3 Eylül 2016 Cumartesi

03.09.2016 Genel Gündem



03.09.2016 Cumartesi

Gündem

1 Günde 10 Şehit 
Van'ın Çaldıran ilçesinin Tendürek Dağı bölgesinde önceki gün PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada geçici köy korucusu İhsan Taş ve Uzman Çavuş Murat Kasım şehit düşmüştü. Çatışmada yaralanan köy korucuları Mehmet ve Muzaffer Aladağ da tedavi gördüğü hastanede şehit düştü. Çatışmalar dün de tüm şiddetiyle sürerken, 1 teğmen ve 3 uzman çavuş şehit oldu. Van Valisi İbrahim Taşyapan yaptığı açıklamada dün akşamki çatışmalarda 8 şehidin olma ihtimalinin bulunduğunu söyledi. Mardin'in Dargeçit ilçe girişindeki güvenlik noktasına dün akşam saatlerinde bir grup PKK'lı terörist tarafından roketatar ve uzun namlulu silahlarla düzenlenen saldırı ve ardından yaşanan çatışmada 2 asker ve 1 korucu şehit oldu. Saldırıda 2 korucu ve 1 kadın sivil yaralandı. Hakkâri'de PKK'ya hava destekli operasyonda çatışmalar Çukurca'da yoğunlaştı. PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada Uzman Çavuş Kadir Çelebi (27) şehit oldu, 7 asker de yaralandı. Operasyonda 33 terörist öldürüldü, 30 terörist yakalandı.
Hürriyet


'Balyoz'da Kumpas' Duruşması Başladı 
"Balyoz davasında kumpas" iddiasıyla haklarında dava açılan gazeteciler Ahmet Altan, Yasemin Çongar, Mehmet Baransu ve Yıldıray Oğur dün ilk kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya Belçika, İtalya, İsviçre, İsveç, Danimarka, Almanya konsolosluklarından temsilciler ve Avrupa Gazeteciler Federasyonu, Uluslararası PEN, Norveç Gazeteciler Birliği temsilcileri de izleyici olarak katıldı. Duruşmada ilk savunmayı Mehmet Baransu yaptı. Baransu, "Balyoz Darbe Planı'na konu olan ses kayıtlarına bakın, 15 Temmuz'da gerçekleşen darbe girişiminde yapılanlarla birebir aynı. O haber, bugün gelse yine yayınlarım. Balyoz, gerçek bir darbe planıdır. 15 Temmuz'da yaşananlara ve sıkıyönetimin nasıl ilan edildiğine bakın. Balyoz'la arasında en ufak farklılık varsa gelin yüzüme tükürün" diyerek katılma talebinin reddini istedi. Savunmasını yapan Altan da iddianameye başka bir iddianameden alıntı yapılmasını eleştirdi. İddianameyi okumasına rağmen neyle suçlandığımı anlamadığını belirten Altan, "Eğer bizim yayınladığımız belgelerin gerçekliğini kabul ediyorsanız, bu belgelerin devlet sırrı olduğunu iddia ediyorsanız, siz bir darbe girişimi planlarının gerçekliğini de kabul ediyorsunuz demektir. Devletin anayasal düzenini ortadan kaldırmak için hazırlanmış planlar devlet sırrı olamaz. Darbe hazırlamak suçtur, bunu ortaya çıkarmak gazetecilik görevidir. Lütfen bize neden yargılandığımızı açıklayın" dedi. Altan hakimin belgelere ilişkin 'Kaynağını sordunuz mu' sorusuna, genel yayın yönetmenliği döneminde hiçbir muhabirine kaynağını sormadığını belirterek, "Benim için mühim olan belgedir. O belgelerin doğru olduğuna inandım ve o belgeleri bastım" dedi. Ara kararını açıklayan mahkeme, Baransu'nun tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 23 Kasım'a erteledi.
Milliyet
 
Kamuda Geniş Çaplı Tasfiye 
Dün gece yarısı Resmi Gazete'de yayınlanan 3 yeni kanun hükmünde kararname ile binlerce kişi kamudaki görevlerinden çıkarıldı. Milli Eğitim Bakanlığı'nda 28 bin 163, Emniyet'te 7 bin 669, Sağlık Bakanlığı'nda 2 bin 18, Diyanet'te bin 519 kişi ihraç edildi. 24 merkez valisinin de kamu ile ilişiği kesildi. 672, 673 ve 674 sayılı KHK'larda yapılan düzenlemelerden bazıları şöyle: Yurt dışındaki FETÖ okullarının diplomaları iptal edildi. Yurt dışında eğitim gören 158 kişinin öğrenciliği iptal edildi. Kendi isteğiyle emekli olan hakim-savcılar mesleğe dönebilecek. Şirketler, OHAL süresince işas erteleme talep edemeyecek. Belediye başkanları İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden alınabilecek. Görevden alınan belediye başkanlarının yerine içişleri Bakanlığı ya da valilikler atama yapabilecek. Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının başkan ve üyelerinin görevleri 10 gün içinde sona erecek. Kalkınmada öncelikli bölgelerde sözleşmeli öğretmen istihdam edilebilecek. Köy korucuları, görev yaptıkları il dışında da görev yapabilecek. FETÖ zanlılarının eşlerinin de pasaportları genel güvenlik bakımından mahzurlu görülmesi halinde İçişleri Bakanlığınca iptal edilebilecek.
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 125,6375-125,7942 
ABD Doları 2,9495-2,9526/Euro 3,2898-3,2948/İngiliz Sterlini 3,9205-3,9269

Darbe Sıkıntısı Ağustosta Azaldı 
Temmuz ayında Ramazan bayramı tatili ve ardından 15 Temmuz'da darbe girişimiyle otomotiv pazarında yaşanan yüzde 30'luk daralma ağustosta azaldı. Ağustos ayında otomobil ve hafif ticari araç satışları yüzde 13.4 azalırken, ocak-ağustos döneminde toplam pazardaki daralma 2015 yılına göre yüzde 5'e yükseldi. Sektör yetkilileri ağustos ayında temmuza göre toparlanmanın olduğunu, eylül ayından itibaren satışların yeniden 2015 yılına göre yükselişe geçeceğini düşünüyor. Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin (ODD) raporuna göre Türkiye'de otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı ağustos ayında 71 bin 556 adet oldu. 82 bin 577 adet olan 2015 yılı Ağustos ayı otomobil ve hafif ticari araç pazar toplamına göre satışlar yüzde 13.35 oranında küçüldü. 2016 yılı Ağustos ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12.59 azaldı ve 53 bin 977 adet oldu. Geçen sene 61 bin 753 adet satış gerçekleşmişti. 2016 yılı Ağustos ayında hafif ticari araç pazarı 2015 yılının Ağustos ayına göre yüzde 15.58 daraldı ve 17 bin 579 adet olarak gerçekleşti. Geçen sene 20 bin 824 adet satışa ulaşılmıştı. 2016 yılı ilk sekiz ayında ise toplam otomobil ve hafif ticari araç satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5.02 azalarak 568 bin 906 adet olarak gerçekleşti. 2015 yılı sekiz aylık dönemde 598 bin963 adet toplam pazar gerçekleşmişti. Otomobil satışları, 2016 yılı ilk sekiz ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3.48 azalarak 438 bin 25 adete geriledi. 2015 yılı aynı dönemde 453 bin 817 adet satış gerçekleşmişti. Hafif ticari araç pazarı, 2016 yılı ilk sekiz ayında geçen yıla göre yüzde 9.83 oranında azalarak 130 bin 881 adete geriledi. Geçen yıl aynı dönemde 145 bin 146 adet satış gerçekleşmişti.
Hürriyet

Memur Emeklisi De Maaşını Erken İstiyor 
Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi SSK ve Bağ-Kur emeklilerine erken verilmesi kararlaştırılan maaş ödemeleri memur emeklisi için de umut oldu. Maaşlarını 3 ayda bir aldıkları için ödemesi Ekim ayına denk gelen emekliler de diğerleri gibi bayram fırsatından yararlanmak istiyor. Yaklaşık 2 milyon memur emeklisini ilgilendiren bu karar için gözler şimdi bu konuyla ilgili son kararı verecek olan Başbakan Binali Yıldırım'a çevrildi. Maaş ödemeleri Eylül ayına denk gelen memur emeklileri de maaşını ay başında aldıkları için bayram öncesi parasını zaten almış oluyor. Başbakan Yıldırım kısa bir süre önce, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan memurlar ile SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaş ödemelerinin Kurban Bayramı'ndan önce yapılması için ilgili bakanlıklara talimat verdi. Tahsis numarasının son rakamı "9, 7, 5, 3 ve 1" olanlara 8 Eylül 2016 tarihinde, "8, 6, 4, 2 ve 0" olanlara 9 Eylül 2016'da maaş ödenecek.
Posta

Bu İndirim Kaçmaz 
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), işe giriş ve işyeri bildirgesi gibi bildirge ve belgeleri zamanında kuruma vermeyenlere ilişkin idari para cezaları uyguluyor. Kamuya olan burçların yeniden yapılandırılmasıyla ilgili yasayla bu cezalar için önemli bir ödeme kolaylığı sağlandı. Buna göre Haziran 2008'de 1010 lira idari para cezasına çarptırılan bir mükellefin borcu, gecikme zammıyla birlikte bugün 2495 lira. Yasa sayesinde bu borcun anaparası yarıya (505 TL) indirilecek. Bir yılda ödemeyi seçen kişiye gecikme zammı yerine 252.50 TL enflasyon farkı ve 34.09 TL vade farkı uygulanacak. Böylece ödenecek borç 2 bin 495 liradan 791.59 TL'ye düşecek. Eğer ödeme peşin yapılırsa enflasyon farkıyla hesaplanan tutar da yarıya inecek. Mükellef, 631.25 TL ödeyerek borcundan kurtulacak. Ödenecek borç tutarı 4 'te 1'e inecek. Prim borcunun hesabında ceza aslı açısından fark var. Prim borcunda ceza aslının tamamı alınacak. Bu durumda aynı süre ve tutar için peşin ödemede borç 1136 lira, 1 yılda ödeyeceklerde ise 1296 lira olacak. Borcun zamanında ödenmemesi nedeniyle gecikme faiz ve cezaları enflasyonu kadar artacak. Bu tutarı 2 Ocak 2017'ye kadar ödeyenin gecikme faiz ve cezasından kaynaklı borçlarının yarısı silinecek. Yasaya göre taksitli ödemelerde ise bu indirim uygulanmayacak. Anapara ve gecikme için hesaplanan tutarlara taksit sayısına göre katsayı uygulanarak ödenecek vade farkı belirlenecek. Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan borcunu bir yılda 6 eşit taksitte ödemeyi seçenlerin borcu 1.045 ile çarpılacak. Kademeli artışla 3 yılda 18 taksitte ödeyeceklerin 1000 lira borcu 1150 lira olarak tahsil edilecek.
Posta

Vatandaş Görevini Yaptı Şimdi Sıra Bankalarda 
Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz'daki darbe girişimine karşın ekonomide olağan dalgalanmalar dışında bir hareket yaşanmadığını belirterek, "Brüksel'de bir havaalanı bombalandı 10 gün havaalanını açamadılar. Biz hemen ilk pazartesi bankalar açık, her şey tıkır tıkır çalışmaya başladı. Milletimiz darbecilere ayar vermekle kalmadı, ekonomiye de ayar verdi. 11 milyar dolar, tık diye parayı, dövizi bozdurup bankalara yatırdı" dedi. "Türkiye İyi Gelecek" konferansında konuşan Başbakan Yıldırım, bankacılara hitaben, "Siz bankacılar, piyasanın gerisinden geliyorsunuz. Halbuki piyasanın önüne geçmeniz lazım. Arkadan takip etmek meziyet değil, cepheye geçmek lazım" dedi. Yıldırım, şöyle konuştu: "Tehlikeleri göğüslemek orada. Öbür tarafta zaten cephedekiler sizi koruyor, vatandaş korudu, vatandaş hepinizi korudu. 15 Temmuz'u vatandaş savuşturmasaydı siz ne yapacaktınız? Paranız da, fiyakanız da işe yaramazdı. Onun için vatandaş sizin işinizi gördü. Siz de şimdi vatandaşın işini görün. Nasıl göreceksiniz? Öyle kredileri kısmakla, teminatları 2 yerine 5'e çıkarmakla olmaz. Vatandaşa, millete güvenin. Bu millet sözünün eri bir millet. Ne kadar verdiniz de paranız battı?" Başbakan Yıldırım, "Bankacılar iyi dinlesin. 'Acaba çek verdiğim FETÖ'cüyse bana hesap sorarlar mı?' Böyle şey olur mu? Ticaret, ekonomi kendi kurallarında gidecek. Biz kurumları, şirketleri cezalandıramayız, onlar insan çalıştırıyor, üretiyor, ekonomiye katkı sağlıyor. Biz bir adama iş bulmak için 40 takla atıyoruz, bir de mevcutları mı kaybedeceğiz? Hatası olan varsa onu sistemin içinden alıp gereğini yapacağız ama kurum çalışmaya, üretmeye devam edecek" dedi. Yıldırım, 100 günde darbe ve terör mücadelesini yaparken bir yandan da ekonominin ve yatırımcıların geleceğine yatırım yapıldığını, düzenlemelerin sayısının 150'yi bulduğunu, Meclis'in darbeden sonra ilk salı toplanarak çalışmaya devam ettiğini anlattı. Yıldırım, "Türkiye diyor ki; 'Biz sadece bölgenin değil, küresel anlamda da büyümenin merkezindeyiz.' Dünya ekonomisi küçülüyor. Büyümesini sürdüren birkaç ekonomi var. Onlardan birisi de Türkiye'dir. İlk 5 büyüyen ekonomi arasında Türkiye yine yerini almış vaziyette" diye konuştu. Bir ülkede güven ve istikrar olmazsa hiçbir şeyin başarılamayacağını dile getiren Yıldırım, Türkiye'nin darbe girişiminden başarıyla çıktığını ve Türkiye için kafalarındaki projeyi uygulamak isteyenlerin 'ters köşe' olduğunu söyledi. Yıldırım, şöyle devam etti: "Bir kez daha açığa düştüler. Türkiye bütün şartlar altında terörle verdiği amansız mücadeleye, Suriye'de yaşananlar, bölgedeki istikrarsızlıklara rağmen, istikrar ve güven içerisinde büyümeye devam etti. Nereden anlıyoruz? İşte sermaye girişi, ihracat Son 28 ayın en fazla ihracat artışı olan ayını yaşadık. Hem de yüzde 7 yaklaşık olarak. Hani, 'Avrupa ile ilişkilerimiz limonileşti' falan diyorlar ya. Avrupa ile ihracat artışı normalin üzerinde, yüzde 10'dan fazla. Yüzde 10.5 artış sağlamışız. Demek ki söylenenler başka, olanlar başka. Bizim problemimiz de bu zaten. Olanları keşke olduğu gibi anlatabilsek bir sıkıntı kalmayacak. İletişim konusunda ve Türkiye'deki yaşananları, olayları doğru şeklide anlatmada bir özrümüz olduğu açık. Bunu inkar etmiyoruz. İş yapmaktan propaganda yapmaya vaktimiz kalmıyor. İşin özü bu."
Milliyet

İhracattaki Olumlu Trend Devam Edecek 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "Dış ticaret açığımızdaki azalışı ve ihracatımızdaki olumlu trendi yılın geri kalanına da taşıyacağız" dedi. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan dış ticaret rakamlarını değerlendiren Zeybekci şunları söyledi: "GTB geçici idari verilerine göre Ağustos'ta ihracatımız yıllık bazda yüzde 7.56 oranında arttı ve 11.9 milyar dolar oldu. Küresel talebin son derece durgun olduğu bir dönemde ihracatımızdaki daralma, ilk 8 ay itibariyle sadece yüzde 2.34 ile sınırlı kaldı. Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre dış ticaret açığı yüzde 4.70 azaldı. Son 12 aylık dönemde ise yüzde 26.5 azaldı ve 55.5 milyar dolara geriledi. Ağustos ayı ile beraber bu yılın ilk 8 aylık periyodunda toplam 5 ayda ihracatımızı artırmayı başardık."
Star

Türk Akımı Eninde Sonunda Hayata Geçecek 
Rusya Devlet Başkanı Putin Türk Akımı'na ilişkin "En azından nakliyat kabiliyeti ve Türk iç pazarına tedariği artırmayla ilgili olan ilk kısmını eninde sonunda uygulamaya geçireceğiz" dedi. Bloomberg'e konuşan Putin, Avrupa'ya tedariğin de sağlanabileceğini bunun Avrupa Komisyonu kararına bağlı olacağını söyledi. Öte yandan Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak, Dünya Enerji Kongresi kapsamında Rusya ve Türkiye arasındaki komisyonun da bir araya geleceğini ifade ederek, "Türk Akımı ile ilgili süreç bu görüşmelerde netleşebilir. Projenin yol haritası konusunda ekim ayında bir anlaşma olabilir" dedi.
Star

Kayyum Atanan Şirket TMSF'ye Devredilecek 
Olağanüstü hal kapsamında yayımlanan kanun hükmünde kararnameye (KHK) göre terör örgütleriyle bağlantısı olan şirketlere atanan kayyumların yetkileri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilecek. Resmi Gazete'de yayımlanan 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle 4 Aralık 2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133'üncü maddesi uyarınca ve devirle kayyumların görevleri sona erdi. KHK'da konuyla ilgili şunlar kaydedildi: "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra ve olağanüstü halin devamı süresince terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133'üncü maddesi uyarınca şirketlere ve bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 13'üncü maddesi uyarınca varlıklara kayyım atanmasına karar verildiği takdirde, kayyum olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu atanır. Ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne veya Hazine'ye devredilen şirketler hariç olmak üzere birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki şirketlerin mali durumu, ortaklık yapısı, diğer sorunları veya piyasa koşulları nedeniyle mevcut halin sürdürülebilir olmadığının TMSF tarafından tespit edilmesi durumunda, TMSF şirketin yahut varlıklarının satılmasına veya feshi ile tasfiyesine karar verebilir. Satış ve tasfiye işlemleri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yerine getirilir."
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

Obama İle Gündem PYD Ve Suriye 
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve görev süresinin dolmasına yaklaşık iki ay kalan ABD Başkanı Obama G-20 zirvesi çerçevesinde Pazar günü Çin'de bir araya gelecek. İki liderin görüşme gündemindeki ağırlıklı konulardan birinin ise terör örgütü PKK'nın Suriye kolu PYD ve silahlı gücü YPG olması bekleniyor. Görüşmede ayrıca Suriye kriziyle ilgili ABD'nin tavrı, IŞİD ile mücadeledeki yöntem farklılıkları, FETÖ lideri Fetullah Gülen'in iadesi konusunda Washington'un açıklamaları da masada olacak. Bugünkü süreçte Gaziantep'teki saldırının ardından 24 Ağustos'ta Fırat Kalkanı Operasyonunu başlattığı gün Ankara'da olan ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, "YPG Güçleri Fırat'ın doğusuna çekilecek, aksi halde YPG'ye desteğimizi keseriz. Kürt koridoru olmayacak, nokta" sözlerini sarf etti. Operasyonun üçüncü gününde, Türk tanklarına PYD öncülüğündeki SDG tarafından düzenlenen saldırıda bir asker şehit oldu. Türk savaş uçakları Cerablus'un güneyindeki SDG hedeflerini vurdu ve 25 YPG'linin öldüğünü açıkladı. ABD Savunma Bakanı Carter, Türkiye ve SGD güçlerinin birbirleriyle çatışmak yerine IŞİD ile mücadeleye odaklanmalarını istedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç Türkiye'nin operasyonuna devam etme kararlılığını vurguladı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) sözcüsü Albay John Thomas, Türkiye ile PYD'nin çatışmaların sonlanması için mutabakata vardığını dile getirdi ki bu da yeni bir gerginlik konusu oldu. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, "PYD ile anlaşma falan söz konusu değil" dedi. ABD Dışişler Sözcüsü Kirby ise, "Egemen bir devlet olan Türkiye ile PYD'yi asla denk tutmuyorum" dedi. Anadolu Ajansı'nın haberine göre 31 Ağustos'ta ise ÖSO güçleri IŞİD ile çarpışırken bölgedeki TSK irtibat subayları, İncirlik Üssü'nü kullanan koalisyon güçlerinden acil destek istedi ancak İncirlik'teki Amerikalı yetkililer, halihazırda havada olan koalisyon jetlerini yardıma göndermedi. TSK kendi savaş uçaklarını kaldırdı. Amerikalıların komuta ettiği koalisyon unsurları Türk savaş uçaklarından 3 saat sonra çatışma bölgesinde bombardıman yaptı. ABD'nin, bu hareketi de, yeni bir gerilim unsuru oluşturdu.
Vatan

O Fırsat Kaçtı 
Başbakan Binali Yıldırım, dün Çankaya Köşkü'nde 20 bakanla birlikte '65. Hükümet'in İlk 100 Günü' değerlendirme toplantısı yaptı. Başbakan zaman zaman bakanlara dönerek konuları hakkında sorular sordu. "Biraz da siz anlatın" diye espri yaptı. Başbakan Yıldırım, çözüm süreciyle ilgili olarak ise "Çözüm mözüm yok kardeşim. O fırsatı kaçırdılar" ifadelerini kullanarak özetle şunları söyledi: 15 Temmuz'da yaşadığımız terör girişiminden sonra çok sayıda bu darbe girişimine iştirak edenler, gözaltına alındı, tutuklama kararları verildi. Ancak 1 Temmuz 2016 tarihinden daha önce mahkemelerde hüküm giymiş, tahliyelerine bir yıl kalanlar şartlı olarak çıkarılıyordu. 1 yıl yerine 2 yıl kala bırakılmasını öngören düzenleme yapıldı. Buna göre 33 bin 838 hükümlü cezaevlerinden tahliye edildi. 15 bin ilk etapta sözleşmeli öğretmen işbaşı yapacak. Terör örgütüyle ilişkiye girmiş öğretmenleri değiştiriyoruz. 14 bin civarında öğretmen oradan başka yerlere almak mecburiyeti var. BTÖ'ye yerel yönetimlerin ciddi destek verdiğini biliyoruz ve bunlara tedbiri almış bulunuyoruz. Doğrudan destek olmuş belediyeler ve yerel yönetimler kayyum atanabilecek. Çözüm mözüm yok kardeşim. Çözüm vatandaşta. O fırsatı kaçırdılar. Kürt vatandaşlarımızın PKK terör örgütü sorunu var. Bu sorunu kentlerde büyük ölçüde kontrol altına aldık. Şimdi kırsalda güvenlik birimlerimiz bütün gücüyle üzerine gidiyor. Bu konuda zafiyet asla kabul etmiyoruz. Terör örgütüne yönelik operasyonlar sırasında özellikle Diyarbakır, Siirt, Şırnak gibi bölgelerde yapılan çalışmalarda 40 ton uyuşturucu ele geçirildi. Bununla milleti, çocukları zehirliyorlar. Hatta Avrupa'ya götürüyorlar. Avrupalılar ne zaman akıllanacak merak ediyorum
Hürriyet

Bırakmasını Yıldırım İstedi 
Eski İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın neden bıraktığına dair birçok gerekçe sıralanıyor. AK Parti'de, hükümette, hatta Cumhurbaşkanlığı'nda bu gerekçelerin çoğu 'tahmin' olarak dile getiriliyor. Örneğin, "Yalçın Akdoğan ve Mahir Ünal gibi Dolmabahçe toplantısındaki 3. AK Partiliydi" deniliyor. Oysa ortak görüş, "Bu gerekçe olsa, başta hükümet kurulurken Ala bakan yapılmazdı" şeklinde. "Ala, 15 Temmuz gecesi yetersiz kaldı" iddiası da karşılık bulmuyor. Çünkü, Ala'nın darbe girişiminin başlangıç anlarına havada yakalandığı, uçağının inişe zorlandığı ve Ankara'ya iner inmez harekete geçtiği konusunda kimsenin şüphesi yok. Ancak, yeni İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun TRT'yi geri alması, eski Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın gece boyunca TSK içinde direniş örgütlemesi gibi detayları hatırlatanlar, Ala'nın darbe gecesi daha aktif olabileceğini ifade ediyor. Yine de istifasında o uzun gecenin çok büyük etkisi olmadığı yorumları yapılıyor. Ala'nın FETÖ ile ilişkilendirilmesine gayret edenler de var. Ancak Ala'nın FETÖ konusundaki tutumuyla ilgili Cumhurbaşkanlığı'nda, Başbakanlık'ta, AK Parti Genel Merkezi'nde kimsenin en ufak bir şüphesi yok. Dolayısıyla bu, en temelsiz iddia olarak görülüyor. Zira Ala, 17-25 Aralık olayından beri FETÖ'ye karşı en net duruşu sergileyen isimlerden biri ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da Çin'e hareket etmeden önce bu konuda Ala'ya ne kadar güvendiğini göstermek için şu ifadeleri kullandı: "Ne Efkan Ala kardeşimizden herhangi bir sıkıntı söz konusudur ne de bu süreç içerisinde ona yönelik herhangi bir olumsuzluğu söylemeye ne Sayın Başbakanı ne benim herhangi bir haddimize değildir. O kadar da açık söylüyorum." Ala'nın bırakmasının arkasındaki neden Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 'performans' sorunu olarak açıklandı. İki konuda karşımıza çıkıyordu bu sorun. Birincisi ve uzun vadeli olanı güvenlikle ilgiliydi. Ala'nın göreve gelmesinden sonra Türkiye çok ciddi olaylara sahne oldu. Bir taraftan güvenlik ve iç istihbarat servislerindeki FETÖ unsurlarıyla baş etmeye çalışan Ala, 20 Temmuz 2015 günü Suruç saldırısı ile başlayan bir terör dalgası ile de karşı karşıya kalmıştı. Ancak, PKK'nın ve IŞİD'in katliamları, çok sayıda saldırı önlense de büyük kayıplara yol açtı ve 'istihbarat ve güvenlik zaafını' güncel bir soru işareti olarak hayatımıza soktu. İİkinci konu ise 17 Aralık 2015 gününden itibaren yoğunlaşan FETÖ ile mücadele konusuydu. Bu mücadelede en önemli bilgi kaynağı MİT ve Ala'nın başında bulunduğu ekipti. Büyük mesafe katedildi. Ancak 15 Temmuz gecesi kanlı bir kalkışmanın olması engellenemedi. Bu kalkışmanın ardından başlayan süreçte de FETÖ'nün hızlı bir şekilde devletten temizlenmesi öngörüldü. OHAL ilan edilerek kurumlara büyük imkânlar sunuldu. Yine de Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın beklediği hıza ulaşılamadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'la yıllardır birlikte çalışan bir ismin görevden alınması şık ve kolay olmazdı. Yıldırım, durumu Ala ile görüştü ve yapmak istediğini anlattı. Ala'nın işbirliği yapmayı taahhüt etmesi üzerine Yıldırım konuyu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a taşıdı. Erdoğan da Yıldırım'ın eleştirilerini ve çözüm önerisini haklı buluyordu ve düğmeye bastı. Ala da istifasını sundu. Erdoğan, Çin'e giderken bu süreci şöyle özetledi: "Sayın Başbakan, mesai arkadaşlarıyla veya kendi istişareyi yapmış olduğu arkadaşlarıyla, nitekim sonunda benimle de istişarede bulunmuştur. Ve ortaya sürmüş olduğu tezler haklı. Bu arada İçişleri Bakanımız da, Sayın Ala, bu süreç içerisinde kendileri de istifasını vermek suretiyle böyle bir değişim bu süreç içerisinde yapılmıştır. "
Hürriyet

'Gülen'in İadesi Hukuki Bir Mesele' 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün ABD'nin Ankara Büyükelçisi John Bass ile bir araya geldi. Görüşmeye CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz da katıldı. Bir saati aşkın süren görüşmede, TSK'nın başlattığı ve genişleyeceği sinyalleri alınan Cerablus operasyonuna ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu. Kılıçdaroğlu'nun operasyonun IŞİD ile sınırlı kalması gerektiğini vurguladığı, Bass'in de 'ortak düşman' olan IŞİD'e odaklanılmasının önemine dikkat çektiği belirtildi. PYD'ye bakış açılarının Ankara'dan farklı olduğunu net bir biçimde yineleyen Bass'in, "Son noktada Suriye'nin toprak bütünlüğünün zarar görmemesinden yanayız, farklı devletlerin oluşmasını istemiyoruz" mesajını verdiği kaydedildi. Görüşmede Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz'un arkasındaki isim olduğu belirtilen Gülen'in iade edilmesi noktasında görüşlerini ifade ederken Bass'in de "Bu, hukuki bir mesele. Hukuki bir süreç. Gönderildiği belirtilen evraklar inceleniyor. ABD bir hukuk devleti" dediği kaydedildi. Görüşmede 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaşanan süreç de ele alındı. Alınan bilgilere göre, Kılıçdaroğlu, "Bu sürecin hukukun üstünlüğü çerçevesinde yürütülmesi noktasında hem parti içinde hem de Meclis'te çabalarımızı, ifade ettik. Bu süreci yakından takip ediyoruz. OHAL'in ilanına karşıydık. OHAL ilanının ardından yayımlanan KHK'lar devleti yeniden yapılandırıyor ve OHAL döneminin ötesine geçiyor. Bu noktada Anayasa Mahkemesi'ne gidilmesi konusunda çalışmalarımız sürüyor. Özellikle yayımlanan KHK'larla sürecin bir cadı avına dönüştüğü, tüm muhalişerin aynı kefeye konduğu yönünde izlenimimiz var ve bu yönde şikâyetler alıyoruz. OHAL süreci en kısa sürede tamamlanmalı" dedi. Bass'in de bu sürece yönelik bazı kaygıları olduğunu ifade ederek, "Süreç hukunun üstünlüğü ilkeleri çerçevesinde yürütülmeli, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusuna önem atfedilmeli" değerlendirmesini ilettiği kaydedildi.
Milliyet

DÜNYA 

Özbekistan'da Belirsizlik 
Özbekistan'ı 1989 yılından beri demir yumrukla yöneten Devlet Başkanı İslam Kerimov (78), hayatını kaybetti. Kerimov, geçtiğimiz cumartesi günü beyin kanaması geçirmesi sonucu hastaneye kaldırılmıştı. Yabancı ajanslar, dün Kerimov'un ölüm haberini verdi. Kerimov'un öldüğü yönündeki ilk resmi açıklama ise Türkiye'den geldi. Başbakan Binali Yıldırım, "Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov hayatını kaybetti. Allah'tan rahmet diliyoruz. Özbek halkının acılarını paylaşıyoruz Türkiye Cumhuriyeti olarak" açıklamasını yaptı. Akşam saatlerinde ise Özbek devlet televizyonu Kerimov'un ölüm haberini duyurdu. Ülkede 3 günlük yas ilan edilirken, Kerimov'un cenaze törenin memleketi Semerkant't bugün düzenleneceği belirtildi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kerimov'un vefatı nedeniyle, Özbek halkına taziye dileğinde bulundu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de taziye mesajı yayınlarken ABD Başkanı Barack Obama ülkesinin Özbekistan ile ortaklığa olan taahhütlerinin devam ettiğini bildirdi. İslam Kerimov, 27 yıllık iktidarında insan haklarına aykırı uygulamaları ve muhalişere yönelik baskıları nedeniyle uluslararası hak örgütlerinin yoğun eleştirilerine uğramıştı. Özellikle 2005 yılında yüzlerce kişinin öldüğü Andican olayları, Kerimov'a tepkileri artırmış ve Batı ile bir kırılma yaşamıştı. Ancak, Afganistan'da Taliban'a karşı düzenlenen operasyonlarda Özbekistan'ın stratejik önem kazanması Batılı ülkelerin, Kerimov yönetimine karşı tutumunu değiştirdi. Avrupa Birliği, Özbekistan'a uyguladığı silah ambargosunu kaldırdı. Kerimov'un ani vefatıyla oldukça otoriter bir yönetim sistemine sahip Özbekistan'ın bir sonraki liderinin kim olacağı da yoğun biçimde tartışılmaya başlandı. Yönetimi devralacak üç isimden söz ediliyor. Bu isimlerden koltuğa oturma şansı en yüksek kişi cenazeyi organize edecek isim olduğu açıklanan Başbakan Şevket Mirziyoyev. Soyvet geleneklerinin hakim olduğu Özbekistan'da ölen liderin cenazesini kaldıran kişinin koltuğu devraldığı görülüyor. Bir diğer isim Özbekistan Ulusal Güvenlik Servisi şefi Rüstem Inoyatov. Üçüncü isim ise Başbakan Yardımcısı Rüstem Azimov. Özbekistan anayasasına göre devlet başkanının ölümü durumunda üç ay süreyle ülke yönetimini Meclis Başkanı devralıyor. Özbekistan'da iktidar ilişkileri büyük sülalelere yani klanlara göre şekilleniyor. Ülkede en güçlü üç klan Taşkent, Semerkand ve Fergana. Ancak Fergana klanı, radikal İslamcı hareketlerle bağı olduğu gerekçesiyle Kerimov döneminde iktidar merkezlerinden uzak tutulduğu için gücünü kaybetmişti. Ülkenin yeni lideri üzerinde bu üç klandan en az ikisinin anlaşması gerekiyor. Kerimov, Semerkand klanından idi.
Hürriyet

Merkel 1915 Tasarısına 'Mesafe Koymayacak' 
Alman hükümeti, Alman Meclisi'nin 2 Haziran'da 1915 olaylarını 'soykırım' olarak nitelemesinin ardından bu kararın yasal bağlayıcılığı bulunmadığını açıkladı. Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, Alman Meclisi'nin siyasi konularda kendini ifade etme hakkı bulunduğunu ancak meclisten çıkan her kararın yasal bağlayıcılığı olmadığını belirtti. AB zirvesi için Slovakya'nın başkenti Bratislava'da bulunan Steinmeier, Türkiye ile sığınmacı anlaşması ve 1915 olaylarına ilişkin kararın görüşüldüğünü ifade ederek "Alman Meclisi'nin kendisi de her kararın yasal bağlayıcı etkisi olmadığını söylüyor" dedi. Steinmeier'in açıklamalarının 'soykırım' oylamasının ardından Türkiye ile gerilen ilişkileri yumuşatma amacını taşıdığı belirtiliyor. Meclisin aldığı kararın tavsiye niteliğinde olduğu biliniyordu. Almanya Şansölyesi Angela Merkel de, RTL televizyonuna yaptığı açıklamada, hükümetinin Türkiye ile ilişkileri düzeltmek için Federal Meclis'in Ermeni soykırımı kararına mesafe koyacağı iddialarını yalanladı. Parlamentonun Ermeni soykırımı kararına saygı duyulması gerektiğini kaydeden Merkel, hükümetin Federal Meclis'in aldığı bir kararla ilgili açıklama yapmayacağını belirtti. Merkel, "Ben de halihazırda Alman Federal Meclisi'nin bir üyesiyim" dedi. Merkel, kararın bağlayıcılığı olmadığını Türk hükümetine ilettiklerini ifade ederek "Bunun Türkiye karşısında bir diz çökme hamlesi olup olmadığına" yönelik soruya ise "Kesinlikle hayır" cevabını verdi. Alman basını, Türkiye'nin geçen hafta Ankara'yı ziyaret eden Alman yetkililere İncirlik ziyaretine izin vermesi karşılığında üst düzey Alman yetkililerin 'soykırım' kararı ile aralarına mesafe koyması talep ettiğini yazmıştı. Hıristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) Meclis Grup Başkanı Volker Kauder, Şansölye Angela Merkel'in Alman milletvekilleriyle yaptığı görüşmede Meclis'in 'soykırım' kararı ile arasına mesafe koymadığını vurguladığını aktardı. Kauder'e göre, Merkel, 2 Haziran'daki oylamaya katılmamasına rağmen, parti toplantısında düzenlenen oylamada 'soykırım' tasarısına 'evet' oyu verdiğini söyledi.
Milliyet

Joe Bıden'ın Toplantısında YPG Gerilimi 
ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın, Demokrat Parti başkan adayı Hillary Clinton'a destek amacıyla düzenlediği toplantıda YPG gerilimi yaşandı. Cleveland'daki toplantıda, Biden'ın konuşma yaptığı sırada, bir adam ısrarla bağırarak "neden Suriye'de PYD'nin silahlı kolu YPG'nin Menbic'den çekilmesini istediğini" sordu. Gerçek adını açıklamayan ancak muhabirlere sosyal medyada "IŞİD katili Renas" rumuzunu kullandığını belirten adamın, IŞİD'in yaptığı katliamları haberlerde görmesinin ardından Suriye'ye giderek örgüte karşı YPG ile birlikte savaştığı aktarıldı. Toplantı sırasında Renas, Biden'a, "Neden YPG'ye çekilin dediniz" diye seslendi. Biden ise "Anlaşma, onların Menbic'e girmesi ve daha sonra ABD özel kuvvetlerinin girmesi için Fırat'ın gerisine çekilmeleri yönündeydi. Bu yüzden" yanıtını verdi. Ancak Renas, "Orada arkadaşlarım öldü, Amerikalı arkadaşlarım öldü" diye bağırmaya devam etti. Bir yakınını kaybetmenin ne olduğunu en iyi kendisinin bildiğini ifade etmek isteyen Biden, "Dinleyecek misin? Benim de oğlum öldü, tamam mı" şeklinde karşılık verdi. Biden, adama toplantıdan sonra onunla konuşacağı sözünü verirken, gizli servis Renas'ı sahne arkasına götürdü. Renas, Biden ile görüştüğünü ve telefon numarasını bıraktığını açıkladı. Biden'ın Irak savaşı gazisi oğlu Beau, geçen sene 46 yaşında kanser nedeniyle yaşamını yitirmişti.
Milliyet

Gezi Senaryosu Venezuela'da 
Türkiye'de 2013'te üst aklın Gezi olaylarıyla yapmaya çalıştığı darbe girişimi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iradesi sayesinde sekteye uğradı. Latin Amerika ülkelerinde ise Gezi senaryoları bu kez başarılı oldu. Brezilya'da Başkan Dilma Rousseff'un 'sivil darbe' ile azlinin ardından, Venezuela'da da halk yönetimin değişmesi için sokaklara döküldü. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun görevden alınması için başkent Caracas'ta on binlerce kişi meydanları doldurdu. Nicolas Maduro, muhalefeti darbe planlamakla suçladı. Venezuela'da muhalefet devlet başkanının görevden ayrılıp erken seçime gidilmesini istiyor. Görev süresi 2017 yılında bitecek Maduro, yardımcılığını yaptığı sosyalist lider Hugo Chavez'in hayatını kaybetmesinin ardından 2013'teki seçimlerde 7,5 milyon oy alarak iktidara gelmişti.
Star

İngiliz Öğrenciler Putin'le Buluştu 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İngiltere'nin en eski ve saygın özel okullarından Eton Koleji öğrencileri ile Kremlin'de buluştu. Kremlin'den yapılan açıklamada Putin'in İngiliz öğrencilerle 2 saat boyunca sohbet ettiği belirtildi. İngiliz basını öğrencilerin, ülkenin yeni Başbakanı Theresa May'den önce Putin ile tokalaşma imkanı bulduğu yorumunu yaptı. May'in, Putin'le ilk kez Çin'de bu hafta sonu gerçekleşecek olan G20 zirvesinde bir araya gelmesi bekleniyor.
Vatan
 
SPOR 

Vodafone Arena Stadı'nda düzenlenen tanıtım toplantısında ilk sözü alan isim Başkan Fikret Orman oldu. Zor bir transfer dönemi geçirdiklerini dile getiren Orman, "Beşiktaş'a hayırlı olsun. Çok verimli ve önemli bir transfer dönemi geçirdiğimizi düşünüyorum. Lig başladı, artık bundan sonra iş futbolcu arkadaşlarımda" dedi. Başkan Fikret Orman, futbolcularla ilgili tek tek görüş belirtti: "UEFA kriterleri nedeniyle Aboubakar'ı bu sezon için kiraladık. Daha sonra 4 senelik anlaşma yapacağız inşallah. Gökhan İnler çok büyük bir Beşiktaşlı. Buraya gelmeyi çok istedi. Caner Erkin'e Siyah-Beyaz çok yakıştı. Bu sene kiralık olarak geldi. Satın alma opsiyonu bizde. İnşallah ona futbolu burada bıraktıracağız." "Talisca büyük bir yıldız. Özellikle kendisinden eski kulübü Benfica'ya karşı iyi performans sergilemesini bekliyoruz! Atınç'ın dönüşü bizi çok mutlu etti. Fabricio da çok karakterli bir oyuncu. Utku Yuvakuran, Siyah-Beyazlı takımın kalesini uzun yıllar koruyacak. Oğuzhan Aydoğan'dan da umutluyuz." Orman daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özellikle Mario Gomez konusunda söyledikleri dikkat çekiciydi: "Geçen sezon kiralık aldığımız Gomez için kulübü Fiorentina ile aramızda özel sözleşme var. Şimdi Wolfsburg'a transfer oldu. Bu satıştan pay almalıyız. Önce 14 milyon, sonra 7 milyona euroya satıldığı söylendi. Şimdi bize konuşulan rakamlar 1 milyon 100 bin euro. En sevmediğim şey zekam ile uğraşılmasıdır."
Posta

Sarı-Kırmızılı takımın yıldızı Wesley Sneijder, Hollanda Milli Takımı kampında ülke basınının sorularını cevapladı. Önceki gece özel maçta evinde Yunanistan'a 2-1 yenilen Hollanda'da 65 dakika forma giyen Sneijder vasat bir futbol ortaya koydu. Sneijder, ülke basınında milli takımla ilgili olarak, "Kısa sürede beklenen, özlenen futbolu oynayacağız" derken, Galatasaray sorularına, "Bu sezon şampiyonluğun en güçlü adayıyız" diye cevap verdi. Sneijder, yönetimin transferin son döneminde takıma art arda yıldız futbolcular kattığını vurguladı. Sneijder şöyle devam etti: "Galatasaray ile sözleşme yenilerken tam da bunu demek istiyordum. Hedefi olan, güçlü, alternatifli kadroda yer almak büyük mutluluk. Bu takımın Riekerink yönetiminde şampiyonluğun en güçlü adayı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Taraftarımızın da muhteşem desteğiyle sezon sonunda şampiyon olacağımıza inanıyorum. Şampiyonluk bize çok yakışıyor."
Posta

Fenerbahçe'de Dick Advocaat fırtınası esmeye başladı. Dizginleri ele alan Sarı-Lacivertliler'in Hollandalı hocasının hedefinde ilk olarak vatandaşı Robin van Persie vardı. Golcüyü karşısına alan Advocaat, performansından memnun olmadığı oyuncuya "10 numara forma giyiyorsun ama 10 numara oynamıyorsun. Bir an önce toparlan ve takımına yararlı ol" diye uyardı. Advocaat'ın istediği 10 numara transferi olmayınca Hollandalı teknik adam, bu görevi genç Salih Uçan'la, Alper Potuk'a verdi. Bu iki oyuncu ile antrenmanlarda yakından ilgilenen Advocaat ikisinin de dikine oynamasını ve pas özelliklerini geliştirmelerini istedi. Bu iki oyuncu için bireysel çalışma programı hazırlayan Advocaat, Salih'le Alper'e idmanlar dışında da ekstra çalışmalar yapmalarını söyledi. Fenerbahçe, Süper Lig'in 3. haftasında kendi sahasında Bursaspor ile oynayacağı maç için hazırlıklarını milli takımlarda olan 11 futbolcusundan yoksun olarak sürdürdü. Teknik direktör Advocaat yönetminde yapılan antrenman core çalışmasıyla başladı. Ardından koşu, ısınma, çabukluk, koordinasyon hareketleriyle devam etti. Çalışma kanat organizasyonlarının ardından dar alandaki çift kale maçla son buldu. Kanarya'da futbolcular bugün ve yarın izin yapacak.
Star

Dünya Kupası elemelerindeki ilk sınavını pazartesi günü Hırvatistan deplasmanında verecek olan A Milli Takım'da Fatih Terim, ana taktiğini belirledi. Karşılaşmada savunma ve hücum olarak iki ayrı sistem üzerinde duran Terim'in önceliği rakibin etkili silahlarını durdurmak olacak. Orta alan ve hücumda her an önemli işler yapabilecek isimler olan Rakitic, Modric ve Mandzukic'e özel önlem alacak olan Fatih Hoca, bu 3 ismi durdurmak için Serdar Aziz, Çağlar Söyüncü ve Mehmet Topal'ı görevlendirdi. Terim, savunmanın yanı sıra hücum anlamında da taktiğini belirlerken, ana silah Emre Mor olacak. Ancak Rusya maçında bu oyuncunun çok yalnız kalmasından dolayı etkisinin skora yansımaması nedeniyle Fatih Terim, Ozan Tufan ve Volkan Şen'e özel görev verdi. Bu iki oyuncu Emre'nin üzerindeki yükün azalması için ekstra görev üstlenecek. Hücumda toplar Cenk Tosun'la buluşturulurken, tek vuruşluk pozisyon hazırlanacak.
Star

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç'ın özellikle olimpik sporlara atıfta bulunarak "Farklı adımların atılması gerektiği noktasında bizim de düşüncemiz var. Sportif başarının bir federasyon başkanı için en önemli unsur olduğunu, en önemli kıstas olduğunu da dile getirmiştim. Özeleştiri yaparak şapkasını önüne koyacak olan çok kişinin olduğunu düşünüyorum. Değerlendirmelerin sonucunda inanıyorum ki, yakın zaman içerisinde bu konu ile alakalı olarak biz bu işi daha iyi, daha motive arkadaşlara veya biz herhalde artık yorulduk, daha enerjik arkadaşlar bu işi devam ettirsin noktasında olacaklardır diye düşünüyorum" şeklindeki istifa isteği içerikli sözlerinin ardından gözler başkanlara çevrildi. GENEL kurul tarihlerinin çok yakın olması nedeniyle camia tarafından daha çok "Başarısızlar aday olmaya kalkışmasın" şeklinde yorumlandığı öğrenilen süreçle ilgili masa tenisi, hentbol, judo, atıcılık, binicilik, boks, kano, okçuluk ve Tenis Federasyonları'nın ilk etapta sıkıntı yaşayacak branşlar olduğu gelen bilgiler arasında. Atletizm ve Güreş Federasyonları için ise Rio'da başarılı olmalarına karşın nöbet değişimi olasılığının güçlü olduğu da iddialar arasında.
Vatan


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme