen bozulmanın ardından Temmuz'da yeniden toparlandı. Maliye Bakanı Naci Ağbal, bütçenin Temmuz'da 129 milyon lira, Ocak-Temmuz döneminde 1.3 milyar lira fazla verdiğini açıkladı. Ağbal, bu yılın Ocak-Temmuz dönemine ilişkin bütçe gerçekleşmelerini değerlendirdi. Bütçedeki güçlü performansını bu yılın Temmuz ayında da sürdüğüne işaret eden Ağbal, Temmuz ayında bütçenin hem aylık hem de kümülatif olarak fazla verdiğini vurguladı. Haziran ayında açıklanan bütçe rakamlarına göre 6 aylık performans 7.9 milyar TL açığa işaret ediyordu. Geçen yıl Temmuz ayında 5.4 milyar lira açık veren bütçenin bu yıl 129 milyon lira fazla vererek, 5.5 milyar liralık iyileşme gösterdiğini belirten Ağbal, benzer şekilde Ocak- Temmuz döneminde de bütçe dengesinin geçen yılın aynı dönemine göre 5.9 milyar lira iyileşerek, 1.3 milyar lira fazla verdiğini kaydetti. Faiz dışı fazlada da güçlü bir performans gerçekleştiğine dikkati çeken Ağbal, şöyle devam etti: "Bu yılın Temmuz ayında faiz dışı fazla 4.3 milyar lira ile geçen yılın aynı dönemine göre 4.7 milyar lira iyileşme gösterdi. Yılın ilk 7 ayında faiz dışı fazla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5.6 artarak 31.9 milyar lira oldu. Ekonomimizin en güçlü yanlarından birini oluşturan mali disipline kararlılıkla devam ediyoruz. Bütçe disiplini yanında, ekonomimize daha da güç katacak yapısal reformlara hız kesmeden devam edeceğiz."
Vatan

SPOR

Süper Lig'de 2016-2017 sezonunun başlamasına kısa bir süre kalmasına rağmen taraftarların kombine satışlarına ilgisi düşük kalırken, bu alanda geçen sezonun şampiyona Beşiktaş zirvede yer aldı. Yeni sezon öncesi en fazla kombine satışına ulaşan kulüpler, Beşiktaş, Konyaspor, Fenerbahçe, Antalyaspor ve Galatasaray olarak sıralandı. Toplam satılan 95 bin 880 kombinenin, 33 binini Beşiktaş, 26 bin 700'ünü Konyaspor taraftarları aldı. Sezona şampiyonluk hedefiyle başlayacak Fenerbahçe ve Galatasaray'ın toplam kombine satışı ise Konyaspor'a yaklaşamadı. Geçtiğimiz sezon 38 bin 360 kombine satan Fenerbahçe 9 bin 200, 32 bin kombine satan Galatasaray ise şu ana kadar yalnızca 6 bin 700'lük kombine rakamına ulaştı. Antalyaspor 7 bin 900 ile G.Saray'ı geçerken, Bursaspor'da da kombine satış rakamı 5 bin 380 civarında kaldı. Beşiktaş'ta Şenol Güneş, kamptan bu yana takımda sorun çıkartan ve önümüzdeki hafta İstanbul'dan ayrılacak olan Sosa'nın yerine adayını buldu. Güneş, hazırlık maçları ve Süper Kupa'da Galatasaray önünde özellikle Tolgay'ı öne çıkardı. Sosa'nın gidişi sonrası arayışa giren yöneticilerle konuşan tecrübeli hoca, "Takımlar oyunculara endeksli değildir. Kendi sistemimize göre içimizden bir oyuncuyu o bölgeye monte edeceğiz" şeklinde konuştu.
Hürriyet

Son Galatasaraylı Eren Derdiyok'tan, ezeli rakip Fenerbahçe'yi kızdıracak açıklama. Sarı- Kırmızılı ekibin İsviçre Milli Takımı'nda forma giyen yeni oyuncusu, Kanarya'nın Grasshoppers ile oynayacağı maçı yorumladı. İsviçre basınına röportaj veren Eren Derdiyok, gülerek "Galatasaraylı bir oyuncu olarak Grasshoppers'ın turu kazanmasını umuyorum" açıklamasını yaptı. Fenerbahçe'nin İsviçre ekibi Grasshoppers ile UEFA Avrupa Ligi play-off turunda oynayacağı maçlarda favori olduğunu belirten Eren "Şampiyonlar Ligi'nde Monaco'ya elenmelerinin ardından tüm güçlerini şimdi göstermek isteyeceklerdir. Grasshoppers'ın işi zor" değerlendirmesini yaptı. Galatasaraylı oyuncu, Grasshoppers'ın İstanbul'a gelecek olması nedeniyle yaşanan güvenlik endişelerine de cevap verdi. Eren "Bazı belirsizlikler olabilir ama polis Grasshoppers'ı ciddi şekilde koruyacaktır. Sürekli onlara eşlik edilecek ve tüm kontrol sağlanacaktır" dedi. Deneyimli oyuncu Kasımpaşa'dan sonra Galatasaray'da devam etme kararıyla ilgili olarak da "Dünyada güvenli hiçbir yer yok. Sadece insanın biraz dikkatli olması gerekiyor. İstanbul'da iyi duygular içerisinde yaşıyorum. Dil sorunu olmaması da avantaj" dedi.
Star

RİO'da ikinci madalyamız güreşte Rıza Kayaalp'ten geldi. 130 kilo grekoromen güreşçimiz, ezeli rakibi Kübalı Mijain Lopez Nunez ile yaptığı final müsabakasını kaybederek gümüş madalyayı boynuna taktı. Rıza dün minderde müthiş maçlar çıkarttı. İlk turu bay geçerken, 2. turda Venezuela'lı Cabrere ile karşılaşan sporcumuz rakibini çırpmalarla ekarte ederek 2 dakika 8 saniyede 8-0 teknik sayı üstünlüğü ile geçti. Kayaalp çeyrek finalde Azeri Sabah Shariati'yi 1 dakika 3 saniyede tuşladı, yarı finalde ise Alman Eduard Popp karşısında yine çırpmalarla sonuca giderek 1 dakika 53 saniyede rakibini devirip, finale kaldı. Rıza finalde daha önce Dünya Şampiyonaları'nda 2 kez finalde yenip, 2 Dünya Şampiyonası ve 2012 Londra Olimpiyatı'nda yenildiği 2 olimpiyat, 5 dünya şampiyonluğu bulunan Kübalı güreşçi ile karşı karşıya geldi. 26 yaşındaki sporcumuz, 33 yaşındaki tecrübeli rakibi karşısında maçın hemen başında boyunduruktan 4 puan verdi. Ardından dışarıya basınca durum 5-0 oldu. İhtar puanla skor 6-0'a geldi. Maçı çeviremeyen sporcumuz gümüşte kaldı. Bu arada karşılaşmadan önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan, Kayaalp'i arayarak başarı diledi. 85 kiloda ise altın madalya Rus Chakvedadze aldı.
Star

Fanarya'da Dick Advocaat dönemi. Fenerbahçe Yönetimi, Teknik Direktör Pereira'nın görevine son verdikten sonra elini çabuk tuttu ve ünlü Hollandalı teknik adam ile el sıkıştı. Advocaat dün İstanbul'a geldi. 1 yıl sözleşme imzalanacak olan Sarı-Lacivertli takımın yeni teknik patronu, bugün ilk idmana çıkacak ve perşembe akşamı da Grasshoppers maçında takımın başında olacak. Advocaat, Fenerbahçe'den teklif aldıktan sonra Hollanda Milli Takımı'nda Teknik Direktör Danny Blind'in yardımcılığı görevini bırakırken, kendi ülke basınına yaptığı ilk açıklamada, "Türkiye'de böylesine büyük bir kulüpte göreve başlayacağım için çok heyecanlıyım. Bu yaşta bir teknik direktör için bu gerçekten büyük bir meydan okuma. Fenerbahçe'nin başdöndürücü teklifini geri çeviremezdim, ben de kabul ettim" ifadelerine yer verdi. Fener'i şampiyon yapması halinde sözleşmesi uzatılacak olan Sarı-Lacivertlilerin yeni hocası şunları söyledi: "Türkiye benim için yeni bir macera olacak. Şimdi önümüzde kısa bir süre var. Önceliğimiz Avrupa'da tur atlamak. Maç kasetlerini izleyeceğim. Van Persie yakından tanıdığım oyuncu. Ondan da fikir alacağım. Grasspohhers'i eleyerek, hem Avrupa'da, hem de Türkiye'de önemli işler yapmak istiyorum." Bu arada Alex sosyal medya hesabından Advocaat'a başarılar diledi.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme