14 Ekim 2016 Cuma

14.10.2016 Genel Gündem



14.10.2016

GÜNDEM

Fetö'cü Bakan Yok
Başbakan Binali Yıldırım, önceki gün parti genel merkezinde beş günden beri süren milletvekili toplantılarının sonuncusunu düzenledi. Toplantının tamamına yakınını Fetullahçı Terör Örgütü'yle (FETÖ) mücadele ve yerel sorunlar oluşturdu. Milletvekilleri, özellikle yerelde bu sürecin herkesi zor durumda bıraktığını, yerel siyasilerin bunu fırsat bilerek birbiriyle eski hesapları görmeye çalıştığını anlattılar. Bazı AK Partili siyasetçilerin televizyon kanallarına çıkarak, suçlayıcı konuşmalar yaptıklarından örnekler verildi. Genellikle dinleyerek not almayı tercih eden Yıldırım, bunun üzerine söze girerek sert bir ses tonuyla şunları söyledi: "AK Parti içinde FETÖ'cü var algısı yayılıyor. Buradan meydan okuyorum. AK Parti içinde bakan ve milletvekili düzeyinde kesinlikle FETÖ'cü yoktur. Biz bu konuda gereken araştırmaları yaptık, emin olabilirsiniz. Teşkilatlarda olanlar da zaten ayıklanıyor. Buna rağmen, bazı arkadaşlarımız televizyonlara çıkıp 'FETÖ'nün siyasi ayağı' diye konuşup duruyor. Bu konuda sizi uyarıyorum. Bir daha bu tür söylemler içine girmeyin. Eğer siyasi ayak diye bir şey varsa, biz gereğini yaparız. Siz bu tartışmalara girmeyin. Giren olursa gereğini yapacağız. Bu tip tartışmalar FETÖ'nün AK Parti içine yönelik bir operasyonudur. Bu oyuna gelmeyin. Birbirimize düşmeyelim" Başbakan Yıldırım, mağduriyetler konusunda da özenli olduklarını anlatarak, "Mağduriyetler konusunda gereken yapılıyor. 150 bin kişi içinde belki 1000-2 bin kişi mağdur olabilir ama biz de adalet arıyoruz. 15 Temmuz'un mağdurları ne olacak? Mağdur edebiyatı ile kimse 15 Temmuz'u gölgelemesin. Sizin de mağdur olduğunu düşündüğünüz biri varsa bize bildirin. Milletvekilinin yetkisi yok diye düşünmeyin. Siz de sorumluluk makamındasınız, gereğini yapın. Mağdur edebiyatı yapılmasına da müsaade etmeyin" dedi.
Hürriyet


'İstihbarat Bilgileri Bylock'tan Sızdırıldı'
FETÖ soruşturmaları kapsamında Fuat Avni'ye bilgi aktardığı iddaisıyla gözaltına alınıp tutuklanan Başbakanlık Uzmanı Mustafa Koçyiğit, devletin gizli bilgilerinin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi'nde görevli mühendisler aracılığıyla sağlandığını açıkladı. Koçyiğit, MİT'in Emniyet İstihbarat Dairesi'ne gönderdiği FETÖ üyelerinin isimnlerinin bulunduğu 20 bin kişilik isim listesini İstihbarat Daire Başkanlığı'nda (İDB) görevli mühendislerden aldığını itiraf etti. Koçyiğit, Emniyet İstihbarat Dairesi'ndeki bilgileri kendisine gönderen mühendislerle ByLock üzerinden haberleştiğini söyledi. Başarısız darbe girişimi sonrasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan FETÖ soruşturmaları kapsamında yakalanan Koçyiğit, Ankara Cunhuriyet Başsavcılığı'ndaki sorgusunda önemli bilgiler verdi. Milliyet'in elde ettiği bilgilere göre Koçyiğit, ifadesinde özetle şöyle dedi: Üniversite aşamasında Gülen cemaati diye o zamanlar tanıdığım yapıyla tanıştım. Dershanelerine gittim. Başarılı bir öğrenciydim. Dersanede ücretsiz okudum. Sonrasında üniversite sınavında Niğde birincisi olarak Ankara Üniversitesi SBF Kamu Yönetimi'ni 1997'de kazandım. Ankara'da arkadaşlarla ev tutmuştuk. Ama zaman zaman bu yapının evlerine gidip orada "abi" diye hitap ettiğimiz bizden büyük kişiler Said-i Nursi ve Gülen'in kitaplarını okuyup izah ediyorlardı. 2003'te Polis Akademsi'nde yüksek lisansa başlamıştım. 2009'da 3 yıllığına ABD'ye gittim. ABD'de Yasin isimli, bu yapıyla irtibatlı bir şahısla ara ara görüşüyordum. 2012'de Türkiye'ye döneceğim zaman Yasin 'Benim selamımla birisi seni arayacak' dedi. 2012 yaz aylarında Türkiye'ye geldim. Ankara'ya yerleştim. 2004'te başladığım Başbakanlık uzmanlığı görevime kaldığım yerden devam ettim. Bir gün Yasin'in selamı ile birisi aradı. Kendisi ile buluştuk. Bana kendisinin Selman olduğunu söyledi. Bana, Gülen yapılanması adına teknik ve bilgi işlemdeki mühendislerin işlerini takip görevi verdi. Selman ile toplam 10-12 kez görüştük. Yaptığım işlerle ilgili birtakım tavsiye ve talimatlarda bulunuyordu. Ben, Selman abinin bana verdiği talimat doğrultusunda Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanlığı'nda (İDB) çalışan Burak isimli şahısla irtibat kurup aldığımız talimatları yerine getirmeye başladık. Biz mühendislerle ByLock isimli program üzerinden yazışıyorduk. Daha sonra da Eagle ve Tango isimli programları kullandık. Bu 3 programın da özelliği yapılan yazışmaları 3 gün içinde otomatik olarak imha ediyordu. Sonradan anladığım kadarıyla beni İstihbarat Daire'deki teknik işlerde bu şekilde görevlendirilmemin nedeni hükümetin ve cemaatin arasının açılacağı, bu dönemde İDB'den veri almanın personel alt yapısını oluşturmaktı. Selman abi ile son görüşmemizde yanında kendisini Selahattin diye tanıtan birisi daha vardı. Kendisinin Ankara'daki görevinin sona erdiğini ve Selahattin isimli kişi ile işi yürüteceğimizi söyledi. Emniyet istihbaratta Hayrettin kod Haşim T., Bekir kod Burak A., Bülent kod, Ömer kod Özkan, Mahmut kod Akif G. ile tanıştık, görüştük.
Milliyet

Unakıtan Uğurlandı
İstanbul'da tedavi gördüğün hastanede önceki gün yaşamını yitiren eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan (70) dün Süleymaniye Camii'nde düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Süleymaniye Haziresi'ndeki defin esnasında Unakıtan'ın mezarı başında Kuran- ı Kerim okudu. 2002'de iktidara gelen Ak Parti'nin ilk üç kabinesinde (58, 59 ve 60. Hükümet) Maliye Bakanlığı görevini üstlenen Unakıtan, sağlık sorunları nedeniyle aktif siyasetten çekildi. Böbrek nakli olan ve bypass geçiren Unakıtan sağlık sorunlarını aşamadı. Tedavi gördüğü Maslak Acıbadem Hastanesi'nde önceki gün yaşama veda eden Unakıtan'ın Süleymaniye Camii'ndeki cenaze törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Binali Yıldırım, mevcut bakanların tamamı ile geçmiş Ak Parti hükümetlerinde yer alan bakanların neredeyse tamamı, milletvekilleri, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı. Törende taziyeleri, Kemal Unakıtan'ın "Çocukluk aşkım, her şeyim" dediği eşi Ahsen Unakıtan ile çocukları Fatma, Abdullah ve Zeynep Unakıtan kabul etti. Ahsen Unakıtan zaman zaman ayakta durmakta güçlük yaşarken, oğlu ve kızları tarafından teskin edildi. Unakıtan'ın cenaze namazı İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran tarafından kıldırılırken, ailenin isteği üzerine Prof. Dr. Cevat Akşit, tezkiye konuşması yaparak, helallik istedi. Namazın ardından Kemal Unakıtan'ın Türk bayrağına sarılı naaşı, Süleymaniye Camii Haziresi'ne Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Yıldırım, 11.Cumhurbaşkanı Gül ve eski Başbakan Davutoğlu'nun omuzlarında götüldü. Cenazeye Edirne'nin Süloğlu ilçesine bağlı Domurcalı köyünden katılan hemşehrileri ise Unakıtan'ın, anne ve babasının kabristanlarından getirdikleri toprağı mezara serpti. Unakıtan'ın cenazesi, dualar eşliğinde Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında Süleymaniye Camii Haziresi'ne defnedilirken, defin işlemi esnasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kur'an-ı Kerim okudu. Unakıtan'ı son yolculuğunda yalnız bırakmayan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eski yol arkadaşı için; "Türk ekonomisinin rayına oturmasında, dışarıdan, içeriden gelecek bütün şoklara karşı hazır olmasında ve bugünkü bütün sıkıntılara rağmen sağlam durmasında çok emeği geçen, katkısı olan bir arkadaşımızdı" yorumunu yaptı. Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak ise Unakıtan'ın Süleymaniye Külliyesi'ne defnedilmesiyle ilgili "Bakanlar Kurulu'na teklif ettik. Onlar da bu kararı aldı. Bakanlar Kurulu kararı var" dedi. Unakıtan ile aralarında özel abi-kardeş ilişkisi olduğunu dile getiren Kaynak, "Gerek bilgisi gerek tecrübesi, reel sektörden gelmiş, hesap uzmanlığı yapmış maliye bilgisiyle gerçekten çok önemli bakanlık yaptı" diye konuştu.
Milliyet


Bombalı Araçlara Helikopterli İmha!
PKK'lı teröristler tarafından bombalı araç saldırısı eylemlerinde kullanılmak üzere Lice ilçesi kırsalında hazırlanan 3 bomba yüklü araç, helikopterle gerçekleştirilen operasyonda havadan imha edildi. Diyarbakır Valiliği'nin verdiği bilgilere göre Lice ilçesi Beğendik Köyü kırsalında terör örgütünün bombalı araç saldırısı eyleminde kullanılmak üzere patlayıcı yüklendiği yönünde istihbarat aldı. Yerleri tespit edilen 3 araç, 11-12 Ekim 2016 tarihlerinde taarruz helikopter kollarınca havadan ateş edilmek suretiyle yerinde tahrip edildi. Mardin'in Nusaybin ilçesinde güvenlik güçlerinin düzenlediği bir operasyonda da terör örgütü PKK'nın bombalı eylemlerde kullanmak üzere hazırladığı 1 motosiklet ile 2 araç ele geçirildi. Araçlardaki patlayıcılar kontrollü bir şekilde patlatıldı. Operasyonda ayrıca bölücü terör örgütü mensuplarınca kullanılan 9 sığınak da tespit edildi. Sığınaktaki yaşam malzemeleri ve patlayıcı yapımında kullanılan malzemeler imha edildi. Bitlis Tatvan Anadere bölgesinde 'Şehit Piyade Uzman Çavuş Osman Vurgun-38' operasyonunda da bomba yüklü bir araç bulundu. Çalıntı ve bomba yüklü olduğu belirtilen araç bulunduğu yerde imha edildi. Operasyonlarda; 3 küçük bölme, 1 büyük bölme ve 1 koridordan oluşan sığınak ile 1 küçük bölme ve 1 heladan oluşan sığınak da tespit edildi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 124,6871-124,8207                       
ABD Doları 3,0845-3,0863/Euro 3,4083-3,4110/İngiliz Sterlini 3,7766-3,7818 

Dolar Nereye Koşuyor
Doların ateşi düşmüyor. Aksine dolarda yükseliş hareketleri devam ediyor ve yeni rekor seviyeleri test ediliyor. Dün de dolar 3.1132 liraya çıkarak tüm zamanların en yüksek yeni seviyesini gördü. Bankalararası piyasada son işlemler 3.0952 liradan yapılırken, serbest piyasada dolar günü 3.0980 liradan kapattı. Borsa İstanbul'da yüzde 0.84 düşüşle 76 bin 810 puandan günü tamamladı. Dolar kurundaki çıkış, gerek iç gündem gerekse dış kaynaklı gelişmelere bağlı olarak sürüyor. ABD Merkez Bankası (FED) faiz artırım beklentisinin güçlenmesi, Avrupa Merkez Bankasının da varlık alım tutarını azaltacağı yönündeki spekülasyonlar, Avrupa'da bankacılık sektörüne ilişkin sorunların tekrar öne çıkmasına bağlı olarak ABD Dolarının dış piyasalarda değer kazanmaya devam etmesi iç piyasalara da yansıma gösteriyor. İç gündemde ise Moody's tarafından kredi notunun yatırım yapılabilir seviyenin altına çekilmesi ve Kasım ayında diğer kredi derecelendirme kuruluşları tarafından açıklanması beklenen kredi notları konusunda tedirginlik yaşanması, başkanlık konusunun gündeme gelmesiyle siyasi gelişmelerin tekrar öne çıkması, Suriye, Irak ve Musul ile jeopolitik gelişmeler dolar kuruna yükseliş olarak katkı yapmaya devam ediyor. Diğer yandan altının güvenli liman özelliğinin tartışıldığı bir dönemde dolar güvenli liman işlevi öne çıkmış durumda. Ancak sayılan gelişmeler belli ölçüde dolar fiyatına yansımış durumda. Dolar kurunun teknik görünümüne bakıldığında, 3.09 zirvesinin üzerinde 3.11 seviyesi gün içinde test edilerek yeni zirve oluştu. Kısa ve orta dönemli çıkış trendi devam ediyor. Sert yükseliş kısa süreli kâr satışlarını beraberinde getirebilir. 3.07 seviyesine kadar geri çekilmeleri teknik düzeltme olarak görmek gerekir. 3.07 seviyesinin üzerinde çıkış hareketi gücünü koruyacaktır. Aksi takdirde sonraki destek noktaları 3.03 ve 3.00 olarak görülüyor. Çıkışın devamı için önemli görülen 3.10 seviyesinin üzerinde kalınması durumunda ise 3.14-3.15 ve 3.20 sonraki direnç seviyeleri olarak görülüyor. Direnç seviyelerinde kâr satışları görülse de çıkış hareketi gücünü koruyabilir.
Hürriyet

Diyalog Kapısı Aralandı
İsrail ve Türkiye normalleşme sürecinde dün önemli bir gündü. İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz, Enerji Kongresi'ne katılmak için İstanbul'a geldi. Bu, İsrail'den Türkiye'ye bakan düzeyinde 6 yıl aradan sonra ilk ziyaret oldu. Kongrede Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile Steinitz bir araya geldi. Görüşmede, İsrail'den Türkiye'ye doğalgaz ihracatı ve Türkiye'nin Filistinlilere elektrik temin etme konuları gündemdeydi. Steinitz, Enerji Bakanı Albayrak ile görüşmesinin ardından yaptığı basın toplantısında, "Türk Enerji Bakanı ile iyi görüşmelerimiz oldu, konulardan biri iki ülke arasında doğalgaz boru hattı inşa edilmesi olasılığı. Başka seçeneklerimiz de var, ama Türkiye seçeneği çok önemli. İki ülke enerji bakanlıkları arasında hemen diyalog kurulmasına ve projenin fizibilitesinin çalışılmasına karar verdik" dedi. Steinitz, "Bu toplantı her iki halkın çıkarına olacaktır. Sürecin başlangıcı olacağını umuyorum. İsrail ve Türkiye ilişkileri için önemli bir an" sözleriyle toplantıyı bitirdi. Steinitz, İsrail'den Türkiye'ye bir doğalgaz boru hattı inşasının konuşulduğunu ve bu hat üzerinden doğalgazın Avrupa'ya gidebileceğinin değerlendirildiğini anlattı. Steinitz, ülkesinin Ürdün ve Mısır'a da doğalgaz ihraç etmeyi düşündüğünü belirterek, şöyle konuştu: "Türkiye seçeneği çok önemli. Bu yüzden bu konuyla ilgili iki hükümet arasında özel bir diyalog kanalı açmaya karar verdik. Böylelikle, bu opsiyonun mümkün olup olmadığını ve fizibilitesini görüşeceğiz. Türk firmalarının da İsrail'de olduklarını görmekten memnunuz. Bu görüşme, normalleşme sürecinin ekonomik sonuçlarının da ortaya çıkmaya başladığı, Türkiye-İsrail ilişkilerinde çok önemli bir nokta oldu ve devamı da gelecek." Öte yandan Albayrak ile Steinitz, 23. Dünya Enerji Kongresi çerçevesinde Atlantik Konseyi'nin 'Doğu Akdeniz'de Yeni Bir Manzara' başlıklı oturumuna katıldı. Basına kapalı olan oturumun dinleyicileri arasında ABD Büyükelçisi John Bass'in yanı sıra İsrail gazı projesi ile ilgilenen Turcas ve Zorlu gibi şirketlerin yöneticileri de yer aldı.
Hürriyet

Bir Kez Daha Ezber Bozdular
Ekonomist Dergisi'nin, Garanti Bankası ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), 10 yıldır Türkiye'nin her köşesinde yaratıcı fikirleriyle başarıya ulaşan kadın girişimcileri ödüllendiriyor. Bu yıl da ezber bozan kadınlar dört kategoride ödüllendirildi. Dress Best Uniforms'un kurucusu Rana Tülin Yazıcı ve Mene Research'ün kurucusu Şule Mene 'Türkiye'nin Kadın Girişimcisi' seçildi. Ayten Çöl, 'Kılçak Çöl Çiftliği' ve Zeynep Arca Şallıel de 'Arcadia Bağları' girişimiyle 'Türkiye'nin Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimcisi' unvanı paylaştı. 'SBS Bilimsel Bio Çözümleri'nin kurucusu Aslı Elif Tanuğur 'Türkiye'nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcisi' seçilirken, 'Narköy' projesini hayata geçiren Nardane Kuşçu'ya 'Türkiye'nin Kadın Sosyal Girişimcisi' ödülü verildi. Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı, Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere ve KAGİDER Başkanı Sanem Oktar'ın katılımıyla gerçekleşen ödül töreninde 10. yıl nedeniyle ilk kez verilen 'Jüri Özel Ödülü'ne ise 'Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu' projesiyle Ümmiye Koçak layık görüldü.
Hürriyet

'Karadeniz Kars'tan Irak'a Bağlanıyor'
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin olarak, "Bu ülke şimdi daha güçlü. 15 Temmuz'daki o vakur duruş, dünyaya verdiğiniz ders, 15 Temmuz'dan sonra bizim omuzlarımıza daha büyük bir sorumluluk yükledi. O da çok çalışmak, koşturmak, yatırım yapmak, yol, tünel ve baraj yapmak" dedi. Bakan Arslan, Kars-Digor- Tuzluca Yolu Temel Atma Töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin her yerinde hizmet etmek adına bakanlık olarak hükümetin ortaya koyduğu politikaları gerçekleştirmek üzere sorumluluklarının olduğunu söyledi. Bu anlamda Türkiye'nin her tarafındaki hizmetlere yetişmeye çalıştıklarını ifade eden Arslan, "Bu sorumluluk görevimizin gereğidir. Halka hizmet için büyüklerimizden gördüğümüz bir sorumluluk. AK Parti'yi 14 yıldır vatandaş sandığa gömmüyor, destekliyorsa Cumhurbaşkanı ve AK Parti hükumetleri olarak yapamayacağımızın sözünü vermemek ve sözünü verdiğimiz şeyi gerçekleştirmekten kaynaklanıyor. Yapamayacağımız hiçbir şeyin sözünü vermedik. Sözünü verdiğimiz her şeyi gerçekleştirdik" diye konuştu. Arslan, Karadeniz'i, Ardahan, Iğdır, Ağrı ve Kars üzerinden Van'a, Suriye'ye ve Irak'a bağlayacaklarının sözünü verdiklerini hatırlatarak, yaptıkları tüneller ve karayollarıyla bu projeyi gerçekleştirdiklerini anlattı. 10 yıl sonra Kars'ın tanınmayacak şekilde gelişeceğini dile getiren Arslan, "Burası 10 yıl sonra kalkınmışlığıyla tanınamayacak derecede değişecek. Hep birlikte yaşayıp göreceğiz. Dönem artık sadece bölünmüş yol yapmak değil, aynı zamanda bunları sıcak asfalt yapmak dönemi. 'Bu bölge için her ne gerekiyorsa yapın' dediği için Başbakanımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Milliyet

Suudiler'den Rüzgar Enerjisi Yatırımı
Suudi Arabistan merkezli elektrik üreticisi ACWA Power'ın Türkiye Başkanı Abid Hussain Malik, şirketin Türkiye'ye 340 megawatt (MW) gücünde rüzgar enerjisi santrali yatırımı yapmak istediğini söyledi. ACWA'nın Nisan 2015'te rüzgar enerjisi santrali lisansları için açılan ihalede 340 MW santral kurmak için başvuruda bulunduğunu ve ihalenin bu yıl yapılacağını tahmin ettiğini belirten Malik "Lisansları alabilmemiz halinde 340 MW rüzgar enerjisi santrali yatırımı yapmak istiyoruz" dedi. Malik, 1 milyar dolar yatırımla kurulacak olan 950 MW güce sahip Kırıkkale doğalgaz kombine çevrim santralinin planlandığı tarihte devreye gireceğini söyledi. Buna göre santral gelecek yıl ilk çeyrekte şebekeye elektrik verecek ve ikinci çeyrekten itibaren tüm güçle faaliyet gösterecek. Malik, doğalgaz santralinde olduğu gibi rüzgar santralinde de azınlık hisseye sahip bir ortak ile ortaklık kurulabileceğini söyledi. Ortadoğu, Asya, Afrika ve Avrupa'da 11 ülkede fosil yakıtları veya yenilenebilir kaynaklarla elektrik üreten ACWA'nın kurulu gücü 33.000 MW düzeyinde bulunuyor. Kırıkkale santralinde yatırım tutarının üçte ikisini uluslararası kalkınma bankaları ile ihracat kredi bankalarından ve Akbank'tan sağladıkları finansman ile karşıladıklarını ifade eden Malik, rüzgar santralinin yapımında yine yerel bankalardan finansman kullanmak istediklerini belirtti. Şirketin hedeflediği rüzgar santrali için gerekecek yatırım tutarı hakkında rakam veremeyen Malik "Rekabetçi maliyetler sundukları sürece yerel bankalarla çalışmak istiyoruz" dedi.
Star

Şahinler Yellen'e Pençesini Gösterdi
Küresel piyasalar ABD Merkez Bankası'nın Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) yılın son iki toplantısında alacağı faiz kararına odaklanırken, 'Şahinler' kanadının 'Güvercin'lere pençelerini gösterdiği ortaya çıktı. Fed'in Eylül ayı toplantısının açıklanan tutanaklarına göre, oy kullanma hakkına sahip üyelerden bazıları, ekonominin güçlenmeye devam etmesi durumunda faiz artışının yakın olduğunu savundu. FOMC üyelerinin politika faizini sabit tutma kararını 3'e karşı 7 oyla aldığı toplantının tutanaklarında, "Bu toplantıda hem faiz artışına gitmek hem de istihdam ve enflasyon için daha fazla veri beklemek açısından makul gerekçe sunulabilirdi" denildi. Tutanaklarda, 'güvercin' ile 'şahin' üyelerin birbirinden keskin olarak ayrıldığı görülürken, şu ifadeler dikkati çekti: "Komitenin hedeflerine yönelik ilerleme için daha fazla verinin beklenmesini isteyenler üyelerden birkaçı, bu kararın bu toplantıda kılpayıyla alındığını ifade etti. Bazı üyeler iş gücü piyasasındaki iyileşmenin devam etmesi ve ekonomik faaliyetlerin güçlenmesi halinde faiz artışına nispeten yakın zamanda gidilmesi gerektiği sonucuna vardı."
Vatan

DÜNYA

Musul Planı
2014'ten beri DEAŞ'ın elinde bulunan Irak'ın Musul kenti için girişilecek harekât öncesi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Irak Başbakanı Haydar El İbadi arasında yaşanan gerginliğin ardından ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili, Washington'ın tartışmayı nasıl ele aldığını ilk defa Hürriyet'e değerlendirdi. Yetkili, Ankara'dan yapılan, Türkiye'nin Musul'da tek taraflı bir harekâta girişeceği yönündeki açıklamaları 'ciddiye aldıklarını' ve 'endişelendiklerini' belirtti. ABD'li yetkilinin Hürriyet'e Musul operasyonuyla ilgili yaptığı açıklamalar şöyle: Türkiye'nin Musul harekâtında rol alacağına ilişkin açıklamalarını ciddiye alıyoruz ve endişeliyiz. Türkiye'nin bu çabalarının DEAŞ karşıtı koalisyonun bir parçası olmasının yolunu açacak, Irak ve Türkiye arasındaki müzakereleri kolaylaştırmak için çalışıyoruz. Çünkü Türkiye'nin bu operasyonda bir rol üstlenip üstlenmeyeceği Irak Hükümeti'nin bir kararı. Bunun dışında Türkiye'nin tek taraflı girişeceği her türlü eylem sadece işi daha karmaşık hale getirecektir. Türkiye'nin Başika'da eğittiği milislerin Irak Ordusu'nun komuta ve kontrolünde olacak biçimde harekâta katılmasını istiyoruz. (Musul'un eski valisi) Esil El Nuceyfi'ye bağlı 1000-2000 kişilik bir kuvvetten bahsediyoruz. Irak Hükümeti bu konuda Nuceyfi'yle temas kurdu. Ancak henüz yeterince ilerleme sağlanamadı. Anlaşmaya ulaşılırsa Haşd El Vatani'nin operasyonda tamamen Irak Ordusu'nun emir ve komutası altında olacağının net biçimde anlaşılması gerekir. Harekât, Irak Hükümeti'nin belirleyeceği şekilde ilerleyecek. Musul'un kuşatılmasına katılacak Peşmerge güçleri ve Şii milis gücü Haşd El Şabi, Musul'un içine girmeyecek. Kentin içindeki savaşı Irak Ordusu ve Irak terörle mücadele birimleri yönetecek. Kentin kurtarılmasından sonra ise federal polis ve Halk Seferberlik Kuvvetleri'ne bağlı, yerel Sünni unsurlardan oluşan yaklaşık 15 bin kişilik bir güç Musul'u tutacak. Yerel aşiretlerden oluşacak bu kuvvet için Bağdat Yönetimi bütçe ayırdı. 6 bin kişi hazır. 6 bin kişi sicil taramasında. Geri kalanlar ise halen belirlenmedi. Nuceyfi'nin milislerinin bu kuvvet kapsamında yer alması mümkün, ancak önce mutabakat sağlanması gerek. Musul kurtarıldıktan sonra çatışmalar sırasında kentten ayrılacak yerel halkın dönüşü sağlanacak. Bazılarının iddia ettiği gibi Musul'un demografisi değişmeyecek. Ramadi kurtarıldıktan sonra 300 bin kişi kente döndü. Tıkrit'in yüzde 95'i döndü. Felluce'de 7 bin aile döndü. Musul'da da aynısı olacak. Şehir daha sonra 8 bölgeye ayrılacak ve her bölge için bir idareci belirlenecek. Vali Nufil Agub olacak. Bağdat Hükümeti ve Erbil'deki Kürdistan yönetimi ise daha sonra valinin yardımcısı olacak birer kişi seçecek. Vali konusunda eski vali Nuceyfi'nin itirazları olduğunu biliyoruz. Ama şu anda bir vali var ve kimin vali olması gerektiği tartışmasıyla DEAŞ'ın Musul'da geçirdiği zamanı uzatamayız. Nuceyfi'nin birçok kişiyle ilgili çekinceleri olabilir ama herkesin de Nuceyfi'yle ilgili bir çekincesi var. Nuceyfi bu tutumunu devam ettirdiğinde operasyonu berbat edemez ama bir rahatsızlık yaratabilir. Musul çok kompleks bir harekât olacak. Kentte 3500-5000 DEAŞ savaşçısı olduğunu tahmin ediyoruz. Bunun dışında hendekler kazıp belirli yerlere patlayıcılar yerleştirerek güçlü bir direnişe hazırlanıyorlar. Bu operasyonun asıl unsuru Irak Ordusu. Ve Irak Ordusu karma bir yapı. Şiiler çoğunluk olsa da Sünniler de var. Ayrıca çoğunluğu Şii olan bir ordunun Sünnilerin çoğunluk olduğu bir kenti kurtarmak için savaşacağını, kayıplar vereceğini ve sonra o kentin yönetimini bölgedeki Sünnilere bırakacağını unutmayın. Musul için binlerce Şii hayatını kaybedecek. Buna hazırlar. Ve bu, Irak'ın bütünlüğünü korumak için Iraklı Şiilerin yaptıkları bir fedakârlık.
Hürriyet

İtalya'da Türkiye Protestosu
İtalya'nın başkenti Roma'da, yargı mensupları ve gazeteciler, darbe girişimi sonrası Türkiye'deki meslektaşlarının tutuklanmasını ve basına uygulandığını savundukları sansürü protesto etti. İtalya Yargıtay Başkanı Giovanni Canzio, ülkede tutuklananların korunması için kalıcı gözlemciler atanması çağrısı yaptı. Yargıtay binası önünde toplanan 100'ün üzerinde üst düzey hâkim ve savcı ile avukat ve gazeteci, meslektaşlarının serbest bırakılması için Türk hükümetine çağrıda bulundu. Aynı zamanda İtalyan hükümetini de söz konusu ülkedeki insan hakları ihlallerine karşı sesini yükseltmeye davet eden grup, buna sesiz kalınmasını ise "suç ortaklığı olarak niteledi.
Hürriyet

Körfez Ülkelerı Fetö'yü Terör Örgütü İlan Etti..
Körfez İşbirliği Konseyi, FETÖ'yü "Terör örgütü" olarak nitelendirerek, Türkiye'nin örgütle mücadelesini desteklediğini bildirdi. Açıklama, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin katıldığı, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da düzenlenen Türkiye- Körfez Işbirliği Konseyi toplantısında geldi. Çavuşoğlu, Riyad'da bir araya geldiği Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cübeyr'e örgüt hakkında bilgi vermişti. El-Cübeyr de bu örgütle mücadelede Türkiye'ye desteğini belirtmişti.
Haber Türk

Abd Yemen Savaşında Aktif Taraf Oldu
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Kızıldeniz'de seyreden USS Mason gemisine Yemen'den füze atılmasından saatler sonra, Husilerin elindeki üç radar tesisine saldırı düzenlendiğini açıkladı. Pentagon, saldırıların ABD Başkanı Baracak Obama'nın onayıyla düzenlendiğini bildirirken, Pentagon Sözcüsü Peter Cook da saldırının bir "nefsi müdafa" olduğunu belirtti. Pentagon, geminin hasar almadığını ve savunma durumunda beklediğini de vurguladı. ABD 2015'in mart ayında başlayan iç savaşta Husilere ilk defa saldırı düzenlemiş oldu. Husilerin kontrol ettiği bölgeden önceki pazar günü de ABD donanmasına füze atılmıştı. Husi Sözcüsü ise, füzenin, ABD gemisini hedef alarak fırlatılmadığını söylemişti. İran'ın desteklediği Husiler ile Suudi Arabistan'ın önderliğindeki koalisyonun desteklediği hükümet arasındaki iç savaş 17 aydır sürüyor. Birleşmiş Milletler'in verilerine göre, koalisyonun Yemen'deki iç savaşa dahil olduğu Mart 2015'ten bu yana en az 4 bin 125 sivil ölürken, 7 bin 207 sivil de yaralandı.
Milliyet

Trump'a 'Taciz Etti' Suçlaması
Cumhuriyetçi Parti Başkan adayı Donald Trump'ın kadınlar hakkında müstehcen sözlerinin yer aldığı ses kaydının yayınlanmasının ardından bu kez de "fiziksel taciz" skandalı patlak verdi. "New York Times" gazetesine konuşan iki kadın, Trump'ın kendilerine uygunsuz bir şekilde dokunduğunu söyledi. Jessica Leeds (74), New York'a giden bir uçakta yan yana oturduğu Trump'ın "ahtapot gibi" kendisine dokunduğunu iddia etti. Rachel Crooks ise 22 yaşındayken Trump Towers'daki bir emlak şirketinde resepsiyon görevlisi olarak çalışırken, Trump'ın binadaki asansörün dışında kendisini öpmeye çalıştığını savundu. Gazeteci Natasha Stoynoff ise 2005'te "People" dergisindeyken ropörtaj için buluştuğu Trump'ın, kendisini Florida'daki evine götürdüğünü, zorla öpmeye çalıştığını iddia etti. İddialar, Trump cephesinden reddedilirken, "haberin tamamen hayal ürünü" olduğu vurgulandı.
Milliyet

Almanya'yı Karıştıran İntihar
DEAŞ terör örgütü ile bağlantılı olan ve Berlin Havaalanı'na bombalı saldırı planladığı gerekçesiyle geçen pazartesi Leipzig'de gözaltına alınan 22 yaşındaki Jaber Albakr, cezaevindeki hücresinde ölü bulundu, Almanya karıştı. Planladığı iddia edilen bombalı saldırının detayları, kendisine yardım edenler ve muhtemel bağlantıları konusunda bilgi edinilebilecek tek kaynak olan Albakr'ın intiharı, 'fiyasko' olarak değerlendirildi. ARD'ye konuşan Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, olayın hızlı şekilde aydınlığa kavuşturulmasını isterken, CDU'lu Wolfgang Bosbach, ifade vermeye hazır birisinin ölü bulunmasını trajedi olarak nitelendirdi. Avukat Alexander Hübner yaptığı açıklamada, böyle bir şeyin meydana gelmesini 'skandal' olarak nitelerken; "cezaevi müdür yardımcısıyla telefonda görüşmüştüm, Albakr'ın hücresi sık sık kontrol edilecekti" dedi. Almanya Polis Sendikası Başkanı Rainer Wendt ise "Birbirimizi kandırmayalım. İntihar edilebilecek tüm eşyalar alındığında birisinin canına kıyması kolay bir iş değil" ifadelerini kullandı. Leipzig'de ziyarete gittiği 3 Suriyeli'nin ihbarıyla yakalanan Albakr'ın Chemnitz'deki evinde yapılan aramalarda 1,5 kilogram TATP patlayıcı madde bulunmuştu.
Star

POLİTİKA
330 Kozu
Devlet Bahçeli'nin salı günü Meclis'teki grup toplantısında yaptığı başkanlık sistemi çağrısı sonrasında, MHP Genel Merkezi süreci izlemeye aldı. MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin konuyu tartıştırmayı ve oluşacak havayı irdelemeyi istediği gözlendi. Parti kurmayları bu doğrultuda sıcak tepkiler vermekten kaçınıyor. Genel Merkez'in özellikle AK Parti'nin hazırladığı anayasa metninin Meclis'e gelmesinin ardından yeni hamlelere başvuracağı kaydediliyor. MHP Lideri'nin bu çıkışı yapmasının en büyük nedeninin gündemin anayasa tartışmalarıyla artık meşgul edilmesinin önünü kesmek ve sistem tartışmalarına son vermek olduğunu belirten parti kurmayları, süreçle ilgili şunları paylaşıyor: "Toplumun anayasa beklentisiyle meşgul edilmesinden gına geldi. Gündemden düşmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanı fiili durum yaratarak Anayasa'yı ihlal ediyor. Nereye kadar devam edecek? Anayasa'ya yönelik söz düellosunun son bulması gerekir. Herkes işine geldiği kısmı ele alıyor. 316 milletvekilleri var mı? 330'u bulabilmeleri mümkün olacak mı? Peşinen MHP destek verecekmiş gibi, MHP stepne olacakmış gibi bir yaklaşım var. Kartları ortaya koymuş, ifade etmiş değiliz. Nasıl bir teklif gelecek, onu bir görelim. Metin ortada yok, Meclis'e gelen bir konu yok. Sistem tartışmasını milletin gündeminden çıkaralım. Her devrin çaresi yeni anayasa diye başlıyorlar. Şimdi hadi getirelim o zaman. Beceriksizliklerini, anayasa değişikliklerini örtmek kurnazlığını ortaya koyuyorlar. Buna bir son verelim. Cumhurbaşkanı seçildiği günden beri fiili bir durum ve pervasızlık içinde Anayasa yetkilerini çiğniyor." MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın da konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Hükümetle yapılan bir pazarlık yok. Gizli hiçbir görüşme, hiçbir seviyede olmamıştır. Ne MYK ne Başkanlık Divanı seviyesinde. Ülke namüsait hal içinde, Cumhurbaşkanı Anayasa'yı aşan iş ve işlemler yapıyor. Sistem sıkıştı, gidişat ülkeyi kötü noktaya götürüyor. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli 'önce ülkem' anlayışını öne çıkararak çözüm önerisinde bulundu, yol gösterdi. Bu çıkışla AK Parti başkanlık görüşlerinden vazgeçiyor mu bu görülecek. İkincisi yönetim sisteminde sıkışma var. Halk çözsün diyoruz. Hiçbir siyasi hareket miletin kararına karşı duramaz. 330'u bulamazlarsa Meclis'in iradesi tecelli etmiş olur. Referanduma gidecek çoğunluk bulunursa da millet karar verir."
Hürriyet
Chp Referanduma Hazırlanıyor
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çıkışıyla başlayan başkanlık sistemini içeren bir anayasa değişikliği paketinin TBMM'ye gelmesi durumunda referanduma gidilebileceği uyarısında bulunarak, "Başkanlık sistemi tartışmalarını doğru bulmuyoruz. Parlamenter demokratik sistemin güçlendirilmesinden yanayız" dediği belirtildi. Kılıçdaroğlu, CHP'nin hazırlıklarını referandum olasılığına göre yapması talimatını verirken, MHP'nin tavrının netleşmesi gerektiğini ifade ettiği öğrenildi. Kılıçdaroğlu başkanlığında yaklaşık 3 saat süren MYK toplantısında Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar'ın durumu ele alındı. Alınan bilgilere göre 15 Temmuz'da PM'de disipline sevkedilmesi yönünde tavsiye kararı alınan ancak geçen 3 ay içinde hakkında işlem yapılmayan Hazinedar'ın geçtiğimiz hafta Beşiktaş Belediye Meclisi toplantısında aralarında milletvekilleri Aykut Erdoğdu ve İlhan Cihaner ile PM üyesi Mehmet Ali Çelebi'nin de olduğu bazı partililer hakkındaki ifadeleri bardağı taşırdı. Hazinedar, parti tüzüğünün 70. maddesi kapsamında, "parti üyelerine hakaret" nedeniyle geçici ihraç istemiyle YDK'ya sevkedildi. YDK'nın Hazinedar hakkındaki iddiaları araştırarak daha yüksek ya da daha düşük bir ceza verebileceği belirtiliyor. Bu konuda parti kurmayları, "Hazinedar hakkındaki iddialar artık partinin kurumsal kimliğine zarar verecek boyuta geldi. Bu konunun bir an önce halledilmesi gerekiyor" görüşünü savundu. Toplantıda, MHP lideri Bahçeli'nin başkanlık sistemi çıkışı ve ardından Başbakan Binali Yıldırım'ın TBMM'ye başkanlık sistemini öngören anayasa değişikliği paketini kısa sürede sunacaklarını ifade etmesi de değerlendirildi. Alınan bilgilere göre başkanlık sistemi tartışmalarının yeniden gündeme getirilmesinin iyi niyetli olmadığını değerlendiren Kılıçdaroğlu, "Başkanlık sistemi tartışmalarını doğru bulmuyoruz. Parlamenter demokratik sistemin güçlendirilmesinden yanayız. Bunu halka anlatmalıyız" dedi. Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin hazırlıklarını referandum olasılığına göre yapma talimatını verirken, MHP'nin tavrının netleşmesi gerektiğini ifade ettiği öğrenildi. Bazı parti kurmayları, "MHP, AKP'nin yanında yer alacak, referandum kesinlikle olacak gibi gözüküyor" değerlendirmesini sunarken, bazı kurmaylar, "MHP'nin bu tartışmayı yeniden gündeme getirmesinden neyi murat ettiği konusu açıklığa kavuşmalı. MHP'nin tavrında soru işaretleri var, bu aydınlanmalı" değerlendirmesinde bulunduğu öğrenildi.
Milliyet
'Türkiye'de Fiili Başkanlık Var'
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Hâkimevi'nde düzenlenen, "Uluslararası İstanbul Hukuk Kongresi" tanıtım toplantısında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Türkiye'nin başkanlık sistemine dair tartışmaları sona erdirmesi gerektiğine dair önemli değerlendirmeler yaptığını vurguladı. Bozdağ, "Ben de katılıyorum Sayın Bahçeli'ye çünkü Türkiye'de kim ne derse desin iktidarla Cumhurbaşkanı'nın aynı partiden olduğu dönemlerde esasında fiili bir başkanlık sistemi her zaman olmuştur. Atatürk dönemi fiili bir başkanlık sistemidir. Menderes dönemi de öyle fiili bir başkanlık sistemidir" diye konuştu. Daha sonra Süleyman Demirel ve Ahmet Necdet Sezer'in cumhurbaşkanlıkları döneminde ise ihtilaflar olduğuna işaret eden Bozdağ, şu görüşlere yer verdi: "Ama Ak Parti döneminde Cumhurbaşkanı'yla Başbakan aynı partiden seçildiler. Çok net, parlamento çoğunluğu da orada. O zaman bizim bu gerçeği görüp bu işin adını doğru koymamız kadar doğru olacak ne olabilir? CHP farklı düşünüyor, öbürleri farklı düşünüyor. Siz farklı düşündüğünüzde durum değişiyor mu? Türkiye'de bugün Sayın Bahçeli'nin dediği gibi bir fiili başkanlık durumu yok mu? İstediğiniz kadar yok deyin, var. CHP öyle dese de dediği gibi değil, Sayın Bahçeli başka türlü dese de gerçek öyle değil. Gerçek çok net, açık, ortada. Öyleyse bizim bu gerçekle yüzleşmekten kaçmamızın ne faydası var? Ülkemize ne faydası var? Hiçbir faydası yok."
Vatan

SPOR

Galatasaray Odeabank, Turkish Airlines Euroleague'deki ilk maçında geçen yılın şampiyonu CSKA Moskova'yı ağırladı, savunmada çok kötü bir performans sergilediği mücadeleden 109-84 yenik ayrıldı. CSKA Moskova, maça geçen yılın şampiyonluk maçına çıktığı 5'ten 4 oyuncu ile başlıyor, Eurocup şampiyonu Galatasaray'da ise final 5'inden sadece 1 oyuncu var. Aradaki fark işte buydu aslında. Bir takım her şeyi nasıl yapacağını adeta ezberlemişken Galatasaray'da özellikle savunmada kimse ne yapacağını bilmiyordu. Bir maç içinde boş turnike atma rekorunu kırmış olabilir Ruslar, topu alan potaya kadar gitti, idmanlarda bile bu kadar rahat olamazlar! Zaten o turnikeler sayesinde ilk çeyreği 27-18, devreyi 57-45 önde kapadılar. Ne Smith, ne de devre sonu iki teknik faulle oyun dışı kalan Dentmon guard gibi oynamayınca, ikinci yarıda o görevi Sinan'a verdi Ataman. İlk yarıda takımını atarak oyunda tutmayı başaran Sinan, bu görevin de altından kalktı. O sahadayken, Tyus'a da top geçti, o da pivot gibi oynadı. Zaten o anda da 16'ya kadar çıkan fark, 5'e indi. Ancak hem atan, hem oyun kuran, hem Teodosic'i savunan Sinan'ı son çeyreğe nefeslendirerek sokma düşüncesi Galatasaray'a pahalıya patladı. 4 dakika kenarda kaldı milli oyuncu, 2 dakika da Tyus çıktı, 3. çeyrek sonunda farkı yeniden çift hanelere (81-71) çıkaran CSKA skoru 90-71 yaptı! CSKA gibi bir takıma, hele de 'Bay son çeyrek' De Colo ile Teodosic'in coştukları ortamda bir dönüş daha çok zordu, zaten olmadı, temsilcimiz ilk maçından 109-84 yenik ayrıldı. G.Saray'ın, Euroleague'de başarılı olabilmesi için önce takım olması şart. Oyun kurucular Dentmon ile Smith önce atmayı düşündükçe bu hiç kolay olmayacak. Bir de Pleiss'in bir an önce takıma alışması, sistemi anlaması gerekiyor.
Milliyet

Beşiktaş taraftarının en çok sevdiği futbolculardan biri olan Ricardo Quaresma, şimdiden geleceğiyle ilgili planlar yapmaya başladı. Siyah-beyazlı takımdan ayrıldığı için büyük pişmanlık duyan ve ikinci kez geri dönen Portekizli oyuncu, ilk olarak sezon sonunda yeni bir mukavele imzalamak istiyor. Bu sene de şampiyonluk yaşayarak, Beşiktaş ile olan anlaşmasını uzatmak isteyen Q7, İstanbul'da doğan kızı için de Türk pasaportu almak istedi. Bu konuyla kulüp avukatları ilgilenirken Portekizli oyuncunun gelecek adına yaptığı planlamada, futbolu Beşiktaş forması altında bırakmanın da olduğu ortaya çıktı. Jübile yaptıktan sonra, ailesiyle İstanbul'da kalmaya devam ederek yine Türk futbolunun içerisinde olmayı planlayan yıldız oyuncunun, yönetimle yaptığı görüşmelerde, "Futbol hayatım boyunca hiçbir yerde, Beşiktaş'ta olduğu kadar ilgi görmedim. Türkiye'de mutluyum. Bir yanımın Portekiz bir yanımın da Türkiye'de olmasını isterim" diye konuştuğu öğrenildi. Bazı yabancı oyuncuların, terör olayları ve iç karışıklık nedeniyle Türkiye'den kaçmalarını göz önünde bulunduran yönetimin ise Quaresma'nın böyle düşünmesini takdirle karşıladığı bildirildi. Öte yandan Başkan Fikret Orman'ın, Portekizli oyuncunun istediği yeni kontrat için, bazı şartlar sunacağı ortaya çıktı. Başkan Orman'ın, Quaresma'nın iyi performans ortaya koyması ve teknik heyetten gelecek rapor doğrultusunda yeni kontratı, Portekizli yıldızın önüne koyacağı öğrenildi.
Milliyet


Galatasaray'ın kurtuluşu olarak görülen Riva arazisini 45 yıl önce sarı-kırmızılı kulübe kazandıran ve efsane başkan olarak bilinen Selahattin Beyazıt 22 Ekim'deki tarihi kongre öncesi Başkan Dursun Özbek'e destek verdi. Riva'yı 1971 yılında 100 bin liraya satın alırken, "Sayın Başkan, Galatasaray'ın parası bu kadar değersiz mi? Burada inek mi otlatacaksınız!" şeklindeki eleştirilere hedef olan Beyazıt bugün kurtuluş projesinin mimarı kabul ediliyor. Güncel borcu 500 milyon dolar olan Galatasaray'a Riva'yı kazandıran isim olan 85 yaşındaki efsane başkan bugünleri düşenerek kulübe bu araziyi aldığını söyledi. Milliyet'e konuşan Selahattin Beyazıt, "Bu proje konusunda çok çok ümityim. Bana 'burada hayvan mı otlatacağız' dediler. Oysa biz bugünleri düşünerek bu arsayı kulübümüze kazandırdık. Aldığım zaman da çok kıymetliydi. Bakmayın öyle konuşulduğuna. O zamanki büyüklerimizin yaklaşımı da aynıydı" ifadelerini kullandı. Başkan Dursun Özbek ve ekibine destek veren Selahattin Beyazıt, 1.5 milyar lirayı da aşan borçtan kurtulmak için Riva'nın değerlendirilmesi projesinin arkasında olduğunu vurguladı. Beyazıt, "Galatasaray'ın kurtuluşu olacaksa bu projeyi desteklerim elbette. Bu araziyi değerlendirip yeni araziler almak gerekiyor. Görüyorum ki Başkan da böyle düşünüyor. Galatasaray'ın bu borç sarmalından kurtulması için Riva'nın değerlendirilmesi gerekiyor" dedi. Riva'daki araziye isminin verilmesinin gündeme getirilmesi konusunda ise Beyazıt, "Hakkımdaki güzel yorumlar ve destekler için teşükkür ederim. Önemli olan Galatasaray'ın durumu. Adım verilmiş, verilmemiş benim için önemli değil. Galatasaray için iyi ki bu araziyi almışız. Geleceğimiz kurtulacaksa ne mutlu bana" diye konuştu.
Milliyet


Son zamanlarda futbol kamuoyunun en önemli gündem maddeleri olan Fatih Terim-Arda Turan gerginliği ve Milli Takım'daki prim tartışmalarıyla ilgili en yetkili isim dün akşam kafalardaki soru işaretlerini giderdi. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, A Spor'da Serkan Korkmaz'ın sunduğu gündem özel programına konuk oldu ve merak edilenleri yanıtladı. İşte Demirören'in sözlerinden öne çıkanlar: "BİZ, Milli Takım'a ödenecek primleri EURO 2016'ya gitmeye hak kazandığımız ekim ayında belirledik. UEFA'dan gelen katılım payının %30'unu havuza aktarıp yüzde 70'ini takıma dağıtacaktık. BİZ takımdaki arkadaşlara prim ödedik bize yaşattıkları mutluluk için. Şimdi prim sistemi değişecek. Maç maç prim ödenmeyecek. Turnuvaya gidilirse prim verilecek. 2008'de TFF bütçesinin yüzde 60'ı prim diye dağıtıldı bu kadar konuşulmadı. Teknik heyete Hiddink zamanında 15 milyon Euro para ödenmiş. Bütün oyuncular kimin ne kadar alacağını biliyordu. BU bir alışkanlık haline gelmiş. Prim başarının ödülüdür. Oyuncularına prim ödemiyor denilen ülkeler her kupaya katılıyor. Biz de bu noktaya gelelim vermeyiz zaten. Bizim hedefimiz bu. Bunu hep söyledik. Her turnuvaya katılmak istiyoruz dedik. Bunun için zaman lazım. BİZ ne yapıldığının farkındayız. Hocamız da yönetimimiz de kimin ne amaçla bu söylentileri ortaya çıkardığını biliyor. Algı operasyonuyla bu oyunlara girilmeye çalışılırsa karşılarında en sert halimizle bizi bulurlar. Herkes haddiniz bilsin. 15 Temmuz'da ülkeyi vurmaya çalıştılar, Yenikapı'da birlik olduk. Oradan vuramadılar şimdi futboldan vurmaya çalışıyorlar. Bu algı operasyonlarını da kimin yaptığını herkes biliyor. Haddini aşıp milli takımda bazı oyuncuların az prim aldıkları için iyi oynamadıkları yazıldı. Bu ayıptır. Milli duygularla sahaya çıkan bir oyuncu nasıl yapar bunu."
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme