26 Ekim 2016 Çarşamba

26.10.2016 Genel Gündem



26.10.2016 Çarşamba
GÜNDEM

Kırmızı Listede 
İçişleri Bakanlığı, 'terörden arananlar' listesini güncelledi. Yeni listeye FETÖ terör örgütünden aranan ve hakkında yakalama kararı bulunan 37 kişi eklendi. Bu kişilerden 8'i 'kırmızı', 3'ü 'mavi', 3'ü 'yeşil', 5'i 'turuncu' ve 18'i de 'gri' kategorideki listede yer alıyor. Darbe girişiminin kilit ismi olan Adil Öksüz ile Fetullah Gülen'den sonra örgütün başına geçeceği iddia edilen Mehmet Ali Şengül ile birlikte Abdullah Aymaz, Ahmet Kara, İsmail Büyükçelebi, Mehmet Erdoğan Tüzün, Mustafa Özcan ve Naci Tosun, 4 milyon liraya kadar ödül verilen 'kırmızı liste'de yer aldı. FETÖ'den aranan Necdet Başaran, Necdet İçel ve Nevzat Ayvacı 1 milyon 500 liraya kadar ödül verilen 'mavi' kategoride, Harun Tokak, İsmet Aksoy ve Mustafa Yeşil ise 1 milyon liraya kadar ödül verilen 'yeşil' kategorideki listeye konuldu. 600 bin liraya kadar ödül verilen 'turuncu' kategorideki listeye de Abdulletif Tapkan, Bekir Baz, Cevdet Türkyolu, Mehmet Hanefi Sözen ve Recep Uzunallı'nın isimleri eklendi. Terörden arananlar listesine eklenenlerin uluslararası aranması için de çalışma başlatıldı. Kırmızı Bülten prosedürü zaman aldığından, öncelikle şüpheliler için 'difüzyon' adımı atıldı. Uluslararası acil olarak arananlar (wanted) için hazırlanan difüzyon dosyasında, şüphelilerin fotoğrafı, pasaportunun seri numarası ve arandığı suçlarla ilgili bilgilere yer veriliyor. Şüpheliler için uluslararası arama kararı olan Kırmızı Bülten çıkarılması için de çalışmalara başlandı. Firari Öksüz'ün Kocaeli- Sakarya-Bolu üçgeninde deşifre olmamış FETÖ hücresi bir evde saklanıyor olabileceği değerlendiriliyor. İstihbarat birimlerinin yaptığı değerlendirmede ise Öksüz'ün yüzde 80 ihtimalle yurtdışında olduğu, karayoluyla yasadışı olarak Gürcistan'a, oradan da ABD'ye gittiği kaydediliyor. İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "www.terorarananlar.pol.tr" web sitesinin, hizmet vermeye başladığı günden itibaren 840 bin 390 ziyaretçi tarafından 5 milyon 823 bin 619 kez görüntülendiği belirtildi. Açıklamada, 'yeşil' listedekiler için 1 milyon 300 bin lira, 'gri' kategoridekiler için 750 bin lira olmak üzere, Ödül Komisyonu tarafından toplam 4 milyon 680 bin lira ödül verildiği kaydedildi. 'Alo 140 Terör İhbar Hattı'na gelen 487 bin 962 çağrı sonucunda kırmızı listedeki 1, yeşil listedeki 5, turuncu listedeki 1 ve gri listedeki 20 olmak üzere 27 terör örgütü mensubunun ölü ele geçirildiğ
Hürriyet


'Kozmik Oda' İçin 45 Kişiye Yakalama 
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "Kozmik Oda" soruşturması kapsamında, 45 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı, zanlılardan 23'ü gözaltına alındı. Soruşturmanın bir numaralı şüphelisinin, Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sonrası tutuklanan eski Genelkurmay Adli Müşaviri Albay Muharrem Köse olduğu öğrenildi. Köse darbe girişiminin planlayıcılarından olmakla suçlanıyordu. Köse, 15 Temmuz sonrası mahkemece tutuklanmıştı. 2011 yılında Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast iddiasıyla süreç başlatılmıştı. Genelkurmay'ın tüm itirazlarına karşın yaklaşık 1 ay süreyle 'Kozmik Oda' olarak bilinen Genelkurmay Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığında arama yapılmıştı. CD, Harddisk ve dosyalardan oluşan çok sayıda gizli belgenin dışarı çıkarıldığı belirlenmişti. Hakkında gözaltı kararı çıkan isimler arasında 'Kozmik Oda'da arama yapan hakim Kadir Kayan da var.
Vatan

Gültan Kışanak Gözaltına Alındı 
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak ile DBP'li Meclis Üyesi Fırat Anlı, terör soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Diyarbakır Başsavcılığı'nca terör örgütü PKK'ya yönelik soruşturma kapsamında, hakkında gözaltı kararı verilen Kışanak, Diyarbakır Havalimanı'nda, DBP Meclis Üyesi Fırat Anlı ise adresinde, İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alındı. Gözaltı olayının ardından Diyarbakır Belediye binasının çevresinin polislerce sarıldığı belirtildi. Bu arada polisler, Kışanak ve Anlı'nın evlerinde arama yaptı. Öte yandan Başsavcılık, gözaltılarla ilgili "Belediye kaynakları örgüt lehine kullanıldı. Soruşturma sürüyor" açıklaması yaptı. Kışanak, dün Meclis'te 15 Temmuz Darbe Komisyonu'na ifade verdi. Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı ile Diyarbakır Belediyesi'nde ne görüştükleri sorulunca şu yanıtı verdi: Dumanlı'ya 'Bizi itham eden yayınlarınızla barış sürecini sekteye uğrattınız' dedim. Ekrem Dumanlı, 'Hükümet bizi kandırdı' dedi. Ben de dedim ki, hükümet de 'FETÖ kandırdı' diyor. Arada biz mağduruz, canımıza okudunuz, Yeter artık düşün bu milletin yakasından. Kalktı gitti. Sizin hiçbirinizin söyleyemeyeceği sözleri söyledim.
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 125,7698-125,8342 
ABD Doları 3,0712-3,0720/Euro 3,3439-3,3449/İngiliz Sterlini 3,7386-3,7417

2017'de Dalgalı Maaş Dönemi 
25 Ağustos'ta Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren zorunlu bireysel emeklilik kanununa göre, 45 yaşın altında çalışanlardan Ocak 2017 itibariyle her ayki prime esas kazançlarının yüzde 3'ü kadar kesinti yapılacak. Prime esas kazanç sistemi ise Türkiye'de asgari ücrete endeksli yürüyor, 2016 yılı rakamlarına göre şu anki prime esas kazancın alt limiti bin 647 TL iken, üst limiti 10 bin 705 TL düzeyinde bulunuyor. Prime esas kazançlar "asıl ücretler, kazançtan hisse şeklinde ödenen ücretler, primler, ikramiyeler, fazla mesai ücreti" gibi kalemlerden oluşuyor. Bu nedenle bir ay içinde çalışana yapılacak ödeme, bu yıl için üst limit olan 10 bin 705 TL'nin üstünde olursa; limiti aşan bölüm 2. ayın prime esas kazançlarına dahil ediliyor. Aynı şekilde, ücretsiz izin dönemlerinde de prim yatırılmıyor. Bu dönemde ücret dışında ikramiye, prim gibi bir para ödenmişse sonraki ay içinde prime esas kazanca dahil edilip, priminin ödenmesi gerekiyor. Bu da, prime esas kazancın çalışanların bir bölümü için her ay farklılaşması anlamına geliyor. Zorunlu bireysel emeklilik kanununa göre, katkı payı için maktu limit getirmeye Bakanlar Kurulu yetkili kılınmış durumda. Ancak böyle bir düzenleme henüz yapılmadı. Şu anki haliyle düzenleme yürürlüğe girerse, belli bir maaşın üstünde alan birçok çalışanın maaşında her ay değişen bireysel emeklilik kesintisi yapılacak. Çalışanların her ay kesinti oranının değişmesi nedeniyle özellikle büyük şirketlerde sadece tek bir kişinin bu işle ilgilenmesi gerektiğine de dikkat çekiliyor.
Hürriyet

O Süre Uzadı 
Başbakan Binali Yıldırım, 31 Ekim'de sona ereceği açıklanan vergi alacaklarının yeniden yapılandırmasına ilişkin başvuruların 25 Kasım'a kadar uzatıldığını aktardı. Yasa 6.3 milyon mükellefin 90 milyar liralık borcunu kapsıyordu. Şu ana kadar 3.8 milyon kişinin 30 milyar liralık borcu yapılandırıldı. 2.5 milyon mükellefin 60 milyar liralık borcu duruyor. Peki, bu 1 ay içinde kimler hangi borçlar için nereye başvuracak? Her türlü vergi ve vergi cezası, gecikme faizleri ve zamları, gümrük vergileri, trafik cezaları, askerlik, nüfus, seçim, karayolu kaçak geçiş ücreti, RTÜK idari para cezaları, YURT-KUR öğrenim ve katkı kredisi borçları, düzenleme kapsamında. Borcunuzu, 'gib.gov.tr'den ya da bulunduğunuz yerdeki en yakın vergi dairesinden öğrenebilir ve ödeme planı isteyebilirsiniz.
Posta

Esnafa Kredi Müjdesi 
Makine, araç, ekipman ve demirbaş alımları, işyeri tadilatı, hammadde veya sermaye ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik kredi talep eden esnaf ve sanatkarları rahatlatacak önemli bir gelişme yaşandı. Yeni yılla birlikte artık esnafın kaynak sıkıntısı bitecek. Hükümet, esnafın ucuz paraya erişimini sağlamak amacıyla Halkbank tarafından kullandırdığı krediler için bütçeden 1.3 milyar lira faiz desteği ayırdı. Bu ne demek? Bakkal, taksici, berber, manav, camcı, aynacı, lokantacı, ayakkabıcı kısacası tüm esnaf, Esnaf ve Kefalet Kooperatifleri aracılığıyla 150 bin liraya kadar faiz indirimli kredi kullanıyordu. Kredi faizinin üstünü Hazine tamamlıyordu. 2016'da bu faiz desteği için 700 milyon lira kaynak ayrılmıştı. 2017 için ayrılan tutar yüzde 85.7 artırılarak 1 milyar 300 milyon liraya çıkarıldı.
Posta

30 Milyar Dolar'lık İşbirliği Çağrısı 
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, İran ve Türkiye'nin rekabetle küçülmek yerine işbirliğiyle büyümeyi tercih ettiğini belirterek, "160 milyonluk toplam nüfusa ve 100 milyar doları aşkın tarımsal hasılaya sahip iki ülkenin işbirliğiyle oluşturacağı sinerji, bölgenin huzur ve barışı için son derece önemlidir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın koyduğu 30 milyar dolar hedefine çıkarmak için her alanda olduğu gibi tarım alanında da çok çalışmalıyız" dedi. Çelik, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde (TOBB) gerçekleştirilen Türkiye- İran Tarımsal İş Forumu ve Türkiye-İran Tarım Yürütme Komitesi 6. Dönem Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, dost ve kardeş ülke İran ile ilişkilerde bu yıl önemli gelişmeler yaşandığını ifade etti. Çelik, İran'a yönelik ekonomik yaptırımların kalkmasıyla ikili ticaretin hızla yükseleceğine işaret ederek, şunları kaydetti: "İran Türkiye'nin Asya'ya açılan kapısı, Türkiye de İran'ın Avrupa'ya açılan kapısı. 2013'te 22 milyar doları bulan fakat geçen yıl 9.7 milyar dolara kadar gerileyen ticaret hacmimizi 30 milyar dolara çıkarmak için tarım alanında da çok çalışmalıyız."
Milliyet

Çanakkale 1915 Köprüsü Geçiş Ücreti: 15 Euro+Kdv 
Başbakan Binali Yıldırım, bugün ihale ilanına çıkacak Çanakkale 1915 Köprüsü'nün geçiş ücretinin 15 Euro+KDV (yaklaşık 60 lira) olacağını açıkladı. Başbakan Yıldırım, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ile birlikte Çankaya Köşkü'nde gazetecilerin sorularını cevapladı. Çanakkale 1915 Köprüsü hakkında açıklama yapan Başbakan Binali Yıldırım "Çanakkale 1915'te köprüsüyle ilgili güzergah resmi, Ulaştırma Bakanlığı'mız çalışmalarını tamamladı. Yarın (bugün) itibarıyla ihale ilana çıkıyor" dedi. Köprünün yapımını 2023'e kadar bitirmeyi hedeflediklerini kaydeden Başbakan Yıldırım, "Yapım süresi, yaklaşık 5 yıl öngörülüyor. 18 Mart'ta da Çanakkale törenlerinde temel atmayı hedefliyoruz" dedi. Başbakan Yıldırım bir gazetecinin köprünün geçiş ücretini sorması üzerine, "Geçiş ücreti de 15 Euro artı KDV. Maliyet teklişe beraber gelecek ama takribi söylemek gerekirse oldukça büyük bir proje, finans maliyeti filan hariç 10 milyar TL'yi bulur. Bu Türkiye'nin gündeminde yıllardır konuşulan bir projedir. Belki son 50 yıldır hep konuşulan bir projedir. Nihayet bunu da yapmak bizlere nasip olacak diye düşünüyoruz. Yarın ihale ilanına çıkıyoruz, 26 Ocak'a kadar teklişer toplanacak sonra hemen değerlendirilecek ve inşallah her şey yolunda giderse 18 Mart'ta da ilk kazmayı vuracağız" diye konuştu. Köprünün yapımı ile ilgilenenlerin olduğunu kaydeden Başbakan Yıldırım "Japonya da ilgileniyor, başka ilgilenenler de var, Kore ilgileniyor, Türk müteahhitler ilgileniyor, Çin ilgileniyor. Neticede birer birer meydana çıkacaklar, boy gösterecekler, er meydanı burası hangisi daha güçlü ise en iyi teklifi verirse burada tabii sistem şöyle olacak; yapım süresi dahil işletme süresini en az veren, yani süre yarıştırılacak. Trafik garantisi var, birim geçiş ücreti var, yapım dahil süreyi en kısa veren teklif kazanan teklif olacak. Türkiye'nin bir mega projesi daha start almış oldu. Memlekete hayırlı olsun" dedi. Çanakkale geçilmez sözünün tarihte kaldığını ifade eden Yıldırım "Çanakkale geçilir, her türlü geçilir hale geliyor. Denizden geçiliyor, havadan geçiliyor şimdi karadan da geçilmiş olacak. Türkiye, dünyada böyle büyük projeleri yapan ender ülkelerden biri. Türkiye ekonomisinin üzerine çeşitli hikayeler yazmaya çalışanlar, kötümser hava yaymaya çalışanlar bir kez daha gerçeğin böyle olmadığını ümit ederim görmüş olur" dedi.
Star

Yatırım Ve İstihdam Elektriklendi 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın tüketici memnuniyetine yönelik çalışmaları karşılığını verdi. Dağıtım şirketleri yıllık yatırım hedeflerinin üzerine çıktı. 2016 yılı için yapılması planlanan 3 milyar 750 milyon liralık yatırıma rağmen, toplam yatırım miktarı 4 milyar lirayı aşacak. Çağrı merkezindeki çalışanların sayısı ise 2 katına çıkacak. Elektrik sektöründeki gelişmeleri bir grup gazeteciye değerlendiren Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) Genel Sekreteri Uğur Yüksel, 5 yıl için 18.2 milyar liralık yatırım başlığı olduğunu belirterek "2016 rakamlarına bakıldığında yıllık 3.75 milyar TL hedefinin üzerine çıkıldı" dedi. Bakanlığın çağrı merkezlerine yönelik tespitlerinin ardından çalışmalar yapıldığını ifade eden Yüksel, bugüne kadar 4 ilde 9 bölgeye hizmet verecek çağrı merkezleri açıldığını söyledi. Bine yakın kişiye bu kapsamda istihdam sağlandığını aktaran Genel Sekreter Yüksel "5 ilde açılacak çağrı merkezlerinde ise 1.076 kişilik yeni istihdam yaratılması söz konusu olacak. Toplamda 2 bin 28 kişiye ulaşan istihdam yaratılmış olacak. Mevcut kapasitenin iki katına varan artış oldu" şeklinde konuştu. Yüksel, elektrik kesintisinin kısa sürmesi ve mümkünse olmamasının önemli olduğunu belirterek arızalarla ilgili personel sayısının 14 bin 500'ten 18 bine çıkarıldığını kaydetti. Bunun yüzde 20'lik artış anlamına geldiğini aktaran Yüksel, birkaç ay içerisinde hayata geçirileceğini bildirdi. Uğur Yüksel, teknik personel olması nedeniyle biraz daha dikkatli davranılması gerektiğine dikkat çeken Yüksel, mesleki yeterlilik kurumu ile birlikte bu konuda adımlar atıldığını kaydetti.
Star

TÜSİAD Evraksız Sisteme Geçiş İstedi 
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Ticaretin Kolaylaştırılması Dairesi Başkanı Jale Arslan, gümrüklerdeki Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü (YYS) sahibi şirket sayısının arttığını bildirdi. YYS sisteminin dev gümrüklemelerden ziyade "gümrüklemecilikler" anlamına geldiğini ifade eden TÜSİAD Dış Ticaret Çalışma Grubu Başkanı Asım Barlın da, "Günümüzde tüm belgeler gümrüğe ait bir elektronik havuzda toplanabiliyor. Bu noktaya gelmiş olan bir çalışma düzeni, evraksız gümrük faaliyetlerine de geçebilir. Ne olursa olsun evraksız gümrük sistemine geçiş mümkün olmalı" dedi. Barlın, yeşil pasaportlar konusunda YYS'lere öncelik taşınmasını istedi.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

Halisdemir Erdoğan Başkan Olsun Diye Şehit Olmadı 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Binali Yıldırım'ın "Başkanlığın kapısı 15 Temmuz'da açıldı" sözlerini eleştirerek, "Şehit Astsubay Ömer Halisdemir, Erdoğan başkan olsun diye şehit olmadı" dedi. Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında özetle şöyle konuştu: "Faizler almış başını gidiyor, sorunu çözmek zorunda olan bir Başbakan bankacılara kızıyor. Senin şikâyet etmeye hakkın yok ki. Sayın Cumhurbaşkanı da şikâyetçi, indirin kardeşim. Siz faizleri indirdiniz de CHP olarak biz engel mi olduk? Meclis'e getirin bir kanun, 'Faizler yüzde 1'i geçemez' de, vallahi billahi destek vereceğiz. Getirir mi? Getiremez, abileri izin vermez. Bunların arasında aslında simbiyotik bir ilişki var. Birbirlerinden beslenen bir ilişki var. Simbiyotik ilişkiye en güzel örneği Sayın Erdoğan veriyor. Trabzon'da konuşma yapıyor, 'Ne istediniz de vermedik.' Şimdi sevgili Binali Yıldırım'a soruyorum, neleri istediler de, siz neleri verdiniz? Şimdi Sayın Başbakan'ın konuşmasından anlıyoruz ki, bir yapının terör örgütü olup olmadığına, devlet aleyhine çalışıp çalışmadığına, devletin güvenlik raporlarına bakarak değil, AKP ile ilişki durumuna bakarak karar veriliyor. 17 Aralık silahlı bir eylem değildir, kimsenin elinde silah yoktu. Niye 17 Aralık'ı milat olarak alıyorlar, kendi yolsuzluklarını kapatmak için. Başbakan Binali Yıldırım diyor ki, 'Başkanlığın kapısı 15 Temmuz gecesi açılmıştır.' Bu söz 15 Temmuz'da tankların önüne yatan, kurşunlara hedef olan şehitlerimize ve gazilerimize ihanettir. Şehit Astsubay Ömer Halisdemir, 'Recep Tayyip Erdoğan başkan olsun' diye şehit olmadı. Şehitlerimize yazıktır, günahtır. 'Cumhurbaşkanı anayasayı ihlal ediyor, anayasayı değiştirelim, kuralları değiştirelim, bu kişiye göre yeni bir anayasa yapalım.' Peki yeni bir anayasa yaptık, onu da ihlal etse ne yapacağız? Sayın Bahçeli'den istirhamım; biz gel bu kişiyi kral yapalım, ne istiyorsa yapsın, bir televizyon kanalına bağlayalım 24 saat canlı yayın yapsın, sen de kurtul. Darbeyi fırsat bilip 1 milyonu aşkın mağdur yaratıldı, ben mağdurlara sahip çıkıyorum, 'Neden mağdurlara çıkıyorsun' diyorlar. Ben mağdurlara sahip çıkıyorum, onun mağduru da ayrı mağdur. Onun mağduru da Rıza Sarraf, o da ona sahip çıkıyor. Ben de 15 Temmuz sonrası bu ülkenin haksız yere zindanlara atılan öğretmenine, öğrencisine, erine, erbaşına, uzman çavuşuna, akademisyenine, gazetecisine, yazarına, çizerine sahip çıkıyorum. Bizim aramızdaki fark bu."
Hürriyet

Tercihimiz Aynı Olacak 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, başkanlık sistemi tartışmalarıyla ilgili "MHP'nin TBMM'de tercihi ne olursa, milletin karşısında da tıpatıp aynısı olacaktır. Eğer Meclis'te 'Evet' dersek milletin huzurunda da 'Evet' deriz" dedi. Bahçeli partisinin grup toplantısında ve ardından gazetecilerin soruları üzerine özetle şunları söyledi: 'MHP, parlamenter sistemden yanadır, dahası revize ve reforma tabi tutulmasını istemektedir' dedim. Ne çare, kulp takmayı sürdürüyorlar. 'TBMM'de evet, referandumda hayır' diyecekmişiz. 'Havet' nasıl olacakmış? Bizim ağzımızdan 'evet' ya da 'hayır'a ilişkin bir irade çıkmamışken, muhtemel anayasa hazırlık teklifinin neleri ihtiva edip etmediği belli değilken referandumu yapıp sonucu ilan edenler bilinsin ki, kaos elçileri, kriz çığırtkanları, darbe şakşakçılarıdır. Bunların hali tamı tamına; nato kafa nato mermerdir. MHP'nin TBMM'de tercihi ne olursa milletin karşısında da tıpatıp aynısı olacaktır. Meclis'te 'Evet' dersek, milletin huzurunda da 'Evet' deriz. Herkese mavi boncuk dağıtan bir yaklaşım tarzı bize terstir. Mevcut filli durumla hukukun uyuşmadığını, devletin ve milletin geleceğinde tedavisi belki de imkânsız yaralar açacağını ısrarla ifade ediyoruz. Cumhurbaşkanlığı makamının tarafsızlığını ihlal etmesi, devlette anarşi ve kaosu tetikleyecektir. Fiili başkanlık uygulaması, Cumhuriyet'in miras ve mesajlarına tamamen aykırıdır. Filli başkanlık uygulamasına resen ve kendiliğinden son verilmesi en haklı beklentimizdir. (Başkanlık teklifinin zamanlamasına ilişkin soru üzerine) Onu ilerleyen günlerde çok daha iyi anlayacaksınız. Türkiye'de fiili durumun devamını arzulayanlar, 15 Temmuz'dan sonra çok ciddi olayların yaşandığı bir ortamda kaos, kriz arzulayanlar ikinci dalga darbecilerdir. Onu da önümüzdeki günlerde hep beraber görürsünüz. (Başbakan Yıldırım'ının 'MHP, FETÖ ile ilgili Meral Akşener örneğinde zokayı yuttu' sözleri hatırlatılınca) Zokayı yutmuşuz. Diyecek bir şey yok. Bizden çok daha ewel Meral Akşener'in kim olduğunu biliyorlardır demektir. Musul'un teröristlerden temizliği süratle yapılmalıdır. Türkiye bu temizlik harekâtının dışında durmamalı, kenarda kalmamalıdır. Musul yanarken yerimizde duramayız. Kerkük infaz edilip cehenneme çevrilirken rahat ve güvenli olamayız. Ancak IŞİD'in Musul'dan sökülüp atılması farklı komplikasyonlara yol açabilecek, terörist saldırıları daha da şiddetlendirebilecektir. Korkumuz odur ki Türkiye bu şiddet sarmalının liste başındaki ülkelerden birisi olacaktır. Türkiye, Musul operasyonun her aşamasında rol almalı, aktif ve zorlayıcı olmalıdır. Şu anda Başika'dan çekilmek Hakkâri'den çekilmekle eşdeğerdir."
Hürriyet

'ABD İçin Bin Ladin Neyse Türkiye İçin Gülen De O Anlamda' 
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Gülen'in iadesine ilişkin görüşmelerde bulunmak için ABD'ye gitti. Bozdağ, hareketinden önce yaptığı açıklamada, ABD Adalet Bakanı Loretta Lynch ile Gülen'in iadesini görüşeceklerini belirtti. ABD'ye daha önce 4 iade dosyası gönderdiklerini, darbe teşebbüsüyle ilgili de geçici tutuklama talebini ilettiklerini hatırlatan Bozdağ, dosyada Gülen'in iadesi için gerekli olandan daha fazla delil bulunduğunu aktardı. Bozdağ, şunları kaydetti: "Bugüne dek Türkiye'den istenen iadeler veya geçici tutuklama talepleri, sadece ABD'nin değil başka ülkelerin Türkiye'den istedikleri, bunlarla mukayese ettiğimizde de dosyaların sıhhati açısından baktığımızda en dolu dosya Gülen'in geçici tutuklanma talebini içeren dosya ve iade dosyalarıdır. Altı dolu dosyalar, iadesi için aramızdaki sözleşmenin öngördüğü şartları taşımaktadır." Bozdağ, Türkiye'nin beklentileri, hassasiyetleri ve konunun Türkiye için ne kadar önemli olduğunu vurgulayacaklarını ifade etti. Bozdağ, şöyle devam etti: "ABD için Usame Bin Ladin ne anlam ifade ediyorsa Türkiye devleti için de Fetullah Gülen o anlamı ifade ediyor. Bu çok net bir durumdur. Türkiye'de bu kadar büyük suçlara karışmış, en son 241 vatandaşımızın ölümüne, verdiği talimatlarla yol açmış, 2 bin 194 vatandaşımızın yaralanmasına neden olmuş birisi Pensilvanya'da yaşıyor ve oradan terör örgütünü halen yönetmeye devam ediyor." Hukuken ve Türkiye ile ABD arasındaki anlaşma gereğince geçici tutuklamanın bir tedbir olduğunu bildiren Bozdağ, bunun yerine getirilmesini ABD'den talep ettiklerini söyledi. Bozdağ, "İade sürecinin uzaması, geçici tutuklama talebinin yerine getirilmemesi Türk halkında rahatsızlık meydana getiriyor. İade sürecinin zamana yayılması Türkiye ile ABD arasındaki ilişkileri olumsuz etkileyecektir" dedi.
Milliyet

Başkanlık Teklifi Pek Yakında 
Başbakan Binali Yıldırım, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Meclis'te 'evet' dersek referandumda da 'evet' deriz" açıklamalarının "ümit verici" olduğunu ifade ederek, "Biz bu teklife kendi şartları dahilinde olumlu katkı yapacakları yönünde anlamaktayız" dedi. Yıldırım, teklifi "pek yakında" Meclis'e sunacaklarını da açıkladı. Başbakan Yıldırım, Çankaya Köşkü'ndeki basın merkezini ziyaret ederek, Başbakanlık muhabirleriyle sohbet etti. Gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldırım, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin dünkü grup toplantısında yaptığı açıklamaları da değerlendirdi. Yıldırım, "Meclis'te 'evet' dersek referandumda da 'evet' deriz" diyen Bahçeli'nin sözlerini, "Sayın Bahçeli'nin açıklamasını bizim yorumlamamız doğru olmaz. Sayın Bahçeli'nin lafı üstüne laf söylemek bize yakışmaz. Ne diyorsa odur" diyerek değerlendirdi. "Bahçeli'nin açıklamalarından destek çıkarttınız mı?" sorusuna Yıldırım, "Baştan beri Sayın Bahçeli bunu açıkça söylüyor. Yani 'bu bir krizdir, bu sorun daha fazla ülkenin gündeminde kalmamalı, bir an önce bizim siyaset olarak çözemediğimiz bu sorunu, milletin önüne götürüp çözümün yollarını açmamız gerekiyor' diyor. 'Ya çözelim, anlaşıp çözemediğimize göre çözümü yapacak millete gidişe engel olmayalım' diyor. Biz de tam bunu söylüyoruz. O bakımdan olayı tam böyle anlamak lazım" yanıtı verdi. "MHP'den destek gelmeyeceğine dair endişeniz var mı?" sorusuna da Yıldırım, "Bizim görevimiz millete vaat ettiğimiz anayasayı hazırlayıp Yüce Meclis'e sunmaktır. Ondan sonra görev; Yüce Meclis'in görevi. Gerekçeleriyle anlatacağız, yaptığımız değişikliğin ne anlama geldiğini halkımızla paylaşacağız ve Meclis'e teklifimizi getireceğiz. Ondan sonrası Meclis'in bileceği iştir. Sayın Bahçeli'nin bugüne kadar yaptığı açıklamalar ümit vericidir, yapıcıdır. Biz bu teklife kendi şartları dahilinde olumlu katkı yapacakları yönünde anlamaktayız" karşılığı verdi.
Milliyet

DÜNYA 

Almanya 1915 Olayları İle İlgili Konseri İptal Etti 
Almanya'da Dresden Senfoni Orkestrasının 1915 Ermeni olaylarının 100. yılı vesilesiyle hazırladığı Aghet (Ağıt, Büyük Felaket) Konseri iptal edildi. Konser iki ülke arasında gerilim yaratmıştı. Dresden Senfoni Orkestrası ise Ağıt Konserini Almanya'nın İstanbul Temsilciliği salonlarında icra etme kararı almış ve 13 Kasım'ı konser tarihi olarak belirlemişti. Orkestra, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'yı davet etmişti. Ancak Alman Dışişleri Bakanlığı, dün çok kısa bir açıklama yaparak, konseri iptal etti. Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada "İstanbul Başkonsolosluğu salonları 13 Kasım'da kullanılamaz" denildi. Öte yandan Alman hükümetinin Ortadoğu'da istikrar ortaklığı özel temsilcisi Joachim Rücker dün Türkiye ziyaret etti. Üç gün sürecek ziyarette Gaziantep'e gitmeden önce açıklama yapan Rücker, Türkiye'nin mülteci konusundaki çabalarını övdü.
Hürriyet

Protesto İşe Yaradı Londra Harekete Geçti 
Suriye'de "insani mola"nın ardından başlayan yoğun çatışmalar uluslarası kamuoyunun tepkisini çekerken, bölgede DAEŞ'le mücadele kapsamında yeni tedbirler alınmaya başlandı. Yeterli müdahalede bulunmadığı için İngiliz halkının tepkisine neden olan İngiliz hükümeti, sonunda DAEŞ'le mücadelede Suriyeli ılımlı muhaliflerin eğitimine katılacağını açıkladı. Fransa'nın başkenti Paris'te DAEŞ ile mücadeleyle ilgili toplantıya katılan İngiltere Savunma Bakanı Michael Fallon, "20 İngiliz askeri personelinin Suriye dışında çeşitli yerlerde konuşlandırılacağını, DAEŞ ile mücadele çerçevesinde ılımlı muhalif grupları eğiteceğini" söyledi. Fallon, "DAEŞ köşeye sıkıştırıldı. İngiltere Kraliyet Hava Kuwetleri (RAF) önemli bir rol üstlenmiş durumda. DAEŞ'i Irak ve Suriye'de hedef alıyor. Şimdi ise DAEŞ'le mücadelede gerekli becerileri sahip olmaları için, Suriye dışındaki ılımlı muhalif güçleri eğitme çabalarımızı artırıyoruz" dedi. Söz konusu askerlerin Türkiye ve Ürdün'e gönderileceği belirtilirken, bakanlık açıklamasında, "İngiltere bu kararı, ABD'nin temmuz ayında yeniden başlayan eğit-donat programına destek verilmesi talebi üzerine almıştır" denildi. Halen DAEŞ'i hedef alan koalisyon saldırılarına destek veren İngiltere, ABD öncülüğündeki eğit-donat programına geçen yıl 75 askeri personelle katkı sağlamıştı. Halep'te ise 4 günlük ateşkesin ardından başlayan yoğun bombardıman ABD ile Rusya arasındaki gerilimi alevlendirirken, NATO kanadından da Moskova yönetimine uyarı yapıldı. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile yaptığı görüşme sırasında Suriye ordusunun Halep'teki hava ve kara operasyonları konusunda duyduğu endişeyi dile getirdi. Suriye'de Rus destekli saldırılara bir tepki de NATO'dan geldi. NATO, gerilimin tırmandığı Suriye'ye filo gönderen Rusya'ya yüklendi.
Milliyet

'Aslında Kazanırız' 
Cumhuriyetçi Parti'nin ABD başkanı adayı Donald Trump, bazı seçim anketlerine göre "aslında önde olduğunu" söyleyerek, çeşitli medya kuruluşlarını suçladı. Florida eyaletinde destekçileriyle biraraya gelen Trump, medyada çıkan anketlerin güvenilmez olduğunu ve kendisini sürekli geride gösterdiğini savunan Trump, "Gerçekten kazandığımıza inanıyorum" dedi. Diğer yandan korku romanlarının efsane ismi ABD'li yazar Stephen King, Trump'a karşı olanlara katıldı. Twitter hesabından bir açıklama yapan King, bir sonraki korku romanın konusunun Trump'ın başkanlık yarışı olacağını söyledi. Trump'a göndermede bulunan bir diğer isim de "Jimmy Kimmel Show"a katılan ABD Başkanı Barack Obama oldu. Hakkında atılmış "en kötü niyetli twitler"i okuyan Obama, kendisine "Başkan Obama muhtemelen Birleşik Devletler tarihindeki en kötü başkan olarak görevden ayrılacak" diye yazan Trump için, "En azından ben başkan olarak görevden ayrılacağım!" karşılığını verdi.
Milliyet

Göz Yummayacağız 
Türk Silahlı Kuvvetleri ve Özgür Suriye Ordusu güçleri tarafından yürütülen Fırat Kalkanı Harekâtı kapsamında, terör örgütü PYD'nin Afrin'den DEAŞ kontrolündeki Bab'a ulaşma planı sekteye uğratılınca, konu hakkında ABD'den ilk defa yüksek tonda tepki geldi. Türkiye'nin Halep'in kuzeyinde PYD hedeflerini vurması hakkında açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü John Kirby, 'göz yummayacağız' ifadesini kullanarak üstü kapalı bir biçimde Türkiye'yi tehdit etti. Twitter'dan açıklama yapan Kirby, "Suriye'nin kuzeyine yönelik hava ve topçu saldırılarının sivil ölümlerine neden olduğuna ilişkin haberlerden endişe duyuyoruz. Tüm taraflara durmaları ve daha büyük tehditlere odaklanmaları çağrısında bulunuyoruz. Yapılan haberlerin aksine, ABD'nin Mare'nin batısında yaşanan çatışmalarla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Sadece DEAŞ'a oksijen sağlayacak bu tip manevraları ne destekliyoruz, ne de bunlara göz yumacağız" ifadelerini kullandı. ÖSO ilerleyişinin Türkiye sınırından güneye doğru derinlik kazanması, terör örgütü PYD'nin hedeflerini zora soktu. ÖSO'nun Mare'den DEAŞ kontrolündeki Bab yönüne hareketi, PYD'nin Afrin-Münbiç ilçelerini birleştirmesine engel. Bu yüzden, PYD, ÖSO güçlerinin Mare'den Bab'a ilerleyişini Fırat Kalkanı Harekâtı'ndaki hatlarının arkasından cephe açarak durdurmayı amaçladı ve hem burada hem de Afrin-Tel Rifat koridorundan Bab-Münbiç istikametinde TSK'dan sert yanıt aldı.
Star

Norveç Prensi'nin Kiracı Skandalı 
Norveç tahtın varisi Prens Haakon'un başkent Oslo yakınlarındaki çiftliğinde bulunan bazı evleri yasalara aykırı şekilde yıllarca kira verdiği ortaya çıktı. Yerel basında çıkan haberlere göre Prens'in, Skaugum beldesinde bulunan çiftliğinde, daha önce bahçıvanlara ayrılan binayı belediyeden izin almadan çalışanlara kiraladığı belirlendi. Prens'in bu yolla sadece geçen yıl 1 milyon 400 bin Norveç kronu kira geliri elde ettiği belirtiliyor. Skandalın patlak vermesinin ardından Prens'in en kısa zamanda yerel yönetime evleri kiralamak için gerekli belgeleri göndereceği açıklandı. Prens Haakon ve eşi Prenses Mette-Marit'in lüks tatil harcamaları geçtiğimiz aylarda kamuoyunda büyük tartışma yaratmıştı. Yaz başında da kraliyet mülklerinin bakım masraflarının devlet kasasından karşılandığı haberi ülkeyi karıştırmıştı.
Vatan

SPOR 

Fenerbahçe camiasının önde gelen isimlerinden ve taraftarın çok sevdiği eski asbaşkan Ali Koç, önceki gün 1907 Derneği'nde yapılan bir toplantıda, "İlk kongrede başkanlığa aday olacağım. Kongre çığırtkanlığı yapmıyoruz. Şartlar ne olursa olsun en geç olağan kongre zamanı olan 2018 Mayıs'ta adayım" demişti. Koç, ayrıca taraftarı da, "Tribünlerin bu hali kabul edilebilir değil. Sezona yeni başlıyormuşuz gibi hepimizin çubukluya sahip çıkmamız lazım" diyerek maçlara gitmeye davet etmişti. Twitter'da 'Alikocicin' etiketi açıldı ve taraftarlar Karabük maçında tribünleri doldurmak için harekete geçti. Çeşitli sosyal medya hesaplarında ve Fenerbahçe taraftarlarının buluştuğu çeşitli internet sitelerinde ise on binlerce Fenerbahçeli 'Ali Koç Başkan Fenerbahçe Şampiyon' başlıkları altında örgütlenmeye başladı. Bu gelişmelerin ardından pazar günü stadının tamamına yakınının dolması bekleniyor. Fenerbahçe'nin kendi sahasında oynadığı ve 1-1 beraberlikle sonuçlanan Aytemiz Alanya maçında tribünde yalnızca 19 bin kişi vardı. Bu sezon en fazla seyircinin geldiği karşılaşma ise 30 bin kişi ile 1-0 kaybedilen Bursaspor maçı olmuştu. Karabük maçında sezon rekorunun kırılması bekleniyor.
Posta

Beşiktaş ve milli takımın yıldızı Caner Erkin, Antalyaspor karşısında oyuna girdikten 9 dakika sonra sakatlanmıştı. Sol aşil tendonu kopan ve ameliyata alınan tecrübeli futbolcunun 6 ay sahalardan uzak kalacağı açıklanmıştı. Beşiktaş teknik heyeti 5 ay sonra koşulara başlaması beklenen Caner'in yokluğunda alternatif arayışlarına başladı. Teknik direktör Şenol Güneş bu konuyla ilgili görüşlerini önümüzdeki günlerde Başkan Fikret Orman ile paylaşacak. Güneş sorunu şimdilik Adriano ile çözme düşüncesinde. Bu sezon çoğu maçta stoper olarak görev yapan Dusko Tosic'in eski yerine çekilmesi de gündemde. Sezon başında ısrarla stoper transferi isteyen Şenol Güneş'in çözümler sonuç vermediği takdirde sol kanada takviye isteyebileceği öğrenildi. Bu arada haftalar önce aşil tendonunda ağrı hisseden Caner'e A Milli Takım'da gereken tedavinin uygulanmadığı bu durumun sakatlığa zemin hazırladığına yönelik iddialar ortaya atılmıştı. Beşiktaş yönetimi dün Futbol Federasyonu'ndan Caner'in A Milli Takım'daki tedavi süreci hakkında ayrıntılı bir bilgilendirme raporu istedi.
Posta

Anadolu Efes, bu sezon THY Avrupa Ligi'nde kayıpları oynuyor. Lacivert-Beyazlı ekip, evinde son şampiyon CSKA Moskova'ya 93-87 yenilerek 3. sınavdan da mağlup ayrıldı. Maça 7-0 ile başlayan konuk ekip, ilk çeyreği 26-23 önde geçti. 2. periyotta fark çift hanelere çıktı, Efes soyunma odasına 49-37 geride girdi. 3. çeyrekte fark 5'e kadar inse de son 10 dakikaya 69-63 CSKA üstünlüğü ile gidildi. Thomas ve Huertel ile 71-71 eşitliği yakalayan Efes, 82-82'den sonra oyundan düştü ve maçı 93-87 kaybetti. Temsilcimiz ribaundlarda 36- 33, asistlerde 27-23 üstünlük kursa da CSKA 29'da 26 serbest atış isabeti ile kazandı, Efes 12'de 3 isabet buldu.
Star

THY Avrupa Ligi'nde Darüşşafaka Doğuş, 3. hafta maçında UNİCS Kazan'ı deplasmanda devirdi: 87-94. Mücadeleye 12-0'lık seri ile başlayan ev sahibi karşısında Daçka, Wanamaker'le uyanıp 28-28'de beraberliği sağladı. İlk periyodu 29-28, geride kapatan Darüşşafaka 2. çeyreğe 3 sayı öne geçerek başlasa da devre arasına 47-46 Kazan'ın üstünlüğü ile gidildi. 2. yarıda Doğuş, Anderson'un üçlüğü ile 25. dakikada 53-52 öne geçtikten sonra giderek farkı açtı. 3. çeyreği 59-65 üstün tamamlayan Darüşşüfaka, son periyotta hata yapmayarak maçı 94-87 kazadı. Daçka, Kızılyıldız'ı da deplasmanda yendi. Diğer sonuçlar: Olympiakos- EA7 Milano: 91-81, Real Madrid- Baskonia: 87-91.
Star

Son 3 Türkiye Kupası'nı alarak adeta turnuvayı domine eden G.Saray, 3. Lig 2. Grup'ta yer alan Dersimspor'u evinde konuk etti. SARI-kırmızılılar ilk dakikadan itibaren beklentileri karşılayan bir oyun ortaya koydu. Tek toplar, verkaçlar ve oyun içindeki özgüvenleriyle 'sahanın hakimi' olduklarını açıkça belirttiler. Dersimsporlular zaman zaman bu baskıdan dolayı deyim yerindeyse kafayı kaldırmadan topa vurmak zorunda kaldılar. CİMBOM baskılarının meyvesini 24'te Podolski'yle aldı. Sinan, Yasin paslaşması sonucu topla buluşan Podolski düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi: 1-0. GOL sonrası ataklarına devam eden G.Saray, 2. golü yine Yasin'in asistinde Alman hücumcu Podolski'yle buldu. Yasin'in pasında topu ceza sahasında kontrol eden Poldi, çok sert bir vuruşla kaleci Barış Başkan'ı avladı: 2-0. İKİ golün asistini yapan Yasin, 40. dakikada sahneye çıktı. Ceza yayı içinden yaptığı orta Semih'i aşınca kontrpiyede kalan Barış topun filelere gitmesini engelleyemedi ve ilk yarının skoru belli oldu: 3-0. Takımlar ikinci yarıya değişiklik yapmadan başlarken ilk devreye oranla daha dengede giden bir görüntü çizildi. Ancak suskunluğu 60'ta Poldi hat-trick'iyle bozdu. Serdar Aziz'in indirdiği topu ceza sahası dışından adeta bir füze gibi gönderen Podolski farkı 4'e çıkardı. 4. gol sonrası daha kompakt bir görüntü çizen Dersim, çabalarının sonucunu 85'te Koray'la aldı. 33 yaşındaki golcü, Cenk Gönen'le karşı karşıya kaldığı pozisyonda çok klas bir aşırtma vuruşla skoru 4-1'e getirdi. 90+2'de ise Hamit Altıntop attığı golle skoru belirledi: 5-1.
Vatan


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme