2 Eylül 2016 Cuma

02.09.2016 Genel Gündem



02.09.2016

GÜNDEM

'Böcek' Çantadan Çıktı
15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle tutuklu olan bazı subayların, aynı zamanda 2014 yılında Dışişleri Bakanlığı'ndaki gizli Suriye toplantısını yasadışı olarak kayda almak suçlamasıyla da soruşturuldukları ortaya çıktı. İsminin açıklanmasını istemeyen güvenlik kaynaklarının verdiği bilgiye göre, 13 Mart 2014 tarihinde dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun odasında yapılan toplantı, katılımcılardan Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'in evrak çantasına kendisinden habersiz yerleştirilmiş "böcek" tabir edilen elektronik cihazla yapıldı. Cihazı oraya yerleştirmek daha sonra çıkarmak şüphesiyle soruşturulanlar Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve dönemin İkinci Başkanı (halen Jandarma Genel Komutanı) Güler'in özel kalem müdürlüğünde görevli askeri personel. Bu personel aynı zamanda "Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)" soruşturması kapsamında 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Akar ve Güler'i zor yoluyla alıkoymak ve kaçırmakla da suçlanıyor. 13 Mart 2014 toplantısına Davutoğlu ve Güler dışında MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu katılmıştı. Toplantıda yapılan yasadışı kayıttan bölümler YouTube'da yayınlanmıştı. Kayıtlarda yetkililerin gerekirse zemin hazırlayarak Suriye'ye müdahale senaryoları da dâhil askeri hazırlıkları tartıştığı duyulmuş ve olay bir skandala dönüşmüştü. Çünkü daha bir kaç gün önce 23 Mart'ta dönemin başbakanı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, sınırı ihlal eden bir Suriye jetinin düşürüldüğünü açıklamış, bu yasadışı kaydın yayınlanması yurtdışında Türkiye'nin Suriye'ye müdahale bahanesi için kışkırtma peşinde olduğu suçlamasına neden olmuştu. Hükümete göre yapılan düpedüz casusluk idi.
Hürriyet


Cerablus, Elektriği Türkiye'den Alacak
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) destekli Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) Suriye'de IŞİD hedeflerine kapsamlı operasyonları dün de sürdü. IŞİD'in önemli üstlenme alanlarından olan El Bab ilçesine uzanan yolda şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Sayıları 300- 400 arasında olduğu bildirilen özel eğitimli birlik ise Suriye'ye geçerek IŞİD'e yönelik operasyonlara katıldı. Cerablus'un 25 kilometre batısında bulunan iki köyün IŞİD'ten alınması için dün başlatılan kapsamlı saldırıya IŞİD gruplarının yanıt vermesi üzerine bölgede şiddetli çatışmalar gün boyu sürdü. Türkiye tarafından atılan top mermilerinin sesi Karkamış'tan duyuldu. ÖSO güçlerince bir süre önce ele geçirilen Zugara köyü önceki gün IŞİD tarafından geri alınmıştı. Batı ve doğudan kuşatmaya alınan köylerin alınması halinde El Bab'a ulaşan en büyük engel aşılmış olacak. Yakın takibe alınan IŞİD'li bir grubun, Bozöyük'te köylüleri bir alana toplayarak kalkan yaptığı bilgisi de alındı. Bunun üzerine köydeki IŞİD hedeflerinin bombalanmasından vazgeçildi. Sınırın Türkiye tarafından Bozoyük'te yaşayanlara telefonla ulaşılarak, köyün dışına çıkıp güvenli noktalara sığınmaları istendi. Menbic kenti ve çevresinde ise TSK destekli ÖSO güçlerinin bekleyişi devam diyor. Türkiye, YPG'nin de içinde yer aldığı DSG'nin tamamen bölgeden ayrılmasını istiyor. DSG ise Menbic kent merkezinde güçlerinin olmadığını, kentin yönetiminin yerel yetkililerde olduğunu belirterek, Türkiye'nin müdahalesinin önüne geçmeye çalışıyor. Menbic'e yönelik operasyona katılan TSK destekli ÖSO güçleri ise Menbic'e 8 kilometre yaklaşmış durumda. Cerablus'ta yaşamın normale dönmesine yönelik çalışmalar sürüyor. Kente elektrik ve su verilmesine yönelik çalışmada son aşamaya gelindi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen çalışmaları Karkamış kaymakamlığı ile Belediye Başkanlığı yürütüyor. Cerablus kent merkezinin elektriği Türkiye'den sağlanacak.
Milliyet

Muhakkak En Ağır Cezayı Alacaklar
2016-2017 Adli Yıl Açılış Töreni ilklere sahne oldu. Tören, ilk kez Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlendi. Cumhurbaşkanlarının adli yıl açılış törenlerinde konuşmama geleneğine rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bir konuşma yaparak ilke imza attı. Üç yüksek yargıcın başörtüsü ile katıldığı törene, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu gelmedi. Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, "Devletimize ve milletimize karşı darbe girişiminde bulundukları adil yargılamalar sonucunda sabit görülenlerin en ağır cezaları alacakları muhakkaktır" dedi. İlk kez Beştepe'deki Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen adli yıl açılış töreninde Yargıtay Başkanı Cirit, 22 sayfalık konuşmasının büyük bir bölümünü, terör, 15 Temmuz darbe girişimi ve FETÖ'ye ayırdı. 15 Temmuz darbe kalkışmasından sonra toplumun sergilediği birlik ve beraberliğin, geleceğe yönelik inanç ve güveni pekiştirdiğini belirten Cirit, "Bu bir darbe değil, Türkiye'nin bölünmesini, yok edilmesini, Afrika ve Ortadoğu'nun bazı küçük devletlerinde örnekleri görüldüğü üzere her gün onlarca kişinin öldüğü bir can pazarına dönüştürülmesini amaçlayan bir saldırıdır. İçerden veya dışarıdan hangi kaynaktan gelirse gelsin bu hain örgütün tüm destekçilerini etkisiz hale getiremezsek, gelecekte de benzer saldırılarla yüzleşmek zorunda kalabiliriz" dedi. Hakkında suç isnadı olan herkes gibi FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin de adil, tarafsız ve bağımsız mahkemelerce iç hukuk ve uluslararası hukuka uygun şekilde yargılanması gerektiğini vurgulayan Cirit, "Devletimize ve milletimize karşı darbe girişiminde bulundukları adil yargılamalar sonucunda sabit görülenlerin en ağır cezaları da alacakları muhakkaktır" diye devam etti.
Milliyet

Işid'in Canlı Bombaları Patlayamadan Yakalandı!
Polisin IŞİD'e yönelik düzenlediği operasyonlarda Gaziantep Emniyet Müdürlüğü'ne yönelik 3 polisin şehit olduğu bomba yüklü araçla saldırıyı gerçekleştiren terörist İsmail Güneş'in amcasının oğlu olan ve başına 300 bin lira ödül konularak aranan Talha Güneş ile yine başına 600 bin lira ödül konulan bir diğer terörist Abdulmutallip Demir'in kentte olduğu saptandı. Polisin yaptığı detaylı araştırmada, örgütün kimyacısı ve bombacısı olarak anılan, Suriye'den Türkiye'ye geçtiği saptanan Talha Güneş'in Abdulmutallip Demir ile birlikte hareket ettiği saptandı. Bu sırada teröristlerden Abdulmutallip Demir'in canlı bomba olarak kendini patlatan Yunus Durmaz'ın kardeşi Gamze Demir ile evli olduğu ve üçlünün birlikte sansasyonel eylem hazırlığında olduğu belirlendi. Polis ekipleri geçen 11 Ağustos günü adresini saptadığı Demir çiftini yakın takibe aldı. Talha Güneş'in de eylem için harekete geçerek Demir çiftiyle bir araya gelmesi üzerine İncilikaya Mahallesi'ndeki eve operasyon düzenledi. Özel harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Talha Güneş, Abdulmutallip ve Gamze Demir çifti gözaltına alındı. Evde yapılan aramada ise 20 kilo TNT, 1 kullanıma hazır, içerisinde 2 kalıp patlayıcı olan canlı bomba yeleği, 3 el bombası, 1 el yapımı bomba, 1 Glock marka tabanca, 385 fişek, 7 boş intihar yeleği, çok miktarda el yapımı patlayıcı yapımında kullanılan malzeme, canlı bomba yeleği yapmak için kullanılan malzemeler, 5 fünye, 1 canlı bomba patlama sisteminin çalıştırma mekanizması ve anahtarı, 1 dikiş makinesi ile çok sayıda dijital malzeme ele geçirildi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 125,1517-125,2023       
ABD Doları 2,9631-2,9639/ Euro 3,3177-3,3192/ İngilizSterlini 3,9334-3,9378

'Fetö'nün 12 Milyarlık Taşınmazı Devlete Geçti'
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, FETÖ'nün toplam değeri 12 milyar liraya yakın taşınmazının Hazine adına, devlet adına kayda girdiğini açıkladı. Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan Özhaseki, kanun hükmünde kararname ile Hazine'ye 2 bin 514 adet taşınmaz devredildiğini hatırlatarak "Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilen taşınmaz adedi de 2 bin 83. KHK yayınlanmadığı halde özel bir gayretle arkadaşlarımızın kaçırmasını engelledikleri taşınmaz sayısı da 1148 adet. Maliye hazinesine devredilen taşınmazların değeri 8.3 milyar, vakıflara devredilen 2.7 milyar, özel gayretle tespit edilenler 1 milyar lira" dedi. Diyarbakır Sur, Mardin Nusaybin, Hakkari Yüksekova, Şırnak merkez, Cizre, İdil ve Silopi ilçelerinde 30 bin kadar konut yapıp, hak sahiplerine dağıtmaları gerektiğini kaydeden Özhaseki şöyle devam etti: "Konutları yerlerinde ya da rezerv alan olarak belirlenen yerlerde yapıyoruz. Bazı yerlerde hazine arazisi bulamayarak istimlak yoluna gidiyoruz. Bu kapsamda Cizre'de 1 milyon 200 bin metrekare istimlak edilecek. 800 bin metrekarenin istimlak çalışmalarını tamamladık. 30 bin insanımıza evlerini yapıp vereceğiz ama eşya bedellerini de karşılıyoruz. Bir evin bedeli ne kadarsa, yüzde 12'si kadar da içinde eşya vardır diye düşünüyoruz ama bedel ve değer 5 bin liranın altında ise onu da 5 bin liradan başlatıyoruz. 15 bin, 20 bin lira eşyası vardır içinde diye kabul ederek o paraları da dağıtmaya başladık."
Hürriyet

Peşin Ödeyenin Sgk'ya Borcu 4'te 1'e İnecek
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), işe giriş ve işyeri bildirgesi gibi bildirge ve belgeleri zamanında kuruma vermeyenlere ilişkin idari para cezaları uyguluyor. Çıkarılan yasayla bu cezalar için önemli bir ödeme kolaylığı sağlandı. Örneğin 2008'in haziran ayında bin 10 lira idari para cezasına çarptırılan bir mükellefin borcu, gecikme zammıyla birlikte bugün 2 bin 495 liraya ulaşıyor. Yasa sayesinde bu borcun anaparası yarıya (505 TL) indirilecek. Bir yılda ödemeyi seçen kişiye gecikme zammı yerine 252.50 TL enflasyon farkı ve 34.09 TL vade farkı uygulanacak. Böylece ödenecek borç 2 bin 495 liradan 791.59 TL'ye düşecek. Eğer ödemeyi taksitle değil peşin olarak yaparsa bu durumda enflasyon farkıyla hesaplanan tutar da yarıya indirilecek. Mükellef, 631.25 TL ödeyerek borcundan kurtulacak. Ödenecek borç tutarı 4'te 1'e inecek. Prim borcunun hesabında ise ceza aslı açısından fark var. Prim borcunda ceza aslının yarısı değil tamamı alınacak. Bu durumda aynı süre ve tutar için peşin ödemede borç 1.136 lira, 1 yılda ödeyeceklerde ise 1.296 lira olacak. Borcun zamanında ödenmemesi nedeniyle gecikme faiz ve cezaları Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) esas alınarak yeniden hesaplanacak. Hesaplanan bu tutarı en geç 2 Ocak 2017'ye kadar ödeyenlerin gecikme faiz ve cezasından kaynaklı borçlarının yarısı silinecek. Taksitli ödemelerde ise bu indirim uygulanmayacak. Anapara ve gecikme için hesaplanan tutarlara taksit sayısına göre katsayı uygulanarak ödenecek vade farkı belirlenecek. Bir yılda 6 eşit taksitte ödemeyi seçenlerin borcu 1.045 ile çarpılacak. Kademeli artışla 3 yılda 18 taksitte ödeyeceklerin bin lira borcu bin 150 lira olarak tahsil edilecek.
Haber Türk

Denetimlerde 355 Üründe Taklit Ve Tağşiş Tespit Edildi
Tarım Bakanlığı, taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşen firmaları açıkladı. Yapılan testlerde 355 parti üründe taklit ve tağşiş tespit edildi. Süt ürünlerinde nişasta, lahmacunda at eti, köftede sakatat ve sucukta soya çıktı. Bakanlık aralarında et, süt ürünleri, bal, zeytinyağı ve alkollü içeceğin bulunduğu veya ilaç etken maddesinin ilave edildiği 229 firmaya ait 355 parti ürünü kamuoyu ile paylaştı. Buna göre, bu yılın ağustos ayı itibarıyla 558 bin 492 gıda denetimi gerçekleştirildi. Bu denetimlerde, 8 bin 551 idari para cezası uygulandı, 69 firma hakkında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunuldu. İlk kamuoyu duyurusunun yapıldığı 2012 yılından bu yana 586 firmaya ait bin 173 parti ürün konusunda bilgi verildi.
Haber Türk

Rusya Pazarında Hızlı Büyüme Bekliyoruz
İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, "Rusya pazarında bundan sonra daha hızlı büyüme bekliyoruz" dedi. Antalya'da düzenlenen Türkiye - Rusya Medya Forumu'nun ikinci gününde Rus ve Türk gazetecilerle bir araya gelen Tanrıverdi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında gerçekleşen görüşmeden sonra başlayan yumuşama sürecine vurgu yaptı. Türk tekstil ve konfeksiyon sektörünün Rusya pazarına girişinin uzun yıllar öncesine dayandığını belirten Tanrıverdi, sektörün Rusya'da markalaşmaya başladığını söyledi. Tanrıverdi Rusya'da AVM'lerle birlikte alışveriş kültürünün de geliştiğini kaydetti. Rus basının yönettiği sorulara cevap veren Tanrıverdi, temel olarak iki ülke arasında yaşanan sorunlarda vize konusunun temel sıkıntılardan biri olduğunu söyledi. Tanrıverdi, "Daha yeni başvurduğumuz vize talebimize günlük vize alabildim" dedi. Moskova'da başlayan CPM Tekstil Fuarı'na katılmak için vize talebinde bulunduklarında Rus makamlardan 10 günlük vize alabildiklerini ifade eden Tanrıverdi, "Vize taleplerini gittiğiniz işin süresine göre veriyorlar. Bu da sıkıntılara neden oluyor. Rusya ile tekrar vizesiz döneme geçilmeyi bekliyoruz" diye konuştu. Rusya'da faaliyet gösteren Türk şirketlerinin üzerindeki mali baskıların azaldığını ifade eden Tanrıverdi, yeni dönemde vize konusu ve Rusya'da çalışan personele yönelik oturma izni gibi konuların öncelikli olduğunu söyledi. Rusya'da iş yapmanın ve bu pazarda güçlü bir şekilde var olmanın doğru partnerlerle kurulan işbirlikleri ile olabileceğini söyleyen Tanrıverdi, sektördeki pekçok Türk firmanın Rusya'ya gitme hedefleri olduğunu kaydetti.
Milliyet

'Sosyal Sorumluk Aşısı' 500 Kobi'yi Kurumsallaştıracak
Türk Girişim ve Is Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED), KOBİ'ler için yeni bir sosyal fayda yaratacak Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Projesi'ni tanıttı. Proje, TÜRKONFED'in koordinasyonunda Avrupa Birliği (AB) ve T.C. AB Bakanlığı desteğiyle gerçekleştiriliyor. TÜRKONFED Başkanı Kadooğlu da, kurumsal sosyal sorumluluk bilincinin toplumsal kalkınmaya katkı sağladıgını belirterek, "Şirketlerin sadece kendisini değil, içinde bulunduğu toplumu geliştirmesi de önemlidir. KSS'yi bir kurum kültürü haline getiren KOBI'ler öne çıkacaktır" dedi. KOBI'ler için bugüne kadar ekonomik ve sosyal fayda yarattıklarına işaret eden Kadooğlu, "Projeyle hedefimiz 500 KOBI'ye ulaşmak" diye konuştu.
Akşam

İhracat Nihayet
İhracatçılar aradıkları morale 28 ay sonra kavuştu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Ağustos ayında ihracat geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6.9 artarak 11 milyar 157 milyon dolara ulaştı. Yüzde 6.9'luk büyüme, son 28 ayın en yüksek ihracat artışı olarak kayıtlara geçti. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Ağustos ayı ihracat verilerini değerlendirirken gururla birlikte umutlu olduklarını bildirdi. TİM, Ağustos ayına ilişkin verileri Giresun'da açıkladı. Buna göre, Ağustos ayında ihracat artarken, yılın ilk 8 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3.1 düşüşle 92 milyar 652 milyon dolara indi. Son 12 aylık dönemde ise yüzde 5 gerileyerek 140 milyar 906 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Sektörel bazda Ağustos ayında en fazla ihracatı yine otomotiv endüstrisi yüzde 23.4 artış ve 1 milyar 680 milyon dolarla gerçekleştirdi. Bunu 1 milyar 612 milyon dolarla hazırgiyim ve konfeksiyon ile 1 milyar 207 milyon dolarla kimyevi maddeler sektörleri takip etti. En fazla ihracat artışını sanayi ürünlerinde yüzde 23.4 ile otomotiv, tarım ürünlerinde de yüzde 36.4 artışla zeytin ve zeytinyağı sektörleri gerçekleştirdi. İhracat, miktar bazında da yükselişini sürdürdü. Ağustos'ta yüzde 29.8 , 8 aylık dönemde yüzde 7.8 artış dikkat çekti. Miktarsal olarak artışta 20 sektörde yükseliş, 7 sektörde azalış gözlendi. Ağustos ayında 52 il ihracatını artırırken, 28 ilde düşüş kaydedildi. En fazla ihracat yapan 5 il, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Gaziantep olarak sıralandı. Giresun ihracatı yüzde 137 artış gösterdi.
Vatan

15 Temmuz Stres Testiydi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya, darbe girişiminden 1.5 ay sonra o günlere ait değerlendirmelerde bulundu. Çetinkaya, 15 Temmuz darbe girişimini büyük bir stres testi olarak niteledi. Başkan Çetinkaya, Kriter Dergisi'nin Eylül sayısında yer alan söyleşisinde, iç ve dış gelişmeler, jeopolitik ve konjonktürel faktörler ile en son 15 Temmuz'daki darbe görünümlü işgal girişiminin son 3 yıllık süreci zorlaştıran etkenler olduğunu vurguladı. Süreci 'zor bir dönem' olarak değerlendiren Murat Çetinkaya, "15 Temmuz'da çok sıra dışı ve beklenmedik bir olayla karşı karşıya kaldık. Bu hain saldırı sonrasında piyasalara güven vermek bizim açımızdan öncelikli unsurdu" ifadesini kullandı. 15 Temmuz'u takip eden süreçte, 17 Temmuz Pazar günü Merkez Bankası olarak yaptıkları duyuruda piyasadaki gelişmeleri ve fiyat oluşumlarını yakından takip edeceklerini ifade ettiklerini anlatan Çetinkaya, şöyle devam etti: "Şunu söylemiş olduk; 'ne ani ve alarmist sayılabilecek bir tepki vereceğiz ne de kayıtsız kalmak gibi algılanabilecek bir duruş sergileyeceğiz.' Açıklamalarımızın ve duruşumuzun piyasalarca olumlu algılandığını gördük. 15 Temmuz darbe girişimi elbette büyük bir stres testiydi. Kısa sürede tekrar normale dönen bir süreç yaşadık. Bu stres testinden başarıyla geçmiş olmanın iç ve dış aktörlere önemli güven verdiğini düşünüyorum." Türkiye'nin bu süreçte ekonomi alanında yönetişim açısından çok değerli bir örnek ortaya koyduğunu anlatan Çetinkaya, finansal kesimde bu sürece dair olumsuz bir hava bulunmadığını vurguladı.
Vatan

DÜNYA

Öfke Ve Kutlama
Brezılya'da önceki gün senatoda yapılan oylama, ülkenin ilk kadın devlet başkanı 68 yaşındaki Dilma Rousseff'i koltuğundan etti. Rousseff, 2014'te yeniden iktidara geldiği genel seçimler öncesinde, kamu açığını gizlemek amacıyla bütçede usulsüzlük yapmakla suçlanıyor. Azil davasında Senato, 20'ye karşı 61 oyla Rousseff'in tamamen görevden alınması yönünde karar verdi. Böylece İşçi Partisi'nin (PT) 13 yıllık iktidarı da sonlanmış oldu. 'Pes Etmeyeceğım' Pazartesi günü 14 saat boyunca sorgulamaya alınan, önceki günkü oylamaya ise katılmayan Rousseff, azil kararının ardından destekçilerine yaptığı açıklamada veda etmeyeceğini ve geri dönerek darbeyle kurulan hükümete karşı mücadelesini sürdüreceğini söyledi. 70'li yıllarda askeri darbe sırasında Marksist gerilla iken gördüğü işkenceleri hatırlatan Rousself, "Ölümden, işkencenin bedenime ve ruhuma izlerinden korkuyordum daha önce. Bugün ise sadece demokrasinin ölümünden korkuyorum. Bizi yendiklerini düşünüyorlar ancak yanılıyorlar. Biliyorum ki herkes mücadele edecek. Onlara daha sert karşı koyulacak." dedi. Rousseff'in görevden azledilmesinin ardından yerine eski devlet başkanı yardımcısı 75 yaşındaki hukuk profesörü Michel Temer geçti. Muhafazakar olan Demokratik Hareket Partisi'nden (PMDB) Temer, yemin töreninde yaptığı konuşmada, Rousseff'in darbe girişiminde bulunduğu suçlamalarını "Darbeci sensin. Anayasayı ihlal eden sensin" sözleriyle reddetti. Brezilya'yı rayına oturtmayı umduğunu söyleyen Temer, "Dünyaya siyasi ve yasal istikrarımızın var olduğunu göstermek için G-20 Zirvesi'ne katılacağım. Ülkede umudun olduğunu göstermek zorundayız." dedi. Ancak ülkede tansiyon yüksek. Başkent Brasilia ve Rio de Janeiro'da sendikaların da katıldığı gösterilerde binlerce kişi meydanlara çıkarak Rousseff'in azledildiği kararı protesto etti. Protestoların en şiddetli olduğu yer, binlerce göstericinin polisle çatıştığı Sao Paulo kenti oldu. Çıkan çatışmalarda en az bir polis yaralandı. Sao Paulo'da ise Temer yanlıları Rousseff'in gidişini pasta keserek ve şampanya patlatarak kutladı. Bazı Brezilyalıların sevincinin nedeni ülkeyi kimin yöneteceğine ilişkin belirsizlik döneminin sona ermesi gösteriliyor. Daha önce Dilma'nın partisine oy veren Maristela Ferreira dos Santos isimli bir işçi, "Fakat bugün bu kararla itiraf etmek gerekirse rahatladım. Dilma'nın bahsi geçen suçları işleyip işlemediğini bilmiyorum. Fakat ekonominin yönü böyle gitmezdi" dedi. Siyasi analist Lucas de Aragão da "Senatonun kararı hiçbir şekilde siyasi ya da ekonomik krizi çözmeyecek. Ancak bize umut verir. Çünkü uzun zamandan sonra ilk kez bir yol haritasına sahip olacağız" dedi. Ancak yeni devlet başkanın işi zor. Rousseff'in yerine görev süresinin biteceği tarih 1 Ocak 2019'a kadar görev yapacak olan Temer'in siyasi krizin yanında ekonomiyi canlandırması da bekleniyor. Ülkedeki popülaritesi oldukça düşük olan Temer, WikiLeaks sitesinin paylaştığı 2006 tarihli bir belgeyle ABD için muhbirlik yaptığı iddia edilmişti.
Hürriyet

Gabon'da Meclis Binasını Yaktılar
Afrika ülkesi Gabon'da hafta sonu yapılan devlet başkanlığı seçimi sonuçlarını kabul etmeyen muhalifler, parlamento binasını ateşe verdi. Devlet Başkanı Ali Bongo Ondimba, seçimlerde oyların yüzde 49.8'ini almış, rakibi Jean Ping'in oy oranı ise yüzde 48.2'de kalmıştı. Jean Ping'in seçime hile karıştığı iddiası üzerine harekete geçen taraftarları, başkent Libreville'de 2 gün süren şiddet olaylarını başlattı. Protestocular, meclis binasını ve Başbakan Yardımcısı Paul Biyoghe Mba'nın evini ateşe verdi. Ülkenin diğer kentlerinde de olaylar patlak verince, Devlet Başkanı Ali Bongo Ondimba protestoculara karşı güç kullanılması emrini verdi. Güvenlik güçlerinin müdahalesinde 2 kişi öldü, binden fazla gösterici de tutuklandı. Gabon'u 42 yıl yöneten Omar Bongo'nun oğlu Ali Bongo Ondimba, babasının ölümü üzerine 2009'da devlet başkanlığı koltuğuna oturmuştu.
Haber Türk

Ab-Türkiye Anlaşması 'Fiilen Askıya Alındı'
Birleşmiş Milletler, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında mart ayında imzalanan mülteci anlaşmasının, darbe girişiminin ardından Yunan adalarında bulunan Türk yetkililerin çekilmesi nedeniyle, fiilen askıya alındığını bildirdi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Avrupa Direktörü Vincent Cochetel, İngiliz The Guardian gazetesine yaptığı açıklamada, anlaşma kapsamında Türk yetkililerin Yunanistan'a konuşlandırılmasını öngören maddenin uygulanmaması nedeniyle anlaşmanın mevcut durumda uygulanmadığını belirtti. Avrupa'daki politikacıların, Türkiye'ye vize serbestisi şartı nedeniyle anlaşmanın geleceğinden endişe duyduğunu ifade eden Cochetel, Türkiye'nin henüz yeni personel göndermediğini belirtti. BMMYK Direktörü, "Yunan polisi ve AB'nin sınır ajansı Frontex'in Türk meslektaşlarıyla yeniden temas kurmaya çalıştığını biliyoruz. Ancak tarihler sürekli değiştiği için anlaşmanın ne zaman yeniden hayata geçirileceğini bilmiyoruz" ifadelerinde bulundu. AB ile Türkiye arasında imzalanan anlaşma uyarınca, yasadışı yollarla Yunanistan'a ulaştıktan sonra iltica başvurusu yapmayan veya başvurusu reddedilen tüm mülteciler, Türkiye'ye geri gönderiliyor. İade edilen her Suriyeli karşılığında ise AB, Türkiye'deki kamplardan bir Suriyeli almayı taahhüt ediyor. Türkiye anlaşma ile AB'den üyelik müzakerelerinde ilerleme, mali yardım ve vize muafiyeti sözü almıştı.
Milliyet

'Türkiye İle Pyd Aynı Kefede Değil'
Türkiye'nin Cerablus operasyonu ardından, Washington yönetiminin PKK'nın Suriye kolu PYD'yi destekleyen açıklamalar yapması nedeniyle ABD ile yaşanan gerilim sürüyor. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, dün yaptığı açıklamada, "Türkiye'yi PKK'nın Suriye ko lu olan PYD ile aynı kefede tutmadıklarını" söyledi. Bazı ABD'li yetkililerin açıklamalarında, PYD ile Türkiye'nin 'iki eşit tarafmış' gibi nitelendirilmesinin Türkiye'yi rahatsız ettiğinin anımsatılması üzerine günlük basın toplantısında durumu yorumlayan Kirby, "Egemen bir devlet olan Türkiye ile PYD'yi asla denk tutmuyorum. Türkiye hem NATO hem de (DAEŞ karşıtı) koalisyonun üyesi olan egemen bir devlettir" cevabını verdi. Kirby, Türkiye ile PYD arasındaki ateşkes iddialarına ise "Biz hâlâ iki taraf arasında bir sükunet halinin bulunduğunu görüyor ve bunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bunun devam etmesini istiyoruz" cevabını verdi. AB Bakanı Ömer Çelik, Türkiye'nin PYD ile uzlaşma sağladığı iddialarını yalanlayarak, "Bunu bazı ülkelerin sözcüleri de söylüyorlar. Türkiye Cumhuriyeti egemen bir devlettir, meşru bir devlettir. Bir terör örgütüyle eşit değerlendirilerek bu ikisi arasında bir mutabakat varmış, bir anlaşma varmış gibi, değerlendirilemez" demişti. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Elizabeth Trudeau ise, günlük basın toplantısında Türkiye'nin Fırat Kalkanı operasyonu hakkında soruları cevapladı. Trudeau, PYD mensuplarından Abdullah Öcalan resimleri çıkmasının sorulması üzerine, "PKK konusundaki pozisyonumuz değişmedi; aynı şekilde PYD'ye ilişkin pozisyonumuz da değişmedi" yanıtını verip, PYD'yi terör örgütü olarak görmediklerini belirtti. Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest ise, medyada çıkan "ABD'nin, Suriye'de terör örgütü DAEŞ'e (IŞİD) karşı mücadele eden Türkiye'nin hava desteği talebine cevap vermediği" yönündeki haberlerin sorulması üzerine, hava desteği talebinin detayları ve cevap verilip verilmediğiyle ilgili net bilgi sahibi olmadığını aktarıp, DAEŞ'le mücadelesinde Türkiye'ye her türlü desteği vermeye devam edeceklerini söyledi.
Milliyet

Baron Kellesi İsteyen Baskana Suikast
Filipinler polisi, Quezon City'de düzenlenen basın toplantısında, silah parçası kaçakçılığı yapan bir zanlının verdiği ifadede, bir müşterinin, Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'yi öldürmeyi planladığını itiraf ettiğini açıkladı. Gözaltındaki Wilford Palma adlı zanlının, mensubu olduğu çetenin, Duterte'ye suikast planı yapan kişiyi "1 numaralı müşteri" olarak nitelendirdiği belirtildi. Hapishanede tutulan uyuşturucu baronlarının, Duterte'nin basına 3,2 milyon lira ödül koydukları bildirilmişti.
Akşam

Duvar Düellosu
ABD'de Kasım ayında gerçekleşecek olan başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti adına yarışmaya hazırlanan iş adamı Donald Trump, Meksika ziyaretiyle, seçim kampanyasının başından beri gündemden düşmeyen 'duvar tartışmasını' bir kez daha alevlendirdi. Başkent Mexico City'de Devlet Başkanı Enrique Pena Nieto'yla bir araya gelen Trump, görüşmede Meksika sınırına inşa etmeyi planladığı duvar konusunun gündeme geldiğini, ancak duvarın maliyetini kimin karşılayacağını konuşmadıklarını söyledi. Nieto ise, toplantıdan iki saat sonra Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Trump'a görüşmelerinin başında Meksika'nın duvar için ödeme yapmayacağını açık şekilde belirttiğini öne sürdü. Trump ise, Meksika ziyaretinin ardından ABD'ye dönüşünde yaptığı konuşmada, "Meksika duvar için ödeme yapacak. Bana inanın. Yüzde yüz. Onlar bunu bilmiyor henüz ama duvar için para verecekler" ifadelerini kullandı. Trump, Phoenix kentinde açıkladığı göçmenlik politikası kapsamında, başkan seçilmesi halinde, sınır kontrol görevlilerinin sayısını 5 bin artıracağını ifade etti. Ülkede kaçak durumdaki 2 milyon göçmeni, başkan olduğu gün sınırdışı edeceğinin altını çizen Trump, Demokrat rakibi Hillary Clinton'ın önerdiği göçmenlik politikasını da eleştirdi. Trump, son yıllarda artan kaçak göçmen oranından mevcut yönetimin sorumlu olduğunu öne sürerken, "O (Clinton) daha çok burada yasadışı yaşayan insanların ihtiyaçlarını önemsiyor" dedi.
Vatan

Liderler Okullu Oldu
Dünyanın değişik köşelerinde ilk ve orta öğretim kurumlarında yeni ders yılının başlaması sebebiyle liderler, ziyaret ettikleri okullarda öğrencilerle bir araya geldi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Vladivostok kentindeki 2 numaralı liseye giderek öğrencilere iyi bir liderde olması gereken özellikler konusunda öğütler verdi. Putin, lider olmak isteyen kişiler için 'hırsın iyi, kibirin ise kötü bir meziyet' olduğunu söyledi. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ise, Eğitim Bakanı Najat Vallaud-Belkacem ile Orleans kentindeki bir ilkokulu ziyaret etti. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da, Eğitim Bakanı Naftali Bennett ile birlikte, Arap kasabası Tamra'daki 'Tamra HaEmek' İlkokulu'nda öğrencilerle buluştu.
Vatan

POLİTİKA

Milletin Yargısı Milletin Mekanında
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ilk kez gerçekleştirilen adli yıl açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Milletin evine, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'ne hoş geldiniz" diyerek sözlerine başladı. Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin her yeri gibi burası da tüm çalışma mekanları da altta yeni inşa edilen kütüphanesi de milletin malıdır, devletin malıdır. Bizler görev süremiz boyunca çalışmalarımızı burada yürütmekle mükellefiz. Bizden sonra gelecekler de aynı şekilde bu mekanları kullanmayı sürdürecekler" dedi. Erdoğan, "Yargıtay Başkanımız, 'şayet adli yıl açılışı burada yapılmasaydı, alternatifinin bir otelin eksi ikinci kattaki salonu olduğunu' ifade etmişti ki 600 kişilik bir salon. Şu anda bu salonumuzda bin 500 civarında bir katılım söz konusu. Böyle bir kongre ve kültür merkezinin, devletin kurumlarının emrinde olduğunu kendilerine ifade etmek suretiyle buraya davet ettik, bugün bu toplantıyı bu şekilde yapıyoruz. Hayırlı olsun" dedi. Erdoğan, "Millet adına görev yapan yargının, milletin mekanında adli yıl açılış töreni yapması yargı bağımsızlığına gölge düşürmez, tam tersine yargı bağımsızlığını güçlendirir" ifadesini kullandı. Başbakan Binali Yıldırım, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve diğer davetlilere şükranlarını ileten Erdoğan, isim vermeden CHP ve Türkiye Barolar Birliği'ni kast ederek, "Diğer kurumlarımızın temsilcilerinden de gerilim ve itham taktiğini bir kenara bırakarak, 7 Ağustos'taki Yenikapı ruhuna uygun şekilde hareket etmelerini bekliyorum. Çünkü artık milletimizin birliğe, beraberliğe, dayanışmaya her zamankinden çok daha fazla ihtiyacı var" dedi.
Milliyet

'Tam Bir Yüz Karası Toplantı'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu adli yıl açılışının Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda yapılmasını sert sözlerle eleştirdi. Kılıçdaroğlu'nun konuşması özetle şöyle: "Herkesin bir yeri vardır. Ben ayağa kalkarım, bürokratlar da kalkar ama hakimlerin kalkmaması gerekir. Tam bir yüz karası toplantıdır bu. Yargıya talimat veriyorlar. Bunun neresinde demokrasi var. Herkesin Yenikapı ruhuna saygı göstermesi lazım. Birliğe, kardeşliğe ihtiyacımız var mı var ama devletin kurumlarını hiç kimse kendi arka bahçesi haline getirmemeli. Böyle yaparsanız Türkiye'de birliği, beraberliği sağlayamazsınız. Adalete gölge düşürdüğünüz andan itibaren devleti devlet olmaktan çıkarırsınız. Anayasa'da bu korunmuştur. Hiç kimse yargıya emir ve talimat veremez diyor. Siz toplantı yapıyorsunuz, herkes ayağa kalkıyor. Onlara talimat veriyorsunuz, sonra çıkıyorsunuz. Bu anayasanın ayaklar altına alınmasıdır. Hiç kimse şunu söyleyemez, CHP Genel Başkanı bu ülkenin birliği için elinden geleni yapmıyor. Biz yeri geldi bağrımıza taş bastık, sesimizi çıkarmadık. Bu adaleti ve yargıyı aşağılamak demektir, böyle bir şey olamaz. Milletin yeriymiş, kimse buna itiraz etmiyor ki. O zaman gitsinler bir meydanda toplansınlar." Yenikapı'da 12 maddelik bir konuşma yaptığına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: Konuşmanın birinci maddesi şuydu; 'Camiye, kışlaya, adliyeye siyaseti sokmayın.' Eğer siz buralara siyaseti sokarsanız, o zaman bu Türkiye'nin başı beladan kurtulmaz. Bugün, açıkça adliyeye siyasetin sokulduğuna hep beraber tanık olduk. Cumhurbaşkanı diyor ki 'Burası milletin mekanıdır. Milletin mekanında yargının adli yıl açılışı yapması da doğaldır.' Milletin mekanı, Türkiye'nin tamamı milletin mekanıdır. Burası da millete ait bir mekandır. Bana ait değil ki. Cumhurbaşkanlığı Sarayı da millete aittir. TBMM de millete aittir ama devletlerin gelenekleri, töreleri vardır. Siz, Cumhurbaşkanlığı Köşkü haline TBMM'yi getiremezsiniz. Adli yıl açılışını TBMM'de yapamazsınız. Orası da milletin mekanı. Her yer kendine göre özelliği olan ve devletin kurumları oralarda otururlar. Milletin mekanı diye cumhurbaşkanı gidip adliyede konuşma yapabilir mi? Adliyede toplantı yapabilir mi? Bakanlar Kurulu gelip TBMM'de toplanabilir mi?"
Vatan

'Gerekli Tepkiyi Veremedik'
Türkiye'yi ziyaret eden Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schulz, muhalefet liderlerinin ardından Başbakan Binali Yıldırım ile görüştü. İkili ortak basın toplantısı düzenledi. "Gülen hareketi ve bu devlet darbesi yapmak isteyen asker içerisindeki bir kanattan bahsetti Sayın Yıldırım. Çok teşekkür etmek istiyorum zira bu konuyu bu kapsamla bilmiyorduk. Gerekli tepkiyi veremedik" diyen Schulz sözlerine şöyle devam etti: "Bugünden baktığımızda, AB Türkiye ilişkilerinin istikrar içinde kalmasına çalışmalıyız. AB ile Türkiye arasındaki güvenlik anlaşması da gündeme geldi. Şunun altını çizmek istiyorum. Türk tarafının şu soruyu sorması çok doğal. Siz bizim güvenliğimiz içinde nasıl bir konum içindesiniz." Schulz, "Darbenin boyutlarını bilmiyor muydunuz?" sorusu üzerine ise şöyle konuştu: "Ben, darbenin boyutlarını göremedik, bilmiyorduk demedik. Gördük, biliyoruz. Burada tutuklamaların ve darbeyi desteklemiş sözde desteklediği ileri sürülen insanların bu kadar çabuk tespit edildiği bizi düşündürdü. Şiddetle dolu darbe denemesinin üzerinden 48 saat geçtiğinde binlerce insanın tutuklandığını bizleri şaşırttı. Bu kadar büyük bir ülkede gazeteciler, valiler, savcılar, hakimler nasıl oldu da bu darbeyi desteklediler gibi sorular sordu. O zamandan daha iyi cevaplandırıldı bugün. Darbenin boyutuna gelirsek, ben ve birçok meslektaşım en katı biçimde kınadık. Bunu da tekrarlamak istiyorum, kendi halkına ateş eden bir orduyu sadece aşağılayabilirsiniz." Salih Müslim'in AP'da yaptığı konuşma da sorulan Schulz, "Bahsettiğiniz beyefendinin AP'de olduğu bilgisini burada aldım. Şahsi bir ziyarettir, parlamentonun bir temsilcisi, bir üyesi bu beyfendiyi davet etmiş, herhangi bir şekilde benim çalıştığım kurumu bağlayıcı nitelikte değildir. Hiçbir şeye mecbur bırakmaz AP'yi. Ben şaşırdım, kendisini davet etmezdim ben. AP'de ifade ettiği görüşleri de kendi özel görüşleridir. Beni temsil ettiğini düşünmüyorum" cevabını verdi.
Vatan

SPOR

Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta, NTV ve NTV Spor ortak yayınında Aziz Yıldırım'ın açıklamalarına yanıt verirken Fenerbahçe'ye kumpas kurulduğuna inandığını söyledi. Usta, "Ben Fenerbahçe'ye üzülüyorum aslında. Bireylerin yaptığı olay tüm camiaya mal oluyor. Fenerbahçe'ye bir kumpas kurulduğuna inanıyorum. Örgüt Fenerbahçe'yi başka bir sebeple takibe alırken, şike olayları ortaya çıkıyor. Fenerbahçe ile ilgili kişilerin PFDK, Tahkim, UEFA, CAS'ın kararlarına örgüt etki edemez" dedi. Başkan Usta, "Tapeler gündeme geldiğinde ilgili şahıslar bunları hiçbir zaman reddetmedi. Bu kararları UEFA ve CAS verdi. UEFA kararı veriyor. Ardından UEFA'nın temyizi de 5 maçı 8'e yükseltiyor. CAS da aynı kararı veriyor. CAS, Türkiye'deki karar Fenerbahçe'nin lehine dahi çıksa kararını değiştirmeyeceğini belirtiyor" diye konuştu. Muharrem Usta şu ifadelerini de kullandı: "Fenerbahçe, Trabzonspor'u UEFA'ya şikayet etti. 2010-2011 yılında UEFA, bizi Avrupa Ligi'ne alıyor. Sonra Şampiyonlar Ligi'ne alıyorlar. Avrupa'ya giden bir kulüp, UEFA'ya şikeye bulaşmadım diye teminat veriyor. Bizimle ilgili bir durumda olsa UEFA bize yaptırım yapacaktır. Bütün şikayetlere rağmen geçen sene hariç Trabzonspor her yıl Avrupa'ya gidiyor. Hiçbir kurumdan aleyhimize karar çıkmıyor. Trabzonspor 13 yerden geçti ve hiçbiri ceza vermedi"' Aziz Yıldırım'ın açıklamalarına göndermede bulunan Usta, "Yer gök bir araya gelse Trabzonspor'un şampiyonluğunu Trabzonspor'dan alamaz. Hukuka saygılı olunması gerektiğini düşünüyorum" yorumunu da yaptı.
Milliyet

Beşiktaş'ın transfer dönemine damgasını vuracak Samir Nasri transferini kaybetmesinin herhangi bir üzüntü duymadıkları ortaya çıktı. Nasri'yi, renklerine katmak üzereyken, Sevilla'nın araya girmesiyle bu oyuncudan vazgeçmek zorunda kalan Beşiktaş Yönetimi'nde, tam tersi olarak Oğuzhan Özyakup adı öne çıktı. Siyah-beyazlılarda, Oğuzhan'ı, İspanyol kulübüne vermemekle ne kadar doğru bir karar alındığı konuşulmaya başlandı. Nasri transferinin neden olmadığı konusunda kendi aralarında durum değerlendirmesi yapan siyah-beyazlı yönetimde bazı isimlerin "Oğuzhan'ı versek belki Nasri'yi almazlardı. Ama iki oyuncu arasında tercih yapacak olursak tabi ki Oğuzhan Özyakup" diye konuştukları vurgulandı. Oğuzhan'ı alıp, Ganso, Correa, Kiyotake ve Sarabia gibi kanat oynayabilen oyuncularından birini Konoplayanka'nın yerine kaydırma seçeneğine sahip olan Sevilla'nın, Nasri'yi alması, soru işaretleri yaratmıştı. Beşiktaşlı yöneticilerin "Nasri ve Manchester City ile prensip anlaşmasına varılmış olmasına rağmen Sevilla'nın son anda böyle girişimde bulunmasının arkasında Oğuzhan olabilir. Sonuçta Nasri, Oğuzhan'ın orta sahada yapabileceği işleri yapabilir. İyi ki Oğuzhan'ı Sevilla'ya vermedik. Daha önce Konoplayanka'ya talip olmuştuk. Tam iş bitmek üzereyken devreye yine Sevilla girmişti" İfadelerini kullandıkları bildirildi. Öte yandan, Başkan Fikret Orman'ın ise "Sevilla, Nasri'yi almadan önce bizden Oğuzhan için fiyat belirlememizi bekledi. Ama ne rakam verirlerse versinler Oğuzhan'ın bu sene takımda kalması talimatını verdim. Oğuzhan büyük bir takıma gidecekse, Sevilla üzerinden değil Beşiktaş üzerinden de gidebilir" dediği öğrenildi.
Milliyet

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün öğleden sonra Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim ve ay-yıldızlı futbolcuları, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti. Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, TFF Başkan Vekilleri Servet Yardımcı ve Ali Dürüst ile yönetim kurulu üyesi Cengiz Zülfikaroğlu da ziyarette yer aldı. Bakan Akif Çağatay Kılıç ile TFF Başkanı Demirören toplantının başında birer konuşma yaparken birlik ve beraberlik mesajları verdi. Yıldırım Demirören'in, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında gösterdiği liderlik ve cesareti için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a özel olarak teşekkürlerini ilettiği öğrenildi. Türkiye'nin çok büyük bir badire atlattığına vurgu yapan Başkan Demirören'in, "15 Temmuz tarihi, Türkiye için bir dönüm noktasıdır. Siz o gece dünyaya örnek olacak dik bir duruş sergilediniz ve yeni bir Türkiye yarattınız. 15 Temmuz'da yeni bir Türkiye doğmuştur" ifadelerini kullandığı aktarıldı. Yıldırım Demirören'in ardından teknik patron Fatih Terim de bir konuşma gerçekleştirdi. Terim'in, "Her zaman yanımızda oldunuz ve desteğinizi bizden hiç esirgemediniz. Sizin bu desteğiniz bize daima büyük güç verdi. Sizden güç almaya devam ediyoruz. Bundan sonra da size ve ülkemize layık olmaya çalışacağız" diye konuştuğu vurgulandı.
Milliyet

2012-2013 sezonunda Yıldırım Demirören'in TFF'ye başkan olmasının ardından Kartal'ın basına geçti Fikret Orman Batma noktasına gelen Siyah-Beyazlılar'ı yeniden hayata döndüren Orman ve ekibi, transferde de ders niteliğinde islere imza attı. UEFA'yla yapılan dört sezonluk Finansal Fair-Play anlaşması kapsamında transferde ince eleyip sıkı dokuyan Beşiktaş yönetimi, bu dönem içinde bonservis için sadece kasasından 8 milyon 850 bin euro çıkardı. Bu nasıl mı oldu? Her yaptığı açıklamada "Artık 'Al-Al-Al' dönemi bitmiştir. Simdi 'Sat- Al-Sat-Al' dönemi başlamıştır" diyen Başkan Fikret Orman, Siyah-Beyazlılar'a bu sistemi beş sezon içinde oturttu. Fikret Orman'ın Beşiktaş başkanlığını yürüttüğü beş sezonda tam 40 milyon euroluk bonservis geliri elde edildi. 6 milyon euroya alınan Demba Ba'yı Çin ekibi Shanghai'ya 13 milyon euroya satan yönetim, Jose Sosa, Ersan Gülüm, Atınç Nukan gibi isimlerden büyük bir maddi gelir kazandı. Kara Kara, bu beş sezon içinde birçok transfere de imza attı. Bu oyuncular için kasadan 48 milyon 850 bin euro çıktı. Yani BJK yönetimi alınan bonservislerin dışında sadece 8 milyon 850 bin euro ödenmiş oldu. UEFA'yla yapılan Finansal Fair-Play anlaşması gelecek sezon bitiyor Ama Siyah-Beyazlı yönetim, taviz vermeyeceklerini dile getirdi. Yöneticiler, "UEFA'yla yapılan anlaşma bitse de; biz bu yolda devam edeceğiz. Yolumuzda sapma olmayacak. Beşiktaş'ta artık 'Al-Al- Al' dönemi bitmiştir. Borç bitecek" dedi.
Akşam


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme