13 Ekim 2016 Perşembe

13.10.2016 Genel Gündem



GÜNDEM

Meclis Başkanı'na Zırhlı Makam Aracı
15 Temmuz'daki FETÖ darbe girişiminde bombaların hedefi haline gelen TBMM'ye zırhlı makam aracı alınıyor. TBMM Başkanı'na tahsis edilmesi beklenen araçla birlikte zırlı olmayan 22 araç daha alınacak. Savaş sırasında TBMM Genel Kurulu'nun yer altında çalışma yapabileceği kimyasal saldırılara da dayanıklı salonun da bulunduğu yeni milletvekili ofis binası için de 2017'de 50 milyon TL harcanacak. TBMM Başkanlık Divanı'nda, Meclis'te milletvekillerinin konuklarıyla basın toplantısı yapması ve yıkılan bloklarla ilgili kararların alındığı toplantı tutanakları nedeniyle TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve CHP'li üyeler arasında sert tartışmalar yaşandı. CHP'li üyelere toplantı tutanaklarını vermeyen Kahraman'ın, bu konularda kendilerine oy birliğiyle yetki verildiğini söylemesi üzerine CHP'li üyeler, "yalan söylüyorsunuz" diyerek toplantıyı terk etti. Toplantıda, Meclis'in 2017 bütçesi kabul edildi. 2017 bütçesi 981 milyon 58 bin TL olarak belirlendi. 2016 ve 2017 bütçe rakamlarına bakıldığında yüzde 16,9 oranında, yani 141,6 milyon TL'lik bir artış sözkonusu. Bu artışın sebeplerinin başında ise 15 Temmuz'da Meclis'in bombalaması sonrası ortaya çıkan savaş ve saldırı sırasında Meclis çalışmalarının yapılabileceği bir, "sığınak" olmaması gerçeği oldu. TBMM Başkanlığı bu amaçla milletvekillerinin eski ofislerinin yer aldığı A ve B Blok Halkla İlişkiler binalarını yıkmıştı. Bu binaların yerine içinde yer altında Genel Kurul'un savaş sırasında çalışabileceği, kimyasal saldırılara karşı da dayanıklı her türlü donanımın bulunduğu salonun yanı sıra vekillere yeni ofisler yapılacak. TBMM'de 2017 için bir zırhlı makam aracı olmak üzere toplam 34 taşıt alımı yapılacak. 15 Temmuz'da yaşanan bombalı saldırı sonrasında güvenlik önlemlerini üst seviyeye çıkaran TBMM Başkanlığı, bu kapsamda bir zırhlı makam aracı alacak. TBMM Başkanı'na tahsil edilmesi beklenen aracın giydirilmiş zırhla birlikte 1 milyon TL'nin üzerinde olacağı ifade ediliyor. TBMM'ye ayrıca yönetimin kullanması amacıyla 22 makam aracı daha alınacak. Meclis'e beş arazi binek, üç pick-up, üç otobüste alımı da gerçekleştirilecek. Bu araçların parası ise taşıt kanunu gereği Merkezi Yönetim Bütçesi'nde gösterilecek. 2017 bütçesinde bu binanın yapımı için 50 milyon TL harcanması öngörüldü. 2018 bütçesinde de bina yapımının devamı için yine benzer oranda bir miktarın bütçeye ödenek olarak konulacak. Bütçe artışının nedenleri arasında milletvekili maaşlarının da içinde yar aldığı yolluk ödenek ve maaşlardaki yüzde 8-9 oranındaki artış yer alıyor. Bu kalem için 49 milyon TL'lik bir artık öngörülüyor. Milletvekillerinin tedavi hizmetlerine yönelik giderlerde de 19 milyon TL'lik bir yükselme hesaplanıyor. Bütçenin 130 milyon 311 milyon TL'lik Cari Transferler bölümü ise KDK yardımı, eski TBMM üyeleri ve dışarıdan bakan atananlar ile bunların bakmakla yükümlü oldukları kişilerin sağlık giderleri için harcanacak. TBMM'nin dernek, birlik kurum, kuruluş vb. kurumluşlara yapacağı yardımlar ile memurların öğle yemeğine yardım kalemi de bu bütçe kaleminden ödenecek.
Milliyet


Sınırda Son Hazırlıklar!
Türk Silahlı Kuvvetleri, PKK'ya karşı yürütülen operasyonlara destek ve sınır güvenliğinin artırılması için Türkiye-Irak sınırına son günlerde yoğun askeri sevkiyatın yapıyor. Mardin yönünden gelerek tarihi İpek Yolu'ndan geçen askeri araçların bir bölümü Habur Sınır Kapısı yakınlarında bulunan Hac Konaklama Tesisi'ne giderken, bir bölümünün Türkiye-Irak sınırlarına doğru kaydırıldığı belirtildi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak ile birlikte Şırnak, Hakkâri/Yüksekova ve Van/Başkale'de konuşlu olan birlikleri ziyaret etti. Akar birliklerde denetlemelerde bulunarak devam eden teröristle mücadele harekâtının sevk ve idaresini yerinde inceledi. Sevkiyatın aynı zamanda Irak'ta Musul'a yönelik olası askeri operasyonun yaratabileceği göç dalgasının sınırdaki etkilerini denetlemek için de yapıldığı belirtiliyor. Önlemler kapsamında son günlerde Mardin tarafından Şırnak'ın Cizre ilçesi üzerinde yoğun bir askeri sevkiyat gerçekleştirilirken, bir kısmının ise, Türkiye- Irak sınır hattındaki dağlık alanlarda bulunan askeri birliklere yapıldığı belirtildi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 124,5788-124,7616                       
ABD Doları 3,0853-3,0877/Euro 3,4005-3,4045/İngiliz Sterlini 3,7580-3,7637 


Yetiştirirken Öğreniyoruz
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nün (OECD) Uluslararası Finansal Eğitim Ağı (OECD/ INFE) tarafından 30 ülkede yapılan "Yetişkinlerin Finansal Okur Yazarlık Yeterliliği" araştırması sonunda Türkiye 21'inci sırada yer aldı. Türkiye'nin en iyi olduğu konu ise halkın gündelik hayatından öğrendiği risk ve getiri, enflasyon tarifi ve riski dağıtma konuları. 17'si OECD ülkesi, 30 ülkede yapılan araştırmada Türkiye, üç ana kategorideki toplam değerlendirmede 12.5 puanla 30 ülke içinde 21. sırada yer aldı. OECD ortalaması 13.7 puan, tüm ülkeler ortalaması ise 13.2 puan olarak hesaplanmış. İlk 5'te olan ülkeler ise sırasıyla Fransa, Finlandiya, Norveç, Kanada ve Çin (Hong Kong). Araştırmada yaşları 18 ile 79 arası yetişkinlerin finansal okur yazarlığı, davranışları ve eğilimleri ölçülmüş. 30 ülkeden 50 bin kişi yanıt vermiş; Türkiye'den katılan kişi sayısı ise 3 bin 3 kişi. Araştırmanın üç ana bölümü var; birinci bölümde bireylerin finansal bilgi durumu ölçülmüş. İkinci bölümde mali konulardaki davranışları, üçüncüsünde ise uzun vadeli eğilimler ölçülmüş. Türkiye'den çıkan sonucu en başında özetleyelim; gelir yetersizliği ve düzensizliğinin sonucunda borçlanma, ekonomik dalgalanmalar ve enflasyon altında geçim zorluğunda, finansal okuryazarlığı 'alaylı' olarak öğrenmiş bir toplum tablosu sonuçlara yansımış. Türkiye'deki yetişkin bireyler, hanedeki gündelik ekonominin koşulları altında, temel finansal yetileri kazanmışlar, 'öğrenmişler'. Finansal bilgi durumunu ölçmek için; kafadan basit matematik işlem yapabilme durumu, enflasyon ve satın alma gücüne dair ölçme, zor bir aritmetik olmadan faiz hesabı, basit ve bileşik faiz hesaplama, riski dağıtma bilgisi ölçülüyor. Sorular oldukça basit. Türkiye'deki sonuçlar, 7 ana gruptaki bilgi ölçümünde üç konuda oldukça iyi bir tablo ortaya çıkarıyor. Aslında Türkiye'de halkın günlük yaşamda yüz yüze olduğu sorunlardan edindiği deneyimlerin bir sonucu olarak görece iyi çıkmış üç ölçüm başlığı şunlar: Risk ve getiri kavramı, enflasyon tarifi ile riski dağıtma konuları. Türkiye 7 başlıkta en iyi olduğu alan 'risk ve getiri' hesabında, en kötü sonucu ise bileşik faiz hesabı yapmada.
Hürriyet

Dolar Zıpladı
Dolar, Türk Lirası karşısında en son 20 Temmuz'da 3.0963 lira ile gördüğü tarihi zirveyi yeniledi ve dün 3.0973 liraya kadar yükseldi. Amerikan Merkez Bankası'nın (FED) aralık ayında faiz artırma ihtimalinin oldukça güçlenmesi, doların 5 büyük para birimine karşı değerini gösteren dolar endeksinin yükselmesi ve tüm gelişen ülkelerde doların değer kazanmasının yanı sıra Türkiye'deki yurt içi gelişmeler de yeni rekorda etkili oldu. Zaten Moody's'in not kırmasıyla çıkmak zorunda olan yabancı fonlara bir de olağanüstü halin belirsizliği ve Başbakan Binali Yıldırım'ın başkanlık sistemini öngören anayasa değişikliği için yasal düzenlemenin bir an önce Meclis'e getirileceğine ilişkin açıklamaları eklendi ve dolar dün 3.0973 liraya yükseldi. Oysa dün sabah dolar önceki gün gördüğü 3.0888 lira seviyelerinden 3.0713 liraya kadar gerilemişti. Bankalararası piyasada dün son işlemler 3.0926 liradan yapılırken serbest piyasada dolar günü 3.0860 liradan tamamladı. Borsa İstanbul da güne yükselişle başlamıştı, dolardaki yükselişle birlikte borsa da yönünü aşağıya döndü. Günü yüzde 0.23 düşüşle 77 bin 461 puandan kapattı. KapitalFX Araştırma Uzmanı Enver Erkan, "Başbakan Binali Yıldırım'ın başkanlık sistemi açıklamasının ardından, gün içinde TL'ye karşı bir düzeltme hareketi yapmış olan TL'nin en başta kazanımlarını sildiği, sonrasında da hızla değer kaybetmeye başladığı görülmektedir" dedi. Doların yeni hareket alanının 3.10 –3.17 lira bandında oluşabileceğini kaydeden Erkan "Dışsal faktörlere de fazla reaksiyon göstereceğiz. Özellikle Donald Trump faktörü veya FED kaynaklı ABD tahvil faizlerinde oynaklık artarsa, TL varlıklarından da çıkış artacaktır" dedi. Destek Yatırım Araştırma Müdürü Murat Tufan da doların, FED'in aralık ayında faiz yükseltme ihtimalinin yüzde 70 seviyelerine yaklaşması sonrası küresel olarak değer kazandığını kaydederek "Yurtiçinde ise Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine devam edeceği beklentisi doları güçlendirirken, Başbakan Yıldırım'ın anayasa değişikliği ve başkanlık sistemine yönelik ifadeleri sonrası dolarda yükselişler hızlandı. 3.0750 - 3.0650 lira destek bölgesinin üzerinde kalıcılık sağlanması halinde yükselişler dolar 3.100 – 3.1150 aralığını test edebilir. 3.0650 seviyesinin aşağısında kapanışlar yaşanmaması halinde yeni bir düşüşten bahsetmek zor olabilir" dedi. Işık FX Başanalisti Gizmen Nalbantlı rekoru şöyle değerlendirdi: "Moody's not indirimi, OHAL süresinin uzaması, Suriye operasyonları derken son olarak Binali Yıldırım'ın başkanlık sistemi ile ilgili yaptığı açıklamalar kurda yeni zirve seviyesini görmemize neden oldu. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Musul'a düzenlenecek operasyon ilişkin yaptığı açıklamalar sebebiyle Irak- Türkiye arasındaki ilişkiler iyice gerildi. Yükseliş 3.1145 ve 3.1250 seviyelerine kadar devam edebilir."
Hürriyet

Enerjide İsrail Kartı Açılıyor
Gazze'ye yardım götüren Mavi Marmara'ya İsrailli askerlerin yaptığı baskında dokuz vatandaşın öldürülmesinin ardından altı yıl sonra İsrail'den bakan düzeyinde ilk ziyaret bugün gerçekleşecek. 23. Dünya Enerji Kongresi'ne katılacak İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz'in gündeminde, Akdeniz'den Türkiye'ye bağlanacak İsrail gazı olacak. İsrail gazı Akdeniz açıklarına yapılacak boru hattı üzerinden Karaman'dan Mersin'e uzanan ana doğalgaz hattına bağlanacak, buradan Güney Avrupa'ya ulaştırılacak. Hattın Türkiye'ye getireceği kazançlar da öne çıktı. Doğalgaz ucuzlayacak, kaynak çeşitliliği ile enerji arz güvenliğinin sağlanmasına katkı sunacak, önemli bir gelir kapısı olacak. Türkiye, ucuz enerjiye kavuşacak. Rus gazını Avrupa'ya ulaştıracak Türk Akımı projesinin dört hattan iki hata düşürülmesi, İsrail ile anlaşma doğrultusunda gerçekleştirilen bir revizyon olarak değerlendiriliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Steinitz ile görüşecek. Görüşmenin ana gündemi, İsrail gazını Avrupa'ya ulaştıracak boru hattı yapımı olacak. Anlaşmayla birlikte bir yandan Akdeniz altına boru hattı döşenirken Türkiye de gazı Güney Avrupa'ya ulaştıracak hattın devamını yapacak. Hattın çalışmaları kesintiye uğramazsa Akdeniz gazının 2018 Mart'ında Türkiye'ye ulaşması bekleniyor. Türkiye, İsrail gazının taşınması için en iyi ve en uygulanabilir güzergah olarak gösterilirken, iki ülke arasında kriz sürdüğü sırada hattın fizibilite çalışmaları özel sektör tarafından tamamlanmıştı. İsrail doğalgaz boru hattı yapımına talip şirketlerde Zorlu, Enerjisa ve Turcas başı çekiyor. 1 trilyon metreküp rezerve sahip İsrail gazını Türkiye'ye ulaştıracak hattın Kıbrıs üzerinden geçip geçmeyeceği de netleşti. Alınan bilgiye göre, hat Kıbrıs'tan geçmeyecek. Akdeniz açıklarında denizin altından geçirilmesi öngörülen hattın ulaştığı ilk kara Türkiye olacak. İsrail'den Türkiye'ye uzanacak hattın yaklaşık 500-550 kilometre uzunluğunda ve Akdeniz'de 2 bin 500 metre derinlikte olması öngörülüyor.
Milliyet

Maliye'nin Gülen Yüzü Hayata Gözlerini Yumdu
2002-2009 yılları arasında AK Parti hükümetlerinde 3 dönem Maliye Bakanlığı yapan Kemal Unakıtan, dün sabah İstanbul'daki Acıbadem Maslak Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Alınan bilgiye göre 70 yasındaki Unakıtan bir süredir vücudundaki ödemler sebebiyle tedavi görüyordu. Neşeli kişiliği ve esprileriyle kamu- oyunun sevgisini kazanan Unakıtan, görevi boyunca belirlenen bütçe açığı hedeflerinin tutturulmasında ve hatta altında kalınmasında önemli bir rol oynadı. Bu sebeple 2008 yılında İngiliz Financial Times'ın sahibi olduğu prestijli The Banker dergisi tarafından 'Yılın Maliye Bakanı' seçildi. Başbakan Binali Yıldırım, Unakıtan'ın vefatıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada "Bu sabah saatlerinde yol arkadaşımız Kemal Unakıtan'ın ölümünü üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. AKP'nin 2002'den itibaren başlattığı dönüşümün kamu maliyesi alanındaki öncü isimlerindendi. Bugün iftihar ettiğimiz Maliye Bakanlığımızın yapısı ve çalışma sistemi anlayışında Kemal Abi'nin büyük emeği vardı. Muhalif olanların bile sevgisini kazanmış değerli bir yol arkadaşımızdı" ifadelerini kullandı. Kemal Unakıtan'ın cenazesi bugün öğlen namazına müteakip Süleymaniye Camii'nde kılınan namazın ardından Süleymaniye Külliyesi'nde toprağa verilecek.
Akşam

İhtiyaç Kredilerinde Faiz Düşüyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) mart ayından bu yana faiz koridorunun üst bandında yaptığı 250 baz puanlık indirim ve zorunlu karşılık oranlarındaki düzenlenmeleri bankaların kredi faiz oranlarına da yansıdı. FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimi sonrası ekonomide çarkların dönmesi ve inşaat sektörünün canlılığını koruması amacıyla başlatılan seferberlik kapsamında bankalar, konut kredisi faiz oranlarını en düşük yüzde 0.80 olmak üzere çeşitli vadelerde yüzde 1'in altına çekmişti. Konutun ardından bu ayın başından itibaren ihtiyaç kredilerinde de faiz indirimine giden bazı bankalar, indirim öncesi aylık bazda yüzde 1.50 seviyesinde olan faizi en düşük yüzde 1.18'e çekti. Yapılan indirim sonucu faiz oranları yüzde 1.18-1.35 arasında değişirken, bankaların ihtiyaç kredisi faizlerinde yaptığı indirim 15-35 baz puan arasında oldu. İhtiyaç kredisi faizlerindeki indirimlerle tüketici, 36 ay vadede 20 bin liralık kredi kullanımında bin 300-bin 700 lira arasında, ortalamada da bin 500 lira daha az ödeme yapacak. Ziraat başta olmak üzere Vakıfbank, İş Bankası, Akbank ve TEB tüketici kredilerini düşüren bankalar arasında yer aldı. Akbank, yüzde 1.19'dan başlayan faizlerle sunduğu ihtiyaç kredisinde ödemeleri 2017'ye erteliyor. Kampanya 31 Ekim'e kadar sürecek. TEB, yeni başlattığı ihtiyaç kredisi kampanyasında 50 bin TL'ye kadar 36 ay vadede yüzde 1.32 faizin yanı sıra tahsis ücretini de sıfırlayarak 3 aya kadar erteleme imkanı sunuyor. İş Bankası'nın 14 Ekim'e kadar geçerli olacak ihtiyaç kredisi kampanyası kapsamında, tüm bireysel ihtiyaçlar için yüzde 1.22'den başlayan faizlerle 50 bin TL tutar ve 48 ay vadeye kadar kredi kullanılabiliyor. Kampanya kapsamında 3 bin-14 bin 999 TL kredi tutarı için yüzde 1.32, 15 bin-24 bin 999 TL kredi tutarı için yüzde 1.25, 25 bin TL ve üzeri kredi tutarı için de yüzde 1.22 aylık faiz uygulanıyor.
Star

Bu Yatırım İştahı Bitmez
Turizm sektöründe sancılı bir dönem yaşanmasına karşın konaklama sektöründe yatırım isteği hızlı artış gösterdi. Türkiye Otelciler Birliği'nin (TÜROB), Ekonomi Bakanlığı'nın verdiği ve Resmi Gazete'de yayınlanan 2016 yılı Ağustos ayına ait 'Yatırım Teşvik Belgeleri' konaklama sektörü derlemesine göre, Ağustos'ta ülke genelinde toplam 11 şehirde 3 bin 303 adet yatak kapasiteli 17 yeni otel projesi teşvik belgesi ve 1 otel renovasyon belgesi verildi. Toplamda 326.9 milyon TL harcanarak tamamlanacak olan yatırımlar sonrasında sektörde 1.000'e yakın ek istihdam sağlanacak. Bu yıl Ağustos ayında, geçen yılın aynı ayına göre otel sayısında yüzde 21, yatak sayısında yüzde 38, yatırım tutarında yüzde 85 artış meydana geldi. Geçen yılın Ağustos ayında 12 ilde toplam 2 bin 385 yataklık 14 otel projesi 175 milyon TL'lik yatırım tutarıyla teşviğe bağlanmıştı. Ağustos 2016 için yatak sayısı açısından; 1.052 yatak ile ilk sırada yer alan İstanbul'u, 488 yatak ile Muğla ve 396 yatak ile Bursa takip etti. Otel sayısı açısından 5 otel ile ilk sırada yer alan İstanbul'u 2'şer otel ile Bursa ve Ankara takip etti. 8 ayda Türkiye genelinde toplamda 35 şehirde 24 bin 274 adetlik yatak kapasiteli 117 yeni otel projesi teşvik belgesi aldı. Toplamda 1 milyar 961 milyon TL harcanacak. Buna göre bu yıl 8 ayda, geçen yılın aynı dönemine göre otel sayısında yüzde 28, yatak sayısında yüzde 30, yatırım tutarında yüzde 12 düşüş meydana geldi. 2015 yılının ilk 8 aylık döneminde 48 ilde toplam 34 bin 494 yataklık 162 otel 2 milyar 249 milyon TL'lik yatırım tutarıyla teşviğe bağlanmıştı. İlk 8 aylık yatırımlar teşviklerinin tamamlanmasıyla sektörde 6 bin 134 yeni ek istihdam sağlanacak. 8 aylık dönemde yatak sayısı açısından; 4 bin 560 yatak ile ilk sırada yer alan İstanbul'u 4 bin 69 yatak ile Antalya, 2 bin 200 yatak ile Muğla takip etti. Otel sayısı açısından yine İstanbul 21 otel ile ilk sırada yer alırken Muğla 12 otel ile ikinci, takiben 9 otel ile Antalya listede yer aldı. Sivas ve Karabük ise bu yıl ilk kez listeye giren şehirler oldu.
Vatan

Açığı Kapatacak 'Enerji' Azalıyor
Cari açık, zayıf turizm gelirleri ve birincil gelir dengesi açığındaki artış nedeniyle Ağustos ayında beklentilerin üzerinde 1.78 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ekonomistler bu rakamın 1.45 milyar dolar çıkması bekliyordu. Merkez Bankası'nın verilerine göre, cari açık Ocak-Ağustos döneminde 23.55 milyar dolar oldu. 12 aylık kümülatif cari işlemler açığı Temmuz'daki 29 milyar dolar düzeyinden 31.02 milyar dolara yükseldi. Cari denge Temmuz'da 2.65 milyar dolar açık, geçen yılın Ağustos ayında 256 milyon dolar fazla vermişti. Kaynağı belirsiz para olarak bilinen net hata ve noksan kaleminde Ağustos'ta 1.99 milyar dolar, ilk 8 ayda 5.43 milyar dolarlık giriş yaşandı. Finansbank Ekonomisti Deniz Çiçek, "Cari açık dengesi turizm gelirlerindeki kaybın yoğun sezonda artması ve enerji ithalatındaki kazanımların azalmasıyla Ağustos'ta bozulma gösterdi. İlk 8 ayda 5.9 milyar dolar olan net gelirlerdeki kaybın yılın tamamında 8 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz ki böylece net turizm gelirleri 2016'da 13 milyar dolar olacak. 2016 beklentimizi 32 milyar dolardan 36 milyar dolara revize ediyoruz" dedi. Halk Yatırım Başekonomisti Banu Kıvcı Tokalı da şu değerlendirmeyi yaptı: "Zayıf turizm gelirleri, enerji maliyetinin azalan katkısı ve dış borç faiz ödemelerindeki yükseliş eğiliminin yanı sıra, geçen yılın düşük baz etkisini göz önüne aldığımızda, yıllık açıktaki artış özellikle bir kaç ay boyunca devam edecek." OVP'ye göre cari açığın 2016'yı 31.3 milyar dolar ile tamamlaması bekleniyor.
Vatan

DÜNYA

Ohal 3 Aydan Önce De Biter
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nde (AKPM) yaptığı konuşmada halkın yüzde 80'inin olağanüstü hale (OHAL) destek verdiğini belirterek, "Tehdidin bittiğinden emin olursak 3 ay bitmeden kaldırabiliriz" dedi. Darbe girişimi öncesinde farklı terör örgütlerinin saldırılarının en yoğun olduğu dönemde dahi OHAL ilan etmekten kaçındıklarının altını çizen Çavuşoğlu, "OHAL tercihimiz değildi, ama bu sefer kaçınılmazdı" diye konuştu. 15 Temmuz'dan sonra ilan edilen OHAL, önceki gün üç ay daha uzatılmıştı. Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) başta olmak üzere uluslararası yükümlülükleriyle uyumlu şekilde hareket ettiği, atılan tüm hukuki adımlar hakkında Avrupa Konseyi'ne bilgi verildiği de Çavuşoğlu'nun vurguları arasında yer aldı. Çavuşoğlu, "Bu süreçte şeffaflığa önem veriyoruz. Tavsiyeleri titizlikle değerlendiriyoruz. Biz her zaman daha fazla diyalog ve angajmana hazırız" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Lozan Antlaşması konusundaki, "Birileri zafer diye yutturmaya çalıştı. Bağırsan sesinin duyulacağı adaları biz Lozan'da verdik. Zafer bu mu" sözleriyle başlayan tartışma AKPM'ye de taşındı. Çavuşoğlu, AKPM'nin Yunan üyelerinden Theodora Bakoyannis'in Türkiye'nin antlaşmaya saygı duyup duymadığı yönündeki sorusuna, "Sevse de sevmese de herkesin uluslararası anlaşmalara saygı duyması gerekiyor" şeklinde yanıt verdi. Anlaşmanın eksik olup olmadığı, lehte olup olmadığı konusunda görüş bildirmenin önünde bir engel olmadığını söyleyen Çavuşoğlu, Yunanistan'a yönelik bir tehdidin söz konusu olmadığının altını çizdi. Ankara ile Brüksel arasındaki mülteci mutabakatına Türkiye'nin uyduğunu AB'nin ise uygulamadığını ve anlaşmanın yükünü Türkiye'nin taşıdığını belirten Çavuşoğlu, "Cumhurbaşkanı Erdoğan biraz fazla açık konuşuyor galiba bundan hoşlanmıyorsunuz. O da ben de bunları söylemek durumundayız" dedi. Hollanda Dışişleri Bakanı Koenders'in her Türkiye'ye geldiğinde bir Hollandalı gazetecinin tutuklandığını söyleyen Çavuşoğlu, "Devreye giriyorduk serbest bırakılıyordu. Tutuklayanların FETÖ'cü yargıçlar olduğu ortaya çıktı" diye konuştu. FETÖ'ye bağlı çalışanların Avrupa tarafından gazeteci olarak değerlendirilmesine katılamayacağını belirten Çavuşoğlu, "Sözcü, Korkusuz, Hürriyet, CNN Türk var. Hepsi bizi eleştiriyor, ama hiçbirine dokunulmuyor" dedi.
Hürriyet

Deaş Hapishanesi Okula Çevrildi
Yaklaşık üç yıl DEAŞIŞİD hakimiyetinde kalan Suriye'nin Cerablus kenti Türkiye ve Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) birlikte gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı Operasyonu ile geri alınmıştı. Cerablus'un tamamen IŞİD'den temizlenmesi üzerine kent merkezinde nüfus hızla artmaya başladı. IŞİD'in elindeyken 5-6 bine kadar düşen kentin nüfusu, Türkiye'den yapılan geri dönüşlerle 30 bini buldu. DEAŞ'ın çekilirken enkaza çevirdiği kentte elektrik hatlarının yenilenmesine öncelik verilmiş. Şehrin su ihtiyacını karşılamak için su şebekelerinin temizlenmesi üzerine kente temiz su verildi. IŞİD döneminde çalışan fırınların hijyen gerekçesiyle kapatılması üzerine ekmek fiyatı 2,5 lirayı aştı. Bunun üzerine sivil toplum kuruluşları ile AFAD'ın devreye girmesiyle Azez'de kurulan hijyenik fırınlarda üretilen ekmek halka ücretsiz dağıtılmaya başlandı. Ayrıca yeni kurulan seyyar mutfak ile günde 5 bin kişiye sıcak yemek verildiği Cerablus'ta, 80 kişilik bir ekip de çöp topluyor. DEAŞ döneminde eğitime ara verilen Cerablus'ta dördü ilkokul olmak üzere toplam 9 okul bulunuyor. Sadık Handavi İyilik ilkokulu 650 öğrenciye eğitim vermeye başladı. Bir zamanlar DEAŞ tarafından hapishane olarak kullanılan Ahmed Selim Molla lisesinin tekrar eğitime açılması için hazırlıklar yapılıyor. Okulun pazartesi günü eğitime başlayacağını söyleyen Gaziantep Belediyesi Cerablus Koordinatörü Abdurrahman Kocaarslan, "21 derslikten oluşan ve 900 öğrenci kapasiteye sahip bu okul DEAŞ tarafından işkencehane olarak kullanılıyordu. Biz geldiğimizde okulun içi işkence aletleriyle doluydu" dedi. Üç yıldır okula gidemeyen kızının tekrar eğitim görmesi için okula getiren Ahmed Marayi, "Çocuklarım eğitimlerinden geri kaldılar. Bugün okul kayıtlarını yaptık" dedi.
Hürriyet

Tayland'da Kral Hasta Ülke İse Felç Oldu
Tayland Kralı Bhumibol Adulyadej'in bazı sağlık problemleri nedeniyle tedavi altına alınmasının ardından, ülkede resmen bir felç durumu yaşanmaya başlandı. Resmi programlar askıya alınırken, borsanın ciddi çöküşler yaşadığı belirtiliyor. Veliaht Prens Vajiralongkorn ve kardeşi Prenses Chulabhorn, 88 yaşındaki Kral Bhumibol'un sağlık durumu nedeniyle resmi programları iptal etti. 1946'dan bu yana tahtta olan Kral Bhumibol'un tedavi gördüğü Bangkok Siriraj Hastanesi'nde ve ülke çapındaki Budist tapınaklarında kralın sağlığı için dua eden Taylandlılar, önceki gün sosyal medya hesaplarında "Kral çok yaşa" paylaşımında bulunurken, kraliyet ailesinin onuruna açılan Facebook sayfalarında Kral'ın sağlığı için Budist duaları paylaşıldı.
Milliyet

Haiti Matthew'e 842 Kurban Verdi
Karayipler'i vuran Matthew Kasırgası'nın Haiti'deki bilançosu giderek ağırlaşıyor. Yetkililer, ülkeyi yıkıp geçen kasırga nedeniyle 842 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı. Karayip ülkelerini yıkıp geçen ölümcül Matthew Kasırgası Haiti'de 842 can aldı. Yetkililer, ölü sayısının artmasından endişeleniyor. Yardım çalışanlarının ülkenin güneyinde sular altında kalan köylere ulaşmaya çabaladığını belirten yetkililer, ölü sayısının artmasından endişe duyuyor.
Akşam

Issız Adam
ABD'de 8 Kasım'da düzenlenecek başkanlık seçimlerine 1 aydan az bir süre kala Cumhuriyetçi Parti'nin üst düzey isimlerinin başkan adayı Donald Trump'tan desteklerini çekmesi, Washington kulislerinde muhafazakarların yenilgiyi şimdiden kabul etmesi şeklinde yorumlanıyor. Cumhuriyetçi Parti'den 160 isim, Trump'ın geçtiğimiz hafta basına yansıyan ses kaydına tepki olarak, milyarder iş adamının başkan adaylığına desteklerini çektiklerini açıklamıştı. Aralarında Temsilciler Meclisi Başkan Paul Ryan, eski başkan adaylarından Arizona Senatörü John McCain, eski Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Ohio Valsi John Kasich, eski New York Valisi George Pataki ve eski California Valisi Arnold Schwarzenegger'ın da bulunduğu Cumhuriyetçiler, seçimlerde Trump'a oy vermeyeceklerini belirtmişti. Siyasi gözlemciler, başkan adayından desteğini çeken Cumhuriyetçi Parti'nin gelecek seçimlerde Senato ve Temsilciler Meclisi'ndeki hakimiyetlerini de kaybedeceğini öngörüyor. Demokratların kontrolü ele alabilmek için Temsilciler Meclisi'nde 30, Senato'da ise 5 sandalyeye ihtiyaçları var. Trump ise yaşanan gelişmeler karşısında soğukkanlılığını koruyor. Parti yöneticilerinin kendisine destek vermekten vazgeçmelerini umursamadığını öne süren Trump, Twitter'dan yaptığı açıklamada, "Zincirlerimden kurtulmak güzel, artık Amerika için istediğim şekilde savaşabilirim" ifadelerini kullandı. Başkan Barack Obama da, üst düzey Cumhuriyetçi Parti üyelerine yaptığı çağrıda, Trump'a verdikleri desteği resmen geri çekmelerini istedi. Obama, Demokrat başkan adayı Hillary Clinton'a destek için katıldığı mitingteki konuşmasında, "(Trump'ın) hala başkan olması gerektiğini düşünüyorlar ve ben buna bir anlam veremiyorum" dedi.
Vatan

'Terorist Yakalayana Vatandaşlık Verilsin'
Alman kamuoyu, başkent Berlin'deki havalimanlarına bombalı saldırı hazırlığı yapan DEAŞ militanı Cabir el Bekir'i yakalayarak polise teslim eden Suriyelilere vatandaşlık verilmesini tartışıyor. 22 yaşındaki El Bekir, geçtiğimiz hafta sonunda Chemnitz kentinde evine düzenlenen baskından kaçmayı başarmıştı. Polisin 2 gün süren insan avına rağmen Leipzig kentine ulaşmayı başaran El Bekir, burada geceyi geçirmek için evlerine gittiği 2 Suriyeli mülteci tarafından etkisiz hale getirilerek polise teslim edilmişti. Başbakan Angela Merkel, El Bekir'in yakalanmasında büyük rol oynayan Muhammed A. ve ev arkadaşına sözcüsü aracılığıyla teşekkür ederken sol partiler, iki Suriyeliye vatandaşlık hakkı tanınması çağrısında bulundu. Yerel basın da, Suriyelilere vatandaşlığı destekliyor. Fransa, geçen yıl başkent Paris'teki Koşer marketine yönelik saldırıda, markette mahsur kalan müşterileri depoda saklayan Mali asıllı Lassana Bathily adlı mülteciye vatandaşlık vermişti.
Vatan

POLİTİKA

Abd' Ye: Gün Ola Harman Ola
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün avukatlık mesleğinden geçen hâkim ve Cumhuriyet savcısı adaylarının Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki kura töreninde hem ABD'ye, hem başkanlık yarışındaki Hillary Clinton'a hem de FETÖ'ye sert mesajlar verdi. Erdoğan'ın açıklamaları özetle şöyle: "Sen kalkacaksın ta Amerika'dan senin savcıların FETÖ vasıtasıyla Türkiye'ye getirilip burada yedirilecek, içirilecek, giydirilecek ondan sonra Amerika'ya tekrar dönecek, ondan sonra da bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını içeri girerken pat tutuklayıp alacaksın. 6 aydır orada hapiste tutacaksın, yargılayamayacaksın. Seninki tarafsızlık, bağımsızlık olacak, o kişiye karşı 'Onu niye hesaba çekmiyorsunuz' diye sorduğumuzda, o zaman da diyeceksin ki, 'Burada bağımsız yargı var, tarafsız yargı var'. Kusura bakma bizde senden daha çok tarafsız ve bağımsız yargı var. Adı Amerika olduğu zaman bağımsız, tarafsız; adı Türkiye olduğu zaman bağımlı, taraflı. Yok böyle bir şey. 17 yıl oldu, bu kişi orada duruyor. 85 koli dosya gitti hâlâ dosyalar gönderiliyor. Şimdi bakanımız arkadaşlarıyla gidecek. Bizden teröristleri istedikleri zaman kendilerine veriyoruz ama onlar böyle bir teröristi bize vermiyor. Niye vermiyorsun? Neymiş Yargı varmış, mahkeme kararı olmadan veremezlermiş. Olabilir, peki. Gün ola harman ola. Aynı şey burada da olabilir. Bir şeyler istediğiniz zaman bu defa da biz, sizlere havale edeceğiz. Siz karar vermedikçe biz de vermeyeceğiz. Bundan sonra böyle. Hem stratejik müttefik olacağız hem de farklı şeyler konuşulacak. Olmaz böyle bir şey. Bu ülke, ülkendeki bir kişiyi terörist ilan etmişse vereceksin. Vermiyorsan burada bir su kaçağı var demektir. Bunu İngiltere yapıyor da sen niye yapmıyorsun? Sen de yap. İngiltere'den istediğimiz bazı kişiler olmuştur ki vermiştir, başka ülkelerden istedik vermiştir. Bizden istedikleri zaman biz de o ülkeden, çünkü karşılıklı suçluların iadesi anlaşması olan bir ülkedir Amerika bizimle. Öyleyse gereğini yapması lazım ama yapmamıştır. Bu siyasi noktada ciddi bir sıkıntıdır. Sistemdeki açıklar devam ettiği sürece, yarın başka örgütlerin de benzer girişimlerde bulunmasının önüne geçilemez. Bunun için öncelikle HSYK (Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu) üyelerinin seçim usulünde değişiklik yapılması şart. Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerimizden, HSYK üyelerinin seçim yönteminin değiştirilmesi için gereken uzlaşmayı göstermelerini özellikle bekliyorum. Ülkemiz için hayati öneme sahip bu konuda, hiçbir siyasi partinin kendi görüşünü dayatarak, uzlaşma yolunu tıkama hakkı yoktur.
Hürriyet

Bahçeli'ye Teşekkür
Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti'nin Anayasa değişikliği teklifini Meclis'e getireceğini açıklarken "İster 330'la geçsin ister 367'yle, çıkan sonucu millete götüreceğiz" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye 15 Temmuz'dan sonraki tavrı nedeniyle teşekkür eden, başkanlık sistemi açıklamaları için de "Cesaret verici" diyen Yıldırım, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda özetle şunları söyledi: "PKK yol arkadaşlarımızı kalleşçe katletti. Hem de çoluk çocuğunun önünde yaptılar. Sizlerin huzurunda söz veriyorum ki dökülen her damla kanın hesabını tek tek soracağım. Terör örgütü PKK ile birlikte olan ve onların siyasi uzantılarının maskelerini de mutlaka düşüreceğiz. Gece gündüz enselerindeyiz. O hainlere kaçacak delik bırakmayacağız, memleketi onlara dar edeceğiz. Ana muhalefet partisi 'Ben mağdur edebiyatına bakmam. Bunların haklarını savunmaya devam edeceğim' diyor. Et kardeşim, FETÖ'cülerle senin muhabbetin iyiyse, bana ne. 'Bunlar taa 2003'te vardı. Siz o zaman niye görmediniz' diyor. Terör örgütü ile diğer işleri birbirine karıştırmayın. Bunların ilk belirgin ortaya çıkmaları 17 Aralık'tır. Ondan sonra Gezi olayları ve dershaneleri kapatacağız deyince kafa tuttular. 'Dershaneleri kapatırsanız sizin için iyi olmaz.' Aynen böyle dediler. Ne olacak kardeşim? 'Görürsünüz.' Cumhurbaşkanımız o zaman başbakan; 'Hadi dışarı, defolun gidin bildiğinizi arkanıza koymayın' dedi. Biz tavrımızı ortaya koyduk. Yerel seçimlerde kol kola girdiniz. 17 Aralık'tan önce CHP heyet gönderdi Amerika'ya oturdular, nasıl işbirliği yaparız bunu konuştular. 4 Aralık, 17 Aralık'tan önce, bunu da ayıplamıyorum. 17 Aralık'tan sonra bunlarla hareket edeceksin, 15 Temmuz'u da yaşayacaksın. Yani pes Yol yakınken Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu yanlıştan dönmesini istiyorum. CHP'nin mağduriyet edebiyatı söyleminin ne kadar sıkıntılı olduğu açık. Bu söylem FETÖ'nün yeni bir oyunudur. CHP'nin buna alet olması üzüntü vericidir 15 Temmuz'dan bu yana bütün olaylarda hükümetimizin mücadelesinde sağduyulu davranışı ile milletten, devletten, bayraktan yana tavır koyan MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye teşekkür ediyorum. Sayın Bahçeli'nin bu konudaki yol açıcı beyanatları, cesaret vericidir. Biz uzun süreden beri buna hazırız ve adımlarımızı da derhal atacağız. Kararı da ya Meclis ya da millet verecek. Bahçeli'nin çağrısını aynen kabul ediyoruz ve diyoruz ki kısa sürede Meclis'e yeni anayasa teklifimizi getireceğiz. Anlaşılan 60 madde başta olmak üzere, diğer eksik maddeleri de AK Parti grubu hazırlayıp Meclis'e getirecek ve onaya sunacak. Meclis ister 367 ile ister 330 ile kabul etsin, iki halde de son onayı millete götüreceğiz. Böylece artık yıllardır devam eden bu sistem tartışmasını, bu kör dövüşü sona erdireceğiz."
Hürriyet

'Başkanlık' Ateşini Bahçeli Alevlendirdi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin sürpriz "başkanlık" açıklamasının ardından, Başbakan Binali Yıldırım'ın başkanlık sistemini içeren yeni anayasa tekliflerini en kısa sürede Meclis'e sunacaklarını açıklaması, gözleri Ak Parti'nin bundan sonraki süreçte atacağı adımlara çevirdi. Teklifini millet iradesine teslim edebilmek için Meclis'te 330 oy gücünü bulması gereken Ak Parti, bu nedenle dışarıdan asgari 14 milletvekilinin desteğini alabilmeyi ilk hedef olarak belirledi. Bu amaçla hazırlayacağı teklife 24. dönemdeki yeni anayasa çalışmalarında dört partinin üzerinde uzlaştığı 60 madde ile son olarak Ak Parti, CHP ve MHP'nin uzlaştığı 7 maddeyi monte etmeyi planlayan iktidar grubu, partilerle uzlaşma sağlanamaması halinde, "milletvekili bazında uzlaşma arama" stratejisi izleme formülü üzerinde de duruyor. Yeni anayasa teklifinden önce anayasa değişikliklerinin Meclis'te görüşülme sürecini kısaltmayı hedefleyen bir anayasa değişikliğinin de gündeme getirilebileceği belirtilirken, parti kurmayları mevcut sistemle bu işin sadece Genel Kurul aşamasının dahi en iyimser tahminle 1-1.5 ay süreceğini hesaplıyorlar. Parti kurmayları, "Bu teklifin komisyon aşaması öncesi partiler arası uzlaşma arayışları asgari 2-3 hafta alır" görüşünü dile getiriyorlar. Ak Parti kurmayları bu nedenle, anayasa değişikliklerinin görüşülme sürecini hızlandıracak, örneğin anayasa tekliflerinin diğer kanunlar gibi, "temel kanun" şeklinde bölümler halinde görüşülmesi, gizli yerine açık oylama yapılmasının sağlanması gibi bir ön anayasa değişikliğinin gündeme gelebileceğini belirtiyorlar. Mevcut anayasa uyarınca 2019'da gerçekleştirilmesi gereken Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimlerinin akıbeti de Ak Parti'nin Meclis'e sunacağı teklifle netleşecek. Buna ilişkin Ak Parti kulislerinde iki farklı formül dillendiriliyor. İlk formül, referanduma sunulacak anayasa değişikliğinin yürürlük tarihinin ileri bir tarih olarak belirlenmesi. Bu formüle göre geçici madde yoluyla yeni seçim dönemine kadar mevcut Cumhurbaşkanı "başkan" olarak görevine devam ederken, hükümet düşecek ve başkan yeni hükümeti atayacak. Bu arada Meclis başkanlık sistemine uyumlu Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu gibi değişiklikleri yapacak. Yeni kanunlarla seçime gidilecek. Diğer formül ise referanduma sunulacak anayasa teklifine hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni bir seçime gerek kalmaksızın başkanlık sıfatını kazanabilmesi hem de mevcut milletvekillerinin görevlerine devam edebilmesi için geçici madde konulmasını öngörüyor. Attığı her kritik adım öncesi kamuoyunun bu konudaki nabzını tutmayı gelenek haline getiren Ak Parti'nin son kamuoyu yoklamalarında başkanlık sistemine destek oranının yüzde 40 çıktığı öğrenildi. Ak Partili bir kurmay, Milliyet'e, "Bu konuyu biz ilk tartışmaya açtığımızda kamuoyu desteği yüzde 5 idi. Bu oran bir ara yüzde 40'lara kadar çıkarken, sonra yüzde 35'e gerilemişti. Şu anda ise yüzde 40 oranında Başkanlık Sistemi'ne 'evet' diyen bir halk çoğunluğu var. İnanıyoruz ki biz yeni açıklamalardan sonra başlayan tartışmalarla bu oran biraz daha yükselecektir" değerlendirmesini yaptı.
Milliyet

Hayatım Fetö İle Mücadeleyle Geçti
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bursa gezisinin ikinci gününde Mudanya'da partililerle toplantısının ardından Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Orhangazi Salonu'nda 15 Temmuz mağdurları ile bir araya geldi. Basına kapalı olarak gerçekleşen toplantının ardından Bursa'da hemşehri dernekleri temsilcilerini dinleyen Kılıçdaroğlu gündeme ilişkin mesajlar verdi. Kılıçdaroğlu, hemşehri derneklerinin unutmamaları gereken bir gerçek olduğunu kaydederek, "Anadolu'nun içi boşalıyor. Bakın milletvekili sayılarına sürekli azalıyor. Her yatırım İstanbul veya Bursa'ya yapılırsa olmaz. Oralar da bizim toprağımız. Oralarda yaşayan insanların da geçinmeye üretmeye kazanmaya ihtiyacı var" dedi. Göç ve terör sorununun 35-40 yıldır devam ettiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Bu sorunu kim çözecek? Vatan mı çözecek? Siyaset kurumu çözecek. En temel sorununa çözüm üretemiyorsa hepimizin oturup düşünmesi gerekir. Ben sizi iktidara getirdim. 'Tek başına olmam lazım', 'Kanun çıkarmam lazım', 'Anayasayı değiştirmem lazım' hepsi oldu. Hemşehri derneklerinin şunu sorması lazım, ne istiyorsun bizden? Sorunu çözmek için ne destek istiyorsan vereceğiz. O zaman yapmamız gereken bir şey var. Yapmıyorsa onu değiştirme hakkımız var." Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Devleti devlet yapanın liyakat sistemidir. Bozduğunuz zaman devleti devlet olmaktan çıkartırsınız. 15 Temmuz'da darbe girişimi oldu. Hepimiz karşıyız. Bütün siyasi partiler, bütün STK'lar, bütün meslek odaları ilk kez cumhuriyet tarihinde bir darbe girişimine karşı Türkiye topyekün cephe almıştır ve istememiştir. Şimdi geldiğimiz noktaya bakın. Bir öğretmen düşünün, bir sabah kalkıyor kanun hükmündeki kararnameyle devlet memuriyetinden atılmış. Hapse atılmış, banka hesaplarına el konulmuş, lojmandan atılmış. Neye göre, mahkeme kararı mı var, hayır. Mahkeme kararı yok. Bu öğretmenin eşi, geçinmek için iş arıyor. Ama kimse iş vermiyor. Çocuklar açlıktan mı ölecek?" Kılıçdaroğlu, mağdurlara sahip çıktığı için kendisine FETÖ'cü suçlaması yapıldığını kaydederek, "Bana FETÖ'cü diyorlar. Hayatım FETÖ örgütü ile mücadeleyle geçti. Ama benim hayatım insan hakları, demokrasi mücadelesi ile geçti. Yenikapı'da da 12 madde halinde saydım. Siyasete, kışlaya, camiye siyaseti sokmayın dedim. Bunlar üzerinde siyaset yapılmaz" dedi.
Milliyet

SPOR

Avrupa basketbolunun kulupler bazında bir numaralı organizasyonu THY Avrupa Ligi'nde 2016-2017 sezonu, dun oynanan Real Madrid- Olympiakos maçıyla start aldı. Turkiye'nin 4 takımla (Anadolu Efes, Daruşşafaka Doğuş, Galatasaray Odeabank, Fenerbahçe) temsil edileceği organizasyonda bu sezon yeni format uygulanacak. Bu kez 16 ekip, deplasmanlı lig modelinde birbirleriyle karşılaşacak ve 30 haftalık normal sezonun ardından, ilk 8 sırayı alacak takımlar play-off oynama hakkı kazanacak. Play-off 'ta sıralamalara gore 1/8, 2/7, 3/6 ve 4/5 çapraz eşleşmelerle takımlar eşleşecek ve 5 maç uzerinden oynanacak çeyrek finalde 3 galibiyete ulaşan ekipler adlarını Final Four'a yazdıracak. Play-off karşılaşmaları 18 Nisan-2 Mayıs tarihler arasında, İstanbul'un ev sahipliğinde gerçekleşecek Final four organizasyonu ise 19-21 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Temsilcilerimizden bugun ilk sahaya çıkan ekip Galatasaray olacak. Geçen sezon Eurocup'ı şampiyon bitirerek Euroleague'de oynama hakkı kazanan sarı-kırmızılılar, Euroleague'in son şampiyonu CSKA Moskova'yı Abdi İpekçi Spor Salonu'nda ağırlayacak. Saat 20.00'de başlayacak karşılaşma LİGTV 3'ten yayınlanacak. Üst uste ikinci kez ozel davet ile devler arenasında boy gosterecek olan Daruşşafaka Doğuş ise açılışı Belgrad'da yapacak. Temsilcimiz, TSİ 22.00'de başlayacak mucadelede, Sırp ekip Kızılyıldız'a konuk olacak. Fenerbahçe ise iki yıl ust uste Final Four oynadığı sezonun açılışını yarın Ülker Sports Arena'da Alman Bamberg karşısında yapacak. Anadolu Efes de yine yarın İspanya'da, Boskania ile karşılaşacak.
Milliyet


Fenerbahçe'nin Hollandalı sağ beki Van der Wiel, henüz istenen seviyeye gelemedi. Gökhan Gönül'ün ardından sağ bek pozisyonunda görev yapan tecrübeli futbolcu, bu boşluğu henüz dolduramadı. Futbolcunun en büyük sorunu sezon başı kampını iyi geçirmemesi ve fiziksel açıdan istenen seviyede olmaması gösterildi. Hollandalı oyuncu yapılan ölçümlerde takımın en kötü isimleri arasında bulunuyor. Hatta altyapıdan gelen bazı oyuncuların bile fiziksel değerlerinin Wiel'den daha iyi durumda olduğu ifade ediliyor. Bu da doğal olarak futbolcunun saha içi performansına yansıyor. Pozisyon bilgisi ve tecrübesi üst seviyede olsa da bu sıkıntısı sebebiyle tam performans veremiyor. Ancak Van der Wiel Advocaat'ın gelişi ve değişen antrenman sistemi ile bu açığını kapamaya başladı. Hatta bu çalışmalar ve yoğun maç temposu sebebiyle sakatlanıp son Osmanlıspor maçının kadrosunda yer almamıştı. Futbolcunun, milli takım arasının ardından artık istenen seviyeye çıkması bekleniyor. 7 yıl Ajax ve 4 yıl Paris Saint Germain kariyerinden sonra Fenerbahçe'ye transfer olan futbolcu, Süper Lig'de bu kadar zorlanacağını düşünmüyordu. Lig'in bu kadar sert ve zorlu olduğunu bilmeyen sağ bek daha rahat bir ortam bekliyordu. Hollandalı sağ bek Pereira'nın ardından Advocaat'ın da ilk tercihi oldu. Sarı-lacivertli forma altında 10 maça çıkan futbolcu bir asist yaptı. Oynadığı maçların tamamına ilk 11'de başladı.
Milliyet


Beşiktaş İkinci Başkanı Ahmet Nur Çebi, adı Fenerbahçe ile anılan eski futbolcuları Jose Sosa hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Siyah-Beyazlı yönetici, "Sosa benim futbolcum değil artık. Bu saatten sonra istediği yerde mücadele edebilir. 8.5 milyon Euro bir gelirle sattık kendisini. Ben kazandırdığımız paraya bakarım. Fenerbahçe'ye 1 liraya mı gider 100 milyona mı, ben bunlara bakamam artık" dedi. Takımının performansını da değerlendiren Çebi şöyle devam etti: "Biz geçen sezon da başlangıçta en az bu kadar başarılıydık. Hatta bu sene daha fazla puan aldık. O yüzden negatif bir düşüncemiz yok. Ümitliyiz ve daha iyi olcağımızı biliyoruz. Transferlerin hepsi çok faydalı olacak. Biliyorsunuz transferler UEFA kriterlerine göre yapıldı. Şenol Hoca'nın takıma olan güveni son derece pozitif. Ayrıca bizim de hocamıza bakışımız son derece pozitif." Şampiyonlar Ligi'nde başarı istediklerini de sözlerine ekleyen Ahmet Nur Çebi, "Bu sene orada da adımızdan söz ettirmek istiyoruz. Niye Napoli'yi yenmeyelim. Yavaş yavaş oturmak üzere takımımız. Zamanla performansımız yukarı doğru gidiyor. Bizim ana hedefimiz birinci olarak bu gruptan çıkmak. Bir çeyrek final oynayalım önce Şampiyonlar Ligi'nde sonra da kendimize final hedefi koyarız. Bunlar aşama aşama olacak" ifadesini kullandı.
Star


Son 4 sezon içinde kemik kadrosunu oluşturup buna yaptığı takviyelerle bugün Süper Lig'in en kuvvetli takımı olarak anılan Beşiktaş bilindiği gibi 2015- 16'yı şampiyon tamamlayarak 8 yıllık özlemi sona erdirmişti. O kadroda şampiyonluğun en büyük pay sahipleri olan Mario Gomez ve Jose Sosa ayrılınca herkes endişelendi ancak siyah-beyazlı kulüp elinde var olanın üzerine yeni transferler yaparak takımı yeniden güçlendirdi ve 3 alanda savaşacak bir takım kuruldu. İŞTE o Beşiktaş aynı yöntemi şimdi de tesisler için uyguladı. Futbol takımının idmanlarını ve maç öncesi kamplarını yaptığı Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri bir dizi restorasyondan geçirildi. Dün siyah-beyazlı kulübün ikinci başkanı Ahmet Nur Çebi, basın mensuplarına tesisleri gezdirirken yapılan düzenleme ve yenilemeleri anlattı. Burada henüz devam eden bir çalışma da gazetecilerle paylaşıldı. Bilindiği üzere Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri tam Şile Otoyolu'nun üzerinde bulunuyor. Bu bölgede günün hemen hemen her saati yoğun bir trafik var. Bu trafik hem futbolcuları hem de teknik ekibi kamplar ve antrenmanlar sırasında rahatsız ederken yönetim çareyi duvar yaptırmakta buldu. Genellikle müzik stüdyolarında bulunan sesi emme özelliğine sahip yapı ve yalıtım malzemeleriyle tamamlanacak duvarın inşaatı yakın zamanda sona erecek ve futbol takımı bundan sonra daha sessiz bir ortamda çalışabilecek.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme