8 Eylül 2016 Perşembe

08.09.2016 Genel Gündem



08.09.2016

GÜNDEM

Fırat Kalkanı Şehitlerine Hüzünlü Veda
Suriye'de devam eden Fırat Kalkanı operasyonunda önceki gün IŞİD'in Türk tankına yönelik roketli saldırısıda şehit düşen Uzman Çavuş Ziya Özkozanoğlu, Astsubay Muhammed Koşan ve Uzman Çavuş Osman Karakuş memleketlerinde toprağa verildi. Şehit Ziya Özkozanoğlu'nun cenazesi Adana'nın Kozan ilçesindeki baba evine helallik alınması için getirildikten sonra namazın kılınacağı Kozan Asri Mezarlık Camii'ne götürüldü. Burada düzenlenen törene Vali Mahmut Demirtaş, Ak Parti Milletvekili Tamer Dağlı, CHP Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Hacı İlbaş, Büyükşehir Belediye Başkanı MHP'li Hüseyin Sözlü, ailesi ve yaklaşık 3 bin kişi katıldı. Şehidin 11 ay önce evlendiği eşi Suzan Özkozanoğlu ile annesi Hatice Özkozanoğlu, tabuta sarılarak gözyaşı döktü. Elindeki gömleği sık sık koklayan Suzan Özkozanoğlu, "Canım benim, artık seni değil gömleğini koklayacağım. Ziya'm, kokunu özledim. Kokun hâlâ gömleğinde duruyor" diye gözyaşı döktü. Şehit babası Mustafa Özkozanoğlu ise, oğlunun dayısı ve amcalarına telefonla mesaj gönderip, Suriye'ye gideceğini bildirdiğini, bu durumun ise kendisine şehadet haberi verildikten sonra söylediğini anlattı. Mustafa Özkozanoğlu, "Oğlum dayısı ve amcalarına mesaj gönderip helallik istemiş. 'Gidip de dönmemek var, hakkınızı helal edin' demiş. Bana oğlum şehit olduktan sonra Suriye'ye gittiğini söylediler" dedi. Cenaze namazının ardından şehit Ziya Özkozanoğlu'nun cenazesi gözyaşlarıyla toprağa verildi. Ziya Özkozanoğlu'nun amcasının oğlu Uzman Çavuş Murat Özkozanoğlu'nun da 2011 yılında Yüksekova'da şehit olduğu belirtildi. Şehit Astsubay Çavuş Muhammed Koşan, için memleketi Bingöl'de cenaze töreni düzenlendi. Törene Vali Yavuz Selim Köşger, Emniyet Müdürü Süleyman Pamuk, Belediye Başkanı Yücel Barakazi, askerler ve vatandaşlar katıldı. Törende şehiden annesi Fatma, babası Abdullah ile kardeşleri Kadir ve Cennet, büyük üzüntü yaşarken, gözyaşları döktü. Törende bir konuşma yapan Vali Köşger, Bingöl'de 2016 yılı içerisinde 20'inci şehidin uğurlandığını belirterek, "Bingöl'ün bildiğim kadarıyla 252'nci şehidi. Son dönemde vatan için, millet için, bayrak için canını feda eden şehitlerimize, Muhammed kardeşimiz de o kervana katıldı. Bundan sonra Muhammed kardeşimiz sadece onların evladı değil, bu milletin evladıdır. Onlar da bu milletin ailesidir. Onların maddi acılarını sarmak için gereken her türlü tedbir alınacak ancak manevi acımızın tarifi imkansız" dedi.
Milliyet


Vize Serbestisi Olmadan Hiçbir Adım Atmayız!
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Avrupa Birliği ile varılan mutabakat ve vize muafiyeti sürecinde Türkiye'nin üzerine düşenleri yaptığını vurguladı. Lizbon'da iki gün süren resmi temaslarının sonunda Türk basın mensuplarına değerlendirmede bulunan Ömer Çelik, "Birçok Avrupalı liderin dile getirdiği 'Türkiye üzerine düşeni yapsın biz de adım atarız' sözü, jenerik bir sözdür ve çok fazla reel anlamı olmadığı görülmüştür. Türkiye üzerine düşeni yapmıştır ve kimsenin yapmadığını yapmıştır. Dünyadan hiçbir yardım görmeden 3 milyon kişiyi misafir eden Türkiye, aynı zamanda DAEŞ'e karşı olduğu gibi terörle de mücadele etmiştir. Dolayısıyla adım atma sırası AB'dedir" şeklinde konuştu. Bakan Çelik, şöyle devam etti: "Biz 18 Mart mutabakatının çerçevesine bağlıyız. Ama yeni mekanizmalar gerekmektedir. Vize serbestisini anahtar konu olarak görüyoruz. Bu olmazsa bire bir anlaşması artık işlevsiz hale gelecektir. Anlaşmayı Türkiye olarak çok yüksek bir kapasiteyle uygulasak da yetersiz olacaktır. Çünkü Esad rejiminin faaliyetleri ya da başka katliam girişimleri göç dalgasını artırıyor. Öylesine büyük bir göç dalgası geliyor ki bire bir anlaşmasını ne kadar güçlükle uygularsanız uygulayın bu anlaşmanın oluşturduğu set bir süre sonra hiçbir işe yaramayacak." "Türkiye, bire bir anlaşmasını tam kapasite ile yürürlüğe geçirerek Avrupa'yı korumuştur. 1 günde 7 bin kişi Akdeniz'e açılırken şu anda bu sayı 20-30 civarındadır. Üstelik en sevindirici şey geçen Mayıs ayında Akdeniz'de hiç kimse ölmemiştir. Vize serbestisi bugün mü yarın mı olacak onların işi. Tarih geçti. Ama bu Türkiye'ye verilmeden geri kabul anlaşması konusunda hiçbir adım atmayacağız."
Vatan

Pilotlar Dönüyor: Tsk'ya Gönül Borcumuz Var
15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev alan binlerce askerin ilişiği kesildi. FETÖ bağlantısı yüzünden en çok 'ilişiği kesme' ise Türk Hava Kuvvetleri'nde yaşandı. Çıkarmalar sonucu 'pilot' sayısında kritik eşiğe gelindi. İşte bu noktada bir karar alınarak hava kuvvetlerinden ayrılan pilotlara yuvalarına dönmeleri için dönüş kapısı açıldı. Pilotlara dönüş imkanı veren bu karardan sonra ilk başvurular ise 6 Eylül tarihinde yapıldı. 6 pilot Ankara'daki karargaha giderek başvuruda bulundu. Başvuruyu yapanları ise Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidi Ünal makamında ağırladı. Ardından bu anı ölümsüzleştiren fotoğraf internet sitesinde paylaşıldı. Vatan bu 6 pilotun hikayesini öğrendi. Haris Toğar, Doğan Mart, Ertan Uzun, Tolga Çınar, Ersoy Çil ve Mehmet Akif Öz. Hikayelerinin ortak noktası ise sistemli bir şekilde, TSK'dan ayrılmalarının sağlanmış olması. Bir diğer ortak noktaları sahip oldukları donanım sayesinde ise sivil havacılık sektöründe kendilerine hemen yer edinmeleri. Şimdi TSK'ya dönüş için başvuruda bulundular. Çoğu sivil havacılık sektöründe ortalama 30 bin TL maaş alırken neredeyse üçte bir maaşa dönmeyi hiç tereddüt etmeden düşündüler. Onların ifadesiyle 'Kalbimizin sesini dinledik, çünkü TSK'ya gönül borcumuz var."
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 126,9319-127,0263
ABD Doları 2,9331-2,9340/Euro 3,3047-3,3071/İngiliz Sterlini 3,9201-3,9245

Karış Karış Analiz
Türkiye'nin maden ve yeraltı zenginliğini ortaya çıkarmak için yeni bir proje başlatıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yerli kaynakların keşfedilmesi amacıyla Türkiye'nin her 5 kilometresinden toprak, dere ve bitki tortulu alacak. Hangi maden açısından zengin olduğu belirlenecek. İkinci olarak da gökyüzünden görüntüleme ile jeofizik röntgeni çekilecek. Böylelikle tüm maden ve yer altı zenginliği araştırmaları için başvurulacak veri deposu oluşturulmuş olacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın talimatı ile başlatılan projeyle Türkiye'nin jeofizik ve jeokimya haritaları çıkarılacak. Böylece hangi bölgede hangi madenlerin olma olasılığının daha yüksek olduğu ortaya koyulacak, radyoaktif mineraller, kömür, petrol ve doğalgaz, endüstriyel ham madde ve metalik maden, jeotermal enerji aramaları ile çevre kirliliğinin araştırılması, tektonik hatların belirlenmesi, çevre jeofiziği ve iletken zonların araştırılması gibi tüm yer bilimleri konularında altyapı bilgileri oluşturulacak. Türkiye'nin de başvuracağı Jeokimya Haritaları dünyada maden aramacılığında uygulanan yaygın bir yöntem olarak kullanılıyor. Dünyadaki maden yataklarının yüzde 70'nin jeokimya çalışmaları ile bulunduğu kaydediliyor. Bu projeyle, Türkiye'nin kuzeyden güneye, doğudan batıya her 5 kilometresinde bir adet dere sedimanı (toprakların biriktiği alan), bitki ve sulardan numune alınıp periyodik tablodaki altın, bakır, kurşun, demir, molibden, nikel, lityum, uranyum gibi 57 elementin analizi yapılarak bu elementlerin anomali haritaları oluşturulacak. O bölgedeki toprak zenginliğinin ne olduğu, yer altında hangi madenlerin olabileceği ortaya koyulacak. Çalışma kapsamında yıl sonuna kadar 200 adet, 2017 yılında 87 adet dere sedimanı örnek alım işi gerçekleştirilecek. 2017 yılı sonu itibariyle jeokimya haritalarının yüzde 80'i tamamlanmış olacak. Haritalar sektörün hizmetine sunulacak ve maden aramacılığındaki en büyük eksikliklerden biri giderilmiş olacak.
Hürriyet

Vergi Kültürü Sistem İçin Önemli
Türkiye'nin önde gelen vergi uzmanları mevcut vergi sisteminin daha da iyileştirilmesi için sorunların giderilmesi ve bu konuda yeni fikirlerin geliştirilmesi amacıyla bir araya gelerek İstanbul Vergi Merkezi'ni kurdu. Vergi ile ilgili hareket ve davranışların geliştirilmesi, vergi ve hukuk ilişkisinin sağlanması, uluslararası vergi prensipleri konusunda verginin taraflarının bilgilendirilmesi ve kendilerine yol gösterilmesi konusunda fikirler üretecek İstanbul Vergi Merkezi'nin bağımsız ve tarafsız bir yapıda olması hedeflendi. Profesör Dr. Hakan Üzeltürk, başkanlığında kurulan İstanbul Vergi Merkezi'nin çekirdek kadrosunu Türkiye'nin önde gelen 15 vergi uzmanı oluşturdu. Haziran başında kurulan İstanbul Vergi Merkezi'nin ilk konferansı ise geçen ay gündeme gelen vergi affı konusunda yapıldı. Önceki gün gerçekleşen 'Vergi Barışı' başlıklı panelde, ülkenin vergi gelirlerinin artırılmasının yolları ele alındı. İstanbul Vergi Dairesi Başkanı Bekir Bayrakdar'ın da katıldığı panelde İstanbul Vergi Merkezi Başkanı Üzeltürk, bir ülkede çok iyi işleyen bir vergi sisteminin oluşturulmasının zorluğuna dikkat çekerek, "İyi bir vergi sisteminin oluşturulması kadar, vergi kültürünün geliştirilmesi de olukça zor ve önemli bir süreç. Türkiye'deki sistemin geliştirilmesi ve iyi işlemesi için vergi kültürünün yerleşmesi için de çalışacağız" dedi. Demokratik bir sistemde vergi ve hukuk ilişkisinin sağlanmasının hem kişiler hem de idare bakımından olumlu sonuçlara yol açtığına değinen Prof. Üzeltürk, şöyle konuştu: "Ülke ekonomisine, vergi ve hukuk kültürüne katkıların her kesim tarafından desteklenmesi gerekiyor. Adil vergi sistemi oluşturmak kolay değil. Verginin bütün taraflarının hukukun üstünlüğü çerçevesinde iyi niyetli olarak hareket etmeleri gerekiyor. Bu amaca ulaşmak için ise vergi taraflarının birbirini dinlemeleri, anlamaları, problemlere çözümler üretmeleri geriyor. İstanbul Vergi Merkezi olarak bu alandaki tüm çabaları destekleyerek, vergi alanında fikirlerin geliştirilmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz."
Hürriyet

41 İşadamının Mallarına El Konuldu
Cumhuriyet Başsavcılığı'nca FETÖ/ PDY'ye maddi destek sağladıkları iddiasıyla Akfa Holding ve holdinge bağlı 44 şirkete yönelik düzenlenen operasyon kapsamında aralarında Fi Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Fikret İnan, eski İhlas Holding eski CEO'su Cahit Paksoy ve Akfa Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Aktaş'ın da aralarında bulunduğu 41 kişinin mal varlıklarına el konulmasına karar verildi. Hâkimlik 44 şüphelinin ise malvarlıklarına el konulmasını talebini makul suç şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle reddetti. Öte yandan Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu'na (TUSKON) FETÖ soruşturması kapsamında gözaltında bulunan 80 şüpheliden, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın damadı Aydınlı Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Kavurmacı, Güllüoğlu Baklavaları Yönetim Kurulu Başkanı Nejat Güllü, Faruk Güllüoğlu Baklavaları Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Güllü, Taha Tekstil'in sahibi İsmail Hakkı Kısacık'ın da aralarında bulunduğu 65 şüpheli FETÖ üyeliğinden tutuklanması istemiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Cumhuriyet Savcılığınca ifadeleri alındıktan sonra haklarında adli kontrol kararı verilen 15 şüpheli ise serbest bırakıldı.
Haber Türk

'Emekli Maaşı' Hesaba Geçiyor
9 milyona yakın SSK ve Bağ-Kur emeklisi için maaşlar bayram öncesi yatırılıyor. Ödemelerin bayram öncesine alınmasıyla, tahsis numarasının son numarası tek olanlar bugün, çift olanlar da cuma günü maaşını çekebilecek. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) konuyla ilgili yaptığı duyuruya göre; SSK ve Bağ-Kur'dan emekli, dul ve yetim gelir/aylığı alanların eylül dönemi gelir/ aylık ödemeleri, tahsis numarasının son rakamı 9, 7, 5, 3 ve 1 olanlarda 8 Eylül'de; 8, 6, 4, 2 ve 0 olanlarda 9 Eylül'de yapılacak. 9 milyona yakın SSK ve Bağ-Kur emeklisi, normalde maaşlarını her ayın 16'sı ile 28'i arasında alıyor. Maaş ödemelerinin erkene çekilmesiyle, SSK ve Bağ-Kur emeklileri bayrama maaşı cepte girecek. Memurlara da maaş günleri olan 15 Eylül'ün Kurban Bayramı'nın son gününe denk gelmesi nedeniyle, erken ödeme yapılacak. Memur emeklileri ise maaşlarını 1-5 Eylül tarihleri arasında almıştı. Böylece yaklaşık 14 milyon emekli ve memura bayram öncesi maaş ödemeleri yapılmış oldu. Emekli ve memur maaş ödemelerinin bayram öncesine çekilmesi, esnafı sevindirdi. Esnaf, erken ödemenin piyasada doping etkisi yaratacağını, hareketliliğin artacağını ifade ediyor. SGK, emeklilerin maaşı olarak aylık 12 milyar lira civarında ödeme yapıyor. Emekliler bayram öncesinde maaşlarına kavuşacak. Bayram sonrasında da promosyon ödemelerinin yapılması bekleniyor. Bu konudaki çalışmalarda sona gelinmişti. Artık bankalarla ödeme protokollerinin imzalanması bekleniyor.
Milliyet

Gazprom, Türk Akımı İçin İlk İzni Aldı
Rus enerji şirketi Gazprom, Türk Akımı doğalgaz boru _hattının inşası için diplomatik kanallar vasıtasıyla Türkiye'den ilk iznin alındığını bildirdi. Şirketten yapılan açıklamada, iznin geçen hafta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ve Gazprom Üst Yöneticisi (CEO) Aleksey Miller arasında İstanbul'da gerçeklesen görüşme doğrultusunda temin edildiği belirtildi._ Açıklamada görüşlerine yer verilen Miller, alınan iznin Türk hükümetinin projeye gösterdiği ilgiyi yansıttığını ifade ederek, bunun Gazprom için de çok olumlu bir gelişme olduğunu ve bu izinle projenin uygulama safhasına geçilebileceğini belirtti. Enerji Bakanı Albayrak, geçen hafta yapılan görüşmede, Gazprom heyetini uzun bir süre sonra İstanbul'da görmenin kendilerini mutlu ettiğini belirterek, "Rusya ile is birliğimizin daha iyi bir safhaya taşınmasını umut ediyoruz" demişti. Görüşmede, bölgesel enerji işbirliğiyle ilgili konular da ele alınmıştı.
Akşam

Erteleme İflas
Şirketlerin suistimal aracı haline dönüştürdüğü iflas erteleme mekanizması kalıcı olarak yasaklanıyor. Yerini dolduracak yeni uygulama ile ilgili çalışmalar da başladı. İflas ertelemenin kalıcı olarak yasaklanacağına dair ilk sinyal önceki gün Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli tarafından verilmişti. Bankacılarla biraraya gelen Canikli "OHAL süresince iflas erteleme düzenlemesinin uygulanmaması durumunu kalıcı hale getireceğiz" demişti. Ankara'da uygulamanın tamamen kaldırılması ile ilgili çalışma başlatılırken yerine daha şeffaf ve suistimale açık olmayan farklı bir model getirilmesi sağlanacak. Bu hazırlık kapsamında Avrupa ülkelerindeki ve Amerika'daki modellerin de araştırıldığı öğrenildi. 2009 yılında yapılan bir düzenlemeyle iflas erteleme süreci kolaylaştırılmıştı. Ekonomide çarkların yavaşladığı, kur'da ani hareketlerin yaşandığı son aylarda, iflas erteleme sürecinin bazı şirketler tarafından 'borç ödememe aracına' dönüştürüldüğü dikkati çekti. Başvurularda patlama yaşanırken bu durum sözkonusu şirketlere kredi veren bankalar cephesinde de ciddi rahatsızlık yaratmıştı. 2016'nın ilk yarısına kadar tekstilden inşaata, turizmden gıdaya, demir çelikten hizmet sektörüne kadar pek çok alanda 4 bine yakın irili ufaklı şirket iflas erteleme başvurusunda bulundu. Bu şirketlerin büyük bölümü de mahkemelerden istedikleri sonucu almayı başardı. Şirketlerin iflas erteleme isterken hemen hemen aynı sebepleri ortaya koyduğu, üstelik bu sebeplerin itiraz edilemeyecek haklı sebepler olduğu da görülüyordu. Son dönemde mahkemelere başvuran şirketlerin iflas erteleme isterken öne sürdükleri mazeretler şu şekildeydi: Rus uçağının düşürülmesi sonrası iki ülke arasında bozulan işler bizim de işimizi bozdu, nakit akışımız aksadı. Suriye'de yaşanan gelişmeler ve jeopolitik riskler şirketimizi olumsuz etkiledi. Kurlardaki yükseliş ve talep daralmasına paralel işlerimiz eskisi gibi gitmiyor. Bankalar kredileri geri çağırıyor, kısa dönemde nefesimiz kesilmediği takdirde atlatabileceğimiz darboğazda, boğulup gideceğiz
Vatan

Türk Lirası 2 Yılın En Sakin Döneminde
Doların zayıflaması Türkiye iç piyasalarında da kendini gösterdi ve darbe girişimi, Suriye sınırındaki sıcak gelişmelere rağmen Türk Lirası sağlam durdu. Kurun 1 aylık ileriye dönük oynaklığı 20 baz puan düşerek yaklaşık 2 yılın en düşük seviylerine geldi. Böylece TL, Bloomberg tarafından takip edilen 25 gelişen piyasa para birimi arasında geçtiğimiz ay oynaklığı en çok düşen para birimi oldu. ABD'de tarımdışı istihdam verisinin beklenenden düşük gelmesinin ardından salı günü ISM hizmet PMI verisinin 2010 yılı Ocak ayından bu yana en düşük seviyeye gerilemesiyle gelişen ekonomilerin hisse senetleri ve para birimleri yükselişini dördüncü güne taşıdı. Fed'in Eylül'de faiz artırımına gitme ihtimali 8 puan düşerek, salı günü vadeli piyasalarda yüzde 24 seviyesine gerilemişti. ABD Doları'nın 10 önemli para karşısında değerini takip eden Bloomberg Dolar Spot Endeksi, yüzde 0.2 düşerek 2 haftanın en düşük seviyesini gördü. Küresel piyasalar, Fed'in açıklayacağı bej kitabın yanısıra Kanada ve İsveç merkez bankalarından gelecek faiz kararını izleyecek. Nomura analisti Henrik Gullberg, "Her ne kadar devam eden iç ve jeopolitik riskler, zayıf büyüme, yapışkan enflasyon ve buna bağlı olarak Moody's'den Ekim ortasında bir indirim gelme ihtimali nedeniyle TL'nin rakiplerine göre daha düşük performans göstereceğini düşünsek de, zayıf ABD verileri son haftalardaki şahin Fed açıklamalarına rağmen faiz artırım ihtimalini zayıflattı, bu da Türk Lirası'nı korudu" dedi. Türk Lirası dün de uzun bayram tatili öncesi durağan görünümünü korudu. Güne 2.9380 seviyesinden başlayan dolar satışlarla 2.92 seviyesine kadar geriledi. Yurtiçi yerleşiklerin 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana yaklaşık 11 milyar dolar bozdurduğu tahmin ediliyor. Bu arada bayram öncesi bugün ve yarın da doların TL karşısında düşük seyrini sürdürmesi hatta yurtiçi yerleşiklerin satışlarıyla 2.90 seviyelerine kadar da geri çekilmesi bekleniyor.
Vatan

DÜNYA

Muhalifler İlk Kez 'Esad'lı Geçiş' Dedi
Suriye'de Devlet Başkanı Beşar Esad'ın istifasını şart koşan batı destekli muhalefet ilk kez bu çizgisinden taviz verdi. Muhaliflerin sunduğu yeni planda, Esad'ın kısa bir sürede olsa görevde kalması kabul ediliyor. Yeni plana göre 6 aylık birinci aşamada siyasi müzakereler öngörülüyor ve muhalifler bu aşamada Esad'ın görevde kalmasını kabul ediyor. İkinci aşama olan 1.5 yıl sürecek geçiş sürecinde ise Esad görevden alınacak. Son aşamada da seçimlere gidilecek. Suriyeli muhaliflerin BM aracılığında rejimle olası müzakereleri yürütmek amacıyla 2015'te Suudi Arabistan'da kurdukları Yüksek Müzakere Komitesi'nin (YMK) Koordinatörü Riyad Hicab, İngiltere'nin başkenti Londra'daki bir düşünce kuruluşu merkezinde, dün muhaliflerin üzerinde anlaştıkları 'geçiş süreci' planını anlattı. Türkiye'nin de katıldığı Suriye'nin Dostları Grubu'nun toplantısı öncesi açıklanan "Siyasi Çözüm için Yürütme Çerçevesi" isimli 25 sayfalık vizyon, 3 ana aşamadan oluşuyor.
Hürriyet

Abd'den El Bab İçin Yeşil Işık
Türkiye'nin 24 Ağustos'ta Gaziantep Karkamış'tan Suriye'deki Cerablus'a girerek başlattığı sınır ötesi operasyonun, Menbiç'in kuzeyinde en büyük bileşeni PYD'nin silahlı kolu YPG unsurları olan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile bir çatışmaya dönüşmesi üzerine Ankara ve Washington arasında yaşanan anlaşmazlık 4 Eylül'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Barack Obama arasında yapılan toplantının ardından şimdilik aşıldı. Ve geçen hafta hem Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Ben Rhodes hem de Savunma Bakanı Ash Carter'ın açıklamalarıyla Türk Ordusu'nun muhalif unsurlarla Cerablus'tan güneydeki Menbiç'e ilerlemelerine itiraz eden Amerikan yönetimi, Menbiç'in batısında yer alan, halen IŞİD'in elindeki El Bab için yeşil ışık yaktı. Hürriyet'e konuşan üst düzey bir Pentagon yetkilisi, "Biz Menbiç IŞİD'den temizlendiği için Türkiye'nin Menbiç'e ilerlemesini istemedik. Ancak El Bab halen IŞİD'de ve ne kadar çok yer IŞİD'den kurtarılırsa o kadar iyi" diyerek operayona destek verdi. Yetkili, ayrıca Türkiye'nin itirazı sonrası SDG'nin de batıya ilerlemeyi bırakıp Fırat Nehri'nin doğusuna çekildiğini ve hedef değiştirdiğini belirterek "SDG artık Fırat Nehri'nin batısında ilerlemeyecek. Planlar Rakka için" diye konuştu. Erdoğan'ın gündeme getirdiği, burada uçuşa yasak bölge oluşturulması teklifi için ise Rhodes, "Uçuşa yasak bölgenin ABD'nin kaynaklarının kullanılması için en iyi seçenek olmadığını belirledik. Onun yerine ABD elindekileri Suriye'de IŞİD ve El Kaide'nin peşinden gitmeye harcayacak" dedi.
Hürriyet

Hac Kavgası Büyüyor
Yemen ve Suriye meselelerinde farklı tarafları destekleyen İran ve Suudi Arabistan arasında, geçen yıl yaşanan hac faciasından sonra başlayan ve diplomatik ilişkilerin kesilmesine yol açan gerginlik yeniden canlandı. Son gerginlik, Suudi yönetiminin, Mekke'de 11 Eylül'de gerçekleşen ve 111 hacı adayının öldüğü vinç kazası ile Mina'da 24 Eylül'de Suudi makamlara göre 769, uluslararası ajansların araştırmasına göre ise en az 2 bin 236 kişinin öldüğü izdihamla ilgili "Suudi yetkilileri sorumlu tutmayan" soruşturma raporlarını açıklamasının ardından geldi. İran'ın dini lideri Ali Hamaney pazartesi günü yaptığı yazılı açıklamada "Allah'sız" ve "Dinsiz" gibi hakaretlerde bulunduğu Suudi yöneticilerin açıklamalarını sert biçimde eleştirirken, Suudi yetkilileri "yaralı İranlıları öldürmekle" suçladı. Suudi Arabistan Büyük Müftüsü Şeyh Abdülaziz, bu sözlerin hatırlatılması üzerine İranlı yöneticiler hakkında, "Onların Müslüman olmadığını anlamamız lazım. Onlar zaten Zerdüşt'tür. Onların asıl düşmanı Sünnilerdir" ifadesini kullandı. Abdülaziz'in bu açıklamaları, İran'da tepki yarattı. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, "Suudi Arabistan geçen yılki facialardan ötürü özür bile dilemedi. İslam dünyası Suudi Arabistan'ı cezalandırmalı" dedi. Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ise Twitter'dan, "İran'daki İslam ile Vehhabilerin dini liderleri ve Suudi teröristlerin yobaz aşırılığı arasında hiçbir benzerlik yoktur" diye yazdı. Suudi Arabistan'ın liderliğindeki Körfez İşbirliği Teşkilatı ise İran'ı, "mesnetsiz iddialar ile haccı siyasileştirmeye çalışmakla" suçladı. İran bu yıl, vatandaşlarını hacca göndermiyor.
Haber Türk

İran'dan Suudilere Hac Boykotu Geldi
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, önceki sene 2 bin 400 kişinin ölmesine neden olan Hac izdihamı nedeniyle Suudi Arabistan'ın 'cezalandırılması' gerektiğini söylerken, İran vatandaşları bu sene Hac'a Suudi Arabistan'ın boykot edilmesi için katılmayacaklar. Suudi Arabistanlı yetkililer, kaç kişinin öldüğüne dair kesin bir rakam vermedikleri izdihamla ilgili olarak hacı adaylarının kurallara uymamasını gerekçe göstermişti. Ruhani, Suudi yetkililerin facia ile ilgili sorumlu tutulması gerektiğini savunup, "Eğer kendilerinin kazadan dolayı sorumlu olmadıklarına inanıyorlarsa, o zaman İslami uluslararası bir delegasyona olayı yakından araştırması için izin vermeliler" dedi. Suudi yetkililerden ise Ruhani'nin açıklamasına sert tepkiler geldi. İki ülke arasındaki gerginlik devam ederken, İran en son Suudileri ülkedeki Kürt azınlıkları kışkırtmak için para ödemekle suçlamıştı.
Milliyet

Suriye Muhalefeti Geçiş Planını Londra'da Açıkladı
Suriyeli muhaliflerin oluşturduğu Müzakere Yüksek Kurulu (MYK) Koordinatörü Riyad Hicab, İngiltere'nin başkenti Londra'daki Suriye toplantısı öncesinde Suriye'de planlanan geçiş süreciyle ilgili muhaliflerin üç aşamalı planlanını açıkladı. Hicab, "Siyasi Çözüm için Yürütme Çerçevesi" başlıklı yeni planda ilk aşamanın 6 ay sürecek bir müzakere süreci olacağını, bu süreçte ateşkes ilan edileceğini, sivillere yönelik bombardımanlara son verileceğini ve şehirler üzerindeki ablukaların kaldırılacağını belirtti. Hicab, planın ikinci aşamasında 1,5 yıl sürecek bir geçiş sürecinin sağlanmasının hedeflendiğini dile getirerek "Bu süreç Beşar Esad ve ekibinin gitmesiyle başlayacak" dedi. Hicab, üçüncü aşamada ise ulusal diyalog ve anayasal süreçlerin sonuçlarının uygulanmaya başlanacağını kaydederek bu süreçte Birleşmiş Milletler'in (BM) desteğiyle yerel, ulusal ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılması gerektiğini belirtti. Londra'daki Suriye toplantısına Türkiye adına Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu katılıyor. Hicab, Rusya ve ABD tarafından hazırlanan planların muhalefetin planından 'çok farklı' olması durumunda buna karşı çıkacaklarını vurguladı. İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson ise muhalefetin sunduğu üç aşamalı planı desteklediklerini açıkladı. Hicab, "Bu vizyon, Suriye halkının umutlarını ve amaçlarını karşılamak için hazırlanmıştır. Ayrıca diktatörlükten kurtulmak için, özgürlüklerin korunduğu yeni bir siyasi sistem için hazırlanmıştır" dedi.
Milliyet

Notre Dame'ın Dibinde Bombalı Saldırı Provası
Geçtiğimiz yıldan bu yana Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanlarının kanlı saldırılarına hedef olan Fransa'nın başkenti Paris'te hafta sonunda bulunan bir araç, anti-terör timlerini harekete geçirdi. Polis, başkentin popüler turistik noktalarından Notre Dame Katedrali'nin Seine Nehri'ne bakan tarafına park edilmiş şüpheli bir araçta arama yaptı. Cumartesi gecesi fark edilen aracın dörtlü ikaz lambaları yanar halde bırakıldığı belirtildi. Polis ilk incelemelerde, plakaları sökülmüş aracın içerisinde 7 adet mutfak tüpü buldu, ancak tüplere bağlı bir fünye olmadığı vurgulandı. Aracın içerisinde Arapça bazı belgeler de bulunduğu kaydedildi. Yetkililer, aracın olası bir terör saldırısı öncesinde deneme amacıyla bölgeye bırakılmış olabileceğini düşünüyor. Fransız basını, aracın sahibinin bir süre gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldığını duyurdu. Ayrıca araç yakınlarında dolaşan 34 yaşındaki bir erkekle 29 yaşındaki eşi ve 3 kişinin daha terörle mücadele birimlerince gözaltına alındığı açıklandı. Araç sahibinin, polisin radikal dinci şüpheliler listesinde adının bulunduğu ve bir süredir izleme altında olduğu ifade edildi. Fransa'da 2015'te meydana gelen Charlie Hebdo saldırısı sonrasında terör alarmı en yüksek seviyeye çıkartılmıştı. 130 kişinin öldüğü 13 Kasım 2015'teki Paris saldırılarından sonra ise terörün Fransa için çok ciddi bir tehdit olduğu belirtilmişti. Nice'de 15 Temmuz'da 85 kişinin öldüğü saldırı sonrasında ise terör tehdidinin Fransa tarihinde görülmemiş kadar yüksek olduğu dile getirilmişti. İç Güvenlik Genel Müdürü Patrick Calvar IŞİD'in Fransa'yı hedef alan eylemlerinde bomba yüklü araçlar kullanabileceğine dikkati çekmişti. Cezayir bağlantılı teröristler, 1990'larda Paris'te mutfak tüplerinden hazırlanmış bombalarla saldırılar düzenlemişti.
Vatan

POLİTİKA

Atatürkçüler Toplanıyor
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, "FETÖ'nün Türkiye'den temizlenmesi zorunluluktur. Bunu başımıza açan siyasi yapının da hesap vermesi temizlik kadar zaruridir. Bütün kurumlar nasıl temizleniyorsa, FETÖ'yü devlete yerleştiren AKP'nin de siyasi temizlik yapma zamanı geldi geçiyor. Ancak yapılanlardan şunu görüyoruz, yaklaşım; küçük balıkları temizleyelim, büyük balıklara dokunmayalım" dedi. CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan MYK'nın ardından açıklama yapan Böke şunları söyledi: "Üniversitelerde hükümetin solcu, demokrat, Atatürkçü bildiği kim varsa temizleme gayretine girdiği döneme geçiyoruz. Bizden değilsen darbecisin diyen bu yaklaşım, darbecilerin yaklaşımından farklı değil. Buradan bir kez daha uyarıyoruz, Türkiye'nin en değerli insan gücünü siyasi fırsatçılıkla tüketmenize asla izin vermeyeceğiz. Üniversitelerden, akademisyenlerden elinizi çekin. Barış için Akademisyen bildirisine imza atmış olan ve bu sebeple hukuki süreçten geçiyor olan değerli akademisyenlerimiz KHK ile okullarından atıldı. BCHP, yeni 1402'lik yaratma çabasına ve akademiyi iktidarın arka bahçesi yapma çabasıyla sonuna kadar mücadele edecek. Bir darbe fırsatçılığıyla, KHK ile Parlamento ve demokrasi yok sayılıyor. Bir mutabakat adı altında bizler tarafından kabul edilmesi isteniyor. Bizler gerçek Türkiye romantikleriyiz, Türkiye demokrasisi için her adımda mutabıkız. Ama demokrasiyi hiçe sayan hiçbir adımın ortağı olmayız." CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da MYK'da, son KHK ile ihraç edilen akademisyen ve diğer kamu görevlileriyle ilgili değerlendirmeler yaptı. Toplantının basına kapalı bölümünde konuşan Kılıçdaroğlu'nun, "Bu FETÖ ile mücadele dışına çıktı. Soruşturmalarla ilgili Cumhurbaşkanı 'At izi it izine karıştı' dedi, Cumhurbaşkanı'nın danışmanı Tweet atarak şikâyetini dile getirdi. Listeleri inceleyerek kimlerin ihraç edildiğini saptamalıyız ve bu konuda bir rapor hazırlamalıyız" dediği öğrenildi. Kılıçdaroğlu'nun bu raporu hükümet yetkililerine ileteceği öğrenildi.
Hürriyet
Israrla Sadece Onu İstiyoruz
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Fetullah Gülen'in iadesiyle ilgili ABD'deki temaslarını New York Türk Başkonsolosluğu'nda düzenlediği basın toplantısında anlattı. Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, "ABD'de Gülen organizasyonlarında çalışan 8 bin Türk arasından iadesi istenen başka Türkler var mı" sorusuna, "Biz ısrarla sadece Gülen'in darbe ile ilgili iadesini istiyoruz. Henüz açılmamış bir dava üzerine konuşuyoruz. Bu davanın bir an önce açılmasını istiyoruz" diye yanıt verdi. ABD'nin İç Güvenlik Bakanı Jeh Johnson ile yaptığı görüşmede kendisine 15 Temmuz darbe teşebbüsünü delilleriyle anlattıklarını kaydeden Kurtulmuş, izlenimlerini ve beklentilerini şöyle ifade etti: "Bizim için sürecin başlaması önemli. Bu niyeti görmek istiyoruz. Amerikalı yöneticilerden beklediğimiz kararlılığı ortaya koymaları. Dostluk ve aramızdaki anlaşmalar bunları gerektirir." Asya Cemiyeti'nde de bir toplantıya katılan Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Ya bu adamı Türkiye'ye iade edersiniz ya da bunu burada gözaltında tutarsınız ya da tutuklarsınız. Mahkeme sona erene kadar Tabii burada bunları incelemenin, gözden geçirmenin bir zaman alacağı akla geliyor. Bizim de cevabımız şu: 'Mesele zaman meselesi değil, zaman ve niyet meselesi. Biz Amerikalı dostlarımızdan Gülen'e karşı, Gülenist operasyona karşı, darbe operasyonuna karşı Türkiye'nin yanında olduğunu, Türk demokrasinin yanında olduğunu gösterecek sözler, davranışlar ve tavırlar bekliyoruz. Bu mahkemenin bitirilmesi ve Gülen'in iadesi çok kolay olmayacak. Zor bir süreç, bunun farkındayız. Bunun hukuki altyapısının hazırlanması lazım. Karşılıklı bir ortak hukuk komisyonunun kurulması da en azından ortak bir çalışmanın kabul edilmesi de bu anlamda pozitif bir adımdır."
Hürriyet

Japonlar Türksat Uyduları İçin Geliyor
Başbakan Binali Yıldırım, bugün Japonya Uzay Teknolojileri Bakanı ile bir araya gelecek. Ziyarette Türkiye'nin dev projelerinden Türksat 5A ve 5B uyduları için görüşmelerde bulunulacağı öğrenildi. Türksat uydularının ihalesinin bu yıl içinde yapılmasının ve 2018'de fırlatılmasının planlandığı da bildirildi. Öte yandan Türkiye'nin son dönem Japonlar tarafından yapılan Osmangazi Köprüsü, Marmaray ile Koreliler tarafından yapılan Yavuz Sultan Selim ve Avrasya Tüneli gibi projelerin ardından iki ülke arasında Türkiye'deki dev projelerle ilgili rekabet yaşandığı ifade edildi. 1915 Çanakkale Köprüsü'nün ihalesi için iki ülkenin de Türk yetkililerle görüşerek girişimlerine ve fizibilite çalışmalarına başladığı öğrenildi. Yıldırım'ın Ulaştırma bakanlığı döneminde de yakından takip ettiği Türksat uyduları ile ilgili kritik bir ziyaretçi bugün Ankara'da olacak. Türkiye, yüzde 25 yerli katkı ile Türksat 5A uydusunu 2018 sonunda, Türksat 5B'yi ise 2019'da yörüngesine fırlatmayı hedefliyor. Türksat 5A ve 5B uydusuyla Türkiye, Avrupa, Afrika, Ortadoğu, Asya ve Avrupa ülkelerine yönelik televizyon yayıncılığı ve internet veri haberleşmesi hizmetleri verilecek. Bu iki uydu ile ilgili ihale süreçlerinin yıl sonuna kadar tamamlanması ve sözleşmenin imzalanması hedeflenirken bu kapsamda Başbakan Yıldırım, Japon Uzay Teknolojileri Bakanı Tsuruho ile bugün bir araya gelecek. Uydulara ilişkin sözleşmeler ve proje çalışmaları toplatıda ele alınacak. Türksat 5A ve 5B uyduları, Türkiye'nin ilk yerli uydusu olması hedeflenen Türksat 6A'nın altyapısını oluşturması anlamında çok önemli. 2023'te 10 uyduya sahip olmak isteyen Türkiye, Türksat 6A'yı 2020'de uzaya fırlatmayı hedefliyor. Türkiye bu nedenle, 5A ve 5B'de yerli katkıyı mümkün olduğu kadar artırmayı amaçlıyor. Yeni uydunun internet ve TV altyapısını daha geliştirmesi bekleniyor.
Milliyet

'Rakka'ya Sıcak Bakıyoruz'
Bakanlar Kurulu dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde toplandı. Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş'un yurt dışında olması nedeniyle Bakanlar Kurulu açıklamasını Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli yaptı. Canikli, özetle, şunları kaydetti: BTÖ ile mücadele çerçevesinde 15 Ağustos-7 Eylül arasında 12 farklı noktada orta ölçekte opreasyonlar gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede Kars Kağızman, Çembe ve Modur bölgelerinde, Bingöl Merkez Bağdantepe bölgesinde, Tunceli Merkez, Yapracık civarında, Diyarbakır Lice-Hani kırsalında, Mardin Savur, Şenocak bölgesinde, Şırnak Beytüşşebap Ilıca, Beytüşşebap Hisarkapı ve Şırnak Merkez Hanamus bölgelerinde son derece başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Bugüne kadar 229 tane önemli olay önlenmiştir. Bunların 155'i patlayıcıların engellenmesi, 39 tanesi bombalı araç patlatma teşebbüsünün engellenmesi 19 tanesi canlı bomba hadisesinin engellenmesi ve 24 olay da eylem yapma hazırlığındaki örgüt mensuplarının ele geçirilmesi şeklinde ortaya çıkmıştır. Fırat Kalkanı operasyonunun temel amacı ülkemizin sınır güvenliğinin sağlanmasıdır. Temel amaç olmamakla birlikte göçmenlerin kendi topraklarına dönmelerini sağlamak amacıyla uygun ortam oluşturmak, amaçlardan bir tanesidir. Suriyelilerin bu bölgeye dönmeleri için teşvik ediyoruz. Önümüzdeki haftadan itibaren Cerablus'a Türkiye'den elektrik verilmeye başlanacak. Şu ana kadar 772 kilometrekare alan DEAŞ'tan temizlendi ve ÖSO'nun kontrolündedir. Kontrol altına alınan bölgelerde nizamın sağlanması için her türlü çalışma yapılıyor. 15. günü itibariyle maalesef 4 şehidimiz 19 yaralımız var. 4 tane tankımız ağır hasar gördü. Bir tane de zırhlı muharebe aracımız hafif şekilde hasar gördü. ÖSO'dan 14 şehit, 27 yaralı var. Terör örgütlerinden ise DEAŞ ile YPG'den 110'a yakın ölü, 5 yaralı, 7 tane terör örgütü mensubu teslim alındı, 6 havan topu noktası, 6 araç, 32 bina imha edildi. 1 kontrol noktası ve 1 savunma mezvii yine bu harekat sırasında terör örgütlerine ait bu yerler imha edildi. Bölgenin 95 kilometre eninde 40-45 metre genişliğinde bir hattın uçuşa yasak bölge olarak ilan edilmesi ve buralarda kurulacak şehirlerde Suriyelilerin buralarda ikamet edilmelerinin sağlanması noktasında Türkiye'nin bir tezi var ve bunu diğer aktörlerle konuşuyoruz. Rakka'nın DEAŞ'tan temizlenmesine ilişkin olarak Obama'nın Cumhurbaşkanımızdan birlikte yapılmasına ilişkin bir talebi oldu ve sıcak baktığını ifade etti. Teknik görüşmeler yapılmasına karar verildi. Şu an itibariyle bu görüşmeler devam ediyor. Takvimlendirme adına bir netlik kazanmadı ama Türkiye olarak böyle bir operasyona birlikte yürütülmesi noktasında sıcak baktığımızı ve Cumhurbaşkanının bunu Obama'ya ifade ettiğini belirtmek isterim. Musul'a yapılacak harekatta PKK'nın rol olarak meşruiyet kazanma çabası içinde olduğunu biliyoruz. Böyle terör örgütünün meşruiyet kazanmasını sağlayacak adım atmasına biz sıcak bakmıyoruz. FETÖ'yle bağlantılı oldukyarı gerekçesiyle görevden alınanlar arasında yanlışlık olduğu anlaşılan olursa, onları görevlerine iade edeceğiz. En son yayınlanan KHK'da, daha önceki KHK'larda FETÖ'ye bağlı olduğu gerekçesiyle kapatılan 15'e yakın eğitim öğretim kurumunu biz tekrar açtık ve iade ettik sahiplerine.
Milliyet


SPOR

Sevilla ve özellikle Barcelona ile Şampiyonlar Ligi dahil bir çok kupa kazanan Adriano, futbolda dünün olmadığını vurgularken, "Barcelona'da kazandığımız kupalar orada kaldı. Beşiktaş'ta kim en iyiyse o oynayacaktır" diyor. BİR çok pozisyonda oynayabiliyor. Sol bek, sağ bek, stoper ve önde kanatlarda. Şenol Güneş ile alacağın rol konusunda özel bir görüşmen oldu mu? Hocayla konuştuk. Açık bir diyalogumuz var. Bu güzel de bir şey. Çünkü bazen oyuncunun aklına bir şey takılır ve gidip hocasına sormak ister. Biz bunu yapabiliyoruz. Evet ben bütün pozisyonlarda oynadım diyebilirim. Sol bek olarak geldim ama Sağ bek, sağ açık, sol açık, orta saha ve forvet Önemli olan hocanın ihtiyacı olan anda o pozisyonda oynayıp hocaya istediği ve beklediği güveni vermek. Ben de bu görev verildiğinde buna hazır olmalıyım. Caner ile rekabet edecek gibi görünüyorsun. Belki hoca ikisinizi birden kullanacak, ama yedek kalırsa bunu sorun eder misin? Hayır, bunu asla problem yapmam. Kimin oynayacağını elbette hoca belirler. Benim işim yüzde yüz hazır olup o maçta görev almaktır. Sadece sol bekte değil bütün pozisyonlarda bir çok sayıda kaletilei oyuncumuz var. Ve gerçekten kimin oynayacağı bugün bile belli değil. Herkes iyi olursa ki hedef odur, bu sefer hocanın işi zor olur. Seçimde başı ağrırır. Benim düşüncem bu sene işi en zor olacak kişi Şenol Güneş olacak. Biz iyi olunca o da zorlanacak. Biz hepimiz iyi olursak bu da takımı hep beraber yukarıya taşıyacaktır. "Ben Barcelona'dan geldim. Şampiyonlar Ligi kupaları kazandım. Yedek kalmam" der misin, şayet ilk 11'e alınmazsan? Hayır, asla böyle bir şey demem. Çünkü futbol çok dinamik bir oyun. Futbolda dün asla yoktur, bugün vardır. Benim, Barcelona'da kazandığımız kupalar orada kaldı. Sevilla'da kazandığım kupalar da Sevilla'da kaldı. Tabii ki o başarılarım hatırlanacak ama orada hatırlanacak burada değil. Şu anda burada tek bir gerçek var. Bugün kim en iyiyse o oynayacak. Brezilya da 5 kez Dünya Kupası kazandı. Eskiden sahaya çıktığında Brezilya rakibine kaç atar diye düşünülüyordu. Ama bugün gerçek başka. Artık futbol oynaması lazım. Yani o zamanlar geçti bitti. Dediğim gibi futbolda bugün var dün yok. Elbette yaptıklarınız unutulmuyor ama mücadale çok yüksek. Caner mükemmel bir oyuncu, Tosic de pozisyonunda iyi bir oyuncu. Diğer tüm oyunculara da büyük saygı duyuyorum. Kim en iyiyse o oynayacak.
Hürriyet

Paralimpik Oyunları, Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinin ev sahipliğinde başladı. Engelliler olimpiyatı olması nedeniyle en ilginç ve en iç burkucu hayat hikayelerine de ev sahipliği yapan organizasyonda onlardan bir tanesi Lübnanlı Ali Jawad Paralimpik'teki halter branşı olan powerlifting'de Britanya adına yarışan 27 yaşındaki sporcu, 2014'te Dubai'de gerçekleştirilen Dünya Şampiyonası'nda, 59 kiloda altın madalya kazanan Jawad, şimdi de burada madalya arıyor. Ali Jawad 1989'da Lübnan'da, bacakları olmadan dünyaya geldi. Kendi anlatımına bakılacak olursa, aslında doğduğu an aynı zamanda öldüğü an da olabilirmiş. Çünkü doktorlar, bacakları olmadan doğan çocuğunu öldürmesi yönünde babasına tavsiyede bulunmuşlar. Ancak bunu kabul etmeyen ve oğlunu yaşatmayı seçen özverili baba, bu gerçeği Ali'ye 14 yaşına geldiğinde söylemiş. Jawad başından geçenleri "Engelli insanlar Lübnan'da ikinci sınıf olarak görülüyorlardı. Ne var ki ailem farklı düşünmüş. Benim için en iyisini verebilmek amacıyla ülkeden ayrılmışlar. Yabancı dil bilmemelerine ve kalifiye olmamalarına karşın, tüm akrabalarımızın bulunduğu Lübnan'ı terk edip, İngiltere'ye gelerek büyük bir risk almışlar. Şimdi ben de onlara olan borcumu ödemeye ve yaşam kalitemizi artırmaya çalışıyorum" sözleriyle özetliyor. Jawad şöyle devam ediyor: "Bacaklarımın olmamasını seviyorum. Bana bu tamamen normal geliyor. Sekiz yıl önce Chrohn hastalığına yakalanana kadar kendimi engelli gibi görmemiştim. Ancak bu tip durumlar da sizin gücünüzü test eder. Beni de daha iyi bir insan yaptı."
Milliyet

Geçen sezonu 51 puanla ligi altıncı sırada kapatan Galatasaray, bu sezon şampiyonluk için hesaplarını yaptı ve 80 puanın kendilerini zafere ulaştıracağını planladı. 2016-2017 Turgay Şeren Sezonu'na iki maçtan 6 puan çıkararak başlayan sarı-kırmızılılarda, teknik direktör Jan Olde Riekerink ile futboldan sorumlu yöneticilerin kendi aralarında yaptıkları toplantılarda "80 puanlık hedef" çıktı. Hollandalı teknik adam, şampiyonluk için bu puanı toplamaları gerektiğini belirtirken, ligde büyük küçük maç ayrımı yapmadan her karşılaşmaya en iyi şekilde konsantre olmaları gerektiğini aktardı. 34 maçın kazanılması halinde maksimum 102 puan alınacak ligde, puan kaybı için 22 puanlık kredilerinin bulunduklarına dikkat çeken Riekerink'in, bu hedefi gerçekleştirmek için yoğun mesai harcadığı belirtildi. Sarı-kırmızılı çalıştırıcının bunu alt hedef olarak belirlediği, 22 puanlık bir kayıp olmayabileceği de vurgulandı. Diğer taraftan yönetim de teknik direktör Riekerink gibi kendisine 80 puanlık bir limit koydu. Sarı-kırmızılılar, bu sezonki sözleşmelerde yeni bir uygulamaya giderek puan-prim sistemine geçmişti. Yöneticilerin bu sistem çerçevesinde en az 80 puana göre futbol takımına ödeme planı yaptıkları bildirildi.
Milliyet

F.Bahçe'de yıllık 6.5 milyon euro kazanan Robin van Persie'nin Dick Advocaat ile yeniden dogması bekleniyordu. Ama Hollandalı, futbolu ve golü unuttu. RVP, en son 15 Mayıs'ta F.Bahçe'nin 2-1 kazandığı Birliği maçında takımının iki golünü birden attı. Gerçi, Mersin maçında attığı golden sonra gidip eski teknik direktör Vitor Pereira'ya sarılması, "Barıştılar" seklinde yorumlandı ama yeni sezon hazırlıkları başlayınca görüldü ki bu ikili arasındaki kan davası bitmemişti. Van Persie, idmanlara çıkmamaya başladı. Gerekçe hazırdı: "Ağrılarım var." Voluntari ile oynanan hazırlık maçında 45 dakika oynadı. F.Bahçe'nin Suudi Arabistan takımı Al Faisaly ile 1-1 berabere kaldığı maçta 2. yarıda oyuna girdikten sonra yine sakatlandı. Bu arada Pereira kovuldu, Advocaat geldi. Van Persie, çok mutlu olduğunu açıkladı. İngiltere'deki o eski güzel günlerine döneceğine yönelik sinyaller verdi. Ama Hollandalı teknik adam da RvP'yi kurtaramadı. Kanarya, bu sezon 5 hazırlık, 2'ser Şampiyonlar Ligi ön eleme, Avrupa Ligi ve Süper Lig olmak üzere 11 maça çıkarken Robin van Persie, sadece 5 maçta forma giydi. Bu maçların hiçbirinde 90 dakika sahada kalmadı. F.Bahçe'nin 11 Eylül'de Bursa maçı var. Advocaat'ın yüklemeleri sonrası ağrıları tekrar artan RvP'nin bu maçta da ilk 11'de oynaması beklenmiyor. Böylece Hollandalı futbolcunun Sarı-Lacivertli forma altında gol atmadan geçirdiği süre 119 güne ulaşacak.
Akşam

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme