15 Ekim 2016 Cumartesi

15.10.2016 Genel Gündem



15.10.2016

GÜNDEM

Üst Akıl Karagöz-Hacivat Gibi Oynatıyor
"FETÖ birikimini yaptı, kendini gizleyerek 40 yıl çalıştı bekledi ve bir gün ansızın çıktı. Bize diyorlar ki niye önlem almadınız? Eğer silah çekerse, huzursuzluk çıkarırsa yani adını koyarsanız terör örgütüne önlem alırız. Peki en üst düzey bir komutanın yıllardır yanında taşıdığı özel kalemi, adeta nefes alışını verişini hisseden, her zaman yanında olan adam bir gün 'Komutanım buraya kadar, sizi tutukluyoruz' derse ne yaparsınız? Kapalı, saydam olmayan, ilişkileri net olmayan, amaç uğruna her şeyi mübah sayan alçak bir örgütten bahsediyoruz. Zaman zaman sizinle omuz omuza namaz kılar, başka yerde başka kılıkta görebilirsiniz. Türkiye'yi hedef alan bütün terör örgütlerinin arkasında başka bir akıl var. O üst akıl karşımıza çıkamıyor, bunları Karagöz-Hacivat gibi oynatıyor. Bakın bölücü terörle FETÖ 15 Temmuz'dan önce bir araya geldiler. Darbe başarıyla sonuçlanacağından zerre tereddüt yoktu. Çünkü kaleyi içten fethettiklerini sanıyorlardı. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Her şey ellerinde, Hava Kuvvetleri, Özel Kuvvetler, yargıda, bürokraside, iş hayatında, STK'larda her alanda müthiş bir yol aldıklarını düşünüyorlardı. Çıktılar meydana fakat bir şeyi unuttular, halkı unuttular, halkı. Halkın gücü, tankın gücünü yenmiştir. Bir mağdurluk edebiyatı tutturdular gidiyorlar. Bu darbeyi yapanlar mağdur da bu darbede geleceği karartılmaya çalışan millet mağdur değil mi? Asıl mağdur millettir. Milletin psikolojisi bozuldu. Ülkenin bütün değerlerini yerle bir ettiler. Dünyaya karşı görünümü ne hale getirdiler. Bunların sorumlularından hesap sorulmayacak mı? Zamanı mı bunların avukatlığına soyunmanın? Yeni bir darbe arayışına onları sokmak bu ülkeye hizmet değil, vatanseverlik hiç değil. Husumetlerimiz varsa, rakip olmuşsak 'Aman fırsat elime geçti ben de bunları FETÖ sepetine koyayım, bu arada halledeyim' diye bir şey yaparsanız, bunun çok büyük bedeli olur. Sadece vicdani değil hukuki bedeli olur. Adaletle davranacağız."
Hürriyet


Mardin, Hakkâri Ve Van'da Hain Saldırı
Mardin-Diyarbakır karayolunda, askeri aracın geçişi sırasında PKK'lı teröristlerin tuzakladıkları patlayıcıyı infilak ettirmesi sonucu 3 asker şehit oldu, 3 asker de yaralandı. Hakkâri'nin Şemdinli ilçesi askeri araca yönelik saldırıda 1 asker şehit oldu, 3 asker yaralandı. PKK'nın diğer saldırılarında da Van'da 8, Bitlis ve Adıyaman'da 1'er asker yaralandı. Mardin'de dün saat 11.00 sıralarında Mardin-Diyarbakır karayolunun 25'inci kilometresinde, Mazıdağı ilçesine bağlı Sultançiftliği Köyü yakınlarındaki Sürgücü Beldesi yol ayrımında, askeri zırhlı aracın geçişi sırasında teröristler, önceden yola tuzakladıkları el yapımı patlayıcıyı infilak ettirdi. Patlamada Uzman Çavuş Fehmi Altundaş, Uzman Çavuş İslam Akyüz ve Jandarma Er Yunus Kaymak şehit oldu, 3 asker de yaralandı. Olayda yaklaşık 1 ton patlayıcı kullanıldığı belirtildi. Patlamanın etkisi ile karayolunda 3 metre derinliğinde ve 10 metre çapında çukur açıldı. Hakkâri'nin Şemdinli ilçesinde 20 kilometre uzaklıkta bulunan Tekeli Köyü Üstünağaç mezrası yakınlarında da benzer bir saldırı düzenlendi. PKK'lı teröristler önceden yola döşedikleri el yapımı patlayıcıyı, askeri araç geçerken infilak ettirdi. Patlamada 4 asker yaralandı. Bölgede operasyon başlatıldı. Yaralanan 4 askerden Uzman Çavuş Doğan Çamurlu kaldırıldığı hastanede şehit oldu. Van'ın Başkale ilçesinde dün askeri konvoyun geçişi sırasında PKK'lı teröristler tarafından yola döşenen el yapımı patlayıcı infilak ettirildi. 8 asker yaralandı. Adıyaman'ın merkeze bağlı Kömür beldesinde ise güvenlik güçleriyle PKK üyeleri arasında çatışma çıktı. Çatışmada, bir asker yaralandı. Bitlis'in Tatvan ilçesine bağlı Anadere köyü kırsalında güvenlik güçlerince yürütülen operasyonda, tespit edilen bir grup teröriste "teslim ol" çağrısı yapıldı. Çağrıya ateşle karşılık veren teröristlerle çıkan çatışmada bir uzman çavuş yaralandı.
Milliyet

Devrim'deki Sıkıntıların Aynısını Yaşadık
Türkiye'nin tamamen yerli sermaye ve işgücü ile yaptığı ilk milli gemileri olan TCG Büyükada ve TCG Heybeliada'nın öyküsü Deniz Kuvvetleri eski Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek tarafından kitaplaştırıldı. 2008'de suya indirilen iki geminin tüm dünyada şaşkınlık yaratacak silah ve teknoloji ile donatıldığını hatırlatan Örnek, karşılaştıkları engelleri, MİLGEM'in (Milli Gemi) 1961'de hüsranla sonuçlanan "Devrim otomobili" projesiyle ilişkisini kaleme aldı. Örnek, "1961'de milli olanaklarla üretilmiş 'Devrim Otomobili'nin serüvenini konu alan 'Tünelin Ucundaki Işık' isimli bir kitapçık okudum. Aynı sıkıntıları MİLGEM'de yaşıyordum. Bürokratlar önümüze dizilmiş, adeta 'Size bu projeyi yaptırmayacağız' diyorlardı. Devrim, tünelin ucundaki ışıktı. İşine gelmeyenler tarafından söndürüldü" diye yazdı. Kırmızı Kedi Yayınevi'nden çıkan "MİLGEM'in Öyküsü" adlı kitapta emekli Oramiral Özden Örnek, Atatürk'ün 1924'te vasiyet ettiği 'Milli Gemi' projesinin nasıl gerçeğe dönüştüğünü yazdı. Temelleri Eylül 1963'te Türkiye'de inşa edilen ilk savaş gemisi olan TCG Koçhisar'la atılan Milli Gemi projesinin dünya denizciliği açısından öneminin anlatıldığı kitapta pek çok ilginç bilgi yer aldı. Kitaptan bazı bölümler şöyle: "Eylül 1963'te, Türkiye'de inşa edilen ilk muharip gemi olan TCG Koçhisar blokları kızağa konur. Hisar sınıfı refakat gemilerinden olan gemi, tüm malzemesi ve inşa resimleri ithal edilerek yapılmıştır. İşte atılan bu adım, birkaç yıl sonra inşa edilecek olan Berk ve Peyk'in inşası için cesaret ve güven verir. Deniz Kuvvetleri, gemi inşa projelerinin en önemlisi olan Berk ve Peyk'in inşasına 1967'de başlar." "Elimizdeki ABD yapımı gemilerin üzerinde kendi gereksinimlerimize göre değişiklik yapmak için ABD'den izin almak gerekiyordu. Bu işlemin pek çok mahsuru vardı. Öncelikle sırrınızı başka bir devlete açıklıyordunuz. 1976'da Harp Filosu'nda görev yaparken Gayret muhribinin devir düşürücü dişlisi kırıldı. ABD'den ambargo nedeniyle dişliyi tedarik etmek mümkün değildi. Bir yerli firma üretti ve gemi hizmet dışına çıkana kadar kullanıldı." "MİLGEM Projesi'yle ilgili ilk karargâh çalışmaları Mayıs 1993'te başlamıştır. Ancak henüz adı MİLGEM değildir, çalışmalar MİLGEM Projesi'ni başlatacaktır. 14 Eylül 1998 tarihinde MİLGEM Projesi yurtdışı kaynak ihtiyacının karşılanması için Hazine Müsteşarlığı'ndan ön ithal izni alındı. Bazen gerçekleşme olasılığı az olan işler, kişilerin özel yeteneği ile gerçekleşir. Bu konuda böyle oldu. 28 Ağustos 2003'te kuvvet komutanı olarak göreve başladım. MİLGEM 4 yıl önce bıraktığım yerde duruyordu. 11 Aralık 2003'te Amiraller Kurulu'nda önemli bir karar aldık. MİLGEM adı altında inşa edilecek korvetin azami derecede yerli imkanlarla yapımı ve performans sorumluluğunun Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yüklenilmesini karara bağladık." "Bu düşüncelerle yoğun olduğum sırada yeni yılın başında, MPO Başkanı Alb. Mehmet Ali Baykal'ın tavsiyesiyle, 1961'de milli olanaklarla üretilmiş 'Devrim otomobilinin serüvenini konu alan 'Tünelin Ucundaki Işık' isimli bir kitapçık okudum. Okudum ve gerçekten çok beğendim. Aynı sıkıntıları MİLGEM Projesi'nde yaşıyordum. Bürokratlar önümüze dizilmiş, adeta 'Size bu projeyi yaptırmayacağız' diyorlardı. Gerçekten Devrim, tünelin ucundaki ışıktı. İşine gelmeyenler tarafından söndürüldü."
Milliyet

Başika Askerleri Musul'a Katılacak
Anadolu Ajansı muhabirlerinin Türkiye ve ABD arasındaki görüşmelere katılan yetkililer ile Iraklı kaynaklardan aldığı bilgiye göre, operasyon olağandışı bir gelişme yaşanmaması halinde birkaç gün içinde başlayacak. ABD'nin koordinasyonundaki operasyon planı çerçevesinde, ilk etapta IKBY güçleri kent çevresindeki cephe hatlarından ileriye hamle yapacak. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 2015 başından beri kentin kuzeyinde IKBY kontrolündeki Başika kampında eğittiği Musullu savaşçılar da peşmerge güçleriyle eş ya da yakın zamanlı şekilde aynı hatta harekete geçecek. "Haşdi Vatani" olarak bilinen ve adını önceki gün 'Ninova Bekçileri' olarak değiştiren yerel güç, Iraklı bir generalin başında olduğu Musul Operasyonlar Komutanlığı bünyesinde yer alacak. Kaynaklar, Irak ordusu ile Ninova Bekçisi Komutanı eski Musul Valisi Esil Nuceyfi arasında yapılan görüşmelerde, Başika'daki gücün farklı noktalara dağıtılmadan net bir plana sadık kalarak operasyona katılmasında uzlaştıklarını bildirdi.
Milliyet

EKONOMİ

Gram Altın 124,1568-124,3324                       
ABD Doları 3,0849-3,0884/Euro 3,3856-3,3896/İngiliz Sterlini 3,7596-3,7681 


Kısa Vadeye Değil Temele Bakılmalı
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Yatırım yapan gruptan ricamız, lütfen günlük veya kısa vadeli dalgalanmalar sizi korkutmasın. Temele bakın, demografiye bakın, reform sürecine bakın, daha kaliteli kurumlar kuran ülkelere bakın" dedi. Şimşek, Dünya Yatırım Tanıtım Ajansları Birliği (WAIPA) Dünya Yatırım Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ile dostları arasında bazı görüş ayrılıkları olabileceğini, aileler arasında bile bu tür görüş ayrılıkları bulunduğunu, her şeye rağmen Batı ile yollarını ayırmayacaklarını söyledi. Türkiye'nin çok daha güçlü bir arayışı olduğunu, başkaldırıdan sonra bile Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği'ni güncellemek istediğini, AB'yi ikna etmeye çalıştıklarını belirten Şimşek, "Diyoruz ki, yeni bir serbest ticaret anlaşması gerçekleştirelim. Bu tarım için, kamu alımları için, ihaleler için, imalat sektörü için olabilir. Biz kendimize inanıyoruz, biz rekabetçiyiz" dedi. Şimşek, yabancı sermaye yatırımları konusunda da rekabet içinde olduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Yeni gelişmekte olan ülkeler eskisi kadar ilgi çekmez oldu. Bence ortalıkta hâlâ muazzam bir para var. Ve evinizi düzene sokar, reformlarınızı yaparsanız, buradan daha fazla nemalanabilirsiniz. Bizde mevduat ve tasarruflar çok düşük olduğu için dış paraya ihtiyaç duyuyoruz. Türkiye'nin en büyük sorunu tasarruflarının düşük seviyede olması. Bu kıyamet içinde muazzam bir reform hazırladık ve bunu parlamentoya sunduk. Önce Bireysel Emeklilik Sistemi olarak lanse ettik. Bu bir şekilde tasarrufları geliştirme sonucu doğuracaktır. Türkiye, cari hesaplarındaki açığı kapatabilecektir. Yine de bununla da iş bitmiyor. Çok kapsamlı reform programımız var. Sektörel dönüşümler yapmamız gerekiyor." Borcun milli gelire oranının yüzde 32 olduğunu, yine de gelir kalitesini artırmaları ve bir harcama reformu için çalışmaları gerektiğini vurgulayan Şimşek, darbe sonrasında birçok endişe olduğunu, ancak artık hukukun üstünlüğü içinde her şeyin yapıldığını, bu konuda kanıta dayalı yaklaşım bulunduğunu kaydetti. Şimşek, dünyada para politikasının doğru yolda gitmeye devam ettiğini belirterek, "Son gelişmelere baktığınızda bankalar için negatif getiriler ortaya çıkabilirdi. Ama biz sadece para politikalarına dayanamayız, buna güvenemeyiz. Ortada popülizm artmakta" dedi. Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı ile WAIPA Başkanı Arda Ermut da, WAIPA üyelerinin güçlerini bir araya getirmeleri halinde daha başarılı olacağını belirterek, "Ekonomik ve siyasi rakipleri bir araya getirdiğimizde inanılmayacak sonuçlar elde edebiliriz" dedi.
Hürriyet

Demir Yumruğu Vuracağız
Kars'ta düzenlenen 'CLK Enerji Çağrı Merkezi' açılışında konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, terör olaylarından doğalgaz indirimine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Albayrak, Türkiye'de ilk kez bir iktidar döneminde doğalgazda yüzde 10 indirime gidildiğine dikkat çekerek, "Enerji eşittir hayat. Halkımızın yaşam standardı, enerji maliyetini düşürme adına da önemli. Bu ay doğalgazda yüzde 10 indirime gittik. İlk defa bir iktidar döneminde böyle bir indirimi gerçekleştirmiş olduk. Enerji maliyetini düşürme noktasında çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi. Berat Albayrak, Türkiye'nin hem yatırımlarına hem de tüm terör örgütlerine karşı mücadelesine devam edeceğini belirterek, şunları söyledi: "Özellikle son bir haftadır gerçekleştirdiğimiz 23. Dünya Enerji Kongresi en başarılı kongrelerden biri oldu. Bunun birçok anlamı var. Sadece 15 Temmuz Türkiyesi açısından, ülkenin içinde bulunduğu iklim açısından değil, aynı zamanda Türkiye'nin enerji sektöründe bölgede önemli adımlar atılacağının sinyallerini de verdik. Son birkaç haftadır terör kisvesi altında ülkeyi karıştırmaya çalışan odakların amacı insanımızı yıldırmak, sözüm ona korkutmak. İş o kadar birileri tarafından çığırından çıkarılmaya çalışılıyor ki, artık siyasi kişilere kadar uzanacak bir alçaklık içine girenlerin başlarına demir yumruğumuzu vuracağız." Albayrak, mayıs ayında elektrik dağıtım sektör toplantısında tüketici memnuniyeti adına önemli kararlar alındığını ve söz konusu açılışın bu stratejide atılan önemli adımlardan biri olduğunu ifade etti. Açılışı yapılan merkezin tüketici memnuniyeti açısından da önemli olduğunu vurgulayan Albayrak, "Enerji hayattır diyoruz. Türkiye'nin ekonomik büyümesinin dinamolarından biri olan enerji sektöründe Ak Parti iktidarımızda çok önemli adımlar atıyoruz, atmaya devam edeceğiz. Daha büyük yatırımların başarılması noktasında sorumluluklar da getiriyor. Burada bize ve sektördeki tüm paydaşlara ayrı bir yük getiriyor. Sadece elektrik değil, petrol, gaz dağıtım, iletim, altyapı, nükleer gibi birçok alanda önemli adımlar atıyoruz, atacağız" dedi. Albayrak, enerji maliyetlerini düşürmek için de bir performans ortaya koyacaklarına değinerek, ilk defa bir iktidarın kıştan önce fiyat indirimi uyguladığını hatırlattı.
Hürriyet

Parayı, Pulu Ve Altınları Kiralık Kasada Unuttuk
Sayıştay, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) ilişkin 2015 yılı denetim raporunda, bankaların kiralık kasalarında unutulan ve fona devredilen varlıklara ilişkin uyarıda bulundu. TMSF'ye devredilen kıymet sayısı 174 bine ulaştı. Söz konusu varlıkların değerinin belirlenerek muhasebeleştirilmesini isteyen Sayıştay, müzelik ve etnografik olduğu için değeri hesaplanamayan ürünler için de Kültür ve Turizm Bakanlığı ile işbirliği yapılması gerektiğine dikkat çekti. TMSF de fona devredilen varlıkların, kurulan Zamanaşımı Takip ve Yükleme Sistemi'ne girildiğini belirterek bu kıymetlerin türlerine göre tasnif edildiğini, fotoğraflarının çekildiğini ve tutanak tutulduğunu anlattı. TMSF, bu kıymetlerin değer tespitinin uzman kişilerce yapılması gerektiğini ve uzun zaman alan bu işlemlerin de o takvim yılını aştığını kaydetti. Mevzuata göre, bankalarda 10 yıllık zamanaşımına uğrayan her türlü varlık, yayımlanan ilana rağmen çekilmediği takdirde TMSF'ye gelir kaydediliyor. Rapora göre, kasalarda unutulup fona devredilen varlıklar arasında altın, mücevher, senet, tahvil, kalem, para, çakmak, gümüş, pul ve hatıra paralar da yer aldı. 2015 yıl sonu itibarıyla, fona bin 745 adet altın, 5 bin 715 mücevherat, bin 73 tasarruf bonosu, 507 gümüş, 39 pul, 327 saat, 39 çakmak, 44 kalem ve 532 hatıra parası devredildi. Fona devredilen varlıklar arasında, TL ve yabancı para, senetler, tahviller, bonolar da yer aldı. Böylece, fona devredilen toplam varlık adedi 174 bin 71 oldu.
Haber Türk

'Dolarda 3 Tl İstediğimiz Bir Seviye'
Cumhurbaşkanı Ekonomi Başdanışmanı Cemil Ertem, dolar/TL için 3 seviyesinin bekledikleri ve stabilite kazanmasını istedikleri bir seviye olduğunu belirtirken, Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz kararlarını otomatiğe bağlamış olmadığını söyledi. TRT Haber'in canlı yayınında konuşan Ertem, "Türkiye'nin (TL'nin) çok olumsuz ayrıştığını zannetmiyorum. 3 lira seviyesi dolar/TL için beklediğimiz ve burada stabilite kazanmasını istediğimiz bir seviye. 3 liranın (seviyesinin) altının bir çok açıdan anlamı yok. Makroekonomik açıdan, rekabet açısından yok" dedi. Ertem açıklamalarında kurda 3.3 gibi seviyelere hızlı bir yükseliş için de neden görmediğini belirterek, "Türkiye'den hızlı bir sermaye çıkışı yok" dedi. Ertem TCMB'nin özellikle yeni başkan Murat Çetinkaya döneminde piyasaya verdiği sözleri yerine getirdiğini ve kararlı bir duruş gösterdiğini belirterek, "TCMB Türkiye'nin gerçeklerine, makroekonomik verilerine uygun hareket etti, bundan sonra da öyle olacak" dedi ve sözlerine şöyle devam etti: "TCMB sadeleştirme ya da başta bir deyişle üst bantta faiz düşürme kararlarını otomatiğe bağlamış değil. TCMB esasında dış konjonktüre içerideki gelişmelere, dolar kuruna ve Türkiye'nin makro ekonomik verilerine bağlı hareket edebilir." "TCMB faiz indirimlerini otomatiğe bağladı ne olursa olsun gidebileceği yere gidecek, ne olursa olsun kıyamet de kopsa buna devam edecek diye bir şey yok" diyen Ertem, bankanın günün koşullarına, konjonktüre, Türkiye'deki piyasalara uygun hareket edeceğini ve faiz kararlarını bu şekilde alacağını belirtti. TCMB Ekim ayına ilişkin Para Politikası Kurulu (PPK) kararını 20 Ekim'de açıklayacak. Piyasalarda dolar/TL'nin 3.1130 ile tarihi rekoru test etmesi sonrası TCMB'nin faiz kararı yakından izleniyor. TCMB faiz koridorun üst bandındaki indirimlere Eylül ayında da 25 baz puan ile devam etmiş art arda yedinci kez gerçekleşen indirimle üst banttaki toplam indirim 250 baz puanı bulmuştu.
Milliyet

Tedarikçilerden Boeıng'e Çağrı 'Türkiye'de Yatırım Yap'
Dünyanın uçak üreticisi devi Boeing ile Saha İstanbul tarafından düzenlenen 'Tedarikçi Zirvesi' dün İstanbul, Teknopark'ta gerçekleşti. Uçakları için tedarikte bulunan Kale ve Alp Havacılık gibi şirketlerin yanı sıra Türkiye'nin yerli insansız hava aracı Bayraktar'ı üreten Baykar Makina'nın Genel Müdürü Haluk Bayraktar ile birlikte uçak ve uzay mühendisliği alanında faaliyet gösteren firmalar zirveye yoğun katılım gösterdi. Ana gündem maddesi Türkiye'deki firmalardan yılda 160 milyon dolarlık ürün alan Boeing'in Teknopark'ta bir ofis kurması ve Türkiye ile ortaklık kurması olan zirvede konuşan Saha İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Büyükdere, Türk firmalarının Boeing'e kattığı değer ve kalitenin artarak devam etmesi için yoğun işbirliğine gidilmesini önerdi. Türk Hava Yolları Genel Müdürü Temel Kotil ise Türkiye'nin Boeing ile hikayesinin çok eski olduğunu belirterek, firmanın Türkiye'de ofis açarak yer alması gerektiğini söyledi. Kotil "Türk şirketleri Boeing'i her yıl yüzde 10 büyütmez ama Türkiye Avrupa'nın en büyük ekonomisi olma yolundadır. 3. Havalimanı ile birlikte Türkiye yatırımlarını göz ardı etmemeniz lazım" dedi.
Star

Çiftçiye Mazot Müjdesi
Hükümetten çifçiye destek müjdesi geldi. Başbakan Binali Yıldırım, "Gübre, tarımda maliyeti en fazla artıran unsur. İkinci ne, mazot. Gübreyle ilgili söyledim yüzde 23 indirim sağlandı. Mazotta da şimdi bir karar verdik. Çiftçinin kullandığı mazotun yarısı kendinden yarısı bizden. Bol bol ekin, Allah bin bereket versin. Hayırlı uğurlu olsun" açıklamasını yaptı. İzmir'de Milli Tarım Projesi Lansmanı ve Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreni'nde konuşan Başbakan tarıma yönelik desteklerin artacağını belirterek, "Gelecek nesillere üreten bir Türkiye bırakmak istiyoruz. Stratejik sektörlerin başında tarım ve hayvancılık var" diye konuştu. Başbakan Yıldırım, şunları kaydetti: "Tarımda havza bazlı üretime destek verilecek. Şimdiye kadar destekler veriliyordu ama şimdiki destekler daha bilinçli hale geliyor. Havza bazlı. Bu ne demek Türkiye'deki bütün ilçeler, iller tarım yapılan her yer tek tek masaya yatırıldı. Böylece 941 tane havza ortaya çıktı. Bu 941 havzada hangi ürünler yetişir? Bunları belirleyince iş kolaylaşıyor. 184 ovamız SİT ilan edilecek. Arazi toplulaştırması bir bakanlıkta, sulama başka bakanlıkta. Araziler bölünüyor, kimseye faydası yok. Şimdi 7 milyon hektar araziyi 2023'e kadar toplulaştıracağız. Bu sefer ne olacak diktiğiniz, biçtiğiniz alan bize karşılığını verecek. Damızlık amacıyla ithalat yapacağız. 'Eti ucuzlatacağım, et ihtiyacını karşılayacağım' diye bu kadar zengin toprakları olan bir ülkenin, sürekli ithalat yapması akıllı bir iş değil. Onun için 25 ilimizde mera hayvancılığı yetiştirici bölgeleri oluşturuyoruz."
Vatan

POLİTİKA

Planı Devreye Girer
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Biz Irak'ta, koalisyon güçleri içinde yerimizi almakta kararlıyız. Eğer koalisyon Türkiye'yi istemiyorsa, B planımız devreye girer. O da olmuyorsa C planımız devreye girer" dedi. Erdoğan, başkanlık sistemi için de, "Sorun şahsımdan değil şahsımın yönetim anlayışından kaynaklanıyor" diye konuştu. Cumhurbaşkanı, dün Konya'da toplu açılış ve temel atma töreninde özetle şöyle dedi: "Bu milletin güvenlik güçlerini herkes bilecek. Koalisyon güçleri şu anda bizimle hareket ediyor. Eyvallah… Koalisyon niçin PYD/YPG ile hareket ediyor? İşte bunu anlamakta zorlanıyoruz. Bu koalisyon güçlerinin hemen hemen tamamına yakını bizimle dost. 63 ülke var içinde. Hele hele NATO ülkeleri var ki bunların stratejik ortağı biziz. Bunların bir terör örgütüyle beraber olmasını anlamıyoruz. Şu anda teröristleri eğitmelerini anlamakta zorlanıyoruz. 63 ülke bu DEAŞ'ı halledemiyorsa yöneticiler olarak biz bu işi bırakalım. Ama oyun başka. Burada bir tuzak var. Oyun bizim üzerimizde oynanıyor. Kusura bakmasınlar biz bu oyuna ne Suriye'de ne Irak'ta prim vermeyeceğiz. Amerika'daki seçim kampanyasında, 'Biz PYD/YPG'ye silah desteğini vermeye devam edeceğiz' diyorlar. Yazıklar olsun. Şu anda koalisyon güçlerine talebimizi bugün yarın arkadaşlarım iletecek. Biz Irak'ta, Irak'ın birliği ve beraberliği için koalisyon güçleri içinde yerimizi almakta kararlıyız. Koalisyon güçleri eğer Türkiye'yi istemiyorsa, B planımız devreye girer. O da olmuyorsa C planımız devreye girer. Türkiye Cumhuriyeti kabile devleti değildir. Biz sadece kendi vatanımızın, milletimizin geleceğini güvence altına almaya çalışıyoruz. Bu yapının (FETÖ) içinde olanlardan 15 Temmuz'dan sonra pişmanlık duyan pek az kişi olduğunu görüyoruz. İnlerine gireceğiz dedim, girdik mi. Ama daha bitmedi, daha devam ediyoruz, kaçacak delik arayacaklar. Şimdi yeni uygulamalar geliyor. Birkaç hafta içinde bunları da göreceksiniz. Hâlâ bir kısmı 15 Temmuz'u FETÖ denen bu ihanet çetesinin gerçekleştirdiğine inanmıyor, inanmak istemiyor. Bir kısmının da tek pişmanlığı darbenin başarıya ulaşamamış olmasıdır. Hakikat güneş gibi ortada. Biz biliyoruz ki FETÖ, PKK'dan daha da tehlikelidir. Kendileri bilirler. Bizim artık bu örgüte bakışımız MGK'da aldığımız kararla diğer terör örgütlerinden geri değildir. PKK'ya, DEAŞ'a bakışımız neyse bunlara bakışımız budur. Bizim inancımızda samimiyetle Rabbimize yönelmeleri halinde tövbe kapısı herkese daima açıktır. Gelsinler bildiklerini, anlatsınlar, pişmanlıkların dile getirsinler, hukuk onlara bir kolaylık sağlar.
Hürriyet

Milletim Başkanlık İstiyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeniden alevlenen başkanlık sistemi tartışmalarıyla ilgili olarak, "Yapılan kamuoyu araştırmalarına baktığımızda milletim 'başkanlık sistemi' diyor. Ben de diyorum, gelin millete götürelim" dedi. Musul operasyonunda koalisyon güçleri içinde yerlerini almakta kararlı olduklarını belirten Erdoğan, "Koalisyon güçleri eğer Türkiye'yi istemiyorlarsa B planımız devreye girer. O da olmuyorsa C planımız devreye girer. Türkiye Cumhuriyeti bir kabile devleti değildir. Bunu böyle bilsinler" dedi. Erdoğan dün Konya'daki toplu açılış töreninde "Başkan Erdoğan" sloganları altında yaptığı konuşmada şu mesajları verdi: Fiili bir durumla karşı karşıyayız. Bu durumun zemini 2007'de Cumhurbaşkanı'nı doğrudan halkın seçmesini öngören anayasa değişikliğiyle oluşturulmuştur. Yapılan kamuoyu araştırmalarına baktığımızda, milletim, başkanlık sistemi diyor. Milletim istiyor. Ben de diyorum ki parlamentodaki siyasi partilerimize, gelin, millete götürelim. Eğer milletim bu işe evet diyorsa hayırlı olsun diyelim ve başkanlık sistemine adım atalım. Sorun şahsımdan kaynaklanmıyor, şahsımın yönetim anlayışından kaynaklanıyor. İstiyorum ki patinaj yapmayalım, hızla yola devam edelim. Ülkenin ve milletin meseleleri konusunda aktif bir rol oynamaya mecburuz ve zaman kaybına tahammülümüz yok. Bunun için hızla adım atmalıyız. Biz 2011 yılından itibaren bu sorunun çözümünü de içeren yeni bir anayasa yapılması gerektiğini savunuyoruz. Türkiye'nin sivil siyasi kurumlarıyla yeni bir anayasa yapabileceğini, bunu hak ettiğini söylüyoruz. Buna hazır mıyız? (Hazırız sesleri) Eyvallah… Millet hazırsa mesele yok. Siyaset kurumunun yeni anayasa ve başkanlık sistemi konusunda inisiyatif alması partilerimizi zayıflatmaz, tam tersine güç kazandırır.
Milliyet
Mhp Ve Chp Arasında 'Lastik' Gerilimi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin bu haftaki grup toplantısında 'fiili olarak Başkan' olarak tanımladığı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı makamının 'tarafsızlığına gölge düşürdüğünü' söyleyerek ilk tercihinin Erdoğan'ın yasal sınırlara çekilmesi olduğunu söylemişti. Bahçeli, bunun olmaması halinde başkanlık sisteminin Meclis'te oylamaya sunulmasını, yeterli sayıya ulaşılmazsa da referanduma götürülmesini istemişti. Bahçeli'nin açıklamaları 'umut verici' olarak niteleyen Başbakan Binali Yıldırım ise parlamenter sistemin Türkiye'nin sorunlarına çare olmadığını söyleyerek, 'başkanlık sistemi'ni içeren anayasa teklifini en kısa sürede Meclis'e getireceklerini ve sonuç ne olursa olsun referanduma gidileceğini açıklamıştı. CHP önceki gün yaptığı MYK toplantısı ardından parti sözcüsü Selin Sayek Böke aracılığıyla 'başkanlık' tartışmasında AKP ile MHP arasında 'gizli pazarlığı' işaret ederek, "Ne böyle tartışma içinde oluruz ne de böyle bir sistemin Türkiye'de yer almasına izin veririz. Partili cumhurbaşkanlığı konusundaki tavrımız da aynı" demişti. Sistem değişikliğiyle ilgili 'AKPMHP ortaklığı' olduğunu savunan HDP ise, şu anda en önemli olanın CHP'nin alacağı pozisyon olduğunu açıklamıştı. Yazılı bir açıklama yayımlayan MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Bahçeli'ye 'izansızca' laf atıldığını belirtip, "Kendileri PKK'nın 'don lastiği' oldukları için dünyayı öyle algılamaları ve partimize lastik yakıştırması yapmaları tamamıyla bilinçaltlarının dışa vurumudur" ifadelerini kullandı. Böke'nin "Ailece HDP'ye oy verdik" açıklamasının sorgulanması gerektiğini savunan Büyükataman, MHP "Bebek katilinin posteri altında yürüyüşe katılan milletvekilini ve şu anda kelle koltukta PKK ile mücadele eden polisimize ve askerimize suç duyurusunda bulunan bir diğer genel başkan yardımcısını sorgulamalıdır" diye de ekledi. "Bu devlet bizimdir. Bu millet biziz" diyen Büyükataman şöyle konuştu:, "Milliyetçilik, Bolivya dağlarında öldürülen Arjantinli maceracı serseri Guevera için zırlayıp da sıra Kazak kahramanı Osman Batur'a gelince susmak hiç değildir. CHP zihniyeti bunu anlayamaz. Bu sebeple CHP'nin sözcüleri Sayın Genel Başkanımızın adını ağızlarına alırken iyi düşünmelidir. Milliyetçi Hareket'e bu konularda dil uzatmak sicili bozuk, sabıkası kabarık zihniyetlerin haddi ve hakkı değildir."
Vatan

DÜNYA

Musul Harekâtı Öncesi Kritik Ziyaret
Askeri kaynaklar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın DEAŞ'la mücadele koalisyon gücünü oluşturan ülkeler genelkurmay başkanları toplantısına katılmak için ABD'ye gittiğini söyledi. Koalisyon Gücü Genelkurmay Başkanları toplantısı her 6 ayda bir ABD'de yapılıyor. Akar'ın, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford ve diğer bazı ülkelerin genelkurmay başkanları ile ikili görüşme yapacağı, bu görüşmelerde yaklaşan Musul operasyonu ile Suriye'deki gelişmelerin değerlendirileceği öğrenildi. Kaynaklar, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Musul operasyonuna doğrudan kara gücüyle katılma gibi bir planının ve bu yönde bir hazırlığın olmadığını söylediler. Sınır hattında alınan tüm önlemlerin olası bir göçe karşı olduğunu ifade eden yetkililer, operasyonun gidişatına göre koalisyondan talep gelmesi durumunda hava unsurlarıyla destek verilmesi veya hava üslerinin kullanıma açılmasının gündeme gelebileceğini, bunun için 1 Ekim'de uzatılan Irak ve Suriye tezkeresinin yeterli olduğunu yinelediler. Operasyon sırasında Başika Üssü'nün boşaltılmasının kesinlikle söz konusu olmadığı bildirilirken, buraya saldırı olması halinde misliyle karşılık verileceği vurgulandı. Gerektiğinde Başika'da konuşlu Fırtına obüslerinin Musul operasyonuna katılan güçlere destek amacıyla devreye girebileceği de belirtiliyor. Öte yandan Anadolu Ajansı dün internet sitesinde yer verdiği bir haberde Başika'da Türk askerinin eğittiği güçlerin, Musul operasyonuna katılacağını, olağandışı bir gelişme yaşanmaması halinde operasyonun birkaç gün içinde başlayacağını öne sürdü. Diğer taraftan Irak'ın Musul kentinin eski valisi Esil Nuceyfi dün AA'ya operasyonla ilgili yaptığı açıklamada, "Kente iki yönden girmeyi planlıyoruz. Askeri planın gizliliğinden dolayı hangi bölgelerden girecekleri detaylarını veremiyoruz" dedi.
Hürriyet

Lozan Virajı
Suriye'de iç savaşı durdurmak ve ateşkesi sağlamak amacıyla bugün İsviçre'nin Lozan kentinde yeni bir toplantı yapılacak. 2011'de Arap Birliği Planı ile başlayan, Cenevre'de üç, Münih ve Viyana'da birer toplantı ile devam eden Suriye müzakerelerinin bugünkü Lozan ayağında Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu temsil edecek. Bugünkü toplantı yeri Türkiye açısından da tarihi önem sahip. Suriye toplantısı, 24 Temmuz 1923'te Türkiye Cumhuriyeti'nin temelinin atıldığı ve sınırlarının belirlendiği Lozan Anlaşması'nın imzalandığı Leman gölü kıyısındaki Beau-Rivage Sarayı'nda yapılacak. Türkiye, Rusya, ABD, Suudi Arabistan, İran ve Katar dışişleri bakanları ile BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura'nın davet edildiği toplantının hedefi, tarafların ateşkese uyması için gerekli çalışmayı yürütmek ve Suriye krizinde siyasi çözümün yeniden başlaması için ön koşulları oluşturmak olarak belirlendi. Lozan öncesi Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu önceki gün Riyad'da Suudi Arabistan ve Katarlı mevkidaşlarıyla biraraya gelerek bir anlamda "üçlü pozisyon" belirledi. Bir Türk diplomatik kaynak, Ankara'nın Lozan'da öncelikli olarak, "Halep'te derhal ateşkes sağlanmalı, Esad güçlerinin kenti bombalaması durmalı, insani yardım kuruluşlarının kente girişi sağlanmalı" görüşünü dile getireceğini söyledi. Çavuşoğlu, Lozan'da Halep'in düşmesi halinde Türkiye'nin çok büyük bir göç dalgasıyla karşılaşma endişesi taşıdığını da dile getirecek. Lozan'da, ateşkes sağlanması halinde Suriye'de geçiş sürecinin de konuşulabileceği belirtiliyor. Ankara, Halep'te ateşkesin sağlanması halinde bunun, geçiş dönemiyle ilgili süreci hızlandıracağı düşüncesinde. Başbakan Binali Yıldırım'ın Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın da Suriye'de bir faktör olduğu yönünde mesaj vermesinden sonra, Ankara'nın Esad'lı bir geçiş sürecine olumlu bakabileceği öne sürülüyor. Ancak Ankara geçiş süreci tamamlandıktan sonra Esad'ın tamamen devre dışı kalması gerektiği ısrarından vazgeçmiş değil.
Hürriyet

İsrail'e Unesco Şoku
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO'nun, Müslümanlar ve Yahudiler tarafından kutsal olarak kabul edilen "Mescid-i Aksa"nın Musevilikle bağlantılı olmadığı yönünde karar alması İsrail'i şok ederken, Tel Aviv, UNESCO'ya sert tepki gösterdi ve ilişkileri askıya aldığını duyurdu. Müslümanların ilk kıblesi olduğuna inanılan, Kudüs'ün doğusundaki Eski Şehir bölgesinde bulunan Mescid-i Aksa'nın, Musevilikle bağlantısının olmadığını belirten UNESCO, kararında İsrail'in, Kudüs'teki dini ve kutsal yerleri idare etme biçimini de eleştirmiş, Kudüs'ün Müslümanlar, Hristiyanlar ve Museviler için kutsal bir kent olduğunu ifade etmişti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, UNESCO'nun kararını eleştirerek, "UNESCO'daki absürd tiyatro devam ediyor. Bu saçma kararla UNESCO, zaten tam olmayan meşruluğunu kaybetmiştir" ifadesini kullandı. Örgütün kabul ettiği son kararının da "gerçek dışı" olduğunu savunan Netahyahu, "Bu karar, İsrail'in El Aksa ve Batı Duvarı ile herhangi bir bağının olmadığını söylüyor. Sırada ne var? Fıstık ezmesiyle reçelin, Batman'le Robin'in, bağlantısını reddeden bir UNESCO tasarısı mı?" ifadelerini kullandı. İsrail Milli Eğitim Bakanı Naftali Benett de, UNESCO Genel Direktörü Irina Bokova'ya hitaben yazdığı mektupla, ilişkileri askıya alma kararını bildirdi. Benett, UNESCO tarafından alınan kararın "tarihi yok saydığını ve teröre destek sağladığını" savundu. Karar Filistin tarafında ise sevinçle karşılandı. Hamas, "UNESCO'nun Musevilerin Aksa ile bağının bulunmadığına ilişkin kararı, doğru yönde atılmış bir adımdır" ifadesine yer verildi.
Milliyet

Fransada Soykırım İnkârına Ceza Kesin
Fransa'da Ermeni soykırım iddialarını inkâr edenlerin cezalandırılmasını öngören yasa, Senato'da kabul edildi. Tasarıya 146 senatör 'Hayır' oyu verirken 156 senatör ise kabul edilmesi yönünde oy kullandı. Fransa'da Ermeni lobisinin 2006 yılında soykırım iddialarını inkâr edenleri cezalandırmak için başlattıkları siyasi mücadele de, François Hollande döneminde hedefine ulaşmış oldu. Senato da kabul edilen tasarının, 3 hafta sonra yasallaşacağı bildiriliyor. Nicolas Sarkozy'nin cumhurbaşkanlığı döneminde kabul edilen inkar tasarısını Anayasa Konseyi, ifade hürriyetini sınırlandırdığı gerekçesiyle iptal etmişti. Tasarının yeniden Anayasa Konseyi'ne taşınması için Senato veya Meclis Başkanı'nın itirazı veya en az 60 senatör veya vekilin imzası gerekiyor. Kenneth Bone
Milliyet

Donanmadan 'Skandal' Paylaşım
ABD Donanması, kuruluşunun 241'inci yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, 1801-1805 yıllarında Trablus kıyılarında Türk bayrağıyla savaşan askerlerin öldürüldüğünü gösteren temsili bir tabloyu kullandı. Donanmanın resmi Twitter hesabında, "Amerika'nın denizcileri çetin, cesur ve hazırdır" ifadesine yer verilen iletideki tablo, Libya'nın Trablus bölgesinde ABD ile Osmanlı Devleti'ne bağlı Berberi devletleri (Fas, Cezayir, Tunus ve Libya) arasında yaşanan Birinci Berberi Savaşı'nı anlatıyor. ABD savaşın sonunda, Akdeniz'e girişte Berberi korsanlarına ödedikleri yüklü miktarda vergiden muaf olma hakkını elde etmişti. Birinci Berberi Savaşı'nı tarih öğretileri bakımından önemli gören donanma yetkililerinin, içinde Türk bayrağı olan bu tür bir temsili tabloyu kurumsal hesabından paylaşmayı neden tercih ettiği ise henüz bilinmiyor. Twitter'daki söz konusu iletiye tepki gösteren çok sayıdaki Türk ve yabancı kullanıcı, bunun Türk-Amerikan ilişkilerinin içinden geçtiği hassas döneme uygun bir paylaşım olmadığı yorumunu yaptı.
Vatan

Nijerya Liderine Karısından Uyarı
Nijerya'da first lady Ayşe Buhari, geçen yıl hükümette adam kayırma ve yolsuzluğa son vereceği vaatleriyle cumhurbaşkanı seçilen eşi Muhammed Buhari'ye, iktidar partisinin kabineye soktuğu isimleri değiştirmemesi durumunda bir sonraki seçimde destek vermeyeceği uyarısında bulundu. BBC'ye konuşan Ayşe Buhari, eşinin, atadığı üst düzey yetkililerin çoğunu 'tanımadığını' öne sürdü. First Lady, atamaların arkasında 'birkaç üst düzey ismin' olduğunu belirtirken, bu durumun sürmesi halinde eşinin imajının zarar göreceğini söyledi. Buhari, kabinede değişikliğe gitmemesi durumunda, eşinin 2019 seçimlerindeki olası adaylığına hiç bir şekilde destek vermeyeceğini vurguladı. Ayşe Buhari, "İşler 2019'a kadar böyle devam ederse, kampanyaya katılmayacağım ve daha önce yaptığı gibi kadınlardan onun için oy istemeyeceğim. Bunu bir daha asla yapmayacağım" dedi.
Vatan

SPOR

Turkish Airlines Euroleague'in son finalisti Fenerbahçe, sezonun açılış maçında Alman Bamberg karşısında çok zorlandı ancak sahadan 67-66 galip ayrıldı. F.Bahçe, geçtiğimiz sezonki başarılarda en önemli etken gözüken boyalı alan savunmasını maç başında çok kötü yaptı. Belli ki takımın aynı form durumuna ulaşması için zamana ihtiyacı var, çünkü boyalı alanı geçen yıl rakiplerine dar eden de, Alman takımına topu boyalı alana sokarsanız sonuç alırsınız mesajı veren de aynı ikiliydi. Tabii ki bunda Fenerbahçe'nin yanlış şut seçimlerini Almanlar'ın çok çabuk organize olarak cezalandırmasının da etkisi vardı, Almanlar ilk çeyrekte 22 sayı attı. Fenerbahçe'nin iki uzununun da şutunun riske edilebilmesi hücumdaki yanlış tercihlerin başlıca nedeniydi. Zaten işin rengi de Antic oyuna girdikten sonra değişti. Onun attığı şutlar Almanlar'ın ekstra yardımlarını bitirdi, hücumda daha derli toplu oynayan F.Bahçe, savunmada da kolay basket şansı vermeyerek d e v r e sonunda 36- 33 öne geçti. 2. yarının başında da Antic'in olduğu 5, doğruları yapıp farkı 7 sayıya çıkardı. Ancak hem tecrübeli oyuncuyu maç sonunda sağlam tutma, hem de savunmadaki sıkıntılarını yaşamama nedeniyle kenara geldiği anlar sıkıntı yaratmaya devam etti. Neyse ki Bogdanovic kendisine geldi de takımını maçta önde tutmayı bildi. Obradovic'in bitime 1.22 kala hücumda Antic-Dixon, savunmada Vesely- Sloukas tercihleri maçın özeti gibiydi. Antic'in bulunduğu dakikalarda Fenerbahçe, rakibine 12 sayılık üstünlük kurdu. Son saniyelerde Vesely'nin kaçırdığı iki faul sonunda Bamberg'in kazanma şansını bulması yürekleri ağızlara getirdi ama ne mutlu ki F.Bahçe, performansının çok altında oynadığı bir maçı kazanıp, iç saha galibiyet serisini 22 maça çıkarmayı bildi.
Milliyet


Galatasaray'da yönetim ve teknik heyet önceki gün Florya'da durum değerlendirmesi yaptılar, hem ligde geçen 6 haftayı hem de gelecek dönemi masaya yatırdılar. Yapılan değerlendirmede ilk planda fikstür avantajına dikkat çekildi. Buna göre hem Riekerink hem de yöneticiler fikstürün Galatasaray'ın lehine olduğuna inanıyor. Florya'da gelecek dönemdeki maçlar için büyük bir avantaj gören sarı-kırmızılılar, "Ligin ilk yarısında zor deplasmanlar oynuyoruz. Yarışın içinde olmamız devre sonunda bizi zirveye götürür. Çünkü bu fikstür bizim lehimize. Beşiktaş ile deplasmanda oynadık. Fenerbahçe ile oynayacağız. Yine ilk devre boyunca Gençlerbirliği, Osmanlı ve Konya gibi büyüklere sıkıntı yaratan takımlarla oynayacağız. Bunun yanısıra Türk Telekom Arena'da ikinci devre 9 maç oynayacağız. Bu fikstür bizi şampiyon yapar" şeklinde değerlendirmelerde bulundular. Fikstür avantajından sonra ise iki madde ön plana çıktı. Teknik kadro ve idareciler ikinci devrede şu an faydalanamadıkları futbolcuların devreye gireceğini ve bunun kendileri için önemli olduğuna vurgu yaptılar. Diğer bir madde ise devre arasında yapılacak kritik takviyeler. Bunun için ellerinde imkan olduğunu belirten idareciler stoper ve ihtiyaca göre başka bölgelere de yapılacak transferlerle ikinci devreye çok güçlü girileceği görüşünde birleştiler.
Milliyet


Fenerbahçe tarihinin en önemli isimleri arasında yer alan kaleci Volkan Demirel, futbolculuk sonrası dönemin hesaplarını yaptı. Teknik direktörlüğü kendine hedef olarak seçen Volkan, şimdiden hazırlıklara başladı. Sarı-lacivertlilerde forma giydiği 14 yıllık süreçte birçok önemli teknik adamla çalışan 34 yaşındaki oyuncu, özellikle Dick Advocaat'ın tecrübelerinden faydalanmaya gayret ediyor. 69 yaşındaki hocanın önemli bir tecrübeye sahip olmasını avantaj gören Fenerbahçeli futbolcu, ondan sık sık bilgi alıyor. Tecrübeli kaleci, antrenmanlarda, maçlarda ve boş zamanlarında Hollandalı teknik adamın görüşlerinden faydalanmaya çalışıyor. Bazı zamanlarda bir öğrenci gibi hocasının yanına giderek bilgiler alan Volkan Demirel, bütün bunları not alarak kendisine bir portföy oluşturuyor. Maçlarda da en geride durduğu için oyunu farklı bir gözle izlemeye başlayan başarılı futbolcu, sık sık bir hoca gibi içinden geçenleri arkadaşlarıyla paylaşıyor. Hatta 90 dakika içerisinde maça dahil olup, sık sık arkadaşlarını uyarmaya önem veriyor. Aynı zamanda Advocaat'ın deneyimli yardımcıları Cor Pot ve Mario Been de bu konuda Volkan'a yardımcı olmaya çalışıyor. Her iki isim de Volkan Demirel ile fikir alışverişinde bulunuyor. Advocaat, Cor Pot ve Mario Been üçlüsünün de Volkan'ın istekli tavrı ve takım üzerindeki olan hakimiyetinden memnun oldukları dile getirildi. Tecrübeli futbolcunun, tıpkı bir hoca olgunluğunda davranmaya çabaladığı, takım içerisinde bütünleyici ve birleştirici isim olduğu kaydedildi.
Milliyet

Her şey FEDA döneminde başladı diye bilinir ama, bu 'efendi'liğin hikayesi aslında çok uzun. Sonu gelmeyecek siyah - beyaz bir film gibi! Henüz yeni doğmuş bir bebek gibi ama kısa sürede çığ gibi büyüdü bu 'Efendi' kampanyası. Önce FEDA, ardından GURURLAN ve şimdi de EFENDİ. Üstelik Turgay Şeren gibi bir beyefendinin, adının verildiği sezonda Böylesine bir iletişim başarısını ise, tabi ki iletişimin içinden gelerek Beşiktaş Yönetimi'ne girmiş, Candaş Tolga Işık'a sormamız gerekiyordu. Nereden çıktı bu 'Efendi'lik? İletişim, yeni yönetim kuruluyla birlikte Başkan Fikret Orman'ın ana çalışma alanlarından biri. Bu çerçevede geliştirilen Efendi Beşiktaş sloganımız, Beşiktaş'ı çok seven ve Beşiktaş'a emek veren büyüklerimizle birlikte, özveriyle hazırlanmış bir manifestodur. Önce FEDA ardından GURURLAN ve şimdi de EFENDİ diyorsunuz. Neye göre buluyorsunuz bu kavramları? 'Efendi'nin bizim açımızdan iki önemli alanı var. Birincisi Beşiktaş'ın çok yabancı olduğu kavram değil. Daha önce Bey kavramını da kullandık. Beşiktaş Bey, Quaresma Bey ve Cenk Bey gibi Sağolsun rakiplerimiz de Bey kavramını kullanmaya başladı ki bu da bizi çok mutlu ediyor. İkincisi Baba Hakkılar, Süleyman Sebalar ve Şeref Beyler gibi bir efendi isimlerimiz var. Yakın zamanda bir darbe girişimi oldu. Ve Beşiktaş orada bir inisiyatif kullanarak, resmi sitesinden demokrasinin yanında olduğu belirtmiş ve ardından taraftarıyla birlikte demokrasi yürüyüşlerine katılmıştır. Yenikapı ruhunu, başkanımız Fikret Orman'ın önderliğinde futbolda da hayata geçirmek istedik. Biz bu ülkede eskiden birlikte maç seyreden insanlardık. Ne oldu da böyle ayrı düştük bilinmiyor. Ama bir şey oldu ve artık beraberiz. Ve bu şeyin adı Yenikapı Ruhu Hadi artık beraber maç seyredelim dedik ve çağrılar yaptık. O davet karşılık buldu ve Galatasaray maçında Galatasaraylılar ile birlikte maç seyrettik. Türkiye'de çok efendi olunca kimi zaman zarar da görüyorsunuz. Haksızlık karşısında nasıl bir tavrınız olacak? Bu projeyi çok profesyonel ellerce yönettik. Bu efendi projesinde yer alan herkes Beşiktaşlı ve kimse bir kuruş para almadı. Herkes gönüllü olarak çalıştı. Efendi dendiğinde herkes birbirine bakarak evet bu dedik. Beşiktaş'ın haklarını sonuna kadar savunacağız ama Süleyman Seba'nın bize öğrettiği gibi efendiliğimizden taviz vermeden savunacağız. Dileğimiz bütün kamuoyu da böyle yapsın. Galatasaray maçında tribünler çok sessiz kaldı yorumları yapıldı. Bunun nedeni efendilik mi? Bu sene Beşiktaş tribünlerinin sessiz olduğu yorumlarına katılmıyorum. Galatasaray maçını bir kenara koyarsak genelde iyiydi tribünler. O gün eksik olan ne diye çok konuştuk, tartıştık ve masaya yatırdık. Bazı eksiklikler gördük. Davullar bizim tribünler için çok önemlidir. Bu sezon Turgay Şeren sezonu 'Efendi' sloganı, Turgay Şeren'in önüne geçer mi? Bizim sloganımız, TFF'nin bu sezona verdiği Turgay Şeren i s m i - nin üstüne çıkmaz, tam aksine o 'Efendi'lik Turgay Şeren ile omuz omuza, kol kola yürür. Bu da bizi ayrıca mutlu eder.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme