30 Ekim 2016 Pazar

30.10.2016 Genel Gündem



30.10.2016

GÜNDEM

Haşdi şabi, telafer'de mi?
Haşdi Şabi güçlerine bağlı Irak Asaibi Ehlil Hak Hareketi askeri sözcüsü Cevat El Tlibavi, dün sabah Musul'un batı tarafında Haşdi Şabi güçlerinin tüm teşkilatının katılımıyla IŞİD'e karşı operasyon başlatıldığını duyurdu. Askeri sözcü Cevat El Tlibavi, dün sabah erken saatlerde Musul'un batı tarafında Haşdi Şabi güçlerinin tüm teşkilatının katılımıyla IŞİD'e karşı operasyon başlattığını duyurdu. Bölgedeki güvenlik kaynaklarından alınan bilgilere göre ise Haşdi Şabi'ye ait birliklerin Hadar'in kuzeyinde olduğu, ancak Telafer'e tek gidiş istikameti olan Mıhallebiye ve Talabtah adlı iki yerleşim yerinde IŞİD'ın çok güçlü olduğu ve büyük hazırlık yaptıkları belirtildi. Haşdi Şabi'ye ait yaklaşık 8-10 bin kişilik gönüllü halk topluluğundan oluşan birliklerin, Telafere 75-100 kilometre uzakta olduğu öğrenildi. Haşdi Şabi'nin zaman zaman Irak hava kuvvetlerince sınırlı şekilde desteklendiği ve Koalisyon Güçleri tarafından desteklenmediği ifade edildi. Haşdi Şabi Mıhallebiye ve Talabtah bölgelerini geçerek Telafere ulaşmasının askeri açıdan zor olduğu ve başarılı olmalarının bile uzun zaman alacağı vurgulandı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, daha önce Haşdi Şabi'nin Telafer'e yönelik operasyon yapacağı yönündeki açıklamalarına tepki göstermişti. Çavuşoğlu şunları söylemişti: "Musul ve Telafer'deki etnik ve mezhep dengeleri çok iyi dikkate alınmalı. Telafer'deki Türkmen kardeşlerimizin hak ve hukukunu da koruma konusunda kararlılığımız da var Allah'a şükür muktediriz de."
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 127,3381-127,5187                       
ABD Doları 3,1045-3,1080
Euro 3,4125-3,4163
İngiliz Sterlini 3,7823-3,7906 

400 bin çalışanın maliyeti yükseliyor
TBMM'ye önceki gün sevk edilen tasarıyla yaklaşık 400 bin çalışanın sosyal güvenlik primleri "tek kelimelik bir değişiklikle" artırılıyor. Düzenlemeye göre, yüksek maaş alanların, prim kesintilerinde dikkate alınan tavan artırılacak. Bu da hem işçi, hem işveren adına yapılan prim kesintisinin artırılması anlamına geliyor. Sosyal güvenlik mevzuatına göre, yüksek ücret alanların kesintileri, asgari ücret üzerinden belirleniyor. Buna göre yüksek ücretli bir çalışan için asgari ücretin 6.5 katına kadar olan maaş ve ek ödemelerinden prim kesintisi yapılıyor. Bunun üstündeki ödemeler dikkate alınmıyor. Buna da "prime esas kazanç tavanı" deniyor. Tasarıda yer alan ve 1 Ocak 2017'de yürürlüğe girmesi öngörülen maddeye göre ise artık yüksek ücretli bir çalışanın primi hesaplanırken "prime esas kazanç tavanı" asgari ücretin 6.5 katı yerine 7.5 katı olacak. Bu maddeye göre, 2016 yılı rakamlarıyla halen 10 bin 706 lira olan prime esas kazanç sınırı, bir anda 12 bin 353 liraya çıkacak. Bu da en yüksek ücret üzerinden SGK'ya kayıtlı olan yaklaşık 400 bin çalışanın her birinin aylık priminin şu an için 486 lira artmasına yol açacak. Bu hem çalışana artı kesinti, hem de işverene yeni maliyet olarak yansıyacak. 486 liralık artış, 2016 yılı rakamları üzerinden hesaplanıyor. Ancak 2017 yılı için asgari ücrette artış yapılacak ve zamlı maaşlar aralık ayı sonunda belirlenecek. Böyle bir durumda, hem 6.5 katın 7.5 kata çıkarılması, hem de asgari ücretin kendi artışından dolayı yüksek ücretlilerin prim kesintisindeki yükseliş de 600 lirayı aşabilecek. Tasarı yasalaşır ve gelecek yıl 400 bin çalışan için primler üst sınırdan yatırılmaya devam ederse SGK'nın prim gelirinde kısa vadede ciddi bir artış olacak. Ortalama 600 TL'lik prim artışı dikkate alındığında SGK'nın bir yılda sağlayacağı ilave prim yıllık 3 milyar TL'ye yakın olacak. Buna karşılık, yüksek ücretli çalışanların emekli maaşları da uzun vadede artacak.
Hürriyet

Dolar nereye koşacak
Kısa süreli iyimserlik sonrası piyasalar temkinli seyrine dönmeye başladı. Dolar/ TL kurunun yönünü tekrar yukarı çevirmesi piyasalar üzerindeki baskının devamında etkili olurken dış borsalar ve petrol fiyatlarındaki yükselişin ivme kaybı, beklentisizlik ve zorlaşan gündem baskıya neden olan diğer gelişmeler. Merkez Bankası başkanının geçen haftaki sunumu yakından izlendi. Faizde sadeleştirmenin diğer anlatımla fonlama faiz indiriminin sonuna yaklaşıldığı ve temkinli duruşun devamı vurgusu önemli. ABD Merkez Bankası (FED) Aralık'ta faiz artırım beklentileriyle dışarıda doların değerlenmesi iç piyasalarda TL'ye değer kaybı olarak yansıması olağan bir durum. Merkez bankaları tarafından para basıp dağıtmakla sonuç alınmasının zorlaştığının görülmesi, mevcut genişlemeci para politikalarının sorgulanmasına neden oluyor. Buna bağlı olarak dışarıda ve içeride tahvil faizlerinde yükseliş görülmesi şaşırtıcı olmazsa gerek. Merkez bankası başkanı Çetinkaya'nın sunumunda da yer verdiği üzere, ABD dolarının değer kazanması ve Türkiye'nin de içinde bulunduğu gelişen ülkelere portföy akımının veya sıcak para akımının zayıflaması vurgusu başta döviz kurları olmak üzere iç piyasaların seyri açısından kayda değer bir saptama. Son üç haftada yabancı yatırımcılar tahvil bonoda 1.2 milyar dolarlık satış yaparken geçen hafta hisse senetlerinde 284 milyon dolar alım gerçekleştirdi. Bu durum tahvil faizleri ve borsadaki yükselişi açıklamakla birlikte satış tarafının ağır basması diğer dikkat çekici nokta. Başkanlık odaklı siyasi tartışmalar, Kasım ayında ABD'de başkanlık seçimi, Türkiye, Irak ve Suriye ilişkileri diğer önemli konu başlıkları. Zor gündem aynı zamanda doların "Güvenli liman" işlevinin de öne çıkmasıyla Dolar/ TL kurundaki yükselişe katkı yapmış durumda. Geçen hafta 3.11 seviyesinin üzerinde yeni zirveler deneyen Dolar/TL kurunda çıkışın devamı için bu seviyenin üzerinde kalınması önemli olacak. Zirve denemeleri kâr satışlarını da beraberinde getirebilir. Ancak gerek teknik veriler gerekse dolar/ TL kurunu yukarıya taşıyan etkenler göz önünde alındığında kâr satış denemelerine rağmen yükseliş yönlü beklenti korunuyor. Çıkışın devamında 3.15 ve 3.18-3.20 sonraki teknik hedefler olarak görülüyor. 3.20 daha önemli. Geri çekilmelerde ise 3.07 destek olarak güç kazanmış durumda. Bu seviyenin üzerinde çıkış hareketi gücünü koruyacak. Önümüzdeki hafta içeride Ekim enflasyonu, dışarıda ise ABD tarım dışı istihdam verileri yakından izlenecek. Piyasanın seyri ve gündeme bakıldığında temkinli görünümün devamı olasılığı yüksek.
Hürriyet

Kara tren artık gecikmeyecek
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye'nin ilk Yap-İşlet-Devret Modeli ile yapılan ve 235 milyon dolara mal olan Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı'nı (YHT) törenle açtı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde ne varsa Türkiye'de en azından bunlar da olacak. Niye kıskanıyorlar; işte bundan dolayı. Bundan sonra kara tren hiç gecikmeyecek merak etmeyin. Çünkü yerini hızlı trenler alıyor" dedi. Hareket diskiyle gardan ilk seferi başlatan Erdoğan, özetle şu mesajları verdi: "Bize asla eğilmek yakışmaz. Biz kula kul olmadık. Hiçbir güç karşısında eğilmedik eğilmeyiz. Dik duracağız dikleşmeyeceğiz. İş bilenin kılıç kuşananın. 235 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen garla birlikte Ankara'nın, YHT hatlarının merkezinde yer alma konumu bir kez daha güçlenmiş oluyor. 'Kara tren gecikir belki hiç gelmez, dağlarda salınır da derdimi bilmez, dumanın savurur halimi görmez, gam dolar yüreğim gözyaşım dinmez.' Bundan sonra kara tren hiç gecikmeyecek merak etmeyin. Çünkü onun yerini artık hızlı trenler alıyor. Bugün iki satır mektup yazma haber gönderme süresinde Ankara'dan çıkıp Eskişehir, Konya, İstanbul'a ulaşılabiliyor. Başbakan bir şey unuttu; her yeri dolaştı da bizim Rize'ye uğramadı. İnşallah oraya da bir uğrayıverir. 2018 yılında buraya Bursa, Yozgat, Sivas, İzmir'i Karaman'ı da ekliyoruz. Ardından 2020'ye kadar bu hatları Mersin, Adana, Erzurum, Erzincan'a kadar uzatıyor. Her istikamete devam edip gidiyoruz. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde ne varsa Türkiye'de en azından bunlar da olacak. Niye kıskanıyorlar, işte bundan dolayı. Biz de kıskananlara diyoruz ki çalışın, koşun sizin de olsun, mesele bu. Niye benim ülkemi karıştırıyorlar, ülkemde benim vatandaşımın verdiği vergiyle 15 Temmuz darbesini yapacak alçaklar, kansızlar ortaya çıkıyor. İşte bundan dolayı. Onlar kansız onlar alçak onlarda vatanseverlik milliyetperverlik diye bir şey yok. Bunlar Türkiye'nin nasıl geliştiğinin, sıçradığının birer ifadesidir. Önümüzde iki önemli proje var; biri 1915 Çanakkale Köprüsü, planlar projeler hazır. 18 Mart'ta temelini atacağız. Ama bir de Kanal İstanbul var ki o da apayrı bir proje. O da Karadeniz'i Marmara'ya bağlayacak. Yani dünyada Süveyş, Panama Kanalı'nı konuşurlar. Bundan sonra Karadeniz'i Marmara'ya bağlayan Kanal İstanbul olarak adı yürüyor, bunu anacaklar. Kanal İstanbul Türkiye'nin cumhuriyet tarihindeki en büyük projesi olacak. Bu projeyle ilgili hazırlıklar da sürüyor. Öleceğiz gideceğiz ya. Ama bizim derdimiz var derdimiz biz dertliyiz. Bizim bu millete, vatana sevdamız var. Hep şunu söyledik eşek ölür kalır semeri insan ölür kalır eseri. İşte bizde bu eserlerle anılmak istiyoruz."
Hürriyet

'80 dolar altın fiyat'
Rusya'nın ikinci en büyük petrol şirketi Lukoil'in Başkan Yardımcısı Leonid Fedun, aynı zamanda Rusya'nın, hatta dünyanın en zengin milyarderlerinden biri. Lukoil şirketinde yüzde 10'a yakın payı bulunan Fedun, Forbes'un 2016 milyarderler sıralamasında 393'üncü sırada yer alıyor. 2015 sıralamasında ise dünyanın en zengin 284'üncü kişisi olarak yer almıştı. Geliri petrol kaynaklı olan Fedun'un serveti, petrol fiyatlarındaki düşüş ve ABD'nin Rusya yaptırımlarından etkilenmiş gözükse de, Rus petrol sektörünün en dikkat çeken isimlerinden biri olarak öne çıkıyor. 2 yıl öncesine kadar 100 doların üstünde olan, daha sonra 30 doların altını gören petrol fiyatlarıyla ilgili Fedun, "Ortalama fiyat olarak 80 dolar kabul edilebilir. Petrolde varil başına 80 dolar, altın fiyattır" değerlendirmesinde bulunuyor. Petrol sektörünün garanti sağlayacak ve yatırımcı çekecek bir fiyata ihtiyacı olduğunu belirten Fedun, "Fiyattaki belirsizlik 3-4 yıl daha devam ederse, işte bunun bedeli çok yüksek olacak ve bundan çok etkileneceğiz" şeklinde konuşuyor. İstanbul'da sorularımızı yanıtlayan Fedun, tüketiciler için petrol fiyatlarının düşük olmasının önemli olduğunu ancak üreticilerin ise daha yüksek fiyat istediğini belirterek, şöyle konuştu: "Arz ve talep arasında bir denge olması gerekiyor. Zira düşük petrol fiyatları sebebiyle son üç yılda çok sayıda proje için durdurulma kararı verildi veya ertelendi. Bu projelerin değeri 1 trilyon dolar civarında. Bu durum ilerde petrol kıtlığı ile sonuçlanabilir. Lukoil 2030 yılına kadarki petrol piyasası tahminlerini kasım ayında yayınlayacak. Önümüzdeki 20 yıl içinde petrol, nakliyesi yapılan başlıca ürün olarak liderlik sıralamasındaki yerini korumaya devam edecek; yıllık tüketimin yüzde 1.5 artacağını öngörüyoruz.
Hürriyet

Dersimiz bes'e otomatik katılım!
Başbakan Yardımcısı Mehmet Simsek, 1 Ocak 2017'den itibaren devreye girecek 'bireysel emeklilik sistemine (BES) otomatik katılım' konusunda muhalefetin propagandasına yanıt verdi. Bazı milletvekillerinin, bu modelle sağlık hizmetlerinin yavaş yavaş özelleştirileceği, sistemin kâr amacı taşıdığı iddialarına karsı çıkan Simsek, "Sistem, sosyal güvenliğin yerine geçmeyecek, özel emeklilik sistemi olarak sosyal güvenliği tamamlayacak" dedi. Soru önergelerine yanıt veren Simsek, su değerlendirmeleri yaptı: BES'e otomatik katılım, kapsamda yer alan çalışanların işverenleri aracılığıyla otomatik olarak BES'e dahil edilmesi ve ilgili kişilere belli şartlar çerçevesinde plandan çıkma imkanı verilmesi esasına dayalı olup, zorunlu katılımı içermemektedir. Bütün çalışanların, sisteme dahil olduğunun kendisine bildirildiği tarihi müteakip iki ay içinde sözleşmeden cayıp ücretinden kesilen tutarları aynen, getirisiyle alma hakkı vardır.
Akşam

Üç ilde 10.500 kisiye iş imkanı
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, son dönemde Yozgat, Şanlıurfa ve Artvin'de kurulan Organize Sanayi Bölgelerinde (OSB) yaklaşık 10 bin 500 kişiye istihdam sağlanacağını söyledi. Özlü, Yozgat'ta kurulması planlanan Bozok OSB ile ilgili sürecin geçen ay tamamlandığını, bölgenin Türkiye'nin 292'inci OSB'si olarak tüzel kişilik kazandığını ifade etti. Söz konusu OSB'nin Yozgat ile Sorgun ilçesi arasındaki 1 milyon 250 bin metrekarelik alana kurulacağını dile getiren Özlü, "Bölgedeki sanayicilerimize hitap edecek Bozok OSB'nin tam kapasite faaliyete geçmesiyle yaklaşık 5 bin kişiye istihdam imkanı sağlanacak" değerlendirmesini yaptı. Siverek OSB hakkında da değerlendiren Özlü, hükümetin terörden etkilenen bölgelere özel önem verdiğini belirtti. Şanlıurfa'nın cazibe merkezi iller arasında yer aldığını hatırlatan Özlü, "Şanlıurfa'da sürdürülen çalışmalar neticesinde, geçen ay Siverek ilçesinde, yaklaşık 1 milyon metrekarelik alana kurmayı planladığımız Siverek OSB tamamlandı" diye konuştu. Özlü, Siverek OSB'nin yaklaşık 4 bin kişiye is imkanı sunacağını bildirdi.
Akşam

Abd'nin 21 sıra üstündeyiz
Türkiye vergide oran indirimleri, yatırıma, üretime ve istihdama sağlanan vergisel destekler ve yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik düzenlemeler sayesinde vergisel açıdan dünyadaki en rekabetçi ülkeler sıralamasında ilk 10'daki yerini kaybetmedi. Ülkelerin vergi rekabetini ve tarafsızlığını ölçen Uluslararası Vergi Rekabeti Endeksi verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye 2016 yılında 35 ülke arasında en rekabetçi 10'uncu ülke konumunda bulunuyor. 2014 yılında da 10'ncu sırada yer alan Türkiye, geçen yıl 9'unculuğa yükselmişti. Uluslararası Vergi Rekabeti Endeksi'nin ilk sırasında Estonya var. Bu ülkeyi Yeni Zellanda ve Litvanya izliyor. Sıralamada 4'üncü sırada yer alan İsviçre'yi, İsveç, Hollanda ve Lüksemburg takip ediyor. Avustralya endeksin 8'inci, Slovakya ise 9'uncu sırasında yer alıyor. Söz konusu endekste gelişmiş ülkeler arasında yer alan İngiltere 16, Almanya 20, ABD ise 31'inci sırada bulunuyor. Endekste Yunanistan, Portekiz, İtalya ve Fransa son sıralarda yer alıyor. Son dönemde gerçekleştirilen önemli düzenlemeler çerçevesinde Türkiye vergisel açıdan dünyadaki en rekabetçi ülkeler sıralamasında ilk 10'a girerken, gelecek dönemde vergi mevzuatının daha basit, etkin ve mükellef uyumunu gözetecek şekilde iyileştirme noktasında atılacak adımlarla yerini daha da üst sıralara taşımayı hedefliyor.
Vatan

DÜNYA

Hillary'ye 'seks skandalı' darbesi
ABD, seçimlere günler kala Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI) Demokrat başkan adayı Hillary Clinton'a (69) yeni soruşturma açmasıyla çalkalanıyor. Hillary'nin danışmanı Huma Abedin'in (41) ayrılma kararı aldığı kocası Anthony Weiner'ın (52), 15 yaşındaki bir kızla 'seks' yazışmalarıyla ilgili soruşturma Hillary'ye uzandı. Huma ve Weiner'ın dijital cihazlarında ele geçirilen bulgular, Hillary'nin 'devlet sırları'na gereken özeni göstermemiş olabileceği' şüphesini doğurdu. Seks skandalıyla hiç ilgisi olmadığı halde, danışmanının kocasının seks bağımlılığı Clinton'ın seçim kampanyasına zarar verebilir. Hillary'nin daha önce Dışişleri Bakanı (2009-2013) iken resmi yazışmaları ailesine ait özel sunucusu üzerinden yaptığı gerekçesiyle soruşturma açılmıştı. Çünkü resmi yazışmaların sır olabileceği nedeniyle devlet sunucusu üzerinden yapılması gerekiyordu. Temmuz ayında FBI, ihmal olsa da bir ceza soruşturması açılmasına gerek olmadığına karar verdi. Ancak cuma günü FBI Başkanı James Comey, sürpriz bir şekilde Kongre üyelerine bir mektupla, yeni e-postalar bulunduğunu ve Clinton hakkındaki soruşturmanın yeniden açıldığını bildirdi. Seçimlere 11 gün kala şok etkisi yaratan bu gelişme, ağustos ayında İngiliz 'dailymail. com' sitesinin bir haberine kadar geri gidiyor. Haber, Clinton'ın asistanı Huma Abedin'in (41), birkaç hafta önce yine kadınlarla müstehcen yazışmaları ortaya çıktığı için boşanma kararı aldığı eski Kongre üyesi Anthony Weiner ile ilgiliydi. Buna göre, Weiner, 15 yaşındaki bir kızla 'tecavüz fantazisinin' de yer aldığı seks yazışmaları yapmıştı. Reşit olmayan bir kızla böyle bir ilişkiye girmek suç kapsamında sayılacağından soruşturma açıldı, Huma Abedin ve Weiner'ın dijital cihazlarına el kondu. Ve bu cihazlarda şimdi Hillary Clinton'ın devlet sırrı sayılabilecek yazışmalarının da yer almış olabileceği şüphesi var. Binden fazla e-posta söz konusu. Bunlar yeniden araştırılıp değerlendirilecek.
Hürriyet

Haşdı şabı'den telafer hücumu
Türkiye'nin, Irak'ta Musul kentini terör örgütü DEAŞ'ın elinden almak için Irak ordusunun yürüttüğü operasyona katılmasına şiddetle karşı çıktığı İran destekli Şii milislerin çatı örgütü Haşdi Şabi, Musul kentinin batısındaki Telafer'e yönelik harekât başlattı. Operasyona 10 binden fazla Haşdi Şabi üyesi katılıyor. Haşdi Şabi milislerinin sözcüsü Ahmed el Esadi, "Operasyonun amacı Musul ve (IŞİD'in Suriye'deki kalesi) Rakka arasındaki ikmal hattını kesmek, Musul'daki kuşatmayı sıkılaştırmak ve Telafer'i özgürleştirmek" dedi. Operasyonun hedefi arasında Musul'un 55 km batısındaki Telafer kentini ele geçirerek, Musul'dan Suriye'ye kaçmaya çalışan DEAŞ militanlarını durdurmak da var. Haşdi Şabi'nin insan hakları karnesinin kötü olması ise bölgede endişe kaynağı. Uluslararası Af Örgütü, Haşdi Şabi'nin önceki çatışmalarda "savaş suçları da dahil olmak üzere ciddi insan hakları ihlallerinde bulunduğunu" rapor etmişti. İngiliz haber ajansı Reuters, Telafer'deki Türkmen nüfus nedeniyle operasyonun Ankara'yı alarma geçireceğini yazarken, Haşdi Şabi üyelerinin ise Telafer'deki Türkmen nüfusun birçoğunun Şii olduğunu ifade ettiğini aktardı. Telafer'in nüfusu, DEAŞ 2014 yılında kenti ele geçirmeden önce 200 bindi. Şii ve Sünni nüfusun birlikte yaşadığı Telafer'deki Şiiler, DEAŞ'ın eline geçmesi üzerine kentten ayrılmıştı. Şiilerin, DEAŞ ile işbirliği yaptığı gerekçesiyle Sünni Türkmenlere yönelik intikam saldırılarında bulunmasından endişe duyuluyor. Kentteki Şii-Sünni dağılımıyla ilgili sağlıklı veri bulunmamakla birlikte yarı yarıya olduğu yolunda iddialar söz konusu. Türk askeri kaynakları, Haşdi Şabi'nin başlattığı operasyonun Telafer'e oldukça uzak bir mesafede olduğunu açıkladı. Haşdi Şabi güçlerinin Telafer'e 75-100 km uzaklıkta bulunduğunu ve DEAŞ tarafından güçlendirilmiş olan Mıhallebiye ve Talabtah bölgelerini geçerek Telafer'e varmasının çok zor olduğunu belirten askeri kaynaklara göre bu tür haberler Haşdi Şabi'ye yakın yerel kaynaklar tarafından psikolojik harp amacıyla veriliyor.
Hürriyet

Güney kore'de istifa sesleri
Güney Kore Devlet Başkanı Park Geun-hye'nin bir arkadaşının devlet işlerine karışmasına izin verdiğinin açığa çıkmasının ardından binlerce kişi başkent Seul'da sokaklara çıkarak, Guen-hey'yi istifaya davet etti. TV'ye çıkarak halktan özür dileyen Geun-hye, ust duzey danışmanlarından 10'unun istifa etmesini istedi. Bir din adamının kızı olduğu bilinen eski dostu Choi Soon-sil'in resmi bir görevi olmasa da devlet başkanının önemli konuşma metinlerini kaleme aldığının ortaya çıkması üzerine başlayan olaylar sonucunda gelecek sene düzenlenecek genel seçimlerde Park'ın şansının ciddi oranda azaldığı düşünülüyor. Öte yandan doğa ustu güçlere sahip olduğuna inanılan Grigori Rasputin'e benzetilen Choi ise, Park ile ilişkisini kullanarak, iş adamlarını bazı vakıflara bağış yapmaya zorlamakla suçlanıyor.
Milliyet

Rusya bm'de kan kaybetti
Suriye'de yaşanan insan hakları ihlalleri nedeniyle Birleşmiş Milletler yetkilileri tarafından sıkça eleştirilen Rusya, BM İnsan Hakları Konseyi'ndeki (İHK) koltuğunu kaybetti. BM'de cuma günü yapılan seçimde Doğu Avrupa üyeliğini 114'e 112 oyla Hırvatistan'a kaybeden Rusya, BM'nin en prestijli bolumu olarak kabul edilen İnsan Hakları Konseyi'ndeki oy hakkını kaybetti. BM Guvenlik Konseyi daimi üyesi olduğu için hakkında herhangi bir yaptırım kararı alınamayan Rusya'nın koltuğunu kaybetmesiyle ilgili konuşan BM'nin insan hakları sorumlusu Louis Charbonneua, ulkelerin uyeliği riskli olanları önceki günkü gibi reddetme şansı olması gerektiğini söyledi. ABD de 2001'de benzer bir mağlubiyet yaşamıştı.
Milliyet

Deaş sorarsa yok deyin
Musul'u terör örgütü DEAŞ'tan kurtarma operasyonunun güney cephesinde yer alan Kayyare'deki ABD askerlerinin 'terör korkusu'nu meydana seren fotoğraflar ortaya çıktı. Operasyona katılan Irak askerlerine destek vermek için Kayyare'deki hava üssünde konuşlanan ABD askerleri, iki gündür süren DEAŞ saldırılarını 'yere yatarak' karşıladı. DEAŞ'ın taarruzu üzerine alarm durumuna geçen üste, askerler, panik ve korku dolu anlar yaşadı. süren operasyona dair yeni soru işaretleri doğuran görüntüler, ABD askerlerini alay konusu yapacak cinsten. Dün gerçekleşen DEAŞ'ın iki canlı bomba saldırısında, Irak askerlerinin hayatını kaybettiği ve 7 hummer cipin telef olduğu öğrenildi. Cepheye 20km uzaklıktaki Kayyare üssünde Irak, Amerika ve Fransa askerleri bulunuyor. 24 saat top atışı yapılan kampta 40km uzaklıktaki hedefleri vurabilen tam otomatik özel Fransız sezar topları kullanılıyor. Doktor, mühendis ve güvenlikten sorumlu askerlerin beton duvarlar arasında "yaşam alanı" adını verdikleri odalarda uyudukları askeri kampta, yabancı askerler sahaya inmiyor. Üste nöbeti, dışarıda bekleyen ve yatan Irak askerleri tutuyor. Öte yandan üsse çok yakın noktalarda terör örgütü petrol kuyularını yakarak koalisyon uçaklarının görüş alanını kapatmaya çalışıyor.
Star

Korsanlar iktidara koşuyor
İzlanda'da halk dün yapılan genel seçimde sandık başına gitti. Anketler, seçimde radikal Korsan Partisi'nin, merkez sağ hükümetini iktidardan düşüreceğini gösterirken, yaklaşık 245 bin kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede sandıklar yerel saatle 09.00'da açıldı. 4 yıl önce kurulan Korsanlar Partisi'nin lideri 49 yaşındaki eski Wikileaks aktivisti Brigitta Jonsdottir, hem sağ hem de sol görüşün en iyi yönlerini alarak kurdukları radikal hareketin ulaştığı noktada, Batı demokrasisi için yeni bir başlangıç olarak yorumlanabileceğini vurguladı. Hayatın her alanında özgürlüğü savunan Jonsdottir, "Bu kadarını biz bile beklemiyorduk" ifadelerini kullanmıştı.
Vatan

POLİTİKA

İdamın gecikmesi doğru olmaz
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, darbe gecesinde kendisinin Marmaris'te tatilde olduğunu söyleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na "Darbe gecesi ben İstanbul Havalanı'ndaydım peki beyefendi neredeydi onu açıklasın" sözleriyle yüklendi. Erdoğan, idam tartışmalarına da "Bu işin geciktirilmesi doğru olmaz" sözleriyle noktayı koydu. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenen 29 Ekim resepsiyonunda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Referandum tartışmalarıyla ilgili sorulara Erdoğan, "Anayasa değişikliğiyle ilgili siyasi partilerin oturup bunu konuşması doğru. Başkanlık sistemi halka giderse benim milletim gereğini yapacaktır" yanıtını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şii milis gücü Haşdi Şabi'nin, Irak'ın Musul kentine bağlı Türkmen kenti Telafer'e doğru hareket ettiğine ilişkin iddialarla ilgili şunları söyledi: "Konuyla ilgili olarak ben yetkili arkadaşlarımla da görüştüm. Bizim içeriden aldığımız şu an bilgilerin bunu doğrulamadığını görüyoruz. Şu anda böyle bir şey söz konusu değil. Haşdi Şabi'nin şu anda Musul'un 80 kilometre kadar güneyinde olduğuna dair bilgiler geldi ama o bilgilerden sonra biraz daha şartlar değişmiş olabilir ya daha onlar püskürtülmüş olabilir veya ilerlemiş olsalar bile onu ancak belki şimdi alabilirim ama ciddi bir mesafe alacaklarını zannetmiyorum. Telafer meselesi, bizim için hassas bir konu. Telafer'de bir defa biz bu işe kesinlikle sıcak bakmayız. Sincar'da kesinlikle sıcak bakmayız. Bunu zaten bütün yetkililere çok açık net söyledim. Dedim ki Telafer tamamen Türkmen ili, ilçesi. Bunun yarısı Şia yarısı Sünni. Biz tabii değerlendirmeyi Şia, Sünni üzerinden değil aslında gönlümüzün arzusu bunu tamamen Müslüman olarak bakıyoruz. Fakat Haşdi Şabi burada eğer böyle bir terör estirirse kesinlikle buna olan cevabımız bizim farklı olur." Erdoğan, zaman zaman meydanlarda dile getirilen idam tartışmalarıyla ilgili de şu açıklamayı yaptı: "Ben inanıyorum ki bu işin geciktirilmesi doğru olmaz. Çünkü milletimin talebi çok çok fazla. Hükümet kanadı bu işi dillendirdi zaman zaman. Onu Parlamento'ya ben getireceğine inanıyorum. Parlamento'dan da bu işin en isabetli şekliyle çıkacağına inanıyorum."
Hürriyet

Karada, havada denizde bayram!
Cumhuriyet Bayramı, yurdun her köşesinde coşkuyla kutlandı. Kutlamalar, renki görüntülere de sahne oldu. İzmir'de Bayraklı Belediyesi'nin etkinliğinde 2 bin 123 kişi saat 19.23'te aynı anda zeybek oynadı, ardından bir araya gelerek, 'Türkiye haritası' oluşturdu. İnsanların oluşturduğu en büyük ülke haritası kategorisinde Guinness Rekorlar Kitabı'na başvuruda bulunuldu. Kapadokya'da balonlar, sepetlerine asılan Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle uçuş gerçekleştirdi. Muğla'nın Fethiye ilçesinde dalgıçlar, Cumhuriyet'in 93. yıldönümünü denizin dibine 93 Türk bayrağı dikerek kutladı. İşte yurttan bayram manzaraları İzmir: Bayraklı Belediyesi, Cumhuriyet'in kuruluşunun 93'üncü yıl dönümünde, önemli bir etkinlik gerçekleştirdi. Smyrna Meydanı'nda farklı yaş gruplarından 2 bin 123 kişi aynı anda zeybek oynadı, kırmızı-beyaz dev Türkiye haritası oluşturuldu. Zeybek oynayan en küçük oyuncu 5 yaşındaki Arda Tekmen olurken, en büyüğü 78 yaşındaki Hatice Jokiçin oldu. Meydanı hınca hınç dolduran kalabalığın tüylerini diken diken eden görüntülere sahne olan etkinliğe katılanların bir bölümü gözyaşlarına hakim olamadı. Etkinlik öncesi ise Smyrna Meydanı'na kurulan 540 metrekare büyüklüğünde dev beyaz perdeye 7 projeksiyon cihazı aracılığı ile yansıtılan Atatürk ve Cumhuriyet konulu 3D mapping gösterisi (görüntü, ışık ve sesle yapılan gösteri) beğenildi. Etkinlikte bir rekorun da altına imza atılmış olunacak. Bayraklı Belediyesi, insanların oluşturduğu en büyük ülke haritası kategorisinde Guinness Rekorlar Kitabı'na başvuru yaptı. Dün de İzmir merkezde ABD Büyükelçiliği'nin kentte saldırı olabileceği ihtimaline karşı vatandaşlarını uyarmasına rağmen, İzmirliler geçmiş yıllardan daha fazla katılım gösterdi. Törenlere 7 aylık bebek de getirildi, 76 yaşındaki gazi de katıldı. En büyük alkışı, dev Türk bayrağını omuzlarında taşıyan gençler aldı. Bir İzmirli, geçit töreninde yürüyen askerin yakalarına kırmızı karanfil taktı.
Milliyet

Cumhuriyet ışığı hiç sönmeyecek
Cumhuriyetin ilanının 93. yıldönümü kapsamında dün Ankara'da ilk tören Anıtkabir'de yapıldı. Törene sıkı güvenlik önlemleri, protokoldekilerin Atatürk'ün mozolesine çıkan merdivenlerden inip çıkarken düşmemek için gösterdiği özel çaba ve Başbakan Binali Yıldırım ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Arslanlı Yol'daki sohbetleri damga vurdu. Anıtkabir'e tören için gelen subay ve astsubaylar tek tek aranarak içeriye alındı. HDP'lilerin katılmadığı törende, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yüksek yargı organlarının başkanları, Bakanlar Kurulu üyeleri, kuvvet komutanları, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile bazı bakan yardımcıları ve milletvekilleri hazır bulundu. Erdoğan başkanlığındaki heyet Arslanlı Yol'dan geçerek, Atatürk'ün mozolesine geldi. Erdoğan'ın üzerinde ay yıldız bulunan çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Erdoğan ve beraberindekiler daha sonra Misakı Milli Kulesi'ne geçti. Erdoğan, burada Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları yazdı: "Bugün tüm yokluklara ve imkansızlıklara rağmen liderliğiniz altında yürütülen destansı bir mücadelenin zafer meyvesi olan Cumhuriyetimizin 93. yıl dönümünü millet olarak büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz. 15 Temmuz darbe girişimine karşı ülkemizin dört bir yanında gösterilen kahramanca direniş, 93 yıl evvel Kurtuluş Savaşımızı zafere taşıyan irade ve ortak imanın tecessüm etmiş halidir. Ülkemizin demokrasisini, bağımsızlığını ve meşru yönetimini hedef alan iç ve dış odaklar 15 Temmuz gecesi milletimizin cesareti ve direnişi sayesinde bir kez daha hezimete uğramıştır. 246 şehit ve 2 bin 194 gazimizin kanı pahasına elde ettiğimiz kazanımları koruyarak, 2023 hedeflerimizi gerçekleştirerek, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine taşıyacağız. Devletimizin beka mücadelesinde gözlerini kırpmadan canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve başta zatıaliniz olmak üzere tüm gazilerimizi rahmet ve şükranla yad ediyorum. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun."
Milliyet
'Cumhuriyet özgürlüktür'
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Ankara Ulus'taki Birinci Meclis'ten Anıtkabir'e gerçekleştirilen 'Büyük Cumhuriyet Yürüyüşü'ne katıldı. CHP Ankara İl Başkanlığı tarafından düzenlenen yürüyüş öncesinde, Birinci Meclis'in önünde konuşan Kılıçdaroğlu, cumhuriyet ve özgürlük vurgusu yaparak, "Cumhuriyet, özgürlük demektir. Yani padişahın kulu değil, Führer'in kulu değil, reisin kulu değil; sadece ve sadece cumhuriyetin özgür bireyi olmaktır. Hani Nazım diyor ya 'Yok edin insanın insana kulluğunu, bu davet bizim' diyor. Evet; cumhuriyet, insanın insana kulluğunu yok eden bir rejimin adıdır. O nedenle ne padişah ne Führer ne reis ne bir başka kişi, hiç kimse bizim özgürlüklerimizi sınırlayamaz" ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet, insanın insana kulluğunu yok eden bir rejimin adıdır. O nedenle ne padişah ne Führer ne reis ne bir başka kişi, hiç kimse bizim özgürlüklerimizi sınırlayamaz" dedi ve özetle şöyle konuştu: "Bugünden itibaren temel hedef ve görevimiz cumhuriyeti tam demokrasiyle taçlandırmaktır. 29 Ekim'de bir çok sınırlama getirildi, alana gelirken bile bir sürü zorlukla karşılaştık. Cumhuriyeti, demokrasiyi içine sindiremeyenler ve vatandaşın üstüne baskı kurmak isteyenler var. Bunların aşmanın tek yolu var, birlikte olursak güçlü oluruz. Küçük ayrıntılarda bölünmemeliyiz. Cumhuriyet kolay kurulmadı. CHP Genel Başkanı olarak size söz veriyorum; cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmak için her türlü mücadeleyi yapacağım, her türlü fedakarlığa katlanacağım eğer bir bedel ödemek gerekiyorsa sözüm söz o bedeli önce ben ödeyeceğim. Her türlü baskı, şiddet gelebilir üstümüze ama sözüm söz yılmayacağız, eğer bir bedel ödemek gerekiyorsa sözüm söz o bedeli ben ödeyeceğim."
Vatan
'Bir kez daha hezimete uğradılar'
Anıtkabir'de yapılan ilk törene sıkı güvenlik önlemleri, protokoldekilerin Atatürk'ün mozolesine çıkan merdivenlerden inip çıkarken düşmemek için gösterdiği özel çaba ve Başbakan Binali Yıldırım ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Arslanlı Yol'daki sohbetleri damga vurdu. Anıtkabir'e tören için gelen subay ve astsubaylar tek tek aranarak içeriye alındı. HDP'lilerin katılmadığı törende, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yüksek yargı organlarının başkanları, Bakanlar Kurulu üyeleri, kuvvet komutanları, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile bazı bakan yardımcıları ve milletvekilleri hazır bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başında olduğu heyet Arslanlı Yol'dan geçerek, Atatürk'ün mozolesine geldi. Erdoğan'ın üzerinde ay yıldız bulunan çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Erdoğan ve beraberindekiler daha sonra, Misakı Milli Kulesi'ne geçti. Erdoğan, burada Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları yazdı: "Bugün tüm yokluklara ve imkansızlıklara rağmen liderliğiniz altında yürütülen destansı bir mücadelenin zafer meyvesi olan Cumhuriyetimizin 93. yıl dönümünü millet olarak büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz. 15 Temmuz darbe girişimine karşı ülkemizin dört bir yanında gösterilen kahramanca direniş, 93 yıl evvel Kurtuluş Savaşımızı zafere taşıyan irade ve ortak imanın tecessüm etmiş halidir.Ülkemizin demokrasisini, bağımsızlığını ve meşru yönetimini hedef alan iç ve dış odaklar 15 Temmuz gecesi milletimizin cesareti ve direnişi sayesinde bir kez daha hezimete uğramıştır. 246 şehit ve 2 bin 194 gazimizin kanı pahasına elde ettiğimiz kazanımları koruyarak 2023 hedeflerimizi gerçekleştirerek ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine taşıyacağız. Devletimizin beka mücadelesinde gözlerini kırpmadan canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve başta zatıaliniz olmak üzere tüm gazilerimizi rahmet ve şükranla yad ediyorum. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun."
Vatan
Beştepe'den beş mesaj
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki, Cumhuriyet'in 93. Yıl Dönümü Resepsiyonu'nda sözlerine, "Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne, milletin evine, evinize hoş geldiniz" diyerek başladı. Yurt içinde ve yurt dışında yaşayan tüm vatandaşların Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayan Erdoğan, "Bugün bir taraftan Cumhuriyetimizin 93. yıl dönümüne ulaşmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyor, diğer taraftan da 15 Temmuz'da ve terörle mücadelede verdiğimiz şehitlerin burukluğunu yüreğimizde hissediyoruz" diye konuştu. Erdoğan'ın gazetecilere yaptığı açıklamalardan satır başları şöyle: Musul'la ilgili Haşdi Şabi iddialarını ben arkadaşlarla görüştüm. Bilgiler doğrulamıyor. Şu anda Haşdi Şabi Musul'un 80 km güneyinde bilgisi var. O bilgilerden sonra şartlar değişmiş olabilir, püskürtülmüş olabilir ama ilerlemişse de ciddi mesafe alacaklarını sanmıyorum. Biz Dabık'ta varız ayrıca askeri Silopi'de konuşlandırdık. Bunu koruma gayretinde olacağız ama Telafer ve Sincar bizim için hassas hedefler. Obama ile de görüştük o da Irak ile görüştü. Telafer bir Türkmen ilçesi yarısı Şia yarısı Sünni. Arzumuz değerlendirmeyi tamamen Müslüman olarak yapmak ama Haşdi Şabi burada terör estirirse buna cevabımız farklı olur. ABD'den şu anda Rakka operasyonu için net cevap alamadık. Onların aklında hala PYD ve YPG var. Onlar varsa biz olmayız. Onlara ihtiyaç yok. Başka koalisyon alacaksanız alın. Almayacaksanız da biz ABD ve Türkiye bu işi yaparız. ÖSO kendini kanıtladı. Rusya'nın bu bölgede. Halep çevresinde attıkları adımlar vardı. Rusya ile görüşmeler neticesinde onların doğuya gelmeyip Afrin'de kalacaklarını vurguladılar. Onlar yapacaklarını söylüyor yapmazlarsa müdahalemizin devam edeceğini söyledik. Görüşmeler ülkemizin geleceği için hayırlı. İki siyasi partinin mesafe alıp, 'Oturup konuşalım' demesi milletimizin de beklentisi. Neden konuşulmaz bunlar diye soruluyordu. Bu gelişme Cumhurbaşkanı olarak beni de sevindiriyor. Anayasadaki olumlu adımlar milletimi çok çok sevindirecektir. Referandum konusunda benim inancım tam. Milletim gereğini yapacaktır. Sayın Bahçeli'ye dayanışma siyaseti ve devlet adamlığı için şahsım ve milletim adıma teşekkür ediyorum. Başkanlık için bizim dayanışmamız şart. Türkiye muassır medeniyetler üzerine çıkmalı. Son tartışmalar beni rencide etti. 'Beyefendi tatilde biz Meclisteyiz' gibi sözler Herhalde bu şahıs benim nerede olduğumu, hangi şartlarda İstanbul'a geldiğimin farkında değil. Ben dört günlük tatil için oradaydım sonra çıkıp geldim başka yere kaçanlar gibi kaçmadım. Ben milletimin yanında ve önünde olmak durumundaydım. Orada dört açıklama yaptık ve milletimi, davet ettim. İstanbul'a gelince Genelkurmay Başkanını değiştirdim, krizi yürüttüm. Yürütmekle de kalmadım 1. Ordu Komutanı basın açıklaması yaptı. Ertesi gün durum sakinleşene kadar oradaydık. Siz bu tür bir Cumhurbaşkanı'na nasıl 'Beyefendi tatilde dersin? Siz neredeydiniz? O beyefendi Atatürk Hava Limanı'nda milletiyle bütün krizi takip edip yönetti ama sen neredeydin adresi ver nerdeydin? Benim bulunduğum yer belli Yeşilköy. Yanlış bilgilendirme yapıyor. Kendisine verilen bilgilerle prim yapabileceğini düşünüyor. AK Parti'de Bylock kullanan var veya yok ama görüyoruz ki bazıları, AK Partili belediye başkanları da alındı. Başbakan konuyla ilgili teşkilat içinde tahkikat yaptıklarını ve tespit edeceklerini söyledi. Genel başkan ben değilim. Başbakan söyledi gereğini yapacak. Masum olanı olamayanı tayin edecek biz değiliz bu işi yürüten yargıdır. Ben Bylockta yokum veya örgütten değilim diyorsa yargıya müracaatını yapar değerlendirmelerden sonra da serbest kalacaksa kalır. Bu işin geciktirilmesi doğru olmaz. Ben getirileceğini ve parlamentodan da en isabetli şekilde çıkacağına inanıyorum. Dünya da bunu uyguluyor. Referandum olur mu? O hükümetin çalışması. AB ne olur? Biz kendimizi niye oraya bu kadar bağlıyoruz. AB benim 246 şehidimi geri verebiliyor mu? Kendimizi aldatmayalım. AB'nin bu kendine göre aldığı bir karar. Dünyaya bakalım. AB kaçta kaçına tekabül ediyor? ABD'de 19 sene önceki kararla idam infaz edildi.
Vatan

SPOR

Beşiktaş,'ta Oğuzhan Özyakup, Gökhan İnler, Necip Uysal ve Caner Erkin'in ardından Anderson Talisca da sakatlar kervanına katıldı. Ankara'da önceki gün oynanan ve 1-1 sona eren Gençlerbirliği maçında 90 dakika sahada kalan Brezilyalı futbolcunun ayağını ters basması sonucunda sağ ayak beşinci tarak kemiğinde (metatars) kırık tespit edildiği belirtildi. Siyah beyazlı takımın doktoru Sarper Çetinkaya tarafından dün ameliyat edilen 22 yaşındaki futbolcunun en az üç ay sahalardan uzak kalması bekleniyor. Beşiktaş İkinci Başkanı Ahmet Nur Çebi yaşanan sakatlıkları atlatacaklarına inandığını kaydederek, "Tam formunu yakaladığı dönemde Anderson Talisca'nın sakatlık geçirmesi bizleri üzdü. Kulüp doktorları oyuncumuzu devre arasına kadar yetiştirmeye çalışacaklar" dedi. Çebi, zengin bir kadroya sahip olduklarını ve Talisca'nın alternatiflerinin olduğunu sözlerine ekledi.
Hürriyet

Spor Toto Basketbol Süper Ligi'nin 4. hafta mücadelesinde Beşiktaş Sompo Japan, sahasında konuk ettiği Yeşilgiresun Belediyesi'ni 77- 59 yendi, namağlup unvanını devam ettirdi. Geçtiğimiz sezon, savunma konusunda çok aksayan Beşiktaş'ta, Ufuk Sarıca'nın kurduğu düzen tıkır tıkır işlemeye devam etti. Özellikle Muratcan Güler'in yeniden rotasyona sokulması ve rakibin en etkili silahının tecrübeli oyuncu ile birlikte Strawberry'nin de katkısıyla durdurulması, Kartal'ı çok rahatlatıyor. Giresun karşısında da Ledo'yu çok iyi savunan Muratcan, Clark ve Stimac'ın sayılarıyla gelen 13-0'lık başlangıcın mimarlarından birisi olarak öne çıktı. İlk sayılarını Mahalbasic ile 4. dakikada bulabildi Giresun, 3. çeyrekte 7 sayıda kaldı. Çünkü o anlarda hep Beşiktaş'ın müthiş baskısı vardı. Bir tek baskıya aynı şekilde karşılık verdiğinde ayakta kaldı konuk takım. Ev sahibinin biraz da rahatlamasını iyi kullandığı 2. çeyrekte, 4 genç Türk'ün sahada olduğu bölümü iyi değerlendirdi, hücumda da 10'da 6 üç sayı yüzdesi bulduğu 20 dakikayı sadece 4 farkla geride kapadı. Ancak başta da söylediğim müthiş savunma, ikinci devrenin başında fark 2 sayıya indikten sonra kendisini gösterdi. Giresun'da Ledo'nun her hafta tekrarlayan oyunu germesi bu kez Beşiktaşlılar'ı biraz daha oyunun içine soktu, 3. çeyrekte 20-7'lik seri bulan Beşiktaş son çeyrekte farkı 24 sayıya kadar çıkarıp maça noktayı koydu.
Milliyet

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, kulübün resmi yayın organı, "Fenerbahçe Dergisi" kasım ayı sayısına özel bir yazı yazdı. Başkan Yıldırım, son dönemde kendisi ve yönetici arkadaşları aleyhine başlatılan bir istifa kampanyası olduğunu belirtti. Bu tür gelişmelerin camiaları adına oynanan çok tehlikeli bir oyun olduğunu ifade eden Aziz Yıldırım, bir kez daha Yargıtay kararını işaret etti. Yıldırım, şu sözleri kullandı; "Seçilmiş bir yönetimin, bu şekilde istifaya zorlanması geçmişte kalmış, hortlatılmaya çalışılan çok tehlikeli bir oyundur. Ancak bu oyuna soyunanlar bilmelidir ki seçilmiş başkan ve yönetimin bu şekilde değiştirilmesi artık geçmişte kalmıştır ve başta kulüp üyelerimiz olmak üzere camiamız bu oyunun oynanmasına izin vermeyecektir. Bizlere verilen yetki, 2018 Mayıs ayına kadardır ve bu yetki genel kurulumuzun iradesinin bir tezahürüdür. 2015 Mayıs'ında genel kurulumuza verdiğimiz çok açık ve net bir sözümüz vardır. 'Her ne kadar görev süremiz 2018 Mayıs ayına kadar olsa da tüm camiamızın beklediği Yargıtay kararının bu tarihten önce olumlu bir şekilde neticelenmesi halinde görev süremizin sonu beklenmeyecek ve Olağanüstü Genel Kurul'a gidilecektir.' Bu söz hem genel kurul üyelerimize hem de camiamıza verilmiş bir sözdür. Fenerbahçe'de yönetimi belirleyen yegane irade; genel kuruldur." Küfür ve hakaret içermeyen her türlü eleştiriye açık olduklarını vurgulayan Yıldırım, sportif sonuçları kullanarak yönetimi değiştirmeye çalışanları işaret edip, tepki gösterdi. Fenerbahçe Başkanı, "Fenerbahçe Kulübü Genel Kurulu'nun Aziz Yıldırım'ın tahakkümü altında olduğu yalanıdır. Bunların gerçek dışı söylemine göre 'Genel Kurul üyelerinin hepsi Aziz Yıldırım'ın kendisinin üye yaptığı insanlardır. Bunların Aziz Yıldırım ile menfaat bağı vardır. Bu nedenle Aziz Yıldırım'ı devirmenin yeri Genel Kurul değildir'. Bu söylem, Fenerbahçe Spor Kulübü Genel Kurulu iradesine ve üyelerinin şahsına karşı yapılmış çok ağır bir hakarettir" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Başarı ve başarısızlık arasındaki o çok ince çizgiye dün en güzel örnek Türk Telekom Arena'daki Trabzon şokundan sonra Riekerink eleştirilere kulak verip belki de Sneijder'in yokluğunda tartışılmayacak bir takım sahaya sürdü. Ancak 1 gün önce Beşiktaş takılmışken Galatasaray Adana 5 Ocak'ta umut vermiyordu. Taa ki, Riekerink'in hamlesine dek Hollandalı önce sistemi sonra da isimleri değiştirdi. 60. dakikada Tolga ve Yasin'i kenara alıp Sinan ile De Jong'u sahaya süren Riekerink'in istediği baskı oluşmaya başladı. Gol, Bruma'nın kişisel becerisi ve kalecinin hatası sonucu kazanılırken, Muslera dün yine en kritik anlarda kalesinde güven verdi. Ama o gol olmasa Riekerink hedef adamdı! 5'te ani gelişen atakta Yasin Öztekin çok net bir pozisyonu değerlendiremedi. 12'de Semih Kaya siper oldu Adanaspor atağında 16'da Sabri'nin etkili ortasında önce Eren sonra Podolski topu ağlarla buluşturamadı. 2. devre başlarken Riekerink isimler üzerinde değil sistem üzerinde oynadı. 51'de Tevfik'in füzesinde Muslera soluna muhteşem uzandı. 64'te Selçuk'un kornerinde Eren Derdiyok iyi yükselirken top kaleci Karacic'on müdahalesiyle direğe çarparak dışarı gitti. 2 dakika sonra ise Sinan Gümüş tehlikesinde savunma yine dikkatliydi. 71'de Bruma, Galatasaray'a hayat veren golü attı. Rakibini çalımlayan genç yetenek ceza alanı dışından füzeyi gönderirken, kaleci Karacic'in müdahalesi yetersiz kaldı. 79'da da Selçuk'un frikiğinde Cim-Bom ikinci gole yaklaştı. 90+3'te Adanaspor'da sonradan oyuna giren Gueye az kalsın beraberlik golünü atıyordu ama son hareketi yapamadı. Sonuçta da Galatasaray tek golle kazandı.
Milliyet


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme