6 Ekim 2016 Perşembe

06.10.2016 Genel Gündem



06.10.2016

GÜNDEM

Resmi İlana 'Terör' Şartı
Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü'nün Resmi İlan ve Reklamlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliği Resmi Gazete'de yayımlandı. Yönetmeliğin "Yayınlama hakkının durdurulması veya sona erdirilmesi" başlıklı 110. maddesi tartışma yarattı. Buna göre hakkında 'Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ve/veya Terörle Mücadele Kanunu' kapsamındaki suçlar nedeniyle ceza davası açılan yayın sahibi, ortağı veya tüzel kişi temsilcisi bulunan yayın kuruluşunun resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı durdurulacak. Benzer suçlar nedeniyle hakkında ceza davası açılan asgari fikir işçileri kadrosunda yer alan kişilerin de 5 gün içinde işten atılması gerekecek. Bu kişileri işten atmayan yayının, resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı durdurulacak. Yönetmelikle gazetelerin en erken baskıya girebilecekleri saat zorunluluğu da 14.00'ten 17.00'ye çıkarıldı. Yönetmelikle gazetelerin asgari yüzölçümü içinde yer alan her türlü yazı metninin Türkçe olması zorunluluğu da getirildi. Asgari kadroda birinci derece akrabalar da bulunamayacak. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), yeni yönetmeliğin resmi ilan hakkını keyfiyete bağladığını, gazetelerin içeriğine müdahale anlamına gelecek olan bu değişiklik ile tek tip gazetecilik yaratılmak istendiğini iddia etti. TGS Yönetimi, şu açıklamayı yaptı: "Yönetmelik değişikliğine göre; devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü için tehdit oluşturan süreli yayınlar, resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı açısından değerlendirilecek. Yapılan değişiklikte tek başına bu madde bile birçok gazetenin resmi ilanının kesileceği anlamına gelmektedir. Basın özgürlüğünün bu kadar ayaklar altına alındığı bir dönemde hükümet tüm farklı sesleri susturma amacını taşımaktadır."
Hürriyet


'Mahrem İmam' Operasyonu
15 Temmuz'daki darbe girişiminde, darbenin merkez karargahları arasında yer alan Akıncı Hava Üssü'nde görevli pilotlardan sorumlu olan FETÖ'nün "mahrem imamları"na yönelik operasyon başlatıldı. FETÖ içinde "mahrem imam" oldukları belirlenen 55 şüpheli gözaltına alındı. Hava üssünde görevli olup darbe girişime katıldığı gerekçesiyle tutuklanan pilotların ifadelerinde Gülen cemaati içinde kimlerle görüşüp talimat aldıklarını açıklamaları sonrasında FETÖ içinde "mahrem imamların" varlığı ortaya çıkarıldı. MİT, TSK ve Emniyet içinde mahrem imam olarak görev alan şüphelilerin darbe girişiminde sonra da FETÖ üyeleri ve sempatizanlarının koordine etmeye çalıştıkları, 2. darbe girişimi için hazırlık yaptıkları öne sürüldü. Mahrem imamlardan bazılarının Akıncı Üssü'nde görevli pilotlarla bağlantılarının tespit edilmesiyle birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığı (KOM), Sincan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla soruşturma başlattı. Yapılan soruşturma kapsamında Akıncı Üssü'ndeki askeri personelle bağlantısı olan 101 kişinin mahrem imam olduğu anlaşıldı. Savcı Şaban Yılmaz'ın koordinesinde yürütülen soruşturmada dün operasyon aşamasına geçildi. Dün sabah isimleri belirlenen mahrem imamlardan 55'i yakalanarak gözaltına alındı. Listedeki şüphelilerden 13'nün de daha önce tutuklandığı anlaşıldı. Mahrem imamların cemaat üyelerinin katıldığı toplantıların yapıldığı veya yaşadığı evlerin bulunması, toplantıların düzenlenmesi görevlerini yürüten normal ev imamlarının dışında, molla heyetinin verdiği talimatları alt kadrolara iletme görevini yerine getirdiği belirtildi. Şüphelilerin molla heyeti ile alt kadroların bağlantılarının kurdukları, gelen talimatları ilettikleri, cemaat kadrolarının yeniden toparlamaya belirlendi. Aynı zamanda, MİT, TSK ve Emniyet içinde mahrem imam olarak görev alan şüphelilerin 2. darbe girişimi için hazırlık yaptıkları öne sürüldü.
Milliyet

Fırat Kalkanı'nda Bir Asker Şehit
Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) kontrolündeki Ziyara meskun mahalline terör örgütü IŞİD tarafından yapılan sızma girişimi sonucu, bölgede bulunan TSK unsurları ile teröristler arasında yaşanan çatışmada 28 IŞİD mensubu etkisiz hale getirildi. Çatışmada bir asker şehit olurken, üç asker ise hafif şekilde yaralandı. Askeri kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Azaz-Rai bölgesinde muhalif unsurlardan oluşan "Özel Görev Kuvvet Grubu" karadan ve havadan sağlanan yoğun ateş desteği ile Rai'nin güneybatısında yer alan Türkmen Barı, Kuaybah, Boztepe ve Hardanah meskun mahallerinde kontrol sağladı. Son 24 saat içinde yaşanan çatışmalarda ise iki muhalif şehit oldu, 17 muhalif de yaralandı. Rai'nin doğusunda yer alan ÖSO kontrolündeki Ziyara meskun mahalline IŞİD tarafından yapılan sızma girişimi sonucu, bölgede bulunan TSK unsurları ile teröristler arasında yaşanan çatışmada bir asker şehit oldu, üç asker ise hafif şekilde yaralandı. Çatışmada 28 IŞİD mensubu da etkisiz hale getirildi. Çatışmada şehit olan Uzman Çavuş Ali Gölge'nin cenazesi Gaziantep'e gönderildi. 23 yaşındaki Uzman Çavuş Ali Gölge'nin Mersin'in Silifke ilçesindeki baba evine ateş düştü. Gölge'nin acı haberini Silifke'nin Atayurt Mahallesi'nde oturan ailesine Kaymakamı Şevket Cinbir ve Belediye Başkanı CHP'li Mustafa Turgut verdi. Haberi aldıktan sonra güçlükle ayakla durabilen şehidin annesi Elif, babası Hüseyin ve kız kardeşleri Jale ve Hale Gölge yakınları tarafından teselli edilmeye çalışıldı. Şehidin babası Hüseyin Gölge, oğlunun 8 ay önce göreve başladığını, şehit haberini sabah aldıklarını belirterek, gözyaşlarına hakim olamadı. Acılı baba Hüseyin Gölge, "Vatan sağolsun, yapacak bir şeyimiz yok. Hepimiz devlet için varız" dedi. Fenalaşan anne Elif ve baba Hüseyin Gölge'ye, sağlık ekipleri müdahale ederken, şehidin cenazesinin ise bugün toprağa verileceği belirtildi. Hava Kuvvetleri Komutanlığınca yapılan hava harekatıyla önceki gün Aktarim, Rasm al Ward, Kabtan ve Dabık'ta bulunan altı hedefe bomba atıldı, IŞİD'in komuta yeri olarak kullandığı iki bina, bir kontrol noktası, silah mevzisi haline getirilmiş bir bina ve iki toplanma noktası imha edildi. Koalisyon güçleri tarafından, Türkmen Barı, Ziyara, Suran, Aktarin, Titanah bölgelerine yönelik icra edilen dokuz hava harekâtı sonucunda, beş terörist etkisiz hale getirildi, bir ağır silah, mevzi olarak kullanıldığı tespit edilen üç bina da imha edildi. Görevlerini başarıyla icra eden savaş uçakları üslerine döndü. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), hudut hattına, olayların tespiti ve müdahale imkanlarını artıracak şekilde personel, mobil keşif gözetleme sistemi, tank ve çeşitli zırhlı araç takviyesinde bulundu.
Milliyet

Yargıtay Dünyaya Fetö'yü Anlattı
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 121 ülkenin yüksek yargı kurumlarına "FETÖ"yü ve 15 Temmuz darbe girişimini anlatan mektup gönderdi. Başsavcı Mehmet Akarca imzalı mektupta, darbe girişimi sırasında TBMM binası, Ankara Emniyet Müdürlüğü binası, Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Binası, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve diğer kamu binalarının hedef alındığı anlatıldı. Örgütün varlığına dair yeterli somut deliller bulunması nedeniyle soruşturma başlatıldığı belirtilen mektupta, devlet kurumlarını ele geçirmek, anayasal düzeni yıkarak yerine otoriter, totaliter bir cemaat oligarşisi/zümre hakimiyetine dayanan devlet düzeni" kurmak ve hükümeti devirmeye teşebbüs suçlarından FETÖ/PDY ile ilgili örgütün elebaşı Fetullah Gülen'in aralarında bulunduğu 73 kişi hakkında 6 Haziran 2016'da hazırlanan iddianamenin Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildiği anlatıldı. Darbe soruşturması kapsamında tutuklanan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın yaveri Levent Türkkan'ın ve Danıştay Hakimi Ebubekir Başel'in örgüte ilişkin itiraflarına yer verilen mektupta, şu ifadeler kullanıldı: "Örgütün, başta adliye olmak üzere devlet kurumlarına yerleştirdiği binlerce kişinin adı ve TC kimlik numaralarını içeren bilgilerin değişik şifreleme yöntemiyle örgüt tarafından saklandığı da bilinmektedir. Söz konusu darbe girişimini planlayan ve uygulayan FETÖ/PDY, 40 yıl içinde yargı, mülkiye, emniyet ve Türk Silahlı Kuvvetleri kadroları arasına sızarak, kilit görevleri ele geçirerek bu girişimde bulunmuştur. Bu kişiler, ilkokul, ortaokul ve lise yıllarından başlayarak dershane, özel okul ve yurt adı altında 'ışık evleri' olarak adlandırılan evlerde bu örgütün kontrolünde yetiştirilmişlerdir. Buralarda yetişen kişilerin söz konusu kamu kurumlarının kilit birimlerinde görev almalarının sağlandığı, gerek kendi ifadeleri gerek istihbarat çalışmalarıyla da doğrulanmıştır."
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 124,3501-124,4979                       
ABD Doları 3,0529-3,0545/Euro 3,4218-3,4257/İngiliz Sterlini 3,8905-3,8950 


Varlık Barışı Büyük Fırsat
Maliye Bakanı Naci Ağbal, iş dünyasına varlık barışı ve yeniden yapılandırmadan faydalanma çağrısında bulundu. Ağbal, varlık barışı ve yeniden yapılandırmayı misafir olarak gittiği TOBB Yönetim Kurulu toplantısında anlattı. Şu ana kadar yeniden yapılandırmaya 13 milyar lirayı aşkın başvurunun geldiğini belirten Ağbal, varlık barışıyla da iş dünyasına büyük fırsatlar sunduklarını bildirdi. Ağbal, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bugün global rekabet artık vergi uygulamaları üzerinden yürüyor. Bütün ülkeler kendi vatandaşlarının paralarını kendi ülkelerine çekmek için düzenlemeler yapıyor. Türkiye olarak biz de bu düzenlemeyi (Varlık Barışı) yapıyoruz. Vatandaşımız Türkiye'ye, ekonomisine, hükümetine güvensin. Bu düzenleme sayesinde Türkiye'ye getirilen bütün varlıklardan dolayı kimse endişe duymasın. Devlet, hükümet olarak teminat veriyoruz. 'Ben bu parayı getirdim, yarın öbür gün başıma bir iş gelir mi?' Asla böyle bir şey mümkün değil.." TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da, "Bu dönemde kamu ve özel sektör arasında diyaloğu ve iş birliğini en üst düzeye çıkarmamız lazım. 'Maliye Bakanlığının yüzü soğuktur' derler ama sizin sayenizde sorunlarımızı en açık size anlatır olduk. Sorunlarımıza çözüm bulur olduk" dedi.
Hürriyet

Yatırıma Katkı Oranı Yüzde 80
Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar'da Değişiklik Yapılmasına Dair Bakanlar Kurulu Kararı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, konuya ilişkin yazılı açıklamasında, mevcut yatırım teşvik sisteminin etkinliğinin artırılması yönünde önemli düzenlemeler gerçekleştirdiklerini ifade etti. Yapılan yeni düzenlemeyle yatırıma katkı tutarının yatırım döneminde diğer faaliyetlerden elde edilecek kazançlara uygulanacak oranını tüm bölgelerde yüzde 80'e çıkardıklarını vurgulayan Zeybekci, bu kapsamda yatırımcıların vergi indirimi desteğinden daha kısa sürede yararlanabilmesini sağlanacağını ve desteğin etkinliğinin artırılacağını kaydetti. Zeybekci, 31 Aralık'a kadar başlanacak yatırımlar için halihazırda geçerli olan avantajlı vergi indirimi oranları ile sigorta primi işveren hissesi desteği sürelerinin kalıcı uygulanmasını sağlayacaklarını belirterek, "Orta-yüksek teknolojili sanayi sınıfında yer alan motorlu kara taşıtları ve makine gibi daha çok gelişmiş bölgelerde yoğunlaşan, teknolojisi görece daha yüksek olan ürünlerin üretimine yönelik yatırımları 1, 2 ve 3'üncü bölgelerde yer alsalar dahi 4'üncü bölge destek oran ve sürelerinden yararlandıracağız" ifadelerini kullandı.
Hürriyet

Askerden Toki'ye 3 Milyarlık Arsa
Milli Savunma Bakanı (MSB) Fikri Işık, askeri arazilerin Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) devredilmesiyle ilgili rakamları açıkladı. Işık, "31 Aralık 2015 itibarıyla yapılan ilk ara mahsuplaşmaya göre; 2006 yılından bugüne kadar muhtelif illerde 244 adet parsel toplam 3 milyar 84 milyon 526 bin 250 TL (Hudut birlik tesisleri dahil) bedelle mahsuplaşılmak koşuluyla TOKİ'ye devredilmiştir" dedi. CHP Kocaeli Miletvekili Tahsin Tarhan'ın TOKİ'ye devredilen askeri arazilerle ilgili soru önergesini yanıtlayan Işık, şu bilgileri verdi: "Gebze ilçesinde bulunan MSB'ye tahsisli Şehit Çavuş Engin Aydın Kışlası toplam 645 bin 537 metrekaredir. Söz konusu kışla arazisi 263 milyon 719 bin 164 TL kıymet takdir bedeli karşılığında 16 Haziran 2015 tarihinde TOKİ Başkanlığına devredilmiş olup, mahsuplaşma tarihi itibariyle güncellenerek 316 milyon 509 bin 21 TL MSB alacağı olarak kayıtlara alınmıştır. TOKİ Başkanlığı ile imzalanan 'Askeri Tesisler Genel Protokolü' ile 'Hudut Birlik Tesisleri (Karakol) Protokolü' kapsamında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaç duyduğu bina ve tesislerin yapımı için kaynak olarak kullanılmak üzere SPK lisanslı firmalar tarafından belirlenen ve üzerinde mutabık kalınan kıymet takdir bedeli üzerinden TOKİ Başkanlığına arazi devri yapılması, diğer kamu kurumlan gibi MSB'ce uygulanan bir yöntemdir. Diğer taraftan, yerel yönetimlerin protokoller için gerekli bütçe imkanları ve mali kaynağının (kıymet takdir bedeli oranında) çoğunlukla yeterli olmaması nedeniyle arazi devri karşılığında bina ve tesis yaptırılması işlemlerinde ilerleme sağlanamamaktadır. Ancak, mali yeterliliğe sahip ve talipli olan belediyeler ile protokoller de yapılabilmektedir. Ayrıca, yerel yönetimlerin, düzenlenecek protokoller kapsamında kendi sınırları dışında askerî ihtiyaçlar için bina ve tesis yaptırmalarının ilgili mevzuat açısından mümkün olmaması da, arsa devri karşılığı bina ve tesis yaptırılması konusundaki protokollerde TOKİ Başkanlığının tercih edilmesinde önemli etken olmaktadır." Milli Savunma Bakanlığı olarak herhangi bir kışlanın TOKİ Başkanlığına devredilmek amacıyla boşaltılmadığını kaydeden Işık, "Daha önce askeri kullanımı sona ermiş ve kullanım dışı kalmış araziler Başbakanlık TOKİ Başkanlığına devredilmiştir. Bu nedenle, boşaltılarak devredilmiş bir kışla bilgisi mevcut değildir. Ancak 331 Aralık 2015 itibarıyla yapılan ilk ara mahsuplaşmaya göre; 2006 yılından bugüne kadar muhtelif illerde 244 adet parsel toplam 3 milyar 84 milyon 526 bin 250 TL (Hudut birlik tesisleri dahil) bedelle mahsuplaşılmak koşuluyla Başbakanlık TOKİ Başkanlığına devredilmiştir."
Hürriyet

'Hibrit'e Ötv Dopingi
Bakanlar Kurulu'nun Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yer alan kararıyla, "hibrit" olarak tanımlanan, hem elektrik hem de benzinli ya da dizel motora sahip araçların ÖTV oranlarında indirime gidildi. Karara göre elektrik motoru 50 KW'ı geçip benzinli motorunun silindir hacmi 1.800 cm3'ü geçmeyen binek otomobiller için yüzde 90 olan ÖTV oranı yüzde 45'e, motor gücü 100 KW'ı geçip benzinli motor silindir hacmi 2.500 cm3'ü geçmeyen binek otomobiller için yüzde 145 olarak uygulanan ÖTV oranı yüzde 90'a düşürüldü. Hükümet, daha önce "sadece elektrikle çalışan" araçların ÖTV oranlarını yüzde 3'e düşürmüş, ancak bu, hibrit araçlara uygulanmamıştı. Bu nedenle hibrit araçlar, elektrikli olarak da gidebilmelerine ve çevreci olmalarına rağmen normal araçlarla aynı ÖTV'ye tabi tutuluyordu. Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Genel Koordinatörü Hayri Erce, hibrit araçların uzun süreden beri dünya genelinde teşvik edildiğini söylerken, "Hibrit araçlar şu ana kadar mevzuatımızda tanım olarak karşılığını bulmamıştı, yani hibrit araçlarla ilgili bir vergilendirme tanımı yoktu. dolayısıyla bunun teşvik edilmesi diye de bir şey söz konusu değildi" hatırlatmasında bulundu. Torba kanun tasarısında hibrit araçlarla ilgili tanım ortaya konulduğunu belirten Erce, "Aynı elektrikli araçlarda olduğu gibi vergilendirme açısından bir tanım ortaya çıktı. Önemli olan hibrit tanımının bizim mevzuatımıza girmiş olması" dedi. Pazarda yıllık 1.000 civarında hibrit araç satışı söz konusu olduğunu, bu ÖTV indirimiyle bunun bir miktar daha artacağını kaydeden Erce, "Hibrit araçların toplam pazar içindeki payı önümüzdeki dönem teşvikle beraber artacaktır" diye konuştu. Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO'su Ali Haydar Bozkurt da, marka olarak hibrit teknolojisinin öncüsü konumunda bulunduklarını hatırlatarak, hibrit araçlar için ÖTV'nin indirilmesinden büyük mutluluk duyduklarını bildirdi. Bozkurt, "Hükumetimize bu düzenlemeden ötürü teşekkür ediyoruz. Avrupa'nın dizelle ilgili çekincelerinin olduğu bir dönemde hibrit araçlarla ilgili bu düzenleme, hükumetimizin ne kadar doğru bir karar verdiğini göstermekte. Elektrikli araçlara sağlanan teşvikten sonra biz de hibrit araçlar için böyle bir teşvik olmasını çok istiyorduk" ifadesini kullandı. "Uzun soluklu çalışmalarımızda hibrit teknolojisinin ne olduğunu bir çok ortamda gerek yetkililerimize gerekse de halkımıza aktardık. Bu düzenleme ile Türk otomotiv sektöründe yeni bir dönemin başladığını söyleyebiliriz" diyen Bozkurt, 1.6 litreden büyük benzinli motora sahip hibritlerin fiyatlarının, olması gerekenden yüzde 20 daha düşük bir miktara gerileyebileceğini söyledi. Toyota, kısa bir süre önce Türkiye'de üretimine başladığı C-HR modelinin bir de hibrit modeli olacağını açıklamıştı. Bu araç, Türkiye'de üretilecek ilk hibrit yerli olarak kabul ediliyor.
Milliyet

'Kamu' Esnafa Rakip Olmayacak
Esnafın, "Devlet ticarette bize rakip olmasın" taleplerini değerlendiren ekonomi yönetimi, kamunun ticaretten çekilmesine yeşil ışık yaktı. Düzenleme belirtildiği gibi çıkarsa, belediyeler ekmek satmayacak, devlet kurumları düğün salonu işletmeyecek. Başbakan Binali Yıldırım, pazartesi günü Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken ve beraberindeki heyeti, Çankaya Köşkü'nde kabul etti. TESK yönetimi, Başbakan Yıldırım'ın yanı sıra ekonomiden sorumlu bakanlarla görüşerek esnafın ihtiyaçlarını aktardı. Edinilen bilgiye göre, bakanlarla esnafın görüşmesinden önemli kararlar çıktı. Esnaf temsilcileri, kamu kurum ve kuruluşları ile yerel yönetimlerin ticaret yapmasının haksız rekabet olduğuna işaret etti. Yerel yönetimlerin ekmek ürettiğini, kamu kuruluşlarının düğün salonu işlettiğini, Adalet Bakanlığı'nın perakende ticaret yaptığını belirten TESK yönetimi, devletin ticari alanlardan çıkmasını istedi. "Liberal ekonomide, serbest piyasa koşullarında böyle kurumsal kimliklerle ticaret yapılması gerçek ticaret adamını engelliyor, herkes kendi işini yapsın" diyen esnafın bu talebi hükümet kanadınca olumlu karşılandı. Düzenlemenin hayata geçmesi halinde başta belediyelerin ekmek fabrikaları olmak üzere pek çok işletme kamunun elinden çıkmış olacak. Bir diğer talep de tüm ticari araçların ÖTV'siz yenilenmesi konusunda oldu. Yenilenecek araçlarda denklik aranmamasını isteyen, "ÖTV muafiyeti için Şahin marka araca Şahin marka araç zorunluluğu kalksın" diyen esnafın taleplerine ekonomi yönetimi olumlu yaklaştı. Kamyon, kamyonet, taksi, minibüs, nakliye arabası, servis aracı gibi ticari araçların hepsi uygulamadan yararlanacak. Mal taşıyan araçlar için KDV muafiyeti de toplantıda dile getirilen bir talep oldu.
Milliyet

63 Ülkeden 100 Girişimci Startup İstanbul'da Buluşacak
TOBB Startup Istanbul, dünyanın önde gelen yatırımcılarını ve girişimcilerini İstanbul'da buluşturacak. Etkinliğe, başvuruda bulunan küresel girişimciler arasından seçilen 1.000 kişi davet edildi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu birçok küresel şirketin, yüzlerce ülkedeki operasyonunu İstanbul'dan yönettiğine dikkat çekerek, "İstanbul sadece büyük şirketlerin değil, Asya, Avrupa ve Afrika'dan startupların da merkezi olarak konumlanabilir. TOBB Startup Istanbul, İstanbul'u küresel bir girişimcilik merkezi yapmanın ilk adımıdır" dedi. Bugün başlayan etkinlik 10 Ekim'e kadar sürecek. Davetli girişimciler, 6 ve 7 Ekim tarihlerinde İstanbul Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde iş modellerini dünyanın önde gelen girişimcileri ile değerlendirme fırsatı bulacaklar. Sonrasında kısa listeye kalan 50 girişimci dünyanın en önemli yatırımcılarına sunum yapacaklar. İstanbul'u girişimcilik merkezi yapmanın ilk adımı Etkinliğe ilişkin bir değerlendirme yapan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu şunları söyledi: "Birçok küresel şirket, yüzlerce ülkedeki operasyonunu İstanbul'dan yönetiyor. Bu şirketler, Türkiye'nin merkezi konumu, büyük iç pazarı ve nitelikli insan kaynağı gibi nedenlerle buradalar. İstanbul sadece büyük şirketlerin değil, Asya, Avrupa ve Afrika'dan startupların da merkezi olarak konumlanabilir. ABD'deki milyar dolarlık girişimlerin yarısından fazlasını göçmenlerin kurduğu dikkate alınırsa, bölgedeki nitelikli girişimcileri ülkemize çekmenin önemi daha iyi anlaşılır. TOBB Startup Istanbul, İstanbul'u küresel bir girişimcilik merkezi yapmanın ilk adımıdır."
Star

Yabancı Yatırımcı Moody's'e İnat Borsaya 'Tam Not' Verdi
Yabancı yatırımcı, Borsa İstanbul pay piyasalarında, Eylül'de de net alım tarafında yer aldı. Yabancılar geçen ay net 205.3 milyon dolarlık alım gerçekleştirdi. 3 aylık satış sürecinin ardından Ağustos'ta alıma geçen yabancı yatırımcılar, Eylül'de Moody's'in Türkiye'nin kredi notunu düşürmesine karşın alıma devam etti. Yılbaşından bu yana yabancı yatırımcıların gerçekleştirdiği işlemlere bakıldığında, net 583 milyon dolarlık alım yaptıkları hesaplandı. Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, yabancı yatırımcı işlemlerine paralel Mayıs, Haziran ve Temmuz'da değer kaybetmesinin ardından Ağustos'ta yükselişe geçmişti. BIST 100 endeksi, Eylül'de Moody's kararı sonrasında, ayın son bir haftasındaki düşüşe karşın TL bazında yüzde 0.69 yükseldi. Analistler, Moody's öncesinde ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faizleri değiştirmemesi ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) genişlemeci adımlarına devam etmesinin küresel piyasalarda risk iştahını artırdığını ve yabancı yatırımcıların gelişmekte olan ülkeler ile birlikte TL varlıklara yöneldiğini ifade etti. Uzmanlar Moody's kararı sonrası kurlardaki artış ve pay piyasalarındaki düşüşün yabancı yatırımcıların satışlarını sınırlamış olabileceğine işaret etti.
Vatan

DÜNYA

Musul Restleşmesi
Irak'ta önceki gün meclisin Musul kentine 12 kilometre uzaklıktaki Başika ilçesinde konuşlu Türk askeri birliğinin ülkeden çıkması yönünde aldığı kararın yankıları sürüyor. Dün sabah Irak'ın Ankara Büyükelçisi Hişam Ali Ekber İbrahim el Alevi, Dışişleri Bakanlığı'na davet edilerek, kendisine sözlü ve yazılı olarak Ankara'nın protestosu iletildi. Irak Dışişleri Bakanlığı da, Türkiye'nin Bağdat büyükelçisini bakanlığa çağırma kararı aldı. Irak Başbakanı Haydar İbadi'nin önceki akşam yaptığı açıklamalara dün Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş yanıt verdi. Ayrıca dün Irak'taki Uluslararası Koalisyon Gücü'nün ABD'li Sözcüsü Albay John Dorrian, Irak'taki Türk birliğinin koalisyon içinde olmadığını söyledi. Irak Başbakanı İbadi, önceki akşam meclisin kararı sonrası yaptığı açıklamada, "Türkiye'nin içişlerimize müdahalesini kabul etmiyoruz. Askeri varlıkları içişlerimize bariz müdahaledir ve egemenliğimize aykırıdır. Bakanlar kurulu da Türkiye Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarını reddetti, kınadı ve 'fitne yaratmak için girişim' olarak addetti. Askeri seçeneğe başvurma niyetimiz yok. Bölgesel çatışmaya girmek istemiyoruz ve korkarız ki, Türkiye'nin Musul'daki macerası bölgesel çatışmaya dönüşür. Türk liderler konuştukları planları gerçekleştirmede başarılı olamayacaklar. Bunun en büyük yansıması önce Türkiye'ye olur. Koalisyon güçleri de Irak'ın Türk askeri varlığını reddetmesinde yanımızda duruyor.
Hürriyet

Türkiye, Kosova İçin Lobi Yapmasın
Sırbistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ivica Dacic, Bosna Hersek'teki iki entiteden biri olan Sırp Cumhuriyeti'nin geçen ay yaptığı ve bölgede tansiyonu yükselten referandumla 9 Ocak'ı, "Sırp Cumhuriyeti Günü" olarak kutlanmasının "ihtilaflı" bir konu olmadığını söyledi. Dacic, Kosova'nın yeni taraflarca tanınması amacıyla Ankara'nın daha fazla lobi çalışması yapmasını istemediklerini de kaydetti. Sırp Bakan, dün Ankara'da temaslara başlamadan önce Hürriyet'in sorularını yanıtladı: Bosna-Hersek'teki iki entiteden biri olan Sırp Cumhuriyeti'nde, 9 Ocak'ın 'Sırp Cumhuriyeti Günü' olarak kutlanması için yapılan ve Bosna-Hersek Anayasa Mahkemesinin daha önce 'anayasaya aykırı' olduğunu bildirdiği ihtilaflı referandumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? - Bu referandum ihtilaflı değil. Referandumda, '9 Ocak Sırp Günü ilan edilsin mi' sorusu tüm Bosna Hersek vatandaşlarına değil, Sırp Cumhuriyeti vatandaşlarına yöneltildi. Sırbistan, (Bosna) Sırp Cumhuriyeti liderliğinin kararına müdahale etmedi. Sırbistan Devlet Başkanı Nikolic ve Başbakan Vucic ortak bir açıklamayla bu referandumu desteklemediklerini, ancak aynı zamanda Sırp Cumhuriyetinin meşru, seçilmiş temsilcilerinin siyasi kararlarını etkilemek istemediklerini açıkladı. Ayrıca, Sırbistan'ın Bosna Hersek'in toprak bütünlüğüne ve Sırp Cumhuriyeti'nin bu devletteki eşit koşullardaki varlığına saygı duyduğunu vurgulamak isterim.
Hürriyet

Kıbrıs'ta Görüşme Trafiğine Devam
Kıbrıs sorununa Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde kapsamlı çözüm müzakereleri çerçevesinde, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum lider Nikos Anastasiadis, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide'nin evsahipliğinde, ara bölgede bir araya geldi. Akıncı, Kıbrıs'ta süren yoğunlaştırılmış müzakere sürecine ilişkin, kurucu devletlerin uluslararası anlaşma yapma yetkisiyle ilgili bölümü hemen hemen tamamladıklarını söyledi. Akıncı, Rum lider ile son görüşmesinde, yönetim ve güç paylaşımı, mülkiyet, Avrupa Birliği ile ilişkiler ve ekonomi başlıkları altında henüz uzlaşmaya varılamayan konuları ele almaya başladıklarını belirterek, bazı konularda yakınlaşmalar sağladıklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Akıncı, federal yapılarda kurucu devletlerin kendi yetki alanlarına giren belli konularda uluslararası anlaşma yapma yetkisinin bulunduğuna işaret ederek, Belçika, Almanya ve Kanada'da bunun örneklerinin görülebildiğini ifade etti. Bir sonraki liderler görüşmesinin, 7 Ekim'de yapılacağını kaydeden Akıncı, söz konusu dört başlıkta henüz üzerinde anlaşmaya varılamamış konuları, bu görüşmelerde tamamlamaya veya en aza indirmeye çalışacaklarını vurguladı. Eide ve yardımcılarının hangi görüşmede hangi konuların ele alınacağı üzerine bir liste hazırladığını dile getiren Akıncı, bu listede birden çok başlık altında yer alan konuların bir bölümde toplandığını, liderler olarak bir sonraki toplantıda hangi konuların ele alınacağını yaptıkları toplantıda kararlaştıracaklarını kaydetti. Akıncı, toprak başlığıyla ilgili görüşmelerin hangi ülkede yapılacağının henüz belli olmadığını, ancak büyük ihtimalle tarafsız bir ülkede yer alabileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Akıncı, yapılacak çalışmalarda daha fazla yakınlaşma elde etmenin mümkün olduğunu belirterek, bir kısım anlaşmazlık noktasının 2017'ye sarkacağını, bunun çok net görülebileceğini, büyük oranda 4 başlığı bitirmek istediklerini söyledi.
Milliyet

En Küçük Makina Nobel Getirdi
Bu yılın Nobel Kimya Ödülü, dünyanın en küçük makinasını yapan üç Avrupalı bilim insanına verildi. 8 milyon İsveç Kronunu (2.8 milyon TL) paylaşacak olan bilim insanları Fransız Jean-Pierre Sauvage, İngiliz Sör James Fraser Stoddart ile Hollandalı Bernard Lucas Feringa'nın yaptığı makina, insan saç telinden 10 bin kat daha küçük. Çalışmaya üç bilim insanı da hem beraber hem de ayrı olarak katkı sağlarken, Stoddart, çalışma ekibi için "Sadece bilimsel bir aile değil, neredeyse biyolojik bir aile; birbirimizle çok yakınız" yorumunda bulundu. Ödülü getiren makinalar, gerekli enerjiyi aldıkları zaman istenilen görevi yerine getirebiliyor, hatta hareketleri kontrol dahi edilebiliyor. Moleküler makinaların 1830'larda üretilen elektrik motoru ile aynı etaplardan geçtiğini vurgulayan Nobel Akademisi, "Bilim insanları birkaç krank kolu ile tekerleği dönecek şekilde teşhir ettiği zaman, elektrikli trenlere, bulaşık makinalarına, fanlara ve yiyecek işlemcilerine öncülük ettiklerinin farkında değillerdi" açıklamasını yaptı. Bu moleküler makinaların ilk olarak kullanılmaya başladığı alan da tıp oldu. Yapılan araştırmalar, moleküler makinaların çok küçük bir olumsuz etkiyle yutulabildiğini gösterirken, bu makinaların vücuttaki hastalıklarla savaşmakta, zarar görmüş hücreleri tamir etmekte ve DNA yapılarını irdelemekte kullanılabileceği düşünülüyor. Aziz Sancar, 2015 yılında iki bilim insanı ile beraber Nobel Kimya Ödülü'nü kazanmıştı.
Milliyet

Daeş Ve Nusra'nın Uçağı Mı Varmış?
ABD ile Rusya arasından yaşanan gerilim ve Suriye kapsamında ilişkilerin bitirilmesinin ardından, Moskova yönetiminin Tartus'a S-300VM 'Antey- 2500' tipi (Gladyatör) hava savunma füze sistemi gönderdiği iddiaları doğrulandı. Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, Rus basınına yaptığı açıklamada Suriye'ye 'Gladyatör' gönderdiklerini duyurdu. Bu gelişme üzerine ABD'den 'füze sisteminin varlığını sorgulayan' yönde açıklamalar geldi. Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest, günlük basın toplantısında, konu hakkında yaptığı açıklamada "DAEŞ veya El-Kaide'nin savaş uçağı olduğunun farkında değildim" dedi. Pentagon Sözcüsü Peter Cook da bu yeni füze savunma sisteminin farkında olduklarını kaydederek, "Rusya temel amaçlarının terörizmle mücadele olduğunu söylüyor, ancak bildiğimiz kadarıyla bölgedeki DAEŞ ve El-Nusra gibi terör örgütlerinde hava gücü mevcut değil. Belki Rusların konuyla ilgili daha iyi bir açıklaması vardır." şeklinde konuştu. Cook, yeni füze savunma sisteminin bölgedeki DAEŞ karşıtı koalisyonun uçuş planlarını aksatmaması için tüm tedbir ve ihtimalleri düşündüklerini de vurguladı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner da Gladyatörün Rusya'nın Suriye'deki 'terörizmle mücadele' hedefiyle uyuşmadığını belirtmişti. Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü Konaşenkov de iddiaları doğruladıktan sonra; hava savunma sisteminin, Rusya'nın Suriye'deki deniz üssü Tartus ve bölgedeki gemilerinin havadan gelecek tehlikelere karşı korunması amacıyla konuşlandırıldığını belirtti ve 'Batı'nın kaygılanmasına anlam veremediğini söyledi. Öte yandan RT'ye konuşan Rusya Federasyon Konseyi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Konstantin Kosaçev, ABD Başkanı Barack Obama'nın görev süresi dolana dek Moskova ve Washington arasında Suriye konulu yeni bir anlaşma beklenmemesi gerektiğini söyledi.
Star

18 Gün Sürdü
İngiltere'de Avrupa Birliği (AB) ve göçmen karşıtı görüşleriyle bilinen aşırı sağcı Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi'nin (UKIP) kadın lideri Diane James istifa etti. UKIP'in genel başkanlığına 18 gün önce seçilen 57 yaşındaki James, istifa gerekçesi olarak 'partide yapmak istediği reformlar için yeterli yetkisinin olmamasını' gösterdi. Ancak parti içi kaynaklardan İngiliz basınına yansıyan bilgilere göre James'in istifasında, aşırı sağcı partinin mali durumunun kötü olması da rol oynadı. Parti içindeki yetkililer ise James'in istifasının arkasında eşinin geçirdiği sağlık sorunlarının olduğunu öne sürdü.
Vatan

POLİTİKA

Ohal'ın Nedeni Siyasi Ayaklar
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, OHAL'in 3 ay daha uzatılmasını, "Amaç darbe girişiminin siyasi ayağını tartıştırmamak" sözleriyle değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, işkence iddialarının TBMM İnsan Hakları Komisyonu'nda araştırılması gerektiğini de savunarak, "Bu Türkiye'nin itibarını sarsar. Kurunun yanında yaşın yanması mevzuunda da giderek artış var. Bu mağduriyetlerle FETÖ meşruiyet sağlamaya çalışabilir" uyarısında bulundu. Partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında gelişmeleri kurmaylarına değerlendiren Kılıçdaroğlu, Hürriyet'in edindiği bilgiye göre şunları söyledi: "OHAL'in uzatılması doğru bir karar değil. Bir an önce sonlandırılması gerekiyor. OHAL'in uzatılma nedeni darbe girişiminin siyasi ayağının tartıştırılmaması. Konunun siyasi ayağına mutlaka girilmeli. AKP bundan imtina ediyor. Emniyete girdi, adliyeye girdi, sağlığa girdi, eğitime girdi, camiye girdi, siyasi ayağı olmadan, bu iş olmaz. İşkence iddiaları mutlaka araştırılmalı, ciddiyetle sorgulanmalı. Bu, Türkiye'nin itibarını sarsar. Kurunun yanında yaşın yanması mevzuunda da giderek artış yaşanıyor. Bu mağduriyetlerle FETÖ uluslararası alanda meşruiyet sağlamaya çalışabilir. Bu nedenle incelenmeli. Başka okul olmadığı için cemaat okuluna gidenler açığa alınıyor, Bank Asya'ya hesap açtıranlar tutuklanıyor. Türkiye kendine güvenen bir ülke, 2016'da işkence kabul edilemez. TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu'nun işkence iddialarını araştırması gerekir."
Hürriyet

Anayasa Türk Evladına Emanet..
Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, iki yeni üyenin yemin töreninde darbe girişimini, "Darbeler siyasi irademize ve aklımıza giydirilen deli gömleğidir" diye eleştirdi. Arslan, 15 Temmuz şehitlerinden bahsederken, Anayasa'nın başlangıç kısmındaki 'demokrasi ve Türk evlatları' ifadelerini hatırlatarak, "Bu ifadeler artık toplumsal ve siyasal bir gerçekliğe tekabül etmektedir" dedi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, tutuklanan iki Anayasa Mahkemesi (AYM) üyesinin yerine seçtiği Recai Akyel ile Yusuf Şevki Hakyemez için dün Yüce Divan Salonu'nda ant içme töreni düzenlendi. Tören devletin zirvesini, iktidar ve muhalefeti bir araya getirirken AYM Başkanı Zühtü Arslan, konuşmasında özetle şunları söyledi: "Darbeler siyasi irademize ve aklımıza giydirilen deli gömleğidir. Darbecilik, milli iradeyi gasp etmeye çalışan, vesayetçi elitizmin pençesinde demokrasiyi içten içe kemiren, iflah olmaz bir hastalık, tam bir siyasi sapkınlıktır. 15 Temmuz sonrası oluşan birlik, ülkenin tüm farklı unsurlarını çatısı altına toplayarak, 'biz' düşüncesini yeniden inşa etmiştir. Bu anlayışla 15 Temmuz'da bir kez daha hortlayan darbeci zihniyete milletçe verilecek en güzel cevap, demokratik ve özgürlükçü yeni bir anayasa yapmaktır. Darbelerin ve darbe teşebbüslerinin arkasındaki vesayetçi anlayışı tamamen tasfiye eden, milletin siyasi özne olduğunu ilan eden ve insan haklarına dayanan, demokratik hukuk devletini tüm kurum ve kurallarıyla tesis eden yeni bir anayasa, hepimizin, özelikle de demokratik siyasetin 15 Temmuz şehitlerine ve gazilerine vicdan borcudur. 15 Temmuz sonrası oluşan birlik ruhu, yeni anayasa için gerekli iklimi de sağlamıştır. (Anayasa'nın 'Türk milleti tarafından, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur' cümlesiyle sona eren başlangıç bölümünü şöyle yorumladığını belirterek) Malumunuz olduğu üzere Anayasanın başlangıç kısmındaki demokrasi aşkı ve Türk evlatları kavramı üzerine epey düşündüm. Gerçekten bu kavramlar neye tekabül ediyor? İşte 15 Temmuz, bu paradoksun ve ironinin de ortadan kalkışını simgeliyor. Artık gerçekten de Anayasa, Türk milletinin hürriyet ve demokrasiye aşık evlatlarına emanettir. Anayasanın başlangıç kısmındaki bu ifadeler artık toplumsal ve siyasal bir gerçekliğe tekabül etmektedir."
Hürriyet

SPOR

Koyu bir Beşiktaş taraftarı o Koç Holding Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Rahmi Koç, "İnşallah bu sezon da şampiyon oluruz" dedi. Beşiktaş, Koç Holding ile bir sponsorluk anlaşması daha imzaladı. Giyim markası Brooks Brothers, siyah beyazlı takımın futbolcularını giydirecek. Vodafone Arena'da dün düzenlenen törene Rahmi Koç'un yanı sıra Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, RMK Classic CEO'su Füsun Kuran da katıldı. Koç Grubu markalarının yıllardır Beşiktaş'a destek olduğunu hatırlatan Orman, "Sponsorluk anlaşmalarımıza futbol takımımızın efsane sponsoru Beko ile başladık. Rahmi Bey'in ilgisiyle tekerlekli sandalye takımımıza RMK Marine sponsorluk yapıyor. Hentbol takımımızın sponsorluğunu Aygaz-Mogaz yapıyor. Stadımızdaki catring anlaşmasını da onlarla yaptık. Brooks Brothers ile 5. anlaşmamızı yapıyoruz. Bu markaların Beşiktaş ile anılmasından Beşiktaş camiası adına mutluyum" dedi.
Hürriyet


Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, bugün oynanacak Ukrayna maçı öncesi düzenlediği basın toplantısında, kadroya almadığı Arda Turan ve yıldızlarla ilgili soru istemedi ancak kendisi isim vermeksizin değerlendirmeler yaptı. Terim, servis edilen yalanlar olduğunu belirterek başladığı konuşmasında özetle şunları söyledi: "Milli maçlar öncesi servis edilen, yazılan, söylenen yalanlarla beslenmeden dolayı patlamamı, kızmamı ağzıma geleni söylememi bekliyorsunuz. Halinizden anlıyorum. Ama beklentileri karşılayamayacağım, kusura bakmayan. Planların bir parçası ve aleti olmayacağım. Görevimin sorumluluğu içinde davranmaya ve ihtiyacımız olan sağduyuyu göstermeye çalışacağım." Milli Takım kadrosuna aldığım veya almadığım oyuncularla ilgili kabul edilemez yazı ve yorumlardan, şahsımla ve oyuncularımla ilgili, aldığım ve almadığım oyuncularımla ilgili haksızca, karalayıcı ifadelerden ve servislerden gerçekten derin üzüntüsü duyduğumu bilmenizi isterim." "Oradan buradan duydum' diyerek ortaya atılan çirkin iddia ve ithamların her biriyle tek tek mücadele edeceğimden emin olabilirsiniz. Tekrar ediyorum, aldığım veya almadığım oyuncular ve şahsımla ilgili ahlaksızca haber ve yorumlara izin vermeyeceğimden emin olabilirsiniz. Geçmişte olduğu gibi"
Hürriyet

Ankara'da oynanan 32. Cumhurbaşkanlığı Kupası finalinde Anadolu Efes'i 77-69 yenmeyi başaran Fenerbahçe, tarihinde 6. şampiyonluğuna ulaştı. Anadolu Efes'in hücumda büyük sıkıntı çektiği ilk çeyrekte Fenerbahçe de ritmini bulamadı ancak 5. dakikayı 8-1 önde geçmeyi başardı. Efes 6-0'lık seri ile krizden çıksa da, 10 dakikalık bölüm 15-9 Fenerbahçe üstünlüğüyle geçildi. 2. çeyreğe daha iyi hücum ederek başlayan Fenerbahçe, 13. dakikada 21-9'luk üstünlüğü yakaladı. Efes, alan savunmasıyla rakibin hızını kesip farkı tek hanelere çekse de, Datome'nin en kritik anlarda bulduğu dış şutlar, Fenerbahçe'nin devreyi de 39-27 galip bitirmesini sağladı. F.Bahçe'nin 42-29'luk skoru yakaladığı 3. çeyrekte Efes, Thomas'ın sayılarıyla arayı yeniden kapadı. Ancak bu kez de Sloukas, art arda penetrelerle skor bulup, takımını önde tutmayı başardı. Dixon'dan da kritik üçlükler bulan Fenerbahçe, son çeyreğe de 64-56 galip giren taraf oldu. Son çeyrekte Fenerbahçe'nin top kayıplarını iyi değerlendirerek farkı 6 sayıya kadar düşüren Efes, boyalı alanı savunamayınca daha fazlasını yapamadı, Udoh-Vesely ikilisiyle skor bulan sarı-lacivertli ekip, salondan 77-69 galip ayrılarak Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı müzesine götürmeyi başardı.
Milliyet



--   PhD. Osman Çelebi  Marmara University  +90 505 667 4553

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme