17 Eylül 2016 Cumartesi

17.09.2016 Genel Gündem



17.09.2016

GÜNDEM
  
Tendürek Acısı
Tendürek Dağı eteklerinde bulunan Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesine bağlı Gökçebulak köyü Karakuş Tepe mevkisinde mevzilerde nöbet tutan koruculara önceki gece 20.30 sıralarında bir grup PKK'lı terörist roketatar ve uzun namlulu silahlarla saldırdı. Korucular saldırıya karşılık verirken Çetenli Köyü Karakolu'ndan da teröristlerin bulunduğu noktalara top atışı yapıldı. Doğubayazıt'taki 1'inci Mekanize Tugay Komutanlığı'ndan Kobra helikopterler ve Özel Harekât timleri bölgeye sevk edildi. Teröristlerle bir süre devam eden çatışmada Uzman Çavuş Adem Akatay (49), Karakent köyü geçici korucuları Abdulhadi İsmailoğluları (52), Ahmet Demir (52), Mehmet Demir (30), Adem Demir (27) ve Gökçebulak köyü geçici köy korucuları Mehmet Bakındı (49), Muhsin Zerek (42), Engin Zerek (24) ile korucu akrabalarını ziyarete giden emekli köy korucusu Ali Dilek şehit oldu. Yaralanan 4 asker ve 2 hastaneye kaldırıldı. Durumu ağır olan Jandarma Er Ahmet Tezcan (20) kurtarılamadı ve şehit sayısı 10'a çıktı. 2 Eylül tarihinde, Van'ın Çaldıran ve Ağrı'nın Doğubayazıt ilçeleri arasındaki Tendürek Dağı bölgesinde çıkan çatışma ve devamında yürütülen 3 günlük operasyonlarda da 9 asker ile 3 korucu şehit olmuş, 18 asker de yaralanmıştı. Çatışmalarda 13 terörist öldürülmüştü. Manisa'nın Akhisar ilçesinde ailesiyle oturan şehit Ahmet Tezcan'ın tezkeresine 5 ay 3 gün kalmıştı. Önceki akşam oğluyla telefonla görüştüğünü belirten Himmet Tezcan, "Ben aradığımda 'Seni ararım baba, komutanla görüşme yapıyorum' dedi. Ondan sonra görüşemedik. Bir daha aramadı, haberi geldi işte" dedi. Şehit Uzman Çavuş Adem Akatay'ın acı haberi Tokat'ın Niksar ilçesinde oturan Feyziye-Kadir Akatay çiftine askeri görevlilerce verildi. İki çocuklarından birini kaybeden Akatay çifti acı haberle büyük üzüntü yaşadı. Şehidin Kurban Bayramı nedeniyle Niksar'da bulunan eşi Zehra ve lise son sınıf öğrencisi oğlu Berat Haktan (17) da acı haberle yıkıldı. Şehit Akatay'ın bir bölümü inşaat halindeki 3 katlı baba evine bayrak asıldı. Şehit Akatay'ın 2 ay önce Ağrı'da göreve başladığı ifade edildi.
Hürriyet


Pkk Koruculara Saldırdı: 10 Şehit
Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesindeki Tendürek Dağı eteklerinde bulunan Gökçebulak köyü Karakuş Tepe mevkiinde mevzilerde nöbet tutan koruculara 20.30 sıralarında bir grup PKK'lı terörist roketatar ve uzun namlulu silahlarla saldırdı. Korucular saldırıya anında karşılık verirken Çetenli Köyü Karakolu'ndan da teröristlerin bulunduğu noktalara top atışı yapıldı. Doğubayazıt'taki 1'inci Mekanize Tugay Komutanlığı'ndan, havadan kobra helikopterler, karadan da özel harekât timleri bölgeye sevk edildi. Teröristlerle bir süre devam eden çatışmada yedi korucu, bir uzman çavuş şehit oldu. Yaralanan dört asker ve iki vatandaş hastaneye kaldırıldı. Yaralılardan durumu ağır olan bir jandarma er kurtarılamadı. Valilikten yapılan açıklamada, çatışma bölgesinde bir vatandaşa ait cesedi görerek yardım için olay yerine giden bir emekli köy korucusunun aracına da teröristler tarafından el yapımı bombayla saldırı düzenlendiği, korucunun şehit olduğu belirtildi. Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesindeki Tendürek Dağı bölgesinde PKK'lı teröristlerle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada şehit olan asker ve köy korucularının kimlikleri şöyle: Uzman Jandarma Çavuş Adem Akatay, Jandarma Er Ahmet Tezcan, korucular Abdulhadi İsmailoğluları (52), Ahmet Demir (52), Mehmet Demir (30), Adem Demir (27), Mehmet Bakındı (49), Muhsin Zerek (42), Engin Zerek (24), emekli korucu Ali Dilek. Tendürek Dağı bölgesinde 2 Eylül'de çıkan çatışma ve devamında yürütülen operasyonlarda da dokuz asker ile üç korucu, toplam 12 güvenlik görevlisi şehit olmuş, 18 asker de yaralanmıştı. Çatışmalarda 13 terörist öldürülmüştü. Van'ın Çatak ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristler minibüsünü durdurdukları geçici köy korucusu Ali Ogün'ü şehit etti.
Milliyet

Öso Güçleri El Bab'a İlerliyor
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) 24 Ağustos'ta başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı'nın 3'üncü aşaması olan El Bab kentinin IŞİD'den temizlemesi harekatı dün başlatıldı. TSK'nın desteği ile Cerablus ve Çobanbey ile çevresini IŞİD'den temizleyen ÖSO güçleri, IŞİD'in Türkiye sınırına en yakın askeri üssü olan El Bab kentinin alınması için Kurban Bayramı boyunca operasyonlara ara vererek istihbari ve askeri hazırlık yapıyordu. Cerablus ile Azez arasındaki 98 kilometrelik sınır hattını tamamen IŞİD'den temizleyen ÖSO güçlerinin, sınırın 30 kilometre iç kısmındaki El Bab bölgesine yönelik başlattığı ve 2 bin 500 askerin katıldığı operasyona Türk topları da destek verdi. Sabah saatlerinden itibaren Türkiye sınırına 3 kilometre uzaklıktaki Kilis'in Oylum köyü karşısında bulunan IŞİD denetimindeki Baragat köyü, sınırda konuşlu topçu birlikleri tarafından hedef alındı. Bölge Türk F-16'larının da aralarında bulunduğu koalisyon ülkelerinin savaş uçakları tarafından da bombalandı. TSK'ya ait zırhlı araçların sınır hattındaki hareketliliği devam etti. Yerel kaynaklar dün Çobanbey'e gelen 29 ABD askerinin koalisyon uçaklarını yönlendirmek için kulelerde görevli olduğu bildirdi. ÖSO güçlerinin tepki göstermesi ile gerginliğin artması üzerine ABD askerleri Çobanbey'i terk etti.
Milliyet

Türkiye-Zambiya Abd Firar Hattı
Emniyet birimleri, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında başlatılan adli soruşturmalar nedeniyle ABD'ye gitmek içi yurt dışına çıkan FETÖ'cülerin Zambiya'yı geçiş ülkesi olarak kullandığını tespit etti. Emniyet Genel Müdürlüğü, kendi birimlerine gönderdiği yazıda, ABD vizesinin kolay alınması nedeniyle cemaat mensuplarının Zambiya'ya gittiklerinin belirlendiğini duyurdu. Darbe girişimi sonrasında yurt genelinde başlatılan adli soruşturmalar sırasında önemli bilgilere ulaşıldı. Milliyet'in aldığı bilgiye göre, FETÖ'nün özellikle sivil ayağını oluşturan yapı içinde yer alan kişilerin yaklalanmamak için yurt dışına kaçtıkları belirlendi. Yapılan çalışmalar sonrasında, haklarında adli soruşturma başlatılan ya da başlatılma aşamasında olan kişilerin çoğunlukla ABD'ye gittikleri saptandı. FETÖ soruşturmaları koordine eden Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Başkanlığı, bir süre önce yurt genelindeki birimlerine gönderdiği özel yazıda, Türkiye'den kaçan FETÖ mensuplarının, Ağustos ayı itibarıyla Afrika kıtasındaki Zambiya'yı üs olarak kullanmaya başladıklarını bildirdi. FETÖ mensuplarının yurt dışına çıkış sırasında "dikkat çekmemek" için ilk aşamada önce Zambiya'ya gittikleri, buradan ABD'ye geçiş yaptıklarının belirlendiği vurgulandı. Emniyet'in yazısında ayrıca, geçmiş dönemde Gülen cemaatinin girişimleri sayesinde yapılanmanın önde gelenlerine ABD'den vize alındığı, bu sayede Zambiya üzerinden ABD'ye geçiş yapmakta bir zorluk çekmedikleri anlatıldı. Yazıda, bu kapsamda FETÖ bünyesinde faaliyet gösteren Denizli İşadamları Derneği Başkanı Erdem Aydın'ın da Ağustos ayı içinde Zambiya'dan ABD'ye geçtiği yönünde teyide muhtaç bilgilere ulaşıldığı açıklandı.
Milliyet

EKONOMİ

Gram Altın 125,5243-125,6310                       
ABD Doları 2,9802-2,9818/Euro 3,3252-3,3272/İngiliz Sterlini 3,8759-3,8814


Elektrikte Abone Rekabeti Kızışıyor
Türkiye'de yıllık 3 bin 600 kilovatsaatin (kWh) üzerinde elektrik tüketerek kendi elektrik tedarikçisini seçen abone sayısı, eylül ayı itibarıyla 2.5 milyonu geçti. "Serbest tüketici" olarak tanımlanan bu sistemde, belirli bir limitin üstünde elektrik tüketen aboneler nereden isterlerse oradan elektrik alma ve fiyat pazarlığı yapma hakkına sahip oluyor. Elektrikteki piyasa oyuncuları 2002 yılından bu yana kademeli olarak düşürülen limitlerin, gelecek yıllarda sıfırlanacağını öngörüp yatırımlarını hızlandırdılar. Amaç, limit sıfıra inip, piyasada tam serbestlik sağlandığında geçmişte cep telefonları operatörlerinde olduğu gibi 38 milyon elektrik abonesinin çoğunun kendilerini tercih etmesini sağlamak. Enerji Bakanı Berat Albayrak'ın da "Müşteri memnuniyetine öncelik verin" talimatı üzerine harekete geçen elektrik şirketleri, insan kaynağından, pazarlamaya, iç operasyondan müşteri hizmetleri ve bayileşmeye kadar pek çok alanda çalışmalarını hızlandırdı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) serbest tüketici uygulamasını 2003'te başlattı. Uygulama ilk olarak yıllık 9 milyon kWh limitiyle hayata geçirildi. EPDK, her yıl ocak ayında kurul kararıyla bu limiti kademeli olarak aşağı çekti. Bu kapsamda, 2004'te 7.8 milyon kWh olan tüketim limiti, bu yıl 3 bin 600 kWh'e kadar geriledi. Bu da aylık en düşük 120 liralık elektrik faturasına denk geliyor. Anadolu Ajansı'nın Enerji Piyasaları İşletme AŞ (EPİAŞ) verilerinden derlediği bilgilere göre, son iki yılda serbest tüketici sayısında büyük artış gözlendi. Bu dönemde, 1 milyon 327 bin abone daha sisteme dâhil oldu. Piyasanın en büyük oyuncusu ise CLK Boğaziçi Elektrik. Şirket, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda 4.2 milyon abonesine elektrik sağlıyor. Hürriyet Ekonomi Müdürü Sefer Levent ile bir araya geldiğimiz CLK Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü İbrahim Gümüşlü, bankacılık sektöründen elektrik sektörüne transfer olmuş bir isim. Bu, yıllardır kamuda "teknik personel" ağırlıklı çalışılan elektrik sektörü için yeni dönemin de bir işareti. Gümüşlü, özelleştirmeler sonrasında elektrikte yeni bir oyun planı hazırlandığını, bu durumun sektörün bütün dinamiklerini değiştirdiğini söylüyor. Geçmişte elektrik idaresi ile vatandaşın ilişkisinin sadece 'sayaç okuma ve faturaların ödenmesi' üzerinden seyrettiğini anlatan Gümüşlü, "Serbest tüketici limitinin sıfırlanmasıyla birlikte müşteri kendisine beğendiği hizmeti veren şirketi seçecek. Biz de en büyük oyuncu olarak bu döneme yönelik hazırlıklarımızı tamamladık" diyor.
Hürriyet

14 Milyar $'Lık Tazminat Piyasaları Salladı
Euro Bölgesi ve Japonya'da merkez bankalarının teşvikleri artırmada daha isteksiz olduğu endişeleri ile küresel piyasalarda görülen güçlü satışların ardından, son bir ayın en kötü performansını gösteren Avrupa hisse senetleri, Deutsche Bank'a gelen rekor tazminat talebiyle bir kez daha sarsıldı. ABD Adalet Bakanlığı, 2008 yılında ortaya çıkan mortgage krizinde müşterilerine hatalı mortgage kredileri sattığı için Deutsche Bank'ın 14 milyar dolar tazminat ödemesini istedi. Bu gelişmeden sonra Deutsche Bank hisseleri yüzde 8 çakıldı. Haberin ardından Avrupa borsalarında satışlar hızlanırken, bazı ülke borsalarında kayıplar yüzde 2'yi aştı. ABD Adalet Bakanlığı'nın talep ettiği miktar analistlerin en kötü senaryosunda talep edilmesi öngörülen miktarın 3 katından daha fazla seviyede bulunuyor. Öte yandan Deutsche Bank'tan konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada, "Deutsche Bank bu iddiaları kabul etmemektedir. Taraflar arasında pazarlıklar başlamıştır" denildi. ABD Adalet Bakanlığı, 2014 yılında Citigroup'tan 2008 krizi için 12milyar dolar istemiş, pazarlıklar sonrasında miktar 7 milyar dolara düşmüştü. Deutsche Bank, 2008 krizindeki tutumu için daha önce 1.9 milyar dolar tazminat ödemişti. Deutsche Bank'ın açıklamasında, "Deutsche Bank, bahsedilen miktara yakın bir seviyede uzlaşmaya niyetli değildir.Müzakereler henüz başlıyor. Banka, müzakereler sonucunda benzer bankaların uzlaştığı çok daha düşük seviyelere ulaşılmasını beklemektedir" denildi. Öte yandan ekonomi gazetesi Wall Street Journal'a göre, 14 milyar dolar açılış miktarı; tazminat tutarı, çok daha aşağılara düşebilir.
Haber Türk

İlk Kazma Martta Açılış İse '2022'de
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, 1915 Çanakkale Köprüsü ve otoyol kesimine ilişkin ön proje çalışmalarında son aşamaya gelindiğini söyledi. Arslan, 352 kilometre uzunluğunda olması planlanan Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale- Gelibolu- Balıkesir-Savaştepe Otoyolu'nun, ilk etapta Malkara-Gelibolu- 1915 Çanakkale Köprüsü ve Çanakkale bağlantısını sağlayacak olan 100 kilometrelik kısmı için ihaleye çıkılacağını bildirdi. Otoyol projesi kapsamında Çanakkale Boğaz Köprüsü'nün yanı sıra 31 viyadük, 5 tünel, 30 köprülü kavşak, 143 alt ve üst geçit köprüsü yapılacak. Arslan, "Süreçleri başlattık, bu yıl ihaleye çıkacağız ve 18 Mart 2017'de ilk kazmayı vuracağız. Köprünün tek fonksiyonu sadece Gelibolu'dan Lapseki'ye geçiş sağlamak değil. O köprü, Avrupa'dan gelen, Ege'ye ve Batı Akdeniz'e inecek yük hareketinin İstanbul'a girmeden hemen inebilmesini, seyahat süresinin çok kısalmasını sağlayacak" dedi. Köprünün, bölgedeki vatandaşların yaşam standardını da yükselteceğini belirten Arslan, bölgedeki ticaret ve ekonominin büyümesine de katkı sağlayacağını kaydetti. Projenin Marmara Otoyol Ringi'nin son halkası olacağını belirten Arslan, "Ülkemizin bölgesel ve kıtalararası ticarette köprü konumunu kullanabilmesi amacıyla İstanbul-İzmir Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu ve Kınalı- Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir- Savaştepe Otoyolu projeleri ile Marmara Denizi'ni otoyollarla çeviriyoruz. Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale- Balıkesir-Savaştepe Otoyolu, Kınalı tarafından TEM'e, Balıkesir'in batısından ise Gebze- Orhangazi-İzmir Otoyolu'na bağlanacak" dedi.
Milliyet

Doğu'da Kurulu Tesisler Çalışsın, Yeniler Gelir
Hükümetin Doğu'da yeni yatırımları teşvik programı önemlidir. Ancak, yeni yatırımların projelendirilmesi, gerçekleştirilmesi, üretime geçmesi zaman ister. Doğu'da AKP döneminde ve daha önceki dönemlerde hükümetlerin teşviki ile yerel veya Batılı iş adamları tarafından gerçekleştirilmiş çok sayıda yatırım var. Terör nedeniyle bu üretim tesislerin çoğu ya kapalı durumda, ya da üretimlerini yavaşlatmış durumda. Terör döneminde teröristler bazı tesisleri haraca bağlamak istedi. Bazıları tahrip edildi. Bazılarının arazileri işgale uğradı. Tabii ki Doğu'da yeni yatırımlar için yeni teşvikler önemli. Ama unutmayalım. 1960'lı yılların başından bu yana Doğu'da sanayi yatırımlarına sağlanan teşvikler sonunda, çok sayıda üretim tesisi faaliyete geçti. Sanayi envanterimiz olmadığından, bunların varlığından, durumundan bırakınız kamuoyunu, politikacılarımızın da haberleri yok. Doğu denilince Diyarbakır ili gündeme gelir. Diyarbakır'da çoğu terörden etkilenen, 522 sanayi işletmesi var. Bunların 85'i tekstil, örme ve deri sanayi işletmesi, 85'i taş ve toprağa dayalı sanayi ve mermer işletmesi, 82'si gıda, 78'i metal işleme, 71'i orman ürünleri ve mobilya işletmesi. Bu işletmeler terörden etkilenmeden 14 bin kişiye istihdam imkânı sağlıyordu. İşletmelerin 450'si Diyarbakır'da, 30'u Bismil'de, 13'ü Çermik'te, 10'u Hani'de, 6'sı Ergani'de. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi'nde 107 işletme var. Bunlar gıda, tekstil, kimya, metal işleme konularında kurulmuş işletmeler. Tarıma Dayalı Organize Sanayi Bölgesi'nde 103 işletme mevcut. Diyarbakır'da 7 Küçük Sanayi Sitesi'nde 1.497 işyeri var. Diyarbakır'daki mermer işletmeleri terörden etkilenmeden önce toplam il ihracatının yarısından fazlasını gerçekleştiriyorlardı. Bütün bunlar yılların birikimi ile ortaya çıkmış, üretime geçmiş işletmeler. Ama şu veya bu nedenle (gerçekçi olalım terör nedeniyle) üretim yapamıyorlar. İşçi çalıştıramıyorlar.
Milliyet

Güneşten İlk Elektrik Ağustos 2017'de
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, bugüne kadar 8 bin 836 adet lisanssız güneş enerjisi santralı başvurusu yapıldığını belirterek, bunlardan 7 bin 897'sinin uygun görüldüğünü bildirdi. Albayrak, "Teknik değerlendirmesi uygun görülen başvuruların kurulu gücü 5 bin 386 MW'dır. Güneş enerjisine dayalı lisanslı elektrik üretimi başvuruları EPDK tarafından alınmış olup bu kapsamda toplam kurulu gücü 7 bin 901,179 MW olan toplam 496 adet başvuru yapılmıştır" dedi. Albayrak, "İlk güneş enerjisine dayalı elektrik üretim lisansı 28 Ekim 2015 tarihinde verilmiş olup söz konusu projenin tesis tamamlama tarihi 28 Ağustos 2017 olarak lisansta yer almaktadır" ifadesini kullandı. Bir soru önergesini yanıtlayan Bakan Albayrak, şunları kaydetti: "Teknik değerlendirme amacıyla gönderilen lisanssız güneş enerji santralı başvurusu 8 bin 836'dır. Şu ana kadar dağıtım şirketleri tarafından bakanlığımıza gönderilen ve teknik değerlendirmeye alınan 8 bin 614 lisanssız başvurunun 7 bin 897 adedi ugun görülmüş ve ilgili dağıtım şirketine gönderilmiştir. Teknik değerlendirmesi uygun görülen başvuruların kurulu gücü 5 bin 386 MW'dır. 52 adet başvuru olumsuz değerlendirilmiş, 412 adet başvuru gerekli düzeltmelerin yapılması için yeniden dağıtım şirketlerine gönderilmiştir. Güneş enerjisine dayalı lisanslı elektrik üretimi başvuruları EPDK tarafından alınmış olup bu kapsamda toplam kurulu gücü 7 bin 901,179 MW olan t o p l a m 496 adet başvuru yapılmıştır. TEİAŞ tarafından yapılan yarışmalar neticesinde 46 başvuru bağlantı hakkı elde etmiştir. Ayrıca bölge bazında geçerli tek başvuru olan 3 ayrı proje yarışma yapılmaksızın bağlantı hakkı elde etmiştir. İlk güneş enerjisine dayalı elektrik üretim lisansı 28 Ekim 2015'te verilmiş olup söz konusu projenin tesis tamamlama tarihi 28 Ağustos 2017 olarak lisansta yer almaktadır. Bununla birlikte ilgili şirketten alınan bilgiler çerçevesinde ilk tesisin 2016 yılı ağustos ayı içerisinde işletmeye alınmış olacağı öngörülmektedir. EPDK tarafından alınan başvurular kapsamında bağlantı hakkı elde den 582 MW gücündeki 49 adet projenin mücbir sebep halleri dışında 2019 yılından önce işletmeye alınması beklenmektedir."
Milliyet

10'da 1'imiz Banka Bizi Almaya Kalktı
Rusya ile Türkiye arasında yaşanan kriz döneminde basında sürekli satışı ile ilgili haberler çıkan FİBA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin'in Rusya'daki bankası olan Credit Europe Bank'ın kesinlikle satılmayacağı Rusya Merkez Bankası'na bildirildi. Credit Europe Bank Rusya Başkanı Haluk Aydınoğlu, dedikodu olarak birden yayılan, "Türkiye ile Rusya arasında yaşanan krizden dolayı bankayı satıp Rusya'dan çıkıyorlar" söylentilerinin gerçeği yansıtmadığının altını çizerek süreci şöyle anlattı: "Bu dedikodular ortaya çıktığı zaman, hem Murat Özyeğin'in Türkiye'de yaptığı basın açıklamasına hem de bizim banka olarak ve grup olarak yaptığımız basın açıklamasına baktığınız zaman orada biz özellikle 'Fiba Group olarak Rusya'daki stratejik opsiyonlarımıza bakacağız. Bu opsiyonların içerisinde satış da var, biz sadece satış opsiyonunu değil bütün opsiyonları değerlendirmek istiyoruz' diye bir cümle kurmuştuk. Haberi okuyan 'Banka satılıyor da terminoloji olarak onu kullanıyorlar' gibi algılamıştı. Ama o gerçek bir şeydi. O opsiyonlar Rusya'da devam etmek, yüzde 100 çıkmak ve ya ortaklığa gitmek şeklindeydi. Bu üç opsiyona da baktık. Çünkü Rusya uzun süredir bir durağanlığa girmişti, ayrıca bizim ana bankamız Hollanda bankası ve Avrupa ile Rusya arasında bazı sorunlar vardı… Bunların hepsine bakılınca ne yapılabilir, neler yapılabilir diye bir değerlendirme yapılmak istendi açıkçası. Biz opsiyonlara baktık sermayedara sunduk, o da 'Bu koşullarda satmayı düşünmüyoruz, ekonominin de düzeldiğini görüyoruz, ilişkilerin düzeleceğini görüyoruz ve ben devam etme kararı aldım' dedi. Biz tabi bu kararı içimizde aldık paylaştık değil aynı zamanda Merkez Bankası'na da 'Böyle bir süreç vardı biliyorsunuz, biz bu süreçten bu kararı alarak çıktık' diye haber de verdik. Görüştüğümüz alıcılara da bu bilgiyi verdik. Hatta alıcılardan birisi 'Çok iyi ediyorsunuz bu banka satılır mıydı' diye fikir belirtti." Aydınoğlu, gazetelerde "Türkiye ile Rusya arasında ilişkiler krize girdi bankayı o yüzden satıyorlar" şeklinde çıkan haberler sonrasında, bazı fırsatçıların da ortaya çıktığını belirterek, "Haber çıktıktan sonra alakalı, alakasız hiç alımı gerçekleştirmesi mümkün olmayanlar dahil olmak üzere 'Biz almak istiyoruz' diyen bankalar oldu. Bankaya bakıyorsunuz, sermayesi bizim bankanın onda biri falan… Birçok kişi 'Türkiye ile Rusya arasında bazı sorunlar var, bankanın üzerine de birleri geliyor o yüzden bankayı satmak istiyorlar' diye algıladı ki bu gerçeklikten oldukça uzak bir düşünceydi. O yüzden bazıları konuşmak bile istemeyeceğimiz rakamlarla geldi" dedi.
Vatan

İnternetin Hızını Kesen Btk'dan Cezayı Yiyecek
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Adil Kullanım Noktası (AKN) uygulamasının 31 Aralık 2018 tarihinde sona erdirilmesi için çalışma başlattı. BTK'dan yapılan açıklamada şu bilgiler verildi: "Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerle birlikte, internet erişim hızı ve veri miktarı kullanıcılar için önemli parametreler haline gelmiştir. Veri kullanım miktarının belirli bir değere ulaşması sonrasında kullanıcının erişim hızının düşürülerek bu hızda fatura dönemi sonuna kadar internet hizmeti alabilmesine imkân tanıyan ve Adil Kullanım Noktası (AKN) olarak adlandırılan uygulama içeren tarife ve paketlerin tüketiciler tarafından sıklıkla tercih edildiği görülmektedir. Diğer taraftan, artan veri miktarı ve hız ihtiyacı nedeniyle AKN'li paketler sunulan veri miktarı ve AKN sonrası hız açısından tüketicilerce şikâyet konusu olabilmektedir. Sabit genişbant internet hizmetlerinde AKN sonrası erişim hızları genel olarak 3 Mbps olarak uygulanmakta, mobil genişbant erişimde tarife paketine göre farklılaşan AKN sonrası erişim hızları uygulanabilmektedir. AKN sonrası indirme hızının iyileştirilmesi, limitsiz/ sınırsız olarak tanıtılan paketlerde AKN veri miktarı ve AKN sonrası erişim hızında tüketici nezdinde şeffaflığın sağlanması amacıyla BTK tarafından kapsamlı bir çalışma yürütülmüştür. Tüketicilerin talepleriyle sektörün görüşleri değerlendirilerek hazırlanan taslak düzenlemenin kamuoyu görüşüne açılmasına karar verilmiştir." BTK ayrıca AKN sonrası hız değerinde de iyileştirme yapılmasını talep ediyor. İşletmeciler tarafından AKN sonrası veri indirme hızının en az 128 Kbps olarak uygulanması istenecek. Sabit genişbant internet hizmetlerindeki AKN sonrası erişim hızının da yüzde 50 artırılması istenecek. Ayrıca 02-08 saatleri arasındaki kullanımın da AKN'ye dahil edilmemesi yönünde de karar alınacak.
Vatan

DÜNYA

Ab'yi Gelecek Korkusu Sardı
İngiltere'nin ayrılma kararı (Brexit) almasının yarattığı büyük soru işaretleri, bir türlü üstesinden gelinemeyen mülteci krizi, güven vermeyen ekonomi, üye ülkeler arasında tavan yapan anlaşmazlıklar ve sokaktaki vatandaşın güveninin dibe vurması nedeniyle Avrupa Birliği'ni (AB) gelecek korkusu sardı. Çarşamba günü AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker'in yaptığı, 'varoluşsal kriz' uyarısı, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in, "Kritik durumdayız" vurgusu, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın "Ya birlikte çalışırız ya da dağılırız" mesajı korkunun sanal olmadığının önemli göstergeleri. İngiltere olmaksızın Slovakya'nın başkenti Bratislava'da toplanan liderler bir yandan Brexit sonrası AB'nin sağlam temeller üzerinde devamını sağlama amaçlı önlemleri diğer yandan da yapısal ve sokaktaki vatandaşı doğrudan etkileyen sorunları giderecek adımlar konusuna kafa yordular. Bratislava Zirvesi, AB ülkelerinin göç, terörle mücadele, küreselleşmeyi kontrol altında tutma gibi konularda hem coğrafi hem de ideolojik anlamda bölünmüş olduğunu gösterse de 'birlikte çalışma' ve 'sorunlara somut çözüm bulma' taahhütleri öne çıktı. AB'nin öncelikli hedefleri, dış sınırların güvenliğini artırmak, ekonomi alanında küresel güç olmak, istihdam yaratmak ve gençliğe umut veren bir yapıya bürünmek olacak.
Hürriyet

Çobanbey'de Abd Askerine Tepki
Suriye'de PYD'nin denetimindeki Afrin ile Menbiç arasında yer alan ve IŞİD'in denetimindeki kilit El Bab kentinin ele geçirilmesine destek amacıyla sınırı geçen ABD askerlerinin varlığı, ÖSO (Özgür Suriye Ordusu) komutası altında hareket eden bazı muhalif grupların tepkisine yol açtı. DHA'nın haberine göre dün sabah ABD Özel Kuvvetleri'ne bağlı 29 asker, El Bab'a yönelik operasyona destek amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) desteğindeki ÖSO güçlerinin denetimdeki Suriye'nin Çobanbey (El Rai) kasabasına geldi. Bu gelişme üzerine ÖSO'ya mensup muhalif gruplar arasında tartışma yaşandı. Başta Hamza Tugayı olmak üzere ÖSO bünyesindeki bazı gruplar ABD askerlerine karşı çıktı. Yaşanan tartışma sonrası ABD askerlerinin El Bab'a yönelik harekâta katılmaması yönünde ortak karar alındı. Bu kararın ardından ABD birliğinin Çobanbey'den çıktığı iddia edildi. ABD askerlerinin Türkiye sınırına yakın noktadaki Azez'in Havar Köyü'nde beklediği ve Bab kuşatmasına katılmak için muhalif grupların temsilcileri ile görüşmelerini sürdürdüğü belirtildi. TSK ise ÖSO'nun dün Azez-Çobanbey arasındaki bölgede IŞİD hedeflerine yönelik harekatına koalisyon kapsamında ABD Özel Kuvvetleri'nin destek verdiğini duyurdu. Dün akşam saatlerinde yapılan bilgilendirmede Azez-Çobanbey bölgeleri arasında muhalif unsurlardan oluşan 4 Özel Görev Kuvvet Grubu'nun, keşif, gözetleme ve ikmal faaliyetlerini tamamlanması sonrasında saat 14.00'de kontrol edilen bölgeden güney yönünde ileri harekat başlattığı ve bu harekatın akşam saatlerinde de devam ettiği belirtildi. Açıklamada bazı ÖSO güçlerinin ABD Özel Kuvvetleri'ne yönelik tepkisine yer verilmedi. Bir yetkili Hürriyet'in, "ÖSO güçleri ABD askerlerini bölgeden kovdu mu?" sorusuna, "Muhaliflerden küçük bir grup protestoda bulundu. Ancak ABD askerlerinin Suriye dışına çıktığı bilgisi doğru değil. Saat 18.00 itibarıyla dahi harekata destek veriyorlar. Gerektiğinde Türk Özel Kuvvetleri ile birlikte hareket ediyorlar. ABD Özel Kuvvetleri'nin bu harekata destek vermesi son derece önemli" yanıtını verdi.
Hürriyet

'Ab İçin Kritik Dönem'
Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke liderleri, Birlik'in geleceğini tartışmak üzere Slovakya'nın başkenti Bratislava'da buluştu. Dönem Başkanı Slovakya'nın evsahipliğindeki zirvede, İngiltere'nin referandumda aldığı ayrılma kararı sonrası AB projesinin geleceği, sığınmacı krizi, Ukrayna, ekonomi ve terörle mücadele konuları ele alınıyor. Zirveye İngiltere hariç 27 üye ülke liderinin yanı sıra AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ve AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker katılıyor. Almanya Şansölyesi Angela Merkel, zirveye gelişinde yaptığı açıklamada, iç ve dış güvenlik, terörizmle mücadele, savunma alanında işbirliği, ekonomik büyüme, istihdam ve gençler için imkanların geliştirilmesi konularını ele alacaklarını söyledi. Zirvede, AB'nin dış sınırlarının korunması ve göç krizinin asıl nedenlerine çözüm konularının da ağırlıklı yer tutacağını vurgulayan Merkel, "Avrupa'nın sorunlarını tek bir zirveyle hemen çözmemiz beklenmemeli, kritik bir dönemdeyiz" dedi. Avrupa Parlementosu Başkanı Martin Schulz ise 'üye ülkeler istediği müddetçe AB'nin güçlü bir birlik olabileceğini' ifade etti. Özellikle sığınmacı kotaları konusuna değinen Schulz, Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile görüştüklerini ve iyimser olduğunu söyledi. Fransa ve Almanya'nın, ortak hazırladıkları Savunma Birliği raporunu dün AB Dış İişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'ye sunuldu. Rapor, güvenlik ve savunma alanında bir koordinasyon merkezi kurulması fikriyle hazırlandı.
Milliyet

Suriye'de Yardım Konvoyu Çıkmazı
Suriye'de bayramın ilk gününden itibaren ABD ve Rusya öncülüğünde yürürlüğe giren genel ateşkes sürerken, Suriye'nin kuşatma altındaki kentlerine insani yardım ulaştırmak üzere yola çıkarılan Birleşmiş Milletler (BM) yardım konvoyunun geçişine Suriye yönetimi tarafından izin verilmemesi krize neden oldu. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi Sözcüsü Jens Laerke, ateşkesin ardından Halep'in doğusuna gönderilmek için Hatay'ın Cilvegözü Sınır Kapısı'ndan Suriye tarafına geçen 40 yardım TIR'ıyla ilgili "Bu sabah itibariyle BM'ye ait 40 TIR Türkiye-Suriye sınırını geçtikten sonra hala gümrük bölgesinde bekliyor. Bu oldukça sinir bozucu. İzinlerin neden verilmediğini de Suriye hükümetine sorun" dedi. Halep'in doğusunda 250 bin kişinin acil insani yardıma ihtiyacı olduğunu belirten Laerke, 40 TIR'ın yiyecekle doldurulduğunu ve 80 bin kişinin bir aylık gıda ihtiyacını karşılayacağını aktardı. Rusya, rejimin ana ikmal yolu üzerindeki ağır silahlarını bölgeden çekmeye başladığını açıkladı. Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de, Castello yolunu tutan Suriye ordusunun geri çekildiğini, yerine Rus askerlerinin geldiğini aktardı. ABD yönetimi ise Suriye'de ateşkese rağmen insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılamamasının sorumlusu olarak Esad rejimi ve Rusya'yı gösterdi. Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest, Suriye'de çatışmaların azaldığını ancak insani yardımlar konusunda aynı ilerlemenin Esad rejimi nedeniyle görülmediğini söylerken, Rusya'yı göreve çağırdı. Öte yandan, Suriye'de ateşkesin iki gün daha uzatılmasının ardından, dün sabah saatlerinden itibaren başkent Şam'ın kırsal kesimlerinde yoğun çatışmaların başladığı haberleri gelmeye başladı. Bununla beraber Rusya, ateşkesin 72 saat daha uzatılması için hazır olduklarını bildirdi.
Milliyet

Katolik Sarah Nasıl Işid Bombacısı Oldu?
Fransız basını, Bu ay başlarında başkent Paris'teki Notre Dame Katedrali'ne yönelik bombalı saldırı hazırlığıyken yakalanan Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) üyesi Sarah Hervouet'nin radikalleşmesine yönelik ilginç bir iddia ortaya attı. Mart 2015'te Suriye'ye geçmeye çalışırken Türk yetkililerce yakalanarak Fransa'ya iade edilen 23 yaşındaki Hervouet'nin, yıllardır görmediği 'Mecid' adındaki Müslüman babasıyla yakınlaşabilmek için din değiştirdiği öne sürüldü. Katolik olan annesi Christelle'in yanında büyüyen Hervouet'nin, birkaç yıl önce başkent Paris'te yeni ailesiyle yaşayan Gabon kökenli babasıyla görüşmeye çalıştığı, ancak babası tarafından reddedildiği söyleniyor. Arkadaşları, 2015 başlarında Müslüman olan genç kadının hızlı bir değişim geçirdiğini belirtiyor. Müslüman olunca sigara ve alkolü bırakan Hervouet'nin evde gizlice namaz kıldığını gören annesinin, kızına sert tepki gösterdiği iddia ediliyor. Annesinin tepkisine karşın namaz kılmayı sürdüren Hervouet'nin o dönemde internet üzerinden IŞİD üyeleriyle bağlantıya geçtiği belirlenmişti. Geçirdiği radikal değişim nedeniyle çevresinde 'Sarah-boom' adıyla anılmaya başlayan Hervouet'nin, Haziran'da Paris yakınlarında bir polis ve eşini öldüren Larossi Abballa'nın, ardından da Normandiya'da bir rahibin ölümüyle sonuçlanan kilise saldırısını düzenleyen Adil Kermiçe adlı IŞİD militanının imam nikahlı eşi olduğu ortaya çıkmıştı.
Vatan

Trump'ın Saçını Dağıttı
Amerikan televizyonlarının sevilen şov programı 'The Tonight Show'un sunucusu Jimmy Fallon, programına konuk olan Cumhuriyetçi başkan adayı Donald Trump'ın saçını dağıttı. Amerikan medyasında yıllardır, sıradışı saç modeliyle dikkat çeken Trump'ın saçının peruk olup olmadığına ilişkin tartışma yaşanıyor. 70 yaşındaki milyarder iş adamı, seçim kampanyası süresince birkaç kez destekçilerinden bazılarını podyuma davet ederek saçının gerçek olduğunu teyit etmelerini istemişti. Fallon da son programında peruk iddiasına son vermek için Trump'a saçını dağıtıp dağıtamayacağını sordu. Trump da, programdan sonra New Hampshire'a gideceğini belirterek, "Eğer seçmenler dağınık saçımı anlayışla karşılayacaksa tabi ki dağıtabilirsin" diye karşılık verdi. Fallon bunun üzerine yerinden kalkarak Trump'ın saçını hızlıca dağıttı. Fallon stüdyodakilerin alkış ve kahkahaları arasında daha sonra kendi saçını da aynı şekilde dağıttı.
Vatan

POLİTİKA

Annem Derdim
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın kız kardeşi Vesile İlgen'le evli olan Ziya İlgen'in annesi Zümriye İlgen (89) dün sabah Bursa'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Balıkesir'in Erdek ilçesinde oturan ve Ziya İlgen'le Marmarabirlik Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa İlgen'in annesi olan Zümriye İlgen uzun süredir tedavi görüyordu. 15 Temmuz'daki darbe girişimini kimden öğrendiği yönündeki soruya "Eniştemden öğrendim" diyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Ziya İlgen'i acı gününde yalnız bırakmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zümriye İlgen'in cenaze törenine katılmak üzere Balıkesir'in Erdek ilçesine gitti. Erdoğan, Mustafa İlgen'in Halitpaşa Mahallesi Zübeyde Hanım Caddesi'ndeki evine giderek taziye ziyaretinde bulundu. Zümriye İgen için Erdek Hacı Ömer Camisi'nde tören düzenlendi. Erdoğan, cenaze namazı sonrası cami avlusunda yaptığı konuşmada, Zümriye İlgen'i yakından tanıdığını belirterek şunları söyledi: "Ben gerçekten hem dünürümüz olan Zümriye Annemizi iyi tanıdım, iyi bildim ve gerçekten adeta salihat-ı nisvandan (dindar) bir hanımefendiydi. Zaten gönül kırmak gibi bir şey onun yaşamında söz konusu değildi ve diğer kardeşlerimin de aynı noktada olduğuna şehadetle ben de inanıyorum. Tabii bütün arzumuz, temennimiz sevgili Peygamberimizin Liva-ül Hamd ve müsemma sancağı altında toplanmaktır. Arzumuz, temennimiz hep budur ama işte görülen şu ki ölüm bizler için en büyük vaizdir, vaazdır. Buradan nasibimizi almak çok çok önemli. Geldik, gidiyoruz. Gideceğimiz yer belli. Topraktan geldik, tekrar toprağa dönüyoruz ama şunu bilmemiz lazım ki biz biraz sonra toprağa defnettiğimiz bu kardeşlerimizden cismen kopuyoruz ama ruhen kopmuyoruz, yine beraberiz. Rabbim inşallah sizlerin de dualarıyla taksiratlarını inşallah hasenata tebdil etsin. Makamlarını cennet etsin. Ben annem vefat ettikten sonra Zümriye Teyzeme 'Annem' derdim. Çünkü onda da bu haletiruhiyeyi görürdüm. Adeta annem gibi sevdiğim, saygı duyduğum birisiydi." Erdoğan, cami avlusunu dolduranlara üç kez, "Hakkınızı helal ediniz" çağrısında bulundu. Konuşmanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Zümriye İlgen'in tabutunu omuzladı. Zümriye İlgen, şehir mezarlığında toprağa verildi.
Hürriyet
Pkk Fetö Kripto Oyunu
Edebiyat, kültür, sanat, spor, yemek ve müzikle ilgili bazı sosyal medya hesaplarının, takipçi sayısını arttırdıktan sonra terör örgütleri lehine yasa dışı propaganda aracına dönüştürüldükleri uyarısı yapıldı. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Murat Kırık, FETÖ ile PKK'nın Twitter üzerinden otomatik ileti yollayan hesaplarla birçok ortak etiket çalışması yaptığını söyledi, "Kripto hesaplar fişleme amacıyla da kullanılıyor" dedi. SOSYAL medya ve iletişim uzmanlarından, terör örgütlerinin özellikle Twitter, Instagram ve Facebook'taki 'kripto' hesaplarıyla ilgili uyarılar geldi. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Murat Kırık, FETÖ ile PKK'nın Twitter üzerinden otomatik ileti yollayan bot hesaplarla birçok ortak etiket çalışması yaptığını belirterek, "FETÖ ile PKK, gündemi değiştirmeye, terörü masumane göstermeye çalışıyor. Bu hesaplar kendilerini gizlediklerinden dolayı kullanıcılar aldanıyor ve hesapları takibe alıp, sayfaları beğeniyorlar" dedi. Kripto hesaplardan başlangıçta ilgi çekici içerikler sunulduğunu dile getiren Kırık, şöyle devam etti: "Daha sonra tamamen bölücü içerikler virüs gibi yayılıyor. Bu hesaplar üzerinden zararlı uygulamalar sunularak hesapların ele geçirilmesi hedefleniyor. 'Bu videoyu mutlaka izleyin, şok görüntüler' ve 'Hesabınız ele geçirildi' gibi virüs ihtiva eden içerikler hızlıca yayılarak kullanıcıları tehdit ediyor. Aynı zamanda kripto hesaplar fişleme amacıyla da kullanılıyor. Topluma mal olmuş bir kişi adına açılan bir sayfa ya da profil saniyeler içinde terör savunucusu bir hal alıyor. Bugün Instagram'da özellikle moda, giyim, yiyecek içerikli birçok hesap terör örgütlerinin elinde olmakla birlikte algı operasyonları yürütüyor. Önemli bir olayda devleti suçlayıcı birçok paylaşım gerçekleştiriliyor. Toplumun kışkırtılması ve provokasyon amaçlanıyor." Yrd. Doç. Dr. Ali Murat Kırık, kripto hesapların birçoğunun kadın profili süsü vererek, kullanıcılara arkadaş ekleme talebinde bulunduğunu belirtti. Hesapların bilgi almak için soru sorduğunu, hesapları takip altına aldığını dile getiren Kırık, "Facebook'ta sayfa birleştirme tehlikesi de yine kripto sayfalar üzerinden gerçekleştirilerek, kullanıcılar bir anda teröre destek veren sayfaları beğenmiş oluyorlar. Bugün sosyal medya terörü bu tarz kripto hesaplar ve sayfalar üzerinden yürütülüyor" dedi. Uluslararası Sosyal Medya Derneği (USMED) Yönetim Kurulu Üyesi ve Medya-İletişim uzmanı Ümit Sanlav ise sosyal medyanın bazı terör örgütlerince algı uyandırma ve yönetmede kullanıldığını söyledi. Sosyal medya kullanıcılarını kripto sayfalara karşı uyaran Sanlav, şöyle devam etti: "Özellikle Facebook'ta farkında bile olmadan takipçisi olduğumuz sayfalar var. Sayfalarımızın etiket ayarlarını özelleştirip, bilgimiz dahilinde etiketlenerek adımıza paylaşım yapılmasına engel olmalıyız." Sanlav, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ ile ilişkili kişilerin ihbar edildiği bazı hesapların da aslında FETÖ'ye çalıştığını belirterek, "Kripto sayfalar aracılığıyla çok dikkatli bakılmadıkça algılanmayacak kadar küçük 1-2 harf değişikliği ile FETÖ ihbarlarını topladılar. Böylelikle hem ihbarcıların kimlik bilgilerine eriştiler hem ihbar edilen isimler sümen altı edilmiş oldu" diye konuştu.
Hürriyet

SPOR

Bursa evinde ağırladığı Kayserispor'u müthiş bir futbolla geçmeyi başardı: 3-1 Maça hızlı başlayan ev sahibi takım art arda geliştirdiği ataklardan gol çıkaramadı. 31. dakikada ilk tehlikeli atağını geliştiren Kayserispor Nakoulma ile golü buldu: 1-0. İlk yarı bu skorla bitecek derken 2. uzatma dakikasının sonunda Batalla kafayla skoru eşitledi: 1-1. 68'de İsmail Konuk sert faulü sonrası direkt kırmızı kart gördü. Rakibin 10 kişi kalmasının da verdiği cesaretle baskı kurmaya çalışan Kayseri'nin umutlarını 83. dakikada Jorquera kırdı. Şili'li Kayseri savunmasının hatasını affetmedi: 2-1. 90 artı 5. dakikada sahneye çıkan Sercan maçın skorunu tayin eden golü attı: 3-1.
Hürriyet

Erkekler Voleybol Avrupa Şampiyonası Elemeleri 2. etap E Grubu 2. maçında Türkiye, Hollanda'ya 3-2 yenildi. Manisa Turgutlu'da bulunan Yıldırım Beyazıt Spor Salonu'nda oynanan mücadeleye iyi başlayan Portakallar oldu. İlk sette %68'le hucum eden konuk ekibi 7 sayıyla Van Dijk taşıdı: 25-16. 2. bölümde ise ilk teknik mola sonrası Ulaş'ın servisleriyle yakaladığımız seriyi Metin'in hücumdaki katkısıyla sürdürdük ve 25-18 kazanarak durumu 1-1 yaptık. 3. oyunda bu kez Mustafa çıktı sahneye. Hem etkili servis atan hem de ortadan yaptığı hücumlarla sayılar üreten 24 yaşındaki oyuncu önderliğinde 26-24'le 2-1'i bulduk. Çok iyi başladığımız 4. set ise tam bir kâbus oldu. 18-14'ü bulduğumuz oyunda Hollanda, orta oyuncusu Diefenbach'ın 3 blok ve %100 hücumla bulduğu 3 sayıyla önce 7-0'lık seri bularak 21-14 öne geçti, sonra da oyunu 25-23'le lehine çevirdi. 4. sette yaşanan hayâl kırıklığı 5. oyunda da sürdü. 8-2 geride girdiğimiz saha değişimi sonrası 5. oyunu da 15-6 kaybettik. 2'DE 2 yaparak puanını 5'e çıkartan Hollanda, Ziraat Bankası'nda oynayan 2 oyuncusu Rauwerdink (19 sayı) ve Van Dijk'ı (15 sayı) çok iyi kullanırken Diefenbach 11 ve benchten gelen Ter Maat da 10 sayı üretti. 4 puanda kalan Filenin Efeleri'nde ise Metin 22, Burak 19, Mustafa 12 sayıyla oynadı.
Vatan

F.Bahçe'de alınan kötü sonuçların ardından teknik direktör Dick Advocaat, bir taraftan şanssızlıktan yakınırken diğer taraftan ise futbolcularını ateşe atacak açıklamalarıyla dikkat çekiyor. Yaptığı basın toplantısında takımı suçlayarak elindeki kalitesiz kadrodan sürekli dert yanan Hollandalı teknik adam, bu sözleriyle özellikle yerli futbolcuların tepkisini çekiyor. Alınan kötü sonuçlarda hemen futbolculara yüklenen Advocaat, takımla biraradayken ise "Şanssız bir takımız" yorumunu yapıyor. Hollandalı teknik adam ligde oynadıkları 3 maç ve Avrupa Ligi'ndeki kötü başlangıç için, "Ligdeki 3 maçta, rakip kalemize toplam 7 kez geldi. Bu 7 pozisyonun 5'i golle sonuçlandı. Bizim ise 6-7 topumuz direkten döndü. Kabul ediyorum, takım anlamıyla tam hazır değil ve istediğimiz futbolu oynayamıyoruz ama bu dönemde şans yanımızda olsaydı en azından zorlu haftaları daha çok puanla kapatmıştık. Zorya maçı bile aynı. Rakip 25 metreden topa vurdu ve maalesef top da kurtarılmayacak yere gitti" yorumunu yaptı. Yorgun geldikleri deplasmanın ardından Kasımpaşa maçının analizine başlayan Advocaat, rakiplerinin bu karşılaşmayı çok ciddiye aldığına dikkat çekerek "Bizim de artık galibiyetle tanışmamız gerekiyor. Bu takımın 2-3 maç üst üste kazanarak özgüveni yakalaması gerekiyor" dedi.
Vatan

Spor Toto Süper Lig ve UEFA Şampiyonlar Ligi'nde yoluna yenilgisiz devam eden Beşiktaş'ta teknik direktör Şenol Güneş'in isteğiyle göreve başlayan diyetisyenin aldığı karar kriz yarattı. Siyah-beyazlı futbolcuların artık ızgarada pişmiş et yemeleri yasaklandı BİR süre önce Kartal'da göreve başlayan diyetisyen ilk iş olarak kulübün aşçılarına etlerin ızgarada pişirilmemesini söyledi. Oyuncular ise bu kararı ilk duyduklarında inanamadılar ve "Izgarada pişen etin sporculara zararlı olduğunu da ilk defa duyuyoruz. Hangi diyette böyle bir şey varmış. Bu zamana kadar hep hata yapılmış demek ki" diyerek tepki gösterdiler. SİYAH-BEYAZLI futbolcular bir süredir hem Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri'nde hem de gittikleri deplasmanlarda haşlanmış et yiyorlar ve bu durumdan memnun değiller. Öte yandan artık takımın yemek menüsü de oyuncuların damak tadına göre değil, diyetisyenin bilimsel veriler ışığında belirlediği günlük almaları gereken toplam kalori değerine göre hazırlanıyor.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme