21 Eylül 2016 Çarşamba

21.09.2016 Genel Gündem



21.09.2016

GÜNDEM

Hepinize Tehdit
BM Genel Kurulu'nun 71'inci toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günümüzde terör örgütlerinin yeni yöntemlere başvurabildiklerini, Türkiye olarak buna 15 Temmuz gecesi şahit olduklarını söyledi. Erdoğan, FETÖ'nün Türkiye'nin ötesinde tüm dünyayı boyunduruğu altına almak gibi derin bir zihni sapkınlık içinde olduğunu belirterek, "Bu yeni nesil terör örgütü, sadece Türkiye'nin değil, varlık gösterdiği 170 ülkenin tamamı için bir milli güvenlik tehdididir" diyerek BM Genel Kurul salonundaki liderleri uyardı. Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: "Bu kürsüden tüm dostlarımıza kendi güvenlikleri için ülkelerin geleceği için Fetullahçı Terör Örgütü'ne karşı gerekli önlemleri süratle almaları çağrısında bulunuyorum. Bizim yaşadığımız tecrübe ile sabittir ki, FETÖ ile bu aşamada mücadele etmezseniz yarın çok geç olabilir." 15 Temmuz darbe girişimini de anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: "Bu darbe girişimi, milletimizin demokrasisine hükümetine, özgürlüklerine geleceğine ve anayasal düzenine kahramanca sahip çıkmasıyla bertaraf edildi. Bu bakımdan milletimle iftihar ediyorum. Demokrasisine sahip çıktığı için iftihar ediyorum. Ve, 29 gün gece sabahlara kadar demokrasi nöbetleri tuttukları için iftihar ediyorum. Hain darbe teşebbüsünü canını hiçe sayarak, bedenini tankların önüne siper eden milletimle iftihar ediyorum. Şayet bugün karşınızda bulunuyorsam, milletimizin işte bu cesur ve asil duruşu sayesindedir." Erdoğan, "Unutulmasın ki Türkiye'deki bu darbe girişimi aynı zamanda dünya demokrasisine de yapıldı. Milletimiz o gece darbe heveslerine tarihi bir ders verirken demokrasiye inanan tüm halklar için de ilham kaynağı oldu" dedi. BM Genel Kurulu'nda temsil edilen ülkelerin büyük bölümünün FETÖ'nün tehdidi altında olduğunu kaydeden Erdoğan, "Bu vesileyle bu örgütün kurumları, ve örgütlerle bağlantılı kişiler tarafından kullanılan Türk, Türkiye gibi ifadelerinin kesinlikle ülkemizle bir ilgisinin bulunmadığını da belirtmek isterim" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim Suriye'nin topraklarında asla gözümüz yoktur. Suriye muhalefetine verdiğimiz destekle başlayan Fırat Kalkanı Harekâtı umutsuzluğun hakim olduğu bir bölgede istikrarın, huzurun ve dengenin yeni tesisi için kritik bir öneme sahiptir" dedi. "Musul operasyonunun bölge halkının hassasiyetleri gözetilerek yürütülmelidir" diyen Erdoğan, "Aksi halde bölgede yeni sorunlara yol açabilecek 1 milyondan fazla insanı sığınmacı durumuna düşebileceği yeni bir insani krize dönüşmesi kaçınılmazıdır. Irak halkını uluslararası toplumun tam desteğine ihtiyaç duyduğu bu kritik dönemde yalnız bırakmamalıyız" dedi. Mültecilere yardım konusunda da açıklama yapan Erdoğan "Türkiye mülteciler için şu ana kadar 25 milyar dolar harcadı. Şu anda çatısı altında bulunduğumuz BM'den bize gelen destek 525 milyon dolardır. Başka herhangi bir şey yok. Ne yazık ki AB de verdiği sözleri tutamamıştır" ifadelerini kullandı.
Hürriyet


Sokağa Gir
Bakanlar Kurulu'nun önceki gün yapılan toplantısında ilgili bakanlar, bölgede süren PKK operasyonları ve belediyelerine kayyum atanan yerleşim yerlerindeki gelişmeler hakkında bilgi verdi. Alınan bilgiye göre toplantıda, halkın belediyelerin kayyuma devredilmesinden dolayı belirgin bir şikâyetinin olmadığı, HDP'nin protesto çağrısının amacına ulaşamadığı bilgisi paylaşıldı. Toplantıda, vatandaşların kayyum belediyelerinden memnun olmaları için bir dizi karar alındı. İlgili bakanlar, "Öncelikle yerleşim yerlerinin temizlik ve altyapı sorunları çözülecek. Gecekondu bölgeleri rehabilite edilecek. Belediye hizmetlerinin yapılması konusunda her birim elinden gelen desteği verecek. Belediye kaynaklarının amacı doğrultusunda kullanılması sağlanacak. Devletin yanlarında olduğunu ve bölge halkının hayatını kolaylaştırmak istediğini güçlü şekilde hissettireceğiz" değerlendirmesi yaptı. Toplantıda, her türlü güvenlik önleminin alınacağı belirtilerek, atanan kayyumların her mahalleye, her sokağa gitmesi gerektiği dile getirildi. Başbakan Binali Yıldırım, şunları söyledi: "Orada vatandaş yaşıyorsa, bürokratlar gidemez, siyasetçi gidemez diye bir durum kabul edilemez. Vatandaşın olduğu her yere girilecek. Bakan olarak eliniz sürekli üzerinde olsun. Öyle valilerle ve heyetlerle gitmeyin. Sokaklara girin, halkla direkt temas edin. Halk sizi orada görsün, sizin bakanlığınızın faaliyetlerini orada hissetsin. Sorunu ancak böyle çözeriz. Bakan yardımcıları da periyotlar halinde bu yerleşim yerlerine gitsin, eksikleri tespit etsin ve biz gereğini yapalım." Toplantıda, "Halk çözüm sürecinin nimetlerini gördü, bunu bozan tarafın PKK olduğunu düşünüyor. Yaraların sarılması için belediyeler aracılığıyla hizmet götürmeliyiz. Bu belediyelere kardeş belediyeler belirleyeceğiz. Onların abisi olacaklar. Hizmetlerin yapılmasında, onlara yardımcı olacak, yol yöntem gösterecek" değerlendirmesi yapıldı.
Hürriyet

'Darbe Olsaydı Türkiye Bölünmüştü'
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık Harb-İş Sendikasını ziyaret ederek, genel başkan ve şube başkanlarıyla bir araya geldi. FETÖ'nün darbe girişimi sırasında hava üssünde görevli sendika üyesi işçilere demokrasi yanındaki güçlü duruşlarından dolayı teşekkür eden Işık, o gece üsteki gelişmelere yönelik birçok bilginin buradaki işçilerden alındığını belirtti. Işık, "İşçi kardeşlerimizin Akıncı'dan bilgi aktarması bizim işimizi çok kolaylaştırdı. Bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. 15 Temmuz'daki darbe girişiminin kimsenin hafife almaması gerektiğini vurgulayan Işık, şunları söyledi: "Allah muhafaza darbe başarılı olsaydı, bugün belki Türkiye fiilen bölünmüştü. Belli ki Türkiye'nin kendi içinde yaşayacağı kargaşadan istifade edip bölgede Türkiye'nin asla müsaade etmeyeceği birtakım gelişmeleri hazırlıyorlardı ama Allah'a hamd olsun bu darbe girişimini milletimizin çok güçlü şekilde engellemesiyle bu planlar suya düştü, hayata geçmedi. Türkiye'nin her yerinde bu bilinç, kararlılık olduğu için bir daha hiç kimse benzeri şeyleri yapamayacak. Nasıl batı illerinde darbe karşıtı mitingler yapıldıysa, doğuda da, Diyarbakır'da da, Şırnak'ta da, Batman'da da yapıldı. Türkiye'nin milli ruhunun canlı olduğunu görmüş olduk."
Vatan

En Ölümcül Yıl 2016 Oldu
Uluslararası Göç Organizasyonu (IOM), bu yılın başından Eylül ayı ortalarına kadar Avrupa'ya ulaşan göçmen sayısının 300 bine ulaştığını açıkladı. Göçmenlerin 126 bin tanesinin İtalya, geri kalanların ise Yunanistan üzerinden Avrupa topraklarına giriş yaptığını belirten IOM yetkilileri, göçmen geçişlerine görülen düşüşe karşın, Akdeniz'de hayatını kaybeden mülteci sayısının bir önceki yılın aynı dönemine göre arttığını vurguladı. Resmi rakamlara göre bahsi geçen dönemde en az 3 bin 210 mülteci Akdeniz'de boğuldu ya da kayboldu. Bu rakam, 2015'in tamamında kayda geçen mülteci ölümlerinden sadece yüzde 15 daha az. Türkiye ve Avrupa Birliği'nin Ege Denizi'nde aldığı önlemlerle birlikte göçmen geçişleri yeniden Akdeniz'e kaymıştı.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 125,8822-126,9782                       
ABD Doları 2,9772-2,9787/Euro 3,3214-3,3227/İngiliz Sterlini 3,8657-3,8686 

Ne İşçi Memnun De İşveren
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kıdem tazminatı için yine yollara düştü. Hem işçi, hem de işverenlere kıdem tazminatını soran bakanlığın anketlerinden, iki kesimin de mevcut sistemden memnun olmadığı sonucu çıktı. Ankete göre, işçilerin çoğunluğu, kendi inisiyatiflerinde olursa kıdem tazminatlarını altın hesabında biriktirmek istiyor. Baknlığın 12 ilde yaklaşık bin 600 işçi ve 81 ilde bin işverenle düzenlediği anketler, yüz yüze görüşme metoduyla yapıldı. İlk olarak mevcut kıdem tazminatı sisteminden memnun olup olmadıkları soruldu. Bu soruya işçilerin yüzde 54.1'i, işverenlerin ise yüzde 77.6'sı "Memnun değilim" yanıtını verdi. Bakanlık yetkililerinin verdiği bilgiye göre, anketten çıkan diğer sonuçlar da şöyle oldu: Ankete katılan işçilerin yüzde 70.6'sı, işverenlerin ise yüzde 62.8'i kıdemde yeni bir düzenleme istediğini belirtti. İşçilerin yüzde 66.5'i kendi işten ayrıldığında, yüzde 35.7'si işveren tarafından işten çıkarıldığında kıdem tazminatını alamadığını belirtti. İşverenlerin yüzde 65.8'i son bir yılda kıdem tazminatı ödemesi yapmadığını belirtirken, yüzde 29.4'ü ise bir iki kişiye ödeme yapabildiğini ifade etti. İşten ayrıldıktan sonra tazminatını eksik ya da hiç alamayanların yüzde 96.3'ü işverenine dava açmadı. "Neden dava açmadınız" sorusuna da, "Şikayet etmek istemedim, istifa ettiğim için bir şey alamayacağımı düşündüm, işveren tüm haklarımı aldığıma dair istifa dilekçesi imzalattı, sigortasız çalıştım" yanıtı verildi.
Hürriyet

Trafik Sigortasında 2. İndirim Harekatı
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, yapılan kanuni düzenlemelere rağmen zorunlu trafik sigortası primlerinin arzu edilen seviyelere inmediğini belirterek, vatandaşların daha düşük primlerden yararlanması amacıyla yeni bir model geliştirdiklerini bildirdi. Mehmet Şimşek, beklenen indirim gerçekleşmediğe taktirde müdahale yoluyla fiyatları aşağı çekeceklerini de net bir dille açıkladı. Trafik sigortasında 2014'ün ikinci yarısında maliyetler; tırmanan bedeni hasar tazminat ödemeleri, değer düşüklüğü tazminatlarının artması, kusurlu sürücü yakınlarının tazminat talepleri, asgari ücretin ani artışı nedeniyle bedeni hasar ödemelerinde baz alınan rakamın yükselmesi, orijinal yedek parça kullanma şartının getirilmesi, serbest tarife rejiminin terk edilerek tavan fiyat uygulamasının getirilmesi gibi sebeplerle yükselmişti. Fiyatlar o günden sonra üç kat artmış, 250 TL'lik bir prim neredeyse 750 TL'ye çıkmıştı. Hükümetin ilk müdahalesi sonrası yapılan son düzenlemelerden sonra fiyatlar 500 TL'lere geri çekilmişti. Şimşek, bu sigortanın zorunlu olmasının, primlerin gerek sigortalılar gerekse sigorta şirketleri bakımından makul tutarlarda tespitini zorunlu kıldığını söyledi. Makul fiyatlama pratiğini bozan yapısal sorunların ortadan kaldırılması için nisanda kanun değişikliği yapıldığını hatırlatan Şimşek, "Primlerinin düşmeye başladığı görülmekle beraber arzu edilen makul seviyede değil" dedi. Vatandaşların daha düşük primlerden yararlanması için yeni bir model geliştirdiklerini belirten Şimşek, bütün sigorta şirketlerine ait fiyatların tek sistemde görülebileceğini, buna göre en düşük fiyatın bulunabileceğini bildirdi. Uygulama şirketler arasındaki rekabeti artırarak, fiyat düşüşlerini hızlandıracak. Eylül sonu itibarıyla poliçe yenilemelerinde, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin internet sitesinden (www.sbm.org.tr) sadece kimlik numarası ve araç plakası ile Türkiye genelindeki tüm sigorta şirketlerinin teklifleri görülebilecek.
Milliyet

Türk Ekonomisi Bir Kez Daha Gücünü İspatladı
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Türkiye ekonomisi dünyanın en güçlü ekonomilerden biri olduğunu bir kez daha ispat etti" dedi. Hisarcıklıoğlu, Konya'da düzenlenen İslam Ticaret Sanayi ve Tarım Odası'nın (ICCIA) 24. Yönetim Kurulu açılış toplantısında konuştu. Türkiye ekonomisinin dünyanın görebileceği en zor stres testinden başarıyla çıktığını belirten Hisarcıklıoğlu, Türkiye'de son bir sene içerisinde arka arkaya iki seçim sürecinin yaşandığını, 3 milyon Suriyeli mültecinin ağırlandığını, onların çocuklarının eğitimleri dahil her türlü ihtiyaçlarının karşılandığını bildirdi. Hisarcıklıoğlu, PKK ve DAEŞ terör örgütleri ile mücadele kapsamında büyük askeri operasyonlar yapıldığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Bütün bunların üstüne 15 Temmuz'da da hain bir darbe girişimi yaşadık. Borsamız yükselmeye devam etti, ediyor. Hem Merkez Bankamızın, hem ticari bankalarımızın faizleri de düşmeye devam etti. Ticari faaliyetlerde ve yatırımlarda hiçbir daralma olmadı. Tam tersine yabancı yatırımcılar Türkiye ekonomisine güvendiklerini ve yatırımlara aynı hızla devam edeceklerini açıkladı. Reformları hızlandırdık. Türkiye ekonomisi belki de dünyanın en güçlü ekonomilerden biri olduğunu bir kez daha ispat etti. Allah'ın izniyle bir 'şer'den, 'hayır' çıkarmayı başardık. Türkiye'de yatırım yapmak, Türkiye ile ticaret yapmak eskisine göre daha avantajlı hale gelmiştir." ICCIA Başkanı Şeyh Salih Kamil de, "Bu komplo artık bitmiştir. Sizi kutluyorum. Çünkü Türkiye dünyadaki güçler tarafından hedefti. Türkiye'nin İslam aleminin lideri olmasını istemiyorlardı. Türkiye'deki gelişmeler düşmanlarımızı üzmüştür" dedi.
Milliyet

Gayrimenkul Sektöründen 'Aile Kredisi' Önerisi Geldi
Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, konutunu finansal kiralama yöntemiyle veya sahip olduğu evi teminat göstererek alan tüketicilerin KDV'den muaf olduğunu belirterek, tüketicilerin konut kredisi kullanarak elde ettikleri daire için ödedikleri KDV'yi geri alabileceklerini söyledi. Şahin, vatandaşların ev sahibi olabilmek için konut kredisi kullandıklarını hatırlatarak, kredi kullanıldığında 150 metrekarenin altındaki evler için çekilen tutarın yüzde 1'i, 150 metrekare ve üzeri evler için yüzde 8'i kadar KDV ödendiğini hatırlattı. 150 metrekarenin üzerindeki konutlar için yüzde 18 olan KDV oranının kısa süre önce 31 Mart 2017'ye kadar yüzde 8'e düşürüldüğünü hatırlatan Şahin, bu durumun tüketicilerde memnuniyetle karşılandığından bahsetti. Şahin, konutun kredi kullanılarak alınması durumunda tüketicilerin ödedikleri KDV miktarını geri alabildiklerini kaydederek "Kullanılan konut kredisi için bankalar KDV alıyor. Tüketici aldığı daireyi peşin değil de kredi ile alması durumunda tüketici lehine durumlar ortaya çıkıyor. Tüketicilerimiz bunlardan habersiz. Çekilen kredi rakamları yüksek olduğu için KDV oranı yüzde 1 bile olsa yüksek miktarda rakamlar ortaya çıkabiliyor. 150 metrekareden büyük bir daire almışsanız KDV oranı yüzde 8'e çıkıyor. Toplamda 200 bin liralık bir kredi çekseniz bunun KDV'si 16 bin liraya kadar çıkabiliyor. Bu miktarı inşaat şirketleri ya da müteahhitlere ödüyoruz. Bu durumu inşaat firmaları da bilmiyor. Eğer sizden KDV alınmışsa ve siz kredi ile almışsanız bu KDV'yi geri alabilirsiniz" dedi. Türkiye'de insanların konut sahibi olmaları için yapılan düzenlemelerden bazılarının yeterince bilinmediğini belirten Şahin "KDV Tebliğinin 4/2 maddesi 'fazla veya yersiz olarak hesaplanan vergi, öncelikle satıcı tarafından alıcıya iade edilecektir' demektedir" dedi.
Star

Yıl Sonuna Kadar 1300 Tl
Asgari ücretin ekim ayında bir üst gelir dilimine dahil edilmesiyle oluşacak 70 liralık gelir kaybını Maliye karşılayacak. Böylece yılbaşında 1.300 lira olarak belirlenen net asgari ücret aynen devam edecek. Asgari ücret konusu Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında dün toplanan Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda (EKK) da gündeme geldi. Toplantı öncesi bir açıklama yapan Başbakan Yıldırım, "26 Ocak'tan itibaren bin 300 lira net uygulanmaya başladı. Önümüzdeki ay vergi diliminin değişmesinden sonra bazı asgari ücretlilerin aldığı para bin 300 liranın altına düşebiliyor. Bunu önlemek için bir çalışma yaptı Maliye Bakanlığımız. Böylece yıl sonuna kadar vergi dilimi ne olursa olsun bin 300 liranın altında asgari ücret ödemesi olmayacak. Aradaki farkı Maliye Bakanlığı karşılamış olacak. Yani aynı ücreti yıl sonuna kadar almaya devam edecekler, kayıpları olmayacak" dedi. Yılbaşında net bin 300 lira olarak belirlenen asgari ücretin ekim ayında bir üst gelir dilimine dahil edilip edilmeyeceği belirsizliğini koruyordu. Üst vergi dilimine geçilmesi durumunda milyonlarca kişinin maaşı 70 lira azalacaktı. Alınan bilgiye göre, toplantıda bireysel kredilere taksit düzenlemesi, kitle fonlama sistemi ile gıda fiyatları ve enflasyon konuları da ele alındı. Yıldırım başkanlığındaki toplantıya, Başbakan Yardımcıları Nurettin Canikli ve Mehmet Şimşek, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik katıldı.
Star

İki Dudağına Bakıyoruz
Küresel piyasalar ABD Merkez Bankası'nın Federal Piyasa Açık Komitesi (FOMC) toplantısından çıkacak faiz kararına kilitlendi. Fed'in bugün bir kez daha hamle yapmaktan kaçınacağı ancak bunun yerine Aralık'ta yapılacak yılın son toplantısında faiz artırımına gidebileceğini işaret etmesi bekleniyor. Bir başka deyişle Fed faizleri yükseltmeyecek ancak 'güvercin' tavrını bırakıp, şahinleşecek. Fed, faiz kararının yanı sıra büyüme, enflasyon ve üyelerinin yıl sonu faiz oranı tahminini belirlediği 'nokta tahminleri' de açıklayacak. Destek Yatırım Araştırma Uzmanı Kutay Gözgör, Fed'den faiz artışı beklemediğini, ABD'de açıklanan son makro ekonomik verilerin beklentileri karşılayamamasının kurumun dikkatli adımlar atmasına neden olabileceğini belirtti. Faiz değişikliği olmasa da Aralık'la ilgili verilecek mesajların önemli olduğuu kaydeden Gözgör, şöyle devam etti: "Haziran'da açıklanan nokta tahminlere baktığımızda Fed üyeleri yıl sonunda en fazla 25 baz puanlık tek bir faiz artışı ön görüyordu. Çarşamba günü faiz artışı görmesek de Aralık'ta faiz artışını olabileceğine yönelik mesajlar görebiliriz. Piyasalar, halihazırda Aralık'ta faiz artışı bekliyor. Bu yüzden piyasalar Fed'in yeni bir mesaj vermesini bekleyecek. Doların güçlendirebilecek en önemli mesaj yıl içinde Kasım ile Aralık ayında 2 adet 25 baz puanlık faiz artışı olması. Buna benzer bir mesaj verilmesi halinde doların hızlı bir değer kazandığını görebiliriz. Olası diğer bir senaryo zayıf gelen veriler sonrası Fed'in Aralık ayında bile faiz arttırmama ihtimali olacaktır. Bu da piyasalarda doların hızlı bir değer kaybına, endeks ve altın fiyatlarında yükselişlerle neden olabilir."
Vatan

12 Milyona Dayandı
Türkiye'de Mart ayında 11 milyonu aşan emekli sayısı Haziran sonu itibarıyla 12 milyona yaklaştı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından, bu yılın ilk 6 ayında 217 bin 490'ı yaşlılık, 5 bin 790'ı malullük/vazife malullüğü olmak üzere toplam 223 bin 280 kişiye emekli aylığı bağlandı. Yeni kişilerin de sisteme eklenmesiyle Haziran sonu itibarıyla gelir ve aylık alanların sayısı toplam 11 milyon 750 bine yaklaştı. Milyonlarca çalışanın hayalini kurduğu emekliliği, bu yılın Ocak-Haziran döneminde gerekli prim gün sayısı ile yaş sınırını karşılayan 217 bin 490 kişi hak etti. Bu kişilerden 172 bin 937'si SSK, 24 bin 891'i Bağ-Kur, 19 bin 662'si ise Emekli Sandığı statüsüyle emekli oldu. Bununla birlikte, çalışma gücünün yitirilmesi, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün yüzde 60'ını kaybeden 4 bin 85'i SSK, bin 363'ü Bağ-Kur, 299'u da Emekli Sandığı statüsünden olmak üzere toplam 5 bin 747 kişiye malullük aylığı bağlandı. Bu dönemde vazife malulü sayılan 43 kamu çalışanı da aylık almaya başladı. Geçen yıl 255 bin 607'si SSK, 59 bin 953'ü Bağ-Kur ve 33 bin 99'u da Emekli Sandığı statüsü üzerinde olmak üzere toplam 348 bin 659 kişiye gelir ve aylık bağlandı. Yeni kişilerin de sisteme eklenmesiyle bu yılın Haziran sonu itibarıyla gelir ve aylık alanların sayısı toplam 11 milyon 750 bine yaklaştı.
Vatan

DÜNYA

Veda Mesajında Demokrasi Uyarısı Yaptı
BM Genel Kurulu'na son kez başkan sıfatıyla hitap eden, ABD Başkanı Barack Obama, Suriye'deki iç savaşın askeri çözümü olmadığını yinelerken, gerçek demokrasinin daha iyi bir yol olmaya devam ettiğini vurguladı. BM Genel Kurulu Genel Görüşmeleri kapsamında konuşan ABD Başkanı, başta Suriye'deki içsavaş olmak üzere bölgesel ve küresel sorunlarla ilgili önemli mesajlar verdi. Obama, 'demokrasinin zenginliğe doğru gitmekte kaba popülizmden daha iyi bir yol olduğunu' söyledi. Obama, "Bazılarının, geleceğin güçlü adamların (diktatörlerin) lehine olduğunu savunması şaşırtıcı değil. Bu, güçlü demokratik kurumlar yerine yukarıdan aşağı bir model. Ben bu görüşün yanlış olduğunu düşünüyorum" dedi. Obama, "Tarih, güçlü adamlara iki yol kaldığını gösteriyor. Yurtiçinde çatışmayı ateşleyen sürekli baskı ya da savaşa varabilecek şekilde dışarıdaki düşmanları günah keçisi yapmak" dedi. Suriye'deki içsavaşa askeri çözümün olmadığını söyleyen Barack Obama, bu ülkedeki durumla ilgili zorlu diplomatik çabaları desteklediğini belirtti. Rusya'nın dış politikasını da eleştiren Obama, bu ülkenin komşularının işlerine karışmaya devam etmesi halinde bunun Rusya'nın sınır güvenliğini daha da azaltacağını kaydetti. Obama, "İmparatorluklar çağını geride bıraktığımız bir dünyada, Rusya'nın kaybettiği şanını kuvvet yoluyla geri kazanmaya çalıştığını görüyoruz" dedi. Konuşmasında İsrail-Filistin sorununa da değinen ABD Başkanı, İsrail'in kalıcı olarak Filistin toprağını işgal edip, yerleşimler kuramayacağını anlaması gerektiğini vurguladı. Filistin tarafına da şiddeti reddedip, İsrail'i tanımaları halinde durumlarının daha iyi olacağı mesajını verdi.
Hürriyet

Ruhani Fidel Castro İle Buluştu
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Küba'nın başkenti Havana'da Küba Devlet Başkanı Raul Castro ve ülkenin eski lideri Fidel Castro ile bir araya geldi. BM Genel Kurulu toplantılarına katılmadan önce Venezuela'daki 17. Bağlantısızlar Hareketi Zirvesi'ne iştirak eden Ruhani, önceki gün buradan da Küba'ya geçti. Bir günlük ziyaretinde Raul Castro ile gıda üretimi ve dünya barışına yönelik tehditleri ele alan İran lideri, "Küba, direnişin ve Amerika kıtasındaki sömürgeciliğe karşı mücadelenin simgesidir" dedi. Ruhani, ülkenin eski lideri 90 yaşındaki Fidel Castro ile ayrı bir görüşme yaptı. Fotoğraflardan görüşmenin Fidel Castro'nun evinde yapıldığı anlaşıldı.
Hürriyet

Tsk'da El Bab İçin Hazırlık
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD'ye hareketinden önce dile getirdiği "El Bab Operasyonu"nun tam olarak ne zaman başlayacağı merak edilirken, Kilis'in Elbeyli ilçesinden kuş uçumu 30 km güneyde olan Suriye'nin El Bab kentine inmek için Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) değişik harekât planları bulunuyor. Buna göre "Fırat Kalkanı" harekâtına katılan unsurlarda artış olacak. Doğrudan Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı Özel Kuvvetler (Bordo Bereliler), savaş uçakları ve tankların yanı sıra, Kara Kuvvetleri'ne bağlı değişik muharip piyade sınıfları da Suriye içine girecek. Özel Kuvvetlerin belirleyeceği DEAŞ mevzileri tank, top ve savaş uçaklarıyla vurulacak, kara güçleri de arkadan güvenliği sağlayacak. Bir yetkili, "El Bab'a inmek için daha kapsamlı kara gücü şart. Harekât planlarında elbette kara unsurları da bulunuyor. Sayın Cumhurbaşkanı'nın dediği gibi Türkiye sınırının tam güvenliği için El Bab'ı da dahil edecek şekilde temizlik şart" dedi. Aynı yetkili, TSK'nın DEAŞ'ın Suriye'deki merkezi olan Rakka için tek başına bir harekât planının ise olmadığını vurguladı. DEAŞ'ın Suriye'de Rakka'dan sonraki "İkinci başkenti" olarak bilinen El Bab'a ulaşmak için önce DEAŞ açısından özel öneme sahip Dabık hedefleniyor. Dabık, Türkiye sınırına 20 km uzaklıkta. Ancak Dabık bölgesinden gelen istihbarat bilgileri, işin çok da kolay olmayacağını gösteriyor. İstihbarat birimlerinin hazırladığı raporlarda Dabık'ın etrafında çok sayıda hendek kazıldığı, seyyar anti- tankların bulunduğu, kentin etrafına yüzlerce mayın ve el yapımı patlayıcı (EYP) döşendiği belirtiliyor. DEAŞ'ın bu kentin aynı adını taşıyan bir dergisi bulunuyor ve örgüt burasının 'mahşer'in başlayacağı yer olacağına inanıyor. TSK'nın desteğini alan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) Suriye'nin Çobanbey kasabasının (El Rai) batısında Sandarah ve Kadriş köylerini DEAŞ'dan alarak ilerlerken, Cerablus'un biraz güneyinde kalan bazı Türkmen köylerini ise DEAŞ'ın geri aldığı bildirildi. Taşlıhöyük ve Sandi köyleri yeniden DEAŞ'ın eline geçerken, Şavi köyü ise iki saat kadar DEAŞ'ın elinde kaldıktan sonra yeniden ÖSO'nun hakimiyetine geçti. Diğer iki köyün geri alınması için çatışmaların devam ettiği bildirildi. DEAŞ'ın bu köyleri ele geçirmesinde ABD Özel Kuvvetleri'nin desteğini kabul etmeyen, ÖSO içinde en radikal grup olarak bilinen Sukur El Cebel'in bölgeden geri çekilmesinin rol oynadığı belirtildi. Bu grubun, yaklaşık 600 kişilik gücünü söz konusu köylerden geri çektiği ifade ediliyor.
Hürriyet

Kim, Yeni Bir Roket Motoru Denedi
Kuzey Kore yeni bir roket motoru denemesi yaptı. Ülkenin lideri Kim Jong-un'un, Sohae Uzay Merkezi'nde senkron bir uyduyu fırlatacak taşıyıcı bir roketin çok güçlendirilmiş motorunun kara denemesini bizzat yönettiği belirtildi. Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı sözcüsü Jeon Ha-kyu, denemenin, yeni bir uzun menzilli füze için geliştirilen bir motorla yapıldığına inanıldığını açıkladı.
Haber Türk

Mülteci Kampında Yangın
Yunanistan'ın Midilli Adası'ndaki Moria göçmen kampında çıkan yangın nedeniyle 4 binden fazla göçmen barınaksız kaldı. Yangın sonrası göçmenler kamptan tahliye edilirken, olayda ölen ya da yaralanan olmadığı açıklandı. Yunan medyası ağırlıklı olarak Pakistan uyruklu göçmenlerin yaşadığı kampta, sınır dışı edilme endişesiyle başlayan protestoların yangına yol açtığını bildirdi. Yunan basınında ise yangına önceki akşam kampta çıkan isyanın neden olduğunu öne sürüldü. Alevlere 10 itfaiye aracı ile müdahale edildiği aktarılan haberde, sivil toplum kuruluşlarının devreye girdiği belirtildi. Yunan güvenlik birimleri ise, yangının kasıtlı olarak çıkarılma ihtimali üzerinde durduklarını ancak tüm olasılıkları değerlendirdiklerini açıkladı. Suriye ve Irak gibi savaş bölgelerinden gelenler ayrı bir kampta tutulurken, iltica başvuru süresi tamamlanana kadar adadan çıkışlara izin verilmiyor. Adadaki kampta ise yaklaşık 3 bin 600 kişiyi barındıracak kadar yer bulunuyor. Yunan haber ajansı ANA, göçmenlerin kitlesel olarak Türkiye'ye gönderileceği söylentisi ardından Pazartesi kampta bir arbede yaşandığını bildirdi. Uzmanlar, adada bulunan birçok göçmenin Türkiye'ye sınır dışı edilmekten korktuğunu bildiriyor.
Milliyet

Bosna Hersek Ab Yolcusu
Bosna Hersek'in Avrupa Birliği'ne (AB) yaptığı tam üyelik başvurusu kabul edildi. AB kaynaklarından edinilen bilgiye göre, geçtiğimiz şubat ayında AB'ye tam üyelik için müracaat eden Bosna Hersek'in üyelik başvurusu için gereken kriterleri yerine getirdiğine karar verildi. Birlik'in 29'uncu ülkesi olacak olan Bosna Hersek Başbakanı Denis Zvizdiç ise bu ilerlemenin en çok Bosna Hersek gençliği için önemli olduğunu söyledi.
Milliyet

POLİTİKA

'Eğitim, Huzur Ve Kardeşlik Sigortasıdır'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabı üzerinden 2016-2017 eğitim ve öğretim yılına ilişkin paylaşımlarda bulundu. Eğitim ve öğretim hayatının, bir milletin geleceğini aydınlatan meşale, ilim ve irfan yolunu açan, akıl ve ahlak yordamını gösteren kaynak olduğunu belirten Bahçeli, eğitimin, hoşgörü ve birlikte yaşamanın temelini inşa ettiğini vurguladı. Bahçeli, şöyle devam etti: "Eğitim noksanlığı ise varlığımızın mezarını kazar. Modern olmak köksüz olmak değildir. Köksüzlük cehalet, dahası eğitimsizliktir. Bugün, siyasi ve ideolojik kamplaşmalar, taassup ve dogmalar, bölücü ve yıkıcı emeller, yolumuz üzerine kurulmuş amansız tuzaklardır. Her krizin gerisinde, her anlaşmazlığın içinde, her çatışmanın merkezinde eğitimdeki ihmal ve inkârlar kuşağının bir yansıması hâkimdir. Doğrudan korkan diyalogdan kaçar." Eğitimin panzehir olduğunu dile getiren Bahçeli, "Peşin hükümler, önyargılar, vicdanı dışlayan kararlar, milli ve manevi değerlerden uzak yorumlar milli eğitimdeki laçkalığın sonucudur. Hangi bunalımla sınanıyor, hangi gerilimde yoruluyorsak, zahmet edip eğitime kafa yormadığımızdandır. Eğitim, huzur ve kardeşlik sigortasıdır" ifadesini kullandı.
Haber Türk

Sakın Yaramazlık Yapmaktan Korkmayın
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Samsun'un Çarşamba ilçesine gitti. Çarşamba Havalimanı'nda karşılandıktan sonra karayoluyla Terme ilçesine geçen Kılıçdaroğlu, Terme Cumhuriyet Meydanı'nda konuştu. Kılıçdaroğlu, kolay kurulmayan Cumhuriyet'e herkesin sahip çıkması gerektiğini belirterek, özetle şöyle dedi: "Bu güzel ülkede hepimiz huzur, barış içinde, kardeşçe yaşamak istiyoruz. İstiyoruz ki; bu ülkenin esnafı, çiftçisi, emeklisi kazansın. Çocuğuna eline kına yakıp askere gönderen anne üzülmesin. Kavgadan bıktık. Artık bu ülke kavga etmemeli, siyaset uzlaşma kültürü içinde gelişmeli. Bunu yaparsak o zaman Cumhuriyet'in değerlerini korumuş oluruz. Cumhuriyet, vatandaşın hiç kimsenin kulu kölesi olmadığı rejimin adıdır. Eğer Cumhuriyet olmasaydı bu ülke de anadolunun kuş uçmaz kervan geçmez bir köyünde doğan Kemal Kılıçdaroğlu CHP'ye genel başkan olmazdı. Eğer Cumhuriyet olmasa Erzincan'ın bir köyünde doğan Binali Yıldırım başbakan olmazdı. O nedenle hepimiz Cumhuriyetin değerini bilmek zorundayız. Cumhuriyet kolay kurulmadı." Kılıçdaroğlu, ardından Ordu'nun Fatsa ilçesinde Eczacı İlhan Hazinedar Ortaokulu'nun açılış törenine katıldı. Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar'ın annesi adına Fatsa'da eğitime kazandırdığı ortaokulun açılış töreninde konuşan Kılıçdaroğlu, hedefinin ülkenin her tarafına okul yapmak olduğunu belirterek, şöyle dedi: "Bana deseler ki 'Bu ülkeye önce ne yapmak istiyorsun, ilk hedefin ne olacak?' düşündüğüm ve bundan yıllar önce söylediğim bir söz var. Türkiye'nin her tarafını okullarla donatırım. Eskiden kız çocukları okula gitsin mi gitmesin mi, tartışmaları olurdu. Ama çok şükür bugün bütün anneler, kız çocuklarının okula gitmesini istiyor ve her anne diyor ki 'Benim çocuğum benden daha iyi yetişsin.' Bu noktaya geldik. Çocuklar, umudumuz sizsiniz. Bu ülkenin geleceği sizsiniz." Çocuklara "merak edin" nasihatinde bulunan CHP lideri "Yaramazlık yapmaktan korkmayın. Sizin yaramazlık yapma hakkınız var. Sakın öyle bir köşede oturup da hiç sesini çıkarmayan bir çocuk olmayın. Dünyayı merak edin. Amerikalıların Mars'a gönderdikleri uzay aracının adı; 'Merak'. Hayatı sorgulayacaksanız merak hep önderiniz olsun" diye konuştu. Konuşmaların ardından Kılıçdaroğlu ve protokol üyeleri okulun açılış kurdelesini kesti. Kılıçdaroğlu sınıflarda öğrencilerle sohbet ederek çanta dağıttı. Törene ayrıca CHP milletvekilleri, Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar, eski Devlet Bakanı Cavit Çağlar, eski Galatasaray Başkanı Adnan Polat, sinema oyuncusu Oktay Kaynarca, işadamı Ali Ağaoğlu, partililer ve çok sayıda kişi katıldı. Fatsa'da vatandaşlara seslenen Kılıçdaroğlu, " Bizim zaaflarımızla dünya fındık borsasından pek çok kişiler özellikle spekülatörler bundan yararlanıyorlar. İstikrarlı bir fındık politikası oluşturulması lazım" diye konuştu.
Milliyet

Terörü Korkutacağız
Başbakan Binali Yıldırım, "Şunu asla unutmayalım, terörden kaçmakla güvenli olamazsınız. Korkmakla, terörden kurtulamazsınız. Terörü korkutursanız o zaman güvenli olursunuz. Hep beraber terörden korkmayacağız, terörü korkutacağız. O zaman dünyada da, Türkiye'de de her yerde de güvenlik sağlanır" diye konuştu. Başbakan Yıldırım, dün 26. Dünya Posta Kongresi'nin açılış törenine katıldı. Yıldırım, konuşmasında kongre boyunca kağıt kullanılmayacağını, geçmişte yapılan bu kongrede 4 ton kağıt kullanıldığını, katılımcıların bu kez tabletlerle dokümanları takip edeceğini belirtti ve "Bu kongre aynı zamanda bir çevreci olma özelliğine de sahip" dedi. Yıldırım, 26. Dünya Posta Kongresi'nin "terör" gerekçesiyle başka bir şehirde yapılmasını isteyenlerin olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: "Bazı fırsatçı çevrelerin 4 yıl önce karar verilen bu organizasyonu, güvenlik gerekçe gösterilerek İstanbul'dan başka bir yere alınması için çaba içine girdiklerini biliyoruz. Ancak Uluslararası Posta Birliği'nin kararlı tutumu ve PTT birliğinin kararlı tutumu sonucunda, bugün Doha'da alınan karar aynen gerçek oluyor. Şunu asla unutmayalım, terörden kaçmakla güvenli olamazsınız. Korkmakla, terörden kurtulamazsınız. Terörü korkutursanız o zaman güvenli olursunuz. Hep beraber terörden korkmayacağız, terörü korkutacağız. O zaman dünyada da, Türkiye'de de her yerde de güvenlik sağlanır. Dünyanın hiçbir noktası güvenli değildir. 60 milyonu bulan mülteci var, vatansız insan var. Bunların sorunlarını çözmeden, küresel sorunlara gözümüzü, kulağımızı kapatarak terörden arınmış bir dünya inşa edemeyiz." Terörün sebeplerine, derinliklerine mutlaka inilmesi gerektiğini belirten Başbakan Binali Yıldırım, "Bir terör örgütü ile mücadele ederken, başka terör örgütlerini de doğurmak gibi bir yanlışın içine düşmememiz lazım. Türkiye'nin etrafında yaşananlar son 6 senedir bir insanlık dramıdır. Suriye; 500 bin insan anlamsız bir savaş uğruna hayatını kaybetti. 10 milyon insan yerlerini, yurtlarını terk etti. Kimisi denizlerde boğuldu ama 3,5 milyonuna biz, Türkiye kucak açtı. 6 yıldır ekmeğimizi, evimizi paylaşıyoruz. Bundan da gurur duyuyoruz. Çünkü bir misafirsever bir milletiz" dedi. Yıldırım "26 Ocak'tan itibaren bin 300 lira net uygulanmaya başladı. Önümüzdeki ay vergi diliminin değişmesinden sonra bazı asgari ücretlilerin aldığı para bin 300 liranın altına düşebiliyor. Bunu önlemek için bir çalışma yaptı Maliye Bakanlığımız. Böylece yıl sonuna kadar vergi dilimi ne olursa olsun bin 300 liranın altında asgari ücret ödemesi olmayacak. Aradaki farkı Maliye Bakanlığı karşılamış olacak" dedi.
Milliyet

SPOR

Fenerbahçe Teknik Direktörü Dick Advocaat sonunda kafasındaki kadroyu buldu. Takımı yavaş yavaş tanıyan Hollandalı hoca artık doğru sistem ve futbolculara karar verdiğini düşünüyor. Zorunlu değişikler ve performans düşüklüğü yaşanmadığı sürece Kasımpaşa maçının 11'i sarı-lacivertli ekibin ideal şablonunu oluşturacak. Geride kalan bir aylık süre içinde tüm oyuncularını deneyen ve kimden nasıl katkı alacağını gören Advocaat maçlara sürekli bu kadro ile çıkarak 4-3-3 sistemini takıma adapte etmeye çalışacak. Bu sistemle oynayacak aynı takımın birbirini tanımasının ardından her geçen maçta daha iyi bir futbol ortaya koyması hedefleniyor. Mevcut 11'de yaratıcı orta saha eksikliği hissedildiği için üç dinamik ve fiziksel açıdan iyi durumda olan oyuncu; Mehmet Topal, Souza ve Ozan ile bu boşluk kapatıldı. Hollandalı çalıştırıcı, bu üçlünün fiziksel özellikleriyle yapacağı baskı ve kapacağı toplarla ileride atak yaratmayı amaçlıyor. Forvet hattında ise Emenike ve Sow arasında maça göre tercih yapılacak. Deneyimli teknik adam savunma hattı ile kanatlarda oynayan Lens ve Volkan Şen'den vazgeçmeyi düşünmüyor. Salih'i yeterli görmeyen Advocaat, Alper'i de artık alternatif olarak değerlendirecek. Şu an için yapılan planlarda Robin Van Persie düşünülmüyor. Bu sezon ağır antrenmanları kaldıramayan Hollandalı futbolcunun adalesinde tekrar sertleşme oldu. Verilen rapora göre Van Persie'nin fizik olarak tam kapasite ile hazır hale gelmesi çok zor gözüküyor. Bu nedenle ideal 11'de yer almayacak. Ancak ilerleyen dönemde toparlanırsa, takıma dahil olma ihtimali söz konusu olacak.
Milliyet

Gençlerbirliği'nden bedelsiz olarak Beşiktaş'a geldiği günden beri oynadığı futbolla kimi zaman eleştirilen kimi zaman da övülen Dusko Tosic yeni sezona müthiş başladı. Geçen sezon bazı maçlarda Marcelo ile birlikte süre alan ve stoper olarak şampiyonluğa önemli katkılar sağlayan Sırp oyuncu, sergilediği başarılı futbolla hem teknik heyeti hem de yönetimi adeta mest etti. Daha önce Milliyet'e yaptığı açıklamalarda tek hedefinin Beşiktaş'ın şampiyonluğu olduğunu kaydeden Tosic başarısını devam etttirmek için çok çalıştığını söyledi. Milliyet'e konuşan deneyimli futbolcu, futbolda bireysel performansların çok önemli olmadığının altını çizerek, "Birkaç maç iyi futbol oynamakla kupalar gelmiyor. Önemli olan bunun devamlılığını sağlamak. Ben veya başka bir takım arkadaşım iyiyse Beşiktaş iyidir. Hem bireysel hem de takım halinde formumuzu yüksek tutmalıyız. Her şey Beşiktaş'ın başarısı için. Benfica ve Akhisar maçları geride kaldı, sırada Galatasaray derbisi var. Ekip olarak her zaman sıradaki maçı düşünmeliyiz" dedi. Bu arada yaz transfer döneminde Atınç Nukan dışında stoper almayan Beşiktaş'ta bazı yöneticiler, Tosic'in performansına tam puan verdi. Siyah-beyazlıların, "Tosic yüzümüzü kara çıkarmıyor. Bundan daha iyisini bile yapabilir ve yapacak. Şenol Güneş'in elinde kendini daha da geliştirebilir. Onun başarısı, takım içerisindeki rekabeti de arttırıyor. Önemli olan bu durumu tüm sezona yayabilmek" yorumunu yaptıkları belirtildi.
Milliyet

Eczacıbaşı VitrA Bayan Voleybol Takımı'nın son CEV Kupası şampiyonu Rus ekibi Dinamo Krasnodar'dan transferi Tatiana Kosheleva sezon öncesi ilk röportajını Vatan'a verdi. Kariyerinde 1 Dünya Şampiyonası zaferi, 1 Grand Prix'si ikinciliği ve üçüncülüğü, 2 Avrupa Şampiyonası birinciliği ve bir de üçüncülüğü bulunan 27 yaşındaki Rus milli smaçör şunları söyledi: "Eczacıbaşı'nı seçme sebebim hem kulübün çok köklü olması hem de oyuncu, antrenör ve teknik ekip kadrosunun güçlü olması. Ayrıca Türkiye Ligi'nin ne kadar çekişmeli olduğunu görmek de etkili oldu. Burası voleybol adına gelişme kaydedip, daha fazla şey öğrenebileceğim bir ortam. İçinde yer alacağımız tüm turnuvaları kazanırsak o zaman kendimi ve takımımı başarılı sayarım. Sezon sonu ayrım yapmadan tüm kupaları da kazanmak isterim. Kendi adıma tek başıma iyi olmamın hiçbir şeye yetmeyeceğini kesinlikle biliyorum. Takım sporunda başarılar takım olmakla birlikte gelir. 14 kişilik kadromuzla takım olabilirsek ben de sahaya kendi becerilerimi yansıtabilirim."
Vatan

Ligin henüz başı olmasına rağmen Beşiktaş ile G.Saray arasındaki derbi, iki takımın da iyi futbolu nedeniyle herkesin en çok beklediği mücadele haline geldi. Vodafone Arena'da cumartesi günü oynanacak karşılaşma için sarı-kırmızılı takımda ise gözler de teknik heyette. Geçen sezonun şampiyonu olan Beşiktaş ile Vodafone Arena'daki ilk derbide karşılaşacak olan G.Saray bu maçtan galibiyetle ayrılarak taraftarının umutlarını daha da artırmak istiyor. İşte bu nedenle de Jan Olde Riekerink ve ekibi Florya'ya kapanmış durumda. Takıma izin verilen günde bile Metin Oktay Tesisleri'ne erkenden gelen ve Beşiktaş maçının analizlerine başlayan teknik heyet hücumda 2 önemli detay üzerinde duruyor. Rıekerınk, ilk önce bu sezon G.Saray'ın attığı golleri mercek altına alırken Eren Derdiyok'un 4 golünün de tam olarak kanatlardan değil ortadan gelen ataklardan hazırlandığını oyuncularına gösterdi. Kanatlarda bir türlü istenen hücum organizasyonlarının sahaya yansıtılamadığına da takımı ile yaptığı toplantıda dikkat çeken Hollandalı çalıştırıcı hem sağ hem de sol kanattaki oyuncularını uyardı. SAĞ kanatta Sabri Sarıoğlu ve Yasin Öztekin, sol kanatta ise Carole ile Bruma ikilisini kullanan Riekerink, Podolski'nin durumuna göre değişiklik düşünse de bu oyuncularla konuşup isteklerini anlattı. Eren'e daha fazla kanatlardan top atılması gerektiğini belirten Riekerink, golcü oyuncunun hava toplarındaki hakimiyetini daha da etkili kullanabilmeleri için sık sık isabetli ortalar yapılması gerektiğine parmak bastı. Hollandalı teknik adamın bir diğer dikkat çektiği husus ise atak dönüşlerinde ceza sahası önüne düşen toplar Bu konuda ise Riekerink'in hedefinde Sneijder ve Selçuk İnan var Takımın iki kaptanından bu topları takip etmelerini isteyen Riekerink, sık sık da şut çekerek Beşiktaş kalesini rahatsız etmeleri gerektiğini iletti.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme