30 Kasım 2016 Çarşamba

30.11.2016 Genel Gündem



30.11.2016 Çarşamba
GÜNDEM

2 Katlı Yurtta 12 Can Gitti 
Adana'nın Aladağ ilçesi Sinanpaşa Mahallesi'nde bulunan Süleymancılar Cemaati'ne ait olduğu iddia edilen Aladağ Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneği Orta Öğretim Kız Öğrenci Yurdu'nda yangın çıktı. İçeride bulunan öğrencilerden bazıları paniğe kapılarak birinci ve ikinci kat pencerelerinden atlayarak canlarını kurtarmaya çalıştı. Bazı öğrenciler de üst katlara kaçarak çatı katına sığındı. Aladağ ve Adana Büyükşehir Belediyesi ile Aladağ Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri yangına müdahale etti. Pencerelerden atlama sonucu vücudunda kırıklar oluşanlar ile dumandan etkilenen öğrenciler, sağlık ekiplerinin ilk müdahalelerini yapmasından sonra hastanelere kaldırıldı. İtfaiyenin çabaları sonucu yangın 3 saat sonra kontrol altına alındı. Binaya giren itfaiye erleri, 8 öğrencinin cesedini çatı katında, eğitmen ve 3 öğrencinin cesedini de ikinci katta buldu. Cesetler otopsi için adli tıp kurumuna götürüldü. 9 cesedin 1 ambulansla götürülmesi dikkat çekti. Adana İtfaiye Daire Başkanı Fatih Durukan, ilk belirlemelere göre yangının elektrik kontağından çıktığını söyledi. Binanın içinin ahşap kaplama, yerlerin de halıyla kaplı olması nedeniyle yangının kısa sürede büyüyüp üst katları sardığı ifade edildi. Aladağ Belediye Başkanı Mustafa Alpgedik, yangının zemin katta çıktığını, kısa sürede alevlerin yükseldiğini söyledi. Yurdun 54 öğrenci kapasiteli olduğunu yangın sırasında 34 öğrenci bulunduğu bildirildi. Bu arada ilçenin tamamından görülen yangın nedeniyle olay yerine akın eden ailelerden çocuklarına ulaşamayanlar gözyaşlarına boğuldu. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, yangın merdivenini içeriden kilitli olduğu için açamadıklarını söyledi. 18 bin nüfuslu ilçeye takviye çevik kuvvet ekipleri sevk edildi. Güvenlik önlemi alan ekipler bölgeye kimseyi yaklaştırmadı.
Hürriyet

29 Kasım 2016 Salı

29.11.2016 Genel Gündem



29.11.2016 Salı
GÜNDEM

İstanbul Yağmura Teslim 
İstanbul'da önceki gece saatlerinde başlayan yağmur, dün sabah erken saatlerde etkisini artırdı. Taksim Meydanı'nda yanlarında şemsiye bulunduranlar şemsiyelerini kullanırken, yağmura hazırlıksız yakalanan bazı vatandaşlar ise başlarına koydukları gazete ile yağmurdan korunmaya çalıştı. Gün boyunca etkisini sürdüren yağmur nedeniyle trafikte yoğunluk yaşandı. Antalya'da bu yıl 16'ncısı düzenlenen Growtech Eurasia Uluslararası Sera, Tarım Ekipmanları ve Teknoloji Fuarı'nın yapılacağı Antalya Expo Center, yağmura teslim oldu. Önceki gün bastıran sağanak yağış ilave inşaat alanının tavanından içeri akmaya başladı. Stantları kurmaya çalışan işçiler bir yandan suları tahliye etmeye çalışırken, diğer yandan naylonlarla önlem almaya çalıştı. Manisa'nın Yunusemre ilçesinde haftanın ilk günü kurulan Karaköy halk pazarındaki 750 esnaftan bir bölümü, bir anda kendini gösteren yağmurla birlikte eşyalarını toplayıp ayrıldı. Zor koşullarda pazarcılık yaptıklarını belirten esnaf, kapalı pazaryeri yapılmasını istedi.
Milliyet

28 Kasım 2016 Pazartesi

28.11.2016 Genel Gündem



28.11.2016 Pazartesi
GÜNDEM

ÖSYM Yüzde 95 Yenilendi 
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ömer Demir, sınav güvenliğine ilişkin soruları yanıtlarken "Şu anda personelden kullanılan teknik altyapıya kadar yüzde 95 oranında ÖSYM yenilenmiştir. Herhangi bir kişiye değil sisteme güven üzerine strateji oluşturuldu" dedi. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ömer Demir, sınav sorularının sızmasını önleyici tedbirler yerine hiç kimsenin soruları bilemediği bir sistem uyguladıklarını belirterek, herhangi bir soru yazarının sorduğu soruların ağırlığının tamamen azaltıldığını bildirdi. Bir soru yazarının bir sınavda en fazla bir ya da iki sorusunun çıkabileceğine işaret eden Demir, şöyle konuştu: "Soru hazırlama süreçlerinde soru yazarı o sorunun hangi sınavda çıkacağını da bilmez. Onu denetleyen de bilemez. Tamamen son dakikada büyük bir havuz içerisinden sorular çekilir. Böylelikle herhangi bir kişinin inisiyatifine, o kişiye olan güvene değil, sisteme ve süreçlere güven üzerine yeni bir strateji oluşturuldu. O nedenle ÖSYM, Türkiye'de en iyi çalışan kurumlardan birisidir. Şu anda ÖSYM'de çalışan personelden kullanılan teknik altyapıya kadar yüzde 95 ÖSYM yenilenmiştir. Yasal düzenlemelerle yenilenmiştir ve yenileme devam ediyor." Prof. Dr. Demir, sınav güvenliği bakımından risk unsuru taşıyan bir konunun ÖSYM'nin gündeminde bulunmadığını söyledi. ÖSYM'nin soru hazırlayan sınav ekibinin de yenilendiğini belirten Prof. Dr. Demir, şöyle devam etti: "Sınav hazırlama komisyonu gibi sabit bir komisyon yok. Bu, sürekli değişen bir havuz. Sürekli soru hazırlayan bir kişi de yok. Sınavlarda bir kişinin sorusunun birden fazla çıkmaması için tedbir alıyoruz. ÖSYM'nin bundan sonra, soru havuzunu daha derinleştirmek, bir sınav için 50 bin dolayında bir soru havuzu varsa bunu 100 bine çıkarmak, soru yazarlarını daha çeşitlendirmek gibi bir hedefi vardır. Ama 'süreçlerde ve güvenlik tedbirlerinde ilave şunu da yapmamız gerekir' diyerek düşündüğümüz ama yapamadığımız bir şey yok denecek kadar az durumdadır."
Hürriyet

27 Kasım 2016 Pazar

Abdurrahman Sâmi Niyazî Sarhunanî

Ma'nâ-yı besmele ebrûyuna mâ-şâ'allâh
Zâta mir'ât-ı kemâl rûyuna mâ-şâ'allâh

Nûn, kalem çeşm-i femindir sadef-i dürr-i hikem
Şâz-ı hilkat ile ferîd hûyuna mâ-şâ'allâh

Nüh felek cezbe-i aşkınla esîr-i devrân
Zînet-i 'arş-ı alâ mûyuna mâ-şâ'allâh

27.11.2016 Genel Gündem



27.11.2016 Pazar
GÜNDEM

Fırat Kalkanı'nda 18. Şehit Acısı 
Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Suriye topraklarında 95 gündür yürütülen Fırat Kalkanı Harekatı'nda El Bab bölgesinde önceki gece yaşanan çatışmalarda Piyade Uzman Çavuş Kader Acar (25) şehit oldu, üç asker ise yaralandı. Şehit Uzman Çavuş Acar'ın cenazesi ve yaralılar, önce Kilis'in Elbeyli ilçesine, ardından helikopterle Gaziantep'e getirildi. Acar ile birlikte harekatta bugüne kadar şehit olan asker sayısı 18'e çıktı. Fırat Kalkanı Harekatı'nda terör örgütü DAEŞ kontrolündeki Anifah bölgesi Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçleri denetimine geçti. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan bilgilendirmede "Çatışmalar esnasında bir kahraman silah arkadaşımız şehit olmuştur. Çatışmada hayatını kaybeden aziz şehidimize Allah'tan rahmet, değerli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile Yüce Türk Milletine başsağlığı ve sabır; yaralanan kahraman silah arkadaşlarımıza acil şifalar dileriz. Türk Hava Kuvvetleri tarafından belirlenen 12 DAEŞ hedefi yapılan hava harekâtı ile imha edilmiştir. Suriye sınır hattında İHA'lar ile kesintisiz keşif ve gözetleme faaliyeti icra edilmeye devam edilmektedir" denildi. Acar'ın cenazesi dün 5'inci Zırhlı Tugay Komutanlığı'nda düzenlenen törenin ardından askeri uçakla memleketi Zonguldak'a gönderildi. Şehit Acar'ın memleketi Zonguldak'ın Ereğli ilçesindeki ailesi yasa büründü. Cemaller köyündeki yakınlarına acı haber, sağlık ekipleri eşliğinde askeri yetkililerce verildi. Şehidin annesi Şadiye Acar'ın 2006, babası Nimet Acar'ın da 1998'de vefat ettiği öğrenildi. Şehidin dayısı Muhammet Uçar, yeğeniyle en son 10-15 gün önce telefonla görüştüğünü yeğeninin kendisine "Dayı ben Suriye'ye gidiyorum" dediğini aktardı. Askeri uçakla Zonguldak'ın Ereğli ilçesine getirilen şehit Acar'ın Bozhane Camii'ndeki cenaze törenine yaklaşık 5 bin kişi katıldı. Kardeşinin tabutuna sarılan şehidin ablası Yasemin Kiremitçi, "Korkma kuzum. En güzel yere gidiyorsun. Sen bizim gururumuzsun yavrum. Seni orada annem, babam karşılayacak" diye gözyaşı döktü. Şehidin, nişanlısı Gülüm Uzun da "En büyük korkumuz kavuşamamaktı. Böyle mi anlaşmıştık biz seninle?" diyerek feryat etmesi yürekleri dağladı.
Milliyet

26 Kasım 2016 Cumartesi

26.11.2016 Genel Gündem



26.11.2016

GÜNDEM

O 'Paşa' İtirafçı Oldu
15 Temmuz darbe girişimi sırasında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın kaldığı Muğla'nın Marmaris ilçesindeki otele düzenlenen saldırıyı Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'le organize eden, Çiğli 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığı'nın imamı Astsubay Başçavuş Zekeriya Kuzu, etkin pişmanlık yasasından yararlanmak için başvurdu. FETÖ/PDY soruşturmasını yürüten İzmir Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin zaman zaman, halen İzmir F Tipi Cezaevi'nde tutulan ve itirafçı olan Kuzu'nun ifadesine başvurduğu ortaya çıktı. Kuzu'nun, FETÖ/PDY'ye yönelik araştırmalarda elde edilen yeni bilgiler doğrultusunda polisin sorularını yanıtladığı ifade edildi. Kuzu'nun, hem Çiğli Ana Jet Üs Komutanlığı'nda yaşananlara, hem de bağlantıda olduğu kişilere yönelik bilgiler verdiği öğrenildi. Darbe girişiminin başarısız olmasından sonra firar eden Kuzu ve yanındaki diğer darbeci askerler, saldırıdan 11 gün sonra, Marmaris Çetibeli bölgesinde karayolu altındaki menfezde bulunmuştu. Kuzu, yakalandıktan sonra poliste ve mahkemede verdiği ifadesinde, saldırı yerinden kaçtıktan sonra bir süre dinlendikleri yerde Yüzbaşı İsmail Yiğit'in kendilerine "Buradaki herkes hizmet hareketinden mi?" sorusunu yönelttiğini, kimsenin itiraz etmediğini, timdeki herkesin hizmet hareketinden olduğunu tahmin ettiğini söylemişti. FETÖ'yle ilgili soruları da yanıtlayan Zekeriya Kuzu, özetle şöyle demişti: "2007'de yapı ile temasım oldu. Bu kişi (FETÖ'de temas kurduğu kişi) personel ile ilgili benden bilgi alıyordu. Benim ya da onun evinde buluşuyorduk. Astsubaylar isteklerini ve şikâyetlerini bana söylüyordu. Ben de bunları üs komutanına iletiyordum. FETÖ içerisinde bağlantıda olduğum kişinin bana verdiği bilgilerin çoğu doğru çıkıyordu. Bana 'Dışarıda birbirimizi görsek bile tanımazlıktan geleceğiz. Telefon sıkıntılı, görüşmeler yüz yüze olacak' diyordu. Üs komutanı bana 'Bir personelin yerini değiştir' dediği zaman ben de bu kişiye soruyordum. Önerdiği kişiyi atıyordum. Sadece Tosun Albay direniyordu. Bana 'İşyerinde fazla sivrilme rengini beli etme' diye tavsiyelerde bulunuyordu. Üste olan her türlü durumu o kişiye anlatıyordum."
Hürriyet

25 Kasım 2016 Cuma

25.11.2016 Genel Gündem



 25.11.2016

GÜNDEM

Türk Üssüne Rejim Saldırısı: 3 Şehit
Fırat Kalkanı harekâtı kapsamında Suriye'de Türk askerlerinin bulunduğu üsse, Suriye rejim güçlerince yapılan hava saldırısında Üsteğmen Zafer Er, Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş Erdal Bolat ve Piyade Uzman Çavuş Melih Özcan şehit düştü. TSK'dan yapılan bilgilendirmeye göre, Fırat Kalkanı Harekatı'nda 93. güne gelindi. Harekat kapsamında önceki gün muhalif unsurlardan oluşan özel kuvvet grubu, Karadağ bölgesinde, Kanlı Kuyu, Tall Barshah ve Jubb Al Barazi meskun mahallerinde kontrolü sağladı. Çatışmalarda 2 muhalif şehit oldu, 9 muhalif ve 4 Türk askeri yaralandı. DAEŞ'e ait 123 hedef ateş altına alınarak teröristlerce kullanılan barınma yerleri, savunma mevzileri, komuta ve kontrol tesisleri ile silah ve araçlar imha edildi. Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından da El Bab, Kabbasin, Bzagah ve Arimah bölgelerinde bulunan DAEŞ'a ait 14 hedefe yönelik hava harekatı ger- çekleştirildi. Hava harekatında bir karargah binası ve 7 savunma mevzisi imha edildi. Harekât kapsamında Türk askerlerinin konuşlu bulunduğu El Bab ilçesinin batısındaki üs bölgesine ise önceki gece hava saldırısı düzenlendi. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Hava saldırısında, üç kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, biri ağır olmak üzere 10 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır" ifadesine yer verildi. Yaralı askerlerin, tedavilerinin yapılması amacıyla süratle bölgeden tahliye edildiği belirtilen açıklamada, "Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu saldırıda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet dileriz" denildi. Yaralı askerler, silah arkadaşları tarafından sınır hattına getirildi ve buradan ambulanslarla Kilis ve Gaziantep'teki hastanelere kaldırıldı. Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde tedaviye alınan yaralı askerlerden Üsteğmen Zafer Er, Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş Erdal Bolat ve Piyade Uzman Çavuş Melih Özcan doktorların tüm müdahalesine karşın kurtarılamayarak şehit oldu. Yaralı 10 askerin Kilis ve Gaziantep'teki hastanelerde tedavileri sürüyor. Kilis Devlet Hastanesi'nde tedavisi süren askerleri Kilis Valisi İsmail Çataklı ve Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı da ziyaret etti. Ziyarette doktorlardan bilgi alan Vali Çataklı ile Korgeneral Aksakallı, yaralı askerlere de geçmiş olsun dileğinde bulundu. Akşam saatlerinde Fırat Kalkanı harekâtında 7 Türk askeri daha yaralandı. Sınır hattına ulaştırılan askerler, Kilis Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, 7 askerin terör örgütü DEAŞ tarafından atılan havan mermisinin, Zırhlı Personel Taşıyıcı'nın (ZPT) yanına düşmesi sonucu yaralandığı bildirildi.
Milliyet

24 Kasım 2016 Perşembe

24.11.2016 Genel Gündem



24.11.2016

GÜNDEM

Kadınlardan Dayak Yiyip Nakavt Oldular
"İstismar düzenlemesi Cumhurbaşkanı'nın talebiyle getirildi, onun habersiz olduğu düşünülemez. Öyle bir yanlış yaptılar ki 4 gün boyunca kadınlardan dayak yiyip nakavt oldular. Eğer başkanlık sistemi olsaydı, bu yasa başkanlık kararnamesiyle geçerdi. Buna parlamenter sistem engel oldu, parlamenter sistem sayesinde yasa püskürtüldü. Bunun için 'sorunu Cumhurbaşkanı çözdü' diyorlar, manşetler atıyorlar. Sorunu çözen Cumhurbaşkanı değil Atatürk'ün kurduğu Meclis ve gücünü ondan alan kadınlarımızdır. Son KHK'yla FETÖ ile değil muhalefetle mücadele edildiğini daha net gördük. Muhalif duruşlarıyla öne çıkan kamu çalışanları ihraç ediliyor, bir nevi yol temizliği yapılıyor. Buna izin vermeyeceğiz. Şehitler arasında ayrım yapıldığını söyledik, Savunma Bakanlığı açıklama yapmış. Varolan bu haktan yalnızca erler ve erbaş yakınları yararlanabiliyor. Mesleği polis, asker olanlar, terörle mücadelede görev alıp şehit olan vali, kaymakam yakınları söz konusu haktan yararlanamıyor."
Hürriyet

23 Kasım 2016 Çarşamba

Unutmak Tükenmektir - Hacı Yoldaş

Türkistan'ın Mağrilan şehrinin Kumtepe Köyü'nden olan Hacı Yoldaş, hac vazifesini yapmak için 1912 yılında İstanbul'a geldiğinde Osmanlı'nın yıllar süren savaşlar sonunda perişan hali ile karşılaştı. Osmanlı ordusu Balkanlarda savaşıyordu. Bu manzara karşısında "bu devlet ve millet için mücadele etmekten daha önemli ne olabilir" diyerek Askeriyeye müracaat etti. Gönüllü asker olarak Balkan Harbine katıldı. 


Hayati Bice - Yesevi'nin "Tengri"si

Yesevî'nin  "Tengri"si

Dr. Hayati Bice

 
Yakın devir Türk düşünce hayatındaki tartışmalardan birisi de "Tanrı" kelimesinin Allah anlamında kullanılıp kullanılamayacağı etrafında cereyan etmiştir. Daha çok Türk milliyetçiliği ile siyasi olarak ayrışan ve -arkaplanına bakıldığında etnik bir karınağrısının arkasına sığındığı- İslami söylemlerin popüler hale getirdiği bu tartışma bazen kırıcı ve yıkıcı boyutlara taşınmıştır. Öyle ki "Tanrı" lafzını şu veya bu şekilde konuşurken-yazarken kullananların İslam dininden çıkıp çıkmadıkları dahi sözkonusu edilmiştir.

Yakut dilinde Tangara; Kuman dilinde Tengre; Karaim dilinde Tangrı; Çuvaş Türkçesinde Tura; Hakas dilinde Tigir; Tuva dilinde Deyri; Kırgız-Kazak Türkçesinde Tengri;Tatar dilinde Tengre; Karaçay-Malkar Türkçesinde Teyri; Azerbaycan Türkçesinde Tarı/Tanrı; Türkiye Türkçesinde  Tanrı olarak kullanılması bile bu kelimelerin ifade ettiği kavramın Türk halkları arasındaki ortak kullanımının işaretidir.(1) 

23.11.2016 Genel Gündem



23.11.2016

GÜNDEM

Adalet Bakanlığı'na 16 Bin Memur Alınacak
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Adalet Bakanlığı'nın 2017 bütçesi görüşmelerine başlandı. Bütçenin açış konuşmasını yapan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimine değinerek, "Bu topraklar üzerinde, bundan sonra kimse darbe teşebbüsüne niyetlenemeyecek" dedi. Bozdağ, darbecilerin kurduğu idam sehpalarına Başbakan ve Bakanları gönderen kararları imzalayarak yargıya büyük utanç yaşatan hakim ve savcıların, 15 Temmuz'da milletin yargısı olduğunu ispat ettiğini kaydetti. Birbirinden farklı görüşlerin, yeni anayasanın geciktirilemez bir ihtiyaç olduğu konusunda birleştiğini belirten Bozdağ, milletle devlet arasındaki duvarları kaldıran, milletine güvenen, insan hak ve onurunu esas alan, çoğulcu ve özgürlükçü yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu söyledi. HSYK'nın yapısında 2010'da iyi niyetle yapılan değişikliğin hedeflenen sonuçları doğurmadığını kaydeden Bozdağ, "Gelinen noktada HSYK'nın yeniden ele alınması ve düzenlenmesi, geciktirilemez bir zarurettir. Türkiye mevcut seçim usulüyle yeni bir HSYK üyeliği seçimi yapmamalıdır. Yaşanan iki seçim tecrübesi, üçüncü seçimin tekrarlanmaması gerektiğini bize emretmektedir. Buradan TBMM'de temsilcisi bulunan siyasi partilerimizi seçim usulü başta olmak üzere HSYK'nın yeniden yapılandırılması konusunda birlikte çalışmaya davet ediyorum" dedi. Bakan Bozdağ, AİHM'nin tüketilmesi gerekli başvuru yolu olarak kabul ettiği İnsan Hakları Tazminat Komisyonu'na 10 Kasım 2016 itibariyle 7 bin 993 başvuru yapıldığını, bunların 7 bin 554'ünün karara bağlandığını, 3 bin 444'ünün kabul, 2 bin 292'sinin reddedildiğini söyledi. AİHM nezdinde Türkiye aleyhine bekleyen başvuru sayısının 2012'ye oranla 17 bin den 7 bin 750'ye gerilediğini belirten Bozdağ, 31 Ekim 2016 itibariyle Türkiye'nin Ukrayna, Macaristan ve Rusya'nın ardından 4'üncü sırada bulunduğunu söyledi. 2016'da 3 bin 542 adli, bin 68 idari olmak üzere toplam 4 bin 610 hâkim ve savcının mesleğe kabul edildiğini belirten Bozdağ, 8 Kasım itibariyle toplam bin 66 hâkim, savcı adayının mevcut olduğunu söyledi. Bozdağ, ÖSYM tarafından 24 Aralık'ta yapılacak sınavla, 2 bin adli, 200 idari yargı hâkim ve savcı adayı, bin 500 avukatlık mesleğinden geçen hâkim ve savcı adayı, 100 avukatlık mesleğinden geçen idari yargı hâkim adayı olmak üzere toplam 3 bin 800 hâkim ve savcı adayının alınması planlanmaktadır" dedi. Bozdağ ayrıca, bin 583 zabıt katibi, 445 mübaşir, 161 şoför, 148 teknisyen, 16 kaloriferci ve 18 aşçı olmak üzere toplam 2 bin 371 personelin atamasının yapılacağını da anlattı. Bozdağ, "2017 yılında Adalet Bakanlığı olarak yaklaşık 16 bin yeni personel alımı yapacağız. Son çıkarılan KHK ile uzman çavuşlar ve uzman erbaşlardan 2 yıl çalıştıktan sonra görevden ayrılanları gardiyan olarak mesleğe alımı konusunda da bir hüküm koyduk" dedi.
Milliyet

22 Kasım 2016 Salı

22.11.2016 Genel Gündem



22.11.2016

GÜNDEM

Avukatı Çekildi
FETÖ/PDY çatı davası kapsamında, Fetullah Gülen'in de aralarında bulunduğu 73 kişinin yargılanmasına bugün başlanıyor. Duruşma öncesinde sürpriz gelişme oldu. Gülen'in zorunlu müdafiliğini yapmakla görevlendirilen avukatın davadan çekilme talebini mahkeme kabul etti. ANKARA Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında Fetullah Gülen'in de bulunduğu 73 sanık hakkında Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne 'Anayasayı ihlale teşebbüs etmek, silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek, hükümeti yıkmaya teşebbüs etmek' suçlarından dava açtı. Bugün başlayacak davanın 5 gün sürmesine karar verildi. Dava tarihinin belirlenmesi üzerine Ankara Barosu CMK servisi de Fetullah Gülen'i savunması için avukat Alihan Uncu'yu görevlendirdi. Gülen'i savunmak istemeyen avukat Uncu'nun davadan çekilme talebini Ankara Barosu reddetti. Uncu da bunun üzerine Ankara Barosu aleyhine Ankara 12. İdare Mahkemesi'nde 'Gülen'in avukatı olarak görevlendirme işleminin' yürütmesinin durdurulması ve iptaline ilişkin dava açtı. Başvuru dilekçesinde özetle şöyle denildi: "Tüm kamuoyunca yurtdışında bulunduğu bilinen ve ülkemize iadesi talep edilen bir şahsa CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında zorunlu müdafi görevlendirmesi de hukuken mümkün değildir. Bilindiği üzere zorunlu müdafi ancak ve ancak hazır bulunan şüpheli veya sanıklar bakımından uygulanabilmektedir. Her şeyden önce avukatın, sanıkla görüşmeksizin bir savunmada bulunması düşünülmeyeceği gibi sanığın ne şekilde savunma yapacağını, atılı eylemleri inkâr mı yoksa ikrar mı edeceğini, yahut yalınca bir kısım suçlamaları mı kabul edeceğini de bilmesi mümkün değildir." Avukat Uncu, Hürriyet'e yaptığı açıklamada, mahkemenin kararıyla müdafilik görevinin askıya alındığını belirterek şöyle konuştu: "Bu nedenle duruşmalara katılmayacağım. FETÖ çatı davasına bakacak mahkemenin yeni bir müdafi talebinde bulunup bulunmayacağı kendi takdirleridir. Mahkeme istese de baro yeni bir müdafi görevlendirir mi onu duruşma anında göreceğiz. Ancak idare mahkemesinin kararıyla benim müdafilik görevim askıya alınmış durumda."
Hürriyet

21 Kasım 2016 Pazartesi

21.11.2016 Genel Gündem



21.11.2016

GÜNDEM

Kuleli Sınavından Önce Sadakat Testi Yapmışlar
İstanbul'da FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında, örgütte 22 yıldır yer alan bir subayın ifadeleri ortaya çıktı. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen subay, "gizli tanık" olarak savcılığa örgüt ve kendisinin örgütün talimatıyla yaptığı eylemlere ilişkin çarpıcı ifadeler verdi. Gizli tanık 'Sel' ifadesinde, 22 yıldır örgüt içerisinde bulunduğunu, ilk olarak İstanbul'da ortaokul sıralarında FETÖ ile tanıştığını belirterek, "Cemaatten bir abi ile tanıştım. Bana 'Başarılı bir öğrencisin, seni fen lisesi imtihanlarına çalıştırayım' dedi. Ben de babamın ilgisizliği, alkol alışkanlığı nedenleriyle bu teklifi kabul ettim. Cemaat'in evine ders çalışmak için gidip gelmeye başladım. Babam öğrenince çok kızdı ama ben gizli gizli ders çalışmak için gitmeye devam ettim'' bilgisini verdi. Sınava girmeden önce kendisine askeri lisede okumak isteyip istemediğinin sorulduğunu, kendisinin de teklifi kabul ettiğini ifade eden Sel, şunları anlattı: "Teklifi yapan abi bana 'Hocaefendi'yi korumak için elinde bir el bombası olsa onun pimini çeker misin? Kendini Hocaefendi için feda eder misin? diye sordu. Ben de 'Evet' dedim. Daha sonra formları doldurduk. 1994 yılında Kuleli Askeri Lisesi sınavına girmeden 2 gün önce abiler bana sınavda çıkacak 50 soruyu getirdi. 'Soruyu çöz, cevabını ezberle' dediler. Sınavda çıkan sorular, abilerin getirdiği sorular ile aynıydı. Sınavdan, asil listeden kazanacak şekilde puan aldım. Abiler beni tebrik ettiler ve 2 haftada bir sivil kıyafetlerle eve gelip gitmemi söylediler. Abiler, 'Gözle namaz kılın, ortama ayak uydurun, kendinizi belli etmeyin, sizin gibi olan öğrencilerden uzak durun, sizden kimse yok orada. Eve gelirken farklı yolları kullanın' şeklinde telkinlerde bulunuyorlardı.''
Haber Türk

20 Kasım 2016 Pazar

20.11.2016 Genel Gündem



20.11.2016 Pazar
GÜNDEM

Fetö'den Mağdurdu Şüphelisi Oldu 
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturmalarında tutuklanan polisler tarafından telefonları yıllarca yasadışı dinlenen eski Emniyet Müdürü Şammaz Demirtaş, 29 Ekim'de çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile FETÖ/PDY örgütüyle irtibatlı olduğu iddiasıyla rütbeleri sökülerek sosyal hakları elinden alınan 798 emniyet müdürü arasında yer aldı. Şammaz Demirtaş, 2003-2006 yılları arasında İstanbul'un İstihbarat, Organize Suçlarla Mücadele Şubeleri'nin başındaki isimdi. Terfi ettikten sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın memleketi Rize'de 5 yıl emniyet müdürlüğü yaptı. Uşak İl Emniyet Müdürlüğü'nün ardından, emniyet müşaviri olarak Hollanda'da çalıştı. 2015'te emekli oldu. Demirtaş'ın, 2007-2010 arasında telefonlarının yasadışı olarak dinlendiği ortaya çıktı. 2011- 2013 arasında ise telefonlarının takip edildiği, detay kayıtlarının incelendiği belirlendi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen 'telekulak soruşturması' kapsamında mağdur olarak 2016'nın ilk aylarında ifade verdi. Kendisini dinleyen FETÖ'cü polislerden şikâyetçi oldu. 29 Ekim'de çıkarılan KHK ile 798'i emniyet müdürü 1082 polisin, sosyal hakları alınarak rütbeleri söküldü. Listeleri incelemek için bilgisayarının başına oturan Demirtaş, kendi ismini listede gördü. Şikâyetçi olduğu eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek gibi isimler ile aynı listedeydi. O anı, "Hayatımın en büyük şokunu yaşadım" diye anlatan Demirtaş, Başbakanlık makamına dilekçe yazdı, hukuki mücadele başlattı.
Hürriyet

19 Kasım 2016 Cumartesi

19.11.2016 Genel Gündem



19.11.2016 Cumartesi
GÜNDEM

Semerkant Kareleri 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi ziyarette bulunduğu Özbekistan'ın tarihi Semerkant kentindeki Devlet Konuk Evi'nde Cumhurbaşkanı Vekili Şevket Mirziyayev ile bir araya geldi. Semerkant'ta önce Özbekistan Birinci Cumhurbaşkanı İslam Kerimov'un Hazreti Hızır Mescidi'nde bulunan kabrini ziyaret eden Erdoğan, görüşmeden önce yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Uzun bir aradan sonra Özbekistan'a gelmiş olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Merhum Kerimov'a Allah'tan rahmet, tüm Özbek halkına başsağlığı diliyorum. Yeni dönemde, iki ülke arasındaki ilişkileri, Türkler ve Özbekler arasındaki ebedi kardeşliğe layık bir düzeye taşımak istiyoruz. Bunu sadece ortak çıkarlarımızın bir gereği olarak değil, kardeşlik hukukumuzun ve tarihi sorumluluğumuzun bir icabı olarak görüyorum. Dışişleri bakanlarımız, geçen ay Taşkent'te önemli görüşmeler yaptı. Görüşmede, bir yol haritası çizdik. Bu belgeye Özbek tarafının değerli katkı ve önerilerini bekliyoruz. Belgede yer alacak hususların hızla hayata geçirileceği suretiyle kaybettiğimiz zamanı inşallah kısa zamanda telafi edeceğiz." Mirziyayev de Erdoğan'ı ülkesinde görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Atatürk Türkiye'nin bağımsızlığı için nasıl çaba göstermişse, İslam Kerimov da Özbekistan'ın bağımsızlığı için çaba gösteren ilk cumhurbaşkanımızdır. İslam Kerimov ve Atatürk, kendi ülkelerini dünyadaki en gelişmiş ülkeler sıralamasına çıkmasını sağlamak, halkın barış, refah ve huzur içinde yaşaması için çok büyük çaba göstermiştir. Onların büyük işleri bizler için ibret olarak hizmet etmektedir" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İmam Buhari türbesini de ziyaret etti. Erdoğan, burada dua etti, İmam Buhari türbesinin içinde bulunan camide cuma namazını kıldı. Ardından İmam Maturidi türbesine gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan da eşlik etti. Erdoğan daha sonra Registan Meydanı'nda bulunan Uluğbey, Şirdar ve Tillakari medreselerini gezdi. Erdoğan, Timur İmparatorluğu'nun kurucusu Timur'un mezarını da ziyaret etti.
Hürriyet

18 Kasım 2016 Cuma

18.11.2016 Genel Gündem



18.11.2016

GÜNDEM

Tunceli, Mardin, Siirt, Van 4 İle Kayyum
İçişleri Bakanlığı dün Mardin, Siirt, Van ve Tunceli belediye başkanlarını görevden aldı. Bakanlık açıklamasına göre, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk'ün yerine Mardin Valisi Mustafa Yaman; Siirt Belediye Başkanı Tuncer Bakırhan'ın yerine Siirt Vali Yardımcısı Ceyhun Dilşad Taşkın; Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kaya'nın yerine Van Valisi İbrahim Taşyapan; Tunceli Belediye Başkanı Mehmet Ali Bul'un yerine Vali Yardımcısı Olgun Öner kayyum olarak atandı. Mardin Valisi Mustafa Yaman, belediye binasına giderek görevine başladı. Zırhlı sivil plakalı araçla belediyeye gelen Vali Yaman, çalışanlarla toplantı yaptı. Görevden alınan Ahmet Türk ise, "Sindirmeye, çürütmeye yönelik siyasi bir karardır. Herkesçe bilinen malum şeylerdir. Fazla bir yorum yapmaya gerek yoktur" dedi. HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, "Şu ana kadar 3'ü büyükşehir ve 5'i il olmak üzere 34 yerde kayyum atandı. 52 belediyede görevden alma gerçekleştirildi ve 39 eşbaşkan da tutuklandı" diye konuştu. DBP'li Tunceli Belediyesi Eşbaşkanları Mehmet Ali Bul ve Nurhayat Altun ile HDP İl Başkanı Aslan Çağ, EMEP İl Başkanı Mustafa Taşkale, DBP İl Başkanı Murat Polat, DİSK Şube Başkanı Şükran Yılmaz, HDP'li il yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 12 kişi tutuklandı. Önceki gün İstanbul'da gözaltına alınan ve Tunceli'ye götürülen eski HDP Tunceli Milletvekili Edibe Şahin, 'terör örgütüne üye olmak ve yardım yapmak' gerekçesiyle tutuklandı. Van Büyükşehir Belediyesi'ne de dün sabah operasyon düzenlendi. Belediye binasında arama başlatılırken, BDP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kaya'yla birlikte aynı soruşturma kapsamında Erciş ilçesinde 8, Van'da ise 4 kişi gözaltına alındı. DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, Şırnak'ın İdil ilçesinde, kimlik kontrolü sırasında gözaltına alındı. Hakkında açılan bir soruşturmada ifade vermediği için gözaltına alınan Kamuran Yüksek, savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldı.
Hürriyet

17 Kasım 2016 Perşembe

iş yaşam dengesi

özel sektör çalışanları açısından kurulması pek de kolay olmayan dengedir. 
kamu çalışanları için kurulamaması için aptal olunması gereken dengedir.

sebebine gelince(açıklamada izah kolaylığı sırası takip edildiğinde):

1. kamu çalışanının(öğretmenler ve polisler haricinde) çalışma saatleri belirlidir. mesai saati bittiğinde defter kapanmıştır, gerisi önemsizdir. insan hayatının söz konusu olduğu sağlık alanında bile geçerlidir. mesai saatim bitti deyip hastayı bırakır, çıkarsın. kimse senden hesap sormaz. doğal olan da budur.

2-özel sektör için ise iki karın ağrısı söz konusudur:
2.1. e-posta
2.2 iş telefonu

17.11.2016 Genel Gündem



17.11.2016

GÜNDEM

Ab Terörist Vermiyor
Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dışilişkiler Genel Müdürlüğü istatistikleri, Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye'nin teröristleri iade talebine ilişkin tutumunu ortaya koyuyor. Bakanlığın 2007-2016 tarihleri arasındaki istatistiklerine göre AB teröristleri vermiyor. FETÖ, PKK, DHKP/C, TKP/ML, Hizbullah, El Kaide gibi terör örgütleriyle mücadelesinde Türkiye'nin yanında olduklarını açıklayan AB üyesi ülkeler, son 9 yılda iadesi istenen 399 terör örgütü üyesinden sadece 11'ini iade etti. Bakanlık yetkililerinin Hürriyet'e verdiği bilgiye göre PKK, DHKP/ C, FETÖ gibi terör örgütleriyle ilgili suçlardan Türkiye'de aranan şüpheli ve sanık örgüt üyelerinin olduğu Almanya, 2007'de PKK'lı Mehmet İltaş ve Mehmet Emin Kızılay'ı iade etti. İltaş beraat etti. İstatistiklere göre Almanya 2007'den bu yana hiçbir PKK'lıyı Türkiye'ye iade etmedi. Almanya, 2008'de ise Hizbullah şüphelisi Cüneyt Argun Doğan'ı verdi. Türkiye, AB ülkelerinden FETÖ soruşturmaları kapsamında ise 59 kişiyi istedi. Almanya'dan 22, Yunanistan'dan 11, İngiltere'den 5, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Hollanda ve Romanya'dan 3'er, Bulgaristan ve Polonya'dan 2'şer, Hırvatistan ve İtalya'dan 1'er kişinin iadesi talep edildi. Ancak Bulgaristan dışındaki AB ülkelerinden iade edilen FETÖ mensubu olmadı. 2007-2016 yılları arasında Almanya'dan 1 Hizbullah, 2 PKK'lı, Avusturya'dan 1 Hizbullah, 1 TKP/ML mensubu, Bulgaristan'dan 1 terörist, Hollanda'dan 1 terörist, Romanya'dan 4 terörist olmak üzere toplam 11 kişi iade edildi.
Hürriyet

16 Kasım 2016 Çarşamba

16.11.2016 Genel Gündem



16.11.2016

GÜNDEM

'2010'da Seçilen 160 Yargıtay Üyesinden 120'sı Cemaat Üyesiydi'
FETÖ soruşturması kapsamında tutuklandıktan sonra, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp serbest kalan eski HSYK üyesi Kerim Tosun'un ifadesi ortaya çıktı. Tosun, 23 sayfalık ifadesinde yargıdaki cemaat yapılanmasına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Tosun, 2010 yılında Yargıtay'a üye olarak seçilen 160 üyeden 120'sinin cemaat mensubu olduğunu iddia etti. Tosun, cemaat açısından önemli olan dosyalar için talimat geldiğini de söyledi. Tosun, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak ve Başsavcıvekili Hakan Pektaş koordinesinde süren soruşturmada, 12 Ekim'de ikinci kez ifade verdi. Üniversite 4. sınıftan itibaren Fetullah Gülen cemaatine dahil olduğunu söyleyen Tosun'un ifadesi özetle şöyle: "Ben daha sonra Datça'ya atandım. O dönem 28 Şubat olayları olunca cemaat faaliyetlerde bulunmamaya başladı. 2001 yılında Yargıtay Savcılığı'na geldim. Benimle birlikte cemaat mensubu 25 kişi o dönemde Yargıtay Savcılığı'na geldi. Şubat 2011 tarihinde yapılacak Yargıtay üyeliği seçimleri için bir grubun kurulduğunu biliyorum. Bu grup Yargıtay üyesi seçilecek 160 kişiyi belirleyecekti. 160'lar olarak belirtilen Yargıtay üyelerinin yaklaşık 120'ye yakınının cemaat mensubu olduğunu biliyorum. Ben bu kişilerin tümünün daha önceden cemaat mensubu olduğunu bilmiyordum. Ancak cemaatin talimatıyla hareket tarzı belirlenmesi üzerine bu kişilerin cemaat mensubu olduğunu anladım. Yaklaşık 1-2 ay sonra Muharrem Karayol'un evinde toplandık. Karayol, cezacı olan Yargıtay üyelerinin grup sorumlusuydu. Benim içinde bulunduğum grubun sorumlusu ise Turgut Emiroğlu idi. Evdeki toplantıda Yargıtay üyelerini ceza daireleri ve hukuk daireleri olarak ayırdıklarını anladım. Maaşımızın yüzde 10'unu himmet olarak vermeye başladık. Sohbetlerin yapıldığı toplantılar, grup sorumlusu Turgut Emiroğlu'nun evinde başladı. Bu toplantılarda dairede olan önemli dosyaların görüşülmesi, bu dosyalardan fotokopi çekilip Turgut Emiroğlu'na verilmesi de görüşülüyordu. Turgut Emiroğlu, sohbet toplantılarında daha önceden yazılan bir notu çıkarak bize bu notu okuyordu. Bu notta Yargıtay'da yapılan oylamalarda kime oy verileceği, nasıl hareket edileceği yazılıydı. Turgut Emiroğlu, kendisinin üstü olan sorumlulardan gelen talimatları bize bildirirdi. Dairemizde görülen bazı dosyalar için bu şekilde talimat geldiği doğrudur. Cemaatin talimatı üzerine hangi dairede hangi üyenin görev yapacağı belirlendi. Bu belirleme sırasında Fetullah Gülen cemaati mensubu olan kişiler 4. Hukuk, 18. Hukuk, 4. Ceza, 5. Ceza, 8. Ceza, 9. Ceza, 11. Ceza, 14. Ceza, 15. Ceza dairelerinde heyet çoğunluğunu sağlayacak şekilde dağıtım yapıldı. Ben HSYK üyesi seçildikten sonra Nazmi Dere'nin HSYK sorumlusu olduğunu gördüm. Hukuk Dairelerinin sorumlusu Yargıtay üyesi Ali Akın'dı. Ceza Daireler'inin sorumlusu Muharrem Karayol'du. Daha sonra Salih Sönmez ceza dairelerinin sorumlusu oldu. Bu Hukuk ve Ceza Daireleri'nin sorumlularının üstünde ise Yargıtay İmamı olan İlyas Şahin vardır. Aydın Boşgelmez bana Hüseyin Yıldırım, Nazmi Dere, Aydın Boşgelmez, Selahattin Atalay ve Önder Aytaç'dan oluşan bir kurul ile toplanıp karar verdiklerini söyledi. Bu kurulda sadece Yargıtay üyelerinin değil Danıştay'dan bazı üyelerin de olduğunu duydum. Ben İlyas Şahin'in bu nedenle sadece Yargıtay'dan değil Danıştay dahil olmak üzere tüm yargıdan sorumlu imam olduğunu biliyorum. Yargıtay'da yapılan HSYK'ya, YSK'ya, Uyuşmazlık Mahkemesi'ne üye belirleme, boşalan daire başkanlarının belirlenmesinde kime oy verileceğini mutlak surette grup sorumlusu toplantılarda söylüyordu. Turgut Emiroğlu kime oy vereceğimizi belirtirdi."
Hürriyet

15 Kasım 2016 Salı

15.11.2016 Genel Gündem



15.11.2016

GÜNDEM

'Bomba' İddialar
Mardin'de Derik Kaymakamı Muhammet Fatih Safitürk'ün şehit olduğu saldırıda makam odasına tuzaklanan patlayıcıyı kaymakamlık görevlilerinin yerleştirdiği öne sürüldü. PKK'lı teröristlerce el yapımı patlayıcıyla düzenlenen saldırının ardından Mardin ve Derik başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor. Şüphelilerin sorgusundaki ifadelerine göre, Derik Kaymakamlık Yazıişleri Müdürü T.E.'nin yeğeni olan Yazıişleri Şefi Ş.M., kaymakamlık görevlileri F.B., N.E., Z.D. ve Z.E.'nin bulunduğu sırada, "Kargoyla bomba geleceğini, 10 Kasım günü kaymakam beyin odasında patlatacaklarını" söyledi. İddialara göre 8 Kasım'da Ş.M., kimliğini verdiği personel aracılığıyla kargoyu Kaymakamlığa getirtti. Paketten bombayı çıkaran Ş.M, tuvaletin yanında beklettiği görevliye, içeriye kimseyi almaması talimatını vererek, Kaymakam Safitürk'ün odasına girip bombayı yerleştirdi. Ş.M., ardından da konuşan olursa öldürmekle tehdit etti. Şüpheliler sorgularında, olay günü Yazıişleri Müdürü T.E.'nin Derik Belediyesi Zabıta Amiri V.E.'ye bir kâğıt içinde kumandaya benzer bir şey verdiğini gördüklerini, ardından patlamanın meydana geldiğini ifade etti. Bunun üzerine Derik Kaymakamlığı Yazıişleri Müdürü T.E. hakkında yakalama kararı verildi. Ancak, şehit Kaymakam Safitürk'ün Sakarya'daki cenaze namazına katılıp ağlayan T.E.'nin burada gözaltına alınması durumunda infial olacağı değerlendirilince, T.E. İstanbul'da gözaltına alındı. Bombayı yerleştirdiği öne sürülen Yazıişleri Şefi Ş.M.'nin Diyarbakır'da 3 ton patlayıcı bulunan araçta yakalanan PKK'lı terörist Ozan Çelik'in kardeşi olduğu, bu nedenle soyadını değiştirdiği de öğrenildi. Patlayıcının, uzaktan kumandayla kaymakamlık binasının içinden infilak ettirildiği de belirtildi.
Hürriyet