23 Ekim 2016 Pazar

23.10.2016 Genel Gündem



22.10.2016

GÜNDEM

Türkiye'nin Katılmasını İstiyoruz
Başika krizi, Musul operasyonu ve PYD'nin bombalanması gelişmelerinin gölgesinde Ankara'ya gelen ABD Savunma Bakanı Carter, "Türkiye'nin DEAŞ'a karşı icra edilecek operasyonlara katılmasını istiyoruz" dedi. Carter, Türkiye ile Irak'ın, Musul operasyonuna katılım konusunda anlaştığını da söyledi. ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, dün sabah saatlerinde geldiği Türkiye'de ilk olarak Savunma Bakanı Fikri Işık'la görüştü. Carter daha sonra sırasıyla Başbakan Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildi. Carter'ın, Işık'la görüşmesinde Musul operasyonu ile Suriye'de devam eden Fırat Kalkanı Harekâtı başta olmak üzere bölgesel konular ele alındı. Ashton Carter, terör örgütü DEAŞ'ın Suriye'de özel bir önem verdiği Dabık'ın Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) desteğindeki ÖSO güçlerince kurtarılmasından dolayı Türkiye'yi tebrik ederek, "Bütün dünya bunun için Türkiye'ye müteşekkirdir" dedi. Türkiye'nin, Suriye ve Irak'taki savaşlardan dolayı kaçan milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yaparak büyük yük taşıdığını gördüklerini vurgulayan Carter, DEAŞ'la mücadelede Türkiye'nin aktif rol almasına verdiği desteği şöyle dile getirdi: "Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki gelişmelerle ilgilenmesi makuldür. Hudut güvenliğinizin sağlanması için tedbir almanızı destekliyoruz. Türkiye'nin DEAŞ'a karşı icra edilecek operasyonlara katılmasını istiyoruz. Türkiye ile bazen görüş ayrılıklarımız olabilse de prensiplerde daima mutabıkız. Terörizmin her türlüsüne karşı çıkmak da bu prensipler arasındadır. Neticede, aynı amaçlara nasıl ulaşılabileceği hususunda izlenecek yöntemlerde farklılıklarımız olabiliyor ama iki yakın müttefik olarak her konuda çalışarak bunları aşabiliriz." Temaslarının ardından kendisiyle birlikte seyahat eden gazetecilere konuşan Carter, Türkiye ile Irak'ın, Türkiye'nin Musul operasyonuna katılması konusunda prensipte anlaştığını söyledi. Carter, "Bunun uygulanabilirliğine bakıyoruz. Türkiye'nin rolünün detayları belli değil. Şüphesiz Irak'ın da onay vermesi gerekiyor" dedi. Lübnan'daki Hizbullah örgütü bağlantılı El Menar televizyonu, Irak devlet televizyonun, Iraklı yetkililerin Türkiye'nin Musul operasyonuna katılması konusunda Bağdat'la Ankara arasında anlaşmaya varıldığına dair haberleri yalanladığını duyurdu. Savunma Bakanı Fikri Işık ise Türkiye'nin, PKK/PYD/YPG unsurlarının söz verildiği gibi Menbiç'ten Fırat'ın doğusuna çekilmesini beklediğini vurguladı. TSK'nın Suriye'de yürüttüğü Fırat Kalkanı Harekâtı'nın sağladığı olumlu ivmeyi ABD'nin Rakka'ya yönlendirmek istediğini anlıyoruz" diyen Işık, DEAŞ'la etkin mücadele için şunları söyledi: "Suriye'den kaynaklanan ciddi tehditleri bertaraf etmek üzere son dönemde çok önemli adımlar atıyoruz. Son olarak Dabık'ın da kurtarılması, buraya özel bir önem atfeden DEAŞ için ciddi bir prestij kaybı ve moral bozukluğu oldu. Böylece, desteklendiği takdirde ÖSO'nun Suriye'de DEAŞ'a karşı etkili olabileceği görülmüş oldu."
Hürriyet


'İade Mekanizması Süresiz Açık Olacak'
Yeni bir Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile haksız yere görevinden alındığı tespit edilen kişiler ile kapatılan kurumların mağduriyetlerini gidermeye hazırlanan hükümet, OHAL'in son kararnamesi ile iade ve düzeltmeler konusunda idarelere, "sınırsız ve süresiz" yetki vermeyi planlıyor. Söz konusu KHK ile idarelere tanınanacak yetkinin iade ve düzeltmenin yanısıra, ileriki tarihlerde FETÖ bağlantısı tespit edilen kişiler için açığa alma ve ihracı, kurumlar için de kapatmayı kapsayıp kapsamayacağının ise henüz net değil. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, önceki gün katıldığı bir televizyon programında, yeni bir KHK'nın hazırlandığını, KHK'nın, FETÖ kapsamında görevden alınan personelden görevine iade edilecekler ile kapatılan bazı kurumlardan açılacak olanların listesini içereceğini söyledi. Canikli, çalışmaların yetişmesi halinde istihbaratın yeniden yapılandırılmasının da KHK'da yer alabileceğini ifade etti. Bazı siyasi partilerin iddia ettiği şekilde bir mağduriyet yaşanmadığını, hataların düzeltildiğini kaydeden Canikli, "OHAL biterken KHK ile genel bir yetki alacağız. Ne zaman tespit edilirse edilsin, bunların düzeltilmesinin önünü açacak bir yetkiyi idareye vereceğiz. Hata ne zaman tespit edilmişse o düzeltme yapılacak" diye konuştu. Canikli, Ak Parti Grup Yönetim Kurulu toplantısı için geldiği Meclis'te, Milliyet'in OHAL'in son KHK'sı ile yapılacak düzenlemeye ilişkin sorularını yanıtladı. Canikli, "Yeni KHK ile iade ve düzeltmeleri yapacağız. OHAL biterken de, OHAL bittikten sonra idarelere yanlış olduğunu tespit ettiklerini, onları düzeltme yetkisi vereceğiz. Bu süresiz olacak. Diyelim ki, yeni bir bilgi ortaya çıktı, çok özel bir şey oldu ve o kişinin mesela 3 yıl sonra FETÖ ile bağlantısı olmadığı, anlaşıldı. Kapıyı kapatmayacağız yani" dedi. Canikli, "Yetki FETÖ'cü olduğu tespit edilecekler için de geçerli olacak mı" sorusuna, "Onu konuşmadı, genel hükümlere mi yoksa özel bir yetki ile mi onu konuşacağız. Ama iade, düzeltme mekanizması sınırsız, süresiz açık olacak. Bunu on KHK'ya koyacağız" yanıtını verdi.
Milliyet

5 Bin Gencin Hesabını Versin
15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'na önceki gün bilgi veren eski Emniyet Müdürü ve İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, geçmişte sol görüşlü insanlarla ilgili 'yanıldığını' söyledi. Türkiye Komünist Partisi mensuplarının ellerine bıçak dahi almamış fikir insanları olduğunu belirten Ağar, "Ben kimsenin siyasi görüşüne bakmadım. Benim zamanımda sol görüşlü arkadaşlar il emniyet müdürlüğü yapmıştır. Türkiye Komünist Partisi üyelerini biz yıllarca gözümüzde çok büyütmüşüz. TKP üyeleri ellerine bıçak bile almamış, düzgün fikir insanlarıydı" dedi. Milliyet'e konuşan dönemin TKP'lileri ise Ağar'ın ifadelerine tepki gösterdi.
Milliyet

İtirafçı Olanlar Göreve Dönebilir
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başkanvekili Mehmet Yılmaz, haklarında Fetullahçı Terör Örgütü'nden (FETÖ) işlem yapılan hakim ve savcıları itirafçı olmaya çağırdı. Yılmaz, böyle bir örgütün ancak itiraflarla çökertileceğini, bu nedenle itirafların kendileri için önemli olduğunu ifade etti. İtiraflarından fayda sağladıkları bazı hakim ve savcılara istifa etmelerini sağlayarak, avukatlık yolunu açabileceklerini anlatan Yılmaz, şunları söyledi: "İtirafları çok daha yararlı, çok daha önemli olan hakim, savcıların meslekte tutulmalarını dahi genel kurulda tartışacağız. Çok yararlı itiraflarda bulunanlar, çok samimi, örgütü çökertmede çok faydalı itiraflarda bulunanları meslekte tutmayı bile tartışacağız ama her şeyden önce onlar için adli açıdan bir cezasızlık hali söz konusu. Cezada büyük indirim söz konusu. O nedenle biz genellikle etkin pişmanlık yasasından faydalanmalarını öneriyoruz. Bu nedenle de son günlerde özellikle ByLock listelerinin ortaya çıkmasından sonra etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyenlerin sayısı bir hayli arttı. Gerçekten samimi, örgütü çökertmede çok büyük fayda sağlamış, örgütü deşifre etmede büyük fayda sağlamış, çok yararlı olduğuna karar verdiklerimizi farklı farklı muameleye tabi tutacağız. Adli yargıda zaten mahkeme kendisi takdir edecek. Biz de disiplin açısından itirafta bulunan hakim, savcılar olursa ihraç yoluna gitmeyeceğiz. Onlara gereken her türlü ayrıcalığı tanımayı düşünüyoruz. Yeter ki bize örgütü deşifre konusunda çok yararlı bilgiler versinler."
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 125,3493-125,5655                       
ABD Doları 3,0777-3,0824/Euro 3,3496-3,3550/İngiliz Sterlini 3,7616-3,7727 

Başbakan'dan Bankalara: Tefeciliği Bırakın
Başbakan Binali Yıldırım, bankaları uyararak, "Bankacıları buradan uyarıyorum. Lütfen reel sektörün sesine kulak verin kardeşim. Tefeciliği bırakın. Gerçek ekonomiye dönün" dedi. Yıldırım, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası'nı ziyaretinde iş adamlarına seslendi. Yıldırım özetle şunları söyledi: "Benim buradan finans çevrelerine söyleyeceğim bir şey var. Türkiye'de sanayide sıkıntı yok. Tecrübe birikimi haddinden fazla. Teknoloji derseniz her türlü teknolojiye sahibiz. Ama finansman noktasında bu değerlendirme kuruluşlarının ve bankalarımızın dış partnerlerinden kaynaklı tereddüt var. Bu haksız bir tereddüt. Aşırı ihtiyatlı hareket ediyorlar. Bu bizim ekonomimize, büyümemize, gelişmemize zarar veriyor. Bankacıları buradan uyarıyorum. Lütfen reel sektörün sesine kulak verin kardeşim. Tefeciliği bırakın. Gerçek ekonomiye dönün. Yarın bir gün ekonomiye kaynak aktarmaya çalışacaksınız ama geç olacak. Duyduğunuz her haber üzerine 'aman biraz daha teminatları arttıralım, biraz daha faizleri arttıralım', bu akıllı insan işi değil. Yok etmeyi değil yaşatmayı hedef alın. Ya bunu kendiliğinizden yaparsınız ya da size bunu yaptırırlar. Fırsat ekonomisine asla ve asla müsamaha edemeyiz. Faktöring şirketleriyle aranızda bir fark olması lazım. Siz ekonominin bir parçasısınız. Onun için bankalarımıza bir kez daha buradan çağrı yapıyorum; lütfen daha uzun vadeli daha kalıcı projelere destek verin, dedikodularla hareket etmeyin. Ekonomiyle ilgili zerre kadar sıkıntımız yok. Tüm göstergelerimiz en güçlü ülkelerden daha yukarıdır. Sizin kazanmanız ülkenin geleceği için tek başına bir şey ifade etmez. Ülkenin kazanması için siz az kazanacaksınız. Kardeşim bakın yapılandırma getirdik. Ne o vatandaşa iyilik yapıyor. Bir lira borcunu 3 liraya çıkarıp yapılandırıyor. Bu bir fırsatçılıktır. Bunun başka izahı yok. Bundan vazgeçmeleri lazım. Türkiye'nin ekonomisinin görünümü ile bankaların görünümü örtüşmüyor. İş aleminin duruşu ile bankalarımızın duruşu uyuşmuyor. Bu da Türkiye'ye yakışmıyor. Bu arkadaşların hepsini toplayacağız, bir kez daha uyaracağız. Ama biz istiyoruz ki ekonomi kendi kurallarıyla çalışsın. Serbest ekonomi tamam arz-talep dengelensin işler kendi kendine yürüsün. Bu birinci tercihimiz. Olursa böyle olur olmazsa bizim de kendimize göre araçlarımız var, tedbirlerimiz var. Ülkenin genel şartları olumsuza giderse bankalar çok kazanırsa neye yarar. Ne yapacaklar? Onlar burada yaşamıyor mu? Turşusunu mu kuracaklar paranın? Onun için her zaman yanınızdayız. Gerçek ekonominin yanındayız."
Hürriyet

Süper Teşvikte Şeffaflık Vurgusu
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Hürriyet'i ziyaretinde ekonomiye ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Dünyanın en iddialı teşvik sisteminin yayımlanacak Bakanlar Kurulu kararıyla başlayacağını belirten Zeybekci, metalurji, petro-kimya, yenilenebilir enerji, sağlık teknolojileri, ulaştırma teknolojileri gibi alanlarda yerli yabancı yatırımcılara özel davet götürerek, süper teşvikler verileceğini söyledi. 2017 bütçesine alınacak personel sayısını 60 bin olarak yazdıklarını, ancak alımın bunun çok çok altında kalacağını açıklayan Zeybekci, şöyle konuştu: "Hazirandan itibaren Türkiye'nin diğer ülkelerden ayrışmasına neden olan 'açıklar' tek tek kapanıyor. Siyasi istikrarsızlık, başkanlık sistemi tartışmasıyla birlikte ortadan kalkıyor ki uzun vadede siyasi istikrarı pekiştirecek. Doğu ve Güneydoğu'nun bölünme ve güvenlik risklerine ilişkin açıklar kapanıyor. Rusya açığı, iki ülke arasında atılan adımlarla kapandı. Son olarak da Suriye ve Irak'taki savaşın bitmesine ilişkin işaretler var. Hükümet olarak uygun yatırım iklimi yaratılması anlamında yapılması gereken her şeyi yapıyoruz" Yatırım teşviklerinin Bakanlar Kurulu kararı ile en geç pazartesi günü çıkmış olacağını söyleyen Zeybekci, şu mesajları verdi: "Almanya, Japonya'nın 2.Dünya Savaşı sonrası; Kore'nin 1980'den sonra yaptığı gibi belirlenmiş sektör ve kapasitelerde firmaları davet ederek, Bakanlar Kurulu kararıyla süper teşvik belgesi vereceğiz. Vergilerin tatil edildiği, sigorta primlerinin alınmadığı, elektrik fiyatlarının sabitlendiği, yatırım arazisinin komple bedelsiz olarak verildiği, kredi faizlerinin ödendiği, gerekiyorsa yüzde 49'a kadar ortak olunduğu, satın alma garantisi verildiği, ithalat rejimi içinde pazarda belirli bir imtiyaz sağlanan kısaca her şeyin içinde olduğu; dünyanın en etkili teşvik sistemi. Ama bu teşvik binlerce firmaya verilmeyecek. Entegrasyona tabi metalurji yatırımları ki bunun içinde demir, çelik, bakır; yenilenebilir enerjide nükleer teknoloji; petrokimyada rafineri, plastik gibi türev ürünler var. Bilişim, sağlık, savunma sanayi teknolojileri, ilaç, teknik tarımda da süper teşvik verilecek. Otomotiv, otobüste olmayacak. Hedefimiz sıfır cari açık. Bunlarda 40-50 milyar dolarlık ithalatı önleyeceğimiz gibi 100-150 milyar dolar da ihracat hedefi koyuyoruz."
Hürriyet

14 Şerit Araç 3 Şeride Sığar Mı?
Yavuz Sultan Selim köprüsünün açılmasıyla İstanbul'un iki yakasına geçişler için alternatifler çoğaldı. Bu da özellikle boğaz geçişlerini rahatlattı. Ancak Edirne üzerinden Avrupa'ya geçişte önemli bir kavşak noktası olan Mahmutbey zaten ağır bir trafik yükü ile boğuşurken yeni köprünün açılmasıyla birlikte tam bir karmaşaya dönüştü. Hem Edirne-Avrupa istikametine giden ağır vasıtalar hem de Avcılar-Esenyurt- Esenkent-Bahçeşehir bölgesinde yaşayan yüz binlerce İstanbullu sabah ve akşam tam bir trafik kaosu yaşıyor. Dün Doğan Haber Ajansı'nın (DHA) havadan çektiği fotoğraf ise tüm bu keşmekeşi adeta özetliyor. Saat sınırlanması olmadan Yavuz Sultan Selim köprüsünü geçerek, Odayeri kavşağının ardından Mahmutbey kavşağına ulaşan büyük bölümünü kamyonların oluşturduğu trafik, iki şeritli bir bağlantı yoluyla Mahmut Bey gişelerine yönleniyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü-Maslak-4. Levent-Gazi Osmanpaşa istikametinden gelen 3 şerit, Başakşehir istikametinden gelen 2 şerit, İkitelli'den gelen 2 şerit Aksaray-Şehitler Köprüsü-Otogar istikametinden gelen 3 şerit ve Havalimanı- Basın Ekspres istikametinden gelen 2 şerit ile birleşiyor. Böylece tam 14 şeritlik araç ordusu Mahmutbey gişelerine ardından da 3 şeritlik TEM otoyoluna çıkmaya çalışıyor. Bölgede araç kuyrukları kilometrelerce uzuyor. Akşam saatlerinde 3-4 kilometre yolu aşmak zaman zaman saatleri aşıyor.
Hürriyet

Ticari Kredi Borcu Taksitlendirilmeli
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, tüketici kredileri ve kredi kartlarında sağlanan borçları yeniden yapılandırma imkânının tüketici kredileri için de sağlanmasını istedi. Özdebir, mevzuata göre, bankaların şu an bir ticari krediyi yeniden yapılandırabilmesi için ilave karşılık ayırması gerektiğini vurgulayarak tek maddelik düzenlemeyle, ilave karşılık ayırmadan ticari kredileri yeniden yapılandırma fırsatı verilmesi gerektiğini söyledi. Özdebir, KOBİ'lerin finansman olanaklarının daralmasından yakındı. Bankaların KOBİ'lere kullandırdıkları kredileri geri çağırmadığını ama yeni kredi de açmadıklarını kaydeden Özdebir, her geçen gün nakit ihtiyacının arttığını vurguladı.
Haber Türk

Talih Kuşuna 7 Talip Çıktı
Maliye Bakanı Naci Ağbal, Milli Piyango İdaresi'ne ait şans oyunları ihalesine firmaların ciddi düzeyde ilgi gösterdiklerini belirterek, "Şu ana kadar 7 yatırımcı dosya almış durumda. Farklı konsorsiyumlar ihaleye girmek istiyorlar" dedi. Ağbal, AA'ya yaptığı açıklamada, böylesine büyük bir ihale için finansman bulmanın önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Normalde 14 Ekim itibarıyla teklifleri alıp kasım içinde ihaleyi sonuçlandıracaktık, fakat yatırımcıların özellikle finansman konusunda süre talebi oldu. Şu ana kadar 7 yatırımcı dosya almış durumda. Farklı konsorsiyumlar ihaleye girmek istiyorlar. Yerli firmalarımız ve bu alandaki global oyuncular, konsorsiyumlar oluşturmak suretiyle, bu ihaleye büyük ilgi gösteriyorlar. Özellikle bu konsorsiyumlardan, Özelleştirme İdaremize 'Biz bu ihaleyle çok ilgileniyoruz, fakat finansman noktasında bir miktar daha çalışmaya ihtiyacımız var.' diye talep geldi. Firmalarımızın ilgisini de dikkate alarak, ihaleyi 10 Şubat 2017 tarihine uzattık. 10 Şubat'ta ön yeterlilik için teklifler alacağız mart ayı içinde de ihaleyi sonuçlandıracağız." İhaleyi kazanan firmanın hemen ertesi gün çekilişlere başlayamayacağını dile getiren Ağbal, bir yıllık geçiş sürecinin yaşanacağını bildirdi. Söz konusu geçiş sürecinde ilgili firmanın bilgi işlem altyapısını ve oyun planlarını kurarak, bayi ağlarını oluşturacağını belirten Ağbal, "En başta da bir taksit ödemesi yapacak. O da epey büyük bir rakam. Daha sonraki dönemde ödeyeceği taksitler için de teminat ödeyecek. Bu teminatlar da bayağı büyük rakamlar. Onun için burada firmaların ilgisi var, süreç devam ediyor. Milli Piyango özelleştirilmesinde kararlılığımız sürüyor. Firmalarla Özelleştirme İdaremizin yapmış olduğu görüşmeler de devam ediyor" diye konuştu. Ağbal, ihalenin dolar cinsinden gerçekleştirileceğini hatırlatarak, ihaleyi kazanacak firmanın, ihale gününde dolar cinsinden oluşan bedeli o günkü kur üzerinden Türk Lirasına çevirerek, ödemeyi TL cinsinden yapabileceğini dile getirdi. Bu anlamda TL ve dolar konusundaki tercihi yatırımcıya bıraktıklarına dikkati çeken Ağbal, "TL demek başka bir şey. Onun birtakım sonuçları var. Dolar demek başka bir şey. Biz, yapılan işin maliyetini dikkati alarak, geleceğe dönük planlama ve buna dönük kararı yatırımcıya bıraktık" dedi.
Milliyet

Uçurdu Ve Gitti
Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Doç. Dr. Temel Kotil, dün itibariyle görevinden ayrıldığını açıkladı. Kotil, yayınladığı veda mesajında, Nisan 2005 tarihinden itibaren Genel Müdürlüğü'nü üstlendiği kurumdan ayrılma gerekcesi olarak, kendisine yapılan Türk Havacılık ve Uzay Sanayi (TAI) Genel Müdürlüğü teklifini gösterdi. 2003 yılının Mart ayında Teknikten sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak katıldığı THY ailesiyle büyük başarılara imza attıklarını vurgulayan Kotil, veda mesajında icraatlerini şöyle dile getirdi: "2005 yılında devraldığım Genel Müdürlük pozisyonunun başlangıcında THY 102 noktaya uçan, haftada 2 bin sefer yapan, yılda 12 milyon yolcu taşıyan 73 uçaklık filosu olan bir havayoluydu. 2015 yılı sonu itibariyle uçtuğumuz nokta sayısı 282'ye, haftalık sefer sayısı 9 bin, yıllık yolcu sayısı 61 milyona ve uçak sayısı 299'a ulaştı. Yılda ortalama yüzde 30 büyüyerek 1.4 milyon transfer yolcudan 18.4 milyon yolcuya ulaştık. Dünya pazarındaki payımız yüzde 0.5'den yüzde 2'ye çıktı. 40'ıncı sıradan yükselerek dünyanın en büyük 10'uncu havayolu şirketi olduk. 2013 yılından itibaren dünyada en çok yurtdışı noktaya uçan havayolu haline geldik. 10 yıllık süreçte 2 milyar dolardan 10 milyar dolara ulaştık. Kar oranımız (EBITDAR) yaklaşık yüzde 18 oldu."
Vatan

Dünya
Tahran Büyükelçisi'nden Yalanlama
Türkiye'nin Tahran Büyükelçisi Rıza Hakan Tekin, İran medyasında yer alan İran Dışişleri Bakanlığına çağrılmasıyla ilgili haberlerin tam olarak gerçeği yansıtmadığını söyledi. Tekin, geçen hafta Riyad'da yapılan Türkiye-KİK Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda bir ortak bildiri kabul edildiğini hatırlatarak, İran Dışişleri Bakanlığının kendisini bu konuyla ilgili bakanlığa çağırdığını ve pazar günü konuya ilişkin görüşlerini paylaştığını ifade etti. Tekin, şöyle konuştu: "İran Dışişleri Bakanlığı tarafından geçen hafta çağrılmam, dün, İran medyası tarafından, 'Bazı Türk devlet adamlarının Musul ile ilgili İran'ı hedef alan açıklamaları hakkında Türkiye'nin Tahran Büyükelçisi, İran Dışişleri Bakanlığı tarafından çağrıldı' şeklinde servis edildi. Oysa Dışişleri Bakanlığında yaptığım görüşmenin bu konuyla bir ilgisi yoktur. Üstelik görüşmenin zamanlamasıyla ilgili de yanlış bir izlenim uyandırılmıştır."
Hürriyet

Deaş'tan Kerkük'te Misilleme
Irak'ın Musul kenti için operasyon sürerken, dün sabaha karşı güvenliğini Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'nin (IBKY) Peşmerge gücünün sağladığı Kerkük'te kent içinde konuşlanmış ve 'uyuyan hücre olarak' nitelenen DEAŞ militanları eşzamanlı saldırılar gerçekleştirdi. Saldırılar dün sabaha karşı 03.30 civarında başladı. Valilik binası, eğitim müdürlüğü ve eski polis müdürlüğü binası hedef alındı. DEAŞ, ayrıca çeşitli mahallelerde de karakol binaları ile polis devriye araçlarına silahlı saldırı düzenledi. Bu eylemlerin yanı sıra teröristler kentte 3 bombalı araç infilak ettirdi. Binalarda konuşlanan keskin nişancılar da ateş açtı. Saldırılarda en az 27 kişi öldü. 100'ün üzerinde kişi yaralandı. DEAŞ internetten yaptığı açıklamada saldırıları üstlendi. Kerkük'te sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Cuma namazı da güvenlik nedeniyle kılınamadı. IBKY'ye yakın Rudaw'a konuşan Kerkük Acil Müdahale Polis Müdürü Danyal Cabbar, koalisyon güçlerine ait savaş uçaklarının kent merkezinde DEAŞ'lıların girdiği kreşi vurduğunu iddia etti. Rudaw da, DEAŞ'lıların saklandığı bir otelin ise bölgeye gelen tank ve zırhlı araçlarla kuşatıldığını aktardı. Bölgedeki çatışmanın sürdüğü belirtildi. Yine Rudaw'a konuşan Kerkük İlçeler ve Nahiyeler Polis Müdürü Tuğgeneral Serhad Kadir, 13 DEAŞ üyesinin etkisiz hale getirildiğini belirterek, "DEAŞ'lılar kent içinden destek aldı" dedi. Saldırıları düzenleyen DEAŞ militanlarının sayısının 35 ile 42 arasında olduğu belirtildi. Ayrıca Kerkük'te valilik binası yakınında yer alan üç eve giren militanlar sivilleri rehine aldı. Ölenler arasında Irak Türkmen Meclisi (ITC) lideri Erşad Salihi'nin yeğeni Ercan Halil ile Türkmeneli TV Haber Müdürü Ahmed Necmeddin Haceroğlu da bulunuyor. Kerküklü olan ve DEAŞ'ın saldırıları sonrası kentteki yakınlarıyla irtibata geçen ITC'nin eski Türkiye Temsilcisi Ahmet Muratlı, Hürriyet'e şunları anlattı: "Kentin güvenliğinden uzun süredir Peşmerge sorumlu. Bu sabaha (dün) karşı Kerkük'ün güneybatısında yer alan Arapların yoğunlukta olduğu Havice'den gelerek saldırmışlar. Asker ve polis kıyafeti giyerek gelmişler. Sağa sola rastgele ateş açıp bomba atmışlar. İntihar saldırısı da yapmışlar. Erşad (Salihi) Bey'in yeğeninin de öldüğü bilgisi geldi. Hastanelerde de DEAŞ'ın olası bir hardal gazı ve diğer kimyasal silah saldırılarına karşılık 'Kimyasal alarm' verilmiş." Gazeteci Ahmed Necmeddin Haceroğlu'nun keskin nişancı kurbanı olduğu bildirildi. A.A.'ya göre Türkmen Cephesi Erbil Milletvekili Aydın Maruf, Haceroğlu'nun yayın aracında uğradığı saldırıda hayatını kaybettiğini söyledi. Üç DEAŞ militanının Kerkük'ün 20 km kuzeyindeki Dibis ilçesinde elektrik santralına düzenlediği bombalı saldırıda ise 12 kişi öldü. Ölenler arasında santral yapımını üstlenen İranlı şirket için çalışan dört İran vatandaşı da yer alıyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bahram Ghasemi, saldırıda İran vatandaşlarının da ölmesiyle ilgili olarak DEAŞ'ı kastederek bu saldırıların "Irak'taki teröristlerin son nefesleri" olduğunu söyledi.
Hürriyet

'Boğa Güreşi Yasağı Anayasaya Aykırı'
Ispanya'da boğa güreşi tartışmaları sürerken, Anayasa Mahkemesi, Katalonya'nın boğa güreşlerine getirdiği yasağın anayasaya aykırı olduğuna hükmetti. Iptal kararına gerekçe olarak ise boğa güreşlerinin İspanyol kültürünün bir parçası olması gösterildi. Son boğa güreşinin 2011 yılında düzenlendiği Katalonya'da, mahkemenin kararı 'siyasi' olarak yorumlandı. Katalan milletvekili Josep Rull, mahkemenin aldığı karar için, "Anayasa Mahkemesi ne derse desin, burada boğa güreşleri bir daha yapılmayacak" dedi. İspanyol hayvan hakları savunucularının "Büyük ulusal ayıbımız" dediği boğa güreşleri için binlerce gösterici, "İşkence kültür değildir" yazılı pankartlarla ülkenin farklı noktalarında pek çok eylem düzenlemişti.
Haber Türk

'Amerika, Artık Beni Kaybettin'
Yeni ticari anlaşmalar imzalamak ve askeri işbirliği imkanlarını araştırmak amacıyla Çin'i ziyaret eden Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, eski politikaların tarihe karıştığını, ABD yerine Çin ile yeni ortaklıklara gidileceğini söyledi. Yeni müttefikini bulan Duterte, "Washington beni kaybetti!" derken, ABD Başkanı Barack Obama'ya ağır hakaretlerini tekrarladı. Filipinli lider, daha önce, ABD'nin ülkesine silah satmayı reddetmesini "umursamadığını" söyleyip, Obama için "Cehenneme kadar yolun var" demişti.
Milliyet

Alman İstihbaratı Şeffaflaşacak
Almanya'da Amerikan istihbarat teşkilatıyla yasal olmayan işbirliğine girdiği iddiasıyla hazırlanan yeni yasa tasarısı, Alman Dış İstihbarat Servisi'nin (BND) daha şeffaflaşmasını sağlayacak. Kabul edilmesine kesin gözüyle bakılan yasaya göre, BND'yi denetlemek için iki hakim ile bir savcıdan oluşan bağımsız denetleme kurulu oluşturulacak, bilgiler de kamuoyuna açılacak. DW Türkçe'nin haberine göre, bu kurul, dış istihbaratın faaliyetleri hakkında başbakanlık tarafından bilgilendirilecek. AB kurumları ile üye devletlerde yapılacak casusluk faaliyetlerine, bağımsız kontrol merciinin onay vermesi gerekecek. Yeni yasayla kusur ve uygunsuzlukları ifşa eden gizli servis mensuplarını cezai takibattan koruyan uygulamalar da değiştirilirken, siyasi partiler, gizli görüşmeler hakkında bilgi alabilecek.
Milliyet

Kralice'nin Değil Filmin Onunde Eğildi
İngiltere Kraliçesi Elizabeth'in önünde diz çökmeyi reddeden ana muhalefetteki İşçi Partisi'nin lideri Jeremy Corbyn, bu yıl Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye ödülünü kazanan ve sosyalist mesajlar içeren 'I, Daniel Blake' (Ben, Daniel Blake) filminin afişini imzalamak için dizlerinin üzerine çökünce, İngiliz basınının hedefi haline geldi. Geçtiğimiz yıl göreve geldiğinde İngiltere ulusal marşını söylemeyerek tartışma yaratan Corby'nin, Kraliçe'ye sadakat yemini etmemek ve önünde diz çöküp elini öpmemek için törene gitmediği iddia edilmişti. Sosyalist lider, geçtiğimiz gün ünlü İngiliz yönetmen Ken Loach'ın 'I, Daniel Blake' adlı filminin başkent Londra'daki galasına katıldı. Yakın arkadaşı olan Loach'a desteğini göstermek için filmin afişine imza attığını söyleyen Corbyn, ödüllü filmi izlemeye gelen işçi sendikası üyeleriyle de uzun süre sohbet etti. Filmlerinde işçi sınıfını ve sıradan insanları konu alan Loach, sıkı bir sosyalist olarak biliniyor. Corbyn'in liderliğinin İngiltere'yi sınıf atlatacağını savunan 80 yaşındaki yönetmen, geçtiğimiz haftalarda arkadaşının yeniden İşçi Partisi Genel Başkanı seçilmesi için kısa metrajlı bir film de çekmişti. Ödüllü filminde işsiz bir adamın hikayesini anlatan Loach, 2006'da İrlanda Bağımsızlık Savaşı'nı konu alan 'The Wind That Shakes the Barley' (Özgürlük Rüzgarı) filmiyle de Cannes'dan büyük ödülle ayrılmıştı.
Vatan

POLİTİKA

3 Model 6 Formül
AK Parti, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin mesajlarının ardından gündeme taşıyacağı başkanlık sistemiyle ilgili çok seçenekli formül geliştiriyor. MHP'ye götürülecek, 'başkanlık sistemi, yarı başkanlık sistemi ve partili Cumhurbaşkanlığı'ndan herhangi birinde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın sisteme dahil edebilmesi için 6 geçiş formülü hazırlandı. Bu formüllerden bazıları hem başkanlık hem de parlamento seçimi yapılmasını zorunlu kılıyor. Başbakan Binali Yıldırım'ın gelecek hafta yapacağı son görüşmelerin ardından, iki hafta içinde Meclis gündemine gelmesi beklenen 'başkanlık sistemi paketinin' önemli ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı. AK Parti'nin 'başkanlık, yarı başkanlık ve partili cumhurbaşkanı' seçeneklerinden hangisi kabul edilirse edilsin, hayata geçirilmesi aşamasında 'geçiş formülleri' gündeme gelecek. Yapılacak anayasa değişikliğine geçici maddelerle konulacak bu geçiş formülleri, her başkanlık sistemi için ayrı olacak. Parti, referandumla bu sistemlerden birine geçilmesi durumunda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın üstleneceği rol için 6 geçiş formülü geliştirdi. İktidar partisinin, taslak önerileri özetle şöyle: Çalışma 'tam başkanlık sistemi' üzerinden yapılırsa, bunun için köklü değişiklikler gerekecek. Mini anayasa paketine tam başkanlık sistemiyle birlikte sonrasını ve mevcut cumhurbaşkanının durumunu belirleyecek geçici hükümler konulacak. Bunun için üç seçenek hazırlandı. Birinci formüle göre eğer tam başkanlık sistemi benimsenirse referandumun hemen ardından hem başkanlık seçimi hem de parlamento seçiminin aynı anda yapılması planlanıyor. İkinci geçiş formülüne göre de geçici bir maddeyle mevcut cumhurbaşkanı normal süresi olan 2019'a kadar göreve devam edecek. Seçimle ilgili düzenlemeler yapılacak. Başkanlık sistemine 2019'da geçilecek. Üçüncü geçiş formülüne göre de anayasa değiştirilirken tam başkanlıktaki yetkilerin mevcut cumhurbaşkanının kullanmasına dair hüküm konulacak. Ancak başkanlık seçimine geçiş ve seçim yine 2019'da olacak. Son iki formül, seçimin hemen yapılmaması üzerine kurulurken, yetki kullanımı konusunda tartışmaları da beraberinde getirecek. Uzlaşmanın 'yarı başkanlık sistemi' üzerinde olması durumunda ise bunun için iki geçiş formülü öngörüldü. Birinci formülde, parlamento seçime gitmeyecek. Mevcut cumhurbaşkanı yarı başkanlık sisteminin verdiği yetkilerle yoluna devam edecek. Buna ilişkin intikal maddeleri anayasa değişikliğine konulacak. Bu öneriye göre, mevcut başbakan ve mevcut parlamento ile yola devam edilecek. İkinci geçiş önerisine göre de derhal başkan ve parlamento seçimleri yapılacak. Yeni başbakan seçilecek. İktidar partisinin son seçeneği 'partili cumhurbaşkanlığı' ise bugünkünden farklı sistem içermiyor. Bu sistem için tek geçiş formülü düşünülüyor. Anayasa değiştirildikten ve yetkiler tanımlandıktan sonra, mevcut cumhurbaşkanının partisiyle ilişkisinin kurulması gerekecek. Bunun için AK Parti kongre toplayacak ve Erdoğan genel başkan seçilecek. Olağanüstü kongreyle kısa sürede bu ilişki kurulacak. Parti bu formülde seçim düşünmüyor.
Hürriyet

"Bir Kişi Milli İradeyi Temsil Edemez"
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Bir kişi milli iradeyi temsil edemez, demokrasilerde böyle bir şey yoktur. Bir kişiye bütün yetkiler verildiğinde o kendi ulusunu bir süre sonra felakete sürüklemiştir" dedi. Kılıçdaroğlu, Doğuş Üniversitesi 1. Ulusal Gençlik Akademisi'nin açılışında şunları söyledi: Son günlerde bir tarih tartışmasıdır gidiyor. Osmanlı, Ortadoğu, Türkiye tarihi diyoruz. Bazen övünüyoruz; 15 devlet kurduk diye, 16 devlet kurduk diye, 17 devlet kurduk diye. Ama bunun arkasında yatan bir başka gerçek var. Ne kadar çok devlet kurduysak o kadar çok da devlet batırdık aslında. Eğer bunu iyi sorgulayabilirsek bir daha batacak bir ülkeye sahip olmayız. Sürekli kendini yenileyen çağdaş bir ülkeye kavuşmuş oluruz. Ne Atatürk ne İnönü ne Rıfat Bele ne Kazım Karabekir Hiçbiri Cumhuriyet'in adamı değildi, Osmanlı paşasıydı. Osmanlı'nın nasıl battığını birebir gördüler ve dediler ki; 'Öyle bir ülke kuralım ki ayakları üzerinde duran ülke olsun, padişahın kulu olan bireyler değil, Cumhuriyetin özgür bireyleri olsun' dediler ve Cumhuriyet'i kurdular. Bir kişi milli iradeyi temsil edemez, demokrasilerde böyle bir şey yoktur. Şunu insanlık tarihi gördü ve öğrendi; bir kişiye bütün yetkiler verildiğinde o kendi ulusunu bir süre sonra felakete sürüklemiştir. Hitler en somut örnek. Bütün yetkileri aldı, ben başkanım dedi. Sadece ülkesini değil bütün dünyayı kana buladı. Ve ne yapıldı? Alman anayasasında halkın direnme hakkı kondu. Tıpkı 15 Temmuz'da halkın direnme hakkını kullandığı gibi. Dolayısıyla demokrasiye yönelen her harekete karşı hepimizin ortak mücadele etmesi lazım. Dünyaya bakın kişi başına gelirin 25 bin dolar ve daha fazla olduğu bütün ülkelerde tam demokrasi var. Bir de İslam dünyasına bakın. Hiçbirisinde demokrasi ve hukukun üstünlüğü yoktur. Bağımsız bir yargı olacak. Adalet üzerine hepimizin titremesi lazım. Birilerinin talimatıyla karar veren değil, hukukun üstünlüğüne inanarak vicdanıyla karar veren yargıya ihtiyacımız var. Medya özgürlüğü, düşünceyi ifade özgürlüğü kesinlikle olmalı. Bugün içeride olan gazetecilerin hiçbiri CHP lehine üç cümle bile kurmuş değildi. Ama ben onların haklarını savunmak zorundayım; çünkü demokrasiye inanıyorum."
Hürriyet

SPOR

Galatasaray Odebank Euroleague'deki 2. maçında da gülemedi Abdi İpekçi'de Sırbistan temsilcisi Kızılyıldız'ı ağırlayan sarı kırmızılılar sahadan 85-83 mağlup ayrıldı. Maça oldukça hızlı başlayan Galatasaray ilk çeyreği 13 sayı farkla 30-17 önde tamamladı. 2. çeyrekte tam 30 sayı bulan Sırp takımı soyunma odasına 47-47 eşitliği sağlamış olarak gitti. Ergin Ataman'ın tüm çabalarına rağmen 3. çeyrekte de toparlanamayan sarı kırmızılılar final periyoduna 2 sayı geride, 69-67 yenik girdi. Son çeyrekte özellikle pota altını iyi kullananan Kızılyıldız hata yapmadı ve kazanmayı bildi. Galatasaray'da 24 sayı üreten Austin Daye'in müthiş performansı galibiyet için yeterli olmazken konuk takımda 23 sayı üreten Marko Siminovic takımının en skorer ismi oldu.
Hürriyet


Spor Toto Süper Lig'de 8. haftaya 5 puanla düşme potasında giren Kayserispor, Gaziantep deplasmanında 3 puan aldı Maça iyi başlayan ev sahibi Gaziantep 43. dakikada Ghilas'ın penaltıdan attığı golle öne geçti ve devre Antep'in 1-0 üstünlüğü ile tamamlandı. Ancak ikinci yarıda bambaşka bir görüntü vardı. 56. dakikada kazanılan penaltıda topun başına geçen 23 yaşındaki Deniz Türüç hata yapmadı ve eşitliği sağlayan golü attı. Bu kez 73. dakikada sahneye çıkan Deniz galibiyeti getirdi Bu önemli galibiyetle puanını 8 yapan Kayserispor düşme hattından biraz da olsa uzaklaşşarak rahat bir nefes aldı. G.Antep ise 8. lig maçında 4. yenilgisini aldı.
Hürriyet


UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki üçüncü maçında grubun favorisi ve lideri konumunda bulunan İtalyan devlerinden Napoli'yi deplasmanda 3-2 ile dize getiren siyah beyazlı futbolcular, bu zaferin maddi karşılığını da fazlasıyla aldılar. Futbolcular, maçtan sonraki ilk günün sabahına 50 bin liralık primlerle başladılar. Siyah beyazlı yönetim kurulu, söz verdiği kişi başı 50 bin lirayı dün futbolcuların hesabına yatırdı. Yönetimin bu jesti siyah beyazlı futbolcuların moralini daha da yükseltti. FUTBOLCULAR, Napoli dönüşü ayaklarının tozuyla perşembe sabahı yenileme idmanına çıktılar. Beşiktaş İkinci Başkanı Ahmet Nur Çebi de Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri'ndeydi. İdman öncesi futbolcularla konuşan Çebi, "Napoli galibiyetinin primi olarak 50'şer bin lira yarın (dün) hesaplarınıza yatacak. Güle güle harcayın. Siz kazanmaya devam edin, gerisini bize bırakın" dedi. Futbolcular da Çebi'nin verdiği bu müjdeyle oldukça mutlu oldular. Ve paralar dün hesaba geçti. Beşiktaşlı futbolcular da kulüplerine prim kazandırdı. UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılarak, zaten büyük bir gelirin kapısını açan siyah beyazlı futbolcular, ayrıca geride kalan 3 maçta topladıkları 5 puanla da UEFA'dan 2 milyon Euro kazandırdılar. UEFA, galibiyete 1.5 milyon, beraberliğe de 500 bin Euro prim veriyor.
Hürriyet


Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, teknik adamlık kariyerini daha da yükseğe taşımak için kolları sıvarken, beklentilerin boş olmadığını Napoli deplasmanından aldığı galibiyetle gösterdi. Siyah-beyazlı takımın başına geldiği günden bu yana takımı sürekli daha üst noktaya götüren Güneş, yerel anlamdaki başarılarını Avrupa'da da devam ettirdiğini kanıtladı. Türk futbol tarihinin en önemli başarısını 2002 Dünya Kupası'ndaki 3.'lükle sağlayan tecrübeli teknik adam, Şampiyonlar Ligi'ndeki çizgisini de artırarak sürdürüyor. Kariyerinde ikinci kez Şampiyonlar Ligi kulvarında mücadele eden Güneş, adeta kaldığı yerden devam ediyor. 2011-12 sezonunda Trabzonspor'un başında Devler Ligi'nde tecrübe edinen başarılı çalıştırıcı, Inter deplasmanında tarihi bir galibiyet almış, toplamda da 7 puan toplayarak, bir üst tura çıkma şansını kılpayı kaçırmıştı. 5 yıl sonra bu kez Beşiktaş ile Avrupa'nın en büyük arenasına geri dönen Güneş, 3. hafta sonunda 5 puana ulaşıp farkını gösterdi. 3 hafta sonunda Napoli'yi deplasmanda deviren Dinamo Kiev ve Benfica ile berabere kalan Beşiktaş'ın son 3 maçtaki fikstür avantajı da dikkat çekiyor. Napoli ve Benfica gibi grubun zorlu rakiplerini evinde ağırlayacak Şenol Güneş ve takımı, ikili averaj konusunda da avantajı eline aldı. 2011 yılında Trabzonspor ile sadece 1 puanla bir üst tura çıkma şansını kaçıran 64 yaşındaki teknik direktör, kariyeri açısından önemli bir ilki gerçekleştirme şansına sahip
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme