1 Kasım 2016 Salı

01.11.2016 Genel Gündem

01.11.2016
GÜNDEM
'Karşı Darbe'
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada, 'FETÖ ve PKK terör örgütlerine üye olmadan örgüt adına suç işledikleri' ve 'vakıf seçiminde usulsüzlük' iddiasıyla Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarları ile imtiyaz sahibi Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu üyelerine gözaltı kararı çıktı. 18 kişinin gözaltına alınması için dün sabaha karşı evlere operasyon düzenlendi, 15 kişi gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Cumhuriyet gazetesi ve imtiyaz sahibi konumundaki Cumhuriyet Vakfı yöneticilerine PKK/KCK ve FETÖ/ PDY terör örgütüne müzahir olduklarına, 2 Nisan 2013 tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan vakıf üyeliğine seçim kararının usulsüz olduğuna, 15 Temmuz darbe girişiminden kısa bir süre öncesinde, darbeyi meşrulaştırıcı yayınlar yapıldığına dair iddia ve tespitler üzerine 'FETÖ/PDY ve PKK/KCK terör örgütlerine üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek' suçlarından bir kısım şüpheliler hakkında 18 Ağustos 2016 tarihinde soruşturma başlatılmıştır. MASAK, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve bilirkişi raporları doğrultusunda soruşturma işlemlerine devam edilmektedir." Gözaltına alınanlar, OHAL kapsamında çıkarılan KHK uyarınca 5 gün süreyle avukatlarıyla görüşemeyecek. Yazar Aydın Engin, sağlık kontrolünden geçirilirken gazetecilerin "Neden gözaltına alındınız" sorusu üzerine, "Cumhuriyet'te çalışıyorum yetmez mi?" diye cevap verdi. Yakalama kararı çıkarılan eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, dün Twitter hesabından "Son kaleye saldırıyorlar" mesajı attı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, operasyonun ardından gazetenin Ankara Bürosu'nu ziyaret ederken özetle şunları söyledi: "Darbe fırsatçılığı yapıp toplumun aydın kesimlerini, düşünenleri susturmak, medya, sivil toplum üzerinde baskı kurmak gibi bir olayla karşı karşıya kaldık. 15 Temmuz akşamı bir darbe girişimi oldu. Darbeye karşı ortak tavır sergiledik. Bu algıyı güçlendirmemiz gerekirken bir karşı darbe olayıyla karşı karşıya kaldık. Parlamentodan alınan yetkilerle KHK çıkararak bir anlamda anayasal düzen değiştirilmek istendi. Türkiye bu koşullarla karşı karşıya ise bunun sorumluluklarından birisi de Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) aittir. Cumhuriyet, her darbe sonrası en ağır bedeli ödeyen gazetedir. Yazarları da bedel ödemiştir. Demokrasiye ve özgürlüklere sahip çıkmak zorundayız. Bunun ön koşulu da hep birlikte Cumhuriyet'e ve Cumhuriyet gazetesine sahip çıkmaktan geçiyor."
Hürriyet

 'Milli İradeye Saygılı Oldum'
TBMM 15 Temmuz FETÖ Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu, geçtiğimiz günlerde eski genelkurmay başkanlarından emekli orgeneraller Işık Koşaner ve Hilmi Özkök'ü dinledi. Geçen hafta dinlenmesi planlanan Özel ise komisyonun çağrısına olumsuz yanıt vermiş, bir mektup yazarak komisyonun sorularını yazılı yanıtlayabileceğini bildirmişti. Özel, adalet ve vicdan vurgusunu öne çıkardığı mektubunda şunları kaydetti: "İhanet çetesi tarafından gerçekleştirilen ve cumhuriyet tarihimize kara leke olarak geçen hain darbe girişimini lanetliyorum. Hayatlarını kaybeden şehitlerimize rahmet, aile fertlerine sabır, şifa; diğer taraftan, 15 Temmuz gecesi müteakip günlerde bu hain girişimi önlemede en büyük paya sahip olan gerçek vatanseverlere dayanışmanın en güzel örneklerini veren herkese şükranlarımı sunuyorum. Mesleki yaşamım boyunca Anayasa'nın temel ilkelerine, yasalara, milli iradeye, temel hak ve hürriyetlere ve milli değerlerimize saygılı olmuş, görevimi yaparken görev, hak, hukuk, adalet, vicdan gibi prensipleri hep ön planda tutmuş bir kişi olarak komisyonunuzun çalışmalarına katkıda bulunabilmem için konuyla ilgili olarak tüm sorularınızın tarafıma lütfedilip yazılı olarak bildirilmesi hâlinde gerekli yanıtları komisyonunuza takdim edeceğimi bilgilerinize sunarım."
Milliyet

Dağlıca'da 3 Şehit 9 Pkk'lı Öldürüldü
Hakkâri'nin Yüksekova ilçesinin Dağlıca bölgesinde PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada 3 asker şehit oldu, 1 asker yaralandı. Operasyonda 9 terörist öldürüldü. Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Dağlıca bölgesindeki Hisar Dağı'nda terör örgütü PKK'ya yönelik devam eden operasyonlarda güvenlik güçleriyle teröristler arasında çatışma yaşandı. Yoğun sisin etkili olduğu bölgede çıkan çatışmada 3 asker şehit oldu, 1 asker de yaralandı. Yaralı asker, helikopterle Hakkâri'deki hastaneye götürülerek tedavi altına alındı. Bölgede yürütülen hava destekli operasyonda 9 PKK'lı terörist öldürüldü, 4 PKK'lı da ağır yaralı olarak yakalandı. Öte yandan Hatay'da Akarca Mahallesi'nde faaliyet gösteren kireç taşı ocağına PKK'lı teröristler tarafından saldırı düzenlendi. 2 ekskavatörü ateşe vererek yakarak kullanılamaz hale getiren teröristler, 2 kamyonu da dereye attı. Şirket çalışanlarının zarar görmediği, 4 aracın kullanılmaz hale geldiği kireç taşı ocağına yapılan saldırı haberi üzerine bölgeye güvenlik güçleri sevk edildi. Olay yerinden kaçan teröristlerin yakalanması için güvenlik güçlerinin başlattıkları operasyonun sürdüğü bildirildi. PKK'lı teröristler 5 gün önce de Dörtyol'un Amanos dağları eteklerinde Beşikgöl mevkiinde bulunan taşocağını basmış 11 araç ve 1 iş makinesini ateşe vererek yanlarına aldıkları 4 kişi ile birlikte kaçmış, rehineleri daha sonra serbest bırakmıştı.
Milliyet

EKONOMİ
Gram Altın 127,7925-127,1228 
ABD Doları 3,0944-3,0960
Euro 3,3945-3,3960
İngiliz Sterlini 3,7816-3,7925

Merkez Bankası'ndan Dövize Müdahale
Cuma günü rekor kıran dövize Merkez Bankası'ndan kısmi müdahale geldi. Merkez Bankası, aldığı iki kararla döviz likitiditesinde ek bir esneklik sağlamayı hedefledi. Bankaların yabancı para likidite yönetimine esneklik kazandırmak üzere yabancı para yükümlülükler için tesis edilmesi gereken zorunlu karşılıkların üst sınırı 3 puandan 4 puana yükseltildi. Söz konusu değişiklik ile yaklaşık 2.9 milyar dolar tesis dönemi içersinde bankaların serbest kullanımına açılmış olacak. Rezerv Opsiyon Mekanizmasında yapılan değişiklikle de 620 milyon dolar ek likitide imkanı sağlandı. Merkez Bankası'nın attığı adımın etkisi piyasada sınırlı kaldı. Merkez Bankası dün iki adım attı. Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, finansal sisteme ek döviz likiditesi imkanı sağlanması amacıyla rezerv opsiyonu katsayılarında değişiklik yapıldığı belirtildi. Bu çerçevede Rezerv Opsiyonu Mekanizmanı kapsamında döviz imkanının ikinci, üçüncü ve dördüncü dilimlerinde katsayılar 0.2 puan azaltıldı. Rezerv opsiyonu kullanımlarının aynı seviyede kalması halinde söz konusu değişiklik ile finansal sisteme yaklaşık 620 milyon dolar ilave likidite sağlandı. Merkez Bankası yeni bir adım daha atarak, bankaların yabancı para likidite yönetimine esneklik kazandırmak üzere yabancı para yükümlülükler için tesis edilmesi gereken zorunlu karşılıkların üst sınırını 3 puandan 4 puana yükseltti. Bu değişiklikle Merkez Bankası bankaları rahatlatmayı hedefliyor. Bankalar mevduat karşılığında karşılık arıyor. Merkez Bankası'nın bu kararı ile bankalar tesis dönemi denilen iki haftalık dönemde daha rahat hareket edebilecekler. Böylece bankaların elinde daha çok döviz kalacak. Ancak dönem sonunda karşılığı yatıracaklar. Söz konusu değişiklikle de bankalar 2.9 milyar doları kullanabilecekler. Dolar kuru sabah saatlerinde 3.11 civarında seyrediyordu. Merkez Bankası'nın kararının ardından 3.10 bantlarında kaldı.
Hürriyet

Müdahale Etmeden İkna Ediyoruz
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, bankacılık sistemindeki en önemli sorunun başta mevduatlar olmak üzere faizlerin aşağı çekilmesi olduğunu söyledi. Bu konuda bankaları ikna görüşmeleri yaptıklarını, "müdahale etmeden, ikna etmeye" çalıştıklarını anlatan Canikli, bankaların taleplerini hayata geçirecek düzenlemeleri son KHK'ye koyduklarını açıkladı. Canikli, TBMM'deki sohbetinde, bankalarla ilgili açıklama ve taleplerinin serbest piyasa ekonomisine müdahale olduğu eleştirilerine yanıt verdi. Canikli, güçlü bir bankacılık sistemi olduğunu anımsatarak, "Banka faizlerini yakından takip ediyoruz. Bunu yaparken piyasalara müdahale etmeden, serbest piyasanın şartlarını ihlal etmeden, bankalar ve finans kuruluşları ile ikili temas ve görüşme şeklinde yürütüyoruz. Amacımız, faizlerin düşmesini hızlandıracak. Önceliğimiz mevduat faizleri. Bunun mutlaka aşağı çekilmesi gerekiyor. Dünyada mevduat faizlerine negatif faiz uygulanırken, bizde yüzde 11'lerde olmasının izahı yok. Bu enflasyonun da üzerinde" dedi. Bankalara müdahale etmediklerini ancak ikna etmeye çalıştıklarını söyleyen Canikli, bu konudaki ısrarlarının aşırı rekabetçi yaklaşımdan kaynaklandığını kaydetti. Canikli, şöyle konuştu: "Bu anlayış sonunda herkese zarar verecek. Bu yaklaşım, kredi faiz yükünün artmasına neden oluyor. Mevduat faizlerinde sağlanacak düşüş, kredi faizlerinde de gerilemeyi sağlayacak. Bizim bankalarımızın güçlü bir mali yapısı var. Sermaya Yatırım Rasyonu (SYR) Yüzde 15'lerde. Bu dünyada yüzde 8. Bu yapının bozulmasına müsaade etmeyiz." Bankalarla yaptıkları toplantıda hem güvence verdiklerini hem de bu aşırı rekabetçi yapının zararlarını anlattıklarını vurgulayan Canikli, toplantılardan olumlu sonuçlar aldıklarını ve bankacıların onlara hak verdiğini dile getirdi. Canikli, "Toplu görüşmelerimiz oluyor, ikili temaslarımız oluyor. Görüşme süreci devam ediyor. Finansmanın maliyeti yüksek, en büyük sorunumuz bu. Bankacıların, ortamın iyileştirilmesine ilişkin taliplerini de dikkate alıyoruz. Son KHK'ye, buna ilişkin hükümler koyduk. Bankaların kredi verme süreçlerini kolaylaştırıyoruz. Onları rahatlatacağız. Kredi verdikleri şirketlere yönelik sorumluluklarıyla ilgili sorunlar yaşıyorlar. Örneğin FETÖ şirketlerine kredi veren ve bunların dönüşünü talep eden bankaların, bundan dolayı bir sorumlulukları olmayacak" dedi.
Hürriyet

Katılım Bankacılığı 2017 İçin İddialı
Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Genel Sekreteri Osman Akyüz, bankaların kârının "oldukça iyi" olduğunu ve yılın 8 ayında 2015'in aynı dönemine göre yüzde 65 arttığını belirterek, "Bankaların kârdan biraz fedakârlık yapmaları lazım" dedi. Akyüz, AA'ya yaptığı açıklamada, bu yıl Bank Asya'nın oyun dışında kalması nedeniyle katılım bankacılığında hem aktif büyüklük hem de şube sayısının değiştiğini, eylül sonu itibarıyla sektörün aktif toplamının 120 milyar lira, şube sayısının da 900 civarında olduğunu bildirdi. Sektöre yeni giriş yapan Ziraat Katılım ve Vakıf Katılım'ın şubeleşme faaliyetlerinin devam ettiğini, her 2 bankanın katılım bankacılığına bir ivme kazandıracağını ifade eden Akyüz, "2016'yı biz biraz restorasyon yılı olarak görüyoruz. Normalde bizim yıllık aktif büyümemiz yüzde 25-30 aralığındadır. Bu yıl özel durum nedeniyle sektör büyümesinin yüzde 10 civarında olacağını tahmin ediyoruz. 2017'de ise sektördeki parasal büyümenin karşılığının yüzde 20 civarında olacağını düşünüyoruz." şeklinde konuştu. Şu anda 5 bankanın faaliyet gösterdiği katılım bankacılığının, tüm sektör içindeki payının yüzde 5 civarında olduğunu belirten Akyüz, hazırladıkları strateji belgesine göre 2025 yılında bu payı yüzde 15'e çıkarmayı hedeflediklerini kaydetti.
Milliyet

Expo Antalya 191 Günde 4.5 Milyon Kişi Ağırladı
Türkiye'nin ilk EXPO'su olma özelliği taşıyan EXPO 2016 Antalya, önceki gün muhteşem bir görsel şov ile kapanışını gerçekleştirdi. 50'den fazla ülkenin katıldığı ve 191 gün boyunca açık kalan EXPO 2016'yı 4.5 milyon kişi ziyaret etti. Törende EXPO'nun bayrağı 2019 yılında Çin'in Pekin kentinde yapılmak üzere Çin yetkililerine devredildi. Kapanış töreninde konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, EXPO 2016 Antalya'nın gerçekleştiği dönemde hem Türkiye'de hem de çevre ülkelerde ciddi gelişmeler yaşandığını belirterek "Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok. Orta Doğu'nun geleceğinde sözümüz var. Ama sözü olmayanların yüzü var. Biz başkaları gibi petrol için değil insanlık için Orta Doğu'dayız. İslam dünyası Orta Doğu'da oynanan oyunlara karşı uyanık olmalı. Yeni Kerbela'ların olmasın izin vermeyin. EXPO çevremizde savaşların ve terör olaylarının yaşandığı bir sürece denk geldi. Bütün bunlara rağmen 191 gün boyunca 4.5 milyon kişi ağırladık. Bu ziyaretçilerimizin 1.5 milyonunu çocuklar oluşturdu" dedi. Konuşmaların ardından EXPO bayrağı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, BIE Başkanı Steen Chrıstensen, AIPH Başkanı Bernard Oosterom tarafından 2019 yılında 'Yeşil yaşa daha iyi yaşa' sloganı ile Çin'in Başkenti Peki'nde yapılmak üzere Pekin Belediye Başkan Yardımcısı Cheng Hong'a teslim etti. Bayrağı teslim alan Hong "EXPO 2016 Antalya büyük bir başarı oldu. Bize çok güzel bir şehir izlenimi verdi. Buradan sonra sıranın bizde olmasından dolayı çok onurlandık. Bu konuda elimizden geleni yapacağız. Biz de bütün dünyadan katılımcı istiyoruz" dedi.
Star

Turizmde Yükseliş Yılı 2018
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Rusya ile yaşanan siyasi krizin atlatılması sonrası turizm sektöründe hareketlenmelerin başladığını belirterek, bu durumun diğer ülkelerden gelen turistler için de olumlu referans olduğunu söyledi. Turizm sektöründe 2017 yılının toparlanma yılı olacağı ve asıl büyümenin 2018'de yaşanacağını söyleyen Avcı "Rusya pazarını kazanmak çok önemli. Çünkü dünyada 'Ruslar geldiğine göre Türkiye'de tatil yapmak için bir sorun yok' diye görülüyor. Kısacası Rusya'nın referansı turizmi canlandıracak. İşler yoluna girmeye başladı. Önümüzdeki sezon turizm sektörünün kayıplarını telafi edeceği, bir sonraki yıl da yükselişe ve büyümeye geçeceği bir yıl olacak. Sektör açısında da önemli. Turizm yatırımcıları da yatırımlarını askıya almıştı. Önümüzdeki yıldan itibaren yeni yatırımlar da görmeye başlayacağız" diye konuştu. İstanbul Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi (AKM) üzerinden yürütülen tartışmalara dair de konuşan Avcı şunları söyledi: "Bazı kesimler AKM'nin yıkımının ideolojik olduğunu zannediyor. Bu doğru değil. Daha önce de söylediğimiz gibi bina yıkılmak üzere. Zaten estetik bir mimariye sahip değil. Bu yüzden yıkarak, yerine opera binası yapacağız."
Star

Turistin Harcaması 686 Dolara Düştü
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), yılın üçüncü çeyreğine ilişkin turizm istatistiklerini açıkladı. Buna göre turizm gelirleri, terör olaylarının yarattığı güvenlik endişeleri ve Rus ziyaretçi sayısındaki büyük azalmanın etkisiyle son 6 çeyrektir düşüyor. Turizm geliri, bu yılın üçüncü çeyreğinde de geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32.7 azalarak 8 milyar 277 milyon 9 bin dolara geriledi. Geçen yılın üçüncü çeyreğinde turizm gelirleri 12.3 milyar dolar olmuştu. Turizm gelirinin (cep telefonu dolaşım ve marina hizmet harcamaları hariç) yüzde 71.6'sı yabancı ziyaretçilerden, yüzde 28.4'ü yurt dışında ikamet eden vatandaş ziyaretçilerden elde edildi. Geçen yılın üçüncü çeyreğinde 706 dolar olan ziyaretçilerin kişi başına ortalama harcaması bu yıl aynı dönemde 686 dolara düştü. Üçüncü çeyrekte yabancıların ortalama harcaması 622 dolar, yurt dışında ikamet eden vatandaşların ortalama harcaması 901 dolar oldu.
Vatan

DÜNYA
Irak Ordusu Musul'a Girdi
Irak ordusu, terör örgütü DEAŞ'ın elindeki Musul'u almak için doğu cephesinde dün önemli ilerleme kaydetti. Irak ordusuna ait birlikler, Musul kentinin Karama mahallesine girdi. Reuters'in haberine göre Musul'un çevresinde iki haftadır süren çarpışmaların ardından, Irak askerleri Karama mahallesinden ilk kez kentin içine girdi. ABD'nin eğittiği Irak ordusunun Terörle Mücadele Servisi'nden (CTS) General Wissam Araji, birlikleriyle ilgili olarak "Musul'a girdiler. Şu an Karama mahallesinde çarpışıyorlar" dedi. General Araji, diğer birlikler başka cephelerde ilerleyene kadar Karama'daki ilerleyişe ara vereceklerini söyledi. Araji, böylece 'arkalarını sağlama almak' istediklerini söyledi. Terörle Mücadele ekibi CTS, Karama'nın gerisinde yer alan ve Musul kent merkezine 3 kilometreden az mesafede bulunan Bazwaya köyünü de ele geçirdi. Bazwaya'daki operasyonda yer alan Binbaşı Selam el Ubeydi, köy halkının evlerine beyaz bayraklar asarak Irak güçlerine direnmeyecekleri mesajı verdiğini söyledi. Ubeydi, askerlerin köylülerden evlerinde kalmalarını istediğini, bunun potansiyel intihar bombacılarına karşı bir önlem olduğunu söyledi. Bazwaya köyüne zırhlı araçlar ve Amerikan yapımı Abrams tanklarla giren Irak güçlerine yönelik havan topu saldırısı oldu ve ateş açıldı. Bu sırada koalisyon güçleri de DEAŞ hedeflerini top atışı ve hava saldırısıyla vurdu. DEAŞ, patlayıcı yüklü Humvee modeli askeri bir araçla bombalı saldırı girişiminde de bulundu. Irak askerleri, aracı ateş altına alarak kendilerine ulaşmadan havaya uçurdu. Askeri istihbarattan sorumlu Yüzbaşı Reğim Hazım, güvenlik güçlerinin kent merkezine doğru ilerleme kaydetmesine karşı DEAŞ militanlarının yeni bir savunma hattı oluşturduğunu ifade etti. Hazım, kent içerisindeki kaynaklardan elde ettikleri bilgilere göre DEAŞ'ın kent merkezinin doğusundaki Kudüs Mahallesi'ndeki anacadde ve yolları 3 metre yüksekliğindeki beton bloklarla kapattığını aktardı. Irak Başbakanı Haydar el İbadi ise yakında cephe hattındaki askerlerini ziyaret edeceğini kaydetti. Musul yakınlarındaki Gobcelil mahallesinde de çatışmalar var. Irak ordusunda görevli Tümgeneral Talib Kenani, "Musul kent merkezine 1 kilometre mesafede yer alan Gobcelil mahallesini tamamen kuşatma altına aldık" dedi. ABD Başkanı Barack Obama'nın DEAŞ ile Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk, resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada "Irak askerleri, koalisyonun silah, cephane ve havadan desteğiyle, istikrarlı bir şekilde Musul'a doğru ilerliyor" diye yazdı.
Hürriyet

El Bab İçin Üç İddia
Suriye'de Halep şehrinin kuzeyinde yer alan Suriyeli Kürtler ile Türkiye'nin desteklediği Suriyeli muhaliflerin DEAŞ'tan almak için yarıştığı El Bab ile ilgili dün üç iddia gündeme geldi. Suriyeli Kürtler, tek taraflı ilan ettikleri Afrin ve Kobani kantonlarının arasında kalan El Bab'ı alarak Türkiye sınırında Hatay'dan Irak sınırına kadar Kürt kontrolü sağlamayı hedefliyor. Türkiye ise Fırat Kalkanı çerçevesinde Suriyeli muhalifleri destekleyerek El Bab'ın DEAŞ'tan alınmasını, dolayısıyla Kürt kontrolünün engellenmesini hedefliyor. Türk savaş uçakları, Afrin'in güneydoğusundan DEAŞ'ın denetimindeki El Bab'a ilerleyen ve PYD'nin silahlı kanadı YPG'nin en büyük bileşenini oluşturduğu Suriye Demokratik Güçlerini (SDG) son olarak 19 Ekim'de bombalamıştı. Esad rejiminin aktif hale gelen hava savunma sistemleri yüzünden bu bölgede Türkiye'nin hava operasyonları 22 Ekim'de durmuştu. Türk uçakları hava saldırılarıyla ÖSO'ya destek veriyordu. Bu tarihten sonra TSK'nın operasyon bildirimlerinde PYD/PKK'ya yönelik vurulan hedef sayısı DEAŞ'ınkilerden önemli ölçüde geriye düşmüştü. El Bab çevresinde son durum ve muhtemel gelişmelerle ilgili üç senaryo konuşuluyor. Senaryolar şöyle: m İran'ın Fars Haber Ajansı, Esad rejimi güçleri ile SDG'nin El Bab'ın güneydoğu yönünde DEAŞ'a karşı işbirliğine girdiğini bildirdi. Kürt kaynaklar, SDG ve rejimin haftasonu bu bölgede DEAŞ'ın elindeki Piyade Okulu'nun tamamını ele geçirmek ve Fırat Kalkanı harekâtında TSK'nın desteklediği grupların Halep şehrinin dış mahalleleri ve semtlerine ulaşmalarını engellemek için ortak operasyon düzenlediğini öne sürdü. Haberde SDG'nin El Bab'ı ele geçirmesinin planlandığı belirtildi. m Anadolu Ajansı, 28 Ekim tarihli haberinde terör örgütü DEAŞ'ın, Fırat Kalkanı harekâtının derinleşmesi üzerine PYD/PKK'yla işbirliği arayışına girdiğini, Halep'in El Bab ilçesinde bazı bölgeleri PYD/PKK'ya terk edeceğini bildirmişti. AA'nın güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberde, DEAŞ'ın böylece Fırat Kalkanı önündeki cephe hattını PYD/ PKK'yla beraber tutmayı planladığı belirtilmişti. Muhalif kaynaklara dayanarak dün yapılan habere göre ise DEAŞ hafta sonunda pazarlığa konu olan bölgeleri devretti. PYD/PKK, El Bab'ın güneybatısındaki Kafir Karis, Tel Susin ve Maarret Müslimiye köylerini, Fafin beldesini ve Piyade Okulu'nuhiçbir çatışma olmadan DEAŞ'tan teslim aldı. Böylece, PYD/PKK, DEAŞ kontrolündeki El Bab'a biraz daha yaklaştı.
Hürriyet

Halep'te Savaş Ortamı Yeniden Isınıyor
Suriye savaşının en sıcak bölgesi durumunda olan Halep'te gündem iyice yoğunlaşıyor. Suriyeli muhaliflerin, kent merkezini rejim kuşatmasından kurtarmak için saldırılara devam ettiği, rejim güçlerinin de buna şiddetli şekilde karşılık verdiği bildirilirken, Akdeniz'e ciddi yığınak yapan Rusya'nın, Halep'e dev bir saldırı için hazırlandığı haberleri yer almaya başladı. İngiliz The Independent gazetesi, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Halep'te muhaliflere yönelik çok büyük bir saldırının hazırlıklarını yürüttüğünü, söz konusu büyük saldırının, bu hafta içinde başlayabileceğini yazdı. Gazetenin haberinde, bu saldırının, ABD'nin 8 Kasım'daki seçimlere yoğunlaştığı bir döneme denk getirileceğine dikkat çekilirken, istihbarat birimlerinin, bunun, bölgede yaşayanlar açısından çok önemli ve dramatik sonuçları olacağı da ifade edildi. Benzer bir iddia da, The Times gazetesinden geldi. İngiliz gazetesi, Rusya'nın, Suriye'de muhaliflerin kontrolündeki Halep'in doğusuna yönelik geniş çaplı askeri saldırıya hazırlandığını öne sürerken, Rusya'nın tek uçak gemisi olan Amiral Kuznetsov'un, saldırı için Doğu Akdeniz'teki pozisyonuna doğru hareket ettiğini bildirdi.
Milliyet

Fas Caddelerinde Arap Baharı Havası
Fas'ta bir balıkçının çöp kamyonu presinde ezilerek hayatını kaybetmesi, ülke genelinde protesto gösterilerine neden olurken, ortaya çıkan görüntüler, 2010 yılında başlayan Arap Baharı'nı anımsattı. Fas'ın kuzeyinde yer alan Huseyme kentinde cuma günü yaşanan olayda Mouhcine Fikri, güvenlik güçleri tarafından el konulan balıklarını çöp kamyonundan almaya çalışırken presleme haznesinde sıkışarak trajik şekilde hayatını kaybetmişti. Fikri için muhalefet partileri ve insan hakları dernekleri gösteri çağrısında bulunurken, yerel basında yer alan "çöp kamyonu şoförüne, balıkçının ölümüyle sonuçlanan pres aletini çalıştırma emrini bir polisin verdiği" iddiaları Emniyet Genel Müdürlüğü'nce yalanlanmıştı. Dün Rabat'ta düzenlenen gösteri için Fas Parlamentosu önünde toplanan binlerce kişi, Mouhcine Fikri isimli balıkçının ölümü nedeniyle İçişleri Bakanı'nın istifasını isterken, "Hepimiz Mouhcine'iz" şeklinde sloganları attı. Başbakan Abdelilah Benkirane, Fikri'nin ailesine taziyelerini sunarken, halka da protestolardan uzak durun çağrısı yaptı. 17 Aralık 2010'da Tunus'ta benzer bir olay yaşanmış, mühendislik mezunu Muhammed Buazizi, meyve ve sebze satarken zabıtayla tarıtşması sonucu protesto için valiliğin önünde kendini yakmıştı. Halk, yaşanan olayla sokağa dökülürken, Tunus'ta başlayan protesto diğer Arap ülkelerine yayılmış, Mısır, Libya, Suriye, Yemen gibi ülkeler Arap Baharı'nın etkisine girmişti.
Milliyet

Fbı 650 Bin E-Mail'e Bakacak
ABD Adalet Bakanlığı, Federal Soruşturma Bürosu'na (FBI), Demokrat Parti'nin başkan adayı Hillary Clinton'ın yardımcısı Huma Abedin'in ayrıldığı eşi Anthony Weiner'e ait dizüstü bilgisayarda ortaya çıkan ve Clinton'ın 'e-posta soruşturmasıyla' bağlantılı olduğu düşünülen yaklaşık 650 bin e-postayla ilgili soruşturma izni verdi. FBI Direktörü James Comey, cuma günü Kongre'ye gönderdiği mektupta, Clinton'ın dışişleri bakanlığı döneminde gizli yazışmalarda kişisel e-posta adresini kullanmasıyla ilgili yürütülen soruşturmayla ilgili yeni bilgilere ulaştıklarını, bu kapsamda soruşturmayı yeniden açacaklarını duyurmuştu. FBI, hafta sonunda Adalet Bakanlığı'ndan aldığı izinle, Clinton'ın en yakın danışmanlarından olan Abedin'in eşi eski Kongre üyesi Weiner'a ait bilgisayarda ortaya çıkarılan e-postaları inceleyecek. FBI yetkilileri bilgisayara, Weiner hakkında, reşit olmayan bir kız çocuğuna cinsel içerikli e-postalar gönderdiği iddisıyla açılan soruşturma kapsamında ulaşmıştı.
Vatan

Güney Kore'de 'Rasputin' Krizi
Güney Kore'de Devlet Başkanı Park Geun-hye ve arkadaşı Choi Soon-sil'in adının karıştığı skandalın yarattığı siyasi deprem sürüyor. Park ile 40 yılı aşkın süredir devam eden arkadaşlığını kullanarak kişisel servet elde etmek ve yetkisi olmamasına karşın devlet işlerine karışmakla suçlanan Choi, dün başkent Seul'de savcılığa giderek ifade verdi. Kendisini takip eden medya mensupları ve protestocuların arasında kalan Choi, "Lütfen beni affedin. Üzgünüm. Cezası ölüm olan bir günah işledim" diye konuştu. Choi'nin, Başkan Park'ın önemli konuşma metinlerini bile hazırladığının ortaya çıkması, ülkede protesto gösterilerine neden olmuştu. Yerel basın, 'Sonsuz Yaşam Kilisesi' adlı tarikatın lideri Choi Tae-Min'in kızı olan Soon-sil'i, Rus Çarı II. Nikolay'a siyasi konularda fikir veren papaz Grigori Rasputin'e benzetiyordu. Siyasi uzmanlar son skandalın halihazırda yükselen işsizlik, yavaşlayan ekonomik büyüme ve Kuzey Kore ile gerginleşen ilişkiler nedeniyle popülaritesi azalan Park'ın 2017'deki başkanlık seçiminde işini zorlaştırdığı yorumunu yapıyor.
Vatan

POLİTİKA
Bakanları Atayıp Alabilecek
Başbakan Binali Yıldırım'ın dar bir kadroyla üzerinde çalıştığı 'tam başkanlık sistemi', partinin 2011'de uzlaşma komisyonuna sunduğu metin üzerinden hazırlanıyor. Ortaya çıkan ön taslak, geçen hafta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la da paylaşıldı. 15-20 madde olması öngörülen başkanlık bölümünün bağlantılı hükümlerle 30 maddeye çıktığı belirtiliyor. Metin, Erdoğan'ın uyarılarına göre revize edilecek. Taslak, MHP'nin talebi nedeniyle 2019'da seçim üzerine kuruluyor. Buna göre, referandumda başkanlık sistemi kabul edilirse, uygulanması ve seçimi 2019 yılına bırakılacak. Ancak bu geçiş döneminde Cumhurbaşkanı'nın bazı yetkileri hemen kullanması sağlanacak. Yetki kullanımında 2 aşama öngörülüyor. Bazı yetkilerin kullanımı, bugünkü sistemle seçilen hükümet de dikkate alınarak, 2019'dan sonraya bırakılacak. Ancak Cumhurbaşkanı 2019'a kadar, en az 3 yetkiyi kullanacak. Cumhurbaşkanı, "Bakanlar Kurulu'na sürekli başkanlık etmek, bakanların atama ve görevden alınmalarına karar vermek, partisiyle tekrar bağının kurulması" düzenlemelerinden, 2019 beklenmeden yararlanacak. Başkan 'devletin ve yürütmenin' başı olacak. İç ve dış siyaset başkan eliyle yürütülecek. Başkomutanlık sıfatı taşıyacak. TBMM tarafından çıkartılan kanunları onaylayıp veto edebilecek, referandum kararı verebilecek. Başkan adayları, seçimlerden önce başkan yardımcısının kim olacağını da açıklayacak. Bakanlar, parlamento dışından başkan tarafından atanacak. Taslağın en çok tartışılan hükümleri ise başkanın parlamentonun feshedilmesi yetkisini nasıl kullanacağı ve başkanlık kararnamelerinin sınırı. Başkanın sahip olduğu geniş atama yetkisi en önemli başlıklardan olacak. YÖK, Anayasa Mahkemesi, Danıştay, HSYK, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve rektörlerin atanmasının da başkan tarafından yapılması planlanıyor. Parlamento seçimleri ile başkanlık seçimlerinin birlikte planlandığını, bizzat Başbakan Yıldırım açıkladı. Paketteki maddelerde MHP'nin tercihleri de belirleyici olacak.
Hürriyet

Alternatif İki Dosya Hazırladık
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, yeni anayasa ve dar kapsamlı anayasa değişikliği olmak üzere 2 ayrı anayasa çalışmasının tamamlandığını ifade ederek, "Tek başımıza bizim getirmemiz yetmiyor. MHP, CHP nasıl tavır takınacak, bunlar bizim için atacağımız adımın hem içeriğini hem kapsamını belirlemek bakımından önemlidir. Tek başımıza halledemeyeceğimiz bir işi tek başına halledecekmiş gibi topa girmeyiz. İktidar partisi olarak 330'un altında kalma durumu olursa o adım atılmaz" dedi. Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyonu da değerlendiren Kurtulmuş, "Operasyon gazeteye değil, imtiyaz sahibi vakfa, biz de izliyoruz" dedi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısının ardından basın toplantısı düzenleyen Yıldırım toplantıda ele alınan kararlara değindi, soruları yanıtladı. Kurtulmuş şunları söyledi: (Başkanlık düzenlemesi) Türkiye'de anayasa tartışmaları yeni yapılmıyor. Ak Parti geçmiş hükümetlerde de daha önce de çalışma yapmıştır. İki tür yol takip edilebilir. Birincisi; çok kapsamlı bir değişiklik yani yeni anayasa bu hazırlık tamamlanmıştır. Daha dar kapsamlı bir anayasa paketi. Bu da hazırdır. İki dosya iki hazırlık vardır. Tek başımıza bizim getirmemiz yetmiyor. Bahçeli'nin beyanları açıktır, MHP nasıl tavır takınacak, CHP nasıl takınacak, bunlar bizim için atacağımız adımın hem içeriğini hem kapsamını belirlemek bakımından önemlidir. Tek başımıza halledemeyeceğimiz bir işi tek başına halledecekmiş gibi topa girmeyiz. Burada ittifak ve konsensüs gerekliyse, ararız. Konsensüse ulaştıktan sonra da takvimi işletmeye başlarız. Müzakere süreci gerektirmektedir. Diğer partilerin ne tür tavır takınacak görmemiz lazım. Bunun sonucunda 330'u aşacak iradeyi ortaya çıktığını gördüğümüz anda hangi kapsamlı anayasa teklifi ile bunun olması mümkün ise bunu gündeme getiririz. 330'a ulaşmak için bütün partileri dinleriz. Yeni anayasa veya anayasa değişikliği konusunda ne denecekse dinleriz. 367'yi bulsak bile millete gideriz. 330'un altında da kalırsa o da başımızın üstüne. Herhalde iktidar partisi olarak 330'un altında kalma durumu olursa o adım atılmaz. 330 aştığımızı gördüğümüz anca düğmeye basar adımlarımızı atarız. (Son çıkarılan KHK'lar) Ak Parti hükümeti olarak çoğunluk problemi var mı Meclis'ten geçirme imkanımız vardır. Türkiye gündemini meşgul eder ama çıkar. Muhalefetin engellenmesi ile çıkarılır. Ak Parti istediği yasayı çıkarma gücüne sahip olmayan bir parti değildir. Meclis iradesine sunarız, uygun görürse çıkar. KHK'lardaki temel amacımız gerçekten sonuç alıcı işler yapmaktır. KHK'lar ile gündeme getirilen birçok konu bir düzen içinde yapılamayacak işlerdir; kamudan FETÖ'cülerin temizlenmesi. TSK'nın yeniden yapılandırılması gibi konular. Amaç, parlamentoyu by-pass etmek değil etkin sonuç almaktır. İçişleri bakanlığı süreci başlatıyor. En kısa zamanda düğmeye basılacak, 10 bin özel harekatçı 5 bin güvenlik koruyucusu alınacak. (Adalet Bakanımızın ABD'deki FETÖ ile ilgili temasları) ABD'ye gittiğimiz zaman muhataplarımızdan talebimiz; 'FETÖ'yü iade edin' denilmesidir. Bu süre içinde zarar vermemesi için geçici tutuklama kararı verin. Bakanlar üzerindeki temas sağlanmıştır ve olumlu geçmiştir. Aradaki ilişkilerin net hale getirdiği FETÖ'nün iadesi sürecini hızlandırdığı söyleyebilirim. Bir kere daha şu uyarıda bulunuldu; 'ABD'de meşru hükümetine devletine karşı bir terörist eylemde bulunsaydı Çankaya'da saklasaydık ABD halkı ne hissederse Türk halkı da bunları hisseder' denilmiş ve siyasi uyarılar yapılmıştır. İade ya da tutuklama sürecinde oldukça önemli adım atıldı. (Üst düzey PKK'lı yönetici ele geçirildiği açıklaması) Kişi önemli bir isim. İsmini açıklayamayız. İfadesinde çok sayıda bilgi ortaya çıkıyor. Kilit bilgiler var. Bu kişi sorgulanması ile Kışanak'ın yargılanması arasında bağ yoktur. Kışanak ile ilgili devam eden bir süreç var. Dosyanın içeriğine bakılarak gerekli işlemler yapılır.
Milliyet

Hem Yeni Anayasa Hem Mini Paket Hazır
Bakanlar Kurulu, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Toplantıyla ilgili açıklama yapmak üzere Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, kameralar karşısına geçti. Bir soru üzerine başkanlık sistemi tartışmalarına değinen Kurtulmuş, "Anayasa değişikliğini yapabilmek için diğer partilerin tavırlarının, tarzlarının ne olacağını görmemiz lazım" dedi. Kurtulmuş şöyle devam etti: Sayın Devlet Bahçeli'nin işin önünü açan bu tartışmaları bir an evvel hızlandırıp, sonuçlandırmak niyetini ortaya koyan beyanları açıktır. Dolayısıyla burada MHP'nin, CHP'nin nasıl tavır takınacağı bizim atacağımız adımların hem kapsamını belirlemek hem takvimini belirlemek bakımından önemlidir. Tek başımıza halledemeyeceğimiz bir işi, tek başımıza halledecekmişiz gibi topa girmeyiz. Şimdi burada iki tür yol takip edilebilir, birincisi çok kapsamlı bir anayasa değişiklik teklifi, yani bu bir tam manasıyla bir yeni anayasadır. Böyle bir hazırlığımız mevcuttur, tamamlanmıştır. Ayrıca şu anda ihtiyaç olan temel meselelerle ilgili daha dar kapsamlı bir anayasa hazırlık paketi Bu da hazırlanmıştır, bu da hazırdır. AK Parti'nin önünde iki tane dosyanın, iki tane hazırlığın olduğunu ifade etmek isterim. 330'a ulaşmak için başka partilerin görüşlerini dinleriz. 367'yi bulsak bile millete gideriz. 330'un altında olursa o adım atılmaz. 330'u aştığımız anda düğmeye basar adımı atarız.
Vatan

SPOR
Adanaspor maçında oyundan alınırken yaptığı davranışlar yüzünden kadro dışı kalan Yasin Öztekin için alınan bu kararda teknik direktör Jan Olde Riekerink'in de imzasının bulunduğu belirlendi. Hollandalı teknik adamın yönetimin kararına onay verdiği, bunun üzerine süresiz kadro dışı bırakıldığı ifade edildi. Disiplinden taviz vermeyen ve Florya'da düzeni sağlamak için bu sene kararlı olan sarı-kırmızılı yönetim, aksi durumda Riekerink'in de otoritesinin sarsılacağını düşünüyordu. Bu nedenle Yasin'e ceza kararı hemen uygulandı ve futbolcu önceki gün antrenmana bile alınmadı. Yasin'in bundan sonra A2 takımıyla beraber antrenmanlara çıkacağı sportif direktör Cenk Ergün aracılığıyla tebliğ edilirken, sarı-kırmızılı kulüp dünkü resmi açıklamasında, "Profesyonel futbolcularımızdan Yasin Öztekin, Adanaspor maçında oyundan çıkarken sergilediği disiplinsiz davranışlar nedeniyle bugünden sonra U21 takımımızla çalışacaktır. Yasin Öztekin'e verilecek maddi ceza ise yönetim kurulu toplantısında belirlenecektir" ifadesi kullanıldı. MİLLİYET'e konuşan idareciler, af konusunda açık kapı bırakarak, "Zaman ne gösterir bilinmez. Ancak bugün için Yasin Öztekin kadro dışı. Ancak Yasin'in futbol hayatını bitirmek gibi bir niyetimiz de yok" dediler. Galatasaray'da Florya'da oyuncuya dayalı düzenin kırılması için kolları sıvayan yönetim, ilk planda geçen sezonki kartlara ağır fatura çıkarmıştı. Çaykur Rizespor maçında da oyuna alınmayınca su şişelerini tekmeyelen Hamit Altıntop, gece yarısı kadro dışı kalmış ancak daha sonra affedilmişti.
Milliyet


Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, Napoli karşısındaki tek hedeflerinin galibiyet olduğunu ifade etti. Grubun 4. maçına çıkacaklarını hatırlatan deneyimli hoca, "Üç maçımız kaldı, ikisi kendi sahamızda. Her ikisi de çok zor karşılaşma olacak. Napoli hücumda çok zengin bir takım. Sonuç ne olursa olsun aynı futbolu oynamaya çalışıyorlar. Biz ilk maçta daha çok olumlu işler yaptık ama eksikliklerimiz de vardı. Bu maçta o eksiklikleri azaltacağız" diye konuştu. Son dönemde üst üste yaşanan sakatlıkların önemli bir sorun olduğuna vurgu yapan Şenol Güneş, "Zorlukları biliyoruz. Bazı arkadaşlarımız aramızda yok. Necip'in durumuna bakacağız. Kaleciyi saymazsak 16 oyuncuyla sahaya çıkacağız. Gökhan İnler, Atiba ve Oğuzhan son idmana katıldılar. Şartlar ne olursa olsun oradaki futbolu yine oynamaya çalışacağız. Skor ne olursa olsun bize ait değerleri olan bir futbol oynayacağız. Ama mutlaka üç puan için oynayacağız" dedi. Şenol Güneş şöyle devam etti: "İtalya'daki gibi burada da yine kontrollü oynayacağız. Napoli cezayı çok rahat kesen bir takım. Bütün bunlara baktığımızda savunma ve hücumu birlikte yapan bir takım olmalıyız. Napoli'nin savunmadaki beklenmedik hatalarını kullandık, bu maçta da inşallah aynı şekilde yapacağız. Biz bu maçı kazansak da berabere kalsak da her şey bitmeyecek. Ama kazanmamız halinde çok büyük bir avantaj olacak ve o nedenle kazanmak zorundayız. Dinamo Kiev maçındaki kayıp iki puan bizim için üzüntü verici. Bütün Türkiye'nin beğeneceği bir futbol oynayarak üç puan kazanmak istiyoruz." İlk maça göre daha fazla pozisyona girip, rakibe daha az şans tanımayı hedeflediklerini de dile getiren Beşiktaş'ın teknik patronu, "Napoli pozitif futbol oynamaya çalışan takım. Üst üste hücum yapabilen bir takım. Bunu Barcelona çok iyi yapıyor. Napoli karşılaşması bizim için ders niteliğinde bir maç olacak" yorumunu yaptı.
Milliyet

Karabük maçında Mehmet Topal'ın Skulason'la girdiği ikili mücadelenin penaltıyla sonuçlanması tartışmaları beraberinde getirdi. Hakem Fırat Aydınus'un kararı gündeme otururken, yönetim pozisyonun saatlerce konuşulmasından rahatsız. BU tip tartışmaların sadece F.Bahçe özelinde yapıldığına dikkat çeken sarı-lacivertliler, maç sonu "Volkan Demirel, Osmanlı maçında rakibine dokundu, 'Penaltı' diye ortalık ayağa kalktı. Karabük maçında ise rakip Mehmet'i formasından çekiyor ama birçok yorumcu 'Penaltı gibi penaltı değil' diyor. Topal gibi örnek bir kişi ne diyorsa doğrudur. Böyle bir isim çıkıp da 'Beni çektiler, ayağıma darbe de var' diyorsa o pozisyon penaltıdır" görüşünde birleştiler. Öte yandan külüp, konuyla ilgili siteden şu açıklamayı yaptı: "5-0 kazandığımız maçla ilgili yapılan hakem yorumları son derece maksatlıdır. Bu yorum sahiplerinin F.Bahçe'nin lig yarışına dönmesinden rahatsız olduğu anlaşılmaktadır. TFF, MHK ve hakemler baskı altına alınmak istenmektedir. Hakemlerden beklentimiz algı operasyonuna karşı direnmeleri, art niyetli yorumcuları tatmin etmek adına kuralları uygulamaktan, doğru bildikleri yoldan yürümekten asla vazgeçmemeleridir."
Vatan


Türk voleybolunun lokomotif takımlarından Eczacıbaşı VitrA, 50. yılını kutladığı sezona Dünya Şampiyonluğu'yla müthiş bir başlangıç yaptı. Türkiye'ye büyük bir gurur yaşatan takımın en tecrübeli ismi (Takımda 14. yılını geçiriyor) Gülden Kayalar Kuzubaşıoğlu ve kadronun en genci Hande Baladın (Henüz 19 yaşında), bu şampiyonluğun öyküsünü Vatan'a anlattılar: Gülden: "Dünya Şampiyonası, sezonun ilk turnuvası. İnanılmaz zor. Bütün maçlar çok sertti ama istediğimiz sonuca ulaştık. 50. yılımızda sezona böyle bir kupayla başlamak bizim için çok önemliydi. Böyle güzel bir turnuvada, güzel bir sonuçla ikinci kez dünya şampiyonu olduğumuz için mutluyuz ve gururluyuz. Manila'da iklim biraz zordu. Yemek konusunda da çok zorlandık ancak bu tabii ki bütün takımlar için geçerli. Final maçının final setinde 11-9 geri düşünce 'Vallahi maç gidiyor herhalde' dedim. Nasıl bu duruma getirdik diye de kendimi yedim, bitirdim. Ama büyük maçlar hep zordur. Dünyanın en iyisini getirin, %100 kazanacak diye bir şey yok. Özellikle bayan voleybolunda. Önemli olan geriden gelip öne geçmekti, başardık, bu da artık takım olduğumuzun göstergesiydi."
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme