18 Ekim 2016 Salı

18.10.2016 Genel Gündem



18.10.2016

GÜNDEM

Nüfus Yapısında 4'te 1 Kriteri
KKTC'nin, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'yle (GKRY) yürüttüğü çözüm müzakereleri çözümsüzlüğe doğru giderken, Rumların kamuoyuna yansımayan talepleri de ortaya çıktı. Rum Yönetimi, Ada'daki Rum ve Türk nüfus oranını kriter olarak göstererek sahillerin 4'te birini istedi. Rumlar, nüfus yapısında, '4'te 1 kriteri'nin korunmasını dayattı. Edinilen bilgiye göre, müzakere sürecine ilişkin gelişmeler şöyle: KKTC, müzakerelerde gelinen son noktadan memnun değil ancak Türkiye, çözümde gelinen aşamayı destekliyor. Daha önce barış için Annan Planı'na onay veren Türk tarafı, yeni müzakerelerde de Rumlardan gelen taleplerin çoğuna olumlu yanıt verdi. Türkiye ve KKTC, bu tutumlarıyla uluslararası kamuoyuna Türk tarafının 'barış istediğini' kanıtlamış oldu. Halen devam eden yoğunlaştırılmış müzakere sürecinde şu ana kadar yüzde 80'lik bölümde hemen hemen uzlaşma sağlandı. Üzerinde uzlaşılan konuların çoğu, Ada'nın tümünün AB'ye üyeliği konusundaki teknik düzey başlıklardan oluştu. Müzakerelerde asıl önemli kısım, yeni konuşulmaya başlanacak olan başlıklar. En tartışmalı bölümler toprak, mülkiyet, güvenlik gibi konular yüzde 20'lik kalan kısımda. Devam eden görüşmelerin asıl gündem maddelerini de bu konular oluşturuyor. KKTC'nin talebi, "tecritten arındırılmış, eşit haklara sahip AB vatandaşları olarak adada bir arada yaşamak" olurken, Rum tarafı eşitlik değil çoğunluk haklarını dayattı. Özellikle yapılan son tur müzakerelerin, hayal kırıklığı yarattığı belirtildi. Bunun nedeni ise Rum tarafının gündeme getirdiği nüfusla ilgili dayatma. Ada'daki Rum nüfusunun, Türk nüfusuna oranla dört kat fazla oluşunu toprak, mülkiyet ve nüfus yoğunluğu taleplerinde gündeme getiren Rum tarafı, Türk tarafının önüne dikkat çeken isteklerle geldi.
Milliyet


'Sana Jest Yapıp Bylock Yüklerim'
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, HSYK kararıyla açığa alınan ve kriptolu mesajlaşma uygulaması "ByLock"u kullandıkları tespit edilen hakim- savcılara yönelik yürütülen soruşturmada 30 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarılmıştı. İstanbul'daki adliyelerde görevli 30 hakim-savcıdan 26'sı gözaltına alınırken, 4 şüpheli hakim-savcı adreslerinde bulunamadı. Gözaltındaki şüpheli hakim savcılardan 19'u, savcılık ifadelerinin ardından "örgüt üyeliği" suçlamasıyla tutuklama istemiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından 7 şüpheli hakim-savcı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bir kadın hakimin ise hamile olduğu gerekçesiyle serbest bırakıldığı öğrenildi. Hakimlerden Y.D. ise itirafçı oldu. Hakim Y.D.'nin ifadesinde, kendisini Adalet Bakanlığı müfettişi olarak tanıtan bir kişinin kendisinden HSYK seçimleri için oy istediğini ve kendisinin telefonuna 'Sana bir jest yapacağım, Apple Store'den uğraşma ben sana yüklerim' diyerek ByLock uygulamasını kurduğunu söyledi. Hakim Y.D.'nin ifadesi üzerine, İstanbul'dan Malatya'ya oradan da Sivas'a kaçan şüpheli imam yakalanarak İstanbul'a getirildi. İtirafçı olan Y.D.'nin durumu, adını verdiği şüphelinin ifadesine göre belli olacak. Öte yandan gözaltına alınan M.Ç. adlı bir hakimin, savcılık ifadesinin ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildiği, M.Ç.'nin bu talebin ardından itirafçı olmak istediği öğrenildi. Savcılık, bunun üzerine M.Ç.'nin de ek ifadesine başvurdu.
Vatan

Katliamın Ucundan Döndük
Gaziantep'te önceki gün DEAŞ'ın hücre evlerine yönelik operasyonlarda kendisini patlatan canlı bombanın kimliğinin belirlenmesine yönelik çalışma sürerken, ikinci operasyonda etkisiz hale getirilen DEAŞ'ın beyin takımında yer alan ve sözde Gaziantep sorumlusu Mehmet Kadir Cebael'in ağabeyinin de daha önce HDP ve Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik bombalı saldırıya gittiği sırada yakalanarak tutuklandığı belirlendi. Cebael'in eşi Fadile de bulunduğu 20'yi aşkın kişinin sorgulamaları ise sürüyor. Gaziantep'te bir aydır polisin birbiri ardına düzenlediği operasyonlarda bombalı saldırıyı yapacak teröristlere ulaşılmaya çalışıldı ve bu kişilerle irtibatlı onlarca kişi yakalandı. Ele geçirilen şüpheliler ve dokümanların incelemesinde bir veya daha fazla sayıdaki teröristin kentte kaos ortamı oluşturmak amacıyla 'amel' adını verdikleri bombalı eylem için adres olarak cami, cemevi, alış veriş merkezleri, kafe, stadyum, spor salonu, düğün, nişan veya resmi kutlama törenlerini seçecekleri belirlendi. Bir aylık çalışmanın ardından polis, bombalı saldırı planlayan teröristlerin izine ulaştı. Güneykent Mahallesi'nde stüdyo dairelerin bulunduğu bir apartmanın zemin katında oturduğu saptanan teröristler takibe alındı. Ancak, polisin dün sabah ulaştığı adresteki teröristlerin eylem için tüm hazırlıklarını tamamlayarak aktif hale geçtiğini saptadı. Bunun üzerine gece beklenmeden müdahale kararı verilerek 'acil' koduyla operasyon yapılması kararlaştırıldı ve tüm ekipler mahalleye yönlendirildi. Parçalanarak ölen Mehmet Kadir Cebael, Ankara Gar saldırısının sanıkları arasında yer alıyordu. Cebael'in arandığının ortaya çıkmasının ardından eşi Fadile ve 2 çocuğu ile birlikte sınırı geçerek Suriye'ye gittiği, burada silah ve bomba eğitimi aldığı belirlendi. Güvenlik birimlerinde 'terör örgütüne müzahir aile' olarak bilinen Cebael'in 2 kardeşinin tutuklanması ve terör örgütünün Gaziantep sorumlusunun tutuklanmasının ardından geçen nisan ayı sonunda Suriye'den kaçak yollarla Gaziantep'e geldiği belirlendi. Cebael'in kente geldiği ise polisin Haziran ayında yaptığı operasyonda bir evde parmak izine ulaşılması ile anlaşıldı.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 125,1732-125,2755                       
ABD Doları 3,0915-3,0937/Euro 3,4079-3,4103/İngiliz Sterlini 3,7848-3,7888 

Kamuya Personel Alımı 60 Bıne İndi
Maliye Bakanı Naci Ağbal, 2017 yılında kamuya 60 binin üzerinde personel alınacağını açıkladı. Ağbal, son yıllarda önemli sayıda personel alındığını ve kamu hizmetlerinin ihtiyaç göstereceği norm sayıya artık yaklaşıldığını belirterek, "Yine personel almaya devam edeceğiz ama burada artık eskisi kadar almayacağız. Birtakım özel arz eden alanlar vardır, o alanlarda da personel alımına devam edeceğiz" dedi. 2016 bütçesi kamuoyuna açıklanırken hükümet 97 bin personel alınacağını duyurmuştu. Ağbal, dün düzenlediği basın toplantısıyla 2017 bütçesinin detaylarını açıkladı. 2017 bütçe giderlerinin 645.1 milyar lira, gelirlerin 598.3 milyar lira olacağını belirten Ağbal, vergi gelirlerinin 511.1 milyar lira ve bütçe açığının da 46.9 milyar lira olarak öngörüldüğünü kaydetti. Gelecek yıl özel sektör yatırımlarına kaldıraç etkisi sağlayacak temel kamu yatırımlarına önemli kaynak ayırdıklarını vurgulayan Ağbal, "Yatırım ödeneklerini yüzde 30 artırıyoruz. 2016'da bütçeden yatırıma ayırdığımız 60 milyar lira kaynağı, 2017'de 78 milyar liraya çıkarıyoruz. Kamu yatırımları içerisinde en yüksek payı 22.1 milyar lirayla ulaştırma sektörüne ayırıyoruz. Eğitim alanındaki yatırımlar için 13.7 milyar lira, tarım sektöründeki yatırımlar için 10.3 milyar lira, sağlık sektöründeki yatırımlar için ise 7.1 milyar lira kaynak tahsis edildi" dedi. Reel kesime desteğin yüzde 16 artarak 32.4 milyar liraya çıkarıldığını belirten Ağbal, en büyük payın 22 milyar lira ile sosyal güvenlik işveren prim desteğinde olduğunu kaydetti. Ağbal, Bağ-Kur'lu vatandaşların primlerinde 5 puan indirim yapıldığını anımsatarak, böylece esnafın ödediği primde 82 lira ile 530 lira arasında indirim sağlandığını, bu destek için 2017 bütçesinde 1.5 milyar lira ayrıldığını dile getirdi. Ağbal, 2017'de eğitime 122 milyar lira, sağlığa da 111 milyar lira kaynak verileceğini kaydetti. Tasarrufların artırılmasında önemli rol oynayan Bireysel Emeklilik Sistemi'ne (BES) özel önem verdiklerinin altını çizen Ağbal, BES kapsamında bu yıl sonu itibarıyla bütçeden aktarılacak devlet katkısı tutarının toplamda 8.5 milyar liraya çıkacağına vurguladı. Ağbal, "2017 yılı bütçesinden bu amaçla BES'e aktarılmak üzere, bütçemizden 3.9 milyar lira kaynak ayırdık. Böylece 2017 yılı sonunda bütçeden karşılanan toplam devlet katkısı tutarı 12.4 milyar liraya ulaşmış olacak" dedi. TBMM'ye sunulan 2017 Bütçesi'nde bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 1.9 olarak hedefleniyor.
Hürriyet

Önce Kadın İşten Çıkarıldı
Türkiye'de temmuz döneminde işsizlik oranı ekonomideki sert yavaşlamanın etkisiyle geçen yıl temmuza göre 0.9, hazirana göre 0.5 puan artarak yüzde 10.7'yle 5 ayın en yüksek oranına çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı ise yüzde 11.2 ile 6 yılın zirvesini gördü. Ekonomideki yavaşlamayla özellikle sanayideki istihdam kaybı işsizlikteki yükselişte etkili oldu. Haziran döneminden temmuz dönemine sanayide tam 76 bin kişi işsiz kaldı. Bu yıl işsizlik oranının kurtarıcısı eğitim sektörü de temmuzda sert düşüş gösterdi. Eğitimde bir aylık istihdam kaybı 124 bin oldu. TÜİK verilerine göre sanayide 76 bin istihdam kaybı olurken bu kaybın 69 bini kadın çalışanlardan oluştu. Aynı şekilde 124 bin kişilik eğitim sektöründeki kaybın da 83 bini kadın çalışanlar. Temmuzda hazirana göre 145 bin kadın işsiz kalırken 130 bin erkek çalışan iş buldu. İşsizlik oranındaki yükseliş de kadın çalışanlardaki istihdam kaybından kaynaklandı. Kadınlar her sektörde darbe yedi. Temmuzda hazirana göre sağlıkta 21 bin, ulaştırmada 9 bin, kamu yönetiminde 15 bin, finansta 3 bin, turizmde 3 bin kadın istihdamı azaldı. Ekonomik aktivite, turizmdeki sıkıntılar hep kadın çalışanları vurdu. Kadınlarda işsizlik oranı temmuzda yüzde 14'e fırladı, erkeklerde oran yüzde 9.2 ile genel işsizlik oranının altında gerçekleşti. TÜİK verilerine göre 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 354 bin kişi artarak 3.32 milyon kişi olurken; 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı ise 1.5 puanlık artışla yüzde 19.8 olarak gerçekleşti. İstihdam edilenlerin sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre 294 bin kişi artarak 27.6 milyon, istihdam oranı ise 0.2 puanlık azalış ile yüzde 47 oldu. İşgücü sayısı temmuz döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 650 bin kişi artarak 30.9 milyon, işgücüne katılma oranı ise 0.3 puan artarak yüzde 52.7 olarak gerçekleşti. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 291 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı hizmet sektörünün katkısıyla 586 bin kişi arttı. Temmuz döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0.7 puan azalarak yüzde 34.3 olarak gerçekleşti. Ekonomistler, sanayi üretim verilerinde gözlenen yavaşlama, Suriyeli mülteciler ve ekonomideki durgunluk tehdidiyle gelecek aylarda işsizlik oranındaki artışın sürmesini bekliyor.
Hürriyet

Kerkük Hattı Kesilirse Günlük Maliyeti 25 Milyon $
Musul'a yönelik operasyonu enerji sektörü de çok yakından takip ediyor. Habertürk, Kürt bölgesel yönetimine yakın, bu bölgede faaliyet gösteren şirketlere ve sektör oyuncularına Musul operasyonunun Kürt petrolüne ve dünya piyasalarına etkisini sordu. Kaynaklar, Kerkük- Ceyhan Petrol Boru Hattı'nın Taq-Taq ve Takve sahalarından üretilen petrolü taşıdığını belirterek "Kürt yönetimi, hatta önce Kerkük'te üretilen petrolü basıyor. Daha sonra Taq-Taq ve Takve petrolleri ekleniyor. En çok Kerkük petrolü konuluyor. Hattan, günlük 500-600 bin varil düzeyinde petrol Ceyhan'a taşınıyor. Ceyhan'dan da tankerlerle piyasalara sunuluyor" dedi. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) tek gelir kaynağı petrol. Petrol fiyatlarının gerilemesi bölgesel yönetimi de ekonomik olarak zora sokmuştu. IKBY, petrol satışlarından sağladığı gelirinin ciddi biçimde düşmesi nedeniyle Türkiye'den bir süre önce borç para aldı. Bölgesel yönetimin Türkiye'ye 1 milyar doların üzerinde borcu olduğu belirtiliyor. Musul operasyonunun uzaması ve operasyonun Kerkük'e doğru genişlemesinin Kürt yönetimine ekonomik yönden ağır bir faturaya neden olabileceği değerlendiriliyor. Kaynaklar, halen hattan günlük 500-600 bin varil dolayında petrol akışı olduğunu belirterek "Halen, brent petrolün varil fiyatı 52-53 dolar düzeyinde bulunuyor. Kürt yönetimi, özel bazı anlaşmalarla (opsiyonlarla) ve daha uygun fiyatlarla petrol satışı yapıyor. Bu fiyatlar dikkate alındığında hattın devre dışı kalmasının IKBY'ye maliyetinin rahatlıkla günlük 20-25 milyon dolar olduğunu söyleyebiliriz. Petrol akışının kesilmesi, IKBY'yi ekonomik olarak feci hale getirir" dedi.
Haber Türk

Kurdaki Yükseliş Geçici Kısa Sürede Normalleşir
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, kurdaki yükselişin geçici ve konjontürel olduğunu kurun en kısa sürede normal seviyelere gelmesini beklediğini söyledi. Kurtulmuş, Çankaya Köşkü'nde Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısı sürerken, toplantıya ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı. "Doların yükselişi, bunun karşısında Türk lirasının değer kaybı söz konusu. Bununla ilgili bir önlem hazırlanıyor mu" şeklindeki soru üzerine Kurtulmuş, toplantıda bu konunun gündeme gelmediğini ama kamuoyunun bu konuda rahat olması gerektiğini söyledi. Kurtulmuş, sözlerine şöyle devam etti: "Dolardaki bu hareketlenmenin kalıcı olması için Türkiye ekonomisinin kalıcı bazı zaafiyetlerinin ortaya çıkmış olması lazım. Bunun geçici olduğunu görüyoruz. Ümit ederiz ki en kısa süre içerisinde normal dengesine oturur. Onun için çok endişe edecek bir durum yoktur. Türkiye ekonomisi bütün dengeleri sağlam şekilde, hem 15 Temmuz'un ortaya çıkardığı sarsıntıyı atlatmıştır hem de bölgede bu kadar yaşanan önemli krizlere rağmen Türkiye ekonomisinin genel dengelerinde en ufak bir sarsıntı söz konusu değildir. Dövizdeki dalgalanmanın konjonktürel olduğunu ifade edeyim. En kısa süre içerisinde normal seviyesine geri geleceğini de ümit ediyoruz." İtalya'daki "Türk fındığının kanserojen madde içerdiği ve en tehlikeli ürünlerden biri olduğuna" yönelik iddiaların sorulması üzerinde Kurtulmuş, "Bu haberi yapanlar, bu konuyu gündeme getirenler halt etmişlerdir. Türk fındığı hiçbir şeklide kanserojen olmadığı gibi hiçbir şekilde sağlığı tehdit eden bir nitelikte de değildir" dedi. Kurtulmuş, bunun Türkiye'nin fındıkta dünyadaki en büyük üreticisi olmasının çekemeyenlerce ortaya atıldığını ifade ederek, şunları söyledi: "Bu, yıllardır söylediğimiz 'Fındık borsasının artık Türkiye'de kurulması gerekir' tezimizi kabul etmeyenlerin ortaya çıkarmış olduğu manipülatif bir haberdir. Hiçbir itibarı yoktur, hiçbir değeri yoktur. Dolayısıyla, bütün milletimizin ve özellikle Karadeniz'deki fındık üreticilerimizin rahat olması gerekir. Biz, konunun tamamıyla takipçisiyiz. Sonuna kadar bunu takip edeceğiz. Son derece yanlış, son derece yanlı ve son derece taraflı bir haberdir. Bunun Türkiye'deki fındığın gelişimine en ufak bir zararı olmayacağını ifade etmek isterim. Vatandaşlarımız ve fındık üreticilerimiz, Karadeniz halkı rahat olsun, endişe edecek bir durum yok. Gerekli mücadeleyi yapar, gerekli cevapları veririz."
Milliyet

İhracatçıya Kefalet Desteği
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, kefalet sisteminin kapsamının genişleyeceğini açıkladı. Şimşek, bunun KOBİ'lere, ihracatçılara ve finans kurumlarına birçok yenilik, kolaylık ve avantajlar getireceğini bildirdi. Mevcut durumda Kredi Garanti Fonu (KGF) tarafından uygulanan Hazine destekli kefalet sistemiyle istenilen hedeflere ulaşmanın mümkün görülmemesi üzerine köklü değişikliklerin yapılması ihtiyacının doğduğunu ifade eden Şimşek, yeni sistemde getirilen en önemli değişikliğin kefalette portföy garanti sisteminin uygulanması olduğunu, bununla KOBİ ve ihracatçıların bankanın talebi üzerine hiç beklemeksizin kendisine verilen kredi limiti içerisinde Hazine kefaletine sahip olacağını anlattı. Sistemin daha yaygın kullanılmasıyla birlikte faiz oranlarının da daha fazla düşeceğine dikkati çeken Mehmet Şimşek, şöyle devam etti: "İhracatçılara Eximbank'ın doğrudan sağladığı kredilere yüzde 100'e kadar kefalet sağlanacak. KOBİ'lere sağlanan yüzde 75 kefalet oranı ise yüzde 85'e kadar yükseltilecek. Yakında hayata geçecek bu düzenlemelerle ihracatçı ve KOBİ'ler rahat nefes alacak."
Milliyet

Anlaşıldı Kule Tamam!
En son Mayıs ayında arz için gong törenine ev sahipliği yapan Borsa İstanbul (BİST) yeni bir halka arza daha hazırlanıyor. Borsa İstanbul'da işlem görmek için yola çıkmış olan Turkcell iştiraklerinden Global Tower'ın halka arzında son viraja girildi. Sermaye Piyasası Kurulu, şirketin sunduğu izahnameyi 14 Ekim 2016 tarihinde onayladı. Onaylanan izahnameye göre Global Tower yüzde 21.7'sini halka açacak. Türkiye'nin ilk ve tek, Avrupa'nın ise kule sayısı bakımından 5'inci büyük bağımsız kule şirketi olan Global Tower'ın halka arz fiyatı pay başına 3.82 TL ile 4.46 TL aralığında olacak. Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça, Türkiye ekonomisinin özellikle yurtdışından gelen suni sebeplere dayalı baskılarla zora sokulmaya çalışıldığı bu dönemde Global Tower şirketinin halka arzının çok önemli ve değerli olduğunu söyledi. Akça, şöyle devam etti: "Hain darbe girişiminde, kurşunun üzerine yürüyen, tankın karşısına dikilip demokrasisine sahip çıkan halkımız, sonrasında da elindeki dövizini bozdurarak ekonomiye destek vermiştir. Böyle bir konjonktürde şirketlerin de üzerlerine düşeni yapmaları gerekir, Global Tower'ın Borsa İstanbul'da işlem görmesi halkımıza ve ekonomimize moral olacaktır. Bu teşebbüsümüzün yatırımcılarımızın ilgisine mazhar olacağına olan inancımız tamdır. Diğer şirketlerin de bizi örnek alarak planlarını ertelememelerini temenni ederim." Global Tower'ın hisselerin yüzde 70'inin yurt dışı kurumsal yatırımcılara arz edilecek olmasının da ayrıca Türkiye ekonomisine güvenin önemli bir göstergesi olduğuna da dikkat çeken Akça, "Halka arz büyüklüğü ek satış dahil 329.8- 385.1 milyon TL aralığında olacak. Yaklaşık 1.4 milyar lira piyasa değeri olan şirketimiz Türkiye, Ukrayna, Belarus ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 10 bine yakın kule portföyü işletmektedir" dedi.
Vatan

'Faiz Artışı İçin Başkan Seçimi Sonucu Beklensin'
FED'den beklenen faiz artışı için bu kez de Başkan seçimi engeli dillendirildi. New York Fed Başkanı William Dudley ve Boston Fed Başkanı Eric Rosengren, yaptıkları açıklamalarda bu yıl faiz artırımı beklediklerini belirtti. Eylül toplantısında faiz artırımı için oy kullanan 3 üyeden biri olan Boston Fed Başkanı Rosengren, 8 Kasım'daki seçim öncesinde bir adım atmaktan kaçınmanın ve yıl sonuna kadar beklemenin doğru bir eylem olacağını savundu. Rosengren, "Faiz artırımını bir ay ertelemek hiçbir ekonometrik modelde ekonomi açısından bir fark yaratmaz" diye konuştu. New York Fed Başkanı William Dudley bir faiz artırımının giderek yaklaştığını söyledi. Bununla birlikte 2017'de adımların, Fed'in istihdam piyasasının enflasyon problemleri yaratmadan ne kadar daha sıkılaşacağına yönelik testlere bağlı olarak yavaş atılacağını da vurguladı. Dudley, "Eğer ekonomi bizim beklediğimiz şekilde gelişmeye devam eder ise, faizlerin göreceli olarak yakın zamanda artırılabileceğini düşünüyorum" diye konuştu. FOMC'nin 2016 için son toplantısı 13-14 Aralık tarihinde yapılacak.
Vatan

DÜNYA

50 Bin Kişiyle Musul'a Harekat
Irak'ta terör örgütü DEAŞ elinde kalan son kale Musul için kapsamlı harekât dün sabaha karşı 04.00'da başladı. Operasyona Irak ordusu, milis güçleri ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) silahlı gücü Peşmerge birlikleri kente ABD ile Fransa'nın havadan ve karadan ilerliyor. Şu ana dek 6 Peşmerge hayatını kaybetti. 14'ü yaralandı. IŞİD düzenlediği intihar saldırısıyla 70 Irak askerini öldürdüğünü iddia etti. Türk askeri birliğinin eğittiği Musul'un eski valisi Esil Nuceyfi'ye bağlı 3 bin kişilik çoğunluğu Iraklı Sünni savaşçılardan oluşan Ninova Muhafızlarının yarısı da operasyona Peşmerge birlikleriyle katıldı. IKBY Peşmerge Bakanlığı, kapsamlı kara operasyonun üç cepheden başlatıldığını açıkladı. Buna göre Musul'un doğusundaki Hazır cephesinde Peşmerge, güneydeki Guveyr ve Kayyara cephelerinde ise Irak ordusu harekete geçti. Üç koldan ikisinde Irak güçleri, birinde ise Peşmerge birlikleri ile Ninova Muhafızları ilerliyor. Peşmerge güçleri daha çok Zertek Dağı, Başika cephelerini, Irak ordusu ise Musul'un güneyinde yer alan Kayyara ilçesindeki askeri hava üssünü karargâh olarak kullanıyor. Irak Başbakanı Haydar el İbadi dün sabaha karşı harekâttan önce yaptığı açıklamada Musul kent merkezine sadece ordu ve polis güçlerinin gireceğini duyurmuştu. Fransız AFP'nin haberine göre Musul'a hareket eden birlikler içinde özel kuvvetler, paramiliter federal polis, yerel polis güçleri de var. Ayrıca mezhepçi olmakla suçlanan Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Güçleri) de sahada. Bu çatı örgütünün altında İran destekli Kateib Hizbullah, Asaib Ehli Hak ve Bedir Milisleri ve bazı Sünni gruplar da yer alıyor. Irak güçlerinin toplam sayısı 30 bin civarında. IKBY'nin silahlı gücü Peşmerge'den de 15 bin civarında savaşçının harekâta katıldığı tahmin ediliyor. Bu arada ABD öncülüğünde 19 ülkenin yer aldığı koalisyon da operasyona destek veriyor. 6 bin civarında ABD, 500 civarında Fransız askeri sahada bulunuyor. DHA'nın haberine göre ABD askerlerinden bir grup, Zertek Dağına geldi. ABD askerlerinin özellikle kritik noktalara yapılacak olan hava saldırıları için hedef belirleme ve koordinat verme işlerini kolaylaştırdıkları öğrenildi. Irak güçleri Musul'un güneyinde 4 köyü geri aldı. Peşmerge Güçleri 70'inci Birlik Komutanı Şeyh Cafer Şeyh Mustafa, "8 köyün kontrolünü öngören plan başarıyla tamamlandı. 40 km2'lik alan DEAŞ'tan temizlendi" dedi. Pentagon Sözcüsü Peter Cook da Musul operasyonunun ilk gününü değerlendirirken, operasyonun 'takvimin ilerisinde' olduğunu söyledi. Hazır'dan ilerleyen Peşmerge güçlerine DEAŞ dün bomba yüklü araçlarla saldırmaya çalıştı. Sekizi ABD öncülüğündeki koalisyon uçakları tarafından vurularak tahrip edildi. Bir bomba yüklü araç ise Peşmerge savaşçılarının Katyuşa füze ateşi ile vuruldu. DEAŞ, köylerde fazla direnmezken Musul'da ne yapacağı merak ediliyor. Liderlerin çoktan kenti terk ettiği haberleri gelirken, örgüt üyelerinin doğudan ve güneyden gelen hücum karşısında batıdaki Suriye'ye kaçmayı deneyebileceği belirtiliyor.
Hürriyet

Putin, Batı'ya Ağır Konuştu
ABD, İngiltere ve Fransa, Ukrayna krizi ve Suriye'deki insanlık suçlarından ötürü yeni yaptırımları ele alırken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'den bu ülkelere ağır bir hakarek geldi. Hindistan'ın Goa kentinde gerçekleştirilen BRICS Zirvesi'nde basın toplantısı düzenleyen Putin, "Rusya'ya yaptırımla bu sorunları çözemezler. Rusya'ya uygulanan yaptırımlar zarar verici. Bu yaptırımları uygulayanlar amaçlarına ulaşamayacaklar" dedi. Putin, bir gazetecinin, "Rusya, Batı'ya karşı ekonomik yaptırımları kaldırmayı ya da yumuşatmayı düşünüyor mu" sorusuna beklenmedik bir yanıt verdi. Rus lider, vazgeçme niyeti olmadığını argo bir ifade olan "Fig im!" ile gösterdi. Putin'in bu yanıtı, en hafif tabiriyle "Avuçlarını yalarlar" anlamına gelse de, sözün Türkçe'deki en yakın karşılığı "Üçün birini alırlar". Eski bir Sovyet çizgi filminden bugüne gelen bu söz, Rusça'da oldukça kaba sayılan, "kavga nedeni" ifadeler arasında sayılıyor.
Haber Türk

Karadağ'da 20 Kişiyle Darbe Girişimi
NATO üyesi Balkan ülkesi Karadağ'da darbeyle iktidarı ele geçirmeyi planladıkları iddia edilen bir grup, polis tarafından gözaltına alındı. Darbe girişimcilerinin Karadağ Meclisi'ni ele geçirmeyi, iktidardaki Demokratik Sosyalist Parti (DPS) Genel Başkanı ve Başbakan Milo Cukoviç'i alıkoymayı planladığı iddia edildi. Tutuklanan 20 şüpheli arasında eski Sırbistan Jandarma Kuvvetleri Komutarı Bratislav Dikiç de bulunuyor. Karadağ İçişleri Bakanı Goran Daniloviç, "Darbe girişimcilerinin siyasi destek aldığına dair henüz bilgi yok" dedi. 621 bin nüfuslu ülkede genel seçimler için halkın sandık başına gittiği gün yapılan operasyon, Belgrad'da da yankı buldu. Sırbistan Başbakanı Aleksandır Vuciç, gözaltına alınan vatandaşlarıyla ilgili kendilerine henüz resmi bir bilgi ulaşmadığı açıklamasını yaptı. Vuciç, "Öncelikle Dikiç'in emekli olduğunu söylemeliyim. Tüm bunlar çok garip bir günde meydana geldi, söyleyeceklerim şimdilik bundan ibaret" dedi.
Haber Türk

100 Bin Mülteci Türkiye'ye
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, Musul operasyonuyla birlikte 100 bin Iraklının, Irak ordusundan kaçarak Türkiye ve Suriye'ye gidebileceği uyarısında bulundu. Örgüt, Suriye'ye kaçacak siviller için, 90 bin kişiye kadar planlama yapıldığını ve mültecilerin çadır, ısınma ve kışlık malzeme ihtiyaçları için 61 milyon dolarlık bütçe gerektiğini de belirtti. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, 2 hafta önce yaptığı açıklamada "Eğer Musul'a operasyon iyi planlanmazsa ve Musul'un demografik yapısı dikkate alınmadan bir operasyon yapılırsa bu, 1 milyon insanın Musul'dan göç etmesi anlamına gelir" uyarısında bulunmuştu. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi de muhtemel göç dalgasıyla baş edebilmek için uluslararası yardım kuruluşları ve Bağdat hükümetine başvurdu. Bununla birlikte Musul dışında kurulan kampların, en fazla 300 bin kişiye hizmet verebileceği, kentte ise 1 milyonun üzerinde insanın yaşadığı vurgulanıyor.
Milliyet

Rusya'ya Gözdağı
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, Rusya'yı, Suriye'nin Halep kentindeki hava saldırılarını sürdürmesi halinde "yeni ekonomik yaptırımlara maruz kalacağı" yolunda uyardı. İngiltere'nin başkenti Londra'da Pazar günü bir araya gelen iki bakan Suriye'deki gelişmeleri ele aldı. Görüşme sonrası bir açıklama yapan John Kerry, "Rusya'nın bu savaşın siyasi bir çözüm olmadan bitemeyeceğini anlaması gerektiğini" söyledi. Suriye'nin Halep kentinde yaşananları "insani felaketlerin en büyüğü" olarak nitelendiren Kerry daha önce de Rusya ve Suriye yetkilileri hakkında savaş suçları işledikleri gerekçesiyle soruşturma açılması gerektiğini belirtmişti. İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson ise "Çatışmasızlığın sağlanması, yani Cenevre'deki görüşmelere geri dönülmesi gerekli. Bu gibi suçlar, gün gelir faillerini bulur ve şimdi bunu düşünmeye başlamalılar" dedi. Johnson, taraflara "baskının sürdürülmesi için" düşünülen bazı ek yaptırımların Suriye hükümeti ve destekçilerini de kapsayabileceğini söyledi. Rusya ve ABD, Cumartesi günü İsviçre'nin Lozan kentinde gerçekleşen ve Türkiye, İran ve Suudi Arabistanlı yetkililerin de yer aldığı barış görüşmelerine katılmıştı.
Vatan

Topuklu Ayakkabıya Savaş Açtı
İngiltere Başbakanı Theresa May, kadın erkek eşitliği konusunda farkındalık yaratmak için resmi görüşmelerde kadınlara topuklu ayakkabı giymeme çağrısında bulundu. Yüksek topuklu ayakkabı giymeyi reddettiği için ödeme yapılmadan evine gönderilen Nicola Thorp adlı kadının yanında olduğunu belirten May, iş yerinde kıyafet düzenleyen kuralların değiştirilmesi talebiyle başlatılan imza kampanyasına da tam destek verdi. Kendisi de sık sık topuklu ayakkabı giyen May, başkent Londra'da yaptığı konuşmada 'şirketlerin koyduğu kıyafet kurallarının toplumsal yaşamla uyumlu olması gerektiğini' dile getirdi.
Vatan

POLİTİKA

Nasıl Girmeyeyim
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Irak'ta terör örgütü DEAŞ'a karşı başlatılan operasyona ilişkin "Ne diyorlar; Türkiye Musul'a girmesin. Tehdit altındayım. Bunun dışında kalmamız mümkün değil. Türkiye'nin olmadığı bir operasyonda doğabilecek neticelerden biz sorumlu değiliz" diye konuştu. Türkiye'nin Başika'dan da çıkmayacağını vurgulayan Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen Uluslararası İstanbul Hukuk Kongresi'nde özetle şu mesajları verdi: Suriye ile ilgili sürekli sabrettik. Suriye tarafından roketler atıldı. Yüzlerce şehidimiz oldu. 14 yaşında bir çocuğa, futbolcu Messi'yi sevdiği için Messi'nin formasını giydiriyorlar, bombayı bağlayarak bir kına törenine gönderip orada patlatmak suretiyle 56 kardeşimiz şehit oldu. Milletin temsilini almış olarak artık dedik ki durmayacağız. Muhaliflerle, Özgür Suriye Ordusu ile birlikte, biz Suriye'ye gireceğiz. Bizim Suriye ile olan sınırımız 911 kilometredir. Suriye ile yakından uzaktan alakası olmayanların Suriye'ye girmesi hak, bize gelince 'Sizi katil Esed çağırmadı ki nasıl girersiniz'. Kusura bakmayın gideriz. Ne diyorlar; Türkiye Musul'a girmesin. Nasıl girmeyeyim? 350 kilometre sınırım var. Tehdit altındayım. İlgi alakası olmayanlar gelip giriyor. İşte şimdi Musul'a operasyonlar başladı. Kendilerine söyledik. Şu anda Genelkurmay Başkanım Amerika'da. Muhatabıyla görüşmelerini yaptı. Bir saat kadar önce tekrar kendisiyle Amerika'dan görüştük. Ve ne gibi adımlar atıyoruz, bunları konuştuk. Ve kendilerine aynısını söyledik; bakın, Türkiye'nin olmadığı bir operasyondan kusura bakmayın, doğabilecek neticelerden biz sorumlu değiliz. Biz operasyonda da olacağız, biz masada da olacağız. Bunun dışında kalmamız mümkün değil. Çünkü burada bizim için bir tarih yatıyor. Beyefendiler arzu ederlerse, Misakı Milli'yi okurlar, daha iyi anlarlar. Şu anda bizim Musul'da kardeşlerimiz var. Araplar, Türkmenler, Kürtler. Duyarsız olmamız mümkün değil. 'E Başika'dan çıkın'. Kimse bizden Başika'dan çıkmamızı beklemesin. DEAŞ'a karşı her türlü operasyonu yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. DEAŞ'a karşı orada en onurlu mücadeleyi veren biziz. Eğer mesele terör örgütüyle mücadeleyse, başından beri Başika kampında bu mücadeleyi veren biziz. Musul'daki kardeşlerimizi Başika'daki kampta, DEAŞ ile mücadele etsinler diye eğiten biziz. Aynı şekilde Peşmergeleri eğiten biziz. Başika'dan çıkın deniyor. Kimse bizden Başika'dan çıkmamızı beklemesin. Biz Başika'dayız, DEAŞ terör örgütüne karşı her türlü operasyonları bugüne kadar yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Ülkemizin ısrarla Musul operasyonunun dışında tutulmaya çalışılması, orada da DEAŞ bahanesiyle kurulmaya çalışılan mezhep çatışması kapanını bozacağımız bilindiği içindir. Biz oraya onun için sokulmak istenmiyoruz. Kendilerine aynı şeyi söyledik. Biz bir Sünni-Şii çatışmasına 'evet' diyemeyiz. Yeni mezhep çatışmalarına 'evet' diyemeyiz. Dabık da DEAŞ'tan temizlendi. Türkiye'den insan götürmüyoruz. Oraların kendi insanı oralara yerleşiyor. Farkımız bu. Koalisyon güçlerine başta ABD'ye; Mümbiç'te bana bir söz verdiniz. Sayın Başkan (ABD Başkanı Barack Obama) ile telefonda görüştük 'Kesinlikle oraya PYD, YPG girmeyecek' dediler. Verdiğiniz sözde durun. Sözlerinde durmadılar. PYD, YPG'yi soktular. Biz de gereğini yaptık. Bu sabah bile kendilerine bu iletildi. Orayı eğer PYD, YPG'den temizlemezseniz sizinle ortak hareket edemeyiz. Stratejik 2 ortağız, siz bizimle değil terör örgütü ile hareket edeceksiniz. Hukuk, uluslararası hukuk ayaklar altına alınıyor.
Hürriyet
Amaç İç Çatışma
CHP'nin dış politikadan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve eski Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz, Musul operasyonuyla ilgili, "Ortadoğu'da nüfusu 10 milyonu geçen ülke istenmiyor ve bu ülkelerin de iç çatışmaya sokularak enerjilerini içeride tüketmeleri amaçlanıyor. Bu bölgedeki sınırlar, farklılıklar kaşınıyor" değerlendirmesinde bulundu. Yılmaz'ın Musul operasyonuyla ilgili görüşleri şöyle: "Türkiye'deki siyasi iktidarın uzunca bir süredir Başika'daki varlığı, Musul operasyonuyla ilgili tartışmalar, İbadi ve Merkezi Yönetim değil Bölgesel Kürt Yönetimi ile ilişkilerini sürdürmesi sonuç vermedi ve Türkiye tablonun dışına itildi. IŞİD'in kovulmasının ardından Musul'un nasıl yönetileceği, nasıl kurtarılacağı kadar önemli. Musul'un IŞİD'den arındırılmasının ardından nasıl yönetileceğine ilişkin bir anlaşma da yok. IŞİD sonrası döneme ilişkin hükümetin herhangi bir stratejisinin olmaması durumunda masada olamayacağız. Bazı 'A', 'B', 'C' senaryoları dolaştırılıyor ama bu senaryolar bölgedeki gerçeklerle uyumlu değil. Şunu bilmemiz lazım, biz de bölge ülkesiyiz, bizim meşru kaygılarımız var, abartılmamış korkularımız var. Bunlar Irak'ın parçalanması, Suriye benzeri yapılar arasında çekişme, muhtemel göç ve başka unsurlar. Musul'un yönetiminde Merkezi Hükümet'in ağırlığı daha fazla olacak gibi. Ama eğer Musul'un hemen hemen bütün ilçelerini ele geçiren Kürtler, Dicle'nin doğusunu da alırsa kent fiilen ikiye bölünmüş olur. Musul'un doğusunu Kürt Yönetimi, batısını ise ya Merkezi Hükümet ya da Sünni oluşumlar yönetir. IŞİD belasından şu ana kadar en çok kârlı çıkan Bölgesel Kürt Yönetimi oldu, toprakları yüzde 40 daha genişledi. Bölgedeki güç çekişmesi veya iç hesaplaşmalar, Sünni-Şii eksenli tartışmalar veya Kürt-Türkmen etnik ayrışması bölgenin bundan sonraki süreçte ne yöne evrileceğini de gösterecek. Musul'un geleceği, Irak'ın da geleceği ile yakından ilgili. Çünkü Musul'da nasıl bir idarenin tesis edileceği, Irak'ın, gerçek anlamda bütün olarak kalıp kalmayacağı tartışmasına yanıt olacak. Ortadoğu'da nüfusu 10 milyonu geçen ülke istenmiyor ve bu ülkelerin de iç çatışmaya sokularak enerjilerini içeride tüketmeleri amaçlanıyor. Bu ortam radikal cihatçılar için mıknatıs gibi. ABD 11 Eylül sonrası savaşı kendi evinden başka yerlere taşıdı. Bu bölgedeki sınırlar, farklılıklar kaşınıyor. O nedenle uzunca bir geçiş süreci yaşayacak, en az 50-60 yıllık. Sonuçta Sünni veya Şii veya farklı etnik yapılarda güçsüz yönetimler ortaya çıkacak. Bu mücadelenin sonucunda şöyle bir tablo çıkacak: İran nüfuzu Tahran'a hapsedilmişken, Irak savaşı ile Bağdat, Suriye ile Şam'a geldi. Beyrut'a, Kuveyt'e, Yemen'e yayılacak ve İran nüfuzu yayılırken, Türkiye'nin güney sınırında farklı oluşumlar çıkacak. Belki Türkiye'nin güney komşusunda Kürtler bir yapı oluşturacak. Türkiye'nin ve Arapların tehdit algısı da değişecek. Bölgesel Kürt Yönetimi ile Irak ile sınırımız kapanmış oldu. Bizim Arap unsurlarla sınırımız kalmadı."
Hürriyet
İlk 4 Kırmızı Çizgi
Başbakan Binali Yıldırım dün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi Çankaya Köşkü'nde kabul etti. Yıldırım, Bahçeli'yi köşkün kapısında karşılarken, baş başa düzenlenen görüşme 1 saat 10 dakika sürdü. Görüşmede, Musul operasyonu, Fırat Kalkanı Harekâtı'ndaki son durum, Gaziantep ve yurt genelindeki terör olayları ile anayasa değişikliği konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Ağırlıklı olarak yeni anayasa değerlendirildi. Bahçeli, görüşmede özellikle MHP'nin kırmızı çizgilerine vurgu yaptı. Anayasanın ilk 4 maddesinin değişmemesi konusundaki katı tutumlarını sürdürdüklerini anımsatan Bahçeli, ülkenin üniter yapısını tehlikeye atacak düzenlemelere de mesafeli olduklarını ifade etti. Anayasa'nın 104'üncü maddesinde Cumhurbaşkanı'nın görev ve yetkileri, 105'inci maddesinde de sorumluluk ve sorumsuzluk hallerinin düzenlendiğine işaret eden Bahçeli, ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu hükümleri kendine göre yorumladığını vurguladı. Artık Cumhurbaşkanı ile hükümetin görev, yetki ve sorumluluklarının birbirine karıştığı uyarısında bulanan Bahçeli, sistem üzerinde fiili oynama yapıldığını dile getirdi. Bahçeli, MHP olarak AK Parti'nin sunacağı anayasa metnini görmek istediklerini ifade ederken, milletvekillerinin vicdanları ve inançlarına göre oy vereceğine vurgu yaptı.
Hürriyet

İhtilafın Bitmesi İçin Her Türlü Destek Verildi
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal'ın Türkiye'nin Suriye politikasına ilişkin soru önergesini yanıtladı. "Suriye'de halkın meşru beklenti ve taleplerini karşılayacak gerçek bir siyasi geçiş sürecine ve ihtilafın sona erdirilmesi için siyasi bir çözüme ihtiyaç vardır" diyen Bakan Çavuşoğlu, şunları kaydetti: "Türkiye için temel hedef her zaman Suriye'ye kalıcı istikrar getirmek, gerçek bir siyasi geçişle Suriye'de ihtilafın sona erdirilmesini sağlamak olmuştur. Fırat Kalkanı harekâtı dahil, Suriye konusundaki söylem ve eylemlerimize baktığınızda tutumumuzda bir değişiklik olmadığı anlaşılacaktır." Suriye'de yaklaşık 6 yıldır devam eden ihtilafın sona ermesi için ülkemiz bugüne kadar her türlü çabaya destek vermiştir. Bu ihtilafın siyasi bir çözümle sona erdirilmesi ertesinde, Türkiye gerek siyasi gerek toplumsal köprülerin yeniden tesis edilmesi için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üzerine düşeni yapacaktır. Suriye'de gerekli güvenlik koşullarının oluşmasının ardından Türkiye'deki Suriyeliler arzu ettikleri takdirde ülkelerine gönüllü bir şekilde geri dönebileceklerdir." Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, dün Çavuşoğlu'nu telefonla aradı. Görüşmede, Suriye'de ateşkes temin edilmesine yönelik çalışmalar, IŞİD ile mücadele başta olmak üzere bu ülkedeki güncel durum değerlendirildi. Musul operasyonu ile ilgili gelişmeler de ele alındı.
Milliyet

SPOR

Spor Toto Basketbol Süper Ligi'nin 2. haftasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni konuk eden Fenerbahçe, 76-62'lik skorla kazandı, 2'de 2 yaptı. Hafta içi Barcelona'ya konuk olacak olan Fenerbahçe'de Coach Obradovic , yabancı rotasyon u n d a bu kez Datome ile Udoh'u dinlendirdi. Maça Antic'in sayılarıyla başlayan Fenerbahçe, çeyrek sonundaki 9-0'lık serisiyle ilk 10 dakikayı 21-9 galip bitirdi. Euroleague'deki son maçında hiç Türk oyuncu kullanmayan Fenerbahçe, bir ara Berk, Melih, Egehan, Kalinic ve Ahmet ile sahada kalırken, tüm oyuncularından katkı alıp, farkı 18 sayıya kadar yükseltti, soyunma odasına da 40-24 galip girdi. İkinci yarının başında Bogdanovic ile farkı 21 sayıya kadar da yükseltti. Ancak İBB, eşleşmeli adam savunmasına dönerek rakibinin hızını kesti, 8-0'lık seriyle skoru 48-35'e getirdi. Farkı 12 sayıya kadar indirdikleri bölümde bile Coach Ertuğrul Erdoğan'ın takımını 4 genç oyuncu ile sahada tutması Türk Basketbolu için önemli bir artı olarak gözükürken, Fenerbahçe son çeyreğe de 57-42 üstün giren ekipti. Mert'in 5 sayısına, Markota'nın da eşlik etmesiyle 64-56'da farkı 8 sayıya kadar çıkaran İBB, güçlü rakibinin baskısı karşısında art arda top kayıpları yapınca arayı daha fazla kapama fırsatını kullanamadı, sarı-lacivertli ekip, salondan 14 sayıyla galip ayrıldı. Fenerbahçe, kadro farkı ile ligde 2'de 2 yaparken, İBB'de sorumluluk alan genç oyunculardan özellikle Kartal ve Mert'in performansı, beğeni topladı.
Milliyet


Galatasaraylı Bruma'yı yakından takip eden Portekiz'in Record gazetesi yazarı Pedro Ponte, özgüven kazanmasının iyi olduğunu ancak Portekiz Milli Takımı için birçok gençle yarışmak zorunda olduğunu belirtti. Bruma'yı Milliyet'e değerlendiren Ponte şunları söyledi: Nihayet yeteneklerini göstermeyi başardı. Real Sociedad tecrübesi aslında pek istediği gibi geçmemişti ama yine de kendisine katkısı olduğu ortaya çıkıyor. Asıl önemli olan ise özgüvenini tekrar kazanmış olması. Bu güveni kaybetmediği sürece iyi işler çıkarmaya devam edecektir. Ancak milli takımda işinin çok kolay olmadığını da söylemeliyim. Teknik direktör Fernando Santos, genç futbolculara çok önem veren bir isim. Son 24 ay içerisinde milli takıma 23 yeni isim kazandırdı. Bruma'yı çok yakından takip ediyor ve maçlarını izliyor. Ancak Avrupa kupalarında oynayan isimlere öncelik veriyor. Dolayısıyla Bruma'nın mutlaka Şampiyonlar Ligi'nde oynaması, orada kendisini göstererek milli forma için çekiştiği isimlerin önüne geçmesi gerek. Bruma'nın bu formu kendisine bir çok teklifi de getirecektir. Bence Galatasaray'da devam etmesi daha iyi bir tercih olur. Çünkü burada iyi bir çizgi yakaladı ve bunu sürdürebilmek adına uygun bir ortam buldu. Kariyerinde istikrara ihtiyacı var. Yeni bir maceraya atılmasına gerek yok. Seneye Şampiyonlar Ligi tecrübesi de yaşarsa, daha da komple bir oyuncu haline gelir."
Milliyet


Fenerbahçe'nin tarihteki en kötü sezon başlangıçlarından birini yapması camiada büyük bir hüsrana yol açtı. Sezon başından bu yana Vitor Pereira ve Dick Advocaat ile geçen kötü süreçlerde herkesin hemfikir olduğu tek bir konu vardı; başarısız kadro yapısı Özellikle son üç senelik dönemde sürekli olarak silbaştan kadro değişimleri sportif başarıyı ciddi anlamda baltaladı. Galatasaray ve Beşiktaş'ın da bu dönemdeki şampiyonlukları takım planlaması ve kadro mühendisliğindeki arızaları iyice gün yüzüne çıkardı. Geçen sezon ile bu sezon oluşan uçurum ciddi anlamda göze çarptı. 2015-16 sezonu başında Vitor Pereira'lı takıma 11 yeni futbolcu getirip, transfer harcamalarında 50 milyon euroyu aşan sarı-lacivertliler, bu sezon Finansal Fair Play kısıtlamasıyla bonservissiz oyunculara yönelip, 6 milyon euroda kaldı. Bunun yanında en bariz fark, geçen sezonki kadronun tamamına yakının ayrılması oldu. Manchester United'dan büyük umutlarla 6 milyon euroya alınan Luis Nani, EURO 2016'da şampiyonluk görmesine karşın sadece 8.5 milyon euroya elden gitti. Nani'nin haricinde Lazar Markovic, Abdoulaye Ba, Diego Ribas gibi oyuncular da ayrılırken, takımın en kilit isimlerinden Caner Erkin ve Gökhan Gönül, şampiyonluk yarışındaki en büyük rakip Beşiktaş'a kaptırıldı. 2015-16 sezonunda 11 futbolcu transfer edip, 12 ismi yollayan Fenerbahçe, bu sezona da 11 futbolcuyla yollarını ayırıp, kiradan dönenlerle birlikte 10 yeni yüzle başladı. Sadece 1 yıllık oyuncu sirkülasyonunda 23 isim gitti, 21 yeni isim geldi. Bu durum kadro yapısını ciddi manada etkiledi. Sarı- lacivertlilerin mevcut yapısında kanat forvet ve forvet olmak üzere toplam 7 hücumcu bulunurken, 10 numarasız orta sahada 3 aynı tipte; Ozan, Souza ve M.Topal forma giyiyor. Ayrıca defans hattında esas mevkisi ön libero olan Neustadter haricinde sadece 2 orijinal stoper; Kjaer ve Skrtel yer alıyor.
Milliyet

Şampiyonlar Ligi B Grubu'nun ilk iki haftasında Benfica (1- 1) ve Dinamo Kiev'le (1-1) berabere kalan Beşiktaş'ta, Teknik Direktör Şenol Güneş, Napoli deplasmanından galibiyet bekliyor. Grupta 6 puanla liderlik koltuğunda oturan İtalyan ekibinin kendi sahasında çok güçlü bir takım olduğunu bilen ve tüm planlarını buna göre yapan Güneş, oyuncularıyla yaptığı toplantıda 3 puan almaları halinde avantajı ele geçireceklerini ifade etti. Beşiktaş'ın şartlar ne olursa olsun her yerde galibiyet için sahaya çıktığını belirten deneyimli hocanın, kontrollü futbolla sonuca ulaşmanın hesaplarını yaptığı aktarıldı. Savunma, orta saha ve hücumda bütünlük içinde hareket etmek zorunda olduklarının altını çizen Şenol Güneş elindeki kadrodan en iyi 11'i sahaya sürerken, defans hattını bozmayacak. Kaleyi yine Fabricio'ya teslim edecek olan Güneş savunmada Beck, Marcelo, Tosic ve Caner'i görevlendirecek. Orta saha ve hücumda görev yapacak oyuncular ise bugün İtalya'da gerçekleşecek taktik çalışmadan sonra netlik kazanacak. Napoli planını ilk yarıda gol yememek üzerine kuran Beşiktaş'ın hocası top rakipteyken 4-5- 1, top kendilerinde olduğu zaman ise 4-3-3 sistemini uygulatacak. Şenol Güneş ilk devreyi geride kapatmaları halinde ise maçın son yarım saatinde çift forvete dönecek. Başarılı teknik adam, Benfica deplasmanında son yarım saate girilirken Adriano'yu kenara çekip, Cenk Tosun'u sahaya sürerek 4-4- 2'ye geçiş yapmıştı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme