1 Eylül 2016 Perşembe

01.09.2016 Genel Gündem



01.09.2016

GÜNDEM

Menbiç'e 11 Kilometre
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Suriye'nin Cerablus bölgesinde terör tehditlerine karşı yürüttüğü 'Fırat Kalkanı' harekâtı devam ederken, Ankara'nın Menbiç hassasiyeti de sürüyor. Türkiye, ABD'den yapılan açıklamalara rağmen, PYD/YPG'nin Menbiç'i boşaltması şartından vazgeçmiş değil. Özgür Suriye Ordusu'na (ÖSO) destek veren TSK unsurları, Menbiç'e yaklaşık 11 kilometre uzaklıkta konuşlanmış durumda. Menbiç civarında ÖSO'nun yer yer PYD/YPG güçleriyle girdiği çatışmalarda tank atışlarıyla perdeleme görevi yapan TSK, örgütün kenti boşaltmasını bekliyor. ÖSO, doğuda Sacur Çayı'nın Fırat Nehri'yle birleştiği yer ile batıda Ez Zahiriyah, El Yakubiyah ve Hasansağır yerleşimlerini içeren bölgede 32 köyde kontrolü sağlamış durumda. Sınır hattında 400 kilometrekarelik alana hâkim olan ÖSO'nun ele geçirdiği toprakların derinliğinin yer yer 24-25 kilometreyi bulduğu bildirildi. ÖSO birlikleri, yol boyunca arama yapıyor. Şüpheli evlerde kontrollü patlatmalar da gerçekleştiriyor. Temizlenen bölgelere IŞİD veya PYD/ YPG unsurlarının geri dönmemesi için ÖSO kontrol noktaları kuruyor. ÖSO'nun El Bab hazırlıkları da sürüyor. ÖSO içinde yer alan Sultan Murad Tugayları'nın bağlı olduğu Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa, önce sınır hattındaki Gavureli ile Çobanbey arasındaki IŞİD mevzileri temizlendikten sonra hedefin El Bab olabileceğini söyledi. Mustafa, "Kuzey ve Batı IŞİD'den tamamen temizlendikten sonra güneydeki El Bab'a inilir. Çünkü El Bab'da IŞİD'in ciddi yığınağı bulunuyor. Cerablus ve Menbiç'ten kaçan militanların hepsi buraya yerleşti. Yavaş ve kontrollü ilerlemekte fayda var. Önümüzdeki 2-3 gün içinde Gavureli ve Çobanbey hattının temizliği planlanıyor" dedi. Bu arada TSK dün de Cerablus ve civarındaki 25 hedefe Fırtına obüsleriyle 107 top atış yaptı. Teröristlerin barındığı 4 binaya da Türk savaş uçakları taarruz düzenledi. Binalar içinde bulunan teröristlerle birlikte imha edildi. Koalisyon gücüne ait uçaklar da Güzelmezra bölgesinde IŞİD'e ait bir silahlı aracı vurdu.
Hürriyet


Erdoğan, Dünya Liderleriyle Görüşecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 4-5 Eylül tarihlerinde Çin'deki zirve çerçevesinde yapacağı ikili görüşmeler büyük ölçüde netleşti. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlediği basın toplantısında, Erdoğan'ın Çin'de yapılacak olan G-20 toplantısına katılacağını belirterek şu bilgileri verdi: "Yoğun bir ikili görüşme trafiği olacak. Bugün itibarıyla kesinleşmiş olanları sizinle paylaşmak istiyorum. Programlar devam ediyor, muhtemelen bu sayı bir hayli artacak. Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi Jinping ile Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama ile, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ile, Japonya Başbakanı Shinzo Abe ve AB başkanları ile görüşmeleri olacak, BM Genel Sekreteri'ni kabul edecek. Ayrıca, Fransa Cumhurbaşkanı, Almanya Şansölyesi ve İtalyan Başbakanı'yla da dörtlü toplantı planlanıyor." Kalın, programın elverdiği ölçüde ikili görüşmelerin de yapılacağını ve bu vesileyle hem G20 gündemini hem de 15 Temmuz sonrası Türkiye'de yaşanan gelişmeleri, FETÖ terör örgütünü ve bölgedeki diğer konuları, Suriye'deki gelişmeler de dahil olmak üzere ele alma imkanlarının olacağını vurguladı. Rusya ile ilişkilerin normalleşmesi süreci ile ilgili önemli adımların atılmaya devam ettiğine değinen Kalın, G20'de yapılacak görüşmede de bunun detaylarını ele almaya devam edeceklerini bildirdi.
Vatan

'Pek Çok Eski İmam Ve Savcı Avrupa'da'
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasındaki tutumu nedeniyle AB'ye eleştirilerini yineledi. Çelik, dün Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk oldu. "AB'nin sahip olduğu vizyonu biz Türkiye olarak üretmeye ve korumaya devam edeceğiz" diyen Çelik, şunları söyledi: "Parlamento (AP) başkanı ilk 48 saat içerisinde gelmeliydi, burada konuşmalıydı. (AB) Komisyon Başkanı gelmeliydi, Türk liderlerle dayanışma göstermeliydi. Bazıları Türkiye karşıtlığından mesafeli durdu. Bu meseleyi (darbe girişimini) bazıları ise hakikaten anlamadı." Darbe girişiminin AB'ye nasıl aktarılacağı ve bu yönde ne gibi planlar olduğu sorusu üzerine Çelik, Slovakya'nın başkenti Bratislava'da 2-3 Eylül'de gayriresmi olarak düzenlenecek AB Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda, darbe girişiminin anlatılacağını ve sorulara cevap verileceğini belirtti. Pek çok Avrupa ülkesinde eski savcı ve imamların hareket ettiğinin görüldüğünü kaydeden Çelik, bu örgütle mücadelenin yeni başladığını, mücadelenin güvenlik, siyaset, diplomasi ve hukuk ayağı olduğunu ve bütün bunların komple değerlendirileceğini söyledi. Çelik, "Bizim dış dünyadaki faaliyetlerimizde ajandamızda ilk madde bu olmalıdır. Türkiye'nin doğrudan ulusal güvenliğini ilgilendiren bir meseledir bu. Biz ufak bir zaafa kapılırsak, zaman geçirdikçe en ufak bir gevşemeye kapılırsak, bu bizlere çok büyük dış politika ve ulusal güvenlik maliyeti olarak geri döner" dedi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 124,7029-124,7626       
ABD Doları 2,9580-2,9584/ Euro 3,3042-3,3050/ İngilizSterlini 3,8901-3,8924

Ortak Fonla Yeni Suriye
Rusya ile Türkiye arasında yaşanan uçak krizinin ardından özellikle turizm ve yaş meyve sebze ihracatında yaşanan kayıplar 2016'nın en önemli gündem maddeleri arasında yer almıştı. Geçtiğimiz günlerde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı görüşmeler sonrası ikili ilişkiler yeniden düzelmeye başladı. Dün oynanan Türkiye-Rusya dostluk maçı öncesinde ise İsviçre merkezli Glolabal Connection organizasyonunda Antalya Maxx Royal Belek otelde düzenlenen Türkiye-Rusya medya forumu ile de 60'tan fazla Rus gazeteci Antalya'da ağırlandı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ardından Rus milli takımının da kaldığı otelde konaklayan Rus gazeteciler, otele giriş yapmalarının ardından otel müdüründen Putin'in kaldığı villayı göstermelerini istedi. Dün düzenlenen forumda Türkiye'nin G-20 ülkeleri arasında yatırım fonu olmayan tek ülke olduğunun altını çizen Nihat Zeybekci, "Rusya'da bildiğim kadarıyla 2 tane var. Türk-Rus ortak fonu için şartımız iki tarafın birlikte karar verdiği 'şu projesi desteklensin' dediğinde o projelere destek verilecek. Rus bir firma ya da Türk bir firma tek başına olduğunda da destek verilebilir. Ancak asıl tercihimiz Rus ve Türk firmalarının bir araya gelerek bu fondan yararlanması" dedi. Ortak fon ile hangi ülkelere yatırım yapılabileceği hakkında da bilgi veren Zeybekci, "Ortak yatırım fonu ile üçüncü ülkelere de yatırım yapılabilir. Bu ülkeler arasında Suriye'de olabilir. Sadece Suriye değil, Afganistan, Pakistan, Irak ve Afrika'da yatırım yapılabilecek ülkeler arasında. Çünkü söz konusu ülkelerde çok büyük sorunlar yaşandı. Yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Bu konuda Rusya ile ortaklık yapmak ana hedeflerimizden biridir" diye konuştu. Suriye konusunda Rusya ile ilgili bazı görüş ayrılıkları yaşandığını belirten Zeybekci, "Bu bağlamda geniş bir mutabakat var aramızda. Suriye ile ilgili bundan 1 ay öncesine göre çok daha iyi beklentilerimiz var" diye konuştu. Türkiye ve Rusya'nın 100 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmasının da çok uzak ihtimal olmadığına değinen Nihat Zeybekci, "Rusya demir çelik alanında cevherden ara malına kadar en önemli üreticilerden biri. Türkiye'de nihai ürün alanında ön sıralarda geliyor. Otomotiv üretiminde ilk 5'e doğru ilerliyoruz. Aynı zamanda petro-kimya alanında da çok önemli işbirlikleri yapılabilir. Bunların dışında Hayvancılıkta Türkiye ve Rusya bir araya gelirse dünya lideri olabiliriz. İki ülke yapacakları ortaklıkla dünya kağıt piyasasını da kontrol altına alabilir. Enerjiden daha faza gelecekte tarım ve hayvancılık alanında işbirliği yapabiliriz" dedi.
Hürriyet

Metal Şampiyon
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ihracat temmuzda yüzde 11.5 azalarak 9.8 milyar dolar, ocak-temmuzda yüzde 3.6 azalarak 81.5 milyar dolar oldu. İthalat ise temmuzda yüzde 19.7 azalarak 14.6 milyar dolar, ocak-temmuzda yüzde 8.6 azalarak 114.3 milyar dolara indi. TÜİK verilerine göre dış ticaret açığı petrol fiyatlarındaki düşük seyrin desteğiyle ilk 7 ayda yüzde 18.9 azalarak 32.8 milyar oldu. verilerine göre dış ticaret açığı temmuzda ise yüzde 32.5 azalarak 4.8 milyar dolar ile beklentilere paralel geldi. İngiltere ise ilk kez Türkiye'nin ihracatında bir numaraya yükseldi. Brexit nedeniyle İngiltere'ye ihracatın önümüzdeki dönem durumu belirsizken Almanya'yı temmuz ihracatıyla geçen İngiltere'ye, Türkiye 981.6 milyon dolarlık ihracat yaptı. Rusya'ya yapılan ihracat ise sert düşüşünü sürdürdü. Öyle ki hem Türkiye'nin darbe girişimi yaşadığı ayda İngiltere'nin liderliği geldi, hem de İngiltere, Avrupa Birliği'nden ayrılmayı sadece bir ay önce oylamıştı. TÜİK verilerinin ayrıntılarına bakıldığında demir- çelik dışı ana metal sanayiinin ihracatında yüksek artış görülüyor. Temmuzda, demir-çelik dışı ana metal sanayi ihracatımız tam 907.6 milyon dolar. Demir-çelik dışındaki ana metal sanayi ise alüminyum, bakır, kurşun, çinko, işlenmemiş, yarı işlenmiş veya toz halde altın, nikel, kalay gibi metalleri içeriyor. 907.6 milyon dolarlık ihracatın 401.5 milyon doları İngiltere'ye yapıldı. KapitalFX Araştırma Uzmanı Enver Erkan, demir dışı sanayi metallerinde; bakır ve bakırdan eşya 81.6 milyon dolar, nikel ve nikelden eşya 2.7 milyon dolar, alüminyum ve alüminyumdan eşya 161.6 milyon dolar, kurşun ve kurşundan eşya 1.6 milyon dolar, çinko ve çinkodan eşya 1.7 milyon dolar, kalay ve kalaydan eşya 127 bin dolar, diğer adi metaller de 991 bin dolar ihraç edildiğini belirterek "Demir dışı metallerde normalde en büyük pay alüminyum grubuna aittir. Onu bakır takip etmektedir, diğer metallerin ağırlığı biraz daha azdır" dedi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise geçen yıl temmuzda yüzde 61.1 iken, bu yıl yüzde 67.3'e yükseldi.
Hürriyet

3.6 Milyar Tl'lik Dev Projede İmzalar Atıldı
Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) ile Tahincioğlu Gayrimenkul, 'İstanbul Maltepe Küçükyalı Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi' ihalesinde el sıkıştı. Tahincioğlu'nun, 7 Haziran'da verdiği arsa karşılığı 3 milyar 635 milyon 715 TL artı KDV tutarındaki toplam gelir teklifi 5 Ağustos'ta onaylanırken, projenin sözleşmesi dün Emlak GYO Genel Müdürü Murat Kurum ve Tahincioğlu Gayrimenkul Başkanı Özcan Tahincioğlu'nun arasında imzalandı. Tahincioğlu ihalede ayrıca arsa satışı karşılığı şirket payı gelir oranı olarak yüzde 42 ve arsa satışı karşılığı asgari şirket payı toplam geliri olarak da 1 milyar 527 milyon 300 lira artı KDV teklifi vermişti. Maltepe Küçükyalı'da yer alan, Küçükyalı Karayolları arazisi olarak da bilinen 114 bin 239 metrekarelik arazide yer alan arsalardan 3'ü ticaret-konut alanı, diğerleri ise ilkokul, ibadethane, meydan ve park olarak yapılandırılacak. 15 Temmuz'da yaşanan darbe girişimi ile Türkiye'nin büyük bir sınavdan geçtiğini belirten Özcan Tahincioğlu, "Bugün hep beraber demokrasiye ve ülkemizin geleceğine sahip çıkıyoruz. Biz de Tahincioğlu olarak böyle bir dönemde üzerimize düşen sorumluluğu alarak tüm gücümüzle ülkemize değer katacak bir projeyi daha hayata geçiriyoruz'' dedi.
Haber Türk

Havalı Başlangıç
Türkiye, Rusya'dan Türkiye'ye haftada 63 charter (seyahat acenteleri tarafından kiralanan, tarifeli olmayan uçak) uçuşu yapılmasını onayladı. Rusya Başbakanı Dmitri Medvedev'in 28 Ağustos'ta charter kararnamesini imzalamasından 3 gün sonra Türkiye de haftada 63 sefere izin veren kararı yürürlüğe koydu. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Twitter'da yaptığı açıklamada Rus havalimanlarından Antalya'ya haftada 63 charter uçuşuna onay verildiğini kaydetti. Rusya'dan kalkacak ilk charter uçağın 3 Eylül'de Antalya'ya inmesi bekleniyor. Haftada 63 sefer yapacak 126 kişilik charter uçaklarının tam dolulukla kalkması halinde; haftada 7 bin 900, ayda 31 bin, yıl sonuna kadar da toplamda 127 bin Rus turistin Türkiye'ye gelebileceği belirtiliyor. Sefer sayısının artması halindeyse turist sayısının 500 bine çıkabileceği vurgulanıyor. Charter seferlerinin başlamasından itibaren turizmdeki bu kaybın telafisi için çalışılacak. Rusya Tur Operatörleri Derneği (ATOR) geçen yıllardaki rakamlar gözönüne alındığında eylül ve ekim aylarında Rus turistlerin Türkiye'ye ilgisinin devam edeceğini açıkladı. Moskova'da faaliyet gösteren tur operatörü Tez Tour'un Sözcüsü Larisa Ahanova, Rus vatandaşlarının Türkiye'ye charter seferlerine taleplerinin 10 Eylül'den sonra artacağını bildirdi. Ahanova, "Her şey planlara ve beklentilere uygun gerçekleşiyor. Genel olarak Türkiye'ye ilgi var. Turistler arıyor, ilgileniyor fakat, Türkiye turlarının açıldığı zaman yaşanan patlama şu anda gözlemlenmedi. Diğer yandan, şimdi ilgi kesin taleplere dönüşüyor. Arayanlar net tarih ve otel soruyor. Türkiye ile ilgili durumun 10 Eylül'den itibaren daha iyi olacağını düşünüyorum" dedi. Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜ- ROFED) Başkanı Osman Ayık, eylül ayından itibaren Rusya'dan Antalya'ya charter uçuşlarının başlaması durumunda yıl sonuna kadar Antalya'ya 500 bin civarında Rus turistin gelebileceğini bildirdi. Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Ali Kızıldağ, Rusya'nın aldığı kararın geç alınmış bir karar olduğunu belirterek, "2017 için oldukça iyi bir gelişme" dedi.
Milliyet

Kıbrıs Gazında Kritik Anlaşma
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Mısır arasında doğal gaz boru hattı döşenmesine ilişkin anlaşma imzalandı. Söz konusu çerçeve anlaşmasıyla, enerji şirketlerine, "Kıbrıs'tan Mısır'a deniz altından geçecek bir boru hattıyla doğalgaz taşınması projelerine ilişkin ticari görüşmeler yapmalarına" olanak sağlanıyor. Söz konusu anlaşmanın, Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis ve Mısır Petrol Bakanı Tarık El Molla arasında imzalandığı belirtilirken, bunun, Güney Kıbrıs açıklarından çıkarılacak gazın Mısır'a nasıl, ne zaman ve hangi yolla taşınacağına ilişkin yapılacak diğer görüşmelerin önünü açmak amacıyla bir çerçeve çizeceği ifade edildi. El Molla, "Bu, Doğu Akdeniz gazının bir bütün haline getirilmesi projesinin bir parçası. Stratejimizin, Mısır'ı bir enerji üssü haline getireceğini düşünüyorum" dedi. Yapılan anlaşmanın, henüz ticari bir nitelik taşımadığı ifade edilirken, R u m l a r a ait olduğu öne sürülen ve Doğu Akdeniz'de "Afrodit" adı verilen doğal gaz yatağının değerlendirilmesi konusundaki çabaları güçlendireceği savunuluyor. Rum Bakan Lakkotripis de, son anlaşmanın, Mısır'a doğal gaz nakline yönelik güvenli bir yatırım çerçevesinin oluşmasına yönelik bir dizi anlaşmanın ilki olduğunu vurguladı. Rum bakan, yeni inşa edilecek bir doğalgaz boru hattının, 2020 ila 2022 yılları arasında faaliyete geçmesinin öngörüldüğünü, ancak bu sürenin daha da kısaltılmasına yönelik çalışmaların da sürdüğünü ifade etti. Güney Kıbrıs açıklarında ve tartışmalı olarak nitelenen bölgedeki doğal gaz yatağında 4 trilyon metreküplük rezerv olduğu iddia ediliyor. Aralarında Teksas merkezli Noble Energy, Eni gibi şirketler, burada gaz aramak amacıyla lisans başvurusu yapmıştı. Ayrıca ExxonMobil, Qatar Petroleum gibi şirketler de yeni başvuruda bulunmuştu. Güney Kıbrıs, Mısır ve Yunanistan'ın, enerji işbirliğini genişletmek amacıyla çaba harcadığı da ifade ediliyor. İtalyan şirketi Eni, geçen yıl Mısır açıklarında Akdeniz'in en büyük doğal gaz rezervini bulduğunu açıklamış, 30 trilyon metreküplük bu rezervin, Mısır'ın on yıllarca ihtiyacını karşılayabilecek miktarda olduğunu bildirmişti.
Milliyet

Son Fetö'cü Temizlenene Kadar Çalışacağız
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, TÜBİTAK konusunda bir çalışma yaptıklarını belirterek, "TÜBİTAK'ı yeniden yapılandıracağız. Radikal bir dönüşüm gerçekleştireceğiz. Burada süreçleri _kısaltıp karar mekanizmalarını sadeleştireceğiz. Daha çok sonuç odaklı bir yapıya gideceğiz. Epey bir mesafe aldık, yakında sizlerle paylaşacağız" dedi. Bakan yayımlanan eserlerin tanıtım toplantısında konuştu. Özlü, TÜBİTAK'taki son gelişmelerle ilgili soruları yanıtlarken de FETÖ'ye ilişkin çalışmalara devam ettiklerini, dün itibarıyla 201 personel hakkında işlem yaptıklarını söyledi. Bu çalışmalarda hassas davranıldıgını kaydeden Özlü, "Hata yapmamak için kılı kırk yarıyoruz. İnce eleyip sık dokuyoruz. En son örgüt mensubu TÜBİTAK'tan çıkana kadar bu konudaki çalışmalar devam edecek" diye konuştu.
Akşam

9 Tır'ı Yakıp Ardından Halay Çekmişler!
Bir grup terörist, önceki gün saat 08.00 sıralarında Bitlis kent merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki Buzlu Pınar Tünelleri Mevkii'nde yolu keserek araçları durdurdu. Teröristler, araçlardan indirdikleri kişileri toplayıp kimlik kontrolü ve örgüt propagandası yaptı. Ardından da halay çekti. Bu sırada tayini çıktığı için özel otomobiliyle Gaziantep'ten eşi ve çocuğu ile Van'a giden polis memuru Mehmet Dağlı yolun kesildiğini fark edip uzaklaşmaya çalışırken teröristlerin açtığı ateşle yaralandı. Yine Siirt'ten Bitlis'e giderken yolun kesildiğini görüp geri dönen öğretmen Mehmet Cemal Kartal da yaralandı. Terörist grubunun etkisiz hale getirilmesi için hava destekli operasyon başlatıldı. Operasyonda 8 PKK'lı ölü olarak ele geçirilirken 4'ü ise yaralı yakalandı. Teröristlerin tünel ve çevresinde 11 aracı ateşe verdiği ortaya çıktı. Öte yandan Hakkari'de dün 19.00'da PKK'lı teröristler, askeri üsse konteyner taşıyan TIR geçerken yola döşedikleri patlayıcıyı infilak ettirdi. TIR sürücüsü Ankara nüfusuna kayıtlı Behiç Erdem (44) öldü, yanındaki kardeşi Tolga Erdem (34) ise yaralandı.
Vatan

DÜNYA

Rusya: Kürtleri Vurmayın
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Moskova'nın Türkiye'ye Suriye'de aralarında Kürtlerin de bulunduğu IŞİD ile savaşan gruplara saldırmaması çağrısında bulunduğunu söyledi. Moskova'daki haftalık basın toplantısında Türkiye'nin sınır ötesi harekâtı hakkında açıklama yapan Zaharova, "Rusya olarak Türkiye'nin IŞİD gibi uluslararası terörist örgütlere karşı mücadelesini anlayışla karşılıyor ve destekliyoruz. Ancak bu bağlamda uluslararası hukuk vurgusu da yapma ihtiyacı duyarak, Türkiye'nin bu faaliyetlerini Suriye merkez yönetimiyle danışarak ve istişare halinde gerçekleştirmesi gereği üzerinde de duruyoruz. Ayrıca Türk tarafından operasyonları gerçekleştirdiği bölgede Kürtler dahil muhalif grupları bombardımana tutmamasını da talep ediyoruz" dedi. İran da Türkiye'ye Suriye'ye yönelik müdahalesini bir an önce sona erdirme çağrısı yaptı ve Suriye'nin egemenliğinin ihlal edilmesinin 'kabul edilemez' olduğunu belirtti. İran Dışişleri Sözcüsü Bahram Kasemi, "Terörle mücadelede, merkezi hükümetin egemenliği ve iktidarına gölge düşüren herhangi bir uygulama kabul edilemez. Her ne kadar terörle mücadele barış isteyen hükümetlerin prensibi olsa da, diğer ülkenin yönetimiyle yapılmadığı sürece askeri operasyonlarını meşru kılamaz" dedi. Suriye'de Rusya'nın da İran'ın da askerleri bulunuyor, ancak iki ülke de bu operasyonları Şam yönetiminin onayıyla yürüttüğünü belirtiyor. KKTC Dışişleri Bakanlığı yeni arşiv sisteminin açılışı için Lefkoşa'ya giden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, dün buradan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile telefon konuşması yaptı ve Fırat Kalkanı operasyonu konusunda görüş alışverişinde bulundu. Dışişleri Bakanlığı kaynakları görüşmede Çavuşoğlu'nun Lavrov'a Fırat Kalkanı operasyonu çerçevesinde IŞİD'e yönelik operasyonun başarıyla sürdürüldüğünü ve Suriyeli muhaliflerin sahada IŞİD'e karşı ilerleme kaydettiklerini vurguladığı belirtildi.
Hürriyet

'Yalnız Kurt'ların Elebaşı Öldürüldü
Terör örgütü IŞİD'e yakınlığıyla bilinen Amak ajansı, önceki gün örgütün sözcüsü Ebu Muhammed el Adnani'nin, "Halep'teki bir saldırıyı püskürtmek için operasyon yürütürken şehit olduğunu" duyurmuştu. Haberde Adnani'nin nasıl öldüğü ve ne zaman öldüğü açıklanmadı, "sadece intikamının alınacağı" belirtildi. ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü Peter Cook da IŞİD karşıtı uluslararası koalisyonun, salı günü Halep'te Suriye-Türkiye sınırı yakınındaki El Bab yakınlarında Adnani'yi hedef alarak hava saldırısı gerçekleştirdiğini açıklarken, bu saldırıda IŞİD'in 2 numarasının ölüp ölmediğini doğrulamadı. New York Times gazetesine konuşan iki yetkili, Amerikan insansız hava aracının (İHA) Adnani'nin içinde olduğu aracı vurduğunu söyledi. Rusya Savunma Bakanlığı ise dün kafaları karıştıran bir açıklama yaparak "Adnani, Rus hava saldırısında öldü" dedi. Bakanlık'tan yapılan açıklamada, Rus Su-34 uçaklarının salı günü Halep kenti yakınlarındaki Maaratat-um-hauş bölgesinde düzenlediği operasyonda 40 militandan oluşan bir grubun hedef alındığı, bombardımanda ölenler arasında Adnani'nin de yer aldığı belirtildi. Açıklamada, El Adnani'nin öldürüldüğünün birkaç istihbarat kanalı üzerinden doğrulandığı da iddia edildi. Fransız AFP ajansına konuşan ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi ise Adnani'nin İHA saldırısında öldürüldüğünü belirterek, Rusya'nın açıklamasını 'Şaka' olarak nitelendirdi.
Hürriyet

Kerimov Hanedanı Artık 'Sona Erdi'
Sovyetler Birliği'nin yıkılmasından sonra Özbekistan'ı 25 yıl boyunca yöneten Cumhurbaşkanı İslam Kerimov'un (78) hastaneye kaldırılmasıyla birlikte ülkenin geleceği konusunda spekülasyonlar patlak verdi. Kerimov'un beyin kanaması geçirmesinin ardından, yaşam destek ünitesine bağlı yaşatıldığı söyleniyor. Bir başka söylentiye göre ise Kerimov hayatını kaybetti ve ülkede bir karışıklık yaşanmaması için bu gizleniyor. Dün 25'inci bağımsızlık günü olan "Müstakillik Bayramı" ilk defa Kerimov olmadan kutlandı. Kutlamalarda Kerimov'un mesajı okundu. Kerimov'un kızı Lola Kerimova, babasının sağlığına kavuşması için iyi dileklerini sunan vatandaşlara teşekkür etti. Kerimova, "Çok samimi, içten dileklerinizin ve sözlerinizin babamın şifa bulmasına yardımcı olduğuna inanıyorum" dedi. Ancak bu açıklama, otoriteler tarafından 'rol kapma yarışı' olarak nitelendi. Rus Izvestiya gazetesi Özbek kaynaklara dayandırdığı haberinde, "Kerimov'un ölüp ölmediği kesin değil ama, ortada kesin bir şey var; Kerimov hanedanının artık son bulduğu" yorumunu yaptı. Izvestiya'nın Özbek hükümet kaynaklarından elde ettiği bilgilere göre, Kerimov'un büyük kızı Gülnara, Londra'da ev hapsinde tutuluyor. Diğer kızı Lola'nın ise hükümet kademelerine müdahale etmesine kesinlikle izin verilmiyor. Hatta asker ve güvenlik güçleri ile irtibatı tamamen kesilmiş durumda. Devlet kademelerinin tüm kontrolü ise mevcut Başbakan Şevket Mirziyayev'in elinde.
Milliyet

Küba'yla 55 Yıl Sonra Ticaret
KÜBA ve ABD arasında, ilişkilerin normalleşmesi kapsamında 55 yıl sonra ilk ticari uçuşlar dün başladı. Dışişleri Bakanlığı'ndan Josefina Vidal, Twitter'da "Santa Clara havaalanına Ağustos 1961'den bu yana ilk tarifeli ABD uçuşu gerçekleşecek" dedi. Küba Ulaştırma Bakan Yardımcısı Eduardo Rodriguez, "Ticari uçuşların başlaması ilişkilerin düzelmesi için önemli bir katkı" dedi.
Akşam

'Mülteci Krizini Görmezden Geldik'
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Süddeutsche Zeitung gazetesine verdiği röportajda başbakanlık döneminin başlarında dünya genelindeki mülteci akınına uygun bir politika geliştirilmediği özeleştirisini yaptı. Merkel, "Biz Almanlar da sorunu uzun süre görmezden geldik ve Avrupa genelinde bir çözümün aciliyetini öteledik" şeklinde konuştu. Mültecilerin henüz 2004 ve 2005 yıllarında Avrupa'ya gelmeye başladıklarını belirten Merkel, o dönem mültecilerle baş edebilmek için sorumluluğun İspanya ve diğer ülkelere bırakıldığına dikkat çekti. Merkel o dönem Almanya'nın da mültecilerin Avrupa ülkelerine orantılı şekilde dağıtılmasına karşı koyduğunu hatırlattı. Merkel, eski Yugoslavya'dan çok fazla mülteci kabul etmiş Almanya'nın, o dönem mülteci akınıyla başka ülkelerin baş etmesinden memnun olduğunu da vurgulayarak, bu gerçeği reddedemeyeceğini kaydetti. Gazete Başbakan Merkel'in artık mülteci krizinin çözümünde Avrupa genelinde bir çözüm bulmak için daha fazla çaba gerektiğini belirterek, Berlin'in de zamanında Avrupa Birliği (AB) reformlarına karşı çıktığını kabul ettiğine yer verdi. Gazete, Merkel'in buna AB dış sınırlarını, Schengen Bölgesi'ni korumak istemelerini gerekçe gösterdiğini belirtti. Merkel röportajında, vatandaşların mülteci krizinin ülkedeki etkilerine yönelik korkularını yatıştırmaya da çalıştı. Merkel, yüzbinlerce yeni mülteciye rağmen Almanya'nın Almanya kalacağının güvencesini verdi. Merkel, değişimlerin normal ancak kötü olmadığına dikkat çekti.
Vatan

Açık Göğüs Özgürlük Simgesiymiş
Fransa'da haftalardır süren 'tesettür mayo' yasağına yönelik tartışma, Başbakan Manuel Valls'un yasağı savunma için verdiği 'sıradışı' örnekle yeni bir boyut kazandı. Valls'un, önceki gün katıldığı mitingdeki konuşmasında, Danıştay tarafından iptal edilen 'burkini' yasağını, cumhuriyetin simgelerinden birisi olan 'Marianne'ın üstsüz olduğunu söyleyerek savunmaya çalışması siyasetçi ve tarihçilerin tepkisine neden oldu. Valls, "Marianne'ın göğsü açık, çünkü o insanları besliyor. Başörtüsü takmıyor çünkü özgür. İşte bu Cumhuriyet'tir" dedi. Fransız Devrimi uzmanı tarihçi Mathilde Larrere, Valls'ın Marianne'ı feminist bir sembol olarak kullanmasının 'geri zekalıca' olduğunu söyledi. Larrere, Marianne'ın bir 'alegori' olduğunu, göğsünün açık olmasının cinsiyetiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, bunun sadece 'sanatsal bir kod' olduğunu belirtti. Marianne'ın 19. Yüzyıl'da iki farklı şekilde tasvir edildiğini belirten Larrere, bunlardan birinde Marianne'ın tamamen giyinmiş; diğerinde ise göğsü açıkşekilde olduğunu belirtti. Radikal devrimcilerin üstsüz Marianne'ı, muhafazakâr devrimcilerinse diğer Marianne görüntüsünü sahiplendiğini belirten Larrere, ancak hiçbir devrimcinin o dönemde kadınlara toplumsal haklar ve özgürlükler vermeyi düşünmediğini söyledi. Yeşiller Partisi'den siyasetçi Cecile Duflot da, Valls'ın sözlerinin komik olduğunu, çünkü Marianne'ın başında bir Frigya başlığı bulunduğunu söyledi.
Vatan

POLİTİKA

İçişleri Bakanı İstifa Etti
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım'ın dün akşamki program dışı görüşmesinden sürpriz bir kabine değişikliği kararı çıktı. 6 yıllık Başbakanlık Müsteşarlığı ardından da 3 yıldır sürdürdüğü İçişleri Bakanlığı ile iktidarın en etkili isimlerinden biri olarak öne çıkan Efkan Ala görevinden ayrıldı. Bu sürpriz görev değişikliği öncesinde gizli bir görüşme trafiği yaşandığı ortaya çıktı. Erdoğan dün öğleden sonra Soylu ve Müezzinoğlu ile ayrı ayrı görüştü. Ala'nın da bu görüşmelerin hemen sonrasında Milli Eğitim Bakanlığı'nda üst düzey bürokrat olan kardeşi Atıf Ala ile görevden ayrılacağı bilgisini paylaştığı öğrenildi. Bu gelişmeler ise kulislerde, görev değişikliğine ilişkin talebin Erdoğan'dan geldiği ve bu akşam başlayacak Çin ve ardından da çıkacağı ABD ziyaretleri öncesinde de düğmeye bastığı yorumları yapıldı. Yıldırım'ın da bilgisi dahilinde sürdüğü belirtilen bu süreçten bakan ve parti yöneticilerinin büyük bölümünün de kamuoyuyla birlikte, Yıldırım'ın Erdoğan ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamayla haberdar olduğu öğrenildi. Cumhurbaşkanlığı, Erdoğan ile Yıldırım'ın bu program dışı görüşmesini saat 18.52'de duyurdu. Erdoğan, Avrupa Dış İlişkiler Konseyi Üyesi ve eski İsveç Başbakanı Carl Bildt ile 19.10'da biten görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na gelen Yıldırım'ı kabul etti. Yaklaşık 25 dakika süren görüşme sonrasında Yıldırım'ın açıklama yapacağı duyuruldu. Saat 20.00'de kameraların karşısına geçen Yıldırım, 1 dakika süren konuşmasında şu açıklamayı yaptı: "İçişleri Bakanımız Bursa Milletvekili Efkan Ala'nın istifasıyla boşalan bakanlığa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Trabzon Milletvekili Süleyman Soylu, boşalan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na da Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Dr. Mehmet Müezzinoğlu atanmıştır. Kamuoyuna bu bilgileri sunuyorum. İçişleri Bakanlığı'nı bırakan Efkan Ala bakanımıza yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. Görevlerine atanan bakanlarımıza başarılar diliyorum." Bu sürpriz görev değişikliğine ilişkin farklı yorumların yapıldığı kulislerde, Cumhurbaşkanı'nın FETÖ ile mücadelenin hızından ve koordinasyon konusundaki uyumsuzluktan uzun süredir hoşnut olmadığı konuşuluyor. AK Parti çevrelerinde buna ilişkin, "metal yorgunluğu" yorumları yapılırken, Ala'nın bir süre önce söylediği, 17-25 Aralık'ta 81 il emniyet müdürünün 74'ünün, daire başkanlarının tamamının, 7 bin istihbaratçıdan 6 bin 500'ünün FETÖ mensubu olduğu açıklamasının rahatsızlık yarattığı da öne sürülüyor. Yine iktidar kulislerinde, darbe gecesi Ala'ya uzun süre ulaşılamadığı konuşulmuş, Ala ise o sırada Erzurum'dan uçakla Ankara'ya ulaşmaya çalıştığı açıklamasını yapmıştı. Kulislerde ayrıca, HDP'liler ile yapılan Dolmabahçe görüşmesine de vurgu yapılarak, "Görüşmeye katılan üç isimden, Yalçın Akdoğan ve Mahir Ünal daha önce bakanlıktan alınmışlardı, üçüncü isim de Ala" savı da dillendiriliyor. 17-25 Aralık sürecinden bu yana FETÖ ile mücadelede aktif tavır alan ve darbe gecesi de Ankara'da sokağa çıkarak TRT Genel Müdürlüğü başta darbecilere karşı duran Soylu'nun bu performansına da dikkat çekiliyor. Kulislerde, AK Parti Teşkilat Başkanlığı sırasındaki Erdoğan ile uyumuna da işaret edilerek, jandarmanın da bağlanmasıyla İçişleri'ndeki yeni dönemde Soylu'nun tercih edildiği yorumları da yapılıyor. Hükümetteki devir teslim törenleri bugün yapılacak.
Hürriyet

Gülen'in Telif Kılıfı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen FETÖ/ PDY çatı iddianamesinin en dikkat çeken bölümlerini örgütün mali kaynakları ile usulsuz para transferi, kazanç ve himmet başlıkları oluşturuyor. MASAK raporlarına da yer verilen iddianamede, FETÖ/PDY'nin, Türkiye'de 71 ilde toplam 3 bin 257 dernek, vakıf ve şirket ile faaliyet yürüttüğü ve STK'ları vasıtasıyla uluslararası para aklama organizasyonlarına imza attığı belirtiliyor. İddianamede FETÖ'nün mali işlemlerini 2 bin 356 şirket ve 347 şahıs firması üzerinden yaptığına dikkat çekilerek, yurtdışına çıkarılan meblağlara ilişkin şu bilgilere yer veriliyor; "Post işlemleri ile 'Brookliyn Amity Scholl'un Jpmorgan Chase Bank ve TD Bank'taki hesaplara doğrudan para transfer ederken, 12 Kasım 2010 ve 14 Nisan 2015 arasında 50 kez gerçekleştirilen toplam havale tutarı 17 milyon 929 bin 727 dolar olarak tespit edildi. Wellsprıng Cultural and Educatıonal Foudatıon'a ise 015400**** vergi kimlik numarası üzerinden para transferi yapan FETÖ, bu hesaba 05 Ağustos 2004 ile 27 Nisan 2015 tarihleri arasında toplam 4 milyon 260 bin 496 dolar gönderdi. Aynı hesaba üçüncü kişiler tarafından gönderilen miktar ise 491 bin 70 dolar olarak kayıtlara geçti. Texas Gulf Foundatıon isimli kuruluşun Türkiye'deki hesaplarına 24 Haziran 2013 ve 25 Eylül 2014 tarihleri arasında 4 milyon 580 bin 550 dolar para transfer edildi. Aynı hesaplara üçüncü kişiler tarafından gönderilen tutar ise 1 milyon 489 bin 723 dolar. Colegıos De Educatıon Medıterraneo SL isimli kuruluştan vergi kimlik numarası alınarak yurt dışındaki Banco De Sabadell Bankası hesabınaa ise üçüncü kişiler tarafından 11 Eylül 2014 ile 27 Ocak 2015 tarihleri arasında sekiz işlemde toplam 652 bin euro para havale edildi.
Milliyet

Geldikleri Yere Gidecekler
Başbakan Binali Yıldırım, Keçiören Metrosu'nun test sürüşü töreninde gündeme ilişkin şunları söyledi: Türkiye'nin bulunduğu konum dünyanın merkezidir. Onun için herkesin gözü Türkiye'de. Bölgedeki mazlum ezilmiş, hakları elinden alınmış halkların umudu da Türkiye'dir. İşte bir yandan Suriye'de devam eden bu savaş ve 500 bin masum insan hiç uğruna hayatını kaybetti. 3 milyondan fazla masum günahsız, kadın, çocuk, genç, ihtiyar memleketimize geldi, onlara bağrımızı açtık misafir ettik. Avrupalılar 10 tane göçmen gittiğinde ciyak ciyak bağırıyorlar. Çünkü onlar böyle bir şeye alışık değil ama bizim tarihimizde, geçmişimizde insanlık var. İnsana hizmet var. Bizim bu güzel hasletlerimizi anlatmaya devam edeceğiz. 15 Temmuz'da FETÖ hain örgütünün dersini verdiniz ama bu terör örgütleri aynı aklın emrindeler. FETÖ gitti, BETÖ geldi. Bölücü terör örgütü geldi. Kim gelirse gelsin, karşınızda dimdik duran 79 vatan evladı var. Bu millet sahip çıktıkça hiçbir terör örgütü bu ülkede, bu topraklarda barınamayacaklardır. Osmangazi, Yavuz Sultan Selim köprüleri gibi büyük projeleri hizmete aldık. Daha nice büyük projeler devam ediyor. Bunları yaparken bir de FETÖ ile BETÖ ile mücadele ediyoruz. Yetmez DEAŞ, PYD, YPG ile de. Sınırımızı tehdit eden şer odakları ile de Fırat Kalkanı operasyonu ile de bölgeye huzur, barış getirmeye devam ediyoruz. Harekâtın iki önemli hedefi var. Güney sınırlarımızda güvenliği sağlama ikincisi bir süreden beri Suriye'de devam eden iç savaş nedeniyle DEAŞ, PYD ve YPG unsurları, terör örgütleri roket atıyorlar, Kilis'e Antep'e Karkamış'a. Bugüne kadar 21 vatandaşımız hayatını kaybetti. Bu istikrarsızlın sürmesine rıza gösteremezdik. Güney sınırlarımızı emniyete almak vatandaşlarımızı can ve mal güvenliği için Karkamış'tan başlayarak Cerablus bölgesinde ÖSO'nun faaliyetlerine destek vermek amacıyla bir takım silahlı kuvvetler unsurlarımız oraya geçtiler. Terör unsurları tamamen ortadan kaldırılıncaya kadar sınırlarımıza ve topraklarımıza vatandaşlarımıza yönelik tehditler bitinceye kadar faaliyetler devam edecek. ABD'nin PYD'ye yönelik açıklamaları ne olursa olsun, orada her şey net. PYD ve YPG, PKK'nın uzantısıdır. Terör örgütleridir. Bir isim yıpranınca başka isimle piyasaya çıkıyorlar adamlar aynı adamlar. Bunlar Türkiye'nin bölgenin canını yakan terör örgütlerinden başkası değildir. Bizim kararlılığımız devam etmektedir. Bu unsurlar mutlaka Fırat'ın doğusuna geldikleri yere gidecektir. ABD'nin de bu yönde defaatle taahhüdü vardır. Bu taahhüde bir değişiklik beklemiyoruz. Başbakan Yıldırım Şırnak ve Hakkâri'nin il olmaktan çıkarılacağına ilişkin iddialar hatırlatılınca "Vakti gelince açıklarız" yanıtını verdi.
Milliyet

'Bu Harekât Suriyeli Kürtlere Karşı Değil'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 4-5 Eylül tarihlerinde Çin'deki zirve çerçevesinde yapacağı ikili görüşmeler büyük ölçüde netleşti. Erdoğan; Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, ABD Başkanı Barack Obama, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Japonya Başbakanı Shinzo Abe, AB liderleri ve BM Genel Sekreteri ile ikili görüşme yapacak. Erdoğan; ayrıca Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Almanya Şansölyesi Angela Merkel ve İtalyan Başbakanı Matteo Renzi ile de dörtlü toplantıda bir araya gelecek. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kalın, şu bilgileri verdi: "Operasyonun öncelikli amacı sınır güvenliğimizin sağlanması ve buradaki terör unsurlarının bütünüyle temizlenmesidir. Zaman zaman özellikle Amerikalı yetkililerden, Türkiye ile PYD ve YPG terör örgütünü adeta aynı kefeye koyan, onları eşitleyen açıklamalar duyuyoruz. Türkiye, egemen bir ülkedir." Kalın, operasyonla ilgili HDP'nin tutumuna tepki göstererek, şöyle dedi: "Zaman zaman terör örgütünün propagandasının da ana akım siyasi söylemlerde yer bulduğunu görüyoruz. Bundan duyduğumuz rahatsızlığı da bu vesileyle ifade etmek isterim. Fırat Kalkanı Operasyonu Cerablus'un ve güneyinin temizlenmesi tamamen oradaki DAİŞ ve diğer terör örgütlerine karşı yürütülen bir operasyondur. Bunu, Suriye Kürtlerine karşı yapılan bir harekât gibi, Kürtlerin kazanımlarını engellemeye yönelik bir operasyon gibi yansıtma girişimlerini şiddetle kınıyoruz." Kalın, "Basına yansıyan şekliyle PYD ile anlaşma falan söz konusu değil. PYD, PKK'nın Suriye uzantısı olarak bir terör örgütüdür. Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu yapıyla, bu örgütle herhangi bir ilişkisi, anlaşması söz konusu değildir" diye konuştu. Türkiye'nin YPG'nin Fırat'ın doğusuna çekilme konusunda yeni bir süre verip vermediğinin ve bunun gerçekleşmediğinde de Menbiç harekatının başlatılıp başlatılmayacağının sorulması üzerine Kalın, Türkiye'nin söylediğinin bu noktalardan çekilmeleri ve yönetimin bölge halkına bırakılması olduğuna işaret etti. Kalın, "Belirlediğimiz hedefler çerçevesinde bu operasyonu devam ettiriyoruz. Önceliklerimiz orada var olduğu müddetçe ve ihtiyaçlarımız karşılanana kadar bu operasyon devam edecektir" dedi.
Milliyet

SPOR

Türkiye ile Rusya arasında son dönemde yaşanan olumlu gelişmelerin devamında organize edilen özel maçta gol çıkmadı. Kadro dışı kalan yıldızların yerine şans bulan gençler, takıma ısınma imkanı elde etti. Asıl sınav 2018 Dünya Kupası elemelerinde pazartesi günü oynayacağımız Hırvatistan maçında verilecek. Sahada da skorbordda da dostluk kazandı Rusya Milli Takımı ile oynanan ve özel anlam taşıyan 90 dakikada Ay Yıldızlı ekibimiz rakibi ile berabere kaldı. İki takımda birbirine oyun içinde üstünlük kuramazken, özellikle Emre Mor A Milli Takım'da yine fark yaratan en önemli oyuncu oldu. Hırvatistan maçı öncesinde özellikle takım oyunu konusunda daha üst seviyeye çıkmamamız gerekiyor.
Hürriyet

Sezonun ikinci grand slami ABD Açık'ta Çağla Büyükakçay'ın serüveni sona erdi. İlk turda Amerikalı Irina Falconi'yi sadece 59 dakika süren maçta iki sette rahat geçen milli tenisçi, ikinci turda turnuvanın 14 numaralı seribaşı Petra Kvitova ile karşı karşıya geldi. Eski Wimbledon şampiyonu karşısında başa baş bir oyun ortaya koysa da yenilmekten kurtulamadı. İlk sete rakipler karşılıklı servisler kırarak başladı. Üçüncü ve dördüncü oyunu kaptıran Çağla, beşinci, sekizinci, dokuzuncu, onuncu ve onikinci oyunları önde bitirdi. Sonuna dek başa baş giden oyun tie-break'e kadar taşındı. Tie break'in ilk iki setini alan milli tenisçi, sonrasında oyundan düştü. Bir daha sayı alamayan rakibine karşı Çek raket, Tie-break'i 7-2, ilk seti de 7-6 kazandı. Çağla ikinci sete iyi başladı, ilk oyunu aldı. Rakibinin eşitliği sağlamasının ardından, üçüncü oyunda yeniden üstünlük sağlayan temsilcimiz, dörtte tekrar durumu berabere yapan Kvitova karşısında beşinci oyunda ise 3-2 öne geçti. Ancak bu andan sonra hiç oyun alamayan Çağla'ya karşı deneyimli tenisçi ikinci seti 6-3 kazanmasını bildi. ABD Açık'ta 2. tura yükselen ilk Türk raket olan Büyükakçay daha ileri gidemedi ve turnuvaya veda etti. İpek Soylu ve Marsel İlhan'ın ön elemeleri geçemediği organizasyonda, teklerde başka temsilcimiz kalmadı.
Milliyet

Fenerbahçe'nin eski yıldızı Moussa Sow, tekrar sarı-lacivertli formayı giydi. Bir yıllığına kiralanan Senegalli futbolcunun, hücumun her bölgesinde takıma katkı sağlaması bekleniyor. Teknik Direktör Advocaat'ın Sow'u ilk planda sol kanatta kullanmayı düşündüğü öğrenildi. Ancak bu bölgenin yanısıra çift forvete dönüldüğünde Senegalli yıldız bu kez ileri uçta destek verecek. Sakatlığı sebebiyle Fernandao en az 1,5 ay sahalardan uzak kalacak. Emenike sezona iyi başlasa da istikrar problemi yaşıyor. Van Persie'nin de tam olarak 90 dakika çıkarması zaman alacak. İşte bu nedenlerle Moussa Sow, hem kanat hem de forvette forma giyecek. Advocaat gerektiğinde tecrübeli oyuncuyu forvet arkasında bile oynatacak. Advocaat'ın kafasında tek bir taktik yok. 4-3-3'ün yanısıra 4-4-2'yi de deneyecek. Bu nedenle bu sistemlerin kilit oyuncusu iki yeni transfer Sow ile Lens olacak. Geçen sezonun en etkili isimlerinden Volkan Şen'in ise yedek kalması bekleniyor. Bu sezona iyi başlayan Stoch için de aynı durum geçerli. Ayrıca Aatıf da yine hamle oyuncusu olarak kulübede bekleyecek. Çok sayıda hücum ve kanat oyuncusu dezavantaj gibi görünse de teknik heyet sürekli rekabet vurgusu yapıyor. Alternatifli kadronun takımın başarısında önemli rol oynayacağının altı çiziliyor. Teknik Direktör Advocaat'un transferde büyük ölçüde istediği oldu. Klasik bir 10 numara istemeyen Hollandalı hoca kanatlar üzerinde durmuş ve özellikle Lens'in alınmasında ısrarcı olmuştu. Bu isim dışında hem kanat hem de orta saha bölgesinde oynayabilen Hakim Ziyech'i de isteyen Advocaat yönetimin sunduğu listeden de Sow'a "tamam" dedi. Transferi düşünülen oyunculardan sadece Ziyech kadroya dahil edilemedi.
Milliyet

Uzun süre yabancı stoper arayan siyah-beyazlı kulüp, Caner Erkin'le anlaşma sağlanınca tüm planlarını değiştirdi. Kartal'ın, Tosic'in stoper özelliği nedeniyle Messias defterini kapattığı belirlendi. 23 kişilik Devler Ligi kadrosuna altyapıdan yetişen 4 oyuncu yazmak zorunda olan Beşiktaş bu nedenle Atınç'ı tercih etti. Inter'den Caner Erkin'i 1 yıllığına kiralayarak ezeli rakibi Fenerbahçe'nin sağ beki Gökhan Gönül'den sonra sol bekini de renklerine bağlayan Beşiktaş, tecrübeli futbolcunun gelişiyle stoper transferini de rafa kaldırmış oldu. Atınç Nukan ile bir seneliğine kiralık olarak anlaşan siyah-beyazlılar, Caner Erkin'in gelişiyle Tosic'i tamamen stopere kaydıracak. Sol bek olmasına rağmen hem Sırbistan Milli Takımı'nda hem de Beşiktaş'ta zaman zaman stoper oynayan Tosic bu özelliği nedeniyle hem teknik heyet hem de yönetim tarafından stoper olarak değerlendirildi. Kadrosunda Marcelo, Rhodolfo ve Atınç gibi üç stoper bulunduran siyah-beyazlılar, Tosic'i de 4. stoper olarak kullanacak. Leipzig'den 1 sezonluğuna kiralanan Atınç Nukan dışında yabancı bir stoper transferi daha planlayan ve bu nedenle son olarak Cruzeiro'da oynayan Manoel Messias ile ilgilenen Beşiktaş, bonservis bedelinin pahalı olması nedeniyle bu oyuncudan vazgeçti. Başkan Fikret Orman'ın en fazla 4 milyon euro verdiği Brezilyalı futbolcu için Cruzeiro Yönetimi'nin 6 milyon euroda ısrarcı olunca Messias defteri kapatıldı. Beşiktaş'ın, Messias yerine son dakikada Atınç'ı tercih etmesinin en önemli sebeplerinden biri de UEFA'nın kadro kriterleri oldu. 23 kişilik Şampiyonlar Ligi kadrosuna altyapıdan yetişen ez az 4 oyuncu yazmak zorunda olan siyah-beyazlılar bu kotayı doldurabilmek için Atınç'ı yeniden renklerine bağladı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme