6 Kasım 2016 Pazar

06.11.2016 Genel Gündem



06.11.2016

GÜNDEM

Nikâh Şekeri 'Burfa'sından
Geçen hafta Ankara'da en önemli siyasi magazin gündemi, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik'in oğlu Enes ile bürokratlarından Toprak Reformu Genel Müdür Yardımcısı Uğur Büyükhatipoğlu'nun kızı Ezgi'nin nikâh töreniydi. Tören, Hacettepe Üniversitesi Beytepe Yerleşkesi'ndeki Kongre Merkezi'nde yapıldı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım'ın şahit olduğu nikâhı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek kıydı. Kabine üyeleri de dahil olmak üzere Ankara'nın siyaset ve bürokrasisinin zirvesi nikâh salonunda yerini alırken, Bakan Çelik'in memleketi Artvin ile milletvekilliği yaptığı Bursa ve Urfa'nın plakalarını taşıyan çok sayıda araç dikkat çekti. Nikâh, alternatifi olmayan tek bir yolla ulaşılan Hacettepe Üniversitesi Beytepe Yerleşkesi'nde yapıldı. Katılım da yüksek olunca hayli ilginç manzaralar da ortaya çıktı. Anayol ile Kongre Merkezi arasındaki yaklaşık 2 kilometrelik yolda, çıkış kapandığı ve aşırı güvenlik önlemi alındığı için trafik tıkandı. Araçlar adeta ilerleyemez hale geldi. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlar, nikâha yetişmek için karşı şeritten gitmek zorunda kaldı. Trafiğin tıkandığı şeride giren bakan ve üst düzey bürokratların şoför ve korumaları, karşı şeridi kullanan devlet ricalini görünce hayli zor durumda kaldılar. Davetlilerin çoğu, araçlarından inerek yürüdü. Bir ara elinde nikâhı kıyacak olan Melih Gökçek'in cübbesini taşıyan korumanın kan ter içinde koşarken gördük. Salona vardığımızda Başkan Gökçek'in de trafiğe takıldığını anladık. Tıklım tıklım olan Kongre Merkezi'nde sahnedeki dev ekran dikkat çekiciydi. Nikâh öncesinde, Artvin'in Yusufeli ilçesi, Bursa Uludağ ve Urfa Balıklıgöl resimleri ekrana yansıtıldı. Organizatörler, Bakan Çelik'in üç memleketinin arasına 15 Temmuz gecesi çekilmiş, siviller tarafından durdurulan bir tank görüntüsünü eklemeyi ihmal etmemişti. Gelin ile damat, cennet bahçesi görüntülerinin yansıtıldığı sahne duvarının ortasından açılan kapıdan çıkarak nikâh masasına yürüdü. Sonra Gökçek sahneye çıktı ve şahitleri davet etti. Erdoğan ve Yıldırım da şahit oldular. Gökçek, Erdoğan'a nikâh cüzdanını ve mikrofonu vermeden önce 3 çocuk istedi. Sonra da Cumhurbaşkanı'nın o rakamı arttırdığını hatırladı ve 'Hatta daha fazla' diye düzeltti. Erdoğan, Gökçek'in rol çalmasına göz yummadı, gelin ve damada dönerek çocuk sayısı konusundaki görüşlerini dile getirdi. Bir ara salonun arka tarafında bir hareketlilik oldu. Bazı sivil giyimli korumalar, sahne dışındaki bütün ışıkları kapatılan salonda fenerle yol gösteriyordu. Dikkatli bakınca, arkalarındaki sakallı yetkilinin MİT Müsteşarı Hakan Fidan olduğunu gördük. O da geç kalmıştı. Gelin ve damat ile aileler tebrikleri kabul ederken, trafiğe takılan davetliler gelmeye devam ediyordu. Salondan ayrılırken günün sürprizi ile karşılaştık. Enes ve Ezgi'nin nikâh şekerinin olduğu kutuyu açınca içinden bir adet kestane şekeri, bir adet de fıstık poşeti çıktı. Kendisini hep 'Burfa' milletvekili olarak tanıtan Çelik, nikâh şekerini de bu iki ilden seçmişti. Genç çifte ömür boyu mutluluklar diliyoruz.
Hürriyet


Hain Saldırı 3 Ton Bombayla Yapıldı
Diyarbakır merkez Bağlar ilçesinde önceki gün sabah 07.53'te Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü binası yakınlarında meydana gelen bomba yüklü minibüsle yapılan saldırıda 2'si polis, 7'si sivil toplam dokuz kişi şehit oldu, 100 kişi de yaralandı. Yaralılardan iki sivilin daha hayatını kaybetmesiyle ölenlerin sayısı 11 oldu. Patlama sırasında, önceki gece Ankara'dan gözaltına alınıp Diyarbakır'a getirilen HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ve Ankara Milletvekili Sırrı Süreya Önder'in de Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü yerleşkesinde yer alan TEM binasında olduğu belirtildi. Patlama, yerleşkenin güneyinde meydana gelirken, Yüksekdağ ve Önder'in yerleşkenin kuzeyindeki TEM şubesinde adliyeye çıkış işlemleri yapıldığı öğrenildi. Patlamadan 15 dakika sonra Yüksekdağ ve Önder'in adliyeye çıkarıldığı belirtilirken, aynı yerde gözaltında olan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Milletvekili Ziya Pir ve Gülser Yıldırım'ın ise 05.30 sıralarında binadan çıkarılıp adliyeye götürüldükleri kaydedildi. Yetkililer, patlamayı PKK'lı bir teröristin çalıntı kaydı olmayan bir minibüsle ve 3 ton patlayıcı kullanarak gerçekleştirdiğini belirtti. Yetkililer, patlamada sivillerin hayatını kaybetmesi nedeniyle saldırının terör örgütlerinden PKK değil DAEŞ tarafından yapıldığına yönelik algı oluşturulmak istendiğini söyledi. Patlamadan sonra yapılan telsiz dinlemelerinden saldırının PKK tarafından gerçekleştirildiğinin örgütün üst birimlerine aktarıldığını belirten yetkililer, olayla ilgili olarak detaylı bir açıklama yapılabileceğini söyledi. Patlama ile birlikte olay yerinde 5 metre derinliğinde ve 10 metre çapında dev bir çukur açıldı. Saldırı sırasında Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü yerleşkesinde bulunan spor salonda çoğu HDP ve DBP'li daha önce gözaltına alınan 44 kişi bulunduğu belirtildi. Patlamada şehit olan polis memuru İsmail Mavitaş ile HDP eski Çüngüş İlçesi Başkanı Recai Altay'ın salonda olduğu ve burada yaşamlarını yitirdikleri öğrenildi. Patlamadan bir gün sonra olayın gerçekleştiği noktada polis ekiplerinin çalışması devam ederken, yolun trafiğe açılmadığı görüldü. Patlamada işyerleri zarar görenler yaralarını sarmaya çalışırken, saldırıdan yaklaşık 12 bin kişinin etkilendiği belirtildi. Patlama sırasında evleri hasar gören ve kullanılamaz hale gelen bazı kişiler teröre tepki gösterirken, hasar tespit çalışmaları sürdürülüyor.
Milliyet

9 Cumhuriyet'çi Silivri Cezaevi'nde
Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarları hakkında "PKK/KCK ve FETÖ/PDY terör örgütlerine müzahir oldukları" iddiasına ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında aralarında genel yayın yönetmeni Murat Sabuncu, yayın danışmanı ve yazar Kadri Gürsel'in de bulunduğu 9 kişi tutuklandı. Yazarlar Aydın Engin ve Hikmek Çetinkaya ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklanan 9 kişi, Silivri Cezaevi'ne götürüldü. Cumhuriyet Gazetesi ve yazarlarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 kişi, emniyetteki işlemlerinin ardından önceki gece İstanbul Adliyesi'ne sevk edilmişti. Gazetenin eski genel yayın yönetmeni yazar Aydın Engin ve yazar Hikmet Çetinkaya ise çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu üyeleri Hakan Kara, Bülent Utku, Güray Tekin Öz, Mustafa Kemal Güngör, Önder Çelik, Cumhuriyet Kitap Genel Yayın Yönetmeni Turhan Günay, yazar ve yayın danışmanı Kadri Gürsel ve karikatürist Musa Kart tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildi. Gece başlayan mahkeme sorgusu 08.00'de bitti. Mahkeme tüm sanıkların "silahlı terör örgütüne üye olmamakla beraber örgüt adına faaliyette bulunmak" suçundan tutuklanmasına karar verdi. Tutuklanan 9 kişi, polis midibüsüyle İstanbul Adalet Sarayı'ndan çıkarıldı ve Silivri Cezaevi'ne konuldu. Tutuklanan gazeteciler, haklarındaki suçlamaları reddetti.
Milliyet



EKONOMİ

Gram Altın 132,3192-132,3881 
ABD Doları 3,1561-3,1568/Euro 3,5147-3,5161/İngiliz Sterlini 3,9492-3,9541

Piyasaların Yönünü Dolar Belirliyor
Zor gündem ile piyasalar üzerinde baskı devam ediyor. Döviz kurlarındaki yükseliş eğiliminin korunması borsaya satış getirirken tahvil gösterge faiz oranlarına da yükseliş yaşanıyor. Doların piyasalarda 'güvenli liman' ve yön belirleyici işlevi sürüyor. HDP'li bazı milletvekillerinin tutuklanmasıyla siyasi tansiyonun yükselmesi, 8 Kasım'daki ABD başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi aday Trump'un kazanma olasılığının dillendirilmesi, Irak sınırına askeri sevkıyat, IMF'den Türk ekonomisi için değerlendirmeleri, dış borsalar ve petrol fiyatlarındaki düşüş, terör eylemleri, ABD Merkez Bankası'nın (FED) Aralık'ta faiz artırım olasılığını güçlenmesi zor gündemin satır başlıkları. Piyasaları taşıyacak beklenti ihtiyacı da sürüyor. Zayıf görülmekle birlikte ABD'de başkanlık seçimini Trump'un kazanmasına piyasalar olumsuz bakıyor. S&P'nin Türkiye'nin görünümünü negatiften durağana çevirmesi son günlerde gelen en iyi haber. Ama ağır gündem nedeniyle fiyatlaması sınırlı olur. Önümüzdeki hafta içeride siyasi gelişmeler, dışarıda ise ABD başkanlık seçimleri öne çıkacak. Temkinli görünüm sürebilir. Dolar/TL kurunda çıkış trendi devam ediyor. Kısa dönem direnç noktaları 3.18-3.20 ve 3.25 olarak görülüyor. 3.25 seviyesinin üzerinde ise orta dönem hedefleri gündeme gelebilir. İlk destekler 3.11-3.10 seviyelerinde. 3.10 seviyesinin üzerinde çıkış hareketi gücünü koruyacak. Sert yükseliş nedeniyle direnç noktalarında kâr satışları görülebilir. Ancak çıkış hareketinin devamı ve yeni zirve denemeleri olasılığı yüksek.
Hürriyet

İran 'Banka İlişkisi' İstiyor
İran Sanayi, Madenler ve Ticaret Bakanı Muhammed Rıza Nimetzade'den Türkiye'ye bankacılık sitemi geldi. Nimetzade, hurma başta olmak üzere, karpuz, kavun ve kivi gibi ürünlerin Türkiye'ye satışında kotaların kaldırılmasını da istedi. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci başkanlığındaki, TİM, TÜSİAD, MÜSİAD, TOBB, Merkez Bankası, Borsa İstanbul ve Ziraat Katılım temsilcileri ile işadamlarının yer aldığı heyet, İran ile ticaret ve yatırımlarda yaşanan sıkıntıların aşılarak, iki ülke ticaretinin 30 milyar dolara çıkarılması için görüşmeler yaptı. Zeybekci, Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı İshak Cihangiri, Teknoloji Bakanı Mahmud Vaizi, Sanayi Bakanı Rıza Nimetzade ve Şehircilik Bakanı Ahmet Akhundi ile bir araya geldi. Nimetzade, "Yaptırımlar döneminde bile Türkiye'deki bankalardan birisi işbirliğini devam ettirdi. Sonra bankacılık ilişkilerimizin normalleşmesini bekliyorduk ama beklentilerimizin altında kaldı. Bu alandaki engellerin kalkması için söz vermenizi bekliyorum" dedi. İki ülke arasında 2015 başında yürürlüğe giren tercihli ticaret anlaşmasına rağmen Türkiye'nin bazı ürünlerde ticari engel çıkardığını söyleyen Nimetzade, "Hurmanın tamamını ithal ediyorsunuz. Hurma için 8 bin ton tavanın 20 bin tona artırılmasını talep ediyoruz. Karpuz kavunda 4 bin 500 tondan 15 bin tona, kivide bin tondan 5 bin tona çıkmalı" dedi. Bakan Zeybekci ise anlaşma sonrası İran'ın Türkiye'ye ihracatının yüzde 45, Türkiye'nin ise yüzde 35 arttığını söyledi. Zeybekci, "Ticarette milli paraların kullanılması için de hazırlıklar var. En kısa sürede sonuçlandıracağız. Tercihli ürün listesini de 200'er ürüne çıkarmak istiyoruz" dedi.
Hürriyet

Dolarda Neler Oluyor
Yıla 2.95 TL'den başlayan dolar kuru, üst üste yeni rekorlar kırıyor. Cuma günü 3.1741 seviyesini test ederek yeni bir rekor kırdı. Doların bu hareketi yıllık yüzde 14'lük bir marja tekabül ediyor. Ancak kurun son 10 yılda ortalama yüzde 25'lik bir marjla dalgalandığı gözlenmekte. Bu da hâlâ yükseliş için potansiyelin korunduğu şeklinde yorumlanabilir. Bununla birlikte teknik verilere göre hareketin sonlarına yaklaştığımız da göz ardı edilmemeli. Yüzde 26'lık bir marja yaklaşılması halinde ki bu 3.30'ların üstüne denk geliyor satışlar güçlü bir şekilde gelecektir. Kurdaki hareketin kaynağının hem yurtdışı, hem de içerideki hareketler olduğunu görüyoruz. ABD Tarım Dışı İstihdam verileri de kurdaki yükselişi destekliyor. Tarım dışı istihdam artışı ekim ayında 161 bin oldu. Beklenti 173 bindi. Ortalama saatlik kazançlar aylık yüzde 0.4, yıllık yüzde 2.8 ile beklentilerin üzerinde arttı. Saatlik kazançlar 2009 Haziran'dan bu yana yıllık bazda en yüksek artışı gösterdi. Veri odaklı seyir, FED'in aralıkta faiz artırımında elini güçlendiriyor. Piyasalar yüzde 78 ihtimalle faiz artışı olma ihtimalini fiyatlıyor. Dolar karşısında TL, 15 Temmuz ve sonrasında yaşanan gelişmelerle daha olumsuz bir seyir izliyor. Türkiye'deki olumsuz jeopolitik gelişmeler, başkanlık rejimi tartışmaları, operasyonlar ve tutuklanmalar gerilimi tırmandırıyor.
Milliyet

Cazibe Merkezi 23 İl İçin Tarihi Fırsatlar Sunacak
Maliye Bakanı Naci Ağbal ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile Kalkınma Bakan Yardımcısı Yusuf Coşkun, "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Cazibe Merkezleri Programı" kapsamında Erzurum'a kurulan "Erzurum, Erzincan, Gümüşhane, Bayburt Cazibe Merkezi İrtibat Bürosu" açılışını yaptı. Sunucu tarafından ilk olarak kimin konuşacağı belirlenemeyince, bakanlar ve protokol arasında 'ilk sen konuş' pazarlığı yaşandı. Bakanı Ağbal, "Cazibe merkezler programı 23 ilimize tarihi fırsatlar sunuyor. Gerek kamu yatırımlar lehine, gerek özel sektöre sunacağımız teşviklerle bölgenin kaderi değişecek. Tarihi bir fırsatı yakaladığımızı düşünüyorum" dedi. Sağlık Bakanı Akdağ da "4 ilimize yatırımlar gelsin, istihdam olsun, göç olmasın, kalkınma olsun. Meselemiz budur" diye konuştu.
Vatan

45 Milyar Dolarla Dünya Birincisiyiz
Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Dünya Bankası'nın 2015 Global Kamu Özel Sektör İşbirliği Raporu'nda Türkiye'nin 111.6 milyar dolarlık küresel kamu-özel sektör iş birliği (PPP) yatırımlarından yüzde 40 pay aldığını ve gerçekleştirdiği 44.7 milyar dolarlık yatırımla bu alanda lider olduğunu söyledi. Metin, 2. İstanbul Kamu-Özel Sektör İşbirliği Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, 2023 vizyonu çerçevesinde 250 milyar dolar tutarında çeşitli altyapı projelerine yatırım yapıldığını anlattı. Fatih Metin, 35.5 milyar dolarlık 3. Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli, Körfez Osmangazi Köprüsü, demir yolu, konut projeleri, şehir hastaneleri gibi ciddi büyüklükte olan yatırım projelerinde PPP modellerinin kullanıldığını vurguladı. IFC Türkiye Ülke Yöneticisi Aizha Williams da Türkiye'nin bu alanda gurur duyacağı çok örnek olduğunu kaydetti. ICBC Türkiye Başkanı Xu Keen, PPP projelerini desteklemeye devam edeceklerini söyledi.
Vatan

Yetmez Ama Evet
Piyasaların tansiyonunun yükseldiği gün Standard & Poors'dan (S&P) gelen açıklama, olumlu karşılandı. Standard & Poor's, Türkiye'nin kredi notunu "BB" olarak teyit ederken, bir sonraki notun ne olacağı konusunda bir ipucu olarak değerlendirilen not görünümünü "negatif" ten "durağan"a yükseltti. 3 büyük kredi derecelendirme kuruluşu arasında Türkiye'ye en düşük kredi notu veren S&P'nin bu adımıyla birlikte ülke notunun artırılması da radara girdi. Standard & Poor's'un (S&P) Türkiye'nin notunu 15 Temmuz darbe girişiminden 5 gün sonra kırması, 'siyasi' bir karar olarak değerlendirilerek büyük tepki toplamıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye ile senin ne alakan var? Daha önce de bunları yaptın. 'Bizim seninle alakamız yok' dedik ve kestik ilişkiyi. Şu anda siyasi bir karar açıklıyor kendine göre. S&P boşuna uğraşma, bizimle hele hiç uğraşma. Aynı şeyleri bundan önce de yaptınız tutmadı ve bugün de tutmaz" ifadesini kullanmıştı. Başbakan Binali Yıldırım da, S&P'yi etik davranmamakla suçlayarak, "Fırsatçılık yaptılar. Bu tip değerlendirme kuruluşlarının aceleci davranmayıp durumu iyice gördükten sonra hareket etmelerini beklerdik. Bu durum doğrusu bizi üzdü" demişti.
Vatan

DÜNYA

Tehditlere Duyarsızım
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, Türkiye'nin son dönemde özellikle Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve AB Bakanı Ömer Çelik aracılığıyla verdiği, 'vize muafiyeti sağlanmazsa geri kabul anlaşmasının sonlandırılacağı' mesajı konusunda "Türk yöneticilerin tehditlerine duyarsızım" dedi. Belçika'da yayınlanan Le Soir gazetesine konuşan Juncker, "Eğer Türkiye önceden belirlenmiş şartları karşılamazsa vize konusunda ilerleme olmayacak. Ben bu ilerlemeden yanayım, çünkü söz konusu olan sadece (Cumhurbaşkanı) Erdoğan değil Türk vatandaşları. Eğer eninde sonunda Avrupa'da serbestçe dolaşma hakkı elde etmezlerse bu Türkiye'nin hatası olacak" ifadelerini kullandı. Juncker, AB'nin mülteciler konusunda Türkiye ile işbirliği yapmaya ihtiyacının olduğunun hatırlatılması ve 'giderek daha az demokratik hal alan bir rejimle anlaşma içine girmek durumunda olması nedeniyle eleştirildiğinin' belirtilmesi üzerine, "Biliyorum ama diğer opsiyon nedir" dedi. 'Otoriter sapmanın sadece Türkiye'de olmadığını, AB içinde Macaristan ve Polonya'nın da aynı yolda olduğunu' belirten Juncker, AB'nin bu durumu engelleyecek gerçek bir gücü olmadığını da kabul ederek, "Bunu endişeyle söylüyorum. Bazı ülkelerde sapmalar var ve bunların bizi nereye götüreceğini bilmiyorum" diye konuştu. Türkiye ile AB arasında vize muafiyetinin sağlanması konusundaki tıkanıklığın aşılabileceğine yönelik bir sinyal şimdilik yok. AB'nin özellikle terörle mücadele yasası konusundaki taleplerine Ankara, 'vize muafiyetini verin, istediğiniz değişiklikleri konjonktür müsait olduğunda yaparız' diye özetlenebilecek bir yaklaşımla yanıt veriyor. AB Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans'ın mevcut sorunların üstesinden gelinmesine katkı sağlamak amacıyla kısa vadede Türkiye'ye 'son şans' ziyareti yapmak istediği de edinilen bilgiler arasında. Türkiye, AB'nin vize serbestisi için 72 talebinden karşılayamadığı kriter sayısını altıya kadar düşürdü. Ancak terörle mücadele yasasıyla ilgili talep, süreç önündeki en büyük engel.
Hürriyet

Harita Pazarlığı
Kıbrıs'ta yarım asırdır devam eden müzakereler yarın İsviçre'nin Montreux (Montrö) kentine bağlı Mont Pelerin bölgesinde bir otelde başlayacak ve 5 gün sürecek toprak paylaşımı ile son aşamasına girdi. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı dün İsviçre'ye gitmeden önce İstanbul'a gelerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la müzakerelerde gelinen son noktayı ve atılacak ortak adımları ele aldı. Görüşme sonrası yapılan açıklamada Erdoğan ve Akıncı'nın, Kıbrıs meselesiyle ilgili çözümde, adada iki kesimli, iki toplumlu yapının hukuken güvence altına alınmasının, garanti sisteminin korunmasının önemli olduğunu da vurguladıkları öğrenildi. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum lider Nikos Anastasiadis pazartesi ve salı günleri bugüne kadar yaptıkları görüşmelerde dönüşümlü başkanlık gibi anlaşamadıkları konuları ele alacak. Üçüncü günü toprak konusunda KKTC'nin iade edeceği yerlerle ilgili kriterler konusunda uzlaşma aranacak. Eğer ilerleme olursa, son gün garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin de katılacağı garantörlük konusunun ele alınacağı zirvenin tarihi belirlenecek. Ve son olarak haritalar açılarak, kriterlere uygun iade edilecek yerleşim birimlerinin isimleri belirlenecek, sınırlar çizilecek. Garantörler zirvesi için tarih belirlenmez ise Türk tarafı harita üzerinden paylaşım yapmayacak. Liderler, zirve öncesindeki son adımda ulusa sesleniş konuşmaları yaparak gelinen aşamayı kendi halklarına anlattı. Ulusa sesleniş konuşmalarında ortak amacın 2016 sonuna kadar siyasi çözüm olduğu vurgulandı. Anastasiadis, İsviçre'deki toprak paylaşımında Kıbrıslı Türklerden en az 100 bin Rum'a yetecek kadar toprak iadesi isteyeceğini, anlaşmanın ilk günü kapalı Maraş, BM denetimindeki ara bölge ve Güzelyurt'un iadesi konusunda ısrarcı olacağını, büyük oranda Türk askerinin de Ada'dan ayrılmasını talep edeceğini söyledi. Akıncı ise Kıbrıslı Türklere seslendiği konuşmasında bugüne kadar varılan uzlaşıların neler olduğu konusuna ağırlık verdi. Kıbrıslı Türklerin özellikle, eşitlik, mülkiyet ve güvenlik konularındaki endişelerini gidermeye çalışan Akıncı, Kıbrıslı Türklerin, Rumların aksine, Türkiye'nin garantörlüğünü güvenlik endişeleri sona erene kadar istediğini ve bu konuda taviz vermeyeceğini söyledi.
Hürriyet

Trump'ın Buharlaşan E-Postaları Nerede?
ABD, 8 Kasım'da gerçekleşecek başkanlık seçimleri için adeta nefesini tutarken, "Newsweek" dergisi, kampanyalarında sürekli olarak Demokrat Parti adayı Hillary Clinton'ın silinen ve FBI'ın araştırmasına konu olan e-postalarını gündeme getiren Cumhuriyetçi Parti adayı Donald Trump'ın kayıp e-postalarını masaya yatırdı. Dergide yer alan haberde, Trump'a ait şirketlerde e-posta, dijital kayıt ve dokümanların, resmi işlemlere rağmen on yıllardır sistematik biçimde yok edildiği iddia edildi. Derginin, çok sayıda duruşma kaydını incelenerek derlediği haberde, söz konusu durumdan bugüne dek Trump'ın şirketleriyle davalık olan çok sayıda şikayetçinin yanı sıra davalarla ilgili resmi görevlilerin zarar gördüğü ifade edildi. Mahkemeler tarafından istenen belgeleri yok eden şirketler, davaların yıllarca sürmesine neden oluyor. Haberde, bu durumun, Clinton'ın dışişleri bakanı olduğu dönemde sildiği 30 bin e-postayı seçim kampanyasında bir numaralı argüman haline getiren Trump'ın sözleriyle çelişki oluşturduğu ifade ediliyor. Bununla birlikte, "Wall Street Journal" gazetesi, Trump'la ilişkisini anlatması için eski bir Playboy modeli olan Karen McDougal'a 150 bin dolar ödeme yapan "National Enquirer" dergisinin, haberi yayımlamayarak Cumhuriyetçi adayı koruduğunu ortaya çıkardı. Derginin sahibi olan "American Media" şirketinin Trump destekçisi olduğuna dikkat çekilirken, National Enquirer'ın haberi yayımlamaya niyetli olmadığı ve ödemeyi karşı tarafı susturmak için yaptığı iddia ediliyor. Başkan adayı ile McDougal arasındaki ilişkinin 2006'da yaşandığı belirtilirken, Trump da, şu anki eşi Melania Trump'la 2005 yılında evlenmişti.
Hürriyet

İnsani Ara Bitti Halep Yeniden Gerginleşti
Rusya'nın, Suriye'nin Halep kentinde önceki gün ilan ettiği 10 saatlik insani mola sona ererken, Rusya ve Suriye ordusunun yeni bir taarruz başlatması bekleniyor. İnsani yardım arası için açılan koridorlardan hiçbir sivilin geçmediği belirtilirken, Doğu Halep'te yaşayan 250 binin üzerinde sivilin hayatına dair endişelerin arttığı haber veriliyor. İnsani molada 6'sı siviller, 2'si de silahlı gruplar için açılan toplam 8 insani koridor ile bölgenin boşaltılması hedefleniyordu. Ancak bu yollarla kenti terk eden olmadı. Aranın dolmasının ardından cumartesi günü herhangi bir hava saldırısı yaşanmazken, Rusya ve Suriye Rejiminin büyük bir operasyon başlatması bekleniyor. Zira büyük bir kara saldırı kapasitesi bulunan Rusya'ya ait Amiral Grigorovich fırkateyninin de Suriye kıyılarına vardığı ifade ediliyor. Rusya daha önce de Amiral Kuznetsov uçak gemisini Suriye kıyılarına göndermiş, bu durum uluslararası kamuoyundan tepki görmüştü. Öte yandan muhaliflerin başlattığı ve 8 gün süren taarruzun bilançosu ise hayli ürkütücü. Doğu Halep'teki muhaliflerca rejim kontrolündeki bölgelere düzenlenen saldırılarda 25'i çocuk olmak üzere en az 74 sivil hayatını kaybetti. Bu da, daha önce benzer saldırılar nedeniyle Suriye rejimi ve Rusya'yı suçlayan insan hakları örgütlerinin yanı sıra Birleşmiş Milletler'in de tepkisini çekti.
Milliyet

Haddini Bild!
Almanya'nın Axel Springer Yayın Grubuna bağlı gazetesi Bild "Diktatör Erdoğan? Sırada Daha Ne Var?" baslığıyla bir yayınladığı hakaret içerikli haberlerine bir yenisi daha ekledi. Önceki gün Axel Springer CEO'su Mathias Doepfner, Türkiye'deki gelişmelerin oldukça endişe verici olduğunu ve basın özgürlüğünün çiğnendiğini belirttikten sonra Türkiye'ye yeni yatırım yapmayacaklarını ve Dogan Holding'deki paylarını 2022'ye kadar kademeli olarak satacaklarını ifade etmişti. Aynı yayın grubuna bağlı Almanya'nın en yüksek tirajlı gazetesi Bild de "Diktatör Erdoğan? Sırada daha ne var?" başlıklı bir haber yayınladı. Haberde "Muhalif politikacılar gece yarısı gözaltına alındı. Yine sokaklarda bomba sesleri. Türkiye iç savaşa doğru sürükleniyor. Başkan Erdoğan her geçen gün gittikçe diktatörleşiyor" denildi. Bild Gazetesi, 17 Haziran 2013 tarihinde Türkiye'de Gezi Parkı olaylarında yaşanılanlara karsı provokatif yayınlarını sürdürmüştü. Gazete, söz konusu tarihte dönemin Başbakanı Cumhurbaşkanı Erdoğan için "beton kafalı Erdoğan" diyerek, haddini asmıştı.
Akşam

Alman Ordusunda Radikal Dinci Alarmı
Alman basını, askeri istihbaratın, ordu saflarında 24 radikal dincinin görev yaptığını tespit ettiğini yazdı. DEAŞ, Temmuz 2014'te Avrupa'daki taraftarlarına orduya yazılarak askeri eğitim almaları, ardından da savaşmak için Irak ve Suriye'ye gelmeleri çağrısında bulunmuştu. Askeri yetkililer, aylardır süren araştırmalar sonucunda Alman ordusunda 60'ın üzerinde de potansiyel radikal İslamcı bulunduğunu belirledi. Hükümet, geçtiğimiz aylarda DEAŞ ve benzeri terör örgütlerinin askeri eğitim almalarına engel olmak için, orduya alınacak kişilere ayrıntılı bir güvenlik araştırması yapılmasına karar vermişti.
Vatan

POLİTİKA

İtibarımız Zedelendi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP'nin eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile milletvekillerinin ardından Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerinin de tutuklanması üzerine İzmir programını yarıda kesti, Balıkesir programını ise iptal etti. Kılıçdaroğlu, MYK ve Parti Meclisi'ni olağanüstü toplama kararı aldı. İzmir'den ayrılmadan önce açıklama yapan Kılıçdaroğlu özetle şunları söyledi: "9 gazeteci arkadaşın tutuklanması asla kabul edilecek bir eylem değildir. 'Yargı bağımsızlığıymış, yargıya müdahale edemiyormuşuz' gibi gerekçelerin arkasına kimsenin sığınmaya hakkı yoktur. Bilinmektedir ki yargı, siyasi otoriteden talimat alarak karar vermektedir. Daha önce incelenmiş, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün görüşü ortaya çıkmışken, olayı yeniden kaşıyarak 9 kişiyi önce gözaltına sonra hapse atmak bizim kabul edeceğimiz bir uygulama değildir. Türkiye'nin itibarı büyük ölçüde zedelenmiştir. Şu anda dünya ayaktadır; 'Ne oluyor Türkiye'de' diye. Milletvekilini hapse atarsın, gazeteciyi hapse atarsın, üniversite hocasını hapse atarsın Ne olacak peki bu ülkenin hali? Sayın Binali Yıldırım'a çok açık çağrı yapıyorum. Demokrasiye sahip çıkınız, insan hak ve özgürlüklerine, medya özgürlüğüne sahip çıkınız. Cumhuriyet gazetesi bir yerlere bomba mı yerleştirdi, vakıf yöneticileri FETÖ ile işbirliği mi yaptı? Yıllarını bu alanda mücadele ile geçiren yazarları, gazetecileri hapse atmak ne zamandan beri yargı bağımsızlığının arkasına sığınarak anlatılmaya çalışılıyor. Yargının ayak bağı olarak telaffuz edildiği bir ülkede yargı bağımsızlığı yoktur. Son derece rahatsızız. 'Benim dediğimi yazacaksın, benim dediğim gibi düşüneceksin' Böyle bir anlayış demokrasilerde yoktur; dikta yönetimlerde vardır. O nedenle 'Ne darbe ne dikta, tam demokrasi' dedim. Bu ülkenin huzura ihtiyacı var."
Hürriyet

Çarpıtmadan Rahatsızız
Başbakan Binali Yıldırım, Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schulz'la telefonda görüştü. Yıldırım, Avrupa'da bazı çevrelerin yanlış-eksik bilgiden hareketle ve bazı temelsiz önyargılarla Türkiye hakkında talihsiz beyanatlarda bulunduklarını söyledi. Türkiye'nin AB hedefinin devam ettiğini belirten Yıldırım, gelişmelerin Avrupa kamuoyuna çarpıtılarak yansıtılmasından rahatsızlık duyulduğunu ifade etti. Başbakan Binali Yıldırım, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve AB Bakanı Ömer Çelik, 9 kişinin tutuklanmasıyla sonuçlanan HDP'ye yönelik operasyonun ardından özellikle Avrupa yetkililer nezdinde telefon diplomasisi başlattı. Başbakan Binali Yıldırım, Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schulz'la telefonda yaptığı görüşmede Avrupa'da bazı çevrelerin yanlış ve eksik bilgiden hareketle, bazı temelsiz önyargılarla Türkiye hakkında talihsiz beyanatlarda bulunduklarını, yargının bağımsız olduğunu, işlemlerini de kuvvetler ayrılığı ve hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde yerine getirdiğini söyledi. Türkiye'nin AB hedefinin devam ettiğini belirten Yıldırım, gelişmelerin Avrupa kamuoyuna çarpıtılarak yansıtılmasından rahatsızlık duyulduğunu açıkladı. Görüşmelerde Avrupalı yetkililer ise yapılanın endişe verici olduğunu, parlamenter demokrasiye gölge düşürdüğünü vurgulayıp, Türkiye'nin AB süreci içinde en ağır yaralardan birisini aldığını aktardı. Operasyonun hemen ardından Ankara'daki AB üyesi ülkelerin büyükelçilerinden olağanüstü toplanarak durum değerlendirmesi yapılmasını isteyen AB Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, AB'nin Türkiye'de insan hakları, hukukun üstünlüğü ve parlamenter demokrasinin geleceği açısından ciddi endişe duymaya başladığını belirtti ve bunun kabul edilemez olduğu mesajını verdi. Avrupa Komisyonu Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland da Türkiye'nin taraf olduğu AİHS ile çelişkili duruma düşmemesi gerektiğini bildirdi. AB büyükelçilerinin önceki gün yaptıkları durum değerlendirme toplantısında da Türkiye ile ilişkilerde ciddi kırılma yaşandığı vurgulandı, ancak buna rağmen diyalog kanallarının açık tutulması gerektiği görüşü benimsendi. Türkiye'de siyasetin ısrarla 'başkanlık' ekseninde şekillendirilmek istendiği tespiti yapılarak, idamın geri gelmesi durumunda Türkiye ile üyelik görüşmelerinin derhal askıya alınması gerektiği görüşü Brüksel'e rapor edildi. AB Bakanı Ömer Çelik de Mogherini ve AB Dönem Başkanı Slovakya'nın Ankara Büyükelçisi Anna Turenicova ile görüşerek, Ankara'nın düşüncelerini anlattı. Almanya ile Türkiye dışişleri bakanlarının 'bilinçli' olarak birbirlerinin telefonlarına çıkmadıkları iddia edildi. Türk kaynaklar "Her iki taraf birçok kez telefonda görüşmek istedi ama iki tarafın da zaman konusunda sıkıntı yaşamasından bu gerçekleşemedi. Telefonda görüşmenin bilinçi bir tutum olarak yansıtılması doğru değil" dedi.
Hürriyet
'Yerinde Ve Meşru Bir Karar'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, HDP Eş Genel Başkanları ve milletvekillerinin tutuklanmasıyla ilgili ilk kez konuştu. "Vahşi terör karşısında ikircikli ve izahı olmayan bulanık bir duruş sergileyen sahte demokrasi havarilerinin HDP'lilere yönelik operasyonlara karşı çıkmaları da tamamıyla hezeyan ve içi boş ezberdir. Maktülle katil, kahramanla cani, şehitle şiddet yanlıları arasında tercih yapamayarak terörün ardına takılan, Türkiye karşıtlarını sevindirip umutlandıran siyaset bezirganlarını milletimiz ibret ve öfkeyle izlemektedir" diyen Bahçeli, yazılı açıklamasında şunları kaydetti: Türkiye'ye düşmanca saldıran, her gün şehadetlere neden olan bölücü terör örgütü PKK'ya güzellemeler yapıp sürekli destekleyen HDP'lilerin yargı önüne çıkarılmaları doğru, yerinde ve meşru bir karardır. Bundan hiç kimse rahatsız olmamalı, olan varsa da öncelikle kendi niyet ve fıtratını sorgulamalıdır. Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamayacaktır. Vahşi terör karşısında ikircikli ve izahı olmayan bulanık bir duruş sergileyen sahte demokrasi havarilerinin HDP'lilere yönelik operasyonlara karşı çıkmaları da tamamıyla hezeyan ve içi boş ezberdir. Milliyetçi Hareket Partisi HDP'li milletvekilleri için uygulanan hukuki tasarruf ve yaptırım sürecini dikkatli, titiz ve teferruatlı şekilde takip etmektedir.Ümit ve temennimiz ihanetin cezasız kalmaması, işlenmiş suçlara söz, davranış ve eylemleriyle ortak olanların hak ettiklerini bedeli ne olursa olsun bulmalarıdır.
Vatan

SPOR

Haftanın maçı nefesleri kesti, gülen Beşiktaş oldu Trabzonspor'u seyircisi önünde ağırlayan siyah beyazlılar hızlı başladığı karşılaşmada 7. dakikada Rhodolfo'nun kafa golüyle öne geçti. Quaresma'ya yapılan hareket sonrası kazanılan penaltıyı Cenk 17'de ağlara gönderdi. Devrenin sonlarına doğru 41'de Yusuf, bordo mavililerin tek golünü kaydetti. Kartal, 3 puanla zirve yarışındaki iddiasını sürdürdü: 2-1.
Hürriyet


Spor Toto Basketbol Süper Ligi'nin 5. haftasında namağlup Beşiktaş Sompo Japan'ı evinde konuk eden Pınar Karşıyaka, 2. yarıdaki etkili savunmasıyla 82-77'lik galibiyete ulaştı. Maçın başında Brown-Summers ikilisiyle ev sahibi 10-4'lük üstünlüğü yakalasa da 6'da 5 üç sayı isabeti bulan Beşiktaş, ribauntlarda da 11-4 üstünlük kurunca rahatladı, ilk periyodu 27-16 galip kapadı. Weems'in üçlüğüyle skoru 30-16'ya getiren Beşiktaş karşısında Petway ile boyalı alandan sayılar bulan Karşıyaka, Summers'tan da art arda üç sayılık baketler gelince arayı hızla kapadı. Ev sahibi 35-32'de farkı 3'e indirse de, Thompson konuk takımın 3 sayı şovunu devam ettirdi, devre 46-42 Beşiktaş lehine bitti. 2. yarıda Karşıyaka savunmadaki agresifliğini artırdı. Beşiktaş, hücumda yaşadığı sıkıntıyı, ilk yarıdaki sıradışı yüzdesine güvenip hep üç sayılarla aşmaya çalışıp, aynı isabetleri bulamayınca, Brown'ın müthiş performansıyla coşan ev sahibi kontrolü ele aldı, 3. çeyreği 65- 60 galip kapadı. Son çeyrekte savunmadaki başarısını sürdüren Pınar Karşıyaka, hücumda da Owens'ın, Brown'a eşlik etmesiyle iyice rahatladı, taktik faullerde de hata yapmayınca, rakibine ligdeki ilk yenilgisini tattırdı. İzmir ekibi de bu sonuçla ligin 5. haftasında 3. galibiyetine ulaştı.
Milliyet


Fenerbahçe'nin yol haritası belli oldu. Atiker Konya, Kardemir Karabükspor ve Manchester United maçlarını kazanıp, zorlu dönemeci çok iyi atlatan sarı-lacivertliler ilk yarıyla ilgili planlarını yaptı. Takımın her geçen gün yükselen performansı hedefleri kuvvetlendirirken, ilk yarının sonuna kadar zirveye ortak olunması hesapklandı. İlk etapta bugün Akhisar Belediyespor deplasmanından hasarsız dönmeyi hesaplayan Dick Advocaat ve ekibi, daha sonra ise derbilere yönelecek. Fenerbahçe'de iç sahada oynanacak derbiler büyük önem teşkil ediyor. 11. haftada Galatasaray ve 13. haftada Beşiktaş'ı mağlup edip, devre sonuna kadar da en az hasarla gitmeyi hedefleyen sarı-lacivertliler, böylece ezeli rakiplerini ilk yarıda geçmek istiyor. Şu andaki ana plan, ilk yarıyı ikinci sırada tamamlamak. Lider Medipol Başakşehir'in doludizgin performansı sebebiyle liderliği kaybetmesinin kolay gözükmediği düşünülüyor. Bu nedenle sarı-lacivertli takım, iki ezeli rakibini geride bırakmaya odaklanmış durumda. Bu planın gerçekleşmesinin ardından da devre arasında transfer yapılacak. Özellikle ilk transfer döneminde yapılamayan 10 Numara transferi için çalışmalar şimdiden başladı. Hem yönetimin hem de teknik direktör Dick Advocaat'ın düşündüğü birçok isim var. Ligin ilk yarısının bitimiyle takıma en iyi katkıyı verecek bir oyuncu transfer edilecek. Takımı hücumda bir seviye yukarıya taşıyacak yeni ismin dahil olmasıyla ikinci yarıda liderlik ve şampiyonluk mücadelesine geçilecek.
Milliyet


Beşiktaş ile Trabzonspor'u karşı karşıya getiren maçtaki hakem kararları büyük tartışma yarattı. Müsabakanın FIFA kokartlı hakemi Mete Kalkavan ilk yarıda Beşiktaş lehine çaldığı penaltı düdüğü ile bordo-mavililerin tepkisini çekti. Ricardo Quaresma karşılaşmanın 17. dakikasında Matus Bero'ya takılarak yerde kalırken Mete Kalkavan tereddüt etmeden penaltı noktasını gösterdi. Bordo-mavili oyuncular bu pozisyonda Quaresma'nın kendisini yere bıraktığı gerekçesiyle Kalkavan'a uzun süre itirazda bulundu. Mete Kalkavan'ın ikinci yarıda Yusuf Erdoğan'a çok sert bir müdahalede bulunan Ricarda Quaresma'ya sadece sarı kart çıkarması da tepki topladı. Portekizli futbolcu ayağından açtığı topu yeniden kazanmak isterken Yusuf'un bacağına tabanıyla ağır bir darbe indirirken, Mete Kalkavan'dan sarı kart gördü. Karadeniz ekibi oyuncuları ve teknik heyet, Quaresma'ya kırmızı kart göstermemesi nedeniyle Kalkavan'a isyan etti. Uzun süre acı içinde kıvranan ve acısından gözlaşlarını tutamayan Yusuf Erdoğan, yedek kulübesine çıkmak istediğini bildirdi. Teknik Direktör Ersun Yanal oyuna devam edemeyecek durumda olan yıldız futbolcunun yerine Aytaç'ı sahaya sürdü.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme