5 Eylül 2014 Cuma

05.09.2014 Genel Gündem

05.09.2014

GÜNDEM

Ağrı Dağı İsyanı Anması
1926-30 yılları arasındaki Ağrı Dağı isyanında yaşamını yitirenler, Doğubeyazıt'taki Küçük Ağrı Dağı eteklerinde düzenlenen etkinlikle anıldı. DBP, HDP ve sivil toplum örgütlerinin düzenlediği etkinliğe, HDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, Doğubayazıt Belediye Eşbaşkanvekili Bora Çoktin, DBP İlçe Eşbaşkanı Mehmet Karadağ, HDP İlçe Eşbaşkanı Ali Çakan, DTK delegeleri ve STK yöneticilerinin yanı sıra terör örgütü PKK'nın 20 kişilik Ağrı Dağı grubu ile yaklaşık 1000 kişi katıldı. Etkinlik alanında Abdullah Öcalan'ın ve Ağrı Dağı İsyanı'nda yaşamını yitiren İhsan Nuri Paşa'nın fotoğrafları açıldı. HDP'li Zenderlioğlu burada yaptığı konuşmada "Artık Kürtler uyandı, boşuna çırpınmayın. Kürtler özgürlük için yaşamlarını gözünü kırpmadan verirler. Kobane'de Serekani'de bunu çok net görüyoruz" dedi.
Hürriyet

106 Gün Sonra Keşif
Okmeydanı Cemevi bahçesinde, polisin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Uğur Kurt'un ölümüyle ilgili olay yerinde 106 gün sonra keşif yapıldı. 22 Mayıs'ta gittiği Okmeydanı Cemevi'nin bahçesinde, mahallede çıkan olaylar sırasında polisin eylemcilere açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Uğur Kurt'un ölümüyle ilgili terör suçlarına bakan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hasan Yılmaz soruşturma başlatmıştı. Yılmaz, Kurt'un cenazesinin yapılacağı gün inceleme yapmak için Okmeydanı Cemevi'ne gelmiş ancak yanındaki polislerden birinin dövülmesi üzerine ölçüm yapmadan, sadece birkaç kişinin ifadesini alarak Okmeydanı'ndan ayrılmıştı. Bu süreçte polisler hakkında dava açılmayınca, Kurt'un ailesinin avukatı Turgut Kazan HSYK'ya başvurdu ve Yılmaz hakkında soruşturma izni talep etti. Savcı Yılmaz bunun üzerine dün, Kurt'un ölümünden tam 106 gün sonra, terörle mücadele, asayiş, olay yeri inceleme ve Çevik Kuvvet polisleri ile Okmeydanı'na gitti. Yılmaz polislere, polis memuru S.K.'nın ateş ettiği sokak başı ile Kurt'un vurulduğu cemevi avlusu arasında mesafe ölçümü yaptırdı ve olay yerinden ayrıldı. Kurt ailesinin avukatlarından Aslı Kazan Gilmore, "Savcı Bey resmen bir ordu getirmiş. Bu asla kabul edilemez. Zaten savcı, soruşturmada meşru müdafaa ifadesini kullanarak, şüpheli avukatı olarak hareket ediyor. Bunları tutanağa geçireceğiz" dedi.
Hürriyet

Tutuklamalarda Balyoz Gerekçesi
Polislere yönelik 22 Temmuz operasyonunun 3. dalgasında gözaltına alınan 17 Aralık soruşturmasının başındaki isimlerden eski İstanbul Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı ve 4 polis tutuklandı. 22 Temmuz Operasyonu'nun 3. dalgasında mahkemeye sevk edilen 12 polisten aralarında eski İstanbul Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı ve eski İstanbul Mali Şube Müdürü Yardımcısı Kazım Aksoy'un da bulunduğu 5 kişi tutuklandı. 7 polis ise mahkemece serbest bırakıldı. 1. Sulh Ceza Hakimliği tutuklama gerekçesinde Balyoz Davasını örnek gösterdi. Mahkeme, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlamasıyla tutukladığı şüpheliler için gerekçesinde, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 9 Ekim 2013'te Balyoz davası için verdiği kararda yazan, "Amaç suça ilişkin maddede aranan cebir şiddetin her durumda ve her aşamada dar anlamıyla maddi cebir, fiziki kuvvet kullanma olarak anlaşılmaması gerektiği" ifadelerini kullandı. Cebrin geniş anlamı ile kabul edilmesi gerektiğine dikkat çekilen kararda, "Failin kullandığı vasıtalar, suçun konusu olan hükümet ile konumu ve ilişkisi, kullandığı cebrin şekli, kaynağı, etki alanı düzeyi, cebir kullanmaya ilişkin olarak sahip olduğu imkan ve kabiliyetler ile mümkün olan engel sebeplerin dikkate alınacağının belirtildiği" ifadeleri yer aldı. Ayrıca kararda, "Hedef şahıslar üzerinden hükümet ve hükümet üyelerinin dinlendiği ve hükümeti iş görmez hale getirmek için kurdukları ittifak doğrultusunda hareket ettikleri" ifadeleri de kullanıldı.
.
Milliyet

Paralel Yapı Bir Gerçeklik O Çeteyi Yok Edeceğiz
Hükümet programı görüşmeleri TBMM Genel Kurulu'nda yapıldı. Yarın ise Genel Kurul'da güven oylaması yapılacak. Görüşmelerde hükümet adına Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç söz aldı. Arınç şunları söyledi. 62.hükümetin yenilenme ve hedeflere yürüme anlayışı içinde hareket etmektedir. 2015 ve sonrasına köprü görevi görerek hazırlamak görevi vardır. Kurulan hükümetin kısa ömürlü olacağını düşünenler olabilir. 181 sayfalık hükümet programından 8 aylık bir hükümet değildir. 2015 seçimlerini kazanacak bir hükümettir. Başbakan emanetçi değil, güçlü ve Türkiye'nin ümidi olmuş bir başbakandır. Paralel yapılar reeldir. Tutanaklarda ne varsa ağzımdan çıkan doğrudur. Namusum konuştuğumuz sözlerdir. Meclis başkanlığımda onun öncesinde ben bu sözleri söyledim. İster adına cemaat diyelim, camia, hizmet hareketi, eğitim gönülleri diyelim. Bunlara inanmıştık. Her konuşmamda okulların faydalı olduğunu, İstiklal Marsımızı dinlemenin gurur verdiğini, dostluk köprüsü olduklarını söyledim. Bir şeyler oldu. Bu isler ortaya çıktıktan sonra, sizler için çalıştıklarını, kapı kapı dolaştıklarını biliyoruz. Gözümüzü açan olay yolsuzluk olayları değil. 17 Aralık'a kadar bunların ağzından bir tek yolsuzluk kelimesi, şikâyet duymadım. 17 Aralık'ta vahiy mi geldi. Ne oldu. Bir emniyet mensubu operasyon yapılacağını internetten duyuruyor ve PR çalışmaları yapılıyor. CHP bununla şov yapıyor. 17 Aralık'ta siyasi operasyondur. Bu hükümeti devirmek adına bu iddiaların ortaya atılması en büyük manevradır. Bu yapı paralel devlet yapısıyla ilgili başbakanımız 'yapı fetret isteyen yapıdır. Kim olursa olsun devlet otoritesinin parçalanmasına izin vermeyeceğiz' demiştir. Devlet içinde hukuksuz yapılanma varsa bir çete varsa biz bu çeteyi yok edeceğiz. Bir devlet vardır, ikinci bir devlete, ikinci bir bürokrasiye, ikinci bir otoriter sisteme müsade etmeyeceğiz. 300 bin polis var. 300-500 tanesi kendilerine imamları tarafından verilen talimatları yerine getiriyorlarsa buna müsaade edemeyiz. Emniyetteki yapılanma yargıda da ağabeylerinin isteğiyle karar hazırdır seklinde hareket ediyorsa buna karsıyız. Bilgi İşlem'de, TÜBITAK'ta, TIB'de bu saygın kurumları, her mesleğin içinde görevini suistimal eden olabilir. Hukuki çerçevede mücadele ediyoruz. Gözaltına almalar hepsinin bir sebebi var. Yapılanma hukuk dışına çıkmışsa, devletin itibarını yıkmak, hükümeti devirmekse bu sizin de basınıza gelebilir Hukuksuz işlemlere hiçbir zaman izin vermemek suretiyle hepimiz görevimizi yapmalıyız. Ben bu kitlenin içinde en az 2 milyon insanın sempatizan olduklarını, masum olduklarına inanıyorum. Gerçek budur. Hükümet programı hem değişim hem de sürekliliği aynı anda ifade ediyor. Her seçimden başarıyla çıktık. Demirel ve Özal'a baktığımızda partilerin akıbetini gösterenler oldu. Bizde öyle olmadı. Biz erdemliler hareketiyiz. Biz feragatı biliriz. Tek dava milletimizin davasıdır.
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 89, 5995-89, 6875                            
ABD Doları 2, 1629-2, 1643/  Euro 2, 7973-2, 8002/ İngiliz Sterlini 3, 5256-3, 5293    

İhracatçıya Kötü Haber
Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) dün sürpriz biçimde aldığı kararlar, Avrupalı ihracatçılar için iyi, Türkiye'deki ihracatçılar için ise kötü haber. Sıfır faiz eşiğindeki ECB'nin yeni bir faiz indirimi yaparken ilk hedefinin Euro'ya değer kaybı sağlamak olduğu çok açık. ECB, piyasaya verdiği paranın faizini yüzde 0.10'dan yüzde 0.05'e indirdi, bankalara uyguladığı mevduat faizini de yüzde -0.10'dan yüzde -0.20'ye indirdi. Yani negatif faizi derinleştirdi; kendisine mevduat olarak para yatıran bankalardan daha fazla faiz alacak. Haziran ayında faizleri indiren ve ilk defa negatif faiz ilan eden ECB, bankalar kanalından özel kesime kullandırmak üzere 'Hedefe dönük Uzun Vadeli Finansman Operasyonu' (TLTRO) adlı yeni bir kredi tahsisi yapmış ve bu ay ile aralıkta iki ayrı ihale ile uygulamaya sokacak. Peki, neden bunları beklemeden yeni bir faiz indirimi yaptı? Basit ve çok açık bir nedeni var; piyasaya verdiği paranın faizini indirip, kendisine para yatırmaya gelenlerden de faiz almaya başlayan ECB, ortak para Euro'nun değer kaybetmesini istiyor. 'Bir taşla iki kuş vurmak' istiyor; birincisi, ortak para Euro değer kaybetme sürecine girerse Avrupalı şirketlere gelen siparişler artacak. Bunun canlandırıcı bir etkisi olacak. İkincisi de, deflasyon sarmalına girme sınırında olan fiyatlar, ortak paranın değer kaybı ile ithal malların pahalılaşması kanalından artmaya başlayacak. Çalışırsa bu da deflasyonist beklentileri kırmaya yönelik bir manevra olacak.
Hürriyet

Bank Asya 'Gözaltında'
Borsadaki hisseleri askıda olan Gülen Cemaati'ne yakınlığı ile bilinen Bank Asya şimdi de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) takibi altında. BDDK, imtiyazlı hisselerini satma görüşmelerinden bir sonuç çıkmayan Bank Asya'yı, Bankacılık Kanunu'nun 70'inci maddesine göre izlemeye alan BDDK, Bankaya yönetici ataması da yapabilecek. BDDK'nın ileride Bank Asya'yı 71'inci madde kapsamına alma olasılığı da var. BDDK, faaliyetlerinde bir süredir sorun yaşadığı iddia edilen Bank Asya'nın durumunu görüştü. Kurul, Bankacılık Kanunu'nun 'kısıtlayıcı önlemler' içeren 70. maddesi kapsamına alınmasına karar verilen Bank Asya'dan yönetim ve hissedar yapısının değiştirilmesi isteyebilecek. 70. maddeye göre, Banka tarafından düzeltici ve iyileştirici önlemlerin alınmaması veya alınan önlemlere rağmen sorunların giderilememesi ya da bu tedbirlerin alınması durumunda dahi sonuç alınamayacağının belirlenmesi halinde Kurul, bankadan şu kısıtlayıcı tedbirlerinden bir ya da birkaçının alınmasını ve uygulanmasını isteyebiliyor: Faaliyetlerini, türleri itibarıyla tüm teşkilatını veya yurt içi veya yurt dışı şubelerini veya muhabirlerle ilişkilerini kapsayacak şekilde kısıtlaması veya geçici olarak durdurulması, Kaynakların toplanması ve kullandırılmasına ilişkin olarak faiz oranı ve vade kısıtlamaları da dahil olmak üzere, her türlü sınırlama ve kısıtlama getirmesi, Yönetim kurulu, genel müdür, genel müdür yardımcıları, ilgili birim ve şube yöneticilerinin bir kısmını veya tamamını görevden alması, görevden alınan kişilerin yerine atanacak veya seçilecek kişiler için Kurumdan onay alınması, Sigortaya tabi mevduat veya katılım fonu tutarını aşmamak ve yeterli teminatı hakim ortakların hisse senetlerinden veya diğer mal varlıklarından karşılanmak üzere uzun vadeli kredi sağlaması, Zarar doğurduğu tespit edilen faaliyetlerinin sınırlandırılması veya durdurulması, verimsiz varlıklarının elden çıkarılması, İstekli olan bir veya birkaç banka ile birleşmesi, Özkaynakların artırılmasını sağlamak amacıyla yeni hissedarlar bulunması, Doğan zararın özkaynaktan indirilmesi.
Hürriyet

Gsm'ciye 4g Müjdesi
BİLGİ Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acerer, cep telefonunda yeni bir teknoloji sayfasını açacak olan 4G ihalesi için telekomünikasyon sektörüne müjde verdi. Acerer, 4G'nin planlamasında 2G ve 3G'deki ağır şartların gözönüne alınarak operatörleri daha fazla yük getirmeyecek bir modelin hazırlanacağını söyledi. 62. Hükümet'in 4G teknolojisi programına almasıyla birlikte sektörde "İhale ne zaman olacak?" soruları sorulmaya başlandı. Hürriyet'e açıklama yapan BTK Başkanı Acarer, kurumun birkaç yıldır 4G için hazırlık yaptığını belirterek, "4G'nin hükümet programına girmesi Türkiye Cumhuruyeti Devleti'nin bilişime verdiği önemin bir göstergesidir. Bilindiği gibi ihalenin ne zaman yapılacağına ilişkin kararı siyasi otorite veriyor. Biz hazırlıklarımızı yapıyoruz" dedi. 4G ile teknolojinin mimari yapısının değişeceğini anlatan Acarer, 3G'de hızlanan datanın yarattığı farkın 4G'de daha da fazla hissedileceğini söyledi. Acarer, operatörlere 2G ve 3G ihalesinde kapsama gibi önemli şartlar getirildiğini ve bunların sağlandığını hatırlatarak, "4G ihalesinde öncesinde önceki tüm sorumlulukları ve yükleri göz önünde tutacağız. İşletmecilerin bazı istekleri var bunları yapmamız yazım. 2G ve 3G'deki yükümlülüklerin gözden geçireceğiz. Hazırlayacağımız planlama ile yüklerini hafifletmeyi amaçlıyoruz" diye konuştu. Acarer, Türkiye'nin ev sahipliğini yaptığı, Internet Yönetişimi Forumu'nda (Internet Governance Forum IGF) dünyanın internetle ilgili en önemli kişilerinin ve çok sayıda ülkenin bakanlarının yer aldığını söyledi. 135 ülkeden ortalama 3 bin 500 davetlinin katıldığı Forum'un online yayın ile tüm dünyaya açıldığını anlatan Acarer şöyle konuştu: "7 dilde çeviri yapılan ve aynı anda 12 panelin düzenlediği Forum tüm dünyadan büyük ilgi gördü. Ama maalesef Türkiye'den bu ilgiyi göremedi. Binlerce katılımcının sadece 100'ü Türkiye'dendi."
Hürriyet

Erdoğan'ın Uzattığı El Havada Kalmamalıdır
Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Dinçer, Türkiye'nin, önündeki meseleleri ancak kutuplaşmaları yenerek çözebileceğini söyledi. İki gündür Ankara'da gerçekleştirdiği temaslar hakkında basın toplantısı düzenleyen Dinçer, 62. hükümete başarılar diledi. Göreve geldiklerinde Türkiye'de önemli bir kutuplaşmaya işaret ettiklerini, Türkiye'de siyasetin normalleşmesi gerektiğini söylediklerini hatırlatan Dinçer, "Türkiye'nin ciddi reformlara ihtiyacı olduğunu söylemiştik. Mutlaka ve mutlaka demokratikleşmeye ihtiyaç duyduğunu, AB uyum süreceni hızlandırmaya, dev gibi bir Kürt sorunu ve çözüm sürecini sonuca ulaştırmaya ihtiyacı olduğunu söylemiştik. Bütün bunları da ancak ve ancak kutuplaşmayı yenerek gerçekleştirebileceğimizi söyledik. Bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçildikten sonra yaptığı ilk konuşmada 'geçmişi unutalım, geleceğe bakalım' diye elini uzattı. Bu el havada kalmamalı. Sayın Cumhurbaşkanı'na teşekkür ediyoruz bu tutumundan dolayı" dedi. TÜSİAD olarak AB sürecini önemsediklerini, Brüksel ve Paris'teki ofislerin aktif şekilde lobi faaliyeti sürdürdüklerini, Dışişleri Bakanlığı'na Mevlüt Çavuşoğlu, AB Bakanlığı'na Volkan Bozkır'ın gelmesinin Türkiye için bir şans olduğunu dile getiren Dinçer, "Bu görevlendirmelerin kilit görevi tutması bir şanstır Türkiye için. Türkiye gerçekten AB sürecinde bir ivme kazanabilir diye düşünüyoruz" dedi. Hükümetin çözüm sürecine baştan beri destek olduklarını söyleyen TÜ- SİAD Başkanı, "TÜSİAD çözüm sürecinin ekonomik ayağına sahip çıkıyor. Farkındalığı artırmak için çok sayıda toplantı düzenledik. Bu ay alternatif turizm için Mardin'e gidiyoruz. Diğer yandan kasım ayında da Van'a gidiyoruz" diye konuştu.
Türkiye

'En Çok Dinlenen İkinci Kişi Benim'
Bakanı Taner Yıldız, Ekonomi Muhabirleri Derneği'nin toplantısında iddialara değindi ve cep telefonunu kullanmaya devam ettiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Galler temasları sırasında ABD Başkanı Barack Obama ve Almanya Başbakanı Angela Merkel ile görüşerek, uluslararası dinleme iddialarını da gündeme getireceğini hatırlatan Yıldız, şunları söyledi: "Bakanlıktaki toplantılarda cep telefonum yanımdadır. Böyle bir rekor içerisinde de bulunmayı tercih etmezdim. Cumhurbaşkanımızdan sonra en fazla dinlenen kişi olduğum söyleniyor. Gizlimiz saklımız yok. Hukuken bunu yapma hakkına sahip misiniz? Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanını, başbakanını, bakanını ve kurul üyelerini dinleme hakkına sahip misiniz? Şöyle bir savunmayı hiç kimse gerekçelendirilemez; biz aslında başkasını dinliyorduk, dinlerken siz takılmışsınız. Devlet, hükümet başkanlarıyla ve ilgili meslektaşlarımla yaptığım görüşmeler var. Hangisini ayıklayacaksınız da, dinleyeceksiniz?" Irak'tan petrol akışı ve sevkıyatının durumuna ilişkin de konuşan Yıldız, Kuzey Irak petrolünde 13. tankerin sevkıyatının tamamlandığını bildirdi. IŞİD'den petrol alındığına dair iddialar ortaya atıldığını hatırlatan Yıldız, "IŞİD'den petrol aldığımız külliyen yalandır. 'İsrail'e jet yakıt ihracatı yapılıyor' iddiasından beslenemeyenlerin yeni bir yemeği olarak görünüyor. Ama tabii ki bunu kimse yemez. Bizim aldığımız petrol, Irak'ın petrolüdür" dedi. Elektrik arzıyla ilgili sıkıntı olmadığını belirten Yıldız, enerji kaynaklarının yeniden fiyatlandırılmasına yönelik de, hidroelektrik santralleri özelleştirirken yağış miktarlarını değil santralleri garanti ettiklerini vurguladı. Yıldız, "O yüzden fiyatlama mekanizmalarını değiştirmemiz de doğru olmaz. Oraya artı bir kaynak aktarmamız, fiyatlarını değiştirmemiz doğru olmaz. Allah'ın tasarrufunda olan bir konuyu bizim taahhüt etmemiz doğru olmaz" diye konuştu.
Milliyet

Hedefimiz 30 Milyon Türk'ü Borsada Görmek
Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Turhan, gelecek dönemde Türkiye'de hem yurt içinden hem de küresel olarak çok daha fazla kurumsal yatırımcı ve kolektif portföyün görüleceğini söyledi. IBM'in Türkiye dahil 70 ülkeden 4 bin 183 üst düzey yöneticiyle yaptığı görüşmelerle hazırladığı 'Müşterisinden Güç Alan Kurumlar' araştırmasının finans sektörüyle ilgili öngörü ve değerlendirmelerinin paylaşıldığı toplantının açılışında konuşan Turhan Türkiye'de yatırımcı sayısının azlığından hep yakınıldığını belirterek "Gerçekten de 2 milyonunun biraz üzerinde yatırımcı hesabı var. Aktif yatırım yapan da 300 bin civarında bireysel yatırımcımız var. Oysa ki mesela gelişmiş ülkelere bakıldığında nüfusun içinde sermaye piyasalarına yatırım yapan kitlenin oranı yüzde 50- 60'ın üzerindedir. Dolayısıyla '2 milyon yatırım hesabını 5 milyona çıkaralım' gibi hedefler bizi asla tatmin etmez. Bizim amacımız 75 milyonluk nüfusun hiç olmazsa öncelikle yüzde 40'ının, yani 30 milyon kişinin mutlaka sermaye piyasası yatırımcısı olmasını sağlamaktır" dedi. Turhan "30 milyon insanın sermaye piyasasına yatırım yapması, ancak bireysel emeklilik gibi, fon yönetim şirketleri gibi, varlık yönetim şirketleri gibi yatırım kuruluşlarının daha fazla rol oynamasıyla mümkün olacak" dedi.
Star

Abe Kdv'yi Yükseltme!..
Japon Başbakanı Şinzo Abe'nin siyasetini sık sık eleştirdiği için Japon basınında 'Ev içi muhalefet lideri' olarak bilinen First Lady Akie Abe, Reuters ajansına verdiği röportajda bu kez de kocasının ekonomi politikasını eleştirdi. Eşinin Nisan ayında ülkedeki KDV oranını yüzde 8'e yükseltme kararı öncesinde buna karşı çıktığını söyleyen bayan Abe, 'Bakalım bu kez beni dinleyecek mi. Şimdi KDV'yi yüzde 10'a yükseltmeyi düşünüyor. Ama KDV oranını yükseltene kadar ekonomide atılacak birçok adım var. Önce gereksiz harcamaları kısarak ekonomiye gaz vermek gerekiyor' diye konuştu. 20 yıllık deflasyon sarmalından çıkma yolunda ilerleyen Japonya'da KDV oranı yüzde 5'ten 8'e yükseltildiğinde bazı uzmanlar bu kararı '1 Nisan Şakası' olarak yorumlamıştı. Nitekim Nisan ayında uygulamaya giren yüzde 8'lik KDV ile ekonomide Haziran'a kadar çok sert bir daralma gözlendi. Bu da KDV'nin daha da artırılması düşüncesini tartışmaya açtı. Abe'nin KDV'nin yüzde 10'a yükseltilmesi için kararı Aralık ayında vermesi gerekiyor. Karar verildiğinde yeni KDV Ekim 2015'te uygulamaya girecek.
Vatan

Emeklilikte İkinci Maaşı İçin Çalışmalar Hızlandı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, NTV'de gündemi değerlendirdi. Çelik, 'Programdaki ifadeyle emekli olunduğunda olabilecek gelir kayıplarını azaltmak amacıyla tamamlayıcı emeklilik sistemini kurup yaygınlaşmasını sağlayacağız deniyor. Burada ne öngörüyorsunuz?' sorusuna, "Bir tasarruf aracı olacak bu tamamlayıcı emeklilik. Çalışanlarımızın da ikinci bir maaş olarak yansımış olacak. Üçüncü emeklilikte bireysel emeklilik o da Türkiye'de olan bir düzenlemedir" cevabını verdi. 'Sadece çalışan tarafında mı ödenecek ilave prim yoksa işvereninde bir katkısı olacak mı?' sorusu üzerine Çelik, "İşçi işveren boyutuyla konu ele alınmıyor aynı zamanda devletinde katkısı olacak bireysel emeklilik gibi. Çalışmalarımızı hızlı bir biçimde tamamlayıp vatandaşlarımızın ek gelir ele etme imkanını sağlamış olacağız" ifadelerini kullandı.
Akşam

Tanıtım Atağıyla Sukuk 40 Milyar Lirayı Yakalar
Türkiye'de yaklaşık 3 yıl önce faizsiz finansman enstrümanı olarak gündeme gelen sukuk ihracında bugüne kadar 18 milyar lirayı aşkın ihraç yapıldı. Türkiye'de kira sertifikası olarak adlandırılan sukuk ihracında Hazine ihraçları başı çekerken, özel sektör kuruluşlarının bu ürünün yeni olması nedeniyle çok fazla ilgi göstermediği dikkati çekiyor. EY Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri Selim Elhadef bu finansman ürününün piyasada tam olarak bilinmediğini vurgulayarak, "Önümüzdeki dönemde SPK, BİST gibi kurumlar ile bu alanda çalışan özel sektör kurumlarının işbirliği ile düzenlenecek eğitim ve tanıtım çalışmaları ilgiyi artırır" dedi. Türkiye'de ilk defa kurumsal anlamda sukuk'un Hazine tarafından ihraç edildiğini anlatan Türkiye Katılım Bankaları Birliği Genel Sekreteri Osman Akyüz Hazine'nin bugüne kadar 6.2 milyar liralık ihraç yaptığını ifade etti. Akyüz, yurt içi yatırımcılara dönük olarak da dolar cinsinden 2 milyar 750 milyon dolarlık ihraç gerçekleştiğinin altını çizerken, "Hazine yılda iki defa şubat ve ekim aylarında ihraç yapıyor. İhracın en büyük müşterileri katılım bankaları, emeklilik şirketleri ve aracı kurumlar oluyor" dedi. Akyüz, özel sektör kira sertifikası ihracının ise 6.1 milyar lirayı bulduğunun altını çizerek şunları söyledi: "Son 2 yılda olumlu bir noktadayız. Yeni yeni oluşan bir enstrüman. Piyasa yeni tanıyor. Gelecek potansiyeli yüksek. Önümüzdeki 2 yılda mevcut hacmin iki katına çıkacak."
Akşam

DÜNYA

Ana Gündem Ukrayna
İngıltere'ye bağlı özerk bölge Galler'de dün 60 ülke liderinin katılımıyla başlayan ve bugün devam edecek NATO Zirvesi'nin baş gündemi Ukrayna olurken, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) Genel Sekreteri Anders-Fogh Rasmussen, yine Rusya'ya Ukrayna topraklarından çıkması için çağrı yaptı. Rasmussen, "Rusya, Ukrayna'ya saldırarak NATO ile imzaladığı anlaşmayı ihlal etti. Rusya'yı Ukrayna'nın sınır bölgesindeki birliklerini çekmeye davet ediyoruz ve Ukrayna'da desteklediği silahlı militanları desteklemekten vazgeçmesini istiyoruz." dedi. Moskova ise zirveye Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko'nun zirveye davetine tepki gösterdi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, "Bu tür adımlar Ukrayna'da barışın sağlanması için harcanan tüm çabaları boşa çıkartır" ifadelerini kullandı. Moskova'nın bu tepkisinin sebebi Ukrayna'nın zirveden kısa süre önce ülkenin resmi 'tarafsızlık' siyasetini sona erdiren bir karar almasıydı. Bu hamle Kiev'in AB ve NATO gibi örgütlere başvurusunun önünü açtı. Avrupa Birliği'nin (AB) Rusya'nın enerji ve savunma sektörlerini hedef alan yeni bir yaptırım paketi üzerinde çalıştığı iddia ediliyor. İddialara göre AB, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu'ya da seyahat yasağı getirebilir. ABD Başkanı Barack Obama ve İngiltere Başbakanı David Cameron, Galler'deki kritik NATO zirvesi öncesi Times gazetesinde ortak bir makale kaleme aldı. İki lider, terör örgütü IŞİD'i işaret ederek, 'ülkelerinin barbar katiller tarafından sindirilemeyeceğini' vurguladı. "Değerlerimizi koruma konusunda daha açık ve net olacağız." diyen liderler, bunu sadece daha özgür bir dünya için değil, vatandaşlarının güvenliği için büyük önem arz etmesi sebebiyle yapacaklarını belirtti. Rasmussen'de zirveden hemen önce, "Şundan eminim ki eğer Irak hükümeti bu konuda yardımımızı talep ederse, bu talep NATO tarafından ciddi olarak ele alınacaktır" dedi.
Hürriyet

Boko Haram, Bir Şehri Daha Ele Geçirdi
Boko Haram terör örgütü Nijerya'da yeni bir şehri daha ele geçirdi. Ülkenin kuzeybatısındaki Yobe eyaletinin militanların ele geçirdiğini duyuran Bara şehri sakinleri, "Eyaletin birçok kısmı güvenlik endişesiyle zaten boşaltılmıştı. Militanlar şehirde herhangi bir direnişle karşılaşmadı" dedi. Boko Haram daha önce Borno eyaletinde Gwoza, Yobe eyaletinde Buni Yadi ve Adamawa eyaletinde Madagali şehirlerini gele geçirmişti. Örgüt ile Nijerya ordusu Bama kasabasında çatışmaya devam ediyor.
Türkiye

Işid'den Ölü Taklidiyle Kurtuldu
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch - HRW) adını İslam Devleti olarak değiştiren IŞİD örgütünün Irak'ta gerçekleştirdiği katliamların boyutunu ortaya koyan bir rapor yayınladı. Rapora göre, IŞİD Saddam Hüseyin'in memleketi Tikrit'te beş ayrı katliamda 770 kişiyi öldürdü. Bu kişilerin büyük çoğunluğu Irak askeriydi. HRW ve New York Times gazetesinin araştırması sonucunda IŞİD'in katliamlarından bir mucize hikayesi ortaya çıktı. Irak askeri Ali Hüseyin Kadhim, dünyayı şoke eden katliam görüntülerinden sağ çıkmayı başardı. Kadhim, militanların askerleri tek tek ateş ederek öldürdüğü sırada, ölü taklidi yaparak IŞİD'in elinden gelecek ölümü atlatmayı başardı. 23 yaşındaki iki çocuk babası Kadhim, ailesini geçindirecek başka bir çare bulamadığı için Irak ordusuna katılmıştı. Haziran ayında Musul'un düşmesinin ardından sıra Tikrit'e gelmişti. 12 Haziran günü, Tikrit'teki eski Amerikan üssü Camp Speicher'de bulunan 3 bin asker, IŞİD'in yaklaştığı haberini aldı. Askerler sivil kıyafetlerini giyerek üsten kaçmaya karar verdiler. Ancak artık çok geçti. Onlarca araçla üssü basan militanlar, askerleri yakalayarak mezheplerine göre ayırmaya başladı. Sünniler, hükümete çalıştıkları için tövbe etmelerine izin verilerek serbest bırakıldı. Şiiler ise öldürülmek üzere işaretlendi. Askerler, önce üstü açık kamyonlara tıkıştırılarak çöle götürüldü. Bu sırada bazıları nefessizlikten ölmüştü. Diğerleri ise sıraya dizildikten sonra katliam başladı. Kadhim kendi sırasında dördüncüydü. İlk kişi, ardından ikinci kişi başlarından vurularak öldürüldü. Askerlerin kanı Kadhim'in yüzüne sıçramıştı. Hemen önündeki kişi vurulurken Kadhim de dengesini kaybederek devrildi. Bu sırada militanın tüfeğinden çıkan kurşun onu ıskaladı. Önündeki kişilerin kanı ile kaplanmış ve ağzına sinekler dolmuş olan Kadhim, öylece yatarak ölü taklidi yaptı.
Milliyet

'Barbar Katiller Bizi Sindiremez'
Gazetenin manşetten yayınladığı makalede iki lider IŞİD militanları için, 'Barbar katiller bizi yıldıramayacak' ifadesini kullandı. IŞİD konusunda liderler, Nato'nun sadece üyelerinden birinin ihtiyacı durumunda yardıma gelen bir ittifak olmadığını aynı zamanda ulusal çıkarlara da dayalı bir yapı olduğunu belirtti. Gerek bölgesel olarak yaşananlar gerekse yabancı savaşçıların Suriye ve Irak'tan dönmelerinin hem ABD ve İngiltere hem de tüm dünya için bir tehdit olduğu ifade edildi. Nato sınırları dışında yaşanan gelişmelerle ilgili kendileriyle aynı değerleri taşıyan, barışçıl ve hoşgörülü bir dünya isteyenlerle ortalıklar kurulması gerektiğini belirten liderler, bunun IŞİD'e karşı savaşan ortaklarını desteklemeyi de kapsadığını, Kürt ve Irak güçlerine yardımın da bunun parçası olduğunu yazdı. 'Değerlerimizi koruma konusunda daha açık ve net olacağız' diyen iki siyasi, bunu sadece daha özgür bir dünya için değil, vatandaşlarının güvenliği için büyük önem arz etmesi sebebiyle yapacaklarını belirtti.
Vatan

Eğitim Bakanı'na Irkcı Kapaklar
Fransa'daki aşırı sağcı dergiler, son bakanlar kurulu değişikliğinde Fas kökenli ve Müslüman olan Najat Vallaud- Belkacem'ın Milli Eğitim Bakanı olarak atanmasına tepki gösterdi. Fransız aşırı sağcı "Minute" dergisinin son sayısı, "Faslı bir Müslüman Milli Eğitim Bakanlığını yönetecek. Najat Vallaud-Belkacem'ın Milli Eğitim Bakanı olması bir provokasyondur" başlığıyla çıktı. Aynı dergi, daha önce Guyana kökenli siyahi Adalet Bakanı Christiane Taubira aleyhine ırkçı kampanya başlatmış ve mahkeme tarafından mahkum edilmişti. Yine aşırı sağcı "Valeurs Actuelles" dergisi, bu haftaki sayısını Najat Vallaud-Belkacem'ın Milli Eğitim Bakanlığı görevine getirilmesine ayırdı. Fransız dergi, "Ayetullah" olarak adlandırdığı yeni bakan hakkında alaycı ve küçük düşürücü ifadeler kullandı. Sosyalist Parti yönetimi, yaptığı açıklamayla yeni bakana yönelik ırkçı saldırıları kınadı ve söz konusu dergiler hakkında "ırkçı nefreti körüklemek suçundan dava açılmasını" istedi. İnsan hakları dernekleri de yeni bakana yönelik ırkçı saldırıları kınadı. Vallaud- Belkacem ise söz konusu saldırılarla ilgili, "Irkçılık bir fikir değil suçtur. Ben sadece bana saygı gösterilmesini istiyorum" dedi.
Vatan

Stratejk Fotoğrafı
Sovyetler'in dağılmasından bu yana ilk kez Birleşik Krallık'ta düzenlenen ve Türkiye'yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın temsil ettiği tarihi NATO zirvesi dün Galler'in Newport şehrinde başladı. Bugün de devam edecek olan zirvenin iki ana gündem maddesi Ukrayna ve IŞİD tehdidi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin her ne kadar önceki gün Ukrayna ile ilgili 7 maddelik bir "barış" planı açıklasa da NATO büyükleri Ukrayna Devlet Başkanı Peter Poroşenko'yu zirveye müttefik üye gibi davet ederek Rusya'ya "sıcak" mesaj verdiler. Zirvede Ukrayna krizinin görüşüldüğü yuvarlak masada ABD, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya'nın yanında Poroşenko da yerini aldı. Moskova ise, NATO üyesi olmayan Ukrayna'nın cumhurbaşkanı Peter Poroşenko'nun Galler'deki zirveye "müttefik gibi" davet edilmesine sert tepki gösterdi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, "Ukrayna ile NATO arasında bu tür yaklaşımların sürmesi durumunda Ukrayna'da barışın sağlanması için harcanan tüm çabaların çöpe atılması için emin bir yol seçilmiş olur" dedi. Öte yandan, Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko, bugün ateşkes emri vereceğini açıkladı. Poroşenko, Ukrayna'nın hiçbir zaman savaş istemediğini söyledi. Barışa doğru atılan ilk adımın ateşkes olduğunu belirten Poroşenko, bugün saat 14.00'te orduya ateşkes emri vereceğini duyurdu.
Akşam

Abd, Polisini Sorgulayacak
ABD Adalet Bakanlığının, Missouri eyaletindeki St. Louis kentinin Ferguson Mahallesi'nde geçen ay siyahi genç Michael Brown'ın beyaz bir polis tarafından öldürülmesi sonrası düzenlenen protestolarda eylemcilere karşı aşırı güç kullanmakla eleştirilen Ferguson polis teşkilatı hakkında kapsamlı bir soruşturma başlatmaya hazırlandığı bildirildi. İlk olarak Washington Post gazetesinin duyurduğu, Amerikan basınında yer alan haberlere göre, Adalet Bakanlığının sivil haklar dairesi tarafından başlatılması planlanan soruşturmada, önleme, gözaltına alma, güç kullanımı, polis memurlarının aldığı eğitim gibi hususlar dahil olmak üzere, polis teşkilatının uygulamaları mercek altına alınacak.
Akşam
POLİTİKA
4 Bakanın Fezlekesi Yeniden Meclis'te
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 4 eski bakanla ilgili yolsuzluk ve rüşvet iddiaları hakkındaki fezlekeleri, dizin pusulalarını da ekleyerek TBMM Soruşturma Komisyonu'na yeniden gönderdi. Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski AB Bakanı Egemen Bağış, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler ile eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkında kurulan Soruşturma Komisyonu, fezlekelerin yer aldığı klasörleri, dizin pusulasına bağlanarak gönderilmesi için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na 14 Temmuz'da iade etmişti. Dosyalar, kurye ile Komisyon'a elden teslim edildi. Soruşturma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, "Dizin pusulaları geldi, ne yapacaksınız?" sorusu üzerine, "Ne yapacağız ki şu arada yapabileceğimiz bir zaman yok. 1 Ekim'e kadar toplantı yapamayız ama inceleyebiliriz, ben inceleyeceğim" dedi. Muhalefet üyelerinin, toplantı için komisyona başvuru yaptığının hatırlatılması üzerine Köylü, "Ben onlara o zaman cevap verdim" dedi. Köylü, "Muhalefet dosyaları görmek isterse" sözlerine ise "1 Ekim'den önce görebilir ama toplantıyı 1 Ekim'den sonra yapabiliriz" yanıtını verdi.
Hürriyet

'Sıcak Savaş' Zirvesi
Sovyetler Birliği'nin çöküşünden bu yana yeni görev tanımı ve savunma doktrinleri geliştirmeye çalışan Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü (NATO) 21. yüzyılın stratejisini kararlaştırmak için masaya oturdu. Birleşik Krallık bünyesindeki Galler'in kıyı kenti Cardiff'te dün başlayan iki günlü zirveye NATO üyesi 28 ülke liderinin yanı sıra Afganistan'da görev alan ISAF güçlerine destekte bulunan 27 ortak ülkenin devlet ya da hükümet başkanları ile Avrupa Birliği (AB), Birleşmiş Milletler (BM) gibi uluslararası kuruluşların yetkilileri katılıyor. Halifelik ilan ederek İslam Devleti adını alan cihatçı örgüt IŞİD'in Irak ve Suriye'deki ilerleyişi ve NATO'nun Afganistan'dan çekilmesi gibi uluslararası güvenlik konularının da ele alındığı askeri işbirliği zirvesinin tartışılmaz öncelikli gündem maddesi Ukrayna oldu. NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen "Doğuda Rusya, Ukrayna'ya saldırıyor" sözleriyle açıkça Moskova yönetimini suçladı. Bütün liderlerin katıldığı aile fotoğrafında Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko ve Rus tehdidine açık Baltık ülkelerinin liderlerin yer alması, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e doğrudan verilmiş bir mesaj olarak okundu. Poroşenko dün akşam saatlerinde, 1997'de kurulan NATO-Ukrayna Komisyonu'nun toplantısına da zirve kapsamında katıldı. Zirvenin sabahında Times gazetesinde ortak imzayla yayımlanan bir başyazı kaleme alan ABD Başkanı Barack Obama ve İngiltere Başbakanı David Cameron, Ukrayna'yı koruyacaklarının altını çizdi. Başyazı Soğuk Savaş sonrası Rusya'yla geliştirilen kısıtlı işbirliğinin sonuna gelindiğini ortaya koydu. Obama ve Cameron, "Rusya, kuralların yazıldığı şartnameyi, Kırım'ı kanunsuzca ilhak ederek ve askerlerini Ukrayna toprağına sokarak yaptı" ifadelerini kullandı. İki lider, 1949'da Batı Avrupa'yı Sovyet işgalinden korumak için kurulan NATO'nun Ukrayna'nın 'geleceğini tayin etme hakkını koruması' ve Doğu Avrupa'da 'kalıcı' bir varlık inşa etmesi gerektiğini öne sürdü. Öte yandan, Fransa'nın Rusya'nın sipariş ettiği Mistral tipi iki savaş gemisinin teslimatını askıya alması da iki müttefik liderin Putin karşıtı 'baskısının' sonucu olarak yorumlandı.
Milliyet

Söz Sırası Artık Chp Delegesinde
CHP'de bugün başlayacak ve iki gün sürecek 18. Olağanüstü Kurultay'ı Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin genel başkanlık yarışına sahne olacak. Kulislerde Kılıçdaroğlu'nun seçilmesine kesin gözüyle bakılırken, asıl savaşın Parti Meclisi (PM) için olacağı, Kılıçdaroğlu ve İnce'nin anahtar listeleri dışında, başını eski bakanlar Ercan Karakaş ve Fikri Sağlar'ın çektiği ve kendilerini Sol Kanat Hareketi olarak tanımlayan bir grubun da liste çıkarması bekleniyor. ATO Congresium'da saat 09.00'da "Birlik ve Kardeşlik" temasıyla başlayacak kurultayı yaklaşık 10 bin seyirci izleyebilecek. Soma'da ve Uludere'de yaşamını yitirenlerin aileleri, Balyoz davası kapsamında tutuklu bulunduğu Mamak Askeri Cezaevi'nde hayatını kaybeden Deniz Kurmay Albay Murat Özenalp'in eşi Sema Özenalp, Gezi sürecinde yaşamını yitiren Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz ve Ethem Sarısülük'ün aileleri onur konuğu olarak kurultaya davet edilecek. Kurultayda; İnce ile Kılıçdaroğlu yan yana oturacak. Kılıçdaroğlu, bugünkü konuşmasında Kürt sorunu başta olmak üzere Türkiye'nin kronik sorunlarına ilişkin görüşlerini anlatacak. Kılıçdaroğlu, 2015 vizyonu adı vereceği konuşmasını "eşitlik", "özgürlük" ve "adalet" ilkeleri üzerine inşa edecek. Kılıçdaroğlu'nun anadilde eğitim konusunda da sürpriz bir açılım yapabileceği kulislere yansıdı. Diğer genel başkan adayı İnce'nin ise, CHP'nin iktidar vizyonundan uzaklaştığını, Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı sürdürmesi durumunda 2015 seçimlerinde iktidar olunamayacağını anlatması öngörülüyor. Öte yandan İnce'nin adaylığı için, "Tepeden tırnağa cesaret, her şey Türkiye'yi sevmekten ibaret" sloganı belirlendi Kurultayda asıl yarış yarın PM için yaşanacak. 60 üyeli PM'nin 8 üyesi Kılıçdaroğlu'nun önereceği 12 kişilik bir liste üzerinden seçilecek. Bu 8 üye Bilim, Yönetim ve Kültür Platformu'nu temsil edecek. Diğer 52 üye için ise çarşaf liste uygulamasıyla tüm CHP üyelerine açık olan bir yarış yaşanacak. Kulislerde Kılıçdaroğlu'nun ve İnce'nin anahtar listeleri dışında, kendilerini Sol Kanat Hareketi olarak tanımlayan bir grubun da anahtar liste çıkaracağı ifade ediliyor. Kılıçdaroğlu'nun mevcut MYK'sında yer alan Gürsel Tekin, Erdoğan Toprak, Veli Ağbaba, Şafak Pavey, Burhan Şenatalar ve Sencer Ayata'yı anahtar listesine almasına kesin gözüyle bakılıyor. Bunun dışında Mehmet Bekaroğlu, Koray Çalışkan, Zeynep Altıok Akatlı, eski Bağdat Büyükelçisi Murat Özçelik, Cenk Sidar, milletvekilleri Özgür Özel, Aykan Erdemir ve Aykut Erdoğdu'nun isimleri anahtar liste için geçiyor. İnce'nin listesinde milletvekilleri Dilek Akagün Yılmaz, Şevki Kulkuloğlu, Tanju Özcan, Ümit Özgümüş ile bazı eski milletvekillerinin yer alması bekleniyor. Kendilerini Sol Kanat Hareketi olarak tanımlayan grubun olası listesinde de eski bakanlar Ercan Karakaş, Fikri Sağlar, Murat Karayalçın, eski milletvekilleri Kenan Sönmez, Özkan Kaplan ve gazeteci Necdet Saraç'ın olabileceği değerlendiriliyor. Kurultayda Yüksek Disiplin Kurulu da değişecek. Kurultayda ayrıca, tüzükte de bazı maddelerde değişikliğe gidilecek.
Milliyet

Aoç Da Atatürk İle Anılıyor
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın taşınacağı Atatürk Orman Çiftliği de Atatürk ile anılıyor. Bunun arkasında bir sembolizm aramamak gerekir" dedi. Dolmabahçe'deki Başbakanlık Ofisi'nde gazetecilerin sorularını TRT'de yanıtlayan Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle: AK Parti olarak iç siyasette siyasetin öznesini değiştirdik. Dış siyasette de hedefimiz Türkiye'yi özne yapmak. Son Cumhurbaşkanlığı seçimi Türkiye'de siyasetin öznesini değiştirdi. Halkın iradesine sahip çıkmasaydık özgür bir cumhurbaşkanı seçimi olabilir miydi? Kongre'de yaptığım konuşmanın özü hükümet programında yer aldı. Atatürk Orman Çiftliği de Atatürk'ün adıyla anılan bir yer. Bunun arkasında bir sembolizm aramamak gerekir. Atatürk'ün mirası var ise, ki var. En büyük mirası da Türkiye Cumhuriyeti. Mekanların ötesinde cumhurbaşkanı, başbakan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kudretini, etkinliğini, şefkatini, halkıyla ilişkisini yeniden tanzim etmiş ve yeni bir ufka yöneltmişse, mirasa sahip çıkmak böyle olur. 2015-2019 arasında ne mahalli seçim var, ne genel seçim var, ne bir cumhurbaşkanlığı seçimi var. İnşallah yapabilirsek bir anayasa referandumu, yeni bir anayasa yaparız. O da şenlik olacak. Yani bırakın seçimi, şenlik olacak, toplumsal bir şenlik. Yani yüzyılın bayramı olacak.. Sürecin belirli aşamaları vardı. Bu aşamaların yarısını geçtik, önümüzde yeni ufuklar açıldı. Çözüm süreci bu halk demokrasiyi hak ettiği için yapıldı. Çözüm süreci ilan edildiğinde çatışma ortamının durmasına odaklandık. Çatışmalarda gençlerin ölmemesi için durgunluğa ihtiyaç vardı ve bugüne kadar sürdü. Bu konuda bir an önce sonuca ulaşmamız lazım. Çünkü bölgede istikrarsızlık var sabote edilebilir. Herkes kendini bu ülkeye bu toprağa ait hissetmeli. Silahlar devreden çıkmalı, çatışmalar bitmeli. Hayatın her yönüyle normalleşmesini istiyoruz. Hükümetimizde net bir iş bölümü var. Bu arkadaşların koordinasyonunu sağlayabilmek adına Bakanlar Kurulu toplantılarını haftada bire aldık, 15 gün yerine. En geç 15 günde bir, bir araya gelerek sadece çözüm sürecini konuşacağız. Bölgede vatandaşların kaçırılması ve yol kesme gibi bazı asayiş problemleri var. Kamu düzensizliğine izin vermeyeceğiz. 2015 seçimlerine sirayet etmek üzere kamu düzeni sağlanacak. Heykel tartışmalarında kamu düzenini ihlal eden gelişmeler yaşandı. Biz çatışmasızlık ortamını sürdürmek istiyoruz. Çerçeve yasa devrim niteliğinde bir karardı. Cumhurbaşkanımızın tek kaygısı vardı; bu yarayı kapatmak. Bu ülkede ne Diyarbakır Cezaevi'nde yaşanan zulümler bir daha yaşanacak ne de gençler dağa sürüklenecek. Türkiye son 4 yıldır IŞİD benzeri yapılar ortaya çıkmasın diye Suriye ve Irak nezdinde çalışmalar yaptı. Biz fetreti yok etmeye çalışırken başka bir fetret peşinde olan grupla karşılaştık. Gezi gibi olaylar Türkiye'nin yürüyüşünü durdurma çabalarıydı. 12 yıl içinde kaç deprem yaşadık. Bu depremleri aşarak sağlamlaşmış bir bünye ile yeni Türkiye'yi inşa edeceğiz.
Vatan

SPOR

Süper Kupa maçında yaşanan saha olaylarıyla ilgili PFDK'nın Galatasaray'a ve Fenerbahçe'ye kestiği cezaları yetersiz bulan Hukuk Müşavirliği'nin itirazını görüşen Tahkim Kurulu, sarı kırmızılıların cezasını 1 maç seyircisiz oynamaya çevirdi. Kurul, PFDK'nın saha olaylarından dolayı Galatasaray'a verdiği 100 bin TL para cezasını 1 maç seyircisiz oynama, Fenerbahçe'ye verdiği 20 bin TL'lik cezayı da 100 bin TL olarak karara bağladı. Böylece Galatasaray ligin 2. haftasındaki Eskişehirspor maçını Arena'da seyircisinden yoksun oynayacak. Kurul'un yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: "PFDK'ca Galatasaray A.Ş.'ye taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle verilen 150.000 TL para cezasının, 1 resmi müsabakayı seyircisiz oynama cezası şeklinde düzeltilerek onanmasına oybirliği ile karar verilmiştir. Sonuç olarak PFDK'ca Galatasaray A.Ş.'ye taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat ile saha olayları nedeniyle cezaların birleştirilmesi suretiyle; verilen 250.000 TL para cezasının, 100.000 TL para cezası ve 1 resmi müsabakayı seyircisiz oynamasına karar verilmiştir."
Hürriyet

Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Danimarka maçından sonra ikinci yarıdaki pozitif futbol ve galibiyet için oyuncularına teşekkür ederken, bir dizi uyarıda bulundu. Ay-yıldızlı hoca, "Birlik ve beraberliğimizi koruyalım. Ülkemize güzellikler yaşatmanın tam zamanıdır" diye konuştu. Milli oyuncuların sergilediği takım ruhuna ve arkadaşlığa övgü yağdıran Terim, "Kamp süresince müthiş dostluğunuz ve arkadaşlığınız ülkemize mesaj verir nitelikte. Sizin üzerinizden yürütülen 'kavga ediyorlar, düşman gibiler' söylemlerinin doğru olmadığını zaten herkese gösteriyorsunuz. Burada, futbolu ve futbolumuzu çirkinleştiren unsurların hepsinden uzaktasınız. Futbolumuzla, alacağımız başarılı neticelerle ülke insanlarımıza güzellikler yaşatmanın tam zamanıdır. İzlanda karşısında bu fırsatı en iyi şekilde kullanacağınızdan asla kuşkum yok" ifadelerini kullandı. Ay-yıldızlı teknik adam şöyle devam etti: "Tavırlarınızla ve futbolunuzla farklı camialardan gelip, dostça bir arada olunabileceğini göstererek örnek olmalısınız. Bu anlamda sizler zaten örnek oyuncularsınız. Bunu daha da üst seviyelere taşırsa, hem ülke insanlarımızı mutlu ederiz hem de bizler mutlu oluruz. Ülkemizin de buna gereksinimi var. Güzellikleri görmeyi fazlasıyla hak ediyorlar. 2016 Fransa'ya gitmek için önümüzde uzun bir yol var. Ayağımızı yere sağlam basarak, hep birlikte Fransa'da olacağımıza inanıyorum. İzlanda maçı hem çok kritik hem de hepimiz için çok iyi bir fırsat. İyi başlarsak ki, başlayacağımıza yürekten inanıyorum, yolumuza emin adımlarla devam ederiz."
Milliyet

12 Dev Adam ikinci turda A Milli Basketbol Takımı, İspanya'da düzenlenen FIBA Dünya Kupası'nda ilk tur C Grubu'ndaki 5. ve son maçında Dominik Cumhuriyeti'ni 77-64 mağlup etti. ABD'nin Ukrayna'yı 95-71; Yeni Zelanda'nın da Finlandiya'yı 67-65 yenmesiyle; son maçı öncesi tur vizesi alan Ay-Yıldızlılar, grup ikincisini belirleyecek karşılaşmaya rahat çıktı. Bu rahatlık hücuma iyi yansıyınca; Milliler özellikle 2. periyotta kontrolü ele geçirdi ve bu bölümü 27-10 önde kapadıktan sonra soyunma odasına 41-23 önde girdi. İkinci yarıda da rakibinin yumuşak savunması karşısında rahat hücum eden 12 Dev Adam, son periyoda da 60-41 önde girdi. Maç sonlarına doğru konsantrasyon eksikliği yaşamasına rağmen kazanan Ay-Yıldızlılar, grubunu 3 galibiyet 2 yenilgiyle 2. sırada tamamladı. Milliler, 2. turda D Grubu üçüncüsü Avustralya ile eşleşti. Ay-Yıldızlılar, Okyanusya temsilcisi ile pazar günü Barcelona'da karşı karşıya gelecek. 12 Dev Adam Avustralya'yı elerse, çeyrek finalde; ikinci turdaki Yeni Zelanda-Litvanya maçının galibiyle karşılaşacak.
Star

F.Bahçe'de 16 yıl önceki başkanlık seçimini 1 oyla Aziz Yıldırım'a kaybeden Vefa Küçük'ten itiraf geldi. Temmuzda Yüksek Divan Kurulu Başkanı seçilen Küçük, o dönem üzüldüğünü söylerken şimdi ise buna sevindiğini kulübün resmi dergisine verdiği röportajda bakın nasıl dile getirdi: "Yıldırım'ın başkanlığı daha da kıdemli hale gelip uzadıkça, kaybettiğime artık üzülmediğim gibi, başkanın kazanmasına, kendi kaybettiğime de sevinmeye başladım. BEN kazansaydım Saracoğlu'nu yıkıp iş merkezine çevirip stadı başka yere taşımak düşüncesindeydim. Ümraniye'de uygun yer vardı. Orayı düşünüyordum. Başkan da 'Bu stadı yıkacağım, yenileyip kapasitesini artıracağım' dedi. Seneler geçtikten sonra ben stadın güzel yapısını, seyirci kapasitesi artırılmış yeniden inşasını gördükten sonra, dedim ki; 'İyi ki ben kazanmamışım, sen kazanmışsın. Çünkü ben kazansaydım bu kadar büyük ve güzel bir stat yapamayabilirdim. Ama sen seçimlerde vaat ettiğini yerine getirdin. Onun için seni tebrik ediyorum'. O yönüyle de mutluyum."
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme