25 Ekim 2016 Salı

25.10.2016 Genel Gündem



25.10.2016

GÜNDEM

4 Jetimiz Deaş'a Karşı Operasyonda
Ankara'da temaslarda bulunan Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Marc Ayrault ile ortak basın toplantısı düzenleyen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Musul operasyonuna çok yönlü şekilde katkı sağlıyoruz. 4 tane F-16 jetimiz de hava operasyonlarına katılmak için koalisyonun içinde" dedi. Bakan Çavuşoğlu, özetle şu bilgileri verdi: "Musul operasyonuna çok yönlü şekilde katkı sağlıyoruz. Kuzey Irak'ta eğittiğimiz peşmerge güçleri aktif şekilde Musul operasyonuna katıldılar. Aynı şekilde Başika Kampı'nda eğittiğimiz Ninova Kuvvetleri dediğimiz yerel güçler de aktif şekilde DEAŞ'a karşı operasyonun içindeler. 4 tane F-16 jetimiz de hava operasyonlarına katılmak için koalisyonun içinde yer alıyor. Havadan desteğin nasıl yapılacağını koalisyon içindeki ülkelerle askerlerimiz karar veriyor. Başika Kampı'nda bulunan kuvvetlerimiz Musul operasyonuna kadar 700'den fazla DEAŞ teröristini etkisiz hale getirmiştir. Musul operasyonu başladığı günden bu yana oradaki kuvvetlerimizin Fırtına obüsü atışları, tank ve havan atışlarıyla öldürdüğü terörist sayısı da 17'dir. PKK şimdi de Sincar'ı ikinci Kandil yapmak istiyor. Uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımızı kullanarak, PKK'nın Irak'taki yapılanmasına daha aktif müdahale edeceğiz. Burada PKK yapılanmasına da müsaade etmeyeceğiz."
Hürriyet


Başkanlık Haftası
Başbakan Binali Yıldırım, hafta sonu Afyonkarahisar'da yapılan AK Parti istişare kampında bakan ve milletvekilleriyle anayasa çalışmalarını değerlendirirken, "Bu hafta Bakanlar Kurulu ve grup toplantıları yapılmayacak. Anayasa teklifi ile ilgili çalışılacak" dedi. Yıldırım, "tam başkanlık", "yarı başkanlık", partili cumhurbaşkanlığı" gibi seçenekler konuşulurken araya girdi ve espriyle, "3 seçenekten bahsediliyor. Yarı başkanlık, partili Cumhurbaşkanlığı, başkanlık sistemi. Bize yarım yakışmaz olacaksa tam olsun" mesajı verdi. Başbakan Yıldırım'ın, "Süreci ben yöneteceğim" dediği anayasa değişikliği çalışmasına ilişkin bilgi veren AK Parti kaynakları, "Geçmişte zaten bu konuyu çalışmış ve bir taslak da oluşturmuştuk. Şimdi bunun son rötuşları yapılacak" dedi. Yıldırım'ın belirleyeceği dar bir ekibin çalışmaya ilişkin son rötuşları süratle yapmasının ardından teklifin de kasım ayının ilk haftasında Meclis'e sunulacağı belirtiliyor. AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, hedeflerinin tam başkanlık olduğunu, yarı başkanlık ve partili cumhurbaşkanlığının kenarda tutulduğunu söyledi. AK Parti kaynakları, teklif Meclis'e sunulmadan önce MHP ile görüşülebileceğini belirtirken, CHP ile bir görüşme olup olmayacağı ise henüz netleşmedi. AK Parti kulislerinde, teklifle ilgili yapılan değerlendirmelerde başkanlıkla ilgili farklı geçiş formülleri üzerinde de duruluyor. Bunların arasında baharda olası bir referandumun ardından başkanlık seçimi ile birlikte parlamento seçiminin de yapılması ya da geçici bir madde ile Cumhurbaşkanı'nın mevcut yetkileriyle ya da başkanlık yetkileri ile 2019'a kadar görevine devam edip, iki dönem görev yapması, öngörülen başkanla ilgili ilk dönem seçiminin o tarihte gerçekleştirilmesi seçenekleri de gündemde. AK Parti Milletvekili Burhan Kuzu, kampta yaptığı sunumda, "Ülke koalisyonlardan, iki başlılıklardan çok sıkıntı çekti. Parlamenter sistem öyle bir sistem ki biriktirir biriktirir bir günde bitirir. 15 yıllık emek 3 ayda biter, geçmişte böyle oldu. Oraya dönülmek istenmiyorsa başkanlık sistemine geçilmelidir. Başkanlıkta parlamento daha etkili. Bakanlar da dışarıdan seçildiği için parlamento daha rahat olacaktır, hem denetim hem de kendi yasama çalışmaları açısından. Ya başkanlık ya pişmanlık; başkanlığa geçilmezse pişmanlık olur. Gün gelir dizine vurursun" görüşünü savundu. Kuzu, geçmişte Turgut Özal ve Süleyman Demirel için de böyle olduğunu savunarak, "Köşk'e çıkıp sonra bu görevden düşünce başkanlığı savundular ama olmadı" dedi. Kuzu, Hürriyet'e, bu hafta başkanlık sistemi için ara vermeden çalışılacağını belirterek, "Tam başkanlığı savunuyoruz. Başkanlık sisteminde iki parti öne çıkacak. Sol ve sağ partiler; konjonktür böyle. Ama bu 'Diğer partiler Meclis'e giremez' demek değil. Baraj da yüzde 1.5-3'lere doğru çekilebilir hatta tamamen de kalkabilir. Sonuçta bu iki partili bir sisteme gider ama baraj aşağıya çekileceği için diğer partiler de Meclis'te yer bulur" dedi.
Hürriyet

Gerçek İktidar Fetö'ydü
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Partililerin CHP'yi FETÖ'yü desteklemekle suçlamasını 'mizah unsuru' olarak niteledi ve AK Parti döneminde gerçek iktidarın FETÖ olduğunu ileri sürdü. Eski genelkurmay başkanlarından emekli Orgeneral Hilmi Özkök'ün "2004'te bilgi verdik, bir şey yapılmadı" açıklamalarını ve Başbakan Binali Yıldırım'ın "Kime bilgi vermişler" yanıtını değerlendiren Kılıçdaroğlu, şöyle dedi: "Darbe Komisyonu'na bilgi verenler; görevde bulunurken neler yaptıklarını, tanıklıklarını anlatıyorlar. (Özkök) O dönem devlet sırlarına vakıf bir kişi olarak kaygı taşıdığı konuları iktidara ilettiğini söylüyor. Zaten o dönemki gazete arşivlerine bakarsanız AKP'nin cemaati destekleyen tavrı her alanda görülüyor. Geçenlerde 4 olay anlattım. Mesela darbeci general Metin Dişli karargâhta neden tutuluyordu? Bunu askerler mi istiyordu, siyasi irade mi? Ülkeyi yönetenler bunun hesabını vermeden neyin hesabını soracak? 3 generalin ataması YAŞ'ta yapılmıştı. Ancak AKP, YAŞ kararını uygulamadı. (2010 yılında İçişleri Bakanı Atalay, 'darbeye teşebbüs' suçundan yargılanan Jandarma Tümgeneral Halil Helvacıoğlu'nu, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül de Tümgeneral Gürbüz Kaya ve Tuğamiral Abdullah Gavremoğlu'nu açığa almıştı). Hatta yasayı değiştirip 'Cumhurbaşkanı onaylamadan YAŞ kararları geçerli olamaz' denildi. Bu yasa değişikliğini yaptıran, cemaatin iradesiydi. Çağrı yapıyorum. MİT, MGK toplantılarında bütün terör örgütleriyle ilgili rapor sunar. FETÖ ile ilgili hangi sunumu yapmışsa çıksın açıklasınlar. Artık gizlisi saklısı kalmadı. Bütün bunlara rağmen CHP'yi FETÖ'cülükle suçlamaları mizah unsuru. Duyunca, okuyunca gülmekten kendimi alamıyorum. Bütün siyasi hayatımız cemaatlerin devleti ele geçirme çabalarının karşısında geçti. AKP ise tam tersine cemaatleri destekleyen partiydi. Ne darbecileri ne Gülencileri savunduk. Biz sadece hukukun üstünlüğünü savunuyoruz. Siyasal iktidar suçluyu kendi belirliyor. Bu görevin asıl sahibi olan hukuka bırakmıyor. Tablo şu; AKP döneminde, FETÖ onların sayesinde her türlü atamayı yapmış. AKP de cemaatin her istediğini yapmış, hatta onlar istedi diye yasa çıkarmış. Cemaat de bunun karşısında AKP'nin devletleşmesini sağlamış. Paralel iki yapı haline gelmişler. 17-25 Aralık'ta rant savaşı başladı ve paralel iki yapı birbirine girdi. Hesap vermeleri lazım. O generalleri biz mi atadık? CHP mi iktidardaydı? Kendileri iktidardaydı. Hatta gerçek iktidar FETÖ'ydü. Silahlanma çağrıları, sosyal medya kampanyaları tehlikeli ve çok ağır sonuçlar doğurur. Bakın epilasyon broşürü dağıtana kızıp vuruyorlar. Yarın aksi görüşü dile getireni vururlar. Daha da fenası ülke iç savaşa gider. Bütün dünya kişisel silahlanmadan kurtulmaya çalışıyor. Türkiye devlet eliyle vatandaşını silahlandırmaya çalışıyor. Bu işin bakanlar tarafından dillendirilmesi daha da tehlikeli. Bu şu anlama geliyor: Devlet görevini yapamıyor. Polise gerek yok. Orman yasaları geçerli, herkes başının çaresine baksın." CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Hürriyet'in dünkü sayısında yer alan "İşte herkesin aradığı ByLock" başlıklı manşet haberini de övdü. Kılıçdaroğlu, "Önemli bir haber. Önemli bir habercilik. Ancak hâlâ pek çok soru ve sorun var. Anlatımlar eksik, fotoğrafta bazı boşluklar var. Yakında ortaya çıkmasını umuyorum" dedi.
Hürriyet

İstanbul Bm'nin Merkezi Olmalı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM'nin 71. kuruluş yıl dönümüne yönelik verdiği mesajda, terörizmle mücadelede başarının anahtarının uluslararası işbirliği ve dayanışmanın artırılması olduğunu, bu hususta BM'nin öncü rol oynaması gerektiğini belirtti. Erdoğan, BM'nin kuruluşunun 71. yıl dönümüne ilişkin yazılı mesajında şunları kaydetti: Ülkemizin de kurucuları arasında olduğu Birleşmiş Milletler (BM) Örgütü'nün 71. kuruluş yıl dönümünün milletimiz ve tüm insanlık için hayırlı olmasını diliyorum. Kuruluşundan bu yana BM'nin ve onun temsil ettiği değerlerin en kuvvetli savunucuları arasında yer alan Türkiye, küresel barış ve güvenliğin temini, arabuluculuk, kalkınma, insani yardım, çevre ve Medeniyetler İttifakı gibi belli başlı alanlarda çok önemli roller üstlenmiştir. BM bütçesine katkılarını son yıllarda düzenli olarak artıran ülkemiz, bir yandan da kıtaların ve medeniyetlerin kavşağında yer alan İstanbul'u bir BM merkezi haline dönüştürmek için yoğun gayret sarf etmektedir. Kadim tarihi, zengin kültürel birikimi, stratejik konumu ve doğal güzellikleri ile İstanbul'un, BM merkezi olarak Örgütün misyonuna ve hedeflerine çok değerli katkılar sunacağına inanıyoruz. Uzun süredir farklı terör örgütleriyle mücadele eden bir ülke olarak, terörizmle mücadelede başarının anahtarının uluslararası işbirliği ve dayanışmanın artırılması olduğuna inanıyor ve bu hususta BM'nin öncü rol oynamasını arzu ediyoruz. sadece ülkemizin değil, tüm uluslararası toplumun güvenliği açısından tehdit oluşturan DEAŞ, EL KAİDE, PKK, PYD/YPG, DHKP-C VE FETÖ gibi terör örgütleriyle etkin mücadele için tüm BM üyesi ülkelerin göstermekte olduğu dayanışmanın devam etmesini diliyoruz. Şüphesiz uluslararası barış ve güvenliğin temini başta olmak üzere, BM'nin temel kuruluş amaçlarını layıkıyla yerine getirebilmesi, BM güvenlik Konseyi'nin günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda reforme edilmesine bağlıdır. Sıkça vurguladığım 'dünya beşten büyüktür' çağrımız doğrultusunda, BM Güvenlik Konseyi'ne temsil kabiliyeti daha adil, daha demokratik, şeffaf, etkin ve hesap verebilir bir nitelik kazandıracak kapsamlı bir BM reformuna her platformda desteğimizi sürdüreceğiz.
Milliyet

Barış Sürecine Destek Vereceğiz
Başbakan Binali Yıldırım, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ıkabul etti. Basına kapalı gerçekleşen ve yaklaşık 1 saat süren görüşmede, Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak da bulundu. Yaşanan terörist darbe girişimi karşısında, başta Abbas olmak üzere Filistin halkı ve makamlarının verdiği samimi desteğe teşekkür eden Yıldırım, Harem-i Şerif'te, Gazze'de ve tüm Filistin'de Türk bayraklarıyla sokaklara dökülen Filistinlilerin dayanışma mesajlarının kendilerine güç verdiğini ifade etti. Yıldırım, Filistin makamlarının FETÖ karşısında ortaya koyduğu net tavrı da memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Görüşmede ayrıca, Türkiye'nin Filistin'e her alanda verdiği desteği ileriki dönemde de devam ettireceğini vurgulayan Yıldırım, kalıcı barış için tek yolun, 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen Filistin devletinin vücut bulması olduğunu kaydetti. Yıldırım, Türkiye'nin, Filistin içi uzlaşı dahil olmak üzere, bu hedef doğrultusundaki çabalara katkı sağlamaya devam edeceğini bildirdi. Türkiye'nin Gazze'ye 4 Temmuz ve 7 Eylül'de toplam 13 bin tonluk insani yardım ulaştırdığını anımsatan Yıldırım, Gazze ve tüm Filistin'dekilere yaşam koşullarını iyileştirecek insani ve kalkınma yardımlarının sürdürüleceğini vurguladı. Abbas da Türkiye'nin ülkesine verdiği destek için şükran duyduklarını ifade ederek, Türkiye'nin Filistin'e katkılarının bundan sonra da süreceğinden emin olduğunu söyledi. Görüşmede, ikili konuların yanı sıra başta Ortadoğu Barış Süreci olmak üzere, bölgesel gelişmeler de ele alındı. Yıldırım dün ayrıca Fransa Dışişleri ve Uluslararası Kalkınma Bakanı Jean-Marc Ayrault ile FETÖ ile mücadele, Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgesel gelişmeler konusunda görüş alışverişinde bulundu. Yaklaşık 45 dakika süren görüşmede Yıldırım, terörden muzdarip olan Fransa'nın, bulunduğu ülkelerin istikrar ve güvenliğine de tehdit teşkil eden FETÖ ile mücadelede Türkiye ile dayanışma sergilemesinin önem arz ettiğini vurguladı.
Milliyet

Mersin'i Kana Bulayacaklardı
Suikast ve bombalı eylem yapmak üzere Mersin'e gelen PKK'lı Medine A., sahte kimlikle yakalandı. Kadın terörist ile birlikte 12 kişi daha gözaltına alındı. 3'ü kadın olan şüphelilerin çanta, araç ve evlerinde de çok sayıda patlamaya hazır hale getirilmiş fünye ve düzenek, kablolar, uzaktan kumanda ile yüksek miktarda patlayıcı madde elde edildi. Ayrıca Emniyet Müdürlüğü, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü, Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı binaları ve halkın yoğun olduğu İstiklal, Silifke ve Kuvay-ı Milliye Caddesi ile bazı büyük alışveriş merkezlerinde keşif yaptıkları da MOBESE ve güvenlik kamera görüntülerinde belirlendi.
Vatan

Gülen 12 Temmuz'da Darbeyi Onayladı!
İzmir'de 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturmada, 265 sanık hakkındaki 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan 1300 sayfalık iddianamenin ayrıntıları ortaya çıktı.İddianamedeki delillerin, ABD Başkan Yardımcısı Biden'ın Gülen'in iadesine ilişkin "Elimize ilk somut deliller geldi" sözüne temel oluşturduğu kaydedildi. İddianamade gizli tanıklara da dayandırılan bilgiler şöyle: Yurtta Sulh Konseyi'nin sıkıyönetim eylem planının 15.07.2016 günü, gün içerisinde deşifre olmasına müteakip, örgüt üst düzey yöneticilerinin ve bağlantılı oldukları dış istihbarat birimleri tarafından öne alarak aynı gün saat 21.00'den itibaren eylem planının uygulamaya koydukları anlaşılmıştır. Örgütün TSK imamı olarak bilinen Adil Öksüz, Ankara'daki bir villada darbe girişiminden önce Kurmay Albay Bilal Akyüz, Kurmay Yarbay Barış Avıalan, Tuğgeneral Mehmet Partigöç, Havacı Tümgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş, Denizci Koramiral Ömer Faruk Harmancık ile toplantı yaptı. Öksüz, villanın diğer katlarında gezerek içeride bulunan ve darbe ile ilgili çalışmaları yürüten örgütün sözde üst düzey imamları ile görüşmeler yaptı. 15 Temmuz akşamını kastederek, "İlk işlerden bir tanesi görevlendirme verilecek kuvvetlerle halen cezaevlerinde tutuklu bulunan FETÖ mensubu kişileri vakit kaybetmeksizin çıkartmak olacak" dedi. Darbe planı Öksüz tarafından 12 Temmuz günü ABD'ye götürülerek Gülen'in onayından sonra devreye sokuldu. Üyelere 17 Aralık 2013'ten sonra Türkiye genelinde ev yemekleri işletmeciliği adı altında örgütlenmeye gidilmesi talimatı verildi, örgüt yapılanması ev yemekleri üzerine işyeri açmaya başladı.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 125,1539-125,2384                       
ABD Doları 3,0829-3,0836/Euro 3,0836-3,3533/İngiliz Sterlini 3,3533-3,7695 


25 Milyara 'Batı' Yol
İstanbul'u Çanakkale üzerinden Balıkesir'e gerilmiş bir yay gibi bağlayacak "Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale- Savaştepe Otoyolu" projesi, halkın görüşüne sunulmak üzere askıya çıktı. Proje, Çanakkale 1915 Köprüsü'nü de kapsıyor ve yap-işletdevret modeliyle yapılacak. Çanakkale Köprüsü hariç, 324 kilometre olan otoban projesi, 9 milyar 843 milyon liraya mal olacak. "Çevresel etki değerlendirmesi raporu", İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından kabul edilen projeyle ilgili görüş ve öneriler için vatandaşlar İstanbul Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü veya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na müracaat edilebilecek. Yeni otoyol güzergahının sağında ve solundaki 100'er metrelik alan, koruma bandına alınıp kamulaştırılacak. Askıya çıkan projenin tanıtım dosyasındaki bilgilere göre, 4 milyar 518 milyon metrekarelik tarım alanı, bir milyar 762 milyon metrekarelik ormanlık/ çalı/otsu bitki alanı ve 91 milyon metrekarelik mera alanı kamulaştırılacak. Otoyol projesinin geçtiği güzergahlarda gelir artışı sağlayacağı vurgulanan raporun şu kısmı dikkat çekici: "Bununla birlikte kamulaştırma işlemleri, arazisi kamulaştırılan hak sahiplerinin geçim kaynaklarında değişikliğe, gelir kaynağında kayıplara sebep olabilecek. Dolayısıyla hak sahipleri farklı geçim kaynakları, iş olanaklarına yönlendirilecek."
Hürriyet

Faizsiz Finansta Parlama Fırsatı
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, faizsiz finans sektörünün büyüklüğünün önümüzdeki 5 yıl sonunda 3.5 trilyon dolara yükselme potansiyeli bulunduğunu belirterek bu potansiyelden en fazla yararlanan ülkelerden biri olmak için çalışmaların süratle devam ettiğini söyledi. Şimşek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de faizsiz bankacılık olarak bilinen katılım bankalarının aktif büyüklüğünün 2015 yılı sonu itibarıyla 120 milyar liraya ulaştığını belirtti. Katılım bankalarının bankacılık sektörü içerisindeki payının ise yüzde 5.1 olduğuna işaret eden Şimşek, sektörün kendisi için koyduğu hedefin 2025'e kadar söz konusu payı yüzde 15'e yükseltmek olduğunu bildirdi. Şimşek, geçen hafta cuma günü yaptıkları Faizsiz Finans Koordinasyon Kurulu'nun ikinci toplantısında da faizsiz finansın Türkiye ve dünyadaki görünümünü ayrıntılı bir şekilde ele aldıklarını ifade etti. Faizsiz finans sisteminin uluslararası finans ve kalkınma camiasının dikkatlerini çevirdiği bir alan olduğuna ve bu alanın önümüzdeki dönemde ağırlığını artırmaya devam edeceğine işaret eden Şimşek, "Son yayımlanan raporlar sektörün şu an 2 trilyon dolar civarında olan büyüklüğünün önümüzdeki beş yıl sonunda 3.5 trilyon dolara çıkabilecek potansiyeli olduğunu göstermektedir. Bu potansiyelden en fazla yararlanan ülkelerden biri olmak için çalışmalarımız süratle devam etmektedir" dedi. Şimşek, faizsiz finans sektörünün, Londra, Dubai, Hong Kong ve Lüksemburg gibi dünyanın önde gelen finans merkezlerinin de ilgisini çektiğini ve sektöre yatırımların giderek arttığını belirterek, "Cazibesi yüksek" diye konuştu.
Hürriyet

Türk Sanayicisi 'Rus' Nükleerine Talip Oldu
Türk sanayicisi, Rusya'nın Türkiye'de yapacağı nükleer santralden sonra, diğer ülkelerdeki Rus santrallerindeki işlere de talip oldu. Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, "7 milyar dolarlık iş yapabiliriz, firmalarımız bu konuda hazır olabilirlerse. Rusya santral yapıyor ama birçok parçasını da başka ülkelere de yapıyor. Niye Türkiye bu tedarikçilerden biri olmasın? Dünyada yapılacak 100'ün üzerinde santral var. Milet olarak organize olamamak, disiplin içerisinde iş yapamamak gibi zaafımız var, onu yenmemiz lazım" dedi. Nükleer enerji ile ilgili Rusya'ya bir ziyaret yaptıklarını anlatan Özdebir, uçak krizinden sonra ertelenen gezinin yeni yapıldığını kaydetti. Türkiye'de yapılması planlanan santrallerinin hep birinin maliyetinin 20 milyar dolar olduğunu söyleyen Özdebir, "Bir nükleer santral dediğimiz zaman bunun maliyetinin üçte birinden fazlası sadece akreditasyon masrafları. Diğer kısmın yüzde 50'sini biz yapabiliriz. 7 milyar dolarlık iş yapabiliriz, firmalarımız bu konuda hazır olabilirlerse. Rusya santral yapıyor ama birçok parçasını da başka ülkelere de yapıyor. Niye Türkiye bu tedarikçilerden biri olmasın? Dünyada yapılacak 100'ün üzerinde santral var. Rahatlıkla yan sanayi hizmeti verebiliriz. Santral için kablodan dikenli tele kadar malzeme var. Eğitim ve sertifikayı veren organizasyonu kurmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
Milliyet

Kimse 1.300 Tl'nin Altında Maaş Almayacak
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, asgari ücretlilerle ilgili verilen sözlerin tutulduğunu belirterek, "Ekim ayında girdikleri vergi dilimleri dolayısıyla ellerine net geçen maaşı bin 300 liranın altına inenler dahil hiç kimse bin 300 liranın altında maaş almayacak" dedi. Müezzinoğlu, Başbakan Binali Yıldırım ve hükümete asgari ücretlilerle ilgili yaptıkları çalışmalardan dolayı teşekkür etti. Bu konuda verilen sözlerin tutulduğunu vurgulayan Müezzinoğlu "Gerek asgari ücretlilerimiz gerekse asgari ücretli olmayıp da ekim ayında girdikleri vergi dilimleri dolayısıyla ellerine net geçen maaşı bin 300 liranın altına inen bin 700, bin 740 gibi brüt maaşı olan asgari ücretliler dışında olanlar da dahil Sayın Başbakanımızın kamuoyuna verdiği söz üzerine hiç kimse bu anlamda bin 300 liranın altında maaş almayacak. Dolayısıyla asgari ücretlilerin bir kısmı bin 230 liraya kadar hatta biraz daha altına iniyordu. Onlarınki bin 300'e tamamlandı. Şu anda ekim ayı maaşını almaya giden, alınteri döken hiçbir arkadaşımız bin 300 liranın altında maaş almayacak" diye konuştu. Müezzinoğlu, temmuz ayı işsizlik rakamlarında 0.9'luk bir artış olduğuna işaret ederek, "Ama bu sürece baktığımızda da geçen döneme göre ilave 295 binlik artı bir istihdam alanı oluşturduk. Biz 295 bin fazla istihdam alanı üretmemize rağmen işsizlik oranımızda artış oldu. Her bir yaşta 1 milyon 200 bin insanımız var ve istihdam alanına giriyor" dedi. Bir de çalışmaya talip olan kadınların bulunduğunu vurgulayan Müezzinoğlu, şunları kaydetti: "Kadınlarımız istihdama daha çok girmek istiyor. O nedenle aşağı çekmeye uğraşmamıza rağmen işsizlik oranında şu anda 10.7'lere geldik ama şu gelişmeleri, Türkiye dışında, Türk milleti dışında hiç kimse kaldıramazdı. Birincisi, 3 milyon kişiyi 5 yıldır kendi içinde misafir eden bir millet, 2015 temmuz ayından bu yana terörle olağanüstü mücadele, Rusya krizi, 15 Temmuz darbe girişimi ve yüzde 3.2'lik bir büyüme Bakın Avrupa ülkelerinin hiçbirinde bunlar yok. 'Bin tane Suriyeli gelecek' diye adamlar 'gelsin mi gelmesin' mi diye referandum yapıyor, tel örgülerle sınırlarını kapatıyor. Bu anlamda, 3 milyon insana ev sahipliği yapan bir millet, terörle mücadeleyi en üst düzeyde yapan bir millet, Rusya krizini atlatmayı başaran bir millet, 15 Temmuz darbe girişimine karşı dimdik ayakta duran ve o silahlara göğsünü siper eden bir millet" Müezzinoğlu, bütün bu yaşananlara rağmen ülkede geleceğe umutla ve güvenle bakıldığını dile getirerek, "Bu ülkenin dinamikleri, inanıyorum ki önümüzdeki 1-2 yıl içinde işsizlik oranlarını yüzde 9'ların altına indirecek. 2023'te de çok farklı bir Türkiye'yi hep beraber göreceğiz" şeklinde konuştu.
Star

Fırsatı Kaçırmak İstemeyen Devler Maliye'nin Kapısında
Vergi ve prim borçlusu mükelleflere yönelik 19 Ağustos'ta çıkarılan 'yeniden yapılandırma'ya ilgi büyük. Bugüne kadar 4 milyonu aşkın mükellef 34 milyar lirayı aşan borcunu yapılandırırken yapılandırma kervanına Türkiye'nin önde gelen şirketleri de katıldı. 31 Ekim'de sona erecek olan yeniden yapılandırma için Maliye'nin kapısını çalanlar arasında Koç Holding de yer aldı. Koç Holding yaptığı açıklamayla, vergi cezalarını yapılandırarak yaklaşık 23 milyon TL tutarındaki toplam yükümlülüğünü peşin ödeyeceğini duyurdu. Koç Holding'in Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda yer alan açıklamasında, şirket nezdinde gerçekleştirilen vergi incelemeleri sonucunda 4 Ağustos ve 22 Ağustos 2016 tarihli özel durum açıklamalarında belirtilenler de dahil 2010-2013 dönemleri için tebliğ edilen gecikme faizi hariç toplam 103 milyon lira tutarındaki cezalı vergi tarhiyatları ile ilgili ihtilaflar için yeniden yapılandırmadan yararlanılması amacıyla başvuru yapıldığı belirtildi. Bu kapsamda Koç Holding yaklaşık 23 milyon TL tutarındaki toplam yükümlülüğünü peşin ödeyerek Maliye ile olan ihtilafını sonlandıracak. Aksigorta'dan konu ile ilgili KAP'a yapılan açıklamada ise "Şirketimizin 5 Şubat 2013, 24 Ekim 2013 ve 11 Temmuz 2014 tarihli özel durum açıklamalarında belirtilen ve İstanbul 6. Vergi Mahkemesi kararıyla lehimize sonuçlanan 2010 vergilendirme dönemine ilişkin ilave 60.9 milyon TL Kurumlar Vergisi aslı ve 91.3 milyon TL vergi ziyaı cezasına ilişkin olarak Yönetim Kurulu 21 Ekim 2016 tarihinde, şirket menfaatlerini göz önüne alarak 6736 Sayılı Kanun'dan yararlanılmasına ve bu hususta gerekli tüm iş ve işlemlerin yapılmasına karar vermiştir" denildi. Yünsa'dan konu ile ilgili KAP'a yapılan açıklamada ise "Şirketimizin 2010, 2011, 2012 ve 2013 vergilendirme dönemlerine ilişkin toplam 7 milyon TL vergi aslı ve toplam 19 milyon TL vergi ziyaı cezasına ilişkin olarak 6736 Sayılı Kanun hükümlerinden yararlanılması hususu şirketimiz yönetim kurulunca değerlendirilmiş ve şirket menfaatleri gözönüne alınarak yararlanılmasına ve bu hususta gerekli tüm iş ve işlemlerin yapılmasına karar vermiştir" denildi.
Star

O Kadar Teşviğe Rağmen İlle De 1'inci Bölge Israrı
Yüksek bölgesel teşviklere rağmen Doğu ve Güneydoğu'ya yapılacak yatırımlar bir türlü istenen seviyelere ulaşamıyor. Bu durum, Ekonomi Bakanlığı'nın açıkladığı Eylül ayı teşvik belgesi istatistiklerine de yansıdı. Geçen ay 248, Ocak-Eylül döneminde 3 bin 767 yatırım teşvik belgesi verildi. Eylül ayında Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla gibi gelişmiş illeri kapsayan 1'inci bölgeye 72 teşvik belgesi tahsis edildi. Adana, Aydın, Bolu, Çanakkale, Denizli, Edirne, Isparta, Kayseri, Kırklareli, Konya, Sakarya, Tekirdağ ve Yalova'yı kapsayan 2'nci bölge 49 teşvikli belgeden yararlandırıldı. Böylece teşvikli yatırımların yüzde 49'u Batı illerinde toplandı. 3'üncü bölge 33, 4'üncü bölge 32, 5'inci bölge 37 teşvikli yatırımla buluşacak. Teşvikli yatırımlar, Ağrı, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van illerini kapsayan 6'ncı bölgede ise 24'de kaldı. Oysa sözkonusu 15 ildeki yatırımlara, yüzde 90 vergi indirimi, işverenler için 10-12 yıl sosyal sigorta prim desteği, çalışanlar için 10 yıl prim desteği sağlanıyor. TL kredilerde yüzde 7, dövize endeksli kredilerde 2 puan faiz oranı desteği bulunuyor. Ayrıca bu illerdeki yatırımlara, OSB içi veya dışı olmasına göre yüzde 50-55 oranında katkı veriliyor. Bütün bölgeler KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti ve arazi tahsisi imkanlarından ortak yararlanırken, 10 yıllık gelir vergisi stopajı indirimi sadece 6'ncı bölgede kullanılabiliyor.
Vatan

Eve 1.5 Yıl Sonra Kredi Dopingi
Konut satışları, kredi kullanımındaki artışla yükselişini sürdürüyor. Eylül ayında Türkiye genelinde toplam 108 bin 918 konut satıldı. Bu rakam, geçen aya göre yüzde 5.1 azalmaya işaret etse de bir önceki yılla kıyaslandığında yüzde 17.8 artış yaşandı. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Eylül ayına ilişkin konut satış istatistiklerinde en dikkat çeken veri kredili satışlar oldu. 2016 boyunca gerileyen kredili satışlar Ağustos'tan sonra Eylül'de de artışa geçti. Eylül'deki yükseliş hızı yüzde 46.7'ye çıktı ve 42 bin 83 konut kredi kullanılarak satıldı. Böylece, toplam satışlar içinde kredili satışların payı Nisan 2015'ten sonra yüzde 38.6 seviyesine yeniden ulaştı. Bankaların Ağustos'ta konut kredisi faizlerini yüzde 1'in altına çekmesi ve sektörde düzenlenen yüzde 0.70 oranlı kampanyalar kredili satışların hızlanmasında büyük rol oynadı. Ayrıca 21 Eylül'de konut kredisinde banka payının yüzde 75'ten yüzde 80'e çıkarılması da kredili alıma yöneltti. Böylece, 2016 boyunca yüzde 30 seviyesinde olan kredili satışlar, bankaların faiz indirimi sonrasında yeniden ivme kazanmış oldu. 9 aylık rakamlara bakıldığında toplam 935 bin 811 konut satıldı. Bunun 303 bin 381'ini kredili satışlar oluşturdu. 2015 yılında bu rakam, 337 bin 556 olarak gerçekleşmişti. Rakamları değerlendiren EYG İcra Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik: "Eylül ayındaki artışta tamamen faizlerin düşmesi etkili oldu. Emlak Konut GYO'nun kampanyasında da tüketiciyi banka kredisine yönlendirdik. Buradan şu çıkıyor, faizler makul seviyeye indiğinde konut satışları artıyor" dedi.
Vatan

DÜNYA

"Abd Gerilime Çözüm Arıyor"
ABD Savunma Bakanı Ashton Carter'ın Ankara, Bağdat ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) başkenti Erbil'e ziyaretinin ardından Washington, Musul kentine 12 km uzakta bulunan Başika'daki Türk askeri varlığının Türkiye ile Irak arasında yarattığı gerilime çözüm arıyor. Amerikan New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre Ankara ile Bağdat arasında uzlaşma arayan Washington'ın planı Türk ordusunun Musul operasyonuna doğrudan askeri katılımını öngörmüyor. Bunun yerine operasyona Türkiye'nin eğitim, tıbbi destek ve insani yardım sağlayarak katılması ele alınıyor. ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, cuma günü ve hafta sonu sırasıyla Ankara, Bağdat ve Erbil'de temaslarda bulunmuştu. NYT, Carter'ın, ABD'nin 'Irak'ın egemenliğine saygı' ile 'Türkiye'nin bölgedeki tarihi rolüne saygı' arasında denge kurmaya çalıştıklarını söylediğini belirtti. Amerikan gazetesi, adını açıklamadığı bir ABD Dışişleri yetkilisine dayanarak Türkiye'nin Başika'daki üste 600 ila 800 asker bulundurduğunu ve bazen buradan DEAŞ mevzilerini hedef aldığını yazdı. Amerikalı yetkililer, önceki gün de Başika'daki Türk askerlerinin, Peşmerge'ye ateş desteği verdiğini belirtti. Nitekim Başbakan Binali Yıldırım da Peşmerge'nin talebi üzerine Başika'dan topçu desteği verildiğini açıklamıştı. New York Times, Türkiye'nin Başika'da askeri varlık bulundurma gerekçeleri arasında bölgede faal olan PKK'ya karşı önlem ve Türkmenlerle Sünni Arapları Şii varlığına karşı korumayı saydı. Öte yandan 17 Ekim'de başlayan Musul operasyonu da devam ediyor. Irak ordusu ve Peşmerge'nin uluslararası koalisyonun hava desteğinin yetersiz kaldığı yolunda şikâyetleri söz konusuydu. Dün ABD'nin DEAŞ ile Mücadele Temsilcisi Brett McGurk, geçen hafta şimdiye kadarki en büyük hava desteğinin sağlandığını açıkladı. DEAŞ'a karşı yürütülen Öz Kararlılık Operasyonu'nun Sözcüsü Albay John Dorrian, bir hafta içinde 32 sorti yapıldığını, 1.776 mühimmat kullanıldığını belirtti. Buna göre 136 DEAŞ militanı öldürüldü, 18 tünel ve 26 bombalı araç imha edildi. Irak ordusu, Musul'un DEAŞ'tan kurtarılması operasyonu kapsamında 9 köyün geri alındığını duyurdu. Yazılı açıklamada, güneydeki Kayyara ilçesi ekseninde Harrara, Er-Rasif, Asfiye, Tuveba, Ebu Feşge el-Ulya ve es-Sufla, Ahvene, Ayn, Eş-Şek el-Ulya ve es-Sufla ve Es-Sefiyye köylerinin geri alındığı dile getirildi. Yürütülen operasyonlar sırasında 299 DEAŞ militanının öldürüldüğü, 20 bomba yüklü araç ile 45 bombanın kullanılamaz hale getirildiği belirtildi. DEAŞ, Musul'un batısındaki Şengal'a (Sincar) saldırdı. Dün sabaha karşı saat 04.00 sıralarında 7 bomba yüklü araç ile Şengal'e batı yönünden saldıran DEAŞ'ın bombalı araçları, Peşmerge ve Koalisyon uçakları tarafından imha edildi. Püskürtülen saldırıda 15 DEAŞ'lı öldürüldü. Kerkük Valisi Necmeddin Kerim, Fransız AFP'ye yaptığı açıklamada, güvenlik güçlerinin DEAŞ'ın kente başlattığı saldırı kampanyasını dün kontrol altına aldığını duyurdu. Kerim, "Güvenlik güçleri 74'ten fazla DEAŞ teröristini öldürdü, liderleri dahil çok sayıda kişiyi de gözaltına aldı" dedi. Geçen cuma sabaha karşı başlayan saldırılarda çoğu güvenlik görevlisi en az 46 kişi de hayatını kaybetmişti. AA'nın haberine göre, Kerkük'e sızan 4 DEAŞ militanı kentin farklı bölgelerinde intihar saldırısı düzenledi. Öte yandan ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü Jeff Davis ise Kerkük'e yönelik saldırıların "Musul operasyonunda yer alan güçlerin dikkatini dağıtmak" için düzenlendiğini söyledi.
Hürriyet

Obama'nın Türkiye'den Gelen Hediyeleri De Var
Barack Obama, başkanlık koltuğunu bırakmaya hazırlanırken, 2015 yılında dünya liderlerinin kendisine verdiği hediyeler açıklandı. Sputnik'e göre, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın internet sitesinde yayımlanan listede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan gelen hediyeler de yer alıyor. Sitede tarihleriyle yayınlanan listeye göre 16 Ekim 2015'te Ahmet Davutoğlu'dan 2 bin 950 dolarlık bir sandık teslim alındı. Bir ay sonra, yani 15 Kasım 2015'te ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, Obama'ya bir boyun bağı, G20 Zirvesi'nin anısına damgalı 4 levha, G20 logolu bir kravat, iki pamuklu bornoz, "A Vision of Global Peace" isimli bir kitap, Türk lokumuyla dolu, üzerinde ay-yıldız bulunan gümüş şekerlik ve 12 porselen vazo hediye etti. Bunların parasal değerinin, 1.112 dolar olduğu belirtiliyor. Davutoğlu ve Erdoğan dışında, 21 Nisan 2015'te Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun hediye ettiği cam çaydanlık ve gümüş kase de listede bulunuyor. Obama'ya en pahalı hediyeleri veren ülkeler arasında Katar ön sıralarda. Katar, tek kalemde 110 bin dolarlık iki adet altın mekanik kuş hediye ederken, geçen yıl Obama'ya toplamda 303 bin dolarlık hediye vermiş.
Milliyet

Utanç Kampı'nda Tasfiye Başladı
Daha çok İngiltere'ye geçme umuduyla ilkel koşullarda yaşam mücadelesi veren göçmenlerin yaşadığı ve Avrupa'nın utanç kampı olarak bilinen Fransa'nın Calais kentindeki "Jungle" sığınmacı kampı boşaltılmaya başlandı. Avrupa'nın yaşadığı göçmen krizinin sembolleri arasında gösterilen, ancak kötü koşulları nedeniyle "Orman" (Jungle) olarak bilinen derme çatma kampta yaklaşık resmi olarak 7 bin kişi yaşadığı belirtilirken, insan hakları örgütleri, bu sayının 8 bin 300'ü aştığını söylüyor. Olaylı ve protestolu geçen haftasonunun ardından, dün erken saatlerde başlayan tahliye işlemlerine 1200 polis katıldı. Dün sakin bir havada başlayan tahliye işlemleri sırasında, uzun süredir kampta yaşayan binlerce kişi, aşamalı olarak, otobüslerle Fransa'daki diğer mülteci merkezlerine götürülmeye başlandı. Dün 2 bin 500 sığınmacının tahliye edildiği açıklanırken, sığınmacıların, başkent Paris'in içinde bulunduğu Ile de France ve Korsika dışında, ülkenin diğer bölgelerine dağıtılacak. "Orman"daki mülteciler için Fransa'daki çeşitli kentlerde toplam 7 bin 500 yatak kapasiteli tesisler oluşturulmuş durumda. Kampın tahliye işleminin gelecek salı gününe kadar tamamlanması ve sonrasında da yıkım işlemine başlanması öngörülüyor. Tahliye operasyonuyla ilgili açıklama yapan Fransa İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, "İstemiyoruz, ama eğer kamptan ayrılmayı reddeden mülteciler olur ya da sivil toplum kuruluşları sorun çıkarırsa, polis zor kullanmak durumunda kalabilir" dedi. Ağırlıklı olarak Afgan, Suriyeli ve Eritreli göçmenlerin bulunduğu kampın tahliye işlemleri, aylardır yaşanan utancı da gözler önüne serdi. Kampta yaşayan ve ailelerinden kopartılan yaklaşık 1500 çocuğun akıbetiyle ilgili Londra hükümeti harekete geçti. İngiltere'de, İşçi Partili politikacı Alf Dubs'ın ismiyle anılan anlaşma kapsamında, reşit olmayan ve İngiltere'de ailesi veya yakını bulunmayan yaklaşık 1500 çocuk, kademeli olarak bu ülkeye alınmaya başlandı. Ancak İngiltere'nin çocuk sığınmacı alımında "isteksiz" davranması, kamuoyunun tepkisini çekiyor. Kamptan ayrılmaya zorlanan sığınmacıların büyük bölümü İngiltere'ye geçme hayallerinin suya düşmesiyle mutsuzluk yaşasa da, "utanç kampı"ndan kurtulduğuna sevinenler var.
Milliyet

Maduro'nun Taraftarları Meclis'i Bastı
Venezuela'da muhalefetin çoğunlukta olduğu kongrede düzenlenen olağanüstü oturumda Maduro'yu "darbe yapmakla" suçlayan karar metni görüşülürken, bir grup Maduro yandaşı meclisi bastı. Göstericiler ile milletvekilleri arasında kısa süreli bir arbede yaşandıktan sonra, göstericiler meclisten çıkarıldı. Yurtdışında bulunan Maduro ise yolladığı görüntülü mesajda anayasaya karşı yollardan kendisine darbe yapmaya çalışanlarla mücadele edeceğini belirtti. Ülkede muhalefet partileri Maduro'nun bir an önce görevini bırakması ve erken seçime gidilmesi için referandum sürecini başlatmışlar fakat Seçim Konseyi tarafından imzalarda hile yapıldığı gerekçesiyle veto yemişlerdi.
Star

Rus Yanlıları Gürcistan'da İlk Kez Parlamentoda
Gürcistan'da seçimin asıl kazananı Rus yanlıları oldu. Gürcistan'da 9 Ekim'de gerçekleştirilen genel seçimlerin sonuçları dün itibariyle kesinleşti. İktidardaki Gürcü Rüyası partisi parlamentodaki kontrolünü 44 sandalyeyle güçlendirirken, eski Devlet Başkanı Saakaşvili'nin Birleşik Ulusal Hareket'i sadece 27 sandalye elde edebildi. Hiçbir seçim ittifakına dâhil olmadan, tek başına 6 milletvekili çıkaran Rusya yanlısı Yurtseverler İttifakı da büyük bir sürprize imza attı: 1991'den beri gerçekleştirilen seçimlerde ilk kez Rusya taraftarı politikalar izleyen bir parti meclise girdi.
Star

Başkan Öldürün Dedi 800 Kişiyi Vurdular
Filipinler'de uyuşturucu satıcılarına savaş açacağı vaadiyle devlet başkanı seçilen Rodrigo Duterte'nin tepki çeken planı, kimileri için kanlı bir kazanç kapısı haline geldi. Yerel basına konuşan Ace ve Sheila adlı bir karı-koca, Duterte'nin göreve gelmesiyle başlatılan uyuşturucuyla savaş planı kapsamında 800 civarında uyuşturucu satıcısını öldürdüklerini öne sürdü. SBS kanalına konuşan çift, kurdukları 'ölüm mangası' yardımıyla hedef seçtikleri uyuşturucu satıcılarına arkadaş ya da müşteri gibi yaklaştıklarını, sonra da infazları gerçekleştirdiklerini söyledi. Çift, öldürdükleri her uyuşturucu satıcısı için polisten 100 dolar ödül aldıklarını belirtti. 100 dolar, ortalama bir Filipinlinin haftalık maaşına denk bir meblağ. Bağımsız kaynaklar, Duterte'nin göreve gelmesinden bu yana 4 bini aşkın kişinin, uyuşturucu satıcısı ya da kullanıcısı olduğu gerekçesiyle öldürüldüğünü vurguluyor. Bunların yarısından çoğunun, Ace ve Sheila gibi sivillerin kurdukları 'ölüm mangaları' tarafından infaz edildiği düşünülüyor.Duterte, Davao kentinde vali olduğu dönemde kendi kurduğu ölüm timi aracılığıyla çok sayıda mafya ve çete üyesini infaz etmekle suçlanmıştı. Duterte göreve gelmesiyle birlikte ilk iş olarak halkı, uyuşturucu satıcılarını öldürmeye çağırmıştı. Devlet Başkanı, öldürülen her uyuşturucu satıcısı için ödül verileceği vaadinde de bulunmuştu.
Vatan

Fransa 'Orman'ı Tahliye Etti
Fransa, yaklaşık 7 bin kişinin yaşadığı ve 'Orman' (Jungle) adıyla anılan Calais kentindeki mülteci kampını dün binlerce polisin gözetiminde boşaltmaya başladı. Yetkililer, günün ilk saatlerinde yaşanan birkaç küçük olay dışında, tahliye işleminin barışçıl bir ortamda gerçekleştiğini açıkladı. İngiltere'ye geçme hedefiyle uzun süredir kampta yaşayan binlerce mülteci, aşamalı olarak, otobüslerle Fransa'daki diğer mülteci merkezlerine götürülmeye başlandı. 'Orman'daki mülteciler için Fransa'daki çeşitli şehirlerde toplam 7 bin 500 yatak kapasiteli tesisler oluşturulmuştu. Kampın tahliye işleminin bugün tamamlanması ve sonrasında da yıkım işlemine başlanması öngörülüyor. Ağırlıklı olarak Afgan, Ortadoğulu ve Afrikalı göçmenlerin bulunduğu kamptaki yıkım işleminin de 3 gün içinde tamamlanması planlanıyor. Avrupa'daki mülteci krizinin sembollerinden biri olan kamp, kötü yaşam şartları ve polisle mülteciler arasında çıkan çatışmalarla sürekli gündeme geliyordu.
Vatan

POLİTİKA

Başkanlık Haftası
Başbakan Binali Yıldırım, hafta sonu Afyonkarahisar'da yapılan AK Parti istişare kampında bakan ve milletvekilleriyle anayasa çalışmalarını değerlendirirken, "Bu hafta Bakanlar Kurulu ve grup toplantıları yapılmayacak. Anayasa teklifi ile ilgili çalışılacak" dedi. Yıldırım, "tam başkanlık", "yarı başkanlık", partili cumhurbaşkanlığı" gibi seçenekler konuşulurken araya girdi ve espriyle, "3 seçenekten bahsediliyor. Yarı başkanlık, partili Cumhurbaşkanlığı, başkanlık sistemi. Bize yarım yakışmaz olacaksa tam olsun" mesajı verdi. Başbakan Yıldırım'ın, "Süreci ben yöneteceğim" dediği anayasa değişikliği çalışmasına ilişkin bilgi veren AK Parti kaynakları, "Geçmişte zaten bu konuyu çalışmış ve bir taslak da oluşturmuştuk. Şimdi bunun son rötuşları yapılacak" dedi. Yıldırım'ın belirleyeceği dar bir ekibin çalışmaya ilişkin son rötuşları süratle yapmasının ardından teklifin de kasım ayının ilk haftasında Meclis'e sunulacağı belirtiliyor. AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, hedeflerinin tam başkanlık olduğunu, yarı başkanlık ve partili cumhurbaşkanlığının kenarda tutulduğunu söyledi. AK Parti kaynakları, teklif Meclis'e sunulmadan önce MHP ile görüşülebileceğini belirtirken, CHP ile bir görüşme olup olmayacağı ise henüz netleşmedi. AK Parti kulislerinde, teklifle ilgili yapılan değerlendirmelerde başkanlıkla ilgili farklı geçiş formülleri üzerinde de duruluyor. Bunların arasında baharda olası bir referandumun ardından başkanlık seçimi ile birlikte parlamento seçiminin de yapılması ya da geçici bir madde ile Cumhurbaşkanı'nın mevcut yetkileriyle ya da başkanlık yetkileri ile 2019'a kadar görevine devam edip, iki dönem görev yapması, öngörülen başkanla ilgili ilk dönem seçiminin o tarihte gerçekleştirilmesi seçenekleri de gündemde. AK Parti Milletvekili Burhan Kuzu, kampta yaptığı sunumda, "Ülke koalisyonlardan, iki başlılıklardan çok sıkıntı çekti. Parlamenter sistem öyle bir sistem ki biriktirir biriktirir bir günde bitirir. 15 yıllık emek 3 ayda biter, geçmişte böyle oldu. Oraya dönülmek istenmiyorsa başkanlık sistemine geçilmelidir. Başkanlıkta parlamento daha etkili. Bakanlar da dışarıdan seçildiği için parlamento daha rahat olacaktır, hem denetim hem de kendi yasama çalışmaları açısından. Ya başkanlık ya pişmanlık; başkanlığa geçilmezse pişmanlık olur. Gün gelir dizine vurursun" görüşünü savundu. Kuzu, geçmişte Turgut Özal ve Süleyman Demirel için de böyle olduğunu savunarak, "Köşk'e çıkıp sonra bu görevden düşünce başkanlığı savundular ama olmadı" dedi. Kuzu, Hürriyet'e, bu hafta başkanlık sistemi için ara vermeden çalışılacağını belirterek, "Tam başkanlığı savunuyoruz. Başkanlık sisteminde iki parti öne çıkacak. Sol ve sağ partiler; konjonktür böyle. Ama bu 'Diğer partiler Meclis'e giremez' demek değil. Baraj da yüzde 1.5-3'lere doğru çekilebilir hatta tamamen de kalkabilir. Sonuçta bu iki partili bir sisteme gider ama baraj aşağıya çekileceği için diğer partiler de Meclis'te yer bulur" dedi.
Hürriyet
Gerçek İktidar Fetö'ydü
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Partililerin CHP'yi FETÖ'yü desteklemekle suçlamasını 'mizah unsuru' olarak niteledi ve AK Parti döneminde gerçek iktidarın FETÖ olduğunu ileri sürdü. Eski genelkurmay başkanlarından emekli Orgeneral Hilmi Özkök'ün "2004'te bilgi verdik, bir şey yapılmadı" açıklamalarını ve Başbakan Binali Yıldırım'ın "Kime bilgi vermişler" yanıtını değerlendiren Kılıçdaroğlu, şöyle dedi: "Darbe Komisyonu'na bilgi verenler; görevde bulunurken neler yaptıklarını, tanıklıklarını anlatıyorlar. (Özkök) O dönem devlet sırlarına vakıf bir kişi olarak kaygı taşıdığı konuları iktidara ilettiğini söylüyor. Zaten o dönemki gazete arşivlerine bakarsanız AKP'nin cemaati destekleyen tavrı her alanda görülüyor. Geçenlerde 4 olay anlattım. Mesela darbeci general Metin Dişli karargâhta neden tutuluyordu? Bunu askerler mi istiyordu, siyasi irade mi? Ülkeyi yönetenler bunun hesabını vermeden neyin hesabını soracak? 3 generalin ataması YAŞ'ta yapılmıştı. Ancak AKP, YAŞ kararını uygulamadı. (2010 yılında İçişleri Bakanı Atalay, 'darbeye teşebbüs' suçundan yargılanan Jandarma Tümgeneral Halil Helvacıoğlu'nu, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül de Tümgeneral Gürbüz Kaya ve Tuğamiral Abdullah Gavremoğlu'nu açığa almıştı). Hatta yasayı değiştirip 'Cumhurbaşkanı onaylamadan YAŞ kararları geçerli olamaz' denildi. Bu yasa değişikliğini yaptıran, cemaatin iradesiydi. Çağrı yapıyorum. MİT, MGK toplantılarında bütün terör örgütleriyle ilgili rapor sunar. FETÖ ile ilgili hangi sunumu yapmışsa çıksın açıklasınlar. Artık gizlisi saklısı kalmadı. Bütün bunlara rağmen CHP'yi FETÖ'cülükle suçlamaları mizah unsuru. Duyunca, okuyunca gülmekten kendimi alamıyorum. Bütün siyasi hayatımız cemaatlerin devleti ele geçirme çabalarının karşısında geçti. AKP ise tam tersine cemaatleri destekleyen partiydi. Ne darbecileri ne Gülencileri savunduk. Biz sadece hukukun üstünlüğünü savunuyoruz. Siyasal iktidar suçluyu kendi belirliyor. Bu görevin asıl sahibi olan hukuka bırakmıyor. Tablo şu; AKP döneminde, FETÖ onların sayesinde her türlü atamayı yapmış. AKP de cemaatin her istediğini yapmış, hatta onlar istedi diye yasa çıkarmış. Cemaat de bunun karşısında AKP'nin devletleşmesini sağlamış. Paralel iki yapı haline gelmişler. 17-25 Aralık'ta rant savaşı başladı ve paralel iki yapı birbirine girdi. Hesap vermeleri lazım. O generalleri biz mi atadık? CHP mi iktidardaydı? Kendileri iktidardaydı. Hatta gerçek iktidar FETÖ'ydü. Silahlanma çağrıları, sosyal medya kampanyaları tehlikeli ve çok ağır sonuçlar doğurur. Bakın epilasyon broşürü dağıtana kızıp vuruyorlar. Yarın aksi görüşü dile getireni vururlar. Daha da fenası ülke iç savaşa gider. Bütün dünya kişisel silahlanmadan kurtulmaya çalışıyor. Türkiye devlet eliyle vatandaşını silahlandırmaya çalışıyor. Bu işin bakanlar tarafından dillendirilmesi daha da tehlikeli. Bu şu anlama geliyor: Devlet görevini yapamıyor. Polise gerek yok. Orman yasaları geçerli, herkes başının çaresine baksın." CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Hürriyet'in dünkü sayısında yer alan "İşte herkesin aradığı ByLock" başlıklı manşet haberini de övdü. Kılıçdaroğlu, "Önemli bir haber. Önemli bir habercilik. Ancak hâlâ pek çok soru ve sorun var. Anlatımlar eksik, fotoğrafta bazı boşluklar var. Yakında ortaya çıkmasını umuyorum" dedi.
Hürriyet

İstanbul Bm'nin Merkezi Olmalı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM'nin 71. kuruluş yıl dönümüne yönelik verdiği mesajda, terörizmle mücadelede başarının anahtarının uluslararası işbirliği ve dayanışmanın artırılması olduğunu, bu hususta BM'nin öncü rol oynaması gerektiğini belirtti. Erdoğan, BM'nin kuruluşunun 71. yıl dönümüne ilişkin yazılı mesajında şunları kaydetti: Ülkemizin de kurucuları arasında olduğu Birleşmiş Milletler (BM) Örgütü'nün 71. kuruluş yıl dönümünün milletimiz ve tüm insanlık için hayırlı olmasını diliyorum. Kuruluşundan bu yana BM'nin ve onun temsil ettiği değerlerin en kuvvetli savunucuları arasında yer alan Türkiye, küresel barış ve güvenliğin temini, arabuluculuk, kalkınma, insani yardım, çevre ve Medeniyetler İttifakı gibi belli başlı alanlarda çok önemli roller üstlenmiştir. BM bütçesine katkılarını son yıllarda düzenli olarak artıran ülkemiz, bir yandan da kıtaların ve medeniyetlerin kavşağında yer alan İstanbul'u bir BM merkezi haline dönüştürmek için yoğun gayret sarf etmektedir. Kadim tarihi, zengin kültürel birikimi, stratejik konumu ve doğal güzellikleri ile İstanbul'un, BM merkezi olarak Örgütün misyonuna ve hedeflerine çok değerli katkılar sunacağına inanıyoruz. Uzun süredir farklı terör örgütleriyle mücadele eden bir ülke olarak, terörizmle mücadelede başarının anahtarının uluslararası işbirliği ve dayanışmanın artırılması olduğuna inanıyor ve bu hususta BM'nin öncü rol oynamasını arzu ediyoruz. sadece ülkemizin değil, tüm uluslararası toplumun güvenliği açısından tehdit oluşturan DEAŞ, EL KAİDE, PKK, PYD/YPG, DHKP-C VE FETÖ gibi terör örgütleriyle etkin mücadele için tüm BM üyesi ülkelerin göstermekte olduğu dayanışmanın devam etmesini diliyoruz. Şüphesiz uluslararası barış ve güvenliğin temini başta olmak üzere, BM'nin temel kuruluş amaçlarını layıkıyla yerine getirebilmesi, BM güvenlik Konseyi'nin günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda reforme edilmesine bağlıdır. Sıkça vurguladığım 'dünya beşten büyüktür' çağrımız doğrultusunda, BM Güvenlik Konseyi'ne temsil kabiliyeti daha adil, daha demokratik, şeffaf, etkin ve hesap verebilir bir nitelik kazandıracak kapsamlı bir BM reformuna her platformda desteğimizi sürdüreceğiz.
Milliyet

SPOR

Kemer Country Golf Kulübü'nde hafta sonu yapılan Turkcell Platinum Golf Challenge'ın kazananları bayanlarda Hyun Young Shim, erkeklerde ise Shinichi Yonova oldu. Bu yıl ikincisine imza atılan ve iki gün boyunca devam eden turnuva golf tutkunu pek çok ismi bu hafta sonu bir araya getirirken; izleyici olarak gelen ünlü simalara da ev sahipliği yaptı. Organizasyona Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu ve TFF Başkanı Yıldırım Demirören başta olmak üzere, Erdem Kıramer, Erhan Kamışlı, Beyhan Benardete, Ahmet Özyazıcı, Cemal Kalyoncu, Sabri Yiğit, Fikret Öztürk, Mete Düren, Ali Nuri Türker, Mete Boybeyi, Pervin Topbaş, Kıvanç Oktay, Meltem Oktay Demirören, Hasan Akçakayalıoğlu, Cansen Symes Başaran, Serra Tokar ve Hakan Çarmıklı gibi tanınmış isimler katıldı. İki gün süren turnuvaya kayıt yaptıran 200'ü aşkın sporcu, "Erkekler A-B-C" ve "Kadınlar A-B" ile "Gençler" olmak üzere altı ayrı kategoride yarıştı. Turkcell Platinum Golf Challenge önceki gün düzenlenen ödül töreniyle sona erdi.
Milliyet

Beşiktaş Yönetimi, Antalyaspor maçının ikinci yarısında sol ayak aşil tendonu kopan Caner Erkin'e sahip çıkacak. Siyah- beyazlıların, Inter'den satın alma opsiyonuyla birlikte 1 yıllığına kiralanan milli futbolcunun bonservisini alacağı bildirildi. En az 6 ay sahalardan uzak kalacak olan Caner'in durumuyla ilgili Beşiktaş Sağlık Kurulu ile görüşecek olan siyah-beyazlı yönetim, yetenekli futbolcunun geleceği hakkında kararını verecek. Yapılan anlaşmaya göre Inter'e 1 milyon euro ödemesi halinde Caner'in bonservisini satın alma hakkı bulunan Beşiktaş bu konuyu şimdilik gündeme getirmeyecek. Milli futbolcunun şimdiye kadar ortaya koyduğu performanstan çok memnun olan siyah-beyazlı yöneticiler ilerleyen aylarda Çizme ekibi ile görüşerek bonservis pazarlığına başlayacak. Kulüpler arasında anlaşma sağlanırsa 1 milyon euronun çok altında bir rakama Caner'in bonservisi Beşiktaş'a geçecek. Zor günlerinde Caner'e sahip çıkmak isteyen siyah-beyazlı yöneticilerin kendi aralarında yaptıkları değerlendirmede görüş birliğine vardıkları vurgulandı. Beşiktaşlı yöneticilerin, "Caner bu sezon oynadığı her maçta takıma önemli katkılar sağladı. Futbol hayatı bitmediği sürece, Caner Erkin bizim oyuncumuzdur. Gerekirse sezon sonu gelmeden bonservisini de alırız" diye konuştukları aktarıldı.
Milliyet


Ziraat Türkiye Kupası 3. turunda bugün Dersimspor ile karşılaşacak olan Galatasaray'da Teknik Direktör Jan Olde Riekerink yedeklere şans verecek. Sezon başından bu yana forma şansı bulamayan isimleri tercih edecek olan Hollandalı teknik adam, "Kimse neden oynamıyorum diye üzülmesin. Şimdi önümüzde bir kupa maçı var ve kendinizi göstermeniz için böyle maçlar fırsattır. Uzun maratonda hepinize sıra gelecek ve bu konuda karamsarlığa kapılmanıza gerek yok" şeklinde konuşarak oyuncularından bugünkü maçı fırsata çevirmelerini istedi. Riekerink bugün kalede Cenk Gönen'i tercih edecek. Hollandalı teknik adam defans hattında ise sağda Salih, solda ise Linnes'i oynatacak. Savunmanın merkezinde ise sakatlıktan kurtulan Serdar Aziz ile Semih Kaya ikilisi görev yapacak. Cim-Bom'da orta alanda ise De Jong ve Hamit Altıntop oynayacak. Trabzon maçında kulübeye çekilen Sabri ve Yasin ikilisi ise ortanın kanatlarında görevlendirilecek. Riekerink en uçta ise Sinan Gümüş'ü arkasında ise Josue'yi 11'de sahaya sürecek. Galatasaray dün akşam yaptığı antrenmanın ardından Dersimspor maçı için kampa girdi.
Milliyet


Fenerbahçe'nin çehresi, iki yeni oyuncunun takıma dahil olmasıyla değişti. Klas ve iş bitiren oyuncu farkını hemen gösteriyor. Son üç maçta sakatlığı sebebiyle forma giyemeyen Lens'in yokluğunda sarı-lacivertliler tek galibiyet alamamıştı. Hollandalı, kritik yerde yeteneğini konuşturup takımına avantajı sağladı. Sow ya da Volkan Şen'i sol kanatta bekleyen Konyaspor'un planlarını İsmail bozdu. Hasan Ali ile birlikte ev sahibinin sağ kanadını kapatan İsmail, hücuma da katkı verip ileride baskı da yaptı. 4-4-1-1 düzeninde maça çıkan sarı-lacivertlilerde Emenike'nin hemen arkasında oynayan Van Persie, oyun zekası ile boş alanları aradı. İkinci golcü olarak fırsat kovaladı. 24'te Fenerbahçe öne geçti. Lens'in iki rakibini çalımlayıp kendini yerde bulması ile kazanılan penaltıyı Emenike gole çevirdi: 0-1 İkinci yarı Aykut Kocaman iki değişiklik yaparak takıma ofansif bir karakter kazandırmaya çalıştı. Buna karşılık Advocaat olası Konyaspor baskısı öncesi sakatlıktan yeni çıkan Lens'in yerine taze güç olarak oyuna Sow'u aldı. 51'de Emenike, kaleciden seken topta boş kaleyi bulamadı. 58'deki yan topta Van Persie saniyeler içinde üç kez gol vuruşu yapsa da sonuç alamadı. 66'da Konyaspor'un en ciddi atağı geldi. Ömer Ali'nin vuruşu sağ çaprazdan dışarı çıktı. Ev sahibi, 70'te Skrtel'in ceza sahası içinde elle oynadığı itirazında bulundu. Bu bölümlerde gol için yüklenmeye çalışsa da Konyaspor aradığı fırsatı bulamadı. Fenerbahçe mutlaka kazanması gereken maçtan üç puanla ayrılarak rahat bir nefes
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme