25 Ağustos 2016 Perşembe

25.08.2016 Genel Gündem



25.08.2016

GÜNDEM

Suriye'de Fırat Kalkanı
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) tüm kuvvetlerindeki seçkin birliklerinden oluşturulan Müşterek Özel Görev Kuvveti, dün sabaha karşı saat 04.00'te Suriye'nin Cerablus bölgesini IŞİD'den temizlemek için operasyon başlatan ÖSO'ya destek olarak 'Fırat Kalkanı' adlı askeri harekât başlattı. Sınırdaki Fırtına obüsleri ve çok namlulu roketatarların (ÇNRA) belirlenen hedefleri vurmasıyla başlayan harekâta daha sonra Türk Hava Kuvvetleri'ne bağlı uçaklar da katıldı. Saat 11.07 itibariyle de 20 kadar Türk tankı, ÖSO güçlerine destek için Suriye topraklarına girerek, Cerablus çevresinde IŞİD'in kontrolündeki köyleri vurmaya başladı. Harekâtın ilk startı, iki gün önce doğrudan Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı'ndan (bordo bereli) bir grubun Suriye'ye girmesiyle başladı. Bordo bereli timleri, Türkiye'de daha önce kısa süreli eğitim almış ÖSO 'ileri hava kontrolörleri'ni Suriye içlerine soktu. Bu kontrolörler, özel cihazlarla işaretleme yaptı. Kontrolörleri Suriye'ye sokup kritik yerlere yerleştiren Bordo bereliler saat 11.00 sıralarında Suriye'den çıktı. Tankların giriş yapmasından kısa süre sonra bir başka bordo bereli grubu yeniden Suriye'ye giriş yaptı. Saat 06.08'de Türk jetleri, Rusya'yla uçak krizinin başladığı 24 Kasım 2015'ten bu yana ilk kez Suriye Hava Sahası'na girerek IŞİD'e bomba yağdırdı. Saat 06.10 ve 06.30'da hava operasyonları tekrarlandı. Türk jetleri, Keklice ve Cerablus'ta planlandığı gibi 12 hedefi havadan vurarak imha etti. Harekâta katılan F-16 ve F4-2020'ler Diyarbakır, Malatya ve İncirlik'ten kalktı. Askeri yetkililer, her an bir hedefi vurmak için 2 uçağın sürekli havada olduğunu söyledi. Hava operasyonlarından sonra yeniden Fırtına obüsleri ve ÇNRA ile atışlar başladı. 100'den fazla hedefe 300'den fazla atış yapıldı. Havadan ve karadan yapılan 'süpürme atışları'ndan sonra saat 11.07'de 20 kadar Türk tankı, Suriye içine girerek Cerablus'a bağlı IŞİD'in elindeki köyleri top atışına tuttu. ÖSO önce Türkiye sınırından yaklaşık 3 kilometre güneyde kalan ve Cerablus ilçe merkezinin yaklaşık 5 kilometre batısındaki Keklice köyünü, zırhlı birlikler eşliğinde IŞİD'den aldı. Keklice Köyü'nün ardından bir başka köy daha ÖSO'nun denetimine geçti. Harekâtın başlangıcından itibaren Genelkurmay Karargâhı'ndaki Silahlı Kuvvetler Komuta Harekât Merkezi'nde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ümit Dündar ile ilgili komutanlarla kuvvet komutanlıkları hazır bulundu. Harekâtı bizzat 2. Ordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel yönetirken, bölgede Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı ile 150 kadar bordo bereli bulunduğu öğrenildi. Operasyonla ilgili Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'a düzenli bilgi verildi. Türkiye operasyonla ilgili ABD ve dolayısıyla IŞİD'le mücadele koalisyonu ile Rusya'yı da bilgilendirdi. ABD'nin de operasyona havadan koruma yaptığı belirtildi. Rusya da operasyon bilgisini Şam'la paylaştı. Reuters'a konuşan Suriyeli muhalif komutan, IŞİD'in güneydeki El Bab'a çekildiğini söyledi. Feylak eş Şam grubundan olan komutan, teröristlerin Cerablus'u terk ettiğini, bazılarının teslim olduğunu ileri sürdü. ÖSO'nun keşif timleri saat 18.00'de Cerablus'a girerek kenti ele geçirmeye başladı.
Hürriyet


'Kürt Koridoru Olmayacak, Nokta'
15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Ankara'ya gelen ilk üst düzey ABD'li yetkili olan Başkan Yardımcısı Biden dün bombalanan TBMM'yi ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edilen Biden, öncesinde Başbakan Yıldırım ile basın toplantısında ise YPG'nin Fırat'ın doğusuna çekilmemesi durumunda, ABD'den destek alamayacağını söyledi. Ankara'yı ziyaret eden ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden önce Başbakan Binali Yıldırım ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile basın toplantısı düzenledi. Biden, her iki toplantıda da Türkiye'nin 'kırmızı çizgisi'ne destek vererek, terör örgütü PKK bağlantılı PYD/YPG'nin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmeye çağırdı. Biden, Başbakan Yıldırım ile düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi: "Koridor olmayacak. Nokta. Sınırda ayrı bir varlık olmayacak. Bütün bir Suriye… Menbic ve başka bazı kasabaların alınmasına katılan YPG'ye ırmağın karşısına (Fırat Nehrin'nin doğusu) geri dönmek zorunda olduklarını çok açık bir şekilde belirttik. Bu söze sadık kalmazlarsa hiçbir şart altında Amerikan yardımı alamazlar, alamayacaklar. Nokta". Biden ülkesinin Türkiye'de yaşanan darbe girişimini önceden bildiği yönündeki iddiaları reddederek, "ABD hiçbir zaman asla, bu hadiseden önceden haberdar olmamıştır. Bizim önceden bilgimiz yoktu, biz hiçbir şekilde desteklemedik. Türkiye halkının, ABD'den daha iyi dostu yoktur. Biz, her zaman ortak değerlerimiz ve ortak güvenliğimiz için birlikteyiz" dedi. ABD Başkan Yardımcısı "Türk halkının cesaretine hayran kaldık. Onlar tankların üzerine çıktılar ve böylelikle demokrasiye siper oldular. Türk halkına tekrar başsağlığı diliyorum" diye konuştu. ABD'li hukuk uzmanlarının Türk meslektaşlarıyla Gülen'in iadesi üzerine çalıştıklarını belirten Biden, "Bu belgelerin Amerikan yetkililerine takdim edilmesi ve bizim yasalarımız ve suçluların iadesi anlaşmasına göre hazırlanması lazım. Bu şekilde Gülen'i teslim edebiliriz. Bizim özellikle de bir müttefikimize zarar veren bir kişiyi koruma niyetimiz yoktur, ama yasalarımıza uymak mecburiyetimiz vardır" ifadesini kullandı. Biden Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında da şunları kaydetti: Sayın Cumhurbaşkanı insanlar, halkınız şunu bilmeli ki Gülen'i veya herhangi birini koruma konusunda Amerika'nın hiçbir çıkarı yoktur. Yanlış birşeyler yapmış olan suç işlemiş birini koruma konusunda Amerika'nın hiçbir çıkarı yoktur. Bush döneminde Gülen Amerika'dan sığınma istemişti ve Bush idaresi bunu reddetmişti ama mahkemeler onun kalmasına müsaade etmişti Amerika'da. Bu davada diğer tüm davlarda olduğu gibi bağımsız federal mahkemelere gidecek ve orada karar verilecek. Şu anda veriler toplanıyor, zaman alıyor bunları yapmak. Türk halkının ABD'den daha büyük dostu yoktur. Ben kişisel olarak ve sayın başkanımızın taziyelerini Türk halkına sunmak istiyorum. Bir barbarizm, bir korku salma ne Amerikan halkı ne de Türk halkı terörizme, terör tehdidine, terör eylemlerine boyun eğecektir. Amerikan halkı sizin yanınızdadır. Ben bir kez daha özür diliyorum, keşke daha erken gelebilseydim biraz geç kaldım bunun özrünü diliyorum sizden. Sayın cumhurbaşkanı halkınıza gıpta ediyoruz, imreniyoruz.
Hürriyet

2 Bin 847 Hâkim Ve Savcıya İhraç Şoku
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Genel Kurulu dün FETÖ soruşturması kapsamında 2 bin 847 hakim ve savcıyı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) hükümleri uyarınca meslekten ihraç etti. Oybirliğiyle verilen kararın gerekçesinde, "Darbe girişiminin ardından itirafçı yahut gizli tanık olarak ifadeleri alınan hakim ve savcıların beyanlarında belirttikleri bazı hususlar, Cumhuriyetin ilk yıllarından beri yurdun her köşesinde insanüstü bir gayretle, tüm zorluklara göğüs geren onurlu ve sağlam vicdanlı hâkim ve savcılar sayesinde toplumun yargıya duyduğu güvenin kısa bir süre içerisinde neden dibe vurduğunu ve örgütün toplumdan gizlediği kirli yüzünü gözler önüne serecek mahiyettedir" denildi. Kararın gerekçesinde, o itiraflardan bazıları şöyle paylaşıldı: " 2011'de Beşiktaş Adliyesinde Özel Yetkili (CMK 250 maddesi) savcı olarak göreve başladım. Hiç iddianame yazmadım. Arama, elkoyma, gözaltına alma, telefon dinleme, teknik araçlarla izleme, vb. tüm talepleri TEM Şube Müdürlüğü görevlileri flash bellekle hazır olarak getiriyordu. Ben de imzalıyordum. Cemaatin YAR-SAV'a üye olarak Eminağaoğlu'nu başkanlıktan alma projesi de vardı. Bu projenin devamı olarak cemaatten olan meslektaşlar YAR-SAV üyesi olup Eminağaoğlu'nun listesinden seçime giriyorlardı. Oylama zamanı Eminağaoğlu listesinde cemaatçiler doğaçlama gelişiyormuş gibi bir görüntü vererek oylama sırasında 'ben de adayım' diyerek ortaya çıkıyorlar, bu şekilde listeyi delip gerçekte seçilmesi gereken grubun yani cemaatin seçilmesini sağlıyorlardı. Onunla birlikte hareket eden birçok Gülen cemaati mensubu hâkim, savcı, daire başkanı, genel müdür yardımcısı vardı. Bakanlıkta yurtdışı gezilerine kimin katılacağı, özel görevlere kimin gideceği hep  tarafından belirleniyordu. Genelde listeyi kendi adamlarından oluşturuyorlardı. HSYK'nın ihraç ettiği isimler arasında, eski HSYK üyeleri İbrahim Okur, Nesibe Özer ve Teoman Gökçe, "Kozmik Oda" soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili, MHP kurultay davasında verdiği kararla gündeme gelen hakim Burhan Yaz, Ferhat Sarıkaya, Ahmet Kaya, Mustafa Başer, Metin Özçelik de bulunuyor.
Milliyet

Pyd/ Ypg'den Tehditkar Tepki
Türkiye'nin IŞİD'e karşı başlattığı 'Fırat Kalkanı' operasyonundan sonra PYD'nin lideri Salih Müslim'in "Türkiye Suriye batağında çok şey kaybedecektir" diye tweet attı. YPG'nin sözcüsü Redur Xelil de, Türkiye'nin Suriye'ye askeri müdahalesinin "Suriye'nin içişlerine yönelik açıkça saldırgan bir tutum" olduğunu söyledi. Xelil, bu gelişmenin İran, Suriye ve Türk hükümetleri arasında yapılan bir anlaşmanın sonucu olduğunu öne sürdü ve savaş ilanı olduğunu savundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Müslim'e "Birileri meydan okudular. Suriye, Türkiye için şöyle olacak böyle olacak. Buradan sesleniyorum: Siz ne olacağınızı hesabını yapın. Türkiye'ye tehdit oluşturacak kim olursa olsun, bu millet ordusuyla, polisiyle ve korucusuyla vardır ve var olacaktır" diyerek yanıt verdi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da "Bataklıktan bahsediyor Sen burada Türkiye'nin ne yapacağını değil sana ne olacağını düşünmelisin. Türkiye'nin hedefi bataklığı kurutmaktır. Senin ajandan buysa sen de korkabilirsin" cevabını verdi. Çavuşoğlu, operasyonun ABD ile planlandığını ve YPG'nin Fırat'ın doğusuna geçmesi konusunda anlaştıklarını söyledi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 125,6082-125,7162       
ABD Doları 2,9475-2,9486/ Euro 3,3231-3,3257/ İngilizSterlini 3,8993-3,8993

Türkiye İçin Pr Çalışması
İş dünyası 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye aleyhine artan algı operasyonuna karşın hükümetle birlikte çalışma yapacak. Maliye Bakanı Naci Ağbal, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ile Fikir Sofrası'nın toplantısında buluşan iş dünyası profesyonel bir destekle Türkiye'nin hikayesinin yeniden kurgulanması için halkla ilişkiler (PR) çalışmasına başlamaya karar verdi. Türkiye ve dünyadan farklı isimleri iş dünyası ile bir araya getirmek amacıyla kurulan Fikir Sofrası Düşünce Platformu önceki akşam İstanbul Four Seasons Otel'de Maliye Bakanı Naci Ağbal, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci'nin katıldığı "Yeni Türkiye ve Ekonomide Güçlü Kalkınma Modeli" başlıklı bir çalıştay düzenledi. Üç ayrı oturumda yapılan çalıştaya aralarında Ahmet Arslan, Hüsnü Özyeğin, Begümhan Doğan Faralyalı, Ahmet Çalık, Ali Sabancı, Mehmet Ali Yalçındağ, Ali Kibar, Vahap Küçük, İmam Altınbaş, Nihat Özdemir, Faruk Eczacıbaşı'nın bulunduğu 30'a yakın iş insanı katıldı. Üç ayrı oturumda Türkiye'nin kalkınması, büyümesi, dışa açılması, demokratikleşmesi, hukuk devletinin güçlendirilmesi ve toplumsal refahın artırılması konularında hem iş dünyasının sorun ve önerilerini dinleyen hem de görüşlerini açıklayan üç bakan, daha sonra ortak bir toplantı düzenledi. Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, "15 Temmuz'daki hain darbe girişiminden sonra Türkiye'nin imajını kötülemek için algı operasyonu sistematik olarak çalışmaya başladı. STK'ler, kamu kuruluşları ve iş dünyası ile elele bu önemli süreçi atlatacağız" dedi. Çalıştayda farklı kesimlerden isimlerin bulunmasının sevindirici olduğunu ekleyen Naci Ağbal ise, "15 Temmuz sürecinde Türkiye'de demokrasi bilincinin nasıl yerleştiğini, nasıl kökleştiğini, vatandaşımız sözle değil eylemle uygulamaya geçirdi. Bu süreçler, Türkiye'deki demokratikleşmenin ve hukuk devletinin inşasına daha da katkı verecek" dedi. Çalıştaya katılanların ortak görüşünün Türkiye'nin büyüme ve kalkınma hikayesini hiçbir şekilde aksatmadan, daha da yukarıya çekecek şekilde sürdürmek olarak ortaya çıktığını ekleyen Ağbal, bu doğrultuda yatırım ve ihracatın çok önem kazandığını açıkladı. Bu iki alanın ise Türkiye'nin rekabetçiliği ve büyümesinin kalitesini artıracak temel iki alan olduğunu anlatan Ağbal, şunları söyledi: "Toplantıda çıkan ortak kanaat, yatırımın stratejik alanlarda uzun vadeli tahvillerde öngörülerde bulunulacak şekilde planlanması, özel sektörün ülke ve global trendler ile hükümetlerin tercihleri konusunda bilgi sahibi olması. Zaten ortaya koyduğumuz bir 2023 vizyonu var ve buna her bakımdan inanış söz konusu."
Hürriyet

Bu Yetmez, Daha Da İnmesi Lazım
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, faizleri çeyrek puan indiren Merkez Bankası'na teşekkür ederek, "Ekonomide faiz indirimi başta olmak üzere olumlu haberler ardı ardına geliyor. Bu yetmez daha da faizin inmesi lazım. Yatırımın, istihdamın, üretimin daha da artması için inmesi lazım" dedi. Erdoğan, engelli vatandaşların kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirilmelerine ilişkin atama ve kura töreninde ataması yapılan 6 bin 113 engelli kamu personeline görevlerinin hayırlı olmasını temenni etti. "Sizler birer kader mahkumu değilsiniz, sizler her şeyinizle, aklınızla, zekanızla, alın terinizle, bileğinizle, ürettiklerinizle de bu ülkenin kalkınmasına katkıda bulunacak insanlarsınız" diyen Erdoğan, şöyle konuştu: "Engelli kardeşlerimizin atamasını yapıyoruz. 14 yıl öncesinden daha geri gidelim. Türkiye'de böyle bir mantık, anlayış var mıydı? Engelli kardeşlerimizin devlette görev almak gibi bir mekanizma var mıydı; adeta sıfır noktasındaydı. Ama biz geldik hemen bunu tırmandırmaya başladık. Özel sektör burada biraz ağır hareket ediyor. Onun için bakanlarımdan rica ediyorum özel sektörü daha da sıkıştıracağız. Devlet yüzde 3'lere varıyorsa onlar en az onun kadar istihdamda, biz parasını verelim kusura bakmasınlar biz sizlerden burada belli bir sadaka değil orada katkıda bulunmak suretiyle onuruna şahsiyetine saygı göstermek suretiyle istihdam istiyoruz." Faizin rekabetin uluslararası camiada yapılabilmesi için inmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan "Bunu kendileri kabul ediyor, ama birilerinin parası üzerinden para kazanmak suretiyle finans sektörünü çalıştıranların işine gelmiyor onun için indirmiyorlar. Dünya bunun örneği. Hepsi ortada. Oralardaki faize bakalım bizdekine bakalım. Onun için süratle daha da bunun inmesi lazım. Ama şu anda gidiş iyi inanıyorum ki daha da inecek" dedi. Erdoğan şöyle devam etti: "Türkiye'nin önüne darbelerle, terörle, ekonomik saldırılarla, diplomatik ayak oyunlarıyla, siyasi manevralarla kesebileceklerini sananların oyunlarını boşa çıkarta çıkarta yolumuza devam ediyoruz. Bizim krizlere dayanma katsayımız elhamdülillah bir hayli yüksek. Bize karşı bu tezgahları kuranların bu krizlere dayanma gücü de aynı derecede yüksek mi işte onu hep birlikte yaşayıp göreceğiz. Arapların güzel atasözü var 'men dakka dukka.' Kim ki birisine vurursa orada tak derse ona da vurulur. Bizdeyse bunun karşılığı ne kapı çalanın kapısını çalarlar."
Hürriyet

Harekât Hareketi
Piyasalar, güne Fırat Kalkanı operasyonuyla uyandı. Türk askerinin Suriye sınırını aşmasının endişesi günün ilk işlemlerinde etkili oldu. Dolar, 2.9685 liraya kadar yükselirken, Borsa İstanbul açılışta yüzde 1.35 kayıp yaşadı. Analistler, ilk anda verilen tepkinin dolarda yerini sakinliğe bıraktığını belirtirken bankalararası piyasada dolarda son işlemler 2.9478 liradan yapıldı. Serbest piyasada ise dolar 2.9490 liradan kapandı. Asıl kayıp ise Borsa İstanbul'da. Borsa İstanbul, bankalar öncülüğünde gün boyu düştü, günü yüzde 1.57 gerileyerek 76 bin 116 puandan kapattı. Son günlerdeki terör olayları, Suriye'deki sınır ötesi operasyona rağmen Türk Lirası diğer gelişmekte olan para birimlerinin dolara karşı hareketinden ayrılmadı. Dün tüm gelişen para birimleri dolara karşı değer kaybetti, Türk Lirası en çok değer kaybeden 8'inci para birimi oldu. Harekatın yanı sıra Amerikan Merkez Bankası Başkanı Janet Yellen'in konuşacağı yarınki Jackson Hole toplantısı piyasalar için çok daha büyük önem arz ediyor. Gedik Portföy Portföy Yönetim Müdürü Eral Karayazıcı harekatın tahvil ve döviz cephesinde etkili olmadığına dikkat çekerek "Dolar dünyada ne kadar yükseliyorsa Türkiye'de de o kadar yükseliyor. Borsa üzerinde ise ilk etki sert negatif oldu. TSK destekli Özgür Suriye Ordusunun ABD ve Rusya'nın bilgisi dahilinde böyle bir operasyonu başlatmış olması diplomatik açıdan değerli bir kazanım. Ayrıca Suriye'de iç savaşın sona erebilmesi için IŞİD sonrası yapının nasıl olacağı hakkında küresel aktörlerin bir mutabakat sağlaması gerekiyor. Türkiye'nin tüm kesimler ile anlaşarak bu harekatı başlatabilmiş olması bu uzlaşma zemininin oluştuğuna işaret ediyor. Bu nedenle kısa vadeli ölçülü bu negatif etkiyi takiben sürecin orta-uzun vadede piyasalar üzerinde etkisinin pozitif olabileceğini düşünüyorum" dedi. İntegral Menkul Değerler Araştırma Direktörü Tuncay Turşucu da harekat haberiyle piyasalarda TL varlıklarda tansiyon yükseldiğini belirterek "Harekatın koalisyon güçleri ile ortak yapılıyor olması önemli. Aksi olsaydı dün dolardaki yükseliş 2.97 lira ile sınırlı kalmazdı" dedi. Mevcut operasyonun ilerleyen günlerde ne yöne doğru şekilleneceği piyasalarda da yeni fiyatlamalara sebep olacağını kaydeden Turşucu tansiyonun düşmesiyle dolarda yeniden 2.91-2.92 lira seviyelerine doğru çekilme oluşabileceğini, endeksin ise 77 bin 500 seviyesine doğru toparlanabileceğini vurguladı. KapitalFX Araştırma Uzmanı Enver Erkan operasyonun ABD ve koalisyon güçleriyle koordineli yapılması nedeniyle ekonomimiz üzerinde veya finansal varlık fiyatlamaları üzerinde şimdilik olumsuz bir etkisi olmayacağını kaydetti. Kur tarafında 2.97–2.98 lira seviyelerini kısa vadede eşik olarak kabul etmek gerektiğini belirten Erkan "Şimdilik piyasa reaksiyonu şeklinde fiyat hareketleri olabilir, normaldir. Önemli olan bu hareketlerin birkaç güne yayılıp yayılmayacağıdır" dedi.
Hürriyet

Darbeye Rağmen 81bin Ev Satıldı!
Türkiye genelinde konut satışları, darbe girişiminin yaşandığı temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15.8 azalarak 81 bin 343'e geriledi. Temmuz 2015'te 96 bin 589 konutun satışı gerçekleşmişti. Konut satışları bu yılın ilk yedi aylık döneminde ise yüzde 2.6'lık düşüşle 712 bin 142 olarak gerçekleşti. Konut satışları bu yıl; ocak, nisan, haziran ve temmuz aylarında bir önceki yıla göre geriledi. İnşaat sektörü temsilcileri; Emlak Konut ve GYODER'in düzenlediği düşük faiz kampanyası, kamu bankaları öncülüğünde indirilen konut kredi faizleri ve en son Merkez Bankası'nın faizleri 6'ncı kez indirmesinin etkisiyle satışların ilerleyen dönemde artışa geçeceğini söylüyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, temmuzda 11 bin 903 konutun satıldığı İstanbul, yüzde 14.6 ile en yüksek paya sahip il oldu. İstanbul'u, 7 bin 955 konut satışı ile Ankara, 4 bin 810 konut satışı ile İzmir izledi. Konut satış sayısının düşük olduğu iller de 3 konut ile Ardahan, 5 konut ile Hakkâri, 21 konut ile Şırnak oldu. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları temmuzda bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22.8 azalış göstererek 23 bin 756 olurken, yılın ilk yedi aylık döneminde ipotekli satışlar yüzde 17.6'lık düşüşle 224 bin 840 olarak gerçekleşti. Temmuzda toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı da yüzde 29.2 olarak gerçekleşti. İpotekli satışlarda İstanbul 4 bin 73 konut satışı ve yüzde 17.1 pay ile ilk sırayı aldı. Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13.3 azalarak 37 bin 829 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk satışın payı yüzde 46.5 oldu. İlk satışlarda İstanbul 5 bin 420 konut satışı ile en yüksek paya (%14.3) sahip olurken, İstanbul'u 3 bin 72 konut satışı ile Ankara ve bin 958 konut satışı ile İzmir izledi. İkinci el konut satışları da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17.8 azalış göstererek 43 bin 514 oldu. Yabancılara yapılan konut satışları ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 48.5 azalarak bin 44 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında, Temmuz 2016'da ilk sırayı 300 konut satışı ile İstanbul aldı. İstanbul'u 281 konut satışı ile Antalya, 72 konut satışı ile Aydın izledi. Temmuz ayında Irak vatandaşları Türkiye'den 153 konut satın alırken, Irak'ı; 111 konut ile Kuveyt, 92 konut ile Suudi Arabistan takip etti.
Türkiye

Piyasada Tansiyon Çabuk Düzeldi
Gelişmekte olan ülke para birimlerinde önceki gün görülen bozulmaya paralel TL'de dolar karşısında başlayan değer kaybı dün Suriye'ye yapılan harekat ile önce hızlansa da daha sonra TL kayıplarının bir kısmını geri aldı. Öte yandan dün Türkiye'ye gelen ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın yaptığı açıklamalar da piyasalarca oldukça olumlu algılandı. Sabah saatlerinde TL'deki değer kaybı ve Suriye harekatı kaynaklı güvenlik endişeleriyle yüzde 3'e yakın gerileyen hisse senetleri piyasası ise gün sonuna doğru kayıplarını hafif telafi ederek yüzde 1.5 civarı ekside kapandı. Reuters'a konuşan bir bankacı "Dolar/TL'de 2.94'lerden 2.95'lere kadar hareket dün (önceki gün) akşam başladı. Güney Afrika Maliye Bakanı'nın bir soruşturma için ifadeye çağrılması ardından dolar/rand paritesinin yüzde 3 yükselmesi dolar/TL'de de yukarı hareketi başlattı. Sonrasında ise Suriye'ye yapılan operasyonun etkisi ile 2.97'ye yaklaştı. Ancak ABD'nin operasyona destek açıklamaları biraz tansiyonu düşürdü. İşin koalisyon güçleri ile birlikte yapılıyor olması da yatırımcılar açısında önemli, çok rahatsız edici olarak değerlendirilmedi" dedi. BGC Partners Başekonomisti Özgür Altuğ ise, "Biden'ın ziyareti sırasında pozitif ve yapıcı yorumlar yapması bekleniyordu ancak açıklamaların tonu ve içeriği beklentilerin de ötesinde oldu. İki taraf da oldukça yapıcıydı" diye konuştu. Önceki gün 2.9370 seviyesinde olan dolar/TL, dün 2.9689'a kadar yükseldikten sonra 2.9485 seviyesine geriledi. Gün içinde bir ara yüzde 2.9 gerileyen BIST-100 endeksi günü yüzde 1.57 kayıpla kapattı.
Milliyet

Vergisini Düzenli Ödeyenlere Ödül
Maliye Bakanı Naci Ağbal, Ankara Sanayi Odası'nın (ASO) meclis toplantısında, "İnşallah yakında vergisini süresinde ödeyen, vergi denetimlerinde herhangi bir sorun çıkmayan mükelleflerimize dönük bir düzenleme yapacağız. Ödüllendirme olacak" dedi. Yeni teşvik sisteminin mevcut firmalara haksız rekabet oluşturma riskinin bulunduğunu kaydeden Ağbal, sistemin az sayıda, özellikle yurt içinde üretilmesi stratejik öneme haiz ürünler bakımından ya da Türkiye'nin global rekabetçiliğini artırmada çok önemli etkiye sahip yatırımlarda kullanılması gerektiğini ifade etti. Uluslararası ihalelerle ilgili düzenlemelerde revizyon yapacaklarını ifade eden Ağbal, uzlaşma komisyonları konusunda da "İnşallah yakında vergisini süresinde ödeyen, vergi denetimlerinde herhangi bir sorun çıkmayan mükelleflerimize dönük düzenleme yapacağız. Ödüllendirme olacak. İki uygulama yaptık. Bir işveren primleri süresinde ödediğinde 5 puan indirim alıyor ama diğeri alamıyor. Gelir ve kurumlar vergisinde de imkanlarımızı zorlayarak gerçekten yükümlülüklerini yerine getiren mükelleflerle ilgili bir düzenleme yapma taahhüdüne giriştim. İnşallah bunu çalışıp sizlerle paylaşacağız" diye konuştu. Ağbal, mevcut tecil müessesesinde düzenleme yapmak istediklerini de dile getirerek, "Geçmişte vergi borçlarını düzenli ödeyen mükellefimiz, objektif tablolara göre zor bir duruma düşmüşse, ona çok daha rahat şekilde borçlarını taksitlendirme imkanı getirelim, teminat aramayalım, faizlerini düşürelim. Hatta gerekiyorsa faiz almayalım. Geçmişinde karnesi tertemiz, borçlarını ödemiş, demek ki iyi niyet var. Bugün zor günü, elinden tutmamız lazım. Devlet kötü gün dostu olacak" ifadesini kullandı. Maliye Bakanı Naci Ağbal, eski vergi denetim anlayışını ortadan kaldıracaklarını belirterek, "Mükellef haklarını güçlendiriyoruz. Her mükellefe potansiyel suçlu gibi bakan anlayışı tümüyle reddediyorum. Her mükellef masumdur. Geriye dönük yoruma dayalı vergi raporu yazma meselesi ortadan kalkacak" dedi. Ağbal, geriye dönük yoruma dayalı vergi raporu yazma meselesinin ortadan kalkacağını, incelemenin, başladığı andan itibaren hangi aşamada olduğunu mükellefle paylaşacaklyarını kaydetti. "Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun"a da değinen Ağbal, şunları söyledi: "Kanunla özellikle vergi ve sosyal güvenlik borçlarının çok uzun vadede taksitle ödenmesinin önünü açtık. Bu son derece önemli bir düzenleme. Özellikle söylüyorum, hangi taksit seçeneğini seçerseniz seçin, ilk iki taksiti mutlaka ödeyin. Bu konuda yasada bir düzenleme yaptık. Önceki yeniden yapılandırmalardan farklı olarak peşin ödemeyi cazip kılacak şekilde düzenlememizi yaptık. Ayrıca matrah artımı imkanı getirdik." Bakan, yurt dışındaki varlıkların Türkiye'ye getirilmesi konusundaki düzenlemeye ilişkin ise, bu kapsamda getirilen varlıklardan vergi alınmayacağını söyledi. Ağbal, "Parama güvenli liman arıyorum, istikrarlı, demokrasisi güçlenen bir ülke arıyorum diyenleri Türkiye'ye davet edin. Çünkü bu yasa sadece vatandaşlarımızla sınırlı değil. Diğer ülke vatandaşları da paralarını getirebilir" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Boğaz'da Yarın Tarihi Gün
Yapımına 29 Mayıs 2013 yılında başlanan otoyollarıyla birlikte 3 milyar dolar maliyetli Yavuz Sultan Selim Köprüsü, yarın düzenlenecek törenle açılıyor. Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım da katılacak. Temeli atıldığı günden itibaren yaklaşık 39 ayda tamamlanan İstanbul'un 3'üncü Boğaz Köprüsü olan Yavuz Sultan Selim'de son rötuşlar yapılırken, otoyollar asfaltlandı, tabelalar yerine kondu. Köprüden küçük araçların geçiş ücreti 3 dolar artı KDV olarak açıklanmıştı. Özellikle büyük araçların zorunlu olarak yönledirileceği köprünün İstanbul'un trafiğini rahatlatması bekleniyor. Projede yer alan 165 kilometrelik Kurtköy-Akyazı ve 88 kilometrelik Kınalı-Odayeri otoyollarının ise 2018 yılının sonunda tamamlanması bekleniyor. Sarıyer'de İstabul'un fetih yıldönümünde 29 Mayıs 2013 tarihinde temeli atılan 3. Boğaz köprüsü, İstanbul Boğazı'nın iki yakasını 3. kez birbirine bağlayacak. Binlerce işçi ve mühendisin 24 saat aralıksız çalıştığı Yavuz Sultan Selim Köprüsü 59 metrelik genişliği ile bittiğinde dünyanın en geniş köprüsü unvanını alacak. 8 şerit karayolu 2 şerit demiryolu olarak toplam 10 şeritli köprünün deniz üzerindeki uzunluğu 1408 metre olacak.
Star
DÜNYA


Türkiye İle İş Birliği Tek Çözüm Yolumuz
Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov'un 26 Ağustos'ta Türkiye'ye geleceği bildirildi. Borisov'un Türkiye'ye gerçekleştireceği resmi ziyaret sırasında Başbakan Binali Yıldırım ile bir araya geleceği belirtildi. Hükümetinin Bakanlar Kurulu toplantısının ardından bir açıklama yapan Borisov, "Kayıtlı her bir mülteci için besleme, koruma, statü mülakatı için devasa paralar harcıyoruz. Görüldüğü üzere Sırplar orduyu çıkarıp, sınırı kuşattı ve artık Bulgaristan'dan çıkış yolu kalmadı. Maalesef, Yunanistan'daki durum hiç de iyi değil. Elimizde kalan tek çözüm Türkiye ile iş birliği aramak olacak" dedi.
Türkiye

Kuzey Kore'den Ortak Tatbikata Füzeli Cevap
Kuzey Kore, Sinpo şehri açıklarında bir denizaltıdan füze denemesi yaptı. Bir denizaltıdan fırlatılan 500 kilometre menzile sahip füze, Japonya hava savunma bölgesi sınırlarına düştü. Füze denemesinin, 22 Ağustos'ta başlayan iki hafta sürecek Güney Kore ve ABD ortak tatbikatına tepki olarak gerçekleştirildiği kaydedildi. Kuzey Kore'nin balistik füze teknolojisi geliştirmesi BM tarafından yasaklanmıştı. Buna rağmen Kim Jong-un'un devlet başkanlığına geldiği 2011 yılından bu yana Kuzey Kore 30'dan fazla füze denemesi gerçekleştirdi.
Türkiye

İtalya'da deprem kasabayı yuttu!
İtalya'da başkent Roma'ya 100 kilometre uzaklıkta bulunan Perugia kentinin güneyinde 6.2 büyüklüğündeki depremde en az 120 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Bölgede arama kurtarma çalışmaları devam ederken, 150'den fazla kişinin kayıp olduğu bilgisi paylaşıldı. Yetkililer, ölü sayısının artmasından endişe ediyor. Enkazın altında canlı insanların olabileceği aktarılırken, özel eğitimli köpeklerin de çalışmalara katıldığı bilgisi paylaşıldı. Ölümlerin çoğu yerle bir olan Amatrice kasabasında meydana gelirken, Belediye Başkanı Sergio Perozzi, "Kasaba artık burada değil" açıklamasında bulundu. Perozzi, devlet radyosu RAI'ye yaptığı açıklamada "Yolların tümü kapandı. Kasabanın yarısı yıkıldı. Enkaz altında kalanlar var. Toprak kayması nedeniyle bir köprü de yıkılma ihtimaliyle karşı karşıya" dedi. Amatrice'nin yanı sıra Accumoli ve Pescara del Tronto kasabaları da yıkımların en çok yaşandığı bölgeler oldu. Yalnızca Amatrice'de 35, Pescara del Tronto'da da en az 10 kişinin yaşamını yitirdiği bilgisi paylaşıldı. Arama kurtarma görevlilerin hala birkaç kilometre doğudaki Peracchia di Acqua Santa Terme köyüne ulaşmaya çalıştığı, meydana gelen hasar yüzünden bölgeye ulaşımın neredeyse imkansız olduğu belirtildi. Yerel saatle 03:36'da yaşanan depremin sadece 10 kilometre derinlikte meydana geldiği açıklandı. Başkent Roma'da da depremin hissedildiği ve bazı binaların 20 saniye kadar sallandığı kaydedildi. Depremin, Adriyatik Denizi'nin karşı kıyısındaki Hırvatistan'dan dahi hissedildiği ifade edildi. Depremin ardından yaşanan en az 80 artçı sarsıntı, halkta paniğe neden oldu. Kar amacı gütmeyen yardım kuruluşu 'Save The Children', depremde hayatlarını kaybedenler arasında çocukların da bulunduğunu belirtirken, depremden sağ çıkarılan çocukların karşılaşabileceği psikolojik travmalar konusunda ailelere uyarılarda bulundu. Depreme tanıklık eden kişilerin ifadeleri ise yaşanan trajedinin boyutunu gözler önüne serdi. Enkazı elleriyle kaldırmaya çalışan 15 civarında kişiyle konuşan yerel bir fotoğrafçı, "Aşağıdan anne ve çocuklardan birinin çığlıklarını duyuyorlar" dedi. İtalya Başbakanı Matteo Renzi'nin gün içerisinde deprem bölgesine hareket etmesi bekleniyor. Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Francesco, hayatını kaybeden aileler için başsağlığı mesajı yayınlarken, Vatikan'da görevli altı itfaiyecinin bölgeye gönderildiğini ifade etti.
Milliyet

'Esad, Bazı Kimyasal Silahlarını Sakladı'
Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) tarafından yayımlanan ve basına sızan gizli bir raporda, Suriye'de Beşar Esad rejiminin hâlâ kimyasal silah stoğuna sahip olabileceği açıklandı. OPCW Genel Direktörü Ahmet Üzümcü tarafından düzenlenen ve Foreign Policy dergisi tarafından ele geçirilen raporda, Suriye'deki birçok farklı bölgeden toplanan 122 vaka örneğinin büyük çoğunluğunda kimyasal silah kullanıldığına dair bulgulara ulaşıldığı belirtildi. OPCW'nin labratuarda incelediği örneklerde, kimyasal silah yapımında kullanılan 'soman' ve VX gibi maddelere rastlandığı belirtildi. Üzümcü, 75 sayfalık raporun özetinde, "Suriye'nin beyan edilmeyen maddelerin varlığı hakkındaki açıklamaları bilimsel ve tekniksel olarak inandırıcı değil ve birkaç beyan edilmemiş kimyasal savaş maddesinin varlığı hâlâ teyide muhtaç" ifadelerine yer verdi. ABD ve Batılı ülkelerin, Esad rejiminin muhaliflere karşı kullanmak üzere belirli ölçüde bir kimyasal silah stoğunu elinde tutma niyetinde olabileceği ifade edildi. Esad rejiminin 2013'te Şam'ın Doğu Guta banliyösünde sivillere karşı kimyasal gaz kullanması ve yaklaşık 1.400 kişiyi öldürmesinin ardından ABD Başkanı Barack Obama, rejime karşı hava saldırıları düzenleyebileceğini açıklamıştı. Rusya'nın ileri sürdüğü teklif üzerine Esad rejimi, ABD'nin hava saldırı tehdidinden kaçınmak için kimyasal silah stoğunu bütünüyle yok edeceğini açıklamıştı. Rejimin, kimyasal silah programına uyacağı vaadi üzerine hava saldırısı düzenlemeyen Obama'nın, yeni raporla siyasi baskı altına gireceği belirtiliyor. Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Mikdad'ın son dönemde OPCW yetkililerine Suriye'nin kimyasal silah programı hakkında çelişen açıklamalarda bulunduğu, bunun da kafa karışıklığı yarattığı ifade ediliyor. OPCW'nin, yayınladığı yeni raporu Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi ile paylaştığı ifade ediliyor. Üzümcü, Suriye hükümetiyle yaşanan işbirliği eksikliğinin ve kimyasal maddelere ilişkin dökümanların yetersizliği nedeniyle OPCW'nin ülkedeki kimyasal silah stoğu konusundaki bilgi sahibi olma imkânının kısıtlandığını vurguladı.
Milliyet

Hillary Clinton'ın Şaibeli İlişkileri
ABD'de Demokrat Parti'nin başkan adayı Hillary Clinton'ın Dışişleri Bakanı olduğu dönemde görüştüğü hükümet yetkilisi olmayan kişilerin yarısından fazlasının, Clinton Vakfı'na bağışta bulunduğu ortaya çıktı. Associated Press ajansına verilen ABD Dışişleri Bakanlığı kayıtları, Clinton ile bizzat bir araya gelen veya telefon görüşmesi yapan özel sektörden 154 kişinin en az 85'inin, Clinton Vakfı'na yardım yaptığını ya da vakfın uluslararası programlarına katkı sunmayı vaat ettiğini gösterdi. Söz konusu 85 bağışçının vakfa, şahsen veya şirket yoluyla toplamda 156 milyon dolar verdiği, en az 40'ının her birinin 100 bin dolardan, 20'sinin ise 1 milyon dolardan fazla yardımda bulunduğu belirlendi. Bu 154 kişi arasında, ABD federal hükümetinin çalışanları ya da yabancı hükümet temsilcilerinin yer almadığı belirtilirken, Clinton'ın bakanken görev icabı bir araya geldiği en az 16 yabancı ülke temsilcisinin, Clinton Vakfı'na 170 milyon dolar bağışta bulunduğu da ifade edildi. Muhafazakar basın, Clinton'ın başkan seçilmesi halinde, 'bağışçılara kıyak geçerek ülkesine ihanet edeceği' yorumunda bulundu.
Vatan

Corbyn Boş Trende Neden Yere Oturdu?
İngiltere'de muhalefetteki İşçi Partisi'nin lideri Jeremy Corbyn'in geçen hafta Londra'dan Newcastle'a gitmek için bindiği trende, 'aşırı kalabalığı' gerekçe göstererek seyahat etmesine yönelik tartışma yeni bir boyut kazandı. Daha önce tren yolu çalışanlarının grevine destek veren Corbyn, yanındaki gazeteciye, demiryolu taşımacılığının ancak yeniden devletleştirilmesi halinde düzeleceğini söylemişti. Corbyn'in seyahat ettiği 'Virgin Demiryolları firması ve firmanın sahibi İngiliz milyarder işadamı Sir Richard Branson, olayın yaşandığı vagonun güvenlik kamerası görüntülerini kamuoyuyla paylaşınca İşçi Partisi lideri zor durumda kaldı. Görüntülerde Corbyn'in bindiği vagonda çok sayıda boş yer olduğu, İngiliz siyasetçinin bir süre oturduktan sonra vagonun arkasına geçerek yerde oturmaya başladığı görülüyor. Corbyn Virgin Demiryolları'nın iddiasına, o gün eşiyle birlikte trene bindiğini ve yan yana iki boş koltuk bulamadıkları için yere oturduğunu söyleyerek itiraz etti. Guardian gazetesi de kayıtlarda, boş koltukların üzerinde, koltukların rezerve edilmiş olduğunu gösteren biletler bulunduğuna dikkat çekti.
Vatan

İngiliz Turiste Bıcaklı Saldırı
Avustralya'nın Queensland eyaletine bağlı Home Hill kentindeki bir motelde 29 yaşında bir Fransız, tekbir getirerek bıçakla saldırdığı bir İngiliz kadını öldürdü, iki kişiyi de yaraladı. Gezgin tatilcilerin kaldığı pansiyonda işlenen cinayetin 30 kişinin gözleri önünde gerçekleştiği belirtildi. Queensland polisi öldürülen kadının , bölgede geçici olarak barmenli yapan Mia Ayliffe- Chung adlı İngiliz turist olduğunu belirtti. Polis, saldırganın Avustralya'ya turist vizesiyle girdiğini ve IŞİD veya benzeri radikal gruplarla herhangi bir bağlantısının henüz bulunamadığını söyledi. Polis Komiser Yardımcısı Steve Gollschewski, saldırganın hareketleriyle ilgili olarak alkol veya uyuşturucu ilaç etkisinde olup olasılığının da araştırılacağını, ancak davranışlarının cihatçılara benzediğini aktardı. Saldırıda yaralananlardan 30 yaşındaki İngiliz erkeğin durumunun da ciddi olduğu bildirildi.
Vatan

POLİTİKA

Bu İş Burada Noktalansın
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 'Fırat Kalkanı' operasyonuna ilişkin "Suriye'den ülkemize yapılan saldırılar işi bir yere kadar getirdi. Artık son dedik, bu iş burada noktalanması lazım" dedi. Erdoğan, Beştepe'de engelli vatandaşların kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirilmelerine ilişkin atama töreninde özetle şunları söyledi: "Ne FETÖ, ne PKK ne DAİŞ ne DHKP-C, hiçbir terör örgütünün onları destekleyen hiçbir gücün bu birlik beraberlik karşısında başarılı olma şansı yoktur. İçeriden dışarıdan bütün bu saldırılar bakın bu (dün) sabah 4 itibariyle Suriye'nin kuzeyinde sürekli ülkemizi oradan tehdit eden DAİŞ, PYD gibi terör örgütlerine yönelik bir operasyonu ordumuz, güvenlik güçlerimiz başlatmış durumda. Çünkü bir millet şüphesiz ki onuruyla, gururuyla vardır. Bir millet istikbal, istiklal mücadelesine iman etmesiyle vardır. Şu anda ne yazık ki Suriye'den ülkemize Gaziantep, Kilis bütün bu bölgelere yapılan bütün saldırılar artık işi bir yere kadar getirdi. Artık son dedik, bu iş burada noktalanması lazım. Artık bu işi çözmemiz gerekiyor. Suriye'de terör örgütleri DAİŞ, PKK, PYD ile kendi halkına terör estiren rejimle mücadele etmek yerine Suriye halkını katletmeyi dünyaya 'terörle mücadele' olarak sunmaya çalışanlar sadece kendileri kandırıyor. Sağolsun kınıyorlarmış, lanetliyorlarmış tamam da ortak ne yapıyoruz ona bakalım. Bu teröre karşı dünya uluslararası mutabakat sağlamazsa tüm insanlık bundan sorumludur. Birlikte bir mücadele şarttır. Ne dediler, bu kamplara gelen mültecilerle ilgili '3 milyar avro destek vereceğiz' dediler, nerede bu yıl bitiyor, kaldı 4 ay nerede yok. Biz kendi ayaklarımız üstünde duruyoruz, durmaya devam edeceğiz. Türkiye, Suriye'de sahneye konulmaya çalışılan oyuna, oldu bittiye asla rıza göstermeyecektir. Gerekirse meseleye el koymak da dahil tüm imkanlarımızı kullanarak Suriye'nin toprak bütünlüğünü korumakta bu ülkenin kendi halkının iradesiyle yönetilmesini sağlamakta kararlıyız. PKK'sından YPG'sine, DAİŞ'inden FETÖ'süne kadar tüm terör örgütlerini üzerimize salanlar artık bu oyunun deşifre olduğunu görmelidirler. Başaramayacaksınız, milletimizi bölemeyeceksiniz, bayrağımızı indiremeyeceksiniz, vatanımızı parçalayamayacaksınız, ezanlarımızı susturamayacaksınız, bu ülkeye diz çöktüremeyeceksiniz, bu halka boyunduruk vurduramayacaksınız, bin yıldır yürüdüğümüz bu yoldan bizi geri döndüremeyeceksiniz, ülkemizi hedeflerinden vazgeçiremeyeceksiniz. Bunlar sanıyorlar ki her saldırıda biz biraz daha zayıflıyoruz; hayır tam aksine her saldırıda biz daha güçleniyoruz."
Hürriyet

Chp'den Şartlı Destek
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cerablus operasyonunu 'IŞİD ile sınırlı kalması ve uluslararası hukukun öngördüğü sınırlarda kalınması' şartıyla desteklediği öğrenildi. Kılıçdaroğlu, dün partisinin MYK toplantısına başkanlık etti. Yaklaşık 2 saat süren toplantıda dün sabah başlayan Cerablus operasyonu değerlendirildi. Milliyet'in aldığı bilgilere göre Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, operasyona ilişkin değerlendirmelerini Suriye'nin mevcut durumunu anlatan bir harita üzerinden yorumladı. Operasyonun ne kadar süreceği, Türk askerinin orada kalıp kalmayacağı ve operasyonun Cerablus'tan sonra başka ilçe ya da kentlere sıçrayıp sıçramayacağı noktasında bilinmezler bulunduğuna dikkati çeken Yılmaz'ın, "Operasyon, Türkiye sınırının hemen altında bir Kürt koridoru oluşturulmasını engellemek amacıyla yapılıyor. Ancak Cerablus'un güneyinden geçen fiili bir koridor halihazırda oluşturulmuş durumda" ifadesini kullandı. Yılmaz'ın muhaliflerin bölgeyi kontrol edebilecek bir sayısal üstünlüğü olmadığını, hükümetin desteklediği muhalifler ile PYD'nin ya da muhalifler ile Esad rejiminin karşı karşıya gelmesi durumunda nasıl bir yöntem izleneceği konusunda hazırlığı olup olmadığının bilinmediğine dikkati çektiği öğrenildi. Kılıçdaroğlu'nun ise bu noktada şu değerlendirmelerde bulunduğu öğrenildi: "2013 yılının Aralık ayında bir basın toplantısı yapmıştım, haklı çıkmaktan yoruldum. Aralık 2013'te sadece IŞİD ile mücadele edecekseniz biz bu tezkereye evet deriz demiştim. Ama amaçları IŞİD ile mücadele etmek değildi. AKP'nin Suriye politikalarının ne kadar yanlış olduğu, CHP'nin ne kadar haklı olduğu bugün bir kez daha ortaya çıkıyor. Umarız Cerablus'ta başlatılan IŞİD ile mücadele; Türkiye'de Türkiye IŞİD'ine yönelik olarak da sürer. IŞİD'e yönelik mücadeleyi destekliyoruz. Ancak Türkiye, uluslararası hukukun öngördüğü kurallara uymalıdır. Türkiye, tüm komşularının toprak bütünlüğünü savunmalıdır. Türkiye'nin geldiği nokta AKP'nin politikalarının sonucudur. 2010 referandumuna da tek karşı çıkan bizdik. Bu referandumun ardından yargıya, orduya darbeciler yerleştiler. Türkiye'nin sınır kapılarının açılması, IŞİD'in orada var olmasının sebebi AKP hükümetinin izlediği politika çünkü o sınır kapıları kevgire döndü." Kılıçdaroğlu'nun operasyonun IŞİD ile sınırlı kalması ve uluslararası hukukun öngördüğü sınırlarda kalınması durumunda destek vereceklerini ifade ettiği öğrenildi. Kılıçdaroğlu'nun önceki gün Gaziantep'teki temaslarına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu, ailelerin acısını paylaştığı anlattığı belirtildi. Alınan bilgilere göre Kılıçdaroğlu, "Cilvegözü aydınlanmadı, Reyhanlı oldu. Reyhanlı aydınlanmadı, Niğde oldu. Niğde aydınlanmadı, Suruç oldu. Suruç aydınlanmadı, 10 Ekim oldu. 10 Ekim aydınlanmadı, İstanbul'daki katliamlar oldu. Onlar aydınlanmadı, Gaziantep oldu. Bu katliamın arkasındaki gerçek güçler bulunmalıdır" dedi.
Milliyet

Pkk Roketatarla Saldırdı: 5 Şehit
Diyarbakır'ın Lice ilçesinde bir grup PKK'lı teröristin, Abalı ile Tapantepe bölgeleri arasında oluşturulan askeri üs bölgesine roketatar ve otomatik silahlarla saldırısında 4 asker şehit oldu, 8 asker de yaralandı. Durumu ağır olan bir asker hastanede kurtarılamayarak şehit oldu. Kaçan teröristleri etkisiz hale getirmek için hava destekli operasyon başlatıldı. Diyarbakır'ın Lice İlçesi Abalı ile Tapantepe bölgeleri arasındaki üs bölgesinde görev yapan komando timine, PKK'lı teröristler tarafından roketatar ve uzun namlulu silahlarla saldırı düzenledi. Saldırıya askerlerin anında karşılık vermesiyle çıkan çatışmada 4 asker şehit oldu, 8 asker de yaralandı. Yaralı askerler helikopterle Diyarbakır Asker Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Ancak, ağır yaralı olan bir asker kurtarılamayarak şehit oldu. Bölgeye takviye askerler sevk edilerek, saldırıyı düzenleyen teröristleri etkisiz hale getirmek için hava destekli operasyon başlatıldı. 4 askerin şehit olduğu saldırının ardından Lice Kaymakamlığı 14 köy ve bağlı mezralarda sokağa çıkma yasağı getirildiğini açıkladı. Açıklamada şöyle denildi: "Halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 32/Ç maddesi gereği ilçemiz Kıralan, Dernek, Çeper, Yamaçlı, Acımeşe, Ergin, Tuzla, Birlik, Şenlik, Sumaklı, Çalıbükü, Aspeyen, Akçapınar, Puneyn, köyleri ve bunlara bağlı mezralarda; 24.08.2016 Çarşamba günü saat 12.30'dan geçerli olmak üzere ikinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir. Yasağın bitim süresi ayrıca duyurulacaktır."
Milliyet

SPOR

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Sportif AŞ yöneticisi Levent Nazifoğlu, Futbol Direktörü Cenk Ergün ve yönetim kurulu üyesi İsmail Sarıkaya dün Florya'da kritik bir toplantıda buluştu. Zirvede takımın son durumu, Riekerink'in değerlendirmeleri ve transfer çalışmaları gündeme geldi. Sarı-kırmızılıların ön libero transferi için ilk adayı konumundaki Lassana Diarra'ya cuma gününe kadar süre verilmesi kararlaştırıldı. Yönetim, Diarra'nın Lokomotiv Moskova'ya ödemesi gereken 10 milyon euro tazminat konusunda Fransız oyuncunun menajerine ve avukatına Rus ekibiyle yaptıkları pazarlığı hızlandırıp bir an önce kendilerine bilgi vermelerini talep etti. Galatasaray yönetimi, kendi sundukları şartlar çerçevesinde transfere onay vereceklerini bir kez daha Diarra cephesine iletti; Lokomotiv Moskova'nın sarı-kırmızılıları pazarlığın içine çekme çabalarına dahil olmayacaklarını iletti. Sarı-kırmızılılar 2 gün içinde Diarra konusunda istediği şartlar oluşmazsa ön libero transferi konusunda başka isimlere yönelecek. Teknik direktör Riekerink'in ısrarla ön libero transferi istemesi nedeniyle Galatasaray yönetimi, Diarra dışında 3-4 alternatif oyuncu üzerinde yoğunlaştı. Bu isimlerin başında Chelsea'den Obi Mikel geliyor. "Obi Mikel hep transfer listemizde vardı" diyen sarı-kırmızılı idareciler, 29 yaşındaki Nijeryalı oyuncunun menajeriyle daha önce temas kurmuş, bazı görüşmeler yapılmıştı. Galatasaray'ın Mikel'e yıllık 2.5 - 3 milyon euro seviyesinde bir teklif sunacağı öğrenildi.
Milliyet


Fenerbahçe, Avrupa Ligi Play- Off turu rövanş maçında Grasshoppers'a saat 20.00'de konuk olacak. Lig TV'den naklen yayınlanacak mücadeleyi Hollanda Federasyonu'ndan Danny Makkelie yönetecek. İstanbul'daki ilk maçı 3-0 kazanarak büyük bir avantaj yakalayan Sarı-Lacivertli takım mücadeleyi 4 farklı kaybetmezse elenmeyecek. 4-1 ve daha gollü 3 farklı yenilgiler bize yarıyor. 3-0 kaybedersek maç uzayacak Kanarya, Grasshoppers'ı elemesi durumunda Avrupa Ligi'nde 5. kez gruplara katılacak. Fenerbahçe bundan önceki yıllarda 2005-06, 2009-10, 2012-13 ve 2015-16 sezonlarında grup mücadeleleri sonunda bir üst tura çıkmayı da başarmıştı. Sarı-Lacivertli takım bu akşam bir kazaya uğramaz ve gruplara kalma vizesini alırsa önemli miktarda geliri de kasasına koyacak. Fenerbahçe bu durumda 2.4 milyon euro gelir gelde edecek.
Star


Transfer operasyonuna İngiltere ve Portekiz'de transfer devam eden Beşiktaş, ilk hedefi olan Samir Nasri konusunda büyük ilerleme kaydetti. Fransa'nın önde gelen gazetelerinden L'Equipe göre, Manchester City forması giyen Cezayir asıllı Fransız yıldız, kiralık olarak Kartal'a gitmeyi kabul etti. Ancak yılda 6.25 milyon euro kazanan Nasri, gelir kaybına uğramak istemiyor. Beşiktaş, M.City'yi bu ücretin yarısını ödemesi için iknaya çalışıyor. Nasri'de hedefe ulaşılamazsa, diğer 3 isme bakılacak. Portekiz'e giden Başkan Fikret Orman, forvet oyuncusu Aboubakar ve stoper Indi konusunda görüşmelerde bulunuyor. Porto, iki oyuncuyu da bonservisleri ile elden çıkarmak isterken, Orman hem Kamerunlu golcü hem de Hollandalı savunmacıyı kiralık olarak almak için ısrar ediyor. Kartal, forvet için Everton'lu Niasse, Çin ekibi Şangay Resesves'lı Asamoah Gyan ve Dinamo Kiev'li Dieumerci Mbokani ile dirsek temasını da sürdürüyor.
Star

Şampiyonlar Ligi'nde kura çekimi bu akşam saat 19.00'de Monaco'da yapılacak ve Beşiktaş'ın grubu belli olacak. Kartal'ı yönetici Umut Güner temsil edecek. Siyah-Beyazlılar kura çekimine 4. torbadan katılacak. 1. torbada son şampiyon Real Madrid ile UEFA sıralamasında ilk 7 sırada yer alan ülkelerin şampiyonları bulunacak. Grup heyecanı 13-14 Eylül'de başlayacak. 6-7 Aralık'ta bitecek. İlk ikiye giren 16 takım yoluna devam edecek.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme