2 Kasım 2016 Çarşamba

02.11.2016 Genel Gündem



02.11.2016

GÜNDEM


Otoda ötv'ye yeni ölçütler
Maliye Bakanı Naci Ağbal, motorlu araçlarda sadece silindir hacmini dikkate alan mevcut ÖTV yaklaşımın revize edileceğini ve yapılacak düzenleme ile ÖTV'de aracın cinsi, sınıfı gibi etkenlerin de vergileme ölçütü olacağını söyledi. Ağbal, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülen Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı'nın ÖTV ile ilgili maddesine ilişkin yaptığı konuşmada şunları kaydetti: "Otomobillerde alınacak vergiyi belirleyen tek etmen motor silindir hacmi Vergileme sistemi şu anda sadece motorlu aracın silindir hacmini dikkate alan bir yaklaşım. Ama değişen teknoloji ve değişen şartlar nedeniyle bu sistemin değişiklikleri kavrayacak şekilde revize edilmesine ihtiyaç var." Ağbal, yeni düzenlemeye ilişkin olarak da şöyle konuştu: "Yapılacak değişiklikle bu husus (silindir hacmi) yerinde kalarak bunun dışında motorlu aracın fiyatı da yeni bir vergileme unsuru olacak. Ayrıca aracın cinsi, sınıfı, üst yapı ve gövde tanımı, istiap haddi, yolcu ve yük taşıma kapasitesi gibi unsurlar da vergileme ölçütü olarak sisteme ilave edilecek." Ağbal, "araçlara 50 bin lira zam geleceği" iddiasına ilişkin, "Bu tür afaki, gerçek olmayan, piyasayı ürkütecek, hiçbir karşılığı olmayan açıklamalara tepki olarak söylüyorum, böyle bir düzenleme asla söz konusu değil. Hepsi külliyen yanlış değerlendirmelerdir" dedi.
Milliyet


Beştepe'de sürpriz görüşme
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve ekonomi yönetimiyle bir araya geldi. Erdoğan ve Yıldırım'ın programlarında bulunmayan toplantıda, ekonomideki gelişmelerin ele alındığı belirtildi. Başbakan Yıldırım'ın banka yöneticileriyle görüşmesinden hemen önce gerçekleşen toplantıda, döviz kurundaki hareketlilik ve bankacılık sisteminin de değerlendirildiği ifade edildi. Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde dün sürpriz bir görüşme gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Yıldırım ve ekonomi yönetimiyle bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım'ın programlarında duyurulmayan toplantı, saat 14.15'te başladı. Toplantı yaklaşık 3.5 saat sürdü. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli'nin de katıldığı toplantıda, ekonomiyle ilgili son gelişmelerin değerlendiği, piyasalarda yaşananların ele alındığı belirtildi. Döviz kurundaki hareketlilik ile bankacılık sisteminin de toplantıda değerlendirildiği ifade edildi.
Milliyet

Başkanlık taslağı görücüye çıkıyor
Başkanlık sistemi için anayasa değişikliği çalışmalarında kritik son viraja girildi. Ak Parti'de bugünkü kritik MYK öncesi genel eğilim, başkanlık sistemini öngören dar kapsamlı anayasa paketinin hayata geçirilmesinin zorlanması ve sistemin yürürlüğü ile seçimlerinin de 2019'a bırakılması yönünde. Ancak her kademeden yöneticinin "Meclis'te 330 desteği bulmak için, destek alabilecek bir teklif getirmemiz gerekiyor" görüşünü vurguladığı Ak Parti'de, teklifin Meclis'e sunulmadan, kamuoyuna açıklanmadan öncelikle MHP'nin görüşüne sunulacağı belirtiliyor. "Pazarlık marjıyla yola çıkıyoruz" diyen Ak Parti kurmayları, görüşmelerde MHP'nin talepleri doğrultusunda hazırladıkları taslak metinde rötuş yapılabileceği mesajının verileceğini, kamuya atamalar ve KHK çıkarma yetkisi gibi tartışılan bazı başkanlık yetkilerinin de kısmen daraltılmasının söz konusu olabileceğini belirtti. MHP'ye bu çerçevede referandumda kabul edilmesi halinde, referandumun hemen ardından başkanlık ve parlamento seçimlerinin yapılmasından, tam başkanlığa geçişin 2019'a bırakılması ve seçimlerin de bu tarihte yapılmasına, başkanlığa yumuşak geçiş için yürürlük 2019'a bırakılsa dahi Cumhurbaşkanı'nın bazı başkanlık yetkilerini bu tarihe kadar kullanabilmesine imkân tanıma gibi farklı alternatifler sunulacak. Ak Parti, Cumhurbaşkanı'nın geçiş sürecinde "Bakanlar Kurulu'na sürekli başkanlık edebilmesini, bakanları atayıp görevden alabilmesi ve partisiyle bağının kurulmasını" istiyor.
Milliyet

Diyarbakır eski vali yardımcısına emanet edildi
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak'ın tutuklanmasının ardından, İçişleri Bakanlığı tarafından yerine kayyum olarak Ankara'nın Etimesgut Kaymakamı Cumali Atilla atandı.Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen terör soruşturması kapsamında 25 Ekim akşamı gözaltına alınan ve 5 gün sonra çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğince, 'Silahlı terör örgütü üyesi olma' suçundan tutuklanan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak'ın yerine kayyum ataması yapıldı. İçişleri Bakanlığı tarafından daha önce Diyarbakır'da Vali yardımcılığı da yapan Ankara'nın Etimesgut Kaymakamı Cumali Atilla'nın kayyum olarak atandığı belirtildi. 1964 Elazığ doğumlu olan Cumali Atilla ilk ve orta öğrenimini Elazığ'da, Yükseköğrenimini İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde tamamladı. 1990 Yılında Erzincan Kaymakam adayı olarak göreve başladı. Dil eğitimi ve yönetim sistemi konularında çalışmalar yapmak üzere 8 ay İngiltere'de bulundu. 3 yıllık staj dönemi içerisinde Çorum Uğurludağ ve Afyon Çobanlar ilçesinde Kaymakam vekilliği görevini yürüttü. Daha sonra sırayla Giresun'un Piraziz, Muş'un Malazgirt, Bolu'nun Mengen Kaymakamlığı, Diyarbakır Vali Yardımcılığı ve Konya Beyşehir Kaymakamlığı görevinde bulundu. 23 Eylül 2011 tarihinde Etimesgut Kaymakamlığı görevine başlayan Atilla evli ve 3 çocuk babasıdır.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 129,2736-129,4265                       
ABD Doları 3,1175-3,1201/Euro 3,4500-3,4524/İngiliz Sterlini 3,8127-3,8179 


Saray'da sürpriz ekonomi zirvesi
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım arasında dün sürpriz bir ekonomi zirvesi yapıldı. Başbakan Yıldırım, dün partisinin Meclis'teki grup toplantısının ardından programda olmamasına rağmen Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na geçti. Ankara'da kulisleri hareketlendiren zirve saat 14.00'de başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki görüşmeyle ilgili Cumhurbaşkanlığı kaynakları, "Planlı bir görüşme değil. Özel bir durum yok" açıklamasını yapmakla yetindiler. Sürpriz görüşmeye BDDK, SPK ve TMSF'den sorumlu olan Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Hazine Müsteşarı Osman Çelik ve ekonomi bürokratları katıldı. Sürpriz zirvede son dönemde piyasalarda yaşanan gelişmelerin yanı sıra ekonomiyle ilgili son durumun ele alındığı öğrenildi. Ekonomi yönetimi, Erdoğan'a ekonomideki son durumla ilgili brifing verdi. Toplantıda döviz kurundaki hareketliliğin yanı sıra bankacılık sisteminin ve bankaların faiz indirimlerinin de ele alındığı belirtiliyor. Yıldırım, Saray'daki zirvenin ardından banka yöneticileriyle de Çankaya Köşkü'nde buluştu. Gece geç saatlere kadar süren toplantıya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben ve Türkiye Bankacılar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın'ın yanı sıra Osman Arslan Ziraat Katılım, Adnan Bali İş Bankası, Ali Fuat Erbil Garanti Bankası, Hakan Binbaşgil Akbank, Faik Açıkalın Yapı Kredi, Halil Aydoğan Vakıfbank, Sinan Şahinbaş QNB Finansbank, Hakan Ateş Denizbank, Ümit Leblebici TEB, Hayrettin Kaplan Türk Eximbank, Pınar Abay ING Bank, Hüseyin Özkaya Odea Bank, Selim Kervancı HSBC, Servet Taze Şekerbank, Suat İnce TSKB, Müge Öner Alternatifbank, Ali Murat Dinç Burgan Bank, Serra Akçaoğlu Citibank, Dinçer Alpman Turkland Bank, Ekrem Keskin TBB Gen. Sek. katıldı.
Hürriyet

Otomotiv ve ab sağ olsun
Türkiye'de yılın ilk 10 ayında yapılan 115.9 milyar dolarlık ihracatın, 53.2 milyar doları Avrupa Birliği ülkelerine yapıldı. Yani, ihracatımızın yüzde 49.6'sı tek başına AB ülkelerine gitti. Aynı zamanda Türkiye'de toplam ihracatın yüzde 18'ini tek başına otomotiv sektörü yapıyor. Otomotiv sektörü ayrıca Avrupa'ya da en fazla ihracat yapan sektör. Öyle ki Avrupa'nın otomotiv ithalatında bir numaralı ülke Türkiye. Tüm bunlar, Avrupasız veya otomotivsiz Türkiye ihracatının 2016 yılında şu an yaşadığı gerilemelerin çok daha fazlasını yaşayacağını gösteriyor. Nitekim, ekimde Türkiye'nin ihracatı yine geriledi. Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) dün açıkladığı verilere göre ekimde ihracat yüzde 4.6 düşüşle 11 milyar 727 milyon dolara geriledi. Yılın ilk on ayındaki düşüş ise yüzde 3.7. Düşüşlere rağmen on ayda AB'ye ihracat yüzde 4.2 arttı, otomotiv sektöründe on aylık ihracat artışı ise yüzde 10.8. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi de Avrupa Birliği ülkelerinin önemine dikkat çekti. Büyükekşi, Düzce'de Ford Otosan Fabrikası'nda düzenlenen ekim ayı ihracat verileri toplantısında yaptığı açıklamada "Son verilere göre dünya ticaretinden aldığımız payı yüzde 0.89'a çıkarmayı başardık. AB'nin ithalatından aldığımız pay ise yüzde 1.27 seviyelerine ulaşarak rekor kırdı. Bu oranı daha da geliştirmek için, yüksek katma değerli üretimi arttırmamız gerekiyor" dedi. Büyükekşi, Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre küresel ticaretin ilk 8 ayda yüzde 4.4 gerilediğini kaydederek şöyle konuştu: "Aynı dönemde Güney Kore'de ihracat yüzde 8.8, İngiltere'de yüzde 12.1, Çin'de yüzde 7.2 ve ABD'de yüzde 5.6 düştü. Türkiye diğer ülkelere kıyasla olumlu bir performans ortaya koyuyor." Büyükekşi'nin açıkladığı verilere göre ekimde en fazla ihracatı yüzde 8.2 artış ve 2 milyar 190 milyon dolarla otomotiv sektörü yaptı. Bunu 1 milyar 431 milyon dolarla hazır giyim ile 1 milyar 239 milyon dolarla kimya sektöri takip etti. Ekimde ihracat miktar bazında yüzde 3.3 daralarak 8.9 milyon ton olurken, yılın ilk 10 ayında gerçekleştirilen 85.7 milyon ton ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artışa işaret etti. Ekimde 102 ülkeye ihracatta artış yaşanırken, 133 ülkede gerileme oldu. İhracat Almanya'ya ihracat yüzde 0.1, İngiltere'ye yüzde 15.2, Irak'a yüzde 13.1 azaldı. İtalya'ya yüzde 3.6 ve ABD'ye yüzde 12.8 artış gerçekleşti.
Hürriyet

Bankaların faiz indirim yarışı tam gaz sürüyor
Ekonomi yönetiminin iç talebi hareketlendirmek için bireysel krediler ve kredi kartındaki regülasyonları gevşetmesinin ardından bankalar da taşın altına elini koydu. Önceki gün İş Bankası ve Akbank ile başlayan faiz indirim kervanına dün üç banka daha katıldı. Yapı Kredi konut ve bireysel ihtiyaç kredilerinde faiz oranlarını düşürdüğünü açıkladı. Bankadan yapılan açıklamada, konut kredisi faiz oranının 1 - 60 ay vadelerde yüzde 0.90'a, 61 - 120 ay vadeler için ise yüzde 0.92'ye kadar indirildiği açıklandı. Banka, 25 bin TL ve üzerindeki bireysel ihtiyaç kredilerini ise tüm vadelerde yüzde 1.19'dan başlayan faiz oranlarıyla tüketicilere sunmaya başladı. Vakıfbank ise KOBİ'lerin her türlü ihtiyacını karşılamak için "KOBİDost Kredi" kampanyası başlattığını duyurdu. Kampanya kapsamında yüzde 0.98 faiz oranı ve 36 aya kadar vadeyle 100 bin TL'ye kadar kredi imkânı sunuluyor. Banka bireysel kredi faiz oranlarında da indirime giderken, 10 bin TL'ye kadar ihtiyaç kredilerinde faiz oranını yüzde 1.26'dan yüzde 1.17'ye, 10 bin TL – 50 bin TL arasında ise yüzde 1.26'dan yüzde 1.15'e indirdi. Taşıtta ise faiz yüzde 1.10'a indirildi. Geçtiğimiz aylarda konut kredisi faiz oranlarını aşağıya çeken Vakıfbank, 37-60 ay arası vadelerde yüzde 0.90 ve 61-120 ay arası vadelerde ise yüzde 0.95 faiz oranı uygulamaya devam ediyor. TEB ise yaptığı yazılı açıklama ile konut kredisinde tüm vadelerde yüzde 0.97 olan faizleri 60 ay vadede yüzde 90'a çekti. TEB, taşıt kredisi faizini yüzde 1.12'den yüzde 1.10'a, yüzde 1.40 olan ihtiyaç kredisi faizini ise yüzde 1.20'den başlayan faiz oranına
Haber türk

Kıdem tazminatı mevzuatı mart sonunda bitecek
Milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren kıdem tazminatında bireysel hesaba dayalı bir sisteme geçilmesini hedefleyen hükümet, yeni sistem için gerekli mevzuat çalışmasını mart ayı sonuna kadar tamamlamayı planlıyor. Çalışma hayatının en önemli konularından kıdem tazminatı, hafta sonu Resmi Gazete'de yayımlanan Hükümetin 2017 yılı programıyla tekrar gündeme geldi. Programın hayata geçirilecek tedbirler bölümünde 'bireysel hesaba dayalı kıdem tazminatı sistemine yönelik mevzuat çalışması yapılacak' ifadeleri dikkati çekerken, bu tedbirin süresi olarak mart ayı sonu belirlendi. Bu tarihe kadar, Çalışma ve sosyal Güvenlik, kalkınma, Maliye ve sağlık bakanlıkları ile işçi ve işveren sendikaları başta olmak üzere ilgili tüm taraflar yoğun bir diyalog süreci yürütecek. İlk olarak, kıdem tazminatı sisteminde yaşanan sorunların çözümü amacıyla mevcut durumun tespitini yapacak taraflar, daha sonra gerek üçlü Danışma kurulu gerekse de diğer sosyal diyalog mekanizmalarında bir araya gelip mevzuat çalışmasını tamamlayacak.
Star

Satın alamayanlara ucuz kiralık konut
Yoksul durumdaki vatandaşlara sağlanan "sosyal konut" desteğine yeni bir yaklaşım geliyor. Türkiye genelinde nüfus artışının hızlı, konut fiyatlarının da yüksek olduğu şehirlerde, dar gelirli vatandaşlar için "sosyal kiralık konut" yapımına geçilecek. Hükümetin 2017 yılı programı kapsamında, artan konut ihtiyacını karşılamaya yönelik yeni tedbirler gündeme gelecek. Konut ihtiyacının gelecek yıl 817 bin olacağı öngörüsüyle, özellikle dar gelirli vatandaşların konut ihtiyacını gidermek için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı öncülüğünde, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve TOKİ gibi ilgili kuruluşların iş birliğinde bir çalışma yürütülüyor. Bu çalışma kapsamında öncelikle konut açığının bulunduğu yerleşim yerlerinin tespit edilerek, dar gelirli vatandaşların ihtiyacının karşılanması ve konut piyasasında arz-talep dengesinin kurulması amaçlanıyor. Özellikle, konut ihtiyacının ciddi şekilde ön plana çıktığı büyükşehirlerde, yoksul vatandaşlar için hali hazırda uygun, uzun vadeli taksitlerle satılan sosyal konutların "kiralık" olanları da üretilecek. Kiralık sosyal konut desteğinde, nüfus artışının hızlı ve konut fiyatlarının yüksek olduğu şehirlere öncelik verilecek. "Sosyal kiralık konut" olarak adlandırılan bu destekten de satılık sosyal konutlarda olduğu gibi dar gelirli vatandaşlar yararlanabilecek.
Vatan

Sanayide 8 ayın en iyi performansı yakalandı
Türkiye imalat sanayi satın alma yöneticisi endeksi (PMI) Ekim ayında 49.8'e yükselerek Şubat ayından bu yana en yüksek değeri alırken, imalat sektöründe 8 aydır süregelen daralmanın güç kaybettiğine ve sektörün neredeyse denge kazandığına işaret etti. Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İSO Türkiye İmalat PMI ve İSO İstanbul İmalat PMI anketlerinin Ekim dönemi sonuçları açıklandı. IHS Markit'ten yapılan açıklamada, "Türkiye PMI endeksi, Ekim ayında eşik değer olan 50.0'nin altında gerçekleşti; ancak, Eylül'de 48.3 olarak ölçülen endeks, Ekim'de 49.8'e yükselerek imalat sektörünün faaliyet koşullarında stabilizasyona yaklaşıldığına işaret etti" denildi. İmalatta istihdam art arda 3'üncü ayda da artarken, yeni ihracat siparişleri Ekim ile beraber son 3 ayın 2'sinde artış gösterdi. Girdi fiyatları ise bir yılın en keskin artışını kaydetti.
Vatan

DÜNYA

Durum başabaş
Boyu 2 metre 3 cm. Federal Soruşturma Bürosu (FBI) tarihinin en uzun boylu direktörü. Hayatının büyük bölümü Cumhuriyetçi Parti kayıtlı seçmeni olarak geçmiş ama 2013'te 100 senatörden 93'ünün oyunu alıp 10 yıllığına FBI direktörlüğüne atandığında partiler üstü kimliği Washington'daki herkes tarafından tescillenmişti. 2001'de 11 Eylül saldırıları olmuş. Bush Yönetimi Adalet Bakanlığı hukukçularının itirazlarına rağmen saldırıdan hemen sonra başlatılan telefon dinleme programını uzatmak, bu yüzden Adalet Bakanı'nın imzasını almak istiyor. Ve Cumhuriyetçilerin "bizden biri" diye Adalet Bakanı Yardımcılığı'na atadığı James Comey, 2004 Mart'ında, ülkede herkesin halen saldırıların şokunu yaşadığı bir ortamda buna direniyor. Üstüne üstlük, 2007'de Bush'un halen başkan olduğu sırada, bu olayı çıkıp bir Senato oturumunda herkese anlatıyor. "Bize baskı yaptılar" diyor. İşte geçen hafta Hillary Clinton'ın e-postalarıyla ilgili yeni bulgulara erişildiğini ve temmuzda kapatılan dosyanın yeniden incelendiğini söyleyerek 2016 Amerikan başkanlık seçimlerinin kaderini değiştiren adam böyle biri. Türkiye için başka bir tanıdık yönü, 2003'te Adalet Bakan Yardımcısı olmadan evvel, şimdi Reza Zarrab dosyasına bakan Preet Bharara'nın koltuğunda oturmuş eski bir başsavcı. Başta dinleme olayındaki tavrı, geçmişte ele aldığı dosyalarda yönetimle ters düşme pahasına sergilediği ilkeli tutumu nedeniyle "Washington'ın vicdanı" diye anılan Comey'nin geçen cuma yaptığı açıklamanın ardından Adalet Bakanlığı, Hillary Clinton'ın yardımcısı Huma Abedin'in elektronik cihazlarında arama yapılması için gerekli mahkeme kararını aldı ve yüz binlerce mesajı incelemeye başladı. FBI ajanlarının 8 Kasım'a kadar bu incelemeyi bitirip bir sonuca ulaşıp ulaşamayacakları henüz bilinmiyor. Ama haber, halihazırda Clinton karşısında yeniden zemin kazanmaya başlayan Cumhuriyetçi aday Donald Trump'a öyle bir ivme kazandırdı ki, Demokrat Partili Hillary Clinton ve Trump, tıpkı eylülde başlayan münazara turlarından önce olduğu gibi anketlerde yeniden kafa kafaya geldi. En son yapılan Washinton Post/ABC anketine göre Trump bir puan öne bile geçti. Her dört yılda bir kasım ayının ilk pazartesi gününden sonraki salı yapılan Amerikan başkanlık seçimlerinin hemen öncesinde yaşanan beklenmedik durumlara "Ekim Sürprizi" deniyor. Amerikalılar, 34 eyalet ve Washington DC'de 8 Kasım'dan önce erken oy verme hakkına sahip olduklarından kendi destekçilerini önceden sandığa gitmeye teşvik ediyor. Şimdiye kadar 20 milyon kişinin erken oy vermiş olması da, Clinton'ı yarışa bir adım önde başlatıyor. Ancak FBI açıklaması, Hillary kampanyasını erken oy verme çabalarında da vurmuş durumda. Yine Washinton Post/ ABC anketine göre Clinton'ın seçmenleri, heyecanlarını büyük oranda kaybetmiş gözüküyor. Trump'ı destekleyenlerin yüzde 53'ü kendi adayları için çok heyecanlı olduklarını söylerken, aynı oran Hillary için sadece yüzde 43 çıkıyor.
Hürriyet

Sınıra yığınak
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Orta Anadolu'dan, Irak sınırındaki Şırnak'ın Silopi ilçesine çok sayıda tank ve zırhlı araç sevkiyatına başladı. Askeri kaynaklardan edinilen bilgiye göre, 28'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'na bağlı Ankara'dan tanklar ve tank kurtarıcılar ile Çankırı'dan da tekerlekli araçlar ve iş makineleri dün Şırnak'ın Silopi ilçesine doğru yola çıktı. Kritik bölgeye sevkedilen tankların büyük çoğunluğunun İsrail tarafından modernize edilmiş M-60 Sabra tankları olduğu dikkat çekti. Askeri kaynaklar herhangi bir sayı belirtmezken, sevkiyatın neden yapıldığına dair de bilgi paylaşmaktan kaçındı. Dünkü büyük sevkiyat başkent kulislerini bir anda hareketlendirdi. Zırhlı araçların sevk edildiği Silopi'nin tam karşısında Türkiye'nin çok büyük hassasiyet gösterdiği Irak'ın Telafer kenti bulunuyor. Musul operasyonundan sonra Türkmen kenti Telafer'in de DEAŞ'tan temizleneceği belirtilirken, Ankara, buraya yapılacak harekâtın başını Şii Haşdi Şabi gücünün çekmesine şiddetle karşı çıkıyor. TSK'nın dün başlatığı sevkiyat bu nedenle başkentte, "Telafer'in DEAŞ'tan kurtarılmasında Şii güç Haşdi Şabi ön plana çıkar ve kent merkezine girerse, Türkiye buna karşı sınır ötesi harekata hazırlanıyor" yorumlarına neden oldu. Sevkiyatın yapıldığı Silopi, Telafer'e yaklaşık 190 kilometre uzaklıkta. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Ekim resepsiyonunda Şii milis gücü Haşdi Şabi'nin, Irak'ın Musul kentine bağlı Türkmen kenti Telafer'e doğru hareket ettiğine ilişkin soruyu, "Konuyla ilgili olarak ben yetkili arkadaşlarımla da görüştüm. Bizim içeriden aldığımız şu an bilgilerin bunu doğrulamadığını görüyoruz. Şu anda böyle bir şey söz konusu değil. Haşdi Şabi'nin şu anda Musul'un 80 kilometre kadar güneyinde olduğuna dair bilgiler geldi ama o bilgilerden sonra biraz daha şartlar değişmiş olabilir ya daha onlar püskürtülmüş olabilir veya ilerlemiş olsalar bile onu ancak belki şimdi alabilirim ama ciddi bir mesafe alacaklarını zannetmiyorum" diye yanıtlamıştı. Erdoğan, Telafer'in Türkiye için hassas bir konu olduğunu vurguladıktan sonra da şu önemli açıklamayı yapmıştı: "Telafer'de bir defa biz bu işe (Haşdi Şabi'nin girmesini kastediyor) kesinlikle sıcak bakmayız. Sincar'da kesinlikle sıcak bakmayız. Bunu zaten bütün yetkililere çok açık net söyledim. Dedim ki Telafer tamamen Türkmen ili, ilçesi. Bunun yarısı Şia yarısı Sünni. Biz tabii değerlendirmeyi Şia, Sünni üzerinden değil, aslında gönlümüzün arzusu buna tamamen Müslüman olarak bakıyoruz. Fakat Haşdi Şabi burada eğer böyle bir terör estirirse, kesinlikle buna olan cevabımız bizim farklı olur."
Hürriyet

Ruhani: medya ümitsizlik pompalıyor
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ülkesinde ümitsizliğin hâkim olduğunu söyledi. İran Meclisi'nde konuşan Ruhani "Niçin bizim ülkemizde uyuşturucu var? Çünkü ümitsizlik hâkim oldu. Bazı medya organları gençlerimize ümitsizlik pompalıyor" diye konuştu. Ruhani, ülkedeki radikal siyasi grupları da ülke maslahatının ne olduğunu anlamamakla suçladı.
Haber türk

Mayınlara karşı ıspanak önlemi
ABD'li bilim insanları ıspanak bitkisini, 'küçük' bir müdahale ile bomba dedektörüne dönüştürmeyi başardı. Yapraklarına küçük tüpler yerleştirilmesi yoluyla, bitkinin kara mayınlarında bulunan nitro-aromaları toplayarak sinyal olarak iletmesi sağlandı. MIT'nin geliştirdiği projenin sorumlusu Profesör Michael Strano, "Artık bitkileri isteğimiz herhangi bir şeyi belirlemesi için kullanabiliriz" dedi.
Haber türk

Halep'te taraflar 'savaş suçu' işliyor
Suriye'nin Halep kentinde rejimin kuşatmasını kırmak isteyen muhalifler ve rejim güçleri arasında çatışmalar sürerken, Birleşmiş Milletler (BM), sivil ölümüne neden olan her bir tarafı "savaş suçu" işlemekle suçladı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Ravina Shamdasani, muhaliflerin geçen hafta Halep'in batısına başlattıkları operasyonu hatırlatırken, kentte 250 ila 275 bin sivilin sıkıştığını, 8 bin muhalifin de kentin doğu yakasına konuşlanmış olabileceğini vurguladı. Shamdasani, 1 milyondan fazla sivilin yaşadığı bir kentte füzeler ve zırhlı araçların aktif şekilde kullanılmasının "savaş suçu" oluşturduğunu ifade etti. Shamdasani, "insani mola"nın askıya alınmasıyla ortaya çıkan çatışma ortamında hastane, okullar, pazarlar ve su tesislerinin hedef alınmasının "kabul edilemez" olduğunu vurguladı. Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ise, "Suriye'de siyasi sürecin başlama umudu ve halkın huzur ortamına dönüşünün süresiz şekilde ertelendiğini" söyledi. Halep kentinde 8 insani koridorun halen açık olduğunu vurgulayan Şoygu, 16 gündür bu kente hava saldırısı gerçekleştirmediklerini vurguladı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da, The Times gazetesinde yayınlanan ve Rusya'nın, Halep'te muhaliflerin kontrolündeki bölümlere yönelik geniş çaplı askeri saldırıya hazırlandığını öne süren habere açıklık getirdi. Peskov "Times gazetesinin elinde Devlet Başkanı Putin'in planlarıyla ilgili bilgi olduğunu hiç sanmıyorum!" ifadesini kullanırken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Halep'teki hava operasyonlarına verilen aranın uzatılmasından yana olduğunu hatırlattı. Öte yandan çatışmaların sürdüğü Halep'te muhaliflerin kimyasal gaz saldırıları nedeniyle 2 Suriye ordusu askerinin öldüğü, 37 sivilin de yaralandığı açıklandı. Ayrıca Fetih ordusunun, rejimin savunma hatlarını delmek amacıyla canlı bomba kullandığı da belirtiliyor.
Milliyet

Clinton düşüşe geçti, fbı okları trump'a çevirdi
ABD'de Başkanlık seçimi öncesi Hillary Clinton'a ait e-postalar nedeniyle yeniden soruşturma açıldığını duyuran FBI Direktörü James Comey, Clinton cephesi tarafından çifte standart uygulamakla suçlandı. Demokrat Parti Başkan Adayı Hillary Clinton cephesi, ABD basınında, Comey'nin daha önce 'Rusya'nın ABD Başkanlık seçimlerine müdahale ettiği yönündeki bulguların kamuoyuyla paylaşılmaması' konusunda uyarılarda bulunduğunun yazılması sonucu sert eleştirilerde bulundu. Comey'i seçimlere günler kala soruşturmayı tekrar gündeme getirmekle eleştiren Clinton, eleştirilerini dün de sürdürdü. Clinton, Ohio eyaletinde Kent Üniversitesi'ndeki konuşmasında "Birçok insan, e-posta konusuyla ilgili uzun zaman önce kararını verdi. Şimdi insanlar bir sonraki başkanı ve başkumandanı seçmeye odaklanmış durumdalar" dedi. İnsanların,"FBI'ın elinde delil olmadan niçin seçime dahil olmaya çalıştığını" sorguladığını ifade eden Clinton, gündeme getirilen yeni e-postaların da araştırılması gerektiğini vurgulayarak, "Şüphesiz onlara da bakmalılar. Ama buradan bir şey çıkmaz" diye konuştu. Bununla beraber, Cumhuriyetçi Parti Adayı Donald Trump'ın eski kampanya yöneticisi olan Paul Manafort'un Rusya ile ilişkileri olduğu ve Rusya'nın Trump için maddi yardım sağladığı iddia edildi. ABD basınında yer alan haberlerde, Manafort'a bu konuda bir FBI soruşturması da başlatıldığı öne sürülürken, Manafort iddiaları reddetti. Yapılan son anketler ise e-posta skandalının Clinton'ın oylarını düşürdüğünü gösteriyor. ABC ve Washington Post anketleri, Trump'ın mayıstan beri ilk kez öne geçtiğini ve oy oranlarının yüzde 46'ya yüzde 45 olduğunu gösteriyor.
Milliyet

POLİTİKA

Çizgine mizgine bakmam
Başbakan Yıldırım, Cumhuriyet gazetesine operasyonla ilgili "İfade özgürlüğünde bir kırmızı çizginin daha aşılması" diyen Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz'a tepki göstererek, "Kardeşim senin çizgine mizgine bakmayız. Senin çizginin üzerine bir çizgi de biz çizeriz" yanıtı verdi. Adına 'Kahraman' ifadesi eklenen Ankara'nın Kazan ilçesi için hazırlanan heykelciğin hediye edildiği Yıldırım, partisinin Meclis grubunda özetle şunları söyledi: "İlk günden milli birlik, kardeşlik ruhuyla darbeye karşı bir araya geldik. Fakat sonra ne oldu ne bitti ana muhalefet partisi lideri, bu Yenikapı ruhundan ayrılmak için bin bir bahanenin peşine takıldı. Anayasa değişikliğini referanduma götürecek sayımız yok. 'Bizim istediğimiz gibi bir anayasayı gelin, oylayalım da yapalım' demiyoruz. Bir anayasa değişikliği teklifimiz var, buyurun siz de teklifinizi getirin işin sahibine gidelim, vatandaş hangisini onaylarsa başımız gözümüz üstünde yeri var. Bundan daha açık, daha demokratik bir teklif olabilir mi? CHP temelden karşı. Onlar aynen Çarşı gibi her şeye karşı. Biz ne söylersek, tam tersini söylüyorlar. Türkiye'de istikrar var AK Parti ile, CHP'de de istikrar var Kılıçdaroğlu ile. Anayasa değişikliğinde sona geldik. En azından 330'a erişmek ve üzerine çıkmak için MHP'nin desteği önem arz etmektedir. Bir gazetenin yöneticilerine ve gazetenin vakfına yönelik bazı ithamlar var. İthamlar, bu vakfın 2013 yılından beri iki grup arasında davalı olduğunu biliyoruz. Bundan dolayı da bir şikâyet söz konusu. Ağustos ayından beri tahkikat yapılıyor. Biri gazeteyi çıkaran vakfın yöneticilerinin seçiminden dolayı, biri de teröre destek vermesi iddiasıyla yapılan tahkikat. Başladılar 'Basın özgürlüğü elden gidiyor.' Basın özgürlüğüne sonuna kadar sahip çıkacağız. Avrupalı dostlarımızla anlaşamadığımız konu bu. Terörle mücadelede attığımız adımlarda önümüze basın özgürlüğünü getiriyorlar. Avrupa Parlamentosu'nda birisi, 'Bu gazeteyle ilgili gözaltılar bizim kırmızı çizgimizdir' Kardeşim senin çizgine mizgine biz bakmayız. Kırmızı çizgiyi millet çizer bizde millet. Senin çizginin ne hükmü var? Senin çizginin üzerine bir çizgi de biz çizeriz. Bırakın bu işleri. Siz bu konularda bu kadar hassas olacağınıza, terör örgütünün reklamlarını parlamentonuzda yaparken bunu düşünseydiniz. O zaman kırmızı çizginiz neredeydi? Terör örgütünün mesajını meydanlarda okuturken, bu ülkenin Cumhurbaşkanı'nın mesajına mahkeme kararıyla yasak getirirken neredeydin? Ondan sonra da basın özgürlüğü diye mangalda kül bırakmıyorlar. Bırakın bu işleri, çifte standartla bir yere varamazsınız. Dürüst olacaksınız, dürüst. Sonuna kadar varız ama suçluyu, suça iştirak edeni, bölücü, FETÖ terör örgütüne alenen destek verenleri de masum görecek değiliz. Bırakalım yargı işini yapsın, zaten bir şeyleri yoksa ortaya çıkar, ondan sonra da düzelir. Ne zamandan beri yargıyı yönetmeye kalkıyorsunuz? Hukuk devletinde herkese düşen, hukukun verdiği kararları saygıyla karşılamaktır içinize sinmese de."
Hürriyet

Başkanlık fragmanı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Darbenin fırsata çevirilip karşı darbeye dönüştürülmesini asla kabul etmiyoruz. Kendi Baas rejimlerini kurdular. Bütün bu oynananlar başkanlık rejiminin fragmanlarıdır" dedi. Kılıçdaroğlu, "Hava kurşun gibi ağır" sözleriyle başladığı Meclis grubundaki konuşmasında, özetle şunları söyledi: "Bütün vatandaşlarımın şunu çok iyi bilmesini istiyorum; CHP'ye ve CHP'lilere karşı provokasyonlar daha fazla olacaktır. Şehit cenazesinde benim üstüme kurşun atılması, Genel Başkan Yardımcımızın bu şekilde kurşunlanması, il başkanlarımızın sokak ortasında darp edilmeye çalışılması Üzerimize geliyorlar. Bu ülkeye tam demokrasiyi getirmek için eğer bir bedel ödenecekse sözüm sözdür, o bedeli önce ben ödeyeceğim. Bir taraftan PKK saldırılarıyla karşı karşıyayız, yılmadık, yılmayacağız, kim olursa olsun. Şimdi genel başkan yardımcılarımıza karşı benzer bir saldırı yapılıyor. Bize yönelik provokasyonlar konusunda çok dikkatli olmalıyız, sağduyulu olmalıyız. Planlı bir saldırı arkasındaki iradeyi merak ediyorum. Şu anda Türkiye'de hukuk yok, şu anda Türkiye'de demokrasi yok, şu an hapishanelerde kötü muamele ve işkence var. Şu an Türkiye'de özgür medya yok, toplumun üzerine gittikçe ağırlaşan bir baskı var. O nedenle söyledim, 'Hava kurşun gibi ağır' diye. Mücadele edeceğiz. Üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız. 15 Temmuz darbe girişimini fırsat bilip karşı darbeyi yapanlara karşı dimdik namusumuzla ayakta olacağız. Türkiye'yi hukuk devleti olmaktan çıkartarak bir istihbarat devleti haline getirdiler. Kendi Baas rejimlerini kurdular. 15 Temmuz darbesine nasıl karşı çıkmışsak, şimdi yapılan karşı darbeye de aynı kararlılıkta karşı çıkacağız. Bütün bunların iki nedeni var, birincisi tek adam rejimini getirmek Türkiye'ye, ikincisi de ekonominin kötü gidişine dur diyememeleridir. Ekonomi felakete gidiyor. Türk Telekom gibi bir kuruluş bile kendi taahhütlerini yerine getiremiyorsa, Türkiye'nin karşılaştığı soruna bak. İşsizlik almış başını gidiyor. Vatandaşın tam uyanacağı bir alan, ekonomi kötüye gidiyor, her şey berbat, dikkatleri başka yere çekmek istiyorlar. Bütün bu oynananlar başkanlık rejiminin fragmanlarıdır."
Hürriyet

İdama dünden varız
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, idamın geri getirilmesi tartışmalarıyla ilgili olarak, "AKP hazırsa, MHP dünden vardır. Sayın Başbakan'a diyorum ki, gelin bu işi bitirelim, milletimize ve ülkemize düşmanlık yapanların hakkından gelelim" dedi. Bahçeli, partisinin grup toplantısında özetle şunları söyledi: "7 Haziran-1 Kasım arasında yaşananları tarih elbette yazacak, o dönemdeki siyasi tarafların nerede durduklarını objektif olarak açıklayacaktır. Bize hayırcı diyenler, koalisyondan kaçtığımızı uyduranlar, günü geldiğinde eğer yaşıyorlarsa mahçup olacaklar. Bizi yüzde 60'lık bloka mahkûm etmeye kalkıştılar. CHP'nin kuyruk acısı ta buraya dayanmaktadır. Ancak inançlarımızla bağdaşmayan bir koalisyona sonu ölüm de olsa girmeyiz. Dediler ki, MHP, AKP'nin önünü açtı. Biz yalnızca Türkiye'nin önünü açar, düğümleri çözeriz. 29 Ekim'de yayımlanan KHK'larla 10 bin 159 memur ihraç edilmiştir. İhanet edenler ayıklanmalı; ama cılız ve ucuz suçlamalarla iktidar gücünü kötüye kullanmaktan da kesinlikle uzak durulmalıdır. Zabıt katibine, garsona, sıvacıya, hizmetliye, ebe ve hemşireye kadar inen; ama hâlâ siyaset ayağına değmeyen, üst mevkilere dokunmayan FETÖ'yle mücadelenin, bu gidişle inandırıcılığını kaybetmesi olağan ve mümkündür. Kimin ByLock'u varsa deşifre edilsin. ByLock'la ilgili gazetelerde röportajı yayınlanan, ismini değiştirip ABD'ye kaçan ve yabancı istihbaratlara uşaklık yapan ajan ve alçakların manipülasyonlarıyla FETÖ operasyonlarının sulandırılmak istendiği de ortadadır. Gizlenmiş abi ve ablaların saklandıkları delikten çıkarılmaları, Pensilvanya'daki terörist başının getirilmesi hükümetin tarihi görevidir. Cumhurbaşkanı idam cezasına gönüllüdür. Başbakan da bunun mümkün olabileceğini söylemiştir. Geçmişte idam cezasını kaldıranların bugünlerde hararetle desteklemeleri çelişkiden öte milli çağrı ve infiale duyarsız kalamamaları şeklinde okunmalıdır. İdam cezasına bakışımız öteden beri net ve bellidir. Madem idam cezasına ihtiyaç vardır. O halde bahaneye, kaçak güreşmeye gerek yoktur. Terör, savaş, çok yakın savaş suçlarına idam cezasını düzenleyen tasarı veya teklif TBMM'ye gelmesi halinde, MHP Türk milletinin talepleri doğrultusunda gereğini yapacaktır. Şimdi söz ve hamle sırası AKP'de. Getirin hazırlığınızı, gösterelim hainlere dünyanın kaç bucak olacağını.
Hürriyet

SPOR

Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA), İngiltere ve İskoçya arasında 11 Kasım'da oynanacak 2018 Dünya Kupası eleme maçında iki ekibin de sahaya haşhaş çiçeği sembollü formalarla çıkmasını yasakladı. Birinci Dünya Savaşı'nın bitiş gününe denk gelen Ateşkes Günü nedeniyle, hayatını kaybeden veya gazi olan tüm İngiliz askerlerin anısına Ada'da her 11 Kasım'da futbolcuların formalarında haşhaş çiçeği taşıması bir gelenek olurken, FIFA 'uluslararası maçlarda takımların siyasi anlam taşıyan semboller kullanamayacağı' gerekçesiyle iki ekibe bu iznin verilmeyeceğini iletti. İngiliz taraftarlar ve gaziler takımlarının bu kez yasağa boyun eğmemesi yönünde birleşti. Gazilere ve ailelerine destek veren İngiltere Kraliyet Lejyonu "Politik bir sembol olmayan haşhaş çiçeğinin niye yasaklandığını anlayabilmiş değiliz" açıklamasını yaparken Falkland Savaşı gazilerinden Simon Weston, "İngiltere kendi askerlerinin onurunu ikinci kez çiğnemektense ceza alma riskine girmelidir" ifadelerini kullandı. Sosyal medyada ve gazetelerin internet sitelerindeki haberlere yorum yapan pek çok taraftar iki takımın gerekirse maça çıkmamaları, hatta elemelerden çekilmesi gerektiğini beyan ettiler. İngiltere Futbol Federasyonu yetkilileri ise konu hakkında çalıştıklarını ve İngiliz askerlerini mutlaka bu maçta onurlandıracaklarını kaydettiler.
Hürriyet


Fenerbahçe'de 5-0'lık Karabükspor maçından sonra tribün bereketi yaşanıyor Sarı lacivertliler yarınki Manchester United maçı için dün öğlen saatlerine kadar 15 bin 500 bilet satıldığını açıkladı. Bu rakam akşam saatlerinde 18 bini geçti. Maça kadar stadyumdaki biletlerin tamamına yakının tükenmesi bekleniyor. Kombine biletler ile birlikte tribünde 50 bin kişinin olması hedefleniyor. Bu sezon ilk kez dolu tribünlerin önünde oynayacak olan sarı lacivertliler büyük bir heyecanla bu maçı bekliyor. F.Bahçe'de tribünler boş kaldığı için kulübün spor okullarından öğrenciler maçlara getiriliyordu. Bu uygulama ile tribünler kısmen dolarken bu karşılaşmada böyle bir uygulama olmayacak. Önceki maçlarda ilk gün ancak bin civarı bilet satabilen Fenerbahçe'de bu rakam Manchester United maçı öncesi bu kez ilk günde 8 bin 500 rakamına ulaşmıştı Uzun zaman sonra dolu tribünler önünde oynayacak olan sarı lacivertli futbolcuların galibiyet ile taraftarları yeniden tribüne çekmek istediği belirtiliyor.
Hürriyet


Ve Beşiktaş yenilmezliğini dün gece de sürdürdü, İtalya'da devirdiği Napoli'ye İstanbul'da da geçit vermedi. Önemli eksikleri olan siyah beyazlılar, Napoli karşısında maç boyunca kontrollü bir oyun sergiledi. Aradığı golü 79. dakikada Quaresma'nın penaltısıyla bulan Beşiktaş, skor avantajını koruyamadı. 82'de Hamsik'in golü skoru belirledi: 1-1.
Hürriyet


Çağla Büyükakçay, yapılan yatırımlarla Türk tenisinin daha yukarılara çıkacağını söyledi. Son olarak Ankara'da TEB BNP Paribas Tennis Stars Series ile tenisseverlerin karşısına çıkan ve Kanadalı sporcu Eugenie Bouchard'ı gösteri maçında tie-break setinde mağlup eden yıldız raket hedeflerini anlattı. Başarılarla dolu geçirdiğin yılı değerlendirebilir misin? 2016 benim için altın bir yıl oldu. Yaşadığım ilkler beni çok güçlü yaptı. İstanbul Cup şampiyonluğu ile başladı. Ardından ilk defa ana tabloda grand slame çıktım. İsteğim 2017'nin de 2016 kadar güzel ve başarı dolu geçmesi. Yeni yılda neler yapacağını düşündün mü? Tenis Türkiye'de daha popüler ve takip edilebilir bir spor haline geldi. Tabii bir beklenti de oluştu. Her turnuvada başarı bekleniyor. Ama tenis izlendikçe bunun böyle olmadığını insanlar gördü ve görecek. Bir senede 25-26 hafta turnuva oynuyoruz ve her hafta başarılı olmak gibi bir durum yok. Bunu Djokovic, Federer gibi yıldız isimler bile başaramıyor. Benim hedefim kendimi daha fazla geliştirmek olacak. Bu devam ederse zaten başarılar geliyor. Çağla Büyükakçay bir marka oldu. Bu sana neler kazandırdı ve gelecekte neler kazandırmasını bekliyorsun? Öncelikle hedefim ilk 50'ye girmek olacak. Ama bir limit koymuyorum. Türk tenisinin daha iyi şeyler görmesini istiyorum. Yeniden bir WTA şampiyonluğu neden olmasın. En önemlisi bu sene farklı bir kulvarda oynayacağım. Sıralamam gereği üst lig dediğimiz organizasyonlarda korta çıkacağım. Tabii ki zorluk çekeceğim. Benim için bir alışma süreci olacak. Ama yine dediğim gibi her zaman ileriyi hedefleyerek devam edeceğiz. Türkiye'de tenis benimle sevilmeye başlandı. Bu güzel bir duygu ve beni daha iyiyi yapmaya teşvik ediyor. Bu yüzden güzel bir gelecek bizi bekliyor Türk tenisi adına. Gelecekteki Marseller, Çağlalar için nasıl yatırım yapılıyor ve sence yeterli mi? Ben tenise 10 sene önce başladım. Bu çok uzun bir proje. Bir ismin başarılı olabilmesi için küçük yaşlarda kendisine yatırım yapması gerekiyor. Fakat sonuç olarak ben burdayım bugün. Genç nesil şu anda bu sporu ve ne yapması gerektiğini öğrenerek geliyor. Ben çocukken yatırım yapmaya gerek yok, zaten olmadı olmaz gözüyle bakılıyordu. Ama şu anda elle tutulur örnekler var. Destek verenler için de 'evet destek verdik ve oldu' düşüncesi oluştu. Onlar benden daha şanslı olacaklar ve daha yukarılara çıkacaklar.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme