14 Eylül 2016 Çarşamba

14.09.2016 Genel Gündem



14.09.2016

GÜNDEM

Stockholm Sendromu
15 Temmuz darbe girişiminden iki gün önce tamamlanan 'cemaat ana davasına' ilişkin hazırlanan iddianamede çarpıcı detaylar ortaya çıktı. İddianamede mağdur olarak yer almasına, savcılığın da uyarısına rağmen 61. Hükümet'in şüpheliler hakkında şikâyetçi olarak dilekçe vermediği öğrenildi. İddianamede, bu durumla ilgili "Örgütün hükümete karşı bir darbe teşebbüsünde bulunduğu aşikar olmasına rağmen resmi hiç bir şikayet başvurusu yapmamıştır" ifadesine yer verildi. Ankara Cumhuriyet Savcısı Serdar Coşkun'un hazırladığı FETÖ'ye yönelik hazırlanan ana iddianamede, hükümetin örgütten şikâyetçi olmadığı belirtildi. İddianamede özetle şöyle denildi: "Örgütün hükümete karşı bir darbe teşebbüsünde bulunduğu aşikar olmasına rağmen resmi hiç bir şikâyet başvurusu yapmamıştır. Örgütün varlığı, terör örgütü olduğu kabul edilmesine rağmen kamu kurumları aktif bir faaliyet içinde de olmamışlardır. Kamu idarelerindeki kamu görevlileri, örgüt geri geldiği zaman zulmünden çekindiklerini, örgütün karşısında yer almamak için böyle davranmak zorunda olduklarını açıklıkla ifade etmişlerdir. Toplum üzerinde olduğu gibi kamu görevlileri üzerinde de örgütün kurduğu baskı ve tehdidin boyutu oldukça vahimdir. Yalnızca bu durum bile yapının niteliğini izhar etmektedir. Soruşturmada bir diğer engel ise bu örgütün faaliyeti nedeniyle zarar görenler, mağdurların sonradan 'Stockholm Sendromu' yaşayarak FETÖ ile iyi ilişkiler kurarak sanki kendilerine karşı hiç suç işlenmemiş ve suçtan kazanç sağlamış gibi davranmalarıdır. Mağdur edilen kimseler, örgüt tarafından algı yönetiminde kullanılmışlardır ve bu durum anlaşılır gibi değildir. Örgütün işlediği suç karşısında ezilenlerin sonradan yıllardır bu cemaatten biri gibi hareket etmeleri akılla mantıkla izah edilememektedir.
Hürriyet
  


'Büyükelçiliğini Adam Gibi Yapacak'
ABD'NİN Ankara Büyükelçiliği'nden gelen 28 belediyeye yapılan kayyum atamasıyla ilgili "Kayyum atamalarının geçici olacağını ve vatandaşların yakında Türk yasasına uygun bir şekilde yeni yerel yetkililer seçmelerine izin verileceğini ümit ediyoruz" açıklamasına Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'ndan sert yanıt geldi. Manavgat'ta parti teşkilatının bayramlaşmasına katılan Çavuşoğlu, "Böylesine bir durumda özellikle müttefikimiz olan ülkelerden gelen açıklamalar bizi hem üzüyor hem de sinirlendiriyor. Biz terörle mücadele ediyoruz. Seçilen kişinin görevi vatana, millete hizmet etmektir teröristlere değil. Oradaki belediyelerin hepsi çukur kazmada, oralara bomba yerleştirmede araçlarıyla gereçleriyle kepçeleriyle kamyonlarıyla teröristlere yardım etmiştir" dedi ve şunları kaydetti: "Biz de birçok ülkeyle ilgili rahatsızlıklarımızı dile getiriyoruz. Mesela artan ırkçılık sadece İslam karşıtlığı değil, farklı renklere yönelik ırkçılıkta da bir hortlama var. ABD'de polis ne kadar insan öldürdü. Ama ben Washington'daki büyükelçime telefon açıp 'Sen bir açıklama yap' demiyorum. Bu endişemizi doğrudan Amerikalı muhataplarımıza kendimiz söylüyoruz. Bu işin nezaketi budur. Cumhurbaşkanımız Obama'ya söyleyebiliyor, ben Kerry'e söyleyebiliyorum. Başka rahatsızlıklarımız da var ama biz söylediğimiz zaman içişlerine karışmak oluyor ama kendileri her türlü söyleme yetkisi kendilerinde buluyorlar. Kusura bakmayın sizin hiç biriniz Türkiye'nin patronu değilsiniz. Türkiye ile ilişkilerinizi adam gibi yürütmek istiyorsanız Türkiye'yi eşit bir ortak olarak görmek zorundasınız. O Türkiye geçti. Ayrıca sizin büyükelçileriniz Türkiye'de bir vali değil, Türkiye'nin valisi değil. Büyükelçiliğini adam gibi yapacak, görevi çerçevesinde Viyana Sözleşmesi çerçevesinde yapacak. Türkiye'nin valisi gibi davrananların hiç birisine müsaade etmeyiz. Bunlara da izin vermeyiz. Herkes haddini, hududunu, görevini çerçevesini çok iyi bilecek."
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 126,9319-127,0263
ABD Doları 2,9331-2,9340/Euro 3,3047-3,3071/İngiliz Sterlini 3,9201-3,9245


Hazine İhracatçı İçin Musluğu Açtı
Hazine'nin kredi garanti sisteminin kapsamını genişleterek, daha etkin hale getirdiklerini belirten Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Yeni sistem KOBİ'lerin yanı sıra ihracatçıya can simiti olacak, nefes aldıracak. KOBİ ve ihracatçıların karşı karşıya olduğu finansman sıkıntısının giderilmesine katkı sağlayacak" dedi. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, bankaların tüm sektörlere hitap edecek şekilde alternatif ihtiyaçlarına yönelik olarak kefaletlerde araç çeşitliliğinin sağlanamamasının da önemli bir engel olduğuna işaret etti. Şimşek, yapılan yeni düzenleme ile daha çok firmanın finansmana erişim sorunlarının daha etkin bir şekilde çözülebilmesi için kefalet limitlerinin artırıldığını kaydetti. Şimşek, kefalet limitlerinin KOBİ'ler için 2 milyon dolar, KOBİ dışında kalan yararlanıcılar için ise 50 milyon dolar olarak belirlendiğini söyledi. İhracatçılara yönelik yapılacak düzenlemenin de oldukça önemli olduğuna dikkati çeken Şimşek, "Bu kapsamda ihracatın finansmanına ilişkin kefalet taleplerinin Eximbank kanalı ile olması durumunda yüzde 100'e kadar kefalet verilebilecek. Talebin Eximbank kanalı ile olmaması durumunda ise KOBİ tanımı dışında kalan ihracatçılar için yüzde 85 ile kefalet sağlanabilecek" dedi. Portföy Garanti Sistemi gibi alternatif kredi garanti araçlarının düzenlenerek kefalet sürecinin basitleştirileceğini dile getiren Şimşek, bu şekilde KOBİ'lerin ve ilgili diğer işletmelerin kefalete erişim maliyetinin azaltılacağını, kredi temini sürecinin hızlandırılacağını ve daha yüksek hacimde kredi teminin mümkün kılınacağını kaydetti. Daha önce SGK ve vergi dairesine borcu olmayan firmalara kefalet sağlandığını hatırlatan Şimşek, yeni düzenlemenin bu borçların kefalet ile sağlanacak krediden öncelikli olarak ödenmesi halinde bu kurumlara borcu olan firmalara da kefalet sağlanabilmesinin yolunu açtığını söyledi. Şimşek, "Çalışmalar tamamlanmak üzere. Yapılan tüm bu değişikliklerin, mevcut durumda 3 milyar liraya ulaşan kefalet hacminin kısa dönemde 10 milyar liraya, orta vadede ise 20 milyar liraya ulaşmasına ve piyasalarda KOBİ'lerin ve ihracatçıların karşı karşıya olduğu finansman sıkıntısının giderilmesinde önemli bir etki doğuracağını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Hürriyet

Milli Tarım Seferberliği
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, 2017'den itibaren başlatacakları 'Milli Tarım', 'Kendi Kendine Yeten Hayvancılık ve Tarım' projeleriyle ilgili ayrıntılı bilgi verdi. Öne çıkan 942 ayrı havzada belirlenen ürünler ekilecek, bu ürünleri ekmeyenler destekten yararlanamayacak. Damızlık çiftlikleri, hem besi, hem damızlık üretecek. Şap hastalığı için üçlü sistem kuruldu, Antalya'dan Sinop'a sınır çizildi. Çelik, köklü sistem değişikliğinin Türkiye'nin üretim anlayışını toptan değiştireceğini söyledi. Çelik, "2017'de düğmeye basıyoruz, bizim yılımız olacak" dediği projelerle iki alanda önemli çalışmayı tamamladıkları müjdesini verdi. Bakan Çelik projeleri şöyle anlattı: Birincisi, havza bazlı sisteme 2017'de geçiyoruz. 11 milyar liralık tarımsal hasılat artışı bekliyoruz. 941 tane havza belirlendi. Hangi bölgenin, hangi ürüne uygun olduğu belirlendi. Ona göre ekim söz konusu olacak. Alternatifli ürünler sunulacak. 2017'de buna göre destek verilecek. Başka ürün ekerse, destek alamayacak. Neye ihtiyacımız varsa, onu üretmek hedefimiz. İkincisi hayvancılık. İthalata dayalı bir hayvancılık var. Yerli üretim için düğmeye basıp, alt yapı eksiklerimiz tamamlandı. Damızlık çiftlikleri kuruluyor, özel ve kamu tarafından. İlk etapta 20 adet kuruluyor. Biri hayvancılık yapacaksa, istediği cins ve ırk hayvanı buralardan seçip alacak. Küçük baş için benzer merkezler kuruyoruz. Yaygın bir şekilde hayvan ithal eden değil, üreten sisteme geçiyoruz. 500 bin hayvan ithal ediyoruz. 12 aylık alıp, 6 ay besliyor kesime gönderiyoruz. Bu besilik hayvanı, dışarıdan ithal değil de, damızlık çiftliklerinden temin edeceğiz. Bu çiftliklerin, yarısı erkek, yarısı dişi olacak. Erkekler besi, dişiler süt ve damızlık için kullanılacak. Türkiye'nin 22 ilini yetiştirici bölge ilan ediyoruz. Doğu Anadolu başta olmak üzere. Önce 50 bin, sonra 300 bin damızlık hayvanı sisteme sokmak istiyoruz. Kendi hayvan varlığımızı yaratırken, yem fiyatlarını da aşağı çekeceğiz. Bunu nasıl yapacağız? Havza bazlı üretimine, yem bitkilerini de dahil ettik. Türkiye'nin her yerinde ekebilirsiniz bunları dedik. Ayrıca meraların vatandaşa, hayvancılık yapanlara verilmesi gündemde. Meraları ıslah etmesi kaydı ile merayı tahsis edeceğiz. Köy, hayvancılık yapıyorsa, öncelikli olarak onlara verilecek. Yapmıyorsa, başka üreticilere 20 yıllığına verilecek. Böylece, hem yem fiyatları düşecek, hem de meralar iyi ve verimli kullanılacak. Hayvancılıkla ilgili bir diğer projemiz ise şaptan ari bölge ilanı olacak. Trakya bu açıdan önemli. Bayramdan sonra Antalya'dan Sinop'a bir hat çekiyoruz. Bu hattın batısında kalan her yeri, şap hastalığına karşı ari bölge ilan edeceğiz. Türkiye'nin yarısını şapa karşı ari bölge olacak. Hayvan geçişleri için üç merkez konulacak. Bu merkezlerdeki kontrollerden sonra batıya geçişlere izin verilecek. Bu bölgede arilik sağlandıktan sonra doğu için de aynı karar alınacak.
Hürriyet

İzmir-Ankara 4.5 Saate İniyor
Başkent Ankara ile İzmir'i birbirine bağlayacak olan 'İzmir- Ankara Otoyolu' projesiyle birlikte karayoluyla 8 saati aşan yolculuk süresi 4.5 saate inecek. 8 milyar liraya mal olması beklenen proje ile Uşak, Manisa ve ilçeleri de İzmir'e bağlanacak. 501 kilometrelik otoyolun 243 kilometresi Ege Bölgesi'nde yer alıyor. Karayolları Genel Müdür Yardımcısı Uğur Kenan Adiloğlu, "Proje çalışmaları devam eden Ankara-İzmir Otoyolu güzergâhı, Ankara Çevreyolu'ndan başlayarak, Temelli, Polatlı, Sivrihisar, Çifteler, Kırka, Dumlupınar, Uşak, Kula, Salihli ilçelerinden geçiyor. Marmara Gölü'nün kuzeyinden geçtikten sonra Hamzabeyli Köyü mevkiinde İstanbul-İzmir Otoyolu'na bağlanıyor. Ankara-İzmir Otoyolu mevcut devlet yoluna göre daha hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım sağlamaktadır. Söz konusu otoyol ile Ankara-İzmir arası seyahat süresi yaklaşık 4.5 saat olacak" dedi. 2010'un başında çalışmaları başlayan otoyolun ihale edilmesi için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun onaylanması bekleniyor.
Haber Türk

4.2 Milyarlık Yatırım Elektrikte Kesintiyi Azaltacak
Elektrik dağıtım şirketleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın "Müşteri memnuniyetine öncelik verin" talimatı üzerine harekete geçti. Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) Genel Sekreteri Uğur Yüksel, Türkiye genelinde yapılan müşteri memnuniyeti araştırmalarını da dikkate alarak, yatırımlara yön verdiklerini belirtti. Yüksel, bu çerçevede yıl içinde 4.2 milyar TL'lik yatırımla 8 bini aşkın projeyi hayata geçireceklerini söyledi. Yüksel, bu tutarın planlananın yüzde 15 üzerinde olduğunu ifade ederken, söz konusu yatırımlarla kesintilerin azalacağını söyledi. ELDER Genel Sekreteri Yüksel, HABERTÜRK'e yaptığı açıklamada, elektrik dağıtım şirketlerinin gündemindeki en önemli konunun müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak olduğunu belirtti. Yüksel, bu amaçla şebeke ve teknoloji yatırımlarının hızlandırılmasına ağırlık verildiğini söyledi. Yüksel, dağıtım şirketlerinin, bu yıl 4.2 milyar TL yatırım yaparak 8 bin 368 projeyi hayata geçireceğini belirtirken, "Bu 4.2 milyar TL'lik yatırım, 2016 için planlanan rakamdan yüzde 15, yaklaşık 500 milyon TL fazla. Elektrik dağıtım şirketleri müşterinin memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak için yatırım bütçelerinde yüzde 15 oranında artış yaptı" diye konuştu. Müşteri memnuniyetinde her bölgenin beklentilerinin farklı olduğuna dikkat çeken Yüksel, "İlgili kamu kurumları ve elektrik dağıtım şirketleri, bu beklentileri ölçmeye yönelik müşteri memnuniyeti araştırmaları gerçekleştiriyor. Müşterinin istekleri, yatırımların planlanmasında önemli bir faktör. Bunun yanı sıra yerel yönetimlerin imar planı çalışmaları, şehirlerimizde yeni gelişen bölgelerin ihtiyaçları, can ve mal emniyetine yönelik yatırımlar birincil öncelikli kalemler arasında. Tüm bu alana yönelik yatırımlar ile kesintiler daha da azalacak" dedi.
Haber Türk

İllerin İhtiyacına Göre İhtisas Liseleri Geliyor
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), sektörün nitelikli işgücü talebini karşılayan meslek liselerinde yeni bir dönem için kolları sıvadı. Bakanlık, meslek liselerinin ayrı ayrı bölümleri bünyelerinde barındırması yerine tek bir alana odaklanması için çalışma başlattı. MEB'in meslek liselerine özel yeni çalışmasına göre liselerde bir alan (örneğin tornatesviye) belirlenecek, o alanı tamamlayan (makine, motor, metal gibi) en fazla üç dalda program uygulanacak. İllerin özelliklerine göre uzmanlaşacak olan meslek liseleri, sektörün o bölgedeki nitelikli işgücünü karşılayacak. Zaman içinde markalaştırılması öngörülen bu meslek liselerinden mezun olanların iş bulma sıkıntısının ortadan kaldırılması amaçlanıyor. MEB Müsteşarı Yusuf Tekin, "Bir Alanda İhtisaslaşmış Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri" konulu bir yazıyı, 81 il milli eğitim müdürlüğüne gönderdi. Yazıda, nitelikli işgücünün öncelikle okulların istenilen niteliklere sahip olmasıyla mümkün olabileceği kaydedildi. Bu doğrultuda insan gücünü ve mali kaynaklarını sadece belirli bir alana yönlendiren, bir alanda ihtisaslaşmış Mesleki ve Teknik Anadolu liselerine ihtiyaç olduğu ifade edildi. Bu çalışmayla kamuoyunda mesleki eğitime olan farkındalığın artırılmasının ve alanında markalaşmış okulların hedeflendiğine vurgu yapıldı. Bulunduğu şehrin ekonomisine katkısı doğrultusunda, meslek liselerinin bölgenin ihtiyaç duyduğu eğitilmiş işgücünün sağlanmasında kilit rol oynamalarının planlandığı belirtildi. Müsteşar Tekin, bu okulların öğretmen, öğrenci ve sektör desteği ile tek bir alanda meslek eğitimine yoğunlaşmalarının, arzulanan kalitede mesleki ve teknik eğitime ulaşmada okulların önünü açacağını dile getirdi.
Haber Türk

O Bilek Bükülecek
11 milyon emekli, dul ve yetimi ilgilendiren promosyonda sona yaklaşılıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, emeklilere verilecek banka promosyonuna ilişkin, "Bir bilek güreşidir devam ediyor. İnşallah bilek güreşini Sayın Başbakan'ımıza teslim edeceğiz. O, bileği olması gereken şekilde bükecektir. Herhalde bu yıl sonuna kadar ümit ediyoruz sonuçlandırırız" diye konuştu. Kültürpark'taki Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Bursa Şubesini ziyaretinde gazetecilerin "Emekliye banka promosyonu ne zaman verilecek? Emekliye bayram müjdesi var mı?" sorusu üzerine şunları kaydetti: "Bayramın kendisi bir müjdedir. Müjdeleri bayramdan sonra vermek lazım. Bayramın kendi müjdesi üzerine bir müjde vermek doğru olmaz. İnşallah emekliye promosyon konusu yalnız Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının değil, hükümetin de gündemi. Bankalarla emeklimizin kazanımı anlamında en ideal çözümü üretebilmek adına pazarlıklarımızı, devam ettiriyoruz. Acele edersek kolay. Bankacıların verdiğini kabul edelim, müjdeyi yarın verelim ama emeklimizin bu anlamdaki beklentilerini en ideal çözebilmek adına onlar da biz de zorluyoruz. " Emeklilerin acele etmemesi gerektiğini vurgulayan Müezzinoğlu, "Acele ederlerse arzu ettikleri gibi sonuçlandıramayabiliriz" dedi.
Vatan

DÜNYA

Almanya'da Işid'e Operasyon
Almanya dün sabah Aşağı Saksonya ve Schleswig-Holstein eyaletlerinde terör örgütü IŞİD'e yönelik yapılan operasyonla uyandı. Sabah erken saatlerinde çok sayıda ev ve mülteci barınma yurtlarına baskın düzenleyen polis, IŞİD üyesi üç Suriyeli'yi yakaladı. Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere operasyon sonrası düzenlediği basın toplantısında yakalanan üç kişinin Paris saldırılarıyla bağlantıları olduğunu söyledi. Özel kuvvetlere ve Federal Kriminal Dairesi'ne bağlı ekiplerin katıldığı dünkü operasyonun hedefinde IŞİD terör örgütü vardı. Schleswig Holstein ve Aşağı Saksonya eyaletindeki baskınlara yaklaşık 200 polis katıldı. Polis, Suriye vatandaşı mülteciler Mahir Al-H. (17), Mohamed A. (26) ve İbrahim M.'yi (18), IŞID üyesi oldukları şüphesiyle gözaltına aldı. Çok sayıda cep telefonuna, nakit paraya, bilgisayara ve belgelere de el koyuldu. Geçen yıl kasım ayında Türkiye ve Yunanistan üzerinden Almanya'ya gelen ve yaptıkları sığınma başvurularında kimliklerini gösterir belge sunmayan üç kişinin IŞİD tarafından Almanya'ya gönderildiği sanılıyor. Dün Berlin'de basın mensuplarının karşısına geçen Federal İçişleri Bakanı de Maiziere, yürütülen soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre yakalananların uyuyan hücre üyesi olduklarını söyledi.
Hürriyet

Suriye'den Türkiye'ye Hava Uyarısı
Suriye Dışişleri Bakanlığı, Türk savaş uçaklarının Suriye hava sahasına Şam yönetiminin ve Rusya'nın operasyon komutanlığı ile koordinasyon içinde olmaksızın düzenleyeceği IŞİD'e yönelik operasyonların 'saldırı' sayacağını ve 'uygun gördüğü yöntemlerle yanıt verileceğini' açıkladı. Dışişleri Bakanlığı'ndan bir kaynak, resmi haber ajansı Sana'ya yaptığı açıklamada, "Türk savaş uçaklarının Suriye hükümeti ve Rus operasyon komutanlığı ile koordinasyonu olmaksızın Suriye toprakları üzerinde 'IŞİD'e karşı savaş' bahanesiyle bulunacağı herhangi bir operasyon, Suriye'nin egemenliğine saldırı olarak görülecektir" dedi. Açıklamada, Suriye'nin topraklarını savunma hakkı olduğunu kaydeden kaynak, "Suriye böylesi bir saldırganlığı püskürtecektir ve ulusal egemenliğini muhafaza etmek için uygun yöntemlerle yanıt verecektir" diye konuştu. Aynı açıklamada, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler ve Şam yönetiminin koordinasyonu olmadan yollayacağı insani yardımın Halep'e sokulmayacağı bildirildi. Dışişleri yetkilisi, "Türk rejiminin, Halep'e insani yardım kisvesi altında malzeme gönderme niyetini vurgulayan açıklamalarıyla ilgili olarak, yorumumuz, BM ve Suriye yönetiminin koordinasyonu olmadan kimden gelirse gelsin, bu tip malzemelerin girişini reddedeceğimizdir. Özellikle de Türk rejiminden gelenleri" dedi. AA, Suriye'de önceki gün akşam saatlerinde yürürlüğe giren ateşkesin ardından, bu ülkeye insani yardım taşıyan 20 TIR'ın Hatay'ın Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü Sınır Kapısı'ndan Suriye'ye girdiğini bildirdi. Türkiye, BM tarafından Halep'e gönderilen TIR'larda yiyecek, çocuk kıyafeti, oyuncak olduğunu açıkladı. Ancak BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura ise Türkiye'de bulunan ve insani yardım taşıyan BM tırlarının Suriye'ye hareket ettiğine dair kendisine herhangi bir bilgi ulaşmadığını belirtti. Öte yandan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye yönetimini ateşkesi bozmakla suçladı. Dün Antalya'da açıklamalarda bulunan Çavuşoğlu, "Öyle görünüyor ki özellikle rejim, bu ateşkese riayet etmek istemiyor. Dün akşam (önceki akşam) ateşkes ilan edilir edilmez rejim ateşkesi bozdu. Uyarılar yapıldı, inşallah bu ateşkesin kalıcı olması için herkes üzerine düşeni yapar. Tek taraflı olmaz. Suriye'de huzur, barış, istikrar ve yeniden yönetilebilir bir Suriye olması için bundan sonra için gayretlerimizi devam ettiriyoruz" ifadelerini kullandı. Ateşkesle ilgili ABD'li mevkidaşı Kerry ile telefon görüşmesi de yapan Çavuşoğlu, Türkiye'nin 'rejimin yaptığı ihlallerle ilgili Kerry'i bilgilendirdiğini kaydetti. Çavuşoğlu görüşmede ayrıca Menbiç bölgesindeki operasyonu değerlendirme fırsatı bulduklarını belirtti.
Hürriyet

Kuzey Kore'ye B-1'li Gözdağı
ABD, Kuzey Kore'nin nükleer denemelerine karşın Güney Kore'ye destek amaçlı iki adet B-1 Lancer tipi nükleer füze taşıma kapasitesine sahip uzun menzilli stratejik bombardıman uçağını ülkenin semalarında uçurdu. ABD'ye ait Guam Adası'ndan kalkan uçaklar, Kuzey Kore sınırına 77 kilometre uzaklıkta bulunan Güney Kore'nin Osan Hava Üssü üzerinde alçak uçuş gerçekleştirdi. Kuzey Kore'nin geçen hafta 5.3 büyüklüğünde depreme yol açan beşinci nükleer denemeyi 'başarıyla gerçekleştirdiğini' duyurması tepki toplamıştı. Kuzey Kore Devlet televizyonu, ABD'nin savaş uçaklarını Güney Kore semalarında uçurmasını "Halkımızın ABD'ye öfkesi patlayan yanardağ gibi" sözleriyle kınadı. B-1'lerin uçuşuna rusya ve Çin de tepki gösterdi, açıklamalarda bu tür davranışların bölgede istikrarsızlığı artırdığı belirtildi.
Haber Türk

İran, Körfez'de Sürate Yöneldi
İran, katamaran tipi süratli bir savaş gemisini donanmasına kattığını duyurdu. Adı açıklanmayan gemi Buşehr'de düzenlenen törenle suya indirildi. törende konuşan Sipahiler Donanma 2. Bölge Komutanı Amiral Ali rezmcu, geminin tamamen İran yapımı olduğunu belirtti. 55 metre uzunluğunda, 14 metre genişliğindeki gemi 100 asker ve bir helikopter kapasiteli. Basra Körfezi'nde görev yapacak yeni geminin üzerine dini lider Ali Hamaney'in ABD hakkında sarf ettiği "Domuzlar Körfezi'ne geri dönün" sözünün yazıldığı pankartın asılması dikkat çekti. ABD 1961'de Küba'nın Domuzlar Körfezi'ne çıkarma yapmak istemiş ancak başarısız olmuştu. ABD ile İran donanma gemileri son haftalarda sık sık Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda karşı karşıya geliyor.
Haber Türk

Rahatsızlığı Tartışılan Clinton: Çok Daha İyiyim
ABD'de 11 Eylül anma törenleri sırasında fenalaşan ve zatürre teşhisi konulan Demokrat Parti başkan adayı Hillary Clinton dün yaptığı açıklamada durumunun "çok daha iyi olduğunu" söyledi. CNN televizyonuna konuşan Clinton, zatürre teşhisini kamuoyuna duyurmamasını da "Bu kadar büyük bir mesele olacağını düşünmedim" sözleriyle açıkladı. Clinton doktorların beş gün dinlenme önerisini de dikkate almadığını itiraf etti. Kampanyaya 'önümüzdeki bir kaç gün içinde' devam etmeyi umduğunu söyleyen Clinton önceki günkü törende dengesini kaybettiğini, ancak bayılmadığını vurguladı. Clinton "Başım döndü ve bir dakikalığına dengemi kaybettim. Ancak araca binip, biraz su içince hemen daha iyi hissetmeye başladım" dedi. Clinton'un hastalığı, ABD basınında yankı bulmuş, yayımlanan makalelerle Clinton'un başkanlığı sorgulanmıştı. Bazı çevreler zatürre teşhisinin açıklanması için neden Clinton'ın fenalaşmasının beklendiğini sorgularken, Clinton'ın İletişim Direktörü olayın kötü yönetildiğini kabul etti. Clinton'un sağlığı, 8 Kasım'da gerçekleşecek seçimler öncesi Demokrat Parti kanadında da endişelere yol açtı. Parti üyeleri, başkan adayının rakibi Donald Trump'ın komplo teorileriyle bu durumu kötüye kullanabileceğini savundu. Trump önceki gün yaptığı açıklamada kendisinin de sağlık sorunlarıyla boğuştuğunu, geçtiğimiz haftalarda testler yaptırdığını ve sonuçlarını yayınlayacağını açıklamıştı. MSNBC kanalı, Clinton'un cuma gününden itibaren kampanya programına devam edeceğini açıkladı.
Milliyet

POLİTİKA

Aynı İrade Büyükşehirlerde De Ortaya Konmalı, Hiçbir Engel Yok
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eski başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı'nca (TGTV) İstanbul haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen bayramlaşma programına katıldı. '79 milyon bir bayrak altında' başlıklı törendeki konuşmasında gündemdeki konulara da değinen Erdoğan, özetle şunları söyledi: Önce yol arkadaşı olarak ben sizlerden razıyım, inşallah sizler de benden razısınız. Bizim yol arkadaşlığımız ervahı ezelden başlıyor. hiç bitmeyecek gibi gelen kara gecelerde birbirimize kılavuzluk ettik. şayet temeli iman ve ahde vefa olan bu kenetlenme olmasaydı, ne 17/25 aralık darbe girişimlerinden ne de 15 Temmuz darbe girişimi teşebbüsünden milletimizi ve devletimizi kurtarma imkânımız olmazdı. bunlar bize bir şey gösteriyor, hazır olun. Nokta koymadık, virgül koyduk. alçaklar bunun hesabını verecek. Devletin içinde devlet olmaz. Pennsylvania'ya mı kaçar, başka yere mi? Nereye kaçarsa kaçsın, sonuna kadar inlerine girdik, giriyoruz. beyefendi kendisi kainatın imamıymış. 170 ülkede faaliyetleri varmış. hesap başka, hesap büyük ama hesap çok farklı yerden döndü. şimdi savruldular ve kaçıyorlar. Onlar kaçacak biz kovalayacağız. Kanaatimi biliyorsunuz. Ne dedim? millet idam talebinde bulunur, parlamento gündemine alır, değerlendirir. Parlamento kararını verdiği anda kimsenin buna karşı çıkma yetkisi yoktur. bunun kararını verecek olan Avrupa Birliği değildir. milletimiz imtihandan alnının akıyla çıkmıştır. G20 Zirvesi'nde dünya liderleri ile konuştum. hepsi de bir taraftan takdir ediyor, bir yandan idamı konuşuyor. Tarihi 15 Temmuz direnişi, tüm dünyanın hayranlığını kazanmıştır. PKK ile FETÖ'nün, DEAŞ'ın farkı yok. hepsi bu ülkeye, bu millete zarar verme misyonuyla hareket ediyor. FETÖ'nün 17-25 ihanetinin devamı, PKK'nın Güneydoğu çukur eylemleri aynıdır. bunların devamı 15 Temmuz'dur. bazı belediyeler çukur eylemlerinde çok aktif görev üstlendi. belediye imkânlarını terör örgütünün emrine veren başkanlar, örgütün uşaklığını yaptı. şimdi 28 belediye başkanı görevden alınmıştır. Bazıları, "Seçilmiş nasıl alınır?" diyor. bal gibi de alınır. Seçilmiş olmak size devlet, millet aleyhinde sınırsız tasarruf yetkisi vermez. Devletin paralarıyla sana teslim etmiş olduğu o iş makinalarını kalkıp da atık su kanalı, içme suyu kanalı için değil terör estirmek için kazarsan, yargı gelir sana bununla ilgili hesabını sorar. Şu mübarek bayramın birinci gününde, Van'da bin kilo bombayı patlatan alçakları, er veya geç döktükleri kanda boğacağız. bunun hiç lamı cimi yok. bu şehitler, boşuna şehit olmadı, bu gaziler boşuna gazi olmuyor.
Haber Türk

Terörle Mücadeleye Muhalefet Desteği
Kurban Bayramı'nın 2'nci gününde Ankara'nın gündemi dün partiler arası bayramlaşmaydı. CHP'de, konukları Genel Sekreter Kamil Okyay Sındır ağırladı. AK Partili Ahmet Gündoğdu, CHP'yi ziyaretinde 15 Temmuz gecesinde Meclis'te yaşadıklarını anlatıp ortaya çıkan dayanışma havasının devam etmesini istedi. Gündoğdu, FETÖ'den kapatılan 51 kurumun yeniden açılacağını, memuriyetten atılan 13 kişinin de görevlerine iade edileceğini açıkladı. Kamil Okyay Sındır ise 15 Temmuzların tekrar yaşanmaması için siyasi iklimin normalleşmesi ve ortak mücadele gerektiğini belirtirken, FETÖ'yle mücadelede masuniyet karinesine özen gösterilmesini istedi. Sındır, sınır güvenliği konusunda TSK'nın adımlarını desteklediklerini anımsattı. HDP'den Eş Genel Başkan Yardımcısı Serpil Kemalbay başkanlığındaki heyetin ziyaretinde de Sındır, OHAL'e karşı olduklarını vurgulayıp belediyelere kayyum atanmasını gerekirse Anayasa Mahkemesi'ne taşıyacaklarını kaydetti. AK Parti'de konukları karşılayan Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran başkanlığındaki heyetin ziyareti sırasında, "Terör örgütüne mensup olanlar kim olursa olsun, akademisyen, kamu görevlisi, gazeteci olabilir, bunlarla ortak mücadelemizi demokratik hukuk devleti sınırları içinde yapmalıyız" ifadesini kullandı. Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan başkanlığındaki MHP heyetini de ağırlayan Çalık, "Bu badireleri de atlatacağız. Terör örgütlerinin sonunu hep beraber vereceğimiz mücadeleyle getireceğiz" dedi. Ayhan da PKK ve FETÖ'ye karşı iktidarın arkasında olduklarını yineledi. AK Parti ve MHP heyetlerinin bayram temasları kapsamına almadığı HDP'yi, CHP ve DSP ile Saadet Partisi heyetleri ziyaret etti.
Haber Türk

SPOR

Rio'nun ev sahipliğinde devam eden Paralimpik Oyunları'nda, 1500 metre yarışları ilginç bir sonuca sahne oldu. Cezayirli Abdellatif Baka, 3.48.29 ile dünya rekoru kırarak altın madalyaya ulaştı. Gümüş madalya, 3.48.49 ile finişi geçen Etiyopyalı Tamiru Demisse'ye gitti. Üçüncü sırayı Kenyalı Henry Kirwa, dördüncülüğü bir başka Cezayirli, Abdellatif Baka'nın kardeşi Fouad Baka aldı. Oldukça hızlı koşulmasıyla beraberinde rekoru da getiren yarışta mücadele eden görme engelli atletlerin aldıkları dereceler olimpiyatlarla karşılaştırıldığında ortaya ilginç bir tablo çıktı. T13 kategorisindeki yarışı ilk dört sırada bitiren bu görme engelli atletler, geçtiğimiz ay yine Rio'nun ev sahipliğindeki olimpiyatlarda 1500 metreyi koşan 'engelsiz' sporcuları geride bıraktı. Olimpiyatların 1500 metre finalinde 13 sporcu yarışmış, ilk sırayı ABD'li Matthew Centrowitz 3.50.00'lık dereceyle almıştı. Cezayirli Taoufik Makhloufi 3.50.11 ile ikinci, Yeni Zelandalı Nick Willis 3.50.24 ile üçüncü olmuştu. Paralimpikte aynı mesafede ilk dört sırayı alan atletler, hem olimpiyatlardaki koşunun şampiyonunu geçti, hem de geri kalan 12 sporcusundan daha iyi bir zamana imza attı. Görme engelli sporcuların, daha hızlı bir koşuya imza atmaları oldukça dikkat çekici olarak değerlendirildi. Abdellatif Baka elde ettiği birincilikle, ülkesine ilk altın madalyasını kazandırdı ve Cezayir'in toplam madalya sayısı 10'a çıktı.
Milliyet

Kardemir Karabükspor ile Benfica maçı arasındaki zaman diliminin kısalığına baktığımızda, sahadaki kadronun doğru olmadığını söylemek, biraz haksızlık olur. Son lig maçından 7 oyuncuyu değiştirmek zorunda kalan Şenol Güneş için ilk on dakika oynanan futbol umut veriyordu. Benfica gibi bir deplasmanda çok hızlı olmasa da, böylesine bir başlangıç fena sayılmazdı. Beşiktaş'ın bu dengeli futbolunu maalesef 12. dakikada yenilen golden sonra göremedik. Cervi'nin attığı golle, 1-0 geriye düşen Beşiktaş'ın dengesini bozan, yenilen golün basitliği oldu. Tüm defansın hatasının bulunduğu bu golden sonra özellikle ilk yarıda, Beşiktaş üretkenlik sağlayamadı. 30. dakikada Quaresma'nın kullandığı serbest vuruşu kaleci Ederson güçlükle kornere gönderdi. İlk yarıdaki bir önemli pozisyon ise Tosic'in pasıyla buluşan Marcelo'nun atamadığı oldu. İkinci yarıya Oğuzhan- Talisca değişikliğiyle başlayan Beşiktaş, adeta tarihi fırsatları kaçırdı. 72. dakikada, kaleciyle karşı karşıya kalan Quaresma, ayağından topu açmasa, belki Ederson'u da geçecekti. Hiç şüphesiz 74. dakikada, kale ağzında topla buluşan Cenk'in pozisyonu, maçtaki en net gol pozisyonuydu. Topun altına fazla giren siyah - beyazlı golcünün şutu üstten auta gidince, Cenk gibi herkes bir anda donup kaldı. 85. dakikada Quaresma'nın kaptırdığı topta, Tolga'nın kurtarışı ise farkın ikiye çıkmasına engel oldu. Bu mucizenin ardından ise bir başka mucize 90+3'te yaşandı. Talisca, kazanılan serbest vuruşu 90+3'te, o müthiş sol ayağıyla gole çevirince, Beşiktaş önemli bir deplasmandan bir puanla
Milliyet

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, Şampiyonlar Ligi'ne iyi başlamanın çok önemli olduğunu ifade etti. Genç bir takımla deplasmanda oynadıklarını belirten Güneş, "İlk yarıda oyunu kontrol edip, ikinci devrede daha fazla pozisyona girmeyi düşünüyorduk. Ama ilk yarıda yenen gol işimizi zorlaştırdı. Hakettiğimiz puanı ise son dakika golüyle aldık. Futbolun cilvesi Talisca'nın golüyle bir puanı almamız bizim için sevindirici, Benfica için de üzücü bir durum oldu" dedi. Rakibin yapılan hataları çok iyi değerlendirdiğini vurgulayan tecrübeli çalıştırıcı, "Futbol olarak daha iyi oynadık. Ama beklenmeyen hatalarımızı onlar iyi değerlendirdi. Her şeye rağmen bir puan kötü bir sonuç değil. Ama oyun olarak bakıldığında üç puan da alabilirdik" diye konuştu. Son dakikada müthiş bir frikik golü atan Talisca'nın performansını da değerlendiren siyah-beyazlı takımın teknik patronu, "Talisca çok yetenekli bir oyuncu. İlk maçta tarcihimi Oğuzhan'dan yana kullandım. İkinci yarıda Talisca'yı oyuna soktuk. Talisca taktiksel anlamda bize uyum sağlarsa yeteneklerini daha fazla gösterecektir" ifadelerini kullandı. Oğuzhan'ın sakat sakat oynadığını sözlerine ekleyen Güneş konuşmasını şöyle noktaladı, "Oğuzhan'ın bileği döndü. Verimi düşmüştü. Gökhan da darbe almıştı. Talisca'nın girişi bizim için en ideal hamleydi ve ikinci yarıya onunla başladık."
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme