28 Eylül 2016 Çarşamba

28.09.2016 Genel Gündem



28.09.2016

GÜNDEM

Mit'te De Fetö Şoku
MİT'te darbe girişimi sonrası FETÖ ile ilişkileri olduğu gerekçesiyle açığa alınan 141 kişiden 87'si memuriyetten ihraç edildi. MİT ile ilişiği kesilen personelin, 'FETÖ ile ilgili gelen istihbari bilgileri gizledikleri, 15 Temmuz gecesi darbecilere istihbarat sağladıkları, örgüte bilgi sızdırdıkları' iddia edildi. İhraç edilen personelden 52'si hakkında ayrıca savcılığa suç duyurusu yapıldı. Milli İstihbarat Teşkilatı'nda (MİT), 15 Temmuz darbe girişiminin ardından terör örgütü FETÖ ile bağlantıları tespit edilen 141 kişi açığa alınmıştı. Açığa alınan bu kişilerden 100'üyle ilgili yürütülen soruşturma tamamlandı. 100 kişiden 87'si, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği kamu görevinden uzaklaştırıldı. Memuriyetten çıkarılan ve başka bir devlet kurumunda çalışamayacak olan 87 kişiden 52'si hakkında ise suç duyurusunda bulunuldu. MİT, Cumhuriyet savcılığına yapılan suç duyurusuyla birlikte 52 personelle ilgili de sorgulama sonuçları ve delillerden oluşan dosyaları savcılığa gönderdi. Açığa alınan 41 MİT personeli hakkındaki soruşturmanın da yakında tamamlanacağı kaydedildi. MİT'in, haklarında suç duyurusunda bulunduğu personel ile ilgili Cumhuriyet savcılığına gönderdiği dosyada çarpıcı iddialara yer verildi. MİT'çileri ihraca götüren nedenler sıralanırken bu kişilerin, "FETÖ ile ilgili gelen istihbari bilgileri gizledikleri, FETÖ istihbaratı almaları gerekirken görevlerini yerine getirmedikleri, 15 Temmuz gecesi darbecilere istihbarat sağladıkları, darbecilerle hareket ettikleri, darbe öncesi ve sonrası yeterli istihbari bilgi sağlamadıkları, FETÖ ile ilgili yapılan istihbarat bilgilerini örgüte sızdırdıkları, FETÖ bağlantılı kriptolu kişilerle ilgili yapılan istihbari çalışmaları dışarıya taşıdıkları, teftiş çalışmalarında pasif görev yaptıkları, istihbari bilgiye erişimde zayıflık gösterdikleri" öne sürüldü.
Hürriyet


Gülenizm'le Karşılaştık
Türkiye ziyareti sırasında dün Anıtkabir ve Meclis'i ziyaret eden, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Dışişleri Bakanı ile görüşen İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, "Gülenizm ve onların davranış şekli, aslında Birleşik Krallık'ta bizim yeni karşılaştığımız şeylerden bir tanesi. Gülen örgütünün ülkemizde yaratabileceği veya oluşturabileceği sonuçlarla ilgili olarak ciddi davranmamız gerektiğini düşünüyorum" dedi. İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson dün ilk olarak Anıtkabir'i ziyaret etti, daha sonra Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştü. Görüşmeden sonra ortak basın toplantısında konuşan Bakan Çavuşoğlu, halen 200'den fazla YPG unsurunun Münbiç'te olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, "Obama söz verdi, Biden söz verdi, Kerry söz verdi, tüm yetkililer söz verdi. Ya geri gönderemiyor, YPG'ye söz geçiremiyorsunuz ya da göndermek istemiyorsunuz. Rakka ve diğer operasyonlarda YPG'lilerle işbirliği yapmak esasen Suriye'nin geleceğini riske atmak demektir" dedi. Johnson da basın toplantısında şu mesajları verdi: "Gülenizm ve onların davranış şekli, aslında Birleşik Krallık'ta bizim yeni karşılaştığımız şeylerden bir tanesi. Biz Türkiye'deki arkadaşlarımızdan ve meslektaşlarımızdan bu örgütün ne olduğu, bütün bunlarla ilgili bilgi alıyoruz. Böyle bir cemaatin unsurlarıyla ve detaylarıyla ilgili olarak dünyadaki diğer örgütlerden ne farkı olduğuyla ilgili olarak bilgi alıyoruz. Gülen örgütünün ülkemizde yaratabileceği veya oluşturabileceği sonuçlarla ilgili olarak ciddi davranmamız gerektiğini düşünüyorum. Türkiye'deki otoriteler de bizim bu anlamda desteğimizi istediler. Bu hareketle bağlantılı olan unsurları tespit etmemizi ve onlardan kurtulmamızı istediler. Biz de bunun için elimizden geleni yapacağız. İngiltere ile Türkiye arasında 'jumbo boy' bir serbest ticaret anlaşması olacağını ümit ediyorum. Biz AB'den ayrılıyoruz, ama Avrupa'dan ayrılmıyoruz."
Hürriyet

Üsküdar'da Toprak Altından 250 Tabanca Çıktı
İstanbul Üsküdar'da ihbar üzerine boş bir arazide iş makineleriyle yapılan kazıda, toprağa gömülü vaziyette çok sayıda tabanca bulundu. Kurusıkı olan ve paslanan tabancaları 6-7 yıl önce organize suç çetelerinin gömmüş olabileceği ihtimali araştırılıyor. Üsküdar Burhaniye Mahallesi 4'üncü Murat Sokak üzerinde bulunan boş bir arazide, akşam saatlerinde ihbar üzerine polis ekipleri, iş makineleriyle kazı çalışması yaptı. Yapılan kazıda toprağa gömülü onlarca tabanca bulundu. Sokak yaya ve araç trafiğine kapatılırken, olay yerine de güvenlik şeridi çekilerek kimse yaklaştırılmadı. Toprak altından çıkarılan tabancalar, incelenmek ve sayılmak üzere yere dizildi. Olay yerinde yapılan ilk incelemede toprak altından 250 tabancanın çıktığı belirtildi. Çürümek üzere olan ve paslanan tabancaların kurusıkı olduğu, bazılarının da namlusunun değiştirildiği öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatan polis, tabancaların organize suç örgütleri tarafından toprak altına gömülmüş olabileceği ihtimalini araştırıyor. Tabancaların 5-6 yıl önce gömülmüş olabileceği değerlendiriliyor. İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan olay yerinde incelemelerde bulundu. Gazetecilere kısa bir açıklama yapan Emniyet Müdürü Çalışkan, "Silahlar kurusıkı, şimdilik terör bağlantısı yok" dedi.
Haber Türk

10 Büyük Acı
Mardin Derik ve Şırnak'ta şehit düşen 10 asker dün törenle memleketlerine uğurlandı. Şırnak 23'üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı'nda 6 şehit asker için yapılan uğurlama törenine, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Jandarma Genel Komutanı Yaşar Güler, Şırnak Valisi Ali İhsan Su ve askeri erkan katıldı. Jandarma Astsubay Çavuş Yunus Çiçek'in cenazesi Afyonkarahisar'a, Jandarma Uzman Çavuşlar Mehmet Alda'nın cenazesi Kayseri'ye, Süleyman Güneri'nin cenazesi Aydın'a, Tolga Özdinç'in cenazesi Adana'ya, Hüseyin Tosun'un cenazesi İstanbul'a, Jandarma Uzman Onbaşı Burak Perçin'in cenazesi Samsun'a uğurlandı. Mardin'in Derik ilçesinde önceki gün teröristlerin yola döşediği el yapımı patlayıcıyı askerleri taşıyan minibüsün geçişi sırasında patlatması sonucu şehit olan üç asker için Mardin Selen Kışlası'nda tören düzenlendi. Jandarma Astsubay Çavuş Ömer Faruk Darbaşı'nın cenazesi Çorum'a, Jandarma Uzman Çavuş Sedat Yıldız'ın cenazesi Osmaniye'ye ve Jandarma Uzman Çavuş Enes Kaya'nın cenazesi Konya'ya gönderildi. Derik'te kaldırıldığı Diyarbakır'da müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olan Uzman Çavuş Mustafa Alpaslan'ın cenazesi memleketi ise Adana'ya gönderildi.
Milliyet



EKONOMİ

Gram Altın 126,8447-126,9340                       
ABD Doları 2,9751-2,9765/Euro 3,3356-3,3378/İngiliz Sterlini 3,8659-3,8743 

Sigortacı Yıkıldı
Yıllardır Doğu ve Güneydoğu'da, terör sigortası satarken temkinli hareket eden, bu nedenle de sürekli eleştirilen sigortacılar, en büyük darbeyi terör sigortasından yedi. Nedeni ise son aylarda özellikle operasyon bölgelerinde yoğun satılan konut sigortaları. Öyle ki, bu yıl başına kadar sigortalılık oranı yüzde 3'leri bile geçmeyen; başta Nusaybin olmak üzere Çukurca, Yüksekova, Şırnak, Sur'daki konutların neredeyse yüzde 90'ı sigortalanmış. İşin en ilginç tarafı ise tüm sigortaların, operasyonlardan bir gün önce yaptırılması ve sigorta şirketlerinin genel merkezlerinin bu durumun farkına varamaması. Bölgeden gelen toplu hasar ihbarları karşısında şaşıran sigortacılar, yaptıkları araştırmada; içinde sigorta acentelerinin de olduğu bazı grupların yönlendirmesi ile operasyon öncesi konutların toplu olarak sigortalandığını, hatta camilerden, 'yarın operasyon başlıyor sigortanızı yaptırın' şeklinde sürekli anonslar yapıldığını öğrenmişler. Sigorta şirketlerinin operasyonlarda oluşan hasar nedeniyle en 5 milyar liraya yakın tazminat ödemesi ile karşı karşıya kaldığı öne sürülürken, henüz hasar tespiti yapılamadığından bu rakamın daha artmasından endişe duyuluyor. Bir sigorta şirketi yöneticisi, "İki-üç sigorta şirketinden poliçe alan da var, şirketler durumu fark edip de sigorta satışını durdurduktan sonra evini amcasının üzerine geçirip, amcasına bankadan kredi aldırıp, kredi ile bağlantılı konut sigortası yaptıran da var" diyerek, yaşananları şöyle anlatıyor: "İşin içinde bazı sigorta acenteleri var. Bölge halkını organize etmişler. Öyle organizasyon yapmışlar ki, bölgedeki sigortaları 30 şirkete pay etmişler. O nedenle duruma uyanamadık. Sadece bir-iki şirkete yaptırsalar, hemen anlaşılacak. Oysa 200 poliçe bir şirkete, 100 poliçe bir şirkete, 50 poliçe diğer şirkete dağıtılmış. İşin ilginci sigortalar o bölgedeki acentelerden de yapılmamış. Ankara, Elazığ, Kayseri gibi başka illerdeki acenteler Nusaybin, Sur, Yüksekova'daki konutları sigortalamış. Bakıyoruz, daha önce sigorta ile hiç alakası olmamış kişiler, operasyonu duyup, sigorta yaptırmış. Camilerden bile gün içinde anonslar yapılmış, 'yarın operasyon var, sigortanızı yaptırın' şeklinde. Öyle sigortalar var ki, Nusaybin'de; 150 lira prim ödeyip, evi için 200 bin lira, eşyası için de 400 bin lira sigorta teminatı almış. Bunların hepsini tek tek tespit ettik."
Hürriyet

Yüzde 100 Yerli Akıllı Mühür
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, geçtiğimiz hafta yaptığı bir açıklamada, Akdeniz Elektrik Dağıtım Bölgesi'nde 'Akıllı Elektronik Mühür Sistemi Projesi'nin uygulamaya konulacağını söyledi. Akdeniz Elektrik Dağıtım AŞ (AEDAŞ) Genel Müdürü Murat Yiğit ise elektrik sayaçlarındaki ölçümlerde yetkisiz işlem yapılmasına izin vermeyen söz konusu elektronik mühür sisteminin yüzde 100 yerli olduğunu açıkladı. Yiğit'in verdiği bilgilere göre, proje kendi bünyelerinde bulunan Yatırım ve Ar-Ge Direktörlüğü ile Kayıp-Kaçak Direktörlüğü'ne bağlı mühendisler tarafından yüzde 100 yerli imkanlarla geliştirilmiş. Katma değeri ve güvenilirliği yüksek, Ar-Ge üretim birim maliyeti düşük projede patentlenebilir 3 aşamalı bir tasarım ortaya çıkarılmış. Elektrik sayaçlarında akıllı elektronik mühür sisteminin Akdeniz Elektrik Dağıtım Bölgesi'nde Ocak 2017'den itibaren uygulanması planlanıyor. Ar-Ge mühendisleri tarafından yapılan literatür taramasında uluslararası arenada enerji dağıtım sektöründe benzer bir uygulamaya rastlanmadığının altını çizen AEDAŞ Genel Müdürü Murat Yiğit, taşımacılık sektöründe elektronik mühürleme ve kilit cihazlarının kullanıldığını ancak bunların dağıtım sektöründe kullanıma uygun olmadığını ifade ederek, "Ar-Ge çalışmalarında büyük mesafe kat edilen sistemin uluslararası arenadaki adı SMS (Smart Seal) olarak belirlenmiş durumda. Tamamen inovatif ve yeni olan bu sistemin ülkemiz ekonomisine kazandırılması için çalışmalarımız devam etmekte olup, sistemin fikri ve sinai hakları konusunda çalışmalar da yapılıyor. Yakın zamanda katma değerli, uluslararası alanda yeni, inovatif, patentli bir ürünü dağıtım sektörüne kazandıracağız" diyor. Bu arada Yiğit başta Hollanda, Belçika, ABD ve Avusturya olmak üzere birçok ülkeden uluslararası dağıtım firmalarıyla da görüş alışverişinde bulunduklarını belirtirken, sistem ile ilgili uluslararası dağıtım firmalarından şimdiden talep geldiğini de söylüyor.
Hürriyet

1 Yılda 113 Bin Kişi Yoksulluğu Yendi
Türkiye'de yoksul sayısı 2015 yılında 113 bin kişi azaldı. 2014 yılında 11 milyon 332 bin olan yoksul sayısı, 2015'te 11 milyon 219 bin kişiye indi. 113 bin kişi yoksulluktan orta sınıfa doğru adım attı. 2014'te ortalama 5 bin 554 lira olan yoksulluk eşiği, 2015'te 6 bin 246 TL üzerinden hesaplandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2015 Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması'nın bölgesel sonuçlarını açıkladı. Buna göre 2015 yılı Türkiye ortalaması 16 bin 515 TL olan yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirinin en yüksek olduğu bölge, 22 bin 516 TL ile önceki yıl olduğu gibi yine Ankara oldu. Bu bölgeyi, 22 bin 67 TL ile İstanbul ve 19 bin 689 TL ile İzmir izledi. Ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirinin en düşük olduğu bölgeler ise 8 bin 89 TL ile Şanlıurfa ve Diyarbakır; 8 bin 184 TL ile Mardin, Batman, Şırnak, Siirt; 8 bin 773 TL ile Van, Muş, Bitlis, Hakkari şeklinde sıralandı. En yüksek gelire sahip yüzde 20'lik grubun gelirinin en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun gelirine oranına göre 2015 yılında Türkiye'deki en zengin yüzde 20'lik grubun geliri en yoksul yüzde 20'lik grubun gelirinin 7.6 katı oldu. Gelir farkının en düşük olduğu bölgeler 4.7 ile Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir; 4.9 ile Aydın, Denizli, Muğla, Zonguldak, Karabük, Bartın, Gaziantep, Adıyaman, Kilis; 5.0 ile Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova oldu. Şanlıurfa, Diyarbakır, Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan, Adana, Mersin ise bu oranın en yüksek olduğu bölgeler oldu. Her bölge için eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50'si temelinde o bölge gelirlerine göre hesaplanan yoksulluk sınırına göre ise yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler; % 14.1 ile Antalya, Isparta, Burdur; % 13.9 ile Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan; % 12.8 ile de İzmir oldu. Göreli yoksulluk oranının en düşük olduğu bölgeler ise % 5.3 ile Van, Muş, Bitlis, Hakkari; % 7.3 ile Manisa, Afyon, Kütahya, Uşak; % 8.6 ile Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir, Zonguldak, Karabük, Bartın oldu. Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan Gini katsayısı, sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, bire yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade etmektedir. Gini katsayısı Türkiye'de 2015 yılı itibarıyla 0.397 iken, bu değerin en düşük olduğu bölgeler; 0.308 ile Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir; 0.310 ile Kastamonu, Çankırı, Sinop; 0.315 ile Zonguldak, Karabük, Bartın oldu. Gini katsayısının en yüksek olduğu bölgeler ise 0.420 ile Şanlıurfa, Diyarbakır; 0.400 ile Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan; 0.397 ile İstanbul oldu.
Milliyet

Kartta Ekstra Taksit Borçlara Beyaz Sayfa
Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nun geçtiğimiz hafta yaptığı toplantıda alınan kredi kartları ve kredilere ilişkin kararlar dün hayata geçti. Buna göre genel mal ve hizmet alımlarındaki 9 aylık taksit sayısı 12'ye yükseltilirken cep telefonuna yine taksit uygulanmayacak. Kredi kartı ve ihtiyaç kredi borçlarına 72 ay yapılandırma hakkı getirildi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) kredi işlemleri ile banka ve kredi kartları hakkında değişiklik içeren yönetmelikleri Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Mal veya hizmet alımı sonrası belli bir ücret karşılığı borcun taksitlendirilmesi veya ödemenin ertelendiği dönemler de dahil olmak üzere, kredi kartları ile gerçekleştirilecek mal ve hizmet alımları ile nakit çekimlerinde taksitlendirme süresi sınırı dokuz aydan 12 aya çıkarıldı. Bu süre, altın gibi harcamalarda yani kuyumla ilgili harcamalarda dört, elektronik eşya ve bilgisayar alımlarında altı, hava yolları, seyahat acenteleri, taşımacılık, konaklama, sağlık ve sosyal hizmetler ile ilgili harcamalar, sağlık ürünü alımları, kulüp ve derneklere yapılan ödemeler ve vergi ödemelerinde dokuz ay olarak uygulanacak. Kredi kartlarıyla gerçekleştirilecek cep telefonu, doğrudan pazarlama ile ilgili harcamalar, yurt dışında yapılan harcamalar ve yemek, gıda, alkollü içecek, akaryakıt, kozmetik, ofis malzemesi ile hediye kart, hediye çeki ve benzeri şekillerde herhangi somut bir mal veya hizmeti içermeyen ürünlerin alımlarında taksit uygulanmayacak. Bilgisayardaki taksit oranı da dokuz aydan altı aya düşürüldü. Kredi kartlarının mevcut borç bakiyeleri kart sahiplerinin talep etmesi durumunda en fazla 72 ay ile sınırlı olmak üzere taksitlendirilebilecek. Her aya düşen taksit tutarı ilgili ayın asgari ödeme tutarına eklenecek. İhtiyaç kredilerinin borçları da borçluların talep edilmesi durumunda en fazla 72 aya kadar yeniden yapılandırılacak. Yeniden yapılandırmada borçlu ilave kredi çekerse kredinin vadesi 48 ayı aşamayacak. Mal veya hizmet alımı amacıyla tüketicilere kullandırılan krediler, konutların finansal kiralama yoluyla tüketicilere kiralanması, diğer gayrimenkul alımı amaçlı krediler, eğitim ve öğrenim ücretinin finansmanı amacıyla kullandırılacak krediler ile bu kredilerin yeniden finansmanı amacıyla kullandırılan krediler hariç olmak üzere, tüketici kredilerinin vadesi 48 ayı geçemeyecek. Daha önce bu sınır 36 ay olarak uygulanıyordu. Konut kredileri ile taşıt kredileri hariç konut teminatlı kredilerde, kredi tutarının teminat olarak alınan konutun değerine oranı yüzde 80'i aşamayacak. Buna göre 100 bin liralık bir ev alan vatandaşa banka 80 bin liraya kadar kredi verebilecek. Sınırlamaya konu krediler için teminat olarak alınan gayrimenkullerin değerlemesinin, Kurul veya Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yetkilendirilmiş değerleme şirketlerine yaptırılması ve sınırlamada bu değerlerin kullanılması zorunlu olacak.
Milliyet

Türk Uzay Altyapısı Hızla Geliştirilecek
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Başbakan Binali Yıldırım'ın başkanlığında, Uzay Stratejileri Yüksek Kurulu oluşturulacağını, böylece Türkiye'nin uzay alanındaki mevcut altyapısı ve yeteneklerinin hızla geliştirileceğini bildirdi. Arslan, Türksat ve Inmarsat Stratejik İşbirliği Tanıtım Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, imza atılan işbirliğinin, stratejik hedefler doğrultusunda Türkiye'yi uydu ve uzay alanında daha da büyütecek yeni işbirlikleri ile ortaklıkların başlangıcı ve habercisi olacağını dile getirdi. Arslan, iki şirket arasındaki anlaşmayla Inmarsat ürünlerinin kamu kurumlarına satışının gerçekleştirileceğini dile getirerek, "Bir ya da birden çok Türk üretici firmanın Inmarsat donanımlarını üretmesine de fırsat sağlanacak. Türkiye'deki kamu kurum ve kuruluşlarına, askeri kurumlara, havacılık otoritelerine Inmarsat'ın L Bant ile GX ürünlerinin tanıtımı ve satışı artık Türksat tarafından yapılabilecek" dedi. Yeni uydulara yönelik çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğine dikkati çeken Arslan, Türksat 5A uydusunu 2018 sonuna doğru, Türksat 5B uydusunu ise 2019'un ilk yarısında uzaya fırlatmayı hedeflediklerini bildirdi. Arslan, yazılım ve tasarımı tamamen yerli olacak Türksat 6A uydusunun, 2020'de uzaya fırlatılacağını kaydetti. Projenin toplam bütçesinin 546 milyon lira olduğunu dile getiren Arslan, Türksat 6A uydusu üzerinde, televizyon yayıncılığı gibi ticari faaliyetlerin yanında askeri haberleşme ekipmanının da yer alacağını anlattı. Arslan, Türksat 6A ile Türkiye'nin kendi haberleşme uydusunu üreten 10 ülke arasına gireceğini bildirdi. Çeşitli kuruluşlar tarafından yürütülen projelerin koordinasyonunu sağlamak amacıyla Başbakan Yıldırım'ın başkanlığında, ilgili bakanların da olduğu Uzay Stratejileri Yüksek Kurulu oluşturulacağını dile getiren Arslan, böylece Türkiye'nin uzay alanındaki altyapısı ve yeteneklerinin hızla geliştirileceğini söyledi.
Milliyet

Buz Gibi Manipülasyon
Yaptığı ilk açıklamayla not seviyesini koruyacağı imajı vermesinden 2 gün sonra ani bir kararla Türkiye'nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin altına düşüren Moody's'in başı dertte. Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, manipülasyonla suçlanıyor. Sermaye Piyasası Yatırımcıları Derneği (SPYD) Başkanı Arif Ünver, Moody's'in 21 Eylül Çarşamba günü gerçekleştirdiği, 'Türkiye şokları atlattı' açıklamasından 2 gün sonra gelen not indiriminin piyasaları manipüle etme anlamını taşıdığını belirterek, "Moody's'in bir açıklama yapıp, 2 gün sonrasında tersi aksiyon alması çok ciddi bir suç" dedi. Ünver, şunları kaydetti: "Sermaye Piyasası Kanunu'nun (SPK) 107'nci maddesine göre suç işleyen Moodys'in 'Ben yaptım, oldu' dememesi için kurumsal yatırımcıların SPK'ya şikayette bulunması gerekir. Hafta içinde Moody's yetkililerinin açıklaması yatırımcı kararını etkileyecek içerikte. Benzer konularda sınırlı kişiye ulaşabilen yatırım bankaları raporlarının bile gelişmiş ülkelerde önemli tutarda cezalara çarptırıldığını biliyoruz. Raporlardaki tutarsızlık ve alınan aksiyondaki farklılıklar dünyanın hiçbir yerinde cezasız bırakılmaz."
Vatan

Taşını Toprağını Satsak Bile 500 Milyar $'Lık İhracat Zor
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, üretimin, sanayinin, ekonominin içindeki teknolojik ürünlerin payının artırılması gerektiğini söyledi. 5. Özel Sektör Ar-Ge Merkezleri Zirvesi'nde konuşan Zeybekci, Türkiye'de yüzde 1 olan Ar-Ge'nin milli gelirden aldığı payın Kore için yüzde 2.5, Japonya ve Almanya için ise yüzde 3'ler seviyesinde olduğunun altını çizdi. Toplam ihracat içinde yüksek teknolojili ürünlerin payının yüzde 4'ler seviyesinde bulunduğunu dile getiren Zeybekci, Kore, Almanya ve Japonya gibi ülkelerde bu oranın yüzde 20-30'ların üzerinde seyrettiğini kaydetti. Türkiye'nin bugün itibarıyla kilogram başına ihracat değerinin 1.6 dolar düzeyinde olduğunu belirten Zeybekci, "Ortalama ihracattaki kilogram fiyatımızı 2- 2.5 dolar seviyesine getirmediğimiz sürece bu ülkenin taşını, toprağını nesi var nesi yoksa satsak bile 500 milyar dolarlık ihracat hedefimize, 25 bin dolarlık milli gelir seviyesine yürümemiz son derece zor" diye konuştu. Zeybekci, Türkiye'nin ürünün markasını, dizaynını tamamen kendisinin yaptığı ve tüketim alışkanlıklarını yine kendisinin belirlediği bir ülke konumuna gelmesi gerektiğini ifade etti. Zeybekci, "Türkiye olarak kendi devlerimizi, markalarımızı, teknolojilerimizi, tasarımlarımızı yaratmak zorundayız" diye konuştu.
Vatan

POLİTİKA
Erken Seçime Gidileceğini Zannetmiyorum
TBMM Başkanı İsmail Kahraman, "Sebep şu ya da bu, erken seçime gidileceğini zannetmiyorum" dedi. FETÖ ayıklamasının kendiliğinden olduğunu belirten Kahraman, "'Organ reddi' diye bir hadise var ya, bünye reddediyor zaten. İyi niyetle yola çıkmış olanlar ayrı" ifadelerini kullandı. Kahraman, 26. dönemde yeni bir anayasa yapılacağına inandığını kaydetti. Kahraman, dün TBMM Tören Salonunda 26. Dönem 1. Yasama Yılı Değerlendirme Toplantısı düzenleyerek, Meclis'in çalışmaları hakkında bilgi verdi. Konuşmasına Çetin Altan'ın, "Enseyi Karartmak Yok" sözüyle başlayan Kahraman, her şeyin daha iyi olacağını kaydetti. Kahraman, 24 ve 25. dönemdeki yeni anayasa çalışmalarına vurgu yaparak, "İnancım ve temennim odur ki Meclisimiz bu dönemde yeni bir anayasa yapacak ve siyasi tarihimizde mümtaz bir yer edinecektir. Ufkumuzu karartan bulutların dağıldığı bu dönemde, başta darbeci zihniyetin bütün izlerini taşıyan 12 Eylül Anayasası'nı değiştirmek temel gayemiz olmalıdır Ben inanıyorum ki toplum da bunu istiyor ve bu istekler doğrultusunda 26. dönem, güzel bir anayasa yaparak, siyasi tarihe taçlanmış olarak geçecektir" diye konuştu. Anayasaya ilişkin mini paketi geçici, ön çalışma olarak gördüğünü kaydeden Kahraman, bu paketin yargıdaki tekliği sağlamaya yönelik bir çalışma olduğunu bildirdi. Kahraman, "siyasetteki Fetullahçı ayıklanma" ile ilgili soru üzerine, "Bu ayıklama devam ediyor. OHAL Kanunu çerçevesinde çıkartılan sekiz KHK var. Kurumlar kendi içlerinde tasfiyelerini yapıyor. İllerde yanlış yapılmış ise onların düzeltilmesi noktasında çalışma yapılıyor" dedi. Kahraman, "Siyasetteki FETÖ unsurlarının temizlenmesi için erken seçim yol mudur" sorusu üzerine, erken seçimin hep konuşulduğunu söyledi.
Milliyet

Alman Medyası Bizi Rencide Ediyor
Başbakan Binali Yıldırım, Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) Genel Başkanı Zafer Sırakaya ve beraberindeki heyeti kabul etti. Çankaya Köşkü'nde basına kapalı gerçekleşen kabul, yaklaşık 1,5 saat sürdü. Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre; Yıldırım, Sırakaya'ya, "Zaman zaman yanlış anlaşılmalar olsa da müttefik iki ülke arasında olumlu bir ilişki seyrettiğini, AB içindeki en büyük ticari ortağı olan Almanya olduğunu" söyledi. Yıldırım, 15 Temmuz darbe girşiminin FETÖ tarafından organize edilen ve "Türkiye demokrasisini ve hükümetini hedef alan kanlı bir darbe girişimi" olduğunu vurgulayarak, FETÖ'nün insanların öldürülmesine sebep olmasına rağmen Alman yazılı ve görsel medyasında kendine yer bulabildiğinden yakındı. Yıldırım, "Bu durum Türk milletini ciddi derecede rencide ediyor. 79 milyon Türk milleti Alman milletiyle müttefiktir. Böylesine köklü bir ilişki bu terör örgütü sebebiyle zarar görmemelidir" dedi. Almanya'da yaşayan 3 buçuk milyon Türk'ün Almanya ile ilişkilerimizde çok önemli bir etken olduğunu ifade eden Başbakan, Türklerin Almanya'da ticari, siyasi ve kültürel alanlarda kayda değer varlık göstermeye başladıklarını söyledi. Görüşmede ayrıca Suriyeli göçmenlerin durumu ve Almanya'daki Türk karşıtlığı konuları ele alındı. Başbakan Yıldırım, ayrıca Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev'i telefonla arayarak, Rusya'da 18 Eylül'de gerçekleştirilen Parlamento seçimlerinde, Birleşik Rusya Partisi'nin oyların yüzde 55'ini kazanarak elde ettiği başarıdan dolayı tebrik etti. Yıldırım, 15 Temmuz darbe teşebbüsü karşısında Rusya'nın sergilediği dayanışmanın hükümet ve halk tarafından takdirle karşılandığını dile getirdi. Medvedev de "son dönemde ikili ilişkilerimizi normalleştirme ve daha ilerletme konusunda karşılıklı olarak atılan adımların sürdürülmesine önem verdiklerini" vurguladı.
Milliyet

'Fetö'nün En Az Sirayet Ettiği Parti Ak Parti'
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti'de FETÖ ile irtibatlı il ve ilçe yöneticilerinin istifasının istenmesine ilişkin, FETÖ'nün bürokraside, iş dünyasında, siyasette ve diğer bütün alanlarda bir problem olduğunu dile getirdi. AK Parti'nin, FETÖ ile mücadeleyi uzun yıllar önce başlattığını vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu: "Ama her şeye rağmen tabii ki bu yeterli değil diyoruz. Varsa, kalmışsa yine kendi içimizde bu temizlik faaliyetini hassas bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Diğer partilerle mukayese ederseniz bu yapının en az sirayet ettiği parti bugün AK Parti'dir ama en fazla hassasiyet gösteren parti de AK Parti'dir, Diğer partilerden de benzer hassasiyeti bekliyoruz. Çünkü bu yapı sadece belli bir partide, belli bir kesimde yer bulan bir yapı değil. Bukalemun gibi her kulağa girebilen, her türlü ideolojik görünüm altında faaliyet yürütebilen bir yapı." FETÖ'cülerin kriptolu mesajlaşma uygulaması "ByLock"u kullananlar arasında birçok siyasi, milletvekili olduğu iddiasına ilişkin Yılmaz, "İsimlendirilmeyen hiçbir iddiayı doğrusu ciddiye almıyorum. Varsa bir iddiası olan bunu isimlendirmeli ve delillendirmeli. Bu olmadığı sürece dedikodular üzerinden bir tartışma yürütmüş oluruz" dedi.
Vatan

DÜNYA

Acılar İçin Özür Diledi
Dört yıldır süren barış müzakerelerinin ardından önceki gün Kolombiya'nın Cartagena kentindeki imza törenine 2 bin 500 kişi davet edilmişti. Hepsinden barış için beyaz giyinmeleri çağrısı yapılmıştı. İmza töreninin dolmakalemi de özel olarak tasarlanmıştı. Savaş alanında kullanılan mermilerden dönüştürülerek yapılmış, üzerine de 'Mermiler geçmişimiz. Eğitim ise geleceğimiz' diye yazmışlardı. 300 sayfalık anlaşmaya önce FARC adına ise gerçek adı Rodrigo Londono alan ancak 'Timoşenko' olarak bilinen Timoleon Jimenez (57) imza attı. Kolombiya devleti adına ise Başkan Juan Manuel Santos (65) imza koydu. Eski düşmanlar el sıkışırken güçlü bir alkış ve bağırış koptu. Timoşenko, "Yeni bir dönemde uzlaşma ve barış inşa etmek üzere yeniden doğduk. FARC adına, bu savaş sırasında tüm kurbanlardan yaşattığımız acılar için yürekten özür diliyorum" dedi. Uzmanlara göre toprak paylaşımı ve ideolojik farklılıklar yüzünden 52 yıldır yaşanan savaşta en az 260 bin kişi ölmüş, 45 bin kişi kaybolmuş, 6.9 milyon kişi ise yerinden yurdundan olmuştu. FARC, barış anlaşması çerçevesinde silahsızlanmayı kabul etti. Cangıl kamplarında yaşayan binlerce FARC üyesi topluma geri dönmeye hazırlanıyor. Devlet Başkanı Santos, "Topluma geri dönerken, ben ülkenin devlet başkanı olarak tüm sevgimle sizi demokrasiyle karşılayacağım. Mermileri oyla, silahları fikirlerle takas etmek herhangi bir isyancı grubunun alacağı en cesur ve zeki karar" dedi. İmza töreninde BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, ABD Dışişleri Bakanı Kerry, Küba Devlet Başkanı Raul Castro, Latin Amerika liderlerinin de bulunduğu çok sayıda uluslararası temsilci yer aldı.
Hürriyet

Muhaliflere Kara Operasyonu
Savaş öncesi Suriye'nin en büyük ikinci ve sanayi kenti olan Halep, 19 Eylül'de ateşkesin sona ermesinin ardından yoğun bombardıman altında. Esad varil bombalarıyla saldırırken, Rusya'nın da askeri tesislere karşı geliştiren 'sığınak delen' bombalarıyla apartmanları vurduğu iddia ediliyor. Halep'te her gün onlarca kişi ölüyor. Bombardımanın beşinci gününde rejim ve destekçilerin karadan da Halep'teki muhalif mahallerine doğru harekete geçtiği ve bazı yerleri aldığı haberleri geliyor. Reuters ajansı, Halep'in güneyindeki 1070 Konut bölgesinde rejim güçleri ve İran destekli Şii milislerle muhalifler arasında şiddetli çatışmalar yaşandığını aktardı. Halep'in güneyindeki stratejik Ramuse bölgesine komşu olan 1070 Konut bölgesi geçen ay muhaliflerin kontrolüne geçmişti. Dün, Halep kalesinin etrafındaki eski mahallelerin bir kısmının rejim kontrolüne geçtiği, ancak sonra geri çekilmek zorunda kaldıkları bildirildi. Rejimin muhaliflerin elindeki Farafina mahallesini de aldığı iddia edildi. A.A.'ya göre ateşkes anlaşmasının 19 Eylül'de bitiminden bu yana Halep'e yönelik bombardımanlarında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 444 sivil yaşamını yitirdi, bin 585 kişi de yaralandı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Bratislava'da gerçekleştirilen Dışişleri Bakanları toplantısının ardından basın toplantısında Halep'in uluslararası hukukun ihlal edilerek bombalanmasının ahlaken kabul edilemez olduğunu söyledi. Ateşkesin yeniden oluşturulması için Rusya'yı da adımlar atması konusunda uyaran Stoltenberg, "Halep'e saldırılar hepimizi sarstı. Yardım konvoyuna saldırılar kabul edilemez ve bu uluslararası hukukun açıkça ihlal edilmesidir" dedi. Devam eden şiddetin Suriye'deki kriz için barışçıl çözümler bulunmasının önemini gözler önüne serdiğini belirten Stoltenberg, "Ateşkesin yeniden sağlanması, insani yardımların Halep'e ulaşması ve geçiş görüşmelerine devam edilmesi için gerekli koşulları sağlaması için güvenilir çaba göstermesi konusunda Rusya'ya yapılan uluslararası çağrıya katılıyorum" dedi.
Hürriyet

Daeş Hedefleri Milli Bomba İle Vuruldu
Fırat Kalkanı Harekâtı'nın 35. gününde TSK destekli muhalif unsurların batıdaki Azez- Rai hattında güneydeki Dabık ve El Bab'a doğru ilerleyişi devam etti. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Fırat Kalkanı Harekâtı'nda milli bomba HGK-1'i (Hassas Güdüm Kiti) ilk kez kullanarak terör örgütü DAEŞ'in komuta merkezi ve silah mevzii olarak kullandığı 4 hedefi imha etti. TSK'ya ait uçaklar Tall Ar, Amiriyah ve El Eyyubiyah'ta bulunan 4 hedefe, 5 milli bomba attı. Komuta yeri ve silah mevzii olarak kullanılan 4 binada bulunan DAEŞ unsurları etkisiz hale getirildi. Ayrıca keşif ve gözetleme vasıtaları ile tespit edilen 30 DAEŞ hedefine, Fırtına obüsleriyle 57 atış yapıldı. Muhalifler TSK'nın karadan ve havadan sağladığı yoğun ateş desteğiyle Çobanbey'in (El Rai) güneybatısındaki Tall Ar meskûn mahallinde kontrolü yeniden sağladı. Vukuf güneyindeki trafo merkezi ele geçirilirken Rai'nin batısındaki Muraygil ve Mare'nin kuzeyindeki Tulaylin'de kontrol sağlanmasına yönelik harekât ise devam ediyor. DAEŞ, Vukuf bölgesinde bulunan Türk birliğine silahlı İHA ile saldırdı. Atılan bomba sonucunda 3 asker yaralandı.
Haber Türk

İlk Yüzleşmede Kazanan Yok
ABD'de, 8 Kasım'da düzenlenecek başkanlık seçiminden önce Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adayı Donald Trump ve Demokrat Parti'nin başkan adayı Hillary Clinton ilk kez bir tartışma programında karşı karşıya geldi. İstihdam ve dış politika konularının sık sık gündeme geldiği hararetli tartışmada, iki adayın da birbirlerine kritik konularda üstünlük sağlayamadığı görüldü. Clinton, Trump'ın başkanlık için uygun bir yapıya sahip olmadığını tekrar ederken, ülkede 10 milyon kişiye istihdam sözü verdi. Trump ise Clinton'un ekonomi konusunda zayıf bir aday olduğunu öne sürdü. Trump, ABD ekonomisini büyük bir balon olarak nitelerken, diğer ülkelerin Amerikan ekonomisinden faydalandığını savundu. CNN'in anketinde Clinton yüzde 62 oy alırken, CNBC'nin anketinde katılımcıların yüzde 61'i tartışmada Trump'ın daha başarılı olduğunu söyledi. İki aday, tahminlere göre 100 milyon izleyici tarafından takip edilen tartışmanın başından itibaren adeta birbirlerini köşeye sıkıştırmak için yarıştı. Clinton, Trump'a vergi beyannamalerini neden açıklamadığı sorusunu yöneltirken, dışişleri bakanlığı döneminde kişisel e-posta adresi kullanmasının bahanesi olmayan bir hata olduğunu kabul etti. Konuşması sık sık Trump tarafından kesilen ve sakin kalmaya çalıştığı gözlenen Clinton, Trump'ın 'Wall Street'e ve yabancı bankalara borcu olduğunu iddia ederken, Cumhuriyetçi adayın bu durumu gizlemeye çalıştığını belirtti. Reuters'ın analizine göre, Clinton 'ne yapacağı belli olmayan' rakibini köşeye sıkıştırma imkânını başarılı bir şekilde kullanamadı. Trump'ın ise popüler kültür ikonundan Beyaz Saray'a yakışacak bir lidere dönüştüğünü kanıtlayacak bir izlenim yaratma konusunda başarısız olduğu yorumu yapıldı. Associated Press (AP) haber ajansında yer alan analizde ise iki adayın kararsız seçmenlerin oyunu kazanmaya çalıştığı ifade edildi. Analizde, Trump'ın 100 milyon seyirci önünde kendisini 'değişim yaratan' aday olarak yansıtmayı başaramadığı ancak tartışma boyunca sadece rakibi Clinton'un söylediklerine karşı geldiği belirtildi. ABD'li seçmenin 'değişim vaadi' veren bir adayı beklediğini ancak Trump'ın bu değişim için iyi bir 'elçi' görüntüsünden uzak kaldığı ifade edildi. Son dönemde Afrika kökenli Amerikalıların oylarını kazanmaya çalıştığı gözlenen Trump, polisin siyahları vurması konusunun hukun üstünlüğü ve asayişin sağlanmasıyla çözüleceğini ifade etti.
Milliyet

El Nusra: Silahları Abd'den Alıyoruz
El Kaide'den ayrılarak adını Fetih el Şam olarak değiştiren ve Washington yönetimi tarafından terörist olarak nitelendirilen El Nusra örgütü, ABD'nin kendilerine silah verdiğini öne sürdü. Haftalık Alman dergisi Focus'tan Jürgen Todenhöfer'a konuşan Abu al-Ezz kod adlı örgüt komutanı, ABD'nin örgüte başta BGM-71 TOW tanksavar füzeler olmak üzere çok sayıda silah gönderdiğini söyledi. El Nusra'nın üst düzey komutanı, silahların El Nusra'ya verilmesine herhangi bir örgütün aracılık edip etmediği sorusuna, "Füzeler, doğrudan bize verildi. Amerikalılar bizim yanımızda" yanıtını verdi. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ve hükümeti kastederek, "Rejim devrilene kadar savaşacağız" diyen El Nusra komutanı, amaçlarının şeriat kurallarıyla yönetilen bir İslam devleti kurmak olduğunu ve herhangi bir laik devleti tanımayacaklarını ifade etti. Halep'te BM tarafından gönderilen yardım konvoylarının vurulmasından 10 gün önce gerçekleştirilen röpörtajda Abu al-Ezz kod adlı örgüt komutanı, El Nusra'nın yardım TIR'larının geçişine izin vermeyeceğini aktardı.
Milliyet

Nazilerden Camiye Bombalı Saldırı
Almanya'daki camilere yönelik ırkçı saldırılara bir yenisi eklendi. Dresden'de Diyanet İşleri Türk İslam Birliği'ne (DİTİB) Fatih Camii ve Uluslararası Kongre Merkezi önünde konulan el yapımı patlayıcılar arka arkaya infilak etti. Saldırıda yaralanan olmazken, camide hasar meydana geldi. Görgü tanıkları, bir kişinin patlamadan sonra motosikletle bölgeden uzaklaştığını polise haber verdiklerini söyledi. Cami imamı Hamza Turan ve çocuklarının olay anında camide olduğu öğrenildi. Dresden Emniyet Müdürü Kretzschmar, saldırının ırkçı kaynaklı olabileceğini belirterek, "Şu andan itibaren kriz modunda çalışıyoruz" dedi. Dresden polisi Türkiye Başkonsolosluğu'nun da onayıyla kentteki iki camiyi polis korumasına aldı. Polis ayrıca kentteki İslam Merkezi'nin çevresinde devriye gezmeye başladı. Ülkede yaşayan Müslümanlara ait sivil toplum kuruluşları saldırıya sert tepki gösterdi. Öte yandan, ülkedeki camiler birkaç yılda onlarca kez kundaklanırken, bu saldırının el yapımı bomba ile gerçekleştirilmiş olması dikkati çekti. Olayı haberi alır almaz Dresden'e 200 kilometre uzaklıktaki Berlin'den olay yerine intikal eden Başkonsolos Ahmet Başar Şen, olayda yaralanan olmamasının tek sevindirici kısım olduğunu söyledi. Yetkililerden bilgi alan Başar Şen, olayın tüm yönleriyle Alman makamları tarafından araştırılmasını istedi. Saldırıyı kınayan Şen, sorumluların bir an önce yakalanmasını ümit ettiklerini, bu konunun takipçisi olacaklarını sözlerine ekledi. Saldırııyı kınayan İçişleri Bakanı Maiziere, Müslümanlara yönelik artan şiddettin kaygı verici olduğunu belirtti
Star

SPOR

Basketbolda Avrupa'nın kulüpler bazındaki en önemli organizasyonu THY Avrupa Ligi'nde 2017 Dörtlü Final'in İstanbul'da yapılması için resmi imzalar atıldı. Four Seasons Bosphorus Otel'de düzenlenen, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Hidayet Türkoğlu, FIBA Avrupa Başkanı Turgay Demirel, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Harun Erdenay ile davetlilerin katıldığı toplantıda, Avrupa Ligi Üst Yöneticisi Jordi Bertomeu ve THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı İlker Aycı, Dörtlü Final'in İstanbul'da yapılması için resmi anlaşmayı imzaladı. Toplantıda konuşan Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Türkiye'nin özellikle son 15 yılda spor altyapısında çok farklı bir atılım içerisinde olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Özellikle ülkemizin dört bir yanında inşa ettiğimiz ve yapmaya devam ettiğimiz fiziki altyapının, dünya ülkeleri arasında sayılı bir noktaya ulaştığını söyleyebiliriz." "Fakat fiziki altyapının inşası yeterli değil. Bunun içerisinde sportif faaliyetleri en iyi şekilde yerine getirebilecek, rekabeti en iyi şekilde yapabilecek sporcularımızın yetişmesi gerekiyor." "Türkiye olarak ortaya koymuş olduğumuz güzel çalışmalarla dünyada çok farklı bir yere gelmiş bulunuyoruz. Bunu görmek istemeyenler olabilir. İşte bu organizasyonlarla beraber herkes bunu görmüş olacak."
Hürriyet


Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk hedeflerinin gruptan çıkmak olduğunu söyledi. Dinamo Kiev maçı öncesi Nevzat Demir Tesisleri'nde dün basın toplantısı düzenleyen Güneş, bir gazetecinin, "Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final mi, yoksa Avrupa Ligi'nde final mi oynamak istersiniz" sorusuna şu yanıtı verdi: "Benim şu an tek hedefim Şampiyonlar Ligi'nde gruptan çıkmak, hedef üçüncülük olur mu? Avrupa Ligi bizim için kötü bir alternatif. Çıktığım her maçta kazanmak isterim. Kazanmak için de iyi oynamak isterim." ◊ Dinamo Kiev'in güçlü bir rakip olduğunu belirten Güneş, "Koşan ve iyi yardımlaşan bir ekip. Yarmalenko gibi önemli oyuncuları da var. Milli sayısı çok olan önemli isimleri var. Türk kamuoyunda işlenmeye çalışıldığı gibi sıradan bir takım değil. Geçen sene Shakhtar'a fark yapan bir takım. Bizim çok daha koşmamız gereken bir maç. Atak oynadığımız kadar savunmaya da ihtiyacımız olan bir maç. Savunmada az sayıda da olsa pozisyon verebiliyorlar. Kontrolü kaybetmemeliyiz. Gruptan çıkmak istiyoruz. Yetmez, ama en kötü ihtimalle Avrupa Ligi'ne kalmak istiyoruz. Napoli maçları çok önemli" dedi. Oğuzhan'ın sakatlığı bulunduğunu ve kadroya almayabileceğini söyleyen Güneş, "Oğuzhan bu yıl istediği istikrarı yakalayamadı. Durumunun mevkiyle alakası yok, bunu aşar. Ağrısı var, oynamayabilir" dedi. Aboubakar ve Talisca'nın zamana ihtiyacı olduğunu kaydeden Güneş, "Talisca, yetenekli ama oyun içi temposunu henüz göremedik. Aboubakar'ın fizik gücü iyi, ama henüz 90 dakika oynatamadık" dedi. Güneş, Gökhan Gönül'ün sezon başına göre iyi gittiğini, ama derbide bocaladığını söyledi. Toplantıda konuşan Beck ise, Vodafone Arena'daki ilk Devler Ligi maçını kazanmak istediklerini söyledi.
Hürriyet

İngiltere Milli Takım Teknik Direktörü Sam Allardyce, ülke futbolunun en büyük skandallarından birine imza atınca görevinden alındı. Daily Telegraph gazetesinin rüşvet ve futboldaki kirli işler için kurduğu özel ekip tarihi gerçekleri ortaya çıkardı. Allardyce'ın bonservisi üçüncü şahıslarda olan futbolcuların transferinin yasal hale getirilmesine yardım etmeyi 400 bin pound karşılığında kabul ettiği ortaya çıktı. 61 yaşındaki menajer, kendilerini Uzak Doğu'dan gelen işadamları olarak tanıtan iki muhabire, federasyonun transferle ilgili kurallarının nasıl aşılabileceği konusunda yardım edeceğini anlattı. 2008 yılından bu yana 3. şahıslarda olan futbolcu transferinin yasak olmasını değerlendiren Allardyce, federasyon kurallarını para karşılığında deleceğini aktardı. Allardyce, 2014 yılında West Ham United'a 12 milyon sterline gelen Enner Valencia'yı örnek gösterip, yasağı nasıl deldiklerini vurguladı. Yaşanan skandalın ardından Federasyon harekete geçti. Başkan Greg Clark ve Asbaşkan Martin Glenn toplantı yaptı ve dün akşam Sam Allardyce ile yolların ayrıldığı açıklandı. İngiltere Futbol Federasyonu'ndan yapılan duyuruda tecrübeli teknik adam ile sözleşmenin fesh edildiği duyuruldu. İngiltere'yi bir süreliğine Gareth Southgate'in çalıştıracağı bildirildi.
Milliyet

G.Saray'ın futboldan sorumlu Sportif AŞ yöneticisi Levent Nazifoğlu, teknik direktör Riekerink'e kalkan oldu, Cim- Bom'un teknik patronunun arkasında durdu. GSTV'de gündeme dönük konuşan Levent Nazifoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle: 2100 tane aslan sayıca çok üstün Beşiktaş taraftarını susturdu. Kendimizi yalnız hissetmedik. Tam bir derbi oldu. İlk yarı 2-0 biz kazandık. İkinci yarı Beşiktaş 2-0 yaptı. Biz galip gelmiştik aslında. 2-2 olduktan sonra kazanabilirdik demek biraz da züğürt tesellisi oluyor. Geçen sene yaşananlar ortada 28 puan geriden geldik. Bir ay önce Beşiktaş'ın elinden kupa aldık. Sahada dar ettik, bu takım eleştiriyi hak etmiyor. Hiçbir maçtan sonra sevinerek Florya'ya gitmedik. Niye Rize maçı son dakikada gol oldu? Beşiktaş maçı neden 2-2 oldu? Akhisar neden üstünüze geldi? gibi sürekli sorular soruldu. Bu futbolcuları ve teknik ekibi motive etmiyor. Benim için yazdıkları umurumda değil. Taraftar bu oyuna düşmemeli. Son maçta Serdar'ın eksikliği gördük. Serdar iyi oynadığında beni unutmasınlar. Eren ve Tolga için eleştiriliyordum. Şimdi hiç yokmuşum gibi davranıyorlar. Serdar Aziz de öyle olacak. Basın da devamlı suni gündem yaratılıyor. Her gün uydurma haber ile yola çıkıyoruz. Galatasaray'ı karıştırmak için çıkan haberler Üç tane Hollandalı çalıştırıcımız iki tane de bizim değerli arkadaşımız var. Ben de senkronizasyon problemini hissediyorum. Hemen oturup konuşacağız. Bu sorunu hızlıca çözeceğiz.
Milliyet


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme