17 Ekim 2016 Pazartesi

17.10.2016 Genel Gündem



17.10.2016

GÜNDEM

Türkiye Sadece Türkiye Değildir
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, önceki gün Rize'de kendi adını taşıyan üniversitenin akademik yıl açılışında Suriye ve Musul'daki gelişmelere dikkat çekerek, "Fiziki sınırlarımız başka, gönül sınırlarımız bambaşkadır. Misakı Milli diye bir derdimiz varsa 'Burada üzerimize düşen görevler var' demek durumundayız. Türkiye sadece Türkiye değildir" dedi. Erdoğan'ın mesajları özetle şöyle: "Türkiye bölgede yaşanan tüm bu çatışma ve çekişmelerde mazlumlara mağdurlara kucak açmış, kardeşlerinin yanında olmuş bir ülke. Bizim fiziki sınırlarımız başkadır, gönül sınırlarımız bambaşkadır. Bunu birbirinden ayırmamız lazım. Fiziki sınırlara elbette saygı gösteririz ama gönlümüze sınır çizemeyiz. Çizilmesine de müsaade etmeyiz. Birileri bize 'Irak, Suriye, Gürcistan, Kırım, Karabağ, Azerbaycan, Balkanlarla, Kuzey Afrika ile niye ilgileniyorsunuz?' diye soruyor. Kimse binlerce kilometre uzaktan gelip burnumuzun dibinde faaliyet gösteren ülkelere aynı cesaret ve yüksek sesle, 'Siz burada ne arıyorsunuz?' demiyor. Bize ne aradığımız sorulan yerlerin hiçbiri bize yabancı değil. Rize'yi Batum'dan ayırmak mümkün mü? Edirne'yi Selanik'ten nasıl ayrı düşünebiliriz? Gaziantep'le Halep'i, Mardin'le Haseki'yi, Siirt'le Musul'u nasıl birbirleri ile ilgili olmayan yerler olarak kabul edebiliriz? Hatay'dan çıkın, Fas'a kadar uğradığınız her Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkesinde bizden bir şeyler mutlaka görebilirsiniz. Trakya'dan Doğu Avrupa'ya kadar olan coğrafyada attığınız her adımda ecdadın izlerinden birine mutlaka rastlarsınız. Tarih kitaplarında Misakı Milli'yi okuyoruz değil mi? Misakı Milli'de ne var? Eğer Misakı Milli diye bir derdimiz varsa, kusura bakmayın, o zaman bu soruyu kendi içimizde birbirimize soramayız. Tam aksine, 'Burada üzerimize düşen görevler var' demek durumundayız. İşin gerçeği bu. Aynı dili konuştuğumuz, aynı kültürü paylaştığımız Gazze'yi Sibirya'ya kadar kendimizden ayrı düşünebilmemiz için aslımızı inkar etmemiz lazım. Bizim kültürümüzde aslını inkar eden haramzadedir. Irak, Suriye, Libya, Kırım, Karabağ, Bosna ve diğer kardeş bölgeler ile ilgilenmek, Türkiye'nin hem görevi hem de hakkıdır. Türkiye sadece Türkiye değildir. Bunlardan vazgeçtiğimiz gün, istiklalimizden ve istikbalimizden vazgeçtiğimiz gündür. Bizim buna hakkımız olmadığı gibi milletimiz de böyle bir duruma asla rıza göstermez. Türkiye, sadece Türkiye değildir. Türkiye, 79 milyon vatandaşıyla birlikte köklü, tarihi, kültürel ve insani bağlarla iç içe olduğu geniş coğrafyadaki yüzmilyonlarca kardeşine karşı da sorumludur."
Hürriyet


2 Canlı Bomba 3 Şehit
Gaziantep'te DEAŞ'ın hücre evine düzenlenen operasyonda, 'canlı bomba' üzerindeki intihar yeleğini infilak ettirdi. Patlamada 3 polis şehit oldu, 5 polis ile 4 Suriyeli yaralandı. Ardından kentte başka bir adreste bir canlı bomba daha kendisini patlattı. 15 Eylül'de yakalanan bir DEAŞ üyesinin üzerinde, cemevinin fotoğrafları bulundu. Polis saldırı ihtimaline karşı cemevi çevresinde önlem alırken, 21 Eylül günü ABD Gaziantep'te listesini verdiği bazı kafeler ve AVM'lere yönelik bombalı eylem uyarısı yaptı. Uyarıdan 2 gün sonra DEAŞ'ın, Ulu Cami'ye saldırı planladığı ortaya çıktı. Polis ekipleri, peşine düştüğü teröristlerin izine bir ay sonra dün sabah ulaştı. Teröristlerin, üniversite öğrencilerinin tercih ettiği Beşyüzevler Mahallesi'nde bir stüdyo dairede olduğu belirlendi. Operasyon kararıyla birlikte zırhlı araçlarla mahalleye giden polis, bölgeyi ablukaya aldı ve sivilleri uzaklaştırdı. Bu sırada özel harekât timleri, teröristlerin bulunduğu binaya girdi. Polisin 'teslim ol' çağrısına hücre evindeki teröristler önce sessiz kaldı, ardından ateşle karşılık verdi. Polislerin kapıyı kırarak içeri girmesiyle evdeki 'canlı bomba' terörist, üzerindeki intihar yeleğini infilak ettirdi. Patlama sırasında içeri giren polisler ile apartmanda dışarı çıkmaya çalışan bazı kişiler yaralandı. Evde bulunan bir canlı bomba sağ yakalandı. Patlamada yaralanan 8 polis ile 4 Suriyeli hastanelere götürüldü. Yaralı polislerden İlhan Güleç (40), Yaşar Polat (24) ve Hüseyin Cengiz (50) şehit oldu. Operasyonunun ardından polis, kendisini patlatan 'canlı bomba' ile irtibatlı olduğunu saptadığı bir teröristin yaşadığı Burak Mahallesi'ne gitti. Polis DEAŞ'ın sözde Gaziantep sorumlusu olan Mehmet Kadir Cabael'in, 5'inci katında oturduğu 8 katlı apartmana girdi. 'Teslim ol' çağrısına terörist Mehmet Kadir Cabael ateşle karşılık verince çatışma çıktı. Ardından, Cabael'in bulunduğu dairede şiddetli bir patlama meydana geldi. Kendini infilak ettiren canlı bomba parçalanarak öldü. Daireye giren polisler, teröristin evdeki eşini ve 2 çocuğunu emniyete götürdü.
Hürriyet

İhraç Edilenlerin 2 Bini Tutuklandı
Milli Eğitim Bakanı (MEB) İsmet Yılmaz, Kanal 7'de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı. Yılmaz, "FETÖ ve PKK ile iltisaklı öğretmenlerden uzaklaştırma, ihraç etme açığa alma işlemleri kapsamında kaç öğretmen atıldı?" sorusuna, "MEB olarak 28 bin 163 kişiyi KHK ekine koyarak Bakanlığımızla ilişiğini kestik. Neden dolayı? Bu terör örgütü, paralel yapıya iltisakı, bağlantısı olduğu değerlendirildiği için" yanıtını verdi. Yılmaz, ihraç edilen personele ilişkin şu bilgileri verdi: "Şu anda ihraç edilenlerin 156'sı gözaltında, 2 bin 635'i tutuklanmış. Yani bizim dışımızda Cumhuriyet Savcısı, bu kişi hakkında terör örgütüne üyelik olduğunu, bağlantısı olduğunu, yeterli delil olduğunu değerlendirerek tutukluluk kararı vermiş. 2 bin 237 kişi de adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış. İhraç ettiklerimizden 313 kişi de aranıyor, yani firari. Yaklaşık 2 bin 300 civarında okul, yurt ve diğer kurumları kapattık." Yılmaz bir soru üzerine proje okulların yeni bir olay olmadığını, kalitesini kanıtlamış okulların niteliklerini daha ileriye taşıyabilmeleri için 2014 yılında doğrudan Bakanlığa bağlandığını belirterek, "155'in üstünde proje okul var. Yönetmeliğimizde '8 yıldan fazla görev yapılamaz.' diyor. Bir öğretmen '21 yıllık öğretmenim, 16 yıldır aynı okulda çalışıyorum, beni sürgün ettiler.' diyor. Aynı ilçede başka bir yere gönderiyoruz. Bu söylem çok doğru değil" dedi. Yılmaz, "Önümüzdeki dönem önceliğimizi meslek liselerine, teknik eğitime vereceğiz" dedi.
Milliyet

'Bylock' Operasyonu Yapan Savcı Serbest
Konya'da FETÖ soruşturması kapsamında örgütün 'bylock' adlı haberleşme programını kullandığı iddiasıyla 24 kişinin gözaltına alındığı soruşturmayı yürüten, ancak bu soruşturmanın ardından kendisi de 'bylock' kullandığı iddiasıyla gözaltına alınan Cumhuriyet Savcısı Fatih S., adli kontrol ve yurt dışına çıkma yasağı kararıyla serbest bırakıldı. Cumhuriyet Savcıları'ndan Fatih S.'nin geçen Perşembe günü Konya'da yapılan ve 24 kişinin gözaltına alındığı FETÖ operasyonunu yürüttüğü belirtildi. O operasyonda gözaltına alınanlarında örgütün 'bylock' adlı haberleşme programını kullandığı ileri sürüldü. Savcı Fatih S.'nin evinde yapılan aramalarda ise Fetullah Gülen'e ait CD'lerin bulunduğu belirtildi. Fatih S.'nin, 'bylock' programı yüklü olan cep telefonunu, ilk olarak FETÖ/PDY soruşturması kapsamında açığa alınan öğretmen kız kardeşinin kullandığının tespit edildiği ileri sürüldü. Savcı Fatih S.'nin kız kardeşi hakkındaki soruşturmanın da sürdüğü belirtildi.
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 124,1568-124,3324       
ABD Doları 3,0849-3,0884/Euro 3,3856-3,3896/İngiliz Sterlini 3,7596-3,7681              

Dev Ceo'lar Geliyor
Başbakan Binali Yıldırım, uluslararası yatırımcıların, ABD'de 11 Eylül saldırılarından dolayı Suudi Arabistan'a dava açılmasına olanak tanıyan yasanın kongreden geçmesini gördükten sonra daha güvenli yerleri tercih edeceklerini ve buna hazırlıklı olmak için finans merkezi projesine hız verdiklerini belirterek, "Yatırımcının tereddütlerini gidermek için bu ayın 27'sinde kapsamlı bir toplantı yapacağız. Dünyanın en büyük yatırımcıları, CEO'ları buraya gelecek" dedi. "İstanbul Uluslararası Finans Merkezinde (İFM) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) hizmet binalarının temelleri atıldı. Orada binaların tamam olduğundan fakat işin mevzuat tarafında pek bir şey olmadığından bahsedildi. Bu tür finans merkezlerine özel teşvik ve düzenlemelerle ilgili henüz bizde bir hazırlık yok" şeklindeki yorum üzerine Yıldırım, "Binalar yapılıncaya kadar biz 10 sefer yaparız onu. Hele bakalım yapıyorlar mı görelim. Daha temeldeler, fazla çıkan yok" diye konuştu. Başbakan Yıldırım, İFM'nin yasal sürecinin neyi kapsayacağına ilişkin, şu ifadeleri kullandı: "Daha ziyade oraya getirecek cazibe Şartlar ne olacak, buraya adamlar neden gelsin yerleşsin? Bir farkı varsa gelip yerleşecek. Yoksa neden gelsin. Amerika gibi, bir tane teröristin nüfus kağıdında Suudlu yazıyor diye faturayı Suudi Arabistan'a keserse insanlar aklını başına alıp artık böyle abuk sabuk işler yapılmayan yerlere gitmesi lazım. Böyle bir aptalca iş olur mu? Dolayısıyla uluslararası finans sektörü, yatırımcılar, bu örnekleri gördükten sonra eminim ki daha güvenli yerlere gelecekler ve tercih edeceklerdir. Biz buna hazırlıklı olmak için bu finans merkezi projesine hız veriyoruz. Burası 50 bin çalışan olacak. Günübirlik gelip gidenlerle birlikte 80 bin kişi burada, yani küçük ölçekli bir şehir. Bayburt'tan daha büyük, hatta iki katı." Yıldırım, İFM ile ilgili vergisel bir düzenleme olup olmayacağına ilişkin, "Maliye Bakanlığına görev verdik. Çalışacak, getirecek. Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda (EKK) da son şeklini vereceğiz. İşin hazırlığı tamamlanmadan açıklamak yanlış olur" dedi.
Hürriyet

En Büyük Yapısal Reform Başkanlık
Başbakan Binali Yıldırım başkanlık sisteminin Türkiye ekonomisine olumlu katkı yapacağını belirterek, "Başkanlık açıklaması küresel anlamda bir spekülasyona meydan vermez, aksine daha da olumlu algı oluşturur. Çünkü başkanlık istikrar demek" dedi. Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli ve Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın katılımıyla Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde gazetelerin ekonomi müdürleriyle bir araya gelerek, soruları cevapladı. Başkanlık sisteminin en önemli esprisini "sürekli tek başına iktidar" olarak tanımlayan Yıldırım, "Yapı öyle kurulmalı. Böyle olunca, şu anda tek başına iktidar yok mu? diye sorabilirsin. Var şu anda. Bir şikayetimiz yok ama ömür boyu böyle olacak diye bir şey yok. Türkiye, sürekli tek başına iktidar üretmezse sorunlarını çözemez. Çok büyük bir zaman çerçevesinde olayı düşünmek lazım. Türkiye'de mutlaka istikrar üreten, güçlü siyasi irade getiren bir iktidar olması lazım. Bu da başkanlık sistemi" ifadelerini kullandı.
Hürriyet

Gıdanın Ağırlığı Düşüyor
Hükümet, gıda enflasyonuyla mücadele kapsamında Gıda Komitesi'nin yapısını değiştirirken, bir adım da enflasyon sepeti için gelecek. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) enflasyon sepetinde gıdanın ağırlığı düşürülecek. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, gıda sepetinde gıdanın yüzde 24'lerde olan ağırlığının, yüzde 20'nin altına inmesi gerektiğini, düzenlemenin, her yıl sonunda yapılan güncelleme çalışmaları kapsamında gerçekleştirileceğini kaydetti. Böylece gıda fiyatlarındaki artış ve azalışlar enflasyon oranını daha az etkileyecek. Hükümet, Gıda Komitesi'nin yapısını aybaşında değiştirmişti. Komite, artık Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'in başkanlığında ve bakanların katılımı ile toplanacak. Komitenin sekretaryasını Merkez Bankası yürütecek.
Haber Türk

2 Simit Parasına Yönetim
13milyon çalışanın katılacağı 'otomatik BES' de diyebileceğimiz otomatik katılım sistemi yaklaşıyor. Bu arada yılbaşında devreye girecek sistem ile ilgili ayrıntılar da ortaya çıkıyor. Gönüllü bireysel emeklilik sistemi (BES) için yapılan en yoğun eleştirilerden birisi kesintilerin fazla olmasıydı. Otomatik BES'te ise bir tek yıllık gider kesintisi var. Üstelik eğer bir değişiklik olmaz ise gönüllü BES'teki tutarın yarısı kadar yönetim ücreti yapılacak. Bu ücret ise asgari ücretli için 2 simit parası kadar, yani 3 liraya denk geliyor. Pastaneden alırsanız belki 1 simit bile alamazsınız bu paraya. Hesabı birlikte yapalım. Asgari ücretliden yapılacak aylık otomatik katılım bedeli brüt asgari ücretin yüzde 3'ü olacak. Aylık 1.647x0.03=49,41 TL, yıllık 600 liralık bir otomatik kesinti yapılacak. Bu tutar üzerinden emeklilik şirketi gönüllü BES'te yüzde 1.06 kesinti yapıyordu. Yıllık 6 lira alıyordu. Otomatik BES'te ise bu tutarın yarısı yani binde 5 kesinti oranı ve 3 lira yönetim ücreti kesilecek. Eğer asgari ücretli tahvil bono fonunu tercih ederse kesinti oranı yüzde 1'e yakın olacak ve 1 yıllık fon yönetim ücreti tutarı ise 5 lira 73 kuruş olarak belirlenecek. Hisse ve esnek fonları tercih eden asgari ücretli ise yıllık 6 lira 84 kuruş yönetim parası olacak. Otomatik katılımda 2 aylık cayma sürecinde emeklilik şirketleri para kaybettirmemek zorunda olduğu için 2 ay tüm paralar likit fonda kalacak. Şimdiye kadarki deneyimlerden de fonların yüzde 70-80'inin likit fonda tutulduğu görülüyor.
Haber Türk

Hazine Kefil Olacak Kobi 20 Milyar Kredi Çekecek
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Hazine'nin ihracatçıya yüzde 100, KOBİ'lere ise yüzde 85 kefalet sağlayacak reform niteliğindeki yeni kredi garanti mekanizmasının çalışmalarının tamamlandığını söyledi. Şimşek, söz konusu kefaletin hayata geçmesiyle birlikte 2 milyar TL'lik Hazine kaynağı ile KOBİ ve ihracatçılara 20 milyar TL'ye kadar kredi imkanı oluşabileceğini ifade etti. Çalışmaların detayları hakkında bilgi veren Mehmet Şimşek, 2008 dünya ekonomik krizinden sonra 2009'da hayata geçirilen Kredi Garanti Fonu AŞ (KGF) tarafından uygulanan Hazine destekli kefalet sisteminin Bakanlar Kurulu karar taslağı ile yeniden yapılandırıldığını anlattı. Şimşek, yeni sistemde getirilen en önemli değişikliğin kefalette portföy garanti sisteminin uygulanması olduğunu, bununla KOBİ ve ihracatçıların bankanın talebi üzerine hiç beklemeksizin kendisine verilen kredi limiti içinde Hazine kefaletine sahip olacağını kaydetti. Yeni sistemde kefalet kullandırılacak KOBİ ve ihracatçıların, KGF tarafından objektif kriterler ile belirleneceğini anlatan Şimşek, böylelikle çok daha hızlı Hazine kefaleti olanağının sağlanacağını kaydetti.Reform niteliğindeki düzenlemelerin sadece KOBİ'ler ve ihracatçılar için değil, finans kurumları için de önemli avantajları beraberinde getirdiğine dikkati çeken Şimşek, şunları söyledi: "Bilindiği üzere bir finansal kurum bir işletmeye kredi sağladığında bu işletmenin içerisinde yer aldığı risk grubuna bağlı olarak bankacılık mevzuatı kapsamında karşılık ayrılması gerekmektedir. Ayrılan bu karşılıklar sermaye yeterliliğine olumsuz etki ederken, bu nedenle bankalar sağlam teminatı olan işletmelere öncelik vermektedir. Kredi talebinde bulunan işletmenin sahip olduğu teminatlar, teminatların türüne ve miktarına oranla ayrılan karşılık miktarını ya artırmakta ya da azaltmaktadır. Hazine kefaletinin kredi teminatı olarak gösterilmesi krediyi arz eden bankanın daha az sermaye karşılığı ayırmasına ve kurumun daha etkin likidite ve sermaye yapısına sahip olmasına neden olacaktır. KOBİ ve ihracatçıların finansman sıkıntısının giderilmesini amaçlayan sistem ile bankaların kredi hacmi artacak ve düşen kredi maliyetleri, bankaların kârlılıklarını artıracaktır."
Star

'Çağrı'lar 7 Bin Kişiye İş Olacak
Çağrı Merkezleri Derneği, 2016 Türkiye Çağrı Merkezi Sektörü pazar verilerini açıkladı. Rapora göre pazar büyüklüğü, 2016'da 4.45 milyar TL'ye ulaştı. Dernek adına IMI Conferences işbirliği ve Net Araştırma proje yönetiminde gerçekleştirilen araştırmaya göre, geçtiğimiz yıl sektörün sağladığı istihdam sayısı 83 bin olarak gerçekleşirken bu sayı 2016'da yüzde 3'lük büyüme göstererek 85 bin kişiye ulaştı. 2012 yılında çalışan sayısının 66 bin 900 olduğu dikkate alındığında son 4 yılda sektörde ciddi bir istihdam yaratıldığı gözleniyor. Çağrı Merkezleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Metin Tarakçı, çağrı merkezi pazarının 2017 yılında da büyümeye devam edeceğini belirterek, "Önümüzdeki yıl toplam istihdam rakamının 92 bine ulaşmasını öngörüyoruz" dedi. İstihdamda sektörel dağılıma bakıldığında telekomünikasyonun 23 bin 509 kişi ile birinci sırada yer aldığını kaydeden Tarakçı, "Finans sektörü 16 bin 869 kişi ile ikinci olarak öne çıkıyor. Coğrafi dağılımda da oranların İstanbul'da yüzde 40, Ankara'da yüzde 11, İzmir'de yüzde 6 ve diğer illerde ise yüzde 43 şeklinde olduğunu görüyoruz" diye konuştu. Çağrı merkezi hizmeti sunulan kanallar arasında telefon ve e-posta ilk sıralarda yer alırken bu yıl sosyal medya kullanımında yüzde 12'lik bir artış görüldü. Çağrı merkezlerinde geçtiğimiz yıl 2 milyar gelen/giden arama gerçekleşirken 2016'da bu sayı 2.2 milyar adete yükseldi. Bu yıl gelen aramaların yüzde 48'i ürün/hizmet bilgisi maksatlıyken, yüzde 20'si işlem, yüzde 11'i ise teknik destek amaçlı gerçekleşti.
Vatan

DÜNYA

Dabık'tan Sonra Hedef El Bab
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) desteğini alan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), terör örgütü DEAŞ açısından sembolik önemi olan Dabık köyüne girdi ve büyük ölçüde denetimi sağladı. Hem Türk askeri kaynakları, hem de Suriye Türkmen Meclisi, "Fırat Kalkanı" harekâtının 54'üncü gününde ÖSO güçlerinin Dabık'a girdiğini doğruladı. ÖSO'nun Dabık'a karadan taarruza geçmesinden önce Türk Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçakları ile Koalisyon Gücü uçakları Dabık ve Arşak'ta yoğun hava bombardımanı yaparak toplam 8 hedefi vurdu. Soran beldesi de temizlenirken Türk askeri kaynakları, Dabık'ta dün öğlene doğru kontrolün sağlanmasıyla ilgili şu bilgiyi paylaştı: "Dabık civarında kontrol sağlandı, içeriye giriş başladı ve temizlik faaliyetlerine geçildi. DEAŞ unsurları büyük ölçüde bölgeyi terk etmiş gözüküyor. Tam kontrol için TSK desteğindeki ÖSO'nun, içeride tuzaklanmış olan oldukça çok sayıdaki mayın ve el yapımı patlayıcıları temizlemesi ve Dabık'ın kuzeybatısındaki cep içinde kalan DEAŞ'ın elindeki 4 yerleşim yerini de kontrol etmesi gerekiyor. Bu nedenle askeri açıdan hâlâ temkinli olmakta fayda var." Suriye Türkmen Meclisi Dış İlişkiler yetkilisi Abdurrahman Mustafa da Hürriyet'e şunları söyledi: "Bundan sonraki hedef Dabık'ın kuzey batısındaki cep. Bu cep içerisinde de çok büyük ilerlemeler kaydedildi. DEAŞ'ın Dabık'ı kaybetmesi örgüt içinde psikolojik çökmeye neden olacaktır. Çünkü örgüt birçok militanını 'Burada kafirlere karşı kıyamet savaşını yapıp kazanacağız' diye kandırmıştı. ÖSO'nun bundan sonraki hedefi El Bab'dır. Böylece Türkiye için de gereken güvenli bölge sağlanmış olacak." Cumartesi günkü çatışmalarda 9 ÖSO mensubunun hayatını kaybettiği, 28 kişinin de yaralandığı bildirildi. ÖSO içinde yer alan Hamza Tugayı'nın komutanlarından Seyif Ebubekir, DEAŞ'ın 'asgari' bir direniş gösterdikten sonra daha büyük olan El Bab'ı savunmak için güneye doğru çekildiğini söyledi. AA'ya göre kontrolün sağlandığı köyde terör örgütü DEAŞ unsurlarının bölgeyi büyük oranda terk ettiği belirlendi. Bir sonraki hedefin DAEŞ'in Mare-Cerablus hattında kontrol ettiği son büyük yerleşim olan Dabık'a yaklaşık 8 km uzaklıktaki El Bab olması bekleniyor. Öte yandan ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı koalisyonun sözcüsü Albay John Dorrian, Dabık'ın alınmasını resmi twitter üzerinden paylaştığı şu mesajla kutladı: "Dabık haritalarımızda özgürlüğün yeşiline katıldı. Tebrikler Türkiye ve katılımcı güçler. DEAŞ köşeye sıkıştı ve her gün toprak kaybediyor."
Hürriyet

İskoçya Ayrılık Sinyali Verdi
İskoçya Başbakanı ve ayrılıkçı İskoç Ulusal Partisi (SNP) Başkanı Nicola Sturgeon, İskoçya'nın bir gün bağımsız bir ülke olacağı konusunda şüphesi olmadığını söyledi. Partisinin başkent Edinburg'da düzenlenen kongresinde konuşan Sturgeon, Birleşik Krallık'tan ayrılmak için bağımsızlık referandumu sinyali vererek, bağımsızlık için "Bugün buna her zamankinden daha çok inanıyorum" dedi.
Haber Türk

Trump Doping Testi İstedi
ABD'de Cumhuriyetçi Parti başkan adayı Donald Trump, Demokrat rakibi Hillary Clinton'ın, televizyonda karşı karşıya geldikleri son tartışma öncesi performans artırıcı ilaç aldığını iddia etti. Milyarder işadamı, Clinton'ın 'tartışmanın başında güçlü göründüğünü, sonunuysa zor getirdiğini' öne sürdü. Trump, çarşamba akşamı karşı karşıya gelecekleri son tartışma öncesi kendisine ve rakibine 'doping testi' yapılmasını önerdi.
Haber Türk

Putin'den Amerika İle Fransa'ya Sert Uyarı
ABD ve Fransız jetlerinin Musul'un doğusunda bulunan DEAŞ mevzilerini bombalamaya başlamasının ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Irak'taki operasyonlar hakkında ilk kez konuştu. Hindistan'ın Goa kentinde düzenlenen BRICS zirvesi kapsamında basın toplantısı düzenleyen Putin, Suriye'nin Halep ve Irak'ın Musul kentlerindeki durum arasında paralellik gördüklerini belirterek, ABD ve Fransa'yı uyardı. Putin, "Halep'le olan paralellik açık biçimde görülüyor. Halep çevresinde çok fazla insani sorun olduğunu söylerlerse, biz de partnerlerimize aynı şeyin Musul için geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Bu bağlamda ABD'li ve Fransız partnerlerimizin seçiçi olmasını, siviller arasındaki kayıpları en aza indirmek ya da sivil kaybın olmaması için ellerinden geleni yapacaklarını umuyoruz" dedi. Putin ayrıca "Partnerlerimizin yaptığı gibi, Musul'da planlanan operasyona yönelik histeriyi körüklemek istemiyoruz. Terörle mücadele edilmesi gerek ve bunun aktif mücadeleden başka yolu yok" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Kıstırılan Deaş'tan Musul Taktikleri
Musul'u IŞİD'den kurtarmaya yönelik operasyonun hazırlıkları tamamlanırken, DEAŞ, kenti korumak için bir dizi taktiksel önlem almaya başladı. Savaşa hazırlanan DEAŞ, daha önce sigara içme, sakal kesme, yasaklı kıyafetleri giyme gibi suçlardan tutukladığı onlarca örgüt üyesini serbest bıraktı. ABD medyasına konuşan bazı Musul sakinlerinin, DEAŞ'ın, yaralı militanları Suriye'nin Rakka kentine göndermeye karar verdiğini söyledikleri ifade edildi. DEAŞ'ın Musul'da bir tünel ağı kurduğu ve motosikletlerin rahatlıkla ilerleyebileceği genişlikteki tünellerin köylerden Musul'a geçişi kolaylaştıracağı ifade edildi. DEAŞ'ın kentin doğu yönüne 12 farklı tünel kazdığı vurgulanırken, bu tüneller sayesinde operasyona katılacak güçlerin ilerleyişini yavaşlatmayı hedeflediği ve kendi militanlarını tünellere gizlemeyi planladığı ifade edildi. Kentte sıkışan halkın da tünellerin yapım aşamasında yer almak zorunda kaldığı kaydedildi. Musul'daki güvenlik kaynakları, örgütün geliştirdiği taktikler arasında, roketlerde akrep kullanımı, hayvanlara bomba bağlayarak mevzilere sürme, bombalı akaryakıt tankerleriyle saldırı, hardal, oksijen ve klor gazlı saldırılar ve çocuk canlı bombalar olduğunu iddia etti. DEAŞ'ın camiler aracılığıyla şehirde yaşayanlara Musul'u terk etmemeleri yönünde anonslar yaptığı da bildiriliyor. Öte yandan, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Musul sorumlusu Helo Pencewini, Rudaw haber sitesine yaptığı açıklamada, "Aldığımız bilgilere göre DEAŞ'lılarda ciddi moral bozukluğu var. Çünkü Musul'da kaybedeceklerinin yüzde 100 farkındalar" ifadelerini kullandı. Musul kent merkezinde tahmini olarak 5-6 bin DEAŞ'lı olduğunu belirten Pencewini, bunlardan yalnızca 1000 tanesinin savaşacak durumda olduğunu vurguladı. Rudaw'ın, DEAŞ'a ait olduğunu söylediği bir belgeye dayandırdığı haberinde de, örgüt, üst düzey sorumlularına, "cepheleri boşaltmayı düşünen ya da kaçmayı planlayan her örgüt üyesinin öldürülmesinde tereddüt etmemeleri" yönünde talimat gönderdi. Öte yandan, DEAŞ'ın, operasyonlar sırasında güvenlik güçlerine teslim olma niyetindeki örgüt üyelerinin infaz edilmesi yönünde karar aldığı kaydedildi.
Milliyet

Paris'te Sığınmacılara Gazla Müdahale
Fransa'nın başkentinti Paris'te polis, çoğunluğu afrikalı olan sığınmacıların Flandre caddesinde kartonların ve minderlerin üzerinde oturarak kurdukları 'küçük sığınmacı kampına' baskın düzenledi. amatör kameraların saniye saniye çektiği görüntülerde, polis sığınmacılara gazla müdahale ediyor. sığınmacılar polise sopa ve kalkanlarla direnince cadde adeta savaş alanına dönüyor. Olay sonrası polis sığınmacıları otobüse bindirdi ve sığınmacı merkezlerine yolladı. sığınmacıların üzerinde uyudukları minderler ve eşyalar da kısa süre sonra ortadan kaldırıldı. Fransa daha önce de sığınmacıların kaldığı Calais kampını tahliye edeceğini açıklamış, avrupa Konseyi'nden uyarı almıştı.
Star
POLİTİKA'Bu Uzlaşmayı Bozmamalıyız'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün İstanbul Silivri'deki Eser Diamond Hotel ve Convention Center'da Trakya Bölgesi'nin tarım sorunlarıyla ilgili sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Daha sonra Silivri Belediyesi'nin Tarımsal Üretim ve Araştırma Merkezi'ni (TÜ- RAM) ziyaret eden Kılıçdaroğlu'na merkezde üretilen kara buğdaydan yapılan pilav ikram ikram edildi. Son olarak Beylikdüzü Belediyesi'nin Yakuplu Mahallesi'nde gerçekleştirdiği 13 projenin temel atma törenine katılan Kılıçdaroğlu, yaptığı konuşmalarda tarımdan siyasete, dış politikadan darbe girişimine önemli mesajlar verdi. Geleceğe dönük planlamayla devletin yönetilmesi gerektiğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, "2015'te gelip Ergene Nehri'nde yüzeceğim' diyen bakan acaba gelip Ergene Nehri'nde yüzecek mi? Yüzemeyecek. Trakya birinci sınıf tarım arazileriyle zenginleşti ancak tarım ürünleri ve tarım toprakları tehdit altında. Tarım stratejik bir alan. Doğal açıdan bu kadar zengin bir ülke nasıl oluyor da pirincini üretmek yerine önemli bir kısmını ithal ediyor. Niçin? Neden buğday, fasulye, saman, canlı hayvan ithal ediyoruz. Caddelerimizi yeşillendirmek için neden yurt dışından ağaç ithal ediyoruz. Seçim öncesi çiftçiye mazot vaadinde bulunduğumuzda "Parayı nereden bulacaksınız?" diye tepki gösterildi. Şimdi 'Mazotun fiyatını yarı yarıya indireceğiz' diyorlar. Demek ki para varmış, demek ki indirilebilirmiş. Çiftçinin traktörüne de ÖTV'siz, KDV'siz mazot verebilirsin. 14 yıl sonra muhalefet söyleyince mi uyandın. Havza bazında üretim yapılması konusunu da yıllardır biz söyledik. Türkiye tarım kıskacı içine girdi. Bu ayıp ülkeyi yönetenlerin ayıbı" dedi. "Bu memlekette her şeyden önce üretim ve huzura ihtiyacımız var. Memleketin derdi var. Terör, işsizlik almış başını gidiyor; Bir kişinin özel bir derdi var. 'Benim koltuğum ne olacak?', 'Ne istiyorum?', 'Koltuk istiyorum'. Sana zaten bu ülke en önemli koltuğu vermiş daha ne istiyorsun kardeşim" diyen Kılıçdaroğlu, dış politikanın milli olması gerektiğini ve kararların muhalefetle birlikte alınması gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Dış politikada konuşurken gırtlağınızda 9 boğum olduğunu düşüneceksiniz. İç politikadaki gibi esip gürleyemezsiniz. Irak Başika'da askerlerimiz var. Olmalı mı? Olmalı. Ama bir kişinin kalkıp Dubai televizyonuna yaptığı bir açıklama, her şeyi berbat etti. Mezhep endeksli bir dış politikanın çağrısını yaptı. Ne oldu? Irak Başbakanı dedi ki; 'Başika'dan, bizim topraklarımızı terk edin'. Ağır bir şey. Dış politika Türkiye'yi felakete sürüklüyor" dedi.
Milliyet

Başkanlık Sistemi, 'Sürekli Tek Başına İktidar'dır
Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli ve Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın da katılımıyla Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde gazetelerin ekonomi müdürleriyle bir araya gelerek, soruları cevapladı. Başkanlık sisteminin en önemli esprisini "sürekli tek başına iktidar" olarak niteleyen Yıldırım, "Yapı öyle kurulmalı. Böyle olunca, şu anda tek başına iktidar yok mu? diye sorabilirsin. Var şu anda. Bir şikayetimiz yok ama ömür boyu böyle olacak diye bir şey yok. Türkiye, sürekli tek başına iktidar üretmezse sorunlarını çözemez" dedi Yıldırım, Türkiye'nin çok kritik bir bölgede durduğunu, birliğini ve beraberliğini muhafaza etmesi için güçlü siyasi iradeye ve güçlü siyasi iktidara ihtiyacının bulunduğunu aktararak, "Bugün bunu AK Parti sağlıyor. Daha önümüzdeki 10 sene de evvelallah sağlar ama devletler için 10 sene bir şey değil ki Çok büyük bir zaman çerçevesinde olayı düşünmek lazım. Türkiye'de mutlaka istikrar üreten, güçlü siyasi irade getiren bir iktidar olması lazım. Bu da başkanlık sistemi" ifadelerini kullandı. Başkanlık açıklaması küresel anlamda bir spekülasyona meydan vermez, aksine daha da olumlu algı oluşturur. Çünkü başkanlık istikrar demek. Ha, kafanızda başkanlıktan başka bir şey anlıyorsanız o ayrı. Ona yapacak bir şey yok. O algıyı düzeltmek de bizim görevimiz" diye konuştu. Yıldırım, 'OHAL süresini bu ayın 20'sinden geçerli olmak üzere tekrar 3 ay daha uzattık. Şimdiden 'Tekrar uzar mı, uzamaz mı?' diye bir şey söylemek çok sağlıklı olmaz. İhtiyaç olduğu kadar devam edeceğiz. OHAL'i biz kendimize ilan ettik, vatandaşa değil' dedi. Yıldırım, emeklilerin promosyonları hakkında Çalışma Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun çözüm için kendisini işaret etmesine ilişkin şunları söyledi: Arkadaşları gazeteciler sıkıştırdığı zaman, işin içinden çıkamayınca Başbakana pası atıyorlar, oluyor bitiyor. Bu da onlardan biri. Yani bizim de görevimiz böyle sorunları arkadaşlar aşamazsa biz aşacağız, devreye biz gireceğiz. Doğrusu bekliyoruz çalışma bakanından, ne getirecek diye.
Vatan

POLİTİKA
'Bu Uzlaşmayı Bozmamalıyız'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün İstanbul Silivri'deki Eser Diamond Hotel ve Convention Center'da Trakya Bölgesi'nin tarım sorunlarıyla ilgili sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Daha sonra Silivri Belediyesi'nin Tarımsal Üretim ve Araştırma Merkezi'ni (TÜ- RAM) ziyaret eden Kılıçdaroğlu'na merkezde üretilen kara buğdaydan yapılan pilav ikram ikram edildi. Son olarak Beylikdüzü Belediyesi'nin Yakuplu Mahallesi'nde gerçekleştirdiği 13 projenin temel atma törenine katılan Kılıçdaroğlu, yaptığı konuşmalarda tarımdan siyasete, dış politikadan darbe girişimine önemli mesajlar verdi. Geleceğe dönük planlamayla devletin yönetilmesi gerektiğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, "2015'te gelip Ergene Nehri'nde yüzeceğim' diyen bakan acaba gelip Ergene Nehri'nde yüzecek mi? Yüzemeyecek. Trakya birinci sınıf tarım arazileriyle zenginleşti ancak tarım ürünleri ve tarım toprakları tehdit altında. Tarım stratejik bir alan. Doğal açıdan bu kadar zengin bir ülke nasıl oluyor da pirincini üretmek yerine önemli bir kısmını ithal ediyor. Niçin? Neden buğday, fasulye, saman, canlı hayvan ithal ediyoruz. Caddelerimizi yeşillendirmek için neden yurt dışından ağaç ithal ediyoruz. Seçim öncesi çiftçiye mazot vaadinde bulunduğumuzda "Parayı nereden bulacaksınız?" diye tepki gösterildi. Şimdi 'Mazotun fiyatını yarı yarıya indireceğiz' diyorlar. Demek ki para varmış, demek ki indirilebilirmiş. Çiftçinin traktörüne de ÖTV'siz, KDV'siz mazot verebilirsin. 14 yıl sonra muhalefet söyleyince mi uyandın. Havza bazında üretim yapılması konusunu da yıllardır biz söyledik. Türkiye tarım kıskacı içine girdi. Bu ayıp ülkeyi yönetenlerin ayıbı" dedi. "Bu memlekette her şeyden önce üretim ve huzura ihtiyacımız var. Memleketin derdi var. Terör, işsizlik almış başını gidiyor; Bir kişinin özel bir derdi var. 'Benim koltuğum ne olacak?', 'Ne istiyorum?', 'Koltuk istiyorum'. Sana zaten bu ülke en önemli koltuğu vermiş daha ne istiyorsun kardeşim" diyen Kılıçdaroğlu, dış politikanın milli olması gerektiğini ve kararların muhalefetle birlikte alınması gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Dış politikada konuşurken gırtlağınızda 9 boğum olduğunu düşüneceksiniz. İç politikadaki gibi esip gürleyemezsiniz. Irak Başika'da askerlerimiz var. Olmalı mı? Olmalı. Ama bir kişinin kalkıp Dubai televizyonuna yaptığı bir açıklama, her şeyi berbat etti. Mezhep endeksli bir dış politikanın çağrısını yaptı. Ne oldu? Irak Başbakanı dedi ki; 'Başika'dan, bizim topraklarımızı terk edin'. Ağır bir şey. Dış politika Türkiye'yi felakete sürüklüyor" dedi.
Milliyet

Başkanlık Sistemi, 'Sürekli Tek Başına İktidar'dır
Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli ve Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın da katılımıyla Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde gazetelerin ekonomi müdürleriyle bir araya gelerek, soruları cevapladı. Başkanlık sisteminin en önemli esprisini "sürekli tek başına iktidar" olarak niteleyen Yıldırım, "Yapı öyle kurulmalı. Böyle olunca, şu anda tek başına iktidar yok mu? diye sorabilirsin. Var şu anda. Bir şikayetimiz yok ama ömür boyu böyle olacak diye bir şey yok. Türkiye, sürekli tek başına iktidar üretmezse sorunlarını çözemez" dedi Yıldırım, Türkiye'nin çok kritik bir bölgede durduğunu, birliğini ve beraberliğini muhafaza etmesi için güçlü siyasi iradeye ve güçlü siyasi iktidara ihtiyacının bulunduğunu aktararak, "Bugün bunu AK Parti sağlıyor. Daha önümüzdeki 10 sene de evvelallah sağlar ama devletler için 10 sene bir şey değil ki Çok büyük bir zaman çerçevesinde olayı düşünmek lazım. Türkiye'de mutlaka istikrar üreten, güçlü siyasi irade getiren bir iktidar olması lazım. Bu da başkanlık sistemi" ifadelerini kullandı. Başkanlık açıklaması küresel anlamda bir spekülasyona meydan vermez, aksine daha da olumlu algı oluşturur. Çünkü başkanlık istikrar demek. Ha, kafanızda başkanlıktan başka bir şey anlıyorsanız o ayrı. Ona yapacak bir şey yok. O algıyı düzeltmek de bizim görevimiz" diye konuştu. Yıldırım, 'OHAL süresini bu ayın 20'sinden geçerli olmak üzere tekrar 3 ay daha uzattık. Şimdiden 'Tekrar uzar mı, uzamaz mı?' diye bir şey söylemek çok sağlıklı olmaz. İhtiyaç olduğu kadar devam edeceğiz. OHAL'i biz kendimize ilan ettik, vatandaşa değil' dedi. Yıldırım, emeklilerin promosyonları hakkında Çalışma Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun çözüm için kendisini işaret etmesine ilişkin şunları söyledi: Arkadaşları gazeteciler sıkıştırdığı zaman, işin içinden çıkamayınca Başbakana pası atıyorlar, oluyor bitiyor. Bu da onlardan biri. Yani bizim de görevimiz böyle sorunları arkadaşlar aşamazsa biz aşacağız, devreye biz gireceğiz. Doğrusu bekliyoruz çalışma bakanından, ne getirecek diye.
Vatan

SPOR

İstikrar, disiplin, görev adamı, futbol aşkı ve daha niceleri İşte bu özelliklerin hepsi bir futbolcuda toplandı, o isim de Atiba Hutchinson Beşiktaşlı taraftarların, adına şarkılar bestelediği, teknik direktör Şenol Güneş'in orta sahada vazgeçemediği Kanadalı futbolcu önceki gün oynanan Kayseri maçı ile birlikte Siyah-Beyazlı formayı 100. kez sırtına geçirdi. Atiba, böylece Beşiktaş'taki 4. sezonunuda 'dalya' dedi. Bitmek bilmeyen enerjisi, koşu mesafesi ve isabetli paslarıyla parmakla gösterilen isimlerden olan deneyimli oyuncu şimdiye kadar Kartal'da çıktığı 100 maçta tam 359 kilometre yol kat etti. Lig TV'nin verilerine göre Atiba'nın kat ettiği 359 kilometre ilginç bir yol haritasının çıkmasına neden oldu. Buna göre yıldız futbolcu 359 km'lik koşu mesafesiyle Taksim Tünel tramvayında 112 tur atmış kadar oldu. Ayrıca Atiba kat ettiği bu mesafe ile 8 maraton, 17 yarı maraton koşup, İstanbul'dan Kütahya'ya da yaya olarak gidebiliyor
Haber Türk


Motorsporlarındaki gururumuz Kenan Sofuoğlu, bir kez daha Türk bayrağını zirveye çıkardı. Dünya Supersport Şampiyonası'nın İspanya'da düzenlenen 11. ayağını kazanan Sofuoğlu, sezonun bitimine bir yarış kala şampiyonluğunu ilan etti. Cadiz kentindeki 4 bin 423 metrelik Jerez Pisti'nde koşulan sezonun 11. mücadelesi, 19 tur üzerinden yapıldı. Yarışa pole pozisyonunda başlayan Kawasaki Puccetti takımı pilotu Kenan Sofuoğlu, startta liderliğini korudu. Şampiyonluk için mücadeleyi ilk 8'de bitirmesi yeterli olan milli motosikletçi, 4. turda arkasındaki takım arkadaşı Krummenacher ve Kallio takımından Niki Tuuli'nin kendisini geçmesine izin verdi. Kenan Sofuoğlu'na müjdeli haber ise 5. turda geldi. Mücadeleyi lider götüren Krummenacher'in 5. turda yarış dışı kalmasıyla Sofuoğlu şampiyonluğu garantiledi. Kalan turlarda zirveye ulaşmanın rahatlığıyla yarışan Kenan, Tuuli ile arasındaki birincilik mücadelesini de kazandı. Tecrübeli pilotun 1. bitirdiği mücadeleyi, Tuuli 2., Honda'dan Kyle Smith ise 3. sırada tamamladı. Bu sezon 6., Supersport kariyerindeki 38. zaferini elde eden Red Bull sporcusu, 2007, 2010, 2012 ve 2015'in ardından 5. kez Supersport şampiyonu olarak ulaşılması zor bir başarıya daha imza attı. Hazırlanan özel tişört ve kaskı giyen 32 yaşındaki milli sporcu, şampiyonluğu, Türk bayrağıyla bindiği motosikletiyle zafer turu atarak kutladı. Şampiyonanın 12. ve son yarışı, 30 Ekim'de Katar'da düzenlenecek.
Milliyet


Beşiktaş'ta Demba Ba'nın transferiyle adeta tarihe gömülen '9 numara laneti' son günlerde yine takım içerisinde konuşulmaya başlandı. Vincent Aboubakar'ın gelişiyle en son Demba Ba'nın yarım sezon giydiği 9 numaralı forma yine sandıktan çıkarken, Kamerunlu oyuncunun şu ana kadar golle tanışamaması nedeniyle 9 numara tekrar tartışma konusu haline geldi. Siyah-beyazlı kulübün yakın geçmişine bakıldığı zaman 9 numarayı taşıyan oyuncuların gol kısırlığı yaşadığı istatistiksel biçimde ortaya çıkıyor. Kartal'da 2 sezon önce bu formayı giyen Demba Ba'nın sezonun ikinci yarısında 19 numarayı istemesi nedeniyle 9 numara rafa kaldırılmıştı. Cenk Tosun'un giymek istemediği 9 numarayı Mario Gomez de tercih etmemişti. Cenk ve Gomez gol konusunda başarılı oldu ama 9 numarayı giyenlerin neredeyse tamamı beklentileri karşılayamadı. Aboubakar'ın isteğiyle 9 numara sandıktan çıkartılarak gün yüzü görürken, Kamerunlu oyuncunun henüz golle tanışamaması, akıllara yine aynı uğursuzluğu getirdi. Yönetim ve teknik heyet ise Beşiktaş'ta yıllardır konuşulan 9 numara lanetinin bu sezon bozulacağına inanıyor. Aboubakar'a güvendiklerini belirten siyah-beyazlı idareciler, "Şu an için takımda Quaresma'dan sonra Şampiyonlar Ligi'nde en fazla gol atan oyuncu Aboubakar. Böyle bir oyuncu nasıl kötü olabilir? Onun tek ihtiyacı bir gol. Camia olarak bu baskıyı Aboubakar'ın üstünden kaldırmalıyız" yorumunu yaptı.
Milliyet


Kariyerine oyun kurucu başlayan ve daha sonra dünyanın sayılı golcülerinden biri haline gelen Van Persie uzun yıllar sonra eski rolündeydi. Orta saha ve hücum hattında ciddi eksikleri olmasına rağmen Hollandalı'nın oyunu çabuk ve basit oynaması sayesinde sarı-lacivertliler ilk bölümlerde hücum hattında bir sıkıntı yaşamadı. Fenerbahçe henüz ilk dakika dolmadan gole çok yaklaştı. Alper'in baskısı ile kapılan topta Emenike fırsatı değerlendiremedi. 7'de Souza'nın golü ofsayt gerekçesiyle sayılmadı. Alanyaspor 12'de Candeias ile gole yaklaştı. Volkan net bir kurtarış yaptı. Volkan bir başka önemli kurtarışı da 30'da Ba'nın kafa vuruşunu engelleyerek yaptı. Oyunu kontrol eden Fenerbahçe olsa da kontralar ile daha net fırsatlar yakalayan Alanya oldu. Disiplinli oynayan ve boş alan bırakmamaya çalışan konuk ekip 36'da kalesinde golü gördü. Mehmet Topal rakibi tam çıkarken topu kaptı. Alper'le girdiği verkaçta topla rakibini çok şık geçti ve golünü attı: 1-0 45'te Volkan Şen maçı koparacak fırsatı buldu ama vuruşu az farkla dışarı çıktı. Alanya ikinci yarıya da disiplinli başladı. İkinci golü yemek istemiyordu. Fenerbahçe'nin hatasını bekledi ve o fırsatı 59'da yakaladı. Nsakala'nın yerden pasında Candeias golü attı: 1-1 Bu dakikadan sonra Fenerbahçe için zor bölümler başladı. Advocaat önce Aatıf'ı ardından Stoch'u oyuna aldı. Volkan Şen 80'de net bir fırsatta yanlış pas tercihi kullandı. Son 5 dakikaya girilirken Sackey'in gördüğü kırmızı kart sonrası Fenerbahçe bir kişi fazla oynama avantajı elde etse de aradığı fırsatı bulamadı.
Milliyet


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme