1 Ekim 2016 Cumartesi

01.10.2016 Genel Gündem



01.10.2016

GÜNDEM

2 Kahraman 1 Emanet
Hakkâri'de 5 gün önce terör saldırısında ağır yaralanan ve kaldırıldığı GATA'da şehit düşen Piyade Yüzbaşı Özgür Özekin (36), dün Muğla'nın Fethiye ilçesinde toprağa verilirken, 15 temmuz darbe girişiminde suikastten son anda kurtulan 2. Ordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel, şehidin küçük oğlunu gözyaşları içinde kucakladı. Şehidin cenazesi önce helallik için Tuzla Mahallesi'ndeki evine getirildi. Şehidi burada 2'nci Ordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel, Ege Ordu Kurmay Başkanı Tuğgeneral Özgür Nuhut, Aksaz Deniz Üs Komutanı Tuğamiral Ali Çekiç ve Fethiye protokolü karşıladı. Cenazeyle birlikte eve gelen şehidin annesi Aliye Özekin, eşi Müge Özekin ve ağabeyi Murat Özekin, Piyade Yüzbaşı Özgür Özekin'in tabutuna sarılarak gözyaşı döktü. Şehidin 1 yaşındaki oğlu Yağız Pars Özekin'i, Korgeneral İsmail Metin Temel kucağına aldı. Korgeneral Temel, cenaze evin önünden ayrılıncaya kadar şehidin oğlunu kucağında tuttu. Burada okunan duaların ardından cenaze Üzümlü Mahallesi İncirköy Mezarlığı'na götürüldü. Cenaze namazı kılınırken şehidin annesi Aliye Özekin ve eşi Müge Özekin, tabutun başına geldi. Eşi Müge Özekin'in "Aşkım beni niye bıraktın, gittin" sözleri yürekleri dağladı. Anne Aliye Özekin ise sürekli "oğlum" diyerek tabuta başını dayayıp ağladı. Şehidin üniversiteden ev arkadaşı olan Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Süleyman Gönül Ateş şöyle dedi: "Son olarak mart ayında görüştük. Çok başarılı bir sporcu aynı zamanda voleybol hakemiydi. Asker olmayı kendisi istedi. Diyarbakır Lice'de Tunceli'de ve Kuzey Irak'ta görev yaptı. Yüzbaşı rütbesini bu yıl takmıştı. Değerli bir arkadaşımızdı." Şehit, yakınlarının yanı sıra milletvekilleri, yetkililer ve yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı cenaze töreninin ardından uğurlandı.
Hürriyet


Bylock'çunun İlgi Alanı Kriptoymuş
Alınan bir ihbar üzerine Kütahya'nın Tavşanlı ilçesinde bir yakınının evinin bodrum katında saklanırken yakalanan İhsan T.'nin yazılım konusunda uzman olan iki arkadaşıyla birlikte ByLock programını geliştirdikleri öğrenildi. FETÖ'cü yapılanmanın kendi arasında haberleşme için kullandığı ByLock programının şifresi MİT tarafından kırılmıştı. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ByLock programında ismi yer alanlar, bu programı aktif olarak kullananlar belirlenerek kamudan ihraç edilmeye başlanmıştı. MİT'in 2015 yılı sonu itibariyle tespit ettiği ByLock programının yazılımında, "Türkçe komutlar" saptandı. Litvanya'ya ait bir program olarak gösterilen ByLock'un FETÖ'cüler tarafından yapıldığı, yazılımdaki "Türkçe komutların" bulunmasıyla netlik kazandı. Şu ana kadar ByLock programı aracılığıyla haberleşenlerin sayısının 200 bine yaklaştığı, kamuda görev yapan 37 bin kişinin ise aktif olarak bu program üzerinden haberleştiği belirlendi. ByLock programının yazılımı nedeniyle Türkiye'den bir telefon numarasından da aransa ABD'den aranıyor gibi işlem yaptığı ortaya çıktı. Yaygın olarak kullanılan Skype haberleşme programı da Estonyalı yazılımcılar tarafından geliştirilmişti. 1977 Alaçam doğumlu olan Dr. İhsan T.'nin 1999 yılında uzman olarak girdiği TÜBİTAK'ta, 16 yıl süreyle görev yaptığı belirlendi. 1999 yılında ODTÜ Matematik Bölümü'nden mezun olduktan sonra aynı yıl girdiği TÜBİTAK'ın Gebze'deki merkezinde 2004 yılına kadar, "Ulusal Elektronik Kriptoloji Araştırmaları Enstitüsü"nde uzman olarak görev yaptığı ortaya çıktı. Taşkın'ın kriptoloji bölümünde 2008 yılına kadar görev yaptıktan sonra 2008-2015 yılları arasında ise Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknoloji Araştırma Merkezi'ne geçtiği belirlendi. Dr. İhsan T.'nin 2004-2012 arasında uzman araştırmacı ve 2012-2015 yılları arasında ise baş uzman olarak görev yaptığı öğrenildi. İhsan T.'nin, TÜBİTAK'ta baş uzman olarak görev yaptığı sırada 2011 tarihinde Erasmus Programı kapsamında 94 sıralı isim olarak Estonya'nın Tallinn Üniversitesi'ne gönderildiği ve Baltıkların Silikon Vadisi olarak bilinen Estonya'nın Tallinn Üniversitesi'nde kriptolu haberleşme sistemleri üzerinde eğitim aldığı ortaya çıktı. FETÖ'cü yapılanma, etkin olduğu Estonya'nın başkenti Tallinn'de Türkçe Olimpiyatları'nın finalini yapmıştı. ODTÜ Matematik-Fen Edebiyat Fakültesi'nden mezun olduktan sonra Sabancı Üniversitesi'nde yüksek lisans ve doktora yapan İhsan T.'nin TÜBİTAK'tan ayıldıktan sonra yardımcı doçent kadrosuyla Marmara Üniversitesi'ne geçtiği belirlendi. ByLock'çu İhsan T.'nin uzmanlık alanıyla birlikte akademik ilgi alanının da yine yazılım konusu olduğu ortaya çıktı. İhsan T. akademik ilgi alanı olarak şunları gösterdi: Cebirsel Goppa kodları, kodların minimum mesafeleri, kriptoloji, kriptografi, blok ve dizi şifreleri, özet algoritmalar, sayılar teorisi.
Hürriyet

Sevr'i Mi Savunuyorsun
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Lozan' çıkışına karşılık, "Şu soruya cevap versin; sen Sevr'i mi savunuyorsun? O koltuğa Cumhuriyet'in ve Lozan'ın sayesinde oturduğunu unutmayacaksın. Şimdi diyecekler ki 'Kılıçdaroğlu Yenikapı ruhundan vazgeçti'. Eğer anladığınız Yenikapı ruhu bu ise bu ruha karşıyız" dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün yabancı medya kuruluşlarının medya temsilcileriyle bir ara gelirken,"Türkiye'nin büyük bir ülke olduğunu, darbelere karşı ortak bir tavır sergilediğimizi, bütün ayrıntıları anlattım. Hem iç hem dışarıda karşılaştığımız sorunlarla ilgili sorular geldi. O sorulara da CHP'nin görüşleri doğrultusunda cevap verdim. Önümüzdeki günlerde gazetelerde hep birlikte okuyacağız" dedi. Kılıçdaroğlu, toplantının ardından, gazetecilerin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın önceki günkü 'Lozan Antlaşması' açıklamasıyla ilgili sorusuna karşılık şunları söyledi: "Yani bu kadar işsizlik, yoksulluk varken, insanlar can derdindeyken, Türkiye'nin 81 ilinde mağdurlar bir çıkış yolu ararken Lozan niye gündeme gelir? Lozan, Türkiye'nin tapu senedi. Biz Lozan'ı savunuyoruz. Onlar Sevr'i savunuyor. Çıkıp şu soruya cevap versin: Sen Sevr'i mi savunuyorsun? Biz Ankara'yı savunuyoruz, onlar İstanbul'u savunuyor. Biz Cumhuriyet'i savunuyoruz. Onlar hilafeti savunuyor. Biz vatandaşı savunuyoruz, onlar kul olmayı savunuyor. O koltuğa Cumhuriyet sayesinde oturduğunu unutmayacaksın arkadaş. O koltuğa Cumhuriyet'in ve Lozan'ın sayesinde oturduğunu unutmayacaksın arkadaş. Kim oluyorsun? Nasıl böyle konuşabiliyorsun? Tarihine ihanet etmeye kimsenin hakkı yoktur. Tarihi bilmiyorsun çağır tarihçiyi konuş. Dün diyeceksiniz ki 'Lozan tapu senedimizdir'. Bugün diyeceksin 'Lozan ülkeyi satmaktır'. Nasıl bir anlayış? Şimdi yine diyecekler 'Yenikapı ruhundan vazgeçti Kılıçdaroğlu'. Eğer sizin anladığınız Yenikapı ruhu bu ise biz bu ruha karşıyız. Bu ülkemizi seviyoruz. Tarihimizi seviyoruz. Tarihimizle gurur duyuyoruz. Cumhuriyetimizle gurur duyuyoruz. Kendi tarihimize ihanet etmedik, etmeyeceğiz."
Hürriyet

Veliaht Prens'e Cumhuriyet Nişanı
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Nayif bin Abdülaziz Al Suud'a dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen törenle Cumhuriyet Nişanı verildi. Erdoğan, resmi ziyaret için Türkiye'de bulunan Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Başbakan Birinci Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Muhammed bin Nayif bin Abdülaziz Al Suud'u resmi törenle karşıladı. Karşılamanın ardından Erdoğan ve Muhammed bin Nayif başa başa görüştü. Görüşmede ikili ilişkiler, terörle mücadele ve Suriye başta olmak üzere bölgesel konular ele alındı. Erdoğan mülteci sorunuyla ilgili Türkiye'nin yaklaşımını ve son gelişmeleri Veliaht Prense anlattı. Bölgede huzur ve istikrar için mutlaka güvenli bölge ve uçuşa yasak bölgenin Suriye'de oluşturulması gerekitğine yönelik mesajlar veren Erdoğan, batı ülkelerinin tutumunu da eleştirdi. Erdoğan, Veliaht Prens onuruna dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde öğle yemeği de verdi. Yemek öncesi Veliaht Prense Cumhuriyet Nişanı da verildi. Erdoğan şunları söyledi: "Cumhuriyet nişanı ülkemiz ile mensubu bulunduğu ülke arasındaki dostça ilişkilerin geliştirilmesi ve iki ülke vatandaşlarını birbirine yakınlaşmaların sağlayan özellikle yabancı devlet adamlarına verilen semboldür. Aziz kardeşim, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki dostane ilişkilerin geliştirilmesine her daim büyük katkılar sağladınız. İki millet arasında kökünü tarihten, aynı değerleri paylaşmaktan alan dostluk ve kardeşlik bağlarını daha da perçinlediniz. Tefrikanın, çatışmaların, terörün bölgemizi esir aldığı zor bir dönemde bu gayretlerinizle barış, istikrar ve huzurun ikamesine destek oldunuz. Bugün Türkiye Suudi Arabistan ilişkileri ortak çabalarımızla, karşılıklı attığımız adımlarla tarihteki en müstesna günlerini yaşıyor. İki ülke arasındaki işbirliğinin her alanda gelişmesi, zenginleşmesi, yeni boyutlar kazanması bölgesel ve küresel istikrar için de fırsatlar sunuyor. Ülkemizin içinden geçtiği kritik bir süreçte geniş bir heyetle gerçekleştirdiğiniz bu ziyaret ilişkilerimizin geleceğine dair verilmiş çok anlamlı bir mesajdır. 15 Temmuz kanlı darbe girişimi sonrası milletimiz ve ülkemizle sergilediğiniz dayanışma için bir kez daha teşekkür ediyorum."
Milliyet

Madenin Patronuna Yeniden Yargı Yolu
Manisa'nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 yılında gerçekleşen ve 301 madencinin hayatını kaybettiği facia ile ilgili kömür ocağı sahibine yeniden yargı yolu açıldı. Mahkeme yeni delil ortaya çıktığı gerekçesiyle Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan hakkında verilen takipsizlik kararını kaldırdı. Bu gelişme üzerine Alp Gürkan hakkında iddianame hazırlanabileceği ifade edildi. Alp Gürkan, savcılığa ulaşan ifadesinde, "Kazanın meydana geldiği maden ocağını işleten Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. isimli şirketin en büyük ortağı durumundayım. Bu durumda hukuki anlamda şirketin patronu sayılırım. Şirketin patronu olduğum için de şirketin yönetim kurulu başkanını ve diğer üyelerini hukuken değiştirebilme yetkisine sahip bir kimseyim. Bu durumda 'şirketin patronu benim, şirkette yetkilerim var' demem gayet doğaldır. Ancak bu şekilde yaptığım beyan hiçbir şekilde hukuki ve cezai sorumluluk sahibi olduğum şeklinde yorumlanamaz" diyerek savundu. Faciayla ilgili geçen Şubat ayında hazırlanan bilirkişi raporu ağustos ayında açıklandı. Alp Gürkan ve diğer yöneticilerin faciada kusurlu oldukları belirtilen rapordaki suçlamaları göz önünde bulunduran savcılık, yeni delil ortaya çıktığı gerekçesiyle soruşturma için Akhisar Sulh Ceza Hakimliği'ne başvurdu. Sulh Ceza Hakimliği, Alp Gürkan ile Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi Haluk Sevinç ve Genel Müdür Yardımcısı Hayri Kebapçılar'ın bilirkişi raporunda 'olayın meydana gelmesinde kusur ve ihmallerinin bulunduğu' gerekçesiyle daha önce verilen takipsizlik kararını kaldırdı. Kararın sonuç bölümünde, "Soma Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.09.2016 tarih 2015/2887 soruşturma sayılı talebin kabulü ile Soma Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 30.10.2014 tarih 2014/1567 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şüpheliler Alp Gürkan, Haluk Sevinç ve Hayri Kebapçılar, yönünden ortadan kaldırılmasına" denildi. Bu gelişmeyle 3 kişi hakkında iddianame hazırlanıp yargılanabilecekleri ifade edildi.
Milliyet

Tezkere, Ohal Ve Khk İçin Yoğun Mesai
Meclis, bugün başlayacağı yeni yasama yılında önemli düzenlemeler için yoğun gündemle çalışmaya hazırlanıyor. Meclis'in 26. Dönem ikinci Yasama Yılı'ndaki ilk işi açılışın hemen ardından ele alacağı, Irak ve Suriye'ye sınır ötesi operasyon konusunda hükümete verilen yetkinin bir yıl daha uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi olacak. TBMM Genel Kurulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yasama yılı açış konuşmasının ardından teamüllerin aksine çalışmalarını sürdürecek. "Türkiye'nin ulusal güvenliğine yönelik terör tehdidi ve her türlü güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli her türlü tedbiri almak, Irak ve Suriye'deki tüm terörist örgütlerden Türkiye'ye yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek ve kitlesel göç gibi diğer muhtemel risklere karşı ulusal güvenliğin idame ettirilmesini sağlamak için hudut, şümul, miktar ve zamanı Hükümetçe takdir ve tayin olunacak şekilde, gerektiğinde TSK'nın yabancı ülkelere gönderilmesi, yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması ve bu kuvvetlerin hükümetin belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile gerekli düzenlemelerin yapılması" için verilen izin süresinin 30 Ekim 2017'ye kadar uzatılmasına dair Başbakanlık Tezkeresi bugün Genel Kurul'da ele alınacak. Süresi 2 Ekim'de dolacak tezkere üzerinde gruplar adına birer milletvekili, hükümet adına Milli Savunma Bakanı Fikri Işık konuşacak. Genel Kurul, 4 Ekim Salı gününden itibaren çalışmalarını sürdürecek. Meclisi 2017 yılı bütçesine kadar yoğun bir gündem bekliyor. AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Meclis'in ekim ayı boyunca önemli düzenlemeler için mesai yapacağını belirtti. Elitaş, olağanüstü halin (OHAL) uzatılması, Genel Kurul gündeminde bulunan iki KHK, Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanun Tasarısı, Emekli Sandığı Kanunu'nda değişiklik yapılmasına ilişkin düzenleme, Bilirkişilik Kanunu Tasarısı ve Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat Kanunu'nda değişiklik yapan yasa tasarısının görüşüleceğini söyledi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 127, 0863-128, 1576                     
ABD Doları 3, 0015-3, 0025/Euro 3, 3743-3, 3764/İngiliz Sterlini 3, 8943-3, 8978

41 Yıllık Sorun 41 Günde Çözülmez
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Hürriyet Ankara'nın konuğu oldu ve merak edilen konularda izleyecekleri stratejiyi anlattı. Milyonları ilgilendiren kıdem tazminatı konusunda bir takvim vermeyeceğini belirten Müezzinoğlu, "Haftaya görüşmelere başlıyorum. 41 yıldır gündemde olan bir konu. '41 günde bitireceğim' derseniz gerçekçi olmaz" dedi. Müezzinoğlu, "Nasıl bir bakan olacaksınız? İşçinin mi, işverenin tarafında mısınız" sorusuna da, "Bu konuda ben hep sağ ve sol ayak örneğini veririm. Sol ayağıma tırnağım batsa, topallayarak yürürüm. Sağ ve sol ayak eşit olmalıdır. Bugüne kadar hep 'alın teri kutsaldır' dedik, ama akıl teri, alın terini sömürdü. Akıl teriyle alın terini birbiriyle örtüştüreceğiz. Bunu başaramazsak patron düşmanı veya işçi düşmanı gibi slogan cümlelerle gidilir. Önemli olan bu ikisi arasında adil bir hakem olabilmektir" yanıtını verdi. Hürriyet Ankara ekibiyle sabah kahvaltısında bir araya gelen Müezzinoğlu, merak edilenleri şöyle anlattı: Yüzde 86'ya yakın kıdem tazminatından istifade edemeyen bir kitle var. Çok büyük bir problem. Ne yapıp edip çözmemiz lazım. Bir şablon yok kafamda. Kısmen Hakİş'le bir değerlendirme yaptık. Önümüzdeki hafta Türk-İş, DİSK ve TİSK'le de görüşeceğiz. Sürdürülebilir bir sistemi kurmak, alın terinin hak ve hukukunu korumak esas. Şablonu benim koymam değil mesele. Hak mahrumiyeti olmamalı. Güçlü bir hakem rolünü üstlenmek zorundayız. Sendikaların görüşleri, şerhleri var. Çalışmayı başlatacağız. Takvimlendirme çok yapılmış, geriye dönük olarak 1975'de yasal düzenleme yapılmış ve kıdem tazminatı fonunun kurulacağı söylenmiş. 41 yıllık bir konu. '41 gün gibi bir takvimde yapalım' derseniz, gerçekçi olmaz. Sürdürülebilir ve hakkaniyetli olması için, '2 ayda yapalım da bitirelim' diyeceğimiz bir konu değil. Asgari olarak taraflar, yüzde 70 oranında uzlaşmalı.
Hürriyet

Doğalgazda İki Dev Yatırım Türkiye'nin
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Türkiye'nin özellikle doğalgaz konusunda önemli yatırımlara imza atacağını söyleyerek, iki önemli projeyi açıkladı. "Türkiye'nin gaz piyasasının arz yönünü daha da iyileştirme noktasında yılbaşından itibaren çok önemli adımlar atmak için düğmeye bastık" şeklinde konuşan Albayrak, bu kapsamda ilk yüzer LNG terminali (FSRU) yatırımını yakında devreye alacaklarını ve doğalgaz depolamada da yılbaşından itibaren yeni projeler gündeme geleceğini açıkladı. Albayrak, Başbakanlık Dolmabahçe Ofisi'nde dün Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol'un açıkladığı Türkiye Raporu Lansmanı'nda yaptığı konuşmada, yılbaşından itibaren doğalgaz depolama konusunda neticelerin görülmeye başlanacağını anlatarak, şöyle devam etti: "Hedefimiz 2019- 2020 sürecinde, önümüzdeki 5 yılda doğalgaz konusunda altyapı iyileştirilmesi. Bunun yanında uluslararası müzakereleri yürüttüğümüz alternatif pazarlar geliştirmek için müzakerelerimiz çok dinamik şekilde devam ediyor. Çok yoğun çalışmaya devam edeceğiz. Altyapı çok önemli. Türkiye uzun yıllar altyapı noktasında mevcut ihtiyaçları karşılama açısından yatırımlarını hayata geçirmekte zorlanmış bir ülke. İktidarımız döneminde, hükümetimiz döneminde sadece bunu karşılama yönünde değil büyümeyi de aynı şekilde destekleme yönünde altyapı yatırımlarına imza attık. Yeterli mi değil. Enerji noktasında Çin'den sonra en hızlı büyüyen ikinci ülkeyseniz, çok daha iyi ve verimlisini yapmak zorundasınız." Türkiye'nin enerjide kurulu gücünü çeşitlendirme hedefiyle yenilenebilir kaynaklara da yeni bir pencere açacağını dile getiren Albayrak, "Yenilenebilir enerji kaynakları alanlarında (YEKA) güneş ve rüzgar enerjisiyle ilgili önemli adımlar atacağız. Ekim ayında hem güneş hem de yerli kömürle ilgili, takip eden aydan sonra da rüzgârla ilgili ilk adımları atacağız" dedi.
Hürriyet

'Faiz Yarışı İstemiyoruz'
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, son dönemde yükselen mevduat faizlerine ilişkin olarak, "Bilhassa büyük mevduat sahipleri, kurumlar var. Esas para sahibi tarafların da bu konuda ülke menfaatine hareket etmeleri gerekiyor. Bu sadece bizim temennimiz ile bankaların yaklaşımıyla olacak şey de değil. İnşallah bunu da sağlayacağız ve son aldığımız rakamlara bakıldığında onda da aşağı doğru yön var" dedi. Ziraat Portföy Katılım Endeksi gong törenine katılan Akben, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli'nin mevduat faizlerinin düşürülmesine yönelik açıklaması hatırlatıldığında, bir faiz yarışının olmasını istemediklerini belirtti. Akben, "Bu konuda hassasız. Bankalarımız da bunda son tablolarda gördüğümüz kadarıyla hassasiyet gösteriyor" ifadelerini kullandı. Akben, 15 Temmuz sonrasında konut kredilerindeki faiz düşüşünün bu alandaki kredilere ilgiyi artırdığına ifade etti. Akben, İslami finansal ürünlerdeki büyüme beklentisiyle ilgili olarak da, 2023 için yüzde 15 hedefleri bulunduğunu hatırlatarak, bu hedefin bu hızda biraz güç olduğunu söyledi. Akben, sözlerini şöyle sürdürdü: "Açılışını yaptığımız endeks ürünlerinin çoğaltılması gerekiyor. Bu alanda Vakıf Katılım'ın Vakıfbank'taki hisselerinin oraya devri ile ilgili çalışmamız var. Bu sektörün büyütülmesi gerekiyor. Yatırımların gelmesi gerekiyor. Bu sektör için Türkiye'deki yüzde 5'lik pay az. Bu sadece bankacıların düşüneceği şeyler değil. Bu alana yatırım yapan mevduat sahiplerinden tutun kredi kullananlara kadar bu sektörü büyütecek kişiler bu ülkede yaşayan insanlar. Yurtdışından da yeni yatırım talepleri de var. Bu rayına girerse sektörün büyüyeceğine umutluyuz. Bu yüzde 5'lik pay Türkiye'ye yakışmıyor." Kredi yapılandırmasında faizlerin nasıl olacağına ilişkin olarak da konuşan Akben, "BDDK'nın faiz konusunda 'şunu uygula, bunu uygula' diye bir şeyi yok. Tabii ki, bekliyoruz ki düşük faiz uygulasınlar. 72 ay derken, esnek bir vade aralığı bıraktık. Kredi kartlarının yüzde 40'ı yaklaşık 40 milyar lirası taksitli, geri kalan yüzde 50 taksitsiz kart şeklinde cereyan ediyor. Toplam kredi hacmi içerisinde çok büyük boyutlar da değil, yüzde 2'lere falan denk geliyor. Her borçlunun ya da borcunu yapılandırmak isteyenin bankalarla uzlaşacaklarını düşünüyoruz."
Milliyet

Türk Müteahhitlerini Dört Gözle Bekliyoruz
Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Gennadiyeviç Karlov, "Türk müteahhitlerini Rusya'da dört gözle bekliyoruz" dedi. Karlov, Türkiye Müteahhitler Birliği ev sahipliğinde Ankara'da düzenlenen Gündem 2016 başlıklı sohbet toplantısında konuşma yaptı. Rusya inşaat piyasasında Türk şirketlerinin itibarlarını hakkıyla kazandıklarını vurgulayan Karlov, "Bazı yıllarda Rusya'daki Türk müteahhitlere düşen pay, gerçekleşmekte olan inşaat projelerinin üçte birini oluşturuyordu. Tamamlanmış bin 571 projenin toplam maliyeti 1989- 2015 yılları arasında 55.7 milyar dolardı. Türk müteahhitlerin Rusya'ya dönmelerini bekliyoruz" dedi. Şu anda iki ülke arasında ticari, bilim ve kültürel işbirliğine dair 2016-2019 orta vadeli program üzerinde çalışıldığını da ifade eden Karlov, bu programın en kısa zamanda imzalanması ve yol haritası konumuna gelmesi temennisinde bulundu. Rusya ve Türkiye arasındaki hizmet, satın alma ve yatırım anlaşmasına değinen Karlov, "Böyle bir anlaşma imzalandıktan sonra hem ticaret hem de yatırım anlamında ilişkileri geliştirmek için yeni bir fırsat yakalayacağız" ifadesini kullandı. Ortak yatırım fonunun çoktan kurulmuş olması gerektiğine de işaret eden Andrey Gennadiyeviç Karlov, "Ticari hacmi en az 1 milyon dolar olacak fonun kurulmasıyla birlikte karşılıklı olarak diğer ülkelerin piyasalarında ortaklaşa yatırım yapma fırsatını yakalayacağız" dedi. Ticari hacmin yüzde 70 ila 80'inin özellikle Moskova, St. Petersburg ve Tataristan'da gerçekleştiğini de dile getiren Karlov, Türk iş dünyası için özellikle Sibirya ve doğu tarafları olmak üzere Rusya'nın diğer bölgelerine gitme zamanının geldiğini de kaydetti.
Milliyet

Doğalgaz Depolama İçin 2.4 Milyar Euro'luk İmza
Tekfen Holding'e bağlı Tekfen İnşaat ve Tesisat ile alman Hmb'nin yer aldığı konsorsiyum, mersin'in Tarsus ilçesinde yapılacak yer altı doğalgaz depolama tesisleri için 2.4 milyar Euro tutarında 2 sözleşme imzaladı. Tekfen tarafından yapılan açıklamada Tekfen İnşaat ve Tesisat ile Hmb'nin sözleşmelerdeki toplam payının 723 milyon Euro olacağı bildirildi. konsorsiyumun, Tarsus'ta birbirine yakın iki sahada, toplam 4 milyar metreküp kapasiteli yer altı doğalgaz depolama tesisini yapacağı belirtilen açıklamada "konsorsiyum, mühendislik, tedarik, yapım ve işletmeye alma esasıyla yapımı için yatırım lisans sahibi işverenler olan Toren Doğalgaz Depolama ve madencilik aŞ ve Gaz Depo ve madencilik aŞ firmaları ile toplam 2.41 milyar Euro tutarında 2 sözleşme imzalamıştır" ifadesine yer verildi. Projenin, işlerin başlamasını takiben 5 yıl içerisinde fiilen tamamlamasının planlandığı ifade edildi. Tarsus'ta planlanan doğalgaz depolama tesisleri, ilk defa geçen yıl ekim ayında Ekonomi bakanı nihat Zeybekci tarafından duyurulmuştu
Star

Teşekkürler Türkiye
Türkiye'ye geçmiş yıllarda bir milyonun üzerinde turistin geldiği Fransa pazarı Türk turizmcilere 2017 yılı için umut vermedi. Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkan Yardımcısı Şinasi Akçay, güvenlik kaygısıyla Türkiye'ye gelmeyen Avrupalı turistin İspanya'ya, Yunanistan'a, Hırvatistan'a, Portekiz'e dağıldığını söyledi. Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı 'IFTM Top Resa', 20- 28 Eylül 2016 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Porte de'Versailles Fuar Merkezi'nde 38'inci kez düzenlenen fuar, dünyanın dört bir yanından turizm ve seyahat profesyonellerini bir araya getirdi. ETİK Başkan Yardımcısı, Maxima Paradise Resort Oteli Genel Müdürü Şinasi Akçay da fuara katılan Türk turizmciler arasında yer aldı. Fransa'nın Türkiye için önemli bir pazar olduğunu, önceki yıla kadar 1 milyonun üzerinde Fransız turistin ağırlandığını anlatan Akçay, ülkemizin sahip olduğu kültürel ve tarihi zenginlikler, ürün ve hizmet kalitesi-ücret dengesiyle yıllar boyu Fransızlar'ın tercih ettiği bir ülke olduğunu vurguladı. Şinasi Akçay, 2013'de 1 milyon 46 bin 10, 2014'de 1 milyon 37 bin 152, 2015'te 847 bin 259 turistin geldiği Fransa'dan yılın ilk 8 ayında turist sayısının 427 bin 835'te kaldığını belirtti. Fransa pazarını yeniden kazanmanın Türkiye turizmi için önemli olduğunu vurgulayan Akçay, ilk sinyallerin 2017 için de olumsuzluğa işaret ettiğini söyledi.
Vatan

DÜNYA

Gerekiyorsa O Kadar Sürer
Fırat Kalkanı kapsamında Suriye'ye giren Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) bölgede ihtiyaç duyulduğu sürece kalacağını vurgulayan üst düzey bir Türk yetkili, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Operasyon 7-8 yıl sürer" sözlerine, "Bilemiyorum, o kadar sürmesi gerekiyorsa, o kadar sürecek tabii TSK, Türkiye'ye dönük güvenlik tehdidi ortadan kalktığı zaman çıkar" yanıtını verdi. Yetkili, TSK'nın Suriye müdahalesine ilişkin şöyle konuştu: "Harekât durup dururken yapılmadı. En son bardağı taşıran damla, Gaziantep'te 56 kişinin öldüğü DAEŞ saldırısı oldu. Türkiye'nin hem DAEŞ'e yönelik olarak bir tahkimat yaparak kendini emniyete alması gerekiyor hem de PKK'nın emellerine set çekmek için orada olması gerekiyor. DAEŞ'le mücadele meşru hakkımızdır. Suriye rejiminden izin almak zorunda değiliz. Hem Güvenlik Konseyi'nin kararları hem de BM yasasının meşru müdafaa ile ilgili 51'nci maddesi gayet açık." Güneydeki El Bab bölgesinin de harekât hedefinin içinde olduğunu, ancak askeri açıdan acele etmemek gerektiğini vurgulayan yetkili, şu ana kadar alınan bölgelerde tahkim gücü oluşturulmaya çalışıldığını ve yavaş adımlarla ilerlediklerini söyledi. Türk yetkili, geçen hafta Ankara'ya gelen ABD Dışişleri Bakanı Yardımcısı Antony Blinken ve Obama'nın IŞİD'le mücadele özel temsilcisi Brett McGurk'e hem Rakka operasyonu hem Menbiç yönetimi için Özgür Suriye Ordusu ile Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) içindeki Arap unsurların birlikte çalışması önerisi yapıldığını, ABD'nin de itirazı olmadığını söyledi. Türk yetkili şöyle devam etti: "Biz Münbiç'te ÖSO unsurlarıyla, SDG'ye mensup Arap unsurların ortak yönetim kurmasını istiyoruz. İleride Rakka'ya operasyonda da bu Arapların birlikte hareket etmesi gerekir. Onun için SDG'den çözülmeler olacaktır. Bu insanlar biraz da çaresizlikle oraya, buraya takılıp gidiyorlar. Nerede kendilerini daha güvende ve ihtiyaçlarını giderebilecek hissediyorlarsa, oraya yöneliyorlar. Aynı güveni ÖSO'dan bulurlarsa, onlarla birlikte hareket edecekleri tabidir. Geçmişte zaten hepsi birlikteydiler." Türkiye'nin YPG ile ilgili görüşünü Blinken'a da ilettiklerini belirten yetkili, Rakka operasyonunda YPG'yi hiçbir şekilde istemediklerini söyledi. Rakka'nın Arap şehri olduğunu vurgulayan yetkili, "Buraya 7-8 binlik bir Kürt gücüyle harekât yaparsanız etnik savaş başlatırsınız. Sonra kan davası, bizim bütün sınır boylarımızı yangın yerine çevirir" dedi. Yetkili, Blinken'in ziyaretiyle birlikte ABD ve Türkiye arasında Rakka operasyonu için askerden askere ilk görüşmelerin başladığı bilgisini de verdi.
Hürriyet

Peres'e Son Görev
Geçirdiği felç sonrasında çarşamba günü 93 yaşında ölen İsrail'in eski Cumhurbaşkanı Şimon Peres, dün Batı Kudüs'teki Herzl Dağı'nda düzenlenen resmi törenle toprağa verildi. Türkiye'yi Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu'nun temsil ettiği törene katılan liderler arasında ABD Başkanı Barak Obama, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Rusya adına Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko, ABD eski Başkanı Bill Clinton ve İngiltere eski Başbakanı Tony Blair de yer aldı. Cenaze töreninde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Filistin lideri Abbas ile el sıkıştı. Abbas, "Son görüşmemizin üzerinden çok zaman geçti" dedi. Netanyahu ise Abbas'a, "Cenazeye gelmenizi takdir ediyorum" yanıtını verdi. Bu arada İsrail basını, Abbas'ın bizzat Peres'in ailesi tarafından davet edildiğini yazdı. Törende Netanyahu ve İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin'in yanı sıra ABD Başkanı Barack Obama da konuşma yaptı. Obama konuşmasında ön sırada oturan Filistin Devlet Başkanı Abbas'ın cenazeye katılmasının "bir jest ve henüz tamamlanmamış barış meselesinin hatırlatıcısı" olduğunu söyledi. ABD Başkanı, Filistin ile barış girişimlerinden ötürü 1994 yılında Nobel Barış Ödülü alan Şimon Peres'in barış arayışlarını övdü. Obama, Peres'in, "Yahudiler başka bir halkı yönetmek için doğmadı, bizler kölelik ve efendiliğe karşıyız" dediğini de hatırlattı. Netanyahu konuşmasında Peres ile başta siyasi rakipken sonrasında yakın birer dosta dönüştüklerini belirtti. İsrail Başbakanı, "İsrail onun için yasta, dünya onun için yasta, ancak geride bıraktığı mirası güç veriyor, dünya için de" dedi.
Hürriyet

Rusya'nın Müdahalesinin Yıldönümünde Acı Bilanço
Rusya'nın Suriye'de başlattığı hava operasyonlarını birinci yılını doldururken, gerçekleştirilen yoğun bombalamanın sonucu olarak meydana gelen sivil kayıp sayısı 3 bin 800'ü buldu. Muhaliflerin oluşturduğu Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Rus saldırılarında yaklaşık 3 bin 800'ü sivil 9 bin 300'den fazla kişinin öldüğünü bildirdi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin verilerine göre, saldırılarda IŞİD üyesi 2 bin 700'den fazla cihatçı, farklı gruplardan yaklaşık 2 bin 800 muhalif öldürüldü. Londra merkezli örgüte göre Rus saldırıları sonucu Suriye'de 20 bin sivil de yaralandı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Sözcüsü Dimitri Peskov, dün yaptığı açıklamada, 'Rusya'nın Suriye'ye müdahalesi sayesinde militanların Şam'ı ele geçiremediğini' ifade ederken, operasyonun başarılı olduğunu savundu. Peskov, hava saldırılarının ne kadar süreceğine dair bir tarih verilmediğini ve bundan sonra da verilmeyeceğini belirtti. Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinatörü Stephen O'Brien ise Halep'teki durum konusunda yaptığı açıklamada, Halep'in Suriye'de beş yıldır devam eden iç savaşta daha önce görülmemiş bir insani felaketle yüz yüze olduğunu söyledi. O'Brien "Açık konuşayım. Doğu Halep bu dakika itibariyle uçurumun kenarında. Çoktan, Suriye'nin hiçbir yerinde tanık olmadığımız, amansız ve acımasız bir insani felaket boşluğuna korkunç bir şekilde yuvarlanıyor. Suriye kanıyor. Vatandaşları ölüyor. Hepimiz yardım çığlıklarını duyuyoruz" dedi.
Milliyet

İsrail Mavi Marmara Tazminatını Yatırdı
İsrail, 9 Türk'ün yaşamını yitirdiği Mavi Marmara baskını nedeniyle tazminat ödedi. 20 milyon dolarlık tazminat İsrail tarafından Adalet Bakanlığı hesabına yatırıldı. İsrail'in ödediği 20 milyon dolarlık tazminat oluşturulan fon üzerinden ailelere ve mağdurlara dağıtılacak. Tazminatın yatırılmasının ardından kısa süre içinde iki ülkenin karşılıklı büyükelçi ataması yapması bekleniyor. Üst düzey bir Türk yetkili, Ankara'nın Tel Aviv büyükelçisinin bir hafta ya da 10 gün içinde belirleneceğini belirtti. Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, 20 Ağustos TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiş daha sonra 1 Eylül'de Resmi Gazete'de yayınlanmıştı. Mavi Marmara krizi sonrası Türkiye ile İsrail'in imzaladığı anlaşmada İsrail, Mavi Marmara saldırısında ölenlerin ailelerine ve yaralılara toplamda 20 milyon dolar tazminat ödemeyi kabul etmişti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 2013'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı telefonla arayarak özür dilemişti.
Milliyet

Duterte Kendini Hitler İle Karşılaştırdı
Filipinler'deki uyuşturucu sorununu bitirme sözü ile devlet başkanı seçilip, tüm vatandaşlarına uyuşturucu satıcılarını öldürme hakkı vermesiyle dünya kamuoyundan büyük tepki toplayan Rodrigo Duterte, Nazi lideri Adolf Hitler'i örnek alan bir konuşma yaptı. "Hitler, 3 milyon Museviyi katletti" diye sözlerine başlayan Duterte, "Bugün 3 milyon uyuşturucu bağımlısı var ve onları topluca kesmekten mutluluk duyarım" dedi. "Almanya'nın en azından Hitler'i vardı. Filipinler'in ise" diye sözlerine devam eden Duterte, kendini Filipinler'in Hitler'i olarak işaret etti. Almanya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Martin Schaefer'den 'gaddar bir karşılaştırma' yorumu geldi. İnsan Hakları İzleme Örgütü'nden Phil Robertson ise, "Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne mi gönderilmek istiyor? Çünkü gittiği yol o yönde" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Rakka İçin Sdg-Öso Formülü
Washıngton ve Ankara arasında süren Rakka operasyonu ve Menbiç görüşmelerinde yeni bir formül ortaya çıktı. Al Jazzera'nin haberine göre Ankara, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) içindeki Arap unsurlar ve Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) işbirliği yapmasını önerdi. Al Jazeera'nin adı açıklanmayan üst düzey bir Türk yetkiliye dayandırdığı haberine göre öneri, hafta başında başkent Ankara'ya gelen ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Blinken ve Başkan Obama'nın DAEŞ'le mücadele özel temsilcisi Brett McGurk'e iletildi. Haberde ABD'nin öneriyle itirazı olmadığı, ancak işbirliğinin işe yarayıp yaramadığını fiiliyatta görmek istediği belirtildi. Türk yetkili, Rakka perasyonuna Türkiye'nin vereceği desteğin detaylarının da henüz belli olmadığını vurguladı. Türkiye ve ABD arasında Rakka operasyonu için sürdürülen görüşmelerdeki en önemli sorun, SDG içindeki en büyük güç olan PKK'nın Suriye kolu YPG militanlarının operasyonda yer almadı. YPG'lilerin Menbiç'deki varlığı da Ankara ile Washington arasında anlaşmazlığa yol açıyor. Washington yönetimi, geçtiğimiz günlerde Rakka operasyonu için SDG'ye destek vermeye devam edileceğini açıklamıştı.
Vatan

Spor
Bahaneye Yer Yok
Süper Lig'in 6. haftasında bugün Çaykur Rizespor ile deplasmanda oynayacak olan Beşiktaş'ta, Teknik Direktör Şenol Güneş maçın zor geçeceğini söyledi. Müsabaka öncesi futbolcularına uyarılarda bulunan deneyimli teknik adamın "Rakibimiz, puan cetvelinde üst sıralara tırmanmak istiyor. Şu an için Çaykur Rizespor çok önemli süreçten geçiyor. Böylesi durumlar, rakibin motivasyonunu daha da artırır. O nedenle, oyun disiplinini elden bırakmayın" ifadelerini kullandığı öğrenildi. Maçta rakip takımın oyuncularının, sahada ellerinden geleni yapacaklarını da sözlerine ekleyen Güneş, "Çaykur Rizespor'un başında, tecrübeli bir teknik adam var. Seyirci avantajını da arkasına alarak, bize sıkıntılar yaratabilirler. Dinamo Kiev maçından sonra fazla dinlenme zamanız olmadı. Önemli eksiklerimiz var ama sahada böyle bahanelerimiz olmamalı. Milli araya üç puanla girmemiz gerek" diyerek oyuncularını uyardı. Bu sezon ligin geçen seneden daha da zor geçeceğini belirterek böylesine deplasmanlarda puan kaybedilmemesini söyleyen Şenol Güneş, "Sizden isteğim pas oyunu oynayın. Gereksiz yere çalımlar atmayın. Rakip kaleye paslaşarak gidin. Bireysel oynarsanız, hem çok yorulursunuz hem de hata yapma riskiniz artar" dediği vurgulandı.
Milliyet

Fener Nasıl Ayağa Kalktı
Fenerbahçe'nin Feyenoord karşısındaki oyunu ve mücadelesi teknik heyet ve yönetim için sürpriz olmadı. Sahada basmadık yer bırakmayan sarı-lacivertliler, Hollanda Ligi'nin en formda takımı olan rakibini maç içinde adeta çaresiz bıraktı. Bu gözkamaştıran tablo birçok kişiyi şaşırtsa da özellikle Dick Advocaat böyle bir performans bekliyordu. Feyenoord karşısında ortaya konan performans adım adım geldi. Advocaat'ın tahmini takımın bu günlerde çıkış yapmasıydı. Bunu da yönetimle paylaşmıştı. Öncelikle takımın fiziksel raporlarını inceleyen Hollandalı hoca, kondisyon seviyesinin yükselmesini bekledi. Kondisyoner Fatih Yıldız ve sağlık heyeti gözetiminde çalışıldı ve takım % 90 seviyesine yaklaştı. Kısa sürede kat edilen mesafelerde geçen sezona göre %10'luk bir artış söz konusu oldu. Advocaat bu süre içinde tüm oyunculara şans vererek takımı tanıdı. Zorya deplasmanı ile birlikte kafasındaki 11 kesinleşti. Artık tek yapılması gereken takımın birbirine ve sisteme alışmasıydı. Burada özellikle Souza ve Ozan'a özgürlük tanındı. Böylelikle takım çok daha farklı bir kimliğe büründü. Kasımpaşa, Gaziantepspor maçının ardından cezalı Volkan Şen dışında da Feyenoord maçına da aynı kadro ile çıkan sarı-lacivertliler, iyice birbirine ve sistemi adapte oldu. Sonuç olarak Advocaat dönemindeki en iyi performans geldi. Buradaki saha içi etkenler sırasıyla fiziksel kapasitenin artması, teknik heyetin oyuncuları tanıması, doğru sistem ile mücadele edilmesi, oyunculara özgürlük verilmesi, teknik heyet ile takım arasındaki uyum oldu. Feyenoord maçının son 20 dakikasında bir yorgunluk söz konusuydu. Şimdiki hedef ise maçın tamamına yakın bölümünde fiziksel açıdan bu performansı sürdürebilmek. İlerleyen günlerde bu sıkıntının yavaş yavaş ortadan kalkacağı ifade edildi.
Milliyet

Rıekerınk'ten 'Foto' Mesaj!..
G.Saray Teknik Direktörü Riekerink, şampiyonluk konusunda inancını gösterdi, mayıs ayını işaret etti. Antalya maçı öncesinde basının karşısına çıkan Hollandalı teknik adam, ilk olarak Beşiktaş derbisinin değerlendirmesini yaptı. Galip gelmek için Vodafone Arena'ya gittiklerini dile getiren sarı-kırmızılıların teknik patronu, "2-0 öne geçen bir G. Saray vardı. Ama maç berabere bitti. Ancak 9 maçtır kaybetmeyen bir G.Saray takımı var. Bu güven Antalya maçını olumlu şekilde etkileyecektir" dedi Derbideki değişiklik eleştirilerine katılmayan sarı-kırmızılıların teknik patronu, "Şimdi olsa yine aynı hamleyi yapardım. Maçı iyi şekilde analiz etmeniz gerekir. Talisca'nın girişi sonrası Cenk'in de içeri gelmesiyle 4 hücumcuyla oynadılar. Kafamda senaryolar vardı. Diğer taraftan takımın da düzenini bozmamak gerekiyordu. Farklı sonuçlar ortaya çıkabilirdi. Goller duran toplardan geldi. Topun arkasında iyi duran ve iyi işler yapan bir Galatasaray vardı" diye konuştu. Riekerink, gollerin duran toplardan gelmesine bir önleminin olup olmayacağı sorusunu, "Duran toplar, maçların kaderini değiştiren konular Sorunu çok iyi değerlendirmek lazım. Basit bir duran top olarak değerlendirmemek gerekir. Bireysel dağılımlar çok önemli. Sorunun bireysel mi yoksa organize problem mi olduğunu iyi değerlendirmek gerekir. Son derbide pozisyon verdik ve duran toptan gol yedik. Bireysel ve pozisyon anlamda iki gol yedik. Hafta içi çalışmalarımızda iki gün buna ayırıyoruz" diye yanıtladı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme