23 Eylül 2016 Cuma

23.09.2016 Genel Gündem



23.09.2016

GÜNDEM

'Darbe Girişimi Abd'de Olsa Ne Yapardınız?' 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan Türkiye İşkadınları Derneği'nin (TİKAD) New York'ta 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili düzenlediği "Büyüyen Türkiye Gelişen Demokrasi" paneline katıldı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak'ın eşi Şule Kaynak, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun eşi Hülya Çavuşoğlu, TİKAD Başkanı Nilüfer Bulut, TİKAD Başkan Yardımcısı Meltem Demirören Oktay, Türkiye Futbol Fedarasyonu Başkanı Yıldırım Demirören'in de katıldığı yemekli toplantıda Amerikalı konuklara 15 Temmuz darbe girişimi sırasında yaşananlar anlatıldı. Emine Erdoğan da toplantıda yaptığı konuşmada özetle şunları kaydetti: Türkiye'de yaşanan bir milletin demokrasi yolculuğudur. Yoldaki bozuk satıhlar zaman zaman bizleri sarssa da birileri bizi menzile varmamızı engellemek istese de motive olduğumuz temel mesele budur. 2023'te ekonomik ve demokratik kazanımlarıyla yaşadığımız coğrafyanın hakkını verecek bir noktaya varabilmektir. Türkiye 2002'den bu yana milli iradeye hakim olma felsefesi ile yönetiliyor. Bu iktidarın milletten başka hiçbir dayanağı olmamıştır. 15 Temmuz bu yatırımın ne kadar değerli olduğunu hepimize bizzat göstermiştir. Gencecik kadınlar hiçbir silahı olmadan sadece bayraklarını alarak donanımlı tankları durdurmak üzere sokağa çıkmıştır. 15 Temmuz gecesi biz de Cumhurbaşkanımızla birlikte tepemize bombalar yağdırmak üzere bekleşen F16 ların arasından geçerek Marmaris'ten İstanbul'a gittik. Yolculuğumuz boyunca gözlerimizden okunan tek şey yürüdüğümüz yolun değerine olan inancımız ve kararlılığımızdı. Her ne yaşayacaksak milletimizle birlikte yaşayacaktık. O gece tarihe bir demokrasi hareketi olarak geçeceğine inandığım demokrasi nöbetlerine karışarak İstanbul'a indik. Sizlerle 15 temmuz sürecinde yaşadığımız büyük bir hayal kırıklığını paylaşmak istiyorum. Yüzlerce insanımızı kaybettiğimiz bir olayda ne yazık ki bazı dostlarımız sessiz kalmışlardır. Böyle zamanlarda düşmanlarınızın ne yaptığından dostlarınızın ne yaptığı önem kazanır. Dost bildiğimiz bazı ülkeler bu açık darbe girişimini kınamak da dahi çekimser kalmışlardır. Türkiye'ye her fırsatta demokrasi karnesi veren kurum ve kuruluşlar milletimizin kararlı mücadelesini görmezden gelmişlerdir. Kim kazanırsa bekleyişi içinde yarım ağızlı kınamalar yapmış ve hatta darbenin kurgu olduğunu söyleyecek kadar ileri gitmişlerdir. Lütfen bir empati yapın. Benzer bir hadise birleşik devletlerde yaşansa Broklyn köprüsü tanklarla kapatılsa ABD devleti ne yapardı? Ya da Capital binası bombalansaydı sorumluların tespiti için nasıl bir seferberlik başlatılırdı. Ankara ve İstanbul'da yaşananlar bunlardır. Önemli devlet kurumlarının bombalanması film sahnelerinden alınmış görüntüler değildi. Bombalamalar yağdırılması gerçeğin ta kendisidir.
Milliyet



Fırat Kalkanı'nda Bir Ay Geride Kaldı 
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) koordinasyonunda 24 Ağustos'ta başlayan Fırat Kalkanı harekâtında bir ay geride kaldı. TSK'nın desteklediği ÖSO güçlerinin güneye doğru ilerleyişi devam ederken zaman zaman şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Kaybettiği köyleri geri almak için karşı taaruza geçen IŞİD, Bahvurtah ve Cakka ve Tuğlu köylerinin çevresinde mevzi kazanmaya çalışınca sınırdaki Fırtına obüslerinin bomba yağmuru altında kaldı. Bölgede IŞİD ve ÖSO unsurları arasında şiddetli çatışmalar yaşanırken bazı köylerin gün içinde birkaç kez el değiştirdiği öğrenildi. IŞİD'li teröristler bir süre önce ÖSO denetimine geçen Türkiye sınırına birkaç kilometre uzaklıktaki Şimerin köyüne IŞİDli bir terörist bomba yüklü araçla saldırı düzenledi. Kilis'in Ardıçlı köyünün 7 kilometre uzağındaki köye düzenlenen saldırıda 12 ÖSO üyesi yaşamını yitirirken yaralanan 10 ÖSO üyesi tedavi için Kilis'e getirildi. 1 aylık bilanço IŞİD kendisi için stratejik öneme sahiq El Bab'ı kaybetmemek için savunma hattını Baragat, Kefergan ve Tuğlu köylerine çekti. Örgütün El Bab öncesi en büyük yığınağını ise Dabık'a yaptığı öğrenildi. Cerablus'ta kontrolün sağlanması sonrası bölgede ilerleyişini sürdüren ÖSO birliklerine hareket alanı açmak ve terör tehditlerini ortadan kaldırmak için operasyonun başladığı 24 Ağustos'tan bu yana TSK tarafından terör örgütlerine ait 900'ü aşkın hedefe 4 bin dolayında atış yapıldı. Harekatın sembol kenti Cerablus'un nüfusu, bir ayda 3 bin 500'den, yaklaşık 25 bine yükseldi. Böylece uzun süredir Türkiye'de sığınmacı konumunda bulunan sivillerin de güvenle ülkesine dönmesi sağlandı. Harekatta yaklaşık bin 200 kilometrekarelik alan terör örgütlerinden büyük ölçüde temizlenirken, sınır hattı daha güvenli hale geldi. Söz konusu hatta önlemler, Türkiye Cumhuriyeti'nce yaklaşık 4 metre yüksekliğinde mobil güvenlik duvarı örülerek güçlendirildi. Harekatın başladığı günden bu yana geçen sürede terör örgütü IŞİD militanlarınca füzelerle gerçekleştirilen ve tankları hedef alan saldırıda 8, sınır hattında el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu da 2 askerimiz şehit oldu.
Milliyet


Mehmet Altan'a 'Darbe Çağrısı'ndan Tutuklama 
FETÖ'nün medya oluşumuyla ilgili soruşturma kapsamında gözaltına alınan Altan kardeşler önceki gün adleyeye çıkarıldı. İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği, Mehmet Altan'ın, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve terör örgütüne üye olmak" suçlarından tutuklanmasına karar verdi. Mahkeme tarafından serbest bırakılan Ahmet Altan tekrar gözaltına alındı. Nöbetçi İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği tutuklama kararında; örgütün darbeye ortam hazırlamaya çalıştığı ve kontrolünde olan medya organları vasıtasıyla sürekli yayın yaptığı belirtildi. Mehmet Altan'ın 14 Temmuz'da, televizyon programında yaptığı konuşmaya değinilen kararda, "Şüphelinin bilgi birikimi, eğitim durumu ve sosyal statüsü gereğince kolaylıkla bilebilecek durumda olmasına rağmen, örgüt kontrolünde olan televizyon programlarında örgütü açıkça desteklediği, yine çeşitli medya organlarında yazdıkları yazılarda da örgütün amacı doğrultusunda hareket ettiği" belirtildi. Kararda şöyle denildi: "Şüphelinin de arasında bulunduğu örgüt üyelerinin, özellikle, 'Cumhurbaşkanı'nın diktatör olduğu, hukuk tanımadığı' algısını yaygınlaştırmak suretiyle, 'her ne yolla olursa olsun iktidarı bırakması gerektiği' propagandası yaparak, toplumu askeri darbeye karşı çıkmamak üzere yönlendirmeyi amaçlamışlardır. Şüphelinin yazdığı yazı ve televizyon konuşmalarıyla bu algının oluşmasına katkıda bulunmuştur." Şüphelinin, 14 Temmuz'da Can Erzincan TV'de yayınlanan programda, açıkça darbe çağrısında bulunduğu kaydedilen kararda, "Darbe girişiminden sadece bir gün önce televizyon programında yaptığı konuşmada, 'Türkiye devleti içinde de muhtemelen bütün bu gelişmeleri dış dünyada daha fazla belgeleyen, izleyen bir başka yapı da var. Onun ne zaman torbadan elini çıkaracağı, nasıl elini çıkaracağı belli değil' diyerek, askeri darbe ortamının var olduğunu ifade ettiği tespit edilmiştir" denildi. "Askeri darbeye zemin hazırlayıcı görüş bildirmek düşünce hürriyeti değildir" denilen kararda, Altan'ın kaçacağına yönelik şüphe bulunduğu için tutuklandığı kaydedildi.
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 126,4226-126,5254                       
ABD Doları 2,9440-2,9452/Euro 3,2966-3,3004/İngiliz Sterlini 3,8441-3,8470 

Taşeron Da Kıdem De Bekleyecek 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, gazetecilerle yaptığı ilk sohbet toplantısında iki kritik mesaj verdi. Bu yılın başında kadroya alınacağı açıklanan taşeronlarla ilgili çalışma için kamu personel reformunun beklenebileceğini belirten Müezzinoğlu, "Şu anki kamu personel yapısı karmaşık ve birbiriyle uyumsuz. Bu anlamda bu yükü daha da artıran bir çalışma mı yapacağız, yoksa hızla bir kamu personel reformunu başararak bütün hepsini mi çözeceğiz" dedi. Müezzinoğlu, kıdem tazminatı için yeni model arayışlarında da henüz "hakkaniyetli, vicdanlı ve güven duyulan bir yapının" oluşturulmadığını açıkladı. Emeklilere promosyon verilmesine ilişkin bankalarla yapılan görüşmelerde bir noktaya gelindiğini de kaydeden Müezzinoğlu, bundan sonra ise Başbakan Binali Yıldırım'ın bankalara vereceği talimatın esas olacağını söyledi. Müezzinoğlu, "Bazı özel bankalarımız, cazip teklif veriyor. Ama bir tanesinin 100 şubesi var, bir tanesinin bin tane. 'Anlaştık ama ilçenize maaş gelmeyecek, sizin şehir merkezindeki şubeye gitmeniz gerekecek' diyebilir miyiz" dedi. Müezzinoğlu, FETÖ'yle ilgili kamudaki ihraçların yanı sıra PKK'yla ilgili de yeni bir çalışma yaptıklarını açıkladı. Müezzinoğlu, "Bir devlet memurunun tek bir adresi vardır hizmet anlamında. O ikinci bir adres benimsediyse bu birinci adresini ya terk edecek veya bu birinci adresten biz onları çıkartacağız. Milletin imkanlarıyla millete veya devlete ihanet etmeye kimsenin hakkı yok" dedi.
Hürriyet


Yavaşlama Kaygılı Faiz İndirimi 
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) dünkü aylık toplantısında da faiz indirmeye devam etti; tavan faiz olan yüzde 8.50 düzeyindeki gecelik borç verme faizini çeyrek puan indirip yüzde 8.25'e çekti. Politika faizi yüzde 7.5'te, faiz koridorunun alt bandı gecelik borçlanma faizi de yüzde 7.25 ile sabit kaldı. Geç likidite penceresi borç verme faiz oranı ise yüzde 10'dan yüzde 9.75'e indirildi. Asıl dikkat çekici olan, Merkez Bankası'nın dünkü kararının açıklamasına ilk cümleden ekonomik yavaşlamadan bahsederek başlaması; "Son dönemde açıklanan veriler ve yılın üçüncü çeyreğine dair göstergeler iktisadi faaliyetin ivme kaybettiğine işaret etmektedir". Merkez Bankası'nın karar için toplandığı günün öncesinde, 2014 başında alınan makro ihtiyati önlemlerin bir bölümünün gevşetildiği açıklanmıştı; kredi kartı taksitlerinin vade tavanı 9 aydan 12 aya çıkarılıyor, tüketici kredilerindeki vade de 3 yıldan 4 yıla çıkarılmıştı. Bankanın ağustos ayı toplantısı sonrasındaki açıklamada, bunların makul kredi büyümesine katkı verdiğini söyleniyordu. Bankanın dünkü açıklamasında şimdi; kredi kartları ve tüketici kredilerine dair gevşetme kararlarının iç talebi toparlayacağını vurguluyor; "Alınan destekleyici teşvik ve tedbirlerin katkısıyla son çeyrekten itibaren iç talepte toparlanma eğiliminin başlaması beklenmektedir." Banka iç talepteki zayıflamanın enflasyona olumlu bir katkı vereceği fikrinde; "Toplam talepteki yavaşlama çekirdek enflasyondaki kademeli düşüşü desteklerken gıda fiyatlarındaki aşağı yönlü seyrin de etkisiyle kısa vadede enflasyonda düşüş öngörülmektedir." Ama diğer taraftan da, "akaryakıt ürünlerindeki vergi ayarlaması ve diğer maliyet unsurlarındaki gelişmelerin" enflasyondaki iyileşmeyi sınırlayacağını not düşüyor. Geçmiş açıklamalarda para politikasındaki 'sıkı duruşun' korunacağı vurgusu yapılırken, şimdi 'temkinli duruşun' korunmasından bahsedilmeye başlanmış. Ya peki hani şu malum 'para politikasında sadeleşmenin' geleceğine ne oldu? Dünkü açıklamada bundan eser yok. Olsun; amaç faiz indirmekse gerekçe bulunuyor. Ama geçen ay da tahmin ettiğim gibi; banka faiz indirmeye devam edecek. ABD Merkez Bankası'nın faizleri yükseltme olasılığının en erken kasım, en geç aralık ayına ötelenmesi penceresi de belirince; ufukta bizim Merkez Bankası'nın da olasılıkla ekim ayında tabanı yüzde 7'ye, tavanı yüzde 8'e indiren, repo faizini de yüzde 7.50'de tutarak simetrisi sağlanmış 'sadeleşme' tamamlanmış olacak.
Hürriyet


72 Ay Vadede Faiz Önemli 
Başbakan Binali Yıldırım'ın büyümeyi destekleyici önlemler kapsamında açıkladığı taksit sayısı ve vadelerin uzatılmasına yönelik yeni bankacılık düzenlemeleri, özellikle kredi kartı ve tüketici kredisi borçlarının yapılandırılması konusunda tüketicileri heyecanlandırdı. Çünkü yeni düzenlemelere göre mevcut kredi kartı ve tüketici kredisi bakiyelerini ödemekte zorlanan tüketiciler borçlarını bir defaya mahsus 72 ay yani 6 yıl gibi uzun bir vadeye yayarak ödeyebilecek. Temmuz 2016 itibariyle 420 milyar TL hacmi aşan 26.4 milyon bireysel kredi kullanıcısı için de özellikle borcu takibe düşenleri ilgilendiren yeni düzenleme ile tüketici borçlarını uzun vadeye yayarak ödeme rahatlığına kavuşması amaçlanıyor. Uygulama ile özellikle her ay toplam kredi kartı borcunu ödeyemeyen ve yüzde 30'a denk gelen minimum ödemeyi yapıp kalan borcuna faiz işlenen tüketiciler hedefleniyor. Yeni düzenlemenin bu durumdaki tüketicilere faiz avantajı getirmesi bekleniyor. Çünkü şu anda kredi kartı borcuna yüzde 2.02 faiz uygulanırken tüketici kredisi faizleri ortalama yüzde 1-1.20 arasında değişiyor. Tüketicinin borcunu daha rahat ödemesi hedeflenen yapılandırmada faizlerin tüketici kredisi faizlerine benzer ve hatta altında seviyelerde olması bekleniyor. Dolayısıyla uzmanlar 72 ay vadeye ulaşan borç yapılandırmasında faiz oranının ve oluşacak toplam maliyetin önemli olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle gözler uygulamaya yönelik detayları açıklayacak olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na (BDDK) çevrildi. BDDK'nın düzenlemelere ilişkin detayları yeni bir yönetmelikle birkaç gün içinde açıklamasını bekleyen bankacılık temsilcileri tüketicileri özellikle yapılandırmaya gittiklerinde faiz oranına dikkat etmeleri konusunda uyarıyor. Çünkü yeni düzenlemeyle yapılandırmada vadeler iki kat artıyor ve bunun da ek bir maliyet getirmesi söz konusu olabilir. Bankacılık uzmanları özellikle kredi kartı borç yapılandırmasında faiz oranlarının daha düşük olan tüketici kredisi faiz oranı seviyelerine düşebileceğini belirtiyor. Uzmanlar yapılandırmalarda bankaların dosya masrafı gibi ücret ve komisyonları almayacağını dolayısıyla tüketici için avantajların olacağını kaydediyor. BDDK düzenlemesinin detayları açıklandıktan sonra yeni imkanlardan yararlanmak isteyen tüketicilerin mevcut koşullardaki ödeme ile yeni düzenlemeye göre yapılacak ödemeyi sadece aylık taksit olarak değil toplam maliyet açısından da karşılaştırmaları gerektiğini vurgulayan uzmanlar, işlemler sırasında bu hesabın mutlaka yapılması uyarısında bulunuyor.
Hürriyet


'Enerjide Etkin Rol Oynayacağız' 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Türkiye'nin enerji kaynaklarını çeşitlendirmesi ve stratejik olan bölgesindeki ülkelerle farklı sinerjiler oluşturarak daha etkin bir rol alması gerektiğini söyledi. New York'ta düzenlenen 8'inci Yatırım Konferansı'nda konuşan Albayrak, Türkiye'nin, yılda toplam 50 milyar metreküpün üzerinde tüketimle dünyanın en fazla doğalgaz tüketen ülkelerinden biri olduğunu belirterek, "Gaz talebimizin yüzde 50'sinden fazlası tek bir ülkeye dayanıyor. Alternatif kaynaklar oluşturmalıyız" ifadelerini kullandı. Albayrak, Türkiye'nin stratejik konumuna işaret ederek, bölgedeki Rusya, Azerbaycan, Kazakistan, Suudi Arabistan, İran ve Katar gibi petrol ve doğalgaz rezervleri zengin ülkelere dikkati çekti. Albayrak, Türkiye'nin Avrupa için on yıllardır güvenilir bir ortak olduğuna dikkati çekerek, "Avrupa ile ikili ilişkilerimiz zor zamanlar geçirse de bunları aşmamız gerek. Rasyonel ve pragmatik olmalıyız. Öyle bir enerji portföyü oluşturmalıyız ki herkes kazanabilmeli" diye konuştu. Yeni yüzyılda piyasalar, finans dünyası ve likiditenin değiştiğini dile getiren Albayrak, ülkelerin farklılaşan koşullar içinde yeni ve güvenilir ortaklar aradığını belirtti. Albayrak, Türkiye'nin de diğer ülkelerle farklı iş birlikleri oluşturması gerektiğini ifade etti. "Türkiye'nin bölgesindeki ülkelerle farklı sinerjiler yaratarak, ekonomik, enerji ve güvenlik alanlarında bölgeye büyüme ivmesi kazandırmalı." diyen Albayrak, bu konuda Türkiye'nin yeni çözümler oluşturması gerektiğini anlattı. Öte yandan CHP'li Levent Gök'ün Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin yüklenici firmalarına ve elektrik kesintileri nedeniyle zarar gören cihazlara ilişkin tazmin taleplerine yönelik soru önergesini yanıtlayan Albayrak, "Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından bölge geneli için bildirilen verilere göre son 5 yılda cihaz hazarı gerekçesiyle yapılan başvuru adedi 17 bin olup, başvurusu uygun bulunmayan abone sayısı 8 bin 593'tür" dedi.
Milliyet


3.8 Trilyon $'Lık Güven 
BirleşmişMilletler (BM) Genel Kurulu genel görüşmeleri için New York'ta bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplam büyüklüğü 3.8 trilyon doları bulan 30'un üzerinde ABD'li şirketin CEO'su ile bir araya geldi. Zirvede Erdoğan, CEO'lara yeni yatırım teşvik düzenlemesini, Türkiye Varlık Fonu'nu ve 15 Temmuz darbe girişiminin Türk ekonomisi üzerinde kalıcı bir etki bırakmadığını anlattı. Toplantıda CEO'lar Türkiye'ye olan yatırımların devam edeceği mesajını verirken, 15 Temmuz darbe girişiminin güvenlerini sarsmadığını söylediler. Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı'ndan aldığı bilgiye göre, toplantıda Erdoğan, iki ülke arasında 20 milyar doları bulan ticaret hacminin yetersiz olduğunu, askeri ve siyasi alanlarda ileri düzeyde olan ilişkilerin ekonomik alanda da etkisini göstermesi gerektiğine dikkati çekti. AB ve ABD arasında imzalanacak serbest ticaret anlaşmasına Türkiye'nin taraf olmasının ABD'li şirketlerin de çıkarına olacağını ifade eden Erdoğan, yatırım ortamının geliştirilmesine yönelik son düzenlemelere değindi. Erdoğan yeni yatırım teşvik sisteminin Türkiye'de yatırımı daha cazip hale getirdiğine işaret ederken, Türkiye'nin bulunduğu bölge içerisinde bir ekonomik güç olduğunun ve altyapı yatırımlarıyla Türkiye'nin bölge ülkeleri arasında öne çıktığını söyledi. Türkiye Varlık Fonu'nun kurulduğunu ve muhtelif ülkelerin varlık fonları ile ortak büyük proje finansmanı konusunda fırsatlar olabileceğini dile getiren Erdoğan, faiz oranlarının düşmekte olduğunu ve küçük-orta ölçekli şirketlerin bundan güçlenerek yola devam ettiklerini anlattı. Erdoğan, 15 Temmuz sonrası mali disiplinden taviz vermeden, ekonominin süratle toparlandığının altını çizerek yatırımcılara güven verdi. Toplantıda söz alan şirketlerin temsilcileri, 15 Temmuz darbe girişiminin Türkiye'ye yönelik ilgilerinde bir değişiklik yaratmadığını ve Türk ekonomisine duyulan güveni sarsmadığını belirterek, Türkiye'deki yatırımlarına devam edeceklerini açıkladı. Türkiye'de yatırımları olan bazı şirket yöneticileri yatırım süreçlerine ilişkin yaşadığı bazı aksaklıklar için destek isterken, Erdoğan bunların takibi ve çözümüyle ilgili olarak Başbakanlık Yatırım Ajansı'na talimat verdi. Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Arda Ermut, toplantının oldukça verimli geçtiğini bildirdi. Yatırımcıların Türkiye'ye olan inanç ve kararlılıklarını görmek açısından toplantının büyük önem taşıdığına dikkati çeken Ermut "Toplantı, toplam yıllık gelirleri 800 milyar doları bulan sanayi ve hizmet sektörü şirketleri ile 3 trilyon doları aşan portföyü yöneten finansal kuruluşların üst düzey yöneticilerini bir araya getirdi. Burada, yeni dönemde yatırımların artarak devam edeceği mesajı da yatırımcılar tarafından net bir şekilde verildi" dedi. Toplantıya 3M, Cargill, Cisco, Citibank, Coca- Cola, DOW Chemical, General Electric, Uluslararası Finans Kurumu (IFC), Johnson & Johnson, MasterCard, MetLife, Nike, Pepsi gibi şirket yöneticileri de katıldı. Bu arada Erdoğan, ayrıca New York temasları kapsamında, konakladığı otelde Coca- Cola Üst Yöneticisi Muhtar Kent ve Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Klaus Schwab'ı kabul etti.
Star


Tefecilikten Elde Edilen Mallara El Konulacak 
Adalet Bakanlığı, tefecilikle etkin mücadele için yeni yasa çalışmaları başlattı. Bakanlık tarafından hazırlanan kanun tasarısı taslağıyla tefecilik suçunu işleyenlerin, suç nedeniyle elde ettikleri belirlenen taşınmazları, kara, deniz, hava ulaşım araçları, banka veya diğer mali kurumlardaki hesapları ile aynı maddede hüküm altına alınan tüm mal varlıklarına el konulacak. Kanun tasarısı taslağının yasalaşması halinde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'Taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma' başlıklı 128'inci maddesindeki katalog suçların kapsamı genişletilecek. Bu kapsama tefecilik, organ veya doku ticareti suçları dahil edilecek. Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Müdürlüğünce hazırlanan, çeşitli düzenlemeleri içeren ve Başbakanlığa gönderilen kanun tasarısı taslağına göre soruşturma veya kovuşturma kapsamında tefecilik suçunu işleyenlerin telefon görüşmeleri de dinlenecek. Böylece, tefecilik suçunun işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunması, başka suretle delil elde edilememesi halinde, şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri, iş yeri teknik araçlarla izlenecek. Söz konusu yerlerde, ses veya görüntü kaydı alınabilecek.
Star

Türkiye ekonomisi mucize noktasında

 Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, darbe girişiminin ardından Türkiye ekonomisinin 'mucize' denilebilecek kadar iyi bir noktada olduğunu söyledi. New York JW Marriott Essex House'ta düzenlenen 8'inci Türkiye Yatırım Konferansı'nda konuşan Zeybekci, bu başarıyı her şeyin halkın kontrolünde olmasına bağladı. Zeybekci, şöyle devam etti: "18 Temmuz Pazartesi günü saat 08.30'da Türkiye'deki tüm bankalar, uluslararası bankacılık sistemi içinde bütün mükellefiyetlerini yerine getirebilir durumdaydı. Pazartesi günü dolar en fazla 3.07 lira değerini gördü ve sonrasında 2.90'lara kadar geriledi. BIST'e 600 milyon dolarlık para girişi oldu."
 Vatan


DÜNYA

Deaş Kilis'e Roket Attı, Tsk'dan Anında Misilleme 
Suriye'den dün atılan üç Katyuşa roketin Kilis kent merkezine düşmesi sonucu yedisi çocuk toplam 9 kişi yaralandı. Terör örgütü DEAŞ kontrolündeki bir bölgeden ilk olarak 14.40 sularında Kilis Odun Pazarı bölgesine iki roket atıldı. Patlamada 10 aylık Hammude Şammut'un da olduğu yedi kişi yaralandı. Yaralanan Meyede Kurdiye (34), Revan Nane (13), Mehmet Faur (12), Ahmed Birkillo (10), Zeynep Birkillo (8), Nevra Dirbes (2) ile 10 aylık Hammude'nin sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. 17.00 sularında ise Suriye'den bir Katyuşa mermisi daha atıldı. Katyuşa mermisinin Mercidabık İlkokulu yakınına isabet etmesi sonucu Selma Savancı (70) ile Suriyeli Semar Mayir (6) yaralandı. Ambulansla Kilis Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralıların hayati tehlikeleri yok. Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) ilk yapılan açıklamada "DEAŞ hedeflerine meşru müdafaa hakkı kapsamında sınırımızda konuşlu ateş destek vasıtalarımızla 60 adet Çok Namlulu Roket Atar mermisi ve 4 adet Fırtına obüsü mermisi atılmış ve vurulan hedefler yanlarındaki DEAŞ teröristleriyle beraber imha edilmiştir" denildi. Genelkurmay'dan dün akşam saatlerinde yapılan bilgilendirmede ise 150 DEAŞ hedefine yönelik toplam 573 atış yapıldığı bildirildi. Ayrıca DEAŞ'ın elinde bulunan bölgeleri geri almak için yapılan taarruzda terör örgütünün güçlü direnişi nedeniyle ilerleme sağlanamadığı, 7 köyün hala DEAŞ'ın kontrolünde olduğu belirtildi. Öte yandan DEAŞ, Kilis'in karşısında bulunan Azez ilçesinde ÖSO kontrol noktasına da araçla bombalı intihar saldırısı düzenledi. AFP ajansına göre, Suriye muhalif hükümetinden bir "bakanın" da olduğu en az 12 muhalif öldü. 10 yaralı ise Kilis Devlet Hastanesi'ne getirildi.
Hürriyet


Mısır'daki Bot Faciasında Ölu Sayısı Yukselebilir 
Önceki gün Mısır'dan İtalya'ya yolculuğu sırasında Akdeniz'de batan ve yaklaşık 600 göçmeni taşıyan bottan kurtulanlar, kazada yüzlerce kişinin hayatını kaybetmiş olabileceğini belirtti. BBC'nin haberine göre göçmenler, teknenin beş gün boyunca kıyının açığında bekletildiğini ve bu sürede daha fazla sayıda göçmenin getirildiğini belirtti. Göçmenlerin insan tacirlerinden can yeleği talep ettikleri, ancak karşılığında daha fazla para istendiği için bu isteklerini yerine getiremedikleri belirtildi. Mısırlı, Suriyeli, Sudanlı, Eritreli ve Somalili göçmenler, teknenin alabora olmasının ardından Mısırlı yetkilileri "zamanında yardım ulaştırmamakla" suçladı. Kıyının 12 metre açığında alabora olduğu belirtilen ve 550-600 göçmenin bulunduğu tekneden şu ana dek 163 kişinin kurtarıldığı açıklandı. Süren kurtarma çalışmalarında, tekne alabora olduğu sırada 100 kadar kişinin sığındığı soğuk hava odasına odaklanıldığı ifade edilirken, olaydan sorumlu olabileceği belirtilen dört kişinni göz altına alındığı açıklandı. AB Sınır Koruma Teşkilatı Frontex, Mısır'ın Libya'nın ardından insan kaçakçıları için yeni bir merkez haline gelebileceği uyarısında bulundu.
Milliyet


Rabia'da 27 Kişiye Hapis Cezası 
Mısır'da "şiddet olaylarına karıştığı" iddiasıyla askeri mahkemede yargılanan sanıklardan 10'u müebbet (25 yıl), 17'si ise onar yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sanıkların savunma heyetinden Avukat Hamdan Serab, yaptığı açıklamada, 2013'te Rabiatul Adeviyye meydanlarındaki müdahalenin ardından şiddet olaylarına karıştığı iddiasıyla yargılanan 36 sanıgın, Ismailiyye'de mahkemeye çıkarıldı.
Akşam


Siyah İsyan Büyüdü Ohal İlan Edildi 
ABD'nin Kuzey Carolina eyaletindeki Charlotte kentinde, polisin bir siyahı öldürmesinin ardından başlayan gösterilerde, polisle göstericiler arasında çıkan çatışmaların ardından olağanüstü hal (OHAL) ilan edildi. Önceki akşamki gösterilerde bir kişinin başından vurularak ağır yaralanması, protestocuların öfkesini artırdı. Polis göstericilere biber gazıyla müdahale ederken, göstericiler de polise şişe ve hava fişek fırlattı. Çatışmalarda 16 polis de yaralandı. Etraftaki mağazaların camlarını kıran ve ufak yangınlara neden olan göstericilerin gazetecilere saldırdığı da rapor edildi. OHAl ilanı sonrası göstericilerin sabah saatlerinde dağılmaya başladıkları belirtildi. Gelişmelerin ardından Charlotte'a diğer kentlerden takviye polis gücü gönderildi. Olaylar, Oklahoma eyaletinde Terence Crutcher (40) adlı siyahi rahibin, bir polis memuru tarafından vurularak öldürülmesine tepki olarak başlamıştı. Geçtiğimiz gün de 43 yaşındaki Keith Lamont Scott adlı siyahın polis tarafından öldürülmesi tepkileri daha da artırmıştı. Polis, Scott'ın uyarılarına rağmen elindeki silahı bırakmaması nedeniyle vurulduğunu iddia ediyor. Ailesi ise silahsız olan Scott'ın o sırada kitap okuduğunu öne sürüyor. ABD'de polisin siyahilere yönelik şiddeti, daha önce de halkın tepkisine neden olmuştu. 2014'te Michael Brown adlı siyahi gencin teslim olmasına rağmen polis tarafından öldürülmesi, polis şiddetini dünya gündemine taşımıştı. Geçen yıl da 25 yaşındaki Freddie Gray'in polis tarafından gözaltında hayatını kaybetmesi de günlerce süren protestolara neden olmuştu.
Vatan


'Bisikletimizi Bırakmayız' 
İran'da hükümetin bu yıl başlarında hava kirliliğiyle mücadele için başlattığı bisiklet kampanyası, ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ile kadınları karşı karşıya getirdi. Hükümet, ocak ayında özellikle başkent Tahran ve çevresinde yaşanan hava kirliliği sorunuyla mücadele için halkı her salı araba yerine bisiklet kullanmaya davet etmişti. Hükümetin çağrısına pek çok İranlı olumlu cevap vermişti. Ancak kampanyaya kadınların da destek vermesi, ülkedeki muhafazakar kesimin tepkisine yol açmıştı. Bazı mollalar, kadınların bisiklete binmesinin İslam'a aykırı bir hareket olduğunu duyurmuştu. Tartışma 10 Eylül'de Hamaney'in yayınladığı fetva ile yeni bir boyut kazandı. Fetvayla kadınların kamusal alanlarda bisiklet kullanmasına yasak getirildi. Karara tepki gösteren İranlı kadınlar, geçtiğimiz 10 gün içerisinde sosyal medya üzerinden 'bisiklet kampanyası' başlattı. Facebook'ta pek çok İranlı kadın, caddelerde bisiklet sürerken çekilen fotoğraflarını paylaşmaya başladı. Şu ana kadar hükümetten yasağa ilişin bir açıklama gelmedi, ancak yerel kaynaklar polisin bisikletli kadınlar şimdilik dokunmadığını söylüyor.
Vatan


'Ne Olimpiyatı Paramız Mı Var?' 
İtalyan siyaset ve spor dünyasının gündemini bir süredir meşgul eden Roma'nın olimpiyat adaylığı konusu krize dönüştü. Roma Belediye Başkanı Virginia Raggi, ağır borç yükü altında bulunan kentin 2024 Yaz Olimpiyatları'na adaylığının 'sorumsuzca' olduğunu savunarak, buna destek vermediklerini açıkladı. 4 yılda bir düzenlenen olimpiyatlara 1960 yılında da ev sahipliği yapmış olan kentin Haziran ayında seçilen ilk kadın belediye başkanı olan Raggi, düzenlediği basın toplantısında, "Olimpiyatların bu kentte yapılmasına 'hayır' diyoruz" dedi. Seçimlerde oyların yüzde 70'ini aldığını hatırlatan Raggi, olimpiyatlara adaylık konusunda bir referandum ihtimalini ise, "Romalılar bana oy vererek zaten bu konuda bir referandum yaptı" diye değerlendirdi. Düzen karşıtı siyasi oluşum 'Beş Yıldız Hareketi'ne mensup olan Raggi'nin açıklamalarına, İtalya Milli Olimpiyat Komitesi (CONI) Başkanı Giovanni Malago'dan sert tepki geldi. Başbakan Matteo Renzi ile bir araya gelerek konuyu görüşeceğini söyleyen Malago, Raggi'yi yalan söylemekle itham etti. Roma resmen yarıştan çekilmesi halinde, Paris, Los Angeles ve Budapeşte, 2024 Olimpiyat Oyunları'nı organize etmeye aday kentler olarak kalacak. Roma, maddi külfeti nedeniyle 2020 Yaz Olimpiyatları adaylığından da çekilmişti.
Vatan

POLİTİKA
Hoş Görmeyiz 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, Birleşmiş Milletler 71. Genel Kurul çalışmaları kapsamında New York'ta görüştüğü Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'a ilk sorduğu şey, darbe girişimine karıştıktan sonra 16 Temmuz'da askeri bir helikopterle Yunanistan Dedeağaç'a kaçan 8 asker oldu. Yunan hükümeti kaynaklarına göre, Çipras görüşmenin başında "Sizi görmekten ve iyi görmekten sevinçliyim. Türkiye için zor bir macera idi. Biz ilk andan itibaren net tavır aldık ve Yunan halkı ile hükümetinin Türk halkına ve seçim ile işbaşına gelmiş yasal Türk hükümetine desteğini dile getirdik. Demokrasi ve istikrar son derece önemlidir" dedi. Erdoğan ise hemen ardından, Yunanistan Başbakanı'na, Türkiye'nin iadelerini istediği 8 askerle ilgili ne olacağını sordu. Çipras önce "Uluslararası hukukta ne geçerli ise onu yaptıklarını, böylesi durumlarda alelacele hareket edilemeyeceğini" belirtti ve "Biliyor musunuz? Darbe girişimlerine karışanları, Yunanistan'da hoş görmeyiz" diye ekledi. Aynı kaynaklara göre, Çipras mülteci krizi konusunda, Türkiye'ye mali yardım yapılmasını, AB kriterlerinin yerine getirilmesi durumunda Türkiye vatandaşları için vizenin kaldırılmasını ve Türkiye'nin AB üyelik perspektifini desteklediğini söyledi. Erdoğan, Kıbrıs müzakerelerinde açık kalan konuların halledilmeleri için çabaların sürdürülmesini istedi. Çipras ise Türk askerlerinin adadan çekilmeleri gerektiği şeklindeki Yunan-Rum tezini tekrarladı. Bu arada, Atina'daki İltica Komisyonu tarafından siyasi sığınma talepleri birbirinden farklı nedenle kabul edilmeyen 3 askerin Binbaşı Gencay Büyük, Yüzbaşı Feridun Çoban ve Başçavuş Mesut Fırat oldukları öğrenildi. Askerlerin avukatı Stavrula Tomara ise sadece 1 askerin başvurusunun reddedildiğini, 2 askerin dosyalarının ise arşive kaldırıldığını iddia etti. Tomara, Hürriyet'e "Pazartesi günü, iki askerin komisyon ile mülakatlarının perşembe ve cuma günleri devam edeceğini haber verdiler. Ancak, çarşamba günü ani bir şekilde başvuruların askıya alındığını söylediler. Çarşamba gecesi New York'ta Çipras-Erdoğan görüşmesi vardı. Komisyonun kararı elime ulaşmadı, içeriğini bilmiyorum. Dosyayı arşive kaldırmak başvurunun reddedildiği anlamına gelmiyor" dedi.
Hürriyet


İmzasız İhbar İçin Genelge 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu OHAL kapsamında çıkan bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerin (KHK) anayasaya aykırı olduğu görüşü ve FETÖ operasyonu kapsamında mağdur olanların kendilerine yaptığı başvuruları değerlendirmek için 9 Eylül'de Başbakan Binali Yıldırım ile görüşmek istediğini dile getirmişti. Görüşme dün yapıldı. Kılıçdaroğlu, AK Parti Genel Merkezi'ne ilk kez gitti. Görüşmeye elinde kabarık bir dosyayla gelen Kılıçdaroğlu, söze 12 Eylül 1980 darbesinin ardından çıkartılan "imzasız ihbarların işleme konmaması" ile ilgili genelgeyi anımsatarak başladı. Kılıçdaroğlu, "15 Temmuz sürecini de içerecek şekilde benzer bir genelge çıkarılmasını" istedi. Yıldırım, böyle bir genelge çıkarılacağı sözünü verdi. Yıldırım, açığa alınanların mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik yeni bir düzenleme yapılacağını da belirtti. Kılıçdaroğlu, akademisyenlerle ilgili hassasiyetleri de dile getirdi. Yıldırım, MİT'ten gelecek raporlar ışığında akademisyenlerle ilgili yeniden değerlendirme yapılacağını söyledi. Yıldırım, "Akademisyenlerle ilgili mağduriyetler giderilecek" dedi. Kılıçdaroğlu tutuklanan gazeteciler ve Can Dündar'ın eşi Dilek Dündar'ın pasaportuna el konulması ile ilgili rahatsızlığı da anlattı. Yıldırım gazete kapatmayla ilgili iddiaların doğru olmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, CHP'ye özellikle Bank Asya konusunda çok fazla mağduriyet başvurusu geldiğini iletti. Yıldırım, "Oradaki kriter, FETÖ'nün 'Bank Asya'ya para yatırın' çağrısından sonraki para hareketleri" ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, "Er ve erbaşların en kısa zamanda tahliyesi gerekir" dedi. Boşaltılan askeri alanların rant için kullanılmayacağına ilişkin söz talep eden Kılıçdaroğlu, "Bu alanlar halkın kullanımına açılsın. Rant alanları olarak imara açılması doğru değil" dedi.
Hürriyet


'Örgütlü Bir Yapı Tasarlayarak Öldürdü' 
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili aralarında dönemin Kayseri Valisi Mevlüt Bilici'nin de bulunduğu 132 kişi hakkındaki 'ihmal, kasten öldürmek, suç delillerini yok etme ve değiştirme' gibi suçlarla başlatılan soruşturmada verilen "Kovuşturmaya yer yoktur" kararına itiraz edildi. Yazıcıoğlu ailesinin avukatlarının, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yaptıkları bir dizi başvurudan biri olan itirazda helikopter kazasına ilişkin bugüne dek kamuoyuna yansımayan bulgu ve iddialara yer vererek olay kaza değil 'örgütlü bir yapının tasarlayarak yaptığı eylem' olarak nitelendirildi. Milliyet'in ulaştığı 'kovuşturmaya yer yok' kararına itiraz dosyasında Yazıcıoğlu'nun avukatlarının "Örgütlü bir yapının tasarlayarak helikopter kabinine karbonmonoksit enjekte etmek suretiyle pilotu etkisiz hale getirdikleri, oluşturdukları hava türbülansı ile helikopterin düşmesini sağlama aldıkları, sonrasında olayı karadan takip ettikleri, İsmail Güneş'in ölümünü bekledikleri, hatta Güneş'in konuşması üzerine de çenesindeki kırığı oluşturacak şekilde etkili darp ettikleri, eylem tamamlanıncaya kadar da enkaza ulaşılmasını engellendikleri inanç ve kaanatindeyiz" ifadelerine yer verildi.
Milliyet

SPOR

Bu sezonki hedefini şampiyonluk olarak belirleyen Eczacıbaşı Bayan Voleybol Takımı'nın iki yıldızı Tijana Boskovic ve Maja Ognjenovic, MİLLİYET'e konuştu. Türkiye'nin dünyanın en iyi ligi olduğu görüşünde birleşen Sırp yıldızlar, "Türkiye gerçekten çok iyi bir lig. Bunu herkes biliyor ve burada oynamak istiyor" ifadelerini kullandılar. Eczacıbaşı'nın gelmek istediği tek kulüp olduğunun altını çizen Maja, "Kulübümün dünyanın en iyilerinden biri olduğunun farkındayım. Çok önemli oyuncuları bünyesinde barındıran bir kulüp. En iyi tercihi yaptığımın farkındayım" dedi. Bu sezon kendilerine 'Dream Team' yakıştırması yapıldığını ve buna çok mutlu olduklarını vurgulayan Maja ile Boskovic, "Koyduğumuz tüm hedeflere ulaşmak için büyük bir şansa sahibiz. Ancak bilirsiniz ki sporda işler her zaman istediğiniz gibi gitmeyebilir. Rakiplerimiz de en az bizler kadar güçlüler. Bu yüzden en iyisi için daha fazla çalışmalıyız" diye konuştular. Genç bir oyuncu olduğunun altını çizen Boskovic, "Özellikle beni gibi genç bir pasör çaprazı için Maya gibi üst düzey bir pasörle oynamak büyük bir avantaj" diyerek takım arkadaşını överken, Maja ise "İki Sırp'ın birlikte olmasının neden iyi bir şey olduğunu sezon sonunda göreceksiniz" dedi.
Milliyet

Fenerbahçe Teknik Direktörü Dick Advocaat'ın farklı Kasımpaşa galibiyetine rağmen takımda hâlâ ciddi eksiklikler gördüğü öğrenildi. Hollandalı hocaya göre ikili mücadelelerdeki yetersizlik bu sorunların başını çekiyor. Son maç dahil olmak üzere alınan tüm istatistiklerde oyuncuların çok fazla mücadeleye girmediği ve sert temaslardan kaçındığı ortaya çıktı. Advocaat'ın konuyla ilgili oyuncuları ile bir toplantı yaptığı ve elindeki tüm verileri aktardığı öğrenildi. Hollandalı hocanın idmanların futbol kuralları içinde biraz daha sert geçmesini istediği, hatta son antrenmanlarda beklentileri karşılanmayınca oyuncularını uyardığı belirtildi. Tempoyu yükseltip fiziksel mücadelenin ön plana çıkmasını arzulayan Advocaat, rakiplere karşı ayakta kalan, mücadeleden kaçmayan, sert temaslarla fiziksel üstünlüğü hep elinde tutan bir takım yaratmak için büyük uğraş veriyor. F.Bahçe hocasının, görev geldikten sonra Pereira döneminde videoya alınan idmanları da tek tek izlediği, oyuncuların temposuz, ikili mücadeleden kaçan görüntülerini tek tek tespit ettiği, maçlardaki yetersizliği de tamamen buna bağladığı öğrenildi. Çalışmalarda bu sorunun üzerinde ısrarla durulmasının ardından dünkü antrenmanda yapılan çift kale maçta ilk kez istenen seviyede ikili ve sert mücadeleler vardı. Fenerbahçe'de idmanlar artık daha tempolu geçmeye başlarken, her geçen hafta takımın fiziksel değerlerinin yükseldiği, bunun yansımalarının birkaç hafta içinde daha da belirgin hale geleceği belirtildi.
Milliyet

Vodafone Arena'ya galibiyet için gideceklerini söyleyen Galatasaray Teknik Direktörü Jan Olde Riekerink, 7 ayda iki ezeli rakibinden kupaları aldığını hatırlattı. Beşiktaş derbisi öncesinde Florya'da basın toplantısı düzenleyen Hollandalı teknik adam, "Bu tip derbileri daha önce yaşadım. Geçtiğimiz sezon iki ezeli rakibimize karşı iki kupa kazandık. Derbilerin 3 puandan daha fazla anlamı olduğunu çok iyi biliyorum. Beşiktaş'ın yeni stadında ilk defa bir derbi oynanacak. Duygular çok yüksek yaşanacaktır, ne yapmamız gerektiğini çok iyi biliyoruz, bu şekilde maça çıkacağız. Rakibimize çok büyük saygımız var. Geçen sezon ligde 28 puanlık bir fark vardı, bu seneki amaç, farkı kapatıp şampiyonluğa gitmek. Bunun için önümüzde önemli bir maç var. Takıma olan güvenim tam. Vodafone Arena'ya galibiyet için gideceğiz" dedi. Galatasaray'ın teknik patronu, "Maç öncesinde bir puan verseler bunu kabul eder misiniz?" sorusuna ise şu yanıtı verdi: "Hiçbir zaman maça çıkmadan bize beraberlik teklif edilmeyecektir. Süper Kupa'da rakibimize karşı aldığımız bir galibiyet var ve kendi taraftarlarının önünde ilk kez bir derbiye çıkacak olmaları onlara ekstra bir motivasyon sağlayacaktır. Biz kesinlikle derbiyi kazanmak istiyoruz. Çünkü takımıma güveniyorum. Maç ve şartlar ne getirecek, nasıl bir maç olacak bilemeyiz. Oradan alacağımız maksimum sonuç beraberlik ise bu belki bizi o zaman mutlu edecektir ama maç öncesinde bunu kabul edemem. Bizim oraya gidiş amacımız kesinlikle galibiyettir." Riekerink, "İyi yaptığımız şeyler, top bizdeyken neler yapacağımızı artık daha iyi biliyoruz. Bu çok önemli, umarım derbide de en büyük silahımız bu olur. Sabırlı oyun anlamında da iyi yerlere gidiyoruz, sabırla topu çeviriyoruz. Güçlü noktalarınızı yapınca rakibinizi daha da güçsüzleştiriyorsunuz. Umarım Beşiktaş karşısında topa hakim olan taraf biz oluruz" ifadesini kullandı. Hollandalı çalıştırıcı, "Derbide kadroda değişiklik yapmayı düşünüyor musunuz?" sorusuna, "Sekiz maçtır kaybetmeyen bir Galatasaray var. Sakatlıklar olursa bazı değişiklikler tabii ki olabilir ama kaybetmeyen bir takım var ve o kadro devam ediyor. Değişiklikler olacak mı, bunu maç günü göreceğiz" yanıtını verdi.
Milliyet

Türkiye'nin ilk kurulan kulübü olan Beşiktaş, ilk ve sonları çok seviyor. Siyah-Beyazlılar, son 6 sezonda tarihi öneme sahip olan sekiz karşılaşmağa çıktı. Kartal, bu mücadelelerin hepsini kazanmayı basardı. 2010-2011 sezonunda Ali Sami Yen'deki son derbide G.Saray'ı 2-1 deviren Siyah-Beyazlılar, İnönü Stadı'nda F.Bahçe'yle oynadıkları son derbiyi de 3-2 kazanmayı basardı. İnönü'deki son resmi maçı da G.Birliği önünde 3-0 alan Beşiktaş, Olimpiyat Stadı'ndaki ilk derbiyi Trabzonspor'a karsı 2-0 kazandı. Olimpiyattaki son derbide G.Saray'ı 2-1 deviren Siyah-Beyazlılar, Vodafone Arena'nın açılısında Bursaspor'u 3-2'yle geçti. Mersin Arena (1-0) ve Antalya Arena'daki (1-5) ilk resmi karşılaşmaları da kazanmayı başaran Siyah-Beyazlılar, bu istatistiklere göre; yarın Vodafone Arena'da oynayacağı ilk derbiyi de kayıpsız atlatacak.
Akşam


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme