8 Ekim 2016 Cumartesi

08.10.2016 Genel Gündem



08.10.2016

GÜNDEM

Önce torbacıya, sonra pkk'lı teröriste ulaşıldı
İstanbul Yenibosna 75. Yıl Polis Merkezi'ne 50 metre uzaklıkta park edilen bomba yüklü bir motosikletle önceki gün düzenlenen saldırıda, 10 kişi yaralandı. Saat 15.50'de yaşanan saldırının ardından harekete geçen polis, önce görgü tanıklarının ifadesini aldı, ardındansa kamera görüntülerini inceledi. Bombacının eşkâli kısa sürede belirlendi. Motorun plakasından yola çıkan polis, 'Torbacı Mazlum' olarak bilinen kişiyi gözaltına aldı. Bu kişi, motosikletini bir kişiye ödünç olarak verdiğini; motosikletinin daha sonra da 3 kişiye verildiğini öğrenip karakola hırsızlık başvurusunda bulunduğunu söyledi. Polis, yaptığı 3 saatlik araştırma sonucu 'bombacı'nın Ekrem G. olduğunu belirleyip Bağcılar'daki evine baskın yaptı. Adreste kimsenin olmaması üzerine kamera görüntülerini inceleyen diğer ekip, teröristin bindiği aracı tespit etti ve kısa sürede güzergâhını belirledi. Aksaray ili sınırları içinde tespit edilen araç için İstanbul polisi Aksaray Emniyeti'ni uyardı. Bombacının bulunduğu araca düzenlenen operasyonla, Ekrem G., Serdar G. ve Felek G. adlı kadın gözaltına alındı. Aracın plakasının sahte olduğu anlaşılırken, bombacının silahına el konuldu. Operasyon tamamlandığında saatler 23.40'ı gösteriyordu. Patlamanın ardından 7 saat 50 dakika geçmişti. Teröristin Kandil'e gitmeyi planladığı öğrenildi. 3 terörist, Aksaray'da sağlık kontrolünden geçirildikten sonra hastane çıkışı vatandaşlar tarafından linç edilmek istendi. Terörist Ekrem G. ve yanındakiler İstanbul'a gönderilirken, saldırıyla ilgili 3 şüpheli de İstanbul'da gözaltına alındı. Saldırının faili PKK'lı Ekrem G.'nin Mazlum kod adını kullandığı ve Kandil'de 2 yıl bomba eğitimi aldığı tespit edildi. Motosiklete yerleştirilen patlayıcının, RDX ile hazırlanmış ve TNT ile güçlendirilmiş tahrip gücü yüksek bomba olduğu belirlendi.
Haber türk


Meclis ile cumhurbaşkanlığı turuncu, mit kırmızı hedef
FETÖ'nün darbe girişimi sırasında örgüt mensuplarının "kırmızı" ve "turuncu" olarak belirledikleri hedeflerin savaş uçakları tarafından "nokta atışı" ile vurulması için Lazer İşaretleme Mesafe Ölçme Sistemi'ni (LİMÖS) kullanmayı planladıkları ortaya çıktı. Plana göre darbeci general Semih Terzi, Diyarbakır'dan Ankara'ya gelirken yanında getirttiği LİMÖS ile hedefleri işaretletecek, FETÖ'cü pilotlar da hedefleri hatasız vuracaktı. LİMÖS'ü kullanmaya yetkili astsubayın darbecilere karşı mücadele vermesi planı işlevsiz kıldı. F-16'lar hedefleri talimat uyarınca LİMÖS kullanmadan vurdu. Alınan bilgiye göre, darbeciler 15 Temmuz gecesi öncelikli vurulacak hedefleri "kırmızı", ikinci öncelikli yerleri ise "turuncu" olarak isimlendirdi. Buna göre Polis Özel Harekât Daire Başkanlığı, Ankara Emniyet Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) "kırmızı", ele geçirme sırasında başarısız olma durumunda Meclis, TÜRKSAT, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Çankaya Köşkü ile stratejik kamu kurumları da "turuncu" olarak işaretlendi. Planın ikinci aşamasında ise darbeci general Semih Terzi, Diyarbakır'dan Ankara'ya geldiği sırada yanındaki binbaşı Fatih Şahin'e aldırdığı LİMÖS ile söz konusu yerlerde işaretleme yaptıracak, FETÖ'cü pilotlar da bu noktaları hatasız vuracaktı. Terzi'nin Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı ele geçirmek istediği sırada şehit astsubay Ömer Halisdemir tarafından vurulmasıyla darbecilerin planı bozuldu. Darbe girişiminin yaşandığı gece Ankara semalarında uçan ve şehre bomba yağdıran FETÖ'cü pilotların hedef belirleme noktasında zorlandıkları telsiz konuşmalarına yansıdı. Karargâha giden ve darbeden haberdar olmayan timdeki bordo berelilerin, komutanları aracılığıyla Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı'ya ulaşıp Terzi ve Fatih Şahin'in darbecilerin safında yer aldıklarını öğrenmeleriyle gelişmelerin seyri değişti. Bu askerler, karargâhtaki darbecileri tutuklamaya başladı. LİMÖS'ü kullanmaya yetkili astsubayın da darbecilere karşı mücadele vermesi, planı tamamen işlevsiz kıldı.
Milliyet

Dabık kıskaca alınıyor
TSK'nın desteğiyle Suriye'de Özgür Suriye Ordusu güçleri tarafında başlatılan Fırat Kalkanı Harekatı 45'inci gününde devam ediyor. Harekatın başlangıcından bu yana Suriye topraklarındaki bin 10 kilometre kare alanda kontrol sağlanırken, Dabık'a giden yolda bulunan Aktarin bölgesinde büyük ölçüde kontrol sağlandığı belirtiliyor. Havdan ve karadan açılan yoğun ateşle desteklenen Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçleri Dabık'a doğru ilerliyor. Dabık'a ilerleyen ÖSO güçleri Aktarin kasabasının büyük bölümünü ele geçirdi. Azez-Rai hattında devam eden çatışmalarda Dabık kasabasını IŞİD'den almak isten ÖSO güçleri Dabık'ı çembere alıyor. Aktarin ile Mare hattını bileştirmek isteyen ÖSO güçleri, böylece Dabık'ta sıkıştıracağı IŞİD'e gelecek yardımın da önünü kesmeyi hedefliyor. Devam eden Fırat Kalkanı Harekatı'nda bin 10 kilometre kare alanın kontrol altına alındığı belirtiliyor. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan bilgilendirmeye göre harekat kapsamında, Azaz-Rai bölgesinde, muhalif unsurlardan oluşan Özel Görev Kuvvet Grubunca, karadan ve havadan sağlanan yoğun ateş desteğiyle Rai'nin güneybatısında yer alan Aktarin meskun mahallinde büyük ölçüde kontrol sağladı. Gün içerisinde yaşanan çatışmalarda dokuz muhalif şehit oldu, 32 muhalif yaralandı, destek sağlayan TSK unsurlarında zayiat ve hasar meydana gelmedi. Muhalif unsurlarca, harekatın başlangıcından bu yana yaklaşık bin kilometrekare alanı kapsayan 119 meskun mahalde kontrol sağlandı. Keşif ve gözetleme vasıtalarıyla tespit edilen 49 IŞİD hedefine, ateş destek vasıtaları tarafından 153 Fırtına obüsü, 116 çok namlulu roket atar ve 9 tank atışı yapılarak, IŞİD'e ait muhtelif çaptaki silah mevzileri, terörist gruplar, geçici barınaklar şeklindeki hedefler tam isabetle imha edildi. Bugüne kadar bin 992 hedef vurulurken, bu hedeflere 7 bin 701 Fırtına obüsü, çok namlulu roket atar ve havan atışı, bin 592 tank atışı yapıldı.
Milliyet

Maaşın 500'ü harçlık 2 bin 500'ü kandil'e!
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki gazete, televizyon ve haber ajanslarının Ankara temsilcileriyle bir araya geldi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde terörden temizlenen alanların yeniden inşa süreçlerinin devam ettiğini anlatan Özhaseki, "Sur haricindeki Şırnak merkez dahil olmak üzere altı ilçede en geç bir yıl içerisinde altyapısıyla, üstyapısıyla bütün işleri bitiririz, konutları bitiririz" dedi. Teröre destek verdikleri gerekçesiyle 674 sayılı KHK kapsamında yeni görevlendirme yapılan belediyelerin önceki ve şimdiki sürecine yönelik değerlendirmesi sorulan Özhaseki, şunları söyledi: "Onları besleyen, onlara yataklık yapan, her türlü lojistik anlamda desteklenmesini sağlayan bazı belediyeler var. 102 civarında HDP'li belediye var. Hepsi bu işin içerisinde diyemeyiz ama büyük bir bölümü ne yazık ki bu işin içerisinde. Bizim bildiğimiz mevzuatlardaki açıklardan istifade ederek Kandil'i acayip şekilde para olarak destekliyorlar. Hizmet alma suretiyle taşeronluk ihalesi yapıyorlar. 100 kişilik iş yapılacak yere 400 kişilik ihale yapıyorlar. Çok müthiş paralar veriliyor. Ankara'da, İstanbul'da bin 500, 2 bin lira alırken Doğu ve Güneydoğu'da 7 bin liraya kadar maaş alanlar var. Patnos Belediyesi geçici işçilere 6 bin 300 lira vererek seçimlerden önce bırakıp gidiyor. Vatandaşın eline bu parayı vermeden, büyük bir bölümünü kendileri alıyor doğru dağa gönderiyorlar. Kendi adamlarını, sokakta gezenleri yazıyorlar oraya. Maaşının 500 lirasını harçlık verip, 2 bin 500 lirasını Kandil'e gönderiyorlar. Adam ortada, 'Ben çalışıyorum' diyor. Öyle bir şey yok. Bütün bunların tespiti yapılıyor ve İçişleri Bakanlığı da bunları görevden alıyor."
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 123,2936-123,4681            
ABD Doları 3,0509-3,0541/Euro 3,4153-3,4186/İngiliz Sterlini 3,7909-3,8001 

Alo başbakan
Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) ev sahipliğinde düzenlenen 9. Ticaret ve Sanayi Şurası'nda işadamlarına sürpriz yaparak telefon numarasını verdi. Yıldırım'la beraber salonda bulunan diğer bakanlar da, Başbakan'ın talebine uyarak cep telefonu numaralarını işadamlarıyla paylaştı. Numaraların paylaşılması sırasında salonda renkli görüntüler yaşandı. Önceki gün gerçekleşen TOBB 9. Ticaret ve Sanayi Şurası'nın gün boyu Başbakan Binali Yıldırım'ın başkanlığında sürmesi ve her il temsilcisinin sorunlarını aktarması bekleniyordu. Ancak Yıldırım, güvenlik zirvesine katılacağını belirterek; programın ilk bölümünde yer aldı, 40'dan fazla il temsilcisini dinledikten sonra da bakanları salonda bırakarak ayrıldı. Bundan sonraki bölümde, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik katılımcıları dinledi ve daha sonrasında her biri kendisine yönelik soruları yanıtladı. Bu değerlendirmelerin sonuna doğru bir ara salondan çıkan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Başbakan Yıldırım'la birlikte geri döndü. Yıldırım'ın salona girişi sırasında "Beni beklemiyordunuz galiba" demesi, kahkahalara yol açtı. Başbakan Yıldırım'ın işadamlarına sürprizi bununla da sınırlı kalmadı. İş dünyasının sorunlarının çözülmesi için atılacak adımları anlatan Yıldırım, birden kendi cep telefon numarasını salonda paylaştı. Yıldırım daha sonra Gümrük Bakanı Tüfenkci, Tarım Bakanı Çelik ve Başbakan Yardımcısı Canikli'ye dönerek "Siz de verin numaralarınızı" dedi. Üç bakan da numaralarını işadamlarıyla paylaşırken; Yıldırım "Sizinle ilgili bakanımız Gümrük Bakanımız. Önce Tüfenkci arkadaşımızı arayın, o da olmazsa Sayın Canikli'yi arayın. Yine de çözüm bulamazsanız beni arayın. Ben yardımcı olayım. Ama gecenin bir yarısı arayıp, 'Bakanlar açmadı' da demeyin. Mesaj atın, arkadaşlarımız size dönecektir. Yine de sorun çözülmezse ben de numaramı verdim" diye konuştu. Telefon numaraları salonda hızla not alınırken, bazı işadamlarının talepleri üzerine numaralar tekrarlandı.
Hürriyet

Türkiye'ye güçlü ilgi devam ediyor
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, küresel yatırımcıların Türkiye ile ilgilenmeyi sürdürdüğünü belirterek, "Türkiye'ye güçlü ilginin devam ettiğini söylemek mümkün" dedi. Şimşek, Washington'da düzenlenen IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları kapsamındaki JP Morgan Chase Yatırımcı Semineri'nde, Türkiye ekonomisine ilişkin soruları yanıtladı. Türkiye'nin gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) bu yıl yüzde 3.1 büyümesinin beklendiğini kaydeden Şimşek, büyümedeki yavaşlamada Rusya ile yaşanan gerilimler nedeniyle düşen turizm gelirlerinin önemli rol oynadığını dile getirdi. Şimşek, Türkiye ekonomisini etkileyen bir başka faktörün sığınmacı sorunu olduğuna dikkati çekti. Şimşek, bir başka soru üzerine, Türkiye ekonomisinin tüm siyasi, ekonomik ve jeopolitik sorunlara rağmen direncini koruduğunu anlatarak, şöyle devam etti: "Mali pozisyonumuz çok güçlü, yatırımcılar için cömert teşviklerimiz var. Ayrıca, ağustos ayında tasarrufları destekleyecek çok önemli bir reformu Meclis'ten geçirmeyi başardık. Çok güçlü bir Bireysel Emeklilik Sistemimiz var ve yaklaşık 6.5 milyon yeni müşteri kayıt oldu. Ayrıca, araştırma ve geliştirme reformunu Ekim 2015'te geçirdik. Bu mayıs ayında da iş gücü piyasasına yönelik reform programımızın en az yarısını tamamladık." Seminerin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Şimşek, ABD'de buluştuğu yatırımcılarla Türkiye ile ilgili birçok konuyu görüştüklerini aktardı. Türkiye'nin, yapısal sorunlarına yapısal çözümler üreterek, yapısal reformlarla çözümü noktasındaki iradesi, göç ve terör meselesinin zaman zaman gündeme gelen konular olduğunu söyleyen Şimşek, "Türkiye'nin orta vadeli hedefleri, bu hedeflerin nasıl gerçekleştirileceği hususu da konuştuğumuz konular" ifadesini kullandı. Şimşek, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye'nin önünün açık olduğunu yatırımcılara anlattıklarını bildirdi. Türkiye'nin yakın dönemde zor bir süreçten geçtiğini hatırlatan Şimşek, "Yatırımcıların temkinli yaklaşımını kısmen anlıyorum ancak bizim işimiz tabii ki Türkiye'nin temellerini daha da sağlamlaştırmak ve Türkiye'ye yatırımcı ilgisini daha da güçlü kılmak. Bu toplantıya katılan yatırımcıların sayısından ve sorularından, Türkiye'ye güçlü ilginin devam ettiğini söylemek mümkün" diye konuştu.
Hürriyet

Ekonomiyi bilmeden karamsarlık yayan var
Ekonomi konusunda karamsar bir hava yaratmaya yönelik girişimlere reel sektörden ve finans kesiminden tepki var. Bir bankacı konuyla ilgili şöyle konuştu: "Türk ekonomisinde kriz görüşlerine kesinlikle katılmıyorum. Bu görüşlerin birinci nedeni, sosyolojik. Biz Türkler hep bardağın boş tarafını görürüz. İkinci neden, otomatik reaksiyon gösteriliyor. Değişimi görmüyor Mutlak değil, göreceli bakmalıyız. Kendi kategorimizdeki ülkelere bakın. Bizden düşük oranda büyüyorlar." Öte yandan Anadolu Grubu CEO'su Tuncay Özilhan da özellikle ekonomi gibi hassas bir konuda kimin, ne dediğine bakılması gerektiğini söyledi. Özilhan, "Söyleyene, yorum yapana bakmak lazım. Yorumu yapan itibar edilir biriyse değeri var. İtibar edilir değilse değeri yok. Ekonomi gibi bir konuda insanların bunu ayırt etmesi gerekir" değerlendirmesini yaptı.
Milliyet

2.6 milyon kişiye iş
Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritasının hazırlandığı Orta Vadeli Program'ın (OVP) detayları belli oldu. 2017-2019 dönemini kapsayan program ile milyonlarca kişiye yeni istihdam sağlanacak. Resmi Gazete'de yayınlanan OVP'ye göre program döneminde işgücüne ve istihdama katılımın artırılmasına yönelik politikalar sonucunda tarım dışında ilave 2.6 milyon kişinin istihdam edilmesi bekleniyor. Aynı dönemde toplam istihdam artışı ise 2 milyon 318 bin kişi olacak. Program döneminde 2019 yılı sonu itibariyle toplam istihdam sayısı 29 milyon 534 bine yükselecek. GSYH'nın bu yıl sonunda 2 trilyon 148 milyar lira olması beklenirken program kapsamında 2 trilyon 987 milyar Türk Lirası'na çıkması hedefleniyor. Önümüzdeki üç yıl içerisinde önemli miktarda yatırım harcaması gerçekleştirilecek. 2017, 2018 ve 2019 yıllarında toplam 335,8 milyar TL'lik yatırım yapılması planlanıyor. 2016 sonunda 9 bin 243 dolar olması beklenen kişi başı milli gelir program sonunda 10 bin 926 dolara çıkacak. 2015'te 19.917 dolar olan Satın Alma Gücü Paritesi'ne (SAGP) göre kişi başı milli gelirin ise 2019 yılında 24 bin 77 dolara yükselmesi planlanıyor. Yurtiçi tasarrufların milli gelire oranı ise yüzde 13.5'ten yüzde 16'ya yükselecek.
Star

Moody's'e inat 604 milyon $ geldi
Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Moody's'in kredi notunu düşürdüğü 23 Eylül'den bu yana Türkiye'ye net 604 milyon dolarlık para girişi olduğunu açıkladı. "Yatırımcı Moody's'i takmadı" diyen Elvan, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında 1.2 milyar dolarlık net sermaye girişinin olduğunu kaydetti. TV'de piyasalardaki son gelişmeleri değerlendiren Elvan, şunları söyledi: "Orta Vadeli Program'daki (OVP) döviz kuru tahminlerimiz piyasa beklentilerini yansıtıyor. Piyasadaki hareket uluslararası piyasalardan kaynaklanıyor. Mart 2017'de Brexit süreci başlatması söz konusu. Bunun olumsuz etkileri var. Avrupa'daki bankalarda tedirginlik yaşanıyor. OPEC ülkelerinin üretimi kısıtlama kararı, Fed faiz artırım ihtimallerinin artması. Beşinci olarak Avrupa Merkez Bankası'nın parasal genişleme politikasında sonlandırmaya gitme sinyali söz konusu. Bu dalgalanmanın kısa süreli olduğunu düşünüyoruz." Elvan, üçüncü çeyrekte yüzde 1.3, dördüncü çeyrekte yüzde 3.7 büyümeyi hedeflediklerini kaydetti. Kamuda personel alımında kısıtlamaya gideceklerini belirten Elvan, "2017-2019 döneminde personel harcamasının bütçedeki oranını düşürecek tedbirler alacağız. Harcamalara yönelik tasarrufa gideceğiz" dedi.
Vatan

Toparlanma zamanı
Türkiye ekonomisi başarısız darbe girişiminin etkilerini ortadan kaldırırken, yeniden vites yükseltmeye hazırlanıyor. Hükümetin açıkladığı kapsamlı ekonomik reform paketi, yatırımcılara sağlanan teşvikler ve dış şoklara karşı mali disiplinden taviz verilmemesi, büyümenin yeniden hızlanacağının sinyallerini verdi. Yılın üçüncü çeyreğinde zayıflayan büyüme hızının, son virajda toparlanması bekleniyor. Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya, ABD'den ekonomiyle ilgili pozitif mesajlar verdi. Çetinkaya, son dönemde yurt içi talebin yavaşlarken, öncü göstergelerin ekonomik aktivitenin yılın son çeyreğinden itibaren toparlanacağına işaret ettiğini belirtti. Murat Çetinkaya, Washington'da Uluslararası Para Fonu (IMF)- Dünya Bankası Yıllık Toplantıları sırasındaki 'Ekonomik Görünüm ve Para Politikası' başlıklı sunumumunda, "Dış dengedeki iyileşme devam ediyor. Çekirdek enflasyon, 2016 yılı boyunca aşağı yönlü bir seyir izliyor" değerlendirmesinde bulundu. Çetinkaya, Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadelenin sürdürülmesini teminen ihtiyatlı duruşunu koruduğunu, yapısal reformların uygulamaya konulmasının büyüme potansiyelini artırabileceğini vurguladı.
Vatan

Aralık'a kadar faiz totoya devam
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımı için baz aldığı en önemli verilerden biri olan ABD'de tarım dışı istihdam beklentilerin altında kalırken, işsizlik oranı yükseldi. ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre tarım dışı istihdam Eylül'de 156 bin arttı, işsizlik oranı yüzde 5'e yükseldi. Beklenti istihdamın 175 bin artması, işsizlik oranının yüzde 4.9'da kalması yönündeydi. Ortalama saatlik kazançlar Eylül'de aylık yüzde 0.2 ile beklentinin altında arttı. Ekonomistler yüzde 0.3 artış bekliyordu. Bir önceki aya ilişkin istihdam verisi de 151 binden 167 bine revize edildi. ABD'de istihdam artışı art arda üçüncü defa ivme kaybederek Fed'in faiz artırırken daha temkinli olabileceğine işaret etti. 3.0547 seviyelerinden seyreden dolar/TL verinin ardından ilk tepki olarak 3.0398'e kadar geriledi. Deniz Özel ve Yatırım Grubu Yönetmeni Orkun Gödek, tarım dışı istihdam verisinin her ne kadar beklenti altında kalmasına rağmen görüntüde net bir bozulmanın olmadığını söyledi. Gödek, "Ücretlerin artmaya devam etmesi, işsizlik oranının yüzde 5'lerde yatay seyrini koruması gibi nedenler Fed'in 'Tam istihdama yakınız' düşüncesini destekliyor" dedi. Fed'in ABD Başkanlık seçimleri öncesinde faizde bir hamle yapmamasına kesin gözle bakılıyor. Fed'in faiz artışı için Aralık'a kadar güçlü ekonomik kanıtlar bakmaya devam etmesi bekleniyor.
Vatan

DÜNYA

'Vize müzakerelerini kesmek aptalca olur'
İtalya Dışişleri Bakanı Paolo Gentiloni, bazı Avrupa Birliği ülkelerinin 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Türkiye ile yürütülen vize serbestisi görüşmelerinin askıya alınmasını önerdiklerini, böyle bir gelişmenin "aptalca bir hata" olacağını kaydetti. Darbe girişiminin ardından yaşanan süreç nedeniyle ekim ayı için öngörülen vize serbestisi hedefinin kimse tarafından gerçekçi görülmediğini belirten Bakan Gentiloni, Türkiye'deki hukukun üstünlüğü ve demokrasinin bir an önce normal işleyişe dönmesi gerektiğini, olağanüstü sürecin devamının Türkiye-AB ilişkilerine olumsuz etki yapabileceğini söyledi. AB'nin önemli ülkelerinden İtalya'nın Dışişleri Bakanı, 2 günlük Ankara ziyareti sırasında sadece Hürriyet'e konuştu. Bakan, sorulara şu yanıtları verdi: Ziyaretiniz 15 Temmuz sonrası Türkiye'ye destek ve dayanışma kapsamında ama sizce de biraz geç kalmış bir ziyaret değil mi? Bence değil. Çünkü darbe girişiminden sadece birkaç saat sonra İtalyan hükümeti ve diğer Avrupa ülkeleri darbecilere karşı Türkiye ve Türk kurumlarının yanında olduklarını bildirdiler. Ben de şahsen muhatabımı aradım Bunun gerçekten çok ciddi bir darbe girişimi olduğunu anlıyor ve Avrupa'da hiçbir hükümetin askeri darbe yoluyla yıkılmasını kabul edemeyeceğimizi ifade ediyoruz. Türk kurumlarının nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu söylerken aynı zamanda bu kurumların bir an önce normal işleyişe dönmelerinin önemini de vurgulamak istiyoruz. Ne kadar erken o kadar iyi. Yani, olağanüstü hal uygulamasının uygun olan zamanda sona ermesi gerektiğini düşünüyoruz. Aynı zamanda darbe girişimi sonrasında sağlanan siyasi birlikteliğin de HDP'yi de kapsayacak şekilde sürmesini umuyoruz. Türkiye'ye gelen eleştirilerin çoğunluğu fiziken darbeye katılmamış akademisyen, öğretmen veya gazetecilerin de soruşturulması ve işlerinden olması. Bu süreci demokratik çerçeveden nasıl görüyorsunuz? Hedef bir an önce adaletin normal işleyişine dönmesinin sağlanması olmalı. Türk yetkililer, FETÖ olarak adlandırdıkları bu yapının devasa olduğunu, adaletten üniversitelere, diplomasiden orduya kadar birçok kurumda yapılandıklarını söylüyorlar. Bizim bu yapıya dönük olarak bilgimizin çok az olduğu bir gerçek. Bunun devasa bir varlık olarak toplumun çeşitli kesimlerinde yer aldığına ilişkin tanımlamayı anlıyoruz, ama aynı zamanda hukukun üstünlüğü ve diğer kurumların normal işleyişini kısıtlayan olağanüstü halin devam ettirilmesinin olumsuz bir durum yaratacağını kaydetmek istiyoruz. Türkiye-AB arasında önemli bir konu vize serbestisi. Ekim ayında uygulama planlaması vardı, yetişebilecek mi sizce? Darbe girişimi sonrasındaki süreçte bazı siyasi partiler ve hatta bazı hükümetler, o süreçte yaşanan gelişmelerin vize serbestisine dönük perspektifin gerçekçi olmadığını açıkça gösterdiğini belirterek, AB'den Türkiye ile müzakereleri kesmesini istediler. Biz bunun aptalca bir hata olacağını, bu hedefin sürdürülmesi gerektiğine ikna ettik. Bunu söylemekle beraber, vize serbestisinin sağlanması için Avrupa perspektifinin gerektirdiği kriterlerin de tamamlanması gerekiyor. Bu iş bu ay olur mu? Açıkçası çok zor. Hedeften vaz mı geçmeli? Bu çılgınlık ve büyük bir hata olur. Onun yerine, bunun zamanlamasını yeniden yapmalıyız. Bu da Ankara-Brüksel arasındaki müzakerelerle olmalı.
Hürriyet

Kolombiya'ya teşvik nobel'i
Nobel Ödül Komitesi Juan Manuel Santos'u (65), Kolombiya'da 52 yıldır süren iç savaşı bitirmeye yönelik çabalarından ötürü barış ödülüne layık gördü. Komite Başkanı Kaci Kullman Five, Kolombiya halkının barış anlaşmasını referandumda az bir farkla reddetmesinin, barış sürecinin bittiği anlamına gelmediğini söyledi. Başkan seçilmeden Savunma Bakanı olduğu dönemde FARC gerillalarına yönelik büyük bir askeri mücadele başlatan, başkanlık koltuğuna oturduktan sonra ise gizli barış görüşmelerini başlatan Santos, 4 yıl süren müzakerelerin ardından Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) ile barış anlaşması imzalamıştı. 26 Eylül'de imzalanan anlaşma geçen pazar günü halkoylamasında sadece yaklaşık 63 bin oy farkla reddedilmişti. Oysa anket şirketleri açık ara 'Evet' çıkmasını öngörüyordu. Referandum sonrasında ateşkes 31 Ekim'e kadar uzatılırken anlaşmanın yeniden müzakere edilmesi gündeme geldi. Uzlaşmanın en çok da FARC gerillalarına geniş af getiren bölümün rahatsız edici olduğu yorumları yapılmıştı. Baştan beri Santos, bu yılki Nobel Barış Ödülü'nün favori adaylarındandı. Ancak pazar günü Kolombiya'dan gelen olumsuz haberlerin ardından ödülün dünyanın başka yerlerinde barış için çalışan başka kurum ya da kişilere gidebileceği yorumları yapılıyordu. Bu nedenle Santos'un ödülü alması bir parça da sürpriz oldu. Kolombiya'nın onlarca yıldır süren savaşı bitirmeye 'çok, çok yakın' olduğunu belirten Santos, Nobel Barış Ödülü'nün bu hedefe yönelik bir ivme kazandıracağını söyledi ve ödülü iç savaşın mağdurlara ithaf etti. Santos ile birlikte barış anlaşmasına imza atan 'Timoşenko' lakaplı FARC lideri Timeleon Jimenez, ödülün büyük bir teşvik olacağını belirtti. Kolombiya'da iç savaşta 260 bin kişi ölmüş, 45 bin kişi kaybolmuş, yaklaşık 7 milyon kişi de yaşadığı evlerini terk etmek zorunda kalmıştı.
Hürriyet

Alman vekiller gitti, uçaklar kızağa çekildi
İncirlik'te konuşlu Alman Tornado keşif uçaklarının arıza nedeniyle uçuşları durduruldu. Alman basınına yansıyan haberlere göre, DAEŞ'e karşı mücadelede uluslararası koalisyona destek amacıyla İncirlik Üssü'nde bulunan 6 adet Tornado keşif uçağı, bir parçada tespit edilen hata nedeniyle bir süre uçmayacak. Alman ordusundan yapılan açıklamada ayrıntı verilmeden "insan ve malzemeleri riske atmamak için" uçakların hata giderilene kadar uçmayacağı bildirildi. Ankara, Alman Parlamentosu'nun 2 Haziran'da 1915 Olayları'nı "soykırım" olarak nitelendirmesi üzerine Alman vekillerin İncirlik ziyaretine uzun süre izin vermemişti. Kriz, geçen hafta Alman heyetin İncirlik ziyaretiyle son bulmuştu.
Haber türk

Göreve gelmeden eleştiriye başladı
Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği görevine getirilmesinde karar kılınan eski Portekiz Başbakanı Antonio Guterres, göreve başlamadan kurum hakkında eleştirilerde bulundu. Göreve getirilmesi konusunda varılan uzlaşmadan etkilendiğini söyleyen Guterres, "Umuyorum ki günümüzün en ciddi sorunları konusunda da zamanında karar verilir" ifadesini kullandı.
Haber türk

'Bu gerilim üçüncü dünya savaşı bile çıkarabilir!'
Suriye'de ilan edilen ateşkesin devam ettirilememesi ve Rusya ile ABD'nin son dönemde Suriye konusunda gittikçe farklılaşan yaklaşımları, biribirini suçlayan açıklamaları, iki ülke arasında yaşanabilecek "askeri sürtüşme" ihtimalini gündeme taşıdı. Rusya'nın popüler tabloid gazetelerinden "Moskovsky Komsolets"deki yazıda, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in "Suriye'de çok riskli bir oyun oynadığına" dikkat çekilirken, "kazançlar kadar kayıpların da büyük olabileceği" vurgulandı. Gazete, Suriye'de gelinen noktanın, iki ülke arasında 1962'deki Küba füze krizi benzeri bir durum yaratabileceğini ve 'doğrudan askeri bir karşılaşmaya neden olabileceğini' iddia etti. "Bahis, Suriye'den daha büyük" başlıklı yazıda, ABD yönetiminin bilerek ve isteyerek Suriye rejimi güçlerini vurması halinde oluşabilecek bir senaryoya da dikkat çekilirken, bunun, 'üçüncü bir dünya savaşına yol açacağı' iddia edildi. İki ülkeden, karşılıklı olarak yapılan açıklamalar da giderek sertleşiyor. Nitekim ABD'nin Halep'te ilerleyen rejim güçlerine yönelik askeri bir hamleyi gündemine alması, Rusya'nın tepkisini çekti. Rusya, bu hafta Suriye'ye çok sayıda S-300 hava savunma sistemi yerleştirdiğini duyurmuştu. Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü Igor Konaşenkov rejim güçlerine yönelik olası bir operasyonda koalisyon uçaklarını hedef alacaklarını söyledi. Konaşenkov, "Washingtonlu dostlarımıza bu tür planların muhtemel sonuçlarını dikkatlice gözden geçirmelerini öneriyorum. ABD'li uzmanlara, Hmeymim ve Tartus'da Rus hava savunma sistemlerinin S-400 ve S-300 barındırdığını hatırlatırım" ifadesini kullandı. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de, beklenmedik bir çıkış yaparak, "Rusya ve Suriye rejiminin saldırıları savaş suçuyla soruşturulmak için yeterli sebepler. Bu saldırıları gerçekleştirenler, yaptıkları bu hareketlerden dolayı sorumlu tutulmalıdır" dedi. Suriye'de önceki gün de hastanelere saldırı düzenlendiğini belirterek, "Rusya ve Suriye rejimi neden hastanelere, çocuklara ve kadınlara saldırdığını bütün dünyaya anlatmak zorunda" derken, bu tür hedeflere yönelik saldırıların "yanlışlıkla" yapılamayacağını, buraların sivillere korku salmak için kasten seçildiğini savundu.
Milliyet

'Savaş suçları soruşturması açılmalı'
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Fransız mevkidaşı Jean- Marc Ayrault ile bir araya gelmeden önce gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kerry, Suriye'de yaşananlar nedeniyle Esad rejimi ve destekçisi Rusya'ya tepki göstererek, haklarında savaş suçları soruşturması açılması gerektiğini belirtti. "Dün gece rejim güçleri bir başka hastaneyi vurdu, 20 kişi öldü ve 100 kişi yaralandı. Rusya ve rejim, neden hastaneleri, çocukları ve kadınları hedef aldıkları konusunda dünyaya bir açıklamadan daha fazlasını borçlu" ifadelerini kullanan Kerry, önümüzdeki günlerde Rusya ile ilişkilerin daha da gerileceğinin sinyallerini verdi. Öte yandan ABD yönetimi, Demokrat Parti'nin kurum ve seçim kampanyalarına yönelik siber saldırı olaylarıyla ilgili olarak da Rusya'yı ilk kez "resmen" suçladı ve Moskova'yı "Amerikan seçimlerini etkilemeye çalışmakla" itham etti. ABD İç Güvenlik Bakanlığı ile Ulusal İstihbarat Direktörlüğü'nün ortak açıklamasında, "ABD İstihbarat Topluluğu, bazı Amerikan siyasi organizasyonları da dahil Amerikan kurumlarının ve kişilerinin elektronik posta hesaplarına erişilmesinde Rus hükümetinin rolü olduğu konusunda emindir" ifadeleri kullanıldı.
Star

POLİTİKA
Piknikte değil görevdeyiz
Başbakan Binali Yıldırım, Irak Başbakanı Haydar El İbadi'nin Başika kampındaki TSK unsurlarıyla ilgili "Türk askeri orada kendini piknikte sanmasın" sözlerine, "Piknikte olduğunu kim söylüyor? Asker piknik yapar mı, asker görev yapar" yanıtını verdi. Yıldırım, dün gazetecilerin soruları üzerine şunları söyledi: "(Erken seçim iddiaları) Her söylenene inanıyor musunuz? Kafaları karıştırmayalım. (Irak Başbakanı İbadi'nin açıklamaları) Piknikte olduğunu kim söylüyor? Asker piknik yapar mı, asker görev yapar. Bizim askerimiz de orada görev yapıyor. Bu mücadeleyi Suriye'de, Irak'ta yapan sadece biz değiliz. BM yapıyor, koalisyon güçleri yapıyor. ABD, Rusya, 60 küsür ülkeden orada mücadele eden var. Irak ile ne fiziki ne gönül bağı olan birçok ülkenin askeri var. Bağdat'ın bu açıklamalarını fevkalade tehlikeli ve kışkırtıcı buluyorum. Askerimiz bugün gitmiş değil. Uzun zamandır orada ve çok anlamlı çalışmalar yapıyor. Bizim Irak'ın toprak bütünlüğüyle veya Irak'a hasmane, düşmanca bir tutumumuz yok. Bölgenin huzur bulması, çatışmaların önlenmesi için sorumluluk taşıyoruz. Bağdat hükümeti, buna takılacağına yıllardır bağrında beslediği ve Türkiye'nin canını yakan terör örgütüne karşı yapacağı bir şey varsa onu yapsın. Önce onu yapsın, sonra konuşsun. (İbadi'nin yabancı asker yok açıklaması) Irak'ta neyin var olduğunu, neyin yok olduğunu biliyoruz. Onun için bu lafların hiç kıymeti harbiyesi yok. Irak neden bu açıklamaları yapıyor, zamanı gelince söyleriz. (Irak'ın BM'yi toplantıya çağırması) Herkes BM'yi toplantıya çağırabilir; ama BM keşke sorunları çözebilecek iradeye sahip olsa. Mutlaka yeniden yapılanmaya ihtiyacı var. Mini anayasa komisyonu çalışmaları bitti. Önümüzdeki günlerde bu konuyu bir sonuca bağlamak için gerek CHP, gerekse MHP genel başkanlarıyla bir görüşme yapacağız. (Mağdur başvuruları) İşlem yapılanlardan fazla başvuru var. FETÖ burada da yanıltma hareketine girmiş durumda. 70 binin üzerinde itiraz var. Ne yazık ki anamuhalefet partisi genel başkanı, sanki 15 Temmuz olmamış, bir mağdur edebiyatı gidiyor. Bırak kardeşim, milletin mağduriyeti mi önemli darbecilerin mağduriyeti mi?"
Hürriyet
Mağduriyet başvurusu ihraç sayısını geçmiş!
Başbakan Binali Yıldırım, dün cuma namazını Başyazıcıoğlu Camii'nde kıldı. Camiye yürüyerek gelen ve yürüyerek ayrılan Yıldırım, çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yıldırım, şunları söyledi: "(İhraçlara yönelik itirazlarda son durum) İşlem yapılanların sayısından fazla başvuru var. Ne olur ne olmaz, bana da böyle bir işlem yapılır diye tedbirli davranıp önceden başvuranlar da var. Ne yaptıklarını bilmiyorum ama, doğru bir iş yapmadıklarından eminim. Maalesef FETÖ terör örgütü burada da bir yanıltma hareketine girmiş durumda. Ama biz bu millete sözümüz, bu itirazları çok titiz kılı kırk yararak değerlendireceğiz. 70 binin üzerinde itiraz var. Bunlar belirli bir zaman alacak, mekanizması kuruldu. Bakanlıklarla değerlendirme heyetleriyle, bu kararları veren heyetler değiştirildi. Olur ya başka bir gözün bakmasında yarar var. Yani 'aynı arkadaşlar olsa ne değişti kardeşim, bir ay önce verdiğimiz kararları gözden geçirecek, değiştirecek yeni bir olay mı oldu' sorusu sorulabilir. Bunun için heyeti değiştirdik, bakan yardımcılarının başkanlığında heyetler oluşturuldu. Bunlar inceleniyor, itirazlarda ortaya konan gerekçeler dikkate alınıyor. İşte itirazda diyor ki, 'ben ByLock'ta yoktum, filanca yere gitmedim, gelmedim, para yatırmadım' bütün bunlar birer birer detayına girilmek suretiyle gözden geçirilecek ve ondan sonra da bu dosya kapanacak. "Ne yazık ki anamuhalefet partisi genel başkanı, 15 Temmuz'u bıraktı, sanki 15 Temmuz olmamış, millet mağdur olmamış, şehitler olmamış, gazilerimiz yaralanmamış, bedel ödenmemiş, bir mağdur edebiyatıdır gidiyor. Bırak kardeşim milletin mağduriyeti mi önemli, yoksa darbecilerin mağduriyeti mi önemli. Bunlara öyle veya böyle destek anlamına gelecek her türlü faaliyet, her türlü açıklama bu millete zulümdür."
Vatan

Etkin pişmanlık çağrısı!
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ dün AK Parti Kocaeli İl Başkanlığını ziyaretinde FETÖ soruşturmalarıyla ilgili mesajlar verdi. Her devletin, sadakatinden şüphe ettiği kişileri kamudan ayıklama hakkı olduğunu vurgulayan Bozdağ, "Amerika'da, Almanya'da, Fransa'da terör örgütü üyesi olduğu bilinen veya bir terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğu değerlendirilen birini kamuda çalıştırıyorlar mı, çalıştırırlar mı?" diye sordu. Bozdağ, özetle şunları söyledi: "Özellikle FETÖ 15 Temmuz darbe teşebbüsünün başarısız olmasının yarattığı korku ve panik eşiğini geçtikten sonra yeniden yalanlara, iftiralara, kara propagandalara, algı operasyonlarına başladılar. Bunları daha çok göreceksiniz. Fethullah Gülen 20 yalan söylüyor 20'si de yalan olduğu gün gibi çıkıyor ortaya ama 21'inci yalana inanıyor insanlar. 20 tanesi yalan çıktı, neden 21'incisine de inanıyorsunuz? Yalan çıkmasında da bir hikmet arıyorlar anlaşılan." "Özellikle Fethullah çı Terör Örgütü irtibatlısı olduğu nedeniyle haklarında işlem yapılan vatandaşlarımız, onların ailelerinin daha da dikkatli olmaları lazım. Çözülmeyi önlemek, itirafçılığı engellemek için onlara karşı da bu yalanları daha fazla kullanıyorlar. Onların derdi sizin çocuklarınızın konuşmasını engellemek. Amerika'da Avrupa'da rahatlarının, düzenlerinin bozulmasına imkan verecek yeni bilgi, belgenin ortaya çıkmasını engellemek. O nedenle de buradan herkese diyorum ki herkes bildiğini anlatsın. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma imkanı var, bunu elinin tersiyle itmesin, bundan yararlanmanın yoluna baksın. FETÖ'nün peşine gitmesin, herkes kendi kararını kendi versin, kendi göbeğini kendi kessin."
Vatan

SPOR

2010-11 sezonunda çalıştırdığı Anadolu Efes'e geri dönen Velimir Perasovic yeni dönem hedeflerini belirledi. Önlerinde 30'u Türkiye Ligi, 30'u Avrupa olmak üzere 60 maçlık bir periyot olduğunu söyleyen deneyimli koç, bu sınavdan zirvede çıkmayı hedeflediklerini söyledi. Türkiye Ligi Şampiyonluğu ve Euroleague'i kazanmak için mücadele vereceklerini ifade eden Perasovic, Fenerbahçe ve koçu hakkında, "Obradovic, Avrupa'nın en iyi koçu. Kendisiyle aynı dönem Yugoslavya milli takımında yan yana oynadık. En büyük avantajı geçen yıl iyi oyuncularla kurulan bir kadroya sahip olması. Bu da Fenerbahçe'yi ligde ve Avrupa'da ön plana çıkartıyor." dedi. TBL'nde Fenerbahçe, Darüşşafaka Doğuş, Galatasaray Odeabank, Beşiktaş Sompo Japan, Tofaş ve Banvit çok iyi kadrolar oluşturduğuna dikkat çeken Perasovic, "Ligin sertlik seviyesi oldukça arttı. Aynı şekilde Euroleague'de Panathinaikos, Olympiakos, Barcelona, Real Madrid, Maccabi Tel Aviv, Olimpia Milano ve 4 Türk takımının hepsi çok güçlü. Aralarında seviye anlamında çok büyük farklar yok. Kimin aradan sıyrılacağını hep beraber göreceğiz" ifadelerini kullandı.
Hürriyet


Süper Lig'de aldığı başarılı sonuçlarla adından söz ettiren Galatasaray Teknik Direktörü Jan Olde Riekerink kulüp dergisinin ekim sayısına konuştu. Riekerink'in sözlerinden satırbaşları şöyle oldu: Ben hiç değişmedim. Hiç maddi talebim olmadan, sadece yardımcı olabilmek adına zor bir dönemde göreve geldim. Yeni bir yapıyla tekrar güçlü bir takım kurabileceğimiz konusunda fikir verdik. Bir takım oyuncusuyum. Teknik heyetin, sağlık, idare ve iletişim ekibinin ne denli önemli, değerli olduğunu biliyorum. Biliyorum ki saydığım unsurlar olmadan başarıya ulaşamam. Wesley benim için hâlâ aynı Wesley, değişen hiçbir şey yok. Eğer bir çocukla o yaşta tanışıyorsanız, öncelikli özelliği sahada sergilediği değildir. Kim olduğunu, en saf halini görürsünüz ve 20 yıl sonra karşılaştığınızda, o hâlâ aynı insansa, bu size büyük mutluluk verir. Galatasaray büyük bir kulüp. Ligi altıncı sırada tamamlamak kimseyi mutlu etmez. O yüzden çok daha iyi olmamız gerekiyor. Bruma şu an kariyeri için önemli bir aşamada. Pozisyonunu korumalı ve tecrübeli oyunculardan ders almaya, onları izlemeye devam etmeli. Sadece Bruma değil, Sinan Gümüş ve o yaş grubundaki diğer isimler için de aynısı geçerli. Taraftarlarımızın benim için yaptıkları gerçekten çok özel. Son yedi ayda yaptıklarımıza saygı duyduklarını hissedebiliyorum ve bunun için her birine müteşekkirim.
Hürriyet


Beşiktaş'ta takımdan ayrılan Mario Gomez'in yerine Porto'dan satın alma opsiyonu ile 1 yıllığına kiralanan ancak şu ana kadar kendisinden bekleneni veremeyen Vincent Aboubakar'ın durumu Siyah-Beyazlı yönetimi tedirgin etmiyor Kamerunlu golcünün Siyah- Beyazlı takıma transferini bir proje olarak gören başkan Fikret Orman, Aboubakar'dan gelecekte çok para kazanacaklarını düşünüyor. Porto'da oynadığı dönemde özellikle Çin'den 35 milyon Euro'yu bulan teklifler aldığı ortaya çıkan 24 yaşındaki oyuncuyu Portekiz kulübü her ne kadar satmak istese de Aboubakar'ın "Yaşım daha çok genç. Çin'de ne işim var" dediği ve bu nedenle transferin gerçekleşmediği belirtildi. Vincent Aboubakar'ın bu potansiyelinin farkında olan Siyah-Beyazlı yönetim de bu doğrultuda hareket ediyor. 10 milyon Euro verip sezon sonunda Kamerunlu futbolcunun bonservisini Porto'dan almayı planlayan Orman'ın, 1-2 yıl oynattıktan sonra Aboubakar'ı Çin'e iyi paralara satmayı planladığı ve tıpkı Demba Ba'da olduğu gibi kar etmeyi düşündüğü kaydedildi.Kartal'ın transfer komitesi başkanı ve asbaşkan Umut Güner, performansından ötürü eleştirilen Aboubakar'a sahip çıktı. Porto'dan kiralanan tecrübeli oyuncunun transferinde etkin rol oynayan Güner, "Aboubakar bizim dışımızda birçok kulübün listesindeydi ama o Şampiyonlar Ligi ve diğer faktörlerden dolayı bizi tercih etti. Porto'da iyi işler yapmış bir golcü. Biz yönetim olarak ona inanıyoruz hocamız da inanıyor. Bir iki maç kötü diye ondan vazgeçmeyiz, göreceksiniz çok yakında patlama yapacaktır" dedi. Asbaşkan Güner, Türkiye'de oyuncular için acele edildiğini ve uyum sorunlarının beklenmediğini söyleyerek, "Düşünün, Mario Gomez de geldiği ilk haftalar gol atamadı hatta oynamadı yerine Cenk forma giydi. Onun için bile eleştiri oldu. Sonradan ne oldu? Gol kralı olup bizi şampiyon yaptı. Onun için acele etmiyoruz. Aboubakar da onun gibi olabilir, belki Gomez gibi aynı özelliklere sahip değil ama kesinlikle takıma fayda sağlayacaktır. Diğer yeni transferler de henüz tam kapasite göstermedi. Hepsi ilerleyen günlerde Beşiktaş adına çok iyi işler yapacaklar" diye konuştu.
Haber türk


Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'in, oyuncularını Ukrayna maçına motive edebilmek için büyük uğraş verdiği ortaya çıktı. Tecrübeli hoca karşılaşma öncesi, "Hepinizin gözlerine baktığımda ayrı ayrı gördüğüm şeyler var. Bunları görebilecek yaşta ve tecrübeli olduğumu hepiniz iyi biliyorsunuz. Şimdi sahaya çıkacaksınız, tüm olumsuzlukları kafanızdan çıkaracaksınız. Çalışmalarınızı, emeklerinizin karşılığını sahada alma adına performansınızı en yüksek seviyede ortaya koyacaksınız. Taktik çalışmalarda anlattıklarımı asla aklınızdan çıkarmayın" ifadelerini kullandı. İlk yarıda büyük hayal kırıklığı yaşatan ve geriye düşen oyuncuları ile soyunma odasında bir kez daha toplantı yapan Terim'in, bu kez "Çocuklar oyuna çok kötü başladık. Ancak ilk yarıyı bir farkla bitirmemiz iyi oldu. İkinci yarıda daha iyi olacağınıza inanıyorum. Hatta biz buradan galibiyetle de çıkarız. Bu gücümüz ve yeteneğimiz var. Size inanıyor ve güveniyorum. Hadi çocuklar bir nefes alın ve kendinize gelin. Bir iki dokunuş yapacağım, poziyon değişiklikleri olacak. Sizlerden yüksek bir performans ve mücadele beklediğimi asla unutmayın. Bunun dışındaki her türlü sonuç bana aittir. Siz çıkın oynayın gerisini bana bırakın. Söylenen herşeye kulaklarınızı tıkayın. Bu ülke size güvendiği için buradasınız. Bu güveni de asla boşa çıkarmayın. Orta sahayı şartlar ne olursa olsun, elimizde tutmak zorundayız. Hadi Allah yardımcınız olsun. Bizleri TV'den izleyen milyonlarca insanımızın ve de statı dolduran taraftarlarımızın yüzünü kara çıkarmayın" dediği öğrenildi.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme