7 Ekim 2016 Cuma

07.10.2016 Genel Gündem



07.10.2016

GÜNDEM

5 Sifreli Eagle
15 Temmuz darbe girişiminde rol alan FETÖ mensuplarının belirlenmesinde büyük önem verilen, gözaltına alma, kamudan uzaklaştırma ve ihraç için kriterler arasına alınan ByLock ve Eagle kullanıcısı olmak, Ankara'da istihbarat ve siyasilerin en çok ilgilendiği konulardan biri. FETÖ'cülerin önce ByLock ardından da Eagle isimli şifreli haberleşme sistemini kullandığının ortaya çıkmasından sonra, bu ağların kullanıcıları araştırılıyor. Hükümet kaynaklarından edinilen bilgiye göre, 6 Şubat 2016'da kullanımından vazgeçilen ByLock sistemini, ilk belirlemelere göre 180 bin kişinin kullandığı iddia edildi. Bu listedeki gerçek kullanıcıların belirlenmesi için MİT tarafından sürdürülen çalışmalarda 53 bin gerçek kullanıcıya ulaşıldığı ifade edildi. Bu kişilerin arasında siyasilerin bulunmadığı, gözaltına alınan, atılan ve halen aranan isimlerle örtüştüğü bilgisi paylaşıldı. ByLock'u kullandığı iddia edilen diğer 130 bin kişinin gerçek kullanıcı olmadığı, bu isimlerin internette ortak wi-fi adresi kullanımı nedeniyle listeye alındığı öne sürüldü. ByLock konusunda süren tartışmaların önemli ayağını ise siyaset oluşturuyor. Hükümet üyeleri, ByLock kullanıcısı olan bürokratlar ve mevcut milletvekillerinin bulunduğu iddialarının mücadeleyi zayıflatmak için ortaya atıldığını savunuyorlar. Hükümet kaynakları, daha sonra ulaşılan Eagle haberleşme sistemine ByLock'tan daha fazla önem veriyor. ByLock'un kapatılmasından sonra kurulan ve sadece 2 bin 500 kullanıcısı olan bu sistemi, bizzat darbe sürecinde görev alıp yönlendirme yapan isimlerin kullandığı ifade ediliyor. İddialara göre, Eagle'ın server'ı da ByLock gibi Baltık ülkelerinde saptandı. İki server da Türkiye'ye getirildi. Eagle konusunda hükümetle paylaşılan en önemli bilgilerden biri de sisteme 5 aşamalı şifreyle girilmesi oldu. Bu şifrelemenin oldukça farklı kurgulandığı öğrenildi. Buna göre, sistemin açılması için önceden verilen 5 ayrı şifrenin belirlenen sırayla girilmesi gerekiyor. Ancak uygulama, ilk 4'ünün 'yanlış şifre' olduğunu bildiriyor. 5'inci şifre girildiğinde sistem açılıyor. Bu 5 şifrenin verilen sırayla kullanılması ve 5 aşamalı sürecin tamamlanması gerekiyor.
Hürriyet


7 Beraata Bozma Talebi
Balyoz Davası'nda, İstanbul 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği mahkûmiyet kararı, Yargıtay 9'uncu Ceza Dairesi'nce onanarak kesinleşmişti. Anayasa Mahkemesi (AYM) sanıkların bireysel başvurusu üzerine adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermişti. Bunun üzerine davaya yeniden bakan İstanbul Anadolu 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi, bilirkişinin 'Balyoz Harekât Planı'nın sahte olduğunu tespit etmesi üzerine 236 sanık hakkında beraat kararı vermişti. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, davanın sanıklarından Çetin Doğan, İhsan Balabanlı, Behzat Balta, Mehmet Kaya Varol, Metin Yavuz Yalçın, Erdal Akyazan ve Emin Küçükkılıç'a verilen beraat kararını, 'usul ve yasaya aykırı olduğu' gerekçesiyle temyiz etmişti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnameyi tamamladı. Başsavcılık tebliğnamesinde 7 sanık hakkındaki beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirildi. Tebliğnamede, Balyoz Davası'na konu olan ve 2003'te 1'inci Ordu Komutanlığı'ndaki seminerde yapılan konuşmalara dikkat çekilerek ses kayıtları suç delili gösterildi. Tebliğname, temyiz incelemesini yapacak Yargıtay 16'ncı Ceza Dairesi'ne gönderildi. Başsavcılığın tebliğnamesinin bağlayıcılığı bulunmuyor. 7 sanıkla ilgili son kararı Yargıtay 16'ncı Ceza Dairesi verecek. Daire yerel mahkemenin beraat kararını bozarsa dosya bu sanıklar için yerel mahkemede tekrar görülecek. Beraatlar onanırsa, dava 7 sanık yönünden de kesinleşebilecek. Balyoz davası avukatlarından Hüseyin Ersöz, ses kayıtlarının tek başına darbe ya da suç için anlaşma suçunu oluşturamayacağını belirterek, şöyle dedi: "Balyoz Harekât Planı'nın sahteliğinin bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, yazılı bir metin olmaksızın bir darbe teşebbüsünün de söz konusu olamayacağını belirttik. Beraat kararının onanması için Yargıtay 16. Ceza Dairesi'ne savunmalarımızı sunacağız. Balyoz Planı'nın sahteliği tespit edildikten sonra, ortada bir darbe planı kalmadığına göre Çetin Doğan ve diğerleri hakkındaki beraat kararının bozulması mümkün değil. Yüzlerce subayın katıldığı seminerde bir darbe teşebbüsünün konuşulduğu ve yargılananların suç için anlaştığı isnadı da hayal ürünü bir iddianın 2. perdesi olacaktır. 15 Temmuz darbe teşebbüsü bize bir darbenin nasıl planlanacağını ve hayata geçirildiğini gösterdi. Darbe girişimi dururken kumpas davaları mağdurlarının yeniden gündeme taşınması ancak ve ancak FETÖ/PDY'nin propagandasına hizmet edecektir."
Hürriyet

'3. Havalimanı, Sektörü Başka Role Taşıyacak'
Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı İlker Aycı, 3. havalimanı projesinin havacılık sektörünü başka bir role taşıyacağını söyledi. Bölgenin en büyük sivil havacılık fuarı, 11. Sivil Havacılık ve Havalimanları Fuarı ve Havacılık Endüstrisi Tedarik Zinciri Platformu (İstanbul Airshow) başladı. Atatürk Havalimanı Genel Havacılık Apronu'ndaki fuarın açılışına Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürü Funda Ocak, THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı M. İlker Aycı, THY Genel Müdürü Temel Kotil, TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Sani Şener ve Atatürk Havalimanı Mülki İdare Amiri Mehmet Ali Ulutaş katıldı. Açılışta konuşan Aycı, "Havacılık sektörümüzü başka bir role taşıyacak 3. havalimanı projesi için elimizden gelen bütün desteği vereceğiz. Zor bir dönemde başarılı bir organizasyon tertip ediliyor" dedi. Havacılığın krizi en iyi değerlendiren sektörlerden olduğunu kaydeden Aycı "2017'de daha önce elde ettiğimiz başarıları gölgede bırakacak atılımlarla yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Şener de Türk sivil havacılığı ile birlikte fuarın da geliştiğini ifade ederek, Türkiye'nin uluslararası sivil havacılık alanındaki atılımlarının önemine işaret etti.
Haber Türk

İstanbul'da Bombalı Motosiklet Terörü
İstanbul dün bir kez daha terörle sarsıldı. Bahçelievler Fatih Caddesi'ne park edilen bomba yüklü bir motosiklet, dün saat 15.00 sıralarında büyük bir gürültüyle infilak etti. Patlamayla birlikte caddedeki 75. Yıl Polis Merkezi'nde görevli polisler havaya birkaç el ateş açtı. Bölgenin kalabalık olduğu bir sırada yaşanan patlamada çevreye saçılan şarapnel parçalarının isabet ettiği 10 kişi yaralanırken, cadde adeta savaş alanına döndü. Evlerin camlarını yerle bir eden patlamanın şiddetiyle, bazı binaların balkonları da çöktü. Saldırının ardından yaralılar hemen çevre hastanelere kaldırılırken, bölgeye çok sayıda itfaiye ve ambulans sevk edildi. Bölgeyi güvenlik şeridi içine alan polis, saldırıya ilişkin delil topladı. Çatılara konuşlanan keskin nişancılar ikinci bir saldırı ihtimaline karşı bölgeyi kolaçan etti. Patlama sonrası İstanbul Valisi Vasip Şahin de olay yerine gelerek güvenlik güçlerinden bilgi aldı. Vali Şahin, saldırının Kobani olaylarının yıldönümüne denk geldiği yönündeki bir soru üzerine çalışmalar tamamlandıktan sonra örgütün niteliğinin belirleneceğini söyledi. Polis, çevrede bulunan güvenlik kameralarını inceleyerek saldırıyı yapan kapüşonlu kasklı şüphelinin eşkalini tespit etti. Ardından, bombalı motosikletin plakasından sahibine ulaştı. Motosiklet sahibinin aracını bir arkadaşına ödünç verdiğini söylediği öğrenildi. Bunun üzerine kimliği tespit edilen kişinin PKK terör örgütü üyesi olduğu belirlendi. Saldırının PKK'lı failininde aralarında bulunduğu 6 kişi gözaltına alındı. 3'ü İstanbul'da, bombacı ve 2 kişi ise Aksaray ilinde yakalandı. Patlamada A3 veya A4 tipi plastik patlayıcı kullanıldığı öğrenildi. Görgü tanıklarından Metin Alev, "Daha önce ses bombası duymuştum, onlardan çok daha fazla bir ses çıktı" diye konuştu. Servis beklerken saldırıya yakalanan Emre Ünalan ise, "3-4 el silah sesi duyduk. Bir de olay yerinde 'İkinci bomba var' diye bağırışlar duyduk" diye konuştu. Öte yandan RTÜK tarafından patlamayla ilgili olarak Başbakanlığın yazısı üzerine geçici yayın yasağı getirildiği açıklandı.
Milliyet

Ya Öğretmen Anlatamıyorsa?
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, katıldığı Çağrı Okulları İlkokul bölümü açılış töreni sonrası açıklamalarda bulundu. Yılmaz, öğretmen alımlarında mülakat uygulanmasıyla ilgili şunları söyledi: "Mülakatlarla ilgili tartışmaları yaratanlar mülakatlara gölge düşürmek için yapıyorlar. Mülakat yapılması gerekir, öğretmen beden dilini kullanabiliyor mu? Öğretmen teknolojik yeniliklere açık mı? Bunlar mülakat yapmadan nasıl anlarsınız? Testi çözdü, yüzde 100'ünü çözdü. Peki anladığını anlatamıyorsa, beden dilini kullanamıyorsa Öğrenci bir konuyu kendisinden daha iyi biliyorsa ona karşı tutumu nedir? Bunları ölçmeden nasıl bu ülkenin teslim edeceğiz. Testi çözdü, yüzde yüzünü de çözdü. Peki anladığını anlatamıyorsa? Beden dilini kullanamıyorsa? Bir konuda öğrenci kendisinden daha da iyi bilebilir. Öğrenci bir konuyu ondan daha iyi bildiğinde öğretmenin ona karşı reaksiyonu nedir? Bunları ölçmeden ülkenin geleceği olan evlatlarınızı ona nasıl teslim edersiniz? Dolayısı ile mülakat doğrudur. Milli eğitim temel kanununda var. Bizim getirdiğimiz sistemde değil. Eskiden de vardı uygulanmıyordu. Biz şimdi uyguladık. Öğretmenleri biz mülakattan önce çağırdık. Bir eğitimi verdik, 'sizlere bu soru havuzunu veriyoruz. Bu soru havuzundan başka hiçbir soru sorulmayacak' dedik."
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 123,2761-123,3842            
ABD Doları 3,0491-3,0503/Euro 3,3934-3,3957/İngiliz Sterlini 3,7852-3,7912 

Kadınlar İş Peşinde
Kadınlar iş istiyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 15 yaşının üzerinde ve çalışma çağında 26 milyon kadın var. Haziran 2016 itibariyle bu kadınların yüzde 36.8'i işgücüne katıldı. Kadınların işgücüne katılım oranının yüzde 36.8'e çıkması ise Türkiye için tarihi bir rekor. Böylece 9 milyon 574 bin kadın işgücüne katılmış oldu. İşgücüne katılan kadınlar 8 milyon 358 bini ise iş buldu ve istihdam edildi. 1.2 milyon kadın ise işsiz. Türkiye'de halen daha 16 milyon 455 bin kadın da işgücü dışında bulunuyor. Türkiye İş Kurumu'nun (İşkur) verileri de kadınların iş derdini daha iyi ortaya koyuyor. Yılın ilk altı ayında İşkur'a kayıtlı kadın işgücü yani kendisine uygun iş olduğunda hemen çalışabilmek için İşkur'da kayıt oluşturan kadın sayısı yüzde 47 arttı. Bu rakam böylece 1 milyon 829 bin 791'e ulaştı. Kadınların işgücüne katılım talebi son yıllarda büyük artış gösteriyor. Her ne kadar bu katılım oranı Haziran 2016'da yüzde 36.8 ile tarihinin en yüksek seviyesine çıkmış olsa da gelişmiş ülkelerden oldukça geride. Ancak 2002 yılının sonunda kadınların işgücüne katılım oranı sadece yüzde 22.2 seviyesindeydi. 24.8 milyon kadından sadece 5.5 milyonu işgücündeydi ve 4.8 milyon kadın istihdam ediliyordu. 20 milyona yakın kadın ise işgücünün dışındaydı. Özellikle 2008 küresel krizinin ardından Türkiye'de kadınların işgücüne katılımı hızlandı. 2008 krizi döneminde yüzde 25 olan kadınların işgücüne katılım oranı 2013 Temmuz ayında yüzde 31.9'a yükseldi. Rakam bununla da sınırlı kalmadı ve bu yıl haziranda tam yüzde 36.8'e çıktı. Aslında neredeyse 10 puanlık bir gelişme yaşandı. Bu gelişme çalışabilecek çağda olan 26 milyon kadından 9.5 milyonunun işgücünde olduğunu ortaya koyarken 8.3 milyon kadının da istihdam edildiğini gösteriyor. Yine 2005 yılına göre istihdam edilen kadın sayısının 2'ye katlandığını görebiliyoruz. İşgücü dışındaki kadın sayısında da Haziran 2016'da tarihi en düşük seviye görüldü. 16.4 milyon kadın işgücü dışında kaldı. Bu oldukça büyük bir rakam olsa da geçmiş yıllara göre milyonlarca kadının işgücüne katılmayı tercih ettiğini ortaya koydu.
Hürriyet

Yatırım Yapın, Ne İsterseniz Vereceğiz
Başbakan Binali Yıldırım, dün ekonomi bakanlarıyla birlikte Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) ev sahipliğinde iş dünyasını temsil eden 81 il temsilcisinin katılımıyla yapılan 9. Ticaret ve Sanayi Şurası'na katıldı. Şurada iş dünyasına seslenen Yıldırım, "TOBB'dan, siz sanayicilerden özellikle bir ricam, bir istirhamım var. Cazibe merkezi olarak tanımladığımız 23 ilden oluşan bölgeye yönelik bir hamle başlatmanızı istiyorum. Hepimiz elimizi taşın altına koyacağız. 'El eli yıkar, el de döner yüzü yıkar' diye bir tabir var. Dolayısıyla o bölgelerde mutlaka pozitif ayrımcılık, yatırım yapacağız, karşılığını biz vereceğiz, hiç merak etmeyin. Ne istiyorsak karşılığını vereceğiz, bundan emin olabilirsiniz" dedi. Gençleri dağa çıkmaktan kurtaracaklarını da sözlerine ekleyen Yıldırım şöyle konuştu: "Onlara dağdan daha heyecanlı iş imkanları sunacağız. Türkiye'nin mutlak üstünlüğü yok, petrolü yok, doğalgazı yok. Mukayeseli üstünlüğümüz var. O da genç nüfusumuz, beşeri kaynağımız. Şimdi bu gücümüzü kullanma zamanı geldi. Biz üzerimize düşen görevi yapacağız, gençlerimizi eğitimle donatacağız. Siz bu gençleri alıp geleceğe hazırlayacaksınız, sorumluluklarını siz alacaksınız. Tarım herşeye rağmen Türkiye için stratejik bir sektördür. Tarımı bu teşviklerle devreye soktuğumuzda ülke ekonomisine katkısını kısa sürede 15 milyar artırmış olacağız. Hayvancılıkta esas olan kendi hayvan varlığımızı artırmaktır. Satın alıp keserek biz bu işin içinden çıkamayız. Damızlığı, bakıcılığı kendimiz yapacağız. "
Hürriyet

Enerjide Yakın Takip
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, hem bürokrasiye, hem de özel sektöre verdikleri talimatların takipçisi olacaklarını söyledi. Gelecek 10 yıllık süreçte 50 bin MW yatırım yapılacağını, iletim altyapı yatırımı da yapılması gerektiğini belirten Albayrak, "Hem pedal dönecek, hem çalışmaya devam. Önümüzdeki beş yıl dediğimiz bu yatırımların hayata geçirilmesi ile ilgili bütçeleri, takvimleri ortaya koyduk. Talimat verdik. Vermekle olmuyor. Bakan ya da siyasetteki biri talimat veriyor. Konuşuyor televizyondan. Ben şimdi hayal ediyorum, bürokrat gülmeye başlıyor, biz bildiğimizi okuyoruz. Talimat vermekle kalmayıp talimatın hayata geçmesi ile ilgili takip süreci başlatacağız. Bugün dünden daha fazla mesai ortaya konulmaya başlanıldı. Sektör özelleşti, herkes bildiği gibi yapsın, yok öyle iş. Destek vermeye de, denetlemeye de, takibe de devam edeceğiz" dedi. Albayrak, Enerjisa'nın 20 milyon müşterisine hizmet verecek olan ve 300 kişiye istihdam sağlayan çağrı merkezinin açılışını yaptı. Vatandaşın dakikalarca telefonun ucunda bekletilmesi halinde müşteri memnuniyetinden bahsedilemeyeceğini söyleyen Albayrak, "Çağrı merkezlerinde 2 bin, teknik konularda 4-5 binlik rakamla, 25 - 30 bin kişiye ulaşacak, iş, aş oluşturacak bir sistemi başlattık. 9 merkezden bahsediyoruz. Süreç yıl sonuna kadar tamamlanacak 2017 itibariyle müşteri memnuniyeti içerisinde önemli bir iyileşme başlayacak" şeklinde konuştu. Albayrak, yerli kömür ve güneşte iki önemli ihale olacağını belirterek Çayırhan'da Ankara bölgesinin elektrik ihtiyacının üçte birini karşılayacak bir enerji yatırımına imza atılacağını kaydetti. İlk güneş ihalesinin bu yıl sonunda yapılacağını kaydeden Albayrak, "İthalata bağımlı, teknolojide dışa bağımlı, istihdamda dışarı bağımlı bir eko sistemde olmaz. Nasıl yapacağız bugün itibariyle ortaya konulan teşvik ve stratejik yatırım planlaması çerçevesinde önemli bir şart koyacağız. Yerli üretim ve Ar - Ge şartı. Oranları ile çok önemli bir yerlilik kriteri getirecek bu ihale ile. Gelelim, burada üretelim yok. Son modüle kadar tümünün Türkiye'de üretileceği bir sistem. Alalım, yurtdışında üretelim, getirelim olmaz. Dünya kadar yetişmiş zımba gibi mühendisimiz var" diye konuştu.
Milliyet

İslam Kalkınma Bankası'ndan Projelere 'Açık Çek'le Destek
İslam Kalkınma Bankası Türkiye Direktörü Saleh Jelassi, Türkiye'ye gelecek 10 yılda enerji yatırımları için ciddi bir destek sağlamayı planladıklarını belirterek, "İslam Kalkınma Bankası'nın AAA reytingini kullanarak, Türkiye'deki enerji yatırımcılarının daha düşük maliyetli finansman kullanmasında ve enerji yatırımlarının gerçekleşmesinde yardımcı olabiliriz." dedi. Bankanın, son iki yılda enerji sektörüne 540 milyon dolar kaynak sağladığını ve bu şekilde 2 milyar doların üzerinde yatırımın gerçekleşmesine yardımcı olunduğunu anlatan Jelassi, sağladıkları bu finansmanın büyük bir bölümünün yenilenebilir enerji ve sanayide enerji verimliliğinin geliştirilmesi için kullanıldığını belirtti. Jelassi, bu yatırımların sonucu olarak Türkiye'de 600 megavatlık kurulu gücün devreye alındığını ve Türkiye'nin enerji ithalatına katkıda bulunulduğunu ifade etti. Jelassi, "Banka tarafından kabul edilebilir projelerle, Türkiye'ye gelecek 10 yılda enerji yatırımları için ciddi bir destek sağlamayı planlıyoruz. Bu süreçte, Türkiye'nin de hedefleri doğrultusunda yenilenebilir enerji alanı destekleyeceğimiz temel alanlardan biri olmaya devam edecek. Finansmanımız tabii ki yenilenebilir enerjiyle sınırlı değil" dedi.
Akşam

Moody's Sonrası Da Tl'ye Sahip Çıktık
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's'in Türkiye'nin kredi notunu düşürmesinin ardından Türk halkı, 23-30 Eylül döneminde 4 milyar dolar döviz satarak Türk Lirası'na destek oldu. Merkez Bankası'ndan derlenen verilere göre, Moody's'in kredi notunu düşürmesinin ardından 23-30 Eylül'de mevduat bankaları ve katılım bankalarında yabancı para (YP) mevduatı dolar bazında yüzde 2.3 düşüş kaydetti. YP mevduat, söz konusu dönemde 3 milyar 831 milyon dolar azalarak 165 milyar 170 milyon dolardan 161 milyar 339 milyon dolara geriledi. Mevduat bankalarındaki YP mevduat yüzde 2.29 düşüşle 155.2 milyar dolardan 151,7 milyar dolara, katılım bankalarındaki YP mevduat da yüzde 2.8 azalışla 9.9 milyar dolardan 9,7 milyar dolara indi. Bu süreçte vatandaşlar (gerçek kişiler) 1.7 milyar dolar, tüzel kişiler 2 milyar dolar ve yurt dışı yerleşikler 135 milyon dolar sattı.
Star

Özel Sektörde 2017 Maaş Zammı Yüzde 9
Korn Ferry Hay Group'un bu yılın ağustos-eylül döneminde 52 sektörden, bin 572 şirketten insan kaynakları yöneticisiyle birebir görüşmeler sonucu gerçekleştirdiği '2016 Ücret ve Yan Haklar Araştırmaları'ndan derlediği bilgilere göre Türkiye genelindeki özel şirketlerin maaşlarda yapacağı zam 2017'de ortalama yüzde 9 olacak. İş gücü yatırımında son birkaç yıldır öne çıkan yerli şirketler ise yabancı şirketlerle aynı oranda zam yapacak. Yerli şirketler, bu yıl yaptıkları yatırımı 2017'de de korumaya devam edecek. Türkiye istihdamına ve genel iş gücü maliyetlerine yön veren holdingler de ülkedeki genel ücret artışına paralel olarak yüzde 9'luk bütçe belirledi. Araştırmaya göre, gelecek yıl en yüksek maaş zammı yüzde 12.2 ile çağrı merkezleri sektöründe yapılacak. En düşük zam oranı uygulayacak sektör ise yüzde 7.8 ile yatırım ve finansal kiralama sektörü olacak. Korn Ferry Hay Group Bilgi Hizmetleri Müdürü Ersin Yıldırım "Geçen yıl gibi 2017'de de yüzde 9 düzeyinde gerçekleşecek ücret artışları, özel sektörün önünü görebildiğini ve gelecek planlarını büyüme üzerine kurguladığını gösteriyor" dedi.
Star

DÜNYA

Irak, Türkiye'yi Bm'ye Şikâyet Etti
Irak'ın DEAŞ işgali altındaki Musul kenti yakınlarında bulunan Başika Üssü'ndeki Türk askerlerinin ayrılmasını isteyen Bağdat hükümeti, meseleyi BM Güvenlik Konseyi'ne taşıdı. Irak, BMGK'nın Türk askeri varlığının tartışılması için acil olarak toplanmasını istedi. Irak Dışişleri Bakanlığı'nın internet sitesinde toplantı talebinin "Türkiye'nin Irak'ın toprağını ihlal etmesini ve içişlerine müdahalesini ele almak üzere" yapıldığı belirtildi. Bağdat hükümeti, bu yönde adımlar atarken, Mesud Barzani'nin yönetimindeki Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nden (IKBY) Bağdat'a eleştiri geldi. IKBY Hükümeti Sözcüsü Sefin Dizayi, yaptığı yazılı açıklamada Musul'un Başika bölgesindeki Türk askerinin, Bağdat yönetiminin onayıyla yerleştiğini belirtti. Dizayi, "Terör örgütü DEAŞ'ın saldırılarının yoğunluk kazanmasından sonra uluslararası koalisyon güçlerinin yanı sıra birçok ülke Kürdistan bölgesi ve Irak'a askeri yardım, güçlerin eğitilmesi ve donatılması konusunda destek sundu. Bu çerçevede Irak federal hükümeti ve Savunma Bakanlığı'nın bilgisi ve rızası doğrultusunda Musul kentine yakın Başika ve Duberdan bölgelerinde Musul polisi ve gönüllü güçlerin eğitimi için iki kamp kuruldu. Kürdistan Bölgesi Hükümeti de bu süreçte kolaylık sağladı. Bu çerçevede Türk askeri uzmanlar da her iki kampta Musul polisi ve gönüllü güçlere askeri eğitim vermeye başladı" ifadelerini kullandı. Dizayi, Türk askerlerinin konuşlandığı kampların Irak savunma bakanı tarafından da ziyaret edildiğini anımsattı. Eski Musul Valisi ve Türk askerinin eğittiği Sünni milis gücü Haşdi Vatani'nin lideri Asil Nuceyfi ise "Biz Türk askerinin Irak'ta kalmasını istiyoruz. Bu gereklidir çünkü Haşdi Vatani'yi onlar eğitiyor" dedi.
Hürriyet

Halep Çağrısı
Suriye'nin Halep kentinde, Rus hava desteği altında Suriye ordusuna bağlı güçler muhaliflerin kontrolündeki bölgelerde ilerleyişini sürdürüyor. Suriye ordusu önceki akşam, 'insani yardımların kolaylaştırılması' için Halep'teki hava ve topçu saldırıları azaltacağını duyursa da dün kentte çatışmalar devam etti. Londra merkezli ve muhalif çizgideki Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nden yapılan açıklamada, Suriye ordusunun önceki akşam 2013 yılından beri muhaliflerin kontrolünde olan, kritik önemdeki Bustan el Başa bölgesine ilerlediği belirtildi. Suriye ordusundan yapılan açıklamada da Bustan el-Paşa'da taarruz başlatan birliklerin önceki gece aldığı bölgelerle birlikte mahalleyi büyük oranda kontrol altına aldıkları iddia edildi. Birleşmiş Milletler'in Suriye özel temsilcisi Staffan di Mistura, İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlediği dünkü basın toplantısında, Fetih eş-Şam Cephesi'nden kenti terk etmelerini istedi. Eski adıyla Nusra Cephesi olan,El Kaide bağlantılı gruba seslenen Özel Temsilci, "Lütfen gözlerime bakar mısınız? Eğer haysiyetle ve silahlarınızla ayrılmayı düşünürseniz, size şahsen refakat etmeye hazırım" dedi. Suriye ordusunun sayıları 900 olan Nusra militanlarını bahane ederken, 100 bini çocuk 275 bin sivilin kuşatma altında kaldığını söyleyerek Rusya ve Suriye'ye ateşkes çağrısında bulunan Mistura, "Eninde sonunda en fazla iki, iki buçuk ayda bu gidişle doğu Halep kenti tamamen yok olacak; özellikle tarihi kentten söz ediyorum. Saldırılarda terörist olmayan binlerce sivil de ölecek. Bu duruma pasif kalarak yeni bir Ruanda ya da Srebrenitsa'yı kabul etmeyeceğim" diye konuştu. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad da dün bir Danimarka televizyonuna yaptığı açıklamalarda, Rusya'nın yardımıyla Halep dahil tüm Suriye topraklarını kurtaracaklarını söyledi. Esad, "Teröristlerin sadece Halep'i değil, Suriye'nin herhangi bir bölgesini kontrol altına almasını kabul etmeyeceğiz. Bu bizim misyonumuz ve amacımız. Bir sonraki adımımız bu olacak" diye konuştu. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova da batılı ülkelerin Halep'teki insani durumu önemsemediğini, tek dertlerinin kentteki militanlar olduğunu kaydetti. Zaharova, "Washington sokaklarında ABD kurumlarının mümkün olan her şekilde koruduğu El Nusra'dan birkaç militanın yürüdüğünü düşünün. Onlara ne yapacaklarını düşünün. Nasıl olur da bu insanlar dünyanın bir noktasında yeryüzünden anında silinecekken başka bir noktasında adalet savaşçısı olarak gösterilebiliyor?" dedi.
Hürriyet

İsrail'e Batı Şeria'da 'Bina' Tepkisi!
İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'ya Yahudi yerleşimciler için konut inşa etme projesi, tepkilerin odağı oldu. İsrail hükümetinin Filistin topraklarında 98 konuta onay verildiğini açıklaması üzerine, ABD Dışişleri, İsrail hükümetinin hedefinde 300 konut projesinin bulunduğunu açıkladı. Bununla birlikte Almanya Dışişleri Bakanlığı da, İsrail'in Batı Şeria'da yeni yerleşim birimleri inşa etme kararını büyük endişeyle karşıladıklarını duyurdu. ABD Dışişleri Bakanlığı ise bu kararın Filistin ve İsrail arasında çözüm arayışlarına zarar vereceğini ifade etti. Birleşmiş Milletler'in açıklamasında da, İsrail'in kararından duyulan endişe dile getirilirken, bu durumun, İsrail- Filistin ilişkilerini zedeleyeceği vurgulandı. Konuyla ilgili Türkiye ve İngiltere'den de kınama açıklamaları geldi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in, iki devletli çözüm zeminini tahrip eden bu tür tasarruflara bir an önce son vermesi gerektiği kaydedildi. İsrail ise işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da yapmayı planladığı 98 binanın "yeni Yahudi yerleşim birimi sayılmayacağını" öne sürdü. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, kalp rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı. 81 yaşındaki Abbas'ın kalp testinden geçirildiği belirtildi. Filistin Haber Ajansı, Mahmud Abbas'ın kalp damarına kateter takıldığını duyurdu. Abbas'a yapılan test sonuçlarının iyi olduğu açıklandı.
Milliyet

Musul'a Operasyon Planı Netleşiyor
Musul operasyonunda Türkiye'yi devre dışı bırakma çabaları ve buna yönelik tartışmalar sürerken, olası operasyonun ayrıntıları netleşmeye başladı. IŞİD işgaline son vermek amacıyla 120 bin askerin katılacağı Musul operasyonunda ön cephede Irak ordusundaki Sünni askerler ve milis güçleri yer alacak, Şii askerlerse takviye güç olarak kente girmeye çalışacak. Peşmerge geride savunma hattı oluşturacak. Türkiye, operasyona direk katılmaması halinde bile Sünni, eski Musul Valisi Asil Nuceyfi'nin lideri olduğu Haşdi Vatani güçleri üzerinden bölgede söz sahibi olacak. Operasyon sonrası ise Musul bölünecek ve Ezidilerin yaşadığı Şengal ilçesi vilayet olacak. Türkiye'nin Musul operasyonuna katılmak istemesi Irak yönetimindeki Şiilerin tepkisini çekiyor. Sünni Haşdi Vatani gücününün eğitimi için Başika Kampı'nda bulunan Türk birliği, operasyona dahil olmak amacıyla Kürt yönetimi ile temaslarını sıklaştırdı. Operasyonla birlikte peşmergeler, Musul'daki Kürtlerin yaşadığı yerleşim yerlerinin tamamını denetim altına almayı amaçlayacak.
Milliyet

İnadına Barış!
Kolombiya'da on binlerce kişi, Pazar günü referandumda sadece 63 bin oy farkla reddedilen barış anlaşmasına destek vermek için ülkenin çeşitli kentlerinde yürüyüşler düzenledi. Kolombiya hükümetine ve Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) örgütüne "savaşa dönülmemesi" çağrısı yapıldı. 14 kentte yapılan yürüyüşler öğrenciler tarafından sosyal medyada organize edildi. Yürüyüşlere toplam 26 üniversite destek verdi. Başkent Bogota'da barış yürüyüşüne katılanlar, mumlar ve beyaz bayraklar taşıdı. Amerikan Associated Press haber ajansına konuşan Carlos Charry adlı gösterici "Barış geciktirilemez. Herkesin şunu anlamasının zamanı geldi: Son 52 yılda yaptığımız yanlışları tekrarlayıp duramayız" dedi. Öte yandan Cumhurbaşkanı Juan Manuel Santos, referandumda "Hayır" cephesinin lideri olan selefi Alvaro Uribe ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Santos görüşme sonrası yaptığı açıklamada Kolombiya'da çok yaklaştıkları barışın mutlaka tesis edilmesi gerektiğini söyledi. Alvaro Uribe ise nüfusun yarsıını değil herkesi tatmin edecek bir barış anlaşmasına ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Vatan

Kadınların Fendi Hükümeti Yendi
Polonya Başbakan Yardımcısı Jaroslaw Gowin, ülkede kürtajın tamamen yasaklanmasını öngören ve parlamentoya gönderilen yasa tasarısının uygulanmayacağını açıkladı. Gowin, kadınların Pazartesi günü ülke çapında yaptığı protesto ve grevin hükümeti "yeniden düşündürdüğünü" belirtti. Nüfusunun çoğunluğu Katolik Hristiyan olan Polonya'da yaklaşık 100 bin kadın yasa tasarısını prosteto için başkent Varşova, Gdansk, Krakov ve diğer şehirlerde sokağa çıkmıştı. Katolik Kilisesi tarafından desteklenen tasarı, kürtaja sadece "hamilelik kadının hayatını tehlikeye atıyorsa " izin verilmesini, diğer tüm durumlarda hamileliğin devamını öngörüyordu. Başbakan Yardımcısı Gowin, Radio Koszalin'e yaptığı açıklamada kürtaj yasasının ve istisnaların mevcut şeklinde devam edeceğini belirtti. Tasarı, Kürtaj Karşıtı İnisiyatif'in toplandığı 450 bin imzanın ardından gündeme gelmişti.
Vatan

POLİTİKA

Bağdat Ne Derse Desin Türk Askeri Kalacak
Başbakan Binali Yıldırım, Türk askerinin Başika'dan çıkarılması çağrısı yapan Bağdat yönetimine sert tepki gösterdi. Yıldırım, "Bağdat ne söylerse söylesin bölgedeki DAEŞ ile mücadele için, bölgedeki demografik yapının zorla değiştirilmemesi için Türk varlığı orada kalmaya devam edecek" dedi. Yıldırım, 9. Ticaret ve Sanayi Şûrası kapsamında TOBB Merkezi'nde özetle şunları söyledi: "Türkiye sadece bulunduğu bölgede milletinin, ülkesinin geleceğini inşa etmekle kalmıyor, farklı medeniyetlerin de barış içinde birlikte yaşamasını sağlayan bir görevi de inşa ediyor. Suriye, Irak ve bütün Ortadoğu'da, Karadeniz'in kuzeyinde yaşanan bu istikrasızlıkların en başta etkilenen ülkesi Türkiye'dir. Türkiye son 6 yıldır bunun bedelini ödüyor maalesef. Türkiye sadece bölücü terör ile değil, güney sınırlarımızdan sızarak ülkemizde intihar eylemleri gerçekleştiren DAEŞ terör örgütü ile de amansız bir mücadele veriyor. Fırat Kalkanı operasyonu başlattık. Bu operasyonun amacı Türkiye'nin hudutlarının güvenliğini sağlamak ve bölgede yaşayan vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini teminat altına almaktır. Bugüne kadar yaklaşık 1000 kilometrekarelik bir alan terör unsurlardan tamamen temizlenmiş ve asli unsur olan Suriyeli mülteciler dönerek yerleşmeye başlamıştır. Suriye'nin normalleşmesi için bir yerden başladık. Bu konuda ABD ile, Rusya ile İran ile aktif görüşmelerimiz devam ediyor. Özellikle ABD, bir faaliyet içerisinde ve bu ay içerisinde böyle bir operasyonu Irak merkezi hükümeti ve bölgedeki aşiretlerden oluşan milis gücüyle yapma amacında. Bu konuda Türkiye'nin hassasiyeti malum. Musul'da 2 milyon insan yaşıyor. DAEŞ bir günde işgal etti, insanlar evlerinden, yerlerinden, yurtlarından oldu. DAEŞ'in temizlenmesi lazım. Zaten bizim Başika'da bulunan askeri unsurumuz uzun zamandır oradaki DAEŞ unsurlarının temizlenmesi için bir yandan mücadele ediyor, bir yandan da bölgenin gerçek sahiplerinin eğitilmesi için faaliyet gösteriyor. Bütün bunlar yapılırken operasyonun yaklaştığı bugünlerde Irak hükümetinden anlaşılmaz bir tepki geldiğini görüyoruz. Irak'ta 63 ülkeden askeri unsur var. Yeni Zelanda'dan bile var. Yeni Zelanda nere Irak nere? Şimdi Türkiye ile 360 kilometreden fazla sınırı olan ve 30-35 seneden beridir ülkemizin başını ağrıtan PKK terör örgütünün barındığı Irak'ta, Irak Merkezi yönetimi bugüne kadar hiçbir tedbir almazken ve 63 değişik ülkeden burada terörle, DAEŞ ile mücadele adı altında askeri unsurlar bulunurken bütün bunları kenara bırakıp Türkiye'nin varlığına takılması abesle iştigaldir. Bunun hiçbir şekilde iyi niyetle izahı yoktur. Irak hükümeti, Bağdat ne söylerse söylesin, bölgedeki DAEŞ ile mücadele için, bölgedeki demografik yapının zorla değiştirilmemesi için Türk varlığı orada kalmaya devam edecek. Bizim amacımız daha fazla insanlık dramının yaşanmaması, bölgedeki oldu bittilerin önüne geçilmesidir. Irak hükümetinin haddi değildir."
Hürriyet
Khk'lar İçin 5'li Komisyon Önerisi
Başbakan Binali Yıldırım'ın önceki akşam yapılan Ak Parti MYK toplantısında, grup yönetiminden gelen KHK komisyonu kurulması önerisine olumlu yanıt vermesinin ardından, iktidar kanadı dün harekete geçti. Ak Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, dört muhalefet partisinin grup başkanvekillerini arayarak, KHK'larla ilgili teknik çalışma yapmak üzere üzere hükümetten bir bakan ve dört partiden birer temsilci olmak üzere beş kişilik bir komisyon kurulması önerisini iletti. Edinilen bilgiye göre KHK'larla ilgili teknik çalışma komisyonu için iktidar ile muhalefet arasında ilk temas, Ak Parti MYK toplantısının ardından önceki gece yarısına doğru gerçekleşti. CHP'yi arayan Ak Parti kurmayları komisyon çalışması yapma niyetinde olduklarını ifade ettiler ancak açık bir teklif sunmadılar. Ak Parti bu konudaki somut teklifini dün öğlen Ak Parti Grup Yönetim Kurulu toplantısının ardından telefonla iletti. Kurulacak komisyonda hükümeti Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli'nin, Ak Parti grubunu Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın temsil edeceği öğrenildi. MHP'nin ise komisyon için İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu'yu görevlendirmesi bekleniyor. Ak Parti kurmaylarıyla muhalefet partileri arasında kurulan temasta, "Bu komisyonun kurulması bizim, darbe sürecinin dünyaya anlatmamız açısından önem taşıyor. Çünkü özellikle batıda Meclisin bypass edildiği, muhalefet partilerinin dikkate alınmadığı yönünde bir eğilim var" değerlendirmesini iletti. Ak Parti'ye resmi yanıtını vermeyen CHP kurmaylarının, "komisyonda nelerin konuşulacağı bilinmeden komisyona evet denilemez" diyerek bir ön toplantı yapılarak komisyonun usul ve esaslarını belirlemenin önemine işaret ettikleri, resmi yanıtın partinin yetkili kurullarıyla görüşülmesinden sonra verilebileceğini ilettikleri öğrenildi. CHP Grup Başkanvekili Özel, Ak Parti'nin önerisine ilişkin gazetecilerin soruları üzerine, şunları söyledi: "Hükümetin ve tüm siyasi partilerin birer kişi ile temsil edildiği bir komisyon kurulmasını öneriyorlar. Her ortamda hatırlattığımız gibi; birer kişiden oluşan bir komisyon kurmak yerine, bu Meclis'te 20'nin üzerinde üye ile çalışan çok sayıda ihtisas komisyonu var. Mevcut komisyonları çalıştırmayıp göstermelik komisyon kurarak dünyaya, 'Biz KHK'lerde Meclis'te mutabakat arıyoruz' diyemezsiniz. Bundan sonraki KHK'ler çıkmadan istişare içinse elbette görüş sorsunlar. Ama bundan önceki KHK'lerin görüşüleceği yer Meclis Genel Kurulu'dur, bekleyenlerin görüşüleceği yer Meclis'in resmi komisyonlarıdır, bu konuda yetki aşımına karar verecek yer de Anayasa Mahkemesi'dir."
Milliyet

SPOR

Sosa'nın Milan'a gitmesinden sonra, kadro planlamasında henüz istediği gibi 10 numara pozisyonuna bir oyuncu bulamayan Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, ligin kalan haftalarında bu mevkide öncelikli olarak Oğuzhan ile Tolgay'ı yetiştirmeye çalışacak. Tecrübeli çalıştırıcı, her iki futbolcuyla yaptığı toplantıda, bu görevi kaldırabilecek yetenekte olduklarını söyledi. Her zaman 8 numara oynayan ve geriden gelerek oyun kurmayı seven Oğuzhan ve Tolgay'ın ise 10 numara yerine savunmanın önünde yer almayı istedikleri ortaya çıktı. Çaykur Rize maçında forvet hattına çıkardığı toplarla öne çıkan Tolgay ile sakatlığı nedeniyle kendini bu sezon henüz gösteremeyen Oğuzhan'a, Teknik Direktör Şenol Güneş'in, "Ben ikinizin bu yükün altından kalkacağınıza inanıyorum" dediği bildirildi. Bu bölgede zaman zaman Talisca'yı da oynatan siyah-beyazlı teknik adamın, "Talisca da yetenekli ama o takıma yeni katılmış bir isim. Bizim geçen sezonki oyun anlayışımızı en iyi bilen sizlersiniz. Sadece hücum değil defansif yönünüz de çok iyi. Bunu başarırsanız, Talisca'yı daha farklı yerlerde de kullanabilirim" diye konuştuğu vurgulandı. Kaleciler hariç takımdaki tüm oyunculara bir mevkide görev vermek yerine onları farklı pozisyonlarda kullanmak isteyen Şenol Güneş'in, orta sahayı istediği gibi oturtması halinde, Talisca'yı hem kanatlarda hem de forvete yakın bölgelerde oynatmayı planladığı öğrenildi.
Milliyet


Galatasaray'da ilk 6 haftada sadece Kayserispor maçında De Jong'un sakatlanması nedeniyle son 2 dakikada forma şansı bulabilen Hamit Altıntop'un, Antalyaspor'a gitme planı suya düştü. 33 yaşındaki futbolcu, Real Madrid'den eski hocası olan Jose Morais'le yeniden bir araya gelmek için devre arasında Antalyaspor'a gitmeyi kafasına koymuştu ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Hamit'in, İspanyol kulübüne transfer olduğu 2011-2012'de sezonunda Jose Mourinho'nun yardımcısı olarak görev yapan Jose Morais'in, tecrübeli futbolcuyu kadrosunda görmeyi çok istediği belirlendi. Yaz döneminde de Hamit'i kadrosuna katmaya çalışan Antalyaspor, transferin bitmesine 2 gün kala Galatasaray'ın kapısını çalmış ancak olumsuz yanıt almıştı. Cim- Bom'da Donk'un Real Betis'e kiralanması ve De Jong'un gelişinin son dakikaya kalması nedeniyle Hamit'in gitmesine izin verilmemişti. Takımda forma şansı bulamadığı için yaşadığı huzursuzluğu Çaykur Rize maçında Riekerink'e tepki olarak gösteren ve özür dileyerek cezadan kurtulan Hamit devre arasında Antalyaspor'a gitme kararı aldı. Ancak kırmızı-beyazlı kulübün dün Morais'in görevine son vermesi deneyimli oyuncunun bütün planlarını alt üst etti. Riekerink'in gözüne giremediği için ayrılmak isteyen Altıntop bu gelişme nedeniyle adeta ortada kaldı. Galatasaray'la sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan tecrübeli futbolcunun istediği koşulların oluşmaması halinde takımda kalabileceği aktarıldı. Bu arada Jose Morais'i gönderen Antalya'nın, Rıza Çalımbay'la el sıkıştığı öğrenildi.
Milliyet


Şampiyonluk yarışında Medipol Başakşehir'in 8, Beşiktaş ve Galatasaray'ın 6 puan gerisinde olan Fenerbahçe'de Teknik Direktör Dick Advocaat'ın gelecekten umutlu olduğu öğrenildi. Geçtiğimiz gün yakın çevresine bu konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan tecrübeli teknik adam yaşadığı süreçle ilgili düşüncelerini de aktardı. Özellikle Feyenoord maçındaki performansından sonra takıma olan inancının arttığını dile getiren Advocaat, "Artık takımımı tanıyorum. Hataları ve eksikleri biliyorum. Gelecek adına umutluyum. Özellikle Feyenoord maçında takım çok iyiydi. Daha da iyi olacağız" ifadelerini kullandı. Deneyimli çalıştırıcının kulüpte kendisine olan yaklaşımdan da memnun kaldığının altını çizerek, "Fenerbahçe'de olmaktan dolayı çok mutluyum" dediği bildirildi. Sarı- lacivertli yönetim de Teknik Direktör Advocaat'tan memnun. Tecrübesini ve farkını kısa sürede hissettiren Hollandalı teknik adamın yapılabilecek herşeyi yaptığı ifade edildi. Fiziksel ve taktiksel çalışmaların kusursuza yakın olduğu yöneticiler tarafından belirtilirken bundan sonraki süreçte oyuncuların belirleyici rol oynayacağı vurgusu yapıldı. 69 yaşındaki teknik adamın, en önemli özelliği ise ekibini dinlemesi. Teknik ve sağlık ekibiyle uyumlu şekilde çalışan teknik adam öncelikle her konuyla ilgili uzman ekibine danışıyor. Hollandalı'nın gelişi ile sağlık ekibi artık daha rahat çalışıyor. Benzer şekilde kondisyon idmanları da da tamamen antrenör Fatih Yıldız'ın sorumluluğunda. Buralardan gelen raporlar oyuncuların takıma girmesi ile ilgili belirleyici oluyor. Ayrıca yardımcıları Mario Been ve Cor Pot taktik anlayışta önemli rol oynuyor.
Milliyet


Valla ne diyelim, aklımız sonradan başımıza geliyor Ya da atı alan Üsküdar'ı geçtikten sonra Öyle tutuk ve de kötü başladık ki maça, doğrusu millilerimizi tanımakta zorlandık Bırakın topu, ayağa bir iki pas bile yapama d ı k , biri penaltıdan olmak üzere iki gol yiyerek devreyi tamamladık. Milliler, devre biterken farkı bire indirdi. İkinci yarıda Terim'in oyuncu hamleleri hem takımı ayağa kaldırdı, hem de üzerimizdeki o ölü toprağını attık.. Hani yenemiyorsanız, yenilmeyeceksiniz lafı var ya, bu maç için asla geçerli olamaz bizim lugatımızda. Saha senin, taraftar senin yanında Yeneceksin arkadaş yeneceksin. 24. dakika Ömer Toprak, Yarmalenko'yu cezaalanı içinde indirdi. Hakem penaltı noktasını gösterdi. Atışı Yarmalenko kullandı. Volkan Babacan köşeyi tahmin etti, ne var ki, topu koltuğunun altından kaçırdı: 0-1 27'de savunmada az adamla yakalandık. Kravets, soldan önüne yuvarlanan topu ikinci kez filelere gönderdi:: 0-2 45 + 1'de soldan kazanılan korner atışını Hakan Çalhanoğlu altı pasa kesti. Ozan Tufan yükseldi, kafayı çaktı: 1-2 55'te soldan yapılan ortaya altıpas içinde Kravets dokundu, kaleci Volkan Babacan'a çapran top direkten geri dönerken, yüreğimiz ağzımıza geldi. 70'te Hakan Çalhanoğlu göbekten süratle indi, solunda hareketlenen Cenk Tosun'un koşuyoluna topu yuvarladı, golcü futbolcu çarprazdan sert vurdu, top direkten döndü. 81'de yoğun baskımız eşitliği getirdi Cenk Tosun, cezaalanı içinde düşürüldü, orta hakem penaltı noktasını gösterdi. Hakan Çalhanoğlu maçın skorunu belirledi: 2-2
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme