29 Ağustos 2016 Pazartesi

29.08.2016 Genel Gündem



29.08.2016

GÜNDEM

Ypg'ye Ağır Darbe
YPG'nin önceki akşam uzman çavuş Ercan Çelik'in şehit düşmesine, üç askerin de yaralanmasına neden olduğu iki Türk tankını Rus yapımı Kornet tanksavarla vurmasından sonra, TSK, Cerablus ve çevresindeki YPG güçlerini havadan ve karadan hedef almaya başladı. Askeri kaynaklardan edinilen bilgiye göre, tankların vurulmasından sonra havalanan Türk F-16'ları Cerablus'un güneyinde PKK ve YPG'nin ortak kullandığı 5 ayrı binaya bomba yağdırdı. Bu binalardan birisinin YPG'nin komuta merkezince kullanıldığı tespit edildi. İnsansız hava araçları (İHA), savaş uçaklarının tarruzları sonucu 25 PKK/YPG'linin etkisiz hale getirildiğini tespit etti. Aralarında örgütün üst düzey yöneticilerinin de bulunduğu değerlendiriliyor. Çoğu İncirlik'ten kalkan F-16'ların gerçekleştirdiği taarruzlar dün belirli aralıklarla gün boyu sürdü. Fırtına obüsleri dün saat 14.00 itibariyle 19 ayrı YPG hedefine 103 atış yaptı. TSK, ÖSO güçlerine destek olmak amacıyla Suriye içine soktuğu tank sayısını da arttırdı. Suriye'de toplam Türk tankı 50'yi buldu. Askeri kaynaklar TSK'nın bölgedeki sivillerin zarar görmemesi için her türlü tedbiri aldığını ve bu konuda azami hassasiyet gösterdiğini söyledi. İngiliz Merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi ise Cerablus'un güneyindeki Ceb el Kussa köyünde en az 40 sivilin öldüğünü öne sürdü.
Hürriyet


Yüreğimize Gömdük
Şırnak'ın Cizre İlçesi'nde geçen cuma günü sabah 06.45'te bomba yüklü kamyonla PKK'lı teröristlerce düzenlenen hain saldırıda şehit olan 6 polis memuru için dün memleketlerinde tören düzenlendi. Şehit polis memuru Burak Mart'ın (22) cenazesi, memleketi Osmaniye'nin Düziçi İlçesi'nde toprağa verildi. Arkasında oğlunun Türk bayrağına sarılı tabutu bulunan cenaze aracından inen baba Erkan Mart, annesi Sultan Mart'a seslenerek, "Anne şehidimizi getirdim, gururluyum. Torununu getirdim anne" diye feryat etti. Babaanne Sultan Mart, torununun tabutuna kapanıp ağladı. Anne Rukiye Mart ise toprağa verdiği tek oğlunun arkasından "Sen görevini yaptın yavrum. Bizi dünyada da ahirette de gururlandırdın kuzum" diye gözyaşı döktü. Şehidin kız kardeşlerinden Nisa Nur (11), ağabeyinin polis şapkasını taktı. Burak Mart, İstanbul'dan atandığı Şırnak'ta 20 gün önce göreve başlamıştı.
Haber Türk


Feto, Şantajla İstifaya Zorladı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan ve Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen "FETÖ Çatı İddianamesi" nde FETÖ'nün hedef seçtiği kişilerin özel yaşamlarını kayıt altına alıp şantajla istifaya zorladığı iddia edildi. İddianamenin "Şantaj İçin Görüntü ve Ses Kaydı Yayınlamak" bölümünde FETÖ/PDY'nin kişileri itibarsızlaştırıp makamlarını boşaltmaya zorlamak için yasadışı görüntü ve dinleme yöntemlerine başvurduğu belirtilirken; bu isimlere örnek olarak da 1. Hava Kuvveti Komutan Yardımcılığı görevini yürütürken 4 Mayıs 2009 tarihinde istifasını veren emekli Tümgeneral Levent Türkmen, Balyoz davası mağdurlarından emekli Korgeneral Metin Yavuz Yalçın, Ankara Sincan Ağır Ceza Mahkemesi eski Başkanı Osman Kaçmaz ve eski İstanbul Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Köksal Şengün'ün istifaları sıralandı. İddianamede 1. Hava Kuvvet Komutan Yardımcısı Tümgeneral Türkmen'in nasıl istifa ettirildiği de şöyle anlatıldı; "Yurtdışından geldiği iddia edilen ihbara dayanılarak uyuşturucu kaçakçılığından takip edilen sözde uyuşturucu kuryesi kadını yakalamak maksadı ile Ankara Çankaya'da bir otele 2009 yılının Mart ayında uyuşturucu baskını düzenlenmiş, otel odasında bir kadın ile birlikte Tümgeneral Türkmen yakalanmıştır. Türkmen, Adana'da görev yaparken bu kadınla tanışmış, yasak ilişki yaşamış, olay günü otelde buluşmuşlardır. FETÖ'nün emniyet kadroları buluşma yerini, kadını dinleyerek tespit etmiş, operasyon düzenlenerek sonuç alınmıştır." Korgeneral Yalçın'la ilgili bölüm ise şu şekilde; "Ulusal bir televizyon kanalında kadın bir spiker ile görüşmeler yapan ve otele girerken çekilen görüntüsü internette yayınlanan, aynı zamanda Balyoz Davasında sanık olarak yargılanan Korgeneral Metin Yavuz Yalçın da Fetullah Gülen Örgütünün gizli operasyonu ile istifaya zorlanmıştır." İddianamede 2010 yılında Albay Berk Erden'in de eşi tarafından aldatıldığına dair fotoğraflar FETÖ tarafından basına servis edildiği için intihar ettiğine dikkat çekilerek, hedef seçilen kişilerin telefonlarının analiz edildiği gizli ve özel görüştüğü kişiler tespit edildikten sonra buluşma yerinde fotoğraf ve video kayıtları alındığı belirtildi.
Milliyet


181 Yıllık Askeri Hastaneydi
Darbe girişimi ardından askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığına devredilmesi kararı doğrultusunda bölgeye hizmet veren Palandöken Dağı eteklerindeki 225 yatak kapasiteli Mareşal Çakmak Asker Hastanesi'nin adı, Mareşal Çakmak Devlet Hastanesi oldu. Tabela değişikliği yapılan merkez Palandöken İlçesi'ndeki Devlet Hastanesi, 29 Ağustos pazartesi günüden itibaren hasta kabulüne başlanacak. Erzurum'da 181 yıldan bu yana hizmet veren askeri hastane, son uygulama ile tarihe karıştı. Erzurum'da ilk olarak 1835 yılında Asker Hastanesi açıldı. 1875'te Yoncalı Kışla'da Asker Hastanesi faaliyete başladı. 1883'de Sultan Abdülaziz zamanında Erzurum Merkez Hastanesi, 1902'de Mevki Hastanesi adlarını aldı ve 1911'de yatak kapasitesi 500'e çıkarıldı. Birinci dünya savaşında Ruslar tarafından tahrip edilen hastane 1920 yılında 15'inci Kolordu Hastanesi oldu. Hastane 1925 yılında Harbiye Kışlasına, şimdiki İç Tedarik Bölge Başkanlığı binası taşındı ve 330 yataklı Müstahkem Mevki Hastanesi adı verildi. Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1925 yılında Erzurum'un kalkındırılması amacıyla yaptırılan Erzurum Meclis-i Umumi binası, 1930 yılında hastane binası olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'ne devredildi. 1936'da yılında inşaatı tamamlanan hastanenin açılışı 1937'de dönemin Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak tarafından yapıldı.
Vatan

EKONOMİ


Gram Altın 125,3869-125,6789    
ABD Doları 2,9509-2,9569/ Euro 3,3046-3,3129/ İngilizSterlini 3,8780-3,8875       

700 Bin Yerli Turiste Bayram
Ramazan Bayramı'nda sonra, Kurban Bayramı tatilinin de 9 gün olarak açıklanması vatandaşlardan sonra en çok turizmcileri sevindirdi. 1 yıldan fazla süredir Suriye sınırındaki gelişmeler, ülke içinde ardı ardına patlayan bombalar, FETÖ terör örgütünün 15 Temmuz'da gerçekleştirdiği darbe girişimi ve özellikle yurtdışında Türkiye aleyhine yürütülen algı yönetimi faaliyetleri sebebiyle ağır kayıplar yaşayan turizmciler, uzun tatil sürecinin turizm sektörüne nefes aldıracağı görüşünde. Deniz, kum, güneş tatili için kurban bayramının son fırsat olduğuna dikkat çeken sektör temsilcileri, 9 günlük tatil ile birlikte 'yaz tatilinin uzatıldığı' görüşünde. Rusya'dan charter uçuşlarla ilgili önceki gün gelen olumlu haberlerin ardından Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkmasının turizmcileri memnun ettiğini ifade eden Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Başaran Ulusoy, bu bayram döneminde 600-700 bin kişinin tatile çıkmasını beklediklerini söyledi. Kültür turlarına çok fazla ilgi beklediklerinin altını çizen Başaran Ulusoy, "Antalya ve Kıbrıs'ta deniz, kum, güneş tatili için ilk tercih edilen yerler arasında olacaktır. Bunların dışında Fethiye ve Bodrum'a da talep çok fazla" dedi. Tatil süresi resmi olarak açıklanmadan önce de insanların hazırlıklarını yaptığını dile getiren Ulusoy, "Bir kesim de tatil süresinin resmi olarak açıklanmasını bekliyordu. Önümüzdeki haftadan itibaren tatil için yapılan planlar hızlıca devreye alınacaktır. Zor bir dönemden geçen turizm sektörü, iç turizmde yaşanan hareketlilik sayesinde bir az olsun rahatlayabiliyor. Bayram tatillerinin sektöre çok büyük katkısı ouyor" diye konuştu. 9 günlük tatil süresince iyi bir katılım beklediklerini dile getiren Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı Osman Ayık, "Bu yıl iç pazarda yoğun bir hareketlilik var. Aslında iç pazarda böyle bir hareketlilik beklentimiz yoktu. Bu anlamda olumlu bir durum yaşanıyor. Darbe girişimi sorasında ise bir duraklama dönemi yaşanmıştı. Çünkü kamu personelinin izinleri iptal edilmişti. Ancak bu konudaki sıkıntılar çözülünce yeniden bir hareketlenme başlamıştı" dedi. Bayram döneminin deniz tatili için aslında son fırsat gibi olduğuna dikkat çeken Ayık, "Okullar açılıyor. Ayrıca yaz aylarının da son dönemlerindeyiz. Bu anlamda deniz tatili için çok fazla şans kalmadığın söyleyebiliriz. Gelen rezervasyonlar da gösteriyor ki kurban bayramı tatilinde bir çok insan sahillere inecek. Şu anki gidişat gayet iyi durumda. Gelen rezervasyonlar bunu gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Hürriyet

25 Belediyeden Bütçe İsyanı
Büyükşehir Belediye Yasası'nın ardından 25 büyükşehir belediyesi, diğer 5 büyükşehirle aralarında oluşan 'gelir' adaletsizliğinin giderilmesini istedi. Büyükşehirler için kişi başına ortalama yıllık 419 lira olan genel bütçe payını yakalayamayan 25 büyükşehir belediyesi, bütçeden 3.6 milyar lira 'denkleştirme ödeneği' talep etti. Belediyelerin kişi başı pay ortalamasını yakalayamaması genel bütçe ödeneklerinin düşük olmasından kaynaklandı. 6360 sayılı Büyükşehir Kanunu'nun ardından 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Kanunu'nda da değişiklik yapılarak büyükşehir belediye payları yeniden düzenlenmişti. Ancak bu düzenleme, 5 büyükşehir belediyesi ile diğer 25 belediye arasında büyük gelir farkına neden oldu. Büyükşehir belediyesi kişi başına pay ortalaması 419 lira olarak hesaplanırken, sadece 5 belediyenin bu rakamın üzerine çıkabildiği görüldü. 419 liralık ortalamanın üzerine çıkan ilk belediye 714 lirayla Kocaeli oldu. Bunu 591 lira ile İzmir, 554 lirayla İstanbul, 512 lirayla Ankara ve 459 lirayla Erzurum Büyükşehir Belediyesi izledi. Genel ortalamanın neredeyse yarısında kalan son 5 belediyeden Gaziantep 339 milyon, Sakarya 151.4 milyon, Mardin 121.7 milyon, Ordu 111.1 milyon ve Diyarbakır 190 milyon lira denkleştirme ödeneği istedi. Geliri düşük kalan diğer 20 belediye ise, "Şanlıurfa, Aydın, Adana,Trabzon, Samsun, Kahramanmaraş, Manisa, Hatay, Balıkesir, Van, Bursa, Denizli, Malatya, Kayseri, Antalya, Muğla, Konya, Eskişehir, Mersin, Tekirdağ" olarak sıralandı. 25 Büyükşehir belediyesi, Büyükşehir Belediye Payları'nda yaşanan bu adaletsizliğin giderilebilmesi için hükümetten toplam 3.6 milyar lira tutarında 'denkleştirme' ödeneği istedi. Büyükşehir Yasası öncesinde yıllık kişi başına 328 lira olan ödeneğin, büyükşehir ilçe belediyesine dönüşme sonrası 187 liraya gerilediği hesaplandı. Bunun için de 351 belediyeye her yıl mart, haziran ve eylül aylarında genel bütçe paylarının 2 katı verilmesi, ilave kaynağın genel bütçeden 'destek ödeneği' olarak karşılanması talep edildi.
Hürriyet

Petrol Sektörüne Çok Güzel Haberlerimiz Var
Venezüella ile İran, petrol piyasalarında istikrarı sağlama ve Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nü (OPEC) güçlendirme konusunda anlaştığını duyurdu. Latin Amerika turu kapsamında Venezüella'da resmi temaslarda bulunan İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif başkent Caracas'ta Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile bir araya geldi. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Maduro, "Petrol piyasalarında istikrarı sağlama, petrol endüstrilerini güçlendirme, OPEC'i güçlendirme, OPEC ülkeleri arasındaki işbirliğini artırma konusunda ortak bir zeminde buluşmak için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Maduro petrol sektörüne istikrar getirme konusunda İran ile çok olumlu yönde ilerleme kaydettiklerini belirterek, "Hem OPEC hem de petrol konularını konuştuk. Dışişleri ve Petrol bakanlarımız önümüzdeki hafta petrol sektörüne yönelik çok güzel açıklamalarda bulunacak" dedi. Petrol fiyatlarının 2014'ten itibaren başlayan düşüşü ile dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkesi Venezuela'daki ekonomik kriz giderek derinleşti. Ülke bu çıkmazı aşmak için OPEC üyesi olan ve olmayan ülkelerle görüşmeler yürüterek üretimin azaltılarak fiyatların artırılması yönünde lobi çalışması yaptı. Ancak OPEC'in en güçlü ülkesi Suudi Arabistan'ın karşı lobisini kıramadı.
Haber Türk

İlk Yarıda Tasarruf Şampiyonu Tunceli
Tunceli, 762.2 lira ile ilk yarıda kişi başına düşen tasarruf mevduatını en çok artıran il oldu. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerinden AA'nın derlediği bilgilere göre, yurt dışı hariç tutulduğunda, 2015 yılı sonunda 702 milyar 666 milyon 975 bin lira olan bankalardaki tasarruf mevduatı hesapları, 2016 haziran sonunda 746 milyar 33 milyon 758 bin liraya tırmandı. Bankalardaki toplam tasarruf mevduatları ilk yarıda 43 milyar 366 milyon 783 bin lira artarken, kişi başına düşen tasarruf artışının şampiyonu da Tunceli oldu. Tunceli'de kişi başına düşen tasarruf mevduatı 2015 sonunda 8 bin 431.3 lira olarak hesaplanırken, bu rakam 2016 haziran sonunda 9 bin 157.5 liraya tırmandı. Böylece bir Tuncelili ilk yarıda bankadaki tasarruf hesabına ortalama 726.2 lira daha yatırırken, bu rakam aylara bölündüğünde bir kişinin ayda 121 lira biriktirdiği görüldü. 'Tasarruf liginde', ikinci sırada Ankara yer aldı. Ankara'da kişi başına düşen tasarruf mevduatı 2015 aralık sonu itibariyle 13 bin 318.1 lira olarak hesaplanırken, bu rakam 2016 haziran sonu itibariyle 14 bin 27.1 liraya yükseldi. Böylece Ankaralılar, bankalarda tasarruf için biriktirdiği parasına ilk yarıda ortalama 709 lira daha yatırdı. Listede İzmir, 704.1 lira ile üçüncü oldu. Geçen yılın sonunda söz konusu kentte kişi başına düşen tasarruf mevduatı 12 bin 162 lira, 2016 haziran sonunda ise 12 bin 866.1 lira olarak kaydedildi. İstanbulluların ilk yarıda tasarruf için biriktirdiği mevduat ise ortalama 588,1 lira olarak hesaplandı. Aynı dönemde kişi başına düşen tasarrufun en az arttığı il Ardahan olarak belirlendi. Söz konusu kentteki bir vatandaş, ilk yarıda bankada tasarruf için biriktirdiği paranın üzerine sadece 47.1 lira ekleyebildi. Halihazırda kişi başına düşen en yüksek tasarruf mevduatı 22 bin 126.4 lira ile İstanbul'da bulunuyor. Bu kentin hemen arkasından 14 bin 27.1 lira ile Ankara, 13 bin 248.8 lira ile Muğla, 12 bin 866,1 lira ile de İzmir geliyor. Bu konuda en düşüş miktar 1041.1 lira ile Muş'ta olurken, bu kentin hemen arkasından 1098.6 lira ile Hakkari, 1136.3 lira ile Şırnak, 1168.8 lira ile de Ağrı geliyor.
Milliyet

Dünyanın Yeni Umut Kapısı Türkiye!
Türkiye, Almanlardan Amerikalılara, Vietnamlılardan Avustralyalılara kadar her ülkeden dünya vatandaşlarına ekmek kapısı oldu. Dünya artık Türkiye'yi konuşurken bir zamanlar gurbet kapılarından ekmek parası pesinde kosan Türkleri konuşmuyor. Türkiye, küresel işgücü piyasasında, 'yabancılara istihdam sağlayan' ülke olarak öne çıkıyor. Bu değişim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın son verilerinde de kendini açıkça gösteriyor. Buna göre Türkiye, sadece 2015 yılında 64 in 547 yabancıya çalışma izni verdi. 2011 yılında Türkiye'ye gelip ekmek parası pesinde kosan yabancı sayısı 17 bin 466 kişiydi. Yani sadece 4 yılda Türkiye'ye gelip çalışma izni alan yabancıların sayısı yüzde 270 artı. Diğer şaşırtıcı bir veri de Türkiye'de çalışma izni alanların eğitim düzeyleriyle ilgili… 2015 verilerine göre çalışma izni bulunan yabancıların 20 bin 146'sı üniversite mezunu. Lise mezunu olanların sayısı ise 24 bin 693 kişi. Yüksek Lisans ve üstü eğitime sahip yabancı sayısı ise tamı tamına 1.935 kişi olarak kayıtlara geçti._ Bu kişilerin yas dağılımı da ilginç bir tablo ortaya koyuyor. Kendi ülkesinde bir gelecek göremeyen genç nüfus, 'gelecek planlarını' Türkiye üzerinden kuruyor. Çalışma iznine sahip 64 bin 547 yabancının 12 bin 556'sının yası 25 ila 29 aralığında. 30 ila 34 yas aralığında olup da Türkiye'de çalışan yabancıların sayısı ise 11 bin 212 civarında. Ülke dağılımına bakıldığında en fazla yabancı 8 bin 524 kişiyle Gürcistan uyruklulardan oluşuyor. Onu 6 bin 23 kişiyle Ukrayna ve 4 bin 19 kişiyle Suriye izliyor. ABD vatandaşı olup da Türkiye'de çalışmaya gelenlerin sayısı 1.232 kişi. Türkiye'de çalışma izni bulunan Almanların sayısı 1.299, Çinlilerin sayısı ise 2 bin 882 olarak karsımıza çıkıyor.
Akşam

7.5 Milyar Liralık Kurban Kesilecek
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, bu yıl kurban döneminde canlı ağırlık fiyatının da büyükbaş hayvanlarda kilogram başına 14 ile 22 lira, küçükbaşta kilogram başına 11 lira ile 20 lira arasında olacağını açıkladı. Bayraktar, hayvan fiyatlarının illere ve canlı ağırlığa göre farklılık göstermekle birlikte hayvan başına, büyükbaşta 2 bin 850 lira ile 15 bin 200 lira, küçükbaşta 450 lira ile bin 700 lira arasında değişeceğini söyledi. Bayraktar, fiyatların geçen yıla göre büyükbaşta yüzde 8.9, küçükbaşta yüzde 9.1 arttığını belirterek şu bilgileri verdi: "Ülke ortalamasına bakıldığında büyükbaş hayvanların canlı kilogram fiyatının 16 lira 80 kuruş, küçükbaş canlı kilogram fiyatlarının 14 lira 80 kuruş olduğu görülüyor. Canlı kilogram olarak büyükbaş hayvan fiyatları, satışların en fazla olduğu üç büyük ilimizden, İstanbul'da Avrupa yakasında 15 lira 50 kuruşla 18 lira, Anadolu yakasında 18 lira ile 20 lira, Ankara'da 16 lira ile 18 lira, İzmir'de 15 lira 50 kuruş ile 16 lira 50 kuruş arasında değişiyor. Küçükbaş hayvan fiyatları İstanbul'da Avrupa yakasında 15 lira ile 16 lira, Anadolu yakasında 18 lira ile 19 lira, Ankara'da 14 lira ile 16 lira, İzmir'de 12 lira ile 18 lira." Bayraktar, en az 850 bin büyükbaş, 2.7 milyon küçükbaş olmak üzere 3 milyon 550 bin civarında hayvan kesileceğini tahmin ettiklerini ve kurbanlıklar için halkın ödeyeceği tutarın 7 milyar 535 milyon lirayı bulacağını hesapladıklarını kaydetti.
Vatan

DÜNYA


Türkiye'den Almanya'ya İncırlık Şartı
Alman parlamenterler terör örgütü IŞİD'e karşı savaş çerçevesinde Adana'daki İncirlik Üssü'nde konuşlanan askerlerini ziyaret etmek istiyor. Ancak Türkiye, 'Ermeni soykırım' tasarısını onaylayan Alman Parlamentosu'nun milletvekillerine ziyaret izni vermiyor. Alman Spiegel dergisinin haberine göre krizin çözümü için Türkiye, Alman hükümetinden Federal Meclis'in Ermeni tasarısına mesafe koymasını ve soykırım tasarısının hukuki bağlayıcılığı olmadığını açıklamasını istiyor. Spiegel'in haberine göre üst düzey bir Türk diplomat, "Biz parlamentonun aldığı tasarıyla yaşayabiliriz. Ama (Alman hükümeti) hükümet, soykırım kararının hukuksal bir yaptırımı olmadığını açıklamalı" dedi. Alman hükümeti yaz tatilinin ardından Türkiye ile ilişkileri yeniden düzeltmeyi amaçlıyor. Merkel hükümeti en başta iki ülke arasında gerilime yol açan İncirlik krizini çözüme kavuşturmak istiyor. Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier, arka arkaya iki müsteşarını Türkiye'ye gönderdi. Eylül ayında da Steinmeier, Türkiye'yi ziyaret etmeyi planlıyor. Alman bakanın bu ziyarette Türkiye'nin istediği ifadeleri kullanabileceği belirtiliyor. İncirlik krizinin çözümünde bir formül bulunabilir. Hükümet ortağı Sosyal Demokrat Parti'nin savunma politikaları uzmanı Rainer Arnold, geçen hafta Tornado uçakları çekme hazırlığı içinde olduklarını açıklamıştı. SPD Meclis Grup Başkanı Thomas Opperman, Türkiye'ye askeri ziyaret için ekim ayına kadar süre verdi. Ayrıca Türkiye, Dışişleri Bakanı Steinmeier'den daha çok Almanya Başbakanı Merkel'in gelmesini istiyor. Başbakan Binali Yıldırım bu arzusunu geçen hafta Türkiye'ye gelen Merkel'e yakın isimlerden Avrupa Parlamentosu milletvekili Elmar Brok'a ifade etti. Elmar Brok da, Merkel'in askerleri ziyaret izni çıktıktan sonra Türkiye'ye gelebileceğini söyledi. Merkel, haftaya Çin'de yapılacak G-20 zirvesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bizzat görüşerek, bu sorunu çözüme kavuşturmak istiyor. Elmar Brok, "İncirlik krizinin yakında çözüme kavuşacağına inanıyorum" dedi.
Hürriyet

Türkiye'de Normalleşme Herkes İçin Faydalı
Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ilk kez Türkiye hakkında konuştu ve "Durumu dikkatle izliyoruz. Süratle normalleşme herkes için yararlı" dedi. Haftalık Real News gazetesine konuşan Çipras "Biz daha ilk andan darbe girişimini kınadık ve seçimle işbaşına gelmiş hükümeti destekledik. Türkiye ile ilişkilerin bozulmamasını ve mülteciler ile ilgili Türkiye- AB anlaşmasının yürürlükte olmasını olumlu sayıyoruz" diye konuştu. Çipras mülteci sorunu için de şunları söyledi: "B planı hakkında konuşanlar, A planını uygulamayı sevmeyen ve bunu açıkça söylemekten çekinenlerdir. Biz her şeyden önce Türkiye- AB anlaşmasının çökmemesi için mücadele veriyoruz. Bu anlaşmanın uygulanmasının durdurulmasından çıkarı olabilecek birini göremiyorum". Aynı gazete, Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos'un Atina'da görüştüğü BM Mülteci Örgütü Yüksek Komiseri Filippo Grandi'ye, Avrupalı bazı siyasetçileri kastederek "Özellikle bu dönemde, ülkesinin sorunlarla karşıya karşıya bulunduğu bir sırada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gerektiğinden daha sert ve faydasız eleştiriler yapmak yanlış olur. Çünkü, Erdoğan bu şekilde Batı'ya ve özellikle AB'ye olan güvenini yitirebilir" dediğini yazdı.
Hürriyet

Bağdat-Riyad Hattında Elçi Krizi
Irak Dışişleri Bakanlığı, geçen yılın sonunda yeniden açılan Suudi Arabistan Büyükelçiliği'nin Bağdat Büyükelçisi olarak atadığı Thamer el Sabhan'ın değiştirilmesini istedi. Irak Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Cemal'in yaptığı yazılı açıklamada, "Bakanlığımız, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan Bağdat'taki büyükelçisini değiştirmesini talep etti" denildi. Cemal, açıklamasında bu taleplerinin gerekçesini ise belirtmedi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Irak'ın talebiyle ilgili henüz bir açıklama yapmadı. Büyükelçi El Sabhan, İran'ın, Irak'ın içişlerine müdahil olduğu ve İran destekli Şii milislerin Sünnilerle gerginliğin artmasına yol açtığına dair açıklamalarıyla tepki çekmişti. Suudi Arabistan basınında ise, İran'a bağlı Şii milislerin El Sabhan'a yönelik suikast planı düzenledikleri haberi yayımlanmıştı.
Haber Türk

Kıbrıs'ta Mülkiyete Duygusal Bağ Kriteri
Kıbrıs'ta Mustafa Akıncı'nın KKTC Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından hız kazanan barış müzakerelerinde kritik aşamaya gelindi. Milliyet, Akıncı ve Rum lider Nicos Anastasiadis'in gerçekleştirdiği görüşmelerin içeriğine ulaştı. Diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre, müzakerelerde en tartışmalı konuların başında gelen mülkiyet sorununun çözümü için 'duygusal bağ' formülü üzerinde çalışılıyor. Buna göre; 1974'ten önce, belirlenecek bir yaşa kadar Kuzey Kıbrıs'ta yaşayan bir Rum, isterse 'duygusal bağı'na bakılarak, mülküne geri dönebilecek. Masada 'duygusal bağ' yaşının 10'lu yaşlar olması tartışılıyor. Dini alanlar, çözüm sonrası güvenlik amaçlı kullanılacak mülkler, çözüm sonrası boşaltılacak mülkler, kamu menfaati amaçlı kullanılan mülkler, tahsis edilmemiş ve kullanılmayan mülkler ise duygusal bağ kapsamında yer almayacak. Bu kriterleri taşımayan tüm diğer mülkler 'duygusal bağ' kategorisine girebilecek. Bu öncelik olarak binaların iadesi için uygulanacak, daha sonra boş arazilerin iadesine geçilecek. Türkiye'nin 1974 harekatı sonrasında 162 ila 180 bin Rum'un güneye, 43 ila 65 bin Kıbrıslı Türk'ün ise kuzeye göç ettiği ve arkalarında sırasıyla, 1 milyon 350 bin ve 400 bin dönüm taşınmaz mal bıraktığı düşünülüyor.
Milliyet

Göçmenleri İlk İş Gününde Yollayacak
ABD'de Kasım ayında gerçekleştirilecek başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti'nin adayı olan iş adamı Donald Trump, başkan seçilmesi halinde ilk iş gününde, suç kaydı bulunan yasadışı göçmenleri ülkelerine geri göndereceğini söyledi. Kampanyasının başında göçmen geçişlerine engel olmak için Meksika sınırına duvar inşa edeceği vaadinde bulunan Trump, Iowa'daki son mitinginde, "Duvardan önce, her şeyden önce yapacağım ilk iş, bu insanları evine gönderecek kağıtları imzalamak olacak. Ofisteki ilk saatimde bu suçlulardan kurtulacağız" diye konuştu.
Vatan

'Burkini' Yasağı Hala Uygulanıyor
Fransa'da yerel yönetimleri, 'tesettür mayo' giyenlere yönelik yasaklamaları, Danıştay'tan çıkan durdurma kararına karşın devam ediyor. Yerel basında çıkan haberlere göre yasağın ilk çıktığı yerlerden birisi olan Nice kentinde önceki gün başörtülü iki kadın, deniz polisi tarafından uyarıldı. Botla sahilde devriye gezen 2 polis memuru, deniz kenarında piknik yapan kadınların yanına gelerek plajdan ayrılmalarını istedi. Kadınlar da uyarının ardından plajı terk etti. Danıştay, ülkenin güneyinde yer alan Villeneuve-Loubet Belediyesi'nin başlattığı ve Nice İdare Mahkemesi'nin uygulamaya koyduğu tesettür mayo yasağı kararını cuma günü durdurmuştu. Güvenlik ve toplumsal huzurun korunması gerekçeleriyle getirilen yasak kısa sürede 20'ye yakın belediyede uygulanmaya başlanmıştı. İnsan Hakları Ligi ve Fransa İslamofobi ile Mücadele Derneği'nin (CCIF) yargıya taşıdığı yasak, haftalardır Fransız kamuoyunun ilk gündem maddeleri arasında yer alıyor.
Vatan

POLİTİKA

"Bir Sabır, Üç-Dört Sabır, Sabır, Sabır Artık Yetti"
15 Temmuz sonrasında Ankara ve İstanbul dışında bir programa katılmayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün Gaziantep'e geldi. İlk olarak Gaziantep Valiliği'ne gelen Erdoğan'a burada canlı bomba saldırısı ve Fırat Kalkanı Operasyonu ile ilgili brifing verildi. Brifinge Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı, AK Parti Genel Sekreteri Abdülhamit Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Mehdi Eker ile Hayati Yazıcı'nın yanı sıra Belediye Başkanı Fatma Şahin katıldı. Erdoğan, binlerce kişinin katıldığı mitingde özetle şunları söyledi: "Şehitler, kahramanlar, yiğitler diyarı Gaziantep. Kardeşliğin şehri Gaziantep. Taziye ziyareti için geldim. 20 Ağustos Cumartesi günü Gaziantep terörün en alçak yüzüne maruz kaldı. Terör, 14 yaşında bir çocuğu intihar bombacısı olarak kullanıp Akdere Mahallemizdeki kına gecesinde adeta kan akıttı, canlar aldı. Saldırı öylesine vahşiydi ki, hâlâ kimliği tespit edilemeyen meftalarımız var. Bir çocuğu kullanarak çocukları, bebekleri, masum insanları katledecek kadar gözü dönen bu hainler akıttıkları kanda mutlaka boğulacaklardır. Türkiye, terör örgütlerinin ve terör yöntemlerinin hiçbirine teslim olmamıştır olmayacaktır. Akdere mahallesindeki nişan töreninde, o kına töreninde kan dökenler eğer bu şekilde Gazianteplilere baş eğdirebileceklerini sanıyorlarsa çok yanılıyorlar. İşte Gaziantep burada. Peki siz neredesiniz? Bu mahallelerde yaşayan vatandaşlarımızın etnik kökenine, meşrebine, siyasi görüşüne bakarak bu saldırıyla onları tahrik edebileceklerini sananlar bir kez daha hüsrana uğradılar. 20 Ağustos saldırısını yaptıran ve yapanlar ölümleri fırsat bilip gelip burada acıları istismar etmek isteyenler sizlerden hak ettikleri dersi aldılar. Türkiye artık bu oyunlara gelmiyor. Terör örgütlerini kullanarak bu ülkeyi, bu milleti dize getirebileceklerini sananlar yarın kendi ellerinde patlayacak bir bombanın pimini çektiklerini bilmelidir. Gaziantep bunun en güzel örneği. İşte Cerablus ne oldular Karkamış'ı rahatsız ettiler. Sürekli Karkamış'a havan toplarıyla saldırdılar. Bir sabır, iki sabır, üç, dört, beş sabır. Sabır, sabır, sabır 'Artık yetti' dedik. 'Gereği yapılacak' dedik. İşte Cerablus başlatıldı. Cerablus'un sahipleri Cerablus'a yerleşmeye başladı. Gaziantep'te de Cerablus'lu kardeşlerimden Cerablus'a dönmek isteyenlere her türlü desteği vereceğiz. Artık herkes yerini bilecek. ÖSO'ya her türlü desteği verdik, onlar da gerekli operasyonu yaptılar."
Hürriyet
Krala Dayanışma Teşekkürü
Başbakan Binali Yıldırım, Bahreyn kralı Hamad bin İsa el-Halife'ye, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında sergilediği dostluk ve dayanışma için teşekkürlerini iletti. Başbakan Yıldırım, Türkiye'yi ziyaret eden Bahreyn kralı El-Halife ile Çırağan Palace kempinski'de dün basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi. Yıldırım görüşmede, El-Halife'ye 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında sergilediği dostluk ve dayanışma için teşekkür etti. Devlet başkanı düzeyinde gerçekleşen ziyaretin, söz konusu desteğin en açık tezahürü olduğunu dile getiren Başbakan Yıldırım, El-Halife'ye, Bahreyn'in güvenliğine Türkiye'nin desteğinin daima süreceğini belirtti. Yıldırım ayrıca, Türkiye'nin savunma sanayii dahil olmak üzere, ikili ilişkilerin her alanında işbirliğini geliştirme arzusunda olduğunu ifade etti. Bahreyn kralı El-Halife ise Türkiye ile ilişkilere verdikleri önemi vurgulayarak, hükümet ile yakın işbirliğini vemevcut ilişkileri daha da geliştirmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Haber Türk
'Eğitim, Siyasete Arka Bahçe Olamaz'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Burdur'da SESADER'in öncülüğünde düzenlenen eğitim çalıştayına katıldı. Sonuç bildirgesinin ardından yapılan açıklamada "Eğitim asla siyasetin arka bahçesi olamaz" denildi. CHP lideri Kılıçdaroğlu, dün Burdur'da CHP Genel Başkan yardımcıları Çetin Osman Budak ve Yasemin Öney Cankurtaran, CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker, Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Cengiz, CHP Burdur İl Başkanı Barış Ayten ve partililer tarafından karşılandı. Buradan konvoyla şehir merkezine geçti. Burdur Valiliği önünde de CHP Gençlik Kolları üyeleri tarafından Kılıçdaroğlu, meşalelerle karşılandı. Partili gençlerle de selamlaşan Kılıçdaroğlu'na üçüncü karşılama ise çalıştayın yapıldığı Grand Özeren Hotel önünde kalabalık partili grubu tarafından yapıldı. CHP PM üyesi Prof. Dr. Özkan Yıldız'ın başkanlığını yaptığı Sosyal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Derneği'nin (SESADER) öncülüğünde gerçekleştirilen çalıştayı izleyen Kılıçdaroğlu herhangi bir açıklamada bulunmadı. Çalıştayın sonuçlanmasının ardından sonuç bildirgesine ilişkin CHP Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık, kısa bir açıklamada bulundu. Türkiye'nin eğitim politikasının artık evrensel, çağdaş, laik normlardan uzaklaştığını belirten Karabıyık, "Aslında bu bir evrilmedir ve eğitim politikamız var mıdır diye düşündüğümüzde, bir eğitim politikasına da sahip değiliz. Bugün mikrofonu dışarıda hangi veliye uzatsanız mutlaka çoğu sorundan yakınacak. İşte biz de bu sorunlara çözüm arayışındayız. CHP olarak sadece eğitim değil, ulusal çocuk politikası yapmaya çalışıyoruz. Çünkü Türkiye'nin bir ulusal çocuk politikası yok. Bunun içinde eğitim, çocukların barınması, beslenmesi, hukuksal bakış açısı, korunması var. Yani bütüncül bir çocuk politikasına ihtiyaç var" dedi. Sorunların başlıklar halinde iki gün boyunca akademisyenler ve sivil toplum örgütleri yetkilileriyle ele alındığını anlatan Karabıyık, şöyle devam etti: "Ortaya güzel bir sonuç bildirgesi çıkmış oldu. Eğitim asla siyasetin arka bahçesi olamaz. Birileri gelecekte yerleştirmek istedikleri ideolojileri eğitimi araç olarak kullanarak gerçekleştiremez. Eğitim asla gelecekteki ideolojileri yerleştirme aracı olarak kullanılamaz ve kullanılmamalıdır. Bugün Türkiye'nin eğitim sorunlarında sınav sisteminden, çocukların deneme yanılma tahtası olmasından tutun da derslerin içerikleri, müfredatına kadar şu anda çağdaşlıktan, laik eğitim ve bilimsellikten uzaklaşan örnekler var. Eğitim dediğimizde sadece öğrenci, okul, kitap, müfredat değil. Sözleşmeli öğretmenlerin bile atanıyor olması burada yanlış bir politika olarak karşımıza çıkıyor. Eğitim adı üstünde milli olmalı, ama maalesef gayri milli durumda. Öğrencilerin barınması çok önemli bir sorun. MEB'in çok kısa sürede barınma sorununu çözmesi ve YİBO'ları, yurtları tekrar gündeme getirmesi çok acil bir ihtiyaç. Eğitimi öncelemek zorundayız, eğitimdeki sorunlara çözüm bulmayı öncelemek zorundayız ve öğrenci ve öğrenme merkezli, Türkiye'nin geleceğini çağdaş, laik eğitim normlarına yerleştirecek düzeyde yapmalıyız."
Milliyet

SPOR

Teniste sezonun son grand slam turnuvası olan ABD Açık'ta heyecan, bugün oynanacak maçlarla başlayacak. Avustralya Açık, Fransa Açık ve Wimbledon ile tenis sezonunun en önemli dört turnuvasından biri olan ABD Açık, 136. kez düzenlenecek. TSİ 18.00'de başlayacak olan maçlar, 11 Eylül tarihine kadar devam edecek. ABD Açık'ta bu yıl toplam 46 milyon 303 bin 400 dolar para ödülü dağıtılacak. Turnuvanın, 10 Eylül'de yapılacak tek kadınlar ve 11 Eylül'de oynanacak tek erkekler finalini kazananlara 3.5 milyon dolar ödül verilecek. Turnuvada geçtiğimiz yıl tek erkeklerde Novak Djokovic, tek kadınlarda ise Flavia Pennetta şampiyonluğa ulaşmıştı. Bu yıl Fransa Açık'ta bir grand slamde ana tablo maçına çıkan ve bir grand slam turnuvasında maç kazanan ilk Türk kadın tenisçi unvanlarını alan Çağla Büyükakçay, sezon içinde elde ettiği başarılar sonucunda turnuvaya ana tablodan katılacak. Türkiye'yi olimpiyatlarda temsil eden ilk tenisçi olan 26 yaşındaki sporcu, Fransa Açık ve Wimbledon'dan sonra kariyerinin 3. grand slam deneyimini yaşayacak. Çağla'nın ilk rakibi, kendi seyircisi önünde oynayacak olan ABD'li Irina Falconi olacak. Şu an WTA sıralamasında 67. durumda bulunan Türk tenisçi, dünya 74.'sü ABD'li Falconi karşısında ter dökecek. Milli tenisçi Rio Olimpiyatları'nda ilk turda elenmişti. Öte yandan erkeklerde Federer, Berdych ve kadınlarda Azarenka gibi isimler olmayacak.
Milliyet


Galatasaray'ın dün akşam İstanbul'a getirdiği Cheick Tiote'ye, Didier Drogba'nın önemli nasihatlarda bulunduğu öğrenildi. Drogba'nın, "Galatasaray'dan teklif alıyorsan hiç düşünme, git. Galatasaray dünyanın en büyük kulüplerinden bir tanesi ve bir dünya markası. İstanbul mükemmel bir şehir. Galatasaray taraftarı senin gibi mücadeleci futbolcuları sever. Orada el üstünde tutulursun" diyerek vatandaşının kafasındaki soru işaretleri giderdiği belirlendi. Championship ekiplerinden Newcastle United'ın Fildişili futbolcusunun maliyeti de yönetimin bu ismi ön plana almasında etkili oldu. 30 yaşındaki oyuncu için kulübüne ödenecek rakam 1.5 milyon euro. Tiote ise seneliği 1.5 milyon eurodan 3 senelik sözleşme istiyor. Diarra'nın neredeyse 3'te 1'i bir ücrete mal olacak tecrübeli futbolcu ile ilgili son karar bugün veya en geç yarın verilecek. Tiote'yle ilgilenen takımlar ise Galatasaray ile sınırlı değil. Yunanistan ekibi Olimpiakos "Galatasaray olmazsa bize gel" diyerek bu futbolcuya kapılarını açtı. Fransız ekibi Marsilya'nın ise Diarra'nın ayrılma ihtimaline karşın Tiote'ye teklif götürdüğü belirlendi.
Milliyet


Anderson Talisca ve Vincent Aboubakar'ı resmen kadrosuna kattıktan sonra Caner Erkin, Samir Nasri ve stoper transferine odaklanan Beşiktaş'ta bir süre önce sürpriz bir şekilde gündeme gelen Gökhan İnler, yeniden siyah-beyazlıların listesine girdi. Premier Lig'de Leicester City forması giyen tecrübeli oyuncuyla ilk kez birkaç hafta önce temas kuran yöneticilerin; Şampiyonlar Ligi, Süper Lig ve Türkiye Kupası'ndaki yoğun maç trafiğini dikkate alarak, Gökhan İnler'in olası transferini kendi aralarında tartıştığı ortaya çıktı. Orta sahadaki sayısal yeterliliğe rağmen uygun bütçede olması durumunda İnler'i de kadroya katmayı planlayan siyah-beyazlıların, orta saha rekabetini arttırmanın hesaplarını yaptıkları aktarıldı. Transferde şu an için sadece stoperin öncelikli olduğunu söyleyen Şenol Güneş ile de görüşecek olan yöneticiler, tecrübeli teknik adamın olumsuz görüş bildirmesi halinde Gökhan İnler ile olan temaslarını noktalayacak. Siyah-beyazlılar, İnler'den vazgeçilmesi durumunda ne teklif gelirse gelsin Oğuzhan'ı kesinlikle satış listesine koymayacak. Sevilla'nın resmen talip olduğu Oğuzhan'ı ancak bir orta saha oyuncusu daha gelmesi durumunda İspanya'ya göndermeyi düşünen yöneticilerin, Gökhan İnler konusunu bugün bir kez daha masaya yatıracağı ortaya çıktı. Leicester City'nin elden çıkarmak istediği 32 yaşındaki tecrübeli futbolcu daha önce kendisine gelen cazip teklifleri geri çevirmişti.
Milliyet


Dünya Etnospor Konfederasyonu tarafından organize edilen Etnospor Kültür Festivali'nde 3. ve son gün etkinlikleri yapıldı. TJK Pony Club'ın, terapi amaçlı da kullanılan atlarla çocuklara kısa süreli geziler yaptırdığı organizasyonda Erzurum Otağı ve atlı okçuluk müsabakaları yoğun ilgi gördü. Atlı okçuluk yarışlarında mücadele eden oyuncu Cemal Hünal, "Çok önemli ve başarılı bir festival" dedi. Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, "Burada fitilinin ateşlendiği geleneksel sporlar festivali her yıl daha da büyüyerek devam edecek. Tesis ve altyapı anlamında elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız" ifadelerini kullandı. Bezirganbahçe Meydanı'nda düzenlenen etkinlikte KATEAD (Kazak Türkleri Eğitim ve Araştırma Derneği) Başkanı Serkan Dinçtürk ise "Birçok Türk devletinin ve boylarının burada çadırları var. Türk dünyasında unutulmaya yüz tutmuş kökbörü, mas güreşi, aba ve kuşak güreşleri sergilendi. Halkımızın ilgisi bizleri çok memnun etti" şeklinde konuştu.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme