5 Eylül 2016 Pazartesi

05.09.2016 Genel Gündem




05.09.2016

GÜNDEM

Türkler Dünyaya Örnek Oldu
Türkiye ziyaretinde, 15 Temmuz gecesi bombalanan Meclis'i de ziyaret eden ve gördükleri karşısında şoke olduğunu söyleyen BM'nin iki numarası Jeffrey Feltman, darbeye karşı duran Türk halkının dünyaya örnek olduğunu söyledi. Feltman, "BM olarak bu tür eylemlerin sorumlularının yargı önüne çıkarılmaları gereğine inanıyoruz" dedi. "Türk halkının ve siyasi partilerinin darbe girişimine karşı birlikteliği ve demokrasiyi savunuşu dünyanın dört bir yanında özgürlük, barış ve huzur arayışındaki halklara örnek oluşturmaktadır." Bu sözler geçtiğimiz hafta, 30-31 Ağustos tarihlerinde Ankara'da 15 Temmuz kanlı darbe girişimi sonrası temaslarda bulunan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un Müsteşarı, yani BM'nin iki numarası Jeffrey Feltman'a ait. Meclis'i ziyareti sırasında darbecilerin yol açtığı tahribatı görmenin kendisini alt üst ettiğini söyleyen Feltman, kendi halkı ve vekillerine karşı bu eyleme yol yapanların yargı önüne getirilmeleri gerektiğini vurguluyor. Bu çerçevede Meclis'in darbe girişimini araştırma komisyonu kurmasını olumlu karşıladıklarını söyleyen Feltman, zanlıların adil yargı haklarının da gözetilmesi gerektiğini belirtiyor ve Türkiye'nin bir an önce 'olağanüstü hal' düzeninden normal düzene geçebilmesini temenni ediyor. Daha önceki görevi ABD Dışişleri Bakanının Yakın Doğu İşleri Yardımcılığı olan Feltman, Türkiye'deki terör eylemlerini kınıyor ve Suriye'de siyasi anlaşma ve geçiş süreci için Türkiye'nin katkısını 'elzem' buluyor. Feltman ile yaptığımız yazılı mülakatın ana hatları şöyle: "BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun daha gelişmeler devam ediyorken güçlü ve açık bir şekilde darbe girişimini kınayan, askerlerin devlet işlerine müdahalesinin kabul edilemeyeceğinin altını çizen ve demokrasi ilkeleri içinde anayasal düzen ve sivil idarenin barışçıl bir şekilde (yeniden) tesisini isteyen ilk liderlerden biri oldu. Geçtiğimiz hafta sonu da (3 Eylül'de) Genel Sekreterimiz, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile (Çin'in Hanju kentindeki) G-20 zirvesinde görüşerek bu zor zamanlarda BM'nin Türk hükümeti ve halkıyla dayanışma içinde olduğunu tekrarladı.
Hürriyet


Memleketlerine Uğurlandılar
Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde yol güvenliğini sağlayan askerlerle PKK'lı teröristler arasında çıkan çatışmada şehit olan Piyade Uzman Çavuşlar Ömer Şenel ve Sercan Gedikli ile Çukurca'da terör örgütüne yönelik operasyonlar sırasında şehit olan Piyade Uzman Çavuşlar Hasan Yaşar, Haşim Yenigül, Murat Demirçi, Hulusi Emre Dilci ve Piyade Uzman Onbaşılar Yunus Emre Aral ile Yunus Emre Uçar için uğurlama töreni düzenlendi. Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Helikopter Filo Komutanlığı'nda basına kapalı gerçekleştirilen törene, Van Valisi İbrahim Taşyapan, Van Asayiş Kolordu Komutanlığı Kurmay Başkanı Albay İbrahim Koyuer, İl Jandarma Komutanı Albay Yüksel Oğuz, Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Karişit, YYÜ Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal, Ak Parti İl Başkanı Zahir Soğanda, kamu kurum amirleri ile askeri erkan ve polisler katıldı. Şehit 8 askerin Türk bayrağına sarılı naaşlarının tören alanına getirilmesinin ardından, saygı duruşunda bulunularak özgeçmişleri okundu. Şehitlerden Şenel Kastamonu'ya, Gedikli Edirne'ye, Yaşar Kütahya'ya, Yenigül Kahramanmaraş'a, Demirçi ve Dilci Adana'ya, Aral Afyonkarahisar'a, Uçar Konya'ya uğurlandı. Hakkari'den önce Van'a gönderilen şehitler Piyade Kıdemli Çavuş Bahri Uçuş'un cenazesi Aydın, Piyade Uzman Çavuş Naci Yavuz'un naaşı Tokat, Piyade Uzman Onbaşı Enes Pelit'in cenazesi Tokat ve Piyade Uzman Onbaşı Fahrettin Livçalkan'ın naaşı Kayseri'ye uğurlandı.
Milliyet

Azez-Cerablus Artık Birleşti!
TSK'nın desteğinde Suriye'nin Türkiye sınırında IŞİD'in kontrol ettiği Cerablus-Azez hattında ilerleyen Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) savaşçıları, Fırat Kalkanı Harekâtı'nın ikinci aşamasında büyük başarı gösterdi. ÖSO, Elbeyli ilçesinden açılan ikinci cephe hattındaki Çobanbey (El Rai) ilçesine bağlı köyleri bir bir ele geçirirken, IŞİD, akşam saatlerinde kontrol ettiği Türkiye sınırını tamamen kaybetti. IŞİD 2 yılı aşkın süredir Azez'den Cerablus'a kadar olan Türkiye sınır hattını kontrol altında bulunduruyordu. Etkili operasyonlarla sınır hattından çekilmek zorunda kalan IŞİD'in sınırın 20 kilometre iç kesimlerinde mevzilendiği ve bu bölgeye takviye güçler sevk ettiği öğrenildi. IŞİD'in iki yıldır elinde tuttuğu Türkiye-Suriye sınırının Azez-Cerablus hattı düştü. TSK'nın tank ve özel kuvvetler desteği ile Suriye topraklarında ilerleyen ÖSO güçleri, dün öğleye kadar IŞİD'i sınır hattında 8 kilometrelik bir alanda kuşatma altına aldı. Bu kapsamda, Cerablus- Çobanbey arasındaki Sacur çayı bölgesinde IŞİD'in elinde bulunan Halolım, Silsile, Beblerin, Hacı Veli, Öküz Öldüren ve Karagöz köylerinin alınmasına yönelik operasyon, akşam 18.00 sıralarında sonuçlandı. IŞİD'in Türkiye ile son sınır hattı olan El Kadı bölgesinin alınmasıyla IŞİD'in Türkiye ile sınırı tamamen ortadan kalkmış oldu. Çobanbey'e yönelik başlatılan TSK'ya ait savaş uçakları tarafından da destek verilen IŞİD'e yönelik ikinci cephe, sınır hattındaki Salhan köyünden açıldı. Önceki gün başlayan, 50 tank ve personel taşıyıcı zırhlıların da kullanıldığı operasyonda özel kuvvetler de ÖSO güçlerine destek verdi. Suriye'nin Ömer Hüsniye köyüne giren ÖSO güçleri, sınır hattındaki Tekdam köyüne Esad yönetimi öncesi kullanılan Suriye bayrağı dikti. TSK desteğindeki ÖSO güçleri, IŞİD'e yönelik sınır hattında iki cepheden ilerledi. Fırat'ın doğusundan gelen kuvvetler Akçakoyunlu bölgesinden Çobanbey'e doğru ilerlerken, Çobanbey'deki kuvvetler ise batıdan ilerledi. Batıdaki ÖSO kuvvetleri, 10 kilometrelik alanı IŞİD'ten temizledi. Cerablus'tan Azez'e doğru Türkiye sınırında 52 kilometrelik bir alanı kontrol eden IŞİD, etkili operasyonlar nedeniyle sınır hattının gerisine çekildi. Türkiye sınırında sadece 8 kilometrelik bir alanda sıkışan IŞİD'in denetimindeki 5 köyün de ele geçirilmesiyle, IŞİD sınır hattının tamamını kaybetti. Çobanbey hamlesi, IŞİD'in Türkiye sınırıyla temasını kesmek amacını taşıyordu.
Milliyet

EKONOMİ

Gram Altın 125,6375-125,7942 
ABD Doları 2,9495-2,9526/Euro 3,2898-3,2948/İngiliz Sterlini 3,9205-3,9269

Toki'den Rekor
TOKİ Başkanı Ergün Turan bu yıl, ihalesi yapılan 38 bin 855 konuta ilave olarak ihale tarihleri belirlenenlerle birlikte 50 bin konutun aşıldığını belirterek, "Böylelikle TOKİ olarak tarihi bir rekora imza attık" dedi. Turan, 81 ilde 600'ü aşkın şantiyede sosyal yaşam projeleriyle dar gelirli vatandaşları konut sahibi yapmaya devam ettiğini söyledi. Yeni yerleşimler, yeni şehirler inşa ettiklerini belirten Turan, şöyle konuştu: "2016 yılı içerisinde 104 ihalede 38 bin 855 konutun ihalesini gerçekleştirdik. 13 bin 162 konutun ihale tarihlerini belirledik. Böylelikle 52 bin 17 konutun ihalesini yapmış olacağız. Bu konutlarımızı tamamladığımızda yaklaşık 200 bin vatandaşımız TOKİ konutlarında oturacak. Bu sayı yeni bir şehir demektir. İdare olarak ülkemizde bazı şehirlerimizde büyük yaşam alanları inşa ediyoruz ve etmeye devam edeceğiz." Geçmişte acil barınma ihtiyacına göre tek tip konut ürettiklerini söyleyen Turan, bugün ise birbirinden farklı, yatay mimari ile konut ürettiklerini vurguladı. "Konut üretim sürecinde nicelik kadar nitelik de önemlidir" diyen Turan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Artık birbirinden çok farklı tiplerde konut üretiyoruz. Ulusal mimari yarışmalarının projelerini de inşa ediyoruz. Anadolu'nun birçok yerinde konutlarımızın yapımına devam ediyoruz. Bu konutlarımızın örnekleri olan Nevşehir-Ürgüp konutlarımızı tamamlayıp teslim ettik. İzmir-Çeşme konutlarımız bitme aşamasına geldi. Devam eden projelerimizin tamamlanması ile birbirinden çok farklı, görselliği, kalitesi ile ön plana çıkan TOKİ konutları göreceksiniz."
Hürriyet

Kısmi Emeklilik Herkesin Hakkı
Emekli olabilmek için belli bir prim gününün, sigortalılık süresinin ve yaşın doldurulması gerekiyor. Fakat prim günü az olanların yaştan emeklilik yani kısmi emekli olma olanağı var. Ama yaştan emeklilikte sigorta ödeme günü az olduğundan emekli maaşı daha az oluyor. Yaştan emeklilik için üç dönem çok önemli. İşte 3600, 4500 ve 5400 gün primle emekliliğin şartları: 8 Eylül 1999 tarihinden önce girenler 3600 güne göre, 8 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 arasında girenler 4500 güne göre, ilk defa 1 Mayıs 2008 tarihi ve sonrası işe girmiş olanlar 5400 gün göre emekli olur. Yani 3600 gün şartı, 8 Eylül 1999'dan sonra işe girenler için 4500, 1 Mayıs 2008 gününden sonra işe girenler için 5400 olarak uygulanır. 8 Eylül 1999'dan sonra işe girenler 3600 güne göre emekli olmaz. 8 Eylül 1999 günü ile 30 Nisan 2008 günü arasında ilk defa işe giren erkeklerin kısmi emeklilik şartlarıyla yani 4500 gün sayısı ile emekli olabilmeleri için 60 yaşını tamamlamış, 25 yıldan beri sigortalı olması ve en az 4500 gün sayısı ile yaşlılıktan kısmi emekli olacaklar. Kadınlarda yaş şartı 58. İlk defa 1 Mayıs 2008 tarihi ve sonrası işe girmiş yani sigortalı olmuş veya olacak kadın ve erkekler için kısmı emeklilik şartı 5400 gün olarak uygulanır. Emeklilik yaşlarının tespiti 5400 günü tamamladıkları/ tamamlayacakları zamana göre belli olur. Buna göre yaş şartı 61-65 arasında değişir.
Posta

Charter Desteği 31 Aralık'a Uzadı
Türkiye ile Rusya arasında charter seferlerinin yeniden başlatılması yönündeki anlaşmanın imzalanmasının ardından her iki taraftan da hamleler geliyor. Önceki gün Moskova'dan kalkan bir charter uçağı, Antalya'ya indi. Bakanlar Kurulu da aynı gün charter uçaklarına destek sağlanmasına ilişkin yeni bir karar aldı. Buna göre, charter uçaklarına verilen uçuş başı 6 bin dolarlık destek, 31 Aralık'a kadar uzatıldı. Eylül ve ekim aylarında çok sayıda Rus turistin Türkiye'ye gelmesi bekleniyor. Bakanlar Kurulu, daha önce de 1 Nisan-31 Mayıs olarak belirlenen destek süresini 31 Ağustos'a kadar uzatmıştı. Bu ikinci uzatmanın ardından sonbaharda Türkiye'ye gelecek turist sayısının artmasına kesin gözüyle bakılıyor. 2016 Ocak-Temmuz döneminde sadece 231 bin Rus turist Türkiye'yi ziyaret etti. Geçen yıl aynı dönemde bu sayı 2 milyon 140 bindi. Turizm sektörü eylül ve ekim ayları için 500 bin Rus turist beklese de bu rakamın ancak yarısının Türkiye'ye gelebileceği ifade ediliyor.
Haber Türk

Pakistan Atağı
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Ömer Cihad Vardan ve DEİK Türkiye - Pakistan İş Konseyi Başkanı Atilla Demir Yerlikaya, Pakistan'la ticareti artırma çağrısında bulundu. İslamabad ve Lahor'a giden DEİK heyeti, WWF Pakistan tarafından Anadolu Grubu'nun iştiraki Coca-Cola İçecek'in desteği ile yaptırılan ve her sene 500 bin kişiye temiz su sağlayacak ünitelerden birinin açılışına katıldı. Heyet ayrıca, "Pakistan-Türkiye İş Dünyası Diyaloğu" toplantısına katıldı. Vardan ve Yerlikaya, Pakistan Cumhurbaşkanı Memnun Hüseyin ve Pakistan Başbakanı Navaz Şerif ile de görüştü. DEİK Başkanı Vardan, "Pakistan'da iş yapan Türk şirketleri büyük kolaylıklarla karşılaşıyor, vize engeli veya çalışma izni kısıtlamalarına maruz kalmıyor. Büyük bir potansiyel içeren Pakistan ile ülkemiz arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 600 milyon dolar. Bunu behemehâl geliştirmemiz gerekmekte" dedi. Atilla Demir Yerlikaya ise, Pakistan ile Türkiye arasında 2016 sonuna kadar imzalanması beklenen serbest ticaret anlaşması ile iki ülke arasındaki tarihi dostluk ve güvenin, gelişme ve refaha dönüşecek bir fırsat yakaladığını söyledi.
Milliyet

73 Ülke Büyükelçisi 'Güçlü Türkiye'yi Dünyaya Anlatacak
Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TIM), dış ticareti canlandırarak 2023'te 500 milyar ihracat hedefine ulaşmak için hayata geçirdiği en önemli tanıtım etkinliklerinden olan Büyükelçiler Buluşması, bu yıl 2-4 Eylül tarihleri arasında Çanakkale'de düzenlendi. Etkinlikte 73 ülkeden 181 büyükelçi ve bürokrat ağırlandı. TIM Başkanı Mehmet Büyükekşi ve yönetim kurulu üyeleri ev sahipliğinde ağırlananlar arasında Fransa, İtalya, Hollanda, Brezilya, İsviçre, İspanya, Israil, Kongo, Meksika ve Güney Afrika gibi ülkeler yer aldı. Düzenlenen is forumunda konuşan Hollanda Büyükelçisi Van Rij Cornelis, "Türk insanı güvenilir ve azimli. Ekonominiz sağlam temeller üzerine kurulu. Hollanda'nın Türkiye'de 22 milyar euro tutarında yatırımı var. İki ülke işbirliği ve fırsatları daha da geliştirilmeli. Aynı şekilde siz de Hollanda'ya yatırım yapmalısınız. Yeni işbirlikleri geliştirmeliyiz." TIM Başkanı Mehmet Büyükekşi de, Türkiye ihracatının yüzde 44'ünün yapıldığı 73 ülke temsilcisine işbirliği konusunda çağrıda bulundu. Büyükekşi, "65 bin ihracatçının ortak gayretiyle Türkiye'nin 2023 yılında dünya ticaretinden yüzde 1,5 pay almasını, sadece ihracatın değil yatırımların da artırılmasını hedefliyoruz. Ancak bu amaca yalnız ihracatı değil, ikili ticareti ve yatırımı artırarak ulaşabiliriz. Hem Türkiye'de hem de üçüncü ülkelerde sizlerle yatırım yapabiliriz" ifadelerini kullandı.
Akşam

Güneydoğu'da 23 İle 4 Yılda 140 Milyar Tl
Başbakan Binali Yıldırım, Diyarbakır'da Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da 23 ili kapsayan yatırım destek paketini açıkladı. "Doğu Anadolu'nun, Güneydoğu Anadolu'nun yüzünü güldürmek için buradayız. Bölgesel kalkınma farklarını asgariye düşürmek için buradayız. Yatırım için, üretim için, iş ve emek için buradayız. Adalet ve barış, rehaf ve huzur, demokrasi ve hukuk için buradayız" diyen Yıldırım, "Diyarbakır'dan Doğu ve Güneydoğu'nun merkezinden yatırımcılara sesleniyorum, gelin burada istihdam sağlayacağız deyin, güvenliği oluşturmak destek vermek bizim görevimiz, sizin göreviniz de yatırımları yapmak. 23 ili kapsayan devlet yatırımlarının tamamı 62 milyar lira. Özel sektörle birlikte 4 yılda 140 milyar yatırım yapılacak. 800 bin kişiye istihdam sağlanacak" dedi. Öncelikle terörden zarar gören 7 merkeze 10 milyar liralık yatırım yapacaklarını anlatan Yıldırım, "Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da kapsamlı bir destek yatırım haritası hayata geçiriyoruz. 23 ilimize yatırım yapmak isteyen işadamları, esnaf, çiftçi, genç ve kadınlarımıza önemli haberlerimiz var. Yatırımlar için cazibe merkezi haline getirecek adımları atıyoruz. Terörden zarar gören 7 merkez için 10 milyarlık yatırım yapıyoruz. Sadece Diyarbakır Sur için 1.9 milyarlık yatırım yapıyoruz. Şırnak, Cizre, Silopi için 7.5 milyarlık yatırım yapacağız" dedi. 23 ilde cazibe merkezleri oluşturacaklarını anlatan Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti: "Cazibe merkezlerimizi 5 ana kümeye ayırdık. Örneğin; Ardahan Kars Ağrı Iğdır, Kars merkezli oluyor. Bu yatırımcılarımıza neler getiri Güneydoğu Anadolu'da kapsamlı bir destek yatırım haritası hayata geçiriyoruz. 23 ilimize yatırım yapmak isteyen işadamları, esnaf, çiftçi, genç ve kadınlarımıza önemli haberlerimiz var yoruz? Yatırım yerini bedava veriyoruz. Herkese yapacağı işe göre yer verdiğimiz gibi, ihtiyacı olan fabrikayı da devlet yapıp teslim edecek. Sabit yatırım için para harcamayacak. Her yıl bu 23 il içinde 8 ilde herbirinde 10 tane fabrika kuracağız. Bu da senede 80 fabrika demektir. 200 ila 800 kişi civarında bir istihdam olacak. Bu da ortalama 40 bin istihdam anlamına geliyor. Makina için sıfır faizli kredi veriyoruz. Teminat desteğini de kredi garanti fonundan karşılayacağız. Yeter ki yatırımcı gelsin, üretim yapsın, iş versin, aş versin. Bölge de Türkiye de zenginleşsin. Bu destekler 2027 yılına kadar devam edecek. 1 yıl ödemesiz, 4 yıl vadeli, 5 yıl 5 yıl şeklinde olacak. Doğu ve Güneydoğu'ya üretim tesislerini taşımak isteyenlere de destek veriyoruz. Çağrı merkezleri için de 20-25 bin istihdam yaratılacak."
Vatan

DÜNYA

İncirlik Üssü'ne Yeni Alman Askeri Gücü
Geçtiğimiz pazartesi NATO'nun, Baltık'taki askeri birliklerin Türkiye'ye kaydırılması yönünde karar alması yeni Alman birliklerinin İncirlik Üssü'nde görevlendirilmesini gündeme getirdi. NATO'nun ekim ayı sonu, kasım ayı başı gibi Türkiye'ye kaydırmayı planladığı birliklerde bulunan askerlerin yüzde 30'unu Alman askerleri oluşturuyor. Yeni birlikler Türkiye'de konuşlandırılacak. Alman Bildam Sonntag gazetesinin haberine göre gönderilecek birlikler Suriye hava sahasını kontrol etmekte görevlendirilecek. Yeni askeri birliklerin gönderilmesi için takvim belirlendi. Federal hükümetin 12 Ekim'de yapacağı bakanlar kurulu toplantısında asker göndermek için karar alacak. Bakanlar kurulunda çıkacak karar, 12-17 Ekim tarihleri arasında toplanacak olan Federal Meclis'e gönderilecek. NATO'nun planladığı gibi askerlerin Ekim sonu veya Kasım başı Türkiye'ye gönderilmesi için meclisin onayı gerekecek. Federal Meclisi Türkiye'ye asker göndermeye onay vermezse, Alman askerleri IŞİD'e karşı mücadelede yer alamayacak. Alman milletvekilleri ise ancak Türkiye'nin kendilerine İncirlik Üssü'nde görevli Alman askerlerini ziyaret etme izni vermesi durumunda yeni asker göndermeye onay verebileceklerini söylüyor.
Hürriyet

Birleşme Tamamlandı
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Özgür Suriye Ordusu'nun Cerablus-Azez hattındaki IŞİD'in elinde bulunan tüm köyleri dün akşam saat 19.25 sıralarında ele geçirdiğini ve hattın tamammen ÖSO'nun hakimiyetinde olduğunu duyurdu. TSK'nın bu açıklamasıyla Fırat Kalkanı Operasyonu'nun 12. gününde Türkiye güvenliği açısından kritik öneme sahip olan 98 kilometrelik hat tamamen ÖSO'nun eline geçmiş oldu. TSK, Es-Suveyde, Mintakat Carablus, Hacı Veli, Zilfe, Al Baş, Kandura, Liyava, El Kadı, Mizab, Ez-Zehra, Varda, Taflı, el-Vira, Boranlı köylerinin alınmasıyla hattın tamamen IŞİD'den temizlendiğini bildirdi. Sınır hattında konuşlu Fırtına obüsleri ÖSO güçlerine destek amacıyla yer yer "perdeleme atışları" yaptı. IŞİD bu kıskaçtan kurtulmak için güneye El Bab'a doğru kaçmaya başlayınca, ÖSO da güneye doğru sarkma planını devreye soktu. Böylece ÖSO, TSK desteğiyle IŞİD'e üç cepheden saldırmaya başladı. ÖSO'nun güney istikmetinde ilerleyebilmesi için Türk Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçakları önceki gece Çobanbey civarında El Kadı bölgesinde üç, Vukuf bölgesinde de bir IŞİD hedefini vurarak imha etti. Çobanbey-Cerablus arasındaki kıskaç harekâtının dün tamamlanmasıyla Azez-Cerablus arasındaki 98 kilometrelik Mare Hattı tamamen ÖSO'nun eline geçmiş oldu. Harekatın Cerablus ayağında da Türkiye sınırından güneye 24 kilometre derinliğe inen ÖSO, Fırat Nehri'nin batıya uzanan kolu Sucu Çayı'na ulaşmıştı. ÖSO, Cerablus'un batısında bugün IŞİD'den Ganime ve Süveyda köylerini de alarak, Çobanbey yönünden gelenlerle aynı anda, terörislerin sınır hattında elinde kalan son köy olan Kadılar'ı kurtardı. Böylece ÖSO, Çobanbey ve Cerablus arasındaki Suriye-Türkiye sınırında, IŞİD'den arındırılmış bir kuşak meydana getirdi.
Hürriyet

İran: Kürtleri Suudi Arabistan Kışkırttı
İran hükümeti ile Kürt muhalif grubu İran Kürdistanı Demokratik Partisi'nin (PDKI) arasındaki gerilim, 20 yıllık barışın ardından yükselmeye başladı. PDKI ile İran Cumhuriyet Muhafızları arasında yaz boyunca çatışmalar artarak devam ederken, İran da Kuzey Irak'taki Kürt güçlerini bombaladı. PDKI ile İran Cumhuriyet Muhafızları arasında devam eden çalışmalarda ise her iki taraftan da çok sayıda kayıp verildi. PDKI, 1996 yılında imzalanan bir ateşkes ile ülkeyi terk edip Kuzey Irak'a yerleşmişti. İran ile PKK'nın kolu PJAK arasında da zaman zaman çatışmalar yaşanıyor. İran, Kürtlerle gerilimin artmasının ardında Suudi Arabistan'ın parmağı olduğu iddiasında bulunuyor. Suudi Arabistan ise bu iddiaları reddediyor. İran'daki 8 ile 10 milyon arasında nüfusu bulunan Kürtlerin büyük çoğunluğu Sünni. İran, ağustos ayı başında 20 Sünni Kürt din adamını idam edince, Suudi Arabistan infazı sert şekilde eleştirmişti. Devrim Muhafızları'nın eski komutanı Mohsen Rezai konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Suudi Arabistan devrim karşıtlarına para veriyor ve 'Gidip operasyon yapın' diyor. 'Nereye saldıralım' diye sorduklarında ise 'Önemli değil. İran'ın güvensiz olmasını istiyoruz' diyorlar" şeklinde konuştu. Suudi Arabistan'dan destek almadıklarını iddia eden PDKI'lı yetkililer, Türkiye, Irak ve Suriye'deki Kürt gruplardan da destek almadıklarını savunuyor. Eski Suudi İstihbarat Servisi şefi Prens Turki el Faysal, Paris'te temmuzda İran rejimi karşıtı Halkın Mücahitleri Örgütü tarafından düzenlenen gösteriye katılmıştı. İran ile Suudi Arabistan arasındaki "vekalet savaşı" konusunda açıklama yapan Standford Üniversitesi İran Çalışmaları programı direktörü Abbas Milani, "İran ile Suudi Arabistan arasındaki vekalet savaşı giderek daha açık ve daha kararlı bir hale geliyor" yorumunda bulundu. Emekli Suudi Generali Anvar Eşki'nin haziran ayında İsrail'e yaptığı gayri-resmi ziyaret, PDKI'nın arkasında Suudi Arabistan olduğunu savunanlar tarafından örnek gösteriliyor. İsrail Dışişleri Bakanlığı Genel Direktörü Dore Gold ile bir otelde konferansa katılan Eşki, Suudi Arabistan'ın bölgesel politikası ile ilgili bir konuşmada, Suudi Krallığı'nın iki önemli hedefinin 'İran'daki siyasi rejimi değiştirmek' ve 'Barışçıl bir yolla İran'ı zayıflatmaya yönelik bir Kürdistan kurulması' olabileceğini söylemişti. Suudi Arabistan ile İsrail arasında herhangi bir siyasi ilişki bulunmazken, Suudi Krallığı vatandaşlarına İsrail'e gitmeyi de yasaklıyor. İsrail merkezli Hareetz gazetesi de bu nedenle, Eşki'nin ülkeyi ziyaret etmesi için hükümetten izin alması gerektiğini belirtmişti.
Milliyet

'Türkiye Vize İçin İki Ay Daha Bekleyecek'
Alman Welt am Sonntag gazetesi, Türk hükümetinden yetkililere dayandırarak verdiği haberinde, Türkiye'nin vize serbestisi konusunda Avrupa Birliği'ne (AB) taviz vermeye hazır olduğunu savundu. Gazeteye göre, Türk hükümeti şimdiye dek dile getirdiği, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ekim sonuna dek vize serbestisi tanınması talebinde ısrar etmeyecek. Haberde, "vize serbestisinin Kasım ya da Aralık ayına sarkmasının Türk hükümeti açısından bir sorun teşkil etmeyeceği" iddia edildi. Ancak Türk hükümetinin, vize serbestisinin mutlaka bu yılın sonuna dek tanınmak zorunda olduğunun altını çizdiği vurgulandı. Ankara'dan daha önce yapılan açıklamalarda, ekim sonuna dek Türk vatandaşlarına vize serbestisi tanınmaması halinde, Türkiye ile AB arasındaki mülteci anlaşmasının feshedileceği dile getirilmişti. AB'nin de vize serbestisi konusunda Türkiye'ye karşı uzlaşmacı bir tavır içine gireceği belirtildi. Welt am Sonntag Brüksel'deki yetkililerden aldığı bilgilere dayanarak, vize serbestisi konusunda sorun teşkil eden Terörle Mücadele Yasaları'nda reformlar konusunda Türk hükümeti ile yakınlaşma sağlandığını yazdı. Ancak gazete bu konuda ayrıntıya yer vermedi. AB ile Türkiye arasında sağlanan mülteci anlaşması, Türkiye'nin yasadışı yollardan Yunanistan'a giden sığınmacıları almasını, bunun karşılığında AB'nin Türkiye'den mülteci almasını, AB'nin Türkiye'ye mültecilerle ilgili projeler için mali yardım yapmasını ve Türk vatandaşlarına Schengen Bölgesi için vize serbestisi tanınmasını öngörüyor. Türkiye'nin vize serbestisi için AB'nin kendisinden talep ettiği 72 kriteri yerine getirmesi gerekiyor. Henüz yerine getirilmeyen kriterlerden en tartışmalı olanı Terörle Mücadele Yasaları'nda reforma gidilmesi. Avrupa Parlamentosu, Türkiye geriye kalan beş kriterin tamamını yerine getirdikten sonra vize serbestisi konusunu gündemine alacağını açıklamıştı. Almanya Şansölyesi Angela Merkel ise, G20 sırasında yaptığı açıklamalarda, vize konusunda olumlu bir sonucun mümkün olduğunu ancak hâlâ haftalar sürecek çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti.
Milliyet

Brexit İcin Yol Haritası
İngiltere Başbakanı Theresa May, erken seçim çağrısında bulunmayacağını belirterek, Avrupa Birliği'nden ayrılma (Brexit) süresince 'zor zamanlardan geçmeye hazırlıklı olunması' gerektiğini söyledi. İngiliz yayın kuruluşu BBC'nin sorularını yanıtlayan May, önümüzdeki hafta içerisinde kabinenin aldığı yeni yol haritası kararını uygulayacaklarını ifade etti. Hükümet olarak İngiliz halkının AB referandumuyla ortaya çıkan taleplerine saygı duyduklarını aktaran May, "İngiliz halkı, serbest dolaşımın geçmişte olduğu gibi devam etmesini istemiyor. AB'den gelen insanların dolaşımının kontrol edildiğini görmek istiyorlar" dedi. İngiliz lider, ülkenin AB'den çıkma sürecini başlatacak Lizbon Antlaşması'nın 50'inci maddesinin devreye alınmasına yönelik olarak da "50. maddeyi önümüzdeki yıla kadar devreye almayacağız. Hazırlık sürecine ihtiyacımız var" dedi.
Vatan

POLİTİKA

Obama'dan Destek Sözü
Çin'in Hangcou kentindeki G-20 Liderler Zirvesi'ne katılan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ardından dün de ABD Başkanı Barack Obama ile bir araya geldi. Saat 08.10'da başlayan ve 45 dakika süren görüşmede Erdoğan, Fetullahçı Terör Örgütü'nce (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi sonrası Başkan Obama ile telefonla konuştuğunu anımsatarak, Obama'ya darbe girişimine karşı verdiği destek için teşekkür etti. ABD Başkanı Barack Obama da, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, bu eylemleri yapanların adalet önüne çıkarılmasından nasıl emin olacağımızın belirlenmesinde adalet bakanlığımızın ve ulusal güvenlik ekibimizin Türk yetkililerle işbirliğine devam edeceğine dair güvence verdim" ifadesini kullandı. Türkiye ile ABD'nin çok uzun süreli stratejik ortaklığının, Obama ile model ortaklığa dönüştüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu model ortaklığın devam ettiğini, iki ülke arasındaki ilişkinin özel olduğunu ve güçlenerek devam ettiğini söyledi. Erdoğan, "Amerika Birleşik Devletleri'nden şu anda bir heyet gelmiştir. Şimdi de bizden yine Adalet Bakanlığı'ndan bir heyet aynı şekilde Amerika Birleşik Devletleri'ne hatta Adalet Bakanımız ve İçişleri Bakanımız birlikte Amerika Birleşik Devletleri'ne gidecekler, orada bu çalışmayı birlikte yapacaklardır" dedi. Türkiye'nin, Suriye ve Irak'ta IŞİD, PKK, YPG, PYD terör örgütlerine karşı sürdürdüğü mücadelenin kararlı bir şekilde devam ettiğine dikkati çeken Erdoğan, "Temennimiz odur ki güneyimizde bir terör koridoru oluşmasın. Böyle bir terör koridorunun oluşmaması için de koalisyon güçleriyle birlikte Türkiye bir dayanışma içerisinde bu mücadeleyi vermektedir" dedi. ABD Başkanı Barack Obama da konuşmasında, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe kalkışmasını "korkunç darbe girişimi" olarak nitelendirdi. Obama, bu girişimin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ilk kez yüz yüze görüşme fırsatı bulduğunu söyledi. Başkan Obama, "Türk halkı, darbe girişimine direnmek için sokaklara çıkarak demokrasiye ve demokratik kurumların güçlü kalmasına inancını bir kez daha göstermiştir" diye konuştu. O dönem, darbe girişimini net şekilde kınadığını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'la konuştuğunu ifade eden Obama, ABD'nin "bu yasadışı eylemlerin faillerinin soruşturulması ve yargı önüne çıkarılmasına yönelik bağlılığını" dile getirdi. Obama, "İlk andan itibaren darbeye karışanların yargı önüne çıkarılması konusunda her türlü desteği vereceğimizi dile getirdim. Kendisine Adalet Bakanlığımızın ve Ulusal Güvenlik ekibimin bu konuların araştırılması konusunda ellerinden gelen her türlü çabayı göstereceklerini belirttim" ifadesini kullandı. Türkiye'deki son terör olaylarında hayatını kaybedenlerden dolayı en derin başsağlığı dileklerini sunduğunu ve terörün tüm dünyanın ortak sorunu olduğunu belirten Obama, "Böylesi saldırılar karşısında Türk halkının yanındayız ve onların acılarını paylaşıyoruz" dedi.
Hürriyet
Chp, Khk'ları Aym'ye Götürüyor
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçen hafta kurmaylarına, Anayasa Mahkemesi içtihatlarına aykırı biçimde OHAL sonrası sürece etki edecek KHK hükümlerini Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesi için çalışma başlatılması talimatını verdiği öğrenildi. Kılıçdaroğlu'nun, bu konudaki uyarılarını bir mektupla Başbakan Binali Yıldırım'a aktardığını, geçen sürede bir gelişme olmadığını belirterek, gerekli hazırlıkların yapılmasını istediği kaydedildi. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından OHAL ilanına açıkça karşı çıkan, OHAL sonrası ilan edilen KHK'ların ise Anayasa Mahkemesi içtihatları doğrultusunda yalnızca OHAL süresiyle sınırlı kalması yönünde uyarılarını ve eleştirilerini bizzat Başbakan Yıldırım'a bir mektupla sunan Kılıçdaroğlu, aradana geçen süre içinde hükümetin "gereğini yapmaması" nedeniyle harekete geçme kararı aldı. Kılıçdaroğlu'nun mektubunun ardından kendisiyle bir telefon görüşmesi yapan Yıldırım, uyarıları dikkate alacağını, konuyu hukukçu kurmaylarına incelettiği mesajını vermiş, son üçlü zirvede de KHK'ların TBMM Başkanlığı'na sunulacağı garantisini vermişti. Ancak aradan geçen süre içinde olumlu bir adım atılmaması üzerine Kılıçdaroğlu'nun, geçen hafta kurmaylarına Anayasa Mahkemesi dosyasının hazırlanması talimatını verdiği belirtildi. Alınan bilgilere göre, başta ordunun yeniden yapılandırılması, askeri okulların kapatılması, GATA'nın Sağlık Bakanlığı'na devri ile geçtiğimiz hafta yayımlanan KHK'yla getirilen belediyelere kayyum atanması düzenlenmesinin hazırlanılacak dosyada öncelikli olarak ele alınacak. Basına kapalı görüşmelerinde de Anayasa Mahkemesi'ne gidileceği sinyalini veren Kılıçdaroğlu'nun, muhtemelen TBMM Genel Kurulu'nun yeniden açılmasını bekleyeceği, daha sonra en uygun zamanda dosyaların Anayasa Mahkemesi'ne sunulması talimatını vereceği ifade ediliyor.
Milliyet
Yönetime El Koyma Saati 03.00 Olacaktı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 15 Temmuz gecesine ait yeni görüntülere ulaşıldı. Darbenin yönetildiği yerlerden biri olan Kara Kuvvetleri Komutanlığı Silahlı Kuvvetler Komuta Harekat Merkezi'ndeki güvenlik kameralarına el konuldu. Soruşturma dosyasına giren görüntülerde harekat merkezinde görevli Tuğgeneral Arif Pazarlıoğlu'nun, darbe girişimini televizyondan izlemesi kameralara yansıyor. Tuğgeneral Alpaslan Çetin, Kurmay Albay Osman Kardal, Kurmay Yüzbaşı Recep Yıldız ve Kurmay Binbaşı Erhan Metin'in harekat merkezinde görüldüğü fotoğraflarda Kurmay Binbaşı Ali Gültekin ve Binbaşı Oğuzhan Konuk'un elindeki makineli silah dikkati çekiyor. Eski Genelkurmay Personel Başkanı Korgeneral İlhan Talu, Tuğgeneral Uğur Şahin, Tuğgeneral Alparslan Çetin, Tuğgeneral Arif Pazarcıklıoğlu, Tümgeneral Baki Kavun, Yüzbaşı Oktay Felekoğlu, Yüzbaşı Bünyamin Tuner, Binbaşı Ahmet Yıldız, Binbaşı Mustafa Duygulu ve Binbaşı Serkan Kılıç, koridorda yürürken güvenlik kamerasına yansıyor. Binbaşı Aziz Onur, yanında bir askerle harekat merkezi koridorlarında görülüyor. Harekat merkezinin girişinde yaralı bir sivil de kameralara yansıyor. Kurmay Albay Mustafa Çiçek, bir grup askerle yaralıyı girişten içeriye alırken görünüyor. Soruşturma dosyasına darbecilere ait 20 sayfalık sıkıyönetim direktifi de girdi. Genelkurmay Başkanlığından tüm kurumlara gönderildiği öğrenilen "gizli" ibareli direktifin ilk maddesinde darbenin gece saat 03.00'te planlandığı görülüyor. Tuğgeneral Mehmet Partigöç ve Kurmay Albay Cemil Turan imzasıyla ve "Harekat Yıldırım" öncelik derecesiyle tüm birimlere gönderilen sıkıyönetim direktifte, "16 Temmuz 2016 saat 03.00'dan itibaren yönetime el koymuştur" ibaresi yer alıyor. 2. maddede ise "Aynı saatten itibaren tüm yurtta sıkıyönetim ilan edilmiştir" ifadesi kullanılıyor. Sıkıyönetim direktifinin 3 ve 4. maddelerinde darbecilerin sabah 06.00'dan itibaren sokağa çıkma yasağı uygulamayı planladıkları, derhal görevi üstlenmesi istenilen sıkıyönetim komutanlarına gerekli görülen ilçelere komutan atama yetkisi veriliyor.
Vatan

SPOR

Bu operasyonun faturası sadece 2.3 milyon Euro! Kadrosunu güçlendiren Galatasaray önemli transferlere imza attı. Tam 7 futbolcuyu kadrosuna katan Cimbom'un kasasından 2.3 milyon Euro çıktı. UEFA'nın koyduğu 65 milyon Euro'luk bütçe kısıtı nedeniyle de ince eleyip sık dokuyan Aslan, hem takım maliyetini düşürdü hem de transfer operasyonu yaptı. Serdar, Eren, Cavanda, Tolga Ciğerci, De Jong, Kolbein Sigthorsson ve Josue'yi kadrosuna katan Cimbom, bu 7 isim için toplam 14 milyon Euro bonservis ve kiralama bedeli ödedi. DE Jong ve Josue'nin bedelsiz olarak gelmesi de G.Saray'ın bu transfer operasyonunda elini rahatlattı. İmza attırdığı 7 futbolcu için 14 milyon Euro ödeyen G.Saray, sattığı ve kadro dışı bırakıp son gün maliyetinden kurtulduğu isimlerle de bütçesine nefes aldırdı. G.Saray, Telles, Rodriguez, Dzemaili ve Emre Can Coşkun'un transferlerinden toplam 9 milyon 350 bin Euro elde etti. Mainz'e 2 milyon 150 bin Euro'ya transfer olan Jose Rodriguez'in bonservis gelirinin yüzde 30'u özel madde gereği eski kulübü Real Madrid'e verildiği için Cimbom'un kasasına 1 milyon 505 bin Euro girdi. Ayrıca Riekerink'in kadroda düşünmediği ve sözleşmeleri feshedilmesi ya da başka takıma gitmemeleri halinde G.Saray'a yüklü maliyeti olan 3 futbolcunun ayrılığı da Cimbom'un transfer faturasını aşağı çekti. Galatasaray, transferrin son gününde yapılan operasyonla Donk'un 1 milyon, Umut'un 900 bin ve Tarık'ın 391 bin Euro'luk maliyetinden de kurtuldu. G.Saray'ın kasasından bu dev operasyon için 2.4 milyon Euro çıktı. Başkan Dursun Özbek de hem güçlü ve yerinde hem de ekonomik maliyetlerle operasyonu tamamlayan Sportif AŞ yöneticileri Levent Nazifoğlu ile Mehmet Özbek'i de özel olarak tebrik etti.
Hürriyet

Beşiktaş'ın, Porto'dan 10 milyon euroluk satın alma opsiyonuyla birlikte kiraladığı Vincent Aboubakar, Gaziantepspor maçında attığı şık gol ve oynadığı futbolla tam not aldı. İlk sınavında teknik heyet, yönetim ve taraftarların gözüne giren Kamerunlu forvetin ise Vodafone Arena'ya hayran kaldığı ortaya çıktı. BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde daha önce U-21 takımına karşı oynadığı maçta da bir gol atan Aboubakar'ın, Gaziantep karşılaşmasından sonra, "Tam benim istediğim taraftar profili. İyi ki gelmişim Beşiktaş'a" dediği aktarıldı. Aboubakar'ın bu sözleri karşısında takım arkadaşlarının ise "Sen asıl Vodafone Arena tamamen dolduğunda gör taraftarı. Daha hiçbir şey görmedin" diye konuştukları bildirildi. 24 yaşındaki Vincent Aboubakar'ın, takım içindeki pozitif hava ve arkadaşlık ortamına da hayran kaldığı öğrenildi. Teknik heyetin oyun anlayışını tamamen hücum futbolu üzerine kurmasının kendisi açısından önemli bir fırsat olduğunu da her fırsatta dile getiren siyah-beyazlı oyuncunun "Çok doğru bir yere geldiğime yürekten inanıyorum. Çok iyi bir takımız. Çok daha iyi olacağız. Takımda çok klas oyuncular var. Hazırlık maçında bile bu kadar seviniyorsak, takım olma yolunda doğru işler yapıyoruz demektir. Bu statta gol atarak tribünleri sevindirmek, bu taraftarı mutlu etmek benim en çok istediğim şey. Bazı oyuncular vardır ateşli taraftarlar karşısında çok daha iyi oynar. Ben de, Beşiktaş taraftarı gibi ateşli taraftarlar karşısında çok daha fazla motive oluyorum" ifadelerini kullandığı belirtildi.
Milliyet


Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, 2018 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri I Grubu ilk maçında deplasmanda karşılaşacakları Hırvatistan'ın favori gösterilmesinin doğal olduğunu vurguladı, "Şunu unutmayalım ki Euro 2016'da kötü oynadık, buna rağmen 1-0 kaybettik. Final beklediğimiz rakibimiz ise bizden 1 maç fazla oynadı. Futbolda her şey olabilir" dedi. Oyun planında değişiklik yapmayı düşünmediğinin altını çizen tecrübeli teknik adam, "Uzun zamandır oynadığımız bir oyun ve bu oyuna ait bir felsefe var. Yeni oyuncularımızla da taktik çalışması yaparken bunun bir daha üzerinden geçtik" diye konuştu. Maç öncesinde handikaplarının da bulunduğunu sözlerine ekleyen Türkiye Futbol Direktörü, "Problemimiz sezon başı hazırlığını iyi geçirmemiş olan oyuncularımız. Her şeye rağmen iyi başlayacağımızı umut ediyorum. Hayatım boyunca oyuncularıma ilk söylediğim şey, korkmadan oynamalarıdır. Mağlubiyetten korkmayacağız. Ümidimiz bitmediği sürece sonuna kadar gidebiliriz. Tek çekincem fiziksel konular. Kendi ligimizde bazı şeylere yetiyor ama uluslararası seviyede yetmiyor" ifadelerini kullandı. Ciddi ve sert rakiplerle eşleştiklerini de ifade eden Terim konuşmasına şöyle devam etti: "Uzun zamandır Dünya Kupası'na gitmiyoruz. Hazır Rusya ile ilişkilerimiz mükemmel duruma gelmişken, Antalya'da onları ağırlamışken, Rusya'ya gidersek mutlu oluruz. İlk üç maçın çok zorlu olduğu kesin. Eğer bunları sıkıntısız geçersek grubu başka şekle değiştirebiliriz. Uçurumun kenarlarında dolaşmak güzel bir şey değil, ama sonucu iyi olacaksa sorun yok. Tarihimiz belli, kazanılanlar kaybedilenler belli. Dünya Kupası'na gitmek orada olmak en büyük başarılardan biridir."
Milliyet




GÜNDEM

Türkler Dünyaya Örnek Oldu
Türkiye ziyaretinde, 15 Temmuz gecesi bombalanan Meclis'i de ziyaret eden ve gördükleri karşısında şoke olduğunu söyleyen BM'nin iki numarası Jeffrey Feltman, darbeye karşı duran Türk halkının dünyaya örnek olduğunu söyledi. Feltman, "BM olarak bu tür eylemlerin sorumlularının yargı önüne çıkarılmaları gereğine inanıyoruz" dedi. "Türk halkının ve siyasi partilerinin darbe girişimine karşı birlikteliği ve demokrasiyi savunuşu dünyanın dört bir yanında özgürlük, barış ve huzur arayışındaki halklara örnek oluşturmaktadır." Bu sözler geçtiğimiz hafta, 30-31 Ağustos tarihlerinde Ankara'da 15 Temmuz kanlı darbe girişimi sonrası temaslarda bulunan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un Müsteşarı, yani BM'nin iki numarası Jeffrey Feltman'a ait. Meclis'i ziyareti sırasında darbecilerin yol açtığı tahribatı görmenin kendisini alt üst ettiğini söyleyen Feltman, kendi halkı ve vekillerine karşı bu eyleme yol yapanların yargı önüne getirilmeleri gerektiğini vurguluyor. Bu çerçevede Meclis'in darbe girişimini araştırma komisyonu kurmasını olumlu karşıladıklarını söyleyen Feltman, zanlıların adil yargı haklarının da gözetilmesi gerektiğini belirtiyor ve Türkiye'nin bir an önce 'olağanüstü hal' düzeninden normal düzene geçebilmesini temenni ediyor. Daha önceki görevi ABD Dışişleri Bakanının Yakın Doğu İşleri Yardımcılığı olan Feltman, Türkiye'deki terör eylemlerini kınıyor ve Suriye'de siyasi anlaşma ve geçiş süreci için Türkiye'nin katkısını 'elzem' buluyor. Feltman ile yaptığımız yazılı mülakatın ana hatları şöyle: "BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun daha gelişmeler devam ediyorken güçlü ve açık bir şekilde darbe girişimini kınayan, askerlerin devlet işlerine müdahalesinin kabul edilemeyeceğinin altını çizen ve demokrasi ilkeleri içinde anayasal düzen ve sivil idarenin barışçıl bir şekilde (yeniden) tesisini isteyen ilk liderlerden biri oldu. Geçtiğimiz hafta sonu da (3 Eylül'de) Genel Sekreterimiz, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile (Çin'in Hanju kentindeki) G-20 zirvesinde görüşerek bu zor zamanlarda BM'nin Türk hükümeti ve halkıyla dayanışma içinde olduğunu tekrarladı.
Hürriyet

Memleketlerine Uğurlandılar
Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde yol güvenliğini sağlayan askerlerle PKK'lı teröristler arasında çıkan çatışmada şehit olan Piyade Uzman Çavuşlar Ömer Şenel ve Sercan Gedikli ile Çukurca'da terör örgütüne yönelik operasyonlar sırasında şehit olan Piyade Uzman Çavuşlar Hasan Yaşar, Haşim Yenigül, Murat Demirçi, Hulusi Emre Dilci ve Piyade Uzman Onbaşılar Yunus Emre Aral ile Yunus Emre Uçar için uğurlama töreni düzenlendi. Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Helikopter Filo Komutanlığı'nda basına kapalı gerçekleştirilen törene, Van Valisi İbrahim Taşyapan, Van Asayiş Kolordu Komutanlığı Kurmay Başkanı Albay İbrahim Koyuer, İl Jandarma Komutanı Albay Yüksel Oğuz, Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Karişit, YYÜ Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal, Ak Parti İl Başkanı Zahir Soğanda, kamu kurum amirleri ile askeri erkan ve polisler katıldı. Şehit 8 askerin Türk bayrağına sarılı naaşlarının tören alanına getirilmesinin ardından, saygı duruşunda bulunularak özgeçmişleri okundu. Şehitlerden Şenel Kastamonu'ya, Gedikli Edirne'ye, Yaşar Kütahya'ya, Yenigül Kahramanmaraş'a, Demirçi ve Dilci Adana'ya, Aral Afyonkarahisar'a, Uçar Konya'ya uğurlandı. Hakkari'den önce Van'a gönderilen şehitler Piyade Kıdemli Çavuş Bahri Uçuş'un cenazesi Aydın, Piyade Uzman Çavuş Naci Yavuz'un naaşı Tokat, Piyade Uzman Onbaşı Enes Pelit'in cenazesi Tokat ve Piyade Uzman Onbaşı Fahrettin Livçalkan'ın naaşı Kayseri'ye uğurlandı.
Milliyet

Azez-Cerablus Artık Birleşti!
TSK'nın desteğinde Suriye'nin Türkiye sınırında IŞİD'in kontrol ettiği Cerablus-Azez hattında ilerleyen Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) savaşçıları, Fırat Kalkanı Harekâtı'nın ikinci aşamasında büyük başarı gösterdi. ÖSO, Elbeyli ilçesinden açılan ikinci cephe hattındaki Çobanbey (El Rai) ilçesine bağlı köyleri bir bir ele geçirirken, IŞİD, akşam saatlerinde kontrol ettiği Türkiye sınırını tamamen kaybetti. IŞİD 2 yılı aşkın süredir Azez'den Cerablus'a kadar olan Türkiye sınır hattını kontrol altında bulunduruyordu. Etkili operasyonlarla sınır hattından çekilmek zorunda kalan IŞİD'in sınırın 20 kilometre iç kesimlerinde mevzilendiği ve bu bölgeye takviye güçler sevk ettiği öğrenildi. IŞİD'in iki yıldır elinde tuttuğu Türkiye-Suriye sınırının Azez-Cerablus hattı düştü. TSK'nın tank ve özel kuvvetler desteği ile Suriye topraklarında ilerleyen ÖSO güçleri, dün öğleye kadar IŞİD'i sınır hattında 8 kilometrelik bir alanda kuşatma altına aldı. Bu kapsamda, Cerablus- Çobanbey arasındaki Sacur çayı bölgesinde IŞİD'in elinde bulunan Halolım, Silsile, Beblerin, Hacı Veli, Öküz Öldüren ve Karagöz köylerinin alınmasına yönelik operasyon, akşam 18.00 sıralarında sonuçlandı. IŞİD'in Türkiye ile son sınır hattı olan El Kadı bölgesinin alınmasıyla IŞİD'in Türkiye ile sınırı tamamen ortadan kalkmış oldu. Çobanbey'e yönelik başlatılan TSK'ya ait savaş uçakları tarafından da destek verilen IŞİD'e yönelik ikinci cephe, sınır hattındaki Salhan köyünden açıldı. Önceki gün başlayan, 50 tank ve personel taşıyıcı zırhlıların da kullanıldığı operasyonda özel kuvvetler de ÖSO güçlerine destek verdi. Suriye'nin Ömer Hüsniye köyüne giren ÖSO güçleri, sınır hattındaki Tekdam köyüne Esad yönetimi öncesi kullanılan Suriye bayrağı dikti. TSK desteğindeki ÖSO güçleri, IŞİD'e yönelik sınır hattında iki cepheden ilerledi. Fırat'ın doğusundan gelen kuvvetler Akçakoyunlu bölgesinden Çobanbey'e doğru ilerlerken, Çobanbey'deki kuvvetler ise batıdan ilerledi. Batıdaki ÖSO kuvvetleri, 10 kilometrelik alanı IŞİD'ten temizledi. Cerablus'tan Azez'e doğru Türkiye sınırında 52 kilometrelik bir alanı kontrol eden IŞİD, etkili operasyonlar nedeniyle sınır hattının gerisine çekildi. Türkiye sınırında sadece 8 kilometrelik bir alanda sıkışan IŞİD'in denetimindeki 5 köyün de ele geçirilmesiyle, IŞİD sınır hattının tamamını kaybetti. Çobanbey hamlesi, IŞİD'in Türkiye sınırıyla temasını kesmek amacını taşıyordu.
Milliyet

EKONOMİ

Gram Altın 125,6375-125,7942 
ABD Doları 2,9495-2,9526/Euro 3,2898-3,2948/İngiliz Sterlini 3,9205-3,9269

Toki'den Rekor
TOKİ Başkanı Ergün Turan bu yıl, ihalesi yapılan 38 bin 855 konuta ilave olarak ihale tarihleri belirlenenlerle birlikte 50 bin konutun aşıldığını belirterek, "Böylelikle TOKİ olarak tarihi bir rekora imza attık" dedi. Turan, 81 ilde 600'ü aşkın şantiyede sosyal yaşam projeleriyle dar gelirli vatandaşları konut sahibi yapmaya devam ettiğini söyledi. Yeni yerleşimler, yeni şehirler inşa ettiklerini belirten Turan, şöyle konuştu: "2016 yılı içerisinde 104 ihalede 38 bin 855 konutun ihalesini gerçekleştirdik. 13 bin 162 konutun ihale tarihlerini belirledik. Böylelikle 52 bin 17 konutun ihalesini yapmış olacağız. Bu konutlarımızı tamamladığımızda yaklaşık 200 bin vatandaşımız TOKİ konutlarında oturacak. Bu sayı yeni bir şehir demektir. İdare olarak ülkemizde bazı şehirlerimizde büyük yaşam alanları inşa ediyoruz ve etmeye devam edeceğiz." Geçmişte acil barınma ihtiyacına göre tek tip konut ürettiklerini söyleyen Turan, bugün ise birbirinden farklı, yatay mimari ile konut ürettiklerini vurguladı. "Konut üretim sürecinde nicelik kadar nitelik de önemlidir" diyen Turan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Artık birbirinden çok farklı tiplerde konut üretiyoruz. Ulusal mimari yarışmalarının projelerini de inşa ediyoruz. Anadolu'nun birçok yerinde konutlarımızın yapımına devam ediyoruz. Bu konutlarımızın örnekleri olan Nevşehir-Ürgüp konutlarımızı tamamlayıp teslim ettik. İzmir-Çeşme konutlarımız bitme aşamasına geldi. Devam eden projelerimizin tamamlanması ile birbirinden çok farklı, görselliği, kalitesi ile ön plana çıkan TOKİ konutları göreceksiniz."
Hürriyet

Kısmi Emeklilik Herkesin Hakkı
Emekli olabilmek için belli bir prim gününün, sigortalılık süresinin ve yaşın doldurulması gerekiyor. Fakat prim günü az olanların yaştan emeklilik yani kısmi emekli olma olanağı var. Ama yaştan emeklilikte sigorta ödeme günü az olduğundan emekli maaşı daha az oluyor. Yaştan emeklilik için üç dönem çok önemli. İşte 3600, 4500 ve 5400 gün primle emekliliğin şartları: 8 Eylül 1999 tarihinden önce girenler 3600 güne göre, 8 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 arasında girenler 4500 güne göre, ilk defa 1 Mayıs 2008 tarihi ve sonrası işe girmiş olanlar 5400 gün göre emekli olur. Yani 3600 gün şartı, 8 Eylül 1999'dan sonra işe girenler için 4500, 1 Mayıs 2008 gününden sonra işe girenler için 5400 olarak uygulanır. 8 Eylül 1999'dan sonra işe girenler 3600 güne göre emekli olmaz. 8 Eylül 1999 günü ile 30 Nisan 2008 günü arasında ilk defa işe giren erkeklerin kısmi emeklilik şartlarıyla yani 4500 gün sayısı ile emekli olabilmeleri için 60 yaşını tamamlamış, 25 yıldan beri sigortalı olması ve en az 4500 gün sayısı ile yaşlılıktan kısmi emekli olacaklar. Kadınlarda yaş şartı 58. İlk defa 1 Mayıs 2008 tarihi ve sonrası işe girmiş yani sigortalı olmuş veya olacak kadın ve erkekler için kısmı emeklilik şartı 5400 gün olarak uygulanır. Emeklilik yaşlarının tespiti 5400 günü tamamladıkları/ tamamlayacakları zamana göre belli olur. Buna göre yaş şartı 61-65 arasında değişir.
Posta

Charter Desteği 31 Aralık'a Uzadı
Türkiye ile Rusya arasında charter seferlerinin yeniden başlatılması yönündeki anlaşmanın imzalanmasının ardından her iki taraftan da hamleler geliyor. Önceki gün Moskova'dan kalkan bir charter uçağı, Antalya'ya indi. Bakanlar Kurulu da aynı gün charter uçaklarına destek sağlanmasına ilişkin yeni bir karar aldı. Buna göre, charter uçaklarına verilen uçuş başı 6 bin dolarlık destek, 31 Aralık'a kadar uzatıldı. Eylül ve ekim aylarında çok sayıda Rus turistin Türkiye'ye gelmesi bekleniyor. Bakanlar Kurulu, daha önce de 1 Nisan-31 Mayıs olarak belirlenen destek süresini 31 Ağustos'a kadar uzatmıştı. Bu ikinci uzatmanın ardından sonbaharda Türkiye'ye gelecek turist sayısının artmasına kesin gözüyle bakılıyor. 2016 Ocak-Temmuz döneminde sadece 231 bin Rus turist Türkiye'yi ziyaret etti. Geçen yıl aynı dönemde bu sayı 2 milyon 140 bindi. Turizm sektörü eylül ve ekim ayları için 500 bin Rus turist beklese de bu rakamın ancak yarısının Türkiye'ye gelebileceği ifade ediliyor.
Haber Türk

Pakistan Atağı
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Ömer Cihad Vardan ve DEİK Türkiye - Pakistan İş Konseyi Başkanı Atilla Demir Yerlikaya, Pakistan'la ticareti artırma çağrısında bulundu. İslamabad ve Lahor'a giden DEİK heyeti, WWF Pakistan tarafından Anadolu Grubu'nun iştiraki Coca-Cola İçecek'in desteği ile yaptırılan ve her sene 500 bin kişiye temiz su sağlayacak ünitelerden birinin açılışına katıldı. Heyet ayrıca, "Pakistan-Türkiye İş Dünyası Diyaloğu" toplantısına katıldı. Vardan ve Yerlikaya, Pakistan Cumhurbaşkanı Memnun Hüseyin ve Pakistan Başbakanı Navaz Şerif ile de görüştü. DEİK Başkanı Vardan, "Pakistan'da iş yapan Türk şirketleri büyük kolaylıklarla karşılaşıyor, vize engeli veya çalışma izni kısıtlamalarına maruz kalmıyor. Büyük bir potansiyel içeren Pakistan ile ülkemiz arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 600 milyon dolar. Bunu behemehâl geliştirmemiz gerekmekte" dedi. Atilla Demir Yerlikaya ise, Pakistan ile Türkiye arasında 2016 sonuna kadar imzalanması beklenen serbest ticaret anlaşması ile iki ülke arasındaki tarihi dostluk ve güvenin, gelişme ve refaha dönüşecek bir fırsat yakaladığını söyledi.
Milliyet

73 Ülke Büyükelçisi 'Güçlü Türkiye'yi Dünyaya Anlatacak
Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TIM), dış ticareti canlandırarak 2023'te 500 milyar ihracat hedefine ulaşmak için hayata geçirdiği en önemli tanıtım etkinliklerinden olan Büyükelçiler Buluşması, bu yıl 2-4 Eylül tarihleri arasında Çanakkale'de düzenlendi. Etkinlikte 73 ülkeden 181 büyükelçi ve bürokrat ağırlandı. TIM Başkanı Mehmet Büyükekşi ve yönetim kurulu üyeleri ev sahipliğinde ağırlananlar arasında Fransa, İtalya, Hollanda, Brezilya, İsviçre, İspanya, Israil, Kongo, Meksika ve Güney Afrika gibi ülkeler yer aldı. Düzenlenen is forumunda konuşan Hollanda Büyükelçisi Van Rij Cornelis, "Türk insanı güvenilir ve azimli. Ekonominiz sağlam temeller üzerine kurulu. Hollanda'nın Türkiye'de 22 milyar euro tutarında yatırımı var. İki ülke işbirliği ve fırsatları daha da geliştirilmeli. Aynı şekilde siz de Hollanda'ya yatırım yapmalısınız. Yeni işbirlikleri geliştirmeliyiz." TIM Başkanı Mehmet Büyükekşi de, Türkiye ihracatının yüzde 44'ünün yapıldığı 73 ülke temsilcisine işbirliği konusunda çağrıda bulundu. Büyükekşi, "65 bin ihracatçının ortak gayretiyle Türkiye'nin 2023 yılında dünya ticaretinden yüzde 1,5 pay almasını, sadece ihracatın değil yatırımların da artırılmasını hedefliyoruz. Ancak bu amaca yalnız ihracatı değil, ikili ticareti ve yatırımı artırarak ulaşabiliriz. Hem Türkiye'de hem de üçüncü ülkelerde sizlerle yatırım yapabiliriz" ifadelerini kullandı.
Akşam

Güneydoğu'da 23 İle 4 Yılda 140 Milyar Tl
Başbakan Binali Yıldırım, Diyarbakır'da Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da 23 ili kapsayan yatırım destek paketini açıkladı. "Doğu Anadolu'nun, Güneydoğu Anadolu'nun yüzünü güldürmek için buradayız. Bölgesel kalkınma farklarını asgariye düşürmek için buradayız. Yatırım için, üretim için, iş ve emek için buradayız. Adalet ve barış, rehaf ve huzur, demokrasi ve hukuk için buradayız" diyen Yıldırım, "Diyarbakır'dan Doğu ve Güneydoğu'nun merkezinden yatırımcılara sesleniyorum, gelin burada istihdam sağlayacağız deyin, güvenliği oluşturmak destek vermek bizim görevimiz, sizin göreviniz de yatırımları yapmak. 23 ili kapsayan devlet yatırımlarının tamamı 62 milyar lira. Özel sektörle birlikte 4 yılda 140 milyar yatırım yapılacak. 800 bin kişiye istihdam sağlanacak" dedi. Öncelikle terörden zarar gören 7 merkeze 10 milyar liralık yatırım yapacaklarını anlatan Yıldırım, "Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da kapsamlı bir destek yatırım haritası hayata geçiriyoruz. 23 ilimize yatırım yapmak isteyen işadamları, esnaf, çiftçi, genç ve kadınlarımıza önemli haberlerimiz var. Yatırımlar için cazibe merkezi haline getirecek adımları atıyoruz. Terörden zarar gören 7 merkez için 10 milyarlık yatırım yapıyoruz. Sadece Diyarbakır Sur için 1.9 milyarlık yatırım yapıyoruz. Şırnak, Cizre, Silopi için 7.5 milyarlık yatırım yapacağız" dedi. 23 ilde cazibe merkezleri oluşturacaklarını anlatan Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti: "Cazibe merkezlerimizi 5 ana kümeye ayırdık. Örneğin; Ardahan Kars Ağrı Iğdır, Kars merkezli oluyor. Bu yatırımcılarımıza neler getiri Güneydoğu Anadolu'da kapsamlı bir destek yatırım haritası hayata geçiriyoruz. 23 ilimize yatırım yapmak isteyen işadamları, esnaf, çiftçi, genç ve kadınlarımıza önemli haberlerimiz var yoruz? Yatırım yerini bedava veriyoruz. Herkese yapacağı işe göre yer verdiğimiz gibi, ihtiyacı olan fabrikayı da devlet yapıp teslim edecek. Sabit yatırım için para harcamayacak. Her yıl bu 23 il içinde 8 ilde herbirinde 10 tane fabrika kuracağız. Bu da senede 80 fabrika demektir. 200 ila 800 kişi civarında bir istihdam olacak. Bu da ortalama 40 bin istihdam anlamına geliyor. Makina için sıfır faizli kredi veriyoruz. Teminat desteğini de kredi garanti fonundan karşılayacağız. Yeter ki yatırımcı gelsin, üretim yapsın, iş versin, aş versin. Bölge de Türkiye de zenginleşsin. Bu destekler 2027 yılına kadar devam edecek. 1 yıl ödemesiz, 4 yıl vadeli, 5 yıl 5 yıl şeklinde olacak. Doğu ve Güneydoğu'ya üretim tesislerini taşımak isteyenlere de destek veriyoruz. Çağrı merkezleri için de 20-25 bin istihdam yaratılacak."
Vatan

DÜNYA

İncirlik Üssü'ne Yeni Alman Askeri Gücü
Geçtiğimiz pazartesi NATO'nun, Baltık'taki askeri birliklerin Türkiye'ye kaydırılması yönünde karar alması yeni Alman birliklerinin İncirlik Üssü'nde görevlendirilmesini gündeme getirdi. NATO'nun ekim ayı sonu, kasım ayı başı gibi Türkiye'ye kaydırmayı planladığı birliklerde bulunan askerlerin yüzde 30'unu Alman askerleri oluşturuyor. Yeni birlikler Türkiye'de konuşlandırılacak. Alman Bildam Sonntag gazetesinin haberine göre gönderilecek birlikler Suriye hava sahasını kontrol etmekte görevlendirilecek. Yeni askeri birliklerin gönderilmesi için takvim belirlendi. Federal hükümetin 12 Ekim'de yapacağı bakanlar kurulu toplantısında asker göndermek için karar alacak. Bakanlar kurulunda çıkacak karar, 12-17 Ekim tarihleri arasında toplanacak olan Federal Meclis'e gönderilecek. NATO'nun planladığı gibi askerlerin Ekim sonu veya Kasım başı Türkiye'ye gönderilmesi için meclisin onayı gerekecek. Federal Meclisi Türkiye'ye asker göndermeye onay vermezse, Alman askerleri IŞİD'e karşı mücadelede yer alamayacak. Alman milletvekilleri ise ancak Türkiye'nin kendilerine İncirlik Üssü'nde görevli Alman askerlerini ziyaret etme izni vermesi durumunda yeni asker göndermeye onay verebileceklerini söylüyor.
Hürriyet

Birleşme Tamamlandı
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Özgür Suriye Ordusu'nun Cerablus-Azez hattındaki IŞİD'in elinde bulunan tüm köyleri dün akşam saat 19.25 sıralarında ele geçirdiğini ve hattın tamammen ÖSO'nun hakimiyetinde olduğunu duyurdu. TSK'nın bu açıklamasıyla Fırat Kalkanı Operasyonu'nun 12. gününde Türkiye güvenliği açısından kritik öneme sahip olan 98 kilometrelik hat tamamen ÖSO'nun eline geçmiş oldu. TSK, Es-Suveyde, Mintakat Carablus, Hacı Veli, Zilfe, Al Baş, Kandura, Liyava, El Kadı, Mizab, Ez-Zehra, Varda, Taflı, el-Vira, Boranlı köylerinin alınmasıyla hattın tamamen IŞİD'den temizlendiğini bildirdi. Sınır hattında konuşlu Fırtına obüsleri ÖSO güçlerine destek amacıyla yer yer "perdeleme atışları" yaptı. IŞİD bu kıskaçtan kurtulmak için güneye El Bab'a doğru kaçmaya başlayınca, ÖSO da güneye doğru sarkma planını devreye soktu. Böylece ÖSO, TSK desteğiyle IŞİD'e üç cepheden saldırmaya başladı. ÖSO'nun güney istikmetinde ilerleyebilmesi için Türk Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçakları önceki gece Çobanbey civarında El Kadı bölgesinde üç, Vukuf bölgesinde de bir IŞİD hedefini vurarak imha etti. Çobanbey-Cerablus arasındaki kıskaç harekâtının dün tamamlanmasıyla Azez-Cerablus arasındaki 98 kilometrelik Mare Hattı tamamen ÖSO'nun eline geçmiş oldu. Harekatın Cerablus ayağında da Türkiye sınırından güneye 24 kilometre derinliğe inen ÖSO, Fırat Nehri'nin batıya uzanan kolu Sucu Çayı'na ulaşmıştı. ÖSO, Cerablus'un batısında bugün IŞİD'den Ganime ve Süveyda köylerini de alarak, Çobanbey yönünden gelenlerle aynı anda, terörislerin sınır hattında elinde kalan son köy olan Kadılar'ı kurtardı. Böylece ÖSO, Çobanbey ve Cerablus arasındaki Suriye-Türkiye sınırında, IŞİD'den arındırılmış bir kuşak meydana getirdi.
Hürriyet

İran: Kürtleri Suudi Arabistan Kışkırttı
İran hükümeti ile Kürt muhalif grubu İran Kürdistanı Demokratik Partisi'nin (PDKI) arasındaki gerilim, 20 yıllık barışın ardından yükselmeye başladı. PDKI ile İran Cumhuriyet Muhafızları arasında yaz boyunca çatışmalar artarak devam ederken, İran da Kuzey Irak'taki Kürt güçlerini bombaladı. PDKI ile İran Cumhuriyet Muhafızları arasında devam eden çalışmalarda ise her iki taraftan da çok sayıda kayıp verildi. PDKI, 1996 yılında imzalanan bir ateşkes ile ülkeyi terk edip Kuzey Irak'a yerleşmişti. İran ile PKK'nın kolu PJAK arasında da zaman zaman çatışmalar yaşanıyor. İran, Kürtlerle gerilimin artmasının ardında Suudi Arabistan'ın parmağı olduğu iddiasında bulunuyor. Suudi Arabistan ise bu iddiaları reddediyor. İran'daki 8 ile 10 milyon arasında nüfusu bulunan Kürtlerin büyük çoğunluğu Sünni. İran, ağustos ayı başında 20 Sünni Kürt din adamını idam edince, Suudi Arabistan infazı sert şekilde eleştirmişti. Devrim Muhafızları'nın eski komutanı Mohsen Rezai konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Suudi Arabistan devrim karşıtlarına para veriyor ve 'Gidip operasyon yapın' diyor. 'Nereye saldıralım' diye sorduklarında ise 'Önemli değil. İran'ın güvensiz olmasını istiyoruz' diyorlar" şeklinde konuştu. Suudi Arabistan'dan destek almadıklarını iddia eden PDKI'lı yetkililer, Türkiye, Irak ve Suriye'deki Kürt gruplardan da destek almadıklarını savunuyor. Eski Suudi İstihbarat Servisi şefi Prens Turki el Faysal, Paris'te temmuzda İran rejimi karşıtı Halkın Mücahitleri Örgütü tarafından düzenlenen gösteriye katılmıştı. İran ile Suudi Arabistan arasındaki "vekalet savaşı" konusunda açıklama yapan Standford Üniversitesi İran Çalışmaları programı direktörü Abbas Milani, "İran ile Suudi Arabistan arasındaki vekalet savaşı giderek daha açık ve daha kararlı bir hale geliyor" yorumunda bulundu. Emekli Suudi Generali Anvar Eşki'nin haziran ayında İsrail'e yaptığı gayri-resmi ziyaret, PDKI'nın arkasında Suudi Arabistan olduğunu savunanlar tarafından örnek gösteriliyor. İsrail Dışişleri Bakanlığı Genel Direktörü Dore Gold ile bir otelde konferansa katılan Eşki, Suudi Arabistan'ın bölgesel politikası ile ilgili bir konuşmada, Suudi Krallığı'nın iki önemli hedefinin 'İran'daki siyasi rejimi değiştirmek' ve 'Barışçıl bir yolla İran'ı zayıflatmaya yönelik bir Kürdistan kurulması' olabileceğini söylemişti. Suudi Arabistan ile İsrail arasında herhangi bir siyasi ilişki bulunmazken, Suudi Krallığı vatandaşlarına İsrail'e gitmeyi de yasaklıyor. İsrail merkezli Hareetz gazetesi de bu nedenle, Eşki'nin ülkeyi ziyaret etmesi için hükümetten izin alması gerektiğini belirtmişti.
Milliyet

'Türkiye Vize İçin İki Ay Daha Bekleyecek'
Alman Welt am Sonntag gazetesi, Türk hükümetinden yetkililere dayandırarak verdiği haberinde, Türkiye'nin vize serbestisi konusunda Avrupa Birliği'ne (AB) taviz vermeye hazır olduğunu savundu. Gazeteye göre, Türk hükümeti şimdiye dek dile getirdiği, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ekim sonuna dek vize serbestisi tanınması talebinde ısrar etmeyecek. Haberde, "vize serbestisinin Kasım ya da Aralık ayına sarkmasının Türk hükümeti açısından bir sorun teşkil etmeyeceği" iddia edildi. Ancak Türk hükümetinin, vize serbestisinin mutlaka bu yılın sonuna dek tanınmak zorunda olduğunun altını çizdiği vurgulandı. Ankara'dan daha önce yapılan açıklamalarda, ekim sonuna dek Türk vatandaşlarına vize serbestisi tanınmaması halinde, Türkiye ile AB arasındaki mülteci anlaşmasının feshedileceği dile getirilmişti. AB'nin de vize serbestisi konusunda Türkiye'ye karşı uzlaşmacı bir tavır içine gireceği belirtildi. Welt am Sonntag Brüksel'deki yetkililerden aldığı bilgilere dayanarak, vize serbestisi konusunda sorun teşkil eden Terörle Mücadele Yasaları'nda reformlar konusunda Türk hükümeti ile yakınlaşma sağlandığını yazdı. Ancak gazete bu konuda ayrıntıya yer vermedi. AB ile Türkiye arasında sağlanan mülteci anlaşması, Türkiye'nin yasadışı yollardan Yunanistan'a giden sığınmacıları almasını, bunun karşılığında AB'nin Türkiye'den mülteci almasını, AB'nin Türkiye'ye mültecilerle ilgili projeler için mali yardım yapmasını ve Türk vatandaşlarına Schengen Bölgesi için vize serbestisi tanınmasını öngörüyor. Türkiye'nin vize serbestisi için AB'nin kendisinden talep ettiği 72 kriteri yerine getirmesi gerekiyor. Henüz yerine getirilmeyen kriterlerden en tartışmalı olanı Terörle Mücadele Yasaları'nda reforma gidilmesi. Avrupa Parlamentosu, Türkiye geriye kalan beş kriterin tamamını yerine getirdikten sonra vize serbestisi konusunu gündemine alacağını açıklamıştı. Almanya Şansölyesi Angela Merkel ise, G20 sırasında yaptığı açıklamalarda, vize konusunda olumlu bir sonucun mümkün olduğunu ancak hâlâ haftalar sürecek çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti.
Milliyet

Brexit İcin Yol Haritası
İngiltere Başbakanı Theresa May, erken seçim çağrısında bulunmayacağını belirterek, Avrupa Birliği'nden ayrılma (Brexit) süresince 'zor zamanlardan geçmeye hazırlıklı olunması' gerektiğini söyledi. İngiliz yayın kuruluşu BBC'nin sorularını yanıtlayan May, önümüzdeki hafta içerisinde kabinenin aldığı yeni yol haritası kararını uygulayacaklarını ifade etti. Hükümet olarak İngiliz halkının AB referandumuyla ortaya çıkan taleplerine saygı duyduklarını aktaran May, "İngiliz halkı, serbest dolaşımın geçmişte olduğu gibi devam etmesini istemiyor. AB'den gelen insanların dolaşımının kontrol edildiğini görmek istiyorlar" dedi. İngiliz lider, ülkenin AB'den çıkma sürecini başlatacak Lizbon Antlaşması'nın 50'inci maddesinin devreye alınmasına yönelik olarak da "50. maddeyi önümüzdeki yıla kadar devreye almayacağız. Hazırlık sürecine ihtiyacımız var" dedi.
Vatan

POLİTİKA

Obama'dan Destek Sözü
Çin'in Hangcou kentindeki G-20 Liderler Zirvesi'ne katılan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ardından dün de ABD Başkanı Barack Obama ile bir araya geldi. Saat 08.10'da başlayan ve 45 dakika süren görüşmede Erdoğan, Fetullahçı Terör Örgütü'nce (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi sonrası Başkan Obama ile telefonla konuştuğunu anımsatarak, Obama'ya darbe girişimine karşı verdiği destek için teşekkür etti. ABD Başkanı Barack Obama da, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, bu eylemleri yapanların adalet önüne çıkarılmasından nasıl emin olacağımızın belirlenmesinde adalet bakanlığımızın ve ulusal güvenlik ekibimizin Türk yetkililerle işbirliğine devam edeceğine dair güvence verdim" ifadesini kullandı. Türkiye ile ABD'nin çok uzun süreli stratejik ortaklığının, Obama ile model ortaklığa dönüştüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu model ortaklığın devam ettiğini, iki ülke arasındaki ilişkinin özel olduğunu ve güçlenerek devam ettiğini söyledi. Erdoğan, "Amerika Birleşik Devletleri'nden şu anda bir heyet gelmiştir. Şimdi de bizden yine Adalet Bakanlığı'ndan bir heyet aynı şekilde Amerika Birleşik Devletleri'ne hatta Adalet Bakanımız ve İçişleri Bakanımız birlikte Amerika Birleşik Devletleri'ne gidecekler, orada bu çalışmayı birlikte yapacaklardır" dedi. Türkiye'nin, Suriye ve Irak'ta IŞİD, PKK, YPG, PYD terör örgütlerine karşı sürdürdüğü mücadelenin kararlı bir şekilde devam ettiğine dikkati çeken Erdoğan, "Temennimiz odur ki güneyimizde bir terör koridoru oluşmasın. Böyle bir terör koridorunun oluşmaması için de koalisyon güçleriyle birlikte Türkiye bir dayanışma içerisinde bu mücadeleyi vermektedir" dedi. ABD Başkanı Barack Obama da konuşmasında, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe kalkışmasını "korkunç darbe girişimi" olarak nitelendirdi. Obama, bu girişimin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ilk kez yüz yüze görüşme fırsatı bulduğunu söyledi. Başkan Obama, "Türk halkı, darbe girişimine direnmek için sokaklara çıkarak demokrasiye ve demokratik kurumların güçlü kalmasına inancını bir kez daha göstermiştir" diye konuştu. O dönem, darbe girişimini net şekilde kınadığını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'la konuştuğunu ifade eden Obama, ABD'nin "bu yasadışı eylemlerin faillerinin soruşturulması ve yargı önüne çıkarılmasına yönelik bağlılığını" dile getirdi. Obama, "İlk andan itibaren darbeye karışanların yargı önüne çıkarılması konusunda her türlü desteği vereceğimizi dile getirdim. Kendisine Adalet Bakanlığımızın ve Ulusal Güvenlik ekibimin bu konuların araştırılması konusunda ellerinden gelen her türlü çabayı göstereceklerini belirttim" ifadesini kullandı. Türkiye'deki son terör olaylarında hayatını kaybedenlerden dolayı en derin başsağlığı dileklerini sunduğunu ve terörün tüm dünyanın ortak sorunu olduğunu belirten Obama, "Böylesi saldırılar karşısında Türk halkının yanındayız ve onların acılarını paylaşıyoruz" dedi.
Hürriyet
Chp, Khk'ları Aym'ye Götürüyor
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçen hafta kurmaylarına, Anayasa Mahkemesi içtihatlarına aykırı biçimde OHAL sonrası sürece etki edecek KHK hükümlerini Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesi için çalışma başlatılması talimatını verdiği öğrenildi. Kılıçdaroğlu'nun, bu konudaki uyarılarını bir mektupla Başbakan Binali Yıldırım'a aktardığını, geçen sürede bir gelişme olmadığını belirterek, gerekli hazırlıkların yapılmasını istediği kaydedildi. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından OHAL ilanına açıkça karşı çıkan, OHAL sonrası ilan edilen KHK'ların ise Anayasa Mahkemesi içtihatları doğrultusunda yalnızca OHAL süresiyle sınırlı kalması yönünde uyarılarını ve eleştirilerini bizzat Başbakan Yıldırım'a bir mektupla sunan Kılıçdaroğlu, aradana geçen süre içinde hükümetin "gereğini yapmaması" nedeniyle harekete geçme kararı aldı. Kılıçdaroğlu'nun mektubunun ardından kendisiyle bir telefon görüşmesi yapan Yıldırım, uyarıları dikkate alacağını, konuyu hukukçu kurmaylarına incelettiği mesajını vermiş, son üçlü zirvede de KHK'ların TBMM Başkanlığı'na sunulacağı garantisini vermişti. Ancak aradan geçen süre içinde olumlu bir adım atılmaması üzerine Kılıçdaroğlu'nun, geçen hafta kurmaylarına Anayasa Mahkemesi dosyasının hazırlanması talimatını verdiği belirtildi. Alınan bilgilere göre, başta ordunun yeniden yapılandırılması, askeri okulların kapatılması, GATA'nın Sağlık Bakanlığı'na devri ile geçtiğimiz hafta yayımlanan KHK'yla getirilen belediyelere kayyum atanması düzenlenmesinin hazırlanılacak dosyada öncelikli olarak ele alınacak. Basına kapalı görüşmelerinde de Anayasa Mahkemesi'ne gidileceği sinyalini veren Kılıçdaroğlu'nun, muhtemelen TBMM Genel Kurulu'nun yeniden açılmasını bekleyeceği, daha sonra en uygun zamanda dosyaların Anayasa Mahkemesi'ne sunulması talimatını vereceği ifade ediliyor.
Milliyet
Yönetime El Koyma Saati 03.00 Olacaktı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 15 Temmuz gecesine ait yeni görüntülere ulaşıldı. Darbenin yönetildiği yerlerden biri olan Kara Kuvvetleri Komutanlığı Silahlı Kuvvetler Komuta Harekat Merkezi'ndeki güvenlik kameralarına el konuldu. Soruşturma dosyasına giren görüntülerde harekat merkezinde görevli Tuğgeneral Arif Pazarlıoğlu'nun, darbe girişimini televizyondan izlemesi kameralara yansıyor. Tuğgeneral Alpaslan Çetin, Kurmay Albay Osman Kardal, Kurmay Yüzbaşı Recep Yıldız ve Kurmay Binbaşı Erhan Metin'in harekat merkezinde görüldüğü fotoğraflarda Kurmay Binbaşı Ali Gültekin ve Binbaşı Oğuzhan Konuk'un elindeki makineli silah dikkati çekiyor. Eski Genelkurmay Personel Başkanı Korgeneral İlhan Talu, Tuğgeneral Uğur Şahin, Tuğgeneral Alparslan Çetin, Tuğgeneral Arif Pazarcıklıoğlu, Tümgeneral Baki Kavun, Yüzbaşı Oktay Felekoğlu, Yüzbaşı Bünyamin Tuner, Binbaşı Ahmet Yıldız, Binbaşı Mustafa Duygulu ve Binbaşı Serkan Kılıç, koridorda yürürken güvenlik kamerasına yansıyor. Binbaşı Aziz Onur, yanında bir askerle harekat merkezi koridorlarında görülüyor. Harekat merkezinin girişinde yaralı bir sivil de kameralara yansıyor. Kurmay Albay Mustafa Çiçek, bir grup askerle yaralıyı girişten içeriye alırken görünüyor. Soruşturma dosyasına darbecilere ait 20 sayfalık sıkıyönetim direktifi de girdi. Genelkurmay Başkanlığından tüm kurumlara gönderildiği öğrenilen "gizli" ibareli direktifin ilk maddesinde darbenin gece saat 03.00'te planlandığı görülüyor. Tuğgeneral Mehmet Partigöç ve Kurmay Albay Cemil Turan imzasıyla ve "Harekat Yıldırım" öncelik derecesiyle tüm birimlere gönderilen sıkıyönetim direktifte, "16 Temmuz 2016 saat 03.00'dan itibaren yönetime el koymuştur" ibaresi yer alıyor. 2. maddede ise "Aynı saatten itibaren tüm yurtta sıkıyönetim ilan edilmiştir" ifadesi kullanılıyor. Sıkıyönetim direktifinin 3 ve 4. maddelerinde darbecilerin sabah 06.00'dan itibaren sokağa çıkma yasağı uygulamayı planladıkları, derhal görevi üstlenmesi istenilen sıkıyönetim komutanlarına gerekli görülen ilçelere komutan atama yetkisi veriliyor.
Vatan

SPOR

Bu operasyonun faturası sadece 2.3 milyon Euro! Kadrosunu güçlendiren Galatasaray önemli transferlere imza attı. Tam 7 futbolcuyu kadrosuna katan Cimbom'un kasasından 2.3 milyon Euro çıktı. UEFA'nın koyduğu 65 milyon Euro'luk bütçe kısıtı nedeniyle de ince eleyip sık dokuyan Aslan, hem takım maliyetini düşürdü hem de transfer operasyonu yaptı. Serdar, Eren, Cavanda, Tolga Ciğerci, De Jong, Kolbein Sigthorsson ve Josue'yi kadrosuna katan Cimbom, bu 7 isim için toplam 14 milyon Euro bonservis ve kiralama bedeli ödedi. DE Jong ve Josue'nin bedelsiz olarak gelmesi de G.Saray'ın bu transfer operasyonunda elini rahatlattı. İmza attırdığı 7 futbolcu için 14 milyon Euro ödeyen G.Saray, sattığı ve kadro dışı bırakıp son gün maliyetinden kurtulduğu isimlerle de bütçesine nefes aldırdı. G.Saray, Telles, Rodriguez, Dzemaili ve Emre Can Coşkun'un transferlerinden toplam 9 milyon 350 bin Euro elde etti. Mainz'e 2 milyon 150 bin Euro'ya transfer olan Jose Rodriguez'in bonservis gelirinin yüzde 30'u özel madde gereği eski kulübü Real Madrid'e verildiği için Cimbom'un kasasına 1 milyon 505 bin Euro girdi. Ayrıca Riekerink'in kadroda düşünmediği ve sözleşmeleri feshedilmesi ya da başka takıma gitmemeleri halinde G.Saray'a yüklü maliyeti olan 3 futbolcunun ayrılığı da Cimbom'un transfer faturasını aşağı çekti. Galatasaray, transferrin son gününde yapılan operasyonla Donk'un 1 milyon, Umut'un 900 bin ve Tarık'ın 391 bin Euro'luk maliyetinden de kurtuldu. G.Saray'ın kasasından bu dev operasyon için 2.4 milyon Euro çıktı. Başkan Dursun Özbek de hem güçlü ve yerinde hem de ekonomik maliyetlerle operasyonu tamamlayan Sportif AŞ yöneticileri Levent Nazifoğlu ile Mehmet Özbek'i de özel olarak tebrik etti.
Hürriyet

Beşiktaş'ın, Porto'dan 10 milyon euroluk satın alma opsiyonuyla birlikte kiraladığı Vincent Aboubakar, Gaziantepspor maçında attığı şık gol ve oynadığı futbolla tam not aldı. İlk sınavında teknik heyet, yönetim ve taraftarların gözüne giren Kamerunlu forvetin ise Vodafone Arena'ya hayran kaldığı ortaya çıktı. BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde daha önce U-21 takımına karşı oynadığı maçta da bir gol atan Aboubakar'ın, Gaziantep karşılaşmasından sonra, "Tam benim istediğim taraftar profili. İyi ki gelmişim Beşiktaş'a" dediği aktarıldı. Aboubakar'ın bu sözleri karşısında takım arkadaşlarının ise "Sen asıl Vodafone Arena tamamen dolduğunda gör taraftarı. Daha hiçbir şey görmedin" diye konuştukları bildirildi. 24 yaşındaki Vincent Aboubakar'ın, takım içindeki pozitif hava ve arkadaşlık ortamına da hayran kaldığı öğrenildi. Teknik heyetin oyun anlayışını tamamen hücum futbolu üzerine kurmasının kendisi açısından önemli bir fırsat olduğunu da her fırsatta dile getiren siyah-beyazlı oyuncunun "Çok doğru bir yere geldiğime yürekten inanıyorum. Çok iyi bir takımız. Çok daha iyi olacağız. Takımda çok klas oyuncular var. Hazırlık maçında bile bu kadar seviniyorsak, takım olma yolunda doğru işler yapıyoruz demektir. Bu statta gol atarak tribünleri sevindirmek, bu taraftarı mutlu etmek benim en çok istediğim şey. Bazı oyuncular vardır ateşli taraftarlar karşısında çok daha iyi oynar. Ben de, Beşiktaş taraftarı gibi ateşli taraftarlar karşısında çok daha fazla motive oluyorum" ifadelerini kullandığı belirtildi.
Milliyet


Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, 2018 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri I Grubu ilk maçında deplasmanda karşılaşacakları Hırvatistan'ın favori gösterilmesinin doğal olduğunu vurguladı, "Şunu unutmayalım ki Euro 2016'da kötü oynadık, buna rağmen 1-0 kaybettik. Final beklediğimiz rakibimiz ise bizden 1 maç fazla oynadı. Futbolda her şey olabilir" dedi. Oyun planında değişiklik yapmayı düşünmediğinin altını çizen tecrübeli teknik adam, "Uzun zamandır oynadığımız bir oyun ve bu oyuna ait bir felsefe var. Yeni oyuncularımızla da taktik çalışması yaparken bunun bir daha üzerinden geçtik" diye konuştu. Maç öncesinde handikaplarının da bulunduğunu sözlerine ekleyen Türkiye Futbol Direktörü, "Problemimiz sezon başı hazırlığını iyi geçirmemiş olan oyuncularımız. Her şeye rağmen iyi başlayacağımızı umut ediyorum. Hayatım boyunca oyuncularıma ilk söylediğim şey, korkmadan oynamalarıdır. Mağlubiyetten korkmayacağız. Ümidimiz bitmediği sürece sonuna kadar gidebiliriz. Tek çekincem fiziksel konular. Kendi ligimizde bazı şeylere yetiyor ama uluslararası seviyede yetmiyor" ifadelerini kullandı. Ciddi ve sert rakiplerle eşleştiklerini de ifade eden Terim konuşmasına şöyle devam etti: "Uzun zamandır Dünya Kupası'na gitmiyoruz. Hazır Rusya ile ilişkilerimiz mükemmel duruma gelmişken, Antalya'da onları ağırlamışken, Rusya'ya gidersek mutlu oluruz. İlk üç maçın çok zorlu olduğu kesin. Eğer bunları sıkıntısız geçersek grubu başka şekle değiştirebiliriz. Uçurumun kenarlarında dolaşmak güzel bir şey değil, ama sonucu iyi olacaksa sorun yok. Tarihimiz belli, kazanılanlar kaybedilenler belli. Dünya Kupası'na gitmek orada olmak en büyük başarılardan biridir."
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme