29 Eylül 2016 Perşembe

29.09.2016 Genel Gündem



29.09.2016

GÜNDEM

115. Celsede 5 Müebbet
Malatya'da Zirve Yayınevi'nde 18 Nisan 2007'de misyonerlik yaptıkları gerekçesiyle boğazları kesilerek öldürülen Uğur Yüksel, Necati Aydın ve Alman uyruklu Tilman Geske katliamına ilişkin davanın 115. dünkü duruşmasında mahkeme kararını açıkladı. Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, oy birliğiyle alınan kararında adli kontrol kararıyla elektronik kelepçe takılan tutuksuz sanıklar Emre Günaydın, Abuzer Yıldırım, Hamit Çeker, Salih Gürler ve Cuma Özdemir'i, maktuller Necati Aydın, Uğur Yüksel ve Tilmann Geske'yi 'tasarlayarak öldürme suçundan' üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanıkların 'terör örgütü üyeliği' gibi suçlardan beraatine hükmeden mahkeme, 5 sanığa ayrıca 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve eylemin silahtan sayılan bıçak ile ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi' nedeniyle her maktul için 10'a yıl, 'nitelikli yağma' suçundan da 9 yıl 9 ay hapis cezası verilmesine, tutuklu kaldıkları sürenin de cezalarından mahsubuna hükmetti. Mahkeme heyeti, Ceza Muhakemeleri Kanunu'ndaki "Ağır Ceza Mahkemesi'nin görevine giren işlerde tutukluluk süresi en çok 2 yıldır. Bu süre zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilir. Uzatma süresi toplam 3 yılı geçemez" maddesini hatırlatarak, sanıkların hükmen tutuklanmalarına yer olmadığına karar verdi. Aralarında emekli Orgeneral Hurşit Tolon ile emekli Albay Ülger'in de bulunduğu 16 sanığın 'terör örgütü üyeliği' ve benzer suçlardan beraatine hükmeden mahkeme heyeti, 'haberleşmenin gizliliğini ihlal ve resmi belgede sahtecilik suçlarından' emekli Albay Mehmet Ülger'e 13 yıl 9 ay, Binbaşı Haydar Yeşil'e de 14 yıl 10 ay 22 gün hapis cezası verilmesini kararlaştırdı.
Hürriyet


Ohal Uzasın
Darbe girişiminden sonra dün ikinci olağan toplantısını yapan Milli Güvenlik Kurulu (MGK), hükümete Olağanüstü Hal'in (OHAL) uzatılmasını tavsiye etti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan MGK sonrası yayınlanan bildiride, "Demokrasimizin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanmasının devamlılığını sağlamak amacıyla olağanüstü halin uzatılması tavsiyesinde bulunulması kararlaştırılmıştır" denildi. Halen üç aylığına uygulanan OHAL, darbe girişiminden sonra yapılan temmuz MGK'sında hükümete tavsiye edilmişti. MGK'nın hükümete bir diğer tavsiyesi darbe girşiminin yapıldığı 15 Temmuz'un her yıl "Demokrasi ve Özgürlükler Günü" olarak anılması oldu. Dokuz maddelik bildirinin çoğunlukla FETÖ, PKK/PYD ve DEAŞ ile kararlılıkla mücadele ve Suriye'de devam eden "Fırat Kalkanı" operasyonuna ayrıldığı görüldü. MGK bu kapsamda kısa süre önce bazı belediyelere kayyum atanmasına, "Devletin ve milletin öz kaynaklarını, asli görevleri yerine bölücü terör örgütüne destek için kullanan ve bu suretle teröre alet olan belediyeler hakkında yapılan idari ve hukuki işlemlerin yerinde olduğunun, bu konudaki çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğinin altı çizilmiştir" ifadesiyle destek verdi. Fırat Kalkanı harekâtının iki amacından ilkini "Sınır güvenliğinin sağlanması ve bölgede yaşayanların can ve mal güvenliğinin temin edilmesi", ikincisini de "DEAŞ ile PYD-YPG terör unsurlarının bütünüyle temizlenmesi ve ülkelerinin bütünlüğü için Özgür Suriye Ordusu'nun desteklenmesi" olarak vurgulayan MGK, Suriye'nin kuzeyinde "Terörden arındırılmış güvenli bölge" ile "Uçuşa yasak bölge" uyulamasının gerekliliğini bir kez daha dile getirdi. MGK, terör örütleri PKK/PYD'ye toplantı ve sergi imkanı tanıyan Avrupa Parlamentosu ile bazı AB ülkelerinin bu duyarsız tutumlarını kaygıyla karşıladığını bildirdi. MGK ayrıca terörün "uluslararası ortak tanımının" mutlaka yapılması gerektiğinin de önemine vurgu yaptı.
Hürriyet

Şort Sapığı 4 Ayrı Suçtan Yargılanacak
İstanbul Çekmeköy'de, Kurban Bayramı'nın birinci günü halk otobüsünde hemşire Ayşegül t.'ye (23) şort giydiği için tekme atan Abdullah Çakıroğlu hakkındaki soruşturma 2 haftada tamamlandı. savcı serbest kaldıktan sonra tekrar gözaltına alınıp tutuklanan sanığa, 'inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme', 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama', 'kasten yaralama' ve 'hakaret' suçlarından 9 yıla kadar hapis istedi. Kurban Bayramı'nın birinci günü 12 Eylül'de yaşanan saldırının ardından polis, otobüsün güvenlik kameralarına saniye saniye yansıyan görüntülerden saldırganın kimliğini belirledi. Ardından da özel güvenlik görevlisi saldırgan Abdullah Çakıroğlu, Üsküdar'da gözaltına alındı. "Kıyafeti bana uygun değildi. Kıyafetini sevmediğimi döverim. Her şey İslam hukukuna göre oldu" diyen zanlı, sevk edildiği Anadolu Adliyesi'nde nöbetçi savcı tarafından serbest bırakıldı. Karar, kamuoyunda tepki gördü. nöbetçi savcılık bu kez Çakıroğlu için 'halkı kin ve düşmanlığa teşvik etmek' suçlamasıyla yakalama kararı çıkardı. tekrar gözaltına alınıp adliyeye çıkarılan Abdullah Çakıroğlu, savcılık tarafından sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hâkimliğinde tutuklanarak cezaevine gönderildi. soruşturmayı yürüten Anadolu Cumhuriyet savcısı, olayın üzerinden 2 hafta geçtikten sonra iddianameyi hazırladı. Şüpheli Abdullah Çakıroğlu hakkında, 2 yıl 7 aydan 9 yıla kadar hapis cezası istendi. Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesi, iddianameyi kabul etti. Çakıroğlu'nun yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.
Haber Türk

Silah Kaçakçılığı Çetesi Şüphesi
İstanbul Emniyet Müdürlüğüne yapılan bir ihbar üzerine önceki akşam Üsküdar Burhaniye Mahallesi Dördüncü Murat Sokağı'nda iş makinesi yardımıyla kazı yapılmış ve toprağa gömülü 247 kurusıkı tabanca bulunmuştu. Polis ekipleri, gece ara verdiği çalışmalarına dün devam etti. Olay yeri inceleme ekipleri, çevrede güvenlik önleminin alınmasının ardından akşam kazı yapılan alanda dedektörle çalışma yaptı. Ekipler daha sonra iş makinesi çağırarak kazı çalışması başlattı. Yaklaşık 3 saat süren kazı çalışmasında birkaç kurusıkı tabancaya ait parçalar ortaya çıktı. Çevre sakinleri, mahallelerinin çok sakin olduğu belirtirken kazı yapılan alanın tam karşısında oturan ve ismini açıklamayan bir kadın, evinin balkonundan gazetecilere, "2010'da bu yol yapılırken polis kıyafetli bir grup kamyonla ezip silahları gömdü. Gündüz vaktiydi. Gömdüler sonra yolu yaptılar" diye konuştu. Kadınla röportaj yapmak isteyen basın mensupları binaya girdi. Ancak yaşlı kadın dairenin kapısını açmadı. Bunun üzerine eve giden polisler kadının ifadesini aldı.
Milliyet


Bir Evden 6 Pkk'lı Cesedi Çıktı
Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonların tamamlandığı, sokağa çıkma yasağının sürdüğü Şırnak'ta İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve Özel Harekat şubeleri ekiplerince tuzaklanan patlayıcıların tespiti ve imhasına yönelik arama çalışmaları sürüyor. Polis ekiplerince Cumhuriyet Mahallesi Güneş Sokak'taki bir evde ağır koku gelmesi üzerine yapılan aramada bodrum katında PKK'lı 6 teröristin cesedini buldu.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 126,9245-127,0068                     
ABD Doları 2,9804-2,9804/Euro 3,3469-3,3488/İngiliz Sterlini 3,8817-3,8863        

Yapılandırma Turları
Başbakan Binali Yıldırım'ın açıklaması ve ardından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) yayınladığı yönetmelikle resmen başlayan kredi kartı ve tüketici kredisi borçlarının 72 aya kadar yapılandırılması tüketicide heyecan yarattı. Ancak kredi kartında gelirini aşmış borç bakiyesini daha düşük aylık taksitlerle ödeyip rahatlamayı isteyen tüketici ilk günü yapılandırmanın koşullarını anlamaya çalışarak geçirdi. Bankalar cephesinde ise, yapılandırmanın şartlarının nasıl şekilleneceğine henüz karar verilmiş değil. Bankalar şimdilik 48 ay vadeli kredi kullandırmaya başladı. Ancak yapılandırma konusunda çoğu banka şubelerine hangi faizden ve hangi kriterlere uyan müşterilerin bundan yararlanabileceği konusunda herhangi bir bildirimde bulunmadı. Konuştuğumuz bankacılar yapılandırma konusunda özellikle asgari ödeme tutarı yüksek olduğu için ödemekte zorluk çeken tüketicilerin kendilerini arayıp, şartları sorduklarını belirterek, "İlgi var ama tüketici şimdilik durumu anlamaya çalışıyor. Önümüzdeki günlerde genel tablo daha net ortaya çıkar" yorumunu yaptı. Tüketicinin daha çok faiz oranı ve borç transferinin mümkün olup olmadığını sorduğunu belirten bankacılar getirilen düzenlemenin başarılı olması için faizin kredi kartı gecikme faizi olan yüzde 2.52'den daha düşük olması gerektiğini vurguluyor. Aksi halde müşterilerin tüketici kredilerine yönelebileceği belirtiliyor.
Hürriyet

Opec Üretimi Kısıyor
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (POEC) dün Cezayir'de yaptıkları toplantıda petrol üretimini günlük 32.5 milyon varilde sınırlama kararı aldığı bildirildi. Petrol fiyatlarının yeniden 45 dolar seviyesine indiği günlerde toplanan OPEC üyeleri, son sekiz yıldır ilk kez üretimde kısıntıya gitme kararı aldı. 4.5 saat süren Toplantıda alınan karar öncesi 46 dolar sınırında olan Brent petrol fiyatı karar sonrası neredeyse yüzde 6 yükselerek 49 dolar sınırına geldi. Reuters'a konuşan kaynaklar, OPEC ülkelerinin üretim hedeflerine ulaştıktan sonra OPEC dışı petrol üreticilerinden de destek isteyeceğini söyledi. Kaynaklar OPEC'in bir sonraki toplantısının yapılacağı kasımda her ülkenin ne kadar kesintiye gideceğini açıklayacağını ve kararın resmileşeceğini belirtirken dünya petrolünün yüzde 40'ını sağlayan OPEC üyelerinin şu anki üretimi günlük 33 milyon 240 bin varil seviyesinde. Bu kararın resmileşmesi üretimin günlük 750 bin varil azaltılması anlamına geliyor. Cezayir toplantısı öncesi OPEC üyesi olmasa da toplantıya katılan Rusya, Venezuela, Irak ve BAE gibi petrol fiyatlarının yükselmesini isteyen ülkeler, piyasaya istikrar getirecek her türlü girişimi desteklediklerini açıklamıştı.
Hürriyet

Şoklara Karşı 3'lü Direnç
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya, orta ve uzun vadede ekonominin büyüme potansiyelini etkileyen unsurların son derece önemli olduğunu belirterek, "Bu açıdan bakıldığında ülkemizin olumlu ayrışacağını düşünüyoruz. Türkiye'nin demografik yapısı, güçlü girişimci tabanı ve stratejik konumu orta ve uzun vadede potansiyel büyümeyi destekler nitelikte. Bunun yanısıra basiretli maliye politikası, sağlam bankacılık sistemi ve risk odaklı bir para politikası çerçevesi de şoklara karşı önemli bir direnç sağlıyor. Son dönemde verimlilik, rekabet gücü ve tasarruf artışını destekleyecek düzenlemelerle bu sağlam yapının daha da güçlendirilmesi amaçlanıyor" dedi. İstanbul Sanayi Odası'nın (İ- SO) eylül ayı meclis toplantısında konuşan Çetinkaya, özellikle son aylarda turizm gelirlerindeki düşüş ve 15 Temmuz'da yaşanan olayların etkisinin kısa vadede ekonomide bir ivme kaybını da beraberinde getirdiğini belirterek, "Bununla birlikte, ilgili otoritelerin verdiği güçlü ve koordineli politika tepkisinin bir yansıması sonucu alınan teşvik ve tedbirlerin de katkısıyla, yavaşlamanın geçici olmasını ve Türkiye ekonomisinin sağlam temellerinin de desteğiyle son çeyrekten itibaren toparlanmanın başlamasını bekliyoruz" dedi. Mevduat ve kredi faizlerinin seviyesi ile kredi standartlarına bakıldığında, gelinen noktada bu sıkılığın devam ettiğini söylemenin mümkün olduğunu ifade eden Çetinkaya, "Ücret ve komisyonlar dahil edildiğinde özellikle küçük ve orta ölçekli firmalar için finansman maliyetlerinin halen yüksek seviyelerde seyrettiğini görmekteyiz. Finansmanın vade ve teminat gibi diğer şartlarında da sıkılaşma gözlenmekte" diye konuştu. Fiyat istikrarının önemini vurgulayan Çetinkaya, "Fiyat istikrarının sağlandığı bir ekonomide yerli para cinsinden yurtiçi tasarruflar daha uzun vadelerde gerçekleşerek vade uyumsuzluğunu ve finansal oynaklığı azaltır. Ayrıca, yerli paranın satın alma gücüne olan güvenin tesis edilmesi dolarizasyon eğilimini azaltır. Reel sektörün sağlıklı bir şekilde finansmana erişimi konusunda verebileceğimiz en önemli destek fiyat istikrarına ulaşmak ve korumak olur. Bu çerçevede fiyat istikrarı kamusal bir değerdir" dedi.
Milliyet

Türkiye'nin Rolü Eşsiz Not Vız Gelir, Tırıs Gider
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, felaket tellallığı ve algı yönetimine kulak asılmaması gerektiğini belirterek, "Birileri operasyon yapıyor, boş verin bunları biz işimize, önümüze bakacağız. Hakikat çerçevesinde sonuna kadar mücadelemizde uyanık, teyakkuz halinde olarak Türkiye'nin küresel ve bölgesel rolünü taşımaya devam edeceğiz. Ekonomi olarak rol ortada. Biri notu indirmiş, kaldırmış vız gelir tırıs gider. Türkiye para politikaları noktasında her geçen gün istikrarlı bir şekilde yoluna devam ediyor" dedi. Bereket Enerji Grubu'nun, mevcut çağrı merkezi kapasitesini dört katına çıkaran ADMGDZ Çağrı Merkezi, Albayrak, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz'ın katılımıyla açıldı. Albayrak'ın mayısta dağıtım şirketlerine uyarısının ardından ilk çağrı merkezi Denizli'de devreye girdi. Dokuz ilde açılacak çağrı merkezlerinde 2028 kişi çalışacak. Çağrı merkezlerinin açılacağı diğer iller Tekirdağ, Kars, Adana, Rize, Trabzon, Konya, Şanlıurfa ve Adıyaman olacak. Aydın, Denizli, Muğla, İzmir ve Manisa'daki 4.8 milyon müşteriye hizmet verecek olan ADM-GDZ Çağrı Merkezi'nde 400 kişi çalışacak. Grubun hedefi tüketicilerin çağrılarını 20 saniyede karşılayabilmek. Albayrak, törende yaptığı konuşmada, Türkiye'nin büyümeye, güçlü duruşuna devam edileceğini belirterek şunları söyledi: "Bütün oyunun farkındayız. Hazine ihalelerindeki talebe, borçlanma maliyetlerine bakıyorsunuz, her geçen gün iyiye gidiyor. Türkiye küresel oyunun içinde bölgedeki en güvenilir istikrarlı partner olmaya devam edecek. Ekonomisiyle, yetişmiş işgücüyle, şirketleriyle bölgede ve dünyada her geçen gün eşsiz rolünü pekiştirmeye devam edecek. En zor zaman ve iklimde güçlü duruşu gösterdiğinizde diğer zamanları düşünemiyorum. Dünyadaki en tehlikeli terör örgütleriyle mücadele ediyoruz DAİŞ, PKK, FETÖ. Çok çalışmaya, büyümeye devam edeceğiz."
Milliyet

Putin 11 Ekim'de İstanbul'a Geliyor
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 10-11 Ekim'de İstanbul'da yapılacak Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantısına katılmak için İstanbul'a gelecek. Putin, toplantıya katılmak üzere 11 Ekim'de İstanbul'da olacak. Rusya ile ekonomik anlamda normalleşmeyi sağlamak üzere görüşmelerde bulunmak için Moskova'ya giden TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Putin'in İstanbul'daki toplantıya katılacağını doğruladı. Rusya Ekonomik Kalkınma Bakan Yardımcısı Aleksey Likhachev ile görüşen Hisarcıklıoğlu yaptığı açıklamada "Söz konusu ziyarette Türk Akımı gibi öncü projelerin yanı sıra, bazı Türk iş adamlarına uygulanan kısıtlamaların da kaldırılması konusunun ele alınmasını bekliyoruz" dedi. KEK'in gündeminde; Türkiye ile Rusya arasında özellikle işadamlarına yönelik vize uygulamasının yeniden kaldırılması ve iki ülke arasında TL ve Ruble ile ticaretin başlaması gibi konu başlıkları da bulunuyor. Öte yandan, Kremlin Basın Sözcüsü Dmitriy Peskov da Putin'in ziyaretini konusunda "Tüm hazırlıklar tamamlandığında gerekli açıklamayı yapacağız" ifadelerini kullandı. Putin ve Erdoğan, Sen Petersburg'ta ilişkilerin normalleşmesi sürecini başlatmışlardı. Putin, Türkiye'ye son olarak, 2015 yılı Kasım ayında G20 için gelmişti.
Star

Asırlık Dev Çatırdıyor
Bir süredir zor durumda olduğu ve sermayesini erittiği iddialarına cevap vermekle meşgul olan Deutsche Bank için dün daha kritik bir süreç başladı. Alman Hükümeti'nin zor durumda olan Deutsche Bank'ı kurtarma konusunda çalışma içinde olduğu öne sürüldü. Piyasa değeri son 6 ay içinde yüzde 50'den fazla değer kaybeden Deutsche Bank ise bu iddiaları bir kez daha reddetti. Die Zeit gazetesi, Alman Hükümeti ve finans çevrelerinin, ABD tarafından 2008 yılında yaşanan mali krizde usulsüz kredi verdiği gerekçesiyle geçtiğimiz günlerde 14 milyar dolar ceza kesilen Deutsche Bank'ı kurtarma planı hazırladığını yazdı. Habere göre, Berlin, Brüksel ve Frankfurt üçgeninde üst düzey bürokratlar, ihtiyaç duyulması halinde devreye girecek bir plan üzerinde çalışıyor. Hazırlanan planın, Almanya'nın ve Avrupa'nın en büyük bankası olan Deutsche Bank'ın ihtiyaç duyduğu kaynakları kendi imkanları ile bulamaması durumunda devreye girmesi öngörülüyor. Hazırlanan kurtarma planının, acil durumda bankaya ait bazı birimlerin Deutsche Bank'ı sıkıntıya sokmayacak değerler üzerinden başka bankalara satılmasını ve daha büyük mali sıkıntı içine girmesini önlemeyi amaçladığı belirtiliyor. İddiaya göre, gerekirse satış işlemlerinin devlet garantisi altında yapılması da öngörülüyor. Alman Hükümeti içerisinde sıkıntı içinde olan bankaların AB mekanizması ile düzlüğe çıkartılmasının tercih edilmesi üzerinde durulsa da, acil durumda Alman devletinin de doğrudan devreye girebileceği belirtiliyor.
Vatan

2050'de 1.000 Yıllık Gıdaya İhtiyaç Olacak
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes, Türkiye'nin gıdayı üretme konusunda en büyük tehdit olan iklim değişikliğinden etkilenecek ülkeler arasında yer aldığını bildirdi. 'Yapısal Sorunlar Prespektifinden Verimlilik ve Gıda Enflasyonu Konferansı'nın açılışında konuşan Cansen Başaran-Symes, iklim değişikliğinin belli ülkelerin ve bölgelerin sorunu olmaktan çıktığını, gezegeni tehdit ettiğini vurguladı. Uluslararası kurumların tahminlerine göre, 2050 yılında son bin yılda üretilenden daha fazla gıda üretilmesi gerektiğine dikkat çeken TÜSİAD Başkanı, AB tahminine göre 2080'e kadar gerçekleşecek 2.5 derecelik bir sıcaklık artışının 50 milyona yakın insanı açlık riskiyle karşı karşıya bırakacağını, geçimini topraktan kazanan dünya nüfusunun yüzde 20'sinin de iklim değişikliğinden ekonomik olarak ciddi şekilde etkileneceğini kaydetti. Cansen Başaran-Symes , bu sorun karşısında Türkiye'nin durumunu şöyle irdeledi: "Gıda ve Tarım Örgütü'ne göre Türkiye açlığa son verme hedefine ulaşan 79 gelişmekte olan ülkeden biri. Bu çok güzel bir haber. Bununla birlikte, Türkiye iklim değişikliği tehdidinden en fazla etkilenecek ülkeler arasında. Dünya Bankası'nın bu yıl yayınladığı rapor 2050 yılında Türkiye'nin de içinde olduğu geniş bir bölgede iklim değişikliği sonucu yaşanacak su sıkıntısına dikkat çekiyor. Rapora göre bu durum GSYH'nın yüzde 6'sına varan ekonomik kayıplara neden olabilecek. Gıda fiyatlarındaki yükseliş de yüzde 84'e varabilecek. Neticede, gıda güvenliği ve güvenilirliği konusuna iklim değişikliği penceresinden bakmamız kaçınılmaz." TÜSİAD Başkanı, rekabet gücünü artırmak için Türkiye'nin rekabet avantajının yüksek olduğu ürünlere odaklanması ve Gümrük Birliği'nin tarım alanında genişletilmesi müzakerelerini katılımcılık prensibiyle hazırlanmış bir etki analizi üzerine tesis edilmesi gerektiğini bildirdi.
Vatan

DÜNYA

'Mıster İsraıl'den' Veda
İsrail'in kuruluşunda rol oynayan neslin hayatta kalan son üyesi olan Şimon Peres çarşamba günü yerel saatle 03.40'ta hayatını kaybetti. Dünya Yahudi Kongresi'nin lideri Ronald S.Lauder, Şimon Peres'in ölümünü "O Mister (bay) İsrail'di' sözleriyle karşıladı. 93 yaşında olan Peres iki hafta önce felç geçirdiği için Tel Aviv şehrindeki Tel Hoshemer Hastanesi'nde tedavi altına alınmıştı. Komadaki Peres'in sağlık durumu önceki gece daha da kötüleşmişti. İsrail Başbakanlık Basın Ofisi'nin resmi internet sayfasında yer verilen açıklamada, "Basın Ofisi, eski Başbakan ve Cumhurbaşkanı Peres'in yasını tutmaktadır. Peres, İsrail için devletin kurulmasından öncesinden başlayarak şimdiye kadar önemli bir şahsiyet oldu" ifadeleri kullanıldı. Bakanlık, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı yapmış olan Şimon Peres'in cenazesi yarın resmi törenle defnedilecek. Törene ABD Başkan Obama, Demokrat Partili başkan adayı Hillary Clinton ve eşi ABD eski Başkanı Bill Clinton, Alman Başbakan Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda uluslararası ismin katılması bekleniyor. Peres, Belarus'ta 1923 yılında zengin bir tüccarın oğlu olarak dünyaya geldi. Peres, 'kartal' anlamına geliyordu. Büyükbabası Belarus'ta bir sinagogun Naziler tarafından kundaklanması sonucu ölmüştü. Peres bu olayı altı yıl önce Almanya'ya yaptığı ziyarette anlatmıştı. 11 yaşında ailesiyle İngiliz manda yönetimi altında bulunan Filistin'e göç eden Peres, İsrail parlamentosu Knesset'te 48 yıl milletvekilliği yaptı. Merkez sol siyasi çizgiyi benimsedi. 29 yaşında savunma bakanlığında bürokrat olduğu sırada İsrail'in ilan edilmemiş nükleer programının geliştirilmesinde önemli rol oynadı. Şimon Peres, siyasi kariyerinin başlarında Filistin sorununda sertlik yanlısı 'şahin' görüşleri savunuyordu. Batı Şeria'nın Yahudi yerleşimcilere açılmasını destekliyordu. Zamanla görüşleri değişti. 1980'lerden itibaren Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile müzakereleri savunmaya ve 'güvercin' bir tutum takınmaya başladı. İsrail işgali altındaki topraklardaki Filistinlilerin isyan etmesiyle 1987'de başlayan Birinci İntifada'nın sonuna doğru merkez sol İzak Rabin hükümetinde dışişleri bakanıyken, FKÖ ile barış anlaşmasıyla sonuçlanan 1993'teki Oslo Anlaşmaları'nda kritik rol oynadı. Bu çabalarından ötürü 1994'te dönemin İsrail Başbakanı İzak Rabin, FKÖ lideri Yaser Arafat ile birlikte Nobel Barış Ödülü'ne layık bulundu. İki devletli çözümü savunuyordu. Şimon Peres cumhurbaşkanlığı görevini 2014 yılının Temmuz ayında Reuven Rivlin'e devretmişti.
Hürriyet

Halep'te Hedef Hastaneler
Esad rejiminin kontrol altına almaya çalıştığı Halep kentinde muhaliflerin elindeki mahallelere havadan ve karadan saldırılar sürüyor. Dün yaralıların tedavi edildiği iki hastane ve bir fırın hedefteydi. Suriye Amerikan Tıp Vakfı'ndan Adham Sahloul, "Saldırı sabah 04.00'te oldu. Bir savaş uçağı iki hastaneyi birden vurdu. Burada faaliyetini sürdürebilen altı hastane var, hedef olan M2 ve M10 geçici olarak hizmetten çıkarıldı" dedi. M10 hastanesinde çalışan radyolog Muhammed Abu Recep de füzelerin sabaha karşı isabet ettiğini belirterek, yoğun bakım ünitesindeki hastaların üzerine enkaz parçalarının düştüğünü, iki hastanın öldüğünü söyledi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, El-Maadi semtinde düzenlenen havan saldırısında ise ekmek kuyruğunda bekleyen en az altı kişinin öldüğünü bildirdi. UNICEF, 23 Eylül'den bu yana en az 96 çocuğun hayatını kaybettiğini açıkladı. Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü ise kentin doğusunda ameliyat yapma imkanına sahip sadece iki hastane kaldığını bildirdi. BM Genel Sekreteri Ban Ki- Mun, Güvenlik Konseyi'nde yaptığı açıklamada "Bu (dün) sabah Halep'te iki hastaneye daha saldırı düzenlendiği haberleriyle uyandık. Halep'te tahrip gücü yüksek bombalar kullananlar ne yaptığının açık bir şekilde farkında. Onlar savaş suçu işlediğini biliyor. Mezbahadan bile kötü" dedi. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ise dün telefonla görüştüğü Rus mevkidaşı Sergey Lavrov'a, Rus savaş uçaklarının Halep'te gerçekleştirdiği hava saldırılarını durdurmaması halinde "Washington'ın Suriye ile ateşkes müzakerelerini durduracağı" uyarısı yaptı. Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mariya Zaharova ise ABD'nin ateşkes anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini söyledi.
Hürriyet

Riyad-Washington Hattında 750 Milyar $'Lık Kriz
ABD Başkanı Barack Obama'nın veto ettiği; Suudi Arabistan'a 11 Eylül saldırılarından dolayı dava açılmasına imkân tanıyan yasa tasarısı, ABD Senatosu'nun ardından Temsilciler Meclisi'nde de kabul edilerek yasalaştı. Obama'nın geçen cuma günü veto ettiği "Terörizmin Sponsorlarına Karşı Adalet Yasası" tasarısı, ABD Temsilciler Meclisi'nde 77 ret oyuna karşı 348 oyla yeniden kabul edildi. ABD yönetimi birçok kez tasarının Amerikan çıkarlarına zarar vereceğini ifade etmişti. Ancak vekiller, ikinci kez önlerine gelen tasarıya onay verdi. Obama'nın 2. kez veto etme hakkı bulunmadığı için tasarı ABD Kongresi'nden geçerek yasalaşmış oldu. Kamuoyunda "11 Eylül yasası" olarak bilinen düzenleme, Obama'nın başkanlığı döneminde veto yetkisini aşan ilk yasa oldu. ABD kamuoyunda tartışmalara yol açan ve Suudi Arabistan'ı derinden rahatsız eden tasarı, 11 Eylül saldırılarında hayatını kaybeden kişilerin ailelerinin, saldırılarda Suudi yöneticilerin rolü olabileceği gerekçesiyle ABD mahkemelerinde dava açabilmesine imkân tanıyor. Tasarı ilk gündeme geldiğinde Suudi yönetimi, Obama'yı "Hazine bonoları dahil ABD'deki toplam 750 milyar dolarlık varlığını satmakla" tehdit etmişti. Şimdi Riyad yönetiminin nasıl bir tepki vereceği merak ediliyor. Obama, tasarının kabul edilmesine çok sert tepki gösterdi, "Amerikan askeri personelini özellikle yurtdışında davalarla karşı karşıya bırakabilecek tehlikeli bir adım" olarak niteledi. Yaklaşık 3 bin kişinin can verdiği 11 Eylül saldırısını düzenleyen 19 teröristten 15'i, Suudi Arabistan vatandaşıydı. Kabul edilen tasarıyla ölenlerin yakınları, saldırılarda rolü olabileceği suçlamasıyla Suudi yönetimine dava açıp tazminat isteyebilecek.
Haber Türk

Saldırıların Hedefi Fırın Ve Hastaneler
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'a bağlı güçlerin kuşatmasındaki Halep'te, iki hastane ve bir fırın hava saldırılarının hedef oldu. Halep'teki muhalif güçler, rejime ya da Rusya'ya ait olduğunu düşündükleri bir savaş uçağının saldırıyı düzenlediğini söylerken, saldırıda ölen altı kişinin fırında ekmek kuyruğunda bekleyenler ile bir fırın çalışanı olduğu öğrenildi. Hastanelerde ise birçok bölümün zarar gördüğü belirtildi. Jeneratörleri vurulan hastanedeki hastaların bölgedeki diğer hastanelere nakledildiği aktarıldı. Rusya destekli rejim güçlerinin karadan saldırıları da yoğunlaştırdığı belirtildi. Muhaliflerden öğrenilen bilgiye göre, Halep'in doğu bölgesindeki saldırıların yerel saat ile dün sabah 05.00'te başlayıp, gün boyunca devam etti. Bölgedeki muhalifler, parçalara ayrılmış bölgelerdeki rejim güçlerinin kenti geri almak için daha yoğun bir saldırı düzenlemek için hareket halinde olduğunu söyledi. Başka bir muhalif yetkili ise, rejim güçlerinin Halep'in kuzeyinde muhaflilerin kontrolünde olan Handarat mülteci kampına da saldırı düzenlediğini belirtti. Halep'te birkaç bin muhalif bulunduğu tahmin ediliyor. Aralarındaki en güçlü grubun ise, İslamcı Nureddin Zengi Hareketi olduğu düşünülüyor.
Milliyet

Farc Üyeleri Barış Zamanı Pastacı Oldu
Kolombiya'da 52 yıllık iç savaşı sona erdiren anlaşmanın imzalanmasının ardından yıllarca gerilla mücadelesi yürüten 'Kolombiya Devrimci Silahlı Kuvvetleri' (FARC) üyelerinin sivil hayata nasıl katılacağı tartışılmaya devam ediyor. 2 Ekim'de referanduma sunulacak barış anlaşması kapsamında, yaklaşık 7 bin FARC üyesinin, örgüt tarafından işletilen ya da finanse edilen işletmelerde istihdam edilmesi planlanıyor. Önemli bölümü yüksek öğrenim almamış, yoksul ailelerden gelen ve kırsal bölgelerde yaşayan eski FARC gerillaları için en önemli istihdam alanı, FARC tarafından işletilmesi planlanan küçük çiftlikler ve tarım alanları. Eski gerillaların bir dönem silahlı mücadele yürüttükleri kırsal alanlara düzenlenecek turlarda rehber olarak çalışmaları, pastacılık yapmaları ya da küçük el sanatlarıyla ilgili işlerde istihdam edilmeleri de planlanıyor. Anlaşma kapsamında FARC üyelerine yeni bir iş girişiminde bulunmaları için yaklaşık 2 bin 700 dolar verilmesi öngörülüyor.
Vatan

Mültecileri 'Toz'a Benzetti
Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Cephe (FN) partisinin lideri Marine Le Pen'in yeğeni Marion-Marechal Le Pen'in son röportajında göçmenleri 'toz'a benzetmesi tartışmalara yol açtı. Le Pen Fransız BFMTV kanalına verdiği röportajda, Cumhurbaşkanı François Hollande'ın Calais'deki mülteci kampını kapatarak kampta kalan 9 bin mülteciyi ülkenin değişik yerlerindeki merkezlere aktarma planına ilişkin görüşü sorulduğunda, "Eğer bunu yaparsanız tozu etrafa saçmış olursunuz" dedi. Sunucu Jean-Jacques Bourdin'in benzetmeye tepki göstermesinin üzerine Le Pen, "Lafın gelişi söyledim. Tozu halının altına süpürmek gibi demek istedim" diye karşılık verdi. Le Pen'in sözlerine iyice sinirlenen Bourdin, "Kusura bakmayın ama siz mültecileri halının altına süpürmek istiyorsunuz. Onlarda kadın, erkek ve çocuklar, toz değiller" diye çıkıştı. Le Pen'in 'toz' benzetmesi sosyal medyada da büyük tepki çekti.
Vatan

POLİTİKA

1 Milyon Mağdur Var
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bugün 1 milyona yaklaşan OHAL mağduru var. Öğretmen sendikalı diye öğretmenlikten atıyorlar. Zalimlerin karşısında susan dilsiz şeytandır" dedi. CHP Tokat İl Başkanlığı tarafından Turhal'da düzenlenen 'Şeker Çalıştayı'na katılan Kılıçdaroğlu, temasları sırasında özetle şunları söyledi: "ÖNCE şunu söyleyeyim. Meclis'i bombalayan, vatandaşı öldüren, polisi öldüren, darbe girişiminde bulunanların süratle yargı önüne çıkartılıp hesap sorulması lazım. Meclis'i bombalamak, masum insanları öldürmek kimsenin haddi değildir. Demokrasiyi sonuna kadar savunacağız. Ama devleti yönetenler, yani hükümet olanlar her şeyi adalet içinde yapmak zorundalar. Adalet bu kadar önemli kavramdır. Bugün 1 milyona yaklaşan mazlum insanımız var, OHAL mağduru. Öğretmen sendikalı diye öğretmenlikten atıyorlar. Sendikalı olmak ne zamandan beri suç? Anayasal haktır sendikalı olmak. Atamazsınız, varsa bir kabahati verirsiniz mahkemeye, hâkim atarsa eyvallah. Ama yargısız, sorgusuz, sualsiz 'Ben seni görevinden atıyorum' olmaz. Üniversite hocaları bildiri yayınladı, vay sen misin bildiri yayınlayan, onları da üniversiteden atıyorlar. Üniversite hocasının görüşünü beğenmiyor olabilirsin. Ama üniversiteler her türlü düşüncenin özgürce dile getirildiği yerler. Öyle kabul edeceksin. Devlet memuriyetinden, lojmandan atıyorsun. Adamı hapse atıyorsun. Eşi çıkıyor, ev kiralayacak, kimse ev vermiyor. Bankada 3-5 kuruş parası var çekmek istiyor, bankadaki hesabına tedbir koyuyorsun. Darbeyi kim yaptı, talimat veren, uçağı kullanan yaptı. Sen öğretmen, işçiden, memurdan ne istiyorsun? Bir de diyorlar ki 'Bunları memuriyetten attık, sigortalı işte de çalışmayacak'. E ne olacak bunlar. Yani eline silah alıp dağa mı çıkacak? Er-erbaşlar. Hepimiz üç aşağı beş yukarı askerlik yaptınız. Komutan 'kalk' dedi mi kalkardık, 'esas duruş' deyince esas duruşta bulunurduk. Er erbaşlara komutan emir vermiş 'dışarı çık' diye. Bunları hapse atmışlar darbeci diye. Ya bunlar emir kulu. Aileleri perişan vaziyette. Daha düne kadar FETÖ ile siz kol kola gezmiyor muydunuz? 'Ne istediniz de vermedik' Ben de sordum, 'Onlar ne istedi siz ne verdiniz arkadaş.' Cevabını almış değilim. Neleri verdiniz arkadaş neleri.' İl başkanlarıma talimat verdim, nerede bir mağdur varsa sahip çıkacaksınız. Bütün mazlumlara sahip çıkacağım. Çünkü zalimlerin karşısında susan dilsiz şeytandır."
Hürriyet
Terörle Çok Ciddi Mücadele İçindeyiz
Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, "Türkiye'nin geleceğini, milleti ve devletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak için çaba sarf eden ve bu noktada ülkemizi terörize eden, terör örgütü ve örgütleriyle çok ciddi bir mücadele içindeyiz" dedi. AA Editör Masası'nın konuğu olan Kılıç, hükümetin terörle mücadele konusundaki kararlılığının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın göreve geldiği günden bu yana yaptığı açıklamalardan belli olduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanımızın bu konudaki tavrı nettir. Milletimizin de tavrı nettir. Özellikle milletimizin tavrı diyorum, çünkü görüyoruz ki terör örgütü, özellikle kendisinin merkezi olduğunu iddia ettiği bölgede, bölge halkı tarafından hiçbir şekilde karşılık bulamıyor" diye konuştu. Evlatlarını bu örgütten kurtarma çabasıyla yaşayan insanlar olduğunu dile getiren Kılıç, "Evlatlarımızı elimizden alıp götürüyorlar, ailelerine saldırıyorlar. Baktığınız zaman şehit cenazelerinde anneler Kürtçe ağıt yakıyor. Peki siz o zaman neyi iddia ediyorsunuz? 2023, 2053, 2071 hedeflerimiz var. Bunlara hep beraber ilerleyeceğiz. Aramızı bozmaya, aramıza fitne sokmaya, vatandaşımızın içerisine fitne sokmaya çalışanlara karşı uyanık olacağız. İnanıyorum ki en kısa süre içinde, en kararlı şekilde bunların kökünü Türkiye'den kazıyacağız" dedi. FETÖ ile ilgili gelişmelere de değinen Kılıç, bunların ülkelerine ihanet içerisinde olduğunu belirterek, "Bunu 15 Temmuz gecesi hep beraber yaşadık, keşke yaşamasaydık. Keşke aldığımız önlemler, yaptığımız çalışmalar bunu engelleyebilseydi ama gözü dönmüş, kendini, zihnini, düşünce yapısını ipotek altına aldırmış, teslim kişilere karşı mücadele kolay olmuyor" dedi. Bakanlığı bünyesinde FETÖ ile ilişkili 322 kişinin görevden uzaklaştırıldığını belirten Kılıç, KPSS şüphelisi olarak da görevden uzaklaştırılmış olanlar var. Mutlu olduğum bir şey var. FETÖ'nün, özellikle bağlı kuruluşlarımız, Kredi Yurtlar Kurumu ve Spor Genel Müdürlüğü ile bunların Anadolu'daki taşra olarak adlandırabileceğimiz teşkilatlarına çok fazla girme imkanları olmamış" dedi Kılıç, FETÖ'nün, federasyonların içine de girmeye çalıştığını ve bu konuda da gerekenlerin yapılacağını anlattı.
Milliyet


SPOR

F.Bahçe Teknik Direktörü Dick Advocaat, Feyenoord'u yenmek zorunda olduklarını söyledi. Grubun favorisi ve en iyi takımının, ilk maçı Feyenoord'a deplasmanda 1-0 kaybetmesine rağmen hâlâ İngiltere temsilcisi Manchester United olduğunu vurgulayan Hollandalı hoca, "Diğer 3 takım da ikincilik için mücadele edecek. Feyenoord, iki hafta önce Manchester United'ı beklenmedik bir şekilde yendi. Bu yüzden maç çok zor olacak. Biz de kazanmak mecburiyetindeyiz, eğer kazanamazsak işler bizim için çok zorlaşır" dedi. Feyenoord'un uzun süredir yenilmediğini ve rakiplerinin kalitesini bildiklerini aktaran Advocaat, "Bu sezon Hollanda ve Avrupa'da yaptıkları inanılmaz. Onların ne yapacağından çok bizim ne yapacağımız önemli. Kendi sahamızda galibiyet almak için her şeyi yapmak zorundayız" diye konuştu. Fenerbahçe'nin Türkiye'nin en büyük takımlarından biri olduğunu söyleyen 69 yaşındaki teknik adam, "Fenerbahçe'ye geldiğim için çok şanslıyım. Herkese böyle bir şans verilmiyor. Belki kariyerimin son adımı olarak burayı seçtim ve pişmanlık duymuyorum" diye görüş belirtti. Advocaat, Fenerbahçe için Hollanda Milli Takımı'ndaki görevinden ayrıldığı için pişman olmadığını da dile getirdi. Hollandalı hoca, 3 ön libero Mehmet Topal, Ozan Tufan ve Josef de Souza'nın aynı anda sahaya çıkması nedeniyle yapılan eleştirilere katılmadığını belirtti. Ozan ve De Souza'nın eskisinden farklı bir pozisyonda oynadıklarının altını çizen Advocaat, bu yönde gelen bir soruya, "Son maçı izlediniz mi? Ozan ve De Souza'nın performansını Kökenleri ön libero olabilir. Ozan ve De Souza, Mehmet Topal'ın 10 metre önünde oynadılar. Geçmişte 3 ön libero gibi oynadılar ama şimdi öyle oynamıyorlar" cevabını verdi.
Milliyet


Vodafone Arena'daki ilk Şampiyonlar Ligi maçında, Beşiktaş'ın oyuna yeteri kadar hızlı başlaması için tüm şartlar elverişli durumdaydı. Zaten Beşiktaş da, beklendiği gibi karşılaşmaya çok hızlı başladı. Anderson Talisca daha 10. dakikada kaleyi yokladı ama top filelerle buluşmak yerine auta gitti. Brezilyalı oyuncu, özellikle ilk yarıdaki etkili futbolunu 34. dakikada golle süslemek istedi. Önüne geleni ipe dizen Talisca, bir tek kaleci Rudko'yu geçemedi. Çok fazla net pozisyona giremese de, Beşiktaş ilk duran top fırsatını gole çevirdi. 28. dakikada Quaresma, Aboubakar'ın düşürülmesiyle kazanılan serbest vuruşu, kendine has bir stille ağlara gönderdi: 1-0. İlk yarıda etkisiz futbolu nedeniyle pozisyon bulamayan Dinamo Kiev karşısında, Marcelo ve Tosic ikilisi, müthiş bir uyum örneği gösterdi. Marcelo'nun 33. dakikadaki kritik müdahalesi ise ayakta alkışlandı. İkinci yarıda bir anda Galatasaray maçının ilk devresini andıran bir futbola dönen Beşiktaş, doğal olarak oyundan düşen taraf oldu. Buna rağmen 61. dakikada gole çok yaklaşan Talisca, son anda topa kafayla dokunsa da, meşin yuvarlak kornere gitti. Kartal'ın bir başka silahı Quaresma 63'te ceza sahasına girdi ama Portekizli oyuncu, pas vermek yerine klasik bir şekilde topu auta gönderdi. 65'te Dinamo Kiev'in kullandığı serbest vuruşta arka direkteki Tsyankov skoru 1-1 yaptı. Kalan dakikalarda deyim yerindeyse boşa enerji tüketen Beşiktaş, evinde çok önemli iki puanı kaybedince, gruptaki avantajını da elinin tersiyle itmiş oldu.
Milliyet

Süper Lig'e bu sezon iyi bir başlangıç yapan Galatasaray pazar günü kendi evinde gündüz maçında (16.00) Antalyaspor'u ağırlayacak. Sarı-Kırmızılılar Türk Telekom Arena'da bugüne kadar oynadığı 5 gündüz maçında da yenilgi yüzü görmedi. Cim-Bom ilk gündüz maçını 5 nisan 2015'te Karabük ile yaptı. Bu maçı 4-2 kazanan Sarı-Kırmızılılar, 20 Aralık 2016'da Akhisar Belediye'yi ağırladı ve bu mücadeleyi de 3-2 kazandı. Geçen sezonun 24. haftasında Başakşehir ile Türk Telekom Arena'da 16.00'daki maçta 3-3 berabere kalan Aslan, 27. haftada 17.00'de oynanan karşılaşmada Rizespor ile puanları bölüştü: 1-1. 24 nisan 2016'da ise Galatasaray, Kasımpaşa engelini 4-1'le aştı. 23 Ocak 2011'de Sivasspor ile Türk Telekom Arena'da maçlarını oynamaya başlayan Galatasaray, Antalyaspor ile kendi mabedindeki 100. lig maçına çıkacak. Türk Telekom Arena'da en çok maç oynayan futbolcu ise kaleci Fernando Muslera. uruguaylı eldiven TT Arena'da Galatasaray'ın kalesini tam 84 kez korudu. Yıldız kaleci bu maçların 29'unda kalesini gole kapatırken, Muslera'yı 82 karşılaşmayla Selçuk İnan takip etti.
Star

F.Bahçe Teknik Direktörü Dick Advocaat bugün UEFA Avrupa Ligi'nde karşılaşacakları Feyenoord'u yenmek zorunda olduklarını söyledi. Manchester United'ın ilk hafta Feyenoord'a yenilmesine rağmen hâlâ grubun favorisi olduğunu belirten Hollandalı teknik adam dünkü basın toplantısında şu açıklamaları yaptı: "DİĞER 3 takım da ikincilik için mücadele edecek. Feyenoord, iki hafta önce M.United'ı beklenmedik bir şekilde yendi. Bu yüzden maç çok zor olacak. Biz de kazanmak mecburiyetindeyiz, eğer kazanamazsak işler bizim için çok zorlaşır. Feyenoord maçı benim için duygusal bir karşılaşma olmayacak. Önemli bir mücadele bizi bekliyor. Rakibin ligde ve UEFA Avrupa Ligi'nde yaptıkları inanılmaz. Ama onlardan ziyade bizim ne yapacağımız önemli. Galibiyet için her şeyi yapacağız. Deplasman karşılaşmaları her zaman kendi sahanızda yaptığınız maçtan daha zordur. Bu durum Feyenoord içinde geçerli. Kadroda rotasyon yapmayacağız. Çünkü böyle bir pozisyonda değiliz. En iyi oyuncularımız sahada olacak. Robin van Persie'yi oynatıp oynatmayacağımla ilgili kararımı yarın (bugün) göreceksiniz. F.Bahçe için Hollanda Milli Takımı'ndaki görevimden ayrıldığım için pişman değilim. Buraya geldiğim için çok şanslıyım. Herkese böyle bir şans verilmiyor. Belki kariyerimin son adımı olarak burayı seçtim ve pişmanlık duymuyorum. Son iki maçta 7 gol attık, 15 kadar pozisyona girip, kalemizde sadece 2 gol gördük. Tek sorun var, çok fazla pozisyona giriyoruz ama son pas daha iyi olmalı. Futbolda pozisyona girmeniz son derece önemlidir. Son pası çalışmamız gerekecek."
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme