11 Ekim 2016 Salı

11.10.2016 Genel Gündem



11.10.2016 Salı
GÜNDEM

10 Ekim'e Listeyle Anma 
Ankara'da 'Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi' için toplananlara yönelik IŞİD'li iki canlı bomba tarafından gerçekleştirilen ve 101 kişinin hayatını kaybettiği 10 Ekim Ankara Garı saldırısının birinci yılında toplu anmaya izin verilmedi. Ankara Garı'na çıkan yollarda olağanüstü güvenlik önlemleri alınırken sabahın erken saatlerinde yollar trafiğe kapatıldı. Gar çevresindeki yüksek noktalara keskin nişancılar yerleştirilirken polis helikopterleri de görev yaptı. Gar önünde saldırının yaşandığı noktaya yaşamını yitirenlerin isimlerinin yazılı olduğu siyah dövizler ile kırmızı karanfiller bırakıldı. Anma programı için patlamanın olduğu yere gitmeye çalışan vatandaşlara izin verilmezken alana sadece patlamada hayatını kaybedenlerin birinci dereceden yakınları alındı. KESK, DİSK, TMMOB, CHP, HDP gibi siyasi parti ve STK'ların da sadece temsilcilerinin alana girmesine izin verildi. Alan içine girmesine izin verilenlerin üzerlerinin aranmasını reddetmesi üzerine polis biber gazıyla müdahale etti. Müdahalenin ardından aralarında CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay ile bazı CHP ve HDP milletvekillerinin bulunduğu grup alana girdi. Geçen yıl 10 Ekim'de yine meydanda olan başta olmak üzere meydana hiçbir vatandaş alınmadı. Bazı aileler anma törenine giderken bazı aileler ise birlikte geldikleri arkadaşlarının alınmaması nedeniyle alana girmemeyi tercih etti. HDP Eş Genel başkanları Demirtaş ve Yüksekdağ da vatandaşlar alana alınmadığı için barikatın dışında bekledi.
Milliyet


Suikastı Düşünce Aşamasında Bildirdik 
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink Cinayeti'ne ilişkin 2'si tutuklu 35 sanıklı davanın 15. duruşmasında tutuksuz sanık Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç ifade verdi. Dinç, "Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde 15 Temmuz 2004'te göreve başladıktan bir ay sonra McDonalds'a bomba atılması olayı oldu. İstihbaratçı mantığıyla olaya müdahil oldum. Eylemi gerçekleştiren grubu takibe aldık, ilgili arkadaşlarım Erhan Tuncel'i buldu" dedi. Yardımcı İstihbarat Elemanı olan Tuncel ile yapılan görüşmenin sonunda hazırlanan raporunu mahkemede okuyan Engin Dinç, "Bu fikir düşünce aşamasındaydı. Bu fikri şahsın aklından çıkarmaya çalışıyoruz. Dink'in öldürülmesi konusu daha düşünme aşamasındayken gerekli birimleri bilgilendirdik" dedi. Trabzon istihbaratta görevliyken pasif bir göreve alındığını, bu görevden alma işleminin ise Paralel veya derin bir yapı tarafından yapıldığını düşündüğünü söyleyen Dinç, Yasin Hayal'i takip edilmediği iddialarını kabul etmeyerek, Hayal cezaevinden çıktıktan sonra takibe aldıklarını, konuyla ilgili toplamda 46 tane yazışma yapıldığını belirterek, "'Niye operasyon yapmadınız diyorlar'. Cinayetten 7 ay önce göreviminden ayrıldım. Bu sırada düşünce ve niyet aşamasındaydı. Eylem aşamasına geçildiğini düşündüğümüzde bildiririz. O dönemde elimizden geleni yaptık. Eğer biz Trabzon'da kalsaydık hakikaten o dönemde kaderin de önüne geçilmez ama bu aşamaya getirmeden operasyonu yapardık diye düşünüyorum" diye konuştu.
Milliyet
 
'Gelin Beraber Mücadele Edelim' 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'daki 23. Dünya Enerji Kongresi'nde aralarında Rusya lideri Vladimir Putin'in de olduğu dünya liderlerine hitap ederken, Ortadoğu'ya barışı getirmek için işbirliği çağrısı yaptı. Erdoğan özetle şunları söyledi: "Dünyanın dört bir yanından gelen siz değerli devlet başkanlarına, siz kıymetli katılımcılara sesleniyorum: Suriye'ye, Irak'a, Ortadoğu'ya huzur ve barış getirmek için gelin el ele verelim. Halep'teki küçük bir çocuk şöyle ufka baktığında içi umutla dolmalı ancak bugün Halep'te ufka bakan çocuklar sadece helikopterlerin ve uçakların kendilerini hedef alan bombalarını görüyor. Musul'da ufka bakan bir çocuk, özgürce gelecek hayalleri kurabilmeli ancak bugün Musul'daki çocuklar ufka baktıklarında sadece DAEŞ zulmüyle, DAEŞ sonrası maruz kalma korkusu yaşadıkları mezhepçilik tehdidinin mukayesesini yapabiliyor. Bunun için biz diyoruz ki; Suriye'de çatışmaların durması ve insani yardımların hiçbir kısıtlama olmadan ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için gelin hep birlikte gayret sarf edelim. Musul'un, hem DAEŞ tehdidinden hem mezhepçilik baskısından kurtarılabilmesi için gelin birlikte mücadele edelim. Kongremizin temasında ifade edildiği gibi gelin barış için elimizdeki imkanları en iyi şekilde kullanalım, gelin yeni ufukları hep birlikte kucaklayalım." "Türkiye'nin Suriye ve Irak'a ilgisinin en önemli sebeplerinden biri de DAEŞ ve PKK-YPG mensuplarının saldırılarıdır. PKK hemen her gün güvenlik güçleri ve vatandaşlara yönelik eylemler düzenliyor. Bu saldırılar terör örgütünün son sesini duyurma çabalarıdır. Türkiye tüm bu terör örgütleri ile mücadele edecek imkana ve kararlılığı sahiptir. Madem ki terör küresel bir sorundur. Ülkemizin bu mücadelesinde diğer devletlerden destek beklemek hakkımızdır. Kendi topraklarımızda nasıl mücadele yürütüyorsak, terör tehditlerinin kaynağı durumundaki Suriye ve Irakta da aynı hakka sahip olduğumuza inanıyorum. Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki mücadelesi hayati bir zorunluluktur. Dünyadaki enerji kaynaklarının güvenliği de bu bölgenin terörist faaliyetlerden arındırılmasına bağlıdır."
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 123,9723-124,1096 
ABD Doları 3,0707-3,0729/Euro 3,4189-3,4220/İngiliz Sterlini 3,7911-3,7961

Tarihi İmza 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün 23. Dünya Enerji Kongresi'nin ardından Mabeyn Köşkü'nde 1 saat 40 dakika süren bir görüşme gerçekleştirdi. Oldukça yoğun geçen temaslarının ardından 2 lider düzenlendikleri ortak basın toplantısında, iki ülkenin Enerji Bakanları Rus gazını doğrudan Türkiye'ye bağlayacak, buradan güneydoğu Avrupa'ya ulaştıracak Türk Akımı Doğalgaz Boru Hattı Projesi'nde hükümetler arası anlaşmayı imzaladı. Projeye yakın kaynaklara göre, Türk Akımı'nın birinci hattı 2019'a kadar tamamlanabilir. Erdoğan, ikinci hattın gelişiminin ise Avrupa'daki gelişmelere bağlı olduğunu dünkü konuşmasında açıkladı. Dünya enerji piyasaları açısından dün önemli bir gelişme yaşanarak, 2014 yılında ilk kez Putin'in Ankara'dan dünyaya duyurduğu Türk Akımı'nda Türkiye ve Rusya imzaları attı. Rusya'daki gaz rezervlerini doğrudan Türkiye'nin gaz ulaşım ağına bağlayacak proje ile Ukrayna by-pass edilmiş olacak. Rusya, en büyük ikinci doğalgaz pazarı Türkiye ve Avrupa'ya gaz ticareti açısından projeye oldukça önem atfediyor. Proje, geçtiğimiz yıl önce doğalgaz indirimi konusunda yaşanan pürüzler ve ardından iki ülke arasındaki uçak krizi nedeniyle askıya alınmıştı. Normalleşme süreciyle Türk Akımı'yla ilgili karşılıklı olumlu açıklamalar gelmeye başlamıştı. Erdoğan, dün akşamki basın toplantısında şunları söyledi: "Türkiye-Rusya ilişkiler yönünde sayın Başkanla dolu dolu bir gün geçirdik. Sonunda bu az önce imzalanan anlaşmalar imzalanacak hale geldi ve burada nokta Başkanlar huzurunda konulmuş oldu. Türkiye ile Rusya arasındaki normalleşme sürecinin aynen devam edeceğine inancım tamdır. Tabii birçok alanda savunma sanayide ekonomik, ticari, kültür, turizm olsun bu ilişkilerimizi bundan sonraki süreçte geliştireceğiz. Akkuyu Santralıyla ilgili olarak yine bundan sonraki sürecin hızla devamı konusunda mutabakatımız net. Zaman kaybının önümüzdeki süreçte telafi edileceği kanısındayım."
Hürriyet

Türkiye Enerjinin Merkezi Oluyor 
Akkuyu ve Sinop nükleer santralları için Rusya ve Japonya ile anlaşma imzaladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Üçüncü nükleer santral arayışına girdik. Rus gazını Avrupa'ya ulaştıracak Türk Akımı ile Türkiye bölgenin enerji merkezi olacak" dedi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İstanbul'da dün başlayan '23. Dünya Enerji Kongresi'nin açılışında yaptığı konuşmada, kongre ile enerjinin barış ve adaletin aracı haline getirilmesinin amaçlandığını söyledi. Nükleer enerjiye önem verdiğini söyleyen Erdoğan, "İlk adımı 2010'da attık. Rusya ile Akkuyu Nükleer Santrali Projesi'ni imzaladık" diye konuştu. Japonya ile Karadeniz'de kurulmasına karar verilen Sinop Nükleer Santral'i için bir anlaşma yaptıklarını söyleyen Erdoğan, "Şimdi üçüncü nükleer santral projesini hayata geçirmenin arayışı içindeyiz. İleri teknoloji noktasında, bizim ciddi enerji potansiyeline ihtiyacımız var. Hedefimiz, elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 10'unun nükleer enerjiden karşılamak" dedi. Türk Akımı Projesi çalışmalarının sürdüğünü hatırlatan Erdoğan, şöyle dedi: "Rusya'nın Balkanlar'dan aldığımız gazı Karadeniz üzerinden ülkemize sevk etmeyi öngören Türk Akımı'na olumlu bakıyoruz. Projenin ikinci aşaması, Avrupa piyasalarına bağlı olarak geliştirilecektir. Doğu Akdeniz gazı da kaynak çeşitlendirme çalışmalarımızda yeni bir alternatif olacak."
Posta

11 Bin Sağlıkçı Alınacak 
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, yıl sonuna kadar doktorlar hariç 11 bin sağlık personelinin alınacağını duyurdu. Bakan Recep Akdağ, "2017 yılında bize garanti olarak verilmiş atama sayısı 12 bin kişi. Bu sayı bana göre yetersiz. Bunu artırmaya çalışacağız. Milli Eğitim Bakanlığı'nın başlattığı mülakat uygulamasını biz de 2017'de başlatmayı düşünüyoruz. Mülakatla eleman alacağız" dedi. Sözleşmeli öğretmen ataması yapıldı. 14 bin 873 öğretmen ile dershane ve etüt merkezlerinde çalışan 3 bin 633 öğretmen olmak üzere toplam 18 bin 506 kişinin ataması gerçekleştirildi. Atama sonuçları, www.meb.gov.tr internet adresinden öğrenilebilecek. Bakanlıkça bazı adayların 'tercih dışı atanmak istiyorum' seçeneğini işaretlememesi nedeniyle 20 bin kadronun tamamının dolmadığı bildirildi.
Posta

Girişimciliğin Merkezi İstanbul Olsun 
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "İstanbul sadece büyük şirketlerin değil, Asya, Avrupa ve Afrika'dan startupların da merkezi olarak konumlanabilir. Startup Istanbul, İstanbul'u küresel bir girişimcilik merkezi yapmanın ilk adımıdır" dedi. Hisarcıklıoğlu, Milliyet'in sponsorları arasında olduğu, TOBB ve Etohum işbirliğiyle gerçekleştirilen Startup İstanbul Konferansı'nın dünkü final günü açılış konuşmasında, girişimci dostu politika oluşturulması konusunda ulusal seviyede kamu sektörüyle yakından çalıştıklarını söyledi. Konferans katılımcılarının yüzde 80'inin yabancı ülkelerden geldiğini ve hayatlarında ilk defa İstanbul'u ziyaret ettiklerini belirten Hisarcıklıoğlu, bunun konferansın başarısında büyük bir faktör olduğunu dile getirdi. İstanbul'un birçok çok uluslu şirketin bölgesel merkezine ev sahipliği yaptığını anımsatan Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti: "Çok uluslu şirketler, birden çok ülkedeki operasyonlarını buradan yürütüyorlar. İstanbul, dünyanın en büyük 18. ekonomisinin iş merkezidir. Toplam yabancı ticaret hacmi 350 milyar dolara ulaşmış bulunmaktadır. Doğrudan dış yatırım hissesi 170 milyar dolara ulaştı. İkinci olarak, İstanbul'un coğrafi pozisyonu ideal. Uçakla üç saatten az bir sürede Avrupa'nın her köşesine ve Asya'da birçok merkeze ulaşmak mümkün. Üçüncü olarak, şehir yabancı sakinlerine yüksek yaşama standartları sağlıyor. İstanbul, herkesin kendini evinde hissettirecek bir şeyler bulabileceği çok kültürlü bir şehir.
Milliyet

Gürcistan'la Ticaret, Sarp'ın Yeni Yüzü İle Hızlanacak 
Gürcistan temaslarını değerlendiren Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Gürcistan'da mevkidaşıyla, gümrük idareleri arasındaki var olan işbirliğini daha da ileriye götürmek adına birtakım görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek Tüfenkci, görüşmelerin oldukça verimli geçtiğini belirtti. Temasları çerçevesinde Sarp Sınır Kapısı'nın durumunu da ele aldıklarını ifade eden Tüfenkci, Sarp Sınır Kapısı'nın yeniden inşası noktasında karar alındığını hatırlattı. Sınır kapısının ihale ve yer tesliminin de daha önce gerçekleştirildiğini anımsatan Tüfenkçi, "Önümüzdeki günlerde Sarp Sınır Kapısı'nın temelini atacağız. Oradaki yoğunluğun azaltılması, hem insan trafiği hem de tır trafiğinin rahatlamasını umuyoruz. Türkiye'ye yakışan bir görünüm olsun istiyoruz. Bununla ilgili süreci tamamladık. Bununla ilgili ihaleyi de bitirdik. Bunu mevkidaşımızla paylaştık" diye konuştu. İki ülke arasındaki ilişkilerin önemine işaret eden Bakan Tüfenkci, Gürcistan ile Türkiye arasında dostane ilişkiler bulunduğunu söyledi. Gürcistan'da yaptıkları toplantılara yönelik bilgiler veren Tüfenkci, şunları kaydetti: "Türkiye ve Gürcistan için önemli olan Muratlı Sınır Kapısı'nın açılması noktasında Gürcistan'ın Başbakanı irade ortaya koydu, talimat vermişti. Bizler de bunun teknik görüşmelerini yaptık. Birlikte gümrük idareleri arasındaki stratejik işbirliğinin artırılması noktasında antlaşmayı imzaladık. Akabinde Gürcistan Başbakanı tarafından kabul edildik. Burada Türkiye- Gürcistan ilişkileri, Bakü-Tişis- Kars Demiryolu inşaatıyla ilgili süreci değerlendirdik. Orada gümrükler olarak yapılması gerekenleri Gürcistan Maliye Bakanı'yla görüştük. Faydalı bir görüşme oldu. Mevcut ticaretin artırılması noktasında neler yapılabilir, bu noktada da görüşmelerimizi tamamladık. Ayrıca Gürcistan'daki iş adamlarımızla ilgili de verimli bir toplantımız oldu. Onların sorunlarını çözüm noktasında neler yapılabilir onları görüştük."
Star

Sanayinin Çarkları Ağustosta Tekrar Hızlandı 
Sanayi üretimi darbe girişiminin gerçekleştiği Temmuz ayındaki sert daralmanın ardından ağustosta aylık yüzde 9.4, geçen yılın ağustos ayına göre de yüzde 2.2 ile beklentilerin çok üzerinde artış gösterdi. Sanayi üretimi temmuzda arındırılmamış bazda hem çalışma günü sayısının azlığı hem de darbe girişimi nedeniyle yüzde 8.4 ile Eylül 2009'dan bu yana en büyük aylık daralmasını yaşamıştı. Ağustosta hızla toparlanan sanayi üretimi beklentilerin üzerinde artarak, büyüme için olumlu sinyal verdi. Verileri değerlendiren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü "Sanayi üretimi, temmuz ayında yaşanan düşüşün ardından tekrar normale dönmüştür. Sanayimiz, 15 Temmuz gibi ciddi bir hadisenin etkilerinden sadece bir ay içinde sıyrılmayı başarmıştır Veriler, ekonomik büyümenin Orta Vadeli Program öngörüleri ile uyumlu hareket ettiğini göstermektedir.. Ekonomik büyümeye yönelik olumlu sinyaller vermektedir" dedi.
Star

Birecik Hes Artık Kamuya Çalışacak 
Türkiye'nin enerji üretim kapasitesi bakımından dördüncü büyüğü olan ve yıllık 2,5 milyar kilowatsaat elektrik üretimi olan Birecik Hidroelektrik Santrali (HES), hisselerinin yüzde 100'ü kamuya ait olan EÜAŞ'a devredildi. Temeli 1993 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından atılan ve Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle çok uluslu şirketler tarafından inşa edilen Birecik HES'in 15 yıllık işletme süresi tamamlandı. Yıllık 2 buçuk milyar kilovat enerji üretimi kapasitesiyle Atatürk, Karakaya ve Keban HES'ten sonra Türkiye'nin dördüncü büyüğü olan Birecik HES, 672 megawat kurulu gücüyle faaliyet gösteriyor. EÜAŞ Genel Müdürü Halil Alış, ülkenin önemli bir işletmesinin daha kamu yararına çalışmaya başladığını söyledi. Tesisin 3 Ekim 2016 itibarıyla kamuya aktarıldığını bildiren Alış, "15 yıllık YİD süresi biten Birecik HES, artık kamuya çalışıyor. Kamunun elindeki EÜAŞ şirketi tarafından işçileri ve çalışanlarıyla birlikte devralındı. Bundan sonra da kamu tarafından işletilecek ve üretim geliri de kamuya kalacak. Buradan yaklaşık ihtiyaca binaen yılda 2,5 milyar kilovat enerji üretilebiliyor. 2,5 milyar kilovatı yaklaşık 15 kuruştan çarpıldığı zaman 400 milyon liraya yakın yüklüce bir paraya tekabül ediyor. 672 megavatlık bir santralin varlığı nereden baksanız 1 milyar dolar tutarında bir varlıktır." diye konuştu.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

50 Gezi Çıkar 
MHP Lideri Devlet Bahçeli, darbe girişiminin ardından başlayan soruşturmalar hakkında, "FETÖ, mağduriyetlerden dolayı başlayacak toplumsal hareketi de yönlendirebilir. 50 tane Gezi'yi birden görebilirsiniz" dedi. Devlet Bahçeli, önceki akşam yemekte bir araya geldiği gazetecilere özetle şu değerlendirmeleri yaptı: "(DARBE gecesi) Uçaklar alçak uçuş yaptığı saatte eve varmak üzereydim. Aracımdan inmeden geri döndüm. Genel merkezde ilk değerlendirmemiz 'Kalkışma' şeklinde oldu. 'Başbakan'ı arayın' dedim. Ulaşamadılar. 'Hükümetin yanındayız' mesajımı ilettim. Böyle bir saatte darbe ile alaşağı etmek istiyorsanız bunların mekanları belli, parti binaları belli. Hiçbir parti binasına taş düşmemiş. İyi araştırılması lazım. (İkinci darbe ihtimali) Yurtta Sulh Konseyi'nin kimlerden oluştuğunun ve darbe başarılı olsaydı yönetime kimlerin getirileceğinin açığa kavuşması gerekir. FETÖ, mağduriyetlerden dolayı başlayacak toplumsal hareketi de yönlendirebilir. 50 tane Gezi'yi birden görebilirsiniz. Mağduriyetlerden dolayı oluşan toplumsal hareket toplumsal çatışmaya gider. Darbede başarısız olanlara 2. darbe ortamı ortaya çıkar. Eski partilimiz, dava arkadaşımız Tuğrul aradı beni. 'Siz ne yapıyorsunuz' diyerek bizi merak etmiştir. Biz kendisini merak ettiğimiz gibi o da bizi merak etmiştir. Farklı siyasi alanlarda olmak, dostlukları eritiyor ama bitirmiyor. (Yenikapı ruhu) Burada MHP'yi haksız yere kimse, 'Bilmem neyin stepnesi, arka tekeri' falan zannetmesin. Bu yolu tercih edenler varsa, darbe teşebbüsünün sonuç almasından aşırı derece üzüntü duyup tekrar onun tazelenmesini isteyen bir zihniyet vardır. Biz şimdi her şeyi bıraktık da Cumhurbaşkanı'nın her şeyini destekler konuma mı geldiğimizi zannediyorsunuz? Benim hâlâ odamda 17/25 levhası duruyor. (MHP'de ByLock'çu vekil) Bize bildirsinler. Mesela F serisi bir dolar olan bir belediye başkanımız çıktı, tutukladılar. Buna benzer bir şey varsa bildirin. Ama ByLock'çu kimdir, ne iş yapar öğrenmek istiyoruz. (Darbe girişimi Cumhurbaşkanı'nın bilgisi dahilinde iddiaları) Sağlıklı bir düşünce değil bu. Bir defa 241 kişi demokrasi şehidi olarak her akşam rüyasına girer insanın. (Enişte) Mahkeme aşamasına geçilince herkese sorulacak. Gel bakalım enişte diyecekler. Neyin nesi bu diyecekler. Bir takım sorular oluşuyor. Cumhurbaşkanı'nı Marmaris'teki otelde almaya gidiyorsunuz 50 problem çıkıyor. Helikopterler şöyle oluyor, pilotlar böyle oluyor."
Hürriyet

Neden Kan Akıyor 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: "İslam dünyasının sorunlarını başkaları tartışırken, neden biz tartışmıyoruz? Nedir meseleler? Neden kan akıyor İslam dünyasında? Neyin bedeli için, hangi gerekçelerle akıyor? Aklımızı kullanacağız, bu sorunları tartışacağız, çözüm üreteceğiz. Bir yıl önce Ankara Garı önündeki bombalı saldırıyı düzenleyenler, İslam dünyasının ismini kullanan terör örgütleri. Yani kendisine Irak-Şam İslam Devleti adını veren, İslamiyeti kullanan bir terör örgütüydü. Bugün bu toplantının önemi de buradan kaynaklanıyor. Bana göre Peygamberimiz dünyanın en büyük devrimcilerinden biridir. Köleliği kaldırdı, kadın-erkek eşitliğini sağladı ve pek çok değişime, dönüşüme hizmet etti. Müslümanlığı, Müslümanlık anlayışını kanla tanıştırıyorsunuz ve buna siz Müslümanlık diyorsunuz. Sevgili Peygamberimizin torunlarının Kerbelâ'da şehit edildiği aydayız. 10 askerimiz şehit oldu, bombayla. İnanç üzerinden, etnik kimlik üzerinden şiddet neye yarar? Türkiye üzerinde, İslam dünyası üzerinde hesapları olanların hesaplarını güçlendirir. İnanç üzerinden, kimlik üzerinden, yaşam tarzı üzerinden siyaset olmaz. 4 halkadan oluşan bir çözüm önerisi paketi sizlere sunacağım. Birinci halkamız demokratikleşmedir. İkinci halkamız din ve vicdan özgürlüğüdür. Üçüncü halkamız sosyal devlet. Dördüncü halkamız, hukuk devleti. Adalet, İslam ve diğer tüm dinlerin temel taşı olarak kabul edilmektedir. İslam dünyasını yönetenler ne kadar adil, ne kadar doğru? Üstünlerin değil, hukukun üstünlüğünü savunan bir devlet anlayışı." Kılıçdaroğlu, konuşmacıları dinlerken salonda bulunanlardan 7 kişi, Ankara Garı patlamasıyla ilgili sloganlar attı. Polis, protestocuları çıkardı.
Hürriyet

OHAL Bugün KHK Yarın 
Meclis Genel Kurulu, Olağanüstü Hal'in (OHAL) 19 Ekim 2016 Çarşamba günü saat 01.00'den geçerli olmak üzere 3 ay süreyle uzatılmasına ilişkin Başbakanlık tezkeresini bugün görüşecek. Genel Kurul'da yarından itibaren de OHAL kapsamında ilk çıkarılan düzenleme olan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ele alınacak. KHK'ların görüşülme yöntemi ve olası değişikliklerle ilgili muhalefet ile iktidar arasındaki gerilim sürüyor. AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, uzlaşma heyetine ilişkin çağrıyı yineleyerek, "Eğer muhalefet içtüzüğü zorlamazsa TBMM kendisine ayrılan zaman içinde görüşmelerini tamamlar" dedi.
Hürriyet

'Siz Önce Devlet Olmayı Bilin'! 
Başbakan Binali Yıldırım, Irak'ın Başika'daki Türk askeri ve Musul operasyonuyla ilgili açıklamalarına yanıt verdi. İşte Yıldırım'ın sözlerinden çarpıcı satır başları: "Özellikle son yıllarda güneyimizde Irak'ta, Suriye'de yaşanan istikrarsız durum en fazla ülkemizi, Türkiye'yi etkilemektedir. Ne yazık ki bölgeyle fiziki ve gönül bağı olmayan birçok ülke orada birtakım çalışmalar yaparken, bu bölgede yaşayan hükümetlerin sesi soluğu çıkmıyor. Ancak bu istikrarsızlığın bu kargaşanın en büyük bedelini ödeyen Türkiye'nin meseleye sahip çıkmasından rahatsız olduklarını görüyoruz. Bunu söyleyenlerin önce ülkelerine sahip çıkması lazım." "Önce siz ülkenizin içerisinde yaşayan bütün vatandaşlarınıza sahip çıkın, onların yok olmasının önüne geçin, devlet olmayı bilin. Ondan sonra Türkiye'ye laf edin. Bunu yapmazsanız, söylediğiniz laflar biraz mizahi olur. 40 senedir ülkemizin başını ağrıtan terör örgütünü, sizin topraklarınızda cirit atacak, her türlü faaliyeti yapacak, gıkınız çıkmayacak, Türkiye orada DAEŞ'le mücadele amacıyla masum insanları korumak için var olacak, buna laf edeceksiniz. Bu asla ve asla kabul edilemez."
Vatan

DÜNYA 

Hillary: Kürtleri Silahlandırırım 
8 Kasım ABD başkanlık seçimleri öncesinde Demokrat aday Hillary Clinton ile Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump ikinci kez önceki akşam münazara için Minnesota eyaletindeki Washington Üniversitesinde canlı yayında karşı karşıya geldi. Gergin bir ortamda başlayan münazarada moderatörlerin sorduğu ilk konu Trump'ın 2005'te bir TV çekimine giderken yaka mikrofonunun çalıştığını fark etmediği sırada kadınlar için sarf ettiği cinsiyetçi sözlerle ilgili tutumu oldu. Trump, yaptığı yazılı açıklamanın ardından bu sefer sözlü olarak yeniden özür diledi. Ancak bu konuşmanın, birçok erkeğin "soyunma odasında" tekrarlayabileceği türden bir konuşma olduğunu iddia etti. Ardından konuyu DEAŞ'a getirdi ve şöyle dedi: "Bir savaş varken, DEAŞ kafaları kesiyorken, kafeslerde insanları boğuyorken, çok kötü şeyler oluyorken, Ortaçağ gibi, insanlar bize karşı kazanım elde ediyorlarsa, evet çok utanç duyuyorum, ama bu bir soyunma odası konuşması. Ben DEAŞ'ı cehenneme göndereceğim." Trump'ın kendisine adil davranmadıkları gerekçesiyle sık sık moderatörleri suçladığı tartışmada Türkiye'yi en çok ilgilendiren bölüm ise Halep'teki durum ve Suriye politikasının tartışıldığı kısımdı. Trump, Esad rejiminin halka ve muhaliflere karşı yoğun saldırılar gerçekleştirdiği Suriye'nin Halep kentinin düşmesi halinde ne olacağı sorulduğunda, "Halep düştü" dedi. DEAŞ'a odaklanılması gerektiğini belirtip Esad'ın, Rusya'nın ve İran'ın DEAŞ'la savaştığını, ABD'nin zayıf politikaları nedeniyle de bu üçünün beraber hareket ettiklerini söyledi. Trump'ın, ABD'nin Suriye'de askeri seçeneği düşünebileceğini söyleyen başkan yardımcısı adayı Mike Pence'in sözleri sorulduğunda ise "Katılmıyorum" demesi dikkat çekti. Hillary başkan seçilirse Suriye'de Obama yönetiminden farklı ne yapacağı sorulduğunda, adını anmadan Türkiye'nin Suriye'deki Kürtler konusundaki kaygılarını dikkate almayacağını ima edip şöyle dedi: "Kürtleri silahlandırmayı düşünürdüm. Kürtler Suriye ve Irak'ta bizim en iyi ortaklarımız. Bazı çevrelerin bu konuda endişeli olduğunu biliyorum. Ancak bence Kürtler ihtiyaçları olan ekipmanı almalılar. Böylece sahadaki Kürt ve Arap savaşçılar, DEAŞ'ı Irak'tan çıkardıktan sonra Rakka'yı almamızda ana unsur olurlar."
Hürriyet

Rusya'dan Suriye'de Kalıcılık Adımı 
Rusya Savunma Bakan Yardımcısı Nikolay Pankov, ülkesinin Suriye'nin Tartus şehrinde kalıcı donanma üssü kuracağını söyledi. Pankov, gerekli evrakların hazırlandığını ve meclis onayına sunulacağını söyledi. Söz konusu üssün, bugüne kadar bakım-onarım-ikmal üssü olarak kullanıldığı kaydediliyor. Geçen hafta, parlamentonun alt kanadı Duma, Rusya'nın, Suriye'deki Himeymim Üssü'nü süresiz kullanımını öngören anlaşmayı onaylamıştı. Rusya'nın, bu hamlelerle, Suriye'deki askeri varlığını kalıcı hale getirmeye çalıştığı belirtiliyor. Ateşkesten önceki haftalara oranla, askeri harcamalarını iki katına çıkaran Rusya, S-300 füzelerini Suriye'deki deniz üssü Tartus'a konuşlandırmıştı. Uzmanlar, S-300'lerin Suriye rejimi birliklerine desteğin yanı sıra, Rusya'nın Suriye'deki hava kontrolüne ve ABD'nin olası eylemlerini kısıtlamaya yardımcı olacağını öne sürüyor. Londra'daki Royal United Services Institute'dan Justin Bronk, Rusya'nın hamlesinin "Suriye üzerinde uçuşa yasak bölge ilanı" anlamına geldiğini vurguladı.
Milliyet

Yemen'de Savaş Suçu Araştırması İstendi 
Yemen'de bir cenaze töreni sırasında düzenlenen ve 140'tan fazla kişinin öldüğü hava saldırısı sonrası intikam yemini eden Husiler, ABD'yi hedef alırken, Obama yönetiminin, Riyad öncülüğündeki koalisyona yaptığı askeri yardımlar gün yüzüne çıktı. Reuters, eski hükümet yetkililerinin elektronik postaları ve raporlarından yola çıkarak, Obama hükümetinin Suudilerin öncülüğündeki koalisyona 1.3 milyar dolarlık silah yardımı yaptığını aktardı. Yemen'de Ensarullah hareketi lideri Abdul Malik el Husi, önceki gün, uluslararası koalisyonun en büyük silah tedarikçisinin ABD olduğunu vurgulamış, Washington'ı suçlamıştı. Bununla birlikte Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeid Ra'ad el Hussein ise, hafta sonundaki bombalamanın muhtemel bir savaş suçu olup olmadığının araştırılması için çağrıda bulundu.
Milliyet

Fransa Esad'ı, Savaş Suçları Mahkemesi'ne Götürüyor 
Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Suriye'nin Halep kentinde çatışmaların durmasını ve askeri uçakların kent üzerinde uçuşuna son verilmesini içeren BM Güvenlik Konseyi (BMGK) karar tasarısını Rusya'nın veto etmesine tepki gösterdi. Halep'teki sivil halkın savaş suçu kurbanları olduğunu belirten Hollande, bu suçu işleyenlerin Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'nde cezalarını çekeceklerini bildirdi. Fransız TF1 televizyon kanalına konuşan Hollande, BM'deki veto kararının ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i 19 Ekim'de Paris'te ağırlamaktan pişman olduğunu üstü kapalı dile getirdi. Fransa Başbakanı Jean Marc Ayrault da Uluslararası Ceza Mahkemesi savcılık makamı ile temasa geçip, başvuruyu nasıl kaleme alacaklarını gözden geçireceklerini söyledi. Başbakanı Ayrault da "Kimi şikayet edeceksiniz?'' sorusuna üzerine Ayrault, "Rus yöneticiler de aralarında olmak üzere Halep'teki olup bitenlerin tüm sorumlularını" dedi.
Star

Ödül Parasını Bağışlayacak 
Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos, Nobel Barış Ödülü ile verilecek yaklaşık 1 milyon dolar tutarındaki ödülü ülkesinde 50 yıldan uzun süren iç savaşın kurbanlarına bağışlayacağını açıkladı. Norveç Nobel Komitesi tarafından bu yılki Nobel Barış Ödülü'ne layık görülen Santos, ülkenin batısındaki Bojaya Kasabası'nı ziyareti sırasında yaptığı konuşmada, hükümet ile Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) arasında varılan anlaşmanın geçen haftaki referandumda reddedilmesine karşın barışın sağlanması için çaba harcamaktan vazgeçmeyeceğini söyledi. Kolombiya hükümeti ile FARC arasında 4 yıldır Küba'da süren ve barış anlaşmasıyla sonuçlanan müzakereler çerçevesinde taraşar, 29 Ağustos'ta ateşkes ilan etmişti. Barış anlaşmasının kalıcı olması için 2 Ekim'de yapılan referandumdan yüzde 50,2 oranında 'hayır' oyu çıkmıştı.
Vatan

SPOR 

Hayal kırıklığı ile geçen 2016 Avrupa Şampiyonası'ndan sonra A Milli Futbol Takımımız'da rota 2018'de Rusya'da düzenlenecek olan Dünya Kupası'na çevrilmişti. Arda Turan, Selçuk İnan, Gökhan Gönül ve Burak Yılmaz gibi yıldızları gözden çıkaran Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, elemelere gençleştirilmiş kadro ile başlamıştı. İlk maçımıza Hırvatistan deplasmanında çıktık, aldığımız 1 puanla umutlandık. Ancak Ukrayna ve İzlanda karşılaşmalarının ardından yine karalar bağladık. Konya'da konuk ettiğimiz Ukrayna önünde 2-0 geriye düşen Ay-Yıldızlılar sonradan toparlanıp, 1 puanı kurtardı. İzlanda'da ise tam anlamıyla buz kestik. 2 dakika içinde yediğimiz iki gole karşılık veremedik ve 3. maçlar sonunda I Grubu'nda 2 puanda kaldık. Terim yönetimindeki Ay-Yıldızlı ekibimizin bu performansı bize tam 30 yıl önceyi hatırlattı. 1986 Dünya Kupası Elemeleri D Grubu'nda mücadele eden Milli Takım ilk üç maçında Finlandiya, İngiltere ve Romanya ile yaptığı karşılaşmalardan mağlup ayrılarak 0 puanda kalmıştı. 1984 ve 1985 yılında oynanan maçlarda Milliler'in başında Candan Tarhan ve Yılmaz Gökdel bulunuyordu. O tarihten bu yana Türkiye elemelerdeki ilk üç maçını galibiyetsiz kapamamıştı.
Posta

Beşiktaş'ın en büyük korkusu sakatlıktı. Oğuzhan'ın bileğinde sorun vardı. Gökhan İnler'in de ayak parmağında kırık tespit edilmişti. Kartal son Çaykur Rize maçına bu iki yıldızından yoksun gitmişti. Tedavileri yoğun şekilde süren her iki futbolcudan da sevindirici haber geldi. Oğuzhan ve Gökhan İnler'in takıma dönmesiyle birlikte Beşiktaş, 7'nci haftada oynayacağı Kayseri deplasmanına yine güçlü orta sahası ile çıkabilecek. Geçtiğimiz gün Başakşehir ile oynanan hazırlık maçında Siyah-Beyazlılar, iki fire daha vermişti. Gökhan ve Oğuzhan'dan gelen haber üzerine teknik direktör Şenol Güneş, Başakşehir karşısında sakatlanan Adriano ve Atiba'nın durumları hakkında bilgi aldı. Sağlık ekibi Adriaono ve Atiba'nın yarından itibaren takımla çalışmalara başlayabileceğini müjdeledi. Milli takımlara giden Olcay, Cenk ve Quaresma'nın da sakatlık yaşamamasının ardından teknik direktör Şenol Güneş'in keyfi yerine geldi. Siyah-Beyazlılar, cumartesi günü Kayseri deplasmanına tam kadro çıkabilecek
Posta

Fenerbahçe'ye iki kilit isminden kötü haber. İzlanda milli maçında sakatlanan Ozan Tufan yaklaşık 2 ay sahalardan uzak kalacak. Türkiye'ye tekerlekli sandalye ve koltuk değnekleri ile dönebilen genç futbolcunun dün MR'ı çekildi. Kulüpten yapılan açıklamada "Sol ayağında 2 bağda kopukluk, 2 kemik arasındaki zarda yırtık, eklem içinde kanama ve ödem ve tendonlarda zorlanma tespit edildi" denildi. Ozan ise "Yaşadığım sakatlıktan dolayı gösterdiğiniz ilgi, verdiğiniz destek için çok teşekkür ederim. Tedavi sürecim başladı. Söz veriyorum çok çalışıp sahalara en iyi şekilde geri döneceğim" açıklamasını yaptı. Milli futbolcu 2 ayda Galatasaray ve Beşiktaş derbileri ile Manchester United ve Zorya maçları dahil birçok karşılaşmayı kaçıracak. Ba arada Teknik Direktör Advocaat, kaptan Volkan Demirel ile Alper ve Hasan Ali Ozan'a geçmiş olsun dileklerini iletti. Feyenoord maçında sakatlanan Jeremain Lens'te de henüz beklenen iyileşme sağlanamadı. Hollandalı futbolcudaki adale sorunu öngörülenden daha ciddi çıktı. Bu hafta ligdeki Alanya maçında kadroya alınıp, Manchester United'a karşı ilk 11'de başlaması planlanan kanat oyuncusunun ağrıları sürüyor. Alanya'ya karşı kesin olarak oynayamayacak yıldız futbolcunun gelecek hafta arası yapılacak Avrupa Ligi mücadelesine yetişmesi de zor görünüyor.
Star

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Riva ve Florya için yapılacak kongre öncesi 1905 GSYİAD Lokali'nde bilgilendirme toplantısında konuştu: "Mali bağımsızlık bir numaralı önceliğimiz. 500 milyon dolar borcumuz var. 230 milyon doları bankalara. Yılda 40 milyon euro faiz ve kur farkı ödüyoruz. Gelir 150 milyon euro seviyesinde. Bu borç sarmalından ne pahasına olursa olsun çıkmak zorundayız. Mecidiyeköy'de otel yapılıyor. İnşaat durmayacak. Riva'da 1 milyon metrekare arsa var. Daha önce çalışmalar yapılmış fakat sonuç alınamamış. Kulübü taşımam lazım. Florya'ya sığmıyoruz. Bakanlıktan 250 dönümlük arazi istedim. Riva ve Florya, orta vadede 500 milyon dolar sağlayacak. Yüzde 90-95'i banka borçlarının kapanmasına gidecek. Galatasaray'ı fabrika ayarlarına döndüreceğiz. Benden sonraki yönetimine sıfır borçla Galatasaray teslim edeceğim."
Star

Uluslararası Bulgaristan Babolat Badminton Turnuvası'nda Türkiye, 2 altın ile birer gümüş ve bronz madalya elde etti. Çift kadınlarda Büşra Yalçınkaya ve Fatma Nur Yavuz, karışık çiftler kategorisinde de Melih Turgut ile Fatma Nur Yavuz altın madalya kazanırken, çift erkeklerde Muhammed Ali Kurt ve Mert Tunç 2., Bahadır Kaan Kola ile Melih Turgut ise 3. oldu.
Vatan


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme