10 Eylül 2016 Cumartesi

10.09.2016 Genel Gündem



10.09.2016

GÜNDEM

Hava Kuvvetleri'ne Sivil İmamları Ajanstan Almışlar
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturmaları kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne ulaşan bir ihbar üzerine harekete geçti. Terör polisine ulaşan ihbarla başlayan soruşturma, FETÖ'nün kamuya kendi 'imam' ve 'abi'lerini yerleştirme yöntemlerinden birini daha deşifre etti. 68 şüphelinin yer aldığı ihbarda, FETÖ'nün Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nda etkili bir yapılanmaya sahip olduğu, bu yapılanmaya mensup imamların özellikle pilotlar üzerinde çalışma yürüttükleri belirtildi. İhbarda, komutanlıkta örgüt adına faaliyet gösteren sivil imamların "Referans İş" adlı firmadan seçildiği belirtildi. İhbar üzerine harekete geçen savcılık, 68 kişinin açık kimlik bilgisine ulaştı. Ankara Cumhuriyet Savcısı Ender Coşkun'un talimatı ile 36'sı havacı subay (pilot), 32'si sivil olmak üzere toplam 68 şüphelinin yakalanması için operasyon düğmesine basıldı. 17 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda, 25'i asker (pilot), 9'u sivil 34 kişi yakalandı. Askerlerden 23'ünün üsteğmen, 2'sinin ise yüzbaşı rütbesinde olduğu öğrenildi. Firari isimleri arama çalışmalarının ise devam ettiği ifade edildi. Adil Öksüz'ün altında konumlandığı belirtilen 32 imamdan yakalanan 9'unun, FETÖ'nün Hava Kuvvetleri imamları olduğu belirtildi. Öte yandan, savcılığın talimatı üzerine Referans İş firmasının Ankara Balgat'ta bulunan merkezine giden polis, bilgisayarların imajlarını alırken, çok sayıda evraka el koydu. El konulan materyaller incelenmek üzere Ankara Emniyeti'ne götürüldü. Savcılık, FETÖ'cüleri kamu kurumlarına yerleştirdiği değerlendirilen şirketin kayıtlarını inceleyerek, hangi kurumlara ne kadar eleman sokulduğunu araştırıyor. HABERTÜRK'ün ticari sicil kaydını araştırdığı şirketin, 2 yıl içinde 3 defa el değiştirdiği tespit edildi. Şirket ortağı olarak görünen kişilerin bazılarının ise daha önce FETÖ'nün eğitim kurumlarında çalıştığı ortaya çıktı. Şirketin son sahibi konumundaki O.M.'nin FETÖ'nün kapatılan okullarından Fatih Koleji'nde müdürlük yaptığı tespit edildi. HABERTÜRK'ün iddiaları sormak için aradığı şirketten telefonlara yanıt verilmedi.
Haber Türk 


 Işid Türk Tankını Vurdu: 3 Şehit!
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Suriye'de yürüttüğü "Fırat Kalkanı" harekatının 17. gününde yine acı haber geldi. IŞİD dün öğle saatlerindeTel Ell Hava civarında bir Türk tankını güdümlü tanksavar ile vurdu. İlk belirlemelere göre tank içindeki üç asker şehit düştü,biri asker de yaralandı. IŞİD'in saldırısıyla son dört gün içinde Suriye'de altı Türk askeri şehit düşmüş oldu. Geçen salı günü yapılan saldırıda da Astsubay Muhammed Koşan ile Uzman Çavuşlar Ziya Özkozanoğlu ve Osman Karakuş şehit düşmüşlerdi. Salı günkü saldırıda 4 asker de yaralanmıştı. 24 Ağustos'ta başlayan Fırat Kalkanı harekatında şehit düşen toplam asker sayısı 7 oldu. 27 Ağustos'ta da Menbiç'in kuzeyinde YPG'nin Rus yapımı Kornet tipi tanksavar atışında uzman çavuş Ercan Çelik şehit düşmüş, 3 asker de yaralanmıştı.
Vatan

İhanette Sınır Yok!
Hakkari'nin Çukurca kısalındaki Kaletepe'ye düzenlenen operasyonlar sırasında güvenlik birimlerini en çok mağaraların içine pencere açılarak gizlenen Doçka ve Zağros keskin nişancı tüfekleri zorladı. Menzilleri 2-2.5 kilometreyi bulan bu silahların güvenlik güçlerimize çıkardığı zorluğu güvenlik uzmanı Abdullah Ağar şöyle açıkladı: "Teröristler bölgede buldukları mağaraları ya da dağı hiltilerle oyarak kendilerine mevzi yapmışlar. Bu mevzileri ise sadece bir namlunun çıkacağı ve nişan alabilecekleri genişlikte yapmışlar. Güvenlik birimlerimiz operasyon için bölgeye geldiklerinden bu deliklerden ateş ediyorlar ve sonra yerleri belli olmasın diye silahlarını tekrar içeri sokuyorlar." Abdullah Ağar, bu deliklerin belirlenmesinin çok zor olduğunu söyledi: "Bu deliklerin yerlerinin belirlenmesi için karış karış arama yapmak gerekiyor. Kullandıkları Zağros ya da Doçkaların etkili mesafesi 2-2,5 kilometre. Askerimiz bu menzile girdi mi ateş ediyorlar. Sonra da yerleri belli olmasın diye mağaranın içine çekiliyorlar. Bir başka ifadeyle 2 kilometre uzaklıktan bir delikten ateş ediliyor ve koskoca dağda sizin onu bulmanız gerekiyor. Doçkalarını ise raylarla mağara içine sokuyorlar. Zaman içinde çok fazla hazırlık yapmışlar."
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 126,7202-127,8830
ABD Doları 2,9686-2,9704/Euro 3,3339-3,3385/İngiliz Sterlini 3,9372-3,9453

Bankalar Rahat Nefes Alacak
Hükümet, bayramdan sonra yayınlayacağı Kanun Hükmünde Kararname'de (KHK) darbe girişimi kaynaklı, ekonomik sorunlara dönük başlıkları düzenleyecek. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli'nin Fethullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) bağlı şirketlere kredi veren bankalara yönelik yapacaklarını açıkladığı düzenlemenin içeriği ortaya çıktı. FETÖ şirketlerine kredi veren bankalar hakkında soruşturma açılmaması için, kredinin verildiği dönemde şirketlerle ilgili herhangi bir mahkeme kararı veya kamu ve idarenin bir uyarısı olup olmadığına bakılacak. Çok sayıda banka, bu ticari ilişki nedeniyle kendilerine yönelik soruşturma yapıldığı gerekcesiyle hükümete şikayette bulunmuştu. Bir hükümet üyesi yaptıkları çalışmanın içeriğini şöyle anlattı: "El konulan şirketlerin TMSF'ye devri de profesyonelce yönetilmeleri ihtiyacından kaynaklandı. Şirketlerin ekonomik değeriyle ilgili sıkıntılar ortadan kalkacak. Daha önce açıkladığımız gibi FETÖ ile bağlantılı olan firmalara geçmişte kredi veren banka ve kuruluşlarla ilgili soruşturma ve yargı sürecinin başlatılmamasıyla ilgili önlemler alacağız. Bu da bayramdan sonra çıkartılacak KHK'nin konusu olacak. Son yayınlanan KHK'ye konulacaktı, ama bazı teknik eksiklikler nedeniyle bekletildi. Burada amaç, bu şirketlerle ilgili olarak kredi verilen tarihlerde, terör örgütüyle ilişkisi olduğuna dair, mahkeme kararı, idari bir karar veya duyuru, bakanlıklar kanalıyla iletilen herhangi bir karar ve uygulama yoksa, bu bankalar sorumlu tutulamayacak. Ancak cemaatin terör örgütü olarak tanımlanmasından sonra bu şirketlerle kredi ilişkisi kuran bankalarla ilgili yasal süreç işletilecek. Kararnamede, darbe girişimi kaynaklı ekonomiyi ilgilendiren yeni başlıklar düzenlenecek. Onun dışında bu süreçle ilgisi olmayan bir hiç ekonomik düzenleme, KHK konusu yapılmayacak."
Hürriyet

Yatırımları Da Engellediler
Türkiye'ye yabancı yatırımcı çekebilmek ve Türkiye'nin yurtdışındaki algısını düzeltmek için çalışmalar yaptıklarını anlatan Başbakanlık Yatırım Ajansı Başkanı Arda Ermut, Fethullaçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik kamuda yapılan çalışmaların yatırımlar açısından önemine dikkat çekti. "Bürokrasideki temizlenmenin olumlu etkilerini görüyoruz" diyen Arda Ermut, "Türkiye'ye getirmeye çalıştığımız bazı yatırımların çok enteresan nedenlerle gerçekleşmediğini görüyorduk. Bazen bunlar (FETÖ) yüzünden olduğunu anlamıyorduk. Dolayısıyla bu bürokrasideki temizlenme mekanizmaların daha etkin şekilde ilerlemesini sağlayacak. Bundan dolayıda bazı yatırımların süreçleri daha hızlı ilerleyecek. Resmin tam boyutunu çıkarmak zor. Kaç yıldır yatırımları engelliyorlar, bilmiyoruz. Ama Türkiye'nin ekonomik büyüklüğü düşünüldüğünde milyarlarca dolar olduğu kesin" dedi. Son 1.5 aydır Türkiye'nin yurtdışındaki algısını değiştirmek ve yatırım çekmek için tanıtım çalışmalarını da hızlandırdıklarını anlatan Arda Ermut, şu bilgileri verdi: "Amacımız yabancılar Türkiye'ye gelsin ve her şeyin normal olduğunu görsün. Demokrasiye nasıl sahip çıkıldığını görsünler istiyoruz. 15 Temmuz sonrası bizim reaksiyonumuzu yansıtırken Türk halkının verdiği mücadeleyi görmediler, 'darbecilerin hakları mı yeniyor' dendi. Bizim 250 şehidimiz var. Bunu görmüyorlar ve bunlara hesap sormuyorlar. Bu yaşananlar her hangi bir Doğu Avrupa ülkesinde yaşansaydı, böyle bir mücadele verilip zafer kazanılsaydı halk adına, şuanda Hollywood'ta filmlerini izliyorduk. Ama Türkiye olunca kahramanlık hikayelerini batı medyasında göremiyoruz. Üzücü olan bu."
Hürriyet

Bitkiden Altın İzi Sürülecek
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, yerli kaynakların keşfi ve ülke ekonomisine kazandırılması için yeni bir projeyi devreye alacak. Ülkede her 5 kilometrede bir toprak, dere ve bitki tortulu örneği alınarak, madenlerin izi sürülecek. Ülkenin, gökyüzünden görüntüleme ile jeofizik röntgeni çekilecek. Böylelikle tüm maden ve yeraltı zenginliği araştırmaları için büyük bir veri deposu oluşturulacak. Bu çalışma özellikle kömür, petrol ve doğalgaz gibi yeraltı zenginliklerine dönük yeni veriler elde edilmesini sağlayacak. Türkiye çapında jeofizik ve jeokimya haritalarını çıkaracak projeyle hangi bölgede hangi madenin bulunma olasılığının daha yüksek olduğu ortaya konacak. Jeokimya haritaları için Türkiye'nin kuzeyden güneye, doğudan batıya her 5 kilometrelik bölümünden örnekler toplanacak. Derelerden, bitki tortularından, sulardan numune alınacak. Bu numunelerle altın, bakır, kurşun, demir, molibden, nikel, lityum, uranyum gibi 57 elementin analizi yapılarak bu elementlerin anomali haritaları oluşturulacak. O bölgedeki toprak zenginliğinin ne olduğu, yeraltında hangimadenlerin olabileceği ortaya konacak.
Haber Türk

2 Milyarlık Yeni Sur
Diyarbakır'ın Sur ilçesinin yenilenmesi için düğmeye basıldı. Terör olayları nedeniyle büyük tahribat alan yerlerden biri olan Sur'un yenilenmesi için 2 milyar TL bütçe ayrıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Sur'da binlerce konut ve içme suyu hatları yapacağını açıkladı. İlçede yeni yaşam alanları oluştularak, tahrip edilen tarihi eserler restore edilecek. Bütün bu yatırımlar için de 2 milyar TL harcanacak. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, terör mağduru kentlerin başında gelen Diyarbakır'ın Sur ilçesinde yaraların sarılmasına başlandığı bildirildi. 61 bin 115 kişinin yaşadığı Sur'da, yenileme paketinin vatandaşın ve esnafın yüzünü güldürdüğü ifade ediliyor. Bakanlık, açtığı irtibat ofisleriyle bölge halkını an be an bilgilendirdiğini belirtti. Başbakan Binali Yıldırım'ın Güneydoğu ile ilgili verdiği müjdelerden sonra gözler bölgeye çevrilmişti. Bu kapsamda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bölgedeki çalışmalarını hızla sürdürüyor. Sur'daki yıkım ve enkaz işlemlerinin bir ay gibi kısa bir zamanda tamamlanacağı bilgisi de paylaşıldı. Bakanlık, Çölgüzeli ve Üçkuyular mevkiinde 4 bin konut yapımı için kolları sıvadı. Bu konutlardan ilk bin tanesinin ise yıl sonunda tamamlanması hedefleniyor. Sadece yerleşime değil, alt ve üst yapı ile bölgenin kültürel ve sosyal yaşamlarının normalleşip gelişmesi için de çeşitli yatırımların hayata geçirilmesi planlanıyor. 25 bin 686 metre içme suyu ve 28 bin 474 kanalizasyon hattı da yeniden yapılacak.
Milliyet

27 Çeyrektir Büyüyoruz
2016 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4.7 büyümüştük. İkinci çeyreğinde büyüme yavaşladı ama gene de yüzde 3.1 büyüdük. Yılın ilk yarısındaki büyümemiz yüzde 3.9 oldu. Büyüme büyük ölçüde tüketime dayanıyor. Üretim yavaşlamış durumda. İnşaat ve konut dışında yatırım yok. İhracattaki gerileme devam ediyor. Üretimde, yatırımda sorun varken yılın ilk çeyreğinde hane halkının tüketimi, yüzde 7.1, ikinci çeyreğinde yüzde 5.2 arttı. Yılın ilk yarısında hane halkı tüketimindeki artış yüzde 6.1 oldu. Devletin tüketim artışı daha hızlı. Devletin tüketim harcamalarındaki artış ilk çeyrekte yüzde 10.9, ikinci çeyrekte yüzde 15.9 artış oldu. Devletin tüketim harcamaları yılın ilk yarısında da yüzde 13.5 büyüdü. Büyüme tüketime dayalı olsa da, büyüme oranı ikinci çeyrekte biraz yavaşlasa da "Büyüme Büyümedir" Hele hele dünyanın bugünkü durumuna, Türkiye'nin başındaki belalara bakılacak olur ise 6 ayda ekonominin yüzde 3.9 oranında büyümesi sevinilecek bir durumdur. Evet, tüketime dayalı büyüme iyi değildir. Evet ihracatın durması duraklaması iyi değildir Ama etrafımıza bakalım Dünyanın anlı şanlı devletleri tüketimi artırarak biraz büyümek için çırpınıyorlar. Evet tüketime dayalı büyüme iyi değildir ama Başbakanımızın anlatımı ile son 6 ayda Türkiye'nin başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi. Böyle bir dönemde ekonominin şöyle veya böyle büyümesi, hem de yüzde 3.9 büyümesi iyidir. Ne var ki, tek başına bu büyüme rakamları Türk ekonomisinin sağlıklı olduğunu, büyümenin "almış başını gidiyor" durumunu göstermez. Üretim ve yatırım göstergeleri iyi değil. Hane halkının tüketmedeki "nefesi yavaş yavaş kesiliyor". İşte bu nedenle TÜİK'in yayınladığı Milli Gelir rakamlarını iyi okumak gerekir. İmalat sanayinin büyüme oranı ilk çeyrekte yüzde 5.7 iken, ikinci çeyrekte yüzde 3.0 geriledi Toptan ve perakende ticarette büyüme oranı ilk çeyrekte yüzde 5.5 iken ikinci çeyrekte yüzde 3.4 oldu. Üretim de, ticaret de yavaşlama eğilimine girmiş görünüyor. Tek hareket gayrimenkul faaliyetlerinde devam ediyor. Devlet mal ve hizmet alımlarını artırarak ekonomiye hareket getiriyor. Birinci çeyrekte mal ve hizmet harcamalarındaki artış yüzde 17.1 iken, ikinci çeyrekte yüzde 25'e yükseldi. Devletin yatırım harcamaları birinci çeyrekte yüzde 4.3 artmıştı, ikinci çeyrekte yüzde 4.7 oranında arttı. Buna karşılık özel sektörün makine ve teçhizat yatırımları birinci çeyrekte yüzde 4.5, ikinci çeyrekte yüzde 5.3 oranında azaldı. Özel sektörün paraları inşaata gidiyor. Birinci ve ikinci çeyrekte inşaat yatırımları yüzde 6.9 oranında arttı. Sonuç: Hane halkının tüketmede nefesi kesiliyor. Devlet mal ve hizmet alımı harcamalarını ve inşaat harcamalarını artırarak büyümeyi uzun süre omuzlayamaz. Üretimi artırmalıyız. Üretim talep olmadan artamaz. Talep iç talep ve ihracattır. İç talebin üretimdeki artıştan daha fazla artmasının arkasında, ithalatın hâlâ cazibesini koruması ve konut talebi var. Unutmayalım ithalata ve konuta dayalı talep ile büyümeyi sürdürmek imkânsız. İşte onun için Milli Gelir rakamlarını iyi değerlendirmek zorundayız.
Milliyet

350 Milyonluk Borç Kapatıldı Hedef Eylül Sonu 1 Milyar Tl
Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKI) Başkanı Ergün Turan, TOKİ'nin alacaklarına yüzde 20 indirim getiren kampanyasına 7.500 borçlunun başvurduğunu belirterek, "Vatandaşlar yaklaşık 350 milyon lira para yatırdı ve borçlarını sıfırladı "dedi. AA Finans Masası'nda soruları yanıtlayan Turan, 30 Eylül'e kadar ödenen borçlarda yüzde 20 indirim _sağlanacağını hatırlatarak, şunları söyledi:"175 bin kişiyi ilgilendiren kampanya yaptık. Çoğu alt gelir grubundan vatandaşlarımız. 12 günlük rakamımız, yaklaşık 7 bin 500 kişi müracaat etti. Su ana kadar kapatılan 350 milyonun yaklaşık 250 milyonu banka kredisiyle kapatılmadı, yine yastık altı para geldi. Vatandaş birikimlerini kullandı. Ay sonu itibarıyla beklentimiz 800 milyon lira ila 1 milyar lira arasında bir meblağa ulaşmasıdır." Turan, "Bu yıl inşallah sosyal konutta tarihi rekoru da kırmış oluyoruz. 64 bin sosyal konut inşa etmiş olacağız" dedi. Turan, her yıl ürettikleri yaklaşık 65 bin konutla da piyasaya yaklaşık 7-8 milyar liralık kaynak aktarımı söz konusu olduğunu dile getirdi
Akşam

15 Temmuz'u Yaşayıp 950 Milyon $ Getirdi
Darbe girişimi sonrasında yabancıların Türkiye'ye yatırım iştahı kesilmedi. 15 Temmuz gecesi, darbe girişimi sırasında İstanbul'da bulunan ABD'li yatırımcılar, 950 milyon fonu Türkiye'ye ayırmaktan vazgeçmedi. Bu kapsamda, ABD merkezli Washakie Renewable Energy, Noil Energy Group ve bu şirketlerin fonlarının Türkiye'deki yöneticisi olan SBK Holding, ilk etapta 450 milyon dolarlık yatırım yapacak. Grup, bu fonu sağlık, finansal hizmetler ve turizm sektörüne ayıracak. 2 yıl içinde 500 milyon dolarlık yatırım daha yapacak. Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Arda Ermut ile SBK Holding'in Başkanı Sezgin Baran Korkmaz, ABD'den gelecek 950 milyon dolarlık yatırımın detaylarını paylaştı. SBK Holding, ekonomik olarak zora giren ve iflas etmek üzere olan şirketleri kurtarmasıyla tanınıyor. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye'nin en eski ilaç şirketlerinden Münir Şahin ve Biofarma'yı satın almasıyla adından söz ettiren SBK'nın 11 farklı sektörde 11 şirketi bulunuyor. 450 milyon dolarlık yatırımlarını da zordaki şirketlere yapacaklarını anlatan Sezgin Baran Korkmaz, şu bilgileri verdi: "Turizm, finansal hizmetler ve sağlık sektörüne yatırım yapacağız. Finans ve turizm sektöründeki yatırımlar için hazır diyebiliriz. Turizmde Akdeniz ve Ege'de zorda olan tesisleri alacağız. 5 otel alacağız, 2'siyle anlaştık. Otelleri daha sonra yeni bir zincir haline getireceğiz. Bu yatırımlar sayesinde 3 bin 200 kişiye istihdam yaratacağız." ABD'den sağlanacak bu fon için görüşmeler yaptıkları esnada darbe girişiminin yaşandığını anlatan Korkmaz, o geceyi şöyle anlattı: "ABD'liler bütün hazırlıkları yaptılar. !5 Temmuz gecesi Beylerbeyi'nde Amerikalı yatırımcıyla köprünün altında bir restoranda yemek yiyorduk. Köprüde tankları görünce tedirgin oldular. Önce terör önlemi zannettik. 'Birşey olmaz' dedik. Sonra darbe girişimi olduğunu fark ettik. Ülkesine dönemediği için yatırımcıyı 2 gün misafir ettik. O esnada İstanbul'u gezdirdik. Baktı ki problem yok, buna bizzat tanıklık etti, ABD'ye gider gitmez işlerimizi hızlandırdı. Yatırım yapmaya kadar verdi." Korkmaz, ABD'li yatırımcıların aynı gün köprüde şehit olan Erol Olçak'la da görüştüğünü belirterek, "Birlikte internet satış şirketi kurmak için görüşmeler yapıyorduk" dedi.
Vatan

DÜNYA

Kaynak: Halep Düzelmeden Tam Dönüş Zor
Zigetvar Kuşatması'nın ve Kanuni Sultan Süleyman'ın ölümünün 450. yılında temaslar için Macaristan'da olan Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Türkiye'ye dönüşünde, görüşmelerini değerlendirirken Türkiye'nin Fırat Kalkanı operasyonu konusunda ABD'de, AB'de ve Rusya'da genel bir memnuniyet olduğuna dikkat çekti. Kendisine "Türk ordusu ne kadar gidecek" sorusunun da yöneltildiğine dikkat çeken Kaynak, Avrupalıların bir başka merakının da Türkiye çekildikten sonra o bölgelere terör unsurlarının dönüşünün nasıl engelleneceği olduğunu ifade etti. Kaynak, şu bilgileri paylaştı: "TSK'nın Cerablus'a ulaştığı günden itibaren sınırımızın hemen güneyinde Suriye topraklarında bin konteynerlik kamp yapıldı. Bunun yanında aynı bölgede iki küçük kamp daha var. Bu yeni kamplarda 7-8 bin kişi yaşıyor. Gaziantep Belediyesi ile birlikte bir sahra fırını çalıştırıyoruz. Bu hafta içme suyu, haftaya da elektrik sorununu çözeceğiz. Koordinasyon bizde ama Kızılay da devrede. Kızılay'ın da Suriye topraklarında 12 bin kişilik bir çadır kampı var. Buralarda kalıcı konteyner kamplar yapacağız. Antep ve Kilis'ten Cerablus'a dönüşler başladı. Bizim Suriyeliler'in dönmesini teşvik edecek adımlar atmamız, Türkiye'de demografik yapıyı bozmak istemediğimizin de göstergesi. Diğer taraftan Antep'te Suriyeliler'e ait 796 işletme var. Büyük işletmeler. 20'den fazla şehirde Türk-Suriye işadamları derneği kurulmuş. Bu insanların tamamı Suriye'ye gitmek isterse Halep düzelmeden bunun gerçekleşmesi mümkün değil. Cumhurbaşkanı, Halep konusunu muhataplarıyla bu yüzden görüşüyor. Halep'te şartlar düzelmeden insanların çoğunun memleketlerine dönmesi zor."
Hürriyet

Suriye'de Üç Şehit
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Suriye'de yürüttüğü "Fırat Kalkanı" harekatının 17. gününde yine acı haber geldi. Dün saat 12.20'de Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile IŞİD arasında Tell El Hava bölgesinde yaşanan çatışmalarda bir Türk tankının isabet alması sonucu üç Türk askeri şehit düştü, bir asker de yaralandı. TSK'dan yapılan açıklamada, yaralı askerin Türkiye'ye getirilerek tedavi altına alındığı bildirildi. Dünkü saldırıyla son dört gün içinde Suriye'de IŞİD'in saldırısında altı Türk askeri şehit düşmüş oldu. Geçen salı günü yapılan saldırıda da Astsubay Muhammed Koşan ile Uzman Çavuşlar Ziya Özkozanoğlu ve Osman Karakuş şehit düşmüşlerdi, 4 asker de yaralanmıştı. 27 Ağustos'ta da Menbiç'in kuzeyinde YPG'nin Rus yapımı Kornet tipi tanksavar atışında uzman çavuş Ercan Çelik şehit düşmüş, 3 asker de yaralanmıştı. Ercan Çelik ile birlikte 24 Ağustos'ta başlayan Fırat Kalkanı harekatında şehit düşen toplam asker sayısı 7. Öte yandan TSK'dan yapılan bilgilendirmeye göre, ÖSO'nun IŞİD'in elindeki bölgelere ilerleyişi dün de devam etti. ÖSO güçleri iki koldan hareket ederek Tall Ali'de kontrolü sağladı. Bu bölgedeki harekat sahasında bulunan 15 IŞİD hedefine Fırtına obüsleriyle 41 top atışı yapıldı. Türk jetleri, dün Tall Ali, Tell El Hava ve Vukuf bölgelerine harekat düzenleyerek dört binayı vurarak etkisiz hale getirdi. Koalisyon gücü uçakları da IŞİD hedeflerine saldırı düzenledi. Sınır hattında bir adet Bayraktar İHA ile kesintisiz keşif ve gözetleme faaliyeti yapıldığı da bildirildi. El Bab'a inmeyi hedefleyen ÖSO, Çobanbey'in güneybatısının yanısıra güneydoğu bölgesini de kullanmaya başladı. ÖSO, şartların zorlaşması halinde güneybatı istikametinde bulunan, IŞİD'in kutsal yer olarak gördüğü ve "Kıyamet Savaşı"nın yaşanacağını iddia ettiği Dabık ve civarını by-pass etmeyi de hesaplıyor. ÖSO'nun Rakka harekatı masaya yatırılmadan önce Azez-El Bab-Menbiç hattı üzerinde bir "Güvenli bölge" kurmayı hedeflediği de öne sürüldü. Bu hattın derinlik açısından Türkiye'nin sınır güvenliği için de önemli olduğu bildirildi.
Hürriyet

Ateşkes İçin Tarih Verildi: 12 Eylül
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve rusya Dışişleri Bakanı Sergey lavrov, Suriye'de ateşkes planını görüşmek üzere Cenevre'de buluştu. ABD ile rusya, Suriye'de çatışmaların durdurulması konusunda anlaşmaya vardı. Kerry, "Suriye'de ülke genelinde ateşkes, 12 eylül'de Kurban Bayramı ile başlayacak" açıklamasında bulundu. 5 saatlik toplantının ardından Suriye'deki şiddetin durdurulması için planlarını açıklayan ikili, yeni planın çok yönlü diplomatik çabaların kök salmaya başlaması anlamına gelebileceğini ifade etti. rusya ve ABD, Suriye'deki tüm taraflara 12 eylül pazartesi günü günbatımında başlayacak olan ateşkese uymaları çağrısında bulundu. Anlaşmaya göre, ülke çapında geçerli olacak ateşkes kapsamında hava operasyonları da dahil olmak üzere tüm saldırılar durdurulacak. Ayrıca, ABD ve rusya ıŞiD ve nusra Cephesi'ne karşı ortak bir hava harekâtı düzenleyecek. Böylelikle ABD ve rusya, Suriye muhalafetine nusra'dan uzak durmaları çağrısında bulundu. Çatışmaların durdurulması dışında yardım çalışmalarına da fırsat tanıyan ateşkes planına göre, Castillo Yolu askeri tüm birimlerden arındırılarak yalnızca yardım ikmallerine izin verilecek. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, anlaşmanın açıklanmasından önce rus mevkidaşı lavrov ile bir telefon görüşmesi yaparak Suriye'deki durum hakkında karşılıklı görüş alışverişinde bulundu. "lavrov ve Kerry'nin Cenevre'de bulunmasının ateşkes konusunda bir yakınlaşmanın sinyali" olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, "Yakından takip ediyoruz, belki bu gece yarısından önce iyi haberi alırız. umut ederiz ki iyi haber gelsin" dedi. Bakan Çavuşoğlu, "Her iki ülke de kendi başkentleriyle görüşüp son okeyleri alacaklar ve ondan sonra da bize bilgi verecekler. Biz Türkiye olarak özellikle bayramdan önce, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın gerçekten çok gayretleri oldu, bir ateşkes sağlansın ki bayramda ölümler olmasın, bombalamalar olmasın, gözyaşı olmasın. Bunun için gayret sarf ediyoruz" dedi.
Haber Türk

Meclis Başkanından Merkel'e Fırça
Dünyanın en güçlü kadını unvanıyla anılan Almanya Başbakanı Angela Merkel, salı günü Almanya parlamentosu Bundestag'da bütçe görüşmeleri toplantısında bir milletvekilinin konuşması sırasında yüksek sesle konuştuğu için cezalandırıldı. Meclis Başkanı norbert lammert, yüksek sesle sohbet eden Başbakan Merkel'i uyararak arka sıraya yolladı. ifade özgürlüğü adına ender anlardan birine sahne olan olay, şöyle gerçekleşti: Açılışta Merkel, konuşması sona erdikten sonra kendi partisinin bulunduğu sıraya gitti ve partililerle sohbete başladı. Başbakan Merkel'in sohbeti bir an için öyle koyulaştı ki konuşmalar yüksek sesle devam etti. Duruma müdahale eden Meclis Başkanı lammert, Merkel'i uyardı ve bu sırada kürsüde konuşma yapan bir başka üyeye saygısızlık ettiğini söyledi. Ardından lammert, Merkel'i cezalandırarak parlamentonun arka sıralarına gönderdi. Adeta yaramaz bir çocuk gibi yediği fırçayı gülümseyerek karşılayan Alman lider, arka sıralara doğru alkışlar eşliğinde yürüdü.
Haber Türk

Kuzey Kore'den 'Deprem Yaratan' Nükleer Test
Kuzey Kore, kuruluşunun 68'inci yıldönümünde nükleer savaş başlıklarının gücünü ölçmek için yaptığı nükleer patlama denemesinin başarılı olduğunu açıkladı. Kuzey Kore bugüne kadar yaptığı beş nükleer denemenin en büyüğünü gerçekleştirdi; denemenin ardından bölgede 5.3 büyüklüğünde deprem oldu. Denemeye Güney Kore, Japonya, ABD, Fransa gibi ülkeler ve uluslararası kurumlar büyük tepki gösterirken, Japonya radyasyon seviyesini ölçmek için denemenin yapıldığı bölgeye jetlerini gönderdi. İsviçre'nin Cenevre kentinde bulunan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Kuzey Kore'nin nükleer denemeleri konusunda endişe duyduklarını belirtirken, ABD Başkanı Barack Obama, yaptırımların arttırılacağını açıkladı. Almanya, Kuzey Kore'nin Berlin Büyükelçisi'ni bakanlığa çağırarak durum hakkında bilgi aldı. ABD Başkanı Barack Obama ise Pyongyang'ın eylemlerinin karşılıksız kalmayacağını vurguladı. Güney Kore Devlet Başkanı Park Geun-hye, Kuzey Kore'nin nükleer denemesinin 'Kim Jong-un hükümetinin fanatik umursamazlığını' bir kez daha gösterdiğini belirtti. Bazı tahminlere göre, Kuzey Kore'nin nükleer denemede kullandığı bombanın, ABD tarafından İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda Hiroşima'ya atılan bombadan daha güçlü. Kuzey Kore, ilk yer altı nükleer denemesini 2006'nın ekim ayında yaparken, 6 Ocak'ta yapılan denemede minyatür bir hidrojen bombasının başarıyla denendiğini duyurmuştu. Kuzey Kore'nin uluslararası arenada ilişkilerinin görece iyi olduğu tek büyük devlet olan Çin de olaya sert tepki gösterdi. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Yukiya Amano, Kuzey Kore'yi nükleer denemeler konusunda BM Güvenlik Konseyi ve ajansın ilgili kararlarını uygulamaya davet etti.
Milliyet

Kadın Işid'çilere Operasyon
Fransa'nın başkenti Paris'te geçtiğimiz hafta sonunda Notre Dame Katedrali yakınlarında bulunan mutfak tüpü yüklü araçla ilgili yürütülen soruşturmada 3 kadının gözaltına alındığı açıklandı. İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, 19, 23 ve 39 yaşlarındaki kadınların 'muhtemel şiddet eylemi için hazırlık yaptıklarını' açıkladı. Operasyon sırasında 19 yaşındaki zanlının bir polis memurunu bıçakla yaraladığı, ardından vurularak yaralı ele geçirildiği kaydedildi. Hastaneye kaldırılan genç zanlının, gaz tüplerinin bulunduğu otomobilin sahibinin kızı olduğu öğrenildi. Ines Madani adlı genç kızın Irak Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) bağlılık yemini ettiği bir belge ele geçirildiği belirtiliyor. Araç sahibi ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmıştı. Fransız yetkililer, IŞİD'in eylemlerin tamamında erkek militanların kullanıldığını hatırlatarak, son olayda kadın zanlıların ele geçirilmesinin 'alışılmadık bir durum' olduğunu belirtiyor.
Vatan

POLİTİKA


Veda Hutbesi'ni Hatırlattı
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "At izi it izine karıştı" diye eleştirdiği ihraç ve operasyonlara, Hz. Muhammed'in Veda Hutbesi'ndeki sözlerini anımsatarak tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, CHP'nin 93. kuruluş yıldönümü nedeniyle toplanan Parti Meclisi'nin (PM) açılış konuşmasında özetle şunları söyledi: İlk kez Cumhuriyet tarihinde bir darbe girişimine kolektif karşı çıkan bir payda oluşturduk. Bu çok önemliydi, öneminin farkına vararak ondan sonraki adımların atılması gerekiyordu. Eğer güçlü bir demokrasi, hukukun üstünlüğü, medya özgürlüğü, adil yargılama, yargı bağımsız ve tarafsız olsaydı, liyakat olsaydı böyle bir tabloyla karşılaşmayacaktık. 15 Temmuz'da yaşadığımız olay demokrasisi zayıf düşmüş bir bünyeye FETÖ diye bir virüsün girmiş olmasıdır. Devlet kinle öfkeyle yönetilmez. Akılla, bilgiyle, liyakatla, tecrübeyle, sağduyu ile yönetilir. Birden fazla alanda tam bir cadı avı başlatıldı. 'At izi it izine karıştı' diyorlar. Bunu yapan kim. Hem şikâyet edeceksin hem uygulayacaksın. Bir şey yapıyorsanız sorumluluğu üstleneceksiniz. İnsanların canını yakıyorsunuz, sonra kim yaptı diyorsunuz. Sen yaptın kardeşim. Sorumluluğunun bilincinde olan, vicdan sahibi olan o görevden ayrılır. Cadı avının birinci ayağı medya. 113 gazetecimiz tutuklu. 2 bin 308 gazeteci işsiz kaldı. Hiçbir gazetecinin, yazarın hapse atılmasını istemiyoruz. Bunu uygar dünyaya anlatamazsınız. Gözaltında olan hiçbir gazeteci CHP'yi savunmuş değil. Beni eleştiren kişinin özgürlüğü olmalı. İkinci ayak akademisyenler. Darbeyle hiç ilgisi olmayan akademisyenleri neden içeri atıyorsunuz? Ne ahlak ne hukuk.. İkisi de yok. Böyle devam ederseniz Türkiye'nin aydınlığa çıkma şansı yok. Bunu dillendirmek namus borcumuzdur. Tek tip üniversite diyorlar, bu Nazi kafasıdır. Cadı avının üçüncü ayağı öğretmenler. 11 bin 285 öğretmen açığa alındı. Bunlar terör örgütleriyle ilişkiliymiş. Böyleyse eğer, siz 14 yıldır nerdeydiniz, neden hesap sormadınız. Tek nedeni var, bu öğretmenler sendikalı. Ne zaman suç oldu sendikalı olmak? Sendika kuracaksınız beni destekleyeceksin, yoksa ben OHAL'i fırsat bilip seni açığa alacağım. Urfa'da lojmandan atılan ailelerin kadınları basın toplantısı yaptı; 'Eşimizi tutukladılar, lojmandan attılar, kimse bize ev vermiyor biz nerede yaşayacağız.' O masum çocukların, kadınların ne günahı var? Kişiyi yargılıyorusunuz ama eşine de ceza veriyorsunuz. Devlet masum insanı rehin alır mı, hangi OHAL düzeninde böyle bir uygulama var? Oğlunu arıyorsun eşini rehin alıyorsun, tekerlekli sandalyede annesini, babasını rehin alıyorsun, ona da hukuk diyorsun. 500'ün üzerinde şirkete kayyum atandı. Isparta'da çok ortaklı bir şirket, birinin binde 7 payı var. Sen misin ortak olan, kredilerini kesmişler. Devlet şirketleri yaşatır batırmaz. İş dünyası diken üzerinde. Herkesi birden alıp aynı çuvala koyup 'Hepiniz suçlusunuz' diyerek işin içinden sıyrılmak mümkün değil. Bundan şikâyet etmek de sizin sorumluğunuzu ortadan kaldırmaz."
Hürriyet
Meb'de Başladı Belediyelerle Sürecek
Başbakan Binali Yıldırım, kamuda FETÖ'nün ardından bölücü terör örgütü ile de benzeri bir mücadeleye başladıklarını açıkladı. Uygulamaya Milli Eğitim Bakanlığı'ndan başlandığını belirten Yıldırım, sırada belediyelerde benzer uygulamalar olacağını söyledi. Yıldırım, dün Ak Parti MYK öncesi partiye gelişinde gazetecilerle bayramlaştı ve sorularını yanıtladı. Bayramların kardeşliğin arttığı, sevginin saygının doruğa çıktığı müstesna günler olduğunu ifade eden Yıldırım, "Ümit ederim ki bu bayram ülkemiz ve bölgemiz için de güzel günlerin habercisi olur Ülkemizi bölmeye çalışan kardeşliği birliği beraberliği yok etmeye çalışan terör örgütü ile de amansız mücadele devam ediyor. Hudutların yüzde 100 güvenliği sağlanana kadar, hem milletimize yönelen tehditler tamamen yok olana kadar, Suriye'nin kuzeyinde güvenli bir alan oluşturma faaliyetleri de devam edecek Fırat Kalkanı operasyonu ile. Aynı zamanda yurtiçinde belirlenmiş 10-12 terör örgütünün yuvalandığı bölgeleri de bertaraf etmek için asker, polis, geçici köy korucularımız canla başla çalışıyor" dedi. Yıld Rakka ve El-Bab'a yönelik operasyonlarla ilgili soruya da şu karşılığa verdi: "Cerablus'taki işimizin iki amacı var. Birincisi, ülkemizin güney hudutlarını emniyet altına almak. Başta DEAŞ olmak üzere terör grupları sınırlarımız içindeki tüm tehditleri kaldırmak. Bunun için ÖSO'ya destek vererek operasyona başladık. İkincisi; Suriye'nin toprak bütünlüğünü veya yapısını değiştirmek değil ülkemizin güney sınırlarını emniyet altına almak, vatandaşımızın da can ve mal güvenliğini sağlamak. Bu iki hususu yüzde 100 sağlayıncaya bundan emin oluncaya kadar buradaki operasyonlarımız sadece DEAŞ değil YPG, PYD gibi diğer terör grupları ile de aynen sürecek." Başbakan, bir gazetecinin "FETÖ temizliği devam ediyor, PKK ile bağlantılı olduğu iddia edilen kamu personeli de görevden alınacak mı?" sorusunu da şöyle yanıtladı: "Bildiğiniz gibi KHK'ler ile öncelikle FETÖ ile irtibatlı, iltisaklı, faal olarak çalışmış, onlara katkı sağlamış kamuda istihdam edilenlerin memuriyetten çıkarılması kararı alındı, uygulamaya konuldu. Daha sonraki kararnamelerde bölücü terör örgütünün bir şekilde içinde olmuş, lojistik destek sağlamış terör örgütünün faaliyetlerine katılmış, eldeki kamu imkanlarını terör örgütü amacı doğrultusunda aracılık yapmış yerel yönetici ve devletin memurlarına benzer bir uygulamayı da başlatmış bulunuyoruz. İlk uygulaması da MEB'de başladı. İçişleri de valiliklerle; belediyeler hakkında suça karışmış bölücü terör örgütüne yataklık etmiş, destek olmuş, onlarla birlikte çalışmış, kamu kaynağının terör örgütü amacı doğrultusunda rıza göstermiş olan, izin vermiş olan, belediye başkanı olsun belediye meclis üyesi olsun benzer uygulama da yapılacaktır. Nasıl yapılacağı kararnamede açık şekilde belirtildi."
Milliyet
Feto'cü Olsaydım Açıkça Söylerdim
MHP'den ihraç edilen Meral Akşener, kendisiyle birlikte hareket eden bazı önemli isimlerin FETO operasyonu kapsamında gözaltına alınması ve soruşturmanın kendisine uzanıp uzanmayacağının tartışıldığı bir ortamda, partiye sunduğu savunmada çarpıcı ifadeler kullandı. Akşener, FETÖ'cü iddialarına, "Şeyh Edebali, Akşemsettin, Yunus Emre ve Ahmet Yesevi" örneklerini vererek karşı çıktı. MHP Merkez Disiplin Kurulu'nun Akşener'e 28 sayfada yönelttiği 57 sözlü ve fiili suçlama arasında, FETÖ iddiaları da yer aldı. Akşener'in 38 sayfalık savunmasındaki yanıtları özetle şöyle: Hiçbir zaman Fetullahçı olmadım. Başka bir tarikat ve cemaatten de olmadım. Olsaydım bunu açıkça söyler ve hiçbir zaman gizlemezdim. Ben dünya korkusuyla inancını gizleyen ürkeklerden değil, neysem onu haykıran ve savunan Müslümanlardan oldum. Ben ülkücüyüm… Ülkücü, inancı için her şeyi göze almış insandır. Ben, her ülkücü gibi Allah dostlarını severim. İnsanlarımızın manevi terbiyesiyle uğraşanlara hürmetim ve muhabbetim vardır. Ancak biz de 'devlet esastır' ve 'otorite asla tecezzi etmez'. Hele devlet otoritesi kimseyle paylaşılmaz. Osman Bey'in yeri ayrıdır, Edebali'nin yeri ayrıdır. Fatih'in yeri ayrıdır, Akşemseddin'in yeri ayrıdır. Türk İslam tarihinde maneviyat büyükleri devlete ve devleti yönetenlere yardımcı olmuşlar ancak hiçbir zaman onların yerine geçmeyi akıllarından bile geçirmemişlerdir. Taş yerinde ağırdır. İslami cemaat ve tarikatlar insanımızın maneviyat dünyasını, gönül dünyasını inşa ve ihya ettikleri sürece başımızın tacıdır. Tıpkı Yesevi hazretlerini, Şah-ı Nakşibend'leri, Hacı Bektaş Veli'leri, Mevlana'ları, Yunus'ları başımızın üzerinde tuttuğumuz gibi. (Gülen'in bir dönem sağ kolu olan Nurettin Veren'in Akşener'in İçişleri Bakanlığı'na ilişkin iddiaları) Hakkımda her kim tarafından yapılarsa yapılsın bir terör örgütüne üye olduğumu iddia etmek bir suçtur. Bu iddianın sahibi elindeki bilgi ve belgeleri ilgili mahkemeye sunmak zorundadır. İddia sahipleri iddiasını ispatla mükelleftir. Aksi takdirde en hafif ifadesi ile müfteri olarak anılacaktır. (Bahçeli'ye yönelik başparalelci, yöneticilere yönelik yamuk sözü): Genel başkan tarafından yapılan paralelci suçlaması karşısında, 'Sayın İhsanoğlu paralelciyse, ben paralelciysem, bizim Genel Başkanımız, bizi seçen insan olduğuna göre o zaman bu doğruysa, baş paralelci Sayın Bahçeli oluyor ama bu doğru değil' şeklinde beyanda bulundum. Bu sözlerden hangi mantık veya zekâ ile genel başkanı suçladığım anlaşılıyor. (Faili meçhuller kabulümdür sözü) Faili meçhul cinayetler, PKK ve yandaşlarının benim İçişleri Bakanlığı yaptığım tarihten önceki dönemlere ait, yıllardır ortaya attıkları iddialardır. Olağanüstü kongre süreci ile birlikte bu iddialardaki olayları benim İçişleri Bakanlığım zamanında yapılmış gibi gösteren sosyal medyadaki paylaşımlar üzerine onlara verilmiş bir cevaptır. Aksine bu beyan, faili meçhullerin kabulü değil, iddialara ironik bir cevap niteliğindedir. (Koray Aydın'ın kendisine yönelik cemaat iddiaları) Rakibim olan bir şahsın iddiasını gerçek kabul etmek aynı şahsın genel merkez hakkında söylediklerini de doğru kabul etmeyi gerektirir ki bu çok yanlış bir yoldur. (19 Haziran kurultayında noterin usulsüz imza alması) Noter bir kamu kuruluşudur. İşlemleri yargı denetimindedir. Ayrıca iddia genel merkez tarafından yargıya intikal ettirilmiş olup Adalet Bakanlığı tarafından incelenmektedir.
Milliyet

Ülkücü Ve Sosyal Demokrat Olmak Olumlu Referans
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, önceki akşam HaberTürk'te gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Canikli, kamuda görevden almalar, kurumların kapatılması tedbirlerinin dağınık gittiğine ve bir kargaşa olduğuna yönelik algı olduğunu dile getirerek, "Bizim uygulamalarımız konusunda hiçbir muğlaklık söz konusu değil. Kamuda çalışan FETÖ mensuplarının ayıklanması, finans ayaklarının kurutulması gerekiyor. Çünkü bir terör örgütüdür" dedi. Canikli, yeni personel atamalarında ve alımlarda siyasi görüş ayrımı yapılmadığını vurgulayarak, "Hatta şu anda gerçek anlamda ülkücü ve gerçek anlamda sosyal demokrat olmak bu alımlarda olumlu referans olarak kullanılıyor" ifadesini kullandı. 2014'te söylediği, "Paralel yapı çok büyük bir tehdittir, darbelerden de daha büyük bir tehdittir" sözünün hatırlatılması ve bunu kendisine söyleten durumun ne olduğunun sorulması üzerine Canikli, onların korkunç yüzünü Gümrük ve Ticaret Bakanlığı döneminde bir kaç hadise ile gördüğünü anlattı: "Gümrük Bakanlığı'nın tüm yazılımlarına ve datalarına onları kontrol edecek şekilde bir yapı kurduklarını öğrendik. Bir pencere açmışlar o pencereden Gümrük Bakanlığı'nın tüm gizli bilgilerini birilerine yönelik kötüye, şantaja kullanılabilir. Onu tespit ettiğimiz zaman dehşete kapılmıştım."
Vatan

SPOR

Türkiye, bir kez daha engelli haltercimiz Nazmiye Muslu Muratlı ile gurur duydu. 2012 Londra Paralimpik Oyunları'nda dünya rekoru kırarak altın kazandıktan sonra önceki gün de 2016 Rio Paralimpik Oyunları'nda 104 kiloyla bir kez daha dünya rekoruyla altın kazanıp tarihe geçen halterci Nazmiye'nin idolü 'Cep Herkülü' Naim Süleymanoğlu'nun başkası değil 37 yaşındaki Nazmiye Muslu Muratlı, bir diğer dünyaca ünlü haltercimiz Halil Mutlu'yu da hep örnek aldı. Nazmiye, halter için ise, "Bu spor sayesinde hayatımı ve sağlığımı kazandım" diyor. Doğuştan kalça çıkığı hastası olan Nazmiye Muslu Murat, annesinin refakatinde tedavi olmak amacıyla 13 yaşına kadar Ankara'daki Hacettepe Hastanesi'nde yatar kalkar adeta Konyalı bir işçi emeklisi olan babası İsmail Muslu, 'hobi'si olsun diye onu spora yollar ancak Nazmiye başlangıçta pek gitmeyi istemez. Ancak, daha sonra hiç bir kampında kendisini yalnız bırakmayacak olan annesinin de ısrar etmesiyle haltere başlar. İlk başladığında "Ben bu işi yapamam" diyen Nazmiye, kısa süre sonra artık halterden başka bir şey düşünemez olur.
Hürriyet


Olimpiyatların ardından Paralimpik Oyunları da, bir Michael Phelps gösterisine sahne oluyor. 5'i altın, 1'i gümüş toplam 6 madalyayla Rio de Janeiro'daki oyunlara damga vuran ABD'li yüzücünün bir eşi de, engelli olimpiyatı olarak bilinen organizasyonda boy gösteriyor. 0Brezilya'da kendi seyircisi önünde yüzen Daniel Dias, havuzdaki başarılarıyla , olimpiyat tarihine geçen Phelps'ten farkı olmadığını ortaya koyuyor. 28 yaşındaki yüzücü dün ilk yarışı için havuza girdi. Brezilyalı yüzücü 200 metre serbestte, seyircilerin tezahüratlarla inlettiği havuzda, müthiş bir dereceye imza attı. 2.27.88 ile altın madalyayı boynuna takan Dias, en yakın rakibine 11 saniye fark attı. ABDli Perkins 2.38.56 ile gümüş, Britanyalı Mullen 2.40.65 ile bronzun sahibi oldu. 2008 Pekin ve 2012 Londra'da da mücadele eden Dias, paralimpik oyunlarında kazandığı madalya sayısını 16'ya çıkardı. Bunların 11'i altın. Dias bu spora başlamaya, 2004 Atina Oyunları'nda Brezilyalı yüzücü Clodoaldo Silva'yı izledikten sonra, 16'sındayken karar verdi. Yüzmedeki 4 farklı stili iki ay içerisinde öğrendi. Haftada sekiz antrenmanının yanı sıra, pilates yaparak formunu koruyor. İdolünün Phelps olduğunu söyleyen Dias, katıldığı müsabakalarda madalyaları süpürdü. Katıldığı 200 metre serbestin dışında daha 8 branşta daha yüzecek olması, Rio'da Phelps'ten daha büyük bir başarı yakalayabileceği beklentisine neden oluyor.
Milliyet

F.Bahçe'nin Ağustos ayının ortasında takımın başına getirdiği Dick Advocaat'ın sözleşmesinde yer alan detaylar yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başladı. Hollanda Milli Takımı'ndaki görevini bırakıp, Türkiye'ye gelen deneyimli çalıştırıcı sarı- lacivertlileri sezon sonunda lig şampiyonluğuna ulaştırması halinde ihya olacak. Şekip Mosturoğlu hazırlanan kontratın imza sürecinde F.Bahçe'ye hiçbir zorluk çıkarmayan, yıllık garanti ücretiyle ilgili herhangi bir pazarlık yapmadığı öğrenilen 68'lik hoca somut başarılar kazanması halinde hem cebini dolduracak hem de ipleri büyük ölçüde eline alacak. Zor zamanda ateşten gömlek giyen Advocaat, sarı- lacivertlilerle yaptığı ilk görüşmede 1 yıllık sözleşmeye 'Tamam' derken bir opsiyon maddesi ekletmeyi de ihmal etmedi. Buna göre Kanarya lig sonunda mutlu sona ulaşan taraf olursa hem teknik direktör Dick Advocaat'ın hem de ekibinde yer alan Cor Pot ile Mario Been'in kontratı 1 sezon otomatik olarak uzayacak. Kontrat +1 yıllığına revize edilecek olsa da burada karar hocaya bırakılacak. Şayet Hollandalı sezon sonu yöneticilere 'Mutluyum, opsiyonumu kullanmak istiyorum' derse, yıllık alacağı ücrete sözleşmede yer alan unsurlara göre zam yapılıp yola devam edilecek. Aksi bir durumda ise Advocaat, valizini alıp herhangi bir tazminat ödemeden ülkesine dönebilecek.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme