28 Ağustos 2016 Pazar

28.08.2016 Genel Gündem



28.08.2016

GÜNDEM

Polise de türban serbest 
Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Kıyafet Yönetmeliği'nde kadın polislerin kılık kıyafetiyle ilgili yeni bir düzenleme yapıldı. Resmi kıyafetli ve üniformalı kadın polisler, "Şapka, kep veya örgü bere altında, yüzünü kapatmayacak şekilde başlarına, üniforma renginde desensiz giysi" kullanabilecek. Bu durumda polisler mavi renkli desensiz örtülerini keplerinin altına giyebilecekler. 2013'te dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın demokrasi paketi açıklamasıyla kamu personeline türban yasağının kaldırılacağı ilan edilmişti. Kamu Personeli Kılık Kıyafet Yönetmeliği'nde Ekim 2013'te yapılan değişiklikle de türban serbest bırakıldı. Ancak polis, asker, hâkim ve savcılar, kapsam dışı bırakılmıştı. Bir süre sonra Danıştay ve Yargıtay'da bazı kadın hâkimlerin başörtüsüyle görev yaptıkları ortaya çıkmıştı. Bunun üzerine Yargıtay, 26 Şubat 2015'te, HSYK'ya bir yazı yazarak, "Yargıtay'da görev yapan tetkik hâkim ve Cumhuriyet savcılarının Yargıtay kurulları ve dairelerde yapılan müzakereler ve duruşmalar esnasında başı kapalı olarak görev yapıp yapmayacakları hususunda" görüş istedi. HSYK Genel Sekreter Yardımcısı imzasıyla verilen yanıtta özetle şöyle denildi: "Kamuda başörtüsü serbestliğini sağlayan yönetmelik değişikliği hâkim ve savcı için başörtüsü yasağı getirmemiştir. Aksine hâkim ve savcıların başı örtülü olarak görev yapabileceklerinin de önünü açmıştır. Çünkü bahsedilen 6. maddenin atıfta bulunduğu Adalet Bakanlığı ve HSYK yönetmelikleri bu konuda yasak içermemekte." İçişleri Bakanlığı da Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Kıyafet Yönetmeliği'ni değiştirerek, polise türban izni verdi. Değişiklik şöyle: "15/8/2007 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Kıyafet Yönetmeliğinin 5. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendindeki 'Resmi kıyafetle birlikte kıyafetin içerisine' ibaresi 'Bayanların şapka, kep veya örgü bere altında yüzünü kapatmayacak şekilde başlarına taktıkları üniforma rengindeki desensiz giysiler hariç, resmi kıyafetin içerisine'  şeklinde değiştirilmiştir."
Hürriyet


Cerablus'ta ilk şehit 
'Fırat Kalkanı' adı verilen ve IŞİD'i Türkiye sınırından uzaklaştırmak, YPG unsurlarının Fırat'ın doğusuna çekilmesini sağlamak amacıyla düzenlenen operasyonun 4. gününde TSK unsurları ilk kaybını verdi. Askeri kaynaklardan alınan bilgilere göre kentin yaklaşık 7 kilometre güneyindeki El Amarne ve Yusufbey köyleri arasında bulunan iki tank, YPG unsurları tarafından roketatarla vuruldu. İlk vurulan tank hasar alırken, tank içindeki bir asker hafif şekilde yaralandı. Vurulan ve daha ağır hasar aldığı belirtilen ikinci tankta, bir asker şehit oldu, iki asker ise yaralandı. Yaralı askerlerin tedavileri için derhal Türkiye'ye getirildiği belirtildi. Saldırının ardından TSK'ya ait tankları hedef alan PYD/YPG unsurları obüs ve top atışlarıyla vuruldu. Cerablus'un 10 kilometre güneyindeki Şevket köyünde ise 3 YPG'linin ÖSO tarafından esir alındığı ileri sürüldü. Öte yandan IŞİD'e yönelik Cerablus bölgesinde kapsamlı harekat sürerken kentin sınırında konuşlanan ve içinde YPG'nin de yer aldığı Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) mevzilerinin vurulduğu belirtildi. Sabah 10.00 sıralarında Cerablus'un 8 kilometre güneyinde bulunan Til Emerne köyünü obüs toplarıyla da vurulduğu kaydedildi. Cerablus'un güneyindeki Alşamal köyüne ulaşan ÖSO güçlerinin kontrol ettiği alana 3 kilometre mesafede bulunan Amarinah köyünde ise YPG'nin de içinde yer aldığı DSG güçleri mevzilenmiş durumda. YPG ve DSG güçlerine, bölgeden çekilmesi yönünde uyarılar yapıldığı bildirildi. Askeri kaynaklardan alınan bilgiye göre, harekat çerçevesinde dün sabah saatlerinde Cerablus'un güneyinde terör örgütleri tarafından cephanelik ve komuta yeri olarak kullanılan bir baraka ve mevzi savaş uçakları tarafından vurularak kullanılamaz hale getirildi. Havadan yapılan keşif faaliyetinde, imha edilen barakada art arda ilave patlamaların meydana geldiği tespit edildi. ÖSO'nun Cerablus operasyonuna katılan 23 yaşındaki Useme Derde ise ÖSO askeri yönetiminin YPG ve DSG güçlerine, bölgeden çekilmesi için iki gün süre verdiğini söyledi. ÖSO güçlerinin YPG'nin konuşlandığı Til Emerne köyünün dışında mevzilendiğini belirterek, "İçeride 2 binden fazla savaşçı var. IŞİD, hiç çatışmadan kaçıp gitti. El Bab ve Zoğar köyüne doğru kaçtılar. Zoğar Cerablus'tan bir iki kilometre kadar batıda kalıyor, şu anda orada savaş var. Cerablus'ta kalanlar ise ya öldürüldü ya da tutuklandılar. Bundan sonra inşallah YPG de kaçıp gidecek. Hayatımızda çok şey değişecek. Biz, Türkiye askerlerinin desteği ile Menbiç'e doğru Til Emerne köyüne kadar gittik ve o köyün yakınlarında durduk. Orada 200 kadar YPG'li varmış, bugün verilen süre dolacak. Şu anda içeride 3 bin kadar savaşçımız var. Her türlü silahımız da mevcut" açıklamasında bulundu.
Milliyet


Cizre şehitlerine gözyaşlarıyla veda 
PKK'lı teröristlerin Cizre Emniyet Müdürlüğü'ne 10 ton bomba yüklü kamyonla düzenlediği hain saldırıda şehit olan 11 polisten 10'unun kimlikleri belirlendi. Şehit polislerin cenazeleri de düzenlenen törenin ardından gözyaşlarıyla son yolculuklarına uğurlandı. Kimlikleri belirlenen şehitlerin Erhan Öztürk, Tayfun Maytalman, Tayfun Doğan, Burak Mart, Osman Budak, Abdulhamit Kaya, Mehmet Dama, Ferhat Bozkurt, Halil İbrahim Eriç, Gökhan Kıncak olduğu belirlendi. Bir şehidin kimliğinin belirlenmesi çalışmaları ise sürüyor. Şehit 11 polisten 7'si için dün tören düzenlendi. Şırnak 23'üncü Jandarma Sınır Komutanlığı'ndaki töreninin ardından şehitler Harun Maytalman, Burak Mart, Ferhat Bozkurt, Mehmet Dama, Abdülhamit Kaya, Tayfun Doğan ve Osman Budak'ın cenazeleri memleketlerine uğurlandı. Şehit olan polislerden 22 yaşındaki Burak Mart'ın Osmaniye'nin Düziçi ilçesindeki ailesine acı haber ulaştı. Şehidin Ellek Beldesi Çıraz Mahallesi'nde oturan ailesine acı haberi asker ve polisler birlikte verdi. Şehidin babası Erhan Mart'ın saldırının ardından sabah gelen 'Oğlunuz yaralı' telefonundan sonra Şırnak'a gittiği belirtildi. 3 yıllık polis olan bekar Burak Mart'ın İstanbul'da görev yaparken Şırnak'a atandığı ve 20 gün önce tayin izni alarak baba evine geldiği belirtildi. Cizre'deki hain saldırıda şehit olan polis memuru Halil İbrahim Eriç'in Çanakkale'nin Çan ilçesindeki baba ocağına ateş düştü. Baba Hamdi Eriç ile anne Asiye Eriç, acı haberi, bir süre önce ziyaretine gittikleri kızlarının yaşadığı Şanlıurfa'da aldı. Acı haberle yıkılan Eriç çifti Cizre'ye gitti. Halil İbrahim Eriç'in şahadet haberini alan ilçe sakinleri, şehit evinin önünde toplanmaya başladı. Şehit Halil İbrahim Eriç'in mesleğe 3 yıl önce başladığı, ilk görev yeri olan İstanbul'dan sonra bu yıl Cizre ilçesine tayini çıktığı belirtildi. 32 yaşındaki Mehmet Dama'nın acı haberi de, Afyonkarahisar'daki ailesine ulaştı. Haberi alan şehidin eşi Sümeyra Dama ile annesi Semiha Dama fenalık geçirdi. Şehidin kayınpederinin evine ve sokağına Türk bayrakları asıldı. Şehit polis memuru 25 yaşındaki Tayfun Doğan da, Osmaniye'de düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı.
Milliyet


10 tonluk bombayı katırlarla taşımışlar! 
Şırnak'ın Cizre ilçesinde PKK'lı teröristlerin Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'ne bomba yüklü kamyonla düzenlediği intihar saldırısının detayları ortaya çıkmaya başladı. Türkiye gazetesinin haberine göre güvenlik kaynakları, hem Silopi-Cizre arasındaki dört kontrol noktasından hem de Şırnak-Cizre arasındaki noktalarda bütün araçların arandığını belirterek, kamyonun bu noktalardan geçmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple Güçlükonak yolunun tercih edildiğini kaydetti. Cizre'ye 10 kilometre uzaklıktaki Kasrik Kalesi önünde bulunan güvenlik noktasında araçların fiziki ve teknik aramadan geçirildiğini kaydeden yetkililer, burada x-ray araması ile araçtaki kimyasal maddelerin dahi belirlenebildiğini kaydetti. Patlayıcı türünün uçaklarda kullanılan patlayıcılarla benzer özellik gösterdiğini dile getiren uzmanlar, tesiri yüksek bu patlayıcıların Irak ya da Suriye'den katırlarla geçmiş olma ihtimalinin ağırlık kazandığını söyledi.
Vatan


Türk jetleri ypg'yi vuruyor! 
Sputnik Türkiye'nin haberine göre, Türkiye dün sabah saat 10:00 sularında Tilemarne köyünü obüs toplarıyla ve savaş uçakları ile vurdu. Bombardıman sesi Karkamış'ta da duyulurken, bölgede yoğun hava hareketliliği yaşandı. YPG'nin de içerisinde yer aldığı Demokratik Suriye Güçleri Dış İlişkiler Genel Sorumlusu Abdulaziz Yunus, Türkiye'nin Cerablus'un 10 km güneyindeki Tılemarne köyünü vurduğunu belirtti. Yunus, o bölgede YPG'nin olmadığını orada Menbiç Askeri Meclisi savaşçılarının bulunduğunu söyledi. Ancak YPG içinden bir grubun ABD'nin 'Fırat'ın doğusuna çekilin' talimatına karşı çıkarak Fırat'ın batısında kalma kararı aldığı da ortaya çıkmıştı. Fırat Kalkanı Harekatı'nın 4. gününde Cerablus'un güneyinde terör örgütlerince cephanelik ve komuta yeri olarak kullanılan bir baraka ve mevzii de kullanılamaz hale getirildi. Havadan yapılan keşif faaliyetinde kullanılamaz hale getirilen barakada art arda ilave patlamaların meydana geldiği tespit edildi. Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçleri, Suriye'nin kuzeyinde Türkiye sınırındaki Cerablus ve Çobanbey bölgelerinde terör örgütü DAEŞ'ten 5 köyü alarak ilerleyişini sürdürdü. Halep ilinin kuzeyindeki Cerablus'ta geçen salı ilçe merkezine hakim olan ÖSO, bölgenin güneybatısında Elvaniye, Kamir (Haymar) ve Aşağı Karakuyu köylerini IŞİD'ten almıştı. Muhalifler, Türkiye sınırında Gaziantep'in Elbeyli ilçesinin karşısında yer alan Çobanbey ilçesinde de Memili (Tel Atiya) ve Hacac köylerini ele geçirdi. ÖSO komutanları Cerablus'un batı ve güneybatısı ile Çobanbey'deki ilerleyişlerinin devam edeceğini bildirdi.
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 125,3869-125,6789    
ABD Doları 2,9509-2,9569/ Euro 3,3046-3,3129/ İngilizSterlini 3,8780-3,8875       
Yellen konuştu yönümüz karıştı 
Yoğun gündem arasında piyasalar yön bulmaya çalışıyor. Türkiye'nin Suriye'ye düzenlediği operasyon, terör eylemleri, Fed Başkanı Yellen'in kafa karıştıran açıklamaları, siyasi gelişmeler, merkez bankası kararları, dış borsalar ve petrol fiyatları izlenen genel gündem başlıkları. Suriye kaynaklı gelişmelerin piyasalar üzerindeki etkisi Türkiye'nin yaptığı operasyonun diğer ülkelerden destek görmesi nedeniyle zayıfladı. Bu yönde yeni bir gelişme olursa piyasalar tekrar tepki verecektir. Terör eylemleri CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun konvoyuna ve Cizre'ye yapılan saldırılarla gündemdeki yerini korudu. Haftayı kapatırken Fed Başkanı Yellen'in açıklamaları piyasalarda dalgalanmaya neden oldu. Konuşmanın girişinde faiz artışına vurgu yaparken devamında dolardaki değerlenmenin ihracata yaptığı baskıdan ve gelecekte varlık alımlarından söz etmesi farklı algılara neden oldu. Konuşmanın sonunda ise genel görüş eylülde faiz artışına açık kapı bırakıldı idi ve bu yöndeki fiyatlama ile haftayı kapattık. Bu durum önümüzdeki haftanın açılışında iç piyasalara da olumsuz yansıma gösterebilir. Ancak bu gelişme fiyatlamaya konu olacak tek parametre değil. Bu açıdan etkisi kısa süreli kalabilir. Dövizdeki yükseliş denemelerinin sınırlı kalması, borsada geri çekilmelerin alım yönünde kullanılması iyimserliğin korunması açısından önemli. Ancak, 15 Temmuz sonrası hızla toparlanan yeni denge oluşturma çabasındaki piyasalarda, yabancı yatırımcıların satış eğiliminin sürmesi ve borsada düşen yabancı takas saklama oranları, dış borsalarda çıkış hareketlerinin ivme kaybı ve zorlaşan gündem nedeniyle baskının kalktığını söylemek için henüz erken.
Hürriyet


Esnaf daha çabuk emekli olacak 
Türkiye'de, 491 meslek dalında 2 milyon esnaf ve sanatkâr, 3048 esnaf ve sanatkârlar odası, illerde örgütlenen 82 esnaf odaları birliği, 13 mesleki federasyon bulunuyor. Ancak esnaf son dönemde borcu öderken zorlanıyor, istediği ciroyu yapamıyor. Emekliliği iple çekiyor ama prim adaletsizliği canından bezdiriyor. Esnafın acilen çözülmesi gereken temel sorunları var. Bunların çözümü için esnaf odalarıyla hükümet çalışmalara başladı. Önem sırasına göre bunlarla ilgili adımlar atılacak. Yüksek prim sorunu bir nebze de olsa çözüldü. Torba yasa yılbaşından itibaren asgari ücrete göre belirlenen esnafın sigorta prim yükünü de düşürdü. Bağ-Kur primi ödeyenler geçen yıl SGK'ya 440 lira yatırıyordu. Tutar 1 Ocak'ta 128 lira (yüzde 29) artarak 568 liraya fırladı. Hükümet esnaf odalarından gelen talep doğrultusunda bu yükü azaltmak için torba tasarıya bir madde ekledi. Buna göre; kendi adına bağımsız çalışanlar (esnaf), muhtarlar primlerini 5 puan daha az ödeyecek. 5 puanlık primi devlet karşılayacak. Bundan böyle artık Bağ-Kur'lular daha az prim ödeyecek. İndirim, en düşük primi ödeyenler için 82.35 lira olacak. En yüksekten yani tavandan kazanç bildiren ise 535 lira daha az ödeyecek. Bağ-Kur'lular 1647 lira ile 10.705 lira arasında bir kazanç bildirebiliyor. Bağ-Kur kapsamında çalışanların primleri 5 puan düşerek yüzde 29.5'e inecek. Yeni düzenleme ile 5 puan indirim alan bir Bağ-Kur'lunun en az primi 485.86 lira olacak. Tavan prim de 3125 liraya düşecek. Bu indirimden primlerini düzenli ödeyenler yararlanabilecek.
Posta


Hiç çalışmadan emekli olmak mümkün 
Emeklilik çalışanların en büyük hayalidir. Emeklilik günlerine ilişkin planlar çalışanların önemli gündem maddesidir. Fakat bazen iş ortamındaki zorluklar, amirlerin olumsuz tutumları, iş arkadaşları ile ilişkiler gibi sebeplerle çalışmak işkence haline gelebilir. Bu gibi durumlarda çalışmadan emekli olmanın yolları aranır. İsteğe bağlı sigortalılık çalışmadan emekli olma imkanı sunar ve bu durumdaki kişiler için önemli bir fırsattır. Çalışmayan ve emekli veya malullük aylığı almayan kişiler isteğe bağlı sigortalı olabilir. İsteğe bağlı sigortalılar kendi primlerini kendileri öder ve bu şekilde emekli olabilirler. Dolayısıyla, isteğe bağlı sigortalının emekli olması için işe gitmesi gerekmez. İsteğe bağlı sigortalı olabilmek için gerekli bir diğer şart ise isteğe bağlı sigortalı olacak kişinin 18 yaşın altında olmamasıdır. 18 yaşın altındaki bir kişi, sigortalı olmasını gerektirecek şekilde çalışan bir kişi, SGK'dan yaşlılık veya malullük aylığı alan bir kişi isteğe bağlı sigortalı olamaz. Ancak SGK'dan babasının ölümü nedeniyle ölüm aylığı almakta olan kişi isteğe bağlı sigortalı olabilir. Çünkü ölüm aylığı kişiye kendi sigortalılığı nedeniyle bağlanmamıştır. Bu sebeple, dul-yetim aylığı alan kişiler de isteğe bağlı sigortalı olabilir.
Posta


Eylülde 5. Yükseliş dönemi yaşanabilir 
Ağustos ayının sıcak günlerini geride bırakmak üzere olan piyasalar eylül ayına güçlü girmeye hazırlanıyor. Borsada yükseliş denemelerinde gelen satışlar yerli yatırımcılar ve şirketlerin geri alım programları kapsamındaki alımlarla karşılanırken döviz kurunda yükseliş denemeleri sınırlı kalıyor. Bununla birlikte piyasalardaki kur ve faiz hareketleri al-sat yapılmasına fırsat tanıyor. BİST 100 Endeksi aynı hafta içerisinde en düşük 75.113 seviyesini görürken en yüksek 78.292'yi test etti. Haftayı ise Endeks 77.119'dan tamamladı. Dolar kuruysa hafta içerisinde 2.92-2.95 aralığında dalgalandı. Jeopolitik risklerin yükselmesine rağmen kurun 2.95'li seviyeleri aşmaması önemli. Şüphesiz piyasalardaki iyimserliğin korunması para çıkışının yaşanmaması ve yeni nakit girişinin sürmesine bağlı. Yabancıların piyasadan el çekmemesi, hisse senetlerinde gerçekleşen işlemlere rağmen yüzde 62'nin üzerindeki paylarını koruması iyimser havanın devam etmesinde etkili olacak. Dolar kurundaki fiyat hareketlerini takip edenler hafta boyunca Jackson Hole konferansını ve FED Başkanı Janet Yellen'in konuşmasını bekledi. Verilerin kendi hedeflerine yaklaştıkça faiz artışıyla ilgili sebeplerinin de kuvvetlendiğini belirten Yellen, gelecek aylarda faiz artış olasılığına işaret etti. Bunun kademeli olacağı net ama zamanlama konusunda net bir mesaj vermekten kaçınıldı. Konuşma piyasalarda farklı yorum ve değerlendirmelere neden oldu. Özellikle de diğer başkanların açıklamalarıyla birlikte Yellen'in konuşmasındaki flu kalan boşluklar doldurulmaya çalışılıyor. Fed Başkan yardımcısı Stanley Fischer, Yellen'in konuşmasında eylül ayında faiz artırımına açık kapı bıraktığı yönündeki yorumu, dolar kurunda yukarı yönlü tepkiye neden oldu. Fed Guvernörü Jerome Powell ise kademeli faiz artırımı için önceden hazırlanmış bir yol olmadığını söyledi.
Milliyet


Şirket kuruldu, dev projeler 'varlık'lanacak 
Mega projelerin önündeki en büyük engel olan finansman sorununun Türkiye Varlık Fonu'yla giderilmesi hedeflenirken, fonun savunma, havacılık ve yazılım gibi alanlarda yerli şirketleri küresel bir oyuncu konumuna getirmesi bekleniyor. Türkiye Varlık Fonu'nun kurulmasına ilişkin kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından Başbakanlığa bağlı 'Türkiye Varlık Fonu Yönetimi AS' kuruldu. Şirketin sermayesi 50 milyon lira olarak belirlendi. Kurulan fon sayesinde, Kanal Istanbul, İstanbul'a üçüncü havalimanı, 3 katlı büyük Istanbul tüneli, hızlı tren projeleri, nükleer santral gibi büyük boyutlu projeler için finansmana erişim artık daha kolay olacak. Türkiye, bu tarz projeleri daha az maliyetle ve daha kısa bir sürede hayata geçirerek, uluslararası arenadaki etkinliğini artıracak. Varlık Fonu, istihdama da olumlu katkı yapacak. Mega projeler, binlerce kişi için yeni is sahası olacak. Türkiye için önem taşıyan altyapı yatırımlarının yanı sıra enerji projeleri de Varlık Fonu sayesinde hız kazanacak. Petrol, doğalgaz, yenilenebilir enerji ve nükleer santral gibi stratejik projelerin gerçekleşmesi de Varlık Fonu sayesinde artık daha kolay olacak. Fon, savunma, havacılık, yazılım, ilaç gibi alanlarda faaliyet gösteren yerli şirketlerin önünü açacak. Şirketlerin, sermaye ve proje bazında desteklemesiyle Türkiye bu alanlarda küresel bir güç haline gelecek.
Akşam


Faiz toto yükseldi 
ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Janet Yellen'in Jackson Hole Sempozyumu"nda verdiği mesajlar, Fed'in gelecek FOMC toplantılarında faiz artırım kararı alabileceği beklentisini yükseltti. Yellen, yaptığı konuşmada, faiz artırma zemininin son aylarda güçlendiğine inandığını kaydetmişti. Fed Başkan Yardımcısı Stanley Fischer de, Başkan Janet Yellen'in son açıklamalarının yıl bitmeden 2 kez faiz artırılması ihtimaliyle uyumlu olduğunu söyledi. FOMC'nin yılın geri kalanında 20-21 Eylül, 1-2 Kasım ve 13-14 Aralık tarihlerinde olmak üzere 3 toplantısı bulunuyor. Uluslararası finans kuruluşu CME Group'un vadeli işlemlere yönelik verilerine göre, piyasalar Eylül'de faiz artışına gidilmesine yüzde 30 ihtimal veriyor. Bu oran önceki gün itibariyle yüzde 21 seviyesindeydi. Kasım ve Aralık ayında yapılacak toplantılara yönelik faiz artış beklentileri ise sırasıyla yüzde 25.8'den yüzde 33.3'e ve yüzde 41.4'ten yüzde 43.6'ya yükseldi. CNBC televizyonuna verdiği mülakatta, ABD ekonomisine ve para politikasına yönelik soruları yanıtlayan ABD Merkez Bankası (Fed) Başkan Yardımcısı Stanley Fischer, "Yatırımcılar Eylül'de faiz artışına gidilmesine ve yıl bitmeden birden fazla faiz artışı yapılmasına hazır olmalı mı?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Bence Yellen'in bugün söyledikleri her iki soruya da 'evet' cevabı verilmesiyle uyumluydu. Ancak bunlar verileri görmeden bilebileceğimiz şeyler değil."
Vatan


Rus'dan 'tık' yok 
İş dünyası, Türkiye ile Rusya arasında yaşanan yakınlaşmaya rağmen, gümrüklerde, charter seferlerinde, çalışma kotaları ve belgelerinde, meyve sebzede sıkıntıların giderilemediğinden yakındı. Rus-Türk İş Adamları Birliği (RTİB) Başkanı Naki Karaaslan, Rusya ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerdeki sorunların çözülmesi gerektiğini bilirdi. St.Petersburg'da Rusya Devlet Başkanı Putin ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında yapılan görüşmeyle bir başlangıç yapıldığını anımsatan Karaaslan, "İlişkilerimiz düzeldi ama fiili anlamda fazla düzelen bir şey yok. Ciddi oranda zaman kaybettik" dedi. Türkiye'deki 'Kriz Masası'nın 'İş Geliştirme Masası'na dönüştürüleceğini kaydeden Karaaslan, şöyle devam etti: "Rusya'da da böyle bir masanın kurulmasından yanayız. Türk ve Rus işadamlarının katkılarını bekliyoruz. Çözüm üretmeliler. Şimdilik gümrüklerde çok ciddi sıkıntılar var. Üretim faaliyetlerinde bulunan firmalarımızın sıkıntıları giderilmeli. Birçok sektörde gerekli adımlar atılmadı. Charter seferleri, meyve sebze, sanayi ve ham madde girişlerinde, çalışma kotaları ve çalışma belgeleri konusunda sıkıntılar var, bunların giderilmesi gerekiyor. Çözüm bekliyoruz."
Vatan


DÜNYA

'Kürtler suriye'nin parçası olmalı' 
Suriye'de ateşkes zemini sağlanması için önceki gün Cenevre'de bir araya gelen ABD ve Rus dışişleri bakanları, açıklamalarında Suriye'nin toprak bütünlüğünden yana olduklarını, bağımsız bir Kürt oluşumuna karşı olduklarını bildirdi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, "Kürtler, Suriye devletinin parçası olarak kalmalı, Suriye'yi bölecek bir faktör değil, çözümün bir parçası olmalı" dedi. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de, "Biz birleşik Suriye'den yanayız. Bağımsız bir Kürt inisyatifini desteklemiyoruz" diye konuştu. Kerry, Türkiye'nin Fırat Kalkanı operasyonuyla ilgili açıklamasında Amerikan güçlerinin Kürt güçlerinin bir unsuruyla sınırlı bir işbirliğinin olduğunu, Türkiye ile ise 'yakın işbirliği' içinde olduklarını kaydetti. Suriye'de farklı grupları destekleyen iki ülkenin dışişleri bakanları, Suriye'de bir ateşkes sağlanarak siyasi çözüm sürecine geri dönmek için bir yol haritasını görüşmek üzere Cenevre'de bir araya gelmişlerdi. İki devlet adamının meselelerin büyük bir kısmında uzlaşma sağladığı, ancak bazı konularda görüş ayrılıklarının sürdüğü belirtildi. Kerry, "Çok yaklaştık. Ancak Suriye halkının ihtiyaçlarını tam olarak karşılayan bir anlaşma yapılana kadar aceleci davranmayacağız" dedi.
Hürriyet


Orada işleri yok 
AP Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Elmar Brok, Suriye'deki Kürt birliklerin Fırat'ın doğusunda kalması gerektiğini söyleyerek, "Kürtler IŞİD'in püskürtülmesini Arap bölgeleri fethetmek için kullanmamalı" dedi. Alman Hristiyan Demokrat Birlik Partili Avrupa Parlamentosu milletvekili Elmar Brok, geçen haftaki Türkiye ziyareti sonrasında Alman Neue Presse gazetesine demeç verdi. Brok, Ankara'ya uzun süre IŞİD'e müsamaha ettiği ya da desteklediği yönündeki suçlamaların yöneltilmesinden sonra Türkiye'nin kararlı bir biçimde IŞİD'e yönelik operasyon başlatmasından memnuniyet duyduğunu vurguladı. Brok Suriye'deki Kürt birliklerinin Fırat'ın doğusunda kalması gerektiğini ve nüfusun çoğunluğunun Kürt olmadığı bölgeleri kontrol altına almaması gerektiğini söyleyerek, "Orada işleri yok" dedi. Türkiye ile ilişkilerde kullanılan dile iki tarafın da dikkat etmesi gerektiği uyarısında bulunan Brok, AB ile Türkiye arasında vize serbestisi için yerine getirilmesi gereken kriterlerden en tartışmalı olanın terörle mücadele yasaları olduğunu hatırlatarak, "Türkiye bu konuda bir çözüm istiyor, iki taraf olarak söylemimizi yumuşatmalıyız" dedi. Türkiye'nin vize serbestisi için AB'nin kendisinden talep ettiği 72 kriterin 67'sini yerine getirdiğini söyleyen Brok, "Geriye kalan beş maddeden dördüne çözüm bulunması kapıda. Bir tek terörle mücadele yasası kalıyor. Türkiye bu konuda da bir uzlaşma bulunması için bir yol haritası istiyor" dedi.
Hürriyet


El bab yarışı 
Türkiye'nin bir araya getirdiği ve askeri destek verdiği Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçlerinin Suriye'nin Cerablus kentini terör örgütü IŞİD'in elinden alması, ülkenin kuzeyinde yeni hamlelerin önünü açtı. Cerablus'taki ÖSO üyeleriyle, Menbiç'in kuzeyindeki terör örgütü PKK'nın Suriye kolu PYD/YPG komşu oldu. Şimdi iki tarafın da hedefinde IŞİD'in kontrolündeki El Bab var. El Bab, PYD'nin Türkiye sınırında ilan ettiği Cezire ve Kobani kantonlarıyla Hatay'ın karşısındaki Afrin kantonunu birleştirmek için kritik bir noktada bulunuyor. Fırat Kalkanı operasyonuyla IŞİD'den alınan Cerablus'un yaklaşık 60 km güneybatısında kalıyor. 12 Ağustos'ta PYD/YPG liderliğindeki SDG güçleri, Cerablus'un yaklaşık 40 km güneyindeki Menbiç'i aldığında, yeni hedeflerinin batıdaki El Bab olduğunu açıklamış ve El Bab Askeri Konseyi'ni kurmuştu. El Bab'ı Türkiye destekli grupların ele geçirmesi durumunda YPG'nin Kürt koridoru kurma planı büyük bir darbe alacak. Suriyeli muhaliflerin haber sitesi Zaman al-Wasl'a göre Türkiye destekli ÖSO gruplarının komutanlarından Muhammed Ebu İbrahim, Cerablus ve çevresindeki köylerin kurtarılmasının ardından sıradaki hedeflerinin El Bab'ı IŞİD'in elinden almak olduğunu söyledi. Kilis'in karşısındaki Suriye toprağı El Rai'de (Çobanbey) IŞİD'le savaşan ÖSO gruplarının yetkilisi Moro Kefer Nasıh, yaklaşık 10 gün önce yaptığı açıklamada El Bab'a YPG'den daha önce ulaşmak istediklerini söylemişti. Nasıh, "Hedefimiz sadece Çobanbey'i ele geçirmek değil. Biz Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yarış içindeyiz. Bu bölücü güçler Afrin'e ulaşmak için zamanla yarışıyor. Biz Çobanbey'deki noktaları tamamen kontrol altına aldığımızda El Bab'a daha yakın olacağız ve onu kurtaracağız" demişti. Eski Özel Kuvvetler mensubu ve analist Metin Gürcan, Twitter'dan yaptığı yorumda, El Bab'ı IŞİD'in elinden YPG'nin mi yoksa Ankara destekli ÖSO'nun mu alacağı sorusunun cevabının ve bu konuda ABD ve Rusya'nın tercihlerinin Suriye'nin kuzeyinin geleceğini belirleyeceğini kaydetti.
Hürriyet


Nato, rusya yerine ışid'e odaklanacak 
Alman haber ajansı dpa, NATO'nun Doğu ve Orta Avrupa'da Rusya'ya karşı yürüttüğü hava sahası gözetleme faaliyetlerini azaltarak Suriye ve Irak'taki IŞİD hedeflerine yönelik faaliyetlerini önemli ölçüde artırmayı planladığını yazdı. Askeri kaynaklardan edinilen bilgiye göre erken uyarı uçakları AWACS'ların uçuşları Konya'daki NATO hava üssünden başlatılması planlanıyor. Alman vekillerin İncirlik Hava Üssü'ndeki Alman askerlerini ziyaret etmesine izin verilmemesiyle çıkan krizi göz önünde bulunduran NATO, uçakların Yunanistan ve İtalya'ya gönderilmesini de ihtimaller arasında değerlendiriyor. NATO uçaklarının Konya'ya gönderilmesi durumunda, Almanya'nın da bu bölgeye asker göndermesi gerektiği ifade ediliyor. Her AWACS uçağında farklı milletlerden 16 personel bulunurken, Alman askerlerinin AWACS personelinin yaklaşık üçte birini oluşturacağı belirtiliyor. Erken uyarı uçakları AWACS'ların Türkiye'ye gönderilmesi durumunun Almanya'da tartışma yaratması bekleniyor. Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen, gerilen ilişkiler sonrası İncirlik'e alternatif üslerin söz konusu olduğunu belirtmişti. Türkiye, 2 Haziran'da Alman Meclisi'nin 1915 olaylarını 'soykırım' olarak nitelendiren karar tasarısını büyük çoğunlukla kabul etmesinin ardından Almanya'ya sert tepki göstermiş, Alman vekillerin İncirlik'teki Alman askerleri ziyaret etmesine izin vermemişti. Habere göre, ABD liderliğinde IŞİD'e karşı kurulan uluslararası koalisyon, NATO'nun, Suriye ve Irak'ta IŞİD'e karşı daha fazla katkı sağlamasını talep ediyor. NATO, Doğu Avrupa'daki Rusya tehdidine karşı kullanılan '720' saatlik Awacs uçuşlarını büyük oranda azaltarak bu kapasitesini Suriye ve Irak'a yönlendirmeyi planladığı belirtiliyor. Buna göre, Litvanya, Letonya, Polonya ve Estonya'da yapılan hava sahası gözetleme uçuşları azaltılacak. ABD'nin IŞİD hedeflerine karşı 1080 saatlik uçuş desteği talebinde bulunduğu belirtilirken, NATO'nun şu andaki uçak sayısıyla başka bölgelerdeki faaliyetlerini kısmaması durumunda bu talebi karşılamasının mümkün olmadığı belirtiliyor. NATO'nun Operasyon Politikası Komitesi'nin önümüzdeki günlerde bu konuyu tartışacağı ifade ediliyor.
Milliyet


Doğu akdeniz'de rumlardan gerginlik 
Güney Kıbrıs Tarım Bakanlığı adına yunus balıkları hakkında araştırma yapan gemi kriz yarattı. KKTC'ye ait bölgede araştırma yapan geminin Akamas yardım adasının 12 deniz milinde yer aldığı belirtildi. Araştırma gemisinin Türk fırkateynleri tarafından uyarıldığı öğrenildi. Krize yol açan geminin bölgeden uzaklaşması üzerine Güney Kıbrıs Hükümet Sözcüsü Hristodoulidis, Türkiye'yi BM'ye şikayet edeceklerini ifade etti.
Akşam


Kopenhag'da kadın camisi 
İskandinavya'nın kadınlara özel ilk camisi Danimarka'nın Kopenhag kentinde açıldı. Sadece kadınların ibadetine açık olan camide kadın imamlar görev yapıyor. Kadın camisi projesinin öncülerinden imam Sherin Khankan, kadın camisi girişimini "feminist bir proje" olarak nitelendirerek kadınların eşitlik haklarını savunmayı, Müslüman kadınların eşlerinden ayrılmayı kolaylaştırmayı amaçladıklarını söyledi. İmam Sherin Khankan kadın camisi projesinin gerekçelerini açıklarken, "Mevcut camilerde kendimi hiçbir zaman evimde hissetmedim. Bu camiler çok güzel ve büyük. Ancak buralarda kendimi hep yabancı hissettim. Biz kadınlar bu camilerde balkonlarda oturuyor ve aşağıda ne olduğunu izliyoruz. Birçok kadın ve genç insan camilerin erkeklerin söz sahibi olduğu, erkek egemen yerler olması nedeniyle camilere gitmiyorlar. Bu nedenle kadınların koşullarına uygun bu camiyi kurduk" dedi. Caminin adı Meryem (Mariam) Camii olarak belirlendi.
Vatan


Kan donduran iddia 
Terör örgütü IŞİD, Suriye'de savaş esirlerini öldüren beş çocuğun görüntülerini yayınladı. Terör örgütünün kanlı videolarında ilk kez batılı bir infazcı çocuk yer aldı. Videoda yaşları 10 ile 13 arasında değişen çocuklar, Suriyelileri infaz ediyor. Katil çocuklar arasında Ebu Abdullah el Britani ismiyle anılan bir İngiliz de bulunuyor. BBC, Britanyalı olduğu öne sürülen çocuğun kimliğinin teyit edilemediğini ve Yabancılar Ofisi'nin konuya ilişkin yorum yapmadığını yazdı. Haberde, çocukların öldürdüğü beş tutsağın Kürt olduğu aktarıldı. Videoda, Ebu el Bara el Tunisi olarak anılan çocuklardan biri Kürt tutsaklara Arapça seslenerek, daha fazla şiddet yemini ediyor ve onlara yönelik savaşın henüz başlamadığını söylüyor. Videoda çocukların adları şöyle geçiyor: "Ebu İshak Masri (Mısır), Ebu Abullah el Britani (İngiltere), Ebu Fuad el Kürdi (Türkiye), Ebu el Bara el Tunisi (Tunus) ve Yusuf el Özbeki (Özbekistan)." Bu çocuklar arasında yer alan Ebu Fuad el Kürdi hakkında ise korkunç bir iddia İngiliz basınında yer aldı. Buna göre 12-13 yaşlarındaki bu çocuk infazcı Kürt asıllı bir Türk vatandaşı. Çocuğun ailesinin Türkiye'den IŞİD'e katılmasıyla birlikte Rakka'da yaşamaya başlamış olabileceği düşünülüyor. IŞİD saflarında savaşan yüzlerce Türk militan olduğu biliniyor. Bunların birçoğu aileleriyle birlikte IŞİD'in başkenti olarak anılan Suriye'nin Rakka kentinde hayatlarını sürdürüyor.
Vatan

POLİTİKA

Odanı değiştir ışıkları kapat..
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, dün CNN Türk'te şu açıklamalarda bulundu: "15 Temmuz sonrası beni suikast yapabilecekleri konusunda uyarmışlardı. İçişleri Bakanlığı'ndan aradılar. Koruma sayısı arttırıldı. Bazen korumalar bizi farklı yerlerden genel merkeze götürüyordu. Yenikapı mitingi sonrası bana gelen istihbarat şu şekildeydi; her zaman oturduğunuz odanın ışığı açık kalsın, siz diğer odada oturun ama elektriğini açmayın. Ama biz bunu uygulamadık. PKK, 'anamuhalefet partisi liderinin suikaste kurban gitmesi Türkiye'yi daha fazla karıştıracaktır' diye düşünmüş olabilir. Selahattin Demirtaş da beni aradığında teröre lanet okudu, 'terörü lanetliyoruz' diye bir cümle kullandı. Bu değerli bir cümleydi. HDP de meşru bir parti ama teröre karşı biraz daha net tavır takınması hepimizin ortak beklentisi. Türkiye'nin ihtiyacı var buna, bu süreçte HDP'nin tümüyle dışlanması da doğru değil. İstanbul Şehir Tiyatroları'nda darbe fırsatçılığından sanatçıların işine son veriliyor. Araştırdık, FETÖ ile ilgileri yok. Sayın Kadir Topbaş'tan rica ediyorum, karar geri alınsın. Ölçü kaçtı. Çocuğunu cemaat okuluna gönderdi diye işine son veriliyor. O okuldan mezun bakan var. Bu olayın siyasi ayağının ortaya çıkarılması lazım. Bunun siyasi sorumlusu, siyasi ayağı yok mudur?"
Hürriyet

Kurban vekaleti Kızılay'a 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile görüştü. Tarabya Köşkü'nde saat 15.00'te başlayan görüşme yaklaşık bir saat sürdü. Görüşmeye ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra da Pakistan Pencap Eyalet Başbakanı Şahbaz Şerif'i kabul etti. Tarabya Köşkü'nde gerçekleşen basına kapalı görüşme yaklaşık 1.5 saat sürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hollanda Başbakanı Mark Rutte ile telefonda görüştü. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre; Hollanda Başkanı Rutte, 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili olarak Türkiye'de demokrasinin yanında yer aldıklarını belirtti. Rutte, Hollanda olarak AB-Türkiye ilişkilerinin yeniden eski temposuna kavuşturulması gerektiğine inandıklarını da vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da Türkiye'nin AB sürecinde Hollanda'nın kritik rol oynadığına değindiği, ayrıca FETÖ'nün darbe girişimi ve faaliyetleri hakkında Rutte'ye bilgi verdiği kaydedildi. Erdoğan, ayrıca Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık ve beraberindeki heyeti Tarabya'daki Huber Köşkü'nde kabul etti. Kınık, basına kapalı kabulün ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Kızılay'ın yardımlarını Cerablus'a götürdüklerini, Cerablus'taki son durumu Erdoğan'a aktardıklarını söyledi. Erdoğan'ın ailesinin kurban vekaletlerini Kızılay'a vermek istediğini söyledi. Kınık, "İşte o vekaletleri aldık. Kendisi kurbanların özellikle Cerablus'ta Halep'te, Türkmen Dağları'nda, yine Suriye'de sel felaketi nedeniyle sıkıntılı günler yaşayan Makedonya Üsküp'te, Somali'de, Filistin ve Gazze'de, yurt dışında olmak üzere kesilmesini arzu etti ve vekaletini verdi. Yurt içinde de Emine Hanımın memleketi olan Siirt'te, bir de şehidimiz Ömer Halisdemir'in memleketi olan Niğde'de yurt içi kurbanlarının vekaletlerini Kızılay'a verdi. Kızılayımızda bu vekaletleri yerine getirerek ihtiyaç sahiplerine ulaştıracak" dedi. Kınık, Erdoğan ile Kurban Bayramı sürecinde Gazze'ye gönderilecek ikinci yardım gemisini de konuştuklarını ifade etti.
Milliyet

SPOR

Fenerbahçe'nin dünyaca ünlü yıldızı Robin Van Persie, Milliyet'e özel açıklamalarda bulundu. Dick Advocaat'ın takımın başına geçmesi ile çok daha pozitif bir kimliğe bürünen Hollandalı futbolcu, birçok konuyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. İlk olarak "Geçen seneye göre, bu sene çok daha mutlusun. Bu fark ediliyor, yüzün gülüyor" yorumuna, içtenlik yanıt veren Van Persie, "Evet çok mutluyum. Öncelikle sevdiğim işi yapıyorum. Ben böyleyim. Benim mutlu olup olmadığımı çok kolay anlarsınız. Bunu saklamam. Saklayamam. Hatta eşim bile bana bu konuyla ilgili eleştirilerde bulunuyor" ifadelerini kullandı. Hollandalı teknik adam üzerine devam eden sohbetimizde, Van Persie başta olmak üzere Advocaat değişiminin tüm takımda olumlu etki bıraktığı ortada. "Advocaat'ın takımın başına geçmesi bence senin için çok iyi oldu" dedikten sonra bütün takımı örnek gösteren tecrübeli yıldız, "Bence hepimiz için, tüm takım ve kulüp için çok iyi oldu" cevabını verdi. Van Persie, teknik direktörlüğün sadece antrenman yönetmek olmadığını belirtip Advocaat'ın farkını şu sözlerle anlatmak istedi; "Çok üst düzey bir teknik adam. Teknik direktörlük sadece saha içiyle alakalı değil. 25 futbolcu var takımda. Öncelikle bu isimleri, takımı iyi idare etmek önemli. İyi çalıştırmak, iyi oynatmak, sistemi kurmak bunların hepsi teknik adamlığın zor işleri. Advocaat tam bunları yapabilen çok başarılı biri." Advocaat'a çok saygı duyduğu hem söylediklerinden hem de vücut dilinden çok belli olan Van Persie, kendisinin anlaşma aşamasında bilgi sahibi olmadığını belirtiyor. Çıkan haberleri garipseyen Van Persie, "Benim anlaşma olduktan sonra haberim oldu" bilgisini de ekliyor. Robin van Persie ile Grasshopper maçından sonra Zürih Havalimanı'nda gerçekleştirdiğimiz sohbet, Hollandalı golcünün uçağa çağrılmasıyla sona erdi. Sarı- lacivertli futbolcu, "Açıklamalarını yazabilir miyiz?" sorumuza da olumlu yanıt verdi.
Milliyet

Galatasaray'ın kazanma alışkanlığı geri dönmüş. Perdeyi Karabük maçıyla açan ama son saniye galibiyetine rağmen yenilmiş gibi eleştirilen Cim- Bom dün ligin ikinci haftası için abartılı sayılabilecek bir futbolla kazandı. Özellikle ilk devre sona ererken yenilen golden sonra Aslan müthiş bir reaksiyon verdi. Beraberlik golüne kadar olan bölümde topla oynama oranı yüzde 84'e 16 idi. Devre biterken sağlı sollu ataklar, şutlar, ortalar ve pozisyonlar vardı. Özetle Galatasaray harikaydı. İkinci devre Eren'in sakatlığı planları bozdu. Riekerink'ten Josue hamlesi gelirken diziliş 4-6-0 oldu. Cim- Bom'u öne geçiren gol kontradan Yasin'le gelirken Akhisar ikinci devre önemli pozisyonlar buldu. Bruma uzatmada noktayı koydu. Daha 16. saniyede kalesinde net bir tehlike atlatan Galatasaray 3. dakika dolmadan kalesinde golü gördü. Vaz Te kornerde Selçuk'un üzerinden kafayla golünü attı. Bu golden sonra Galatasaray tek kale oynamaya başladı. 8'de Bruma gole yaklaştı, Douglao topu çizgiden çıkardı. 17'de Chedjou'nun ortasında Eren iyi yükseldi ama Fatih geçit vermedi. 35'te Sneijder'in ortasında Eren geçen hafta olduğu gibi yine iyi yükselip topu kafayla topu ağlara gönderdi. 43'te Vaz Te'nin kafa vuruşunda Muslera iyi kurtardı. 54'te Sneijder'in füzesini Fatih çıkardı. 61 ve 62. dakikalarda Akhisar tehlikeli geldi. 1 dakika sonra ise Galatasaray'ın golü  Akhisar hücum yaparken kötü yakalandı. Yeni transfer Josue topu kaparken Bruma'ya pas verdi. Bruma topu 60 metre sürüp Yasin'in önüne bıraktı. Yasin sol ayağıyla topu ağları havalandırdı. 70'de Rodallega'nun vuruşu direkten döndü. 90+2'de Bruma perdeyi kapatan golü attı: 1-3
Milliyet

Beşiktaş taraftarı, özlemle beklediği yeni forveti Vincent Aboubakar'a kavuştu. Mario Gomez'in ayrılısının ardından forvet transferi için yoğun çaba sarf eden Kara Kartal, her konuda anlaşmaya vardığı Kamerunlu forveti dün İstanbul'a getirdi. 24 yasındaki golcü, Porto'dan özel uçağa binmeden önce Beşiktaşlı yöneticilere çok ilginç bir soru yöneltti. "Havaalanı çok kalabalık olacak mı?" diye soran Vincent Aboubakar'a "Hem de nasıl" cevabı verildi. Saatler 17.08'i gösterdiğinde İstanbul'a inen Kamerunlu forvet, pasaport kontrolünün ardından taraftarların çılgın karşılaşmasıyla şaşkına döndü. Beşiktaşlıların "Kara Boğa" lakabını taktığı Vincent Aboubakar dün KAP'a da bildirildi  Bugün sabah saatlerinde sağlık kontrolünden geçecek olan 24 yasındaki forvet, Siyah-Beyazlılar'dan yıllık 2 milyon euro kazanacak  Güçlü fiziği ile dikkat çeken Vincent Aboubakar, ülkesi Kamerun'da "Eto'o'nun varisi" olarak gösteriliyor. Kara Kartal, bu transfer için Portekiz ekibi Porto'ya 2.5 milyon euro kiralama bedeli ödeyecek  Eğer Siyah- Beyazlılar, sezon sonunda Aboubakar'ın tapusunu almak isterse, 10 milyon euro daha ödemek zorunda kalacak.
Akşam

Enerji Bakanı Berat Albayrak, 360 TV'ye su festivali yorumladı: "Burada muhteşem bir manzara var. Türkiye değişiyor, toplum değişiyor ve gelişiyor. Yeni bir Türkiye söylemi içinde, geçmişle gelecek buluşuyor. Buradaki manzara bu. Bu organizasyonu gerçekleştiren arkadaşlara teşekkür ediyoruz. Biz kültürü çok zengin bir milletiz. Uzun zamandır unutmaya yüz tutmuş bir çok kültürel faaliyet yeniden ete kemiğe bürünüyor, hayat buluyor. Her kösede, kültüre, spora ve geleneklere dayalı faaliyet var. En önemli nokta yeni nesillerin bunu bilmesi. Yayıncı kuruluş olarak basta siz olmak üzere katkı verenlere çok teşekkür ediyorum. 15 Temmuz sonrası müthiş bir iklim oluştu. Tarihin sanlı sayfalarından yeniden sahneye çıkan bir millet olduk. Bunun ekonomik, sosyal ve kültürel ayakları var. Yavuz Selim Köprüsü dünyaya mesajdı. Bunu Türkiye yapabiliyor. Bu özgüvenle ve bu duruşla, bunu ortaya koyduk. Gurur duyulacak bir olay. Cenab- ı Allah kalpleri ve niyetleri bilendir. Kardeşliği ve dostluğu yürekten isteyen bir milletiz. Yarınlar daha güzel."
Akşam


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme