11 Eylül 2016 Pazar

11.09.2016 Genel Gündem



11.09.2016

GÜNDEM

Subliminal Gözaltı
Gazeteci-yazar Ahmet Altan ile kardeşi Prof. Dr. Mehmet Altan, darbe girişiminden bir gün önce Can Erzincan TV'de yayınlanan programda, 'darbe çağrışımıyla subliminal mesaj içeren söylemlerde bulundukları' iddiasıyla gözaltına alındı. Ahmet Altan, programda "Türkiye'de gerçekleşmiş askeri darbelerin önünü açan gelişmeler her ne ise Erdoğan bugün aynı kararları vererek o yolları teker teker açıyor" demişti. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yayınları durdurulan Can Erzincan TV'de Nazlı Ilıcak ve Mehmet Altan'ın sunduğu Özgür Düşünce isimli programa 14 Temmuz'da Ahmet Altan konuk olarak katıldı. Altan, programda "Türkiye'de gerçekleşmiş askeri darbelerin önünü açan gelişmeler her ne ise, Erdoğan bugün aynı kararları vererek o yolları teker teker açıyor" ve "Öyle bir anlatıyorlar ki, Erdoğan sanki hayatı boyunca burada kalacak. Erdoğan iki sene sonra gidecek" dedi. Mehmet Altan ise "Türkiye Devleti'nin içinde de muhtemelen bütün bu gelişmeleri dış dünyadan daha fazla belgeleyen, izleyen bir başka da yapı var. Yani onun ne zaman torbadan yüzünü çıkartacağı ve nasıl çıkacağı da belli değil" diye konuştu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın programla ilgili soruşturması kapsamında Terörle Mücadele ekipleri dün sabah Altan kardeşleri, evlerinde yapılan aramadan sonra gözaltına aldı. Altan kardeşler, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. FETÖ soruşturmasında tutuklu olan Ilıcak'ın da ifadesinin alınacağı belirtildi. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Can Tuncay, yakalama talimatında özetle şöyle dedi: "Şüpheliler Ayşe Nazlı Ilıcak ve Mehmet Hasan Altan'ın hazırlayıp sundukları Özgür Düşünce isimli programa katılan şüpheli Ahmet Hüsrev Altan ile birlikte darbe çağrışımıyla subliminal mesaj içeren söylemlerde bulundukları, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ve Cumhurbaşkanı'nı tehdit ettikleri, darbenin gerçekleşeceğini beyan ettikleri, darbe girişimini terör örgütünce fikir ve eylem birliği içerisinde olmadan bilmelerinin ve bunu bir gün önce kamuoyu algısını şekillendirecek biçimde beyan etmelerinin mümkün olamayacağı, hiçbir demokratik düzende darbe girişimini desteklemenin veya darbeyle seçilmiş hükümeti tehdit etmenin basın veya ifade hürriyetiyle açıklanamayacağı, bu şekilde darbe girişiminde bulunan terör örgütü mensubu bir kısım asker şahıslarla birlikte iştirak halinde atılı suçu işledikleri iddia ve isnadıyla"
Hürriyet


Hedef Bayram Sonrası El Bab'a Girmek
IŞİD'in Suriye'deki "ikinci başkenti" Bab'a üç koldan ilerleyen TSK destekli ÖSO kuvvetleri, Arap köylerinde kurulan tuzaklar ve mayınlama nedeniyle ağır ilerliyor. Örgütün sivil ölümleri kullanacağı kaygısı ile operasyonlara büyük özen gösteriliyor. Sayıları 5 binin üzerinde olduğu ifade edilen ÖSO kuvvetleri, Bab'ı yarım hilal şeklinde üç bölgeden kuşatmaya çalışıyor. Bab'a ilerleyen ÖSO kuvvetlerine dün karadan ve havadan destek sunulmaya devam edildi. Elbeyli ilçesinden Bab bölgesindeki IŞİD hedefleri fırtına topları ile vurulurken TSK'ya ait savaş uçakları belirlenen hedefleri bombaladı. Özellikle Kilis'e roket saldırısı yapıldığı belirtilen Azez'in Keferganne, Dabık köyleri çevresi ile Çobanbey kesiminde bir tankın isabet alması sonucu üç askerin şehit edildiği Havahöyük, Tel Ali ve Vukuf bölgeleri etkili vuruldu. Yoğun hava harekâtı kapsamında birçok IŞİD hedefi imha edildi. Bayram sonrası Bab'a girecek şekilde hazırlık yapılıyor. Kapsamlı harekat için bölgeye tank, top ve ağır silahlarla takviye sağlandı. Bab'a nihai harekât öncesi asker ve ÖSO savaşçılarından takviye yapıldı. Yakın zamanda Bab'a yönelik başlatılacak kapsamlı harekâta yeni kuvvetin katılması ile birlikte, kentin kısa sürede düşürüleceği ifade ediliyor. Bab'ı kaybetmemek için IŞİD'in de kent merkezine Rakka'dan büyük oranda güç kaydırdığı ve kuvvetlerin kentin çevresi ile yakın köylere konuşlandırıldığı öğrenildi. IŞİD, TSK'nın hava harekatinden korunmak amacıyla sivillerin kentten ayrılmasına izin vermiyor. Bab merkezde ise sokak savaşına hazırlık yapılıyor. IŞİD'in yaptığı hazırlık OSÖ harekât merkezinde dikkatle izlenirken, yüzlerce mevzi ve sığınak hazırlandığı, IŞİD'in silahlı milislerinin evlerde hazırlık yaptığı bildirildi. IŞİD'in TSK destekli ÖSO kuvvetlerine karşı koymak amacıyla gençleri zorla silah altına aldığı ileri sürülüyor.
Milliyet


'Vahşice, Haince!'
Diyarbakır Valiliği, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Mehdi Eker'in memleketi olan Diyarbakır'ın Bismil İlçesi'nin Tepe Mahallesi'nde Eker'in anne ve ağabeyinin mezarlarına yakın çevresine tuzaklanmış toplam 640 kilo el yapımı patlayıcının bulunduğunu açıkladı. Açıklamada, şöyle denildi: "Kurban Bayramı öncesinde terörist faaliyetlere karşı yürütülen önleyici faaliyetler kapsamında Bismil'deki Tepe Mezarlığı'nın yaklaşık 800 m. güneyinde Radyo/Frekans komutalı ateşleme düzeneği ve 8 adet 1.5 voltluk pil bloğu, ateşleme düzeneği ile mezarlık arasındaki bölgede iki ayrı hat halinde 1700'er metrelik kablo bulundu. Stabilize yol üzerinde de 2 adet 120 kg'lık jelikan bidon içerisinde 240 kg amonyum nitrat ile hazırlanmış EYP, Mehdi Eker'in anne ve abisinin kabirlerinin yakın çevresinde ise 5 ayrı noktada infilaklı fitille birbirlerine irtibatlandırılmış 400 kg EYP olmak üzere toplam 640 kg EYP tespit edildi. EYP'ler, kabirlere zarar verilmeden imha edildi." Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker'in yakınlarından alınan bilgiye göre, Eker her bayramdan önce arife günü annesinin ve abisinin kabirlerini ziyaret ediyor. Bu durum Eker'in uzun yıllardır yaptığı bir rutin. Bölgedekiler tarafından da bilinen bir alışkanlığı. Eker bu yıl da arife günü, yani bugün kabristanı ziyaret edecekti. ABD programı dün biten Eker, olayla ilgili şunları söyledi: "Gideceğim yeri ilgili makamlar önceden biliyordu. Açık bir ziyaretti. Arife günü gidiyoruz. Daha sonra da Diyarbakır'da bayramlaşma yaparım. Hep öyle yaptım. Bu bayramda da öyle yapacağım. Aile mezarlığımızdaki patlayıcılar terör örgütü tarafından yapılan vahşi bir teşebbüs. Amacı belli ki büyük bir ses getirecek hain bir eylem Yola döşemişler, muhtemel bir yardımı engellemeyi de planlayarak yerleştirilmiş."
Vatan

'Dostları Barıştırmak Daha Zor'
Rusya'da yayınlanan RBK gazetesine geçen yıl 24 Kasım'da yaşanan Türk-Rus barışının perde arkası detaylarını anlatan Rusya Federasyonu'na bağlı Dağıstan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ramazan Abdulatipov, Ankara'nın Moskova tarafından sunulan ön koşulları henüz mart ayının sonunda kabul ettiğini belirterek, şu bilgileri verdi: Görüşmeler mart ayında başladı. Psikolojik bariyeri aşmamız gerekiyordu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında dostane bir ilişki vardı. Bilindiği gibi, dostları barıştırmak, birbirine yabancı kişileri barıştırmaktan daha zor. Abdulatipov, Türkiye ile Rusya arasındaki diplomasi trafiğini yönetmek için Dağıstan'da yatırımları bulunan işadamı Cavit Çağlar ile en az dört kez buluştuklarını, en az yüz kere de telefonla iletişim kurduklarını anlattı. Türk tarafı adına görüşmeleri Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Rus tarafı adına ise Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov yürüttüğünü söyleyen Abdulatipov, ayrıntıları şöyle anlattı: Müzakere sürecine Uşakov'un emri üzerine dahil oldum. Uşakov, müzakerelerle ilgili bilgileri Putin'e iletiyordu. Putin ve Uşakov'un görüşlerini ise ben, Çağlar'a aktarıyordum. Çağlar da bunları Akar'a anlatıyordu." Abdulatipov, özür mektubunun taslaklarını Çağlar ile hazırladıklarını belirtti. Özür mektubu taslağıyla birçok kez oynandığını ve yazılan ilk taslakta özür ile ilgili herhangi bir ibare yer almadığını kaydeden Dağıstan lideri Abdulatipov, "Uzun süren uğraşların ardından en sonunda herkesi tatmin eden bir formül bulundu. Bunun sonrasında gelen temel konu ise mektubun Rus lider Putin'e nasıl gönderileceği mevzusuydu. Türkiye tarafı, Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov ve Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev isimlerini öneriyordu. Ben, Nazarbayev aracılığıyla iletmenin daha iyi olacağını söyledim. Zira Putin ve Nazarbayev çok iyi ilişkilere sahip. Bu şekilde olumlu yanıt alma ihtimali daha yüksekti" ifadelerini kullandı. Abdulatipov, tam 27 Haziran'da mektubun planlandığı gibi Putin'e iletildiğini ve özür notuyla sorun kalmadığını söyledi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 126,9319-127,0263
ABD Doları 2,9331-2,9340/Euro 3,3047-3,3071/İngiliz Sterlini 3,9201-3,9245

Kısa Vadede 100 Dolar Zor
Her şey 2014 yılında petrol fiyatlarının zapt edilemez düşüşüyle başladı. Fiyatlar, 115 dolar seviyelerinden, 30 doların altına düştü. Dünya petrol devleri, yatırım bütçelerinde kısıntıya gitti. Yüksek maliyetli arama projeleri ertelenip binlerce kişi işten çıkarılırken, piyasalarda düşük fiyatlar nedeniyle telaş yaşandı, yaşanmaya da devam ediyor. Herkesin aklındaki soru 'fiyat krizinin' nasıl sonuçlanacağı. Ocak ayında Brent tipi ham petrolün fiyatı 27 dolarla dip yaptı. Bazı analistler petrolde 10 doların mümkün olduğunu savunurken, diğerleri ılımlı bir toparlanma bekliyor, en azından yakın vadede. Yeni bir rapor yayınlayan Deloitte, yakın zamanda petrol fiyatının 100 dolar üstü seviyelere dönmeyeceğini tahmin ediyor. Raporda, sermaye ve işletme bütçelerindeki kısıntıların uzun soluklu etkisinin olacağı vurgulanırken, düşen arama yatırımları ve tüketilen rezervlerin yerine yenisinin koyulmaması gibi nedenlerle 2018'den itibaren günlük 1 milyon varile varan arz açığı olabileceği kaydediliyor. Bunun da fiyatları 58 dolara doğru itebileceği, fakat kısa zamanda 100 doların üstünde fiyatların oluşmayacağı belirtiliyor. Deloitte Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Endüstrisi Lideri Elif Düşmez Tek, şirketlerin yatırım kararı alırken fiyatlara baktığını ve taahhüt altına girdiğini söyleyerek, şöyle konuşuyor: "Genel olarak petrol fiyatlarıyla ilgili en çok konuşulan şey ne kadar yatırım yapıldığı. Yıllardır yüksek seyreden petrol fiyatları neticesinde belli yatırım harcaması (capex) taahhütleri var. Bu tür taahhütlerden hemen çıkmak mümkün değil. Fiyatlar düşünce ilk olarak şu gündeme geldi: 'Evet fiyatlar düştü ama hangi projeler devam etti, ne kadar ek arz devreye girecek?' O önemli. Biz 2015-2018 arası yeni arzın devreye gireceğini düşünüyoruz. 2020 itibariyle capex yatırımlarının oldukça düştüğünü görüyoruz. Eski Sovyet ülkeleri, Avrupa ve Brezilya'dan gelecek yeni yatırımlar var. Fiyatların düşmesiyle, genel hikâye şu: Talep tarafında ciddi artış öngörüsü yok. Arz tarafında ise yüksek maliyetinden dolayı başlanmamış yatırımlar var. Bunun etkisi, 2018'den sonra görülüyor. 2018'den sonra yeni arzın girişinde bir azalma var. Fiyatta bir artış olacak ama yavaş yavaş bir artış."
Hürriyet

Şirketleri Silah Gibi Kullanmışlar
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, İngiltere Uluslararası Ticaret Bakanı Liam Fox ve İngiliz iş dünyası ile gerçekleştirdiği temasların ardından Türk ve İngiliz basın mensuplarıyla bir araya geldi. İngiliz basın mensuplarının soruları 15 Temmuz darbe girişimi, FETÖ'yle mücadele, büyüme, Merkez Bankası politikaları ve kredi notu gibi konularda yoğunlaşırken, Zeybekci, FETÖ'yle mücadelede Türkiye'nin değeri şirketlerin korunacağına vurgu yaptı. İngiliz Bakan ve iş dünyası temsilcileriyle temaslarının son derece olumlu geçtiğini kaydeden Zeybekci, "Görüşmelerimiz sırasında 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Türkiye Cumhuriyeti devletinin kendini savunma refleksleriyle ilgili herhangi bir endişe ya da soruyla karşılaşmadık. Son derece pozitif bir havada geçen temaslarımızda geçmişi değil aslında daha çok geleceği ele aldık" dedi. FETÖ ile mücadele kapsamında terör örgütüyle ilişkide olan şirket sayısıyla ilgili binleri bulan bazı spekülatif rakamların ortaya atıldığını kaydeden Zeybekci, "Bu rakamlar spekülatiftir. Konuyla ilgili kamu kurumları çalışmalarını büyük bir hassasiyetle yürütüyor. Terör örgütüyle bağlantılı şirketlerin ekonomimizi ve 3. tarafları etkilemesine izin vermeyeceğiz. Şirketlerin korunup, varsa suçlu kişilerin adalet önüne çıkarılmasını sağlayacağız. Kayyum yerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) devreye girmesinin altında yatan gerekçe de budur" diye konuştu. Bazı şirketlerin terör örgütlerinin silahı haline geldiğine dikkat çeken Zeybekci, şöyle devam etti: "Bazı şirketler 'tepeden tırnağa, bütün hücreleriyle pislik yuvası haline gelmiş. Ama bunların sayısı iki elin parmağını geçmez. Nasıl terör örgütüne silahlarını yok et, göm, üzerine de beton dök diyorsak, işte bu şirketler de terör örgütünün önemli silahlarıdır, bir şekilde aynı mantıkla gömülüp üzerine beton dökülmesi lazım."
Hürriyet

20 Milyar Ton Kömür Rezervi Hedefleniyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Türkiye'nin yeraltı zenginliklerinin ortaya çıkarılması için yeni bir hamle başlatıyor. Albayrak, Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü'ne 2017 yılı için 1 milyon metrelik derin sondaj talimatı verdi. Bu rakam MTA'nın sondaj rekoru olacak. Bakanlık, 1 milyon metrelik sondajla, özellikle yerli kömürde yeni keşifler yaparak rezervin 20 milyar tona çıkarılmasını hedefliyor. MTA'ya 2017 yılı için 1 milyon metrelik sondaj hedefi kondu. MTA 2015 yılında 330 bin metre sondaj yapmıştı. Türkiye'nin tüm bölgelerinde yapılacak sondajlarla, yeraltındaki tümzenginlikler ortaya çıkacak, keşfedilmeyi bekleyen yeni cevherler ekonomiye kazandırılacak. MTA'nın yeni sondaj hedefi ile öncelik Türkiye'nin kömür rezervlerinde bugüne kadar tespit edilemeyen yeni kaynakları bulmak. 2006 yılında başlatılan yeni sondaj hamleleri ile 2016 yılına kadar 7 milyar ton kömür rezervi bulundu. Bulunan rezervler linyitten oluşurken, kalorifik değerleri de bin 1250 ile 2 bin 500 kilokalori arasında değişiyor. Bu son keşifler, Türkiye'nin toplam 15 milyar tonluk linyit rezervinin de neredeyse yarısını oluşturuyor.
Haber Türk

7 Milyon Kişi Yollara Düştü
Türkiye'de bu bayram 7 milyon kişi yollara düştü. 9 günlük bayram tatili nedeniyle cuma gece yarısından itibaren yola çıkan tatilciler, TEM Otoyolu'nun Düzce, Bolu ve İzmit kesimleri ile D-100 Karayolu İzmit- Derince hattında dün yoğunluğa neden oldu. Ankara yönünde trafik adım adım ilerledi ve uzun araç konvoyları oluştu. Türkiye Otobüsçüler Federasyonu (TOFED) Başkan Yardımcısı Mustafa Özcan, Kurban Bayramı nedeniyle büyük bir yoğunluk yaşandığını belirterek, "Bizim günlük garajdan çıkan araç sayımız bin 700-bin 800'dü. Şu anda İstanbul Otogarı'ndan 2 bin 500'ün üzerinde araç çıkıyor. Bayram için yüzde 50 oranında ek sefer konuldu. Hiçbir yolcu mağdur edilmedi. Herkese bilet ulaştırılıyor" dedi. Turizmdeki araçlara Ulaştırma Bakanlığı'nın izniyle 10 günlük kira sözleşmesi yapıldığını ve binin üzerinde araç kiralandığını söyleyen Özcan, en çok talebin Ege, Akdeniz ve Karadeniz'e olduğunu kaydetti. Sahil kesimlerine, tatil bölgelerine yoğun ilgi olduğunu belirten Özcan, "Türkiye genelinde günlük şehirlerarası yolcu taşımacılığı 900 bin. Bayramın başlangıcından bitimine kadar yaklaşık 15 günde 14 milyon yolcu taşınacak" diye konuştu. Güvenli taşıma için ek önlemler alındığını da vurgulayan Özcan, "Ulaştırma Bakanlığı personeli trafikte sürekli korsan taşımacıklıkla ilgili yol denetimi yapıyor. Belgesiz araçlara yolcu bindirilmiyor" ifadesini kullandı.
Haber Türk

Keşfedilmemiş Yer Altı Zenginliği Kalmayacak
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye'nin yer altı zenginliklerinin tam olarak ortaya çıkarılması için harekete geçti. Bakan Berat Albayrak, Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü'ne, 2017 yılı için 1 milyon metrelik sondaj talimatı verdi. MTA için rekor olacak bu aramayla, kömür rezervlerinde henüz tespit edilemeyen yeni kaynakların ortaya çıkarılması hedefleniyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Albayrak, daha önce Türkiye'nin jeofizik ve jeokimya haritalarının çıkarılması için çalışma başlattıklarını hatırlatırken, MTA'ya 2017 yılı için 1 milyon metrelik sondaj talimatı verdi. 2015 yılında 330 bin metre sondaj yapan MTA için 1 milyon metrelik rakam rekor olacak. Türkiye'nin tüm bölgelerinde yapılacak sondajlarla keşfedilmeyi bekleyen yer altı kaynakları ekonomiye kazandırılacak. 2016 yılına kadar 7 milyar ton kömür rezervi bulan MTA'nın, başlatılan yeni sondaj seferberliğiyle, Türkiye'nin kömür rezervlerinde bugüne kadar ulaşılamayan yeni kaynakları tespit etmesi amaçlanıyor. MTA'nın 2016 yılına kadar bulduğu rezervler linyitten oluşurken, bu rezervlerin kalorifik değerleri de bin 250 ila 2 bin 500 kcal arasında değişiyor. Söz konusu bu son kesifler, Türkiye'nin toplam 15 milyar tonluk linyit rezervinin de neredeyse yarısını oluşturuyor. Planlanan 1 milyon metrelik sondaj hamlesiyle bu rezervin 20 milyar tona çıkarılması hedefleniyor.
Akşam

Fetö'nün 13 Milyarlık Taşınmazına El Konuldu
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) el konulan taşınmazlarına ilişkin, "Arkadaşlarımın dün verdikleri bilgilere göre, hazineye intikal eden bunlara ait taşınmaz sayısı 2 bin 941 adet. Vakıflar Genel Müdürlüğüne intikal eden taşınmaz sayısı 2 bin 084 adet. Ayrıca kanun hükmünde kararnamede yer almayan bin 174 adet daha taşınmaza el konuldu. Bütün bunların değeri 13 milyar lirayı geçmiş vaziyette" dedi. "Bunların vermiş olduğu hasar, PKK'nın verdiği hasardan daha büyük. DAES'in verdiği hasardan daha büyük" diyen Özhaseki, söyle devam etti: "Bunlar bizim bildiğimiz, inandığımız İslami değerlerin bir çoğunu insanların gözünde mahvettiler, iğdiş ettiler ve o terimleri anlamsızlaştırdılar. Herkesi birbirine şüpheli bakar hale getirdiler. Felaket bir güvensizlik ortamı." Bakan Özhaseki, Doğu ve Güneydoğu'da bir taraftan da yaraları sarmaya çalıştıklarına dikkati çekerek, "7 bölgeyi temsili seçtik. Bu bölgelerde evi yıkılan herkese ev vereceğiz" dedi. Özhaseki, bu bölgelerde hak sahipleri için 30 bin civarında ev yapacaklarını belirterek, hak sahiplerinin yıkılan evlerinin değerinin, yeni inşa edileceklerden düşük olması halinde de aradaki farkı uzun vadeli olarak taksitlendirerek tahsil edeceklerini anlattı.
Akşam

DÜNYA

Musul İçin Geri Sayım Başladı
ABD Yönetimi, Haziran 2014'ten beri IŞİD'in kontrolünde olan ve 1 milyon nüfusuyla örgütün kontrol altında tuttuğu en büyük şehir durumundaki Irak'ın Musul kenti için düğmeye bastı. IŞİD'le savaşı yürüten Amerikan birliklerinin yeni komutanı Korgeneral Stephen Townsend, Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesine verdiği mülakatta yıl sonuna kadar operasyonun başlamasının beklendiğini söylerken, Hürriyet'e konuşan Irak hükümeti kaynakları, bayramdan sonra, ekim ayı başlarında harekete geçilebileceğini belirtti. IŞİD'e karşı yürütülen Öz Kararlılık Operasyonu'nun Sözcüsü Albay John Dorrian, örgütün elinde bulunan iki büyük kent Musul ve Suriye'deki Rakka'nın kurtarılması için yürütülen hazırlıklar konusunda gazetecilere verdiği brifingde, şu anda Musul'da 3000-4500, Rakka'da ise yaklaşık 1000 IŞİD militanının bulunduğunu söyledi. Dorrian, ancak bunun bir tahmin olduğunu ve bu kişilerin hepsinin "sonuna kadar mücadele edecek sıkı savaşçılar" olmadığını söyledi. Dorrian, harekâtın sene sonuna kadar başlamasının beklenebileceğini ifade etti. Kuşatmaya 8-12 tugayın katılmasının planlandığını belirten sözcü, bu birliklerden bazılarının halen eğitimlerinin devam ettiğini, 6 bin 500 kişilik bir gücün eğitimlerinin tamamlanmak üzere olduğunu açıkladı. Amerikalı yetkililer, Rakka ve Musul operasyonları için Ankara'nın vermeye hazır olduğunu belirttiği destek için ise net ifadeler kullanmaktan kaçındı. Hatta Townsend, WSJ'ye, "Rakka operasyonunun, Türk ordusunun 24 Ağustos'ta Suriye'ye girerek başlattığı harekâtın ardından, ABD destekli Suriyeli Kürtlerle Türkiye'nin yaşadığı gerilim nedeniyle sekteye uğradığını" söyledi. Albay Dorrian da yaklaşan Musul operasyonu için kente 20 kilometre uzaklıktaki Başika'da konuşlu Türk birliklerinden bir beklentisi olup olmadıkları yönündeki soru üzerine Hürriyet'e verdiği yanıtta "Hayır, bir beklentimiz yok" diyerek şöyle dedi: "Bizim pozisyonumuz, Irak'ta IŞİD'e karşı faaliyet gösteren tüm kuvvetlerin Irak Hükümeti'nin komuta ve kontrolünde olması ve bu güçlerin Irak'ın egemenliğine saygı göstermesi gerektiği yönünde. Başika'daki Türk kuvvetleri, Öz Kararlılık Ortak Görev Gücü kapsamında faaliyet göstermiyor."
Hürriyet

Pizza Votka Bomba
Suriye'nin genelinde IŞİD ve Fetih el Şam Cephesi (eski adıyla El Nusra Cephesi) dışındaki grupları kapsayan ateşkes üzerinde ABD ve Rusya, önceki gece anlaşmaya vardı. Ateşkes bir hafta boyunca sürdürülebilirse, ABD ve Rusya, belirledikleri terörist hedeflere karşı ortak operasyonlara başlayacak. Plan kapsamında Suriye ordusu Moskova ve Washington'un belirlediği bölgelerdeki muhaliflere yönelik operasyonlarını durduracak. Halep'te ise yardımların ulaştırılması için tarafların tamamının Kastillo Yolu'ndan çekilmesi planlanıyor. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un yaptığı görüşmeler sırasında kendilerini bekleyen gazetecilere pizza ve votka ikramı yapıldı. İkram sırasında Lavrov, "Pizzalar Amerikan delegasyonundan, votkalar Rus delegasyonundan" diye açıklama yaptı. Ancak ateşkes müzakerelerinden gelen bu renkli görüntülerin ardından dün Suriye'de yeni saldırılar oldu. Yarın itibarıyla başlayacak ateşkes öncesi Suriye hava kuvvetleri, muhaliflerin elindeki İdlib'teki bir pazaryerini bombaladı. 13'ü çocuk olmak üzere en az 58 kişinin öldüğü belirtildi. Pazaryeri, kurban bayramı öncesi olduğu için kalabalıktı. Halep'te ise dün 45 kişi saldırılarda öldü. Suriye yönetimi, dün ateşkes anlaşmasını onayladıklarını ve uyacaklarını açıklamıştı. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de, "Umuyoruz ki Rusya, Suriye Devlet Başkanı Esad'ı barışın sağlanması için görüşme masasına oturtabilir" demişti. Almanya Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier ise "Suriye'deki durumun son derece çok yönlü ve karışık olması nedeniyle farklı çıkarlar konusunda mutabakat sağlanması gerekiyordu, zor bir doğum oldu. Şimdi hızlı bir şekilde uygulanması gerek" dedi. İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson ise "Suriye ancak siyasi bir geçiş ile çifte belaları olan Esad ve terörden kurtulabilir" ifadesini kullandı. BBC diplomasi muhabiri James Landale, "Anlaşma büyük ölçüde ABD'nin muhalif grupları ikna becerisine dayanacak. Bu gruplar radikal İslamcı örgütlerle aralarına mesafe koymaları konusunda ikna edilmeli" yorumunu yaptı.
Hürriyet

'Kravatlı Irkçılık' Meclise Girer Mi?
Almanya'da, 2017'deki genel seçim anketlerinde üçüncü parti konumunda gözüken Almanya İçin Alternatif (AfD) partisi, Şansölye Angela Merkel'in mülteci politikasına yönelik toplumdaki öfkeyi kısa sürede siyasi kazanıma çevirmeyi bildi. AfD, bir hafta önce Mecklenburg-Vorpommern eyaletindeki seçimlerde ikinci parti olmayı başardı. Bugün Aşağı Saksonya'da, 18 Eylül'de ise Berlin'de düzenlenecek eyalet seçimleri Şansölye'nin siyasi kariyeri açısından önem taşıyor. Merkel'in 'baş belası' haline gelen AfD'nin kökenlerinde ise 'euro' ekonomisi ve AB'ye duyulan şüphe yatıyor. 2013'te 'euro ekonomisine' karşı çıkan ekonomist ve akademisyenlerin kurduğu AfD, mülteci kriziyle Rusya'ya yakın, aşırı sağcı ve İslam karşıtı bir kimliğe büründü. 'Milyonlarca teröristin Avrupa'yı işgal etmek üzere olduğu' söylemini benimseyerek, halka korku pompalayan AfD seçmen kitlesini 2017 genel seçimlerine taşımayı hedefliyor. Nisan 2013'te kurulan AfD, aynı yıl girdiği genel seçimlerde yüzde 4.7 oy oranıyla, yüzde 5'lik seçim barajını az farkla kaçırarak meclisin dışında kalmıştı. AfD kuruluşunda, Avrupa'nın kuzeyindeki ülkelerin ve euro'nun rekabetçi baskıları nedeniyle güneydeki ülkelerin fakirliğe terk edildiği söylemini savunuyordu. AfD'nin büyük bir seçmen kitlesiyle buluşmasını sağlayan olay ise 2015 yılında Almanya'ya 1 milyondan fazla mültecinin girişi ve yabancı kültürden insanları karşılarında gören Almanların hissettiği 'vatanseverlik' duygusu oldu. 2015 yılında AfD partisinin lideri olarak seçilen Frauke Petry, krizden faydalanmak için partiyi PEGİDA partisine dönüştürdü. Partinin bir önceki lideri Bernd Lucke, Petry'nin liderliğindeki AfD'nin Rusya'ya yakın ve yabancı düşmanı bir partiye dönüştüğünü gerekçe göstererek istifa etmişti.
Milliyet

Iran'da İkinci Nükleer Santral
Iran, Rusya'nın işbirliği ile ikinci nükleer enerji santrali yapacak. Yapılacak santral inşaatına 2018'de başlanılması ve 10 yıl içinde aktif olmasının bekleniyor. 2 enerji istasyonunu kapsayan santralin 10 milyar dolara mal olacağı belirtildi. İran'ın ilk nükleer santrali Busehr Nükleer 2001'de elektrik vermeye başlamıştı.
Akşam

Fransa Esad'ın Servetine El Koydu
Fransa'da, Suriye Devlet Başkanı Bessar Esad'in amcası Rıfat Esad'in Fransa'daki taşınmaz mal varlığına el konulduğu bildirildi. Kamuya ait fonları kötüye kullanma" ve "kara para aklama" suçlamasıyla hakkında 9 Haziran'da soruşturma açılan Rıfat Esed'in 90 milyon avroyu bulan taşınmaz mal varlığına yargı kararı ile el konuldu. Esed'in avukatı Benjamin Grundler ise karara itiraz için temyiz mahkemesine başvurdu. Fransa, Esad'in 100 milyon avroyu asan servetinin şaibeli olduğunu öne sürmüştü.
Akşam

Wikileaks İtirafçısı Asker Açlık Grevinde..
ABD ordusuna ait istihbarat verilerini WikiLeaks sitesine sızdırmakla suçlanan ve 35 yıl hapse mahkum olan eski asker Chelsea Manning, açlık grevine başladı. Hapishanede zorbalığa maruz kaldığını ifade eden Manning, yardıma ihtiyacı olduğunu aktardı. Avukatı Chase Stragio da müvekkilinin "Altı yıl boyunca 5 farklı hapishanede yardım talebinde bulundum. Taleplerim sadece görmezden gelindi. Ertelendi, Dalga geçildi" diye konuştu.
Akşam

POLİTİKA

Giden De Gelen De A Takımından
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Efkan Ala'nın ardından göreve geldikten sonra ilk icraatı kısmi valiler kararnamesi oldu. Ankara'nın da aralarında bulunduğu 6 ilin valisi değişirken, 4 ilin valisi merkeze alındı. Vali atamalarına ilişkin kararname dünkü Resmi Gazete'de yayımlandı. Dar kapsamlı olan kararnameye göre Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar, Çanakkale Valisi Hamza Erkal, Sinop Valisi Yasemin Özata Çetinkaya ve Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz merkeze alındı. Emniyet Genel Müdürlüğü'ne İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Selami Altınok getirilirken, Ankara Valiliği'ne Hatay Valisi Ercan Topaca, Artvin Valiliği'ne Mahalli İdareler Genel Müdürü Ömer Doğanay, Çanakkale Valiliği'ne Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanı Orhan Tavlı, Hatay Valiliği'ne Merkez Valisi Erdal Ata, Sinop Valiliği'ne Merkez Valisi Hasan İpek, Düzce Valiliği'ne ise İzmir Vali Yardımcısı Zülkif Dağlı atandı. Efkan Ala gibi İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Selami Altınok, bakanlığın 2 numaralı koltuğuna veda ederken Emniyet teşkilatının başına geldi. Altınok, 17-25 Aralık operasyonlarından sonra Aksaray Valisiyken bir günlüğüne Merkez Valisi oldu ve ardından da İstanbul'a İl Emniyet Müdürü yapıldı. Altınok, 17-25 Aralık operasyonlarını yürüten emniyet ve yargı mensupları ile mücadelede en kritik rolü üslendi. Geçici hükümette İçişleri Bakanlığı görevini de üslenen Altınok, Ala'nın adeta sağ koluydu. Altınok'un Emniyet Genel Müdürlüğü görevini üstlenmesi şeklen tenzili rütbe gibi görülse de operasyonel olarak çok önemli. FETÖ ile mücadele ve emniyet güçlerinin yeniden yapılanması gibi kritik bir dönem olması nedeniyle Altınok'un bu görevi kabul etmesi konusunda ısrar edildiği öğrenildi. 17/25 Aralık döneminde ve FETÖ yapılanmasının emniyette en güçlü olduğu dönemde Emniyet Genel Müdürü olarak görev yapan Mehmet Kılıçlar, daha sonra Ankara Valisi olarak atanmıştı. Yine 17-25 Aralık döneminde Hatay Valisi olan Celalettin Lekesiz de Emniyet Genel Müdürlüğü'ne getirilmişti. Tüm tartışmalara rağmen 17-25 Aralık sonrası görevden alınmayan ve aktif görevlere atanan Kılıçlar ile Lekesiz de eski Bakan Ala'nın yakın çalışma ekibi içinde yer alıyordu. Ala'yı istifaya götüren sürecin de Kılıçlar ve Lekesiz gibi isimleri tüm tartışmalara rağmen görevden almaması olmuştu. Artvin Valisi Muhterem İnce, Selami Altınok'tan boşalan İçişleri Bakanlığı Müsteşarlığı görevine getirildi. İnce, Artvin Valisi olmadan önce İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürü'ydü. FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan Sinop Valisi Yasemin Özata Çetinkaya da yeni kararnameyle merkeze alındı.
Hürriyet
'Mini Paket' Bayram Sonrasına Kaldı
Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında önceki gün gerçekleştirilen Ak Parti MYK'da, süresi 2 Ekim'de dolacak Irak-Suriye tezkeresinin 1 Ekim'de yeni yasama yılının açılış törenin ardından ele alınabilmesi için muhalefetle temas kurulması, muhalefetin itiraz etmesi halinde Meclis'in tezkereyi görüşmek için 30 Eylül'de olağanüstü toplantıya çağrılması görüşü benimsendi. Genel Başkan Yardımcılığı'ndan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na getirilen Mehmet Müezzinoğlu'nun da 'veda' için katıldığı basına kapalı toplantının ardından Yıldırım, partisinin genel merkez çalışanlarıyla bayramlaştı. Milliyet'in Ak Parti kaynaklarından edindiği bilgiye göre MYK'da, mini anayasa paketi çalışmaları, Suriye-Irak tezkeresinin Meclis takvimi, KONDA'nın son seçim anketi, bayram ziyaretlerine ilişkin görevlendirmeler ile muhalefetin OHAL KHK'larına yönelik eleştirileri ele alındı. Irak ve Suriye'deki terörist örgütlerden Türkiye'ye yönelebilecek saldırıların bertaraf edilmesi ve kitlesel göç gibi risklere karşı hükümete yurtdışına asker gönderme ve gerektiğinde yabancı silahlı güçlerin Türkiye'de bulunması konusunda hükümete yetki veren tezkerenin süresinin 2 Ekim itibariyle dolacak olması nedeniyle, tezkerenin 1 Ekim'de yeni yasama yılı açılış töreninin hemen ardından Genel Kurul'da kısa bir ara verilip ardından görüşmelerinin yapılması formülü üzerinde duruldu. Parti kurmayları muhalefetle uzlaşılması halinde tezkerenin 1 Ekim'de ele alınabileceğini belirtirken, partiler arasında mutabakat sağlanamaması olasılığı da tartışıldı. Bu durumda ise tatilde olan TBMM'nin tezkere görüşmeleri için 30 Eylül Cuma günü olağanüstü toplantıya çağrılması görüşü benimsendi.
Milliyet

SPOR

Birleşik Arap Emirlikleri ekibi Al Ahli'de geçirdiği 1 sezonun ardından kiralık olarak Fenerbahçe'ye geri dönen Moussa Sow, FBTV'de ekrana gelen, "Günün Röportajı" programında çok konuşulacak açıklamalarda bulundu. 2012-2015 döneminde sarı-lacivertli formayı giyen ve birçok başarıya imza atan Senegalli yıldız geçtiğimiz Temmuz ayında Beşiktaş'tan gelen teklifi geri çevirdiğini açıkladı. Sow, "Demba Ba aradı ve Beşiktaşlı bir yöneticinin benimle konuşmak istediğini, Beşiktaş'ın benimle ilgilendiğini söyledi. Ba, beni aradığında ona, 'Taraftarlara bunu yapmam' dedim. Fenerbahçe'de yaşadığım o kadar şeyden sonra kendimi Türkiye'de başka bir kulüpte oynarken düşünemiyorum dedim" ifadelerini kullandı. Sow şöyle devam etti: "Benim Galatasaray'a da Beşiktaş'a da saygım var. İkisi de bu ülkenin büyük kulüpleri. Demba Ba'ya da söyledim. 'Sana aynı teklif gelse Fenerbahçe'den, sen kendini Fenerbahçe'de düşünebiliyor musun?' dedim. O da bana 'hayır' dedi. Beşiktaşlı yönetici ile konuştum. Onlara saygı duyduğumu söyledim. O da saygılı şekilde yaklaştı. İlgilerinden dolayı teşekkür ettim ama Fenerbahçe'yi çok sevdiğimi o da anladı. Hem başkanımıza, hem de taraftarlara büyük bir sevgim ve saygım var. Fenerbahçe'de kendimi iyi hissediyorum o yüzden Türkiye'de kendimi başka kulüpte göremiyorum." Sow, F.Bahçe'ye döndüğü için çok mutlu olduğunu da dile getirdi. Yıldız futbolcu, "Fenerbahçe'ye olan sevgimi Al Ahli'de de gizlemedim. Fenerbahçe maçlarını orada da takip ediyordum. F. Bahçe sayfası benim için kapanmamıştı. F.Bahçe'nin benim için istekli olduğunu gördüm ve hiç düşünmedim, dönüş konusunda kararım netti. Umarım güzel bir sezon olur" diye konuştu.
Milliyet
Galatasaray Kayseri'de 2 puan bıraktı. Cim-Bom 3. hafta sonunda ilk kaybını yaşarken rahat kazanabileceği bir maçta kendi hatalarının kurbanı oldu: 1-1. Kadir Has'ta 12'de Yasin'in golüyle öne geçen Aslan, bu golden sonra rakibin üzerine gidip farkı attırmak yerine oyunu rölantiye almaya çalıştı. Üstelik Kayseri'nin kalecisi de ilk yarım saat dolmadan sakatlanmıştı. Galatasaray'ın üzerine gelmemesi Kayseri'yi yüreklendirdi. Kronik yerleşme hataları buna eklenince de kalesinde golü gördü. Uzun maratonda bu kayıplar normal ama Galatasaray dün çok rahat kazanabilirdi. Riekerink tartışması dünkü kenar yönetimiyle alevlenecek gibi! 1 2 ' d e Bruma'dan sağdan ortalarken Eren topun üzerinden atladı. Altı pas çizgisinde boş pozisyonda topu önünde bulan Yasin sert bir vuruşla Cim- Bom'u 1-0 öne geçirdi. 16'da Deniz'in kafasında Muslera iyi yer tuttu. 38'de Sabri'nin kaptırdığı top Kayseri için büyük fırsat oldu. Nakoulma'yı önleyen isim Carole oldu. 40'ta Kayserispor karambolde eşitliği sağladı. Sağdan gelen ortaya Umut dokunamazken arka direkte Welliton skoru 1-1'e getirdi. İkinci perde Selçuk-De Jong ve Yasin -Jos u e değişiklikleriyle başladı. 57'de organize gelişen atakta topla son buluşan isim olan Bruma'nın vuruşunda kaleci güçlükle çıkardı. 4 dakika sonra Portekizli yine şansını deneyen isimdi. Son bölümdeki yüklenmeler sonuç vermedi ve maç 1-1 berabere bitti.
Milliyet

Bir takım düşünün Quaresma ve Atiba gibi asları yok ama yerleri rahatlıkla dolabiliyor. Yönetim bu sezon için öyle transferler yaptı ki Şenol Güneş'in elinde neredeyse iki tane, bu ligi rahatlıkla götürebilecek onbir oldu. Birini Avrupa'da birini ise Türkiye'de oynatsa, takım içerisinde kimse "Beni neden oynatmıyorsun" diyemez. Karabükspor karşısında Beşiktaş oyuna çok hızlı başladı. 7. dakikada Caner'in ortasına Cenk müthiş bir rövaşata vuruşu yaptı ama tecrübeli kaleci Ahmet Şahin topu kornere çıkardı. Fakat Cenk Tosun, 25'te yine Caner'in yaptığı ortayı gole çevirdi: 1-0 Bu golden beş dakika sonra bu kez sahneye Ömer Şişmanoğlu çıktı. Talisca'nın kafasıyla sektirdiği topu iyi takip eden Ömer usta işi bir vuruşla durumu 2-0 yaparak Vodafone Arena'daki şovu devam ettirdi. İkinci yarıya temposuz başlayan Beşiktaş, Traore'nin 48'de attığı golden sonra oyundan bariz bir şekilde düştü. 2-1'den sonra bocalayan siyah-beyazlı takımın imdadına Oğuzhan yetişti. Dany'nin ceza sahasında Tolgay'ı düşürmesiyle kazanılan penaltıyı kullanan Oğuzhan, 82'de gole çevirince skor 3-1 oldu. Bu dakikadan sonra oyunu kontrol altından tutan Beşiktaş, sahadan istediğini alarak, Benfica sınavı öncesi moralini bozmadı.
Milliyet

G.Saraylı yönetici Levent Nazifoglu, Mete Kalkavan'ı eleştirdi. Kalkavan'ın oyunu hızlandırmadığını savunan Nazifoglu, "Durgun bir maç oldu bizim için. İleriye dik olarak oynayamadık. 2 puan kaybettik. Bu maçı hakeme bağlamak gibi bir lüksümüz yok. Hakem zayıf bir hakem maalesef. Maç boyunca Hakan'dan fırça yedi. Maçın yavaşlamasına izin verdi. Yapılacak bir şey yok. Mete Kalkavan'ın bilerek bir şey yaptığını düşünmüyorum" seklinde konuştu.
Akşam

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme