12 Eylül 2016 Pazartesi

12.09.2016 Genel Gündem



12.09.2016

GÜNDEM

28 Belediyeye Başkan
İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, 1 Eylül 2016 tarihinde yürürlüğe giren kanun hükmünde kararname (KHK) ile Belediye Kanunu'nda düzenleme yapıldığı, terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçuyla hakkında soruşturma açılan veya görevden uzaklaştırılan belediye başkan ve meclis üyelerinin yerine 15 gün içinde görevlendirme yapılmasının hüküm altına alındığı hatırlatıldı. Bu kapsamda, PKK/KCK ve FETÖ terör örgütlerine destek vermekten dolayı haklarında yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında, 24'ü PKK/KCK, 4'ü FETÖ olmak üzere, 28 belediye başkanının görevinden uzaklaştırıldığı ifade edildi. Bunların 2'sinin il, 24'ünün ilçe, 2'sinin belde belediye başkanı olduğu ve 12'sinin tutuklu bulunduğu vurgulanan açıklamada, "Demokrasi ve hukuk devleti anlayışında millet iradesinin yerel yönetimlere yansıması esastır. Ancak belediyeler; vatandaşımızın kullandığı oyu, verdiği vergileri istismar ederek ülkemizin birlik ve bütünlüğüne kasteden terör örgütlerinin etkisi altına giriyorsa, milli iradeyi gasp edenlere karşı tedbir almak devletin asli görevidir. Vatandaşlarımızın verdiği vergilerle oluşan kaynaklar terör örgütlerine devşirilemez" denildi.
Haber Türk


'Gülen, Mezun Subaylara Rütbeleri Kendisi Takardı'
FETÖ/PDY'nin eski 'asker imamı' H.P., örgütün 1986'dan itibaren TSK'ya sızma taktikleri ve imamları hakkında itiraflarda bulundu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Cumhuriyet Savcısı Can Tuncay'ın yürüttüğü soruşturmada firari eski savcı Fikret Seçen'in de aralarında bulunduğu asker imamları hakkında çıkarılan yakalama kararında FETÖ/PDY'nin eski 'asker imamı' H.P.'nin itiraflarının etkili olduğu öğrenildi. 1990'lı yıllardan bu yana, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere askeri üstlerin ve kolorduların bulunduğu bütün illerde askerlerle irtibatı sağlamak üzere Cemaat mensupları görevlendirildiğini belirten H.P. itiraflarında özetle şunları anlattı: En meşhuru darbenin ertesi günü ismi medyaya yansıyan Adil Öksüz'dür. Öksüz, Gülen'in özel yetiştirdiği mollalardandır. Adil Öksüz'ün, 20 yıldır M.Ö.'nün yardımcısı olarak Hava Kuvvetleri'nden sorumlu olduğunu düşünüyorum. Gülen, 36 yıldır sürekli yakın çevresinde 10 ile 30 arasında sayısı değişen ilahiyat mezunu mollalara ders verir. Bu mollalardan en bilgili ve kabiliyetlerini seçerek özel görevlendirmeler yapar. Mollaların imamı ise son 25 yıldır C.T. hocadır. Fethullah Gülen ABD'ye gittiği tarihe kadar 3-5 subaydan sorumlu 'murakıp' denilen kişiler, Altunizade FEM Dershanesi'ne özel arabayla gelir, gizli arka kapıyı kendilerinde bulunan kumandasıyla açıp içeri girer, kimseye görünmeden asansörle direkt 5. kata çıkardı. Gruplar birbirini görmeden Gülen'in özel odasına geçerdi. Askeri öğrenciler mezuniyet töreni sonrası Gülen'in özel odasına gelirdi. Gülen'e hediyeler sunar, Gülen de onlara pahalı bir saat veya kalem gibi hediyeleri verir, rütbelerini kendi eliyle takar ve dua ederdi. 1998'e kadar bu seremoni bütün Harp Okulu mezunlarına ve rütbe değişimi yapan askerlere uygulandı.
Haber Türk

3 Teğmen Abd'de Gülen'le Görüştü
Başarısız darbe girişimi sonrasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmalar çerçevesinde Akıncı Hava Üssü olan adı Mürted Hava Üssü olarak değiştirilen Hava Kuvvetleri Komutanlığı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda inceleme ve araştırmalar başlatıldı. Darbe girişiminin en önemli karargâhları arasında yer alan ve girişimi komuta ettiği iddiasıyla tutuklanan eski Orgeneral Akın Öztürk'ün de bulunduğu hava üssündeki soruşturmada çok önemli bir bilgiye ulaşıldı. Milliyet'in aldığı bilgiye göre, hava üssünde görevli 141., 142. ile 143. filoda görev yapan ve darbe girişiminde aktif görev aldıkları gerekçesiyle değişik rütbelerdeki 116 pilot gözaltına alındı. Pilotlardan 94'ü ilk aşamada tutuklanarak cezaevine gönderildi. İlk aşama soruşturmadan sonra savcılık talimatıyla harekete geçen polis, ikinci aşamada TSK mensuplarıyla bağlantı kuran ve onları FETÖ adına yönlendiren "mahrem abi"lere yönelik çalışma başlattı. Pilotların cemaat imamı olarak görev yapan mahrem abilerin varlığını ve kimliklerini belirleyen polis, 146 kişiyi "imam" oldukları gerekçesiyle gözaltına aldı. Söz konusu 146 kişiden 133'ü tutuklandı. Tutuklanan 133 kişi içinde 59 kişinin TSK ile bağlantılı "mahrem abi", 43 şüphelinin ise yine cemaat içinde "ev abisi" olarak tanımlanan kişilerden olduğu ortaya çıktı. Yapılan soruşturmada, cemaat içinde çok gizli olarak çalıştıkları tespit edilen mahrem abiler arasında 9 mühendis, 3 maliye uzmanı, 1 gümrük müfettişi, 3 belediye çalışanı, 16 öğretmen, 2 hakim ve 1 komiser bulunduğu belirlendi. Diğer mahrem abilerin ise esnaf olduğu anlaşıldı. Akıncı Hava Üssü ile ilgili yürütülen "mahrem abiler" soruşturmasında çok önemli bir bilgiye ulaşıldı. Savcılık talimatıyla soruşturmayı yürüten polis, hava üssünde görevli 3 pilot teğmenin, darbeden önce mart ayında ABD'ye Pensilvanya'ya götürüldüğü ve bizzat FETÖ lideri Fetullah Gülen'le görüştürüldükleri belirlendi. Hava üssündeki 141. filoda görev yapan üç teğmenin, iki yıl önce Hava Harp Okulu'nu bitirip TSK'da göreve başladıkları ve önce F-4 uçakları için eğitim aldıkları, ardından da F-16 uçaklarının kullanımı için kursa başladıkları tespit edildi. Pensilvanya'ya kendilerinden sorumlu "mahrem abiler" aracılığıyla götürülerek FETÖ lideriyle görüştürülen pilot teğmenlerin, darbe girişiminden hemen önce F-16 uçuş kursunu tamamladıkları ardından da darbe gecesi hava üssünde uçuş için görev aldıkları saptandı. ABD'deki görüşme sırasında, FETÖ lideri Gülen'in 3 teğmenle görüşmesinde aldıkları kursun durumunu sorduğu, bitip bitmediği konusunda değerlendirmeler yaptığı ortaya çıkarıldı. Polisin yaptığı tespitlerin resmi kayıtlara girdiği öğrenildi.
Milliyet

Yılan Yuvasından Ypg Doçka'sı Çıktı
Hakkari'nin Çukurca ilçesinde bölücü terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonlarda 188 terörist etkisiz hale getirildi. Kuzey Irak'a 4 hedefe dün yapılan hava harekatında ise 13 terörist ölü ele geçirildi. TSK'ya bağlı savaş uçakları, silahlı İHA, bölgedeki birliklerin topçu atışları dışında komandolar tarafından yapılan operasyonlarda bir çok mühimmat ve silah ele geçirildi. Özel eğitimli birliklerin zor arazi şartlarında kurulan pusu ve bubi tuzaklarına rağmen yaptığı operasyonlarda terör örgütünün yeni strateji ve silahları ortaya çıktı. Uzun zamandır bölgede bulunan ve hazırlık yapan PKK'lı teröristlerin mağaralı hiltilerle kazıp, dağların içine ufak pencereler açarak silahlarını gizledikleri de tespit edildi. Bölgedeki güvenlik güçlerinin 'Yılan yolları' adı verdikleri ve raylı sistemlerle silahları içeriye taşıdıkları bu mevzilerden ise askerlere ateş açtılar. Operasyonlarda bu yılan yuvaları imha edilirken, terör örgütünün kullandığı silahlar arasında ise Doçka 23.5 adı verilen silah dikkat çekti PKK şimdiye kadar daha çok Doçka'nın 12,7 ve 14,5 milimetre mermi kullanan modellerini kullanıyordu. Doçka 23.5 milimetre silahı ABD'nin YPG'lilere IŞİD ile mücadele verdiği silahlar arasında yer alıyor. Çukurca kırsalında yapılan aramalarda teröristlerin 'sniper' ders notları da bulundu. PKK'nın elinde bulunan Zağros keskin nişancı tüfeğinin nasıl kullanılacağı ve hedefteki kişinin yerine göre nişangahın nasıl ayarlanacağı bu notlar üzerinde yazıyor.
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 126,9319-127,0263
ABD Doları 2,9331-2,9340/Euro 3,3047-3,3071/İngiliz Sterlini 3,9201-3,9245

Vergi İndirimi 5 Bin Yata Türk Bayrağı Çektirecek
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, yabancı bayrak taşıyan Türk yatları için harekete geçti. Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, Habertürk'e yaptığı açıklamada, sahibi Türk olmasına karşın yabancı bayrak taşıyan gemilere, Türk bayrağı çekmeleri için çok önemli avantajlar sunulacağını söyledi. Arslan, Türk bayraklı teknelere vergi ve marinalarda kira indirimi sağlayacaklarını kaydederken, yabancı bayraklı teknelere belli aralıklarla yurtdışına çıkış yapma zorunluluğu da getirmeyi planladıklarını söyledi. Arslan, 5 bin yatın Türk bayrağı çekmesini hedeflediklerini belirtti. Bakan Arslan, Türk sahipli yabancı bayraklı gemi ve yatların Türk bayrağına geçmesi için yasal düzenleme yapacaklarını açıkladı. Arslan; Maliye, Gümrük ve Kültür Bakanlıkları ile yapılan ortak çalışmada son aşamaya gelindiğini kaydetti. Arslan, Türk sahipli ve yabancı bayraklı teknelerin Türk bayrağına geçmesi için 2009 yılında benzer bir çalışma yaptıklarını anımsatırken, o dönemde, belli bir süre için yüzde 8 olan Özel Tüketim Vergisi'nin (ÖTV) sıfıra, yüzde 18 olan Katma Değer Vergisi'nin (KDV) ise yüzde 1'e indirildiğini anlattı. Arslan, bu kararla, bin 237 teknenin yabancı bayraktan Türk bayrağına geçtiğini belirtirken, "Bu rakam bizim için yeterli değil. Bizim amacımız tüm Türk sahipli gemi ve yatların Türk bayrağına geçmesi" dedi. Bakan Arslan, 2009 yılındaki uygulamanın eksiklerini gördüklerini ve bu eksiklikleri gidecek bir yasal düzenleme yapmayı amaçladıkları belirterek, "Daha önce yaptığımız uygulamada zamanın kısıtlı olmasının yanı sıra vatandaşlarımızın kayıttan sonra sıkıntılar olabileceğini düşünmesi, 18 groston (GRT) şartının olması, geçişte masraf olması ve Türk bayrağına geçişte herhangi bir avantaj görülmemesi nedeniyle istediğimiz rakamları yakalayamadık. Yeni düzenleme ile Türk bayrağını cazip hale getirmeyi planlıyoruz" dedi.
Haber Türk

İnsansız Anka'yı Türksat Uçuracak
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türkiye'nin insansız hava aracı (İHA) tasarlanması ve üretilmesi konusunda dünyanın sayılı 4-5 ülkesinden biri haline geldiğini belirterek, "Amacımız, 3.5-4 ton civarında silahlı İHA yapmak ve bunu daha güçlü silah ve kameralarla donatmak" dedi. Özlü, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'nun (TÜBİTAK) savunma sanayisine yönelik projeleri hakkında Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, TÜBİTAK'ın savunma sanayinde mayın dedektöründen uyduya kadar çok geniş kapsamlı projeler geliştirdiğini anlattı. Özlü, "Örneğin Göktürk 2 Uydusu kullanımda ve 2.5 metre çözünürlüğe kadar görüntüleri aktarıyor" diye konuştu. Bakan Özlü, İHA tasarlanması ve üretilmesi konusunda Türkiye'nin çok ciddi mesafe katettiğine dikkati çekti. İHA'ların ağırlık, boyut ve menzillerine göre 'mini', 'male' ve 'stratejik taktik' gibi kategorize edildiğini anımsatan Özlü, Türkiye'de daha önce mini ve taktik seviye İHA'ların özel şirketlerce üretildiğini ve envantere dahil edildiğini anlattı. Özlü, "TAI tarafından tasarlanan Male sınıfı İHA olan ANKA'ya, yeni bir yetenek olarak uydudan kontrol getiriliyor. Yani Türksat uydusunun kapsama alanı ne kadar ise menzili o alanı kapsayacak şekilde bir menzil uzatma yapılıyor. Böylece ANKA, Türksat uydusunun kapsama alanında çalışabilecek. Sözleşmesi yapılmıştı, şu anda üretim aşamasında" dedi. Gelinen noktada bir sonraki aşamanın silahlı İHA tasarlamak ve üretmek olduğuna işaret eden Özlü, şunları kaydetti: "Artık Türkiye, daha önce tasarladığı ve ürettiği mini, male ve taktik sınıf İHA'ları silahlandırma çalışmalarını yürütüyor. Bunda da başarılıyız, ilk örnekleri var. Bu örnekler, şu anda Özgür Suriye Ordusu'na verdiğimiz destekte kullanılıyor. Buradaki temel husus, taktik sınıfı İHA 560-600 kilogram civarında, bunun üzerindeki silah sistemi de daha küçük oluyor. Amacımız, 3.5-4 ton civarında silahlı İHA yapmak ve bunu daha güçlü silah ve kameralarla donatmak. Türkiye, İHA konusunda ciddi mesafeler aldı, dünyanın sayılı 4-5 ülkesinden birisi haline geldi."
Milliyet

Sürünmeye Devam
Londra Tahkim Mahkemesi'nin Ağustos ayı başında verdiği kararı duyunca 'Turkcell'de matruşka tipi hissedarlık yapısı 60 gün içinde çözülecek' dedik ama sanırım yanıldık. Zira mahkeme sürpriz bir ara karar daha alarak Rus Alfa'nın işi yokuşu sürmesine olanak tanıdı. 60 günlük sürenin Ekim ayı başında dolması ve taraflardan birinin diğerinin elindeki hisseleri alması beklenirken, Londra'da yarın yeni bir dava daha görülecek. Londra'da yapılacak 'arbitration' yani arabulucu süreci ile 60 günlük süreyi içeren son karar belki de rafa kalkacak. Çukurova Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Karamehmet karar çıkmışken yeni bir hukuki sürecin oluşturulmasının son derece haksız olduğunu ancak Salı günü Londra'da hazır bulunacaklarını söyledi. Bir usül tartışması yaşandığını belirten Karamehmet, "Parayı ödeyip hisseleri geri alma hakkımızın elimizden alınacağını sanmıyorum ama yine de beklenmedik bir karar. Bayrama da rastladı. O gün bize parayı ödeyin deseler bankalar bile kapalı" dedi. Artık bir karar verilmesi gerektiğini kaydeden Karamehmet, şöyle devam etti: "Ben bu yeni gelişmeyi şöyle yorumluyorum. Müslümansanız kesin olarak size karşı önyargılılar. Londra'nın verdiği '60 gün içinde hisseleri al ya da sat' kararını onaylayan Fransa'daki tasdik makamı bu son kararı da alabildi. O zaman ilk kararı neden onayladın diye sormak lazım. Ne şiş yansın ne kebap durumu yaratılmaya çalışılıyor ama artık bir karar çıkması ve bunun nihai olması gerekiyor." Karamehmet'in ne kadar ketum olduğunu bilirim. Yıllar önce Haziran 2009'da Kuzey Irak Erbil'de Kürt Yönetimi'nin ilk petrol sevkiyatı töreninde bir yemekte karşılıklı oturmuş ve konuşma fırsatı bulmuştum. Kelimeleri ağzından kerpetenle alabilmiştim. Öyle ki Çukurova Holding'in üst düzey yöneticilerinden biri, "Biz bile patronumuzu ilk kez bu kadar konuşurken gördük. Hatta ben dişlerini ilk kez görüyorum" diye bana takılmıştı. Cuma günü beni aradığında çok şaşırdım ve gördüm ki yıllar geçse de, Turkcell'de köprünün altından çok sular aksa da Mehmet Emin Karamehmet hiç değişmemiş. Bir sürü sorum vardı. "Parayı bulabilecek misiniz, parayı yine sizin yerinize Ziraat Bankası mı ödeyecek, sonra o hisseleri alamazsanız ne olacak, Turkcell'i isteyen başka yerli yabancı gruplar olduğunu duyuyoruz, Ziraat sizdeki hisseleri blok olarak üçüncü bir gruba satabilir mi?" gibi sorular sordum ama cevap şöyle oldu: "11 yıldır sürünüyoruz. Sürünmeye devam."
Vatan

Af İçin 3 Haftada 500 Bin Başvuru
Maliye Bakanı Naci Ağbal, bölgesel sorunlara rağmen ekonomide önemli başarıların yakalandığını söyledi. Yatırımcıları teşvik etmek amacıyla birçok düzenlemeyi hayata geçirdiklerini belirten Ağbal, şöyle konuştu: "15 Temmuz darbe girişiminden sonra ilk çıkan yasal düzenleme vergi ve prim borçlarının yapılandırılmasına ilişkin yasal düzenlemeydi. Bu yasal düzenlemeyi Meclis'ten geçirdik. Mükelleflerimizin vergi ve prim borçlarını yeniden yapılandırdık, 36 aya kadar taksit imkanı getirdik. Ayrıca peşin ödeme indirimi getirdik. Vatandaşlarımız vergi ve prim borçlarını peşin ödediklerinde adeta ana paraya yakın bir parayı ödemek suretiyle bütün vergi ve prim borcundan kurtulma imkanına kavuştu. Bu yasal düzenleme çerçevesinde bütün vergi cezalarını sildik. Bütün vatandaşlarımıza çağrıda bulunuyorum, bir an önce vergi dairelerine, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun taşradaki şube müdürlüklerine uğrayın, borcunuzu çıkarsınlar, hesap etsinler ve mümkünse peşin ödeme yöntemini seçerek bu borçlardan kurtulun. Bir kaç gün önce arkadaşlarımın bana verdiği en son sayı 500 bine ulaştı." Borçların yeniden yapılandırılmasın ilişkin kanun 19 Ağustos'ta Resmi Gazete'de yayınlanmıştı.
Vatan

Fed'e Şantaj Haftası
Bizde; Kurban Bayramı tatili nedeniyle sadece önümüzdeki Cuma günü işgünü. Ancak dünya dönüyor ve küresel piyasalar çalışıyor. 20-21 Eylül'de Fed toplantısı var. Jakson Hole'da Fed Başkan yardımcısı Fischer'in "Eylül'de bir faiz artışı gelir mi, bu yıl iki faiz artışı olur mu?" sorularına "Verileri göz önüne almak kaydıyla iki sorunuzun cevabı da evet" yanıtı piyasaların keyfini kaçırmıştı. Geçen hafta yapılan ECB toplantısı sonrasında Başkan Draghi hemen hemen yeni ne bir şey söyledi ne de yeni önemli bir adım açıkladı, tek söylediği müzakerelere devam ediyoruz oldu. İhtimaldir ki Mart'ta sona ermesi planlanan parasal genişleme "uzatılacak". Diğer yandan; Fed toplantısına kadar önümüzdeki iki haftada bizim açımızdan sayılı günler var ama küresel piyasalar için 7-8 iş günü var. Bu süre zarfında geçtiğimiz hafta; Boston Fed Başkanı Rosengren'in "Faizler artabilir" yorumuna karşın, Fed Guvernörü Daniel Tartullo'nun "Yakın vadede faiz artırılmasına mesafeli yaklaşması" gibi farklı görüşler gelmeye devam edeceğe benziyor. 21 Eylül'de bir faiz artışı gelir mi? Piyasa katılımcıların 3'te 2'si gelmeyeceği yönünde düşünüyor. Bunlara ben de dahilim. Ancak varlık piyasaları düşerek; bu riski azaltmak, ya da herhangi bir faiz artışı ihtimalini olabildiğince "öteleyebilmek adına" Fed'e şantaj yapmayı tercih ediyor. Bunu geçtiğimiz yaklaşık 23 toplantının 17-18'inde gördük. Fed'in faiz artış kararı alması olasılığı olan toplantılar öncesinde piyasalar geriliyor, Fed'e "Aman ha, faiz artırırsan bugünden de kötüye gideriz" mesajı verilmeye çalışıyor ki, var olan "oyun" devam edebilsin. Korkarım bu sefer de başarılı olacaklar. Bu hafta boyunca küresel varlık piyasalarında gerileme devam edecek, bono/tahvil getirileri yükselmeye devam edecek. ABD borsaları 50 günlük BHO'nın sert bir şekilde altında kapandılar. Şantajın bir parçası mı, yoksa gerçekten bir düşüş mü başladı ancak 21'inden sonra söylemek mümkün olacak. Fed'den bir faiz artışı gelmezse yeni bir ralliye (Kasım ortasına kadar sürecek) hazırlıklı olun. Rosengren'in açıklamaları, Eylül'de bir faiz artışı beklemiyor olsa da Fed'e şantaj için fırsat kollayan piyasaların işini kolaylaştırdı. Dolar, euro başta olmak üzere diğer para birimleri karşısında değer kazandı. Dolar endeksi (DXY) 100 günlük Basit Hareketli Ortalamanın (BHO) üzerine çıkarak haftayı 95.34'ten kapattı. Bu harekete "bağlı" olarak da TL, Brezilya Reali, G.Afrika Randı, Rus Rublesi ve Meksika Pezosu dolar karşısında değer kaybetti. Teknik olarak bu, önümüzdeki günler için çok da iyi bir haber değil. Görünen o ki DXY'da güçlenme devam edecek. Ancak kalıcı olması ihtimali düşük. DXY'daki güçlenme gelişen ülke para birimlerini üzecek, yoracaktır.
Vatan

Maaş Vurgunu Son Anda Önlendi
15 Temmuz cunta kalkışmasının ardından FETÖ/PDY operasyonları kapsamında 70 bine yakın kamu görevlisi görevden ihraç edilmiş ya da açığa alınmıştı. Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü, maaşlar üzerinden kamuya aktarılan ödenekte oluşan değişikliklerin takibini yaparken FETÖ'nün yeni bir kripto uygulaması ile karşılaştı. Kamu Personel Harcamaları Sistemi üzerinden yapılan detaylı incelemelerde operasyonlar kapsamında ağustos ayında kamudan ihraç edilen memurların Eylül ayında da maaşlarının hesaplandığı görüldü. Bayramdan önce ödenmesi planlanan maaşlarla ilgili hemen devreye girildi. Hükümetin bayram öncesinde memurların maaş ödeme planı üzerine 2 Eylül'de maaşların ödenmemesi talimatı verildi. FETÖ'den ihraç edilen hakim savcılar ve kamudan atılan diğer personellerin maaş hesapları donduruldu. Müfettişler konuyla ilgili soruşturma başlatıldı.İncelemelerde Kamu Personel Harcama Sistemi'nde maaşların farklı kodlarla kaydedildiği belirlendi. İhraç edilen kişilerin maaşlarının hesaplanmaması için "İşten ayrılma" koduyla işlenmesi gerekirken "Nakil" veya başka kodların girildiği tespit edildi. Maaşların ödenmesine kısa bir süre kala FETÖ üyelerinin hesabına yatacak milyonlarca lira kurtarıldı.
Vatan

DÜNYA

Işid'le Sonuna Kadar Mücadele
Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Kurban Bayramı mesajında, Türkiye'nin Suriye'de terör örgütlerine karşı verdiği mücadeleye ilişkin açıklamalar yaptı. TSK'nın sınırlar içerisinde bölücü terör örgütüne karşı mücadelesinin büyük kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Akar, Suriye'de IŞİD'e yönelik operasyonların yapıldığını kaydetti. TSK'nın Suriye'de uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru müdafaa hakkını kullandığını hatırlatan Akar, "Güvenliğimizi sağlamak, barış ve güvenliğimize tehdit oluşturan DAEŞ ve benzeri terör örgütleri ile mücadele etmek ve bu kapsamda yerlerinden edilmiş masum insanların da anayurtlarında bayramlarını huzur içerisinde kutlamalarını temin edebilmek için koalisyon kuvvetleri ile işbirliği içerisinde 'Fırat Kalkanı Harekâtı' icra edilmektedir" ifadesini kullandı. "IŞİD'e yönelik operasyonlarda masum insanların zarar görmemesine" büyük önem verildiğini belirten Akar, "Bu faaliyetler tüm teröristler etkisiz hale getirilinceye kadar sürdürülecektir" dedi. Öte yandan Genelkurmay'dan yapılan açıklamada, ateş destek vasıtaları tarafından 2 IŞİD hedefine, 7 Fırtına obüsü mermisi atıldığı belirtildi. Toplamda 516 hedefe 2 bin 223 atım yapıldığı bildirildi. Açıklamada, "Hava Kuvvetleri'mize ait uçaklar tarafından, hava harekâtı icra edilmemiş, ani çıkacak hedeflere yönelik olarak yerde bekler uçak görevlendirilmiştir. Koalisyon Güçleri tarafından, hava harekâtı icra edilmemiştir" bilgisine yer verildi.
Haber Türk

15 Yıl Geçti
ABD'de, terör örgütü El Kaide'nin 11 Eylül 2001'de New York'taki Dünya Ticaret Merkezi (İkiz Kuleler) ve ABD Savunma Bakanlığı'na (Pentagon) yönelik saldırısının 15'inci yıldönümü için anma törenleri yapıldı. Ülke tarihinin en büyük terör saldırısında ölen yaklaşık 3 bin kurban, New York başta olmak üzere ülkenin birçok yerinde anıldı. ABD Başkanı Barack Obama, Pentagon'da yaptığı konuşmada "11 Eylül zor bir gün ancak ulusumuzun ve sizin kalbinizdeki inancı ve aşkı ortaya çıkarıyor" şeklinde konuştu. New York'taki törene Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adayı Donald Trump ve Demokrat Parti'nin başkan adayı Hillary Clinton da katıldı. Törende fenalaşan Clinton, alandan erken ayrıldı. Terör saldırılarının yıldönümü arifesinde, Temsilciler Meclisi, 11 Eylül'de yakınlarını kaybeden kişilerin Suudi Arabistan'a tazminat davası açmasına izin verdi. Obama'nın S. Arabistan ile ilişkilerin zedelenmemesi amacıyla, kararı veto etmesi bekleniyor. Karara göre, kurban yakınları olayda S. Arabistan'ın rolü olduğu gerekçesiyle ABD mahkemelerinde dava açılmasının önü açılıyor. S. Arabistan, tasarının gündeme gelmesiyle ABD'yi, ülkedeki 750 milyar dolar değerindeki varlıklarını satmakla tehdit etmişti.
Milliyet

Pyongyang Kül Olacak
Güney Koreli askeri bir kaynak, Kuzey Kore'nin nükleer saldırı işaretleri göstermesi durumunda Seul'un Kuzey Kore'nin başkenti Pyongyang'ı 'yok edecek bir planı' olduğunu söyledi. Güney Koreli Yonhap haber ajansına konuşan kişi, "Pyongyang'ın her yeri, balistik füzelerle ve yüksek patlayıcı gücü olan mermilerle tamamen yok edilecek. [] Şehir küle dönecek, haritadan silinecek" dedi. Kuzey Kore yönetiminin cuma günü yaptığı beşinci nükleer başlık denemesi komşu ülkelerde de hissedilen 5.3 şiddetinde bir deprem yaratmıştı. Güney'in Kuzey tarafından sıklıkla kullanılan 'retorik ve tehditkar' taktiğe başvurduğunu söyleyen İngiliz basın kuruluşu BBC'nin Seul muhabiri Steve Evans, Güney'de hükümetin Kuzey'le ilgili politikalara yönelik iç eleştirilerin arttığını, 'Çünkü insanların Seul Yönetimi tarafından izlenen siyasetin, Kuzey'in nükleer hevesinden vazgeçirmeye yetmediğini düşündüğünü' söyledi. Uluslararası toplum, Pyongyang'ın 'en büyük nükleer deneme' olarak tanımladığı gelişmeye vereceği yanıtı tartışırken, ABD Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, Japonya ve Güney Kore'nin uyguladığı yaptırımlardan başka yaptırımlar da hazırladığını açıkladı. Japonya yönetimi de dün yaptığı açıklamada Kuzey Kore'nin 'kışkırtıcı' hareketlerine gereken cevabın verileceğini belirtti. Pyongyang yönetimi ise dün 'ülkeye yönelik yapılan tehditler' için "anlamsız yaptırımlar gülünç" ifadelerini kullandı. Devlete ait haber ajansı KCNA'ya açıklama yapan Dışişleri Bakanı, "Obama'nın ekibi bugüne kadar yürüttüğü işe yaramaz yaptırımla hayli gülünç" şeklinde konuştu. BM'nin K. Kore'ye banka, seyahet ve ticaret konularında yaptırım kararları bulunuyor.
Milliyet

Önce Aşağıladı, Sonra Özür Diledi
ABD'de Kasım ayında gerçekleşecek başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti adına yarışacak olan eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, gecen hafta yaptığı bir konuşmada 'aşağıladığı' Cumhuriyetçi Parti taraftarlarından özür dilemek sorunda kaldı. Clinton, cuma akşamı New York kentinde düzenlenen ve LGBT üyelerine seslendiği konuşmasında, Cumhuriyetçi Parti'li rakibi işadamı Donald Trump'a destek veren seçmenlerin yarısının 'acınacak halde olduğunu' söylemişti. Clinton, Trump taraftarları için 'ırkçı, cinsiyetçi, yabancı düşmanı ve İslamofobikler. Daha aklınıza ne gelirse" ifadelerini kullanmıştı. Clinton'ın muhafazakar seçmenlere yönelik çıkışı, kamuoyunda büyük tepki yarattı. Cumhuriyetçi Parti yorumcuları, Clinton'a büyük tepki gösterirken, Trump rakibinin 'bu sezonun en büyük siyasi gafına imza attığı' yorumunda bulundu. Trump yaptığı açıklamada, "Uzun zaman sonra ilk kez, Clinton'ın milyonlarca Amerikalıya duyduğu öfkeden kaynaklanan gerçek hisleri açığa çıktı" diye konuştu. Clinton artan tepkilerin ardından sözlerinden geri adım attı. Düzenlediği basın toplantısında sözlerinin amacını aştığını söyleyen Clinton, "Onlar (Trump'ın seçmenleri) aslında çalışkan Amerikalılardır, sadece politik sistemimizden ekonomik olarak şikâyetçiler" ifadelerini kullandı. Konuşmasında geniş bir genelleme yapmasının iyi bir fikir olmadığına karar verdiğini söyleyen Clinton, "Ancak yine de sözlerimin yarısından ötürü pişmanlık duyuyorum, çünkü 'Alternatif Sağ'dan David Duke gibi beyaz ırkın üstünlüğünü savunan aşırılıkcılar, Trump'ı kurtarıcıları olarak görüyorlar" dedi. 'Alternatif Sağ', Demokratlar tarafından ırkçılık ve anti-demokratik yaklaşımlarla suçlanan Trump destekçisi bir hareket.
Vatan

Çocuk Askerler Evlerine Dönüyor
Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) örgütü, 25 Ağustos'ta hükümetle imzaladığı barış anlaşması kapsamında, elindeki çocuk askerleri serbest bırakmaya başladı. Uluslararası Kızılhaç (IRC) tarafından yapılan açıklamada, FARC'ın 13 çocuk askeri IRC yetkililerine teslim ettiği belirtildi. Çocukların durumunun iyi olduğu ve UNICEF denetiminde geçici bir barınağa götürüldükleri ifade edilen açıklamada, çocukların isimleri ve yaşları hakkında ise bilgi verilmedi. 18 yaşından küçük çocukları saflarına katılmaya zorlamakla suçlanan FARC'ın 1975 ila 2014 yılları arasında, 12 bin civarında çocuğu örgüte aldığı tahmin ediliyor. FARC'ın sayıları 7 bin civarında olan militan kadrosu içinde halen ne kadar çocuk asker bulunduğu bilinmiyor. Örgütün başmüzakerecisi Ivan Marquez, kamplarda 15 yaş altı 21 kişi bulunduğunu öne sürerken, Kolombiya hükümeti bu sayının 200'e yakın olduğunu duyurmuştu.
Vatan

Kremlin Balığa Çıktı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Başbakan Dmitri Medvedev, hafta sonunu Novgorod bölgesini gezerek, balıkçılarla balığa çıkıp manastırları dolaşarak geçirdi. Msta Nehri üzerindeki Linpo adasını ziyaret eden iki lider, balıkçılarla meşhur Rus balık çorbası 'uha'dan içtiler. Medvedev her zamanki açık sözlülüğü ile "Kaşığıma bir tek balık parçası gelmedi ama yine de çok lezzetliydi. Çalışıp balığı hak etmedik" diye espri yaptı. Putin de "Evet hak etmedik" diye Medvedev'e destek verdi. Balıkçı teknesiyle nehri dolaşan liderler daha sonra balıkçılarla ateş başında oturup uzun süre sohbet etti.
Vatan

POLİTİKA

'Türkiye Bugün Daha Dinamik'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin bugün, 15 Temmuz sabahı olduğundan çok daha güçlü, kararlı ve dinamik olduğunu belirtti. Erdoğan, FETÖ gibi PKK'yı da Suriye'deki kolu olan PYD-YPG'yi de aynı akıbetin beklediğini ifade etti. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. 15 Temmuz gecesi, tarihte görülmemiş bir ihanetle karşı karşıya kalındığını belirten Erdoğan, "Milletimiz, Fetullahçı Terör Örgütü'nün, Türkiye'yi ele geçirme girişimini, tanklara, uçaklara, helikopterlere karşı vücudunu siper ederek, dünyada eşine ender rastlanır bir kahramanlıkla engelledi. Tarihe altın harflerle kazınacağına inandığım bu mücadelenin bedeli 241 şehit, 2 bin 194 yaralı oldu. Bu vesileyle bir kez daha şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum" dedi. "Türkiye için 15 Temmuz gecesi ne kadar karanlık başladıysa, 16 Temmuz sabahı da o derece aydınlık doğduğu" ifadesini kullanan Erdoğan mesajında şunları kaydetti: "Milletimiz, kendi iradesini hiçe sayan, darbeyle, terörle, şiddetle ülkesine boyun eğdirebileceğini, devletini ele geçirebileceğini sananlara açık bir mesaj vermiştir. Bu tür niyetlerle yola çıkanlar, artık bilmelidirler ki, karşılarında 570 bin kişilik ordusuyla, 260 bin kişilik polisiyle birlikte, 7'den 70'e 79 milyonluk milletiyle bir Türkiye'yi bulacaklardır. Bunun en müşahhas örneğini, 7 Ağustos'ta Yenikapı Mitingi'nde gördük. Milletimiz, her kesimden, her görüşten, her düşünceden insanıyla, o gün o meydanda tüm dünyaya mesajını verdi." Erdoğan, PKK ve IŞİD ile mücadelenin kesintisiz sürdüğüne dikkati çekerek, şöyle devam etti: "PKK terör örgütünün, 15 Temmuz'dan sonra sınır bölgelerimizdeki faaliyetlerini yoğunlaştırma gayretinde olduğunu görüyoruz. Türkiye'nin Suriye operasyonunu sekteye uğratma amacı taşıdığı açık olan bu eylemler, örgütün ağır kayıplar vermesine rağmen devam ediyor PKK, tarihinin en ciddi kayıplarını verme pahasına yürüttüğü bu kanlı eylemlerinde kesin bir başarısızlığa uğramıştır. Artık bölge halkının da açıktan tavır aldığı bu örgüt, her geçen gün daha fazla köşeye sıkışmaktadır. Türkiye'yi PKK belasından kurtarmakta kararlıyız. FETÖ gibi PKK'nın da milletimizin dirayeti, devletimizin gücü karşısında direnme şansı yoktur. PKK'nın, Suriye'deki kolu olan PYD-YPG'yi de aynı akıbet bekliyor. DAİŞ denilen örgütü, hem Suriye'de bitirmek hem ülkemizde eylem yapamaz hale getirmek, milletimize karşı boynumuzun borcudur. Fırat Kalkanı Harekatı, bunun ilk adımıdır. Ülke ve millet olarak bekamızı tehdit eden tüm örgütleri, arkalarında kim olursa olsun, yok etmek için ne gerekiyorsa yapmaktan bizi kimse alıkoyamaz."
Milliyet

Ab'ye Vize Resti
Başbakan Binali Yıldırım'ın Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schulz ile bir araya geldiği toplantının ardından Türkiye ile AB arasındaki fikir ayrılıkları da tek tek basın toplantısında ortaya çıkarken görüşmenin kapalı bölümünde de Yıldırım'ın Schulz'a sert eleştiriler getirdiği ortaya çıktı. Vize serbestisi için Terörle Mücadele Kanunu'nda (TMK) değişiklik isteyen Schulz'a Yıldırım'ın, "Bu değişiklik söz konusu değil. Terör örgütlerinin tamamının açık hedefi halindeyken bunu yapamayız. İlla zorluğa götürecekseniz, vize serbestisi çok da şart değil. Vatandaşlar gider vizesini alır yine gider, ne yapacaksınız, Türkleri almayacak mısınız?" dediği öğrenildi. Yıldırım, geçtiğimiz hafta Çankaya Köşkü'nde Schulz ile görüşmesinin ardında ortak basın toplantısı düzenlemiş ve basın toplantısındaki görüş farklılıkları ve gergin ortam dikkat çekmişti. Toplantının kapalı bölümünde de restleşmenin ve karşılıklı mesajların devam ettiği öğrenildi. Schulz'un toplantının kapalı bölümünde vize serbestisine ilişkin Yıldırım'a, TMK'da değişikliğin şart olduğunu hatırlatması üzerine Başbakan Yıldırım'ın, "Bu değişiklik şu aşamada söz konusu değil. Neden değil, terör örgütlerinin tamamının açık hedefi halindeyken bunu yapamayız. FETÖ, DEAŞ, PKK, YPG, PYD gibi birçok örgütle mücadele ediyoruz. Vize serbestisini tek konuya bağlamak doğru değil. Türkiye üzerine düşen sorumlulukların tamamına yakınını yaptı. Biz samimi davranıyoruz, ancak aynı samimiyeti sizlerden ne yazık ki göremiyoruz. Vize serbestisi şartı geri kabul anlaşması idi. Bunu uyguladığımızı görüyorsunuz. Geri kabul anlaşması da vize serbestisi olmaz ise uygulanamaz" dedi. Schulz'un "vize serbestisi için şartlar belli, elimiz kolumuz bağlı" sözleri üzerine Yıldırım'ın, "Vize serbestisi çok da şart değil. Vatandaşlarımız gider vizesini alır, yine gider. Ne yapacaksınız Türkleri almayacak mısınız? Vatandaşlarımız yıllardır hak etmediği halde muamelelere maruz kalıyor. Biz ise misafirlerimizin her türlü işlerini kolaylaştıran adımlar atıyoruz" dediği öğrenildi. Görüşmede Yıldırım'ın, Avrupa kapılarında Türk vatandaşlarına bilerek ve isteyerek zorluk çıkaran ülke vatandaşlarına da vize süreçlerinde "aynı şartlarda" davranılması talimatı vereceği mesajını da verdiği belirtildi.
Milliyet
'Cumhuriyet Sorunların Üstesinden Gelecektir'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, dostluk, kardeşlik ve dayanışmanın en yalın haliyle yaşanması gereken bir Kurban Bayramını daha, cumhuriyetin temel problemlerinin çözümünden uzak, kan ve barut kokusunun İslam dünyası üstündeki varlığını kökleştirdiği bir ortamda kutladıklarını belirtti. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "15 Temmuz darbe girişimi sonrasında başlayan ve 'kurunun yanında yaşın yanması' sonucunu doğurduğu tüm toplum kesimlerince dile getirilen kamu ihraçlarının yarattığı mağduriyetlere karşı insani, hukuki ahlaki sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz. Darbecilere ve tüm terör odaklarına karşı verilen haklı mücadelede, masumiyet karinesi ve suçun şahsiliği ilkelerine bağlı kalınması bir zorunluluk olarak önümüzde durmaktadır. Kuruluşundan bu yana İslam dünyasıyla birlikte tüm mazlum devletlerin umudu olan cumhuriyetimizin temeline bizzat Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün yerleştirdiği demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti harcıyla sorunların üstesinden geleceğine inancım tamdır."
Vatan

SPOR

Galatasaray, Kayseri'de Süper Lig'deki ilk puanlarını kaybederken eski oyuncusu Umut Bulut'un açıklamaları gündeme bomba gibi düştü. Tecrübeli oyuncu maçtan sonra futbolun yeni patronu Levent Nazifoğlu'nu hedef alarak, "Ben de diyorum ki sen kimsin! Sen G.Saray'ın paralı elemanısın Yönetici misin, başkan mısın?" ifadelerini kullanmıştı. Milliyet'e konuşan Nazifoğlu, Umut Bulut'un hakaret dolu sözlerini "Terbiyesizlik" olarak yorumlarken, "Haddini aşan bir açıklama. Ben paralı eleman değilim. Her şeyin para olduğunu zannettikleri için benim de para aldığımı zannediyor! Gönül bağı ile çalışıyoruz biz. Parasız elamanım!" dedi. Levent Nazifoğlu bu konuyla ilgili son olarak, "Umut, Olcan ve Tarık için 'Delikanlı ve karakterli çocuklardır. Yatarak para kazanmazlar' diyen de bendim. Ne oldu da düşüncemiz değişti. Bunu sorgulamak gerek" ifadelerini kullandı. Nazifoğlu, Kayseri maçından kenara alınan ve performansı eleştirilen Selçuk İnan'la ilgili olarak ise, "Selçuk bizim kaptanımız. Kayseri maçında öyle denk geldi. Yarın da Tolga çıkar belki. Hoca bir şeyler görmek ve denemek istiyor. De Jong son gün gelmese bu denemeler belki olmazdı. Selçuk, Tolga ve De Jong değişmeli olarak sahada olacaklar. Bunun kararını ise hoca verir. Deneme safhasında böyle kararlar olabilir" diye konuştu.
Milliyet

Sezonun son Grand Slam tenis turnuvası olan ABD Açık'ın kadınlar finalinde Çek Karolina Pliskova'yı 2-1 mağlup eden Alman Angelique Kerber, şampiyonluğa ulaştı. Henüz 3 hafta önce WTA Cincinnati finalinde mağlup olduğu Pliskova karşısında maça fırtına gibi giren yeni dünya 1 numarası, ilk oyunda servis kırdı. Kendi servis oyunlarına zor da olsa tutunmayı başaran Kerber, çok sayıda basit hata yapan rakibinin servisini 9. oyunda bir kez daha kırarak ilk seti 6-3'le hanesine yazdırdı. Kariyerinde ilk kez bir Grand Slam'de final oynayan Pliskova, 2. setle birlikte üzerindeki gerginliği attı. En önemli silahlarından biri olan güçlü ilk servisini oyuna daha yüzdeli sokmaya başlayan Çek tenisçi, ayrıca file önüne gelerek rakibine zor anlar yaşattı. Setin 7. oyununda maç genelindeki 5. servis kırma şansını değerlendiren Pliskova, devamındaki servis oyunlarında sıkıntı yaşamadı ve 6-4'le maça denge getirdi. 2. setle birlikte rüzgarı arkasına alan Pliskova, final setine de hızlı giren taraf oldu. 3. oyunda servisini kırdırdığı sette 3-1 geri düşen Kerber, buna karşın muhteşem bir geri dönüşe imza attı. Alman raket 6. oyunda servis kırarak sete 3-3'lük dengeyi getirdi. Kerber, kendi servis oyunlarında baskı yaşasa da basit hata sayısını minimuma indirerek ayakta kaldı. Tecrübesini konuşturan Alman tenisçi, Pliskova'nın servis kullandığı 10. oyunu 0'a karşı kazanarak 2016 ABD Açık tek kadınların şampiyonu oldu. Steffi Graf'tan sonra ABD Açık'ı kazanan ilk Alman kadın tenisçi olan Kerber, rüya gibi geçen sezonunda Avustralya Açık'ın ardından ABD Açık'ı da kazanmış oldu.
Vatan

Beşiktaş'ın önceki gün Karabük'ü 3-1 devirdiği maçta sergilenen futbol, yöneticileri tatmin etti. Karşılaşma sonrasında yaptıkları değerlendirmede "Bu daha başlangıç" ifadesini kullanan siyah-beyazlı kurmaylar, "İlk 11'imizin yarısı yeni transfer edilen oyunculardan oluştu. Fabri, Caner, Gökhan Gönül, Gökhan İnler ve Talisca yeni yeni takıma adapte oluyorlar. Hatta Ömer ve Tolgay da sisteme çok alışık değiller. Buna rağmen geçen yıl sergilediğimiz futbolu aynen oynamayı başardık. BAZI isimler geç de katıldı. Henüz uyum süreçlerini tamamlamadılar. Onlar da alışınca önümüzde kimse duramaz. Bu takım çok daha iyi duruma gelecek. Şenol hocanın işi gerçekten çok zor. Kadro geniş, tüm oyuncular kaliteli. Seçim yapması zor olacak. Quaresma, Atiba kadroda yoktu, Oğuzhan, Adriano, Aboubakar, Kerim yedekteydi. BU sezon muhtemelen farklı kadro tercihlerini çok göreceğiz. Önümüzde zorlu maçlar ve sıkışık bir takvim var. Hoca tüm oyunculardan verim almaya çalışacak, bu nedenle herkesin kendini hazır tutması lazım" şeklinde yorum yaptılar.
Vatan

Advocaat sonunda lig gerçeğiyle yüzleşti. Hamza hoca oyun planını 10 gün önce kurmuş. Sahaya iyi yayıl, ilk yarı önde baskı, bulursan kontrayla gol sonrasında sakın yeme ve oyunu soğut. F.Bahçe ne yaptı peki. İLK yarıyı o kadar kötü geçidi ki rakibin tüm senaryoları tuttu. İkinci yarı sarı-lacivertliler bu böyle gitmez deyip Volkan Şen'le öyle bir baskı kurdu ki; bir başka takım bu tempoya dayanamazdı. Aziz'in kale çizgisinden çıkardığı top bence maçın pozisyonu oldu. SARI-lacivertlilerin takım olma ve orta saha özelinde topu kullanamama sendromu devam ediyor. Çok transfer yapıldı ama hangisine 'nokta' dersiniz? 33'te maçın ilk tehlikeli atağı gol oldu. Del Valle ortaladı, Skrtel yükseldi dokunamadı, Neustadter arkada kaldı, Batalla kafayı vurdu, Volkan kalesinde golü gördü. 40'TA Volkan Şen ceza sahasına daldı vurdu, Harun'dan döndü tekrar şansını denedi, top yan ağlarda kaldı. 63'te Volkan topu alır almaz hızlandı kendisine açı bulup vurdu, top üst direkten döndü. 66'da yine Volkan yine Volkan. Eski Bursalı Josef'in pasına koştu topu çekip vurdu, kaleye giden topa Aziz uçarak müdahale etti. 78'DE bu sefer De Souza vurdu, kaleci Harun korner dedi. F.Bahçe; fizik olarak 80'e kadar iyi tempo yapsa da baskının ve Volkan Şen'in gayretlerinin dışına çıkamadı. Bursa ise sakin sakin geldi ve 3 puanı kaptı!
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme